Hicran teyzenin ayaklarina kapandim

Hicran teyzenin ayaklarina kapandim

Annemim arkadasi Hicran Teyze yillardir bize ara ara misafirlige gelir, annemle cay kahve icerler, dedikodu yaparlardi. Ilkokulda okurken bu muhabbetlerden canim cok sikilirdi ve genelde sokaga cikar oynardim. Ortaokula geldigimde ise Hicran Teyze’yi gordugumde icimde garip bir kipirti olmaya basladi. Orta yasli kadin kocasinin da hali vakti yerinde oldugu icin kendini koyvermemis, aksine giyimine kusamina ozen gosteren biriydi. Misafirlige hep kendi terlikleri veya temiz ayakkabilari ile gelirdi. Boyle ayakkabilari annemde gormuyordum, o yuzden cok ilginc geliyordu.

Bir ogleden sonra Hicran Teyze yine misafirlige gelmisti, ben de misafir odasina onlarin yanina gelmis, Hicran Teyzenin bakimli ellerine, tirnaklarina, ayaklarina bakip, bir hos oluyordum. Aksama dogru annem dedi ki, “ay Hicran, kusura bakma canim, bizim kiz birazdan okuldan cikacak, ben onu alip geleyim, sen biraz otur.”

Annem ufak kardesimi almaya gitmek icin cikinca Hicran Teyze ile misafir odasinda yalniz kaldik. “Eee, anlat bakalim, okul nasil gidiyor,” dedi. Titrek sesle bir seyler geveledim. Surekli yere bakiyordum. “Ay sen ne utangac bir cocuksun ayol, niye oyle?” deyip bir kahkaha ativerdi.

Dayanamadim, ayaga kalktim. Bir iki adim atip, Hicran Teyze’nin onune geldim. Sonra dizlerimin uzerine coktum. Gozlerimi ayaklarindaki uzun topuklu terliklere dikmistim. Kadin sok olmus, ne yapacagini bilememis, hayretle beni izliyordu.

“Ne kadar guzel,” dedim. Ve aylardir hayalini kurdugum o guclu ayakbileklerine ilk kez dokundum.

Kadin ilk anin sokunu uzerinden attiktan sonra, kendine geldi. Benim gibi ortaokulda, biyiklari yeni terleyen bir gencten korkacak degildi ya. Bu oyun hosuna gitmisti belli ki. Hic bir sey demedi. Hatta ayaklarini biraz daha yuzume yaklastirdi…

Kendimden gecmistim. Ayaginin uzerindeki bronz teni oksuyordum. Daha da egildim, kadinin onunde yerlere cokmustum. Kopek gibi ayakparmaklarini kokluyordum. Uzun ayaktirnaklari burnuma, dudagima batiyordu. “Op,” dedi.

Opmeye basladim. Hicran Teyzenin icinde bambaska bir kadin uyandi. Bir ayagi ile kafami diger ayagina bastiriyordu. Arada bir kafami ufak ufak tekmeliyordu. “Boylesiniz iste erkekler, kopeksiniz,” deyip bir kahkaha ativerdi.

“Hicran teyze…” diye bir ic gecirdim… Ayagini kaldirip terligin altini yuzume surmeye basladi. Guluyordu. Ayaginin altini opup yalamaya basladim. Kafami ayagiyla hafifce yana itip, “annen gelir simdi, git otur yerine…” dedip bir kahkaha atti. “Aferin, cok hosuma gitti.”

Acımadan Hepsini siktim 5. bölüm

Acımadan Hepsini siktim 5. bölüm
Sabah demli çayımla gazeteleri okurken odaya dolan sayfaların çıkarttığı hışırtı ve matbaa mürekkebinin kokusu beni mest etmeye yetiyor hem de giderek Cansu ile yakaladığımız yakınlaşmanın keyifli getirisini düşünüyor onun o sarışın bedenini biran önce çılgınca bir arzu ile kucaklamak istiyordum
Odamın kapısı açıldığında zarif güzel bedeni ile sarı fırtına içeri girmiş ,gözlerindeki o gülümseyiş bir yıldırım gibi içime akmış karnımdan kasıklarıma inmiş ve baksırımın içindeki hayvana kımıldama izni vermişti. İçimdeki o vahşi yaratık bir gülüşle harekete geçiyordu işte. Yavaşça yanıma gelip gazeteleri alıp bir kenara koydu. Elimi kaçlasına atmış eteğinin üzerinden götünü okşuyordum ki
– Yaramazlık yok patron daha işleri halledemedik bugün çok işimiz var
– Ne işi
– Brifing, şu dosyada işte
– Ne dosyası yahu
– Sikilecekler listesi…

İntikam hırsı ile fettan bir kadına dönen Cansu masamın üzerine bıraktığı dosyayı çevirip o muhteşem sesi ile bana izah etmeye başlamıştı bense hem dinliyor hem de götünü okşuyordum buna ses çıkarmıyordu

– Şu gördüğün birinci hedef patron adı Eda, eski kocamın kızkardeşi ah ne çektirdi bana domuz! Kolay bir av olacaktır zira mutsuz bir evliliği var, takıldığı mekanlar şunlar ve sevdiği şeyler seni onun hoşuna gidecek bir şeye çevireceğiz. Bak şu bikinili fotoğrafı fena değil değil mi birkaç kere çıplak görmüştüm diri memeleri var kaltağın
– Seninkiler gibi mi deyip memelerini avuçladım
– Benimkilerden daha iyi patron..ilk hedefimiz bu nasıl
– Eh işte senin kadar…
– Sikeceksin bu orospuyu anlıyor musun hem de amını götünü bir edip sikeceksin..
– Nasıl tanışacağız!
– O kolay öğlen saat 20:00’de şurada ol ve şu kıyafetleri giy olur mu…
– Tamam…

Dosyadaki bilgileri incelemeye başlamıştım, net olarak ne yapacağını bilmesem de bu kadının aklına uymaktan başka bir çarem yoktu ah neler yapıyordum ben böyle, az sonra Berk odaya girdi arkasında cansu ile Cansu onu bir köpek gibi siz çöktürmüş saçlarından tutup önüme getirmiş fermuarımı açıp sikimi avuçlarına almış ve kardeşinin ağzına sokmuştu..

– Seni orospu köpek, demek patronun ablanı sikmek isterken zevkle inliyordun bu yarağın altında ha..kusturana kadar yalatacağım sana bu yarağı adı orospu çocuğu, göttenveren ibne seni…

Dediği gibi de oldu küçük ibnenin gözleri yaşara yaşara aldı yarağımı azğına bir taraftan da tokatlar vuruyordu. Ah azgın sürtük diyordum içimden gözlerinin içine bakarak gözlerimizile birbirimizi kutsayıp sevişirken aşağıda bacaklarımın arasında oğlanın başı bir piston gibi inip kalkıyor bademciklerine kadar değdiriyordum çok geçmeden koyu döllerim bir kırbaç gibi ibnenin boğazına çarpmaya damağına yapışıp boğazına akmaya başladı
Saat 20:00’de belirttiği mekana girdim, taş döşemeleri ile güzel ve ortasında bir fışkiyesi olan lüks lokantanın en uç masasında bana doğru sallanan bir el gördüm Cansu ve Eda aynı masadaydı…

– Bak edacığım sana bahsettiğim patronum!
– Merhaba..

Yemekler yeniyor, ve kırmızı şarap içiyorduk dosyadan okuduğum kadarı ile Eda’nın sevdiği şeylerden bahsediyordum ve yavaşça bacağımı onun bacağına sürtüyor tepkisini ölçmeye çalışıyordum gülümşemler, kahkahalar eşliğinde geçiyordu sohbetimiz. Ufak dokunuşların zaman diye gelen mesajla birlikte yavaşça ürkütmeden sohbet havasında ellerimi Eda’nın omuzuna koyuyor bu mutsuz kadını tavlama çalışıyordum. Tabi aynısını Cansu’ya da yapıyor sinemadan konuşuyor oradan edebiyata geçiyorduk. Saat 24’e geldiğinde hesabı ödeyip daha önceden para manyağı olduğunu bildiğim Eda’nın gözleri önünde yüklü miktar bir bahşiş de bıraktım…

Kızları evine bırakma işini üstlenmiştim Cansu lavaboya giderken en son Eda’yı bırak senden hoşlandı 2 bira içmek için arabayı bir yere çek işi ilerlet hadi göreyim seni patron dedi…

Bu kadar kolay mıydı!

Cansu’yu bırakınca Eda’yı arabanın ön tarafına çekip ne dersin iki bira alıp devam edelim mi dedim olur demişti son sürat bulduğum bir tekel bayisine girip biraları, çerezleri almış ve şehrin ücra ormanlık bir yerine doğru arabayı sürdüm.

Issız orman girişinde, parlayan bir ay hafif bir rüzgar ve bir adamla kadın!
Sohbetimiz ilerledikçe daha da yakınlaşıyor ufak flört aşamasına geliyorduk ki saat gecenin ikisi olmuştu.

– Eşin bir şey..
– Eş mi hahah siktir et onu kimbilir nerelerde sürtüyordur üç gündür yok ortalıkta
– Nasıl ihmal eder senin gibi bir kadını…çok güzelsin oysa
– Sahi mi
– Evet, ben olsam seni..
– Beni..eee hahaha

Ellerimi diz kapaklarına koyup yavaşça okşadım biraz ileriye çıkıp baldırlarını okşamıştım ki sessizce gözlerimin içine bakarak “yapamam “ deyip gitmek istedi ürkütmek istemiyordum elbette. Olur dedim ama olacak olan şimdiden belli olmuştu telefonlarımızı alıp bıraktım onu.

Cansu’ya olayı aktardığımda bir haftaya kalmaz sikersin o kevaşeyi o zaman patron deyip güldü.

Dediği gibi olacak mıydı!

Bir hafta geçmişti Eda ile sohbetlerimiz oluyor dosyasını inceleyerek ona güven, ve sıcaklık aşılıyordum ki bir Pazar sabahı telefonuma gelen mesaj beni allak bullak etmişti.

Benimki yine yok, canım sıkılıyor.Sana geleyim mi

Kilolu Kadının Zevki

Kilolu Kadının Zevki
Merhaba ben Onur Balıkesir’de yaşıyorum Ancak sık sık izmirde bulunuyorum . Kilolu bayanlardan çok ama çok hoşlanıyorum . 37 yaşındayım 180 boyunda 80 kilo atletik yakışıklı biriyim. İnternetten arkadaşlık sitesine girmiştim . Oradan benim gibi Balıkesir’de yaşayan Sevgi isminde bir bayanla tanıştım . Profilimde kilolu bayanlardan etkilendiğimi yazmıştım oda benim bu yazıma karşılık mesaj atmış .İnternet üzerinden yazışmaya başladık .İlk önce resmi yoktu birbirimizi tanımak için tarif ediyorduk .Yaşının 45 olduğunu öğrendim . Fiziksel özelliklerini öğrendiğimde kalbim duracaktı .164 boyunda ve tam 94 kiloydu .
O anda o kadar tahrik oldum ki kendisini görmeden sadece bu kadarını duymak bile beni çıldırtmaya yetmişti.Kalın kollar bacaklar sarkık bir göbek selülitler hepsi benim için ayrı biz güzellik unsuruydu. Genel kanı olarak garip olduğunu biliyorum ancak ben tapar derecesinde bu özelliklere hastayım.Uzun bir süre birbirimizi görmeden sadece sohbet ettik. Kim olduğumuzdan duygularımızdan isteklerimizden arzularımızdan yaşadıklarımızdan ve yaşamak istediklerimizden bahsettik. Yaklaşık birkaç ay arkadaşlığımız bu şekilde devam etti. Balıkesirin küçük bir şehir olmasından ve bu arkadaşlığımızın duyulmasından ikimizde çekiniyorduk.Ama zamanla birbirimizi tanıdıkça güvendikçe daha yakın olmak kameradan hatta yüz yüze görüşmek isteğimizden bahsettik .
Bir gün her ikimizinde evde müsait olduğu bir zamanda kamera açtık . Gerçekten muhteşem bir kadındı benim için .Oldukça kiloluydu o kadar seksi görünüyordu ki anlatamam .Siyah saçlı beyaz tenliydi . Belki birçok kişi için çok güzel bir kadın değildi ancak benim için tam bir ilahtı.Yaz günü olduğu için üzerinde askılı bir body vardı . Kocaman göğüsleri ve göğsünün arası muhteşem görünüyordu zaman zaman saçını düzeltmek kolunu kaldırdığında kalın kolunu sarkmasını ve o muhteşem koltuk altını görebiliyordum.
Kamera açtığımız andan beri aletim çok sertti üzerimdeki kot pantolon sıkıyordu .Birbirimi tanıdığımız ve oldukça güvendiğimiz için rahattık.Heyecanımız ikimizinde yüzünden gözlerinden okunuyordu.birbirimizin çıplak tenini merak ediyorduk.Kameradan ilk gördüğünde benden etkilendiğini söylemişti. Birbirimizi çıplak olarak kameradan gördük .Hayallerimden çok çok daha güzeldi kolları bacakları o kocaman kalçaları kalçalrındaki bacaklarındaki selülitler muhteşem ötesiydi.Bir müddet daha kameradan görüşmeye devam ettik ancak ikimize de sadece görmek yetmiyordu. Tenimize dokunmak hissetmek nefesimizi hissetmek vücudumuzun kokusunu duymak tadına bakmak istiyorduk .Artık gün içinde bile sık sık hayal ediyordum aklımdan çıkaramıyordum.Sonunda görüşmeye karar verdik. İkimizinde çekindiği şeyler olduğu için en müsait zamanı kolladık. Birgün sözleştik ve evim müsait olduğunda buluşmaya karar verdik Hazırlanmış onu beklemeye başladım . Evimi tarif etmiştim aceleyle gelecek ve kimseler görmeden girecektik.O muhteşem kadın benim olacaktı . duşumu aldım giyindim hazırlıklarımı yaptım beklemeye başladım.
Kapı çaldı açtım hemen içeriye girdi . O kadar seksi görünüyordu ki anlatamam üzerinde dizlerine gelen bir elbise vardı ve istediğim arzuladığım gibi oldukça kiloluydu .oturduk heyecanımız ikimizinde nefes alışverişinden konuşmamızdandan gözlerimizden belli oluyordu . Önce birşeyler içmeye başladık. Ama yerimde duramıyordum . müzik çalıyordu ben şişman sevgilimi dansa kaldırdım. Birbirimize sarıldık o kadar güzeldi ki beli sırtı fazlalıklarını kilolarını hissediyordum . Aletim çok sertleşmişti .Boyu benden kısa olduğu için kendime çektğimde aletim göbeğine değiyordu tüm sertliğini kalınlığını boyutunu o seksi yumuşacık göbeğinde hissediyordu kızarmasından onunda çok tahrik olduğunu anlayabiliyordum. Boynunu öpmeye başladım yumuşacık boynunu dudaklarına yaklaştım ağzına hafif araladı dudaklarını öpmeye ıslak ıslak ağzını dilini hissetmeye başladım vücutlarımız birbirine değerken alev alev yanıyorduk.
Sonra onu koltuğa oturttum ve ayak ucuna bende oturdum ojeli şişman ayaklarını elime aldım okşamaya başladım ayağını aletimin üzerine bastırdım erkekliğimi ayağıyla hissediyordu okşadım ve ayağını ağzıma yaklaştırdım parmaklarını tek tek öpmeye başladım her birine öpücük kondurdum dilimi değdirdim ve tek tek emmeye başladım ayak parmaklarını öperken kalın bileklerini okşuyordum ayağını kaldırdıkça eteği açılıyor ve o muhteşem kalın bacaklarından kasıklarına doğru görebiliyordum . Kilolu olduğu için bacakları birbirine yapışıktı kilodunu göremiyordum. Nefes alışları hızlanıyordu Ağzından kesik kesik inlemeler çıkıyordu Birmüddet ayaklarını parmaklarını emdim . Sonra ayağa kaldırıp duvara yasladım yüzü duvara dönüktü . Arkasından yaklaşıp kalçalarına aletimi dayadım boynundan ensesinden öpmeye başladım sikim kalçalarının o muhteşem büyük poposuna baskı yapıyordu eğildim arkasına bacaklarını biraz açmasını söyledim elbisenin altından kasıklarına doğru alltan yukarı okşamaya başladım bacaklarının içi alev alev yanıyordu yukarıya çıktım kalçalarını açtım kilodu o büyük poposunu zor sarıyordu selülitli büyük bir poposu vardı.okşadım kalçalarını öpücükler kondurdum .Yatak odasına gitmek istiyordum artık ona sarılarak sikim kalçalarının arasında sarılarak bir vücut gibi yatak odasına gittik.
Orada ayakta beni izlerken soyundum sadece boxer’im kalmıştı gözleri aletimin üzerindeydi çok sert ve çok kalın boxer’in üstünden çıkacak gibi. Sonra onun eteğini yavaşça yukarıya sıyırıp başından çıkardım.Şimdi sütyen ve kiloduyla kalmıştı gerçekten çok ama çok seksi görünüyordu memeleri kocaman sütyeninden taşacak gibiydi. Ve o göbeği belki başkası için çok estetik değil ama benim için gerçekten mükemmeldi büyük yumuşacık çatlaklar vardı göbeğinde bu benim için çok daha çekiciydi .Kölesi olmak istiyordum sadece onun zevki için herşeyi yapmak onu çıldırtmak inletmek yatağa uzandı . Göbeği ve memeleri iyice yayıldığı için kocaman görünüyordu .yanına uzandım kilodunu çıkarmadan amını okşamaya başladım zaten iyice tahrik olmuştu bacaklarının iç kısımları kasıkları normal ten renginden daha koyuydu muhteşemdi ben okşadıkça ıslaklığı kiloduna geçti kilot’u sırılsıklam olmuştu amı yumuşacıktı ve çok etli.gözlerinin içine bakarak kilodunu sıyırdım ve çıkararak elime aldım ağ kısmı çok ıslaktı burnuma götürdüm mis gibi kokuyordu dilimi değdirdim amının tadına kokusuna ilk önce öyle bakıyordum beni izliyordu onu bu kadar arzuluyor olmam hoşuna gidiyordu .
Sütyen’ini çıkardım memeleri kocamandı uçları iyice sertleşmiş büyümüştü . parmaklarımı amına götürdüm okşadım ıslattım parmaklarımı amının suyuyla sonra sılak parmaklarımı meme uçlarına sürdüm memelerini öperken yalarken amının tadını almak istiyordum memelerinin uçlarını öptüm yalamaya başladım titriyordu soluk alışverişi iyice hızlanmıştı amının tadı vardı muhteşemdi .En son tekrar aşağılara indim bacak arasına doğru yaklaştım gerçekten kasıkları koyulaşmıştı bu görüntü beni çılgına çeviriyordu amına burnumu götürdüm kokladım nefesim amına değiyordu kasıldığını fark ediyordum amı çok etli ve büyüktü damının dudakları da öyle ağzımın içine aldım amının dudaklarını emdim bir süre sonra parmaklarımla ayırdım amının pespembe içini görüyordum amının suyu görülüyordu hafif yapışkan muhteşem içini yalamaya başladım klitorisinide emdim öptüm hiç bitmesin istiyordum defalarca defalarca boşalmalıydı ağzıma çok susamıştım onun suyuna ve kasılarak çığlıklar içinde boşaldı ağzıma kafamı sertçe amına bastırarak kalçalarını kaldırıyordu çığlıklarını birinin duymasından endişe ettim ama gerçekten çok zevk aldığı belliydi .
Kızarmıştı doğruldu elini sikime attı boxerın üzerinden kalınlığını hissetti kavradı boxer’dan çıkardı ve o muhteşem dilini değdirdi büyük başına önce sonra dudaklarını . Ağzına soktu başı çok büyüktü sığmıyordu sanki ama iyice yalamaya başladı ben çıldırıyordum. Muhteşem şişman sevgilim sikimi yalıyordu boşalmak istemiyordum bir süre yaladı . Artık seni içimde istiyorum dedi bende çok sikiyorum kalın sikimi onun amına sokmak altımda inlemesini istiyordum bacaklarını açtı muhteşem amının üzerinde dolaştırdım sikimi başını onun amının suyuyla ıslattım sürdüm amına çarptım sikimle klitorisini dövdüm sok artık diye çıldırıyordu içine girmeye başladım yavaş yavaş ve sonra tek hamlede soktum sonuna kadar çığlı attı o etli amı sikimi tamamen kavramıştı alev alev yanıyordu gidip gelmeye başladım sertçe siki,yordum inlemeleri çığlıkları hızlanmıştı amının darlığını ateşini hissedebiliyordum.
Birbirimize karışmış terlemiştik onun tadı kokusu muhteşemdi 20 dakika kadar içine girip çıktıktan sonra boşalmak üzereydim bu sürede o birkaç kez boşalmıştı içinden o muhteşem etli büyük amından çıktım yüzüne yaklaştım memelerinin üzerine çığlıklar içinde boşaldım o kadar çok gelmişti ki kendimde inanamamıştım sırılsıklam terlemiştik vücudumuz birbirine yapışıyor karılıyorduk gerçekten her ikimizde çok mutluyduk . beraber duşa girdik onun tüm vücudunu okşayarak sabunladım elimin altında ki ten bana hissettirdikleri çok hoştu kocaman memeler kalçası beli sırtı göbeği tahrik olmuştum tekrar hem henüz amının tadına doymamıştım banyoda yere uzandım üzerime tuvalete oturur gibi oturmasını söyledimamı ağzımdaydı boğulacak gibi hızlıca amını yalıyordum ağzıma boşaldı tekrar ve hiçbir damlasını ziyan etmeden yuttum çok hoştu sonra tekrar yatağa geçtik dört ayak pozisyonuna geçmesini söyledim arkasından yaklaştım sikimi kalçalarına sürdüm iki eliyle kalçalarını ayırmasını istedim ayırdı arka deliği önümde açıldı çok güzel görünüyordu amı ve arka deliği göbeği yatakta yere değiyordu iyice sarkmıştı bu pozisyonda dilimi arka deliğine yaklaştırdım değdirdim arka deliğini yalıyordum.
Çıldırıyordu dilimi girdiği kadar içine soktum onu dilimle arkasından beceriyordum sonra aletimi o posizyonda amına soktum gidip gelmeye başladım aynı anda kocaman kalçalarını okşuyordum baş parmağımı arka deliğine soktum sikim amında baş parmağım arka deliğinde gidip geldim boşalacaktım oda boşalacaktı birlikte patladık zaman kavramı yok oldu ikimizde hissederek bulutların üzerine çıktık ve yığılıp kaldık bu nasıl bir zevkti anlayamıyordum O gün aklımıza ne gelirse ne yapmak istersek yaptık hiç yaşamadığımız fantezilerimizi kimseye söyleyemediğimiz isteklerimizi beraber yaşadık . Sevgiyle bundan sonra görüşmeye buluşmaya devam ettik ince eleyip sık dokuyarak her ikimizinde müsait olduğunda buluşuyor ve bu dünyadan kopuyorduk çekindiğimiz birşeyler olduğu için gizlilikle yaşadık ilişkimizi ama o başka şehre taşındı araya mesafeler girdiği için ilişkimiz zamanla koptu.
Ben buradan sohbet edebileceğim zamanla güvendikçe belki görüşebileceğim değişik fantezilerden hoşlanan sırılsıklam bir ilişki arayan bayanla tanışmak isterim İnanın hiçbirşeyi kırıp dökmeden tamamen güven içinde olacak bir ilişki arıyorum Balıkesirden yada izmirden veya nereden olursa olsun kilolu bayan arkadaşlar yazarsa sevinirim eğer sizde isterseniz benim instagram adresim : onurblksr1010 ayrica skype tan eklemekisterseniz:darkwater06 yada mail atmak isterseniz darkwater06@hotmail.com buraya mesaj atarsanız mutlaka dönüş yaparım tşk ederim

