Arşiv Ocak 2020

Suriyeli Kiracılarım! (4 Bölümlü Hikaye)

Suriyeli Kiracılarım! (4 Bölümlü Hikaye)
Merhaba, adım Mehmet. 53 yaşındayım, karım Hatice ise 50 yaşında. 30 yıllık evliyiz. İki oğlum bir de kızım var ve üçü de evli. Beş de torunum var. Karımla bazen haftada bir, bazen de iki haftada bir sikişiyorum. 30 yıllık evliliğin ardından haftada bir sikişmek nispeten iyi sayılabilirse de, benim için yeterli olmuyor. 53 yaşında olsam da kendimi ruhen ve bedenen daha genç hissediyorum.

Karımı da halen çok seviyor ve arzuluyorum, mümkün olsa onu her gün sikmek isterim. Ancak hayat bana bunu yapma imkânı vermiyor. Bazen torunlar, çocuklar ve gelinler gelip bizde kalıyorlar, yada karım onların yanına gidiyor, torunlara bakmak için kalıyor. Tabii bu durumda benim istediğim gibi her gün sikişmek de mümkün olmuyor. Ancak karım kapalı, dini bütün bir kadın ve kocası olarak onun üzerinde sahip olduğum hakları bildiğinden ben ne zaman istersem ilişkiye giriyor.

Alt katımdaki boş daireyi geçen ay Suriyeli bir aileye kiraya verdim. Aslında bunu yapmayı hiç istemiyordum. Çünkü daha önce de Suriyeli bir aile oturmuş ve evin içine etmiş, üstelik birkaç aylık kirayı da ödemeden kaçıp gitmişlerdi. Daire Türk bir ailenin oturacağı halde değildi. Epey zaman boş kaldıktan sonra mecburen yine bir Suriyeli aileye vermek zorunda kaldım. Az da olsa oradan gelecek kiraya ihtiyacım vardı.

Kiracım Selman adında kırklı yaşlarında biri, bir konfeksiyonda çalışıyor. Beş kızı ve bir de oğlu var. İki oda bir salondan ibaret dairede, karısı, annesi ve 6 çocuğuyla beraber, toplam 9 kişi oturuyorlar. Karısı ondan daha genç gösteren bir kadın. Siyah bir pardesü giymiş, başını da siyah bir türbanla sıkıca bağlamış halde görüyorum onu her zaman. Beni gördüğünde yüzünü başka tarafa çeviriyor. Kızları da aynı anneleri gibi giyiniyor, ancak kızlarının yüzü de kapalı oluyor ve sadece gözleri görünüyor.

Bir gece saat ikiye doğru işemek için kalktım. Çişimi yaparken gelen seslere bakılırsa alt katta da birilerinin ayakta olduğunu fark ettim. Banyonun penceresi küçük bir aydınlatma boşluğuna açılıyordu ve sesler oradan geliyordu. Nedendir bilmem ama durup dinlemek istedim. Maşrapaya akan suyun sesine Arapça konuşma sesleri karışıyordu. Tabii ne konuştuklarını anlayamıyordum. Ancak konuşanlardan birinin Selman olduğunu anladım, diğeri de karısıydı.

Bir dakika kadar sonra sesler azaldı, ancak daha sonra başka türlü sesler gelmeye başladı. Pencerenin mandalını çekip açtım ve kulağımı yaklaştırdım. Dikkat kesildim iyice. Yine arada sırada Arapça sesler geliyor olsa da, bunun haricinde inleme sesleri geliyordu. “Ohhh, ohhh, uhhh, ayyy…” seslerine tok bir ses eşlik ediyordu.

Kalbim heyecanla atmaya başladı. Gecenin bu saatinde Selman karısını banyoda sikiyordu. Kadının Arapça bir şeyler dediğini duyabiliyordum, yazık ki ne olduğunu anlayamıyordum. Ancak çıkardığı iniltileri anlamak için dil bilmeye gerek yoktu. Muhtemelen Selman ayakta domaltmıştı karısını ve kasıklarının karısının kasıklarında ve kalçalarında, götünde çıkardığı sesleri hemen fark ediyordum. Bu sırada sikimin sertleşip kalktığını gördüm. Bir elimle sikimi sıvazlarken kulağım aşağıdan gelecek seslere odaklanmıştı.

Kadından ve Selman’dan gelen iniltiler ve sikişmenin doğal sesleri hızlanmaya, artmaya başlamıştı. Onlar sikişirken ayakta boşalacak hale gelmiştim. Derken bir süre sonra kesildi sesler. Sikişmeleri 2-3 dakika kadar sürmüştü. Sonrasında yine maşrapaya akan suyun sesi, Arapça konuşmalar derken sesler tamamen kesildi.

Sikim kazık gibi olmuştu. Gecenin o vakti 31 çekmemek için kendimi zor tuttum. Yatağa girip hiçbir şeyden haberi olmayan karımın dolgun vücuduna sarıldım.

En son sikişmemizin üzerinden on gün kadar geçmişti. Elimi geceliğinin altından soktum ve kalçalarını okşadım. Gecenin serinliğine karşın karımın vücudu sıcacıktı. Aşağıdaki sikişmenin üzerine bir de karımın dolgun kalçası eklenince sikimin sertliği ve azgınlığım daha da arttı.

Karım az sonra uyandı. Kalçalarında gezinen elimi tuttu yorganın altından ve “Ne oldu, azdın mı gece gece?” dedi. “Çok azdım, çok azdırdın beni, on gün geçti, çok özledim seni!” dedim. Hemen geceliğinin ön kısmındaki düğmeleri açtım ve beyaz koynunu öpmeye başladım. Karım, “Çok uykum var, sabah yap!” dediyse de, “Olmaz, şimdi yapalım, çok azdım, sabahı bekleyemem!” dedim.

Geceliğinin altında beyaz atleti vardı. Atleti sıyırdım ve ortaya çıkan memelerini öpmeye, emmeye başladım. Memeleri yaşından dolayı sarkmış olsa da onları öpmeyi, emmeyi, yalamayı çok seviyordum. Sokak lambalarının ışığının aydınlattığı yatak odasında karımın etli meme uçlarını emerken, o da tava gelmiş, saçlarımı, omuzlarımı okşuyordu.

Bir elim altta kalçalarını okşarken diğeriyle memelerini avuçluyordum. Aklım Selman’ın karısındaydı. 6 çocuk doğurmasına karşın halen daha taş gibi sayılırdı. Giydiği uzun siyah pardesünün altında dolgun vücudu belli oluyordu. Arap olmasına karşın esmer tenli değildi, bembeyaz bir yüzü vardı. Selman fakirdi, ama kadın yönünden şanslı bir erkekti.

Sikimin sertliği son raddeye gelmişti, artık karımın amına girmek için sabırsızlanıyordum. “Çıkar külotunu, aç bacaklarını!” dedim emreden bir sesle. Karım hiç sesini çıkartmadan iki eliyle külotunu sıyırıp çıkardı ve yatağın yanına, yere bıraktı. Bacaklarını iki yana açarken ben de üzerimizdeki yorganı iyice açtım, eşofmanımın altını ve külotumu çıkardım. Karımın bacaklarının arasında yerimi aldım.

Sikimi sıvazladım bir süre daha ve sonrasında yavaşça üzerine eğildim. Sikimi amının üzerine sürttüm, karım bundan çok hoşlanıyordu. Ben sikimi amına sürterken o da bir eliyle sikimi tuttu. Amının üzerinde alınmamış bir miktar kıl vardı ve sikime batıyordu kıllar. O nedenle daha fazla bu şekilde devam etmek istemedim.

Sikimi çekerken karım eli sikimde olduğu halde, “Az daha yap!” dedi. “Kılların batıyor, niye tıraş olmadın?” dedim bunun üzerine. Karım, “Olurum sonra, sen yapsana!” dedi, bu sırada sikimi sıkıca kavramıştı. Gece vakti onu üzmek istemediğimden bir süre daha devam ettim. Sikimi kıllı kasıklarına, etli ve sarkık am dudaklarına sürttüm. “Tamam mı, yeter mi?” dediğimde, “Tamam tamam!” dedi çabuk olmamı isteyen bir sesle.

