KOCAM MAPUSTA BEN KAYINBABAMA VERİYORUM (HAVLUCUDA

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

College

KOCAM MAPUSTA BEN KAYINBABAMA VERİYORUM (HAVLUCUDA

Merhaba değerli sex hikayeleri okurları Kocam mapus damına gireli yedi ay oluyordu. Tek evladının adam öldürmekten yirmi yıla mahkum olmasına dayanamayan kaynanama inme indikten sonra üç ay içinde eriyip muma dönmüş, hasta döşeğinde sesi çıkmaz dizi tutmaz bir durumda neredeyse bütün gün dünyadan bihaber yatıp uyumaktaydı. Ben yirmi yaşında yarı dul kaldığıma mı yanayım, yoksa tıpkı benim gibi yarı dul kalmış olan kayınbabamı mı teselli edeyim bilemiyordum. Kaynata gelin iki göz evde başbaşa kalmış elimizden geldiği kadar bütün işleri paylaşmaya çalışıyorduk. Aslında kayınbabam da henüz genç sayılırdı ki önümüzdeki haziranda kırk iki yaşını dolduracaktı. Evleneli İki yıl olmasına rağmen kocam katil olup mapusa girene kadarki kısa süreli ilişkimizde karnıma döl yüklenememiş, bu sıkıntılı yanlızlığımda bir bebekle avunabilmenin mutluluğundan da mahrum kalmıştı. Ali´nin elini kana bulaması da biraz bu sebepten oldu aslında. Kocamla birbirlerini çocukluklarından beri hiç sevmeyen, aynı sıralarda evlendiğimiz Hacıgillerin Ahmet, köy kahvesinde Ali`yi bu konuda alaya alıp kendisinin karısını ikinci defa şişirdiğini, bunu becerebilmenin bir erkeklik hüneri olduğunu söyleyince Ali; ´´ Bebelerin senden olduğu ne malum lan kavat!.? diyerek sertçe karsiIik vermis. Ahmet daha ileri giderek; ´´Senin bi bok becereceğin yok. Karını gönder de sevabına onu da sisireyim. Gözleri benim gibi maviş bebeyi kucağına aldığın zaman anlarsın kimdenmiş? diye karşılık vererek, iyice tozu dumana katmış. Öfkeden deli danalar gibi gözleri dönen Ali, bi koşu eve gelip kaptığı çifteyle geri dönerek, Ahmeti köy meydanında yere sermişti. Neyseki, ağır yaralanan Ahmet kılpayı ölümden kurtuldu. Ali bu olaydan sonra ağır tahrik altında suç işlediği gözönüne alınıp üç yıl hapse mahkum oldu. Ancak benim deli kocam mapusta da rahat durmadı. Cezaevi koğuşunda çıkan kavga sırasında işlenen bir cinayete karışınca onsekiz sene de o olaydan ceza yedi. Eh! bu durumda bizim kavuşmamız da yirmi yıl sonrasına kalmış oluyordu. Yani, ölme eşeğim ölme!..Akşam vakti ocağa koyduğum yemeği hazır edip sofrayı hazırladım. Çorbasını içirdiğim kaynanam, daha biz sofraya oturmadan hiç kalkamadığı döşeğinde derin uykusuna dalmıştı. Oğlundan bile gençmiş gibi duran kayınbabam tarladan henüz dönmüş, ibrikten döktüğüm suyla elini yüzünü yıkıyordu. Sıvamış olduğu gömleğinin kollarından taşan şişkin pazuları sahip olduğu erkek gücünü gözler önüne seriyor, vücudundan gelen erkek kokusu bana kocamı hatırlatırken, evde bir erkeğin varlığının verdiği güven kendimi iyi hissetmemi sağlıyordu. Yıkanması bitip kurulanması için havluyu uzattığımda, kayınbabam yorgun yüzünde oluşan muzip bir ifadeyle; ´´ Kınalı gelinim her yanım tutulmuş, bu akşam da şöyle bir ovarsın de mi?? deyince ben; ´´Tabi baba ovarım nolcak.? diye cevap verdim. Son günlerde ikimizden başka canlı kalmamış gibi duran bu evde kaynatamIa daha bir yakınlaşmıştık. Doğrusu kocamla ayrı düştüğümüzden beri bir erkeğin yakınlığına olan ihtiyacım hele son zamanlarda oldukça artmıştı. Elbette kocamın babasıyla o anlamda bir yakınlık sözkonusu değildi ama yine de ona dokunmak ya da onun temasını hissetmek oldukça hoşuma gidiyordu. Yemeğimizi yiyip ben döşekleri açtıktan sonra kayınbabam uzun donu ve fanilasıyla ağrıyan sırtını ve bacaklarını ovmam için döşeğe uzandı. Geceliğimi sofada giydikten sonra derin derin uyuyan kaynanamın üstünü örtüp, yüzükoyun uzanmış olan kayıbabamın sırtına çöktüm. Ensesini parmaklarımla gevşetip geniş omuzlarını kuvvetle sıktığım adamın bir dirhem yağ bulunmayan erkek güzeli vücudunu bütün gücümle ovalarken, harcadığım yoğun çabadan dolayı boynumdan memelerime doğru sicak terlerin aktığını hissediyordum. Sırtından bacaklarına geçtiğimde kayınbabam; ´´ Oyy kurban olduğum kınalım ellerin dert görmesin nasıl iyi geliyor ? dedikçe ben daha bir coşuyor, adamın ayaklarından baldırlarına doğru bütün gücümle sıvazlayarak ovup, ellerimin altında oldukça gevşemiş görünen erkeğin memnuniyetini artırmaya çalışıyordum. Bir müddet sonra ellerim iyice yorulmuş, hareketlerim yavaşlayıp artık ovmak değilde neredeyse okşamak gibi bir hal almıştı. Yorgun adamcağız da hiç sesini çıkarmıyor, neredeyse uyumak üzereymiş gibi görünüyordu. Son bir defa daha bacaklarını ovalayıp bitirme niyetiyIe uyuklayan adamın baldırlarını kavradım. Aralık duran bacaklarının arasına soktuğum parmaklarım aniden sert bir yumruya dokununca bilinçsiz bir hareketle elime değen nesneyi avucumda sıktım. Yarı karanlık odada şöyle bir bakıp kasikIarindan bacaginin dizine yakın böIümüne doğru uzanan, elimin içindeki kalın borumsu seyin ne olduğunu anladığımda biraz geç olmuştu. Telaşla elimi kaçırıp emin olmak için tekrar dikkatle baktım. Adamın uzun don paçasından fırIamış, kalın bir hortuma benzeyen erkeklik organının kocamdan çok iyi bildiğim biçimini hemen tanırken, bir anda yüzümde hissettiğim ateş basmasıyla birlikte kayınbabama baktım. Yüzükoyun yattığı yumuşak döşeğe serilmiş olan erkek uykudaymış gibi muntazam nefes alıp veriyordu. Belki de, adamcagizin uyku halindeyken biIinci dışında başına gelmiş olan bu durumun tek farkında olanı bendim. Kocamla en son birlikte olmamızdan bu yana aylar geçmişti. Tamamen uykuya yattığını sandığım kadınlık duygularım kayınbabamın dikiImiş erkekliğini görünce aniden canlanmış, gözlerimi alamadığım diri erkeklik organının tahrik edici görüntüsü kasıklarımı yangın yerine döndürmeye başlamıştı. Kendime engel olamadığım bir içgüdüyle bacaklarının arasında çok çekici görünen sert kamışa arada bir hırsızlama dokunup, hafifçe okşayarak bir müddet daha heyecan içinde baldırlarını ovmaya devam ettim. Öyle bir an geldi ki rahatlamama neden olacak bir sonuç almamın imkansız olduğu bu durum hem cinseI açIık içinde kıvranan bedenime, hem de ruhuma ızdırap vermeye başladı ve ovmayı bıraktım. Işıkları söndürüp, kasıklarımdaki yakıcı sıcaklıkla birlikte döşeğime gidip uzanırken, kendimi toparlayabilmek için derin derin nefesler alıp veriyordum. Öylesine sıcak bir temmuz gecesiydi ki bedenimin yangını bir yandan, gecenin boğucu sıcağı bir yandan, hayli bunalmışım. Biraz rahatlarım umuduyla üstümden geceliğimi çıkarıp atarken kayınbabamın; ´´ Az daha ovsaydın ya kurban olduğum ? diyen sesiyle irkildim. İtaatkar bir şekilde ve aceleyle; ´´Peki baba ? derken bir yandan da sütyen külot halimle lambayı açıp geceliğimi buIup giymemin imkansız olduğu gerçeğiyle kıvranıyordum. Kayınbabam; ´´ Dur hele ben o döşeğe geleyim? dedikten sonra bir anda yanımda bitip döşeğime uzandı. Ne yapacağımı bilmez durumda, karanlığın gizlediği yarı çıplak halimle adamla aynı döşek üzerinde kalakaldım. İşime devam etmemi bekleyen kayınbabamın üstüne çıplak bacaklarımla oturmaya cesaret etmekten çekinip bir an durakIadıktan sonra, kendi uzun donundan benim çıplaklığımı hissedemeyeceğini umut ederek usuIca oturdum. Ancak erkeğin muntazam biçimli sert ve yuvarlak kalçaları tam kadınlığımın ince bir külot parçasıyla örtüldüğü zevke duyarlı yerlerine baskı yapıyor, bu uyarıcı temas beni ister istemez oturduğum yere sürtünmeye zorluyordu. Artık adamı ovuyormuydum yoksa aldığım günah dolu hazzı artırmaya mı uğraşıyordum doğrusu hiç bilincinde değildim. Biraz sonra kayınbabam; ´´ Döneyimde biraz da öyle ov? deyince, kendimi dönmesine fırsat verecek kadar, hafifçe yukarı kaldırdım. Sırtüstü döndüğünde karanlığa rağmen çıplaklığımı farkedebileceği endişesinin yarattığı gerginlik içinde, tekrar bacaklarına oturup göğüs kaslarını ovmaya devam ettim. Ancak bu defa biraz önce beni şehvet krizine sokan dipdiri erkeklik organının varlığını farkedemeyişim, az önce yaşananların erkeğin uyku sırasında istem dışı olarak başına gelmiş bir durum olduğu hakkındaki kanımı güçlendirmeye başlamıştı. Omuzlarına erişebilmek için bacaklarından kalkıp karnına doğru ağırlığımı vermeden oturayım dedim, demez olaydım. Adamın alttan yukarı doğru dikilip göbeğine yapıştığı için o ana kadar karanlıkta farkedemediğim, neredeyse iri bir patlıcanı andıran erkeklik organının sert ve şişkin gövdesi tam hassas kadınlığımın girişine dayanınca elektrik çarpmış gibi bütün vücudum titredi. Altımdaki erkeğin pencereden giren bulutlu havanın zayıflattığı ayışığıyla aydınlanan yüzüne acele bir bakış atarken, gözlerinin kapalı olduğunu gördükten sonra dikkatimi altımdaki ayartıcı uzva çevirdim. Karnına yapışmış halde en az on santim donundan dışarı çıkmış olan kalın erkekliğin iri başı, tam o anda canIanan ayışığının yansımasıyla pırıl pırıl parlıyor, şişkin görüntüsü adeta dokunsam patlayacakmış hissini veriyordu. Yaşadığımız bu sürpriz aykırılığın devam etmesinin dayanılmaz çekiciliğiyle dibinden usuIca kavrayıp harika dokusunu eIIerimde hissettikten sonra istifimi bozmadan kayınbabamın karnına yapışık duran kamışının üstüne oturdum. Eğilip omuzlarını ovaladığım adamın kendini belli belirsiz bir şekilde bana doğru bastırdığını hissedebiliyordum. Aç kadınlığımı altımdaki muhteşem kabarıklığa bastırarak alev alev yanan zevk deliğimden sızıp külodumun ağ kısmını cıvıklaştıran kaygan ıslaklığı erkeğin iyice dışarı fırlayan organının baş kısmına bulaştırdım. Artık altımdaki erkeğin uyumadığına, son yarım saattir yaşadığımız aykırılığın başından beri benimle suç ortaklığı yaptığına emin olarak, kocamın babası yani kayınbabamla yaşadığım sessiz günahın tadını çıkarabilirdim. Kalın kamışının gövdesini cinsel açlık içinde kızışan kadınlık organımla ezdiğim erkek, kendini mütemadiyen hafif hafif yukarı kaldırıyor, ben de onun bastırmalarına kalçalarımı oynatarak cevap veriyordum. Artık dayanacak halim kalmamıştı. Hafifçe üstüne uzanır gibi bir pozisyon alırken külodumu çıkarıp attım. Elimle başından tuttuğum kalın organı kızgınlıkla ıslanıp kayganlaşan deliğime yerleştirip aldığım zevkle inlememek için kendimi zor tutarken, kalın aşk mızrağını iri koçlarının temasını hissedene kadar içime soktum. Kalçalarımı ahenkle çevirip yavaş hareketlerle inip kalkmaya bir müddet devam ettikten sonra boşalacağımı hissederek hareketlerimi hızlandırdım. Az sonra beynimde volkanlar patlamaya, gözlerimin önünde yıldırımlar çakmaya başlamıştı. Sütyenimden fırlayan sağ mememi altımdaki erkeğin yarı açık ağzına bastırırken, kendimden geçmiş durumda tırnaklarımı sıkı sıkı sarıldığım adamın sırtına geçiriyordum. Aylardır cinsel doyuma hasret kalan bedenim dakikalar boyu zevkle kasılmaya devam etti. Saatler sürmüş gibi gelen uzun bir zevk sarhoşluğundan sonra kendime geldiğimde altımdaki zina ettiğim erkeğin hareketsizliğinin farkına varınca hala uyuyor gibi görünmeye çalıştığını anladım. Sanıyorum kayınbabam büyük günahımızla açıkça yüzleşebilmeye henüz hazır değildi. Ben de şimdilik yaşadıklarımızın hiç yaşanmamış gibi kalmasının ikimiz için de daha iyi olduğunu düşünüyordum. Hala, zevkle sızlayan deliğimde duran kalın organının heyecanlı bir yürek gibi attığını hissedebiliyordum. Demir gibi sertliğini kaybetmemiş olmasından dolayı henüz boşalmadığını sanmama rağmen, üstünden kalktığımda içimden sızan bereketli dölleri bacaklarımdan sızdığında bu adamın tam bir aygır olduğunu düşünmeye başlamıştım. Uyuyan, ya da uyur gibi görünen kayınbabamın iri kamışını külodumla sildikten sonra diğer döşeğin üstüne büyük bir rehavetle serilerek doygun bedenimi aylardır özlemini çektiğim tatlı bir uykuya teslim ettim.Ertesi gün birlikte tarlada çalışıyorduk. Bir ara ben yorgunluktan tutulan belimi tutup, şöyle bir geriye doğru gerinince kayınbabam; ´´ Yoruldunmu kınalım? Sen meraklanma bu akşamda ben seni güzelce bir ovarım?dediğinde duyduğum heyecandan bir an nefesim kesildi. Nutkum tutulmuş bir şekilde saf saf; ´´ Zahmet olmasın baba? diyebildim. Doğrusu dün geceki hırsızlama düzüşmeyi saymazsak o güne kadar kocamdan başka hiçbir erkek eli bedenime değmemişti. Bundan sonraki ilişkimizin farklı olacağına dair, dün yaşadıklarımıza hakkında aramızda hiçbir imalı söz geçmemiş ve sanki dün başımızdan geçenler benim tek başıma yaşadığım bir rüyaymışcasına herşey esk**en olduğu gibi devam ediyordu. En azından bugün için?Gece olduğunda, kayınbabamın duyarlı ellerinin okşamayı andıran tahrik edici temaslarına, dokunulmaya hasret kalan bedenimin engel olamadığım zevk titremeleriyle cevap vermesi üzerine herşey değişti. Sıyrılan geceliğimle birlikte ortaya çıkardığı çıplak bacaklarımın kalçalarımla birleştiği yere ata biner gibi oturmuş olan kayınbabam güçlü elleriyle sırtımı ve belimi yumuşak hareketlerle sıkıyor, arada sırada ellerini göğsüme doğru uzatıp dolgun memelerimin yanlarını okşar gibi yaptıktan sonra çekiyordu. Adamın sertleşen iri kamışının kalçalarımda hissettiğim baskısı zevkle mayışmama neden olurken bir an önce içime girmesi arzusuyla kıvranmakta, bilhassa memelerime dokunduğunda aldığım zevkten dolayı ağzımdan hafif iniltilerin çıkmasına engel olmada başarısız kalmaktaydım. Belime toplanan geceliğimin işini zorlaştırdığını söyleyen kayınbabam soyunursam daha rahat edeceğimizi söyleyince bunun ne anlama geldiğinin farkındalığıyla itiraz etmeden, hatta aceleci bir hevesle başımdan sıyırdığım geceliği kenara attım. Sütyenimin kopçalarını da bana sormaksızın kendisi çözen adam, şimdi ellerini alenen göğüslerime doğru uzatıp, avuçlarına aldığı memelerimi yoğurup, uyarılmış meme başlarımı parmaklarının arasında sıkıyorbuna karşıIık ben aldığım zevkle kıvrım kıvrım kıvranıyordum. Bir an ayağa kalkan erkek tekrar üstüme çöktüğünde, önündeki sert organının yakıcı sıcaklığını aniden bacak aramda hissettim. Aydınlık odada hemen yanıbaşımızda yatan kaynanamın yanında kayınbabamla düzüşmek üzere olmak, bana o güne kadar sevişmekten aldığım zevkin çok ötesinde yoğun heyecanlar yaşatmaktaydı. Soluklarının sıklaştığını hissettiğim adam kalçalarımı okşarken ani bir hareketle külodumu bacaklarımdan çekip çıkartarak kalın organını kadınlığımın kayganlaşan girişine dayadı. İçimi zevkle kavuran sertlikte bir zorIamanın ardından sert organı yavaşça içimde yol aldıktan sonra iri koçlarının bacak arama dayandığını hissettim. Belimden tutup beni dizlerimin üstünde domaltan erkeğe kaIçaIarımı havaya dikerek uysaIca itaat ettim. Muhteşem erkekIiğini ihtiyaç içindeki yarığımın girişine dayadığında zevkle kapattığım gözlerimi bir an için açtığımda az ötemizdeki divanda uyuduğunu sandığım kaynanamla göz gözeydik. Konuşma ve hareket etme yetisini kaybetmiş olan kadın meraklı bakışlarla bizi izliyor ama hiçde suçluyormuş gibi görünmüyordu. Duyduğum aşırı şehvet hissiyle karışan utanç duyguları içinde kaynanamla bakışırken arkamdaki adamın sertçe içime giriş çıkışlarına dayanamayarak ağzımdan çıkmasına engel olamadığım bir çığlıkla birlikte boşalmaya başladım. Uzun süren sarsılmalarım tükenip kapattığım gözlerimi tekrar açtığımda kaynanamın yeniden uykuya dalmış olduğunu gördüğümde bu güne kadar ona ait olanın bundan böyle benim olduğunun onun tarafından da onaylandığını duygusuyIa rahatladım. Artık kayınbabam benim erkeğim, ben de onun kadını olmuştum. Herşeye rağmen bu ilişkimiz hasta kaynanam hariç diğer tüm gözlerden uzak yaşanmaya mahkumdu. Gece oldumu, kaynanamın uyumasını bile beklemeden, hatta gördüklerine ve duyduklarına herhangi bir tepki vermekten uzak kadının gözleri önünde büyük bir açlık ve şehvetle birbirimizin kollarına atılıyor, saatlerce doya doya düzüşüyorduk. Birlikte yatmaya başlayalı üç dört ay olmuştu ki hamile kaldığımı farkettim. Aynı günlerde bir sabah kaynanam yatağında son nefesini verdi. Cenazeden sonra tamamen başbaşa kaldığım yeni erkeğimle öylesine tutkulu bir beraberliğimiz vardı ki, bu saatten sonra birbirimizden vazgeçebilmemiz mümkün değildi. O´ da ben de karnımdaki bebeği istiyorduk. Köy yerinde kocası hapisteki avradın gebe kalmasını ahalinin hemen nasıl yorumlayacağını bildiğimizden, benim rahmetli anam babamdan kalma tarlaları ve kayınbabamın, yani yeni erkeğim Hüsnü´nün malını mülkünü kasabadaki bir simsarın aracılığıyla iyi fiyatlarla satıp İstanbula göçerek yeni bir hayata başladık. Kocamdan, o cezaevindeyken boşanmak için mahkemeye başvurdum. Ancak hapiste yine bir kavgaya karışan benim talihsiz eski erkeğimin bu defa kendisi bıçaklanıp aşırı kan kaybından dolayı can verdiğini öğrendiğimizde içimiz yandı. Bir süre bu acı olayın etkisi altında tadımız kaçtı ama ikinci çocuğumuzun doğumundan sonra evimiz yine eskisi gibi şenlendi. resmi nikah yapıp evlendiğim kayınbabam köydeki babasından kalan büyük arazileri de sattıktan sonra öyle büyük bir para elimize geçti ki, taparcasına sevdiğim erkeğimin bir daha hiç bir zaman çalışmasına gerek kalmadı.Çocukları okul servisine bindireli yarım saat kadar olmuştu. Ben sizlere uzun zamandır yazmayı düşündüğüm anılarımla ilgili bu satırları güneşli bir havada, açık pencerenin pervazına yaslanmış durumda kaleme almayı sonlandırırken aynı anda yan dairede oturan güzel komşum Aysel´le camdan cama laflıyor, arkamdaki perdenin arkasında kalçalarımı okşayan ` `eski kayınbabam` şimdiki kocam ise beni düzmek için hazırIanıyordu

