Arşiv Ekim 2020

Bunları Yapmayan Türk Var Mı? :))

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

Bunları Yapmayan Türk Var Mı? :))
Türksen kesin yapmışsındır :))

Rüzgarlı havalarda küller uçmasın diye küllüğe su koyar.

Ancak bir Türk gazete bulmacasını hep başkalarına sora sora çözebilme becerisini gösterip , kendisi çözdü diye sevindirik olabilir.

Nezle olunca tuvalet kağıdını uzun bir şerit yaparak kullanır.

Konuşma yeteneği olan hayvanlara ilk olarak küfür etmesini öğretir.

Daha birinci telefon zili çaldığında telefonun başına dikilen ama açmak için ikinci kez çalmasını bekler.

Kağıt paraların üzerine not alır ve parayı harcadığı için notu kaybeder ve ya elden ele dolasacağını bildiğinden komik yazılar yazar. ( Paranın ön yüzüne tehlike anında arkayı çeviriniz yazıp anında çevirince de şimdi değil salak tehlike anında yazanlardan bahsediyoruz.)

Çocugğu yanlışlıkla elini kestiği veya düstüğü için ağladığında elini kesti veya düştü diye çocuğunu döver.

Ütü fişi , teyp fişi veya televiyon fişi kablosunun bakır teli dışarı çıkmış ise çocukları elektrik çarpmasın diye bakir teli selobantla yapıstırır.

Ailece televizyon izlenen bir evde kumanda babanın elindeyse ve o ne izlerse diğerleri de onu izlemek zorunda kalır.

Evin bir odasının ampulü patladığı zaman yenisini almayıp da fazla kullanmadıgı bir odanın ampulünü onun yerine takar.

Dişlerini gazoz açacağı , fındık ve ceviz kıracağı olarak kullanır.

İşinde iyi olan birisini överken hakaretle iltifat eden bir Türk’ten başkası olamaz. (Şerefsizin oğlu ne iş yapmış be kardeşim, helal olsun)

Yemeğin etini en sona bırakır.

Dingildeyen bir masanın ayağına kağıt sıkıştırma fikri bir Türk’ündür.

Tv’de film seyrederken filmin oyuncularıyla muhatap olan (dur oraya gitme öldürecekler seni) Türk sinema severlerdir.

Arabasına öküz, köpek, horoz sesli korna taktırma fikrinin patenti bir Türk’e aittir.

Plastik yoğurt kabını saksı yapar.

Uçakta bulunan tanıdıklarına uçak havalandıktan sonra görmeyeceğini bildigi halde el sallar.

Çiğnediği sakızı daha sonra çiğnemek üzere kafasındaki tülbende yapıştıran bir Türk kadınından başkası değildir.

Tek abdestle beş vakit namaz kılmak için iki büklüm kıvranır.

Desenlerini çok beğenerek aldığı yeni bir mobilyanın üstünü başka bir örtü örterek kullanır.

Geçirdiği bir trafik kazasından sonra kanlar içinde çıkıp,çarpılmış arabasına üzülür.

Elektronik hesap makinesini, uzaktan kumandasını naylona sarmış, üzerine de ambalaj lastiği geçirmiş birini görürseniz Türk’tür o.

On yıllık bir otomobilin koltuk ambalaj naylonlarını çıkarmadan kullanma becerisini gösterir.

Terliği parmakları dısarı taşırarak giymektir.

Döner ile ayranı aynı anda bitirebilmektir.

Siteleri mahkeme kararı ile kapattırmaktır.

Gaz kaçaklarını ‘çakmak’ ile kontrol etmektir.

Hayatında en az bir kere kahvehane’ye gitmektir.

Minibüslerde ücreti,inerken ödeyebilmektir.

Gol sonraları gol atan oyuncuya küfür etmektir

Maaş’ının 2 katı değerindeki cep telefonuna sahip olabilmektir.

Tozlanmış camlara ”Beni Yıka” yazabilmektir.

Webcam’den fotoğraf çekebilmektir.

Çiftleşen köpeklere taş atabilmektir.

Gerektiğinde -20 Kontöre düşebilmektir.

Trafikte yeşili beklemeden sarı ışıkta geçebilmektir.

Ambulansların hasta taşıdığına inanmamaktır.

Televizyonun üstünü dantelli örgü ile örtmektir.

Sahte adidas giyebilmektir

Doğan görünümlü şahin’e sahip olabilmektir.

Çizik cd’nin arkasına kolonya sürmektir.

Yasaklı sitelere DNS değiştirip girebilmektir.

Lisanslı program satın almamaktır.

Ayda bir altın günü yapmaktır.

Hacı Şakir sabunundan vazgeçememektir.

Ekmeğin köşesini önce yemektir

Ev telefonunu arayıp ‘evdemisin?’ diye sorabilmektir

Perşembe akşamları Kurtlar Vadisi izlemektir

Kaza yapmış arabanın etrafında toplanmaktır.

Her canlı yayında ’70 Milyon Bizi İzliyor’diyebilmekir.

Google’den kendi ismini aramaktır.

Her güneş tutulmasını siyah camla izlemektir.

Çizgili pijama giyebilmektir.

Gelen misafirlerin kapı önündeki ayakkabılarını düz çevirmektir.

Denizde ‘deve güreşi’ yapabilmek ve uzun eşek oynayabilmektir.

Mirc’e bayan nickiyle girip erkekleri kandırmaktır.

Bulmacalardaki resimlere bıyık,sakal çizebilmektir.

Bisiklete 3 kişi binebilmektir.

Kitapların ön sözlerini okumamaktır.

Kavgadan sonra ‘teker teker gelin’ diyebilmektir.

Arabanın arkasına ‘hatalıysam ara’yazıp numarayı vermemektir.

Şoförlüğün kitabını yazabilmektir.

Şampuan kutusu bitmek üzereyken kutuya su doldurup şampuanı çoğaltabilmektir.

Nuri Alço’yu halk kahramanı yapabilmektir.

3 Kişilik asansöre 5 kişi binebilmektir.

İnternetten kız tavladığına inanabilmektir.

Sıkışınca CTRL+ALT+DEL yapabilmektir.

Google Earth’de kendi evini bulmaya çalışmaktır.

Bu yazıları okuyup ‘harbiden de böyle oluyor’diyebilmektir.

Araba kaymasın diye tekerleğin altına taş koymaktır.

Tiki olan insanlarla ustalıkla uğraşabilmektir.

Faturaları sön gün ödemektir.

Elindeki silahla şaka yapabilmektir.

:D:D

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KARIM BUĞDA, MEHMET BEYİN METRESİ

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

KARIM BUĞDA, MEHMET BEYİN METRESİ

Mehmet beyle bütçemizin çok üstünde bir barda tanışmıştık. O gece barın özel bir parti için kapalı olduğunu öğrenince üzülmüş kapıdaki adamı ikna edip girmeye çalışıyorduk. Yanımızda beliren iyi giyimli orta yaşlı bir adam görevliye, “Onlar benimle beraberler” deyince, adamın elindeki listeye bile bakmadan yana çekildi. Birlikte içeri giriverdik. Çok sevinmiştik. İltimaslı bir durumda olmak da çok hoşumuza gitmişti. Buğda’yla bir birimize bakıp gülüyorduk. Buğda da varlıklı bir ortamda oldukca şımarık büyümüştü. Dört yıl önce babasının iflasından sonra ki hayatına hala alışamamıştı. O zengin rahat hayatı doğal hakkı olarak görüyordu. Ben de Buğda’nın hakettiği hayatı yaşamasını istiyordum. Onun için
buraya girmiş olmak bizi özellikle mutlu etmişti.

Kalabalığın çok seçkin olduğu belliydi. Çok şık giyinmiş bir kadın bize doğru koşarak geldi. “AAA! Mehmet’ciğim iyiki geldin” diye sarılıp öptü. “Melek yok mu?”
“O Londra da”
Sonra da bize dönüp, “Bunlar benim yeni arkadaşlarım” dedi gülerek. Kapı daki olayı kısaca anlattı. “Çok iyi yapmışsın. Böyle tatlı gençleri her zaman aramızda görmek isteriz. ” Görünümüşümüzün diğer konuklardan aşağıda kalmadığını farkettim. Gülümseyerek elimizi uzattık “Ben Kerem” dedim. Karım da ” Ben Buğda” dedi. Mehmet bey ve parti sahibi Pervin hanım kendilerini tanıttılar. El sıkıştık. Parti yayına yeni başlayan bir dergini tanıtımı içindi. Pervin hanim “Pardon, Ben birazdan gelecegim” deyip ayrıldı.

Mehmet beyle sohbete başladık. Eski bir istanbul ailesinden geldiği belliydi. Yakışıklı degildi ama başka bir çekiciliği vardı. İçkiler içildikce samimiyet artıyor ama ilişkinin dengesi hiç değişmiyordu. Biz ona hep Mehmet bey diyorduk oda bize Buğra ve Kerem. 45 Yaşıda ve Evli olduğunu bizim yaşlarımızda bir oğluyla bir kızının olduğunu öğrendik. Biz de ona üniversiteyi bitirir bitirmez evlendiğimizi ve şimdi iki yıllık evli olduğumuzu söyledik. Anlattığı hikayelerde çapkınlığı konusunda hiç çekingen degildi. Ama direkt olarak da Buğra ya asılmıyordu. Sakin ve ağır tavrı ona gittikce daha çok saygı duymamızı sağlıyordu. Karım bu tür erkeklere her zaman ilgi duyardı. Mehmet beyin esprilerine gittikçe daha çok gülüyor anlattığı hikayelere gereğinden fazla olumlu tepki gösteriyordu. Her halinden onu etkilemeye çalıştığı belliydi. Mehmet bey garsona içkilerimizi söylerken, bize gösterdiği ilginin benim de hoşuma gittiğini hissettim.

Pervin hanım birazdan geri gelip onu bir kaç kişiyle tanıştırmak istediğini söyledi. Bize “Siz keyfinize bakın ben biraz ayrılacağım” dedi. Yakınımızdaki bir gurupa götürdü onu Pervin hanım. Onlar konuşurken uzaktan seyretmeye başladık. Herkez ne kadar saygı gösteriyor ,önem veriyordu. “Ne kadar etkileyici biri” dedi karım gözlerini ona dikmiş, ” Deli gibi İstiyorum onu.” O anda artık benim engelleyebileceğim bir şey olmadığını biliyordum. Kıvırtarak benden uzaklaştı. Danseden kalabalığın arasına karıştı.

Herkezin işgisini çekmesi vakit almadı. Buğda’nın üstündeki mavi dar mini elbise sütun gibi bacaklarını cömertce sergiliyordu. Etrafta başka çekici kızlar olmasına rağmen bütün erkeklerin ilgisi ondaydı. Dans ederken İnce kumaşın altında titreyen diri göğüslerinin sütyensiz olduğu belliydi. Etrafındaki erkeklerin sayısı kısa zamanda üç olmuştu. Uzun düz sarı saçları dağılırken ışıkta parlıyordu. Yuvarlacık çıkık poposu her salınışında başka bir güzel görünüyordu. Buğda etrafındaki erkeklere pas verirken ara sira da Mehmet beye çapkın bakışlar atıyordu. İstediğinin Mehmet bey olduğu aşikardı. Mehmet bey bir sure sonra icinde oldugu guruptan ayrilip yanima geldi. Benimle beraber karimi seyretmeye basladi. Bana dönüp “Karın tam bir felaket ” dedi kendinden emin bir gülümsemeyle. Çocukca bir sevinçle gülümseyerek “Teşekkür ederim. Öyledir” dedim. Sevincimin karımın istediği oluyor diye miydi yoksa benim de saygı duyduğum biri ondan hoşlandı diye mi bilemedim.

15-20 dakika sonra Mehmet bey Buğda’ya eliyle gel işareti yaptı. Buğda dansetmeye devam ederek diğer erkeklerin arasından süzülüp yanımıza geldi. “Ne kadar güzel dans ediyorsun sen bakiim” dedi.
“Ederim. Özellikle hoşuma giden bir erkeğin önünde olursam”
“Hangisinin?” Diye sordu Mehmet bey sanki anlamamış gibi.
Buğda elini uzatıp Mehmet beyin elini tuttu. Gözlerinin içine bakarak “Sizin” dedi. Mehmet bey bildiğini karımın agzından duymaktan mutlu, gülümsedi. Ne benden ne de etraftakilerden çekinmiyor gibiydiler. Buğra artık konuşurken ona dokunuyor, gözlerinin içine bakıyor, genç kız gülücükleri ile süslüyordu sözlerini. Bu hale geldiğinde karımın karşısındaki erkeğe teslim olduğunu biliyordum. Bu yaşlı kurtun bunu benden çok daha iyi bildiğinden hiç şüphem yoktu. Arkadaşı olduğunu tahmin ettiğim bir yaşıtı bir erkek yaklaşıp “Nasılsın ?” Diyene kadar bir birlerine kur yapmaya devam etiler. Mehmet bey arkadaşını başından çabuk savmasini bildi. Karimin elinden tutup “Gelin daha sakin bir yere gidelim ” dedi.

Mehmet bey Buğra’yla el ele, ben de yanlarında dışarıya çıktık. Hemen arabası geldi. Son model siyah bir Mersedesti. Şöför kapıyı açtı. Mehmet bey Bugra’yı nazikce arabaya bindirdi. Kendisi bindi. Ben de arkalarından binmeye yeltendim şöför kibarca beni ön koltuğa yöneltti “Burada daha rahat edersiniz beyfendi” dedi. Biraz bozuk “Ha, tabii” dedim. Ön koltuğa oturdum. Araba yeni deri kokuyordu. Şöför kapımı kapattı. Kendisi de bindi. “Villaya mı beyfendi?” Diye sordu. Evet cevabını alırken hareket etmiştik bile. Arabanın sessizline rağmen Mehmet beyin sesini duyuyor ama çoğu zaman ne dediğini anlamıyordum. Karımın ara sıra evet hayır dediğini ve gülüşlerini duyuyordum. Sesleri kesildiğinde öpüştüklerini anlıyordum. Yol fazla sürmedi. 15 dakika sonra Demir bir kapıdan girip güzel bir evin önünde durduk. Şöför hemen inip arka kapıyı açtı önce Mehmet bey indi elini uzattı Buğra’nın inmesine yardım etti. Ben de kendim çıktım. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Bekçi olduğunu tahmin ettiğim bir adam evin yan tarafından koşarak geldi. “Hoş geldiniz Mehmet bey” dedi kapıyı açtı. Mehmet bey Buğda’nın beline sarılıp içeri girdiler. Ben de arkalarından girmeye yeltenirken. “Seni ben sonra çağıracağım. Şimdilik burada bekle” dedi. Bir şey söylemeden durdum arkalarından baktım. Kapı kapandı.

Şimdi geriye dönmem gerekiyordu ama şöförle yüz yüze gelecegimi düşünerek utandım. Onun da bekleyeceği belliydi. “Gel koçum arabada otur” diyen sesiyle kendime geldim. Artık bana bey efendi demiyordu. Patronu yoktu ortalıkta. Bu duruma aşina olçuğu bes belliydi. Pek fazla göz göze gelmemeye çalışarak arabaya girdim. Onunla muhattab olmak istemiyordum. Sessizliği o bozdu. “Yenge de pek hoşmuş” dedi. ” karın mı?” İsteksizce “Evet” dedim. “Mehmet bey böyle ufak tefek genç kızlara bayılır. Çoğu zaman böylelerleri çıkmıyor. Onun için keyifli görünüyor bu akşam. ” dedi kendisinin de hoşuna gitmişti sanki. “Zor geliyor mu sana? Diye sordu. Sesinde samimiyet ve sıcaklık vardı. Biraz daha yakın hissettim kendimi ona . Birinin yakınlığına ihtiyacım vardı açıkcası. ” Eh, tabii ağır geliyor” dedim. Babacan bir gülüşle “Alıştırsın oğlum zevk de alırsın. Sen öyle birine benziyorsun. Buraya gelinceye kadar ağzını açıp bir şey diyemediğine göre” dedi ayni gülümsemeyle. “Mehmet bey senin hatundan hoşlanırsa senin de ihya eder. ” zaten o utanç verici zevki aldığımı ona itiraf edemedim” ama anlamış olacak ki, “Sessiz olursan seni onları duyabileceğimiz yere götürürüm. ” dedi, ” Peki” dedim uysalca.

Eliyle gel işareti yaparak yürümeye başladı. Arkasına takıldım. Evin arkasına doğru yürüdük. Etrafta başka bir ev olmadığı için sessizliğin içinde karımın haykırmaları duyulmaya başladı. Hafif bir ışığın geldiği ikinci kattaki pencerenin altındaydık. Ne çabuk başlamışlardı. Nasıl hemen karım böyle bas bas bağırır hale gelmişti. Sikimin kalktığını hissettim. Şöförün de eli de apış arasına gitmişti. Pantolonunun içinde aletini düzeltti. Sessizce “Üff, lan orospu iyi bağırıyor” dedi. Yarağını pantolonunun üstünden avuclayıp oynamaya başladı. Gayri ihyiyari bende aynı şeyi yaptığımı farkettim. O daha fazla beklemedi pantolonunun kemerini çözdü donuyla birlikte aşağı indirdi. Dışarı çıkan yarağına asılmaya başladı. Artık kendimi engelleyemiyordum ben de aynisini yaptım. Asılmaya başladım. Neredeyse hiç tanımadığım bu adamla yan yana pencerenn altında karımın sikilirken çıkardığı seslere 31 çekiyordum.

Şöför kulağıma yaklaşıp, “Acele etme” dedi “Mehmet bey uzun uzun siker gelmeden” bir şey söylemeden başımı salladım. Kulaklarım da karımın çığlığı ve vücutlarının bir birine çarpmasının sesi, kendimden geçiyordum. Birazdan Buğda’nın haykırmaları arttı. “MEHMET’İM ! ERKEĞİMMM! SİK BENİİİİİİ! ” diye bağırdı. Artık sadece çığlık atıyordu. Geliyordu. Bir kaç dakika sürdü gelmesi. Onun böyle kendini kaybetmiş bir halde boşadığını hiç duymamıştım. Mehmet bey “Amına koduğumun küçük orospusu” diye soluya soluya vuruyordu karıma. “Daracıksın amcık beni de getireceksin” dedi. Hemen ardından kendisin de böğürürcesine sesler çıkartarak boşaldı. Sesleri duruldu. Şöför hızla pantolonunu toparlaya başladı. “Hassiktir orospu çabuk getirdi” dedi “Toparlann gitmemiz lazım hemen.” paniğini anlamadım ama ben de telaşlandım. Pantolunumu çektim aceleyle. Sessizce kaçtık.

Evin önüne geldiğimizde “Mehmet bey asla bu kadar çabuk gelmezdi. Senin karının muamelesi çok iyi olmalı” dedi. “Bir şey istemek için telefon eder bazan onun için korktum. Pencerenin altındayken benim telefon çalsaydı boku yemiştim.” Mehmet beyden telefon gelecek diye bekleyerek bir daha arkaya gitmedik. İki saate yakın konuştuk. Adı Kemal miş. babası da mehmet beyin babası için c
Çalışmış. Onun için çok güvenirmiş kendisine. Ben de kendimden bahsettim. Karımın erkeklerden ne kadar hoşlandığını ve benim bunu bilerek evlendiğimi anlattım. Aklı almadı ama dinlerken eğlendiğini hissettim. Benden dört beş yaş daha büyüktü. Bekardı. Şimdi gönlünü eğlendiriyordu. Ama temiz bakire bir kız bulup evlenmeye niyetliyi. “Ben namusuma düşkünüm” dedi “Karı dediğin evinin erkeğinin kadını olur. Bir erkeğe yan gözle baksın öldürürüm valla. Mehmet bey de öyle dir bakma önüne gelene kayar ama karısının yeri başkadır. “ Sen de biraz karına sahip çık diyeceğim ama geç kaldın galiba “. Deyip gülmeye başladı. “Senin karı mal canım. Sen ona sahip çıkamazsın zaten. O yolun yolcusu o. ” ben sadece dinliyordum.

Sonunda Kemal’in telefonu çaldı. Hemen açtı. “Tabii Mehmet bey” dedi bir kaç defa daha “Tabii… Tabii” dedi. Bana dönüp “Gel bakalım ” deyip kapıya doğru yürdü. İçeriye girdik. Gösterişli bir antrenin ardından loş aydınlatılmış büyük ve etkileyici salona girdik. Zenginlik evin her köşesinde hissediliyordu. Modern, beyaz ağırlıklı dekorasyon çok hoşuma gitmişti. Merdivenin ardındaki bölümü göstererek, “Bak burası bar ” dedi. İçkileri, bardakların yerlerini gösterdi. “Ben bir şey istemiyorum” dedim. Güldü. “Senin için değil, salak.” dedi. “Mehmet bey istediği zaman götüreceksin.” Düşünemediğim için kendime kızdım. Mutfağı ve diğer yerleri gösterdikten sonra Üst kata çıktık. Heyecanlanmaya başlamışım. Yanlarına gidiyorduk galiba. Nasıl davranacaktım? Ne yapacaktım. Nasıl konuşacaktım? Ağzım kurumuştu heyecandan. Holün sonunda hafif ışık gelen odaya yaklaştıkça kalbim yeniden çıkaracak gibiydi. Kemal öksürerek geldiğimizi belli etti. İçeriden “Gelin gelin! ” diyen Mehmet beyin sesini duyduk. O önde ben arkada içeri girdik. Kocaman yatak odasının ortasında onunla orantılı büyüklükte bir yatak vardı. Odanın içide yoğun bir seks kokusu vardı. Yarı oturmuş vaziyetteki Mehmet beyin göğsüne başını dayamış olan karım çok mutlu görünüyordu. Narin elleri onun kıllı göğsünü okşuyordu. İkisi de gögüslerinin üstüne kadar örtülüydü. Herhalde biz gelmeden örtmüşlerdi üstlerini. Saçı başı dağınıktı karımın. Dudaklarında ruj kalmamıştı Bana bakıp gülümsedi. Mehmet beye ayıp olmasın diye karşılık veremedim. Mehmet bey bir koluyla Buğda’ya sarılmıştı. Dığeriyle onu. Omuzunu okşuyordu. Muhabbetlerini kesmiş gibi suçluluk duydum ama kendisi çağırmıştı bizi. Kendinden emin ama artık daha sevecen sesiyle “Kemal sana her şeyin yerini gösterdi mi ? ” dedi. “Evet, Mehmet bey.” Dedim. ” Hadi bakalım o zaman bana bir buzlu Jack Daniel getir” Dedi. Buğda’ya dönüp soracaktı ki ” Buğda’ ya da aynisinden getir. ” dedi. Ona döndü ” Seni istediğim gibi yeniden yaratacağım” dedi gülümseyerek. Karım da kıkırdayarak kıllı göğsüne öpücük kondurdu. “Ben bilmem. Beyim bilir” dedi. Mehmet bey bana dönüp “Hadi bakalım git getir şimdi” dedi. Kemal’e “Kerem içkileri hazırlayıncaya kadar bekle bir yanlış yapmasın sonra evine gidebilirsin” dedi. Kemal ” Tabii Mehmet bey” dedi. İkimiz tam odadan çıkıyorduk ki arkamızdan, ” Dur bak seninle biraz oyun oynayalım. Aşağıda soyun üstüne de Buğda’nın kilotunu giy. Öyle gel” diye bağırdı. Etrafa bakınıp kilotu aradı. Bulamayınca. “Durmayın orada! Arasınıza!” diye kızdı. Kemal’le ben yatağın etrafında dolaşıp Buğda’nın kilotunu aramaya başladık. Sonunda Kemal yatağın dibinde buldu. “Buldum mehmet bey” dedi. Beraberce odadan çıktık.