Az sonra sikim karımın amının dudaklarıyla buluştu önce, ardından da içinin tatlı sıcaklığıyla. İyice uzandım üzerine, sikim amının en derinlerine kadar giriverdi hemen. Hızlı hızlı sikmeye başladım. Aklım Selman’ın karısındayken altımda karımı sikiyordum. Karımın elleri sırtımda, belimde, götümün yanaklarında gezinirken dudaklarından hafif iniltiler çıkıyordu. Alt kattaki kiracıların duymaması için olabildiğince sessiz olmaya çalışıyor, aldığı zevki fısıltılı seslerle belli ediyordu.

Ama ben onun gibi değildim. Zaten alt kattaki sikişmenin sesleri beni azdırmıştı. Şimdi de karımı var gücümle sikerken zevkten inliyordum. Karımın koca memeleri sikişmenin etkisiyle göğsümün altında sallanıp duruyordu. İki elimle kavradım onları ve avuçlayıp sıkmaya başladım.

Karım bacaklarını iki yana daha da açarken amına rahatça sokup çıkarıyordum sikimi. Altımızda karımın doldurduğu yün yatak vardı, yataktan ses çıkmasa da altındaki bazadan ağır ağır gıcırdama sesleri geliyordu.

Karım bacaklarını kaldırdı havaya ve belime doladı. Belimi ve götümü oynattıkça, kaldırıp indirdikçe sikim amının en derinlerine kadar girip çıkıyordu. 30 yıldır siktiğim amından halen daha keyif alıyordum. 30 yıl sikimi içine almış, üç çocuk çıkarmıştı ama halen daha tatlıydı amı.

Pompaladıkça terli kasıklarımızdan sesler gelmeye başladı. Selman’ın karısını sikerken çıkan seslerin benzeriydi bu sesler. Karımın memelerine asılmıştım deli gibi, hamur gibi sıkıyordum. Havadaki bacakları yaylanıp duruyordu. Ellerimi memelerinden çektim ve alttan kalçalarını tutup kaldırdım, omzuma attım. Bu şekilde daha sert ve güçlü sikmeye başladım.

Ancak karım bundan hoşlanmamıştı, “Yavaş ol, millet duyacak!” dedi heyecanla. “Sikerim milleti!” dedim ve sikmeye devam ettim. Karım bu sözlerimden sonra başka bir şey demedi ve kendini sikişmenin akışına bıraktı. İki eliyle yataktan tutunmuştu. Geceliğinin açık olan ön kısmından taşan memeleri pompaladıkça deli gibi sallanıyordu.

Kasıklarımızın çarpışmasından çıkan güçlü ve tok sesler bütün odayı çınlatır hale gelmişti. Sikim amının içinde gidip gelirken omzumdaki bacaklarını, kalçalarını okşuyordum bir taraftan da. Bir süre bu pozisyonda devam ettikten sonra amından çıktım ve “Domal hadi, biraz da öyle sikeyim!” dedim.

Karım bir şey demeden doğruldu çabucak ve geceliğinin eteklerini belinde toplayarak köpek gibi domaldı. Pencereden içeri vuran sarımtırak sokak lambasının ışığında karımın bembeyaz kalçalarını, götünü görmek sikimin sertliğini kaybetmesine engel oluyordu. Sikimin üzeri amının sıvıları ile kaplanmış, ıslak ve kaygan bir haldeydi. Kısa bir süre sıvazladıktan sonra karımın halen açık duran amına arkadan girdim.

Karım belini iyice eğmiş, yüzünü yastığa yapıştırmış haldeydi. Bu pozisyonda sikilmeyi çok seviyordu. Götünün yanaklarını kavradım ve güçlü bir şekilde sikmeye, pompalamaya başladım. Karımın götünün etli, dolgun yanakları, belinin etleri löpürdüyor, titriyordu. Çıkan sesler ise daha güçlü ve yoğundu.

Karımdan da iniltiler gelmeye başlamıştı şimdi. “Ahhh, ahhh, uhhh, ıhhh…” sesleri yüzünü yapıştırdığı yastık nedeniyle boğuk da olsa anlaşılıyordu. Bir elini alttan amına atmıştı, ben sikerken o da amını ovalıyordu. Ellerim götünün yanaklarında, belinde, kalçalarında geziniyor ve sikim bu pozisyonda amının en diplerine girip çıkarken aldığım keyif daha da artıyordu.

Kıllı göt deliğine başparmağımla bastırdım. Karım 30 yıllık evliliğimizde amını bana sayısız kez sunmuş olsa da, götü konusunda cimri davranıyordu. Hele ilk yıllarımızda isteklerime büyük bir şiddetle karşı çıkmıştı. Ancak son senelerde, çocuklar da evlenip gittikten sonra (Eğer bana götten vermezsen başka kadınlara giderim, hatta seni boşarım!) deyince razı gelmiş ve bu sayede götünün tadını almaya başlamıştım. Amının genişliğine inat göt deliği bir bakirenin amı kadar dardı. Ama yine de götünü her zaman vermiyor, bunun için kendini hazır hissetmesi gerektiğini söylüyordu.

Aklım Selman’ın karısındaydı yine. Siktiğim karım olsa da sikmek istediğim o kadındı. Adının ne olduğunu bile bilmiyordum üstelik. Boşalmaya yaklaşırken yorulduğumu hissettim. Bir süre sikim amında olduğu halde bekledim. Karım, “Geldin mi?” diye sordu bu sırada. “Yok, az kaldı!” dediğimde, “Hadi be, dizlerim ağrıdı!” deyince, “Sikerim şimdi dizini!” dedim sinirle. Yeniden amında çalışmaya başladım.

Şimdi daha büyük bir güçle pompalıyordum. Bazanın gıcırtıları artmaya başlamıştı. Karımdan da boğuk iniltiler geliyordu. Kalbimin güçlü ve hızlı atışlarını boyun damarlarımda hissediyordum. Her yerim elektriğe tutulmuş gibi titrerken birden bire büyük bir güçle boşalmaya başladım. Boşalırken de amına sokup çıkardım sikimi. Döllerim oluk oluk on günlük bir aranın ardından karımın amına akıyordu.

Amında bir süre daha bekledikten sonra çıkardım sikimi. Karım da doğruldu bu sırada ve “Yavaş ol dedim sana!” dedi. “Sikerim yavaşını senin!” dedim. Kalbim halen güçlü bir halde atıyor, göğsüm şiddetle inip kalkıyordu.

Karım yataktan kalkıp banyoya geçerken, ellerimi başımın altına koyup tavana diktim gözlerimi. Daha önce de karımı sikerken, aralarında gelinlerimin de olduğu başka kadınları, kızları hayal ettiğim olmuştu. Ama şimdi bir fark vardı, Selman’ın karısını sadece hayal etmekle yetinemeyeceğimi biliyordum.

Ne yapıp edip onu sikmenin bir yolunu bulmam gerekiyordu…

Suriyeli Kiracılarım! (2. Bölüm)

Birkaç gün sonra kahvaltı sırasında karım evin temizliğine yetişemediğini, artık gelinleri çağırmak da istemediğini söyledi. “Ee, ne olacak peki?” diye sorduğumda, “Bu bizim kiracının karısını çağırırım, ucuza da gelir. Bizimkiler 100-150 liradan aşağı gelmiyor. Zaten durumları kötü, hiç olmazsa yardımımız dokunur!” deyince, “İyi, sen bilirsin!” dedim…

Ertesi gün akşamüzeri geldiğimde evin pırıl pırıl olduğunu gördüm. Karım kadından çok memnun kalmıştı. Bu arada kadının adının Gülsüm olduğunu öğrendim. Karım, “Bende para yoktu, sen aşağı inip versene kadının parasını, 50 lira!” deyince içimde bir şeyler canlandı. Heyecanla aşağı inip kapıya vurdum. İçerden Arapça sesler gelirken kapı açıldı. Selman’ın oğlu açmıştı kapıyı. 5-6 yaşlarında ya var ya yoktu.