Düğünde kocamın amcası sikti (Alıntı)

Düğünde kocamın amcası sikti (Alıntı)
Merhaba. Ben 28 yaşında Seren. Üç yıl önce yaşadıklarımı anlatmak ve içimi dökmek istedim. Eşimle bir çocuğumuz var. Severek evlendik. Ancak evlendiğimiz gün her şey değişti.

Eşimle aynı firmada çalışıyorduk. Orada tanıştık ve 1 yıl süren arkadaşlığımız ve 4-5 aylık sevgililik sürecinin sonunda evlilik teklifi aldım ve kabul ettim. Önce aileler tanıştı, sonra karşılıklı kararlar kılındı. Beni istemeye geleceklerdi. Beni istemeye geldikleri gün, eşimin ailesinden gelenler arasında amcası ve kuzenleri de vardı. O gün açıkçası amcasından ürkmüştüm. Çünkü gözü sürekli bendeydi. özellikle ikram ederken yeterince kapalı olan kıyafetimin yakasından göğüslerimi görmek için ayrı bir çaba sarf ettiğini anlamıştım. Başta “adamın günahını alıyorum.” diye düşünsem de mutfağa kahve fincanını bırakmak bahanesiyle gelip kalçalarıma sürtünerek arkamdan geçmesi emin olmama sebep oldu. Olay çıkartmak istemedim. Çünkü eşimle evlilik olasılığımız bile dağılabilirdi. Nasıl olsa bir daha görmeyecektim bu adamı. O gün bir şekilde bitti. Evden tam gidiyorlarken herkesle resmi bir şekilde, güleryüzle vedalaşıyorduk, uğurluyorduk. Herkesle tokalaşmıştım. Herkesten farklı olarak eşimin amcası Celal, bana sarılıp öpüp veda etmeyi tercih etti. Böyle bir şey beklemediğimden boş bulundum. Ancak bana sarıldığında bir elini bel çukurumda gezdirdiğini hissettim. Sonra bir şey yokmuş gibi “hadi iyi geceler.” diyip evden çıktı. O gün böyle pis bir şekilde bitti ancak eşimi düşündükçe kendimi rahatlatıyordum.

Aradan birkaç ay geçtikten sonra nişanımız vardı. Eşimle çok heyecanlıydık. Amcası Celal aklıma bile gelmemişti. Moralimi bozacak bir şey olmayacağını düşünüyordum. Nişan günü geldiğinde bu gerçek yüzüme vuruldu bir an. Ancak neyse ki ters bir şey yaşanmadı. Bir şekilde tamamladık.

Artık eşimle düğünü düşünüyor, neler yapmamız gerektiği ile ilgili sık sık konuşup alışveriş yapıyorduk. Bazen birbirimizin ailelerine yemeğe gidiyorduk. Ailelerimiz iyi kaynaşmıştı. Gerçekten eşimle birbirimizi çok seviyorduk. Uzuuun bir vakit geçtikten sonra yaz aylarına giriyorduk. İnsanların en az iş güçle uğraşacağı bir günü tercih ettik ve düğünümüz için bir yer ayarladık. Hazırlıklar yapıldı.

Tüm olan bitenden sonra nihayet düğün salonuna geçtik. Düğün salonunda nikah memuru geldi ve o muhteşem kararımızı eşimle haykırdık. Artık o benim kocam, ben onun karısıydım. Gerçekten çok mutluydum. Herkes eğlenmeye başlamıştı. Aynı zamanda yemekler servis ediliyordu. Gelinliğim normalde çok iyi geliyordu ancak fazla hareket ettiğim için belli ki biraz bel kısmında toplanma olmuştu, beni sıkıyordu. Eşimin kulağına durumu fısıldayıp hemen hazırlandığımız odaya geçtim. Biraz da dinleneceğimi söyledim. Ayakkabılarım ne yazık ki çok canımı yakıyordu. Biraz 5 dakika kadar dinlenmek istedim.

Odaya geçtikten 5-10 saniye sonra kapım tıklandı. İçeriye eşimin amcası girdi. Açıkçası biraz irkildim. Bozuntuya vermedim. “Bir şey mi oldu?” gibisinden sordum. “Ben takı törenine kalamayacağım canım, sana burada hediyemi vermek istedim.” dedi. Şaşırdım açıkçası, belki de ben paranoyak davranıyordum. Teşekkür ettim, takmak istediği altını aldım. O sırada uzun uzun bana bakmaya başladı. Bende gelinliğimi düzeltmek için onun çıkmasını bekliyordum. “İçeri gelmeyecek misin?” diye sordu. Bende durumu anlattım. “Dur yardım edeyim” diye hemen arkama geçti. Gelinliğimin bel kısmındaki küçük fermuarı yavaşça çekti. Bunu yapmasını istemediğimi söylesem de ısrar etti. Açtığı gibi vücudum karşısındaydı. Aynadan ona baktığımda içi gitmiş gibiydi. Birden bire eğilip boynumu öpmeye başladı. Bir yandan sırtımdan başlayıp bel çukuruma kadar ellerini yavaşça götürüp okşuyordu. Hemen ayaklandım ve fazla sesimi yükseltmeden katı bir şekilde defolup gitmesini söyledim. Odanın kapısına doğru gitti ve üstündeki anahtarla kapıyı kilitledi. Pantolonunu indirdi. Celal’in organı karşımda duruyordu. Üstüme doğru geldi. “Bir kere yapalım bir daha karşına çıkmam.” dedi. Tersledim ve hemen toparlanıp çıkmaya çalıştım. Gelinlikle hareket ederken zorlanıyordum. Kolumdan tutup beni oradaki koltuklardan birisine zorla oturttu. “Bağırırım” diye tehdit etsem de bağırmayacağımı biliyordu.

Aletini yüzüme doğru yaklaştırdı ve ağzıma sokmaya çalıştı. Bende sürekli başımı çeviriyor, onu itmeye çalışıyordum. Yine de erkekliğini suratıma, ağzımın kenarına sürüyordu. En sonunda bana bir tokat attı ve kollarımdan tutup kaldırdı. Geniş koltuğa beni itti ve duvara bakacak şekilde dizlerimin üstünde durmamı sağladı. Gelinliğimin bir kısmını arkamdan kaldırdı ve tam önüme gelen kısmını yavaşça çekti. Erkekliğini önüme sürüyordu. “Yapma” diyerek yalvarıyordum ama birden bire içime girdi. Yavaş yavaş içime girip çıkmaya başladı. Düğün günümde eşimin amcası beni altına almıştı. O sırada birisi kapıyı tıkladı. Sonra eşim olduğunu anladım. “Hadi takı töreni başlayacak, geliyor musun artık?” dedi. Kapıyı açmayı denedi ama kilitli olduğunu anlayınca bıraktı. Birkaç kez daha tıkladı. O sırada Celal hızlanmıştı, içime daha hızlı giriyordu. Konuşsam anlayacaktı. Celal’e yavaş olmasını söyledim. Dinlemiyordu. Kendimi sıkarak “İyi hissetmiyorum, 5-10 dakikaya geleceğim.” dedim. Eşim “tamam” diyip gitti. O sırada Celal “nerene boşalayım, boşalmak üzereyim” dedi. “Sakın içime yapma.” dedim. Birden hızlandı ve inlemeye başladı. “Çık içimden” diye bağırdım. Ancak hiç umrunda olmadı. İçime iyice kökleyip boşalmaya başladı. Bir de pişkin pişkin “bu da ikinci hediyem olsun.” diyip güldü. Yanıma oturdu yarı çıplak bir şekilde. Bende kendimi koltuğa bıraktım. Nefes nefeseydik. Göğüslerimi görmek istediğini söyledi. Yavaşça gelinliğimi tamamen çıkarttım. Sadece eldivenim ve uzun çorabım duruyordu. Beni kucağına aldı ve göğüslerimi yalamaya başladı. Artık karşılık vermiyordum, olan olmuştu. Birden bana “off keşke benim karım olsaydın seni her gün yapardım.” dedi. “Bitir ne yapıyosan gidelim” dedim. Çok geçmeden kalçamda tekrar onun aletini hissettim. Yine ereksiyon olmuştu. “Ben bir daha yapmak istiyorum.” dedi.

Bu kez beni hazırlandığım aynanın olduğu masaya doğru götürdü. Masaya beni oturttu. Birbirimize bakıyorduk. İçime soktu ve yavaşça girip çıkmaya başladı. 15 dakika boyunca beni o şekilde sikti. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorduk. İçime girip çıkarken göğüslerime arada ağzını götürüyor, yalayıp emiyordu. O sırada eşim kapıya ardı ardına tıklamaya başladı. “Açar mısın canım şunu?” diyordu. “Ya dur geliyorum.” diye seslendim. Celal beni kucağına aldı, kapıya doğru götürdü. Sessizce “yapma! manyak mısın? anlayacak.” felan desem de dinlemedi. Beni kapıya yasladı ve yavaşça içime girdi. Kapıya doğru “geliyorum aşkım, hazırlanıyorum tekrar makyajımı yapıyorum yine.” dedim. “Acele et geç oluyor.” dedi. Celal birden hızlıca içime ardarda köklemeye başladı. İçime kökledikçe kapıya çarpıyordum, ses çıkıyordu. Kendimi bağırmamak için sıksam da dayanamadım. Çok fazla bağırmadan inlemeye başladım. Celal boşalsın diye onu gaza getirecek şeyler söyledim. “En iyi sen yapıyorsun aşkım, hadi daha hızlı.” gibi şeyler söylüyordum. O sırada iyice hızlandı. O kadar hızlıydı ki kapıya çarpan kalçalarım çok ses çıkarıyordu. Hem kapıdan ses geliyordu hem kalçalarımdan. Hem de Celal içime girdikçe önümden sesler çıkıyordu. Ben inliyordum. Celal ise sanki birisine sinirlenmiş gibi hırlıyordu adeta. “Ooof off” diye bağırarak beni koltuğa doğru taşıdı ve bacaklarımı havada tutarak üstten içime bastırarak giriyordu. Birden o şekilde bana baskı kurarak, içime kökleyerek iyice boşaldı. İçimden çıktı, hemen temizlendik. Celal gelinliğimi bana giydirdi. Makyajımı hızlıca ayak üstü yeniden yapıp çıktım. Takı törenine geçtik hemen. Eşim ne olduğunu sorduğunda “biraz başım döndü, midem bulandı.” dedim.

Takı töreninde sıraya eşimin amcası Celal’de girdi. Eşime biraz para takıp “sen benim oğlum gibisin, seni de evlendirdik sonunda. hayırlı olsun.” gibi bir konuşma yaptı. O an içimden Celal’e çok laf ettim. Aşırı şerefsizce bir hareketti. Eşim her şeyden habersiz amcasına sımsıkı sarıldı, teşekkür etti. Bana geldiğinde ise öpmek için sarıldı. O sırada kulağıma “Haftaya görüşelim.” diye fısıldadı. Düğün gününü o şekilde bitirdik.

Haftaya Celal ile bir kafede görüştük. Ancak işi olduğu için acele bir şekilde girdiğimiz kafede bir kahve içtik. İçer içmez beni tuvalete götürdü. Tuvaletin kapısına beni yasladı ve içime girip beni yine sikmeye başladı. Öpüşmeye çalışıyordum ancak o pek öpüşmeyi bilmiyordu. Ben öpüyordum onu. Eşime olan aşkımı, Celal’e olan şehvetim bastırıyordu. O sırada Celal 5-6 dakika kadar içime pompaladıktan sonra yine içime boşaldı. Sonra o gün dağıldık.

Eşimle artık kendi evimize geçiyorduk. Eşyalar tamamlanmıştı. Eve geçtiğimiz ilk gün ters bir şey olması durumunda bahanem olsun diye eşimle sıkıcı, zevksiz bir ilişkiye girdim. Tamamen eşimin içime boşalması için uğraştım ve hiç zevk almadım. O çok zevk almış gibi görünüyordu. Celal ile ilişkiye girmemiş olsam muhtemelen bende zevk alırdım. Ancak onunla bir şeyler yaşadıktan sonra, ona alışmıştım. Eşim bu isteğime çok şaşırdı. Tanıştığımız zaman “çocuk konusunda aceleci davranmayalım.” diyen bendim. Hemen çocuk isteyen ise oydu. Ancak böyle düşündüğümü görünce itiraz bile etmedi.

Uzun bir süre Celal ile görüşmedim ondan sonra. Bazı işler için Rusya’ya gitmişti. Bu sürede ben hamile kaldığımı öğrenmiştim ve çocuğumu doğurmuştum. Bir oğlumuz olmuştu eşimle. Ancak ben oğlumun eşimden olduğundan pek emin değildim. Çocuk Celal’den olabilirdi. Yine de hiç üstelemedim. Oğlum doğduktan 6-7 ay sonra Celal işini bitirip dönmüştü ancak tamamen resmi bir şekilde görüştük. Gelip tebrik etmişti bizi ve oğlum için bir altın takmıştı. Ben Celal geldiğinde biraz hislenmiştim ama üstüne düşmemiştim. O da sanırım öyle yapıyordu. Bana karşı ilgili bile değildi.

Bir gün onu aradım ve görüşmek için eve çağırdım. Geldiğinde biraz oğlumu sevdi. Sonra konuşmaya başladık. “Bana niye soğuksun?” diye sordum. “Soğuk değilim sadece yeğenimin mutlu olmasını istiyorum.” dedi. “Mutlu olsun istiyorsan niye düğün günü ve sonrası benimle bunu yaptın?” dedim. “Çok istedim ama pişmanım şimdi.” dedi. O şekilde Celal meselesini kapattık.

O konuşmadan birkaç hafta sonra çocuğumun küçük bir saç teli ile eşimin saç telini aldım ve test için tanıdığım bir doktor arkadaşıma gönderdim. Sorun olmasın diye “bir tanıdığımın ricası” dedim. Zaten eşimle nasıl bir ilişkimiz olduğunu bilenler şüphe bile duymuyordu bizden. Test sonuçları geldiğinde doktor arkadaşımın karşısında telefonumu açtım ve sahte arama aktifleştirdim. Sanki birisiyle konuşuyormuş gibi konuşmaya başladım. “Sonuçlar böyle, üzülme canım boşver.” falan filan bir şeyler diyip saçmalıyordum. Telefonu kapattım, teşekkür edip oradan gittim. Testlere baktığımda iki örnek uyuşmuyordu. Yani oğlum, eşimden değildi. Yine de emin olmak için bir gün Celal geldiğinde onun ayrı bir havlu kullanmasını bir şekilde sağladım. Kullandığı havluda bir şey yoktu. Bu yüzden bizzat onların evine ziyarete gittim. Lavaboda traş makinesi duruyordu. Celal’in örneğini o şekilde halletmiştim. Teste gönderdiğimde ise uyumlu çıkmıştı.

Bu gerçeği Celal’e söylemek istiyordum ancak cesaret edemiyordum. Bir gün evde temizlik yaparken Celal’in geldiğini gördüm. Bana seslendi, kapıya geldi. Kapıyı açtım hemen. İçeriye geldi, eşimi sordu. “Şu an yok yarım saate gelir. Gel içeride bekle.” dedim. İçeriye geldiğinde konuşmak istedim. “Celal ben bir ara test yaptım. Çocuğum eşimden değil. Oğlum, senle benim oğlumuz.” dedim. Bana bir şey demedi, oğlumu sevmeye başladı. Bende Celal’in yanına oturdum. Bana doğru baktı, yanağımı okşadı. “Yapacak bir şey yok. Eşine söyleme ben arada oğlumu görmeye gelirim.” dedi. O içeride otururken Celal’i biraz kışkırtmak istedim. Odama geçip biraz açık bir şekilde giyindim. Sonra tekrar salona geçtim ve Celal’in yanına oturdum. Bana fazla ilgi göstermemeye çalışıyordu ama çaktırmadan bakıyordu.

Celal bana “Evliliğiniz nasıl?” diye sormuştu. Normal bir cevap verecektim ancak son anda müstehcen bir cevap vermek istedim. “Fena değil ama yatak odamızda benim yüzüm gülmüyor. Keşke senin kadar olabilse.” dedim. Ayağa kalkıp bana doğru geldi. Bende ayağa kalktım, ona doğru iyice yanaştım. Elimle pantolonunun üstünden onun erkekliğini okşadım. İyice kabarmıştı. “Sana dayanamıyorum artık.” dedi. Bende iyice ateşlenmiştim. Nefesim kesiliyordu heyecandan. “Kocam gelmek üzere, acele edelim hadi.” dedim. Salonun ortasında hemen altımdaki kısa penye şortumu indirdi ve yalamaya başladı. Bir süre yaladıktan sonra “hadi inlet beni artık.” diye yalvardım. Hemen pantolonunu indirdi. Erkekliğini elime aldım ve biraz yaladım. Sonra acelemiz olduğu için hemen içime girdi. Hızlı bir şekilde içime pompalamaya başladı. Ev boş olduğu için bağıra bağıra inliyordum. Tam boşalacağını söylediği an durdu. Niye durduğunu sorduğumda “Seni kocanın yatağında sikicem.” dedi. Beni kaldırıp hemen yatak odasına götürdü. Yatağa beni attı ve bacaklarımı onun sırtına atmamı söyledi. Dediğini yaptım. Üstten içime tamamen giriyordu ve hızlıca ileri geri hareket ediyordu. Harikaydı! İçime girip çıktıkça zevkten çıldırıyordum. “Boşalacağım.” dediğinde çıkmasını söyledim. Bu kez sözünü tutup içimden çıktı. Suratıma boşalmak istediğini söyledi. Hemen eğildim. Suratıma doğru boşaldı. Hemen lavaboya gidip temizlendik. “Bundan sonra her haftasonu buradayım kocan olarak.” dedi.