Aşağıya ininceye kadar Kemal karımın kilotunu koklayıp durdu ” Of çok güzel kokuyor yaa! Hala sırıl sıksam” deyip duruyordu. Aşağıdaki bara indiğimizde Kemal ” Hadi giy bakalım karının kilotunu” dedi “Sen gittikten sonra” dedim. Ama israrlarının sonunda daha fazla karşı koyamadım. Kemal şu anda bana burada destek olabilecek tek kişiydi. Soyunmaya başladım. Gömleğimi, Pantolonumu, kilotumu, çoraplarımı tek tek çıkardım. Çırılçıplak çıplak Kemal’in önünde duruyordum. Sikim hala kalkıktı. “Ver de giyeyim bari ” dedim. “Dur bekle ” dedi. Kemerini çözdü. Pantolonunun önünü açtı. Yarağını çıkarttı. Karımın kilotuna sürtmeye başladı. Dışarıda azıp da gelememeni acısını çıkartacaktı belliki. Ara sıra da bana bakarak “Oh kerem karın tam sikilecek bi karı. Tam bi orospu” diye fısıldıya fısıldıya 31 çekmeye başladı. Çok sürmeden karımın kilotuna fışkırttı. ” Ooooohhh! ” çekti. Vıcık vıcık kilotu ellime verdi ve pantolonunun toplamaya başladı. Gülerek”Giy hadi” dedi. Öylece durdum. “Giyesen lan! hadi!” dedi. Tek ayağımla mermer zemin üstünde dengemi sağlayarak bir bacağımı geçirdim. Sonra da ötekini. Kilotu belime kadar çektiğimde Kemal’in dölü sikime, taşaklarıma bulaştı. Bu nedense sikimin daha da kalkmasına neden oldu. Kemal’in bunu farketmesi ihtimalinden rahatsız oldum. Sikimin ucu karımın kilotunundan dışarı taşıyordu. Arkasındaki ip ise popumun arasına girmişti. Kemal’in karşısında gerçekten utandığımı farkettim. O ise bana bakıp eğleniyordu. “Dön şöyle bir de arkada bakayım” dedi. Gayri ihtıyari dediğini yaptım. “Ohh ! Yavrum göte bak!” deyip kıçıma bir şaplak attı. Hafıfce yana kaçtım. “Hadi içkileri götür gecikmeden. Kızacak Mehmet bey sana ” dedi. Haklıydı. Ellerim titreyerek bardaklara wiskiyi döktüm buzlarını koydum. Bardakları Kemal’in verdiği tepsiye yerleştirdim Ona bir bir şey demeden arkamı dönüp serin mermerin üstünde yürümeye başladım. Arkamdan hala baktığını biliyordum.

Merdiveni çıkarken kilotun sürtünmesiyle Kemal’in dölü iyice bulaşıyordu. Hole geldiğimde kalbim tekrar hızlı hızlı çarpmaya başladı. Odalarına yaklaşıyordum. İçerden seslerini duymaya başladım. Seks sesleri değildi. Konuşuyorlardı. Odanın kapısına geldiğimde durdum onların odasına giriyordum izin almam gerektiğini düşündüm. Beni hemen farkettikler. Mehmet bey ” Gel Kerem ‘ciğim” dedi. Geç kaldığımı farketmediği için sevindim.
Yanlarına gittim tepsiyi uzattım ama Mehmet bey kendi eline daha yakın olduğumu farketti ve “önce bayanlara sunulur” dedi. Haklısınız özür dilerim deyip tepsiyi karıma uzattım. Bardağı alırken “Çok yakışmış kilotum ” dedi, sevimli bir tavırla. Ardından Mehmet bey aldı içkisini. Bardaklarını tokuşturup birer yudum aldılar.

Mehmet bey bana sandalye çekip yatağın yanına oturmamı söyledi. Dediğini yaptım. Yatakta biraz daha doğruldular. Artık biz bize olduğumuz için üstlerini örtmeye çalışmıyorlardı. Karımın güzel göğüsleri ortaya çıkmıştı bile. Onlara bakmak istiyor ama Mehmet Bey’den çekiniyordum. Mehmet bey, Kerem’ciğim diye söze başladı. Karımdan çok hoşlandığını, metresi olmasını istediğini, karımın da bunu severek kabul ettiğini söyledi. Bana sormadan kabul ettiği için karıma kızmama rağmen karımın bu güçlü, zengin erkeğin metresi olacağı düşüncesi hoşuma gitmişti. Bir yandan da bunun hayatımızı nasıl değiştireceğini, ne zorlukları olacağını bilemediğim için korkuyordum. Yine de olumsuz bir şey demeye cesaret edemedim. “Siz nasıl uygun bulursanız ” dedim. Karım duygularımı biraz farketmiş olmalı ki ” Güzelim , ben senin karın olarak kalacağım. Çekineceğin bir şey yok. Sadece Mehmet beyin de kadını olacağım. Tabii o bazan seninle olamayacağım ama onun karşılığında lüks rahat bir hayatımız olacak. ” dedi. Mehmet bey, “Pipinin haline bakılırsa hoşuna da gidiyor zaten. ” deyip güldü. Karımın pembe kilotundan fırlamış sikimle orada öyle oturmuş başımı sallayarak dediklerini onaylıyordum.

Birazdan Buğda, “Aaaaa! Bu kocaman olmuş yine!” Diye kıkırdadı. Eliyle onu kavradığını anladım. Mehmet bey benimle konuşmasını cümle ortasında kesip Buğda’ya döndü. “Bebeğim sana doymuyor o” dedikten sonra karımın dudaklarına yumuldu. Bir yandan da eliyle memesini avuclamaya başladı. Üstlerindeki ince örtü hareketleri arttıkça açılıyordu. Karımın güzel vücudu tamamiyle ortaya çıkmıştı. Mehmet bey de üstünü örten son kısmını ittirerek üzerinden attı. İlk defa vücudunun ne kadar kıllı olduğunu gördüm. Yarağı çok heybetliydi. Kalın uzun ve kapkaraydı. Damarlarını görebiliyordum oturduğum yerden. Kıllı iri taşakları da kapkarydı. Karımın narin eli sım sıkı kavramıştı gövdesini adeta kaçmasından korkar gibi. Az sonra Mehmet bey karımı altına aldı. Buğda bacaklarını aralayıp dizlerini kaldırdı. Mehmet bey eliyle yarağını tutup karımın amına dayadı dudaklarını dudaklarından ayırıp gözlerinin içine baka baka ittiremeye başladı. Karımın yüzünde bir gerginlik oldu. Saatlerce girip çıkmasına rağmen hala büyük geldiği belliydi. Karım İçine tamamiyle alır almaz bir “Ohh!” Çekti ardından bacaklarını kaldırıp iki yandan erkeğinin beline doladı kırmızı ojeli küçük güzel ayaklarını bir birine dolayıp kilitledi. “Seninim erkeğim ! Seninim! Kökle dibine kadar” diye soludu arzuyla.

Mehmet bey zaten bekleyecek değildi. Kıllı poposunun karımın bacakları arasına doğru alçaldığını seyrederken içim cız etti. Aldığım bu zevke rağmen kıskançlık ve burukluk duygusu güçlüyü. Karımın aldığı zevki tekrar tekrar isteyeceğini ona bağlanacağını biliyordum. Mehmet beyin kasıkaları aşağı yukarı hareket etmeye başladığında bu düşünceleri unutup önümde gerçekleşen muhteşem çiftleşmeye Konsantre oluvermiştim. Yumuşak başlayan hareketler gittikçe daha sert ve acımasız oluyordu. Adeta Buğda’ya acı vermek ister gibi sikiyordu artık. Buğda onun altında zangır zangır sarsılıyor, nefes nefese inliyordu. Kırmızı ojeli küçük ayakları Mehmet beyin kıllı poposunun üstünde fırtınada sallanan yapraklar gibiydi. O kocaman yaragın biricik aşkımın amına girip çıkmasını kıpırdamadan seyrediyorum. Adeta büyülenmiştim. Kolları yettiğince ona sım sıkı sarılıyor dişlerini sıkarak altında debeleniyordu. Başını iki yana sallayarak haykırmaya başladığında geldiğini anladım. Ama duramıyordu. Mehmet bey de durmuyordu. Karım, “Yeter ! Yeter! ” diye yalvarmaya başladı. Mehmet bey daha gelmemişti. Dakikalarca daha hayvan gibi sokup çıkardı. Karım tekrar deliler gibi bağırmaya başladı. Yine geliyordu. Vücutların birbirine çarpma sesine Mehmet beyin küfürleri eşlik etmeye başladı.

“Amına koyuyorum kaltak! Daracık deliğini sikiyorum! Amına koduğumun orospusu!”

O da kendini kaybetmişti. Öyle güçlü koyuyordu ki, karıma bir şey olacak diye korktum. Karım artık ona sarılamıyor altında boş bir çuval gibi sallanıyordu. Sonunda Mehmet bey böğüre böğüre karımın içine boşaldı. Bütün agarlığıyla, nefes nefese yatan karımın üstüne yığıldı. Yavaşça yana kaydı. Sırt üstü uzandı. O da nefes nefeseydi. Yumuşamış ama hala kocaman yarağı karımın amından kayarak çıkmıştı. Pırıl pırldı. Birazdan karımın güzel amından beyaz yogun bir sıvının sızmaya başladığını gördüm. Mehmet beyin dölü karımın rahminden dışarıya taşıyordu. Gecenin kimbilir kaçıncı boşalması olmasına rağmen bu kadar çok olduğuna şaşırdım. Gözlerim yavaşca süzülen eden sıvıya kilitlenmişti. Kimbilir daha ne kadarı karımın rahmindedir diye düşünürken Mehmet beyin sesini duydum. “Amına koduğumun orospusu bitirdin beni” Hala nefes nefeseydi. Buğda nın ise cevap verecek hâli yoktu. Yarı baygın hareketsiz yatıyordu sırtüstü. Diri dolgun memeleri inip kalkıyordu sadece. Terden sırıl sıklamdı. Loş ışıkta parlıyordu. Ter ve seks kokusu iyice sarmıştı odayı.

Ben sesimi çıkartmadan onlara bakıyordum. Sikim de hala dimdikti. Mehmet beyin “Kerem git bize soğuksu getir” sözüyle kendime geldim. Konuşacak halde değildim. Hemen kalkıp odadan çıktım. Mutfağa doğru yürürken olanları tekrar yaşıyordum kafamda. Hemen geri dönmek için acele ettiğimi farkettim.

Odaya geri döndüğümde Buğda daha tam kendine gelmemişti. Mehmet beye suyunu verdim. İçti. Karıma “Bebeğim, su iç biraz kendine gel” dedi. Yine o kibar bey efendi olmuştu. Karım hafifçe gülümsedi. Doğrulup suyu içti mehmet beyin elinden. Bitap görünüyordu. Ondan tepki gelmeyince bana dönüp baktı. Aşağıdan yukarıya süzüp gülümsedi. O an utandım. Karımın kilotundan fırlayan sikime bakıp ” 31 çekmek istermisin ” dıye sordu. Yüzüne bakmadan başımı salladım. “Bana bak avucunu içine boşalacaksın. Bir yeri kirletirsen çok kızarım. Tamam mı?” Gülüyordu. Başımı salladım. Avucuma tükürüp küçülmüş haliyle bile benimkinden büyük bir yarağın önünde 31 çekmeye başladım. Karımın döl sızan güzel kılsız amına bakıyordum. Daha ikinci sıvazlamada sessizce boşaldım avucuma. Bir çocuğun yaptığı marifeti seyredermiş gibi eğlenmişti 31 çekmemden. “Hadi şimdi git temizlen. Sonra şu karşıdaki kanepeye uzan uyu. Bir şey istersem uyandırırım seni” dedi.

Döndüğümde ikisi de uyumuşlardı. Dediği gibi kanepeye uzandım. Bulduğum bir örtünün altında büzülüp uydum.

(alıntı :
http://karimseninkoynundamutlu.tumblr.com)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Eşim, Çocukluk Arkadaşı ve Sevgilisi – Bölüm 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Asian

Eşim, Çocukluk Arkadaşı ve Sevgilisi – Bölüm 1
Selamlar, öncelikle kendimden bahsedeyim.30 yaşında bakımlı bir erkeğim, elim yüzüm düzgün, hafif göbekliyim, maddi durumum iyi.Yıllarca Amerika’da bulundum, hala iş için gidip geliyorum.Eşim benimle aynı yaşta, sarışın, yeşil gözlü bakımlı bir kadın,kalçaları dolgun bir İsveçli, adı Celine.Moda tasarım işiyle uğraşıyor ve instagram üzerinden kendi işini yürütüyor.Her ne kadar hava atmayı sevmeyen biri gibi görünse de kadınların doğası gereği böyle bir huyu var.
Türkiye’de İzmir’de yılın yarısını geçiriyoruz diyebiliriz.Özellikle yaz aylarını.Geçtğimiz yaz olanlar herşeyin başlamasına sebep oldu diyebilirim.
Yazın eşimin en yakın arkadaşı ve erkek arkadaşı İzmir’e gelmek istediklerini söylediler.Biz de kabul ettik ve onlarla beraber geçireceğimiz bir haftalık bir plan yaptık.Eşimin arkadaşı Sara 1.70 boylarında zayıf, sarışın renkli gözlü ve eşimden biraz daha güzel bir kadın.Erkek arkadaşı Max ise yine zayıf 180 boylarında, profesyonel bisikletçi.Profesyonel bisikletçi diyorum ama başka bir maddi geliri yok.aslına bakarsanız ordan da çok az gelir elde ediyor.Sara genelde Max in başka bir iş aramamasından şikayet eder İsveç e gittiğimizde.
Çeşme Bodrum ve Antalya yı bir haftada gezecektik.Geldiklerinde havaalanından onları almaya gittiğimde yeni almış olduğum aracı gördüklerinde ben olduğumu anlayamadılar.Aldığım araç da Range Rover Sport, TR de 1.3M fiyatı var ancak eşim yabancı olduğundan dolayı vergisiz aldım ve 600.000 civarında birşeye geldi bana.Daha selam vermeden “wow, man wtf did you do? Did you rob a bank or smt like that? This shit looks amazing” gibi reaksiyon gösterdiler.Valizlerini araca attım, çevre yolundan evimize doğru yola çıktık.
Eve vardığımızda valizlerini odalarına çıkardık, şaraplarımızı içtik ve Max uyumak istediğini söyledi.Sara, eşim ve ben sohbet ederken aralarının iyi olmadığından bahsetti.Gelmeden önce tartışmışlar biraz.Neyse ertesi gün Çeşmeye doğru yola çıktık ve güzel bir beach club da bir lounge kiraladık.Sara üzerindekileri çıkarmaya başladığında o zayıf bedeni acayip ilgimi çekmeye başlamıştı.Giydiği bikininin alt kısmı resmen kalçalarını kavramıyor, bir an düşecek gibi duruyordu.Yüzmeyi pek sevmem, telefonumu karıştırıyordum, bir yandan da jager mojitomun tadını çıkarıyordum.Baya uzun bir süre eşim ve arkadaşları yüzdükten sonra sahilin kum kısmında buldukları bir yavru köpekle oynuyorlardı.Bu sırada Sara birden dizlerinin üstüne çöktü ve köpek pozisyonu aldı.Aklım uçtu desem yeridir çünkü mavi bikinisinin arka tarafındaki bolluk yüzünden neredeyse amı görünüyordu.
Akşam olduğunda otellerde yer bulmakta biraz zorlandık, hafta sonu olduğu için kimse 2 oda birden vermek istemiyordu tek gecelik olarak.Sonunda bir yer bulduk, ancak burda da bir odada 4 yatak vardı.Aslına bakarsanız benim işime geliyordu, gece bir çok sürpriz vardı ve odada herşeyin olabileceği fikri iyice aklıma yatmaya başlamıştı.Akşam odamızda viskilerimizi içerken süprizi ortaya çıkardım, herkes birer line aldıktan sonra içmeye devam etti.Kafalarımız yavaş yavaş olmaya başlamıştı, birer line daha alıp taksiye atlayıp gece kulübüne gittik.İçeri girdiğimizde fiyatların normale göre çok yüksek olduğunu fark ettik.Sara başka mekana gidelim, biz bu kadar para vermek istemiyoruz falan dedi ama bir yandan da dans etmeye başlamıştı bile.Max ise kafası güzel olmasına rağmen robot gibiydi.Ben misafir olduklarını ve bu sefer benden olmasını söyledim ve bir şişe viski sipariş ettim.Aynı zamanda sigara paketinde taşıdığım kok ile gece daha da güzel geçecekti.
Aradan bir saat kadar geçti, eşime Sara ile bir tur alması için sigara paketini verip tuvalete yolladım.Max ile sohbet ederken farkettim ki Max, mekandaki diğer hatunları kesiyor.Dans etmeye bile başlamıştı diyebilirim.Aralarının nasıl olduğunu sorduğumda ise herşeyin kötü olduğunu, döndüklerinde ayrılmayı düşündüğünü söyledi.Sex konusuna gelince ise aşırı stresli olduğundan dolayı ereksiyon sorunları yaşadığını, bu yaşta da viagra gibi bir çözüme yönelmek istemediğini söyledi.Max bunları anlatırken, tam bir sinsi yavşak gibi hissetmiştim çünkü Sara yı nasıl siksem diye hayal kurmaya başlamıştım.Kızlar döndükten sonra Max ile tuvalete gidip birer line da biz aldık.Gece bitiyor derken başka bir mekana gittik ve orada da kişi başı 4 ya da 5 er tane tekila içtik.Gecenin sonunda neredeyse taksiye binecek halimiz yoktu ancak ben hala kendimi ayık tutmaya çalışıyordum.Arada aldığım 2 line beni dinç tutuyordu.
Taksiye otele dönerken ben ön koltukta soför ile sohbet ederken arkada eşim uyukluyor, Sara ortada oturmuş hala dans ediyor, Max ise horluyordu.Odamıza girdikten sonra Max i yatağa attık, Sara üstündeki mini elbise ile yatağa uzanıp telefonunu kurcalıyordu.Bu sırada yeşil elbisenini altına giydiği altın renk donu da bizim yatağa doğru bakıyordu.Görmemek elde değildi ancak tahminimce nasıl olsa bikini ile gördüm diye umursamıyordu.Bu görüntü beni azdırmıştı, eşime tuvalete girip dişlerimi fırçalayacağım sen de gelsene dedim.Tuvalete soktuğum anda eşimin ağzına sikimi dayayarak sakso çektirmeye başladım.Lütfen çabuk bitir hiç iyi değilim gibi bir şeyler söyledi.
Yaklaşık 5 dakika oral seksten sonra eşimi lavaboya dayayıp hızlıca girip çıkmaya başladım, kafam inanılmaz güzeldi, eşim kısık kısık inliyordu ve eminim ki odadan seslerimiz duyuluyordu.Aslına bakarsanız Sara ve Max için çok acayip bir durum olduğunu düşünmüyorum çünkü isveçte böyle şeyler gayet normal karşılanıyor.Boşaldıktan sonra karıma duş alacağımı söyleyip teşekkür ederek yatağa yolladım.
Duşa girdim, güzelce temizlendikten sonra havluyu belime bağlayarak dışarı çıktım.Yatağımıza doğru giderken Max in horlama sesine Celine’in eşlik ettiğini fark ettim.Ancak Sara hala telefonuyla oynuyordu.Sırtım dönük bir şekilde donumu giyerken aklıma Sara yı biraz tahrik etme fikri geldi.Sikimi azcık sıvazlayınca hafif ereksiyon haline gelince havluyu düşürmüş gibi yapıp birden donumu yukarı çektim ve Sara nın beni görmesini sağladım.Hemen kendimi yatağa attım ve Sara ya gecenin nasıl geçtiğini sordum.Müthiş bir gece olduğunu, çok keyif aldığını ancak anladığı kadarıyla bizim daha fazla keyif aldığımızı söyledi.Mesaj alınmıştı tabi, ben de kendisine duş almasını, çok daha fazla rahatlayacağını söyledim.
Olabilir aslında dedi, ayağa kalktı, elbisesini çıkardı, sırf don ve sütyenle karşımdaydı.Telefonu kurcalıyormuş gibi yaparak onu izledim.Bugün sahilde yaptığı gibi köpek pozisyonunda eğilerek valizini karıştırmaya başladı.O ufacık götünü ve amının yarığını izlemek beni acayip tahrik etmişti.Yanına aldığı başka bir don ve sütyenle duşa doğru gitti ve iyi geceler dedi.
Duş sesi geliyordu, ancak başka sesler de geliyordu.Artık emindim, Sara yı fazlasıyla azdırmış olmalıyım ki mastürbasyon yapıyordu.Max ve eşim uyuyordu, bunu fırsat bilip banyo kapısına doğru yaklaşıp Sara nın inlemelerini duymak istiyordum.Bir süre devam etti, boşaldığını anladığımda hemen yatağa koşup uyuyor numarası yaptım.Aslında o anda içeri girip Sara yı saatlerce sikme fikrine zar zor karşı koymuştum…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Azgın Kaynanam