“Annen evde mi?” diye sordum birkaç kez. Çocuk içeri geçerken az sonra kapıda annesi, yani Gülsüm belirdi. Kendisine ilk defa bu kadar yakındım. Birkaç gece önce kocasıyla banyoda sikişen kadın şimdi tam karşımdaydı. Başında yine siyah türbanı vardı, ancak pardesü yoktu. Siyah, tek parça bir elbise giymişti, eski ve biraz dar görünen elbise vücudunun kıvrımlarını belli ediyordu. Özellikle memelerinin iriliği gözümden kaçmadı. Zeytin tanesini andıran gözleri beyaz yüzünü boncuk gibi süslemişti. Gözlerinin altına sürme çekilmiş gibiydi. Parayı uzattım, “Kusura bakmayın, hanım verememiş…” dedim.

O sıra arkasında bir kadın belirdi. Selman’ın annesiydi bu, ilk defa görüyordum kendisini. Oldukça şiveli ama yine de anlaşılır bir Türkçeyle, “Gelinim anlamaz Türkçe!” dedi. Ben sadece Selman Türkçe biliyor sanıyordum, ama annesi de biliyordu demek ki. “Siz Türkçeyi nerden biliyorsunuz?” diye sorunca, kadın, “Ben zamanında Urfa’dan gelin gittim Suriye’ye.” dedi.

Selman’ın annesi en fazla 60 yaşında gösteren bir kadındı. Ben daha yaşlı zannediyordum oysa. Uzun boylu ve yapılı bir kadındı. Çiçekli uzun bir elbise vardı üzerinde. Başını ise büyük, beyaz bir yazma ile bağlamıştı. Kadının gelinininkilerden de büyük ve dolgun memeleri vardı. “Buyurun bir kahve için!” diyerek yaptığı davete, “İnşallah başka zaman!” diyerek karşılık verdim. Yukarı çıkarken sikimin sertleştiğini fark ettim.

Gece olup da yatağa girdiğimde karıma sarıldım hemen. Karım, “Ne oldu?” dedi şaşırmış gibi. “Özledim seni!” deyince, “Bu gece yapmayalım Mehmet, her yanım ağrıyor valla, akşama kadar temizlik yaptık!” dedi. “Ben senin kocanım, öyle temizlik falan anlamam!” dedim ve bir elimi geceliğin altından sokup kalçalarını okşamaya başlarken diğeriyle de memelerini avuçladım.

Boynunu, yanaklarını, dudaklarını deli gibi öpüyordum. Bakımlı sayılacak bir kadın değildi karım ve bu yüzden yanaklarında, çenesinde ve dudaklarının üzerinde tüyler olurdu her zaman. Ama buna karşın bacaklarında ve kalçalarında kıldan tüyden eser yoktu.

Sikim kazık gibi olmuştu çoktan. Etli meme uçlarını dilliyor, ısırıyor, emiyordum. Karımın memelerine kıyasla Gülsüm’ünkiler daha büyüktü. Onun memelerini emdiğimi, yaladığımı hayal ettim. İlk başta isteksiz davranan karım yorgunluğuna rağmen karşılık vermeye başlamıştı. Alttan elini sokmuş ve sikimi sıvazlıyordu.

“Ağzına alsana!” dediğimde, “Tamam, ama sen de benimkini alacaksın!” dedi heyecanla. “Tıraş oldun mu sen?” diye sorduğumda, “Oldum, hem de kaymak gibi yaptım!” dedi. “O zaman şöyle gel, şu üstündekileri de çıkart!” dedim. Az sonra ikimiz de çırılçıplak bir haldeydik. Yorganı kaldırdım iyice. Karıma, üzerime ters şekilde uzanıp sikimi ağzına almasını söyledim. Hemen dediğimi yapıp sikimi somurmaya başlarken, ben de onun gerçekten kaymak gibi görünen amını dillemeye başladım.

Karımın etli amının içine dilimi soktum. Islak ve kaygan amının içi fırın gibi yanıyordu. Bu arada kendisi de sikimi deli gibi somuruyordu. Gece vakti müthiş bir 69 deneyimi yaşıyorduk. 30 yıllık evliliğimiz boyunca cinsellik yönünden ikimiz de deneyim kazanmış, birbirimizi nasıl mutlu edeceğimizi öğrenmiştik.

Amını dilleyip yalarken, sol elimin işaret parmağını göt deliğine soktum. Karımdan herhangi bir tepki gelmedi. Kıllı göt deliğinin içinde ileri geri hareket ettirdim parmağımı. Kasıklarını öptüm, yaladım, dilledim. Amından zevk sıvıları akmaya başlamıştı, dudaklarım ve çenem ıslanmıştı iyice. Dolgun göt yanaklarını sıkıyor, yoğuruyordum bu arada. Karımın saksosu sikimi daha da sertleştirmiş, şişirmişti. Artık bir an önce amına girmek için yanıp tutuşuyordum.

“Tamam, hadi, bu kadar yeter!” deyince karım sikimi emmeyi bırakıp üzerimde doğruldu. “Ben üste çıkayım mı?” deyince, “İyi, hadi geç o zaman!” dedim. Sikim kazık gibi bir halde dikilmiş, tavana bakıyordu. Karım ayaklarını iki yanımdan yatağa koyup işer gibi çömeldi, eliyle kavradığı sikimi odanın loş karanlığında amına sokmak için hizaladı. Az sonra sikim karımın ıslak, yağlanmış gibi kayganlaşmış amına ağır ağır girdi.

Karımdan derin bir, “Ohhh…” iniltisi çıkarken, bir süre sikim amının içindeyken oturur vaziyette kaldı. Ellerini tuttum, az sonra götünü indirip kaldırarak sikimi amına sokup çıkartmaya başladı. Müthiş bir zevk alıyordum yine. Karımın kasıkları, götünün yanakları kasıklarıma ve taşaklarıma çarpıyor, ortaya çıkan sesler odada yankılanıyordu. Karımın iri, sarkık memeleri her bir hareketiyle sallanıyordu.

“Ihhh, ıhhh, ahhh, ımmm, ayyy, ohhh, ohhh…” sesleri karımın dudaklarından dökülüyor, benden de buna benzer sesler çıkıyordu. Karım bazen yavaş bazen hızlı bir şekilde oturup kalkmaya, sikimi amının en derinlerine sokup çıkartmaya devam etti bir süre. Sonrasında, “Dizlerim ağrıdı…” deyince, “Şöyle gel!” dedim ve belinden tutup bana doğru eğilmesini istedim.

Karım öne doğru eğildi dediğim gibi yaparak, dizlerini yatağa dayadı ve ellerini omuzlarıma koydu. Sikim halen amının içindeydi. Belimi kaldırdım, bacaklarımı dizlerimden bükerek iki yana açtım biraz ve bu şekilde alttan pompalamaya başladım. Kasıklarım, taşaklarım karımın dolgun göt yanaklarına çarptıkça ses patlamaları yaratıyordu. Sikim iyice kayganlaşmış amının içinde gidip geliyordu.

Sarkık memeleri pompaladıkça deli gibi sallanıyordu. Dudaklarından yine zevk iniltileri çıkmaya başlamıştı. Kalın, etli belinden tutuyordum sıkıca. Göt yanaklarının sikimin her bir darbesiyle löpürdediğini fark ediyordum. Altımızdaki bazadan gıcırdama sesleri gelmeye başlamıştı yine. Alttaki odada kimin kaldığını bilmiyordum. Selman karısıyla mı kalıyordu, yoksa çocuklar yada annesi mi kalıyordu bilmiyorum, ama eğer derin bir uykuda değillerse, yukarda karı koca bizim ne yaptığımızı bilmemeleri imkânsızdı.

Pompaladıkça boşalmaya yaklaşıyordum. Ellerimi göt yanaklarına attım ve karıma öne doğru biraz daha eğilmesini söyledim. Götü biraz daha havaya kalkarken daha büyük bir güç ve istekle sikiyordum. Odanın içinde sikişimizin sesleri yankılanıyordu resmen. Geçen sefer yavaş olmamı söyleyen karımdan bu kez hiçbir itiraz gelmiyordu. Var gücümle kendisini sikmeme sesini çıkartmıyordu.

Sonunda sarsıla sarsıla boşalmaya başladım. Boşalırken de pompalamaya devam ettim. Müthiş bir zevk dalgası her yanımı kaplarken karımdan derin ve hırıltılı iniltiler geliyordu. İkimiz de yorulmuştuk. Karım üzerime yığılmış haldeydi. Ne kadar dölüm varsa amına akıttım. Sıkıca sarıldık birbirimize.