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Komşum Hülya

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Blowjob

Komşum Hülya

Merhaba değerli xhamster okurları Öncelikle kendimden bahsedeyim ben 28 yaşında 1,80 boyunda kumral 80 kg hafif atletik yapılı yakışıklı denebilecek bi erkeğim. Sizlere geçen yaz teyzemin üst kat komşusu hülya (takma ad) ile aramda geçen olayı anlatmak istedim. Hülya 35 yaşında 1 çocuk annesi 1,75 boylarında beyaz tenli, siyah saçlı, balık etli, sütun gibi bacakları taş gibi yuvarlak dolgun kalçaları ve dimdik göğüsleriyle gerçekten çok seksi bir kadın. Birde yüz güzelliği eklenince her erkeğin fantazisini süsleyecek bir kadın tam anlamıyla. Onu ilk gördüğümde kendimden küçük sanmıştım 28 yaşında falan gösteriyo. Tabi kocası kendinden 21 yaş büyük olunca haliyle çok yıpranmamış kadın. Sanırım kocasıyla parası için evlenmiş, adam aşırı bi zengin değil fakat yinede hali vakti yerinde. Zaten teyzemde onların kiracısı. Ben normalde içine kapanık biri sayılırım. Görenler tipime bakıp bu yakışıklı çok can yakmıştır diye düşünsede malesef çok bi can yakmışlığım yok. Çıktığım kızları da çok memnun ederim kadın ruhundan da anlarım fakat nerde sorun var hala onu anlamış değilim. Ben şans işi olarak yorumluyorum. Sürekli bi seks hayatım olmadığı içinde sanal alemde kadınlarla çılgın sohbetler etmeyi seven biriyim
Ben Ankarada özel bi şirkette muhasebeciyim. 2010 temmuz ayında 15 gün yıllık iznimi aldım. Alanyaya tatile gitmeyi planlarken bazı akla gelmeyen masraflar yüzünden gidemedim. Teyzem kocaeli’nde oturuyor beni de çok sever. Onun yanına bari gidiyim hem teyzemi görmüş olurum, hemde 3 – 4 gün kocaeliyi gezerim dedim ve teyzeme gittim. Neyse akşama doğru teyzemlerin evine geldim. Teyzemde yalnız yaşayan bi kadın eniştem vefat ettikten sonra evlenmedi, oğluda istanbulda ünv 3.sınıfa gidiyor. Bunu teyzemle aramda bişey geçtiği için yazmıyorum yanlış anlaşılmasın yakın akraba ilişkilerinden nefret ederim. Neyse teyzem beni çok iyi karşıladı, en sevdiğim yemekleri yapmış neyse yemeği yedik teyzemle. Teyzem sofrayı toparlarken bende teyzemin laptopu açtım internette takılıyorum, derken kapı çaldı. Gelen o muhteşem kadın hülya idi. Teyzemin yalnız yaşadığını bildiği için, benimde geldiğimden haberi olmadığı için gayet rahat siyah ince bir tayt ve beyaz dekolteli bi tişörtle gelmiş. Beni görünce çekinir gibi oldu ama geride dönemedi. Neyse teyzem bizi tanıştırdı. Hülya aklımı başımdan almıştı ne kadar tişörtüyle kapatmaya çalışsa bile o taytın altındaki yuvarlak kalçalar beni benden alıyordu. Yarrağım kabarmıştı saklamaya çalışıyordum. Hülyanın nasıl doyumsuz ve ateşli bi kadın olduğunu gözlerinden anlıyordum çaktırmadan beni süzüyordu. Neyse oturdukça sohbet koyulaşmış, bana ne iş yapıyosun falan gibilerinden laf bile atmaya başlamıştı. Yavaş yavaş kaynaşıyorduk. Artık hülya da tişörtüyle kalçalarını kapatmaktan yorulmuş pek oralı olmuyor sereserpe oturuyordu. O incecik taytın altındaki kilodun hatları net belli oluyordu. Çaktırmadan her fırsatta onu gözlerimle yiyordum ama ben kabaran yarrağımı hala saklamaya çalışıyordum, mecburdum. Kendi kendime Taner napıyosun kendine gel dedim ve dikkatimi başka yerlere veriyim en iyisi diyerek tekrar laptopu kucağıma alıp internete takılmaya başladım. Ara ara sohbete katılıyordum. Hülya kocasından dert yanıyodu teyzeme. Neyse bi ara Hülya bana sen bilgisayardan anlarmısın diye sordu. Bende uzmanlık alanıma girer diye cevap verdim. Benim evde masaüstü bilgisayar var çok yavaş çalışıyo, internete girince donuyo format atılması gerekiyormuş onada bi bakabilirmisin dedi. Bende format cd si yok ama bulup hallederim bi ara dedim. CD si falan var gelip bi baksan çok sevinirm, walla bilgisayarcıya götürmeye üşeniyorum koca bilgisayarı dedi. Bende şimdi mi? dedim. Evet ben üst katta oturuyorum zaten dedi. Teyzemde git bi bakıver oğlum ben hülyayı severim gibilerinden bişeyler soyledi. Neyse bende tamam dedim çıktık.
Merdivenleri çıkarken hülyanın o güzel kalçalarından gözümü ayıramıyordum. Ben evde eşi falan vardır diye beklerken eve girdiğimizde kimse yoktu. Kimse yokmu diye sordum. Hayır eşim iş için yurtdışına gitti. 10 gün sonra dönecekmiş dedi. ve iş içinmi gidiyo orası da belli değil ik**e bir beni koyup koyup gidiyo tek başıma diyerek mırıldandı bi of çekti kendi kendine. Bu arada çocuğuda yatılı kolejde kalıyormuş. Zengin çocuğu nede olsa. Neyse pc hangi odada diye sordum pc odasına gittik. Ben pc yi açtım baktım gayet normal bi şekilde çalışıyordu. İnternet sayfalarında donukluk falan yapmıyordu. Bu arada ben bilgisayarı kullanırken hülyada sandalyemin arkasına geçmiş bilgisayarda benim yaptığım şeylere bakma bahanesiyle eğilmiş taş gibi göğüslerini omzuma yaslamıştı nefesinide boynumda hissediyordum. Hülyanın niyetini anlamıştım bi an önce harekete geçmek istiyordum ama ya yanlış anladıysam diye de tedirgindim. Ters bi tepki verirse rezil olurdum teyzeme karşı. O yüzden niyetini iyice anlamak için bi atılımda bulunmadım. Hülyanın omzuma yasladığı taş gibi göğüsleri abartısız 20 cm kalın yarrağımı kazık gibi sertleştirmişti. Altımda da eşofman olduğu için saklamakta güçlük çekiyordum bacak bacak üstüne atsam yine çok belli oluyordu kilodumdan taşan o iri yarrağım. Bilgisayarın ekranına bakmak için eğilmişti hülya ama göz ucuyla baktığımda eşofmanın içinde kabaran yarrağımı dikizlediğini gördüm. Ama yinede tedirgindim. Bu bilgisayar gayet hızlı bundan hızlısını ne yapacaksın dedim. Aaa sen gelmeden önce böyle değildi usta eli değmesi bile yetiyo baksana diyerek gülüyordu. Neyse ben kalkıyım diyerek tam sandalyeden kalkacakken omuzlarımdan aşağı bastırarak otur nereye gidiyosun sohbet ederiz sıkıldınmı yoksa dedi. Bende hayır dedim niyetini yavaş yavaş ortaya koyuyordu. Sen evlimisin
diye sordu. Hayır neden sordun dedim. Hiiiç merak ettim öylesine dedi. Peki sevgilin varmı dedi. Bende hayır sevgilim de yok dedim. Oda gülümseyerek yalancıııııııı seninmi sevgilin yok kesin vardır yeme beni dedi. Onun bu konuşmaları bile içimi eritiyordu. Bende gülümseyerek sana yalan borcummu var dedim. Ben sandalyede oturuken arkamdan sarılarak çok yakışıklısın senin olmak istiyorum anla artık dedi. Neye uğradığımı şaşırmıştım şaşkınlık ve sevinç duygusunu aynı anda yaşıyordum. Boynumu öpmeye başladı. Sevinçten havalara uçuyordum sonunda isteğim olmuştu. Tam sandalyeden kalkmak isterken tekrar omuzlarıma bastırıp kalkma dedi. Döner sandalyeyi kendine çevirerek kucağıma oturdu ve ateşli bi şekilde öpüşmeye başladık. Artık beni çıldırtan o kalçalar avuçlarımın içindeydi. Bi taraftan birbirimizi yercesine öpüşüyorduk benim ellerim hülyanın kalçalarını avuçluyor o ise benim saçlarımı okşuyordu. 5 dakika kadar öpüştükten sonra kucağımdan indi ve ben sandalyedeyken sen ne saklıyorsun bakalım orda diyerek sandalyemin önünde diz çöküp eşofmanımla kilodumu aynı anda sıyırdı. Sabah yola çıkmadan önce tıraş ettiğim 20 cm kalın kazık gibi yarrağı görünce ımmmmm offfffffff yarrağa bak lokum gibi porno filmlerdeki gibi diyerek eline alıp biraz sıvazladıktan sonra ağzına alıp yalamaya başladı. Yarrağa öyle susamışki yercesine emiyordu aletimi. Bende arada saçlarından tutup iyice bastırıyordum aletim boğazlarını dolduruyordu. Hülya yarrağımı yalarken bende hülyanın göğüs dekoltesinden elimi südyenin içine daldırıp göğüslerini okşamaya başladım. Hülya bi taraftan benim yarrağı emerken bi taraftanda taytın dışından amcığını okşuyordu. Amcığının suları taytın dışına kadar çıkmış sırılsıklam olmuştu. 5 dakika kadar yaladıktan sonra ayağa kalktım ve hülyayı o muhteşem kalçalarından kavrayarak kucağıma aldım. Yatak odasına geçelimmi diye sordum kısık bir sesle evet erkeğim bana kadınlığımı hissettir herşeyimle senin olmak istiyorum diyordu. Bu sözleri duymak beni dahada azdırıyordu. Onu götünden de sikmeyi düşünüyordum çünkü. Kucağımda hülyayı yatak odasına götürdüm yatak odasına giderkende beyaz tişörtüyle kırmızı südyenini çıkarmıştım oda benim tişörtümle atletimi çıkarmıştı. Yavaşça yatağa bırakıp üzerine yumuldum ben çırılçıplak hülyada ise sadece siyah taytı ile kırmızı kilodu kalmıştı. taytın dışından ıslak amcığı okşuyor, baldan tatlı göğüslerini emiyor, uçlarına hafif ısırıklar konduruyordum. Hülya ise bir eliyle yarrağımı sıvazlıyor, diğer eliyle saçlarımı okşuyor, erkeğim benim harikasın diye mırıldanıyordu. Artık o amcığı yalamanın vakti gelmişti. İlk önce ıslak taytını daha sonra kırmızı ıslak dantelli kilodunu çıkardım. Hülyaya bacaklarını iyice aralamasını soyledim. Hülya bacaklarını açtı kabak gibi amcığı karşımdaydı. Elimle dokundum ama sanki hiç tüy çıkmıyor gibi tamamen prüzsüz bi amcığı vardı ve bacaklarıda aynıydı. Meğersem vücudundaki tüm tüyleri lazerle aldırmış cillop gibiydi. Hemen yumularak amcığının kenarlarını yalamaya başladım. Hafif hafif haykırıyordu amcığına iyice yaklaşıp nefesimi amcığında hissettiriyordum çok hoşuna gidiyordu. Hoşuna gidiyormu diye sorduğumda çok güzeeel diye cevap veriyordu. Daha önce ne bir erkeğin aletini yalamış nede bi erkeğe amcığını yalattırmış ilk defa oral seks yapıyormuş. 56 yaşındaki kocasından başka da hiç bi erkekle yatmamış şimdiye kadar. Neyse ben artık hülyanın o prüzsüz ıslak amcığına dilimi sokmuştum hararetli bi şekilde emiyorum, dilimle beceriyordum resmen. Hülya dizlerini büküp açıyor adete kendinden geçiyordu. Gittikçe artan çığlığı beni dahada azdırıyor daha da şiddetli yalıyordum. Hülya iyice kendinden geçmişti boşalabileceğini düşünerek yalamayı bıraktım. Bacaklarının arasına girerek üstüne yumuldum kulağına sikeyimmi artık seni bebeğim diye sorduğumda evet artık o amcığıma sürttünen yarrağı içime almak istiyorum diyordu. Biraz doğruldum aletimin dibinden tutarak o prüzsüz amcığa fırça çekmeye başladım. Deli oluyordu hüya artık sik erkeğim diye inlemeye başladı. O sulu dar amcığın üstüne yarrağımın kafasını koyarak birden bütün ağırlığımı hülyaya verdim. 20 cm lik yarrağım bi hamlede yarıya kadar girmişti. Harika dar bi amcığı vardı. Ben sokar sokmaz hülya derin bir çığlık attı sanki bakireliğini alıyordum o derece çığlıklar atıyordu. Yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladım. Hülya zevkten inim inim inliyordu daha yarrağımın yarısını sokmamıştım. Biraz alıştırdıktan sonra bi hamlede taşaklarıma kadar sert bi şekilde dayadım hülyanın o tatlı amcığına. Hülya yine deli gibi çığlıklar atmaya başladı kısa bir süre sonra titreyerek boşaldı. Sıcak spermlerini taşşaklarımda hissetmiştim. Ben hala pompalamaya devam ediyordum. Bacaklarım kasıldı biraz çıkarmısın dedi. Bende tabi dedim ve üzerinden kalktım. Özür dileyerek kusura bakma bacaklarım kasıldı birazdan devam ederiz dedi. Sırtı yukarı bi şekilde yatıyordu. Öyle mükemmel bacaklarıyla uyumlu dolgun kalçaları vardıki anlatamam. Yanına uzandım bende kalçalarını okşuyordum. Hülya şenzlogta uzanır gibi sırtı yukarı gelmiş bi şekilde yatıyordu. Benim yarrak daha inmemişti yarrağıma bakıp gülüyordu. Ben bu yarrağı tamamen içime mi aldım diye gülerek bana soruyordu. Bende evet bebeğim diye cevap verdim. Daha sonra yanımda duran o kalçaları yalamaya başladım taş gibiydi. Hülya gülüyor ne yapıyosun erkeğim diyordu. bende çok canım çekti yalıyorum diyordum. Bacakların kasıntısı geçtimi dedim. Hayır geçmedi geçer birazdan dedi. Poposunu okşarken herşeyinle benim olmakmı istiyordun dedim. Eevet dedi. Seni götünden de sikmek istiyorum bebeğim müsade edersin değilmi dedim. Bilmem hiç yapmadım ama çok acıyormuş galiba dedi. Onlar işi bilmiyorlar bebeğim çok fazla acıtmadan yaparım kremleriz falan diyerek ikna etttim. İyi tamam o zaman dedi. Artık o harika götüde sikecektim. Hemen aynanın önünden bi krem bulup sırtüstü yatan hülyanın bacaklarına oturarak baş parmağımla hülyanın göt deliğini kremlemeye parmaklamaya başladım. Hülya hafif hafif offff diye inliyordu. Göt deliğini iyice kremledikten sonra kafası kocaman olan yarrağımı hülyanın deliğinin üstüne getirdim. Kendini sıkma serbest bırak bebeğim diyerek, kendini serbest bırakmasını söyledim. Hülyada kendini bırakır bırakmaz tüm ağırlığımı vererek birden taşaklarıma kadar kökledim o bembeyaz göte. Hülya ani bir çığlıkla nefes nefese kalmış çok acıyor aşkımmmmmm diye inliyordu. Yarrağım tamamen hülyanın poposundaydı. Yarrağımı göt deliğiyle sıktırıyordu. Kendimi geri çekiyordum ama çıkmıyordu yarrağımı koparacakçasına sıkıyordu. Ellerimle kalçalarını iki yana bastırarak yavaş yavaş gelgit yapmaya başladım çok acıyor diye inliyordu. Bi müddet sonra alışmıştı hoşuna gidiyormu bebeğim diyordum eveeeeeeeeetttttt diye inliyordu altımda. Daha sonra bacaklarının kasıntısı geçtimi önden devam edelimmi diye sordum evet dedi. Yarrağımı hülyanın götünden çıkardım. köpek pozisyonuna geçmesini söyledim. Hülya eşiyle hiç böyle seks yapmamış ama çok porno izlediği belliydi. Elleriyle başını yastığa koyup öyle bir domaldıki amcığını iyice ortaya çıkarmıştı. Bende dizlerimin üstüne yanaşarak yarrağımla amcığına fırça çekmeye başladım. Hülya deli oluyordu hadiiii diyerek inliyordu. Kadını böyle delirtmesi benim çok hoşuma gider. Hülyayı iyice delirttikten sonra yavaşça yarrağımı amcığına kaydırdım. Gittikçe hızlanıyordum kalçalarına tokat atıyordum tokat attıkça ıhhhhhhh diye sesler çıkarıyor daha da azgınlaşıyordu sanki. Hızlı ve sert darbelerle sikiyordum ahhhhh ahhhh ahhhh ahhh ahhh diye nefes nefese inliyor yastığı ısırıyordu. O kaymak gibi amcığa kayarken saçlarını asılıp kendime çekmek ve o taş gibi kalçaları okşamak harika bişeydi. İkimizde nefes nefese sikişirken ağzına boşalmak istediğimi soyledim. Olmaz yüzüme boşal midem bulanır dedi. Tamam bebeğim ben çıkınca hemen yüzünü dön dedim. Boşalmam yakınlaştmıştı fakat hülya benden önce yine titreyerek şiddetli bi şekilde boşalmıştı. Ben devam ettim biraz gelip gittikten sonra bende patlamak üzereydim hemen yarağımı çıkardım. Ben çıkarır çıkarmaz hülya da bana yüzünü dönerek gözlerini yumdu. Epey birikmiş olan spermlerimi hülyanın yüzüne ve göğüslerine doğru fışkırttım. Daha sonra banyoya gittik küvette sıcak suyun içinde kucağımda tekrar siktim harika bir kadındı. Banyodan çıktık yatağa uzandık birer sigara yaktık. Sohbet etmeye başladık daha hiç hayatında böyle seks yapmamış kocasından başka biriyle yatmamış. Ama kart kocasının onu aldattığını anlayınca kendine genç bi erkek aramaya başlamış tam o sıralarda benle tanıştığını soyledi. Bana kocasıyla olan ilişkisini anlattı adamın yarı ömrü yurtdışında geçiyormuş. Ayda bir iki kez anca seks yapıyolarmış onda da eşi 5 dk geçmeden boşalıyormuş. Eşinin penisi benimkinin hem uzunluk hem kalnlık olarak yarısı kadar bile olmadığını soyledi. Zaten daracık amcığındanda belliydi. Neyse ben artık gideyim dedim ve aşağı indim. Teyzem de ne oldu halletinmi dedi bende evet format attıım o yüzden geç bitti dedim. Biraz oturduktan sonra yattık. Ertesi sabah kahvaltı yapar yapmaz teyze ben gezmeye çıkıyorum diyerek sessizce çaktırmadan yukarı çıktım. Hülyayada mesaj attım zile basmamak için kapıyı aç diye. Yukarı çıkıp baktığımda kapı aralıktı içeri girdim. Hülya beni hoşgeldin yakışıklım diyerek karşıladı. Üstünde kırmızı saten sexy bir mini gecelik vardı. Hemen yanına giderek öpüşmeye başladık. Artık her fırsatta yukarı çıkıp bu doyumsuz yavruyu defalarca sikiyordum. Benim iznim bitmesine 4 gün kala kocası geldi. Kocası evde yokken yine kaçamaklara devam ettik. Aslında ben 3 – 4 günlüğüne gitmiştim kocaeliye ama bu fıstığı bırakıp gitmek olmazdı. İznimin son gününe kadar kaldım. 14 günde nerden baksanız 35 – 40 kez ilişki yaşadık. Bana hayatımın erkeği sevişmeyi ve kadınlığımı bana yaşatan erkeksin yakışıklı sevgilim benim diyordu. Ama ne yazıkki ayrılık günü gelmişti birbirimizin cep telefonunu, e-mailini almıştık ben ilk fırsatta tekrar kocaeliye gidecektim oda ilk fırsatta ankaraya gelecekti diye beklerken bir ay sonra beni aradı. Ve bana birdaha görüşemeyeceğiz ben istanbula taşınıyorum eşimden boşandım ve başka biriyle evleniyorum dedi. Bende üzülmüştüm tüm hayallerim bi anda yıkıldı. Bana yaşattığın herşey için teşekkürler ama artık görüşemeyiz dedi. Sonradan öğrendim kendinden 3 yaş küçük biriyle evlenmiş. Kocasından boşanmış kocasından da epey bi malvarlığı düşmüş. Şimdi istanbulda yaşıyormış. Tekrar onunla olmayı çok istiyorum ama mailini kapatmış. Telefon numarasını değiştirmiş. Diyeceğim o 14 günlük harika unutulmaz bir tatildi benim için. Şimdi nerde bulurum hülya gibisini ahhh hülya ahhhhh.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Plajdaki Röntgenci Genç! (1)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

College

Plajdaki Röntgenci Genç! (1)
Plajdaki Röntgenci Genç! (1)

Selamlar, ben Almanya’dan Ecemsu, 30 yaşındayım. Kocam 36 yaşında, 6 senelik evliyiz. Ben ana okulu öğretmeniyim, kocam ise kuaför. Kocamla izinlerimiz denk gelirse hemen hemen her sene tatil için Türkiye’ye (bazen Muğla tarafına, bazen Antalya tarafına) gideriz. Bu sene kocamın isteği üzerine İtalya’da bir sahil kasabasına gitmeye karar verdik…

Kaldığımız otelde genelde yerli halk, kısmen de bizim gibi Almanya’dan gelme turistler vardı. Yabancı bir ülkede olmak bizi psikolojik olarak rahatlatmış, bana ve kocama daha bir güven gelmişti. Türkiye’de hayatta yapamayacacağım bir şeyi yapıp, burada Topless (göğüslerim açık) güneşlenebiliyordum. Kocamla daha ilk günde, gerek otelin havuzunda, gerekse sahil kenarına inip, göğüslerim açık denizde cilveleşiyor, oyunlar oynuyorduk. Kimsenin aldırmayışı bizim daha da serbest davranmamıza imkan tanıyordu. Tabii tek tük de olsa, bazen abazan gözler üzerimde olabiliyordu. Ama kocam yanımda olduğundan fazla da umursamıyor, rahat davranıyor, kocamla cilveleşmeye devam ediyordum….

Tatilimizin ikinci gününde, öğlen üzeri deniz kıyısında tenha bir yerde gezerken, yine göğüslerim açıktı ve altımda Tanga benzeri ipli bir bikini vardı. Kocamın üzerinde ise sadece şortu vardı. Denize girdik, suyun içinde şakalaşıp birbirimize su atarken, suyun içinde kocamın sikini tuttum. Tutmamla beraber hemen siki şahlandı. Elimi şortunun içine sokup sikini okşamaya başladım. Kocam biraz çevreye bakındıktan sonra o da suyun altından elini bikinimin içine sokup, amımı okşamaya, bir yandan da açıkta olan mememin birini yalamaya başladı. Kocamın dudakları kah sağ mememde, kah sol mememde geziniyor, meme uçlarımı öpüyor, bazen de ısırıyordu. Hatta bir ısırışında canım çok yandı, ama müthiş zevke gelmiştim. Kocamın amımı okşaması, parmaklarının amımın içinde gidip gelmesi hızlanmıştı. Zevkten dudaklarımı ısırıyordum, Orgazm olmak, boşalmak üzereydim. Kocam da aynı durumdaydı. İkimiz de suyun içine ellerimizi daha hızlandırarak aynı anda boşaldık. Rahatlamıştık.

Çevreye bakarken, plajın arka kısımlarındadaki otların arasından bizi gözetleyen 25 yaşlarında bir genç gördüm. Kocam genci görmemişti, ben de nedense kocama söylemedim röntgenlendiğimizi. Genç halen arada sırada bize bakıyordu. Kocamla denizden çıkıp, plajda tenha bir yerde kurulandık ve kendimizi güneşlenmeye bıraktık. Ben güneş yağını çıkardım, “Sana da süreyim kocacığım, ya değilse yanacaksın!” dedim. Kocam herzamanki inatçılığı ile, “Bana birşey olmaz!” diyerek istemedi. Ben göğüslerime güneş yağı sürerken, biryandan da kocama çaktırmadan arada sırada gence bakıyordum, evet halen gözü bizdeydi…

Bana ne olduysa artık, birden azmıştım yine. Elimi kocamın şortundan içeri sokup sikini okşamaya başladım. Kocam kafasını kaldırıp çevreyi kontrol etti, baktı kimse ilgilenmiyor, şortunu çıkarıp yeniden yattı. Oysaki genç halen bizi gözetliyordu. Ben de o gence nispet yaparcasına kocamın sikini ağzıma aldım yalamaya başladım. Yan gözle de o gence bakıyorum, bizi dikizliyor mu diye. Genç şortundan sikini çıkarmış, sanki pørnø seyreder gibi bizi izleyerek sikini okşuyordu. Otlardan dolayı sikinin boyutları tam olarak seçilmiyordu, fakat görebildiğim kadarıyla kocamın sikinden biraz daha uzun ve kalındı…

Kocamın siki ağzımda iyice büyüyünce, hemen bir hamlede bikinimin altını yana çekip, kocamın üstüne çıktım, sikini amıma aldım. Kocamın siki üstünde zıplarken çıldırmış gibiydim. Zevkten uçmuş bir halde zıplarken biryandan da gence bakıyordum. Gencin de el hareketleri hızlanmıştı, sanırım boşalmaya yaklaşmıştı. Birinin bana bakarak 31 çekmesi beni acaip azdırmıştı. Kocamın siki üstünde zıplarken biryandan da göğüslerimi avuçluyordum…

Sonunda ben Orgazm olduğumda, kocam da daha fazla dayanamadı ve içime boşaldı. Sıcacık dölleri amımı doldurmuş, bir kısmı da dışarı taşmıştı. O anda gözüm gence takıldı, o da bizim gibi boşalmış, yüzü gülüyordu. Amımdan akan döllerden elimle biraz alarak dudağıma götürdüm ve kocama çaktırmadan gence elimdeki dölü göstererek bir öpücük yolladım. Genç de gülerek sikinde kalmış son damla dölü parmağıyla alıp bana gösterdi ve bir öpücük yolladı…

Kocamla yeniden denize girip temizlendik. Denizden çıktığımızda genç ortadan kaybolmuştu. Akşama kadar güneşlenip otele döndük. Ama aklım o gençte kalmıştı. Akşam yemeğinden sonra odamıza çıktık, erkenden yattık, uyuduk…

Ertesi gün kalktığımızda kocam kendini iyi hissetmiyordu. Otelin doktorunu çağırdım, muayene etti. Kocamı güneş çarpmış. Birkaç tane ilaç verdi, 3-4 gün güneşe çıkmaması gerektiğini söyleyip gitti. Kocama her nekadar, “Ben sana bakarım, iyileşene kadar yanından ayrılmam!” desem de, “Benim yüzümden sen de denizden, güneşten mahrum kalma! Havuza gir, plaja git, denize gir, güneşlen, tatilin tadını çıkar!” diye ısrar etti. Ben yine de kocamın yanında kaldım. Öğlen olduğunda yemeği odaya istedim. Yemekten sonra kocam, “Hayatım üzülüyorum sana, benim yüzümden odaya kapanıp kalma!” diye ısrar edince, “Peki, biraz denize girer, güneşlenir gelirim!” deyip, hazırlandım ve çıktım.