Cidden dediği gibi oldu. Şu an evliliğim devam ediyor. İki kocamla birlikte mutluyum.

MARMARA ADASI

MARMARA ADASI
Maili bitirip, gönder tuşuna basıp, arkama yaslandım. Emre’ye attığım maili gönderdiğim halde eksik kalan bir şey olmaması için son kez okudum. Hafta sonu tatilimizi geçirebileceğimiz küçük, sakin bir pansiyonun detayları ve ne zaman gidileceği gibi bilgiler içeriyordu. Pansiyon dediğim aslında dört odası bulunan, yaşlı çiftin çalıştırdığı sade, temiz bir köy evi sayılır. Zaten aradığımız biraz da kafa dinlemek değil mi diye düşündüm.

Emre ile internet sitesinden tanıştık. Photoshop’ta acemiydi ve katmanlarla ilgili probleminde yardımcı olmuştum. Çözerken site üzerinden yazışmak zahmetli olduğundan skype’den birbirimizi ekledik. Hobi olarak doğa- manzara temalı fotoğraflar çekmeyi seviyordu. Kimi zaman benle de paylaşır bazen de fotoğraf teknikleri hakkında ipuçları vermesi ile dostluğumuz başladı. Birbirimizin soyadını bile bilmiyorduk ama bir çok konu hakkında da işten fırsat buldukça yazışır olmuştuk. Eşi ile tartıştığı bir gün sinirli sinirli niye kavga ettiklerini yazmaya başladığında sakinleştirmeye çalışmıştım. Normal hayattan tanıdığı biri olmadığım için bana rahatlıkla içini dökmüştü. Her ailede olabilecek saçma, önemsiz bir konuydu zaten. Ayrı şehirlerde yaşayan iyi arkadaşlar olmuştuk. Gittiğimiz mekanlarda çekilmiş resimleri de sohbet sırasında göstermeye başlamıştık. Bu yüzden kendisini, eşini ve çocuğunu yüz yüze hiç karşılaşmamış olsak da tanıyor gibiydim. Tabi karşılıklı bu gizem halinin rahatlığı ile arada sırada cinsel konulara da değiniyorduk. Bunu tetikleyen, gittikleri tatil köyünden bahsederken, çektiği resimlerde eşinin bikinili haline yaptığım iltifat ile başladığını hatırlıyorum. Asla art niyetli bir iltifat değildi. Sadece normal halini görmeye alışkınken, güneşlenirken ki pozunu erotik bulmuştum. Ardından “ Canan’ın hatları için kesinlikle Photoshop’a ihtiyacı yokmuş “ diye yazmıştım. Arkası çorap söküğü gibi geldi ve kısa bir süre sonra Canan’ın kullandığı doğum kontrol metodundan, sevdiği pozisyona, yaptıkları fantezilere kadar özel yaşantılarını bilir olmuştum. Ardından eşlerimizin en mahrem pozlarını birbirimize göndermekte mahsur görmedik. Öğrense aşırı tepki vereceği için tıpkı Canan gibi benim eşimin de bu durumdan haberi yoktu. Aslında haklılar da; bizim görenek ve yaşantı şeklimize aykırı paylaşımlar yapıyor ama bu dürtüyü engellemiyorduk.

Emre ile kararlaştırdığımız gün yollara düştük. Eşlerimize sürpriz yapıp hafta sonu kaçamağı bahanesini uydurduk. Mailleşmelerimizde planladığımız üzere birbirimizi tanımıyormuş gibi davranacaktık. Yol boyunca umarım aksilik çıkmasa da; Canan’lar ile tatili denk getirebilsek diyerek aklımdan geçirmiştim. Aksilikler biter mi ? En basiti kadınların regl zamanları dahi muhakkak ya bayrama ya seyrana denk gelir. Nedense bu sefer şanslıydım ve biteli bir iki gün olmuştu. Şansın yüzüme buradan gülüp başka yerden acısını çıkartmasın diye ürkmem doğaldı. Gülşah hala şaşkındı “Nereden çıktı ki bu yer ? “ diye soruyordu. “Merak etme arkadaşlar gitmiş, çok tavsiye ettiler “ diye kestirme bir cevap verdim. Sonrasında üstelemedi, bacak frikiğine baktığımı fark edip gülümsedi ve konu değişti. Erdek’e geldiğimizde bir otopark bulup arabayı park ettikten sonra taksi çevirdim. Taksici bizi Marmara adasına götüreceği iskeleye kadar bıraktıktan sonra hızlı bir telaş başladı. Çünkü adaya giden tekne kalkmak üzere idi. Günde sadece sabah ve akşam üstü seferleri olduğundan yetişmemiz gerekiyordu. Neyse ki bu balıkçı teknesinden bozma şeye binmeyi başarıp yerimize oturduk. Oturduğum yerden etraftaki yolculara bakındığımda, teknenin ucundaki oturma alanında tanıdık bir simayı fark ettim. Evet, kesinlikle bu bizim Emre idi.

Yarım saati bulan deniz yolculuğu ile adanın iskelesine yanaştık. İskelenin hemen bittiği alanda bulunan bir faytoncu ile anlaşıp gideceğimiz yere doğru atın ritmik nal sesleri eşliğinde tekrar yola koyulduk. Ağaçların içinde şirin, etrafı asma yaprakları sarılı evin önündeydik. Faytoncu “ İşte burası “ dedi. Sıcak yakıcı etkisini göstermeye başlamıştı ve bir an önce çantalarla içeri girmeye çabaladım. Önceden telefon ile oda ayırttığım için tasalanmamı gerektirecek bir sebep yoktu ve yaşlı karı koca ile küçük bir sohbet sonrasında odamıza yerleştik. Malum hafta sonu tatiliydi ve pazar günü öğleden sonra dönüş için yola koyulacağımızdan, bu tam günü en iyi şekilde değerlendirmek istiyordum.

Gülşah’ın hazırlanmasını beklerken, bahçede yaşlı adamla sohbete daldık. İçecek, dondurma sigara gibi ihtiyaçlarımızı sahilde gene kendisinin işlettiği küçük büfesinde bulabileceğimizi söyledi. Etrafta kendi pansiyonları gibi 2 tane daha olduğundan bahsederken yanımıza eşim geldi. Son olarak sahile giden yolu tarif etti, ardından yanından ayrıldık.

Tarif edilen patikada ilerleyip ağaçların içinde ilerliyorduk. Az ileride büyükçe bir ağacın altında adamın bahsettiği büfeyi gördük. Büfede oğlu olduğunu tahmin ettiğim genç duruyordu. Buz gibi pet su iyi gelmişti. Pansiyonlarında kaldığımızı söyleyip, hala denizi göremediğimden emin olmak için sordum. “Sahile gidecektik, daha yürüyecek miyiz ?”
-“Hayır abi,” az ötedeki yıkılmaya yüz tutmuş eski duvarları gösterip “ Hemen arkasında kalıyor “ ve devam etti. “Esk**en bizim büfede, duvarların sahile yakın kısmında idi ama sit alanı diye buraya taşıttırıp, yapılan yerleri de yıktılar, mecburen… “ diyerek sustu.
Bu açıklamayı duyup, rahatlamıştım çünkü bu sıcakta daha fazla yürümek istemiyordum. Gerçekten çocuğun dediği gibi yıkık duvardan denizi görememiştim ve duvarı geçer geçmez küçük sahilimize gelmiştik. Bizim pansiyona ait olduğunu öğrendiğim dört mavi şemsiyeden denize en yakın olanının yanına gittik. Zaten buna mecbur da sayılırdık çünkü ilk önünden geçtiğimiz epey hasar görmüş ve yırtılmıştı. Eşyaları bırakıp, sigara yakıp etrafa bakındım. U şeklinde güzel bir koydu. Arkamızda ağaçlar ve her şeyden önemlisi tenha, güzel yermiş diye düşündüm. İleride 2 çift güneşlenirken, bir çiftinde denizde yüzdüğünü gördüm. Herkes kendi halinde takılıyordu. Diğer pansiyonlardan olduklarını biliyordum çünkü yaşlı adamdan sadece bizim ve Emre’lerin kaldığını öğrenmiştim. Gülşah vakit kaybetmeden güneşlenmeye başlamıştı bile. Ufka bakıp daldığım sırada yanımıza yaklaşan ayak seslerine başımı çevirdiğimde Emre ve Canan’ı gördüm. Az ilerimizdeki şemsiyeyi seçmişlerdi. Emre havlusunu yayarken başını hafifçe eğerek selam verdi, aynı şekilde karşılık vererek rahatsız olmamaları için tekrar denize bakmaya devam ettim. Az sonra defalarca çıplak gördüğüm kadını kanlı canlı bikinisi ile göreceğimin verdiği tatlı telaş hoşuma gitmişti.

İçtiğim su nedeniyle, ihtiyacımı halletmek için tekrar büfe tarafına yöneldim. Büfedeki çocuğa wc’yi sordum ve biraz ilerideki ağaçların hemen ardında göreceğimi söyledi. Tekrar adımları sıklaştırıp cırcır böceklerinin çığlıkları eşliğinde yürümeye devam ettim. Etrafta kimse yoktu. Eski püskü bir kulübe benzeri yere girdim. Yanlışlıkla giyinme kabinlerine girmiştim. Hatamı fark edip çıktım ve bakındığımda kabinlerin arkasında kalan wc yi gördüm.

Dönüşte, güneş gözlüklerimin ardından, güneşlenen Canan’ı baştan aşağıya çaktırmadan süzmeyi ihmal etmeden eşimin yanına uzandım. Gülşah şapkasını kaldırıp “Epey geciktin “ dedi. “Sorma, tuvaleti bulmak için pusula lazım” diyerek güldüm. “Ben terledim, denize giriyorum gelecek misin ?” diye soran eşime “Sen gir. Sigara içip gelirim “ dedim.
Eşim yüzerken, Canan’da su almak için büfeye gidiyordu. Bulunduğum yerden Emre’ye hoş geldin diyerek wc maceramı ve kabinleri kısa şekilde özet geçtim çünkü her an Canan geri dönebilirdi. Oyalanmayıp, Canan gelmeden kalkıp ben de denize doğru ilerledim. Soğuk su kendime getirmişti. Bir müddet yüzüp yorulduktan sonra güneşin altında tekrar uzandım. Bizden sonra Canan ve Emre’de suya doğru hareketlendiler.

Emre’nin yaşadığımız şehirlere döndükten sonraki telefon konuşmasında, denizde aralarında geçenleri aklımda kaldığı kadarıyla yazayım;
Emre : “Su soğukmuş !”
Canan: “Alışıyor insan, bir anda sal kendini.”
-Pek alışacağımı sanmıyorum canım.
Biraz yüzüp, iskelenin merdivenine tutunarak soluklandıkları sırada Emre eliyle Canan’ın kalçasını okşarken,
-Burada olmaz, gören olur.
-Denizin içinde kim görecek?, Baksana, herkes kendi havasında.. İleri gitmem merak etme, bırak biraz okşayayım.
-Ben senin niye böyle azdığını biliyorum
-Niye ?
-Yanımızdaki kadından dolayı, çantadan telefonunu çıkartırken…
-Ne alaka ?
-Boşuna inkar etme çünkü seni bakarken yakaladım!
Canan bu son lafı söylerken gülümsediği için Emre rahatlamış ve buna kızmadığından emin olunca,
-Gördüğün gibi suçum yok, tesadüfen göğüs frikiğini görünce azdım. Yoksa özellikle bakmıyordum.
-Gene de suçüstü yakaladım aşkım.
-Sonucta tetiklese de gördüğün gibi seninle haşır neşirim.
-Hımmm demek öyle.
-Demin sen su almaya gittiğinde, laflarken, kocasından öğrendim. Az ileride soyunma kabini varmış, tuvaletlerin yanında… Hatta gidecekseniz eşinizi yanlız göndermeyin diye uyardı. Kabinde delik varmış etrafta sapık olabilir diye,
-Yanlız gitmem o halde.
-Aklıma bir şey geldi. Bugünkü sapığınız ben olabilirmiyim ?
-Çatlaksın sen! Ol bakalım…

1 saat kadar sonra Canan fısıldayarak “çişim geldi, tuvalete gidelim mi ?”diye sordu. Ağaçların arasında ki tuvaleti bulmaları uzun sürmedi. Emre eşini beklerken, merakla etrafını incelemeye başladı. 10 mt kadar ötesindeki kabinlere yaklaştı. Sonradan soyunma kabinine çevrilmiş olduğu her halinden belli derme çatma yapının ön kapısını araladı. İçerisi loş bir ortamdı ve görebildiği içeride iki kapı daha olduğuydu. Soldaki kapıyı aralayıp yandaki elektrik düğmesine bastı. Düşük mumlu, tozlu, sarı ampulün zar zor aydınlattığı bölmede gözlerini gezdirdi. 1-1.5 metre kare genişliğinde askılıkların olduğu temiz sayılabilecek bir kabindi. Gözlerini gezdirirken benim sahilde bahsettiği deliği gördü. Neredeyse içinden kutu kola geçebilir diye düşündü. Parmağını kıvırıp, deliğin bulunduğu duvara vurduğunda sac gibi ince ama sağlam duran metal olduğunu anladı. Diğer bölmenin başında durup elektrik düğmesine bastı ama nafile…Yanmıyordu. Telefonunun ışığını tuttuğunda bu kısmın daha büyük olduğunu gördü. İçeride eski kullanılmayan sandalyeler ve bunun gibi ıvır zıvır şeyler kaynıyordu. Işığı söndürüp, hızlıca wc’nin önüne döndü. Canan yanına geldiğinde,
-Sapığının aklına bir fikir geldi.
-Neymiş ?
-Sen içerdeyken kabinlerin olduğu yere girdim.
-Saçmalama, burada mı yapacağız? Sen gerçekten epey azmışsın.
-Evet ama şöyle; Sen birine gireceksin ben diğerine, kabinde delik var, o delikten yalamanı istiyorum.
Canan’ın şaşırmış ama gülerek itiraz etmediğini anlayınca bizimki ısrarında devam etmiş.
-Hadi hayatım ya, değişik bir fantezi işte, her zaman böyle denk gelmez de, kırma beni.
-Bilmem ki, ya birileri gelirse ?
-Gelmez! Kim gelecek ? Baksana ortalıkta kimse yok. Hem gelse de kapıları kapattıktan sonra ayrı kabinlerde giyinen çiftten ne farkımız olacak ? Ha, unutmadan olur da birisi o an etrafta olur diye şifreli şekilde “Acele et, ben çıkıyorum” dersem boşalmak üzere olduğumu anlarsın.
-Delisin sen!
Karı koca beraber içeri girdiler. Canan ışığı yanan bölüme geçerek kapısını kapadı. Emre, garantilemek için, son kez gelen giden olmadığına bakmak istediğini söyledi. Dış kapıda eliyle başını kaşır kaşımaz, okey manasına gelen işareti ile gizlendiğim ağacın arkasından çıktım. Sessizce içeri girip kapıyı kapattık. Emre çömelerek, delikten eşine “hazır mısın?” diye sordu. Yan taraftan, Canan’ın “evet” fısıldamasını duyar duymaz Emre ayağa kalktı. Onun yerini alıp, şortumu indirerek delikten içeriye uzattım. İşaret ve baş parmağın dokunuşunu hisseder hissetmez, ıslak bir temas ile irkildim. Başından gövdesine doğru yayılan sıcaklık ve ıslaklık etkisi beni benden almaya başlamıştı. Yıllardır resimlerine bakarak iç geçirdiğim kadının dili, organımda gezinip duruyordu. Sertleşmeye başlamıştım. Kendimi iyice duvara doğru yaslayıp daha da dışarı çıkartacağım pozisyona geldim. Ses çıkartmaya çalışmadan bu zevke dayanabilmek gerçekten çok güçtü. Karıncalanmaları hissediyordum. Canan kendini geriye çekiyor başının etrafında dilini gezdirip tekrar hepsini ağzına sokuyordu. Heyecan ve fark edilme korkusu ile karışık aldığım zevk inanılmazdı. Fazla vakit geçirmemek için sadece ileri geri emmeye başladığında bulutların üstünde dolaşıyordum. Emre’den Canan’ın ağzına boşaltmadığını ve yutmadığını biliyordum; Kanım adeta çekiliyorken Emre’ye geldiğimi koluna dokunarak belirttim. Emre hemen eşine sinyali verip “Acele et, ben çıkıyorum” dedi. Eliyle devam etmesi gerekirken, Canan ya duymadı ya da umursamadı ve dayanacak gücüm kalmadığı için spermlerimi fışkırtmaya başladım. Kulağımda dahi kalp atımlarımı hissederken Canan temposunu yavaşlatsa da hala ağzının içindeydim. Dermanım kalmamıştı ve resmen duvara yapışmış durumda ayaklarımdaki titremeleri kontrol etmeye çalışıyordum. Dudağımı ses çıkartmamak için ısırdığımı anımsıyorum. Boşalmama rağmen hala tam inmemişti ve zevki yaşamaya devam ediyordum. Son dil darbesini bekledikten sonra kendimi geri çekip önceden hazırladığım sandalyelerin arasına gizlendim. Nefes alışverişlerimin normale dönmesini bekliyordum . Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi hızla atıyordu. Çıktıklarından emin olduktan sonra toparlanıp, Gülşah’ın yanına döndüm. Emre ve Canan oturmuş sohbet ediyorlardı. Bikinisinin üstünde, sol tarafta ıslaklığı gördüm. Spermlerimden bir parça olmalıydı.

Gülşah yol yorgunluğunun etkisi ile kestiriyordu ve yokluğumun izahını yapmak için bahane bulmama gerek kalmamıştı. Yorgun olan sadece o değildi ve kendimi bıraktım havluma… Yaşadığım o keyifli dakikaları düşünmeye başladım. Yaptığımıza, bu riski yaşadığımıza hala inanamıyordum ve etkisi altındaydım.