Karım bir ayağını kaldırıp üzerimden kalktı ve yanıma uzandı. Başını göğsüme koyarken, “Çok yoruldum…” dedi. Çıplak bir halde o şekilde kaldık. Karıma, “Yıkanmayacak mısın?” diye sorunca, “Yorgunum, sabah yıkanırım…” dedi. “İyi o zaman, ben de sabah yıkanırım!” dedim, yorganı çektim üzerimize ve güzel, derin bir uykuya daldık…

Aradan geçen zamanda Gülsüm ve Selman’ın sikişmelerine kulak misafiri olmak istesem de, o ilk gecenin haricinde başka bir tanesine denk gelemedim. Karımla sikişmelerim ise son sürat devam ediyordu. Her seferinde siktiğimin karım değil de Gülsüm olduğunu düşünüyordum. Bu şekilde daha büyük zevk alıyordum…

Bu arada Selman’ın kira ödemeleri aksamaya başlamıştı. İşyerinden maaş alamadığını, geciktirdiklerini söylüyordu. Ben de her seferinde, “Tamam!” deyip bekleyeceğimi söylüyordum. Ama sonraki zamanlarda Selman önceki kiracıları aratır oldu. Üç aylık birikmiş kirası vardı, “Ne zaman vereceksin?” diye sorduğumda oyalayıcı cevaplar verdi. Benim de bir an tepem atınca küfür ettim. Selman en kısa zamanda vereceğini söyleyip giderken yaptığımdan pişman oldum.

Birkaç gün sonraydı. Karım küçük oğlumun evine gitmişti. Oğlum iş için şehir dışına gitmiş, karım da orada kalıyordu. Bu yüzden belki bir hafta daha kalacaktı orada. Akşam kapım çalınca açtım, gelen Selman’ın annesiydi. Adının Münire olduğunu öğrenmiştim, “Buyurun Münire Hanım?” deyince mahcup ve utangaç bir halde, “Beyim, az konuşalım mı senle?” dedi. İçeri davet ettim. Tek gelmesine şaşırmıştım.

Münire Hanım içeri geçti, oturmaya çekiniyordu. “Buyurun, çekinmeyin, oturun!” deyince anca oturdu. Üzgün ve titreyen bir sesle, “Beyim, kusura bakma, kaç zamandır kira veremedik. Çok borçlandık sana biliyorum. Benim oğlanı çıkarmışlar işten, içerde biriken parasını da alamadı. Eline, ocağına düştük, bu kışta kıyamette bizi kapıya koyma. Biliyorum senin için de zor, ama elimizden keşke bir şey gelse. Utandığı için kendi gelip söyleyemedi, ben geldim onun yerine. Eline, ocağına düştük…” dedi şiveli şiveli.

Biriken kiraları alacağımı düşünürken, şimdi bir bardak su içmem gerektiğini söylüyordu Münire Hanım bu dedikleriyle. “Ee, nasıl olacak peki, ne zaman alır parasını, kirayı ne zaman getirir?” dedim, kiradan gelecek para benim için önemliydi çünkü. Münire Hanım bileğinden bir bilezik çıkarıp, “Bunu al şimdilik, ne kadar eder bilmem, sen hesaplarsın…” diyerek uzattı.

Verdiği bilezik ince, teneke gibi bir şeydi. Doğru düzgün bir para etmezdi. “Bununla ne olacak ki, bir aylık kira bile değil bu, siz adam mı kandırıyorsunuz?” dedim sinirle. Münire Hanım, “Vallahi beyim, olan paramız bu, evde çocuklar iki gündür aç, azcık para vardı, onunla da ekmek, peynir aldık…” dedi. Yüzündeki ifade çok kötüydü, yalan söylemediği belliydi.

“Benim oğlan iş arıyor şimdi. Hayırlısıyla bir işe girsin, bu içerdeki parasını alsın hemen verir senin kiranı, mahcup etmez seni. Kurban olduğum, o zamana kadar idare et bizi, çoluk çocuk aç. Bir de sen bizi atma dışarı, vallahi o zaman iyice perişan oluruz…” dedi. Bu son sözlerini söylerken ağlıyordu. Kadının bu hali ve konuşması karşısında yapacak bir şeyim yoktu. Verdiği bileziği geri uzattım, cüzdanımdan da biraz para çıkarıp verdim. Almak istemeyince zorladım. Münire Hanım elimi öpmeye kalktı, benden büyük bir kadının bu şekilde davranması karşısında utandım. Dua ede ede gitti. Kira almayı beklerken üstüne para veriyordum.

Ertesi akşam işten döndüğümde kapım çalındı. Açınca karşımda Münire Hanım’ı gördüm yine. “Müsait miydin beyim?” deyince, “Tabii, buyurun!” dedim ve içeri davet ettim. Kirayı mı getirmişti, yoksa dün verdiğim paranın üzerine başka para mı isteyecekti bilmiyordum.

İçeri geçti, utana sıkıla, “Şey beyim, sana diyeceğim vardı kusura bakmazsan…” deyince cebimden yine para çıkacağını anladım. “Nedir?” dedim sıkıntıyla. “Bizim cereyan kesildi bugün, adamlar kesti. Birikmiş borcu vardı, ödeyemedik. Aşağıda karanlıkta oturuyoruz. Sen de varsa versen de ödesek…” dediğinde sinirlendim. “Ulan zaten üç kuruş paraya oturuyorsunuz, onu da veremiyorsunuz. Üstüne bir de benden utanmadan para istiyorsunuz!” dedim.

Münire Hanım’ın suratı kıpkırmızı oldu birden. “Sen de haklısın beyim…” dedi. “Seni göndereceğine o pezevenk oğlun gelsin!” dedim. Suratı bu sözüm üzerine daha da kızardı. “O yok burda, onun için ben geldim…” deyince, “O nereye gitti?” dedim. “Bilmiyorum, dün akşam çıktı, daha da gelmedi. Senin verdiğin parayı da aldı gitti, sabahtan beri aç açına oturuyoruz…” deyince daha da kızdım. Yanında oğluna epey bir küfür savurdum.

Münire Hanım tek kelime etmedi küfürlerime karşılık. “Haklısın beyim, sen de haklısın…” dedi başı öne eğik halde. Sonra da, “Sen gene de bir büyüklük yap, bir babalık yap bize. Bana değilse de bu gariplere acı. Ne olur versen para da hiç olmazsa şu cereyanı açtırsak…” dedi. Daha bir önceki kiracının sıkıntısını atamamıştım, kiradan hariç elektrik ve su parasını da üzerime yıkıp kaçmıştı. Şimdi yeniden aynısıyla karşılaşmak canımı fena halde sıkıyordu. Selman’ın elektriği üzerine almasında ısrarcı olmuştum, ama para gene benden çıkacak gibiydi.

“Ne olur beyim, elini ayağını öpeyim, kurban olduğum. Ne istersen yaparım, sen şu cereyanı açtır hele, borcunu da ben öderim. Bulur buluşturur gene veririm ben…” dedi. “Sen nasıl ödeyeceksin, neyin var senin?” dedim.

Münire Hanım ayakta duruyordu, bu sözlerimden sonra yanıma yaklaştı ve “Ne istersen yaparım beyim…” dedi. Bu sözlerinde bir şeyler vardı, ama tam emin olamıyordum. “Ne yaparsın?” diye sorduğumda, yine, “Ne istersen…” dedi. “Yani? Açık konuşsana be kadın!” deyince, “Eğer istersen sana karılık ederim…” dedi.

Ben Selman’ın karısını sikmeyi arzu ederken, birdenbire annesi ortaya çıkmıştı…

Suriyeli Kiracılarım! (3. Bölüm)

Münire Hanım’ın sözleri karşısında heyecanlandım ister istemez. “Sen ciddi misin?” diye sormadan edemedim. “Eğer sen de istersen olur…” dedi yine. Aklımda varsa yoksa gelini Gülsüm vardı, ama payıma Münire Hanım düşmüştü. Canımı sıktı bu durum.

“Kaç yaşındasın sen?” diye sorduğumda, “66.” dedi. Oysa daha genç gösteriyordu. Ben onu daha genç zannederken benden 13 yaş büyük çıkmıştı. Bir sigara yakıp derin birkaç nefes çektim.