Plaja indim. Yürürken ayaklarım beni yine dün kocamla sikiştiğimiz o tenha yere götürdü. Aynı yere havluyu serip, bikinimin üstünü çıkardım. Gözlerim dünkü genci arıyordu, ama görünürlerde yoktu. Kocamın durumunu unutmuş, gencin olmayışına üzülmüş gibiydim. Denize girip biraz yüzdüm. Suyun içinde biraz serinleyip tekrar çıktım. Kurulanıp, göğüslerime, kollarıma ve bacaklarıma güneş yağı sürdüm. Elimin yettiği yere kadar sırtıma da sürerken, o genci farkettim ve müthiş heyecanlandım. Yine otların arasında sikini şortundan çıkarmış, bana bakarak sıvazlıyordu…

İlkin ne yapacağımı bilemesem de, sonra şeytan dürttü, genci biraz azdırmak istedim. Elimdeki güneş yağı şişesini gence gösterip, el işareti ile sırtıma sürmesini istediğimi anlatmaya çalıştım. Genç sıvazladığı sikini şortuna sokup, etrafa bakına bakına yanıma geldi. Önümde dikildiğinde kalkık siki şortunu delecekmiş gibi duruyordu. Bana İtalyanca birşeyler söyledi. Ama ben malesef (Günaydın, Teşekkür ederim, Afiyet olsun, Evet, Hayır gibi çok bilinen sözcükler dışında) İtalyanca bilmiyordum. Ona Almanca bilip bimediğini sordum, ama o da Almanca bilmiyormuş. İster istemez gülüştük. Tarzanca, el kol hareketleriyle ismini sordum. İsmi Alberto imiş.

Alberto’ya güneş yağını verdim ve havluya yüzüstü uzandım. Omuzbaşlarımdan ve ensemden başladı yağlamaya. Sırtımı ve belimi de yağladıktan sonra İtalyanca birşey söyleyip, “Si Sinyora?” diye sordu. Herhalde ‘Bu kadar yeterli mi?’ diye soruyordu. “Si, Grazie!” diyerek teşekkür etmemle birlikte bikini altımın yanlardaki bağcıklarını çözüp açtı ve popomu yağlamaya başladı. Önce itiraz etmeyi düşündüm, ama Alberto’nun eli götümün yanakları arasında gezinmeye başlayınca içim bir tuhaf oldu ve sesimi çıkarmadım…

Parmakları bazen amımın dudakları ve göt deliğimin etrafında dolanıyordu. O anda okadar azmıştım ki, parmaklarını deliklerime sokmasını bekler olmuştum. Daha rahat olması için bikinimin altını komple çekip çıkardım ve bacaklarımı biraz aralayıp popomu yükselttim. Alberto, “Bellissimo! Bellissimo!” diyerek birden götümün yanaklarını ayırıp yüzünü gömdü. Amımın dudaklarını ve götümün deliğini yalamaya başladığında bende filim koptu. Aldığım zevkle yüksek sesle inliyordum. Çok geçmeden ben ilk Orgazmımı oldum.

Hemen doğrulup Alberto’nun şortunu indirdim, sikine yumuldum. Deli gibi yalıyordum sünnetsiz sikini. Tahmin ettiğim gibi kocamınkinden uzun ve kalın bir siki vardı. Biraz daha yalayıp, sırtüstü yattım, bacaklarımı ayırdım, artık o siki yemenin zamanı gelmişti. Alberto bacaklarımın arasına yanaştı. Sikini amımın ağzına yerleştirip hepsini birden soktuğunda, “Ohhhh!” diye inledim. Uzun ve kalın siki amımı boşluk bırakmadan doldurmuştu. Hiç beklemeden pompalamaya başladı. İtalyanca birşeyler söyleyerek bacaklarımı omzuna almış, habire hızlı hızlı pompalıyordu. Kocamla sikişirken de çabuk Orgazm olurdum, ama hiç bukadar kısa sürede Orgazm olduğumu hatırlamıyorum. Kısa bir aralıkla ikinci kez Orgazm olmuştum…

Alberto yine İtalyanca birşeyler söyleyip, el işaretleriyle arkamı dönmemi istedi. Domalmamı istiyordu galiba. Hemen arkamı dönüp domaldım. Arkadan amıma geçirip sikmeye devam etti. Bir süre sonra hareketleri iyice hızlandı, sanırım boşalmak üzereydi. İşin tuhaf tarafı ise ben de yeniden Orgazm olmaya yaklaşmıştım. Çok geçmeden Alberto birşeyler söyledi ve “Si, Sinyora?” diye sordu. Ne dediğini anlamadım, ama o anda ne dediği önemli değildi. Ben üçüncü kez Orgazm olurken, “Si Alberto, Si!” diye inleyince, Alberto böğürerek arkama kenetlendi ve içime boşaldı. Sıcacık dölleri kesik kesik amıma fışkırırken, benimse heyecandan, zevkten ve yaşadığım Orgazmın etkisinden dizlerim titriyordu…

Kendimize gelince denize girdik, temizlendik. Tekrar plaja çıkıp kurulandık. Alberto saatini gösterip birşeyler söyledi, ben tabii yine anlamadım. Dudaklarımı öpüp, “Ciao!” diyerek gittiğinde ise üzülmüştüm. Ben biraz daha güneşlenip otele döndüm. Odaya girdiğimde kocam uyuyordu, halen yüksek ateşi vardı. Kocamı uyandırmadım, duş alıp yanına uzandım. Gözlerimi kapamış, Alberto’nun beni sikişini düşünürken uykuya dalmışım…

Akşama doğru uyandığımda, kocam uyanıktı ve kendini biraz daha iyi hissediyordu. Neler yaptığımı sorduğunda, plaja gittiğimi, denize girdiğimi ve güneşlendiğimi anlattım ve “Kocacığım, iyi ki tatil için burayı seçmişiz! Ben burayı çok sevdim! Plajda üstsüz geziyorsun, üstsüz denize giriyorsun, üstsüz güneşleniyorsun, valla dönüp bakan erkek sinek bile yok!” dedim. Tabii ki Alberto’yla sikiştiğimden ve beni üç kez Orgazm ettiğinden bahsetmedim 🙂

[Ecemsu]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hocam

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Blowjob

Hocam

Lise son… Matematik zayıf, özel ders almam gerektiğine karar verilmiş. Sevmiyorum matematiği, ama yapacak bir şey yok. Okul yetmezmiş gibi bir de eve özel öğretmen gelecek.

İlk ders geldi. Orta yaşlı (tabi benim iki katım yaşında), tipik okul hocalarına benzemeyen yakışıklı bi herif… İlk gün konuşmayla, tanışmayla geçti, anneyle beraber falan… Sonraki ders benim odaya kapandık. Kitaplar, formüller, işlemler… Üüffff… Berbat sıkıcı, nalet…

Bu arada fark ettim ki, bizim yakışıklının gözü benim tomurcuklanmış memelere kayıyor sürekli… İlk gördüm, “acaba” dedim. İkincisinde “belki” dedim, üçüncüde karar verdim “sapık bu herif”…

Benim de kendi vücudumu tanıdığım yıllar… Memelerimin kabarması, götümün başımın yuvarlaklarının artması, kadın tipine girmem hoşuma gidiyor.

Annemin seksi çamaşırlarını giyip makyaj yapıp aynada kendimi izliyorum yalnız olduğumda… Loli*ta dedikleri bi afet var aynada… Etli dudaklar, kabarık dalgalı saçlar, pembe uçlu yumruk gibi memeler, kabarık tüylenmeye başlamış kuku, uzun ve düzgün bacaklar…

E, canım da sıkılıyor zaten… Adamın bakıp durması, ben kitabın üstüne eğildikçe gözleri parlaması, yüzüne bakınca gözünü kaçırması, bir eli kalemle not alırken, diğerinin hep aşağıda, masanın altında olması… Hoşuma gitmeye başladı.

Etek boyunu kısalttım gitgide… Makyajı abartmaya başladım. Annemin baştan çıkarıcı, kadınsı parfümlerinden kokular… Üzerimde hatlarımı daha bir göze batırıcı giysiler… Mini etekler, bacaklarımı ortaya çıkaran…

Annem rahat çalışmamız için bizi yalnız bırakıyor odada… Sonraları hocama güven duygusu uyandı, sıkılıp gitmeye, biz de evde yalnız kalmaya başladık. Hocam sıkılmamam için arada mola veriyor, havadan sudan bahsediyor, bir şeyler içiyoruz.

Sıkılmıyorum tabi, rahatlıyorum. Nasıl sıkılayım, öyle eğleniyorum ki… Adamın gözü sürekli benim üstümde… Ağzı açık ayran budalası gibi gözünü ayırmıyor benden, güya çaktırmadan…

Ben de güya farkında olmadan oramı buramı açıveriyorum adamı öldürürcesine… Dikkatsiz (!) oturmalar… Annemin transparan, pembeli, cicişli külotlarla frikikler… Bacaklarım sürekli meydanda…

Üzerimde ya ip askılı bluzlar, ya da düğmeleri sütyene kadar açık incecik kumaştan gömlekler… Açık olmasa bile ince kumaştan sütyenimin bütün dantel detayları görünüyor.

Odamda boy aynam var. Çaktırmadan onun bana nasıl sikecek gibi baktığını görebiliyorum. O baktıkça ben zevkten bayılıyorum. Nasıl bayılmam… Yeni yetme ergen bir loli*ta olarak koskoca öğretmeni, bir erkeği kendime baktırıyorum… O kadar güzelim, o kadar seksiyim ki…

Koltuklarımın yanında başka şeylerim de kabarıyor bu arada… Vücudumda bir takım değişiklikler… O baktıkça ben sapıtıyorum, açılıyorum.

Bu arada hocamın dili de açılmaya başladı. Bana iltifatlar, canım’lar, güzelim’ler, yanağıma, saçıma dokunmalar, derste bacak, kol temasları…

Matematikten başka şeylerden, kızlardan, oğlanlardan sohbetler gelişmeye başladı molalarda…Neyse, uzatmayayım…

O gün…

Yine süresi iyice artmaya başlayan ders aralarından birindeyiz. Annem yine evde yok. Salona geçip soğuk kola içiyoruz, sohbet ediyoruz. Üçlü koltuktayız… Hocamın yine her zamanki gibi gözü bende, vücudumda… Ben konuşurken ağzımın içine düşecek gibi, dudaklarımı yiyecek gibi gözünü dikiyor.

O baktıkça ben abartıyorum, ara ara dilimle ıslattığım dudaklarımı yuvarlaya yuvarlaya, bebeğimsi konuşuyorum iyice… Bacak bacak üstüne atmışım, mini etek sıyrılmış…

Ben muhabbet nasıl oraya geldiyse(!) okulda, oğlanların yaptıklarını anlatıyorum, işte “yaramazlar, rahatsız ediyorlar, yere silgi düşürüp bacaklarıma bakıyorlar” falan, şikayet ediyorum…

Hocam ilgiyle, gözünü benden ayırmadan beni dinliyor, sorularıyla olayı iyice detaylandırıyor, nasıl bakmış, nereme bakmış, ayağımda külot var mıymış…

– “Normal ama,” deyiverdi ben anlattıktan sonra…

– “Neden hocam?” dedim. “Ben bir şey yapmadım, benim suçum yok ki…”

– “E, erkek milleti böyledir yavrum” dedi. “Yaşları büyük de olsa, küçük de olsa güzel kızlara hep yaparlar böyle şeyler… Sen de maşallah çok güzelsin, sana tabi yaparlar. Hele böyle minicik eteklerle okula gidersen… Çocuklar da yakından bakmak isterler.”

– “Aman hocam” dedim utanır gibi yaparak… “Ben güzel değilim ki… Benden güzel kızlar var okulda…”

– “Öyle deme Gülüm… Güzelim. Güzelsin. Sendeki hava kimsede yok.”

– “Yaa, ne havası hocam? Değilim işte…” dedim dudaklarımı büze büze…

– “Canım benim, inan bana, sendeki güzellik, seksilik o kızların hiçbirinde yok, onun için oğlanlar seninle uğraşıyorlar. Ben de o yaşta olsam seninle uğraşırdım.”

– “Yapmayın hocam” dedim yine, “Nerem güzel benim?”

Yanyana oturuyoruz koltukta… Elini uzattı, saçımı okşadı,

– “Saçların güzel” dedi.

Ben bekledim. Tepki vermedim. İşaret parmağını burnuma dokundurdu,

– “Burnun minicik, güzel…” dedi. Parmak aşağıya indi, tüy gibi dudaklarımı okşayıp

– “Dudakların harika, tazecik, çilek gibi…” dedi.

Bakışları düğmeleri açık gömleğimin sımsıkı sardığı, üst kısmını açıkta bıraktığı memelerimde dolaştı bana göstere göstere… Ama oraya dokunmadan aşağıya indi. Parmaklarının ucuyla mini eteğimin başladığı yerden dizlerime kadar okşadı bacaklarımı…

– “Hele bacakların…”

Sesi boğuk boğuktu bunu söylerken… Ben de heyecanlandım, ne yapacağını bekliyorum. Eli tekrar geri gelmeye, bu kez avucuyla okşayarak yukarı çıkmaya başladı. Yavaş yavaş…

Eteğimin baldırlarımın yarısına kadar olan hizasına geldi, eteği sıyırıp ilerlemeye devam etmek isteyince elimi hemen üstüne koydum,

– “Hocamm…” dedim…

Ben de heyecanlanmıştım onunla beraber… Babamın yaşında koca bir erkek beni beğeniyor, hayranlıkla, heyecanla bacaklarımı okşuyordu. İçimde acayip şeyler olmaya başlamıştı. Fırtına çıkmıştı sanki… Başım dönüyordu.

– “Şşş…” dedi fısıltıyla… “Bebeğim… İtiraz etme… Çok güzelsin sen… Güzelliğinin farkında değilsin… Erkekleri bitirirsin sen… Kızma okuldaki çocuklara güzelim benim…” diye devam etti.

İtiraz edemiyordum ki… Şaşkındım… Yaprak gibi titriyordum. Yaptıkları hoşuma gidiyordu, zevk alıyordum. O da bunun farkındaydı zaten… Kendimi arkaya bıraktım, koltuğa yaslandım. Sımsıkı tutuyordum elini, ileri gitmemesi için… Eli orada, bacağımda kaldı, ilerlemedi, ama çekmedi de…

Bu kez sol eli koltuğun arkalığından yaklaşmış, saçlarımın altından boynumu okşamaya başlamıştı. Parmakları saçlarımın arasında, kulağımda, boynumda dolaşıyor, kulak mememi parmaklarının arasına alıp ovalıyordu.

Yanıma yaklaştı iyice… Sol kolunu boynuma doladı… Başını iyice yaklaştırdı bana… Derin bir nefes aldı burnundan…

– “Ohhhh…” diye inledi… “Hele kokun… Adamı bitirirsin sen… Her şeyinle bitirirsin…”

Kıpırdayamıyor, hareket edemiyordum şaşkınlıktan… Oyun diye başladığım şey nereye gitmeye başlamıştı böyle… İçimdeki fırtına büyüyordu gitgide… Nefes alışlarım artmaya başlamış, yanaklarımın kıpkırmızı olduğunu hissediyordum…

Eğildi, dudaklarını heyecandan titreyen, yarı açık dudaklarımın üzerine koydu. Şaşkın gibiydim. Dudaklarımı öpmeye, emmeye başladı. Arada dilinin ucuyla gezindiğini hissettikçe titriyordum. Güzel bir şeydi bu… Sevişmek…

Bacağımdaki eli kıpırdadı sonra… İlerledi… Mini eteğimin altına girdi yavaşça… İlerledi… Tüylerim diken dikendi… Kasıklarıma bir alev topu yürüyordu sanki… Bacağımın iç tarafını okşaya okşaya küloduma kadar geldi eli… Kasılıverdim… Bacaklarım kilitlendi…

– “Şşşş…” dedi yine yatıştırmak için… Dili dudaklarımı zorluyor, açılmasını istercesine dolaşıyordu dudaklarımda… Araladım ben de… Dili ağzımın içine girdi… Dilimi okşuyordu diliyle…

Zevk… Zevk… Zevk…

Kendimi bırakıverdim… Bacaklarım aralandı… Eli külodumun üstünden kukumu okşamaya başlamıştı şimdi. Offf… Parmaklarının baskısı bitiriyordu beni… İçimden çağlayanlar boşalıyordu sanki…

Sonra…

Sonra kalın parmaklarını o gün giydiğim annemin minicik şeffaf siyah külodunun yanından içeriye soktu. Sıcak parmakları yeni tüylenmiş amıma değiyor, okşuyor, bastırıyordu… Şimşekler çakıyordu beynimin içinde…

Dudaklarımı somuran dudaklarından kurtarıp nefes almaya çalıştım. Sanki denizin dibinden çıkmışım, oksijensiz kalmışım gibi ağzım açık, göğsüm inip kalkıyordu.

Nasıl bir şey bu, nasıl anlatılmaz bir zevk, o yakan duygular, her tarafımı kasıp kavuran ateş… Elim hala elinin üstünde, parmakları durmadan kıpırdıyor kasıklarımda, amımın üstünde…Zevkten ıslanmışım. Elini çekip kaldırdı, parmaklarını gösterdi bana… Islaktı, parlıyorlardı. Parmağını ağzına götürüp yaladı. Burnuna götürüp kokladı…

– “Ohhh… Bebeğim…” diye inledi… “Çiçek gibi kokuyorsun… Tadın çilek gibi… Yavrum benim..” diye fısıldadı.

Ben koltuğa pelte gibi yayılmış, kıpırdayamıyordum. Elini gömleğimin düğmelerime götürüp tek tek açmaya başladı. Dakikalar sürdü açması sanki…

Striptiz yapar gibiydim önünde… Her düğmede açılan yerimi içine sindirir gibiydi. Eğilip öpüyordu açtığı her yeri… Çıkarmadı gömleğimi… Eğilip sütyenimin üstünden memelerimi avuçladı önce…

– “Ovvvv…” diye kıvrandım.Yine şimşek çakmıştı beynimde… Hele eğilip sütyenimi indirdiğinde, kabarmış meme ucuma dudaklarını dokundurduğunda… Bittim… Eriyordum zevkten… Dilinin ucuyla meme uçlarımda dolaşıyor, okşuyordu.

Dudaklarıyla kavrayıp emmeye başlayınca zıpladım… O ana kadar hareketsiz, tepkisiz iken, saçlarından tutup kavradım. Durdurmak istiyordum onu… Öyle zevk alıyordum ki, adeta acı çekiyordum, saçlarını çekiştirip memelerimden uzaklaştırmak istiyordum çaresizce… Ama saçlarını karıştırıp okşamaktan başka bir şey yapamıyordum.

Köpek herif… Ustaca yapıyordu yapacağını… Benim gibi körpe, hiç bir şey görmemiş bir loli.tanın üzerinde bütün tecrübelerini konuşturuyordu.

Daha memelerimi okşayıp öperken ilk orgazmımı yaşadım. Fırtına büyümüş, büyümüş, kasırgaya dönmüştü… Kasılıyordum… Kıvranıyordum… Ahhh.lar, Oohhh.lar dudaklarımın arasından fırlıyordu. Bırakmadı, öpmeye emmeye devam etti.

Önümde diz çökmüştü şimdi… Ben de doğrulmuş, memelerimi dudaklarından ayrılmaması için kendimi öne vermiştim. Ellerini yine eteğimin altına soktu. Okşaya okşaya külodun yanlarına geldi.

Çıkarmaya çalıştı, kalçamı kaldırıp yardım ettim. Yavaşça sıyırıp altı külodumu, bacaklarımdan aşağıya, ayaklarıma indirdi. Elimi apış arama götürüp kapatmaya çalıştım, engel oldu. Memelerimdeki dudaklarıyla, başıyla baskı yapıp beni arkaya itti, kaykıldım.

Eteğimi kaldırdı. Kabarmış amım gözünün önündeydi. İlk defa yabancı bir erkek görüyordu amımı… Bacaklarım bitişikti. Dizlerimden tutup ayırdı… Ayırdı…

Çiçek gibi önünde açılmıştım şimdi… El, göz değmemiş, bakire amımı gözleriyle yiyordu sanki… Sonra eğilip gerçekten yemeye başladı.

Sarsıldım… Bittim… Dudaklarını kukumda hissetmek, o sıcaklık, dilinin ıslaklığı öldürüyordu beni…

İkinci orgazmımı o sırada yaşadım… Başımı sağa sola atıyor, kıvranıyordum deli gibi… Ellerim saçlarının arasındaydı, yoluyordum saçlarını… Sanki dakikalar sürdü o şehvet… O zevk…

Kendime geldim. Baktım, pantolonun fermuarını açmış, sikini çıkarmıştı. Bana bakarak sıvazlıyordu sikini… Büyük bir siki vardı… Başı kocamandı… Hele o yaşta bana dev gibi geliyordu…

İlgiyle bakıyordum parmaklarının arasındaki şeye… Kazara babamınkini falan görmüştüm bir anlığına… Okulda oğlanın biri malzeme odasında gösterivermişti kalkmış pipisini…

Ama bu… İlk defa bu kadar yakından, bu kadar ayrıntılı görüyordum. Gözümü alamıyordum ondan…Dizlerinin üstünde yanaştı, kalçalarımdan tutup kendine çekti, o koca sikini benim sularımla ıslanmış, parlayan amıma sürdü, irkildim,

– “Hocam…” dedim. “Yapma, ben…”

– “Biliyorum aptal kız…” dedi gülerek eğildi dudaklarımdan öptü… “Sınıftaki acemi oğlanlarla bir tutma beni… Merak etme sen… Bana güven…”

Dakikalarca sikini sürdü ıslak amıma… Fırçaladı sınıftaki oğlanların deyimiyle… Benim kuduruk amcığım da hala hızını kesmemiş, suyu bitmemişti sanki… O sikini klitorisime sürttükçe yine zevk alıyor, yine içinden su boşalıyordu…

Bir süre sonra aniden kalkıp saçlarımdan tuttu, sikinin başını ağzıma sokmaya çalıştı.

– “Ohhh… Al bebeğim… Beni ağzına alll…” diye inliyordu bir yandan da…

Ama mümkün değildi. Minicik ağzım onun yumruğum gibi başını almıyordu, zorluyordu. (Sonra sonra başardım)

Ve boşaldı… İnliyordu durmadan… Spermleri durmaksızın fışkırıyor, yüzüme, ağzıma, burnuma akıyordu. Kaçmak istedim, saçlarımdan tutup kavradı, bırakmadı, ucunu ağzıma dayadı.

Ağzımın içine bile boşalıyordu. Dilimin ucuyla okşadım sikini… Spermlerinin tadına baktım. Alnımdan, yanaklarımdan akıyor, süzülüyordu spermler…Bitti sonunda… Kendini koltuğa, yanıma bıraktı… Nefes nefeseydi… Yüzü kızarmıştı. Hayatımın ilk erkeğini mutlu etmiştim. Ben de mutluydum.

– “Hadi git temizle yüzünü bebeğim. Üstünü toparla. Annen gelir şimdi…” dedi.