Akşamüstü olmaya başlamıştı. Emre ile Canan’ın konuşmalarını bulunduğum yerden az da olsa duyabiliyordum. Canan’ın güneşten dolayı başı tutmuştu, hap almak için odaya gitmekten bahsediyordu. Belki biraz uzanabileceğini söyledi. Emre eşlik etmek istediğinde gerek olmadığını, “gir sen denize, benim için gelmene gerek yok “ diye konuşuyorlardı. Gülşah ile son kez denize girdik. Emre’ye anlattığım taktik ile devam edip, Gülşah’a kabinden bahsettim. Azmış olacak ki ikiletmedi ve çıkıp kurulandıktan sonra kabinlere yürümeye başladık. Biz denizde iken Emre sağ kabindeki yerini önceden alıp gizlenmişti. Soldakine Gülşah’ı sokup, ötekine girdim. Emre ile cinsel organlarımızın ebatları ve şekilleri birbirine benzediği için nispeten rahattık. Öteki tarafta Gülşah soyunurken şortumu indirip delikten içeriye tekrar soktum. Gülşah eliyle beni hazırlamaya başlamıştı. Emre de saklandığı yerden çıkarak yanıma gelip izlemeye başladı. Şortunu indirip hazırlanmasını işaret ettim. Dediğimi yaparken çoktan hazır olduğunu görebiliyordum. Daha da sert olabilmesi için elimi uzatıp, kavradım. Yavaşça ileri geri sıvazlıyordum. İlk kez bir erkeğe dokunmayı düşünmekten ziyade yakalanma riskimiz ağır bastığı için odaklanmaya devam ettim. Çok geçmeden delikten çıkarak Gülşah’a “hadi artık “ diye komutumu verdim ve arkadaşımın sırtını sıvazlayarak yana geçtim. Boşalttığım deliği Emre doldurmuştu. Neler olduğunu görebilmek için çömelip deliğe yaklaştım. Emre’nin bacağı tam dayandığı için görüşümü kapatıyordu. Tam arkasından, daha alttan olacak şekilde tekrar pozisyonumu değiştirdim. Emre’nin yumurtalarını yukarı hafifçe kaldırdım. Evet, şimdi daha iyi idi ve o loş ortamda Gülşah, ortasından tutup, başını kah bızırına kah deliğinin çevresine sürtüp, kendini ıslatmaya çalışıyordu. Emre deliğe sonuna kadar dayanmış ve sabit duruyordu. Gülşah ise adım adım derken gövdesine kadar içine sokup çıkarmaya başladı. Başımı kaldırıp Emre’ye baktım. Yüzündeki zevk ifadesini gördüm. Aynı benim gibi müthiş haz alsa da maalesef sessiz kalmak zorundaydı. Doğrulup, Emre’nin kulağına yaklaşıp kısık sesle regl yeni bitti içine patlat dedim. Başı ile onayladıktan sonra tekrar eski pozisyonuma çömelip, giriş çıkışı seyretmeye koyuldum. Resmen başka bir erkek gözümün önünde Gülşah’ı beceriyordu… Müthiş tahrik olmuştum. Gülşah’ın alt dudakları içine giren organı sımsıkı kavrıyor, ardında ıslaklığını bırakıyordu. Yavaş ama kararlı bir tempo ile devam ederlerken Emre’nin yumurtalarını biraz daha yukarı kaldırıp seyretmeye devam ettim. Diğer elimin parmağını ıslatıp Emre’nin arka deliğine baskı yapıp daireler çizmeye başladım. Tempoları git gide artıyordu. Artık sadece Gülşah hareket etmiyor, ortak ritmi yakalayıp Emre de kalçalarını ileri geri harekete başlatmıştı. İyice şiddetlenip kasılmalarını hissediyordum. Orta parmağımın birinci boğumuna kadar Emre’nin arka deliğine girmişti. Tam bu esnada Gülşah’ın tanıdık kısık orgazm inlemesini duydum. Bunu duyan Emre’de hızlanıp titremeye başladı. Ortadaki ayıran sac metal parca iyice zıngırdıyordu, bir an yıkılacak sandım. Emre aniden durup kalçalarını kastı, saldı sonra tekrar kastı ve tekrar… Kendini deliğe iyice yapıştırdı. Bir iki saniye hareketsiz kalıp geri çekildi ve tekrar son hamlesi ile deliğe yapıştı. Tüm spermleri eşimin içine bırakıp öylece hareketsiz kalakaldı. Emre kan ter içinde içindeydi ve zar zor toparlanıp gene saklandığı yere geçti. Kapıdan çıkıp eşimi beklemeye başladım. Çıkar çıkmaz “Harikaydın bi’tanem “diyerek dudaklarına öpücüğümü kondurup çıktık. Peçete ile temizlemiş olsa da eşimin içinde hala başka erkeğe ait spermler vardı. Karışık duygular içindeydim; Ya yakalansaydık ? Boşanır mıydı ? Etkisi az olan pişmanlık bile bunların karışımında mevcuttu. Hayatımın en büyük çılgınlığını yaptığımın farkındaydım.

Malum burası küçük bir pansiyondu ve yapacak bir şey olmadığı için akşam yemeğinden sonra Gülşah ile şarap içmeye karar verdik. Aynı bizim gibi başka masada da Emre ve Canan içiyorlardı. Şişenin sonuna doğru Canan’ın çakır keyif olduğunu anlamıştım.
Gülşah’ın bu günkü sıkı aksiyondan uykusu geldiği için daha fazla oyalanmak istemedi ve kalktık. Yanlarından iyi eğlenceler dileyerek odamıza geçtik.

Bizden sonra Emre’ler de fazla oturmamışlar. Odalarına girer girmez Canan alkolün de verdiği rahatlıkla;
-Sahilde epey şaşırmıştım ilk duyduğumda ama çok tahrik oldum bugün yaptığımızdan. Zaten ağzıma boşalmana izin vermemden anlamışındır.
-Evet ne diller döktüğümü hatırlıyorum bunun için ?
-Odayı zor ettim desem inanır mısın ?
-ha ha ha
-Gerçi kendimi biraz ucuz kadın gibi hissettim, ne bileyim sanki sen değil de başkası imiş gibi geldi. Belki bundan dolayı çok tahrik oldum emin değilim, of zaten başım dönmeye başladı.
-Gel uzan yanıma
-Olmaz daha ben rahatlamadım, sen tabi işini hallettin !
Canan, Emre’yi ittirerek yatağa doğru atar ve üstündekileri yırtarcasına çıkartmaya başlar.
-Ooo hayatım sen gerçekten kudurmuşun!
-…
İkisi de çırılçıplak kaldıktan sonra Canan bir hamlede Emre’yi yalamaya başlamış ama ne yapsa da tam olarak kaldırmayı başaramaz. Çünkü Emre akşam yemeği öncesi banyoda ekstra mastürbasyon yaptığı için artık takati kalmamış. Canan hafif sinirli bir şekilde doğrulur ve eşinin yanına uzanır.
-Bu niye böyle… alkolden mi ?
-Emin değilim sıcak ta çarpmış olabilir
-Hımm, iyi de ben böyle mi kalacağım şimdi yaa
-Biraz daha yalarsan kendine gelir şimdi.
Canan eliyle sönük duran organı okşarken;” Ben onu diriltmesini bilirim, demek beyefendi bugün o kadının göğsünü görünce azdı ama bana gelince… “
-Saçmalama aşkım konuyu nereden nereye getirdin bu saatte ya.
-Tamam tamam kızmıyorum ama sen de kızma o zaman! Kocası da fena değildi hani.
-Demek fena değildi, onla mı kıskandıracaksın beni ? diye sordum. Normalde ağzından asla duyamayacağım, sadece arada alkollü iken yaptığımız yatak odası konuşmalarında, benim tarafımdan açılan mevzulardan dem vuruyordu. İlginç gelmişti çünkü gerçekleştirmeyeceğimizi bilmesine rağmen bu tip fantezileri açsam ya genelde sessiz kalır, dinler veya kapattırmaya çalışırdı.
-Olabilir, senden hayır yok, onu düşünüp kendi kendimi okşayayım bari
-Anlaşılan epey içmişsin sen
-Mmm kim bilir nasıldır adamın ki ?
-Merak mı ettin ?
-Bakıyorum da küçük Emre dirilmeye başladı başka erkeklerden söz açınca
-Durma, devam etsene!
-Keşke gelse de sikse beni, şu an çok istiyorum onu.
-İstediğine eminim çünkü şu an epey sulandı.
-İzin verir miydin aşkım gözünün önünde beni inletmesine ?
-Verirdim canım doya doya yapın isterdim ben de
-Emre çok sertleştin, boşalmadan, hadi çık üstüme hemen.
-Bir şartım var ama sanki o adammışım gibi düşünmeni istiyorum.
-Tamam aşkım zaten o siksin, akıtsın içime, siksin karını…
-Soksun mu içine ?
-Evet sok artık içime
-Kocan mı iyi sikiyor yoksa ben mi ?
-Sen ! Kocamdan daha iyi sikiyorsun daha hızlı lütfen, lütfen…
-Kocanda benim karımı siksin mi ?
-İstediğini siksin, yeter ki beni sen sik sadece…
İhtiraslı sevişme sonrası ertesi gün yola çıkılır ve dün akşamdan bahsedilmez.

İşim gereği bütün gün bilgisayar tepesindeyim. Fırsat buldukça da kişisel kullanımımı gündüzleri hallederim. Yoğun tempolu bir işimin olmayışının etkisi olduğu gibi evdeyken ailemle ilgilenmek ve ayağımı uzatıp televizyon seyretmek daha cezp edici. Ayrıca bilgisayarı gündüz yetmezmiş gibi evde açmak can sıkıcı oluyor. Hele bir de akıllı telefonlardan anlık girme imkanın varsa. Pazartesi sendromun unun da etkisi ile bugünlük kafi diyerek çalışmamı sonlandırdım. Skype’yi kontrol ettim, bizim Emre yok. Can sıkıntısından Canan’ın şifreli klasörünü açtım. Defalarca gördüğüm halde arada bir bakmak hoşuma gidiyor. Emre’den biliyorum; iyi bir eş ve anne olduğunu. Tabi resimlerde gördüğüm kadarıyla bu vasıflarına seksiliğini de ekleyip hakkını vermem lazım. Kusursuz hatlara sahip, silikonlu belki de photoshop’lu kadınları görmektense Emre’nin eşi bana göre daha çekici. Çekicilik demişken aklıma arkadaşlarla gittiğimiz deniz kıyısı geldi. Eşlerimiz az ötemizde uzanmış güneşlenirken, kumda oturmuş arkadaşla sohbet ediyorduk. Yanlarında çocuklarıyla yaklaşan çifti fark ettim. Kadının üstünde koyu bordo renk bluzu, şalvar gibi dizlerinin altında biten sıvanmış eşofmanı ile dikkatimi çekmişti. Kadının üstündekiler yapıştığından, denize elbisesi ile girdiği belliydi. Önümüzden geçerlerken sutyen olsa da ıslaklığın etkisi ile göğüs uçları kabarmıştı. İlginç bir çelişki aslında çünkü belli ki adam muhafazakar, eşinin bikini giymesini istemediği için bu yolu seçmiş ve istemeden daha erotik hale getirmişti.

Erotizm gerçekten garip bir duygu. Bikinili birini akşam etek frikiği verdiğini görünce libidoya tavan yaptırtabiliyor. Kişiden kişiye değişken bir kavram da olabiliyor. Misal; ayak fetişi ben de etki yaratmazken kiminde başlı başına heyecan kaynağı. Değişkenlikler, istekler farklı farklı olduğundan saygı duymak lazım.

Kabul ediyorum, heyecan olsun diye geçen nisan ayında yaptığım biraz aşırıydı. Cuma günü Emre’nin kargo paketini almıştım. Beklediğim gibi içinden küçük plastik tüp çıktı. Emre ile konuşmuş, tüpe spermlerini koymasını rica etmiştim. Cumartesi gecesi de ailecek görüştüğümüz arkadaşlarla dışarıda yemeğe çıktık. Eşimin regl zamanı yaklaştığından bu akşamı değerlendirmek isteyeceğinden de emindim. Hep birlikte çakır keyif olduğumuz güzel bir gece sonrası sevişmesiydi. Bir ara eşimden dizlerinin ve ellerinin üstünde domalmasını istedim. Kalçasının arkasında yerimi alıp tekrar içine girdim. Avucumda sakladığım tüpü önümde duran arka deliğine doğru döktüm. Odanın karanlığına gözüm alışmıştı ve sıvının arka deliğinden akarak yanlara doğru süzülüp, parladığını görüyordum. Eşimden çekinmemiştim çünkü alkolün etkisinden farkına varacak durumda değildi. Ancak yaptığımdan o kadar tahrik olmuştum ki fazla dayanamayıp boşaldım. Akabinde fırçayı da yedik. Suçumu örtbas etmek için sırtüstü yatmasını söyledim. Başımı bacaklarının arasına sokup onu dilimle boşalttım. Planımda ağzıma bulaşmış bu kokteyl ’de Emre’nin sıvıları yoktu ve kendi kazdığım kuyuya düşmüştüm.

Aman nereden geldi bunlar şimdi aklıma? Biraz da kurtadult (forum sitesi ) takılayım. Resim kısmına bakalım. İşte resimler! Kimi gerçekten üyelere ait kimi de twitter’da başkalarının hesaplarında ki resimleri alıp koyuyor. Bunu yapanlar popüler olmak için mi yoksa bir nevi amme hizmeti adına mı bunu yapıyor, bilemiyorum ? Resimlere pek takılmam çünkü çoğu cep telefonu ile çekildiğinden kalite açısından yetersiz buluyorum.

Ve dolaşıp gezmeyi sevdiğim renkli sohbet/chat bölümü. Özellikle renkli diyorum çünkü bazen epey tuhaf konular olabiliyor. Aslında bu kadar kişinin takıldığı yerde normal olmalı. Ama bazıları gerçekten şaka gibi anlamakta güçlük çekiyorum. Önümde okuduklarımdan “Yabancıların ki Türk’lerinkinden büyük mü ? “ buna güzel bir örnek olabilir. Ya da bir standardı varmış gibi kronometre tutulmuş “kaç dakikada boşalırsınız” tarzı absürt konular açılmış. Ciddiye alınıp, yapılan yorumlarda o derece şenlikli.

Pinokyoların cinsel yaşam istatistiklerinden sıkıldığım için, belki teknisyenin yenisi vardır diyerek hikayelere geçtim. Gün aşırı sevişen kahramanımız bugün kaç kişinin canını anal oral demeden yakmış merak ediyordum. Daha ilk satırları okurken skype’de Emre’nin online olduğunu gördüm.

“Slm” yazıp beklemeye başladım. Cevap gelince müsait olduğunu anlayıp devam ettik. En son cuma günü yazışmıştık. Gülşah’ın kınaya gideceğinden bahsetmiştim. Emre’de bir sürprizi olduğunu söyleyip o gece 22 gibi Skype’yi aç dedi.. Cep telefonumdan açıp 1 saat boyunca beklemiştim ama nafile.
– Cuma günü sürpriz var dedin … neydi ?
– Güya sürpriz işte. Hafta içi sevişme sırasında Canan’a yatak odamıza yeni heyecanlar katalım diye konuşmuştum.
– Ee ?
– Kabul da etmişti ama klasik Türk kadını işte…
– Ne oldu ki ? Oğlum adam gibi anlatsana tek tek… Anlamadım ?
– Ya, heyecan filan olsun diye fantezilere açık olmak lazım gibilerinden konuşmuştum. Onaylamış gibiydi ardından cuma, senle konuştuğumuzda o gece için yüzünü göstermeden karşılıklı birini bulup yazışma fikrimi söyledim.
– Sonra ?
– Sonrası malum, saçmalama, olmaz dedi. Millet ne güzel böyle aksiyonlar yapıyor bizimkinde tık yok.
– Bence zorlaman manasız olmuş. Haksızlık ettiğini düşünüyorum.
– Niye ?
– Niye si şu ki öncelikle acele etmişsin. Zamanla empoze etsen de sevdiremeyebilirsin. Belki çekinmiş de olabilir. Kimi kadın porno seyretmeyi sevmez ama seveni de vardır. Huyu böyledir oğlum. Değiştiremezsin de… Seninki sırf bunu istemedi diye haksızca yargılamak oluyor. Halbuki swinger çiftlerden dahi resim çektirmeyenler olduğunu bilmeni isterim. Sanal alemi sevmeyebilir, üsteleme bence. Hem şunu da bilmeni isterim ki çok yanlış yapmışsın. Böyle bir planı yapmadan önce bana haber vermen lazımdı. Canan’a benden bahsettiğini düşünüp belki açık da verebilirdin.
– Tesadüfen bulduğum biri diye açıklardım ama haklısın sanırım. Senin açından düşünmedim.
– Verilmiş sadakan varmış ki kabul etmemiş 🙂
– Resmen sobelenecekmişiz !
– Canan ile çoğu fantezini yapabiliyorsun ama bu demek değil ki her şeyde kafa dengi olacak, bırak kamerada da varsın show yapmasın.
– Haklısın sanırım. Ama gene de olsa iyi olmaz mıydı ?
– Orası öyle de…
– Fazla vaktim yok Canan ile buluşacağız o yüzden erken çıkacağım ama sana gene de bir sürprizim var.
– Sende sürprizler bitmiyor eheh
– Iphone ların güzel bir özelliği var. Ses kaydetmeyi çalıştırıp tepeden telefonu kapatsan dahi hala devam ediyor. Bu özelliği fark edince geçen geceki Canan’la sevişmemizi kaydettim.
– Hımm, bu güzel haber.
– Dosyayı mail kutuna attım, görüşürüz.
– Bye.
Emre skype’den ayrılır ayrılmaz mail’den dosyayı indirdim. İşyerinde olduğumdan birine basılmamak için kulaklığımın tekini takıp arkama yaslandım. Kısa bir sessizlik ve;
– Masaj yağını nereye koydun ?
– Yandaki çekmeceye bak.
– “Tamam buldum “ sözü ile konuyu çözmeye başlamıştım. Emre’nin bir süredir düşündüğü masör fantezisi olmalıydı; Canan, gittikleri tatil köyünde masaj yaptıracaktır. Sadece kalçalarını örten bir havluyla çırılçıplak yüzüstü uzanır. Başka erkekle sevişme fikrini bu şekilde Canan’a aktarsa, itiraz edebilir diye üstünde düşünüp değiştirmiştik. Malum gerçekte düşünülmeyip sadece kurgu adına dahi kadınlar için son derece rahatsız edici bir fikir. Yabancı erkek psikolojisini yumuşatmak için farklı bir uygulama daha iyi olacaktı. Hem Canan acaba beni mi deniyor diye işkillenmesine de gerek kalmayacak planımızı yaptık. Emre, bir masörün otele gelen evli kadınlarla maceralarını konu alan porno film seyretmiş gibi bahsedecekti. Bilinç altında bundan aşırı etkilendiğini ve o adamın yerinde olmayı çok istediğini söyleyecekti. Tabi otel müşterisi gibi davranması için de Canan’dan yardımcı olmasını isteyecek. Doğal olarak Canan başka erkeği arzuladığı için değil de eşi için bu rolü oynayacağından vicdanen de rahatsızlık duymayacağı hale geliyordu. Anlaşılan planımız tıkır tıkır işlemişti. Sesi iyice açarak kaydı dinlemeye devam ettim.
– Kolunuzu şu şekilde tutarsanız…
– Böyle mi ?
– Nasıl rahat ediyorsanız.
– …
– Otelimizden memnun kaldınız mı ?
– Evet gayet güzel.
– Yapmamı istediğiniz masaj tercihiniz nedir ?
– İlk kez yaptırdığım için size bırakıyorum.
– Peki efendim.
– Güzel bir teniniz var
– Teşekkür ederim.
– Sizi bugün sahilde eşinizle güneşlenirken görmüştüm.
– Demek dikizleyen hödük sizdiniz !
– Canan ya mızıkçılık yapma, ciddi olmanı istiyorum.
– Tamam tamam devam et
– İyi eşiniz kızmıyor mu masaj yaptırmanıza ?
– Yoo hatta o teklif etti rahatlarsın, yaptırsana diye
– Memnun kalırsanız ona da tavsiye edersiniz artık.
– Umarım, ah !
– Pardon sanırım biraz fazla yüklendim.
– Önemli değil,
– Havluyu alabilir miyim ?
– Olur.
Yaklaşık 5 dakika süren sessizlik tekrar bozuldu;
– Normalde otel müşterileri ile ilişkiye girmem ama siz farklısınız
– Benim için bu kuralı bozarsınız artık.
– Prezervatif takmamı ister misiniz ?
– Hayır, gerek yok !
– Şanslı bir eşiniz var, çok darmış.
– Mmm
– Kuralları bozduk, umarım eşiniz bizi bu vaziyette yakalamaz.
– Tahmin etmeliydi ahh, azacağımı, ya-pa-cak bir şey yoook
– Korunuyor musunuz ?
– Hayır, kalçamın üstüne …
Ve tekrar sessizliğe boğulan kayıt sona erdi.

İşyerinden çıkmadan önce telefonda bulunan gizli klasördeki resimleri artık silsem diye düşündüm. Sırf eğlence olsun diye epey uğraşmıştım. Ailecek görüştüğümüz eski bir dostum var. Eşi, İzmir’e annelerini ziyarete gitmiş, biz de erkek erkeğe program yapmıştık. Kadehlerimizi yuvarlarken eski çapkınlıklarımızdan bahsediyorduk. Sırası diyerek mevzuya daldım. Bu kadınla bir süre takıldım diyerek cep telefonumu ona uzattım. Dostum iştahlı şekilde çıplak pozların olduğu resimleri inceledi, yorumlarda bulundu. İşin gerçeği o resimler eşimle geçen yaz gittiğimiz tatil köyünde çekilmişti. k**’s Club’de çocuğumuz oynarken, bahane ile ilgilenen bayanın da resmini epeyce çekebilmiştim. Eşimin vücuduna, bayanın kafasını montajlamıştım. Fotoğraflar aynı makineden çıktığı için de photoshop uygulaması nispeten rahat olmuştu. Arkadaşım çıplak bir kadına bakıp azarken nereden bilsin aslında Gülşah’ın en mahrem manzaralarını incelediğini ?