Karşımda ayakta duruyordu. Üzerinde kol kısımları dantelli siyah tek parça uzun bir elbise vardı. Başını da parlak siyah bir türbanla bağlamıştı sıkıca. Elbisesinin altında koca memeleri bütün ihtişamıyla kendini belli ediyordu. Siyah elbise yapılı vücuduna dar geliyor ve memelerinden hariç kalçaları ve göbeği de beliriyordu.

“Beni memnun eder misin, kendine güveniyor musun?” diye sordum. Yüzü kızardı, kendisiyle alay ettiğimi düşünmüş olmalı ki titreyen sesiyle, “İstemezsen giderim…” dediğinde, “Az bekle!” dedim. Ayağıma gelen fırsatı kaçıracak değildim. Karımın yokluğunda benden büyük de olsa bir kadını sikme şansını geri tepecek halim yoktu.

Münire Hanım evini, barkını, yurdunu geride bırakıp gelmiş aciz bir kadındı. Bu yaşında borcuna karşılık bedenini satmayı göze alıyordu. Düşene tekme vurulmaz sözünün ne anlama geldiğini biliyordum. Ama içinde bulunduğum durumda bu söze uygun hareket edecek iradem ve nefsim yoktu.

“Seninle anlaşalım. Karım evde yok. Belki bir hafta daha gelmeyecek. O gelene kadar bana karılık edeceksin. Her akşam geleceksin, karım gelene kadar, tamam mı? Karım eve geldikten sonra da fırsat bulunca çağırırım seni. Eğer bir kere bile gelmezsen kendinizi kapının önünde bulursunuz. Anladın mı, kabul ediyor musun?” dedim.

Münire Hanım elleri yine önünde kenetli halde, yüzüme bakmadan, “İyi, tamam…” dediğinde, “Şöyle içeri geç!” diyerek yatak odasını gösterdim. Televizyonu kapattım ve yatak odasına geçtim. Münire Hanım yatağın önünde ayakta duruyordu. “Ne bekliyorsun, soyunsana!” dediğimde başındaki türbanını açtı önce. Yarıdan fazlası ağarmış saçları çıktı ortaya. Sonrasında elbisesinin önündeki birkaç düğmeyi açıp elbiseyi de başının üzerinden çıkarttı. Dizlerinin altına gelen çiçekli uzun bir don vardı altında. Üstüne ise beyaz bir tişört giymişti.

Tişörtü altındaki atleti ile başının üzerinden çıkardığında devasa memeleri çıktı piyasaya. Bir ineğin memesini andırırcasına iki koca karpuz gibiydi memeleri, sarkmıştı, meme başları sütlü çikolata renginde ve bir çay tabağı kadar vardı. Etli ve kararmış meme uçları ise iri bir zeytin tanesi kadardı. Görüntü sikimi sertleştirirken çiçekli donunu da sıyırdı aşağı. Kasıklarında ve amının üzerinde alınmamış, uzamış ve aynı saçları gibi ağarmış kıllar vardı. Epeydir tıraş olmadığı belliydi Münire Hanım’ın. Karnında ve göbeğinde de uzamış siyah tüyler vardı. Kılların ve tüylerin siyahlığına inat vücudu un gibi beyazdı.

“Ne zamandır tıraş olmadın sen?” diye sordum. “Çok oldu…” diye yanıtladı, ardından, “Sen de soyunsana…” dedi acelesi varmış gibi. Bakışları arasında soyunurken, “Gülsüm biliyor mu bu işi?” diye sordum. Önce cevap vermedi, ama sonra, “Nerden bilsin?” dedi. Sorumdan hoşlanmadığı belliydi.

Çırılçıplak kalırken ara ara bakışları sikime kayıyordu. Çoktan sertleşmiş ve kalkmış olan sikim birazdan onun kıllı, geniş amına girecekti. Yatak örtüsünü ve yorganı açtım, “Hadi gir!” dediğimde Münire Hanım yatağa uzandı. Kocaman, cüsseli vücudu yatağın yarısını kaplamış, devasa memeleri iki yanına sarkmıştı.

Yanına uzandım ve bir şey demesini, yapmasını beklemeden memelerine yumuldum. Etli uçlarını dillemeye, ısırmaya başlarken sağ elimle de alttan kıllı amını okşuyordum. Sık bir çalıyı andıran kılların ortasında amının etli dudaklarını parmak uçlarımla sıkıyor, parmaklarımı amının içine sokup çıkartıyordum.

Münire Hanım yaptıklarıma herhangi bir karşılık vermeden hareketsiz bir halde yatıyordu sadece. Uzun zamandır banyo da yapmıyordu muhtemelen, üzerinden pek de hoş olmayan bir koku geliyordu çünkü. Ancak o azgınlıkla bunu dikkate alacak halim yoktu.

Memelerini dillemeye, yalamaya, ısırmaya devam ediyordum. Kıllı amına dört parmağımı birden sokup çıkartıyor, amını ovalıyordum. Sikim kazık gibi bir haldeydi. Amına girmek için sabırsızlanıyordum, ama biraz daha sabretmek, etinin tadına varmak istiyordum.

Memelerinden sonra boynunu, göğsünü, yanaklarını ve yüzünü öptüm uzun uzun. Münire Hanım aynı bir odun gibi duruyordu yine. En sonunda dayanamayıp, “Senin hoşuna gitmiyor mu?” diye sordum. Şiveli konuşmasıyla, “Sen yapsana, ne edecen beni?” dedi. “Sen de katıl, böyle olmaz, öküz gibi durma!” dedim.

Ağarmış saçlarını okşadım. Gençliğinde güzel bir kadın olduğu belliydi. Alnını öptüm, ardından dudaklarını öpmeye başladım. Etli dudaklarını emdim, dudaklarının üzerinde aynı karımınki gibi siyah tüyler vardı ama Münire Hanımınkiler daha uzundu. Yanaklarında ve çenesinde kısa kalan tüyler bu noktada epey uzundu. Ancak yapacak bir şeyim olmadığından işime devam ettim.

Münire Hanım sözlerim karşısında tepkisiz kalmadı ve sağ elini sırtıma attı. Çıplak sırtımda nasırlı, güçlü elleri dolaşırken önce ürperdim ama sonra hoşuma gitmeye başladı. Koltuk altlarındaki kıllar da uzamıştı, oradan da ter kokuları yükseliyordu. Ancak normal bir ter kokusundan ziyade sanki baharat kokusuna benziyordu. Rahatsız etmeyen bir kokuydu.

Dudaklarını emdim uzun uzun. “Ağzını arala!” deyince bir miktar açtı, oluşan boşluğa dilimi soktum. Münire Hanım şaşırmış gibiydi. Dilim ıslak ve sıcak ağzının içinde geziniyor, dişlerine ve diline dokunuyordu. Ağzından da nahoş bir koku geliyordu. Akşam vakti soğanlı bir yemek yemişti anlaşılan ve soğan kokusunu alıyordum. Bir ara dilim dişlerinin arasında kaldı, dilimin ucunu ısırmıştı, belki heyecandan, belki şaşkınlıkla. Ama canımı yakmaya yeten bir ısırıktı.

“Dikkat et biraz!” deyince, “Az dur hele…” dedi Münire Hanım ve şaşkın bakışlarım arasında ağzını açtı. Elini soktuğu ağzından takma dişlerini çıkardı, dişleri yatağın yanındaki komodinin üzerine bırakırken bakışlarım dişlerin üzerindeydi. İnsanın içini kaldıran bir görüntüydü. İlk defa böyle bir şeyle karşılaşıyordum.

Takma dişler ağzından çıkınca Münire Hanım’ın yanakları içe geçmiş, avurtları çökmüştü. Ağzını yeniden aralarken dilimi tekrar soktum içine. Dişlerinin yerinde şimdi derin bir çukur vardı, dilim diline değiyordu. Dişler çıkınca nahoş koku da azalmıştı.

Yüzünü, yanaklarını, boynunu öptüm, yaladım. Yaşından dolayı yumuşamış, sarkmış boyun etlerini emdim memeleri gibi. Sağ elimse kıllı amını okşamaya devam ediyordu. Dört parmağımla amını deli gibi yoğuruyor, am dudaklarını sıkıyordum. Etli, dolgun kalçalarını okşadım, tüylü karnında gezindi ellerim. Tüylü karnına inat kalçaları karımınkilere benzer şekilde kaymak gibiydi.