Banyoya gidip aynaya baktım. Saçlar karışmış, dudaklar şişmiş, yanaklar kızarmış, spermler yer yer parlıyor. Yüzümü yıkayıp temizledim, gömleğimi sütyenimi düzeltip içeriye gittim. O da toparlanıp masaya oturmuştu. Elini uzattı, dizine oturttu beni… Dudağımı öpüp,

– “Güzel miydi bebeğim?” diye sordu.

– “Güzeldi hocam…” dedim çekinerek…

– “Aramızda kalacak bunlar bebeğim… Kimseye bahsetmek yok, kız arkadaşlarına bile… Kimseye… Tamam mı?”

– “Tamam hocam… Deli misin? Kimseye anlatılır mı?” dedim suç ortağıma…

– “Hadi derse dönelim, yoksa kendimi tutamam, annen geldiğinde bizi yine böyle bulacak,” dedi.

İşte… İlk seks deneyimim… Hocam sayesinde…

Bu kadar mı? Hayır… Daha neler oldu neler… Anlatırım vakit buldukça…

Not : Eğer sizi tahrik edebildiysem hikayelerimle, beğendiyseniz beğeni butonuna basın ki beğendiğinizi bileyim.
Gül

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocamın Borcu

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Kocamın Borcu

Kocam hiç bilmediği bi dal olan gıda işine girdi. Ancak bir süre sonra borçlanmaya başladı,borcu ödeyeceğm diye bankadan kredi çekti, bir süre sonra onları da ödeyemeyince benden habersiz gitmiş tefeciden borç almış. Tabii onu da zamanında ödeyememiş.

Bir gün eve geç vakitte ağzı burnu kan içinde geldi. İlk başta bir şey söylemedi, soruyorum cevap vermiyor, “kavga ettim,önemli bir şey yok” falan diyor. Derken o esnada cep telefonu çaldı açtı

– “Tamam ödicem… Söz verdim…” deyince ben anladım. Telefonu kapadıktan sonra,

– “Ver şu numarayı, bir de ben konuşayım…” deyince kızdı.

– “Hayır olmaz, bu adamlar tekin değil. Sen kadın başınla ne yapacaksın? Merak etme, ben hallederim.” deyip lavaboya elini yüzünü yıkamaya gitti.

Ben de cep telefonunu alıp arayan numaralar kısmından numarayı bi kağıda not edip çantama attım.

Ertesi gün numarayı çevirdim ve karşıma çıkan kişiye kendimi tanıttım ve durumun ne olduğunu sordum. Karşıdaki kişinin sesi kalın, doğu şivesiyle ve oldukça sert konuşuyordu. Ödeme için bir ay süre verdiklerini söyleyince,

– “Bu mümkün değil bu meblağı bu kadar zamanda ödeyemeyiz.” dedim.

Bana ofisine gelmemi yüzyüze konuşmamızı teklif etti. Adresi alıp bir saat sonra denilen yere gittim. Beş katlı bir bina ve girişinde İkinci el oto galerisi vardı. İçeriye girdim. Karşıma çıkan karanlık tipli adama Ahmet beyle görüşeceğimi söyleyince

– “Kim arıyor diyelim?” dedi.

– “Ben Alev, kendisi geleceğimi biliyordu.”

Telefonla geldiğimi haber verdiler. Yanımda takım elbiseli kaba saba biriyle asansörle 5.kata çıktım. Kata geldiğimde dar bir koridorun sonunda bir oda, geniş bir kapı fakat kapalı kapının önünde bir masada iki kişi oturmuş çay içiyorlardı.

Yanımda bana eşlik eden kişi, Ahmet beyin beni beklediğini söyleyince birisi kapıyı çaldı ve beni içeri aldılar. Masanın arkasında bir adam beni görünce ayağa kalktı, kalktıkça da uzadı. Nerdeyse 1.95 boylarında kıvırcık saçlı, kalın bıyıklı, çirkin suratlı bir adam,

– “Alav hanım hoş geldiniz.” dedi.

Hoşbulduk faslından sonra çay söyleyip konuya girdik. Bana eşimin borcunu iki ay evvel ödemesi gerektiğini ama her seferinde söz verip ödemediğini ve bize son olarak bir ay daha mühlet verdiğini söyleyince, itiraz ettim.

Bunun mümkün olmadığını, bu şekilde ödeyemeyeceğimizi tekrarladım. Bir süre sustu gözlerime bakıp,

– “Peki bağyan.. Ben bu konu üzerinde biraz düşüneyim, siz yarın yine bu saatte tekrar gelin konuşalım. Ama siz de düşünün…” deyince izin isteyip eve döndüm.

Akşam olunca eşime durumu hiç bahsetmedim, gece kocam yanımda horlayıp dururken, ben yatağımda sabaha kadar ne yapmam gerektiğini düşündüm. O çam yarması gibi herifin “siz de düşünün” derken o bana dik dik bakışı geliyordu gözümün önüne…

Ertesi gün öğlen güzel bir duş alırken seksi giyinmeye karar verdim. Zira önceki gün o endişe, korku, öfke nedeniyle evden apar topar çıkmış günlük kıyafet, bakımsız, özensiz bir şekilde oraya gitmiştim. Bu sefer daha kadınsı bir şekilde gitmeliydim, adamı etkilemem gerekiyordu.

Banyodan sonra mahallemizin kuaförüne gidip saçlarıma fön çektirdim. Eve dönüp kıyafet seçmeye başladım. Tabi ki erkekler mini eteğe bayılırlar. Ben de pilili kloş süper mini eteğim, siyah yarım balıkçı yaka dar omuzdan kolsuz ipek bluzumu giydim.

İçime sütyen giymedim, böylelikle iri göğüslerim ve başları belli oluyordu. Zaten sütyen takmama gerek yoktu pek… İriliklerine rağmen kocama fazla elletmediğimden hala dik duruyorlardı.

Geniş gözlü siyah fileli külotlu çorap, içime yine siyah oldukça minik g-string ve siyah dize kadar yüksek topuklu çizmelerimi giyip üstüme de diz altında biten açık gri kabanımı giydim. Güzel bir makyaj yapıp taksiye atladığım gibi tekrar aynı yere gittim.

Yine aynı fasıl karşılanma ve nihayet yine Ahmet beyin karşısındaydım. Çay söyledi yine ama bendeki değişikliğin farkındaydı gördüğüm kadarıyla… Bugün dünkü sert davranışını bırakmış, daha bir başka bakıyordu bana.

Çay geldi. Çaycı servisi yapıp odadan çıkınca ben de kabanımı üzerimden çıkarıp oturduğum koltuğun arkalığına astım. Tekrar koltuğa oturunca adamın gözleri resmen yerinden fırladı.

Bacak bacak üstüne atmıştım. Gözünüzde canlandırın ultra mini siyah kloş eteği… Yüksek topuklu, pırıl pırıl parlayan çizmeler nedeniyle dizlerim yüksekte kalmış, alttan görünen manzaranın erkekleri bitirmek için birebir olduğuna emindim.

Nitekim, hedefimdeki erkek olan avımın gözleri, bir dar kazağımın altındaki sütyensiz göğüslerime, bir kalçalarıma kadar sıyrılmış file çoraplı bacaklarıma bakıyordu. Kendimi Temel İçgüdü filminde adamların karşısında külotsuz amını gösteren seksi Sharon Stone gibi hissetmeye başlamıştım onun bakışlarıyla…

Bu sefer oturduğu koltuktan kalkıp beni daha iyi görebilmek için oturduğum koltuğun karşısındaki koltuğa yerleşti. Aramızda bir metre mesafe ve küçük bir sehpa var.

Çantamdan sigara çıkarınca uzanıp sigaramı yaktı. Mahsustan konuyu evli olup olmadığını sorarak başladım, konuyu bi yere getirip deşmek için… Evli olduğunu 42 yaşında olduğunu biri liseye biri üniversiteye giden iki oğlu olduğunu söyledi. Ben de 15 yıllık evli olduğumu 14 yaşında oğlum olduğunu söyleyince,

– “Maşallah Alav hanım, hiç yaşınızı göstermiyonuz, genç kız gibisiniz valla…” dedi. Gülümseyerek,

– “Teşekkür ederim Ahmet bey, iltifat ediyorsunuz.” dedim.

– “Gerçeği söylüyorum. Hem güzel, hem seksi bir kadınsınız. Sizin gibi güzel bi bağyanı rahat bırakmazlar.” deyince ben de biraz flörtümsü, biraz çapkın bir gülümsemeyle,

– “Eh, biraz öyle oluyor…” dedim. “Kocam pek rahat vermez mesela evde…”

– “Öyle miii? Peki… Rahat bırakmayan sadece kocan mı?” dedi manalı manalı… Konuşması değişmiş, az önce siz diye hitap eden adamın yerine beni sikmek için kıvranan bir azgın maço gelmişti. Dikkatli olmalıydım oyunumu oynarken…

– “Ne demek istiyorsun? Açık konuşabilirsin.” dedim yumuşakça… Bana bakıp sırıtarak,

– “Kocandan başka kaçamakların oldu mu diye merak ettim. Bence mutlaka olmuştur. Fakat olmadıysa bu güzelliğe yazık edersin…”

– “Eh oldu işte biraz… Bir kaç yaramazlık yaşadım… Doğru söyledin, bu güzellik ziyan olmasın diye düşünürüm ben de…” diye yanıtladım gülümseyerek…

– “Kocanın haberi var mı peki yaptığın yaramazlıklardan?”

– “Yoo… Olması da gerekmiyor açıkçası…”

– “Hem güzel, hem seksi, hem cesursun. Senin gibi kadınları severim ben…”

Uzanıp elini daha doğrusu pençelerini bacaklarıma atıp gezdirmeye başladı. Hiç istifimi bozmadım, çıkarıp bir sigara daha yakıp gülümseyerek onu izliyorum. Ama bacaklarımda dolaşan ayının pençeleri de itiraf ederim ki içimi bir hoş etmişti. Kasıklarımdan o tanıdık sıcaklığın yayıldığını hissediyordum.

Memelerimin uçları anında tepki vermiş, sütyensiz memelerimin uçları kabarmış, sızlıyor, ipek bluzumdan fındık tanesi gibi görünüyordu.

Bu tavrımdan tamamen cesaretlendi, kalkıp benim yanıma geldi. Koltuğun kenarına oturdu. Başımı kaldırıp şuh bir bakışla yüzüne baktım. Ne istersen yapabilirsin bakışlarımla süzdüm onu…

Yukarıdan göğüs dekoltemi aç bakışlarla kesen erkek, ellerini bluzumun dekoltesinden içine soktu bir anda… Kıllı pençeleriyle memelerimi elbisenin üzerinden avuçlayıp eğildi. Ne yapacağını anlayarak başımı kaldırıp dudaklarımla karşıladım adamı, dudaklarıma yumuldu.

Ben hiç istifimi bozmuyor, fakat onun gibi ateşli bir şekilde karşılık da vermiyordum. Biraz daha dudaklarımı öptükten sonra memelerimi yoğurmakta olan ellerini nazikçe üzerimden alıp çektim. Tekrar gidip kendi koltuğuna oturdu, o da bir sigara yaktı.

Kısa bir sessizlikte karşılıklı sigaralarımızı tüttürürken, nereye baktığımı belli ederek bakışlarımı pantolonuna, önündeki kabarıklığa indirip sigaramdan derin bir nefes çektim. Sigara dumanını havaya doğru savurduktan sonra tekrar müstehzi şekilde gülümseyerek yüzüne baktım.

– “Şimdi ne yapıyoruz Ahmet beyciğim?” diye fısıldadım. O da fermuarını indirip kalkmış olan aletini fora etti ve

– “Bunun tadına bakmak ister misin yavrum?” dedi.

Adamın suratı çirkin, ayı gibi bir şeydi. Elindeki aleti iri vücuduyla orantılı çok sağlıklı dimdik, çok uzun değil ama kalındı. Böyle pervasız, hiç bir şeyden, benim tepkimden çekinmeden ulu orta keser sapı gibi penisini gösterip sergilemesi delirtiyor, tahrik ediyordu beni…

O keser sapı kalınlığının içime girdiğini, mantar gibi olmuş koca başının dibime dayandığını düşününce delirdim. Ama kendimi tuttum. Bacaklarımı özellikle yer değiştirip, tanga külodumu göstere göstere tekrar bacak bacak üstüne atarak yine gülümseyerek,

– “Seçme şansım var mı?” dedim. “Hayır dersem, çıkardığın şeyi geri sokacak mısın?” Güldü… Kalın bıyıklarının altından bembeyaz sağlıklı dişleri parıldadı.

– “Doğrusun…” dedi. “Bunu sen kaldırdın. Geri dönüş yok artık. Senin o güzel amına girmeden inmez bu şimdi…” Eğilip elimdeki yarım sigarayı kül tablasına bastırırken,

– “Kestirmeden gitmek istiyorsun ha? Neden olmasın Ahmetçiğim? Ama şu bizim meseleyi konuşalım. Önce iş sonra eğlence…” dedim.

Ayağa kalkıp sertleşmiş penisini zorlayarak, tıkıştırarak tekrar yerine koydu. Kapıya gidip açtı ve oradakilere işinin olduğunu, telefon bağlamamalarını, ziyaretçi almamalarını söyleyip kapattı ve kapıyı kilitledi. Sonra odanın içinde oturduğum koltuğun arkasında bir başka kapıyı açıp,

– “Gel burası daha rahat, burada konuşalım.” diyerek eliyle işaret ederek buyur etti.

Neyi konuşacağımız belli olmuştu artık… Avım bana aitti.

Yoksa av ben miydim?

Kalkıp kırıta kırıta odaya girdim. İçeride çift kişik çok düzgün bir yatak, bir buzdolabı, bir mini bar, duvarda bir plazma tv ve banyoya açılan başka bir kapı daha vardı.

Kendine bir rakı koydu, bana da buzlu bir viski verdi. Gidip dvd ye bir cd yerleştirip televizyonu açtı. Dev ekranda açık saçık bir porno film oynamaya başladı. Bana dönüp pis pis sırıtarak,

– “Sen de bu karılar gibi sevişebiliyor musun?” deyince viskiyi fondip yapıp,

– “Bir tane daha ver.” dedim. İkinciyi doldurup onu da fondip yaptım, iyice rahatlamıştım, alkol birazdan etkisini gösterirdi. Yatakta oturmuş bacak bacak üstünde bi sigara daha yakıp gülümseyerek ona baktım.

– “Eee, cevap vermedin?” deyince gülerek,

– “Eh, bunca yıllık seks tecrübem var. Yaşım 36. Beraber olduğum erkekler bana hep tam bir fahişe olduğumu söylerler.” diyerek onu iyice ateşlendirdim.

Rakısını bırakarak yanıma oturdu. Bacaklarımı indirip hafifçe araladı, dudaklarıma yumulup elini eteğin altından amıma atıp okşamaya başladı, bu sefer ben de karşılık verip dudaklarımla yiyişmeye başladım. Pala bıyıklarının altındaki kalın dudaklarıyla epey uzun bir süre yiyiştik.

Dudaklarımın şiştiğini hissediyordum. Pala bıyıkları fırça gibi sürtüne sürtüne tahriş etmişti. Tam beni soymaya kalkacaktı ki nazikçe itip,

– “Şu bizim meseleyi konuşmadık daha…” dedim. Çirkin suratını buruşturup o kalın sesiyle sinirli bi şekilde,

– “Yaa, tamam yavrum… Konuşuruz. O mesele kolay… Hele marifetlerini bi görelim.” dedi.

Ayağa kalktım ve ceketini, gömleğini çıkardım. Neredeyse omuzlarına geliyordum, çok iri, göğsü çok kıllı, tam bir azman, ayı gibi, kaba saba bir tip…

Offf… Bu çam yarmasının altında ezileceğimi düşündükçe çıldırıyordum. Kırmızı ojeli tırnaklarımı göğsünün kıllarında gezdirip,

– “Şimdi banyoya gir ve bi duş al. Ben de bir kadeh daha viski içeyim… İçince daha güzel sevişirim ben…” dedim.

Uysal bir çocuk gibi acele adımlarla banyoya daldı. Kendime bir duble viski doldurup içmeye başladım. Ayakta durmuş viskimi yudumlarken porno filmi izliyordum. Arkamdan banyo kapısının sesi duyuldu. Döndüğümde kıllı ayım tamamen çıplak, organı dimdik, pis pis sırıtarak bana bakıp,

– “Sen soyunmadın mı daha yavrum?” dedi.

Viski kadehini sehpaya bırakıp erkeğin parlayan gözleri üzerimde, her an saldırmaya hazır gibi bana bakarken, çok yavaş hareketlerle soyundum. Üzerimde sadece siyah g-string ve siyah, parlak çizmelerim kalmıştı.

– “Anam sende ne göt varmış öyle, hay maşallah..” dedi.

– “Sadece göt mü var Ahmetçim? Geri kalanı yaramaz mı diyorsun?” diye cilvelenip kendi etrafımda bir tur döndüm.

Ellerimle külodumu çekiştirip hazinemi sıvazladım. Gözleri yerinden fırlıyordu. Önündeki keser sapı iyice kabarmış, dimdik ileriye uzanıyor, beni gösteriyordu.

Yanına gittim, önünde çömelerek haşmetli keser sapı organını elime aldım. Taşaklarından başına doğru yavaş dil hareketleriyle yalamaya başladım. Yalarken o kadar iştahlıydım ki iyice kendinden geçmiş ayakta duruyor, saçlarımı kavramış inliyordu.

Dizlerimin üstüne çöktüm. Taş gibi memelerimi, kabarmış uçlarını onun kaslı bacaklarına, kıllarını sürterken, keserin başını ağzıma alıp deli gibi asılmaya başladım. Kafam hızlı hareketlerle ileri geri gidiyor, bir yandan somuruyorum, bir yandan ileri geri yapıp kırk yıl yarak görmemiş kadınlar gibi iştahla saksafon çalıyordum. Adam dayanamadı,

– “Ben boşalıcam Alev…” deyip kendi donuna tam uzanacakken,

– “Gerek yok Ahmetçiğim, ağzım ne güne duruyor? Rahat bırak kendini… Yükünü ağzıma boşalt…” deyince hayret ve zevk karışımı gözlerle bana bakarken, o tanıdık sıcak, ekşimsi, yapışkan benim vazgeçilmez koyu salep görüntüsündeki tadım sıvısını ağzımda patlattı.

O kadar çok boşaldı ki, yutamadıklarım ağzımdan çeneme, oradan memelerime aktı. O dev gibi adam sarsıla sarsıla iniltilerle öyle boşaldı ki bacakları titriyordu. Ağzımda boşalttığım bir erkeğin, boşalırken girdiği bu titrek, zayıf haline her zaman bayılmışımdır.

Boşalması bitene kadar keser sapını iyice emdim, yalaya yalaya temizledim. Sonra kalkıp banyoya gittim. G-stringimi ve çizmelerimi çıkarıp duşun altına girdim. Saçlarım bozulmasın diye onları ıslatmadan yıkandım. Kurulanıp çırılçıplak bir şekilde odaya döndüm.

Yatağa uzanmış sigarasını, rakısını içiyor porno filmi izliyordu. Siki inmişti. Ben de bir duble viski doldurup yanına uzandım, dudaklarından sigarasını alıp bir iki nefes çekip içkimi yudumluyorum. Yataktan kalktım,

– “Hadi şimdi sıra sende…” deyip odada bulunan sandalyeye oturup bacaklarımı sandalye kollarına kaldırdım. Amım tamamen kabak gibi ortaya çıkmıştı. Öylece bakıyordu bana…

– “Gel bakalım erkeğim.. Şimdi sen çömel önümde, beni yala” diye emrettim.

Geldi ve başını bacak arama gömüp yalamaya başladı. İyice ıslanmış zevk almaya başlamıştım. Alkol de etkisini göstermiş çakır keyif olmuştum.

Bir yandan pabuç gibi koca diliyle amımın dudaklarını, parmak gibi kabarmış klitorisimi yalıyor, bir yandan dolma gibi işaret parmağını amıma sokmuş kurcalarken, ikinci parmağını da arka deliğime sokmuş beni inletiyordu.

Baktım siki hala inik, yatağa yatırdım tekrar saksafona başladım. Kısa sürede sikini tekrar kaldırıp, dimdik bir yarrağa dönüştürdüm. Kalktı ve bacaklarımı omzuna alıp amıma yerleşti ve hızlı hızlı sert bir şekilde beni sikmeye başladı.

Bir süre öyle devam ettikten sonra onu sırt üstü yatağa yatırıp üstüne oturdum ve zıplamaya başladım. Memelerim zıplamamla hopluyorlar o da kafasını kaldırıp memelerimi koparırcasına emiyor, ısırıyordu.

Sonra yeniden pozisyon değiştirdik. Bu sefer yatakta ellerim üzerine domaldım. O da arkama geçip tekrar amıma sokup sikmeye başladı. İyice zevke gelmiştik İkimizin de iniltileri artmıştı. Vurdukça kasıkları popomda şaklıyor, koca siki içimi yara yara gidip geliyor, beni zevkten delirtiyordu.

Pozisyonumuzu bozmadan yatağın yanında duran çantama uzanıp el kremimi çıkardım ve ona uzatıp,

– “Arka deliğimi de kremle…” dedim. Bir yandan beni o vaziyette sikiyor, bir yandan da arka deliğimi kremleyip parmaklarıyla genişletiyordu. Sonra amımdan çıkarıp o kalın yarrağını arkama geçirdi ve kökledi.

– “Ahhh…” diye bir çığlık kopardım. Kocamdan alışkın olmama rağmen bir hamlede giren kalın penis zorlamıştı beni doğrusu…

– “Canın yandıysa bırakayım istersen…” diye hırladı götümdeki canavarın sahibi… “Çoğu kadın dayanamaz buna, arkadan alamaz beni…”

– “Yo, devam et sen… Dayanırım…” dedim dişlerimin arasından… Sonra da kaslarımı sıkıp bırakarak kanalıma iyice yerleşmesini sağladım kocaman sikinin… “Hadi git gel erkeğim… Sik beni… Harikasın bebeğim…”

– “Amına koduğumun orospusu… Sen nasıl bi ev kadınısın ulan? Şu yaptığın muameleyi gören paralı profeseyonel orospu zanneder seni… Ulan ben evde karımı siktiğimi zannediyomuşum, meğerse inek sikiyomuşum. O orospu çocuğu kocanın amına koyayım ben, amma da şanslıymış.” dedi.

– “Koyuyorsun zaten erkeğim… Orospu çocuğunun karısını sikiyorsun, amına koyuyorsun, götünü sikiyorsun. Ohhh… Çok güzel sikiyorsun. Hadi devam et ne olur…”

Bir süre götümü de siktikten sonra tam boşalacakken beni çevirip tekrar ağzıma yüzüme patladı. Nefes nefese yan yana yatağa uzanıp birer sigara yaktık. Herifin bardaktan boşanırcasına yüzüme yağan spermler yanaklarımdan yastığa süzülüyordu. Sigaram bitince duramadım, tekrar duşa girdim, güzelce yıkanıp çıktım. Tam giyinmeye başlıyordum ki, uzanıp g-stringimi elimden aldı ve

– “Bu bende hatıra kalsın” dedi. Diğer kıyafetlerimi giyerken o da giyindi. Tekrar diğer odaya geçip konuşmaya başladık. Borcumuz olan ana para kadarına yakın bir faiz koyup senet yapmışlar toplam beş adet. İki tanesi de faiz senediydi.

– “Bunun bir tanesini şimdi sana vericem ve silmiş olucaz, diğer faiz senedini de haftaya yine geliceksin o zaman vericem.” dedi.

– “Peki, kalan ana borcumuzu 24 adet senet yapıcaksın, onları taksitle ödicez.”

– “O taksitleri de böyle mi ödeyeceksin?”

– “Evet aşkım.” dedim. Elini tutup eteğimin altından amıma götürdüm, avuçlayıp sıktı… “Bununla ödeyeceğim. Bende daha ne oyunlar var, bilemezsin. Senet vadesi gelsin diye iple çekersin.”

– “Bunu daha sonra düşünürüz.” dedi.