Öğleden sonra işleri bitirmenin hazzı ile kahvemi söyledim. Foruma biraz bakıp Emre’den gelen maili gördüm. 2 gün önce yazılmıştı. Hal hatır sormalar, bir iki yaptıkları hakkında özetler sonrası internetten bulduğu hikayeyi okumamı istemiş;

“Evlilik yıldönümümüzdeki programı tekrar hazırlamış hınzır diye içimden geçirirken otele gelmiştik. Geçen sefer ani gelişen masaj macerasından pek bir şey anlamamıştım. Sanıyorum şimdi bilmemin etkisi hem daha gergin hem daha heyecanlıydım. Az sonra yaşayacaklarım kalbimin deli gibi atmasına yetiyordu. Bu nedenle hemen odaya yerleşme işini bitirip, randevuya geç kalmamak için acele ediyordum. Eşim de bu telaşımı anlamış olacak ki bir şey demeden gülümsedi sadece. Anlık hissettiğim mahcubiyet hissi, heyecanımın arkasında kalıyordu. Spa katına çıkarken heyecanımda artmaya başladı. İçeri girer girmez, eşime masaj yapan kızı gördük. Kısa bir selamlaşma dialoğunun ardından eşim konuya girdi; “Geçen seferki erkek masöz yok sanırım ? ”
” Şu an meşgul, başka bir arkadaşımız size yardımcı olacak” diyerek içeriye seslendi. İsmi işittiğimde bana masaj yapacak kişinin de bayan olduğunu öğrendim. Hevesim kırılmış şekilde masaj yapılacak odaya ilerlemeye başladık. Bu kez masaj sırasında eşimle aynı odada olacaktık. Bornozları çıkartıp yatağa uzandık. Kızlar işinin uzmanıydı ve 1 saatlik Aramoterapiden sonra iyice rahatlatmıştım. Tekrar odamıza döndük. Her şeye rağmen içimi hayal kırıklığı kaplamıştı. Yatağa uzanıp gözlerimi kapattım.
Sevgili eşim ” Anlatacaklarımı, sevişmemiz sırasında tamamen gerçekmiş gibi hissetmeni istiyorum.” dedi. Sesimi çıkartmadan ona bakarak dinlemeye devam ettim. “Erkek masöz’ü odamıza çağırmışız ve kurguyu bu şekilde yapacağız. Tamamen gerçek gibi hissedebilmen için de bunları getirdim.” diyerek elindeki poşeti yatağa döktü. Eşimin kullanmadığı eski kravatlar, walkman ve masaj yağı şişesi…
-” Eee anlat bakalım ne işe yarayacak tüm bu getirdiklerin ?” diye sordum.
-” Dediğim gibi olaya tamamen kendini kaptırabilmen için dış dünya ile mümkün mertebe bağlantını kesmeye yönelik şeyler işte ”
-” Nasıl yani ? hala anlamadım.”
-” Şöyle; slow bir müzik ile seni rahatlatacağım. Kravat ile gözlerini kapatacağım, Diğer kravatlarla da ellerini ve ayaklarını yatağa bağlayarak tam konsantre olmanı sağlamayı planladım. Hevesim az önce yaşadıklarımdan dolayı kırılmış olsa da telafi niteliğinde hem hoşuma gitmiş hem de merak etmiştim. Kocam ayağa kalkarak yanıma oturdu.üstümdeki bornozu çıkartıp yanında duran koltuğa bıraktı.
” Bunları şimdi kulağına tak bakalım ” dedi ve walkmanın kulaklığını uzattı. Ardından kravatın birini bileğime düğümledi. Sonra diğer bileğime de aynısını yaptı. Bir başka büyükçe bez parçasını da gözlerimi körebe oyunundaki gibi bağladı. “Şimdi yüzüstü yatağa dönmeni istiyorum ” dedi. Denileni yaptıktan sonra ellerimi yatağın demirlerine bağladı. Aynı işlemi ayak bileklerime de yapıp beni iyice yatağa sabitledi. Açıkçası bağlanmaktan dolayı biraz gerilmiştim. Gerçi canım yanmayacak şekilde düğümler atılmıştı ama eşime güvendiğim halde içimi tuhaf bir çaresizlik hissi kapladı. Her şeye rağmen bu oyunu sonuna kadar oynamakta kararlıydım. Kocamı kırmamak için devam etmek zorunda hissettim. Bezden dolayı kendimi zifir karanlıkta hissediyordum. Kulağıma eğilip “Rahatsın değil mi ? ” diye sordu. ” Evet “diye mırıldanmıştım. Kulaklarımda müziğin ritmi başlamıştı. Yavaş ve dinlendirici bir melodi ile kendimi salmıştım. Sonra ayak bileğimde eşimin ellerini hissettim. O andan itibaren erkek masözün hayalini canlandırmaya çalıştım. Ayak bileklerimden kalçalarıma doğru ağır ağır işleyen masajın keyfini tekrar çıkartıyordum. Tenimdeki dokunuşlar kalçalarıma ilerledikçe ıslanmaya başladığımı hissettim. Kalçalarımı hafif salınımlar ile sıkıp bırakıyordum. Sırtıma doğru çıktığında yanlardan göğüslerime dokunan o eller ile düşündüklerim daha da gerçekmişçesine hissetmeye başladım. Erkek masözün dudağıma yaptığı o dokunuşlar flaş gibi beynimde çakıp duruyordu. Hafif temaslar ve müzik beni iyice kendimden geçirmişti. Tüylerim diken diken olmuş, kalçalarımı yukarı aşağıya yavaşça oynatıyor zevk aldığımı iyice belli etmeye başlamıştım. Zaten o da tangamı yana sıyırıp, arka deliğime yağı iyice bulaştırmış ve dokunuşlarını arttırmıştı. Arada kadınlığıma da ellerini bastırıyordu. Nefes alış verişlerimi müzikten duyamasam da nabzımın hızlılığını hissediyordum. Ve beklenen o muhtaşem an gelmişti. Sikinin başını amımın dudaklarında hissettim. Dairesel hareketler ile dokunduruyordu. Sıcaklığı kendi sıcaklığım ile karışmış, yavaşça içime girmeye başladı. Müthiş azmış ve kayganlaşmıştım, içime almam çok kolay oldu. Her anı, saniyeyi yaşıyordum. İçime tam girdiğinde kalçalarıma, kasığını komple değdiriyordum. Tüm bu ritimler yavaş fakat dolu dolu hissediyordum. Birden sarsılarak boşalmaya başladım. Kalbim ağzımda atıyordu adeta. Ellerimle yatağın çarşafını sıkıyordum. Kendimi bırakıp kim duyacak diye umursamadan inliyor ama engel olamıyordum. Hoş zaten kendimi kısıtlamak da istemiyordum. Müthiş bir orgazm finali yaşamıştım, yorgunluktan iyice bıraktım kendimi. Her yerim hala zangır zangır titriyordu. Bedenimdeki her kasın titreyişini hissediyordum. Eşim ayaklarımı çözmeye başladı. Ayağım serbest kalmasına rağmen hala aynı pozisyonda tutuyordum çünkü halim kalmamıştı. Ellerim de çözüldü ardından gözümdeki bağı ve walkmanın kulaklığını çıkarttı. Dudağıma öpücük kondurup yanıma uzandı. Bir süre öylece kalakaldık.”

Bu hikayeyi okuduktan sonra benzerini yapabilir miyiz sorusu kafamı kurcaladı. Kesinleştirince Canan’a hafta sonu programı yapmak istediğimi söyleyeceğim. Arada sırada çocuğu, annesine bırakıp baş başa tatile çıkmayı, o da seviyor nasıl olsa. Masör tadında yeni bir fantezim olduğundan bahsederim. İkiletmeyeceğine eminim çünkü artık bildiğin gibi eskisi kadar naz niyaz yapmıyor bu konularda. Akşam yemeğinde rahat olması için sağlam bir alkol alıp sonra odamızda Canan’ı yüzüstü yatırıp hikayede ki gibi kravatla bağlayacağım. Tabi gözlerini de… Walkman mazide kaldığından müziği telefonumla hallederim. Gözlerimi niye kapatıyorsun derse daha iyi konsantre olman gibi bir cevap yeterli sanırım. Ancak kravatla elleri ayakları bağlama konusunda bahanem yok. Önerin varsa yazarsın, en kötü ihtimalle fantezi der geçiştirebilirim de… Şimdi gelelim can alıcı noktaya; İş gezisi gibi bir bahane uydurup, senin de aynı tarihte otelde bulunman gerekiyor. Canan’ı bağladıktan sonra kapıyı açarım. Kulağında çalan müzikten sesleri duyamayacağı için de güvenli olacak. Bu konunun üzerinde düşünelim, hangi tarih uygun olur konuşuruz. kendine iyi bak…

Mailden çıkıp, düşünmeye başladım. Buna değeceğine emindim ama başarabilir miydik ?

Bir hafta geçti hala Emre’den ses soluk yok. Ne skype’de görünüyor ne de mail atmış, gerçekten tuhaf… Hiç böyle yapmazdı umarım en kısa zamanda görüşürüz. Oyalanmak için başka sitelere giriyorum, foruma dalıp çıkıyorum ama aklım onda. Düşünüyorum da en son kayınvalidesinin ameliyatından bahsetmişti. Acaba onunla mı ilgili ? Pek sanmıyorum da çünkü bundan bahsedeli epey oldu, hatta 3 ay kadar önceki bir vaziyetti. Peki ya ne olabilir ? Kötüye yormasam iyi olacak. Görüşürüz nihayetinde. Ama bu kadar merak içinde bırakmasına söyleneceğime emin olabilir. Şöyle bir gerçek de var ki Emre olmayınca internettin manası kalmamış gibi geliyor, keyif alamıyorum.

Akşamüstü Gülşah ile buluştuk ve tatil programı için tur şirketine uğradık. Bu yaz için Side’de dört günlük bir program yapmayı düşünmüştük. Gene de erken rezervasyondan faydalanmalı. Aslında yaz tatillerimizi daha uzun yaparız ama bu sene değişiklik yapmak istedik. Tatil köyleri… Hep aynı şeyler; Sabah erken kalk, eline havlunu al, şezlong kap, kahvaltı sonra öğle yemeği, yüz, güneşlen, akşam yemeği, animasyon gösteri derken askeri kamp gibi rutine bağlıyıp duruyor insan. Her sene aynı yerlere gidip görmenin manası da kalmıyor. Sıkıldığımız için bu dört günlük tatili çocuğumuzla ailecek geçirmeyi planladık. Eşimle de baş başa tatil yapmak için Yunanistan’a gitmeye karar verdik. Bir nevi ikinci balayı yani. Yurt dışında standart bir programa dahil olmamak için booking den ayarlayacağımız spontane otel düşündük.

Tur şirketini çözmemiz haliyle akşamında Gülşah’da ve bende coşku yarattı. Ön sevişme sırasında oynaşırken tatille ilgili konuşmaya başladık.
– ‘İyi oldu tatil işini hallettiğimiz.” Dedi Gülşah,
– “Evet, aklımızdan çıktı” diye cevapladım. Pasaportudur, vizedir azıcık değinip
konuyu üstsüz güneşlenmesine getirdim. Seneler önce ısrarımla üstsüz güneşlenmişti. Başta epey çekinmiş ama sonrasında Gülşah’ın da hoşuna gitmişti. Koşullar da önemli tabi bunu yaparken. Gittiğimiz otelde yerli turist yok denecek kadar az denk gelmişti. Epeyce üstsüz güneşlenen olduğu için dikkat çekmiyorduk artı çocuğumuzun aklı daha ermediği için ikna etmem kolay olmuştu. Bir sonraki yıl tekrarlamak istesek de şartlardan olmamıştı. Yanımda sere serpe güneşin altında göğüslerini seyretmek eğlenceli olsa da ortalıkta dolanan bir dallama peydahlandı. Gelip geçerken gözlerini diktiği için Gülşah rahatsız olup kapatmak zorunda kalmıştı. Ben de huzursuz olmuştum. Olay çıkartmaya kalksam adam nihayetinde haklı, göğüslere bakmak istiyor ama öküz gibi bakınca da tadımız kaçmıştı. Özetle yurdumun abazan insanı her yerde kendini belli ediyordu.
– ‘Rahat rahat üstsüz güneşlenirsin de Yunanistan’da” dedim. Bir şöy söylemedi sadece gülümsedi. Devam ettim;
– Bakarsın çıplaklar kampına da gideriz.
– Olabilir, ama altımı çıkartmam.
– Buna izin vereceklerini sanmam, çıplaklar kampı orası.
– I ıh, Olmaz !
– Herkes çıplak niçin olmasın ?
– Gidebiliriz ama dediğim gibi çıkartmam.
Daha fazla zorlamamın anlamı yoktu. Üstsüz güneşlenmesi bile eşim için fazlaydı.
Sonuçta bizim toplumda yetişmiş bir kadının kabuğunu kırmasının ne kadar güç olabileceğini empati yaparak kestirebiliyordum. Buna rağmen arada kurduğum hayallere itiraz etmez, katılır. Bunun nedeni gerçek hayatta istemediğimi sadece hayal ürünü olarak kalacağını yıllar önce konuşmamızdan kaynaklanıyor. Bikinisinin altını çıkartmasını sorarken bunun gerçekten yapacağından hayır demişti. Fantezi olarak geçseydi, tamam derdi. Fantezi olsa da tek itirazı gerçek hayattan tanıdığımız kişileri katmamdır. Zaten ben de her zaman bu kuralına saygı duymuş ve asla diretmemişimdir. Lezbiyen ağırlıklı fantezilerimizde olmuştu, kadını yalamam ama yalatırım dediği… Tüm bunlara dayanarak devam ettim.
“Peki, Şu an Yunanistan’dayız. Az ötemizde tek başına yunanlı kadın güneşleniyor ve …”
“Kadın olmasın.”
“Okey, etrafımızda bir sürü çıplak erkek olacak, istediğin biri olursa sevişmene izin veriyorum”
“Sünnetsiz sünnetsiz, ne sevimsiz“ diyerek gülümsedi.
“İyi ya değişik olur işte”
“İstemem, sünnetli olsun “
“Merak etmiyor musun ? “
“Yo niye edeyim? Sünnetsiz bulurum”
“Üçlü yaparız, aynı anda iki erkeği mutlu edersin “
“Sen olursan rahat olamam” diyerek kıkırdadı.
“Tamam, sizi odada yalnız bırakırım” derken elimle okşadığım için iyice sulandığından uzatmayıp seviştik. Bir kez de olsa keşke gerçeğini yapmak isteseydi diye içimden geçirdim. Ama bunun imkansız bir istek olduğunu biliyordum.

Öğlen yemeğinden sonra yolumun üzerindeki banka oturup keyif sigarası yaktım. Yemeğin üstüne bir çayım eksikti. Önümden geçen kadının saç şeklini Canan’a benzettim. Sonra Emre ile ilk yüz yüze karşılaşmamızı hatırladım. Emre yolumun üstünde deyip, dönüşünde sırf tanışmak için vakit yaratmıştı. Kim bilir belki de yüz yüze tanışıklığımız olmasa, bu denli birbirimize karşı güvenimiz oluşmaz ve Marmara adası programını hiç yapamazdık. Tanışmak için tereddüt ettiğimi anımsıyorum. Çünkü aylar önce konuşmamızda anlattığı ilginç bir anısı vardı. Ankara’da bekar olduğu zamanlarda internet cafe’de chat yapıyor ve İngiliz gay bir rektör ile yazışmış. Emre’yi evine davet etmiş. İngiliz, bizimkine sadece oral seks yapıyor ve ardından Emre evden ayrılıyor. Anlattıktan sonra kendisinin de bunu merak ettiğini itiraf etmişti. Bu istek beni gay yapar mı diye sormuştu. Üstünde o an fazla durmasam da buluşma sırasında aklıma gelmesiyle rahatsız olmuştum. Her şeye rağmen söylediği otelde buluştuk Çok önceden tanıdığım bir arkadaşım gibi karşılamıştı. O ana kadar Canan’ın çıplak hallerini hep sansürlü görmüştüm. İlk zamanlar yüzü çıkmayacak şekilde kesilmiş ardından sadece gözleri blurluyıp. Daha önceden haberim olduğu için yanımda harici hard diskimi getirmiştim. Laptoptan önce Canan’ın sonra da Gülşah’ın çıplak hallerini gördük. İlk kez eşlerimizi çekildiği haliyle yani sansürsüz gördüğümüzden azmıştık. Merak ettiğin şeyi hala denemek istiyor musun? diye sorunca anladı. Çekinerek olsa da bir anda gelişti ve fermuarımı indirip beni yalamasına müsaade etmiştim. Bir erkeğin ağzı bedenimde dolaşıyordu. Gülşah oral seksi nadiren ve sırf benim hatırıma yaptığından tadını çıkartmaya başladım. Aklımda hiç olmayanı yapıyorduk. Kendimi kaptırmanın refleksi ile pantolonundan ben de okşamaya başladım. Belden aşağısını çıkartıp yanıma uzandı. Ağzının sıcaklığını tekrar hissederken elimle sikinin gövdesini kavradım. Hayatımda ilk kez bir erkeğe otuzbir çektiriyordum. Hiçbir zaman erkeklere ilgi duymayan ben ! Şu an için umurum da değildi, anı yaşamak istiyordum. Resimlerden tahrik olmuşluğumla ardından gelen oral sekse fazla dayanamayıp “boşalıcam” dedim. Emre umursamadan devam edip ağzını çekmedi. Patlamıştım. Nefes nefese halde ne yapıyor diye ona bakmaya halim kalmamıştı. Gözlerimi kapatıp elimdeki organıyla boşaltana kadar oynamaya devam ettim. Avuçlarıma, bileğime spermleri bulaşmıştı. En azından Emre’den iyi durumdaydım. Çenesine, dudaklarıma spermlerim bulaşmıştı. Yaptıklarımızdan biraz da mahcubiyet duygusuyla utanarak ayrılmıştık. Şu an için düşünüyorum da pişmanlığım yok. Gay’liğin tanımı nedir ? Oral seks yapması mı ? anal mı ? eline alması mı ? sadece denenmiş bir şey olarak bakıyorum. Sekste katı kurallarım yok sadece. Ne tuhaf aslında kadın kadına seksin daha normal ya da yapılabilir gözükmesi. Yaptığımızı asla savunmuyorum. Aynı şeyi başkası için duysam ipne yaftasını yapıştırırım. Neyse ki bu Emre ile aramızda ölene kadar bir sır kalacak.

Toparlanıp banktan kalkmak üzere iken cep telefonum çaldı. Tanımadığım bir numara. Bu da kim öğlen vakti şimdi diye söylenerek açtım. Telefonun diğer tarafında Emre’nin alo sesi ile irkildim. Sesi telaşlı geliyordu. Hızlıca anlatmaya devam etti. Telefonumu kapattığımda şoktaydım. Söylediklerini düşünmekten kendimi alıkoyamıyordum. Kelimenin tam manasıyla Sıçmıştık!

Beni aramak için bile yeni kontörlü bir hat satın almıştı. Ama esas mesele anlattıklarıydı. Bana mail yazarken ekranı alta gizleyip, başka sayfa açsa da tuvalete gittiği an Canan başka bir kadın mı diye huylanıp bilgisayarı karıştırmış, maili okumuş. Canan adeta çıldırmış. Resimleri yazıştıklarımızı hepsini biliyor. Bana ait resimleri nasıl başkasına gönderdin? Kim bu ? diye diye kavga edip durmuşlar. Köşeye sıkıştığından itiraf etmek zorunda kalmış. Kadın resmen isyan etmiş. Emre’den boşanıp, şantaj yaptığımı söyleyip beni de mahkemeye vereceğini söylemiş. Bendeki resimleri imha edeceğinin sözünü verip bir daha görüşmeyeceğine söz verince vazgeçirmiş. Telefonu dahi takip altında olduğundan yeni hat satın alarak arayabilmiş. Son sözü resimleri yok etmemi rica etmesiydi. Denilebilecek fazla söz yoktu. İşin gerçeği korkmuştum. Belli mi olur alakası olmadığı halde şantaj yaptığımı söylese ve mahkemeye verse Gülşah’da öğrenecekti. Eşim, dostlarım, akrabalarım, iş çevrem… Tam anlamıyla rezillik…Düşünmek bile istemiyorum! Bunun olmaması için dua etmekten ve Emre’ye güvenip bu işi çözmesinden başka çarem olmadığını biliyordum. Korktuğum başıma gelirse bir B planım henüz yoktu. Umarım hiçbir zaman da B planına gerek kalmaz. Emre’nin dostluğunu kaybetmek en son düşüneceğim şey olmuştu.