Bunlar olurken Münire Hanım’ın eli sırtımda gezinmeye devam ediyordu. Sırtımdan sonra belime attı elini, yavaş yavaş tava geliyordu. Yeniden memelerini emmeye, yalamaya başladım. Meme başlarını, uçlarını yaladım, dilledim. Münire Hanım’ın hoşuna gitmeye başlamıştı artık. Şimdi iki elini sırtımda, belimde gezdiriyor ve güçlü elleriyle beni kendine çekmeye çalışıyordu. Omuz başlarımı öpmeye başlamıştı bu arada. 66 yaşındaki kadın zevk almaya başlamıştı. Onun bu hali, davranışları hoşuma gitti, benim de istediğim buydu.

Artık daha fazla devam edecek halde değildim. “Şu bacaklarını aç!” dediğimde, kalın, güçlü bacaklarını iki yana olabildiğince açtı. Amının etli dudakları kıl yumağının arasında bile belli oluyordu. Bacaklarının arasına girdim ve kalkık sikimi amının kıllarına sürttüm. Karımın amının kısa ve sert kıllarına karşılık Münire Hanım’ın uzun kılları yumuşak kalıyordu. O nedenle hoşuma bile gitti bu kılların içinde sikimi gezdirmem.

Bir süre daha devam ettikten sonra derin ve geniş amına yavaş yavaş sokmaya başladım sikimi. İlk anda hafif bir ürperti gibi gelen soğukluğun ardından yakıcı bir sıcaklık hissettim sikimde. Sikim koca amının içinde kısa bir sürenin sonunda taşaklarıma kadar içindeydi. Değil sikimi, kolumu soksam içine alacak bir amı vardı Münire Hanım’ın.

Bir süre bekledim içinde. Gözlerini gözlerime dikmişti. Ellerim koca memelerinin üzerindeydi. Ağır ağır sikmeye başladım. Kıllı amının içinde sikim çok rahat halde gidip geliyordu. Altımızdaki bazadan derin ve yoğun gıcırtılar gelmeye başlamıştı. Münire Hanım’ın elleri sırtımda ve belimde geziniyordu yine.

Bir süre daha ağır ağır siktikten sonra hızlanmaya başladım. Gıcırtılar artarken kasıklarım ve taşaklarım Münire Hanımın kasıklarına çarpıyor ve şiddetli sesler çıkıyordu. Sikim amının ulaşabildiği en uç noktalara kadar girip çıkıyor, gidip geliyordu. Ama o noktaların da ilerisinde daha derin yerlerin olduğunu biliyordum. Münire Hanım’ın amı derin ve karanlık bir mağara gibiydi, o en dip noktaları şimdiye kadar bir adamın yarağı keşfetmiş miydi acaba? Oraya kadar ulaşan bir yarak yemiş miydi kim bilir?

Artık onu sikmiyor üzerinde tepiniyor gibiydim. Var gücümle pompaladıkça Münire Hanım’ın etli, dolgun vücudu aynı büyüklükte bir güçle beni geri itiyordu sanki. Koca memeleri üzerindeki ellerime rağmen deli gibi sallanıp löpürdüyordu. Bazanın gıcırtıları karımla sikiştiğim zamanlarınkini çok aşan bir haldeydi artık.

Boşalmaya gittikçe yaklaşıyordum. Her yanım uyuşmaya başlamıştı. Sinirlerim çekiliyordu sanki, kalbimin şiddetli atışlarını hissediyordum. Münire Hanımınsa dudaklarındaki belli belirsiz titremeler haricinde verdiği başka bir tepki yoktu. Bir de dişsiz ağzındaki boşlukta hareket ettirdiği dilini dışarı çıkarıyordu ara ara.

Dizlerinden büktüğü kalın ve ağır bacaklarını havaya kaldırdı bir zaman sonra. Pompaladıkça bacaklarının havadaki yaylanması hoşuma gidiyordu. Memelerinden çektiğim ellerimi dizlerinin arkasına attım ve bacaklarını biraz daha kaldırdım havaya.

Bu şekilde daha güçlü bir şekilde sikmeye başladım. Ses patlamaları odanın içinde yankılanıyordu. Memelerinin sallanışlarını önlemek için elleriyle onları kavramıştı, ama buna rağmen bıngıl bıngıl oynuyordu memeleri. Sikimin her bir darbesiyle koca vücudu ileri geri yaylanıyor, kat kat kalınlaşmış yağlı etleri titriyordu.

Derken boşalmaya başladım. Kıllı ve derin amına ne kadar dölüm varsa bıraktım, bırakırken de sokup çıkarmaya devam ettim. Büyük bir enerji boşalması yaşamış gibiydim sikimi amından çıkartırken. Sikimden akan döllerimi amının kıllarına akıttım.

Kalp atışlarım normale dönerken yanına uzandım. Münire Hanım hiçbir şey demeden kalktı ve yerde duran uzun donuyla amının kıllarına bulaşan döllerimi sildi.

Karımı daha önce de aldatmıştım, ama bu gece ilk defa kendi yatağında bir kadını sikmiştim. Ve bu da kiracımın annesine nasip olmuştu. 66 yaşında da olsa bana zevk vermişti Münire Hanım. “Hoşuna gitti mi?” diye sordum. Cevap vermek yerine üzerini giyindi çabucak, komodinin üzerinde duran takma dişlerini alıp taktı.

Tam çıkacakken, “Az bekle!” dedim. Cüzdanımı çıkardım, içinden 20 lira alıp uzattım. Bir paraya bir bana baktı, sonra da parayı alıp avucunun içinde sıktı ve bir şey demeden çıkıp gitti.

Merdivenlerden inerken kapının deliğinden baktım. Selman’ın sesini duydum bu sırada. Yüzünü göremiyordum, ama aşağıda olduğuna emindim. Annesine Arapça bir şeyler söyledi, annesi de ona. Ne dediklerini bilmiyordum elbette.

Münire Hanım Selman’ın dün akşam çıkıp gittiğini ve henüz eve dönmediğini söylemişti. Yalan söylemişti, Selman bu şekilde söylemesini istemişti muhakkak. İyi ama Münire Hanım (İstersen sana karılık ederim…) derken Selman bundan haberdar mıydı? Oğlu borçlarına karşılık annesini mi siktirmişti bana?

Ertesi akşam eve geldim. Münire Hanım’ı beklemeye başladım. Saat dokuza doğru kapıya vuruldu. Açınca Münire Hanım’ı gördüm. İçeri geçti, kendiliğinden yatak odasına geçecekken, “Az dur!” dedim. “Ne oldu?” diyerek bana baktı. “Selman geldi mi?” diye sordum. Münire Hanım, “Yok, Allah onun boyunu devirsin, hangi cehenneme gitti bilmiyorum…” dedi.

“Bana bak, bana yalan söyleme. Dün akşam sen gittikten sonra o pezevengin sesini duydum. Seninle konuştu, Arapça bir şeyler konuştunuz. Seni o mu gönderdi?” dedim. Sözlerim karşısında yüzü pancar gibi kızardı. “Yok beyim, vallah evde değil, sen başkasının sesini duydun herhalde…” dedi, ama yalan söylediği çok belliydi.

“Ağzına sıçarım senin, oğlun sana pezevenklik mi yapıyor lan orospu?” dediğimdeyse, “Tövbe bismillah, o nasıl söz beyim?” dedi bir eliyle ağzını kapatırken. “Bu gece burada kalacaksın, nasılsa karım evde yok. Seni sabaha kadar sikecem, eğer gitmeye kalkarsan ağzına sıçarım!” dedim.

Münire Hanım şaşırmış ve korku dolu gözleriyle bana bakarken onu sabaha kadar sikmenin planlarını yapmaya başlamıştım…

Suriyeli Kiracılarım! (4. Bölüm)

Dairenin kapısını kilitlerken, “Vallah kalamam beyim sabaha kadar, dünkü gibi yap, bırak gideyim…” dedi yalvaran gözlerle bakarak. “Dünkü gibi olmayacak, sabaha kadar dedim sana, seni buraya oğlunun gönderdiğini biliyorum, bana numara yapma!” dedim.