Akşam eve döndüğümde tefeciyle sevişerek aldığım senedi gurur duyarak kocamın önüne koydum. Erkeğimi zor bir durumdan kurtarmıştım kadınlığımla, boru değil…

– “Bu ne?” dedi başını kaldırarak…

– “Senin borç senedin aşkım…” dedim. Yüzüme baktı,

– “Ne olduğunu biliyorum karıcım. Senin eline nasıl geçti? Ne sende, ne bende para var. Yoksa aklıma gelen şey mi?” diye sordu.

Ben de durumu olduğu gibi eşime anlattım. İlk tepkisi köpürdü, bağırdı, çağırdı. Eline ne geçerse yerlere fırlattı. Delirmiş gibiydi.

– “Böyle bir şeyi nasıl yaparsın bana..?” diye böğürmeye başladı. Kapıyı vurup çıktı. Şaşkın durumdaydım. Böyle bir tepki vermesini beklemiyordum. Benim gibi sevinecek zannetmiştim oysa senet alınıp borcun bir kısmı ödendiği için…

Gece geldiğinde sarhoştu, telefon açıp Ahmet’i aradı. Adama yarın işyerine gelmesini söyledi.

Ertesi gün eşimin iş yerinde ofisinde otururken Ahmet ve yanında iki adamıyla geldiler. Ahmet akşamki konuşmasından, kocamın suratından olayı anlamıştı. Ağzını açmasına fırsat vermeden,

– “Bak oğlum, sen olayın ciddiyetinde değilsin. Bize borcun var ve ödeyemiyorsun. Karın da esaslı kadınmış. Bana gelip olayın bi kısmını çözdü. Karın işi halletmeseydi biz ya sana, ya da ailene zarar verecektik. Ama buna gerek kalmadı. Oğlum şanslı adamsın. Çok güzel bi karın var ve acayip sikişiyo lan… İliğimi kemiğimi kuruttu senin sikişken karın… Ha bu arada külodunu da hatıra aldım.” dedi adamlarının yanında…

– “Karın anlattı mı sana geri kalan borcun nasıl ödeneceğini?”

Kocamdan ses çıkmadı. Biliyordu elbette, domuz gibi hem de…

– “Bundan sonra senden para istemiyorum. Güzel karın her senette gelecek, senin borcunu bana ödeyecek. Sen de senedi geri alacaksın. Anlaştık mı? İtirazın var mı?”

Bunu söylerken belinden çıkardığı kocaman bir silahı masanın üzerine pat diye koymuştu. Çıkan sesten kocam da ben de irkilmiş, kalakalmıştık. Adamları da pis pis sırıtıyor, bana bakıyorlardı. Kocamdan yine hiç bir ses çıkmadı, önüne bakıyordu. Ter içinde kalmıştı.

– “Anlaşıldı, itirazın yok. Hadi bize müsaade…” Tabancasını yerine koyup kalktı, eğilip dudaklarıma sıkı bir öpücük kondurdu. Eze eze emdi dudaklarımı…

– “Senetlerin vadesini unutma fıstık…” dedi. “İstersen ara ödeme de yapabilirsin. Ne zaman canın isterse gel, öde… Ben hazırım, yerimi biliyorsun”

Sonra da kalkıp gittiler. Yapacak bir şey yoktu aslında… Ellerinde silahlarla ne isterlerse yapabilirlerdi. Kocamın önünde, ona izleterek beni becerebilirdi. Hatta Ahmet’in bir işaretiyle hepsi birden üstümden geçebilirlerdi. Onca maçoluğuna, kabalığına, hoyratlığına rağmen sözünün eri bir erkekti Ahmet…

Neden sonra kocamla birbirimizin yüzüne bakabildik. Senet eşimin elinde duruyor, evirip çeviriyordu. Yüzüme baktı, gözlerinde çözemediğim bir ifade… Çatallanmış, boğuk bir sesle,

– “Yaptığını gördün mü? Bizi neye bulaştırdın?” diye sordu. Başımı diktim ben de,

– “Asıl bizi bulaştıran sensin. Biliyorum, mecbur kaldın ama… Bu adamları bulan, borç alan sensin aşkım.” dedim.

– “Doğru, haklısın. Ben başlattım. Ama bakıyorum, durumdan pek şikayetçi değil gibisin karıcım…”

– “Sen de öyle görünüyorsun kocacım…” diye cevap verdim. “Senedimizi aldık. Borcumuzun bir kısmı ödendi. Geri kalanı da sıkılmadan ödenecek. En azından sen sıkılmayacaksın. Benim için biraz yorucu olacak ama… Senin şikayetin var mı peki?”

Gülümsedi, gözleri parlıyordu kocamın… Elindeki senedi yırtıp parça parça yaptı, havaya savurdu. Senedin parçaları konfeti gibi üzerimize yağarken,

– “Hayır, yok…” dedi. “Şikayetim yok. Seni seviyorum.” Yanına gittim, kucağına oturup, boynuna sarıldım. Ateşli bir öpücük kondurdum dudaklarına…

– “Ben de bir tek seni seviyorum aşkım… Olaya fazla takılma bence, o sadece iş… Yuvamızı, seni beladan kurtarmak için yaptım bunu…” diye fısıldadım kulağına…

O da bana sarıldı. Hırsla, ateşli ateşli öpüyor, dudaklarımı koparacak gibi emiyordu. Koltuktan yerdeki uzun tüylü büro halısının üzerine kaydık birbirimizden ayrılmadan… Elini eteğimin altına uzatıp külodumu yırtarak çekti aldı.

Bir cırt sesi geldi. Pantolonunun fermuarını indirmişti. Anında araladığı bacaklarımın arasına girdi, taş gibi olmuş erkekliğini haşin hareketlerle içime sokuverdi.

Hiç soyunmadan, üstümüzdeki giysilerle, vahşiler gibi sevişiyorduk. Üstümde hırsla gidip geliyor, acımasızca sikini köklüyordu içime…

– “Böyle mi sikti seni o adam? Söyle bana… Yarrağını böyle mi soktu amcığına? Söyle… Orospu seni… Oohhh… Ona da zevk verdin mi? Amın böyle mi sulandı onun yarağını yerken? Fahişe… Amına soktuğumun karısı… Kalın mıydı siki? Benimkinden büyük müydü? Ha? Cevap ver orospu…”

– “Ohhh… Evet kocacım… Kalındı yarağı… Acımadan sikti beni hayvan… Aynı böyle pompaladı beni… Aynı senin gibi sikti… Ohhhh.. Dölledi beni… Amımı haşat etti piç… Hadi sen de pompala… Sik beni… Erkeğim… Bu am senin… Sok… Diple… Aahhh…”

Aynı anda dakikalarca kasılmaya başladık, orgazm olduk. İçime sıcak sıcak döllerinin fışkırdığını duyumsayabiliyordum o orgazm anında… Üstüme yığılıp kaldı içimden çıkmadan… Siki nabız gibi atıyordu içimde…

Sarıldım kocama…

Mutluydum… Kadınlık görevimi yapmıştım… Hem kocamı sıkıntıdan kurtarmıştım, hem de yuvamı korumuştum. İki günde iki değişik yaraktan aldığım doyumsuz zevkler de cabası…

Şu senetlerin vadeleri ne zamandı acaba?

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Öğrencim-4

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

College

Öğrencim-4

Kendimi bu hayatın bir parçası gibi görüyordum bundan zevk alıyordum, onun kölesi olmak ve ondan emirler almak beni heyecanlandırıyor ve zevke getiriyordu. Ona aşıktım ne istediğini bilen bir erkekti bu da ona karşı olan duygularımın artmasına sebeb oluyordu. Onun sevgisini hisediyordum bu da bende huzur etkisi yaratıyordu. Kısaca onsuz bir hayat gibi bir kavram yoktu artık. Aradan iki hafta geçmişti beni ne zaman ve nerde isterse sikti, film izlerken, yatakta, tuvalette çalışma ofisimde bazı zamanlar ise ben çalışırken sadece bir fincan kahve getirirdi ve bana sevgiyle sarılırdı, bunu yapınca kendi kendime hep şunu söyledim ne olursa olsun onun her istediğini yapacaktım. Onun istediklerini yerine getirmediğimde bana cezalar veriyordu bu tür cezaları uygularken de çok sadist bir yapısı vardı.
Aradan geçen 2 haftadan sonra dersime gelmişti batuhan, bu beni heyecanlandırdı nasıl davranacaktım, en arkaya yürüdü, en arkada iki kişilik bir masa boştu ve oraya oturdu. Onun tarafına bakmamaya dikkat ediyordum, bu esnada sınıfın kapısı çaldı ve içeri bir kız öğrenci geldi ismi pelin tatlı bir kızdı mini bir etek giymişti. Sınıfta tek boş olan yere yani batuhanın yanına oturmuştu. Pelin esmer boylu gerçekte kahverengi gözleri olan ama mavi lens takıyordu, Siyah saçları vardı, bardak belli zayıf bir kızdı. Ben dersi anlatırken, batuhan ve pelin sohbete dalmıştı ara ara onlara bakıyordum biraz kıskandığımı hisetmiştim, ders anlatmaya devam ederken bir ara telefonumun masa üstünde titrediğini gördüm, telefonumu elime aldım. Batuhandan mesaj vardı derse ara vermemi istiyordu, odama gitmemi ve kendisinide çağırmamı istiyordu. 10 dakika sonra dediği gibi yaptım “evet çocuklar ara veriyoruz” dedim zaten ders arasına da 15 dakika vardı, “odadan birşey almam gerekiyor batuhan yardım edermisin oğlum” dedim. Oda kalkıp tabi hocam dedi ve önlü arkalı ofisime gittik, ofise girdim arkamdan oda girdi. O içeri girince kapıyı kapatıp kapıyı kilitledi kafamı yere eğdim ve karşısında korumasız bir kız gibi duruyordum….
-Emredin efendim ne istersiniz yapayım
-Köpeğim benim, senle evlenmemi istiyormusun
-Evet dedim heyecanla
-Biliyorum yakında eveleneceğiz ama öncesinde senin köle eğitimini bitirecem evleneceğimde tam bir köle olmanı istiyorum
-elimden gelen en iyisini yapıyorum efendim tek amacım var sizinle sonsuza kadar yaşamak
-Güzel ders çıkışı beni ve pelini odana çağıracaksın ve bizi kendi evine ders çalışmaya çağıracaksın hatta gelmesek sınıfta kalacağımızı söylersin
-Neden efendim?
-Emirlerimi mi sorguluyorsun ben ne diyorsam onu yap dedi yüzüme tokat attı
-Hayır efendim öyle bir amacım yoktu.
-Hadi derse gerizekalı burda dövdürteceksin kendini bana
Önümde çıktı, Sınıfa girdim herkes yerindeydi. Dersi anlatmaya başladım aklımda neden pelini derse çağıracam sorusu vardı bu soru yüzünden dersin sonuna kadar nasıl getirdim anlamadım bile ders bitince “Pelin ve Batuhan odama gerisi gidebilir arkadaşlar” dedim.
Pelin ve Batuhan odama kadar beraber yürüdüler arkada da fısır fısır bişeyler konuşuyorlardı. Nebiçim bir orospu bu kız erkeğimi mi elimden alacak? diye düşünmeye başladım korktumda ama benim efendimin emirlerini de yerine getirmem de gerekiyordu. Ofisime gelmiştik içeri girdim. Onlarda benle birlikte içeri geldiler.
-Çocuklar çok işim var söyleyeceklerimi iyi dinleyin, ikinizinde notu kötü ve sınıfta en çok sevdiğim iki öğrencimsiniz ve sınıfta kalmanızı istemiyorum bunun için ikinizi de cumartesi günü 3 te evime çağırıyorum yalnız uzun bir ders çalışma olacak sadece ikinizi orda görmek istiyorum, bir de gelmezseniz kalırsınız dedim
-Peki hocam dedi Batuhan
-Tama hocam dedi Pelin bende onlara ev adresimi verdim.
Gece olmuştu evde herzamanki gibi efendimin önünde diz çökmüş daşaklarını yalıyor ve temizliyordum bütün gün havasız kalmıştı terlemişti, temizliğinide yalayarak her gece yapıyordum. Ben temizlikle uğraşırken Batuhanda konuşmaya başladı
-İkinizi bir güzel sikmek istiyorum cumartesi günü dedi.
Bende hafif kafamı kaldırdım ve konuşmaya başladım
– Ama efendim ben sizi paylaşamam….
-Gerizekalı kalbimi paylaşmayacaksın sevgimi de ben yarağımı paylaşacaksın bu da zaten eğitiminin bir parçası
-Siz nasıl emrederseniz efendim
-Güzel köpek sana anlatacam nasıl yapacağımızı ve sende uygulayacaksın, bu arada Pelini sikemesem eğer haberin olsun seni gerçek bir kurt köpeğine siktirecem
-mmmmmmmm
kafamdan kaldırdı ve kocaman yarağına doğru ağzımı bastırdı, tüm yarak ağzımdaydı nefes almakta zorlansamda en sonunda ağzıma boşalmasını sağlamıştım büyük bir mutlulukla tüm spermleri içtim.
Cumartesi gelmişti sabah kahvaltıdan sonra batuhan çıkmıştı. Ben onun çıkmasıyla bulaşıkları halletim, hemen salona çalışma masasını koydum ve istediği şekilde oturma sistemi ayarladım. Masaya bir örtü koyduktan sonra hemen duşa girdim, iyice temizlendikten sonra odama geçip ne giymem gerektiğini düşünmeye başladım. Siyah bir tanga, önden fermuarlı mini bir elbis giydim, fermuarı tam kapatmadım böylelikle büyük göğüslerim fazla bir şekilde ortaya çıktılar. Elbisenin etek boyu ise çok kısaydı. Abartmadan bir makyaj yaptım saat öğlen üçe beş varken kapı çaldı. Gelen Pelindi üstünde bir tişört ve kısa bir etek giymişti “hoşgeldin Pelinciğim” dedim. Oda hoşbulduk diyerek cevap verdi.
-Hocam siz çok güzel görünüyorsunuz
-Teşekkür ederim canım, evde böyle giyinmeyi seviyorum
– Batuhan gelmedi mi hocam
-Yok daha gelmedi ama birazdan gelir herhalde gelmesse kalır dedim gülümseyerek
Tam o sırada kapı çaldı, Pelin “ben bakarım hocam” diyerek kalktı. Pelin kapıyı açınca Batuhanı gördü hadi gel der gibi eliyle işaret etti. O ikisi yanıma geldiklerinde ben masada oturmuştum. onlarda yanımda ki sandalyelere geçmişlerdi.
-Evet çocuklar dersimize başlayalım dedim
İkisi de aynı anda tamam dediler, Pelin bana daha yakın batuhanda onun arkasında oturuyordu. Dersin ilk 10 dakikası bitmişti. Pelin beni dikkatle dinliyordu ama birden yüz ifadesi değişti ve Batuhana sertçe baktı. Batuhanda ona gülümsedi. Plan Batuhanın istediği gibi ilerliyordu, masa altından bacaklarını okşuyordu ve Pelinde buna ses çıkarmıyordu ama ona bakarak rahatsızlığını belli ediyordu. Bende size kola koyayım dedim ve kalktım masadan, mutfaktan hemen dönmedim ama Pelin Batuhana ne yapmaya çalışıyorsun der gibi sorular sordu. Tam tartışacakları sırada içeri girdim “hayırdır çocuklar” dedim . Pelin bana “Yok birşey hocam” dedi. Derse devam etmeye başladım tam o sırada Batuhan tekrar Pelinin bacaklarını hatta eteğin altına kadar gitmeye başladı ve Pelin bana dönerek sinirli bir şekilde,
-Hocam Batuhan sapık birşekilde bacaklarıma dokunuyor dedi
Bende planın ikinci aşaması benim sıram geldiğini anlamıştım
-Kızım sen o eteği giyerek davet ediyorsun çocuğu hem ne var bunda dokunsun
-Hocam siz delirdiniz mi nasıl ne var bunda dedi ve kalktı sandalyesiyle öbür tarafa gitmeye çalıştı
– Otur oraya Pelin yerini değiştiremesin
-Hocam sapıklık yapıyor
-Yapabilir ben izin veriyorum yap batuhan
-Ama ben vermiyorum dedi ve çantasını alarak gitmeye kalktı
-Pelin eğer burdan gidersen bu okulu bitiremesin buna musade etmem….
Pelinin çaresizliği gözyaşlarından beli oluyordu, yalvarır bir şekilde bakıyordu.
-Daha da ileri gideceğim önce giyiminle çocuğu azdır sonra bu hareketler, bu okulu geçmek istiyorsan hemen özür dile arkadaşından
Yapacak hiç birşeyi yoktu bu sınıfı geçmek zorundaydı, Batuhana döndü
-Özür dilerim Batuhan
-Seni afediyorum Pelin gel otur yerine dedi gülerek tam pelin masaya doğru gelirken hemen mudahale ettim
-Pelin soyun ve öyle otur çıplak oturacaksın
Pelin çıplak olmuştu batuhan kalktı Pelinin yanına gitti onunla öpüşmeye başladı pelin karşılık vermiyordu.
-Bugün burda Batuhanı mutlu ayrılırsa Pelin sen sınıfı geçeceksin sınavlara gerek kalmayacak
Pelin bana döndü “hocam lütfen” ağlayarak dedi. Bende yanlarına gidip pelini diz çöktürdüm ve ona “pantolonunu indir batuhanın” dedim dediğimi yaptı. Batuhan Pelinin karşısında sadece boxerla duruyordu. Boxerı indirince Batuhanın yarağı yüzüne çarptı bu da daha fazla ağlamasına sebeb oldu. Batuhan yarağını tutup Pelinin tüm suratına sürmeye başladı. Pelinin dudaklarına değdirince Pelin istemsizce dudaklarını araladı. Batuhanın yarağı Pelinin ağzındaydı ama sadece başı diğer gövdesini eliyle sıvaslıyordu bende “orospu böyle mi yarak emilir ” dedim ve başından tuttup onu ittirdim oda boğulacakmış gibi sesler çıkartmaya başladı artık yarısı ağzındaydı bende hızlı hızlı kafasını ileri geri yapıyordum.
-Sen artık Batuhanın kölesisin hatta bende öyleyim dedim
-Vay iki kölem oldu demek dedi
Ağzına boşalmaya başladı ağzı o kadar bir doldu ki ağzından dışarıya doğru akmaya başladı, hiç teredüt etmeden eğilip Pelinin ağzından akan tüm spermleri yaladım. Yarağını ağzından çıkarınca hemen Pelinin dudaklara yapıştım tükürmesini istemiyordum o spermler benim efendimin spermleriydi ve herşeyden çok daha fazla değeri vardı. Batuhan sandalye ye oturmuş bizim öpüşmelerimizi izliyor ve keyifleniyordu. Batuhan Peline işaret ederek “domal” dedi. Pelin ise bu durumdan kurtuluş olmadığını anladı ve istediğini yapmıştı. Pelin domalınca efendim oturduğu yerden kalktı eliyle amına dokundu.
-Vay orospuya bak zevk almışsın demek
-Lütfen yapacağını yap ve bitsin bu olay dedi Pelin
-Pelin unutma Batuhan zevk almassa yaptıkların boşa gider diye hatırlattım
Batuhan yarağını amına hizaladı. Pelinde elleriyle masaya tutunmuş şekilde domaldı. Batuhan başını sokmuştu “bakiremisin?” diye sordu. O da “hayır” dedi. Batuhan yavaş hareketlerle git gele başlamıştı bana da fotoğraf çek diye emir verdi. Batuhan boşalmak bilmiyordu ve Pelin de kendini kaybetmiş şekilde daha hızlı daha hızlı diye inliyordu artık o da durumu kabullenmişti. Batuhan bir an durdu yarağını çıkardı ve Peline “Seni sikmeye devam etmemi istermisin?” diye sordu.
-Evet istiyorum
-Ne istiyorsun?
-Beni sikmeni
bir anda hepsini sokmuştu, hafif bir çığlık attı ve tekrar çıkardı
-Senin sahibin kim?
-Sensin
-Sensin?
-Benim sahibim Batuhan, beni istediği gibi sikmesi ve kullanması için varım. Lütfen efendim devam edin beni sikmeye
Batuhan artık daha hızlı bir şekilde sikmeye başladı, “boşalmanı istiyorum Pelin orospusu” dedi. Pelin boşaldıktan sonra yarağını çıkardı ve bana doğru dönerek “temizle orospu” dedi. Büyük bir iştahla Pelinin suyunu efendimin yarağından tatmaya başladım. Batuhanda artık boşalmak üzereydi ve tüm spermlerini yüzüme doğru fışkırtı. Pelinde yüzümü yalayarak temizledi. üçümüz biraz dinlendikten sonra duşa gittik. Duşta ikimizde önünde diz çöktük bizi sidiğiyle önce yıkadı sonra yıkanmamıza izin verdi. Duştan çıkınca biraz uzanalım daha bu işin gecesi var kölelerim dedi. üçümüz yatağa gittik ben ve Pelin yüzümüz efendimizin yarağına gelecek şekilde uyuduk…….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anılarım 12 – Çobanla

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bbw

Anılarım 12 – Çobanla
Selin Abla’yla ertesi gün sabah 6’ya kadar sikiştik. Boşalmadığım yeri, bölgesi kalmamıştı. 10 gün boyunca Selin Abla olmayacaktı, Murat olmayacaktı. Ne yapacaktım ben köyde? Muhafazakar, gerici bir köydü. Kızların çoğu kapalıydı. Birkaç aile dışında hep öyleydi. Bu köyde ben ne yapacaktım acaba? Kafa dengi kimse olmayacaktı. Hem azgınlıktan ölecektim ben. Orda belki kendime bir şey sokarak idare edebilirdim ama nereye kadar. Bu düşüncelerle köyün yolunu tuttum. Tabii yanıma büyüğünden birkaç tane patlıcan almıştım. Köy yerinde alsam yanlış anlaşılabilirdi. O riske giremezdim. Evde bir yerde saklardım. Dedemlerde kalacaktık. 2 katlı bir binaydı. Nene hayatını kaybetmişti. Dedem tek kalıyordu. Annemler ve dedem üst katta kalıyordu. Ben altta katta tek kalacaktım. Zaten evin girişi direk üst kataydı. Balkon, mutfak çoğu ordaydı. Ben altta kendi kafama göre takılacaktım artık.
Köye geldim. Ailemle buluştuk, sarıldık felan. Malzemeleri koydum ve uzandım. 1 saat geçmişti ki sıkılmaya başlamıştım. O anda sıkıntımı kesecek bir şey oldu. Umut’tan mesaj geldi.

-Ne zaman göreceğim seni tekrar?

-Yakın bir zamanda değil. Köyde mahsurum. Yapacak bir şey yok.

-Sıkıntıdan ölmez misin orada sen?

-Sadece sıkıntıdan değil ?)

-Uffff. Sen nasıl bir şeysin öyle. Konuşalı 1 dakika olmadı şimdiden sikim taş gibi oldu.

-İnanmam için fotoğrafını göndermen lazım.

Yollamıştı fotoğrafı. Ne heybetliydi o şey. Şuan onun yanında olmak istiyordum. Ya da onun burada. O canavarı içimde hissetmek istiyordum. Jestine karşılık vermeliydim. Hemen telefonumu doğru bir açıya koyarak karşısında domaldım. Zamanlayıcı ayarladım ve fotoğrafı çektim. Sıra çıplak şekildeydi. Pantolonumu çıkardım. Külodumu çıkardım ve bu sefer böyle çektim. Tanga felan olsaydı öyle çekerdim ama yoktu. Bunlar da yeterliydi kesinlikle. Yolla tuşuna bastım.

-Harikasın. O göte girdiğimden beri aklımdan çıkmıyor.

-Ben de o siki içime aldığımdan beri aklımdan çıkmıyor.

-O kadar kız siktim, gencinden 40 yaşında olanına kadar. Seninki gibi göt ve delik görmedim. Ayrı bir şey var orada.

– Bilemiyorum götümün sihirini ?) Fazlasıyla büyük onun farkındayım ama. Senin siki yeedikten sonra kaç kere içime aldım ve kaç kere göte ve ama soktum şaşırırsın. 1 gün içinde oldu hepsi. Ama seninki tadı farklıydı. Canavardı senin ki. Bu köyde azgınlıktan ölecem reşmen, sen orda beni sikmek için beklerken hem de ?)