Çarşaflı Hanife! (2. Bölüm) ALINTI

Çarşaflı Hanife! (2. Bölüm) ALINTI
Beklediğim fırsat iki hafta kadar sonra geldi. Faruk abi bir cenaze nedeniyle İstanbul’a gideceğini söyledi. “Ben dönene kadar sen dükkâna göz kulak olursun, arada hanım da gelecek, bir şey lazım falan olursa sen ilgilenir misin?” deyince, “Ne demek abi, gözün arkada kalmasın!” dedim keyifle. Altın bir fırsattı bu ve mutlaka değerlendirmeliydim. O süre boyunca Hanife’yi sikme hayalleri kurmuş, arada bir resim ve videolara bakarak 31 çekmiştim.

Ertesi gün çalışırken kapı açıldı ve Hanife girdi içeri. Birden karşımda görünce şaşırdım ve heyecanlandım. Yine siyah çarşafını giymişti. Beyaz yüzü görünüyordu sadece. Selam verip dükkânın kepenklerini açıp açamayacağımı sordu. “Ne demek, hemen!” dedim. Anahtarları ucundan tutarak uzattı, elinin elime değmesinden çekiniyordu. Paslanmış kepenkleri kaldırdım. Hanife teşekkür edip içeri geçtikten sonra ben de işime döndüm.

Koltuğa oturdum, ama aklım Hanife’deydi. Hemen yanı başımdaydı. Üstelik tek başınaydı. Fırsat ayağıma gelmişti, ama bu sefer de nasıl adım atmam gerektiğine karar veremiyordum. Ancak kapı açılıp da yeniden onu karşımda görünce işleri oluruna bırakmaya karar verdim. “Bizim dükkânda çay bitmiş, sizde varsa biraz alabilir miyim?” diye sordu. “Abla eğer istersen hiç demleme, ben yeni demlemiştim zaten, getireyim bir bardak!” dediğimde, “Zahmet olmasın size!” diyerek olmaz gibilerden teşekkür etti, ama ben ısrar edince kabul ederek geri döndü.

Hemen bir bardak sıcak çay doldurdum, yanına da birkaç parça bisküvi koyup, küçük bir tepsiyle götürdüm. Hanife, “Allah razı olsun, sağ olun!” derken masasına bıraktım. Bana, “Siz içmiyor musunuz?” deyince, “Ben içerde içerim.” dedim. İlk andan onu ürkütmek istemiyordum. “Siz de bir bardak alın kendinize, beraber içelim!” deyince, içimden (Canıma minnet!) dedim. “Peki öyleyse, getireyim!” diyerek gidip kendime de bir bardak çay aldım.

Yıllardır komşuyduk ve tanıyorduk birbirimizi. O nedenle benden çekinmiyordu. Ancak benim kendisiyle ilgili kurduğum hayalleri, planları bilmiyordu. Bir süre havadan sudan konuştuk. Karımı ve çocuklarımı sordu. Ben de kızlarını sordum. Dakikalar ilerleyip de çaylarımız bittiğinde artık konuya girme vaktinin geldiğini anladım.

“Geçen Faruk abi bilgisayarını getirmişti. Arızalanmış, virüs girmiş içine, tamir etmemi istedi. Ben de hallettim. Ama o ara bir şeyler buldum bilgisayarında, çok acayip şeyler!” dediğimde Hanife’nin yüzü değişti birden. Sanki söyleyeceklerimi anlamış yada tahmin ediyormuş gibi, “Siz gitseniz iyi olur bence!” dedi. “Giderim, sorun yok. Ama gitmem senin için iyi olmaz!” dedim kalkarken. Göz bebekleri fırıl fırıl dönüyor, beyaz yüzü renkten renge giriyordu. Kocasının bilgisayarındaki resim ve videolardan haberi vardı anlaşılan.

“Ne demek bu?” diye sordu titreyen sesiyle. “Cevabı merak ediyorsan benim dükkâna gel!” dediğimde ayağa kalkıp, “Koray Bey!” dedi kıpkırmızı yüzüyle. “Allah aşkına, ne yapmaya çalışıyorsun?” dedi ağlamaklı bir halde. Hanife ben daha bir şey demeden meselenin ne olduğunu anlamıştı. “Faruk abinin bilgisayarındakileri biliyorsun değil mi?” dediğimde ağlayacak gibi oldu. Dudaklarını ısırdı. Ellerini masanın üzerine koymuş, öylece duruyordu.

Onu öyle bırakıp bir şey demeden dükkâna geçtim. Geleceğini biliyordum. Nitekim 10 dakika kadar sonra kapı açıldı, Hanife karşımdaydı. Kapıyı kapatıp, “Ne istiyorsun?” dedi. Ağladığı belliydi, gözleri kızarmıştı. Bütün cesaretimi toplayıp, “Seni istiyorum!” deyince bembeyaz yüzü pancar gibi kızardı, bir eliyle ağzını kapattı. Utanç ve korkudan ne yapacağını bilmez bir haldeydi, sanki bir anda düşüp bayılacaktı.

Hanife hayatının şokunu yaşıyordu karşımda. Kızarmış gözlerinde yeniden yaşlar belirdi. “Korkma, aramızda kalacak. Ne kocanın ne başkasının haberi olmayacak. Kabul etmezsen o resimlerin hepsini internete koyarım, herkes öğrenir!” dediğimde yaşadığı utanç ve şaşkınlık tavan yaptı. “Senin yaptığın insanlığa, Müslümanlığa sığar mı?” dedi korkudan titreyen sesiyle. Sonra da, “Birisi senin karına yapsa…” dedi, ama onun lafını kesip, “Kimse benim karıma yapamaz, çünkü ben onun öyle resimlerini çekmiyorum!” dedim sert bir sesle.

“Koray Bey, ben seni böyle bilmezdim!” dediğindeyse, “Ben de seni öyle bilmiyordum!” dedim yanıt olarak. “Ne olur, kocam yaptı bir hata. Benim başımı yakma, üç çocuğum var benim, onların başı için, Allah rızası için…” diyerek bir yandan ağlayıp bir yandan da beni ikna etmeye çalışıyordu.

“Ben sana teklifimi yaptım. Düşün taşın, sana yarın sabaha kadar süre, ya kabul edersin, yada yarın hepsini koyarım internete. Kocana yada başka birine söylersen de aynısı olur. Afyonlu Hanife’nin marifetlerini herkes görür!” dediğimde gözleri yuvalarından fırlayacakmış gibi oldu. “Ha, eğer bana inanmıyorsan al bak!” dedim ve çıplak resimlerinden telefonuma yüklediğim bir tanesini gösterdim.

Yüzünü diğer tarafa çevirdi hızlıca ve bir şey demeden kapıyı açıp gitti. Birkaç dakika sonra da kendi dükkânlarının kapısının kapandığını duydum. Bakınca Hanife’nin hızlı adımlarla gittiğini gördüm. Meseleyi kocasına yada bir akrabasına açabilirdi, öyle bir durumda hayatım tehlikeye girerdi. Ama Hanife gibi bir kadının böyle bir şey yapmayacağını adım gibi biliyordum. Kendi küçük dünyasında yaşayan bir kadındı. Elimdeki resim ve videoları zorla almaya çalışmak, beni şikâyet etmek, birilerine konuyu anlatmak yapacağı en son işti.

İki saat kadar sonra dükkânlarının kapısının açıldığını duydum. Ancak o sırada bir müşterim vardı, o nedenle bakamadım. Birkaç dakika sonra benim kapıda Hanife’yi gördüm, ama içerde birinin olduğunu görünce girmedi. Müşteri 10 dakika kadar sonra çıktı. Hanife de peşinden girdi. Sanki adamın çıkmasını gözlüyordu. Kapıyı aralık bırakıp yeniden beni ikna edici sözler söylemeye başladı. “Bak, ben sana söyleyeceğimi söyledim. Boşuna çeneni yorma, ya kabul edersin, yada olacakları sen bilirsin. Ben her şeyi göze aldım!” dedim. Bu son cümlem sanki bir kurşun yemiş gibi olmasına neden oldu.

Saate baktım, 16:00’ya geliyordu. “Sana yarın sabah 10:00’a kadar süre. Kabul etmezsen saat on 11:00’de hepsini internete koyarım!” dediğimdeyse düşmemek için sandalyeden tutundu. Korkudan ne yapacağını bilmiyordu, kendini kaybetmişti sanki. Bir süre o halde kaldı. Derken beklediğim sözler döküldü titreyen dudaklarından ve “Aramızda kalacak, sonra hepsini sileceksin…” dedi.

“Tamam, aramızda kalacak, sonra hepsini sileceğim!” dedim. Hanife gözlerini kaçırırken, ona, “Eğer istersen şimdi yapalım, içerisi müsait!” dedim elimle arkayı göstererek. Hanife sanki birden cesaretlenmiş gibi, “Bitirelim artık şu işi! Dükkânın kapısını kapatıp geleyim…” dedi ve çıktı. Her şeyin bu kadar kolay olacağını tahmin etmemiştim ama olmuştu. Biraz sonra yan tarafın kapısı kapandı ve Hanife içeri girdi.

Hanife’ye, “Sen şu arkaya geç!” derken ben de dışarı baktım. Gelen giden yoktu, kapıyı kilitledim ve içeri geçtim. Hanife tezgâhın önünde ayakta duruyordu. Bana hiç bakmıyor yan duvara bakıyordu sadece. “Geç şöyle, eğil!” dedim ve ondan tezgâhtan tutunarak domalmasını istedim. Ellerini tezgâha koydu ve öne doğru eğildi biraz. Orta boyluydu, ama ayağına siyah renkli kalın tabanlı ayakkabı giydiğinden boyu uzamış ve nerdeyse benim boyuma gelmişti.

Arkasına geçtim hemen. Hanife’nin bu kadar kolay ‘Evet’ diyeceğini hiç tahmin etmiyordum. Halen daha inanmakta zorlanıyordum. Pantolonumu ve külotumu indirdim. Hanife sadece önüne bakıyordu. Çarşafının alt kısmını altındaki bordo renkli eteğiyle beraber tutup kaldırdım. Dizlerinin altına gelen ince siyah çoraplar giymişti. Etekle çarşafı iyice kaldırdığımdaysa kırmızı külotu ile kaldı.

Bembeyaz kalçalarının üzerinde kırmızı külotlu dolgun götünü görmek bir anda sikimi sertleştirdi. Külotu lastiklerinden tutup dizlerine indirdiğimde bembeyaz götü çıktı karşıma. Ellerimi göt yanaklarına attım hemen. Taş gibi sert, dolgun göt yanaklarını ayırdım. Resim ve videolarda gördüğümden çok daha güzel bir manzara vardı karşımda. Biçimli ve etli amı tam sikimin hizasındaydı. Kasıklarında çok az kıl vardı. Minik bir çukuru andıran göt deliğiyse amından da cezbediciydi.

Sikimi tuttum ve sıvazladım, ardından sikimin kafasını bastırdım amına. O an irkildi Hanife, yerinde kıpırdadı. Kocasının 12-13 santimlik siki gitmiş, şimdi yerine benim 19 santimlik ufaklık gelmişti. Sikimi bastırdım yavaşça, ama girmiyordu bir türlü. Amı sikimi almamakta inat ediyordu sanki.

“Az bacaklarını aç, arala biraz!” dediğimde, Hanife iki ayağını ayırdı. Dizlerindeki külotunun lastikleri bir yay gibi gergindi. “Biraz daha eğil öne doğru!” deyinceyse ellerini tezgâhın üzerinde iki yana açtı biraz daha ve iyice eğildi. Çarşafıyla eteğini topladım belinde. Sikimin kafasına tükürdüm ve amına bastırdım yeniden.

Bu kez sikim yavaş yavaş girmeye başladı içine. Ve girdikçe amının kışkırtıcı, yakıcı sıcaklığını hissediyordum. Muhteşem bir duyguydu. Bastırdıkça Hanife’nin amı sikimi alıyordu içine. Ancak sikim kocasınınkinden daha büyük olduğundan gene de biraz zorlanıyordum. Kendini kasıyordu ayrıca. “Rahat ol, kasma kendini!” dedim ama bir şey demedi Hanife. Bir ara, “Ihhh!” diye bir inilti çıktı dudaklarından. “Yavaş ol!” dedi fısıltıyla peşi sıra. “Sen kasma kendini!” dedim karşılık olarak.

Sikimi çıkardım ve bolca tükürdüm üzerine, sıvazladım iyice. Ardından yeniden bastırmaya başladım. Bu kez daha rahat giriyordu sikim amına. Ara ara sikimi sokup çıkartarak genişletiyordum amını. Yarısından fazlası girdiğindeyse gidip gelmeye başladım amında. O an, “Ahhh, yavaşşş!” diyen bir inilti koyuverdi Hanife, ama benim yavaşlamaya niyetim yoktu. Ellerimi göt yanaklarına attım, sıkıca tuttum ve o halde sikmeye başladım. Hanife ara ara, “Ahhh, ayyy, yavaşşş, ıhhh!” derken ben zevkten dört köşe olmuştum. Başını geriye atıp, “İçime boşalma sakın!” dedi ve tekrar etti birkaç kez. “Tamam, merak etme!” dedim onu sakinleştirmek için.

Amı, üç çocuk doğurmuş olmasına rağmen dardı, yıllarca kocasının küçük sikine alışmıştı. Şimdi büyük bir yarağı yiyince zorlanıyor, acı çekiyordu. Amında gidip geldikçe sikim daha fazla girip çıkmaya başlamıştı amına. Gittikçe genişliyordu amı, ama henüz ıslanmadığından kaygan değildi, bu da Hanife’nin canını acıtıyordu.

Hanife acı çekiyor, ama ben zevk alıyordum, iki zıt kutuptaydık. “Haa, böyle sikiyo mu kocan seni, haa, söylesene, böyle sikiyo mu?” deyip duruyordum bir taraftan. İki elim iki dolgun göt yanağındaydı. Pompaladıkça göt yanaklarının löpürdeyişlerini izliyordum. Minik göt deliğine bastırdım sağ başparmağımla. Bu ara Hanife biraz daha öne doğru eğildi, elleri yerine dirseklerini dayadı tezgâha. Bu halde biraz daha az canının yanmasını umuyordu, ama sikimin karşısında amı teslim bayrağını çekmişti bir kere.

“Ihh, yavaşş, ayyyy, ahhh, uhhhh…” diye diye acı dolu inlemeleri kesilmeden sürüyordu. Siyah çarşafı rüzgârla birlikte dalgalanıyordu önümde. “Tamam, yeter bu kadar, hadi, çık artık, yeterrr!” demeye başladı bu sefer. “Yetip yetmeyeceğine ben karar veririm, daha yeni başladık!” dedim sertçe. İtiraz edecek gibi olduğunda iyice bastırdım sikimi amına. O anda derin bir hırıltı çıkardı, “Aahhhh, oorrrospu çocuğuuu!” dedi olanca öfkesiyle.

Hoşuma gitti bu tepkisi. “Ha şöyle yola gel!” dedim keyifle. Aynı şiddette bastırmaya devam ettikçe Hanife’nin hanımefendi, uysal hali gidiyor, ruhunun karanlık tarafı ortaya çıkıyordu. Küfürlerine aynı şekilde küfürle karşılık veriyordum. “Kocan resimlerini çektiğinde mutlu oldun değil mi, amcık, söylesene, hoşuna gitti değil mi, seni kameraya çekmesi hoşuna gitti değil mi?” dedikçe, Hanife bana ana avrat küfrediyordu.

Bir ara kendini öne çekmeye, kurtulmaya çalıştığında belinden tuttum sıkıca ve var gücümle yüklendim amına. “Ihhhh!” diye bütün dükkânı çınlatan bir inilti çıkardı. Sikim dibine kadar girmişti amına. İyice köklemiştim. O halde bir süre bekledim. Hanife bacaklarını biraz daha açmaya çalıştı, ama dizlerine inen külotu engel oluyordu buna. Sonunda dayanamayıp, “Az dur!” dedi. Amından çıktım böyle söyleyince. Külotunu tamamen indirip çıkardı, çarşafını ve eteğini topladı belinde. Yeniden domaldı, ama bacaklarını iki yana iyice açmıştı şimdi.

Ayrık duran amına girdim tekrar. Hanife’nin yöntemi işe yaramıştı, şimdi daha rahat girip çıkıyordum amına ve iniltileri de azalmıştı. Gittikçe hızlanırken kasıklarım ve taşaklarım onun kasıklarına çarpıyor ve şiddetli ses patlamaları yaratıyordu içerde. Dışardan görünmemiz mümkün olmadığından var gücümle pompalıyordum. Yeniden sağ başparmağımı göt deliğine bastırdım. Aldığım zevkle inlemeye başlamıştım. Hanife’nin amının da ıslandığını fark ettim. Küfürleri, hakaretleri bir kenara bırakmıştı ve amı sulanıyordu. Bunun verdiği zevkle daha da bastırıyordum amına. Ve boşalmaya da adım adım yaklaşıyordum.

Hanife’den, “İçime boşalma, sakın içime boşalma!” sözleri çıkmaya başladı bu sırada. “Tamam be, kes sesini!” dedim. Kendimden geçer gibi oluyordum artık. Çıkan ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri içeriyi titretirken son bir güçle pompaladım. Hanife’den yine acı dolu iniltiler gelmeye başlarken birden bütün zincirlerimi kırarcasına boşalmaya başladım. Bütün enerjim çekilmiş, tükenmiş gibiydi. Döllerim Hanife’nin amına akıyordu, ama o içine boşaldığımdan habersizdi sanki. Acı iniltileri giderek azalırken çıktım amından. Amı iyice genişlemişti. Amının dudakları ayrılmıştı birbirinden ve resimlerinde gördüğüm gibi bir boşluk oluşmuştu iki dudağı arasında.

Döllerimden kalanlar amından kasıklarına akıyordu. Hanife, “İçime mi boşaldın?” dedi başını yana çevirip. Anlamadığını sanmıştım, ama yanılmıştım. Sağlam birkaç küfür savurdu, ama o zevkle yanıt vermedim. Bembeyaz yüzü kızarmış ve boncuk boncuk terlemişti. Çıkardığı külotunu giyindi hızlıca. Eteğini ve çarşafını düzeltti. Sonra da, “Hadi sil şunları!” dedi heyecanla. “Dur be tamam, silecem, acelen ne?” dedim, ancak Hanife, “Çabuk sil şunları!” diyerek karşılık verdi.

Sikim tüm haşmetiyle önümde sallanıyordu. Döllerim ve amının sıvıları ile kaplı sikime bakmamaya çalışıyordu Hanife, ama ara ara gözünü dikiyordu. Ona, “Hepsini aldın içine, helal olsun!” dediğimde bir şey demedi, “Sil şunları çabuk!” dedi yeniden. “Tamam be!” dedim ve masaüstü bilgisayarını açtım. Resim ve videoları buraya yüklemiştim, ama harici harddiskin içinde de halen duruyordu.

Yüklediğim resim ve videoları gösterdim tek tek. Hanife, “Sil şunları!” dedi öfkeyle. Her birini tek tek sildim. “Kutudan da boşalt, çöp kutusunu da sil!” dedi hepsi silindikten sonra. “Sen çöp kutusunu nerden biliyorsun?” dedim şaşırarak. “Sil, orayı da sil!” dedi parmağıyla geri dönüşüm kutusunu göstererek. Oradan da hepsini sildiğimde, “Bir daha bana bulaşmaya kalkarsan seni gebertirim!” dedi öfkeli sesiyle ve hızlıca çıkıp gitti.