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Azgın Kaynanam

Bu anlatacağım olay tamamen gerçek olup, hayal ürünü değildir. Sadece isimler değiştirilmiştir. Olayı ayrıntıları ile anlattığımdan biraz uzun oldu ama, ayrıntılar benim için çok önemliydi. Paylaşmak istediğim bu olayı yayınlarsanız sevinirim; Eşimle anlaşarak evlendik. Ailenin tek çocuğuydu. Babası o küçükken öldüğünden, çok rahat yetişmiş, biz de nişanlılık döneminde rahat etmiştik. Annesi ile kalıyorlardı. Annesi 38 yaşında, fakat bakımlı, güzel bir kadındı. Bir süre ben anne diyememiştim. Eşimi çok seviyorum ve evliliğimiz rayında gidiyor. Kayınvalidem Perihan ile de aram çok iyi. Zaten yalnız yaşadığından sık sık görüşüyoruz. Ama ilk tanıştığımız andan beri Perihan’a ilgim var. Bakışları, hareketleri beni korkunç tahrik ediyor. Biz beraber konuşurken, açık saçık hiç çekinmiyoruz. İşten eve geldiğimde Perihan, eşim Suna ile oturuyorlardı. Perihan, “hoş geldin damat” diyerek yanağıma işveli bir öpücük kondurdu.Sonra da kalçalarını kıvırarak içeri geçti. Akşam otururken Perihan;” Damat babandan kalan evin tapu işinde amcan problem çıkartıyor. Yarın işten izin al, tanıdığın bir avukata gidip bu işi çözelim” dedi. Bende kabul ettim. Sabah kahvaltımızı yapıp eşim işe, ben de annesine gittim. Kapıyı açtığında çoktan hazırlanmıştı. Üzerinde kısa etekli bir takım elbise, altında yakası açık bir gömlek vardı. Sarı saçlarını topuz bağladığından, yuvarlak yüzü çok güzel ortaya çıkmış, göğüsleri beyaz ipek gömleğinden fırlayacak gibi duruyor ve çizgisi görülüyor, mini eteğinin altından 38 yaşına rağmen siyah ten çorapla düzgün sütun gibi bacakları iç gıdıklıyordu. Beni görür görmez öptüğünde, parfüm kokusu içime işlemişti. Beraber yürürken bazen bilerek arkada kalıyor, siyah minisini taşımayan, geniş butlu kalçalarının sağa sola kıvrılışını seyre doyamıyordum. Avukat arkadaşla görüşmemiz kısa sürmüş geri dönerken, evde kahve içmeyi teklif etti. Evine girdiğimizde asansör bozuk olduğundan merdivenlere yöneldik. O önden yürümüş, ben biraz arkada kalmıştım. Kafamı kaldırdığımda gördüğüm manzara, 20 cm.lik yarağımın esas duruşa geçmesini sağlamıştı. Eteğin altı tamamen görünüyor ve Perihan’ın altında kırmızı tanga bir külot vardı. Göt butları bembeyaz, yumurta gibi yuvarlak, tanganın ipi tüysüz ve etli amın içine girmişti. Kalçalarını sanki bilerek kıvırıyor, beni çıldırtıyordu. Ben kızından bile bu kadar tahrik olmamıştım. Elimi uzatıp, o kalça butlarını tutmamak için kendimi zor tutuyordum. O da arada bir dönüp bana bakıyor ve gülümsüyordu. Eve girdik. Üzerindeki ceketi çıkarttı. Altındaki gömlek ince, ipek ve beyaz kısa kolluydu. Dantelli sütyeni altından görünüyor, göğüslerini taşıyamıyordu. Çok sıcakladım diyerek gömleğinin bir düğmesini daha çözdü. “Sen otur, ben kahve yapıp geliyorum” deyip, kıvırtarak mutfağa gitti. Salonda otururken bana seslendi. Mutfağa gittim. Dar bir mutfağı vardı evin. O mutfak girişindeki fırınlı ocakta kahve yapıyordu. Şu lavabonun altına bakar mısın, sanırım akıtıyor” dedi. Hiç geri çekilmediğinden, ona sürtünerek geçtim. Kazık gibi olan yarağım, yumuşacık kalçalarına temas etti. Bir daha dokunsam boşalacak kadar azmıştım. Ben eğilerek lavabonun altına girerken, o da eğilerek beni izliyordu. Eğilince bembeyaz göğüsleri tam olarak ortaya çıkmış, hatta bir göğsünün ucu sütyeninden dışarı fırlamış, mosmor ve dimdikti. Lavabonun altında hiçbir şey yoktu. Sırf bana göğüslerini göstermek için yapmıştı bunu. Tekrar salona gittik. Karşıma geçerek bacak bacak üzerine attı. Etek götüne kadar sıyrılmıştı. Fıstığının yarısı görünüyor, gözlerimi alamıyordum. Yarağım pantolonumdan belirgin bir şekilde kabarmış, Perihan’ın gözleri de önümdeydi. Lafı döndürüp dolaştırıp cinselliğe getirdi. Zaten bayılırdı böyle muhabbetlere. “Nasıl kızımdan memnun musun? Bir probleminiz yok değil mi? Çocuk düşünmüyor musunuz?” “Hayır, gayet iyiyiz. Çocuk için de erken bence” “Nasıl korunuyorsunuz? Hap filan mı?” “Ayıptır söylemesi dışarı boşalma” “Senin için kötüdür o zaman. Hem tehlikeli. Bizim kız niye hap kullanmıyor? Ben hep hap kullanırdım, bizim adamı zevkten etmemek için. Hiçbir zararı yok. Hala da kullanıyorum.” “Nasıl kullanıyorsun? Senin birlikteliğin var mı? Kızın duymasın bunu” “Aman duyarsa duysun. Olacak tabi. Kaç yıldır dulum, kendi kendime olmuyor. Sen kaç yıl 31 ile idare edebilirsin?” “Ya, haklısın da, kiminle beraber oluyorsun? İyi mi bari?” “Yok be! Ayda yılda bir oluyor. Ben çok seçiciyim. Öyle önüme gelenle yapmam. Ama beni doyuran çıkmadı şimdiye kadar. Senin gibi bir erkek bulamadım.” Büyük bir şaşkınlıkla cevap verdim; “İşin açığı, kızında beni tam tatmin etmiyor. Haftada bir zorla veriyor. Ben biraz azgınım. Çoğu zaman 31 çekiyorum.” “İnanmıyorum ya! Senin gibi adama ben olsam her gün 5 posta veririm. Benim kız salak.” “aslında sen gerçekten çok hoş bir kadınsın. Senden çok tahrik oluyorum. İnan kayınvalidem olmasan…” “Kayınvaliden olmadığımı düşün. Ne yapardın?” “Zevkten uçururdum.” Ayağa kalkan Perihan yanıma gelerek, başını bana uzatıp, “Unut kayınvalidem olduğumu. Uçur beni” diyerek dudaklarıma yapıştı. Perihan’ı bir hamlede yanlamasına kucağıma alarak dudaklarını ısırırcasına öpmeye başladım. Ellerimle sütun bacaklarını okşuyor, dilimi boynunda gezdiriyordum. Gömlek düğmelerini kopartarak açıp, sütyenini sıyırdım. Bembeyaz göğüsleri, uçları dik vaziyette karşımdaydı. Isırarak somururken, elimle amını avuçluyordum. Yarağım ise alttan götüne baskı yapıyordu. Doğrularak önüme eğildi ve fermuarımı açtı. 20 cm.lik yarağımı gördüğünde, gözleri faltaşı gibi açılmıştı. “Salak kızım benim. Böyle yarak her gün yenmez mi?” deyip, “haammm” diyerek ağzına alıp somurmaya başladı. Öyle bi somuruyorduki, neredeyse iliklerim boşalacaktı. Zaten boşalmaya hazır olduğumdan dayanamayarak döllerimi ağzına boşalttım. Hiç geri çekilmeden tüm döllerimi yuttu. Daşaklarıma akan damlaları bile yaladı. Perihan’ı ayağa kaldırarak arkasını döndürdüm. Mini eteğini aşağı indirdim. Muhteşem beyaz göt karşımda duruyordu. Göt yanaklarını ısırdıktan sonra, tangasını sıyırıp, götünün arasını, göt deliğini, oradan da kılsız amını yalamaya başladım. Bacakları titriyor, inliyordu. Koltuğa oturtarak, bacaklarını omuzlarıma koydum. Amında bir tane bile kıl bırakmamış, temizlemişti. Kaymak gibi, şişmiş etli amını iştahla yalamaya başladım. Perihan “aaaaahhh, daamaat, öldüümmm, ohhhh” diyerek inliyordu. Beni yere iterek ağzıma oturdu. Amının suları akıyor, am dudakları açılmış yana sarkıyordu. Göz gibi açılmış, mor göt deliğini de fırçalıyor, parmaklarımı sokuyordum. Oda eğilerek yarağımı vahşi hayvan gibi somurmaya başladı. Kalçalarını kıvırıyor, ağzında yarağımla “mmmhhhh,ooohhhhh” sesleri çıkarıyordu. Perihan’ı kaldırarak tekrar koltuğa oturttum. Bacaklarını omuzlarıma alıp yarağımı am dudaklarına sürtmeye başladım. “Yeteeeer, sok artık “diye bağırıyordu. 20 cm.lik yarağımı zorlayarak amına gömdüm. Yarak girerken zorlandığından, daha önce böyle bir yarak yemediği belli oluyordu. Yarak girince Perihan derinden bir oohh çekip, “sik damat, sik beni, pompala, parçala amımı” diye bağırıyor, boynumu ısırıyor, sırtımı cırmalıyordu. Hızla girip çıkarak döllerimi amına boşalttım. Sırt üstü yere uzanıp soluklanmaya başladım. Doymak bilmeyen Perihan yanıma uzanarak dudaklarımı öpmeye, eliyle de yarağımı sıvazlamaya başladı. Ben ise dinlenmeye çalışıyordum. Perihan eğilerek yarağımı, oradan da götümü bile yalamaya başladı. Tüylerim diken diken olmuş, yarağım tekrar eski halini almıştı. Perihan hemen üstüme çıkarak, belini kıvırta kıvırta üzerime oturdu. Gözlerini kapatmış, “ayyy, ayyy, ayyyy” diyerek üzerimde zıplıyor, her oturuşunda “cuk” diye ses geliyordu. Ben de elimle kalça butlarını sıkıyor, tokatlıyor, göğüslerini ısırıyordum. Ben de alttan pompalamaya başladığımda, vücutlarımız her çarpışmada “şlap” diye ses veriyordu. Perihan “öldürdün beni aşkım, canım damadım benim, ayyyyy” diyerek 5.orgazmına ulaşmış, ben de döllerimi amına boşaltmıştım. Ben yerde uzanırken Perihan banyoya gitti. 5 dakika dinlenince aklıma Perihan’ı götünden sikmediğim geldi. Belki bu fırsatı bir daha bulamam diye banyoya koştum. Zaten hayali bile benim çocuğu hazır ola getirmişti. Banyoya girdiğimde Perihan yıkanıyordu. Duş kabininde yanına girerek arkasından sarıldım. Benim sopayı arkasında hisseden Perihan “Daha doymadın mı azgın damat” dedi. Ben de doymadığımı söyleyerek domalmasını istedim. Yarağımı amına köklerken, şampuanı göt deliğine sürüp, parmaklarımla genişletmeye başladım. Perihan’ın tahmin etmediği bir anda, yarağımı amından çıkartıp, birden götüne kökledim. Perihan acı bir çığlık attı ve kaçmaya çalıştı. Dur orospuluk yapma, çok zevk alacaksın diyerek, yavaş yavaş git gele başladım. 5 dakika sonra götü alışmış, benim piston silindire 1200 devirde girip çıkıyordu. Önce istemeyen Perihan, şimdi zevk çığlıkları atıyor, “yıırrtt götümü, parçala” diye inliyordu. Daracık göt 10 dakikada boşalmamı sağladı. Yıkandıktan sonra Perihan’ı öperek eve gittim. Yorgunluktan kızının yüzüne bile bakamadan akşam 9’da uyumuşum. Şimdi haftada 2 gün karımla, geri kalan 5 gün ise sevgili kayınvalidem Perihan ile sikişiyoruz. Hem artık Perihan hep götten sikmemi istiyor. Alıştı kadın ne yapsın…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocam Olmadığında Beni Kardeşi Sikiyor

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Kocam Olmadığında Beni Kardeşi Sikiyor
Selamlar, adım Tuğba. 19 yaşında, 1.63 boyunda, 48 kiloda, sarışın, mavi gözlü, fındık burunlu, kalın dudaklı, alımlı bir kadınım. Bundan 1 yıl önce görücü usulüyle, benimle bir boyda, 39 yaşında, şişman, kel, kaba saba ve çirkin bir adamla, sırf çok zengin olduğu için evlendirildim ve Bursa’ya gelin gittim. Kocam, cinsel anlamda tam bir felaketti. Sadece onun işi görülene kadar yataktaydık. Zaten siki de küçüktü (olsa olsa 10-12 cm kadar anca var). Evlendikten sonra orgazm nedir hiç bilemedim.

Genç kızken, kızarkadaşlarımızla birbirimize, fantazilerimizi yaşamış gibi anlatır, neşelenirdik. Evlendikten sonra o günleri düşünür, arkadaşlarımın anlattıkları hikayeleri hatırlamaya çalışır ve elim amımda kendimi tatmin etmeye uğraşırdım. Ancak kocamın kıl yumağı gibi vücudu aklıma gelir ve herşey berbat olurdu. Evlilik yıldönümümüzde en seksi kıyafetlerimi giymiş ve kocamın işten gelmesini beklemeye başlamıştım. Kararlıydım, kocamı azdırıp beni sikmesini sağlayacak, en azından bu gece ben de tatmin olacaktım. Ancak kocam telefonla aradı ve gelemeyeceğini, işleri için 2 günlüğüne İzmir’de olacağını haber verdi, kaynım Serhat’ı da bana gözkulak olsun diye eve yolladığını söyleyip kapadı telefonu. Evlilik yıldönümümüzü bile unutmuştu öküz! Sağlık olsun dedim kendi kendime.

Kocam telefonu kapadıktan yarım saat kadar sonra Serhat geldi. Ben buarada üzerimi değişmiş, tekrar günlük kıyafetlerimi giymiştim. Serhat’a kapıyı açtım ve toklaştık. “Merhaba yenge, naaber?” dedi. “İyiyim yengeciğim, sen nasılsın? Hoşgeldin!” diyerek karşıladım kaynımı. Serhat, 1.80 boylarında, body sporu yapan, 25 yaşında, bekar bir gençti. Kocam İzmir’den dönene kadar, ben yalnız kalmayım diye bizde kalacaktı.

Saat gece 21:00 civarı Serhat’ın odasını hazırladım ve “Serhat odan hazır, istediğin zaman yatabilirsin, ben 10 dakikalığına bir komşuya uğrayacağım!” diye seslendim. Serhat kocamın bilgisayar odasındaydı. Ses gelmeyince yanına gittim. Kulağında kulaklık, bigisayardan müzik dinliyordu. Kulaklığı çıkardım ve tekrar odasının hazır olduğunu, komşuya gidip geleceğimi söyledim. “Tamam yenge, sağol!” diyerek bana göz kırptı ve gülümsedi, kulaklıkları yine taktı. Ben de komşuya gittim. 10 dakikalığına diye çıkmıştım evden, ama 2 saat kadar oturmuşum Hayriye hanımla. Saat 23:00 gibi tekrar eve geldiğimde Serhat yatmıştı. Ben de odama çekilip uyudum.

Bir ara uyandım, saate baktım, gecenin 02:30’unu gösteriyordu. Açlıktan midem kıyılmıştı, mutfağa iki lokma birşeyler atıştırayım diye odamdan çıktım. Kocamın çalışma odasının kapısına yaklaştığımda bilgisayarın monitoründen ışık vuruyordu koridora. Kapıya biraz daha yaklaştım, tahmin ettiğim gibi Serhat bilgisayar başındaydı. Yarı çıplaktı, boxerla oturuyordu ve sırtı kapıya dönüktü. Hafifçe kafamı kapıya doğru uzattığımda, bilgisayarda porno izlediğini farkettim. Kulaklıkları yine takmıştı ve benim geldiğimin ve onu izlediğimin farkına bile varmamıştı. Koridorda, bilgisayara sadece 1,5 metre uzaktan, ben de onun izlediklerini izlemeye başladım. Gördüklerim beni fena etkilemişti, amım birden sırılsıklam olmuştu. Elim bacaklarımın arasında, koridor duvarına dayanmış halde amımı okşuyordum. Bir süre sonra sırtım duvara dayalı, yere oturacakmışım gibi bir vaziyette aşağı kayarak gözlerim kapandı ve titreyerek orgazm oldum…

Ama tam o sırada Serhat kulaklığı çıkarmış ve orgazm olurken çıkardığım iniltileri duymuş, kapının ağzında dikilmiş, beni izliyormuş. Gözlerimi açıp Serhat’ı farkettiğimde hemen toparlandım, “Ben… ben mutfağa gidiyordum… birşeyler atıştıracağım, sen de istermisin Serhat?” diyebildim kekeleyerek. Başını hafifçe salladı, yüzünde hin bir tebessüm vardı. Mutfağa girdiğimde (Ne yapacağım ben şimdi?) diye düşünüyor, bir yandan da telaşla birşeyler hazırlamaya çalışıyordum. Ama inanın ne hazırladığımı ben de bilmiyordum. Serhat sessizce gelip arkamdan sarılınca, elimdekiler fırladı elimden ve bir çığlık attım. Serhat belimden sımsıkı tutmuştu. Kulağıma eğilip, “Korkma yenge, benim!” diye fısıldadı. “Serhat ne yapıyorsun sen? Kendine gel!” diyerek itmeye kalksam da, mümkün değildi, çok güçlüydü…

Boynumu öpmeye başladığında, kalçalarım arasındaki sertliği farkettim. Çok korkuyordum, “Serhat lütfen yapma, ne yaptığını bilmiyorsun sen!” desem de faydası yoktu. “Abim seni tatmin etmiyor mu da, mastürbasyon yapıyorsun yenge?” dedi bana. Korkuyla birlikte müthiş bir heyecan dalgası kaplamıştı içimi, çünkü arkamdaki sertliğin çok büyük olduğunu hissedebiliyordum. “Beni mi sikeceksin Serhat? İstediğin bu mu?” dedim. Cevap bile vermeden beni kucakladığı gibi yatak odasına götürdü. Sırtüstü yatağa yatırdı, geceliğimin eteklerini yukarı sıyırdı, bir çırpıda külodumu çekip çıkararak, ağzını amıma gömdü. Artık itiraz edemiyor, sadece o anın tadını çıkarıyordum. Dudaklarını amımın dudaklarıyla birleştirmiş, deli gibi emiyordu. Sadece amımı yalayıp emerken 2 kez boşalmıştım. O arada geceliğimi de fora etmiştim. İlk kez kocamdan başka bir erkeğin karşısında çırılçıplaktım…

Kafasını amımdan kaldırdığında, ağzı yüzü amımın sularıyla sırılsıklamdı. Bana, “Olduğun gibi kal!” diyerek yatakodamdaki banyoda ağzını yüzünü yıkayıp geldi. Ancak boxerini henüz çıkarmamıştı. “Hadi çıkar şunu!” dedim gözümle boxerini işaret ederek. Kolumdan tutup ayağa kaldırdı beni, dudaklarıma yumuldu. Harika öpüyordu. Ateş yine basmıştı vücudumu. Bana, “Sen çıkaracaksın onu!” diyerek omuzlarımdan bastırdı. Sikini ağzıma almamı istiyordu besbelli. Bunu kocam da çok isterdi, ama ben kocama bunu yapmayı sevmiyordum. Serhat’in göğsünü öpüp yalamaya başladım, ordan da aşağıya, beline kadar indim. Yarağı boxeri yırtıpta çıkacak kadar zorluyordu. Boxeri aşağı sıyırdığımda, kocaman birşey yüzüme çarpmıştı. Gözlerim yuvalarından çıkacaktı. Belki vücuduna oranla sikinin boyu çok büyük değildi, ama ben böyle birşeyi daha önce canlı canlı hiç görmemiştim…

Serhat kafamı sikine doğru bastırdı, “Ağzına al yenge!” dedi. Ağzımı açabildiğim kadar açtım, ama yarısı ancak girmişti ağzıma, onu aldığımda da öğürmeye başlamıştım. Ağzımdan çıkarıp, “Serhat bu çok büyük, alamıyorum!” dediğimde, “Alırsın yenge, alırsın!” diyerek tekrar başımı sikine doğru bastırdı. Alabildiğim kadarını ağzıma almış, biraz da alıştıktan sonra emmeye başlamıştım. Hiç sesi soluğu çıkmadan ağzımdayken boşaldı hınzır. Ben kalkıp banyoya fırladım ve kusmaya başladım. Serhat ise beni izliyor ve kahkahalarla gülüyordu. Geri döndüm, “Serhat, bak bu yaptıklarımız ilk ve sondu! Sakın bir yerlerde anlatma, rezil oluruz valla!” dedim ve giymek için külodumu aldım yerden. Ama Serhat külodumu elimden alıp kenara fırlattı ve “Daha işimiz bitmedi yenge! Abimle evlendiğinizden beri onun seni doyuramadığını biliyorum. Seni abimin hiç sikmediği gibi sikeceğim!” deyip beni kendine çekti, dudaklarıma yumuldu…

Dudaklarımı koparacakmış gibi öperken nefesimi kesmişti. Bir eliyle belimden çekerek beni kendine yapıştırmış, diğer eli de götümün yanaklarını avuçluyor, yoğuruyordu. Artık ben kendimi salmıştım ve karşılık veriyordum. Ayakta çılgınca öpüşmeye başladık. Serhat’ın güçlü kollarında sıcakta eriyen tereyağı gibiydim. Vücutlarımız ter içinde kalana dek öpüşüp seviştik. Bu arada tüm korkularımı ve kaygılarımı unutmuş, açılmaya başlamıştım yavaş yavaş. Yatağa uzandım ve “Hadi aslanım, söndür yengenin ateşini, yanıyorum!” dedim, iniltilerle Serhat’ı kolundan tutarak yatağa çektim…

Serhat yine dudaklarıma yapıştı. Kalın etli dudaklarım onu çok çekiyordu. “Dudaklarına dünyaları veririm yenge!” diye mırıldandı. Sonra boynuma, ordan da göbeğime indi. Bu arada elleri boş durmuyor, kocamın nerdeyse hiç dokunmadığı göğüslerimi mıncıklıyordu. Avuçlarında kaybolup gidiyordu göğüslerim. Amıma indiğinde, ben bir kez boşalmıştım bile. Diliyle amımı sırılsıklam edene dek yaladı ve amımı emmeye başladı. Bir ara dudaklarını amıma dayadı, resmen amımla öpüşüyordu. Müthiş zevk alıyor ve inim inim inliyordum. Doğrulup bacaklarımı iki yana araladı. Bu defa yarağını ağzıma hiç almamıştım, ama yarağından zevk suları gelmeye başlamıştı. Yarağının başını amıma dayadığında sanki amımda bir yumruk var gibi geldi. Ben daha, “Lütfen yavaş sok Serhat, abinin siki bamya kadar bile değil…” diyene kadar, amıma soktu yarağını. İlk girdiğinde sadece, “Iıııhhh!” diye bir ses çıktı benden. Her yanım uyuşmuştu. Bu da yetmezmiş gibi, hemen gidip gelmeye başlamıştı…

Ben, “Yavaş hayvan!” diye bağırdıkça, Serhat pis pis sırıtarak ve hiç istifini bozmadan köklüyordu amıma. Acı ve zevk karışıp gitti birbirine. Kısık kısık çığlıklar atıyordum. Taşakları o kadar büyüktü ki, götüme vurduğunu, o kadar büyük bir yarağa rağmen hissedebiliyordum. “Yavaş sik orospu çocuğu, amımı dağıttın, senin gibi bir piç daha varmı bu dünyada!” diye yırtınıyordum altında. Bir süre beni bu pozisyonda sikti. Amım yarağının kalınlığına alışmıştı, ama uzunluğu başıma dertti. Her köklediğinde geri kaçmaya çalışıyordum.