-Ben seni her şekil becerecem tekrar şüphen olmasın . Senin yapman gereken o köyde güvendiğin birine vermek olmalı. Ama küçük yer.
Duyulmasına dikkat et.

-O olmaz gibi ya. Bu köyde kime güvenebilirim ki? Birkaç patlıcan getirdim onlarla idare edecem yapacak bir şey yok.

-Bu sik seni bekliyor olacak unutma aşkım.

-Tamam, kocacığım döndüğümde ilk işim onu içime almak olacak ?))

Saat akşam 7 olmuştu. Yaz ayı olduğu için hala ortalık aydınlıktı. Köyde gezmeye karar verdim. Tepeye doğru çıkacaktım. Şort giydim. Biraz dardı ama yapacak bir şey yoktu. İstanbulda olsam seve seve giyerdim ama bu köyde konuşan olabilirdi bu yüzden rahat değildim giyerken. Tepede bir ahırın yanından geçerken bir at sesi duydum. At vardı belli ki içeride. Kaç kere at görüyordum ki anasını satayım günde. Bakayım dedim bir içeri. Siyah bir at vardı içeride. Tüylü bir şeydi. Güzel bir şeydi. Onun yanına gittim. Biraz seveyim derken alttan kocaman sikini gördüm atın. Erkekti bu. Boynunu okşarken ister istemez gözüm oraya takılıyordu. Kocaman bir şeydi. Şekilliydi bi de. Rengi garipti o kadar. Tutmak istiyordum bir kez de olsa onu. Meraktandı. Ellerim de tutmak istedim. Elimi yavaşça oraya yaklaştırdım. Korkutmak da istemiyordum. Zarar verebilirdi bana. Dikkatlice atın sikini tuttum. Yarısını bile kavrayamıyordum. O kadar büyük bir şeydi bu. Elimle biraz sıvazladım. At zevke gelmişti. hareketleniyordu. Yani ağır saçmalıktı ama o an azmıştım. Umut’un fotoğrafı sonrası bu duruma gelmişti. Ne yapacaktım bu 10 gün diye düşünürken, arkamda bir ses geldi. Arkamı dönmemle 30 yaşlarında bir çoban kapıda beni izliyordu. Bana bakarak şunları söyledi.

-O atınki küçüktür. İstiyorsan öbür ahırdakileri göstereyim sana.

Ne diyeceğimi bilmiyordum. Şok olmuştum. Tamam anlamında başımı salladım ve öbür ahıra geçtik. Ordakilerin gerçekten daha büyüktü. Ne yapacağımı bilmiyordum. Kurtulmakta istiyordum ama bunun devam etmesini de istiyordum. Heyecanlanmıştım. Ben atlara bilinçsiz bakarken arkamdan seslendi.

-Onlarınkini elleyeceğine benimkini ellesene.

Eli sikindeydi. Köylü özgüveniydi bu. Söylediğin sözü normal karşılıyordu kesin. Aklımdan milyon tane düşünce geçti. Burda reddetsem beni söyler miydi acaba? Babamlara ne derdim? Köye rezil olurdum. Kimse ona karşı bana inanmazdı. Kabul etsem acaba millete söyler miydi tekrardan? Yoksa kaybetmemek için de sessiz kalır mıydı? Köylü adamın eline hep böyle bir şans gelmezdi. Bence sessiz kalacaktı ve beni sadece kendisine saklayacaktı. Hem 10 gün azgınlığımın ilacı bu adam olabilirdi. Yapılacak şey belliydi. Onu kolundan tuttum ve samanlığa uzandırdım. Onun üzerine uzandım ve gözlerinin içine bakarak ona yapacağımız şeyi kimseye söylememesi gerektiğini açıkladım. Yoksa bir daha bunu yaşayamayacağını söyledim. Sessiz olursa zevk verecektim ona. O da tamam dedi. Bu 10 gün için sikicimi bulmuştum.

O uzanmışken yırtık, dökük keten pantolonunu düğmelerini çözmeye başladım. Çocukta hiç heyecan belirtisi yoktu. Tam bir kapalı kutuydu. Düğmelerini çözdüm pantolonunu indirdim. Eski beyaz külotlardan biri vardı üstünde. Ama şaşırtıcı olan şey altındakiydi. Büyük bir şey vardı belliydi. Ve külodunu da indirdim. Offfff. Gene piyangoyu tutturmuştum. Bu çocuğun da siki harikaydı. Çok uzun değildi ama kalındı. Tam yalanacak tipteydi. Sapından tuttum ve güzelce yalamaya başladım. Sessiz bir çocuyk olmasına rağmen sikinin kıllarını temizlemiş olması felan şaşırtıcı geldi. Önem veriyordu demek. Yalarken yukarı bakan hareketsiz kafası bir anda bana döndü. Şaşırmıştı belli ki. Köyde nerden görmüş olacak ki böyle bir şeyi. Porno felan da bilmezdi bu kesin. İlginç ilginç bakıyordu. Ben ise somurmaya devam ediyordum. Sıvazlamalarım, yalamalarım, ısırmalarım felan onu farklı bir kültüre sokmuştu aslında. Ve bayağı şehvetli şekilde yalamalarım hiç etki etmemişti boşalma konusunda. Fazla 31 çekmemenin yararlarından biriydi belli ki. Vücut alışık değildi bu kadar haza. Anlam veremiyordu demek.

Artık içime girmesini istiyordum. Öpüşecekte değildim bu çocukla zaten. Ayağa kalktım. Arkamı ona dönerek pantolonu mu yavaşça çıkardım. Çıkarırken domalarak çıkarmıştım. Belki etkiler diye düşünüyordum. Külodumu da çıkardıktan sonra arkamı ona dönerek köpek pozisyonunda durdum ve bekledim. Arkama yaklaştı. Sikine tükürdü ve içime girmek için hamle yapmaya başladı. Ama öküz gibi tek hamlede felan sokmuyordu. Şaşırtıcı derecede işini bilerek yapıyordu. Biraz sokuyor sonra geri çekiyordu. Bu adam milli olmuştu. Görüntüsü belki öyle göstermiyordu ama öyleydi. Biraz sonra artık tamamen içimdeydi. Sertçe pompalıyor. Beni inletiyordu. Ohhhh, ahhhh seslerim durmuyordu. O da arada ohhh çekiyor, götüme şaplak atıyordu. Arada bir belini eğerek daha derinlerime ulaşıyordu. Ne kadar şanslıydım. 3.kez iyi bir sikiciye denk gelmiştim. Beni ayağa kaldırdı ve duvara eğerek sikmeye başladı. Çok güçlü pompalıyordu. Çobanlığın verdiği fitliği kullanıyordu. Bir süre de öyle siktikten sonra bana sımsıkı sarılarak içine akıtmaya başladı. Sıcacık dölleriyle sulamıştı beni. Son bir kez yalamak istedim sikini ve eğilerek sikini ve çevresindeki dölleri yaladım. Hemen giyindi ve bir sigara yaktı. Kapıda benim giyinmemi bekliyordu. Kapıya çıktığımda bana da bir sigara verdi. Adımızı soyadımızı öğrendikten sonra adama nasıl böyle sikebildiğini sordum. Tecrübesi olduğundan bahsettim. Gelecek 10 günde yapılacaklar listeme ekleyeceğim o cümleleri söyledi oda.

-Bu köyde kadınların çoğu verir.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

oğlana ellettim…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Big Dicks

oğlana ellettim…
Herkese selam adım nermin 45 yasında dul bir ıngılızce ogretmenıyım ve anlatıcaklarımın. ılgınızı cekıcegını dusundum kocamdan ayrılalı 8 sene oldu ben 16 yasındakı oglum berkcan .ıle kalıyorum oglumu okadar cok sevıyorumkı onun için yapmayacagımsey yokdur.

bu rada kocamdan ayrıldıgımdan berı kımseyle herhangi . bır cınsel bırlıkdelıgım olmadı neyse yıne bırgun evde oturuken ogluma sole bı dıkkat etttımde bayagı buyumus gelısmeye baslamıs hafıfden yuzu ve . vucudu tuylenmıs yanı ergenlık cagına gırmişdi buda benı ogluma

karsı dısardan gelebılecek her hangı bı tehlıkeye .karsı uyarıoodu oglum benı bırcok defa yarı cıplak gormmusdu .ama benım hakkımda .

farklı seyler dusunecegını o gune kadar hiç anlamamısdım. yıne bıgun okuldan eve geldım odama usdumu degısmeye gırdım .o sırada odama berkcan gırdı. ustumde sadece beyaz bı sutyen aldımda ıse etegı cıkarmısdım sadece kulotlu çorabım ve kulotum vardı acıkcası .hiç cekınmıyodum oglumdan

oda benle sohbet edıyor dıger bı yandanda benı suzuyordu. daha .

sonra konusrken .oglumun önunun. kabardıgını gordum . o an cok karısık duygular içine gırdım .sasırdım acıkcası ne yapıcagımı bılemedım ama sonra .kendı kendıme yok be aman . ben yanlıs anlıyorum dıye içimden soylendım. ertesı gun oldu .tekrar okulumdan .eve dondum bercan yıne evdeydi odama gırdım usdumu tam cıkarmamısdım saedece. gomlegımı

cıkarmısdım etegım duruyodu oglum yıne benımle konusuyor dıger bı yandanda . yıne benı suzuyordu. ve ınanamadım onu yıne kabarmısdı .bu

benım artık hosuma gıtmeye baslamısdı cunku oglum ergenlıkcagına gırdıgınden bır .kadına ıhtıyac duyuyo oldugunu ve eger bunu dısarda ararsa evden kopcagını dusunuyordum ve cok irkılıyodum o yuzden.oglumu dısarı yonlendırmemek için ona elımden gelenı yapıcakdım bıyere kadar. tabi neyse artık oglumun tamamen benı dikizledıgını. anlamısdım buda gun gectıkce benım hosuma gıdıyordu. bırgun oglumun porno cd. vss izleyıp izlemedıgını ogrenmek

için odasına gırdım aradım ama herhangı bı porno cd bulamadım daha sonra bılgısaayarını .acdım ve belkı resım bulurum dıye arsdırdım tam o sırada arsiw yazan bı dosya gozume carpdı. dosyayı acdııgımda binlerce resım gordum tabi bu resımlerde farklı olan bısey

vardı. hepsi olgun kadınlar ve uzerlerınde kulotlu corapları vardı ve .ben simdi anlamısdım oglumun benı neden dıkızledıgını .cunku bende herzaman kulotlu corap gıyerdım artık . bunu anladıkdan sonra .

sıra bı sekılde oglumla ergenlık konusunu ve ona dısardakı kadınlardan nasıl zarar gelebılecegını bı sekılde anlatmalıydım. oglum la evdeydık konuyu donup dolasdırıp sex ve cınsel yasama getırdım konusuyorduk ona artık buyudugunu ve bayanlara ılgı durumun nasıl olup olmadıgını sordum .onun yuzu kızarmısdı yaa falan dedı . bende ona oglum

bu .konular hakkında senı bilgılendırmek gorevım ve dısarda bır cok tehlıke senı beklıyor o yuzden dıkkatlı olasın dıye soyluyodum. oda bı an bana anne. haklısın dedı ve benımle konusmaya basladı . evde cogu zaman masutbasyon yapıyorum ben dedı . ben

bunu duyunca bayagı bı kızardım cunku .konusacagını beklemıodum onun ben .

evet dedım. dogal bısey tabi bunlar dedım o da bana artık cınsel bır ılıskıde bulunmak ısdıyorum .dedı ben henuz yasının bole bısey ıçin erken oldugunu soyledım.oda bana ben mutlaka

yapıcam dayanamıyorum dedı bana artık . baskasının dokunması ve . benımde baskasına dokunmam gerektıgını soyluyordu . ben o sırada pekı varmı ılıskıye gırecegın bı kız arkadasın oda yok hayır dedı o yuzden arkadslarından duydugu kadarıyla 100 mılyona ılıskıye gıren bayanlar

varmıs ve. oda bu sekılde gırecekmış. aman tanrım. ben bunu duyunca cok kotu oldum her turlu hastalık canım ogluma . bulasırdı hersey olabılırdı onu . mutlaka caydırmalıydım ve onu ıkna etmem . gerekıodu ona sakın bole bısey yapma hersey olur bın

bır turlu hastalık kaparsın dedım. oda pekı ne yapım dedı. bende ona ben sana elımden geldıgınce yardım ederım dedım oda . nasıl dedı. ben de ona sen nasıl kadınlardan hoslanıyosun .yanı masturbssyon yaparken nasıl kadın dusunuyosun dedım oda yası .

benden buyuk olgun vs.. anltıyodu ben ona bak ben senın annenım anne ogul arasında cekınme utanma olmaz ben tahmın edıyorum

gecen gun bılgısarındakı resımlerı . gordum o olgun kulotlu coraplı kadınları dedım .oglum bayagı bı kızarmısdı .ve ben ona

eger dısardakı kadınlarla bırlıkde olmayıp bana bu konuda soz verırsen bende. sana bu konuda yardımcı ourum yani masturbasyon yaparken ve ısdedıgın zaman bosalmana yardımcı olurum dedım. oglum bu kelımelerı benden duyunca bırden ırkıldı ve nasıl yanı tam acıkla anne dedı. bende ona senınle cınsel ılıskıye gıremem cunku bu dinimizde , cok gunah ama sana kendımı eletebılırım ve senı bosalta bılırım .

dedım. oglum pekı anne bende sana acık olucam dedı bı anda gozum penısıne kaydı .acıksası merak edıyodum nasıl bosalıcagını

ve penısının buyuklugunu oda bana evet anne ben kulotlu coraplı kadınları cok sevıyorum gıyınıp cıkarırken uzerını soyunurken senı ızlemeyı ve senı ızleyıp masturbasyon yapıyorum. dedi. bunları duydum ve cok etkılenmısdım. ogluma bana sadece elleyebılırsın ve bende sana ellerım ama benden

farklı seyler ısdeme sakın yoksa kesınlıkle olmaz cunku cok gunah dedım oglum tamam anne cınsel ılıskıye gırmeyız haklısın gunah dedı

bende ona bana soz ver bır erkek sozu dedım. dısardakı kadınlara gıtmeyeceksın belırlı bızamanakadar o da bana soz verdı. ve

tamam anlasdık dedım ve ona sakın kımseye bahsetme bu seylerı yoksa cok kotu oluruz dedı o da tabıkı anne salakmıyım ben dedı. bende ok konu kapanmısdır dedım oda tamam dedı .o an kalbım bayagı carbıyodu ve bayagıdır yasamadıgım duyguları yasıodum ve vajınam hafıf acılıp ıslanmısdı ona e gelelım dedım ozaman asıl olaya dedı ıkımızde ılk sefer olucagı ıcın hecanlıydık. oglum bırden yanıma gelıp . esofmandan penısını cıkardı o an gozum bırden acıldı cınku cok buyukdu yanı belkıde ben

sadece babasınkını gormusdum ve unutmusdum o yuzden bu gordugum ılk penısdı penısını cıkardı yanıma geldı annee sende cekınme bılıyorum sende bayagıdır kendı kendını. tatmın edıyosun en azından sende bu sekılde tatmın olursun dedı bende evet . haklısın dedım oda banaaetegını

sıyırsana dedı bende sıyırsdım o bı an bacaklarıma kalcama dokunmaya ve sıkmaya baslamasdı buda benım hosuma gıdıyodubende onun penısıne elımle .gıt gel yapıyordum . bırden bosalmaya basladı ınanılmaz derecede tıtredı ve kasıldı ama cok cabuk bosaldı elımı daha bı ıkı

kere gıt gel yapmısdım neyse . bosaldıkdan sonra oturdu bende etegımı duzelttım uzerıme ve halıya bırazda onun uzerıne spermlerı. gelmişdi. hemen mutfaga gıdıp bır bez alıp yanına geldım once onun penısını sonra uzerımızı ve yerı sıldım ve ona oo oglum

baksana bu gıdısle işimiz var senle . bayagı dedım ve gulusduk daha sonra oglum . bana anne sen nıye tanga gıymıyosun gıysene uzerınıde corabı gıydınmı evde hep fantazı yaparız dedı bende olur yarın alırım dedım ertesı gun oldu oglumun bakıslarından

.ısdedıgını anlamısdım ve bana anne tanga aldınmı dedı bende .

aldım dedım hanı dedı ben de . yatak odamdan alıp

gosderdım oglum anne gıysene dedı uzerınede ten rengı kulotlu corabı ve normal okula gıderken gıydıgın etegı gıy gel dedı benı bı hecan kaplamısdı sanırım fantazı yapıcakdık acıkcası nasıl bı fantazı yapıcagını dair merak edıodum hemen odaya gırdım pesımden gelır dıye dusundum ve gelmedı hemen tangayı gıydım acıkcası ılk defa gıymiş oldugum . için bayagı bi rahatsız edıyodu onun uzerıne kulotlu

corabımı gıydım ve etegımı gıyıp yanına geldim o benı ole gorunce. bole cok sexsi dedı ben onun soyledıklerıne uyum gosderıodum .oda bana, sankı ben farketmiomusum gıbı bana fırıkık vermenı ısdıyorum .

dedı bende tamam ama nasıl dedım oda temızlık yapıcaksın ben yokmusum gıbı egılıceksın falan etegını sıyıracaksın bende gorucem dedım ben tamam olur dedım. bu benımde hosuma gıtmişdı hem oglum bu

sekılde sureklı evdeydı . bende elıme bez alıp temızlık yapıyomus gıbı davranıodum bez alıp yerlerı sılıyomus gıbı yapıodum etegımı bayagı

bı. sıyırdım dızlerımın uzerıne egıldım kalcam dısarı cıkmısdı bayagı buyukdu kalçam gercı neyse, oglum yanıma yaklasdı arkadan kulotlu corabımın usdunden kalcama ve vajınama ellıyodu bende o an kalbım carpıo bır hosnut oluyodum .bırden oglum . bana anne madem ılıskıye gırmıyoruz ozaman kulotlu corabın usdunden surteyım sana sanıkı ılıskıye gırıomus gıbı dedı . soyledıgını anlamısdım kendısı penısını cıkarmıs benı ayaga kaldırdı etegım sıyrılmıs vazıyette mutfa gıttık ben ona hemen mutfagın perdesını ort nolur nolmaz dedım oda hemen orttu ve bana mutfakta

yemek masanına ıyıce danmamı ve kalcamı cıkarmamı soyledı bende soyledıgını yapdım ve oda anne bıraz yaparken sende zevk alıomus gıbı yap dedı bende aslında zaten zevk alıodum.ama ona bellı etmıyodum tamam oglum dedım oglum bı anda tangamı ve kulotlu corabı cıkarmaya calısdıgını hısssettım ona sadece usden ılıskıye gırıyoruz gıbı yapmamız gerektıgını cınsel organlarımızın temas etmeyecegını soyledım oda . kabul ettı. ben o pozısyondayken oglum arkamdan corp uzerınden sankı ılıskıye gırıyomusuz gıbı vurmaya basladı bayagı sert vuruyodu ve ınlıodu

bende tabı zevk alıp ınlıodum vajınam bayagı ıslanmısdı oglum heralde gercekden ılıskıye gırmiş olsak ,içimi. dısımı param parca yapardı neyse vurdukdan 2 3 dakı sonra bosalmaya basladı kalcama ve uzerıme bosalmısdı ordan bı bez alıp budefa o sildi külotlu coraplı popomu. be vajınamada cımcık atmayı ıhmal etmedı daha sonra banyoya gırdık ve onun penısını yıkadım. gece yatagıma gırdım

aklıma sabah yasadıklarım geldı ve elımle masturbosyon yapdım ve hayatımda hiç o sekılde orgazm yasamamısdım bu olanlar benım cok hosuma

gıdıyodu cunku bu sayede oglumu evde tutabılıyodum daha sonrakı gunlerde .

.neler yasadık neler anlatsam herhalde burdakı bırcok kısının hosuna gıder sanırım bu arada oglum son zamanlarda penısını agzıma almam için cok ısrar edıyordu bende ona egerkı bu donem zayıf getırmessen dedıgını yaparım dedım ve oda getırmedı ve bende dedıgını yapdım . ama bayagı mıdem bulandı bılmıyorum . daha once belkıde

yapmamıs oldugumdan . dolayı oda bunu anladı ve artık agzıma almam konusunda bırsey soylemedı su an oglumu bosaltmalarım devam edıyor ama bır haylı kılo verdı cunku gunde 2 defa en azından bosaltıyorum oda bacaklarımda ve kalcamda sıkmakdan morarmadık yer bırakmadı gercı hepsı cok guzel yınede dısarda en azından yabancılar tarafından .

zarar gelmiyor bırık askım ogluma soyleceklerım bukadar

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 28 Ozge Yengem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

%100 Gerçek Ensest Anilarım Bolum: 28 Ozge Yengem

Su mükemmeldi, ılıktı. Gülizar suyun üstünde ceylan gibi sekiyor, ilerliyordu. Arkasından o ceylanı avlamak isteyen timsah gibi ilerliyordum (aklıma şahin k geldi amına koyayım) neyse.

Su dizlerimin üzerindeydi. Gülizar uzun boylu olmadığı için karnına geliyordu bile, biraz daha ilerledikten sonra su altına batmaya başladı. Dalgalar boyunu geçiyor, her dalga geldiğinde suyun altında kalıyordu. Su daha benim omuzlarımdaydı. Gülizar’ı tutup yukarı kaldırıyordum suya batmasın diye. Yine bir dalga geliyordu. Elimi tekrar beline atmak istediğime bacak arasına gitmişti. Gülizar umursamadı, boynuma sarıldı ve dalga gelince vücudunu yukarıya çekti. Bacak arasından tutup kaldırdım yukarıya, elim tamamen o küçük amını kavramıştı. Fırsattan istifade amını tutmaya devam ediyor, her dalga geldiğinde amcığını avuçlayıp yukarıya kaldırıyordum. Bir süre böyle devam ederken, bikinisi sıyırılmış, çıplak amının dudaklarına parmaklarımın değdiğini hissetmiştim. Cayır cayır yanıyordu amı. Parmaklarımla okşuyordum. Gülizar hiç oralı olmuyor, yüzmeye çalışıyordu. Ellerimden sıyrıldı;

– Abi nasıl yüzeceğim şimdi?
– Bak gel bana doğru izle beni. Vücudunu serbest bırak kasma kendini, su üstünde dur.

Birkaç kulaç atıp ona böyle yapması gerektiğini söylüyordum. Gülizar suyun altında her kaldığında korkuyor, omuzlarımdan tutup bacaklarını belime doluyordu. Sikim artık iyice kazık gibi olmuş, su altında o taze amına temas ediyordu. Ellerimle kalçalarından tutup kaldırdım omzuma attım Gülizar’ı. Biraz daha ilerledik. Su boyumu geçiyordu, Gülizar’ı boynumdan indirdim. İndirirken elim tekrar apış arasına gitmiş, amcığından kavrayıp avuçlamıştım;

– Ay abi dur ordan tutmayacaksın.
– Ha pardon kardeşim görmedim.

Gülüyordu. Elimi beline attı.

– Hadi yüzdür beni.

Belinden tutup su üstüne kaldırdım. Bir elimi başının altına, diğer elimi sırtına attım. Sırt üstü geriye yüzmeye çalışıyor, memeleri su üstünde resmen parıldıyordu. Onları emmeyi hayal ediyordum. Dengemi kaybettim gelen dalga ile. Gülizar’ın su altında sikimi tuttuğunu hissettim. Resmen can havliyle sikimi avuçlamıştı. Canım yanmıştı, taşşaklarıma kadar sıkıyordu. Elinden tutup çektim su üstüne.

– Of o neydi be boğuluyordum.
– Korkma ben varım.
– Abim benim.

Boynuma sarılmış yanaklarımdan öpmüştü. Memeleri bana temas ediyor, sıcak nefesi boynumu okşuyordu. Çok tahrik olmuştum.

– Hadi yüzmeye devam.

Ellerinden tuttum yüzdürmeye çalışıyordum. Bir süre böyle oyalandık, alışmıştı korkmuyordu, kulaç atabiliyordu. Suyun derinliğinden biraz geriye geldik, suyun altına girdi, arkamdan çıktı. Dalmayı biliyordu. Gülizar’ın bu büyük memeleri beni cezbediyor iyice azıyordum.