Selman için, “Allah onun belasını versin, beni bu yaşta ne hale soktu!” dedi öfkeden titreyen sesiyle. Gözlerinden yaşlar süzülüyordu, “Bırak da gideyim beyim, kurban olduğum…” diyordu sürekli. Ama onu bırakacak değildim.

“Ağlayıp durma, faydası yok!” dedim sözlerine karşılık. Münire Hanım en sonunda bir işe yaramadığını fark edince ağlamayı kesti. Beni etkileyemeyeceğini anlamıştı. “Yatak odasına geç!” dedim. Bir süre şaşkın bir halde ayakta durduktan sonra yatak odasına geçti.

Bugün dünkünden farklıydı. Uzun ve bol siyah bir etek giymişti. Üzerinde ise çiçekli, uzun kollu bir gömlek vardı. Başını ise siyah büyük bir türbanla bağlamıştı. Türbanın altından parlak kırmızı bonesi görünüyordu. Gömleğin altından sutyensiz koca memelerinin oynamaları belli oluyordu. Gözlerinin altına aynı gelini Gülsüm gibi sürme çekmişti ayrıca. Kendini beğendirmek, etkilemek için yapmıştı bunları.

“Ne bekliyorsun, soyunsana!” dediğimde üzerindekileri çıkartmaya başladı. Eteğini aşağı indirdiğinde dünkü gibi uzun bir don giymediğini, onun yerine kalçalarını sıkmış ve tayt gibi görünen beyaz paçalı bir külot giydiğini gördüm. Amının izi beyaz kalçalarını, kasıklarını sıkan külotun üzerinde belirmişti. Gömleğin düğmelerini açtı tek tek ve çıkarttı. Gömleğin altında ince askılı beyaz bir atlet vardı ve memeleri içine sığmamıştı. Atlet de külotu gibi dar gelmişti üzerine. Belki de bu atlet ve külot onun değil Gülsüm’ündü, onunkileri giyip gelmişti.

Atleti başının üzerinden zorlukla çıkardığında memeleri sallanıp löpürdedi. Sonunda sıra külotuna gelmişti. Lastiklerinden tutup sıyırırken amındaki kılları aldığını gördüm. Tıraş olup da tamamen temizlememişti, muhtemelen uzamış kılları makasla kesmişti, ama dünküne göre daha güzel görünüyordu bu şekilde. Uzun kıllardan pek belli olmayan amının derin yarığı şimdi karşımdaydı. Kararmış ve etli amının dudakları da düne göre daha net görünüyordu. Külotu tamamen çıkarınca ben henüz bir şey demeden yatağa girdi.

Sikim kazık gibi olmuştu bile. Bir çırpıda soyundum ve yatağa girdim. Ellerim dolgun vücudunda gezinmeye başladığında elimin soğukluğunun onu ürperttiğini fark ettim. İri memelerini sıkıp yoğurdum, kalçalarını okşadım. Dudaklarım etli meme uçlarıyla buluştu az sonra. Onları emiyor, dilliyor ve küçük küçük ısırıyordum. Dün yatakta kazık gibi duran Münire Hanım bugünse ilk andan saçımı, sırtımı okşamaya başlamıştı.

İki devasa memesini uzun uzun elledim, yaladım, öptüm. Belki de memelerinin bu kadar büyük ve sarkık olmasının sebebi uzun seneler boyunca kocasının ellemesiydi. Kim bilir kaç çocuk doğurmuştu? Selman’ın başka kardeşinin olup olmadığını bilmiyordum, o söylememiş ben de sormamıştım hiç.

Memelerinde gezinen elimi aşağılara kaydırdım. Tüylü karnını, göbeğini okşadım. Kasıklarına ulaştı sonrasında elim. Dünkü gibi ormanı andıran kılların yerinde şimdi küçük yeşil çayırlar var gibiydi. Kıllar kısa olmasına rağmen yumuşaktı yine de.

Amını hissettim parmak uçlarımda. Kıl yumağının engel olduğu güzellikler şimdi elimin altındaydı. Amının yarığını okşadım, etli dudaklarını sıktım ufak ufak. Sonra da dünkü gibi dört parmağımı soktum içine. Bu anda Münire Hanım’ın dudaklarından, “Ihhh…” diye bir inilti çıktı. İki gündür ilk defa bir inilti çıkartmıştı. Hoşuna gittiğini anladım. Parmaklarımı amının içine yavaş yavaş sokup çıkartıyordum. Amında ıslaklık yoktu, ama içi o kadar genişti ki, ıslanmasına gerek yoktu.

Dilim ve dudaklarım ise memelerinde geziniyordu yine. Saçlarımı okşuyor, belimde, sırtımda nasırlı kalın parmaklarını hissediyordum. Bacaklarını iki yana açtı biraz, bu şekilde parmaklarımı amına daha rahat sokup çıkartabilecektim.

Memelerinden sonra yüzünü, yanaklarını, alnını öptüm. Boynunun etlerini emdim yine. Kulaklarını dilledim, içine dilimi soktum, kulak memelerini emdim tıpkı memelerini emiyormuşum gibi. Kulak memelerinde derin bir yarığı andıran küpe delikleri vardı. Kulaklarını bu şekilde dilleyip emmemden çok hoşlanmıştı. Beni kendine bastırıyor, çekiyordu Münire Hanım.

Üzerinden dünkü gibi ter veya nahoş bir koku gelmiyordu. Onun yerine beyaz kalıp sabunun kendine has kokusunu alıyordum. Koltuk altlarında da uzamış kıllar yine aynı şekilde dursa da ter kokusu yoktu.

Sıra dudaklarına geldiğinde, yine, “Ağzını arala!” dedim. Dediğimi yapınca dudaklarını emmeye başladım. Etli dudaklarını uzun uzun emdim, dudak altında ve üstünde bulunan tüyler dudaklarıma ve dilime batıyordu, ama benim için sorun değildi bu. 30 yıllık karımdan aşinaydım sonuçta. İlginç olansa Münire Hanım’ın dünkü gibi acemi davranmamasıydı. Ağzının içine soktuğum dilimi diliyle karşılamıştı, ne yapacağını biliyordu. Ağzından dün gelen hoş olmayan, soğan kokusunun yerinde şimdi ilginçtir karanfil kokusu vardı. Münire Hanım birkaç karanfil tanesini ağzına atıp çiğnemişti anlaşılan. Dünkü eksiklerini tamamlamaya çalışmış, bunda da başarılı olmuştu.

“Dilini çıkar!” dediğimdeyse çıkardı dilini ağzından. Islak, pembe dilini emdim. “Sen de yap!” deyince Münire Hanım dilimi emdi, vakumladı hatta. Sonrasında dillerimiz yeniden buluştu. Büyük bir keyif almaya başlamıştım. Benimle zorla değil, isteyerek birlikte olmasını istiyordum çünkü.

Üstte dillerimiz birbirine aşkla kenetlenmişken, altta da ilginç şeyler olmaya başlamıştı. Münire Hanım’ın nasırlı sağ elini sırtımdan çekmiş ve altta sikimi tutmuştu. Sikimi okşuyor, sıvazlıyordu. Bu andan sonra aldığım keyif katlanarak artmaya başladı. Sağ elim amında, sol elim memelerindeydi. Dudaklarım ve dilim onun etli dudaklarında, pembe dilinde gezinirken, onun sol eli sırtımda ve belimde, sağ eliyse sikimdeydi.

Okşamaları sertti, elinin kalın ve güçlü parmaklarının arasında sikimi sertçe sıkıyor, sanki bir ineğin memesini sağmaya çalışıyordu. Sikim amına girmek için geriye saymaya başlamıştı artık. İçine dolan kanla iyice şişmiş ve sertleşmişti. Yine de amına sokmadan önce yapmam gereken birkaç şeyin daha olduğunu düşünüyordum.

Bakışları arasında, “Bacaklarını arala biraz daha!” dedim. Yorganı üzerimizden çektim. Münire Hanım’ın yaşlı, etli amını ağzıma alıp emmek, yalamak istiyordum. Bacaklarının arasında yerimi aldım az sonra ve yine şaşkın bakışları arasında yavaşça eğilerek amına aynı bir dondurmaya yapar gibi dil darbeleri atmaya başladım.