Derken mım çıktı ve “Domal bakalım yenge!” diye emretti adeta. Ben önünde domaldım ve omuzlarımı çökerttim. Amım kabak gibi karşısındaydı. Kalçalarımdan kavradı ve yarağını tekrar amıma soktu. Kasıklarını kalçalarımda hissettiğimde ölüyorum sandım. Demek ki bu pozisyonda yarağı daha derine iniyordu. Benim acı içinde inlemem ve bağırmam delirtmişti onu, sert sert köklerken, “Bağır orospu, bağır! Senden ala orospu çocuğu mu olur lan, baksana kaynına veriyorsun!” diye söyleniyordu. Ben sadece, “Aaaayy, aman, off!” diye inleyebiliyordum. Canım gerçekten çok yanıyordu.

Çok geçmeden bu pozisyona da alışmıştım. Bu defa tatlı tatlı inlemeye başladım, “Serhat’ım, sik beni erkeğim, sikin ne kadar tatlı, ne kadar güzel sikiyorsun yengeni!” dedikçe, Serhat’ın hırıltıları daha da yükseliyor, ama bir türlü boşalmıyordu. Birden içimden çıktı ve yine sırtüstü yatırdı beni. Aslında bu pozisyonu çok seviyordum. Şimdiye kadar, şişko, kel ve şekilsiz, öküz kocamın yüzüne tahammül etmiştim. Oysa Serhat oldukça yakışıklıydı ve boğum boğum kasları olan bir erkeğin beni eze eze sikmesi müthiş bir zevkti. Bacaklarımı omuzuna aldı ve eliyle yarağından tutarak amıma dayadı. Yine birden bire köküne kadar sokmuştu. “Aayyyy!” diye çığlık attım yine. En derine girmişti yarağı. “Lan piç, her seferinde bağırtma beni, tatlı tatlı sikeceksen sik işte!” diye söylenirken, Serhat amıma kocaman yarağını pompalamaya devam ediyordu…

Bir elini yatağa dayamış, diğer eliyle boynumdan yakaladığı gibi üzerime abandı ve dudaklarımı öpmeye başladı. Anestezi etkisi yapmıştı bu ateşli öpücük. Çok geçmeden Serhat adeta yaralı bir hayvan gibi böğürerek, içimde volkan gibi patlamıştı. “Eyvaah, Serhat naaptın sen yaa? Korunmuyorum!” diye hayıflanarak söylenmeye başladım. O ise yüzünde mutluluktan uçar bir tebessümle, “Abimle bu aralar bir sikişsen hiç fena olmaz yenge!” diyerek üzerimden kalktı. Kocaman yarağının ucundan dölleri sarkıyordu. Yarağını ağzıma dayadı. Ben de yine alabildiğim kadarını ağzıma alarak, yarağında kalan tüm dölleri emdim. Sonra birlikte duş aldık, tekrar yatağa girdik, sabaha kadar sevişip sikiştik ve birbirimize sarılarak uyuduk.

Sabah kahvaltıdan sonra Serhat, “Yenge ben çıkıyorum, akşama istediğin birşey varmı?” diye seslendi. Akşama geç kalmamasını rica ettim ve uğurladım. Akşam saat 20:00 sularında Serhat geldiğinde, ben henüz dinlenememiştim. “Ne o yenge, çok bitkin görünüyorsun?” deyince, “O yarağı sen yesen, sen de bitkin görünürdün!” diye cevap verdim. Akşam yemeğine oturduğumuzda, yemeğini çabuk çabuk yemeye başladı. “Yavaş yesene, acelen ne?” dedim. Serhat yine pis pis sırıtarak, “Yemekten sonra tatlı olarak seni istiyorum yenge!” dedi. “Aaaa, hayır Serhat yaaa, lütfen ama, bana da acı, ben de insanım, sabaha kadar siktiğin yetmedi mi?” dedim. Ama o sırada bacaklarımın arasında birşey hissettim. Eğilip baktığımda, ayağıyla amımı okşamaya çalıştığını gördüm. “Deli oğlan!” diyerek gülümsedim ve ekledim, “Ama bu akşam hiç heveslenme, amım dağıldı, sikişemeyiz!” dedim. Serhat yemeği bırakıp, ayağa kalktığı gibi beni kucakladı ve yine yatak odasına götürdü…

Ona yalvarırcasına, “Nolur bu akşam sikme, sonra yine sikersin, çok yorgunum!” dedikçe, o başını hayır der gibi iki yana sallıyordu. Yatağa yatırdı ve “Merak etme yenge, çok uzun sürmeyecek!” dedi. Çırılçıplak kalana dek soyundu. Yarağı henüz kalkmamıştı, ama bu haliyle bile kocamım sikinden çok büyüktü. Ben yarağına bakarken, “Soyunsana amına koduğum orospusu!” diyerek yüzüme hafif bir tokat attı. Sanki robot gibiydim, tokadı yer yemez soyunmaya başladım ve bir çırpıda çırılçıplak kaldım. Bir an önce ne olacaksa olsun istiyordum. Ağzıma almamı istediği yarağını bu haliyle zorda olsa hepsini ağzıma almış, emmeye başlamıştım. Birkaç saniyede yine o ihtişamına kavuşmuştu.

Domalmamı istedi, ben de domaldım. Götüme parmağını soktuğunda canım çok yandı. “Aaaaahhh! Naapıyorsun lan?” diye bağırdım ve arkama dönüp baktığımda parmağını götümden çıkardı. “Bana zorluk çıkarırsan canın çok yanar yenge, madem amın dağıldı, bu gece de götünü sikeceğim!” deyince, ben ayağa kalkmaya çalıştım, ama Serhat’a gücümün yetmesi mümkün değildi. Çaresiz olacakları beklemeye başladım. Götümün deliğini sırılsıklam yapana kadar yaladı ve tükürükledi. Ben az önce parmağının verdiği acıyla yarağının götüme nasıl gireceğini düşünürken, o yarağının kafasını götüme dayamıştı bile. “Bağırma sakın!” dedi ve birden yüklendi. Beynim karıncalanmış, gözlerimde şimşekler çaktı. “Ooouufff!” diye bir ses çıktı benden, ardından, “Orospu çocuğu yırttın götümü!” diye bağırdım. Serhat kaçamayım diye kasıklarımdan tutmuş, kıpırdamadan bekliyordu.

Ben götten sikilmek çok ta kötü değilmiş diye düşünürken, içimi adeta parçalarcasına sokmaya devam etti. Meğer daha yarısı girmemiş. “Serhat noolur yapmaaa, çok canım acıyoor!” diye ağlamaya başladım. “Sus amına koduğumun orospusu, sidikli kızlar gibi ağlamyı kes!” diye azarladı ve götüme pompalamaya başladı. Benden çıkan acı dolu sesler onu çıldırtmıştı adeta, daha hızlı gidip geliyor, götüm cayır cayır yanıyordu. Çok geçmeden boşaldı götümün içine. Halen iki gözüm iki çeşme ağlıyordum. Yarağını götümden çıkardığında, gazoz şişeleriyle parmağımızla oynarken çıkan sese benzer bir ses çıktı. Göt deliğimin kapanmadığını hissediyordum. Yanıma uzandı ve “Bebişiim, tatlı yengem benim, hadi ağlama artık, bak bitti işte! Bundan sonra seni yaraksız bırakmayacağım!” diye teselli ediyor, nazikçe dudaklarımı öpüyor, göğüslerimi okşuyordu. Yarım saat kadar yattıktan sonra kalktık ve duş alıp, kalan yemeğimize devam ettik.

Ertesi gün öküz kocam İzmir’den döndü. Ama Serhat’la sikişmelerimiz her fırsatta devam ediyor 🙂

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sulanan Amcığım..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Sulanan Amcığım..

-“Ercan… Uyudun mu?”

Kocamdan ses gelmedi. Daha doğrusu horlama sesinden başka anlamlı bir ses çıkmadı. Sızmıştı yine… Gecenin üçü olmuştu. Yalpalaya yalpalaya gelmiş, üstünü benim zorlamamla çıkarıp tek külotla yatağa devrilmişti. Bir ümit, elimi küloduna attım. Parmaklarımla okşadım, külodun içine soktum parmaklarımı… Nerdeyse içine kaçmış durumdaki solucan kılıklı şeye temas eden parmaklarımı iğrentiyle geri çektim. Zaten rakı kokusundan midem bulanıyordu. Tavana bakarak yattım bir süre…

İşte beş yıllık evliliğimin, cinsel yaşamımın genel özeti buydu. Bekarlığından kalma alışkanlığıyla, işten çıkınca “iki tek” atmak için arkadaşlarına koşan koca, komşu kadınlarla veya evde tek başıma vakit geçiren ben, eğer geldiğinde alkolden sızmamışsa yapılan üstün körü, içime girip çıkmaktan ibaret bir cinsel ilişki… Ne yaptıysam kıramamıştım bu kısır döngüyü… Yataktan kalkarken gardrop kapağındaki aynada kendime baktım.

Genç, güzel, erkeklerin sokakta ıslık çaldığı laf attığı bir kadın vardı aynada… Geceliğimin yakası sıyrılmış, kavun büyüklüğündeki iri memelerim şeffaf kumaşı zorluyordu. Ellerimi incecik belime koydum. Parmaklarım birbirine değecekti nerdeyse…

Yan döndüm, yuvarlacık, geriye doğru çıkık geniş kalçalarım ayrı bir manzaraydı. Beş yıldır evli olmama rağmen hala dipdiri, kız gibiydim. Eh, kocamla sınırlı sayıdaki sevişmelerime bakarsak hiç ellenmemiş bile denebilirdi bana… Bekaretimi bile üçüncü gece alabildi kocam… İlk gece çok içtiğinden sızdı. İkinci gece uğraştı yapamadı. Üçüncü gece benim yardımımla ancak kızlığımı bozdu. Büyük hayal kırıklığı…

Oysa neler bekliyordum evlilikten… Okuduğum kahrolası romantik romanlarda, pembe dizilerde, izlediğim filmlerde böyle olmuyordu. Genç, yakışıklı erkekler kaslı vücutlarıyla saten çarşafların üstünde sahip oluyorlardı kadınlara…

image
Bol bol sevişiyorlardı. Kadınlar orgazmdan orgazma koşuyorlar, doyum içinde, mutlu mesut yaşıyorlardı. Oysa ben…

Dönüp yatağa baktım. Gece lambasının soluk ışığında sırt üstü devrilmiş, ağzı açık uyuyan kocama… Gırtlağında bir hayvan vardı sanki hırıldayıp duran… Horlama sesi ortalığı kaplamıştı. Nefes alıp verdikçe göğsü değil, içk**en şişen pis göbeği inip kalkıyordu. Cılız bacakları o göbeğin altında sanki ona ait değilmiş gibi görünüyordu.

Nasıl bir anda kapılıp kısa sürede evleniverdim bu adamla diye milyonuncu kez pişmanlık duydum. İnsan biraz flört etmez mi? O şık giysilerin altında nasıl bir vücut olduğunu merak etmez mi? Eder de, görmeye çalışmaz mı?

Keşke bekaretimi gerdeğe saklamak istiyorum diye seks yapmaktan kaçınmasaydım… O aptallığı yapmasaydım. Keşke ısrarlarına cevap verip onunla sevişseydim, altına yatıverseydim bir fırsatını bulup… Belki kızlığımı kaybederdim. Belki evlenmeden dul kalırdım ama, büyük ihtimalle bunun çıplak vücudunu, pipisini gördükten sonra bu ayyaş hımbılla evlenmezdim. En kısa yoldan geri dönüp en azından mutluluğumu kazanırdım.

image
Salona gidip laptopu kucağıma aldım. İki senedir her gece yaptığım gibi pornolara, erotik hikayelere daldım. Kıyasıya sevişen, doyuma ulaşan, mutlu olan kadınların dünyasına… Resimlere, birbirine girmiş güzel bedenlere, ahtapot gibi kadınlara sarılmış koca yaraklı, kaslı erkeklerin vücutlarına, girdikleri türlü çeşitli pozisyonlara baktım bir süre…

Sonra rafine yaşantımda hiç kullanılmayan am, göt, sik, sikişmek kelimelerinin uçuştuğu, o mutlu, zevk içinde yaşayan, seven, sevişen, sikişen insanların hikayelerini okumaya başladım. Her zamanki gibi, daha ilk resimlerde, ilk satırlarda yine amım sulanmaya başlamıştı bile… Parmaklarımı bacak arama götürüp ıslattım, klitorisimi okşamaya başladım.

Hayatı bunlar yaşıyordu. Dibine kadar hem de… İlk tanıştığım zamanlar şaşırıp kalmıştım. İğrenç, sapıkça şeyler diye bakıyordum. Oral seks yapanlar… Grup seks olayı… Ensest ilişkiler… Neler neler… Fakat zaman geçtikçe fikirlerim değişti. Gerçek seksin, orgazmın, zevkin ne olduğunu burada, internette, porno sitelerinde öğrendim.

image
Çıldırıyordum hikayeleri okudukça, porno filmleri izledikçe… Azdıkça azıyor, kocamın gelmesini sabırsızlıkla bekliyordum. Külodum su içinde kalıyordu azgınlıktan… Kocam gelir gelmez oturtup önünde diz çöküyor, baştan çıkarmaya çalışıyor, sikini yalıyordum öğrendiğim kadarıyla… Şaşırıyordu kocam,

-“Ne bu halin Gül?” diye soruyordu. “Hiç böyle şeyler yapmazdın sen…” Aslında şikayetçi de sayılmazdı, pipisinin yalanması hoşuna gidiyordu.

-“Canım çekti, istemiyorsan yapmayayım” diyordum ben de yalamaya devam ederken…

-“Yok, sadece sordum. Devam et sen…”

-“Ne bileyim, canım istiyor işte… Kadınlık hormonlarım çoğaldı herhalde…” diye geçiştirip işime devam ediyordum.

image
Söyleyemedim ona… Beceriksiz herif, elalemin erkekleri kadınlara neler yapıyor, evire çevire sikiyor, sen bir tek üstüme çıkmasını biliyorsun diyemedim. İnternet sitelerinde gördüğüm, okuduğum şeyler beni delirtiyor, azdırıyor, kudurtuyor diyemedim.

Okuduğum son hikaye yine azdırdı beni… Kocasını aldatan kadının yaşadıkları yine kudurttu. Mutfağa gidip orta boy bir salatalık aldım dolaptan… Güzelce yıkayıp tekrar salona koştum. Laptopu yanıma koyarken bacaklarımı aralayıp salatalığı amıma dayadım. Hikayedeki kadın sikicisinin yarağını yemeye başladığında ben de salatalığı içime kaktırdım.

Buz gibi salatalık amımı yararken titredim, memelerimin uçları, tüylerim kabardı, hazla ürperdim. Kadının dostu ızbandut herif, kocasının yanında kadını pompalarken ben de bir elimle salatalığı amıma sokup çıkarıyordum, diğer elim kah memelerimi okşuyor, kah klitorisimi eziyordu.

image
Az sonra daha hikayeyi bitiremeden gözlerimi kapattım, kendimi içimdeki deli gibi sokup çıkardığım salatalığın verdiği zevke kaptırdım. O doyulmaz orgazm sarsılmaları başladığında da kendimden geçtim.

Ter içinde, gözlerim kapalı, amımda vajinal kaslarımın ezip durduğu ve artık ısınmış salatalık, bacaklarımı yaymış kalmıştım öylece… Koltukta orgazm yorgunu, kendime gelmeye çalışırken kararımı verdim.

Gecenin bir yarısı, amımda salatalıkla, tek kişilik koltukta tek başıma orgazmlar yaşamaktan bıkmıştım artık… Ben de bu kadın gibi kocamı aldatacaktım. Dayanamıyordum artık… O kadınların yaşadığı zevkleri ben de tatmalıydım. Erkeğim tarafından sabahlara kadar, defalarca sikildikten, zevkten zevke koştuktan sonra, okşana okşana erkeğimin kollarında uyumak istiyordum.

image
Oturduğum yerde doğruldum. Büzüşmüş salatalığı çıkardım amımdan, fırlatıp attım. Karanlık odada bilgisayarın ışığı ve mırıltısı vardı sadece… Bir de kocamın ta yatak odasından duyulan horultusu…

Kararımı vermiştim. Aldatacaktım. Ama nasıl? Nasıl şüphesini çekmeden boynuzlayacaktım kocamı? Sokaktan adam mı bulacaktım?

Gözümün önüne bir ay kadar önce bir gece, küfelik olmuş kocamı eve kadar getiren arkadaşları geldi. İki adam içeriye kadar getirip koltuğa çuval gibi bırakmışlardı kocamı… Bense uyku sersemi, şaşkın onları izliyordum. Gecenin bir yarısında evime giren yabancı adamların kocamı yatırmalarını izlerken üzerime sabahlık almayı bile unutmuştum o şaşkınlıkla…

Özellikle bir tanesinin bana, şeffaf minik geceliğimin örtemediği memelerime, bacaklarıma doğrulttuğu kaçamak bakışlarını unutamıyordum. O zaman kızmıştım kocama… Adamlar gittikten sonra çıplak ayağımla tekme atıp,

“Pis sarhoş… Sızdığın yetmiyor gibi, sevgili içki arkadaşların senin yanında karını sikecekler, haberin yok… Aptal pezevenk…” diyerek öfkemi kustum, kocamsa horlayarak karşılık verdi bana…

image
Şimdiyse, o geceki arkadaşının beni soyan, siken bakışları aklıma geliyor, detayları hatırlıyordum. Ne yakışıklıydı ama adam… İri yarı bir şeydi. Güçlü kollarıyla çocuk gibi kaldırıyor, taşıyordu kocamı… Gözlerimi kapatıp kendi kollarımla bedenimi sardım. Beni de sarsa o kollarıyla… Çatır çatır… Ufff…

Sonunda kararımı verdim. Hemen uygulamaya koymalıydım. Ertesi sabah kahvaltı masasında kocama,

“Madem içiyorsun bu mereti, bari evde iç…” dedim. “Bir gün yollarda sızıp kalacaksın, başına bir şey gelecek”

Akşamdan kalma, gözleri şişmiş, limonlu sodayı devirmiş, şekersiz kahvesini yudumluyordu. Benim söylenmemden rahatsız olmuş, gözlerini kapatıyordu. Başı çatlıyordu mutlaka ağrıdan… Üsteleyince,

“Ben evde yalnız başıma içemem Gül… Arkadaşlarla takılıyoruz. Muhabbet, maç, şu bu… İşin stresini atıyoruz beraber…” diye homurdandı.

“O zaman bir iki arkadaşını getir, burada sohbet edin, için… Bütün gece seni merak etmeyeyim kocacım…” dedim işveli işveli… Gevşedi,

“Bilmem ki nasıl olur… Sen kızarsın diye getirmiyordum onları eve… Ben söyleyeyim bakalım, kabul ederlerse…”

Aradan iki gün geçti, eve telefon açtı kocam,

“Karıcım, bu akşam maç var. Yasin’le Murat’a söyledim, bu akşam benim evde içelim diye… Bak, tekrar soruyorum. İçiyoruz falan diye kızıp beni arkadaşlarımın yanında rezil etme. Emin misin, gelelim mi beraber?”

“Yok, kızmam kocacım… Ben de yiyecek bir şeyler, mezeler falan hazırlarım size… Siz içeceğiniz içkileri alın sadece…” diyerek rahatlattım kocamı…

Telefonu kapattım. Bakalım neler olacak bu gece diye heyecan duymaya başladım. Kimdi bu arkadaşları acaba? O gece evime gelen adam olabilir mi? Merak içindeydim.