İstediğimi almıştım. Ayaküstü de olsa güzel bir sikiş olmuştu. Ama bu bir son değil, ilerisi için bir başlangıçtı…

Boynuzlu Pezevenk ( Alıntı )

Boynuzlu Pezevenk ( Alıntı )

slm ben konyadan katılıyorum ismim cem 31 yaşındayım eşim aslı 30 yaşıda vucudu abartısız 90-60-90 şeklide çok seksi bir kadındır başımızdan geçen olay bunda iki ay önce olmuştu bende erken boşalma sorunu olduğu için karımı sikerek hiç tatmin edememiştim ve bundan dolayı onu başka bir erkeğe siktirmeyi düşünüyordum bunu ona söylediğimde ilk başta kabul etmedi ama sonra sonra onu ikna ettim kabul ederken bana bazı şartları kabul ettirdi oda karım artık dominant olacaktı ben ise onun köpeği olacaktım benimde istediğim buydu aslında kabul ettim ve netten birini bulduk yaklaşık bir yıl gibi uzun bir sürade birbirimize güven sağlayınca buluşmaya karar verdik bu kişi 35 yaşında ismi orhan dı.izmirde oturuyordu bekardı kendine ait evi vardı bir hafta sonu karımla birlikte izmire gittik bizi karşılayan orhanla yüz yüze tanışıp birlikte gezerek eğlendik akşam olunca orhanın evine gittik daha önce şunu belirteyimki konuşmamızda onlar sikişecek bende onlara hizmet edecektim ben onların köpeği olac ak bana her türlü hakareti yapacaklar ve istedilerini yapacaklardı tüm bunları bile bile orhanın evine gittik daha kapıdan girer girmez orhan karımın dudaklarına yumuldu delirmiş gibi öpüşüyorlardı karım birden bana baktıve ;ne bakıyon lan adi pezeveng siktir git yatağımızı hazırla gavat; diyerek bana iltifat etti birlite öpüşerek ve birbirilerini soyarak salona geldiler ayakta öpüşürlerken orhan bana bakarak ;gel buraya amına koyduğumun orospu çocuğu karını sikecek yarağımı emsene lan ala gavat; diyerek beni çağırdı ben orhanın yarağını emerken orhanda karımın tüm vucudunu yalıyordu karımın amcığını yalarken karım kendinden geçmiş inim inim inliyordu benim ağzımda taş gibi olmuş yarağını karımı domaltarak karımın amcığına köküne kadar soktu ve çatır çatır sikmeye başladı karım yediği yarağın zevkiyle bana ;gördünmü lan onun bunu çocuğu kadın nasıl sikilir piç; diyerek bana iltifat ediyordu sonra orhan beni ve karımı 69 yapıp karımın amcığını sikmeye başladı orhanın yarağı karımın amcığını sikerken bende karımı siken orhanın taşşaklarını yarağını ve karımın amcığını yalıyordum karım; sik beni erkeğim sen benim gerçek ve tek erkeğimsin oooohhhhhhhhhhhhhhh sok bana sik beni bebeğim; diyerek orhanı azdırıyor banada;yala lan köpek amımı yala it sen aşşalık bir hayvansın gavat; diyerek beni azdırıyordu daha sonra orha karımı domaltı götüne yarağını geçirdi ve sikmeye başladı karımın götünü sikerken benim saçlarımdan tutmuş;gör lan avradını siktiğiminorospu çocuğu karının götünü sikiyorum biraz sonra seninde götünü sikecem anasını siktiğimin piçi; diyerek beni iyice azdırdılar orhan karımın götünden çıkardığı yarağını ağzıma sokup ağzımı sikiyor sonra tekra karımın götüne sokuyordu sonra karımın götünden çıkardı ve beni domaltarak götüme soktu ilk başta çok acıdı ama sonra alıştı ve zevk almaya başladım beni sikerken karımı bizi izliyor ve;sik bebeğim bu şerefsizi sik buna o yakışır;diyerek beni azdırıyordu orhan beni siktikçe inlemeye başladım orhana ;sik erkeğim sik beni benimde erkeğim ol kadının yap becer beni; diyerek zevke geldim orhan benim götümden çıkan yarağını ağzıma soktu ve daha sonra karımın amcığını sikmeye başladı o karımın amcığını sikerken benden karımın götünü ve orhanın yarağını taşşaklarını yalıyordum sonra karımı domalttı ve götüne soktu yarağını karımın götünü sikerken bende amcığını yalıyordum karım çıldırmış gibi bağırıyor ;sik beni bebeğim bütün deliklerimi sik sssssssssssoooooooooooooooooooooooookkkkkkkkkkkkkk yarağını yarağa hasret deliklerimi sik erkeğim geçir bana kurtar şu erkek müsfettesi ala gavattan sik beni; diyerek boşaldı arkasından hemen orhan boşaldı karımın götüne yarağını karımın götünden çıkarıp ağzıma soktu bende bir güzel temizledim sonra karımın götünden amına doğru akan orhanın döllerinibir güzel yaladım yuttum sonra onlar yatağa uzandılar birbirlerini öpmeye başladılar bende köpek gibi dört ayak olup kapıda beklemeye başladım önce karım çağırdı ;gel lan buraya gavat çişim geldi iç şunları; deyip ağzıma oturdu ve işedi tüm sidiklerini yuttum ardından karımı ve beni siken orhan yarağını ağzıma soktu ve işedi onun sidiklerinide yuttum sonra onlar duşa gittiler kaldığımız dört gün boyunca orhan hem karımı hem beni çatır çatır sikti ben onlara köpeklik yaptım karımı başka erkeklere siktirmeyi çok seviyorum ben doğuştan bir gavatım kim bana en iyi şekilde küfür eder ve karımı ve beni nasıl sikeceğini anlatırsa onunla irtibata geçilecek

eşimin muhteşem ayakları

eşimin muhteşem ayakları
alıntı:

SELAM BİZ EŞİM EDA İLE SEKİZ YILLIK EVLİYİZ EŞİM EDA MODERN TESETTÜRLÜ VÜCUDU MUHTEŞEM DENİLECEK KADAR HARİKA Bİ BAYANDIR BENİM EŞİM İLE SEXSE DOYMAYAN VE HER ZAMAN BİRBİRİMİZİ ARZULAYAN VEDE AZDIRAN Bİ YAPIMIZ VARDIR.BİZİM MUHTEŞEM TECRÜBEMİZ ŞÖLE GERÇEKLEŞTİ EŞİMLE KALABALIK BİR AİLE SOHBETİNDEYDİK EŞİM SERVİSE YARDIM EDİYODU BU ARADA ONUN ATTIĞI HER ADIMDA ODADAKİ TÜM KUZENLERİMİN VEDE ARKADAŞLARIMIN EŞİMİN TEN RENGİ ÇORAPLI AYAKLARINA VEDE YÜKSEK TOPUKLU TERLİKLERİNDEN GÖZLERİNİ ALAMADIKLARINI FARKETTİM BU DURUM BENİ ÇOK TAHRİK ETTİĞİ GİBİ ALETİMİNDE DİMDİK OLMASINI SAĞLADI Bİ AN ÖNCE EVE GİDİP KARIMIN O MUHTEŞEM AYAKLARINI YALAMALIYDIM KALKMA VAKTİ GELMİŞTİ EVİN KAPISINDAN GİRDİĞİM GİBİ EŞİM EDANIN DAHA O MUHTEŞEM AYAGINDAKİ AYAKKABILARI ÇIKARMASINA MÜSADE ETMEDEN AYAKLARINA KAPANIP SÜPER İNCE TEN RENGİ ÇORAPLI AYAKLARINI KOKLAMAYA VEDE EMMEYE BAŞLAMIŞTIM EŞİMSE BAYA Bİ ŞAŞIRMIŞ HAYIRDIR AŞKIM SENİ KİM AZDIRDI BÖLE DİYE SORUYOR AMA BEN CEVAP VERMEDEN AYAKLARINI SANTİM SANTİM YALAYARAK MUHTEŞEM AMCIGINA DOGRU ÇIKIYORDUM EŞİMSE KANAPEYE KADAR KENDİNİ ZOR ATMIŞ VE YAVAŞ YAVAŞ AMI SULANMAYA BAŞLAMIŞTI TEKRAR SORDU BENİM AŞKIMI KİM BU KADAR AZDIRDI BAKAYIM DİYE İMALI Bİ SESLE BENDE SENİN BU MUHTEŞEM AYAKLARIN TABİKİ KARICIM DEDİM AMA BU ARADA DELİ GİBİ AMCIĞINI YALIYORDUM VE GİT GİDE İNLEMELERİ ARTIYORDU SENDE BAŞKA Bİ AZGINLIK VAR BU AKŞAM DEDİĞİ SIRADA BEN ARTIK SİKİMİ AMINA DOGRU HİZALAMIŞTIM VE SOKARKEN MİSAFİRLİKTEKİ TÜM ERKEKLER EMİNİM BU AKŞAM KARILARINI SİKERKEN SENİ HAYAL EDECEKLER KARICIM DEDİĞİM ANDA SİKİMİ KÖKLEDİM EŞİM ÇOK ŞAŞIRDI AMA Bİ O KADARDA BUNDAN ZEVK ALMIŞTI NASIL YANİ DİYEREK KONUYU UZATMAYA ÇALIŞTI ODADAKİ HERKES TÜM GECE SENİN MUHTEŞEM AYAKLARINA BAKARAK KALKAN SİKLERİNİ SAKLAMAYA UGRAŞTILAR BU GECE VE ONLARIN BU AKŞAM SENİ HAYAL ETME DÜŞÜNCESİ BİLE AZDIRMAYA YETTİ KİM BİLİR SENİ KAÇ KERE VEDE HANGİ POZİSYONDA SİKİYORLARDIR DEDİĞİM ANDA EŞİMDE BENDE İNANILMAZ Bİ ÇOŞKUYLA AYNI ANDA BOŞALDIK ÇOK UZUN ZAMANDIR AYNI ANDA RİTMİ TUTTURAMIYORDUK.
DAHA SONRA EŞİMLE DUŞ ALIP BERABER SALONDA TV İZLİYORKEN EDA BİRDEN AYAGINI KALDIRIP ERKEKLER BENİM AYAGIMI ÇOKMU GÜZEL BULUYORLAR DİYE SORDU BEN ÖNCE BU HAREKET KARŞISINDA ÇOK ŞAŞIRMIŞTIM AMA SEVİŞİRKENKİ KONUŞMAMIZ ONUNDA ÇOK HOŞUNA GİTMİŞTİ DEMEKKİ VE BUNU DEVAM ETTİRECEKTİ YOKSA EŞİM KAPALI Bİ KADIN OLDUĞU İÇİN BÖLE BAŞKA ERKELERLE ALAKALI SOHBETİMİZ OLMAMIŞTI HİÇ.AYAGINI TUTUP EVET AŞKIM ÇÜNKÜ SENİN BU OTUZALTI NM AYAKLARIN ÜZERİNE GİYDİĞİN O MUHTEŞEM ÇORAPLARLA VE SEXSİ TERLİKLERLE BİRLEŞİNCE TÜM ERKEKLERİN SİKLERİ TAVAN YAPIYOR DEDİM VE BAŞ PARMAGINI AGZIMA SOKTUĞUM SIRADA EDA SANA ÖLE GELİYOR DİYEREK AGZIMDAN LAF ALMAYA ÇALIŞIYORDU NİYETİNİ ANLAMIŞTIM HİÇTE BİLE BEN KOCANKEN BİLE BU KADAR AZDIYSAM BU AKŞAM KUZENİM İSMAİLİN HALİNİ SEN DÜŞÜN DİYEREK İLK ZARFI ATMIŞTIM EDA İSE NOLDUKİ ONA DEDİ TÜM GECE SENİN AYAKLARINI SEYRETTİ MASA ALTINDAN SİKİNİ SIVAZLIYORDU KAÇKERE GÖRDÜM HEMDE SENİN AYAKLARINA KÖLE OLUR İNAN BUNA DEDİĞİM ANDA EDA KUCAGIMA CIKARAK ATEŞLİ Bİ ŞEKİLDE ÖPMEYE BAŞLADI BU SOHBET ONUDA AZDIRMIŞ VEDE HOŞUNA GİTMEYE BAŞLADI BEN SUSTUKÇA O KONUŞTURMAYA BAŞLAMIŞTI BENİ BENDE TAMAM YARIN AKŞAM İSMAİL BİZE GELİR SENDE KENDİN ŞAHİT OLURSUN DEDİM ODA DÜNDEN RAZI TAMAM ABARTTIĞINI GÖRÜCEKSİN DEDİĞİ ANDA DUDAKLARIMA ÖLE Bİ YUMULDUKİ ANLATAMAM..
GÜNDÜZ İSMAİLİ ARAYIP AKŞAM BANA GELMESİNİ HEM LAFLAYIP HEMDE Bİ İKİ KADEH ATARIZ DEDİM ONUNDA CANINA MİNNETTİ ÇÜNKÜ EDAYI BOL BOL SEYRETME İMKANI BULACAKTI.AKŞAMA DOGRU BEN EVE GELDİM EDA GENE MUHTEŞEM Bİ HALDEYDİ ONA İSMAİL GELİCEK Bİ İKİ KADEH İÇİP SOHBET EDİCEZ AŞKIM DEDİĞİMDE EDADA HAYIRDIR NEDEN GELİYOR DEDİ BENDE SENİN AYAKLARINA DOYAMAMIŞ KARICIM DİYEREK ELİMİ AMCIĞINA ATTIM AZMAYA BAŞLAMIŞTI AMA RENK VERMEMEYE ÇALIŞIYORDU AZ SONRA İSMAİL GELDİĞİNDE BENDE YERE OTURMUŞ SIRTIMI DİVANA YASLAMIŞTIM MAKSATIM KUZENİM İSMAİLİDE YERE OTURTMAK VE EDANIN AYAKLARINA DAHA RAHAT BAIP AZMASINI SAĞLAMAKTI İSMAİL GELDİĞİNDE EDA İÇERDE OLDUĞUNDAN İSMAİL NE İŞ KUZEN BEKARMIYIZ DİYEREK AGZIMI ARADI AMA EDA HİÇ SEVİNME BAKALIM DİYEREK İSMAİLLE TOKALAŞIP HOŞGELDİN DİYEREK YANAKLARINDAN ÖPMÜŞTÜ İKİMİZDE ŞOKTAYDIK ÇÜNKÜ İLK DEFA BAŞKA Bİ ERKEĞE ELİNİ VEREN EDA BİDE ÖPMÜŞTÜ İSMAİL RESMEN ŞOKTAYDI BEN HEMEN ARAYA GİRİP HADİ AŞKIM GETİR SOFRAMIZIDA Bİ EFKAR DAGATALIM KUZENİMLE DİYİP ORTAMI TOPARLADIMBEN ŞORTUMLA OTURUYODUM İSMAİL İSE İŞTEN GELDİĞİ İÇİN RESMİYDİ DUR SANADA ŞORT VEREYİM DİYİP YATAK ODASINA GİTTİM MAKSATIM İSMAİLİ SOYMAK VE KALKAN SİKİNİ EDANIN FARKETMESİ SAĞLAMAKTI BU ARADA ÇEKMECEDEN EDANIN KÜLOTLU ÇORABINI VEDE İNCE SATEN KÜLODUNUDA YERE YATAĞIN KENARINA BIRAKTIM BİLEREK VE İSMAİLE GEL KUZEN BURDA DEĞİŞ ÜSTÜNÜ DEDİM VE SALONA GEÇTİM EDA MASAYI HAZIRLARKEN YERDE OTURALIM AŞKIM BİZ DİYİP TEPSİYİ YERE KOYDURDUM EDA YANIMDAKİ KOLTUGA OTURDUGUNDA BEN BACAKLARINI OKŞUYORDUM MUHTEŞEM Bİ FİZİĞİ VAR EŞİMİN BU YÜZDEN ÇOK ŞANSLIYDIM İSMAİL GECİKİNCE HADİ BE KUZEN DİYE SESLENDİĞİMDE EDA RAHAT BIRAKSANA ADAMI DİYE BANA SÖYLENDİ AMA BEN BİLİYORDUM EDANIN ÇORABIYLA DONUNA BOŞALTIYORDU SPERMLERİNİ VE NEDEN GECİKTİĞİNİ BEN BİLİYORUM DERKEN EDA ANLAMAMIŞ AMA NEDEN DİYE SORDUĞUNDA İSMAİL GELMİŞTİ SİKİ İNİKTİ DEMEKKİ DEDİĞİM GİBİ Bİ POSTA ÇAMAŞIRLARINA ATTIRMIŞTI KARIMIN KUZENİM İSMAİL OLDUKÇA İRİ ATLETİK Bİ VUCUDA SAHİPTİ VE EDA İLK DEFA ONU BÖLE GÖRMÜŞ VE BAKMAYA UTANMIŞTI İSMAİL DE BENİM GİBİ YERE OTURUNCA OHH BE İYİ YAPTIN EDA YERE HAZIRLAMAKLA DİYEREK İÇMEYE BAŞLAMIŞTIK BİZ EDA ARADA BİZE SERVİS YAPIYOR VE TV İZLİYORDU İSMAİL İSE YERDE OTURMAKTAN SON DERECE MEMNUN Bİ HALDE EŞİMİN AYAKLARINI DOYA DOYA SEYREDİYORDU BU ARADA EDA MUTFAKTAYKEN ÜZERİNE BİİŞEY DÖKMÜŞ GİBİ SESLENMİŞTİ AMAN ETEĞİM BATTI FİLAN DİYE SÖYLENİYORDU BENDE AMAN AŞKIM Bİ SÜRÜ ETEĞİN VAR NOLCAK DİYE KONUŞUYORDUM VE ÜSTÜNÜ DEĞİŞMEYE GİTTİGİNDE KİRLENMİŞ ÇAMAŞIRLARINI GÖRMÜŞTÜ EMİNİM.BEŞ DAKKA SONRA EDA ARAMIZA DÖNDÜĞÜNDE DİZLERİNDEN BİKARIŞ AŞAĞISINDA GRİ Bİ ETEK TEN RENGİ ÇORAP YÜKSEK TOPUKLU TERLİKLER VE BEYAZ GÖMLEK VEDE BAŞÖRTÜSÜYLE MUHTEŞEM GÖRÜNÜYORDU İSMAİLİN GÖZLERİ YERİNDEN FIRLAYACAK GİBİ BAKIYORDU RAHAT OLSUN DİYE BUNLARI GİYDİM DEDİĞİNDE İSMAİL RESMEN KONUŞAMIYORDU BEN İYİ YAPMIŞSIN AŞKIM DİYEREK ORTAMI HAZIRLAMAYA BAŞLAMIŞTIM ZİRA İSMAİLİN SİKİ GENE ÇADIRI KURMUŞTU EDA ONUN YASLANDIĞI KOLTUĞA OTURMUŞ AYAKLARINI DAHA RAHAT VEDE YAKINDAN GÖRMESİNİ SAĞLAR GİBİYDİ İSMAİL SANKİ BULUTLARIN ÜSTÜNDEYMİŞ GİBİ MUTLUYDU ÇÜNKÜ YILLARCA SADECE AYAK BİLEĞİNE KADAR GÖREBİLDİĞİ EŞİMİN BACAKLARI ŞİMDİ DİZLERİNE KADAR HEMEN YANIBAŞINDAYDI İÇMEYE DEVAM EDERKEN BEN SÜREKLİ EDANIN AYAKLARINA BAKARAK KALKAN SİKİMİ ŞORTUN ÜZERİNDEN DÜZELTİP DURUYORDUM İSMAİL UTANDIĞI VEDE ÇEKİNDİĞİ İÇİN SAKLAMAYA UĞRAŞIYORDU SİKİNİ AMA EDADA COK MERAKLANMIŞTI ÇÜNKÜ ŞORTUN ALTINDA NASIL Bİ KOCAMAN SİK OLDUĞUNU MERAK ETMEYE BAŞLADIĞINDAN EMİNDİM ENSONUNDA EDA BANA BAKARAK NEDEN AYAKLARINA BAKTIĞIMI SORARAK FİTİLİ RESMEN ATEŞLEMİŞTİ BENDE AŞKIM UHTEŞEM AYAKLARIN VAR DEDİM EDA İSE HADİ BE CANIMSEN EŞİM OLDUĞUN İÇİN ÖLE GÖRÜYORSUN DEDİĞİ GİBİ BENDE TOPU İSMAİLE ATTIM VE İSMAİL SEN SÖLE GÜZELMİ EŞİMİN AYAKLARI DEİLMİ DEDİM İSMAİLİ TER BASTI Bİ ANDA KEKELEYEREK GÜZELDE LAFMI MUHTEŞEM DİYEBİLDİ SADECE BENDE YAA EDA GÖRDÜNMÜ İSMAİLDE GÜZELDEN ANLIYOR DERKEN EDA TERLİKLİ AYAGINI DAHA ÖNE UZATARAK İSMAİLİN HEPTEN İÇİNE DÜŞMESİNİ SAĞLAMAK İÇİN BENCE HER KADININKİ GİBİ AYAK İŞTE DİYEREK KONUYU UZATMAYA ÇALIŞIYOR İSMAİL İSE NERDEYSE BAKARAK BOŞALACAK HALE GELMİŞTİ BU DURUM ÇOK HOŞUMA GİTMEYE BAŞLAMIŞTI BENDE DEİL SENİNKİLER MUHTEŞEM GÜZELLİKTE KOKAN VEDE TERTEMİZ Bİ VUCUT AŞKIM DİYE EDAYI AZDIRMAYA BAŞLAMIŞTIM İSMAİLE TERLİĞİ ÇIKART AKRABADA ÖLESÖLE BANA DİYEREK İSMAİLİN İLK TEMASINI SAĞLAMIŞTIM EDAYA İSMAİL EDANIN AYAKLARINA ÖLE Bİ YAKINLAŞMIŞTIKİ Bİ KARIŞ MESAFEDE DURUYORDU VEDOYA DOYA EDANIN AYAKLARINI VEDE DİZLERİNE KADAR OLAN BACAKLARINI İZLİYOR MUHTEŞEM BİLE AZ KALIR DİYEREK EDAYA İLK DEFA ACIK ACIK KUR YAPIYORDU EDA SENDE ABARTIYORSUN DİYE İSMAİLE KUR YAPARKEN İSMAİL ARTIK DAHA FAZLA DAYANAMAYACAGINI ANLAYARAK TUVALETE GİTMEK İÇİN KALTIĞI ANDA EDA İSMAİLİN KOCAMAN SİKİNİN FARKINA VARMIŞTI BEN İSMAİLİN OTURDUĞU YERE GECEREK EDANIN AYAKLARINI ÖPMEYE BAŞLAMIŞTIM EDA İSE YAPMA ŞİMDİ GELECEK DİYOR AMA Bİ YANDANDA SANKİ DEVAM ETMEMİ İSTER GİBİYDİ BENDE GELSİN GÖRDÜNMÜ ADAMI SADECE AYAKLARINLA NE HALE SOKTUN DİYEREK OKŞAMAYA VE YALAMAYA DEVAM EDİYORDUM İSMAİLİN GELDİĞİNİ GÖRDÜĞÜMDE ELİMİ EDANIN DİZLERİNİN ÜSTÜNE ETEGİNİN ALTINA KADAR SOKTUM BİLEREK İSMAİL GÖRDÜĞÜ MANZARA KARŞISINDA HAYRAN KALMIŞ İÇ ÇEKİYORDU BİZ HEMEN TOPARLANIR GİBİ YAPARAK İÇMEYE DEVAM ETTİK AMA İSMAİL ARTIK ÇOK DAHA CESARETLİ Bİ HALDE EDANIN BACAKLARINA BAKARAK SOHBET EDİYOR EDA ONUN BAKIŞLARINI YAKALASADA İSMAİL ARTIK UMURSAMIYORDU MUTFAKTAN SU ALMAYA GİTTİ EDA VE DÖNDÜĞÜNDE TEKRAR İSMAİLİN YASLANDIĞI KOLTUK TARAFINA OTURDU İSMAİL EDANIN BACAKLARINA ARTIK Bİ KARIŞ MESAFEDEYDİ GENE VE HİÇ BEKLEMEDİĞİMİZ BİANDA EDANIN AYAKLARINDAKİ TERLİKLERİ ŞUNLARI ÇIKARDA O GÜZEL AYAKLARINI GÖRELİM DOYA DOYA DEDİ BENDE OOO KUZEN HAYIRDIR SENDEMİ AYAKLARINA AŞIK OLDUN EŞİMİN DEDİM VE İSMAİL NASIL OLMAM SEN ÇOK ŞANSLISIN KUZEN DEYİP EDANIN AYAKLARINI ELLERİNE ALDI EDA ŞAŞKIN ŞAŞKIN BANA BAKARKEN BANA BAKMA AŞKIM ADAMIN AKLINI ALMIŞSIN BAKSANA DİYEREK GÜLÜYORDUM İSMAİL BUNDAN CESARET ALARAK EDA MÜSADE VARMI DEDİĞİ GİBİ CEVABINI BEKLEMEDEN EDANIN AYAKLARINI KOKLAMAYA YALAMAYA VEDE ÖPMEYE BAŞLAMIŞTI BİLE BEN KARŞILARINDA OTURUP İSMAİL İLE EŞİMİ SEYRETMEYE BAŞLADIM AMA SİKİM ÖLE Bİ SERTLEŞTİKİ İLK DEFA BAŞKA Bİ EL KARIMIN BACAKLARINDA DOLAŞIYORDU EDA İSE ARTIK AYAKLARINI TAMAMEN İSMAİLE BIRAKMIŞTI İSMAİL EŞİMİN BACAKLARINA DOGRU ÇIKMAYA BAŞLAMIŞTI BİLE HER SANTİMİNİ YALIYOR KOKLUYORDU BAŞINI ETEGİN ALTINA SOKTUĞU ANDA ÖLE Bİ DERİN NEFES ÇEKİYORDUKİ EŞİMİN YÜZÜNDEN DAHA O AN BOŞALMAYA BAŞLADIĞINI ANLAMIŞTIM BEN ŞORTUMU İNDİRİP EŞİMİN YANINDA AYAKTA DURUP SİKİMİ AGZINA VERMEYE BAŞLADIM İSMAİL BAŞINI ÇIKARDIĞINDA EN SONUNDA SENELERCE HAYALİYLE YANIP TUTUŞTUĞUM AMI DOYASIYA ÖPTÜM KOKLADIM YALADIM DEDİ BENDE SADECE YALAMAK YETTİMİ DİYE SORUNCA İSMAİL TABİKİ HAYIR KUZEN BÖLE Bİ KADINA DOYABİLİRMİSİN SEN DİYEREK ŞORTUNU AŞAGIYA İNDİRDİ O NASIL Bİ SİKTİ ÖLE KOLUM KADARDI EDA İSE TAM Bİ ŞAŞKINLIK VEDE HAYRANLIKLA BAKIYORDU İSMAİLİN SİKİNE İSMAİL EDAYI YERE YATIRDI ÇOABINI VEDE KÜLODUNU DİZE KADAR İNDİREREK BACAKLARINI OMZUNA ALIR VAZİYETTE SİKİNİ EŞİMİN AMINA SÜRTMEYE BAŞLAMIŞTI EDA ŞİMDİDEN KAÇINCI ORGAZMA ULAŞIYORDU BELLİ DEĞİLDİ VE SOK ARTIK İSMAİLİM DEMEYE BAŞLADIĞI ANDA İSMAİL EŞİMİN AMINA YAVAŞÇA GİRİYOR Bİ YANDANDA EŞİMİN GÖĞÜS UCLARINI SIKIYOR EŞİMİN TADINI ÇIKARTIYORDU RESMEN HE SANİYE BENDE ALTMIŞ DOKUZ POZİSYONUNDA EDANIN AGZINA VEREREK EŞİMİN AMINA GİREN KUZENİMİN KOCA SİKİNİ VEDE EDANINDA AMINI YALAMAYA BAŞLADIM İSMAİL Bİ TÜRLÜ BOŞALMAK BİLMİYORDU EDA ARTIK DAYANAMIYOR ÇIGLIKLARI NERDEYSE SOKAGI İNLETİR HALE GELİYORDU ZEVKTEN BEN İSMAİLİN KABARAN DAMARLARINDAN BOŞALACAGINI ANLADIĞIM ANDA İÇİNE BOŞALMA KUZEN DİYEREK YALAMAYA DEVAM EDERKEN BİRDEN İSMAİL KOLUM KADAR SİKİNİ EŞİMİN AMINDAN ÇIKARTTIĞI GİBİ BENİM YÜZÜME VE EŞİMİN AMININ ÜSTÜNE BOŞALMAYA BAŞLADI SANKİ İTFAİYE HORTUMU GİBİYDİ İNANIN O KADAR COK BOŞALMIŞTIKİ HER YERİMİZ DÖL OLMUŞTU VE BUNA RAGMEN EŞİM EDA YERİNDEN DOGRULARAK İSMAİLİN KOCA SİKİNİ AGZINA ALARAK YALAYARAK TEMİZLEDİ