Gülizar;

– Of yoruldum abi güneşleneceğim biraz.
– Tamam canım çıkalım.

Suyun içinde cebelleşerek yüzmeye çalışıyor, kıyıya ulaşmaya çalışıyordu. Yardımımla bunu başardı. Suyun içinde ayağa kalktı, bikinisi götünün arasına girmiş, o büyük kalçaları meydandaydı. Elini bikinisine attı ve arasına kaçan ip parçasını çıkarttı götünün arasından. Nutkum tutuluyordu artık bu halde görünce. Hava gerçekten çok sıcaktı, yağmur sıcağı olduğu belliydi ama hava da bulut bile yoktu. Şezlonga geçip oturdu. Çantasında bir şey arıyordu;

– Abi krem nerede?
– Benim havlunun altında.
– Sürer misin?
– Tabii ki.

Havluyla elimi, yüzümü sildim. Kremi elime aldım, yanına oturdum. Bolca sırtına, bacaklarına kremi döktüm. Ellerimi ovaladım ve masaj yaparak, hafif şekilde ovarak sürmeye başladım kremi. İlayda inliyordu.

– Ohh abi harika, ayy her tarafım ağrımış resmen çok güzel masaj yapıyorsun off abi omuzlarımı biraz daha yukarıya çık ov, ah evet harika!

Kız resmen zevke geliyordu elimin altında. Omuzlarına güzelce masaj yaparak yedirdim kremi. Biraz daha krem sürdüm, dirseklerimi sırtına bastırarak, masaj yaparak sürüyordum kremi. Aşağılara doğru indikçe bacaklarını iki yana ayırdı, kalçaları tamamen meydandaydı. Kalça kemiğini okşuyordum. Kalçalarına iyice yaklaşmıştım. Kremi aldı elimden, kalçalarının üstüne döktü, tekrar yüz üstü yattı. Ellerimi kalçalarına atmamı istediğini düşündüm ama atmadım. Bacaklarına götürdüm ellerimi. Ovuyordum, elimden tutup kalçalarına çekti, koydu üstüne ellerimi. İki elimle de kalçalarını mıncıklarcasına tutuyordum. Çevreme baktım herkes kendi halindeydi. O yumuşak, iri kalçalarını ovmaya başladım. Ben ovdukça keşkül gibi sallanıyor, içimde fırtınalar kopuyordu. Sikim hiç olmadığı kadar sertti. Hissedebiliyordum bunu. Gülizar’ında hissetmesini istedim. Kalçalarının üstüne çıkıp oturdum. Ellerimi tekrar omzuna attım. Gülizar götünü hareket ettirerek, kalçalarını sikime hizaladı, taşşaklarımla kalçalarını eziyor, yarrağım ile kalçalarının arasında duruyordum. Gülizar’ın her hareketinde sikim daha çok arasına kaçıyordu. Gülizar hareket etmeyi bıraktı. Artık sikim şortun üstünden de olsa kalçasında daha çok hissediliyordu. Her omzunu ovduğumda kendimi ileri, geri atıyor, o götüne sikimi sürtüyordum. Gülizar dönmek istedi, yüzünü bana dönmek için sağa doğru kaydı. Kalçalarından kalktım ve ona izin verdim. Yüzüme bakmıyordu, utanıyordu sanırım. Bacaklarına oturmaya devam ediyordum amına çok uzaktım. Bir hareketle amının üstüne çıktım. Sikim göbeğine kadar temas ediyordu. Oda bunun farkında, kendini yukarıya çekti ve bacaklarını ayırdı. Amının dudakları çok aşırı belirgin, gözlerimin önündeydi. Kolunu gözlerinin üstüne attı, güneşi önlüyor, yüzüme bakmıyordu. Kremi alıp göbeğine sürmeye başladım. Kendimi geriye attım, kasıklarını okşuyordum resmen. Her kasıklarını okşadığımda bacakları titriyor, gözlerimi o incecik amının arasına kaçan bikiniden alamıyordum. Elime krem sıkarken, bolca o amının yarığına döktüm kremi bilerek. Gülizar o ıslaklığı hissetti. Kolunu gözlerinden çekti, yattığı yerden dirseklerinden destek alarak doğruldu. Önce amına dökülen kreme baktı, ardından yüzüme bakıp gülüyordu. Parmağıyla amının arasından kremi öyle bir alışı vardı ki, amını okşuyordu resmen. Kremi alıp vücuduma sürdü.

– Yat hadi yanacaksın bende sana süreyim.
– Olur. Sırtımdan mı başlayacaksın?
– Yok önünden. Sırt üstü uzan abi.

Gülizar’ı dinlemiştim. Sırt üstü şezlonga uzandım ve gözlerimi kapattım. Şezlongdan kalkıp kalkık sikime oturdu birden. “Hıhm” diye tepki verdim beklemiyordum. Amının sıcaklığını hissediyordum şortun üzerinden. Alev, alev yanan bir ama sahipti. Benim ona yaptığımı o bana yapmaya başladı. Sikimin üzerinde kalçalarını hareket ettiriyor, resmen sikime sürtünüyordu. Biraz daha devam etse tekrar boşalacaktım ama kalktı üstümden.

– Sırtını dön abi.

Kalkık sikimi şortumun içinde düzelttim ve yüz üstü yattım bu sefer. Sırtıma da kremi sürdükten sonra, şezlonguna gitti ve güneşlenmeye başladı.

– Of bikini izini de hiç sevmiyorum. Şeytan diyor, çıkart.
– Saçmalama kızım herkesin içinde, bahçede çıkartıp güneşlenirsin.

Birden çıkmıştı ağzımdan. Gözleri büyümüştü Gülizar’ın.

– Ya harbiden neden öyle yapmıyorum ki. Buradan gidince orada devam ederim güneşlenmeye.

İçim içimi yiyordu, kalk amına koyayım şimdi gidelim o zaman demek geçiyordu içimden ama diyemiyordum. Telefonum çalıyor, Özge arıyordu;

– Alo aşkım nasılsın?
– İyiyim güzelim sen? Köye gitmişsin?
– Evet aşkım bugün gelemeyeceğim, annemlere yardım edecem, hem Aysel ile laflayacağız biraz. Gülizar’a söyle annenlerde kalsın bugünlük. Sende idare et bensiz bir gün.
– Hadi ya geleyim bende istersen?
– Sen bilirsin ama gerek yok aşkım, takıl kafana göre.
– Peki tatlım öptüm seni.

Gülizar pür dikkat beni dinliyordu;

– Annem mi abi?
– Evet canım. Köyde kalacakmış bugün sen bizde kalacakmışsın.
– Of buda ya kocaman kız oldum. Çocuk muamelesi yapıyor nerede kalırsam kalırım.
– Höst lan o kadar uzun boylu değil, çocuk değilsin tamamda. Ne demek o nerde kalırsam kalırım falan?
– Yani evde yalnız da kalabilirim demek istedim. Hem yalnız değilim sen de varsın.

Yüzüme bakım gülümsedi. Yüz üstü yatıp güneşlenmeye, o güzel götünü bana sergilemeye devam ediyordu. Telefonum tekrar çaldı;

– Aloow aloooow hişt hacı gülle ne yapıyon?
– İyiyim zeki denizdeyim güneşleniyorum sen napıyon?
– Hacı gülle bende iyiyim sana sürprizim var hemen atla gel.
– Nereye geleyim oğlum ne sürprizi.
– Lan oğlum gel işte.
– Zeki nereye geleyim?
– Ha onu söylemedim demi ben.
– Söylemedin amına koyayım!
– Bize kanka.
– Size? Lan sizin ev nerede bilmiyorum bile.
– Hee haklısın, o zaman hişt Mete hadi gülüm Kuzey’in oğlunu alda gel.

Mete;

– Ben neden gidiyorum amına koyayım? Konum bilgisi at gelsin arabası yok mu?

Zeki;

– Alow hacı gülle, araban yok mu lan ne yoruyorsun çocuğu! Atla gel amına koyayım sana konum bilgisi atcakmışız. Mete? Konum bilgisi ne lan?
– Zeki arabamı sattım ben.
– Neeey! Vay amına koyayım. Ee neye biniyon? Hişt neye bindiğini biliyoruz, dört tekerlek olarak neye biniyon onu soruyom bak.
– Ya amına koyayım binmiyorum bir şeye taksiyle gelirim adresi söyle sen bana.
– Dur bi atar gider yapma amına koyarım bak! Lan mete! Mete orospu baksana!

Mete;

– Ya ne var amına koyayım ya!
– Sesini yükseltme ağzına veririm, lan dur ne üstüme geliyorsun şaka yaptım amına koyayım erkek ağzı sikmeyi sevmiyorum. Hele senin ağzını peeh hiç istemem. Kuzeyin oğlu arabayı satmış, gidip alacan mı taksiyle mi gelsin?
– Satmış mı ne çabuk alıcı bulmuş amına koyayım. Tamam ben alır gelirim.
– Hadi iyisin özel şoför yolluyorum sana, yolda gelirken bu kıvırcık kafaya da binebilirsin. Ha bana bak, Kızlar da burada ona göre gel.
– Ya of kim var kızlardan?
– Aşkın Cennet var

Cennet;

– Zeki!
– Ne var kızım ne var alla alla.

Ben;

– Ee başka Zeki.
– Başka mı? Ulen bir sikmedik ben kaldım hala başka mı diyon? Aç gözlü.
– Zeki!
– Tamam be bağırma hemen, Merve, Nur. Hişt kız zilli senin adın neydi?

– Sude tatlım.

Zeki;

– Kanka sude diye de bir kız var. Merve’nin kankitoşkosuymuş.
– İyi Zeki kapat giyineyim geliyorum.
– Tamam. Ulen bana bak.
– Ne var Zeki?
– Sude’yi ilk ben sikecem sonra sen, senden bize sıra düşmüyor sikerim ha!
– Napayım oğlum senin gibi mala dayamak istemiyorlar ilk.
– Ha ha ha çok komik amına koyduğum kapat len telefonu! Sokuk.

Bu konuşmaları yaparken şezlongtan kalkmış, yürüyordum. Gülizar’a doğru geri geldim. Yüzüme bakıyordu;

– Tatlım hadi eve gitme vakti, bahçede güneşlen birazda, sonra doğru bize gidiyorsun.
– Of abi nereye ya?
– Arkadaşlar çağırıyor. Hadi söylenme kalk.
– Gece gelecek misin?
– Gelirim. Yarın işlerim var erkenden halletmem gereken. Bak sende bizde kalacaksın ona göre. Ben çok geç gelirim, yalnız başına kalma evde.
– Tamam.

Elinden tutup kaldırdım şezlongdan. Eve gittik, hemen duşa girip üstümü giyiniyordum. Araba kornası sesi geldi ve telefonum çalmaya başladı. Mete arıyordu;

– Kanka hadi in aşağıya geldim.
– Tamam geliyorum.
– Alooooooooow len kuzeyin oğlu balkona çık balkona.
– Zeki? Sen niye geldin amına koyayım?
– Sürprizi şimdi yapmak istedim oğlum bekleyemedim çık lan balkona!
– Dur geldim amına koyayım.

Telefon kulağımda balkona çıkmıştım. Kapının önüne baktığımda Zeki askeri kıyafetleri giymiş, yarım yamalak asker selamı vermeye çalışıyordu. Balkondan bağırdım ona;

– Ulan! Bu kılık ne amına koyayım? Asker kaçağı sanırlar, askere alırlar bak seni!
– Ne bağırıyon telefondan konuşsana saf ya. Oğlum askere gidiyoruz askere!
– Ne siktir git lan!
– Beraber siktirip gidiyoz kuzeyin oğlu.

Mete indi arabadan;

– Bağırıp durma lan! Kuzey Zeki bu sefer haklı kanka. Bizde gidiyoruz askere
– Oğlum ciddi misiniz lan? Bekleyin geliyorum yanınıza.

Zeki;

– Asker selam dur! Bak omzumdaki yıldızlarla döverim seni.

Mete;

– Zeki?
– Efendim kanka?
– Sen askerde çok dayak yersin ha!
– Hooo çok komük.

Balkondan koşarak girdim odama, merdivenleri koşarak indim. Kapıyı açıp yanlarına gittim. Selamlaştık, tokalaştık;

– Mete ne diyor bu sikik? Harbiden sizde mi gideceksiniz.
– Aynen kanka bize de geldi belgeler. Biz Ferhat ile üni kazanmadık zaten. Dedik askerliği çıkartalım aradan. En azından birlikte yaparız.

Zeki;

– Görümcem mi oluyorsunuz siz şimdi benim?

Ben;

– Görümce ne lan?
– Hani aynı anda askere gidiyoruz ya?
– Devre denir ona salak. Evet devrem oluyorsunuz.
– Devre ne lan asıl? Yanıyor mu o?

Mete;

– Aboo abi bunun kafa uçtu yine bin hadi gidelim.

Ben;

– Zeki annen seni bu yaşa kadar nasıl getirdi lan böyle.
– Bilmem ki, bakıcılarım vardı benim. Sahi ya annem niye bakmadı ki bana?
– Alla alla bak sen. Neden acaba Zeki!

Arabaya bindik, Zeki’nin evine doğru gidiyorduk.

Ben;

– Oğlum nerden çıktı la bu karar?
– Ya bizden habersiz bu sivri zeka

Zeki;

– Benden bahsediyor, iyi dinle kuzeyin oğlu.

Mete;

– Gitmiş, askerlik şubesine, sen gibi evrakları almış, okula gitmiş dondurmuş askere gidiyorum ben diye. Birde askeri malzeme satan dükkana gidip şu üstündekileri almış.

Ben;

– Hahaha! Ulan Zeki. Oğlum bir sene boyunca onları giyeceksin zaten neden aldın?
– Bunlar bedenime göre kanka özel, terletmez, soğuk geçirmeyenini de aldım.
– Oğlum harbi salaksın sen ya
– Neden be hacı gülle, gel gidek sana da alak. Adama 3 tane daha arkadaşım gelecek ona göre indirim yap dedim.
– Yaptı mı?
– Yok yapmadı. Ama olsun ben yine de sana getirecem arkadaşlarımı dedim.
– İyi de aga askerde bunları giyemezsin. Götüremezsin bile. Orada sana verecekler zaten.
– Harbi mi diyon hacı gülle?
– Harbi diyorum Zeki.
– E ben bunları götüme mi sokcam?

Mete;

– Allah aşkına şu yaz sıcağında ayağında ki botları götüne sokmakla başla yalvarırım.
– Hacı gülle, iki ayağım var, biri sana biri bana o zaman!

Mete yanında oturan Zeki’yi yumrukluyordu. Bir taraftan da böyle arkadaşlarım olduğu için kendimi şanslı sayıyordum. İlk gördüğümde Zengin züppesi dediğim Mete bile her konuda yanımda oluyordu. Zekinin evine gelmiştik. Dublex villada oturuyordu. Çok büyük, saray gibi bir görüntüsü vardı evin. İçeriye geçmiştik.

Zeki;

– Ben şunları çıkartayım, götümde pişik çıkacak, sikim taşşağım bir birine girdi amına koyayım.

Ben;

– Zeki, dur çıkartma. Gel kızlar kostümlü erkekleri sever oğlum.
– He doğru dedin hacı gülle. Fantezi yapak.
– Aynen sude miydi şu kız?
– Evet çok datlu lan!
– Hani nerede?
– Hişt bana bak önce ben dedim.

Zeki önden koşarak gitti kızın yanına doğru. Terastalarmış. Mete yanıma geldi, kolumdan çekip merdivenleri gösterdi. Yukarıya doğru çıktıkça yüksek seste müzik sesleri geliyordu. Ferhat eline içkisini almış kızların ortasında dans ediyordu. Beni gördü;

– Çok özleyecem bu ortamı amına koyayım!

Köşede ki koltuğa geçip ağlıyor gibi sesler çıkarttı.

– Ne ağlıyorsun lan 12 aya düştü hazır askerlik sık dişini işte göz açıp kapayıncaya kadar gider gelirsin.
– Ah ulan ah bu eller 31 demi çekecekti. Bu günleri de mi görecektim ben!

Merve;

– Merak etme Ferhat, numaran var bizde, boşalmana yardımcı oluruz.

Kızlar kendi arasında gülüyorlardı. Ferhat kalkıp yanlarına gitti;

– Bak bol bol video, fotoğraf gönderin bana, bari onlarla yetineyim.

Nur;

– Daha çok var gel gerçeğini gör tatlım.

Göğüslerini açıp Ferhat’ın yüzüne sürüyordu.

Ferhat;

– Oh oh şu köşeye de sür, bulaşsın iyice. Ah ulan ah yerim bunları!

Nur’un memelerini ağzına alıyor, ısırıyordu. İkisi aralarında oynaşıyordu. Bir içki alıp oturdum. Yanıma Sude denen kız geldi. Zeki’nin dediği kadar vardı. At gibi kadındı. Bir an o götü görünce travesti olup olmadığından bile şüphelendim, o gözle bakıyordum ama sesini duyunca rahatladım. Bir travestiden bu kadar ince ses çıkması imkansızdı.

– Merhaba sen Kuzey olmalısın?
– Evet merhaba sende Sude olmalısın?
– Evet de nerden biliyorsun?

Zeki pat diye daldı kızla aramıza,

Zeki;

– Ben anlattım, öve öve bitiremedim seni, gelene kadar görsen ağzının suyu nasıl aktı, nasıl aktı. Yalvarırım Zeki önce ben tanışayım, öpüşeyim, koklaşayım, çatır çutur, patır kütür, ben sikişeyim dedi!

Sude kahkaha atıyordu;

– Patır kütür ha? Ne o lan karpuz mu sikiyorsun?
– Hişt kız zilli öyle deme bunda bir alet var of of of değil karpuz beton olsa dayanamaz. Ortadan ikiye çatırt diye yarar bu. Seni gidi seni.

Ben;

– Zeki ne saçmalıyorsun oğlum ya!
– Bak o eli indir, bana ani hareketler yapma. Neyse siz tanışın ben Merve’nin yanına gidiyorum.

Sude gülüyordu;

– Zeki hep böyle hiper aktif midir?
– He biz aramızda direk geri zekalı diyoruz ama öyle de denebilir daha kibar.
– Ahaha çok şekersin.
– Peki sen beni nereden duydun?

Merve ve Nur’u parmağı ile işaret etti.

– Başka nereden duyabilirim.
– Doğru.
– Askere gidiyormuşsunuz. Gitmeden tanışmak istedim.
– İyi yapmışsın.

İçkimi doldurmak için elimden aldı. Arkasını döndü, şehvetli gözleriyle bana bakıyordu. Zeki oradan parmaklarını bana sallıyordu. Sude gerçekten fiziği mükemmel bir kızdı. Uzun bacaklara, siyah beline kadar uzanan saçlara sahipti. Kalçaları çıkıntılı göğüsleri büyük sayılacak kadar iriydi. Benim aklım yalnız bıraktığım Gülizar’daydı. Kumsaldaki o vücudunu okşamam, denizde amına sürten sikim, kucağıma oturması. Aklıma geldikçe sikim kalkıyor, o manzarayı unutamıyordum. Zeki tekrar yanıma geldi;

– Hacı gülle, Sude ile grup yapak bari.
– Oğlum taktın Sude’ye iyi gelince sor kabul ederse yapalım.
– Tamam.
– Tamam diyor ya.

Yanından uzaklaşıp Mete ile Ferhat’ın yanına gittim. Oturduk konuşuyorduk. Sude elinde iki adet içki ile bana doğru sallana, sallana yürüyordu. Zeki oradan bağırdı;

– Hişt, hişt kız zilli bak bir dakika.
– Efendim?
– Efendini yerim zilli seni. Ne dicem sana, Kuzey dedi ki, Sude’ye sor, kabul ederse Zeki de gelsin grup yapalım.
– Hımm. Kuzey mi dedi bunu?
– He o dedi sor kabul ederse grup yapalım dedi.

Tek kaşını kaldırıp dudaklarını büzdü, yanıma geldi. Oturdu;

– Kuzey Zeki’ye grup mu yapalım dedin?
– Ulan Zeki!

Zeki;

– Ne zeki? Ne zeki? Sen demedin mi hacı gülle, sor kıza kabul ederse çatır çatır sikişek diye?
– Amına koyayım Zeki.
– Ee ne diyon kız zilli yapak mı?

Buse gülümsüyordu, elini dizlerime atıp Zeki’nin gözlerine bakarak okşuyor, sikime doğru çıkıyordu. Sikimi sıktırdı;

– Kuzey kadar iyi misin?

Zeki üstünde duran askeri pantolonu indirdi aşağıya, eline sikini alıp sallamaya başladı;

– Bence iyiyim bak bakalım yeter mi sana?

Buse ayağa kalktı, bacaklarını çapraz atarak Zeki’ye doğru yürüyordu. Dışarıda olan sikini aldı eline. Arkasına geçip, sarıldı. Sikini sıvazlıyordu Zeki’nin. Zeki zevkten dört köşe olmuştu bile. Bizim çocuklar koltukta oturmuş onları izliyordu. Buse dans ederek Zeki’nin yakasından tuttu. Bir sandalye çekti ve oturttu. Zeki’nin dudaklarını öpüyor, boynunu emiyor, gömleğinin düğmelerini açıyordu. Zeki’nin siki iyice kalkıyordu bu hareketler karşısında. Merve Ferhat’ın yanında ona sarılıyor, Nur Mete’ye sarılıyordu. Ben piç gibi ortada kalmış, içkimi içiyor, Sude ile Zeki’yi izliyordum. Sude işini biliyordu. Zeki’ye kucak dansı yapmaya başladı. İri kalçalarını ortaya çıkartıyor, Zeki’nin sikine sürtüyordu. Zeki Sude’nin kalçalarından tuttu ve sandalyeye Sude’yi oturttu. Sude’nin saçlarından tutup kendine çekti. Sude dilini çıkarttı, Zeki’nin sikini yalıyor, dil darbeleri atıyordu. Zeki zevkten kendinden geçmiş sıkıca saçlarından çekiyordu Sude’yi. Sude Zeki’nin sikini ağzına almış, yavaş hareketler eşliğinde emiyor, somuruyordu. Zeki bana bakıyordu;

– Aboow hacı gülle bu kız çok fena.

Zeki’ye bakıp gülümsedim. Sude Zeki’nin kalçalarından tutmuş, sikini boğazına kadar alıyor, çıkartıyordu. Yan tarafımda Merve ve Nur da bizim çocuklara sakso çekiyordu. Şunları izledikçe benimki de iyice sertleşmeye başladı. Sude Zeki’nin sikini ağzından çıkarttı ve ayağa kalktı. Sikini avuçlayıp Zeki’yi çekmeye, yanıma getirmeye başladı. Zeki’nin sikinden tutup ittirdi ve oturmasını istedi. Bir bacağını yanıma, koltuğa attı. Bacaklarına atmıştım elimi. Gerçekten harika bacaklara sahipti, at gibi sert bacakları vardı. Onları okşayıp, öpüyordum. Sude saçlarımdan tutmuş, okşuyordu. Arkasını bana döndü ve önümde domaldı. Beyaz, ince, ve çok kısa bir elbise vardı üzerinde. Sırt dekoltesi fazla, göğüslerini kapatan bir elbiseydi. Önümde bu şekilde domalınca, giydiği altında ki beyaz tangası meydana çıktı. Kalçalarının iki arasına girmiş bir ip vardı. Hani şu manzarayı görseniz, ölürsünüz, eritir sizi.

Ben artık dayanamadım ve kucağıma aldım. Öpüşmeye, ayak üstü sevişmeye başladık. Sude de yüz üstü koltuğa uzandı, başını Zeki’nin dizlerine koydu.

– Aşkım arkadan bas, arkadan istiyorum sert bas!

Bende hesapladım, kitapladım, dedim at gibi kadın. Bunun önü tem otobanı olmuştur amına koyayım. Arkadan vereyim ben buna zurnayı.

– Tamam aşkım. Dedim.