Gidip birkaç güzel yemek, meze falan yaptım, kendime de güzel bir bakım… Banyo, kokular, istenmeyen tüyler falan… Amımı temizleyip kaymak gibi yaptım. Kokulu kremler sürerken şeftalimin dudakları istekle açılıp içinden sular akmaya başladı. Elimle avuçlayıp sıktım, yatıştırmaya çalıştım azgın şeftalimi,

“İştahını geceye sakla Gül hanım…” dedim kendi kendime… “Bu gece formda olmalısın.”

image
Akşam geldiklerinde hem masayı donatmıştım, hem de kendimi… Fazla ucuz fahişeliğe kaçıp abartmadan, fakat yine de güzelliklerimi ortaya serecek dekolte, hafif mini bir giysi, makyaj, parfüm… İçimde kendimi seksi hissettiren minik dantel iç çamaşırları, jartiyer çorabı, yüksek topuklu ev terliği…

Kocam arkadaşlarını tanıtıp içeriye geçti hemen… İlgisini bile çekmemiştim ayının… Ne olacak, evdeki karı işte… Diğer arkadaşı, Yasin de onu takip etti. İkisi aynı kumaştandı anlaşılan…

Murat… O, bir ay önce kocamı eve getirenlerden biriydi. Onun bana yönelttiği sikici bakışlarını unutmamıştım. Elimi tutup gözleri gözlerimde, “iyi akşamlar” derken normalden biraz uzun sürdü tokalaşması… Daha önceki gibi kızgınlık duymuyordum ona, ısrarlı bakışları içimi bir hoş yapmıştı bu akşam… İçim ürpererek elimi çektim, masaya buyur ettim.

Büyük televizyonun karşısına kurmuştum masayı… Biraz sonra maç başladı. Bir yandan içiyorlar, bir yandan maçı izliyorlardı. Ben yanlarında oturup bir iki lokma yedim. İçkilerini hazırlayıp verdim, mezeler bittikçe yenilerini getirdim. Çerez, meyve, su, buz, taşıdım durdum. Mutfağa gidip gelirken çıkık kalçalarımı çalkalamayı, masaya eğilirken elbisemin dekoltesini aralamayı, otururken dikkatsiz davranmayı, bacaklarımın açılmasını sağlamayı unutmuyordum.

panthvr: 🙂
Kocam evin erkeği olarak karısının kendilerine hizmet etmesinden öyle memnun kalmıştı ki… Neşe içindeydi. Kadehleri arka arkaya yuvarlıyordu. Yasin de öyle… Kendilerini maça kaptırmışlardı iyice…

Ama Murat pek öyle değildi. Fazla içmiyor, yudum yudum gidiyordu. Sessizdi. Ara sıra gözlerini üstümde yakalıyordum. Telaş etmeden başını çeviriyor, bana şehvetle baktığını bilmemden rahatsız olmuyordu. Bu da benim işime geliyordu. Benim aradığım şey tam da bu değil miydi?

Yemek faslı bitince masayı toplayıp kaldırdım. Üçlü koltuğun önündeki geniş sehpaya çilingir sofralarını tekrar kurdum. İçki içip maçı izlemeye devam ettiler. Ben de karşıdaki tekli koltuğa oturdum. Maçı izler gibi yapıyordum ama gözümün ucuyla Murat’ı kesiyordum. Ara ara diğerlerine çaktırmadan bana bakıyordu zampara…

Bacak bacak üstüne attım. Eteğimin iyice sıyrılmasına, düzgün bacaklarımın güzelliğini iyice görmesine dikkat ettim. Arada bacak değiştiriyor, bazen bacaklarımı aralıyor, minik dantel külodumun rengini görmesini istercesine aralık tutuyordum. Her kıpırdandığımda radar gibi bakışlarını üzerime çeviriyordu. Amım ıslanmıştı. Onun bacaklarıma, bacak arama bakarak tahrik olduğunu bilmek, beni de tahrik ediyordu.

Sonunda maç bitti. Erkekler hala devam ediyorlardı. Saate baktım, geceyarısını geçmişti. Ne zaman bitecekti bu? Sabrım tükenmeye başlamıştı. Sonunda dayanamadım, kalkıp seslendim,

“Bana müsaade, ben yatıyorum…” dedim. Diğerleri duymadı bile… Ama Murat röntgen ziyafetinden mahrum kaldığına üzüldüğünü belli eden bir sesle,

“İyi geceler Gül… Teşekkür ederiz her şey için, çok güzeldi…” dedi. Sesinden neyi güzel bulduğu anlaşılmıyordu. Yaptığım yemekleri mi, bütün gece izlediği frikiklerimi mi? Gözlerimi gözlerine diktim. Fısıltıyla,

“Benim için zevkti. İyi geceler Murat…” diyerek döndüm, kalçalarımı kıvırarak içeriye, yatak odasına gittim.

Benim için zevkti derken altında yatan cinselliği, daveti anlamış mıydı? Yoksa fazla mı ileri gittim acaba diye merak ederek tamamen soyundum. Murat’ın gözüne ucuz fahişe gibi görünmek istemiyordum. Evin kadınını o istemeliydi. İstiyorsa zorla almalıydı. Çıplak bedenime kalçalarımı zorlukla örten transparan kırmızı geceliğimi giyip yatağa uzandım. Kapıyı hafif aralık, loş ışığı açık bıraktım, kapatmadım. Avımı bekliyordum.

Fazla bekletmedi beni… Kapının önündeki tıkırtıyı duydum bir süre sonra… Bütün akşam fil gibi içen kocam ya da Yasin ayıları olamazdı kapının önündeki çekingen, dikkatli, tilki gibi ayak sesi… Murat olmalıydı.

Yatakta yayıldım iyice… Çıplak bacaklarımı usturupluca araladım. Kapının aralığından, loş ışığa rağmen pırıl pırıl kremli bal kutumu görebildiğini biliyordum. Kasıklarımı ancak örten geceliğimin üstündeki fırfırlar, saten kurdelelerle eminim gözüne hediye paketi gibi görünüyordum şu anda…

image
Bir beş dakika yattım öyle… Sonra uykumda(!) inleyerek yan döndüm. Bu kez çıplak kalçalarımı, popomun yuvarlaklarını sergiledim röntgencime…

Sessizlikte gizlenmeye çalışılan bir şıpırtı duyar gibi oldum. Yarı çıplak vücudumu izleyerek mastürbasyon mu yapıyordu bu adam kapının önünde? Kasıklarımı ateş bastı, içimden sular yürüdü. Amımın dudakları istekle kaşındı. Elimi uzatıp kaşımamak, parmaklarımı kan hücum etmiş amıma götürüp okşamamak için kendimi zor tuttum. Dudaklarımı ısırdım.

Tam dönüp kalkmak, röntgencimi yatağa çağırmak üzereydim ki, içeride bir gürültü oldu, kapının önündeki karaltı hızla uzaklaştı. Banyonun kapısının açıldığını duydum. Anlaşılan yakışıklı sapığım, biri geliyor diye suçüstü yakalanmamak için kendini banyoya atmıştı…

Ben de izleyicim gidince rahatladım. Elimi apış arama götürüp amımı avuçladım, sıktım. İçime bir şey girsin diye bağıran şehveti bastırmaya çalıştım.

image
Anlaşılan böyle olmayacaktı. Yataktan kalktım. Çıkıp salona baktım, iki arkadaş kaykılmışlar, horluyorlardı. Televizyonun sesi kısılmış, ışığı yanıp sönüyordu. Banyoya gittim. Sanki haberim yokmuş gibi, uykudan kalkmışım gibi bir edayla kapıyı açıp içeriye giriverdim. Murat işini bitirmiş, lavaboda ellerini yıkıyordu.

“Aaa… Sen mi vardın Murat? Kusura bakma, uyku sersemi boş zannettim…” dedim.

Dönüp çıkmak için acele etmedim, ağırdan aldım. Az önce loş ışıkta dakikalarca seyrettiği mini geceliğimin ve içindeki vücudun detaylarını bu kez banyonun ışığında seyretmesini sağladım. Murat ısıran bakışlarını yine her tarafımda dolaştırırken,

“Önemli değil, ben de işimi bitirmiştim zaten…” dedi.

Küçük banyonun içinde karşılıklı duruyorduk. Ondan bir hareket gelmeyince hayal kırıklığıyla ağır çekim geriye döndüm isteksizce… Üstüne atlayacak değildim ya salağın…

image
Kapıyı açıp çıkmak için elimi tokmağa uzatmıştım ki, aniden bileğime yapıştı. Sertçe kendine çekti. Yarı çıplak vücudumu bedenine yapıştırdı. Sevinçten deli gibi olmuştum. Fakat yine de öfkeli olmasına çalıştığım bir fısıltıyla,

“Ne yapıyorsun Murat? Bırak beni…” diyerek çırpınmaya, kurtulmaya çalıştım kollarından…

Murat daha beter sarıldı. Kollarımı arkama büküp göğsüne bastırdı, dudaklarıma yapışarak susturdu beni… Memelerim onun sert göğsünde, dudaklarım bıyıklı dudaklarında eziliyordu. Başımı kaçırır gibi yaptım, elini saçlarıma götürüp kavradı, başımı kendine çekip dudaklarını iyice yapıştırdı.

Soluksuz kaldım bir anda… Dizlerim titredi. Göstermelik direncimin bir anda söndüğünü hissedince arkama büktüğü kollarımdaki baskısını azalttı. Serbest bıraktı. Ben de ayak parmaklarımın üzerinde yükselip kollarımı boynuna doladım. Öpücüklerini karşılamaya, ona cevap vermeye başladım.

Pantolonunun önündeki sert kabarıklık göbeğime batıyordu. Hoşnutlukla sürtündüm o kabarıklığa… İnledi… Dillerimiz savaş yapıyordu öpüşürken… Bıyıkları dudaklarımı örseliyor, boynumu, kulaklarımı gıdıklıyordu öpücüklerini sıralarken… Elleri geceliğimin üstünden, altından kalçalarımı yoğuruyor, sırtımı, elini aradan sokup iri memelerimi okşuyordu.

Sonunda nefes almak için dudaklarımı çektim. Başımı iki eliyle tutup aşağıya indirdi. Ne istediğini anlamıştım. Diz çöktüm erkeğin önünde… Pantolonunun fermuarını açıp erkekliğini dışarıya çıkardı. Kocamınkinden bir hayli büyük siki kalkmış, koca başını havaya dikmişti.

Hayranlıkla okşadım bu güzel siki… Dilimi dolaştırdım her yerinde… Başını ağzıma alıp emdim. Kısık kısık inliyordu ben emdikçe…

image
Saçlarımdan tutup ayağa kaldırdı beni… Hilton lavabonun üstüne oturtturdu. Zaten minicik geceliğimin eteğini yukarıya kaldırdı, bacaklarımı aralayıp başını kasıklarıma gömdü. Öyle güzel yalıyordu ki… Dudaklarımı ısırıyordum zevkten bağırmamak için…

Sonunda kasılmaya başladım. Öyle çok boşaldım ki beni yalayan dudaklarına, ağzına… Bittiğinde fısıldadı,

“İnanamıyorum Gül…” dedi. “Ağzımı doldurdun zevk sularınla…” Bitkin bir şekilde gülümsedim,

“Ne yapayım? Öyle zevk verdin ki yalarken… Böyle bir şey yaşamamıştım hiç…”

“Ceza olarak ben de senin ağzına boşalmak istiyorum. Hadi bakalım, göster marifetini…”

“Şimdiye kadar kocama hiç yapmadım bunu… Ama madem cezalıyım, deneyelim bakalım…”

Yer değiştirdik. Lavaboya o dayandı, ben pantolonunu indirdim, önünde diz çöküp sikini yalamaya başladım. Bu kez ara vermeden… Sürekli yaladım. Gözlerimi gözlerinden ayırmıyordum bunu yaparken… Başından torbalarına, hatta arka deliğine kadar koca sikinin yalanmadık yerini bırakmadım. Başından başlayıp ağzıma alabildiğim kadar almaya çalıştım.

image
Daha fazla dayanamadı emilmeye… Dudaklarım kasıklarına yaklaşmış, dilimle masaj yapar gibi ağzımın içinde sikine baskı yapıp sıkıyor, vakumluyordum ki boşalmaya başladı. Bırakmadım sikini… İki elimle kalçalarına yapışıp sıkarken, tırnaklarımı etine gömerken, parmaklarımın uçları götünün deliğinde dolaşırken o kısık inlemelerle, bütün spermlerini ağzımın içine, boğazıma boşalttı. Nefes nefese kalmıştı,

“İnanamıyorum Gül… Sen harika bir orospusun… Hiç sikimi böyle yalayan bir kadın tanımadım şimdiye kadar…”

“Ben de ilk defa yabancı bir erkeğin sikini yalıyorum Murat…” Pantolonunu çekti, beni kaldırıp sperm bulaşığı dudaklarımı öptü hararetle…

image
“Sen temizlenip yatak odasına git. Ben içeriye gidip bizim sarhoşlara bakayım. Eğer sızmışlarsa gelirim, kaldığımız yerden devam ederiz.”

Dediğini yaptım. Acele bir duş alıp yatak odasına koştum. Makyajımı tazeleyip çırılçıplak yatağa uzandım, erkeğimi bekledim. On dakika sonra geldi. Beni o şekilde çırılçıplak görünce gülümsedi, gözleri parladı. Soyunmaya başladı aceleyle… O da çıplak kalıp yanıma uzanıverdi. Sarıldı bana…

“Öyle sızmışlar ki, top patlasa uyanmazlar. Rahatça sevişebiliriz. Oh, Gül… Gül… Seni ilk gördüğüm andan beri bunu hayal ettim. Seni sikmeyi öyle istedim ki, bilemezsin… O salak kocanı sarhoş edip tekrar evinize girmek için planlar kurdum hep… Seni sikmek istedim. Ama zorla…” Dudaklarıma öpücük kondurdu yavaşça, “Ama böyle, isteyerek, karşılıklı…”

Yer gibi öpüşüyordu benimle… Öpüşmesi bile tekrar tahrik olmama, amımın sulanmasına yetmişti. Erkeğim de tahrik olmuş ki, az önce boşalan siki tekrar sertleşmiş, bedenime batmaya başlamıştı.

Dudaklarımı bıraktı, aşağıya indi. Memelerimi sıkıp uçlarını yaladı. Kasıklarıma indi. Bal kutumu dilemeye, klitorisimi emmeye başladı. Deliriyordum zevkten… Saçlarına asılıp kendime çekiyordum. Başımı sağa sola sallıyordum. Kalçalarım yatağı dövüyordu.

“Ohhh… Murat… Murat… Ben de bunun hayalini kurdum hep… Gerçek bir erkeğin altında sevişmeyi… Beni çok isteyen bir erkekle kıyasıya sikişmeyi… Ohhh… Dünya varmış… Çok güzel yalıyorsun… Bitiriyorsun beni… Dilin öldürüyor… Oooohhhh…”

image
“Hadi sevgilim, sen de beni yala, boş durma…” dedi.

Üstüme çıktı, 69 pozisyonuna geldik. Bacaklarımın arasında her yerimi yalarken ben de onun sikini yaladım bir güzel… Ne klitorisimi bırakıyordu yalanmadık, ne amımın dudaklarını, ne göt deliğimi… Evet, oramı bile yalıyordu hayvan…

Hareketleri sertleşmeye başlamıştı. Bense onun sert hareketlerinden daha çok zevk alıyordum. Sikini kurtardı elimden, döndü, beni de haşin hareketlerle kaldırıp dizlerimin üstünde domalttı. Amımdan akan sular yatağı ıslatmıştı. Ben de onun sikini ağzımda yalaya yalaya pırıl pırıl yapmıştım. O ıslak siki bir anda arkama gömdü.

Çığlık atmamak için çarşafı ağzıma tıktım, ısırdım. Kocamın pipisinden sonra ağır gelmişti bu kalın sik… Amımı yarmıştı. İçime giren yarağın kalınlığından bacaklarımın ayrıldığını duyumsuyordum. İnce belimden tutup kendine çekti, pompalamaya başladı. Gözlerimde şimşekler çakıyordu sanki… Durmadan inliyordum…

“Ahh… Allahımm… Sevişmek buymuş demek ki… Seks buymuş… Zevk buymuş… Oooohhhh… Erkeğimmm… Geçir… Kökle yarağını… Amıma geçir… Ooohhh… Böyle zevk olamaz… Aaahhhh…”

image
Azgın boğamın önünde yaprak gibi titriyor, sürekli boşalıyordum. Amımın suları içimden fışkırıyor, yatağa, çarşafın üzerine süzülüyordu. Göt deliğime parmaklarıyla masaj yapıyor, duyduğum zevki misliyle çoğaltıyordu bir yandan da…

Büzüğümü okşayan parmak arka deliğimden içeriye kaydı. Kaygan kaygan göt deliğimde gidip gelmeye başladı. Yarağı amımı, bir ya da iki parmağı, bilemiyorum, göt deliğimi zorluyordu. Beynimde şimşekler çakıyordu.

Sanki bir av hayvanıymışım, yakalanmışım gibi önündeki mızrağına geçirmişti beni… İçime saplanan mızrağının, sikinin ucunda çırpına çırpına orgazmdan orgazma koşuyordum. Artık bıraksın diye düşünmeye başlamıştım.

Bir ara dileğim kabul oldu. Kalın sikini amımdan çıkardı. Tam rahatlamak üzereydim ki, göt deliğimdeki parmak çıktı, yerine sikinin başı dayandı. Kendimi yatağa atmak üzereyken sımsıkı belimden tuttu, parmaklarıyla alıştırdığı göt deliğime bastıra bastıra sikini kaydırmaya başladı.

Çırpınıyor, içerdekiler duymasın diye kısık sesle bırakması için yalvarıyordum. Dinlemedi beni… Göt deliğime sikinin tamamını soktu… Gidip gelmeye başladı. Torbaları amıma çarpıyordu. Elimi uzatıp klitorisimi parmak uçlarımla ovalamaya başladım ben de… İnanılmaz bir zevk alıyordum. Delirtiyordu bu aygır beni…

Çevirdi, sırt üstü yatırıp bacaklarımı omuzlarına koydu, yarağını amıma geçirdi. Gidip geldi. Artık dayanamaz hale gelmiştim. Çılgın,düzensiz bir tempo tutturmuştu beni sikerken… Kah yavaş hareketlerle içimden çıkıyor, ağır çekim tokmak gibi başından başlayıp dibime kadar geçiriyordu sikini, kah aniden hızlanmaya başlıyor, beni ikiye katlayıp kasıkları klitorisimi bastıra bastıra, vura vura, eze eze beceriyordu beni…

image
Çarşafı parmaklarımın arasında sıkıp güç almaya çalışıyordum. Başımı iki yana sallayıp duruyordum. Bacaklarım kukla gibi kollarının iki yanından sallanıp duruyor, dolgun göğüslerim o vurdukça pelte gibi titreşiyordu.

Sonunda bacaklarımı iyice ayırıp içimden çıkardı sikini, tekrar göt deliğime gömdü. Daracık delikte sıkışan siki daha da büyümüştü sanki kanalda… Son bir hamleyle kasıklarını yapıştırdı, sikini dibine kadar soktu, öylece kasılmaya başladı. İkiye katlanmıştım, altında eziliyor, nefessiz kalıyordum.

Boşalmasının bitmesini zorlukla bekledim. Yanıma devrildiğinde uyuşan bacaklarımı acıyla indirip yatağa uzattım. Sanki haber bültenlerindeki kasırgalardan birini yaşamış gibiydim. Çatısı uçmuş, her şeyi birbirine karışmış viran bir Amerikan kasabası gibi hissediyordum kendimi…

“İstediğin buydu değil mi Gül hanım?” diye fısıldadı.

Gözlerimi açtım. Yan dönmüş, dirseğine dayanmış, beni izliyordu. Elini uzatıp göğsümün ucunu çimdikledi. Engel olmak için elini tuttum, minnetle okşadım.

“Bütün gece şahane bacaklarını sergiledin bana… Külodunu gösterdin… Masaya her eğildiğinde bu güzel memelerini öyle gösterdin ki, içine düşecektim nerdeyse… Öyle sikimi kaldırdın ki güzelim… Nerdeyse saldıracaktım sana… Kocanın yanında yere yatırıp sikecektim seni… Gözüm karardı iyice… Bütün gece nasıl dayandım, ben de bilmiyorum. Kocan sızsın diye gözünün içine baktım. Rakı kadehlerini dayayıp durdum ağzına bir an önce sızsın diye…”

Mememi okşayan elini tutup dudaklarıma götürdüm, öptüm. Orta parmağını dudaklarımın arasına alıp emdim.

image
“Doğru tahmin ettin Murat… Bunu istiyordum gerçekten… Gerçek bir erkek beni siksin istiyordum. Canıma tak etmişti çünkü… Ayyaş kocam sikemiyordu beni… Doyuramıyordu. İyi ki sen çıktın karşıma… Aygırım benim… Hayatımda yaşamadığım zevkleri yaşattın bana erkeğim… Aşkım…”

Elimi bacaklarının arasına götürdüm, demin beni kükreyerek siken canavar yarı sert yatıyordu bacaklarının arasında upuzun… Tutup sıktım avucumda aletini… “Sikine kurban olduğum… Sikişine öldüğüm… Bitirdin beni… Mahvettin…”

Artık elimin sıcak temasından mıdır, sözlerimin etkisinden midir bilmem, avucumun içinde tıp tıp atan damarlarıyla bir anda büyüyüverdi siki, eski halini aldı.

“Bak küçük Murat ne diyor Gül?” dedi gülümseyerek. Doğrulup elimdeki dirilen siki parmaklarımın arasında sıktım, ben de güldüm. İki yana sallayıp,

“Ne diyormuş bakalım bu küçük canavar? Tercüme et bana…”

“Ben daha doymadım, Gül’ün sıcacık, daracık amcığına girmek istiyorum yine, diyor…” Kikirdedim,

“Bak sen azgın şeye… Terbiyesiz… Aç köpek… Doymamış ha? Sen bu ufaklığın terbiyesini verememişsin anlaşılan Murat… Dur sen… Ben onu hapse atayım da görsün… Hem de gün ışığı görmeyecek şekilde, hücreye atayım ben onu… Katıksız…” dedim.