Tesettürlü Eşimin Bilinmeyen Fetişleri 1

Tesettürlü Eşimin Bilinmeyen Fetişleri 1
Herkese Selamlar,

Ben Hakan 31 yaşında kariyer sahibi olan bir bireyim.İş,güç,kariyer derken otuzuna dayanmış olan hayatımdaki eksikliği eşim Ayşe ile doldurduğumu düşünüyorum.Kendisi 32 yaşındadır hatırı sayılır bir mesleği vardır ve albenisi yüksek bir kadındır. Yaklaşık 3 aydır evliyiz.Kendisi modern tesettür modasını benimsemiş; dışarıya topuklu ayakkabısız, saten türbansız veya dar kalıp bir elbise giymeden çıkmaz. 1.72 cm boyunda, 61 kg , beyaz tenli ve 80 beden göğüsleri olan bir kadındır. Çok uzatmadan fetişlerine gelmek istiyorum onun. Sigara,puro ve nargileye çok düşkündür. Evimize nargile bile aldım onun için.Bir gün nargile yakmamı istedi benden doğru hatırlıyorsam 1.ayıydı evliliğimizin. Nargileyi balkonda yaktım ve salona getirdim ve eşime de seslendim gelmesi için salona. Eşimde birkaç dakika sonra salona geldi.

Ama daha önceleri onu hiç görmediğim bir şekilde. Başında leopar saten türbanı, siyah ince topuklu rugan ayakkabıları ve göğüslerini ve özel bölgesini açıkta bırakan bir vücut çorabı vardı. Makyajı ağırdı ve dudakları pembe rujluydu. Onu görünce dona kaldım sanki. Geldi oturdu kanepeye ve nargileyi aldı içmek için. Onu bu haliyle görmek bile heyecan vericiydi.Bacaklarını araladı ve kadınlığını gösterdi bana. Nargilenin dumanını kadınlığına doğru üflemeye başladı. Elimi alıp oraya götürdü ve ben de okşamaya başladım kadınlığını. Bu seferde başımı okşayıp diz çöktürdü bana kadınlığının tam önüne. Ben de olayın etkisiyle kadınlığını yalamaya başladım eşimin. Hem nargilesinden dumanlar üflüyor hem de oral yaptırıyordu kendisine türbanlı karım. Ben hem kafamda deli sorulara cevap arıyordum hem de anın tadını çıkarmaya çalışıyordum.Acaba bir arkadaşından ya da bir yerden duyup denemeye mi karar vermişti yoksa kendi fikri miydi?En çok bu soruya cevap bulmaya çalışıyordum aklımda.

Artık dil darbeleri atamaz hale gelmiştim ve çenem sızlamaya başlamıştı. Ben de işaret parmağımı kadınlığına kaydırdım yavaşça ve sonra da orta parmağımı 30 sn git gel yaptıktan sonra parmaklarımla saçlarımdan tuttu kafamı tekrar oraya götürdü. Parmaklarım kadınlığına sahip olurken ben de kadınlığının üst kısmını vakumluyordum dudaklarımla. Vücudunda kasılmalar olduğunu hissedebiliyordum. Birkaç dakika sonra da eliyle saçlarımı kökledi sanki ve iyice bastırdı kadınlığına.Ağzıma gelen sıvılardan boşaldığını anladım ve nefes nefese de kalmıştı bu durumdan ötürü. Saçlarımı bıraktığında başımı kaldırdım ve ona baktım. Gözlerinde bir parlama vardı ve nargilesinden bu sefer keyfi dumanlar çekiyordu. Yanıma geldi ve yanağımdan öpüp teşekkür etti bana. Bir süre sonra da banyoya gitmek üzere odadan ayrıldı. 10 dk sonra tekrar odaya geldi ben ise kanepede yaşanmış olayın etkisindeydim hala. Yanıma oturdu ve vücudumu okşamaya başladı. Zaten dimdik olan erkekliğim iyice sertleşti. Eşofmanımı ve boxer ımı indirdi yavaşça sonrasında eliyle sıvazlamaya başladı sikimi. Aşağıya doğru eğildi.Pembe rujlu dudakları ve saten leopar türbanıyla sakso çekmeye başladı bana. Önceden de çok sakso çekmişliği vardı ama böylesine delice ve profesyonelce ilk defa yalıyordu erkekliğimi. Sadece 2 dakika dayanabildim bu duruma ve ağzına boşalmaya başladım. Öylesine boşalıyordum ki ağzına bitmek bilmiyordu döllerim. Hepsini akıttıktan sonra ağzına koşarak banyoya gitti. Ben durumun keyfinden dolayı bulutların üzerindeydim. Geri geldiğinde ise bunu saymadığını söyledi ve mutfağa gitti su getirmek için. Birer bardak su içtik ve ona teşekkür ettiğimi söyledim.

O ise çok çabuk boşaldığımı ve durumdan zevk alamadığından bahsetti. Biraz trip atarak bir sigara yaktı ve bu sefer önceki gibi olmasın dedi.Bacak arama yerleşti ve erkekliğimi sıvazlamaya başladı. Sigarasından bir fırt çekti ve dumanını erkekliğime üfledi sonrasında da hemen ağzına aldı.Bunu sık sık tekrarlıyordu bir yandan da göz temasını kurmayı da kaçırmıyordu. Sigarası bitecekken bir tane daha aldı ve birbirine tutarak yenisini yaktı. Sigarasından bir fırt çekti ve erkekliğimi ağzına aldı tekrardan. Bu sefer dumanını burnundan üfledi. Hayatımda böyle bir şeyi izlemeyen ben olay karşısında taş kesiliyordum. Acaba bu kadar profesyonel nasıl olabilirdi ve tecrübesi var mıydı gibi soruları sorarken hafif bir acı hissettim bedenimde. Bir parmağı ile zorluyordu arka deliğimi sonrasında da dil darbeleri atıyordu arada. Hem acı hem de zevk alıyordum bu durumdan sigarası da bitmişti artık. Serçe parmağının tamamını sokuncaya kadar bu durumu tekrarladı. Acı da zevke dönüşmeye başladı.

Ayağa kalktı ve ne yapacağını merak ettim. Üstüme çıktı ve erkekliğimi tutarak kadınlığına yerleştirdi. Yavaş yavaş milim milim giriyordu erkekliğim karımın kadınlığına. Hepsi girdikten sonra zıplamaya başladı tempolu bir şekilde. Ben de durumdan istifade göğüslerini emiyordum. Durumdan çok zevk aldığı belliydi gözleri kapalı dudaklarını da ısırıyordu. Yorulduktan sonra indi ve sırt üstü kanepeye uzandı bacaklarını araladı ve mesajı alan ben yerini aldı. Erkekliğimi tutarak kadınlığına doğru ittim yavaş yavaş sokuyordum tam da onun istediği gibi. Pompalamaya başlamıştım karıma ama sanki başka birini becerircesine. 5 dk bu pozisyonda becerdikten sonra karımı, karım boşalmaya başladı sarsıla sarsıla. Ben de daha da hızlandım bu durum karşısında. Tam çıkacakken içinden “içime boşal..” dedi. Bunu duyunca ben daha da tahrik oldum ve pompalamaya devam ettim. Kısa bir süre sonra karımın içine döllerimi akıtmaya başladım. Hepsini akıtınca da üzerine yığıldım eşimin. Belki de hayatımın en renkli ve belki de en çok merak uyandıran gecesiydi benim için. Devamı gelecek.

Karşı Binadaki Komşularıma Göstermekten Çekinmedim

Karşı Binadaki Komşularıma Göstermekten Çekinmedim
Selamlar,

Teşhir iç güdüsü bazen karşı koyulamaz olabiliyor.Hele ki biraz alkolü fazla kaçırdıysam…

İşten döndüğüm bir gün, yatak odamda üzerimi değiştirirken karşı binadaki ( binaların arası 40 metre falandır) balkondaki 22-23 yaşlarındaki kızı görmemle aklımda yine exhib planlar dönmeye başladı.

Üstümü değiştirirken odanın ışığını yakmazsam içerisi görünmüyor.Gittim, odanın ışığını açtım ve yavaşça üstümdekileri çıkarmaya başladım.Baya yavaş davranıyordum çünkü beni gördüğünden emin olmak istiyordum.

En sonunda üzerimdeki tshirt ü değiştirdikten sonra boxerımı yavaşça çıkardım ve hafif erekte olan sikimi serbest bıraktım.Odanın içerisinde giyebileceğim bir şort arama bahanesiyle şovumu yaptım ve arada sikimi sıvazlayarak daha net görmelerini sağladım.

Sonradan fark ettiğim durum ise olayı daha ilgi çekici bir hale getirdi çünkü balkonlarındaki kapalı olan panjurun bir kısmı açılmış ve annesi de orada oturmaya başlamıştı.Biraz telaşlandım, ancak kontrolü kaybetmeden boxer ve üstüne şortumu giydim.Odadan çıkarken balkonu kontrol ettiğime

Ertesi gün işten geldiğimde hemen odaya geçtim ve yarı aralık olan perde arasından balkonu kontrol ettim.Anne kız balkonda yemek yiyorlardı.Dünkü şovun bir versiyonunu daha hak etmişlerdi.Ancak bu sefer işi biraz daha komplike bir hale getirmek istedim.

Yatak odamın sol duvarında 42inç bir televizyonum var.Sevgilimle sex yaparken arada farklı pornolar açarak pozisyon bolluğu yaratmak için kullanıyoruz.Yatağın tam karşısında ise pencere var.Televizyonu tam yatağın önüne getirirsen yatağa dair hiç bir şey görülemiyor.Bense bu sefer askı aparatını yarım kırarak pencereden yatağın net bir şekilde görülmesini sağladım.

Bağladım laptopu, xhamster dan teşhir, voyeur videolarına bakıyorum.Bir yandan üzerimde sadece donum var ve üzerinden sikimi sıvazlıyorum.Arada göz ucuyla da kontrol ediyorum acaba bakıyolar mı diye.Annesi pek ilgilenmiyor gibi görünüyor ama kız gözünü ayıramıyor.Hatta bir ara kaşık çatal gibi bir şey yere düştü, annesi panjuru kapatmaya çalıştı o ara.Annesiyle konuştuktan sonra açık kalması için ısrar etti anladığım kadarıyla.

Bi 10 dakika sonra artık kıvama gelmeye başladım ve donu yarım sıyırarak sikimi ortaya çıkardım.Anne masayı temizliyor, kızı ise telefonla konuşuyor ayağına yüzünü tamamen bana doğru dönmüş, resmen balkon demirine sürttürüp dry hump keyfi yapıyor.

Biraz daha takıldıktan sonra farkettim ki bir üst komşu, milf sayılabilecek bir abla yukarıdan benim odayı kesiyor.İçimden bu iş biraz uzadı diyip, kıza bakarak boşaldım.

Televizyonu pozisyonuna geri aldım, boxerımı giydim , döllerimi peçete ile silip perdeleri kapattım.

Bu olaydan sonra biraz duruldum.Kız sürekli olarak balkonda kitap okuyor ayağına benim odaya geçmemi bekliyor ama pek ilgimi çekmedi.

Esas ilgimi çekmeye başlayan ise evimin diğer cephesinin baktığı binada, zemin katta oturan 3 bayan.Tam çalışma odamın hizasından balkonlarını görebiliyorum ve yaz olduğu için inanılmaz açık giyiniyorlar.

Panjurun alt kısmında bıraktığım hafif açıklık sayesinde ise onları rahatlıkla görebiliyorum.Onların beni ne kadar gördüğünden şüpheliyim ancak çok da umrumda değil…

Yakın zamanda zemin kattakilerle olanlar hakkında bir hikaye daha yazacağım.

sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan eryaman escort bayan sakarya escort bayan