Buna bir muamele yapıyorum aklınız, hayaliniz durur. Bunun arkadan götünü ayırdım, yarma şeftali misali, buna bir darbeli vuruyorum, duman çıkıyor götünden amına koyayım. Ya duman çıkıyor da işin sonlarına doğru hani böyle nasıl diyeyim, taşşağımıza doğru böyle bir şeyler takılıyor orda. Dedim burada bir şeyler tam değil amına koyayım. Hani bir gariplik var. Bu normal bir sikiş değil. Ulan dedim bu da nedir amına koyayım. Vay senin ananı avradını sikeyim! Oda kolunu alta kıvırmış 31 çekiyor. Siki var ibnenin. Serçe parmağın kadar bir şey böyle. Dedim babanın amına koyayım! Ne yapıyorsun lan sen. Hi? Koltuktan, içkilerin olduğu bölüme uçtum fırladım gittim amına koyayım. Fakat don, mon orada kaldı şimdi. Don pantolon hepsi orada. Sen dedim ne yapıyorsun ya? Ne yapıyım canım dedi ya, vay senin babanın amına koyayım ben dedim ya. Pantolonu mantolonu aldım, kaçtım tekrar arkama. Zeki donmuş, hareket edemiyordu. Merve ile Nur gülüyordu. Zeki de Sude’nin yanından kaçarak yanıma geldi.

– O neydi amına koyayım. Az daha göt gidiyordu.
– Lan bırak nereye gidecek, sabah kahvaltısında ağzıma aldığım sosis bunun aletten daha büyük amına koyayım.

Sude kahkaha atıyordu.

– Ay şekerim ne var devam etsen, ne güzel zevke gelmiştim.
– Bırak amına koyarım. Bende ki tüm zevki aldın gittin, yaşam enerjim söndü amına koyayım.

Ferhat;

– Ahahaha kanka piyango sana çıktı, biz Zeki’ye sürpriz hazırlamıştık.
– Bırak amına koyarım sürprizin ben gidiyorum oğlum ya!

Mete;

– Hahaha nereye be abi?
– Eve amına koyayım, ulan Sude misin, hacı bekir misin? Hayatımı söndürdün. Ne hayallerle sikiyordum seni.

Zeki;

– Hacı gülle, fena siktin ama, hep yanık koktu buralar.
– Zeki o kokan şey başkaydı altıma sıçtım amına koyayım. Hadi iyi eğlenceler size.
– Eyvallah hacı gülle. Ha dur benim arabayı al, yarın alırım senden.
– Tamam sağ ol kardo.

Akşam akşam, birde göt sikmiştik amına koyayım. Tüm morallerim bozuldu. Zeki arabanın anahtarını bana fırlattı. Aşağıya koşar adımlarla indim arkama bile bakmadım. At gibi kadın dediğim kişi traversiti çıkmıştı amına koyayım. Hayır yani saçlar kadın, göt kadın, ses kadın. O sik orda olmuş mu hiç. Neyse kalkmıyordu Allahtan domal birde ben bakayım tadına dese ne bok yerdim. Saate baktım gece 12 olmak üzereydi. Karnım açlıktan kazınıyordu. Yolda bir kokoreççi gördüm, oturdum karnımı doyurdum. Dayı çay ikram etti, sigaramı yaktım, denizi izleyerek içtim çayımı. Aklımı annem kurcalıyordu. Hoş annem de demek istemiyordum ama, nefret ediyordum ondan. Sigaram bitmiş, denize atmıştım. Zeki’nin arabasına bindim ve eve doğru gittim. Eve vardığımda saat gece 1,30 olmak üzereydi. Kapıyı açtım, nasılsa kimse yok diye sesli bir şekilde yürüyordum. Gülizar’ın kapısı aralıktı. Eve baktığımda koltuğun üzerinde çantası, kıyafetleri vardı. Mutfağa gidip bir su içtim. Merdivenleri çıkıp odama gidecektim, kapının aralığını tekrar fark ettim. Aralık olan kapıdan kafamı uzattım içerisi karanlıktı. Gece lambasını arıyordum, zor da olsa yakmıştım. Işık açıldığında yatakta Gülizar üstü açık bir şekilde yatıyordu. Kırmızı bir askılı, ve kısacık şort vardı üzerinde. Şort kalçalarına kadar sıyırılmış, askılının yanlarından bembeyaz memeleri gözüküyordu. Kapıdan izliyordum sadece. İçimi bir heyecan kaplamıştı. Kafamı biraz daha uzattım ve yakınlaştım ona doğru. Sol memesi askılıdan çıkmış, tamamen dışarıda gözüküyordu. İçimden o memeleri sıktırmak geçiyordu. Gülizar yatakta sağa doğru döndü, hemen kapıya doğru geri gittim. Uyanıyor sanmıştım.

Tam tersi, derin bir uykudaydı. Götünü bana iyice domalttı, şort kalçalarının arasına girmiş, beyaz kalçaları dışarıdaydı. Ona iyice yaklaştım. Yanında duran sarj aletini alıyormuş bahanesiyle yüzüne doğru yürüdüm yatağın çevresinden. Çekmecesini açtım sessizce, şarj aleti arıyorum diyecektim uyanırsa. Memeleri iyice devrilmiş, dışarıda ki memesi hala açıkta, uçları pembe ve dik bana bakıyordu. Elimi ona doğru uzattım, memesini tutmak istiyordum. Gülizar uyanacak diye ellerim titriyordu. Ter boşalıyordum resmen, ellerimi memesine atmış, avuçlamıştım. Gerçekten çok sert memeleri vardı. Daha yeni olgunlaşmaya başlıyor, büyüyorlardı. Yanına iyice yaklaştım öpmek istiyordum. Gülizar hiç tepki vermiyor, gerçekten uyuyordu. Dilimi çıkarttım ve buz gibi olmuş meme uçlarına değdirdim. Zevkten sikim kopacak sanıyordum artık. O uçlarında dilimi gezdiriyor, hafif dudaklarımın arasına alıp emiyordum. Üzerine iyice kapanmıştım. Birden telefonum çalmaya başladı. Üstünden bir hışımla kalktım, telefonu elime alıp sessize aldım. Odasından çıktım, merdivenleri sessizce çıktım. Zeki arıyordu;

– Alo hacı gülle ne yaptın?
– Ananın amını yaptım Zeki ne arıyorsun amına koyayım sırası mı?
– Ne yaptım lan! Aramayak mı?
– Bu saatte arama hadi kapat uyuyom amına koyayım!
– Hee öyle desene hacı gülle, eve vardın mı diye merak ettik, Sude seni soruyor.
– Zeki kaldığım yerden sen devam et, duman çıkartarak sik onu.
– Yok kanka ben almayayım. Bizde ortam güzel hadi öptüm kapat şekerim çok yazıyor şu sıralar.
– İyi geceler Zeki.

İçim içimi kemiriyordu. Acaba Gülizar uyanmış mıydı? Bir duş almalıydım. Götümden bile ter akıyordu. Soğuk suya attım kendimi, sikim çok kalkmış, Gülizar2ı düşünerek sıvazlıyordum suyun altında, ama kendi kendimi boşaltmak istemiyordum. Suyu üzerime iyice dökündükten sonra, boxer giymeden bir şort geçirdim üstüme, tişörtte giymemiştim. Aşağıya, Gülizar’ın odasına girecektim. Kapı sonuna kadar ayrıktı, öyle bırakmışım farkında olmadan, içeriye girdiğimde Gülizar sırt üstü yatmış, bacağının tekini bükmüş, şortun arasından amının dudakları gözüküyordu. Şortu iyice sıyrılmış amı tamamen meydandaydı neredeyse. Gülizar diye seslendim, yanına yaklaşıp memelerinden tutup dürttüm, kesinlikle uyuyordu emindim, hiç tepki vermiyordu. Aysel yengeme yaptığım geldi ilk aklıma, ya Gülizar’da istiyorsa? Ya haberi var bilerek yapıyorsa? Bu şekilde neden açık yatıyor olabilirdi ki başka? Eve geleceğimi biliyordu, annemlerde kalmasını söylemiştim ona ben! Aklımda ki bu düşüncelerle yatağa ayak ucuna çıktım. Amına doğru eğildim ve uzandım yatakta, şortunu iyice kenara çektim. Ufak, kabarık, kaymak gibi beyaz, ve çok ince bir çizgisi olan ama sahipti. Haddinden fazla kabarıktı. Parmaklarımı üstüne getirdim. Yumuşakça okşamaya başladığımda, parmaklarımda ki o sıcak ıslaklığı hissedebiliyordum. Şortunu kasıklarına kadar sıyırmıştım. Gülizar’da yine tepki yoktu. Amının dudaklarını parmaklarımla aralayıp, içini görebiliyordum. Loş bir ışık vardı odada. Sanırım pembeydi içi, tap taze, sidik kokusu yok, tam yeni kadın olmaya başlamış bir am kokusu vardı üzerinde. Artık ne olacaksa olsun diyor, yavaş hareketlerle amını okşuyordum. Amında parmaklarım gezindikçe ıslaklığı artıyor, parmaklarım ıslanıyordu. Parmaklarımı amından çektim ve önce kokladım, daha sonra ağzıma sokup emdim o bulaşan sularını. Tarih edilemeyecek bir tadı vardı. Bacaklarını iki elimle açtım biraz, amına kafamı eğdim ve dilimi çıkarttım. Am dudaklarını dilimle ayırıyor, içini yalıyordum. Bir süre amını, kasıklarını bu şekilde yaladım. Doyamıyor, dilimi, dudaklarımı amından çekemiyordum. Tam o sırada Gülizar sağ tarafına döndü, ellerini yataktan attı. Arkasına doğru domalmış, kabarık am dudakları daha belirgin olmuştu. Hemen şortumun yanından sikimi çıkarttım ve yataktan kalktım. Elime sikimi aldım ve dizlerimi kırarak arkasına geçtim. Kalçasının tekini tuttum ve amına sikimin kafasını sürtmeye başladım. Dudaklarının arasında sikimi sürtüyor, o sıcaklığı sikimde alev alev hissediyordum. Çok geçmeden boşalacağımı anlayınca, yerde duran sutyenini aldım elime ve tüm döllerimi akıttım ona. Çok rahatlamıştım. Hemen şortunu yukarıya çektim. Sutyeni yanıma aldım, odasının ışığını kapattım, kapıyı örtüp çıktım odama. Kuş gibi rahattım resmen, sadece bir konu dışında. İçimi kaplayan o müthiş pişmanlık duygusu. Hayatımda olmadığı kadar pişmanlık duygusu yaşıyordum. Odamda ışığı açtım ve sutyenine baktım. Döl ile dolmuş, taşmıştı. Tutup çöpe attım sutyenini. Saat gece 3 olmak üzereydi ve ben uyuyamıyordum. Bir bira açtım ve balkonuma çıktım. Tüm bu olanları düşünüyordum. Gülizar Aysel yengem gibi değildi, onun gibi tepki vermedi, sadece kalçalarını hafif oynatmak dışında hiçbir şey yapmadı. Sanırım farkında değildi. İstem dışı zevk alıyordu.

Ben ne yapıyorum diye düşünmeye başladım. Aşık olduğum kadının kızına, elimde büyüyen o kıza sikimi kaldırıyor, onun amını yalıyor, onu düşleyerek boşalıyordum. Aklım almıyordu artık. Başıma giren ağrılar eşliğinde yatağıma uzandım ve uyumaya başladım.

Özge’nin sesiyle uyanmıştım. Aşağıda Gülizar’a bir şeyler söylüyordu. Telefonu alıp saate baktığımda sabah 10 olmak üzereydi. Tekrar gözlerimi kapattım, kısa zaman sonra Özge yanıma geldi. Baş ucuma oturdu ve saçlarımı okşamaya başladı. Öpüyor, kokluyor vücudumu okşuyordu;

– Tatlım hadi kalk kahvaltı hazır.

Gözlerimi hafif araladım;

– Ne zaman geldiniz?
– Bir saat önce. Gece çok yoruldun galiba.
– Sen yoktun nasıl yorulayım gel bakayım şöyle ne güzel görünüyorsun sabah sabah.

Boynuna sarılıp üstüme çekmiştim Özge’yi. Üstüme yatırıp, boynunu öpüyor, dudaklarını emiyordum;

– Dur yapma Gülizar aşağıda.
– Kocaman kız oldu gelmez ya odaya.

Üstünde ki sarı tişörtü sıyırıp attım. Beyaz sutyeniyle kalmıştı, kopçalarını da açıp, kenara fırlattım. Onu sırt üstü yatırıp üstüne çıktım. Koca memelerini emiyor, uçlarını yalıyordum. Altında ki eşofmanı külotu ile birlikte sıyırıp attım bacaklarından. Bembeyaz amı karşımdaydı. Kafamı amına gömüp sabah kahvaltımı yapar gibi, iştahlı bir şekilde yalamaya başladım. Bacaklarını iyice aralayıp saçlarımı tutuyordu.

– Ah dur yavaş, Gülizar duyacak kapıyı kapatsaydın!
– Bir şey olmaz.

Altımdan şortumu çıkarttım, o ıslanmış amına tek hamlede soktum;

– Ohhh

Diye kısa bir süre inledi, hiç yavaş tempoda sikmeye niyetim yoktu. Hızlı bir tempoyla amına girip çıkmaya başladım. Odada kasıklarına vuran taşşaklarımın sesi yankılanıyordu.

– Ahh, off kuzey yavaş duyacak ohh!

Özge kendine hakim olamıyor inliyordu. Sesini kısmak için dudaklarını bile öpmüyor, o büyük meme uçlarını ağzıma alıp somuruyordum. Bu şekilde iyice hızlanarak sikmeye başladım. Gözüm kapıdaydı. Beklediğim olmuştu, bir karartı vardı. Gülizar’ı, dünkü gece yaladığım o amı, öptüğüm o memeleri düşünerek daha sert sikmeye başladım Özge’yi. Bacaklarını belime dolamış inliyor durmam için yalvarıyordu. Kalçasına çok sert bir tokat attım ve domalttım. Yüzünü yastığa gömmüş, inlemelerini bastırmaya çalışıyor, benim gözüm kapıda, kalçalarına tokat atarak el izimi çıkartıyor, ses yapmaya çalışıyordum. Amından sikimi çıkartıp göt deliğine soktuğumda, o inlemeler daha çok artmış, Özge zevkten kontrolünü kaybetmişti.

Özge’nin göt deliğine boşalırken üstüne yığıldım. Böğürüyor, onunla bir inliyordum. Tüm döllerimi içine akıtırken, kapıdan Gülizar kafasını uzatıp bize bakıyordu. Göz göze gelmiştik, tepki vermeden bir birimize bakıyorduk.

LÜTFEN DEĞERLİ YORUMLARINIZI ESİRGEMEYİNİZ!…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ev Sahibinin Dul Kızını Sikiyorum! (Ahmet 32 Y., A

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Ev Sahibinin Dul Kızını Sikiyorum! (Ahmet 32 Y., A

Selam. Ben Ahmet, 32 yaşındayım. Adapazarının küçük bir beldesinde bir fabrikada Teknikerim. İşe başladığımda iş arkadaşlarımın sayesinde emekli Osman amcanın evini kiraladım. Zaten iki katlı bir evdi, üst katına yerleşmiştim. Osman amca 72 yaşında, hanımı Fatma hanım ise 67 yaşında, bir de Nurgül isminde dul bir kızları var. 44 yaşındaki Nurgül de annesi gibi kapalı giyinen ve başı örtülü bir kadındı. Nürgülün askerde bir oğlu, bir de evli ve Ankarada hemşirelik yapan bir kızı var. Maddi durumları pek iyi olmayan bu aile Osman amcanın emekli maaşı ve benim verdiğim kira ile kıt kanaat geçiniyorlardı. Günler geçtikçe bu aile ile samimiyetimiz ilerlemiş, artık Osman amca beni aileden saymaya başlamıştı. Cumartesi günleri benim araba ile pazara ve markete alış verişe gidip geliyor ve Cumartesi akşamları vardiyam olmazsa genelde onlarda beraber yemek yiyorduk.

Zamanla Nurgülün hikayesini öğrendim. 2 çocuktan sonra kocası Hollandaya gitmiş ve birdaha dönmemiş, ne para göndermiş, ne mektup, ne de adresi belli. Anlayacağınız terketmiş ve izini kaybettirmiş. Nurgül de umudunu yitirince baba evine dönmüş, kaderine boyun büküp 15 senedir anne babasıyla yaşıyormuş. Bir akşam Osman amca rahatsızlanınca hep birlikte benim arabayla hastaneye götürdük. Sabaha karşı Nurgülle biz eve dönmeye, Fatma teyze hastanede kalmaya karar verdi. Hastaneye giderken evden aceleyle çıkmıştık, o sebeple ikimizin üzerinde de tişört ve eşofman vardı. Tabi Nurgülün başı herzamanki gibi örtülüydü. Arabada yanıma oturduğunda ilk dikkatimi çeken şey Nurgülün bacakları oldu. Nurgül hep uzun etekler giydiğinden ilk defa eşofmanlı görüyordum. Giydiği dar eşofman Nurgülün bacaklarının ve kalçasının güzelliğini, dolgunluğunu ortaya çıkarmış, nedense acaip tahrik olmuştum…

Nurgül ise babasının durumuna üzülmüş ve durup dururken birden ağlamaya başlamıştı. Sinirleri bozulmuş bir halde hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Hemen arabayı kenara çekip, elimi Nurgülün omzuna atarak, omzundan tutup biraz kendime çekerek, “Babanın korkulacak birşeyi yok, üzülme, iyileşecektir!” deyip, sağ elimle omzunu okşayarak teselli etmeye başladım. O anda Nurgül başını omzuma dayayarak ağlamaya devam ediyor, ama sanki Histeri içinde hıçkırıyordu. Nurgüle adamakıllı sarılıp kendime çektim, artık yanakları yanaklarıma değiyordu. Biraz sakinleyince kadar arabada o şekilde oturduktan sonra arabayı çalıştırıp yolumuza devam ettik. Eve vardığımızda ben direk Nurgülle beraber onların evine girdim. Nurgülü o halde yanlız bırakamazdım. Nurgülü üçlü koltuğa oturtup su getirdim. Yanına oturdum ve yine sarılarak omzunu okşamaya, teselli etmeye devam ettim. Ama vücutlarımız birbirine iyice yapışmış haldeydi…

Nurgül su bardağını koymak için sehpaya doğru eğildiğinde beli götünün çatalına kadar açıldı ve tangası göründü. Bardağı koyduktan sonra tekrar sokuldu bana. Çok kısa gördüğüm bu sexy manzara beni kudurtmaya yetmişti. Nurgülü teselli okşamalarım devam ederken, artık sikim de müthiş sertleşmiş, okşamalarım omzundan koltuk altına kaymış ve göğsünün yanına inmişti. “Ağlama, üzülme…” derken, diğer elimi de baldırının üzerine koymuş, ufak ufak baldırını da okşamaya başlamıştım. Nurgülden hiç bir ters tepki yoktu, bilakis bana daha da sokularak başını yine omzuma yaslamıştı. Bu durumdan cesaretlenerek biraz daha cüretkar davranıp, göğsünü resmen avcuma alırken, diğer elimle de yavaş yavaş baldırlarının arasını okşamaya başlamıştım. Nurgülün nefes alışları farklılaşmaya, ağlaması kesilerek yerini hafif hafif inlemelere bırakmıştı. Anlaşılan o anda Nurgül de benim gibi halinden çok memnundu…

Göğsünü sıktırarak avuçlarken, diğer elimi direk olarak apış arasına kaydırmış, elimle baldırının iç kısımlarını okşarken, baş parmağımı da amına sürtmeye başlamıştım. Nürgül birden başını omzumdan kaldırınca ben de aniden durdum. Ama Nurgülden, “Durma devam et, çok uzun zaman oldu, artık dayanamıyorum!” kelimeleri döküldü ve hemen dudaklarımız birleşti. Deli gibi öpüşüyor, birbirimizin dudaklarını adeta ısırıyorduk. Bir anda birbirimizin tişörtlerini çıkardık. Nurgül boynumu boğazımı kemirirken, ben de onun sütyenini çıkarmış, o dolgun memelerini hem öpüyor hem ısırıyordum. Aşağılara inerek Nurgülün eşofmanını ve tangasını çıkarıp, kendim de tamanen soyunup, ağzımı Nurgülün amına dayadım. Amını hem emiyor hemde dilimle resmen sikiyordum. Nurgül iyice kendinden geçmiş, o hafif hafif inlemeleri artık Ohhlara Ahhlara dönüşmüştü…

Hemen koltuğa ters bir şekilde uzandım ve 69 pozisyonunu aldım. Amını dillemeye devam ederken, zonklayan sikim de Nurgülün yüzüne değiyordu. Birden sikimi tuttuğunu hissettim, sikimi kökünden kavramış suratına değdiriyordu. Ben de bu arada götünü parmaklayarak klitorisini emiyordum. Nurgülün amı adamakıllı sulanmış, vıcık vıcık suları akmaya başlamıştı. Deli gibi inliyor, garip garip sesler çıkarıyordu, ama benimkini bir türlü yalamıyor ve ağzına almıyordu. Bir ara yüksek bir sesle Ohhlayıp kasılmaya başladığında amından da sular resmen fışkırıyordu. Amının sularını yalarken ensesinden bastırdım ve biraz istemeyerek de olsa nihayet o da benimkini ağzına aldı ve emmeye başladı. Başta çok acemice yapıyordu, demek ki ilk defa yarak yalıyor, ağzına alıyordu. Ama 5 dakika sonra nasıl yapılacağını öğrenmişti, sikimi deli gibi ve iştahlıca emiyordu. Bir süre sonra ben de artık patlamak üzereydim, dönerek Nurgülün göbeğine oturdum ve göğüslerine fışkırmaya başladım…

Boşalmam bittiğinde Nurgülün yüzü gözü, ağzı burnu döl olmuştu. Başından başörtüsünü çıkararak başörtüsüyle ağzını yüzünü temizledim. Yanına uzanarak çıplak vücutlarımız birbirine yapışmışken tekrar öpüşmeye başlamıştık. Dolgun göğüsleri bir harikaydı, iri kahverengi uçlarını emdikçe Nurgül deliriyor ve göğüslerini ağzıma yapıştırıyordu. Biz böyle yiyişirken benim sikim de Nurgülün apış arasına kaymış, orada yavaş yavaş yeniden kazık gibi sertleşmişti. Bunu hisseden Nurgül bacaklarını hafif aralayıp sikimi apış arasına sıkıştırarak kasıklarını bana doğru bastırmış, iyice sertleşmiş sikim kendiliğinden Nurgülün kaygan amının dudakları arasından amının deliğine kaymıştı bile. O an Nurgül birden bacaklarını açarak pozizyon almıştı, ben de bekletmeden yüklendim. Sikim Nurgülün daralmış amını resmen yararak sonuna kadar girdiğinde Nurgül öyle bir çığlık attı ki, sesi salonda yankılandı resmen. Hiç yavaşlamadım, hızlı hızlı gidip gelmeye başladım. Şap şap sesleri ve Nurgülün Ahhları Ohhları birbirine karışmıştı…

Aradan 5 dakika geçmişti ki, Nurgül titreyip sarsılarak, “Bittim, öldümmm!” diyerek, beni bacakları ile kavrayarak sikimi amının içinde skıştırdı. O anda ikimiz birden patlamaya başlamıştık. Böğürerek birbirimize kenetlendik ve boşaldık. Yarım saat kadar o vaziyette yatmışız. O gün Nurgülle 2 defa daha sikiştik. Sabah olurken beraber duş aldık. Benim işe gitmem gerekiyordu. Ben giderken, Nurgül 15 yılın ardından bu sikişmenin açlığını gidermediğini, aksine canının daha çok istediğini söyledi. Şimdi 3 aydır geceleri herkes uyuduğunda gizlice yanıma geliyor ve sikişmeye devam ediyoruz.

[Ahmet]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

pendik escort adapazarı escort adapazarı escort sivas escort bayan adana escort bayan adıyaman escort bayan afyon escort bayan denizli escort bayan ankara escort bayan antalya escort bayan izmit escort bayan beylikdüzü escort bayan bodrum escort bayan istanbul rus escort porno izle sakarya escort bayan karasu travesti webmaster forum