Doğrulup üstüne çıktım. Havaya dikilmiş siki belinden tutup amıma hizaladım. Sulu gözlü amcığım hemen ağlamaya başlamıştı yine… Oysa daha sikinin şapkası dudaklara değmemişti bile…

image
Şapkayı am dudaklarıma sürttüm ben de ileri geri… Suyumdan ıslanmıştı hemen şapka… Murat ellerini başının altına koymuş beni izliyordu zevkle… Kollarının pazuları, gerilen geniş göğsü öyle güzel görünüyordu ki bu açıdan… Güldü yine,

“Katıksız diyorsun ama, sadece su vereceksin galiba… Baksana, her yeri su basmış… Senin hücre su içinde kalmış…” dedi. Başı içeri girmişti bu arada… İnleyerek,

“Ohh… Evet…” dedim. “Katıksız… Sadece su ve et… Pembecik et… Söyle ona, son duasını etsin… Senin küçük Murat’ı hücresine gömüyorum şimdi…”

“Ahhh… Daracık amcığın var aşkım… Bitiriyorsun beni… Göm… Dibine kadar göm… Kumanda sende… İstediğin gibi göm ufaklığı… Ohhh… Arkadaşımın güzel karısını sikiyorum, ne güzel… Ercan gel, bak, senin azgın karıcığını sikiyorum… Sulu amcıklı orospunu sikiyorum çatır çatır… Ohhhh…”

“Hayır şaşkın… Üstte ben varım… Ben seni sikiyorum… Arkadaşının karısı sikiyor seni… Amcığımla sikiyorum seni… Mmmm… Çok güzelmiş…”

image
Az önceki haşin sevişmeden, aynı siki dakikalarca içine aldıktan sonra bile hala daracıktı amcığım… Dizlerimin üstünde titreye titreye, zevkten dudaklarımı ısıra ısıra alçaldım, alçaldım, dibine kadar aldım koca sikini…

Belinin iki yanında ayrılan bacaklarım yüzünden ıslak amımın dudakları açılmış ve klitorisim ortaya çıkmıştı. Kabarmış klitorisim kasıklarındaki kıllara değiyor, uzun kılları klitorisimi gıdıklıyor, beni zevkten öldürüyordu.

hayallerim-ve-sen: sende bu şehvetle yarragımın üzerinde amının içine girip çıkmasını bir ahenkte öle güzel yapıyorsun ki
Ellerimi o geniş göğsüne dayadım. Avuçlarımla göğsünden destek alıp kalçalarımı oynatmaya, oturup kalkmaya başladım. Az sonra ritmi bulmuştum. Biraz oturup kalkıyordum. Sonra kalçalarımı bir dansöz gibi titrettiriyordum siki içimdeyken… Vibratör gibi titreşim yaptırıyordum vajinama…

Murat zevkten inleyip yattığı yerde ikiye katlanıyor, başını kaldırıp memelerime yumuluyordu. Sonra tekrar yavaş hareketlerle inip kalkmaya başlıyordum. Sürekli tekrarlıyordum bu hareketleri… İçimden geldiği gibi… Zevk alacağım şekilde… Erkeğime zevk verecek her yolu deneyerek… Dakikalarca… Sonunda,

“Dayanamıyorum Gül… Geliyorum… Ohhhh… Çok kötüsün… Çok kötü orospusun sen… Azgın fahişenin tekisin… Harika sikişiyorsun… Amcığın bitirdi beni… Oohhhh… Geliyorummmm…”

Fırladım kalktım üstünden… Sikini avuçlarıma, başını ağzıma aldım. Başını ağzımın içinde geveleyip emerken, sulu amcığımdan yeni çıkmış ıslak gövdesini avuçlarımla sıvazlıyordum bir yandan… Bacağımın birini alıp kaldırdı, bacaklarımın arasına soktu başını o telaşın içinde… Ben sikini yalayıp emerken o da alttan amımı yalıyor, klitorisimi dilliyordu.

image
Bir anda suratını olduğu gibi amıma gömerken kasıldı, ağzımın içindeki sikinden döller fışkırdı. Yutabildiğimi yuttum, yutamadıklarım ağzıma yüzüme bulaştı. Gecenin ikinci sperm banyosunu yaptırmıştı bana…

Bu arada kendisi boşalırken bile yalamasını kesmemişti. Dili motor gibi yalıyordu amcığımı… Kalçalarımı pençeleriyle kavrayıp parmakları göt deliğimde dolaşmaya başladığında ben de bittim artık… Geliyordum. Sularım erkeğimin ağzının içine fışkırıyordu, hissedebiliyordum.

Sonunda kasılan bacaklarımın arasında nefessiz kalıp boğulmamak için bırakmak zorunda kaldı beni… Kendimi yatağa attım, kısmaya çalıştığım zevk feryatlarıyla, iki büklüm yatakta kıvranmaya başladım. Kasılıp gevşemelerim dakikalarca sürdü. Yatağın üstünde elektrik çarpmış gibi, kukla gibi ellerim kollarım tüm bedenim çırpınıyordu.

Sonunda yatıştırmak için beni kollarının arasına alan Murat’ın kucağında son bir iki kasılmadan sonra duruldum. Ciğerlerim körük gibiydi. Nefes almaya çalışıyordum. Ter içinde kalmıştım. Göğsüm inip kalkıyordu durmadan… Maraton bitirmiş sporcu gibi, bitap, güçsüz yatıyordum erkeğimin kollarında…

“Ah Murat… Öldürdün beni zevkten… Hayatımda böyle zevk almadım aşkım…” dedim.

Murat’ın yerine başka bir ses yanıtladı beni,

“Ben de öyle karıcığım…” diyen kocamın sesini duydum hayal gibi…

Başımı hızla kapıya çevirdim. Nasıl olur?

Evet… Kocam… Yatak odasının yarı aralık kapısında durmuş, bize bakıyordu.

image
Kendi yatağında, arkadaşıyla çırılçıplak yatan karısına… Az önce bitirici bir sikişten çıkmış, yorgun, çıplak bedenlerimize…

“Kocacığım… Ben…”

Sustum. Söyleyecek bir şey bulamadım.

Ne diyebilirdim ki… Adamı boynuzlamıştım işte neticede… İstediğime kavuşmuştum. Bir erkekle, kocamın en yakın arkadaşıyla, kankasıyla yatakta kucak kucağa, çırılçıplaktım. Ağzımda yüzümde hala o erkeğin kurumaya yüz tutan dölleri parlıyordu.

Dilimin ucuyla dudaklarımı yaladım, sperm tadını alabiliyordum. Odayı ter ve sperm kokusu kaplamıştı. Yatak hercümerç olmuş, çarşaflar nevresimler bumburuşuk, benim zevk sularımla, terimizle, erkeğimin spermleriyle ıslanmıştı.

Ne diyebilirdim? Asıl, benim zevki içk**e arayan, munis, halim selim kocam ne diyecekti, bana ne yapacaktı, önemli olan buydu…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Tinerciyle köpek gibi… 2/2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

Tinerciyle köpek gibi… 2/2

Tuvaletten çıkıncaya kadar geçen o zaman geçmek bilmedi. Güvenliği mi arasam diye düşündüm. Ne diyecektim ki ? Şişeyi kafama diktim, ağzıma da hala döl tadı geliyordu.

Tuvaletten çıktığında üstündeki gömleği çıkarmıştı. Vücudu yıkılıyordu, hiç yağ yoktu. Göbeğindeki seyrek kıllarla beraber adonis kası eşofmanından aşağıya doğru kırılıyor, lastik köprü yapıyordu. Sırıta sırıta ve sallana sallana bana doğru yaklaşıp sakince yanıma oturdu.

Korkudan ve şaşkınlıktan ne diyeceğimi bilememiştim. Sadece izliyordum. Kısa sessizlikten sonra “Gömleğim batmış amk yaa” dedi. “Evet oluyor öyle kazalar” diyerek işi espriye vurmuş rahatlamıştım.

Herif tip olarak çok iyiydi. Normalde varoş ve maço tiplerden hoşlanmam. Yani sonuçta 7/24 sikmeyi düşündüğüm tipler böyle profiller değiller.

Bana sormadan içkiyi ağzına dayayıp 2-3 yudum aldı. Hiç çekinmeden eşofmanını aşağıya doğru indirip tekrar yaslandı. Eli sikinde kaldırıyor, maço ve kıro tavırlarla gözleriyle “hadi ilgilen şunla” der gibi sikini işaret ediyordu.

Evet ama gitmen lazım, geç oldu filan diyerek geçiştirmeye çalışsam da, hem henüz boşalmamış olmanın verdiği azgınlıkla hem de içkinin verdiği o yüce cesaretle elime alıp 31 çekmeye başladım.

Elleri rahat durmuyor, omzuma ve bi türlü ulaşamadığı belime gidiyordu, sonra kafamı bastırıp yine sikini yalamamı istedi.

Artık ne olacaksa olsun diyerek koltuğun köşesinde oturur halde duran çocuğun üstüne domalarak oral sexe başlamıştım. Siki kazın gibiydi. Kıçını kaldırıp ağzıma darbelerle vuruyor iki eliyle kafamı taşaklarına kadar sokuyordu. Gözlerim yaşarmıştı. Nefes alamıyor, kusacak gibi oluyordum. Fakat o kadar zevk alıyordum ki, sert ve maço tavırlarıyla nerdeyse “hadi sik şu götümü” filan demek geçiyordu.

Üstüne doğru domalınca ona iyice yaklaştığım için eliyle götümü okşamaya başladı. “Karı götü gibi lan amk, sikerim ben bunu dedi” O hafif doğulu aksanı ve vücut dili o kadar seksiydi ki kelimelere dökmek imkansız. O zamana kadar şiddetle reddettiğim pasif tarafım o kadar rahat bi şekilde ortaya çıkmıştı ki, şaşırmaktan ve utanmak bir yana, onu nasıl daha mutlu ederimi filan düşünüyordum.

Şortumu indirmeden elini aradan içime soktu. Sikime dokunmadan deliğime ulaşmaya çalışıyordu. Ara sıra taşaklarıma dokunuyor hemen elini yana deliğime kaydırıyordu.

Domalmış olarak taş gibi kalkmış sikini yalarken tek parmağıyla deliğimi zorlamaya başladı. Nasıl yapılır bilmiyodu. “Karı götü gibi amk, taş gibi göt” filan diye mırıldanıyordu. Ağzı burnu birbirine girmiş, abazalıktan veya belki de ilk defa sikişmeye yaklaştığından olsa gerek bana biraz da aptal aşık gibi bakıyordu.

Elini ağzıma götürdüm, zaten salya içinde kalan ağzıma sokup ıslatıp götüme geri koydum. Arada küfürler yiyodum. Parmağını domalmış ve gerilmiş götüme sokmaya çalışıyor onca alkole rağmen can havliyle sağa sola kıvırarak kaçmaya çalışıyordum.

Baktım ki olmayacak, elinden tutarak içeri annemlerin yatak odasına götürdüm. Odada ışıkların hepsi açıktı. Kocaman sikiyle çırılçıplak ne yapacağıma bakıyordu. Götü, siki, kasları o kadar mükemmeldi ki keşke bi sikebilseydim diye düşündüm.

Makyaj malzemeleri arasında duran kremi alarak gözünün önünde ellerine ve götüme boca ettim. Yatağa yatırıp yanına yüz üstü uzandım. Üstüme çıktı, parmaklarıyla götüme tecavüz ediyordu resmen. Sonra yavaş hareket etmesi gerektiğini anladı. Elimle yokladığında 1 değil 2 parmağınla içime girdiğini farkettim. Deliğim genişlemeye başladı. Muhteşem zevk alıyordum. Yatağa sürtünürken boşalıcak gibi oluyor, hissedince götümü ona doğru kaldırıp parmakların içime kadar delerek girmesine yardımcı oluyordum.

Bir süre sessizlik oldu. Vıcık vıcık kremler boşalmaya devam ediyordu. Sikini kremleyip götüme bastırmıştı. Daha başı bile girmemiş ama beynime kadar tüm vücudum zevkle karışık acıyla zonkluyordu.

Ona doğru domalmışken ani bir hareketle çocuğu yüz üstü yatırıp sikinin üstüne oturmaya başladım. Kasılmıyordum, götümün açılmış olduğuna ve alkole güvenerek, yavaş yavaş ama kararlı bir şekilde üstüne oturdum. Taşakları deliğime yapıştığında derin bir ohh çektim. Titriyordum. Kasılmaktan yorulmuştum.

Pompalamaya çalışıyor, engel oluyordum. Tekrar ani bir hareketle belini kavrayarak sikini çıkartmadan yana devrildim. Naçizane 3-4 aktiflik deneyimimde öğrendiklerimi ona yaptırmaya çalışıyordum.

Sikini hiç çıkarmadan kaşık pozisyonunda iyice bir kökledi. İrkildim, acı yoktu artık. Tüylerim diken dikendi. Aynadan götününün kasılışını ve güzel götümün derinliklerindeki deliğime girip çıkışını seyrediyor, zevkten deliriyordum.

1-2 dk sonra beni tam yüzüstü yatırıp bacak arama girip sikmeye başladı. Terleri yüzüme ve boynuma akarken hayatımda duymadığım yöresel olduğumun düşündüğüm bir takım küfürler yiyordum.

Gidip geliyor hayvan gibi pompalıyor ve boşalmak bilmiyordu. Zevkten uçmuş, bambaşka bir dünyaya gitmiştim. Arada gözlerimi açıyor, aynadan üstümdeki hiç delik görmemiş hayvanın küfürlü tükürüklü hareketlerini seyredip daha da kendimden geçiyordu.

Zaman zaman zevk azalıyor yerini deliğimdeki yanmaya bırakıyor, o an öğrendiğim çeşitli hareketlerle de acıyı azalttığımdaysa yine çıldırıyordum.

Yüz üstü döndüm. Bacaklarımı kaldırdım çaaat diye dibine kadar sokup aynı hızda beni sikmeye devam etti. Elim haliyle sikime gitmişti ve inanılmaz bir şekilde boşalmaya başladı. Boşalırken götüm iyice kasılmış üstümde kendini kaybetmiş beni köpek sikmeye devam eden çocuğu itmeye çalışıyordum. Bir taraftan zevkten kocaman oh’larla boşalmaya devam ederken, ah’lar la kıçımı kaçırıyordum.

Göbeğim döl içindeydi, hatta bu sefer kendi döllerim yüzüme kadar sıçramıştı, çocuğu sert bir tekmeyle deliğimden çıkarmaya başardım. Gözleri kızarmış delirmiş gibiydi. O halini görünce gerçekten korktum, nasıl kurtulacağımı filan düşünürken, beni tek bir hamleyle tekrar yüz üstü çevirdi.

Engel olmak pek mümkün değildi. Ona bu kadar zevk vermek, delirtecek kadar yoldan çıkarmış olmak acayip büyük bir zevk ve ego tatminiydi. Sikilmenin gücünü, üstündekine deliğinle yapabileceklerinin farkına varmak eşsiz bir deneyimdi.

Üstüme çıkıp sikini köklemeye çalışan çocuğa yapabildiğim son şey sikini ve deliğimi kreme bulamak oldu. Kasmazsam kendi kontrolümde daha az acıyacağını düşünerek, sikinin başını yavaşça kendim soktum. Gözümün yaşına bakmadan dipledi, bacaklarımı yırtılacak kadar açmış, artık acıdan yastığı ısırıyor bir an önce boşalsın diye resmen dua ediyordum.

Köpek gibi sikmek yetmezmiş gibi bacaklarını bacaklarımla birleştirip kaslı kolları ve ayakları üzerinde şınav çeker gibi sikini çivi gibi götüme çakıyordu. 5-10 pompadan sonra kasılarak ama sessizce boşalmaya başladı. Tam bitti derken asenkron çakmalarla döllerini son damlasına kadar içime boşalttı. Hareketsiz bitmesini bekliyordum. Ani bir hareketle yüzüme bile bakmadan tuvalete gitti.

Bense dağılmış götümü kontrol ediyordum. Götüm vıcık vıcık kremle karışık döl içindeydi. Şortumla temizlenip salona gittim. Salona geldiğinde hala nefes nefeseydi. Ayakta da zar zor duruyordu.

Hiç bişi demeden giyindi, yüzüme bakmıyor, sanki bir pişmanlıkla bakışlarını kaçırıyordu. Kapıda salak, sarhoş ve utangaç bir son kaçamak bakışla elini de elime uzatarak iki yanağıma sanki 40 yıllık arkadaşıyla ayrılıyormuş gibi 2 öpücük kondurdu çıktı gitti.

Ben mi ? Sabaha kadar bunu düşünerek 2 defa daha 31 çekip boşaldım. Ertesi gün biraz zor yürüyordum ama 1- köpek gibi sikilmek hoşuma gitmişti, 2-abaza birini ve muhtemelen erkek erkeğe hiç bir şey yapmamış veya hiç düşünmemiş birini deliğimle bu kadar köpek edebilmenin zevkini almıştım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ilk milli oluşum

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anal

ilk milli oluşum

Merhaba arkadaşlar adım Murat.Bu anlatacağım hikaye tamamen gerçektir. Aynı apartmanda oturduğumuz, Elif’ le aramızda geçen bir hikayedir. Alt katımızda oturuyorlardı, Hatice teyzenin kızı Elif aramızda 2 yaş olmasına rağmen bana abi derdi, bende ona kardeşim gibi görür okulda falan sahip çıkardım, ailesi de bundan çok hoşlanır beni de severlerdi. Bu bir gün eve girerken dış kapının önünde başımı kaldırdım balkonda Elif vardı ne göreyim Elif’in etek altını görmez miyim; gözlerime inanamadım, ne gördüğümü oda anlamıştı. o günden sonra Elif hep aklımdaydı ama ondan uzak durmaya çalışıyordum. Fazla güzel değildi ama fiziği harikaydı, esmer tenli biraz tombul dolgun dudaklı ve dolgun kalçaları vardı. Rüyalarımda banyoda 31 çekerken hep onu hayal ediyordum.
Günlerden bir gün eve geldiğimde resmen tüm mahalleli bize misafirliğe gelmişti. Kendi odam olmasına rağmen evde rahat edemiyordum, sigara içemiyordum mahalleli kınar eleştirir diye çekiniyordum. Mutfakta çayımı içtim annemin pastalarından yemekteydim Elif ‘de anneme yardım ediyordu, onunda canı sıkkındı, yemediği pastayı bana verdi sen seversin dedi, benimle konuştu ya o gerilim birden kayboldu. Ama canı sıkkındı belliydi yüz ifadesinden, dedim ki Elif’e hadi çatıya çıkalım hem ben sigara içerim sende bana yoldaş olursun dedim. Olabilir dedi ama biraz sonra dedi, geldi benimle çatı katına.
Bizim çatı katı yarı teras işlenmemiş taka tukaların durduğu bir yerdi. Eski bir çekyat vardı üstüne oturduk ben sigaramı yaktım lagara lugara yapıyordum fıkra anlatıyordum o ise hiç gülmüyor tebessüm ediyordu. Eleştirircesine bana bakıyordu, Dedim ki Elif’e bak kız gülmezsen şerefsizim seni zorla gıdıklar gülmekten çatlatırım dedim; o ise hadi ya nasıl yapacaksın onu dedi ayağa kalktı, ve ben birden belini kavradım çekyata oturttum bunu gıdıklamaya başladım, bir elimle ağzını kapatıyordum bir elimle gıdıklıyordum. Abartmıştım, O yakın temastayken çok fena olmuştum, vücudunun sıcaklığını hissettikçe deliriyordum. Gıdıklamayı bıraktım elimi ağzından çektim yüzüne baktım kızarmıştı resmen ve birden Elif’e öpmeye başladım dudaklarını yanaklarını boynunu öpüyordum o hiç karşılık vermiyor karşıda koymuyor du, beklide korkuyordu. Bu beni daha da delirtmişti. Elim göğüslerindeydi, Elif’in üzerinde kot pantolon ve boğarlı kazak vardı. Elimi kazağın içine soktum memelerini elliyordum hiç sesi çıkmıyordu sanki şoka girmişti, Elif sırt üstüydü kot pantolonun düğmesini açtım fermuarını indirdim pantolonunu dizine kadar çektim, iç çamaşırını çıkarmak istedim. Nerde şimdiki kızların giydiği gibi tanga ,kilota bir kemer takmadıkları kalmış, o birden dur dedi yırtacaksın anneme açıklayamam dedi. Bende umurumda değil çıkartacağım dedim. Ağlarcasınaydı, o zaman sen çıkar dedim ona şimdiye kadar hiçbir kızı çırılçıplak görmediğimi o ilk kızın kendisi olacağımı söyledim oda bana kendisinin de hiçbir erkeği çıplak görmediğini söyledi meraklıydı aslında, kinayeli bir şekilde bana sende soyun o zaman dedi., durur muyum hiç.
Ben soyunurken iç çamaşırımdaki menileri görünce bana donuna mı işedin diye gülmeye başladı, neyse Elif karşımda yarı çıplak soyunuyordu. Bir kızda görmem gereken her şey önümdeydi. Amı biraz tüylüydü, sonbahar olduğu için biraz titriyordu çıplakken ana yaklaşmayı çekinmiştim o birden bana titrek bir sesle fazla ileriye gitmeyelim olur mu dedi tabiî ki kızdı, çekiniyordu bende buna anlamıştım ama Elif’i yinede sikecektim. İkimizde ayaktaydık ona öyle bir sarıldım ki ellerim poposun da belinde geziyordu, yüzünün her yerini öpüyor yalıyordum. Biraz eğildim göbeğini memelerini öpüyor okşuyordum. Biraz daha eğildim önünü öpüyor, götünü mıncıklıyordum resmen inceliyordum, Elif’e emir verircesine dön dedim döndü götü önümdeydi Elif’te heyecandan olsa gerek gülüyordu, götü beni bitirdi delirtti ayağa kalktım sikimi götüne sürtmeye başladım oda çok fena olmuştu kasılıyordu, huylanıyordu, gereksiz hareketler yapıyordu, aslında o da benim sikimi merak ediyordu ama bir şey söyleyemiyordu, kulağına sessizce çekyatın üzerine geçelim dedim olur dedi hemen oturmaya kalktı, oturmak yok dön kız dedim; o heyecandan olsa gerek hala gülüyordu sikimi göt deliğinin kenarında gezdiriyordum anlamıştı ne istediğimi ilk başta sakın falan dese de ben kararlıydım sikecektim götünü, biraz abandım başını biraz sokmaya çalıştım sıkıyordu kendini, çektim sikimi geriye videolarda gördüğüm gibi parmağıma sokup biraz genişletmek istedim rahatsız oldu yalı yulu konuşmaya başladı ama nafile genede denedim, sonra tekrar sikimi götüne dayadım abanmaya başladım başı biraz girmişti, heyecan dan ölmek üzereydim, hemen çıkar çıkar acıyor dedi kurtulmaya çalışıyordu, o daha heyecanlıydı ,inildiyordu, iniltileri beni delirtiyordu, sıkma kendini dedim rahatla çıkarıyorum içinden dedim, anladı yalan söylediğimi sıkma dedim götünü, soluk soluğa kalmıştım çıkarıyorum dedim oda bana nefes nefes kalmış hadi oradan yalancı dedi çıkarmaya niyetin olsa çoktan çıkarırdın dedi. Kulağına çok güzel olduğunu, kaç zamandır bu günü hayal ettiğimi söylüyordum. Hatta ona yalvarıyordum, kasma kendini diye o ise tirtir titriyordu. Kendisi soyunmuştu istiyordu, biliyordum ve bana bu senin için der gibi döndüğü bir anda, yani götünü sıkmadığı bir anda bir abandım sikimin yarısı götüne girmişti. Götü alev gibi yanıyordu, resmen kedi yavrusu gibi gurulduyordu, ömrümde hiç tatmadığım zevki yaşıyordum, biraz bekledikten sonra göt deliğinde gidip gelmelere başlamışdım. Gözlerinden yaşlar akıyordu kıvranıyordu, eminim şimdiye kadar hiç çıkarmadığı sesleri çıkarıyordu ama umurumda değildi bir ara bağıracak diye korktum, tam o sırada öyle bir boşaldım ki götüne 31 çekerken hiç bu kadar akmamıştı dölüm. Bir süre yüz üstü yattı çekyatın üzerinde ağlıyordu, bende ona tekrar sarılmaya teselli etmeye çekiniyordum. Götünü gördükçe tekrar tahrik oldum. Cesaretimi toplayıp, sarıldım buna omzuna beline okşuyordum, oda teselli ararcasına biraz gevşemişti, huysuzluğu yoktu. Artık alışmıştım göt nasıl sikilir diye ellerimle göt yanaklarını ayırdım. O tekrar hırçınlaşmaya başladı ama o mor delik bana yalvarıyor du resmen sik dercesine yarağımı göt deliğine dayadım, bir elimle ağzını kapattım. Sikimin başını yavaş yavaş sokmaya başladım, artık kolay giriyordu ilki kadar zor değildi. Ama Elif acı çekiyordu ben zevk alıyordum yarrağımı köküne kadar sokmuştum, ben Elif’in ağzını kapatmıştım ama biride benimkini kapatması gerekiyordu. İkincisi daha zevkliydi git gellerin sayısı ne oldu bilmem ama uzun sürdü. Öyle bir boşaldım ki anlatamam. Elif tirtir titriyordu, gözlerinde yaşlar vardı. Elleri bile titriyordu. Beni itti aptal maptal deyim beddualar ediyordu hemen giyinmeye başladı, yüzünde vücudunda kızarıklıklar vardı, uyarmaya çalıştım hiç önemsemiyordu. Bende giyinmeye başladım konuşmak istedim ama nafile, pişmanlık duyuyordu eminim, hemen kendi evlerine gitti yaklaşık 2 hafta falan benimle hiç konuşmadı.
Bir gün merdivenlerde denk geldik bana döndü kısık ve titrek bir sesle sana bir şey soracağım dedi; ben de sor dedim, hiç birine anlattın mı? Yaptıklarımızı? diye sordu, bende ona hiç kimseye anlatmadığımı, ona değer verdiğimi ve seninle tekrar beraber olmak istiyorum dedim. Bana çatıda yaşadıklarımızı daha önceden planlayıp planlamadığımı sordu. Dedim ki ona daha önceden planlasaydım ukalaca yanıma krem alırdım dedim, oda bana nerde sende o nezaket demez mi, hemen atladım konuya davet ettim çatıya, kremi ben getiririm dedi mutluluktan ölüyorum sandım artık oda istiyordu. Tamam çatı biraz pis ama orası benim ilk milli olduğum yerdi artık. Devam edecek……

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Turbanli hijab arab turkish asian paki Egypt tunis

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Turbanli hijab arab turkish asian paki Egypt tunis
Merhaba 31’ci arkadaşlar. Ben Murat, 28 yaşında, üniversite mezunu bir gencim. Annemle beraber yaşıyorum. Babamı birkaç yıl önce kaybettim. Evde yalnız olduğum zamanlarda genelde internette porno sitelerine takılıyorum, seks hikayeleri okuyorum. Sizlerle türbanlı komşumuz Nermin ablayı nasıl siktiğimi paylaşmak istiyorum.

Komşumuz Nermin abla evli, 3 çocuk annesi, kapalı bir kadın. Boyu 1,60 kadar var. Yeşil gözlü, beyaz tenli, güzel bir kadındır. 3 çocuk annesi olmasına rağmen, hafif bir göbeği dışında başka da göze çarpan bir kusuru yoktur. Arada sırada bize gelir. Ya annemle oturmak için gelir, yada çocuklarından birinin dersine yardımcı olmam için. Kocası ile genç yaşta evlendiği için, şimdi kendi boyunda çocukları var. Böyle zamanlarda fark ettirmeden ona bakar dururum. Kapalı bir kadın olmasına rağmen genelde dar kıyafetler giyen biri. Örneğin giydiği eteklerin altından poposu, yada vücudunu saran bluzunun içinden memeleri belli olan bir kadındır. O nedenle onu düşünerek 31 çektiğim çok olmuştur.

Bir Cumartesi sabahı erken bir saatte dışarıdan gelen seslerle uyandım. Odamın perdesini hafif açıp bakınca, Nermin ablanın kızıyla kendi bahçelerinde halı yıkadığını gördüm. Onların bahçesi ile bizimki yan yanaydı. Bahçeler evlerin arkasında kalıyor, sokaktan görünmüyordu. Nermin abla geniş ve uzun bir etek giymiş, üzerinde de ince bir kazak vardı. Başını arkadan bağlamıştı. Dizlerinin üzerine çökmüş, elindeki fırça ile halıyı fırçalıyordu. Bu sırada götü sağa sola sallanıyordu. Kızı elinde hortumla su tutuyordu. Nermin abla kızına söylenip duruyor, büyük bir güçle halıyı fırçalıyordu. Üzerindeki etek ıslandıkça ağırlaştığı için belinden kayıyordu. O nedenle bazen götünün çatalı ve altındaki beyaz külotunun kenarı görünüyordu. Sikim kalkmaya başlamıştı. Nermin ablanın vücudu güneş görmemişti ve süt gibi beyazdı. Onlar beni göremiyordu, ben bir elim sikimde, diğeri ile perdeyi aralamış izlemeye devam ediyordum.

Bir ara Nermin abla benim tarafıma doğru dönerek halıyı fırçalamaya başladı. Üzerindeki kazağının boğzından sütyeni görünüyordu. Memeleri sütyenin içinden taşacakmış gibiydi sanki. Bu şekilde belki yarım saat kadar izledim. Daha sonra Nermin abla halıyı yıkama işini bitirdi. Bahçelerimizi ayıran duvarın üzerine astı ve içeri girdiler. Ben de perdeyi kapadım. Soyundum ve çırılçıplak yatağa uzandım. Nermin ablayı düşünerek 31 çekmeye başladım. İnanılmaz bir zevkle ve sarsılmayla boşaldım. Döllerim yarağımdan havaya doğru fışkırıyordu. Nermin ablayı gerçekten sikmek istiyordum. Ama kapalı ve tutucu bir kadın olduğu için bunun mümkün olmadığını da biliyordum.

Ertesi gün, yani Pazar günü Nermin abla bize geldi. Üzerindeki beyaz bluzunun altından sütyeni, siyah uzun ve dar eteğinin içinden kalçaları ve poposu yine belli oluyordu. Hafif te bir parfüm kokusu geliyordu. Bu kadını sikmek için yanıp tutuşuyordum. Annemle havadan sudan konuşurlarken ben de yanlarına gittim. Biraz sohbetten sonra Nermin abla bana, “Ee, seni ne zaman evlendiriyoruz?” diye sordu. Ben de, “Bakalım, kısmet…” dedim. “Var mı bir aday? Yoksa bulalım!” dedi gülerek. Ben cevap vermedim, sadece gülümsedim. “Vardır sende, okumuş birisin sonuçta, kendin gibi bir kızla evlenirsin. Bizim gibi cahil birini alacak değilsin ya?” dedi. Ben de, “Yok canım ne alakası var, önemli olan anlaşmak!” dedim. Annem de bu konuşmaya, “Umarım, oğlumu helal süt emmiş bir kızla evlendiririm!” diyerek dahil oldu.

Neyse bu şekilde konuşurken, Nermin abla hastaneye gideceğini ve benden internetten randevu almamı istedi. Ben, “Tamam!” diyerek odama geçtim, açtım bilgisayarı. Ama randevu için Nermin ablanın kimliği gerekiyordu. Nermin abla yanında olmadığını söyledi ve getirmek için evine gitti. Biraz sonra elinde kimliği ile geldi. Kimliğini bana verdi ve kendisi içeriye annemin yanına geçti tekrar. Dediği şekilde randevuyu aldım. Nermin ablanın kimliğinin üzerinde türbanlı bir resmi vardı. Yüzünde ve gözlerinde hafif bir makyaj olduğu, dudaklarına da açık bir ruj sürdüğü belliydi. Nermin ablanın 31 yaşında olduğunu görmek beni çok şaşırtmıştı. Benden sadece 3 yaş büyüktü. O zamana kadar gerçek yaşını bilmiyordum. Kimliğini tarattım ve resim olarak kaydettim. Sonra içeriye geçip kimliğini verdim. Nermin abla çok teşekkür ederek evine gitti. Bense odama girdim. Kaydettiğim kimliğin resmini açtım. Nermin abla şimdi gülümseyen bir yüzle bilgisayarımın ekranından bana bakıyordu. Sikimi çıkardım ve resmine bakarak 31 çektim. Daha sonraki günlerde de resmine bakarak 31 çekmeye devam ettim.

Bir gün annemle evde otururken Nermin abla geldi. Sıkıntılı bir hali vardı. Konuşmaya çekiniyor gibiydi. Ama sonunda derdini anlattı. Benden borç para istiyordu. İstediği tutar benim için de biraz fazlaydı. Annemin de ısrarıyla parayı vereceğimi söyledim. Ertesi akşam bize geldiği zaman parayı verdim. Bana sürekli teşekkür ve dua ediyordu ve bu paradan kocasının haberinin olmamasını istiyordu. Ben şaşırdım, fakat, “Tamam!” dedim.

Aradan zaman geçti. Nermin abla bir akşam yine benden para istedi. Daha önce aldığını vermemişken şimdi yine para istemesi beni kızdırmıştı. Ama yine araya annem girdi. Bu sefer de istediği kadar olmasa da, istediğine yakın bir miktar para verdim. Nermin abla günler geçmesine rağmen aldığı parayı getirmiyordu. Ben de paraya sıkışmıştım ve ona verdiğim paralara ihtiyacım vardı. Birkaç defa kendisine hatırlatmama rağmen parayı getirmeyince, kocasına durumu anlatacağımı söyledim. Çok ısrar etti, “Kocama söyleme! En kısa zamanda ödeyeceğim!” dedi. Ama aradan zaman geçmesine karşın parayı getirmedi.

Bir akşam yine bize gelmişti. Annem de ona karşı soğumuştu. Annem kendisine bu konuda çıkışıyordu. Nermin abla ise sürekli bizden zaman isteyip duruyordu. Bir ara annem tuvalete gitmek için kalktığında, Nermin ablayla yalnız kaldık. Ben kendisine bu para meselesini unutacağımı, ama bunun için bir şartım olduğunu söyledim. Bunu duyunca sevinir gibi oldu ve “Nedir?” diye sordu. Ben yanına yaklaştım ve fısıltıyla, “Benimle birlikte olursan bu meseleyi hallederiz!” dedim. Bunu duyunca kıpkırmızı oldu, hiçbir şey demedi. Ben bu konuda ısrarcı olduğumu, yoksa kocasına her şeyi anlatacağımı söyledim. Gözleri doldu. Yanından kalkarken, teklifimi düşünmesini, bu konunun aramızda kalacağını söyledim ve eline telefonumu yazdığım kâğıdı sıkıştırdım. Annem salona geri döndüğünde, Nermin abla, “Beni evden aradılar. İyi akşamlar.” diyerek çıktı.

Birkaç gün geçmişti, ama ben Nermin ablanın ne cevap vereceğini bilmiyordum. Derken bir gün telefonum tanımadığım bir numaradan arandı. Kim olduğunu bilmiyordum ama açınca Nermin ablanın sesini duydum ve rahatladım. Bana teklifimi kabul ettiğini, benimle bu akşam bizim bahçedeki kömürlükte buluşacağını söyledi. Ben bu işin öyle kömürlük köşelerinde olmayacağını, beraber bir eve, yada otele gitmemiz gerektiğini söyledim. Bunu duyunca duraksadı, ama kabul etti, “Yerini ve zamanını sen ayarla ozaman!” dedi. Ben de, “Tamam!” diyerek telefonu kapadım. Onunla sağlam ve güzel bir şekilde sikişmek istiyordum. Öyle gecenin bir vakti kömürlükte, karanlıkta ve çuvalların arasında ayaküstü sikişemezdim. Ama şimdi nasıl, ne zaman ve nerede bunu yapacağımı düşünmeye başladım. Nermin abla çoğunlukla günlerini evinde, yada mahalledeki diğer kadınlarla geçiren bir kadındı. Öyle kendi başına bir yere gitmezdi. Şimdi kalkıp ona (Falanca yere gel!) desem nasıl gelirdi. Bunu kocasına, çocuklarına, komşularına nasıl anlatırdı.

O haftasonu komşulardan birinin düğünü vardı. Ben annemle beraber düğüne gitmek için çıkacakken, Nermin ablanın kızı geldi ve onları da düğüne götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben de, “Tamam!” dedim. Arabanın içinde beklerken Nermin abla kızıyla beraber göründü. Nermin abla uzun ve dar bir etek giymiş, üzerine de eteğine uyan bir ceket giymişti. Başını renkli bir türbanla bağlamış, ayağında yüksek topuklu bir ayakkabı vardı. Annem herzamanki gibi arkada oturuyordu. Kızı arkaya annemin yanına oturunca, Nermin abla da benim yanıma oturdu. Arabaya binince parfümünün kokusu içeriyi kapladı. Güzel bir makyaj yapmıştı. Yolda giderken ara sıra göz ucuyla kendisine bakıyordum. Ceketinin altındaki beyaz gömleğinin düğmeleri kopacakmış gibiydi. Benimle hiç konuşmuyordu.

Derken düğüne geldik. Düğünde de aynı masaya oturduk. Annem diğer masalardaki tanıdıklarla görüşmek için masadan kalkınca, Nermin abla bana doğru eğildi ve “Yeri ayarladın mı?” diye sordu. Ben henüz ayarlayamadığımı söyleyince, “Bu hafta içinde bitirelim şu işi, kocam şehir dışında çünkü!” dedi. Acaba benimle sikişmek mi istiyordu, yoksa başka çaresi kalmadığı için mi böyle diyordu, bunu bilmiyorum. Ama onu düşündükçe sikim kazık gibi oluyordu sürekli. “Annene uyku hapı içir, sizin evde yapalım!” deyince, bunu nasıl olup da düşünemediğime şaşırdım. Ama haftasonu olduğu için Eczaneler kapalıydı, nöbetçi Eczaneyi de nerden bulacaktım. Ona uyku hapını anca haftabaşı alabileceğimi söyleyince, çantasından küçük bir kutu çıkararak verdi, “Bunu kaynanam kullanıyor bazen, ondan yürüttüm birkaç tane. Bu gece annene 2 tane içir, yarın öğlene kadar uyanmaz! Ben de sabahtan size gelirim!” dedi. O gece düğünden ayrılmadan hepimize meşrubat aldım geldim. Annemin içeceği Vişne suyuyna, Nermin ablanın dediği gibi 2 tane uyku hapı atmıştım. İşe yarayıp yaramayacağını bilmiyordum. O gece gözüme uyku girmedi. Sabah olunca rüyalarımı süsleyen Nermin’i sikeceğimi düşünmek beni uyutmuyordu. İnanılmaz heyecanlıydım.

Sabah erkenden kalkarak annemin odasına baktım. Horul horul uyuyordu. Saat 9 gibi Nermin abla geldi. İçeri geçti. Fısıltıyla, “Haplar işe yaradı mı?” diye sordu. “İstersen kendin bak!” diyerek onu annemin odasına götürdüm. Annemin uyuduğunu görünce, “Nerede yapalım?” diye sordu. Ben de birşey demeden elinden tuttum ve odama götürdüm, kapımı kapadım. “Evdekilere ne söyledin?” diye sordum. “Merak etme sen, uydurdum bir şeyler!” dedi. Başını arkadan bağlamış, üzerinde uzun kollu bir bluz ve yelekle, altında uzun bir eteği vardı. Onu yatağıma uzandırdım. Soyundum ve çıplak kaldım. Nermin önümde yavaş yavaş kalkan sikime bakıyordu. Hemen dudaklarına yumuldum. Dudakları etliydi ve onları emmeye başladım. Dudaktan öpüşme konusunda tecrübesizdi, kendisini bana bırakmasını söyledim. Şimdi ben ne dersem onu yapıyordu.

Bluzunun üzerinden memelerini avuçladım. Dilimi ağzının içine soktum. Nermin’den hafif iniltiler geliyordu. Dilini çıkarmasını söyleyince çıkardı. Dilini, dudaklarını emiyor, ısırıyordum. Nermin iki elliyle başımı avuçlamış, beni kendisine çekiyordu. Elimi memelerinden çekip eteğinin içine soktum. Elim kalçalarına değince hafifçe ürperdi. Şimdi dudaklarını emerken kalçalarını avuçluyor, onları sıkıyordum. Dudaklarını emmeyi bıraktım ve eteğini yukarı sıyırdım. Bacaklarını iki yana doğru iyice açtı. Bembeyaz bacakları ve kalçaları şimdi önümde uzanıyordu. Kalçalarını öpmeye, emmeye ve yalamaya başladım. O anda artık zevkten kendimi kaybetmiştim, deli gibi kalçalarını avuçluyor, öpüyordum. Kalçaları kaymak gibiydi, tüy veya kıl yoktu.

Dudaklarım kasıklarına yaklaştıkça Nermin’in inlemeleri artmaya başlamıştı. Beyaz külotunun altından amı belli oluyordu. Külotunun üzerinden amına parmağımla baskı yapmaya başlayınca, “Immm!” diye bir ses çıkardı. Başımı okşuyor, inliyordu. Külotunu kenarlarından tutup yavaşça sıyırmaya başladım. Belini yukarı kaldırdı ve külotu bacaklarından çıkardım. Şimdi tüysüz bir şeftali gibi duran etli amcığı karşımdaydı. Am dudaklarına yumuldum. Hafif bir parfüm kokusu geliyordu, amına parfüm sıktığı belliydi. Amcığı kılsızdı. Ona yeni mi traş ettiğini sorunca, “Dün gece!” dedi. Ben amını yalarken, Nermin’in inlemeleri odayı doldurmuştu. Başımı amcığından kaldırdım ve bluzunu yukarı sıyırdım. Bej renkli sütyeninin kenarlarından memeleri taşacak gibiydi sanki. Sütyenini alta doğru sıyırıp memelerini ortaya çıkardım. Meme uçları koyu kahve renkli, iki iri zeytin tanesi gibiydi. Onları emmeye, ısırmaya başladım. Nermin’in inanılmaz zevk aldığı belliydi. Onları deli gibi emiyordum.

Sikim kazık gibi olmuştu, o nedenle üzerindekileri tamamen çıkarmasını söyledim. Daha fazla dayanacak gücüm kalmamıştı. Nermin şimdi yatağın üzerinde çırılçıplak yatıyordu. Bana, “İçime boşalma!” dedi. Ben de, “Merak etme boşalmam, ama seni bulutların üzerinde uçuracağım!” dedim. Sikimi tutmasını istedim. Önce çekindi, ama sonra ürkekçe de olsa tutmaya ve eliyle sıvazlamaya başladı. Ona kocasının sikinin benimki kadar olup olmadığını sorunca, “Hayır. Onunki şu kadar anca var…” dedi ve eliyle sikimi tam ortasından halka gibi tutarak, ortadan yukarısını gösterdi. Nermin sikimi sıvazlarken ben zevkten havalara uçuyordum. Neredeyse boşalacaktım. Ona, “Yan dön ve bir bacağını kaldır!” dedim. Benim yatağım tek kişilikti, iki kişi yan yana yatamazdı…

Dediğim şekilde sol yanına yattı, sağ bacağını dizinden bükerek hafifçe kaldırdı. Ben bacağını tutup iyice yukarı kaldırdım. Bacağı adeta pergel gibi açılmıştı. Biraz zorlandığı belliydi. Amı ortaya çıkmıştı. Sikimi tuttum ve amına sokmaya başladım. Sulanmış amı sikimi kolayca içine almıştı. Nermin’den derin bir, “Oohhh!” sesi geldi. Amının içi sıcacıktı. Bir süre içinde bekledim ve daha sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. Nermin başını sağa sola sallıyor, “Devam et, ohh, ohhh!” deyip duruyordu. Nermin’in bacağını omzuma koydum ve ellerimle yatağın başından sıkıca tutundum. Şimdi daha hızlı ve daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Tek kişilik yatak şimdi kırılacakmış gibi sallanıyordu. Az önce zevkten inleyen Nermin şimdi altımda, “Ahh, ahh, yavaş, ahh!” deyip duruyordu. Yarağım taşaklarıma kadar amına giriyordu. Nermin altımda iki büklüm olmuştu, “Ahh, yavaş ol, lütfen, ahh, yalvarırım yavaş!” diyor, ama ben daha hızlı ve daha sert sikiyordum.

Nermin benim rüyalarımın kadınıydı, onu düşünerek 31 çekiyor, rüyalarımda onu sikiyordum. Ama artık rüyalarım gerçek olmuştu ve onu gerçekten sikiyordum. Memeleri sürekli sallanıyor, yüzünde acı ifadesiyle, sürekli, “Ahh, yavaş!” diye haykırıyordu. Elleriyle yatağa sıkıca tutunmuş, destek almaya çalışıyordu. Ama onu dinleyecek durumda değildim. O kadar şiddetli sikiyordum ki, Nermin’in kafası sürekli yatağın başına çarpıyor ve ‘Donk donk’ sesler çıkarıyordu. Ne kadar zamanın geçtiğini bilmiyorum, ama vücudumu bir titreme dalgası sardı. Boşalacağımı anladım ve yarağımı ani bir hareketle amından çıkardım. Nermin’in omuzumdan kayan bacağı duvara sertçe vurdu. Nermin’in üzerine çıktım, onu altıma almıştım ve yüzüne doğru bütün döllerimi fışkırttım. Başını sıkıca tutmuştum, bir yere oynatamıyordu. Döllerim yüzünü kaplamış, saçlarına bulaşmış, ağzının, burnunun içine girmişti. Boşalmıştım, ama 31 çeker gibi yarağımı kökünden ucuna kadar sıvazlıyor ve içinde kalan tüm dölleri Nermin’in memelerine akıtıyordum.

Nermin ağzına yüzüne fışkıran döllerimden iğrenmişti. Böyle bir şeyi daha önce yaşamadığı belliydi. Bir süre daha vücudunun üzerinde oturdum. Altımda nefessiz kalmıştı. Üzerinden kalktım. Yatağın ortası çökmüş gibiydi. Nermin Ahh’layarak yatakta doğrulmaya çalışıyor, bir taraftan da yüzündeki döllerimi elleriyle temizlemeye çalışıyordu. İçeri geçip annemin odasına baktım, annem halen uyuyordu. Nermin’e bir havlu götürdüm. Bununla yüzünü sildi. Hiçbir şey demiyordu. Yataktan kalktı ve üzerini giyinmeye çalışırken, “Ne yapıyorsun?” diye sordum. “Eve gidiyorum, istediğini aldın!” deyince, “Dur bakalım, bu kadar kolay değil. Sana o kadar para verdim, o parayla kaç karı sikerim ben biliyormusun? Bir yere gidemezsin daha!” dedim. Suratıma anlamsız anlamsız bakarak, “Ne istiyorsun daha?” diye sordu. Ben de, “Daha devam edeceğiz! Annem uyanana kadar! Bunu sen istedin!” diyerek, elinden külotunu ve sütyenini alıp yastığımın altına koyunca, Nermin başka çaresinin olmadığını anlamıştı…

“İyi hadi ozaman yap!” diyerek sırtüstü yattı ve bacaklarını ayırdı. Ona, “Kocanla hiç götten yaptın mı?” diye sorunca, yüzünün şekli değişti ve “Töbe töbe!” diye cevap verdi. Ben ısrar edince, birkaç defa yaptığını söyledi. Ben, “Kaç defa?” diye tekrar tekrar sorunca dayanamadı ve cevapladı. Kocasının 3 çocuktan sonra tekrar hamile kalmaması için kendisini birkaç yıldır çoğunlukla götünden siktiğini söyledi. Bunu duyunca az önce inişe geçen yarağım tekrar kalkmaya başladı. Ona, “Kocanla kaç defa sikişiyorsun?” diye sordum. Bu sefer sorularıma bekletmeden cevaplar veriyordu, “Ayda 1-2 defa.” dedi. “Seni hangi pozisyonda sikiyor?” diye sorunca, “Yüz üstü uzandırıp, arkadan götüme sokuyor.” dedi.

Ona yatağın üzerinde ellerinin ve dizlerinin üzerine çökmesini söyledim. Dediğim gibi yaptı ve köpek pozisyonunu aldı. Yatağım duvarın kenarında olduğu için başı duvara doğruydu, götüyse bana doğru. Bacaklarını iki yana iyice açtım ve götünün yanaklarını iyice ayırdım. Vücudunun başka hiçbir yerinde hiç kıl tüy olmamasına rağmen, göt deliğinin etrafı oldukça kıllıydı. Ben göt yanaklarını ayırınca, kendiliğinden açılan göt deliğinin ağzı 50 kuruşluk madeni para kadar vardı. Daha önce götünden çok sikildiği için deliği oldukça büyümüştü. Götünün deliğine biraz tükürük bırakıp, yarağımı yavaş yavaş sokmaya başladım. Biraz zorlansam da başı götüne girmişti. Kalanını da yavaş yavaş içeri doğru sokuyordum. Kocasınınkine oranla benim yarağım daha büyük ve kalındı. O nedenle Nermin yine az önceki gibi Ahh’lamaya başladı. Sürekli, “Çıkar, yapma, seninki çok acıtıyor!” diyordu. Ama ne olursa olsun, ben onu götünden sikmeye kararlıydım…

Onu belinden tutarak kendime çektim. Ayakta, dizlerimi hafifçe kırıyor ve yarağımı daha derinlere sokmaya çalışıyordum. Sonunda 1.60’lık Nerminin götüne yarağım taşaklarıma kadar girmişti. Nermin ise acıdan kıvranıyor, deli gibi bağırıyordu. Ben hızlı hızlı götüne sokup çıkardıkça, götünün deliği bir açılıyor, bir kapanıyor, sokarken delik yarağımı vakum gibi kendine çekiyordu. Fakat yine de amını sikerkenki kadar rahat girip çıkamıyordum götüne. Buna rağmen bir süre sonra daha da hızlandım. Dizlerimi kırarak yarağımı daha derinlere sokuyor, sonra hafifçe doğruluyordum. Daha sonra sağ ayağımı yatağın üzerine koydum ve götünü bu şekilde sikmeye devam ettim. Nermin’in bağırmaları odamın duvarlarında yankılanıyordu. Bu şekilde götünü kaç dakika siktiğimi hatırlamıyorum, fakat ilk defa bir göt sikmenin heyecanıyla bir türlü boşalamamıştım…

Bir süre sonra, her soktuğumda, Nermin de inleyerek götünü kasıklarıma vurmaya başlayınca, inanılmaz bir zevk almaya başladım. Evet şimdi boşalmak üzereydim. Yarağımı taşaklarıma kadar götüne sokmuş, götünün yanaklarından sıkıca tutmuştum. O şekilde bir süre götünün deliğinde kımıldamadan kaldım ve döllerimi boşalttım. Boşalmam bitince yavaş yavaş yarağımı çıkardım. Yarağım tamamen çıktığı zaman Nermin’in kocaman açılmış göt deliği yavaş yavaş kapandı. Ama götü yıllardır sikildiği için, yine bir madeni 50 kuruş kadar açık kaldı. Tamamen kapanmıyordu. Nermin acı içinde doğrulduğunda götünden döllerim süzülüyordu. Paramın karşılığını aldığımı düşünerek, yastığın altına koyduğum külotunu ve sütyenini verdim. Üzerini giyinirken, “Beni mahvettin, hayatımda böyle sikilmedim!” dedi. Giyindikten sonra birşey demeden çıktı gitti. Ben de banyoya girip yıkandım. Annem de öğleden sonra uyanmış ve “Amma da uyumuşum!” diye söyleniyordu.

Ertesi gün işten döndüğüm zaman, annem Nermin’in parayı getirdiğini söylediğinde şaşırmıştım. Nermini cebinden aradım, ama açmadı. Ben de mesaj attım, “Madem parayı getirecektin, kendini niye siktirdin?” diye yazdım. Cevap gelmedi. Gece geç bir saatte telefonuma bir mesaj düştü, “Ben de seninle sikişmek istiyordum!” diye yazmış. Ben de ona, “Tadın damağımda kaldı. Şu an seni düşünerek 31 çekiyorum!” diye yazdım. Bana mesajında sadece öpücük gönderdi. Ondan yeşil ışık almıştım böylece. Fırsatını bulunca onu yeniden sikmek için yanıp tutuşuyorum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kızımın Sevgilisi Hem Kızımı Hem Beni sikiyor

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Kızımın Sevgilisi Hem Kızımı Hem Beni sikiyor

!

Merhaba. Ben İzmir’den Handan. 41 yaşımdayım ve dulum. 1.72 boyunda, 59 kg ağırlığımdayım. Şık giyinmeyi severim. Sürekli makyajlıyımdır. Anlatacaklarım bundan 4 sene evvel, kocamın vefatıyla başladı. Kocam vefat edince, ben kızımla (kızım ozaman 16 yaşında) yalnız kalmıştım. Kocamın ölümünden sonra 6 ay hiçbir erkeği gözüm görmemişti. Ta ki elektrikli süpürgem bozulana kadar.

Ben evin hem erkeği hem kadını olduğumdan tüm işlerle ilgileniyordum. Birgün temizlik yaparken elektrikli süpürge arıza yaptı. Ben de servisi aradım. Adresi alıp adam yollaycaklarını söyleyip kapattılar. Aradan 2-3 saat geçmesine rağmen gelen giden olmadı. Bir kez daha aradım. Telefonu açan hafif şiveli genç sesli erkek bana: “Ablacım şu an tüm ekip serviste, anca yarın gelebilirler. Ama siz getirebilirseniz yardımcı oluruz.” dedi. Ben de kadın başıma kaptım süpürgeyi, sinirli sinirli götürdüm servise. İçeri girdim. Üzerimde kırmızı ip askılı, göğüs dekolteli body, altımda dar paça düşük bel kot pantalon, ayaklarımda yüksek topuk kırmızı sade rugan ayakkabı vardı. Beni, sesinden anladığım gibi genç ve yakışıklı tahminen 30-35 yaşlarında bir adam, ayağa kalkarak karşıladı. “Az önce telefonla aramıştım. Süpürgeyi getirdim.” dedim. “Size zahmet oldu, fakat görüyorsunuz yalnızım. Yoksa sizin gibi zarif bir bayana süpürge taşıtmayı hiç istemezdim…” dedi.

Neyse aldı süpürgeyi arka tarafa geçtik. Ben adamı görünce değişik hislere kapılmaya başlamıştım. Kocam öldüğünden beri ilk kez bir erkeği arzulamıştım. Adını sordum. Ali’ymiş ismi. İkimizde arkaya geçtiğimizden dükkanın kapısını kapatıp geldi. Ben tezgahın tam karşısındaki sandalyeye oturdum ve izlemeye başladım. Adamla sürekli sohbet ediyor işini yavaşlatmaya çalışıyordum. Sürekli bana bakıyordu. “Evlimisin?” diye sorduğumda birden elindeki tornavidayı düşürdü. Tornavida yuvarlandı, yuvarlandı benim ayak ucuma geldi. Ben de tüm göğüslerimi sergilercesine eğilip tornavidayı yerden aldım. Yavaşça ayağa kalkıp yanına sokuldum ve elini tutarak tornavidayı avcuna koydum. Kafama koymuştum. Ona kendimi siktircektim. Sonra diğer elini tutup “Sadece bozuk süpürgeleri mi tamir ediyorsun?” dedim. Adam bu lafımdan sonra elini belime doladı ve beni bir hareketle kendine yapıştırdı. Birden dudaklarımız buluştu deli gibi öpüşmeye başladık. Ben delirmiştim resmen…

Hemen eğildim pantolonunun kemerini çözüp yarrağını görmeyi istedim. Külodunu da sıyırınca karşımda dev gibi ihtişamlı kocaman yarrağı ile kala kalmıştı. Resmen harika bir görüntüydü. 37 yaşında dul kalmış, cinselliğinin en olgun dönemini yaşayan bir kadın olarak, bu kocaman yarrağı yemek benim hakkımdı. Hemen ağzıma aldım. Deliler gibi yalamaya başladım. Ağzım yıllardır kuruydu. Doldurmalıydı ağzımı o kutsal sıvısıyla. İnanılmaz dil darbelerimle, 1 dakika bile dayanamadan o mükemmel sıvıyı ağzıma doldurdu. Bir damlasını bile zebil etmeden hepsini yuttum. “Ya sen nasıl bir kadınsın? Harika. Harika. Harika.” diye inliyordu. Hemen kaldırdı beni ve bir hışımda çırılçıplak soydu. Belimden kavradı ve tezgahın üzerine yatırdı. Başladı tertemiz tüysüz amımı yalamaya. O da bir harikaydı. Amımın suları şelale gibi akıyordu. Artık 10 dakika geçtiğinde ben, “Yalvarırım sok artık, sok Ali’m. Sooook!” diye inliyordum.

O da daha fazla kayıtsız kalamadı bu inlemelerime ve beni kendine doğru çekerek bacaklarımı omzuna aldı, ardından o muhteşem yarrağını alev alev yanan amıma doğru bir yolculuğa çıkardı. Yavaş yavaş sokuyordu ki, tam kafası girdiğinde birden kökledi dibime kadar. O an amım parçalandı zannettim, bir çığlık attım. Gözlerimden yaşlar süzülmeye başladı. Yavaş yavaş gidip gelmeye başladıkça, acı yerini tarif edilemez bir zevke bıraktı. Tam 45-50 dakika durmaksızın sikti beni. Ben o arada defalarca boşaldım. Siki amının tüm duvarlarına temas ediyordu. Sonunda O da “Boşalıyorum, çıkacam…” dedi. Sikini amımdan çıkardı ve hemen ağzıma uzattı. Tüm zevk suyunu bir kez daha ağzımın içine boşalttıktan sonra iyice yalayarak sikini temizledim. Ardından giyindik. Birbirimizden bahsederken, O da elektrik süpürgesini tamir etti. Ardından beni arabasıyla evime kadar bıraktı. O günden sonra 3,5 sene deliler gibi sikiştim Aliyle. Ta ki 6 ay öncesine kadar. Ali burda işleri kötüleştiği için dükkanı kapatıp memleketine taşındı. Başka kimseyle birlikte olmadım o 6 ay zarfında.

Geçenlerde kızımın odasını temizliyordum. Süpürge tutarken yatağın altına eğildim. 3-4 tane prezervatif. Bir tanede kırmızı G-String külot buldum. Dünya başıma yıkılmıştı. Demek kızım sikişiyordu. Ve bu tahmine göre kızım bakire değildi. Hemen bir plan yaptım. Kızım akşam eve geldiğinde kendi cep telefonumdan gizli numarayla evi aradım. Koştum ben açtım. Bir akrabamız arıyomuş gibi yaptım. Çok üzüldüğümü falan söyledim. Asu da merak etti tabi, “Ne oldu anne? Kimdi o? Birşey mi olmuş?” dedi. Ben de Manisa’daki halamın kızının kaza yaptığını ve hemen gitmem gerektiğini söyledim. Hazırlandım, telaşla çıkıyomuş gibi yaptım. Tam çıkarken telefonla odasından birini aradığını anladım. Paralel lambası yanıyordu. “Kızım ben çıkıyorum. Kapıları kilitle, öyle yat.” dedim. O da hiç yanıma bile gelmeden, odasından, “Tamam annecim.” diye bağırdı. Anlamıştım hemen, sikiştiği çocuğu eve çağırıp, evde sabaha kadar sikişeceklerdi. Evden çıktım, 2 saate yakın dolaştım. Sonra tekrar eve geldim.

Sessizce kapıyı açtım. Kızımın odasına doğru yöneldim. Düşündüğüm gibi içerden garip sesler geliyordu. Eğildim anahtar deliğinden izlemeye başladım. Neredeyse yere kapaklancaktım. İnanamıyordum. Kızım genç ve yakışıklı bir delikanlının kucağına oturmuş zıplıyordu. Oturup kalktıkça delikanlının sikinde prezervatif takılı olduğunu görmüştüm. Bir an içeri girip kızımı dövmek, çocuğu da evden kovmak istedim, ama engel oldum kendime. Ve anahtar deliğinden biraz daha izledim. Sonra birden istemdışı amımın sulandığını farkettim. Evet kızım erkek arkadaşıyla sikişirken ben onları anahtar deliğinden izliyordum ve çok tahrik olmuştum. Amımdan süzülen sular külotumu ıslatmıştı ve dayanamaz hale gelmiştim. O anda karar verdim, ben de onlara katılacaktım. Kapıyı açtım ve içeri girdim. Kızım beni görünce felaket şaşırdı. Hemen çocuğun yarrağından kalkmak istedi ve “Anne?!? Açıklayabilir…” derken, kızımı tutup çocuğun yarrağının üzerinde kalmasını sağladım. Çocuğun da korkudan ödü bokuna karışmış, heykel gibi hareketsiz kalmıştı yatakta. “Devam edin! Herşey açık seçik ortada zaten! Mahsuru yoksa ben de size katılmak istiyorum çocuklar!” diyerek emri-vaki yaptım ve cevap vermelerini beklemeden soyunmaya başladım…

Kızım da, çocuk ta şoktaydılar ve hiç konuşmadan benim soyunmamı izlediler. En son sütyenimi ve külodumu çıkarıp yatağa, onların yanına oturdum ve “Sikişmenize devam etsenize…” dedim. Kızım utana sıkıla çocuğun siki üzerinde oturup kalkmaya başladı, ama çocuğun siki korkudan inmişti. Ben durumu farkedince, “Kızım öyle olmaz, in bakalım çocuğun üstünden.” diyerek indirdim kızımı. Çocuk, küçülmüş sikinden dolayı mahçup bir haldeydi. Çocuğa, “Ben şimdi kaldırırım sikini, sen prezervatifi çıkar bakayım sikinden…” dedim. Çıkardı. Çocuğun taşaklarını elimle kavrayıp biraz okşadıktan sonra, kızımın meraklı bakışları eşliğinde, eğildim ve çocuğun sikini ağzıma aldım, emmeye başladım. Çocuğun siki ağzımda gittikçe büyüyordu. İyice büyüyüp sertleşti ve kalınlaştı. Az önce taşaklarına kadar ağzıma sığan siki, artık yarısına kadar alabiliyordum ağzıma. Çocuğun sikini biraz daha emip yaladıktan sonra, yeni bir prezervatif taktım ve kızımı çağırdım, “Gel otur üzerine yavaşça…” diyerek. Kızım çocuğun üzerinde yerini aldı ve yavaşça yarrağına oturdu. Yarrak kızımın amında kaybolunca, oturup kalkmaya ve nihayetinde tempolu bir şekilde zıplamaya başladı. Ben de bir elimle çocuğun taşaklarını avuçlayıp okşuyordum. Çok geçmeden ikisi de aynı anda inleyerek boşaldılar…

İkisi de mutluluktan dört köşeydiler ve nefes nefse kalmışlardı. Nefes alışları normalleşince, kızım çocuğun üzerinde indi ve yatağa zor attı kendini. Ben de çocuğun prezervatifini çıkarıp, süzülen spermlerini yaladım, yuttum ve temizledim. Bu sırada çocuk ta boş durmuyor, iyice sulanmış amımı okşuyordu. Çocuğun sikini yalayarak, amım çocuğun ağzına gelecek şekilde, yani 69 olacak şekilde, çocuğun üzerinde pozisyon aldım ve amımı çocuğun suratına bastırdım. Çocuk biraz toy birine benzese de, ne yapacağını biliyordu, hemen başladı dilini amıma sokmaya ve amımı yalamaya. Ben de bu arada çocuğun yeniden canlanmaya başlayan sikini emiyordum. Çocuk amımı yalarken arada bir de götüme parmağını sokuyordu. O esnada ben titreyerek, sarsıla sarsıla çocuğun ağzına boşaldım. Çocuk ise götüme parmağını sokup çıkarmayı hızlandırmıştı. Çocuğa, “Götümü mü sikmek istiyorsun?” diye sordum. Çocuk utangaçlığından olsa gerek cevap vermedi, fakat götümü parmaklamaya devam etti. “Söyle! Götümü sikmek istiyormusun?” diye yeniden sordum. Ağzından belli belirsiz bir, “Hı, Hı…” çıktı. Çocuğa, “Götünü sikmek istiyorum, de!” dedim. Çocuk ilk defa suskunluğunu bozdu ve “Evet, senin götünü sikmek istiyorum, hemde çok!” dedi.

“Ha şöyle!” deyip, hemen pozisyon alıp domaldım ve “Hadi göster marifetini, sik götümü!” dedim. Çocuk çevik bir hareketle kalktı ve arkamda yerini aldı. Elime biraz tükürüp götümün deliğini ıslattım. Çocuk ta aynı şekilde tükürükle sikini ıslatıp yarrağını dayadı götümün deliğine. Sokmakta zorlanınca, ensemden bastırarak götümü iyice kaldırdı. Çocuk yarrağını götüme birden kökleyince, acıdan nerdeyse bağıracaktım. Çocuk yarrağını öyle bir sokuyordu ki götüme, sanki taşaklarını da sokmak ister gibiydi. O kadar seri sokup çıkarıyordu ki, sanki o utangaç çocuk gitmiş, yerine bir pornoyıldızı gelmişti. Götten sikilirken amımdan orgazm olmak üzereydim, çocuğa, “Amımı elle! Amımı parmakla!” diye bağırdım. Çocuk amıma elini atınca yine titreme başladım…

Çok geçmeden orgazm oldum. Fakat çocukta en ufacık bir boşalma belirtisi yoktu daha, nasıl sikiyordu götümü öyle. Artık ben de götümü ileri geri hareket ettirmeye başlayınca, çocuk daha da hızlandı. Gelemek üzereydi galiba. Boşalacağını anlayınca, “Sakın götüme boşalma, ağzımda istiyorum tüm döllerini!” dedim ve kalkıp önünde doğruldum. Eliyle sıvazladığı yarrağından kaşıma, gözüme, kısacası tüm yüzüme ve ağzımın içine, bağırarak boşalttı tüm spermlerini. Ben yalayabildiklerimi yaladım, ardından kızım suratımdaki diğer dölleri temizledi.

Uzunca bir süre hep beraber dinlenip kendimize geldik. Sonra delikanlının sikini ağzıma tekrar aldım, bir 15-20 dakika kadar uğraştım, sonunda tekrar kaldırdım yarrağını ve kalkıp yatağın karşısındaki koltuğa oturdum, “Hadi bakalım gençler, ben yoruldum, biraz siz devam edin de, ben de seyredeyim!” dedim. Karşımda körpecik kızım sevgilisiyle sikişirken, ben de elimi amıma atmış onların deli gibi sikişmelerini izleyip, amımı okşuyordum…

Şimdi o delikanlı tam 3 aydır hem kızımı, hem beni sikiyor. Okulları bu yıl bitiyor. Kızımla düğünlerini ben yapcam. Ama damadımın 2 karısı olacak…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

pendik escort adapazarı escort adapazarı escort escort maltepe ensest hikayeler şişli escort gaziantep escort izmir escort izmir escort bayan escort malatya escort kayseri escort eryaman escort pendik escort tuzla escort kartal escort kurtköy çankaya escort izmir escort antep escort malatya escort canlı bahis güvenilir bahis illegal bahis canlı bahis canlı bahis bahis siteleri sakarya escort bayan webmaster forum