Amından, aynı üzerinden olduğu gibi sabun kokusu geliyordu, üstelik koku daha yoğun bile sayılabilirdi. Amının kararmış etli dudaklarının üzerinde gidip gelen dilim onun koca gövdesini elektrik çarpmış gibi titretti. “Ayyy…” diye attığı küçük iniltinin ardından dizlerinden büktüğü bacaklarını iki yana daha da ayırdı. Saçlarımı okşamaya başlamıştı. Amının derin yarığında gezdirdim dilimi. Am dudaklarını emdim uzun uzun.

Sonrasında içine soktum dilimi. Kararmış dudaklarına inat amının içi kızıl, pembe bir renkteydi. Canlı rengine yakıcı bir sıcaklık eşlik ediyordu. Pembe kızıllığın içinden amının uzamış ve etli dili çıkıntı yapmıştı. Dudakları gibi dilini emmeye başladım bu kez. Ve bu anda Münire Hanım’ın iri gövdesinin yatak üzerinde çırpınışları başladı. Amının dilini emdikçe kadının koca vücudu sarsılıyordu. Saçlarımda gezinen eli okşamaların yerine şimdi saçlarımı çekiyordu.

Uzun uzun dilledim amının dilini, yaladım, emdim, vakumladım. Dilimi bu kez amının içlerine sokmaya başladım. Soktukça dilim amının içinde ilerliyordu. Dilimi uzatabildiğim kadar uzattım. Ben uzattıkça Münire Hanım’ın amı içine alıyordu dilimi. Amının yakıcı sıcaklığı da dilim içerilere girdikçe artıyordu. Dilim ve dudaklarım amı ile bütünleşmiş adeta bir olmuştu.

Başım iki koca kalçasının arasında sıkışmıştı. Aldığı zevkle kalçalarını kasıyor, başıma büyük bir güçle bastırıyordu. Bu şekilde devam edemeyeceğimi anlayınca kalın bacaklarını tuttum alttan ve omuzlarıma attım. Büyük bir güç binmişti omuzlarıma, ama en azından daha rahattım. Dizlerimin üzerine çökmüş haldeydim, rahat etmek için öne doğru biraz kaydım. Bu sayede Münire Hanım’ın omuzlarımdaki bacakları havaya kalkarken amını daha rahat dilleyebilecektim.

Amının üzerindeki kılları hemen hemen eşit bir seviyede makasla kesmişti, ama kasıklarında yer yer uzun kıllar vardı halen. Ancak uzun ve kıvır kıvır olmuş kıllar sanki pamuk gibi yumuşaktı. Dilime, dudaklarıma, yanaklarıma batsa da rahatsızlık vermiyordu.

Amının içindeki dilimi bir yarak gibi kullanıyordum. Karımın amına da bu şekilde sokuyordum dilimi ve bundan büyük zevk alıyordu her seferinde. Bir süre sonra Münire Hanım’ın kalın bacaklarının ağırlığını daha fazla taşıyamayacağımı fark ettim. Ayrıca amını da daha fazla dillemek istemiyordum. Onun şimdiye kadar görmediğim bir yönünü keşfetmeye gelmişti sıra.

Bacaklarını aldım omuzlarımdan ve “Dön şöyle, dizlerinin üzerinde domal!” dedim. Münire Hanım bir şey demeden kalktı ve dediğim gibi yaparak köpek gibi domaldı. Bembeyaz göt yanaklarının üzerinde de aynı karnında olduğu gibi siyah tüyler vardı ama çok değildi. Oldukça derin göt yarığında ise boydan boya siyah kılların hâkimiyeti vardı.

Göt yanaklarını tuttuğumda etleri titreyip löpürdedi hemen. Bir süre ovaladım onları, yoğurdum, öptüm. Ardından tutup ayırdım iki yana iyice. Derin göt yarığı iki yana açıldığında kıl yumağının arasında götünün derin ve karanlık bir çukuru andıran deliği çıktı meydana.

Göt deliğinin ağzı kıllarla kaplanmıştı. Amının kıllarını keserken göt deliğindekileri unutmuştu Münire Hanım. Ama o kılları tek başına alması mümkün değildi elbette. Göt yarığında terden kaynaklı bir ıslaklık vardı. Güneş görmeyen sık ağaçlarla kaplı bir ormanın tabanı gibi sürekli ıslaktı sanki. Yatak çarşafının ucuyla bu derin yarıktaki ter damlacıklarını sildim. Göt deliğinden hafiften bir osuruk kokusu geliyordu, bunun dışında aynı sabun kokusu da geliyordu burnuma. Çarşafın ucuyla göt deliğinin ağzını da sildim. Münire Hanım’ın başını yana çevirip bana bakmaya çalıştığını gördüm. Götünün çukur gibi deliğine bakılırsa daha önce götten sikildiği anlaşılıyordu. Normal haline göre oldukça genişti çünkü.

Karımı ilk kez o 45 yaşındayken, büyük oğlumun evlendiği gece götünden sikmiştim. Oğlumun gelinimi siktiği gece, karım da bana götünü sunmuştu. O günden beri yaklaşık 5 yıl geçmiş, o 5 yılda da götünü iki üç ayda bir siktirir olmuştu. Basit bir hesapla karımın götünü şimdiye kadar 15-20 kez sikmiştim, ama halen daha göt deliği dardı ve sikimi sokarken zaman zaman sabun kullandığım oluyordu.

Ama Münire Hanım’ın göt deliğine bakılırsa değil 15-20, belki 150-200 kez sikilmiş gibi görünüyordu. Göt deliğinin etrafındaki uzun, ağarmış kıllara aldırmadan dilimi değdirdim deliğin ağzına. Münire Hanım yaptığım şey karşısında şaşırmış bir halde başını geriye attı. Yoğun şivesiyle, “Ne ediyon beyim?” dedi.

“Sen dön önüne, konuşma!” dedim yanıt olarak. Münire Hanım önüne dönmek yerine merakını yenemeyip bakmaya devam etti. Göt deliğinin içine giriyordu dilim. Dilimin ucunu deliğin ağzında gezdirmeye, içine sokup çıkarmaya devam ettim bir süre daha.

Bu arada sikimin sertliği, kalınlığı son noktasına ulaşmış gibiydi. Balon gibi şişmiş nerdeyse patlayacak bir hale gelmişti. Münire Hanım domalmış bir halde dururken amına bu şekilde girecektim. Götünü dillemeyi bıraktım, sikimi sıvazladım bir süre. Göt yarığına sürttüm, kılların sikime batarken yaşattığı keyif tarifsizdi. Bundan Münire Hanım da hoşlanmıştı anlaşılan.

Aynı yoğun şivesiyle, “Büzzüğümden mi sikecen?” dedi. “Daha önce siktirmişsin belli ki!” dedim. “Hee, bizde adettir…” diye karşılık verdi. Nasıl bir adet olduğunu anlamadım, ama benim işime yarayacağı belliydi. Karımın verme konusunda cimri davrandığı götünün yerine şimdi Münire Hanımınkini sikebilecektim. “O da olacak, sabret!” dedim ve sikimi arkadan amına sokmaya başladım.

Sikim amının derinliklerine ulaşırken öne doğru kaydım dizlerimin üzerinde. Az sonra taşaklarımı bile içine alacak kadar girmişti sikim amına. Bir süre bekledim o şekilde. Ardından önce yavaş sonra hızlı tempoda sikmeye başladım. Kasıklarımın göt yanaklarına, kıllı kasıklarına çarpmasından kaynaklanan sesler gelmeye başladı hemen.

Münire Hanımın etli, dolgun ve yumuşak göt yanakları deli gibi oynuyor, bıngıl bıngıl sallanıyordu. Elleriyle yataktan destek almış başını bazen yana çevirip bakmaya çalışıyordu. Pompaladıkça sikim amının içinde sanki boşluktaymış gibi gidip geliyordu.

Bu anlarda Münire Hanım’dan, “Vığhhh, vığhhh…” diye garip sesler gelmeye başladı. Arapça bu şekilde mi inliyor acaba diye düşündüm bir an. Daha da hızlandıkça çıkardığı sesler artmaya başladı. Bu arada kendisi de ellerinden destek alarak dizleri üzerinde öne arkaya doğru yaylanmaya başlamıştı. Bu şekilde kendini bana bastırıyor, sikişmemize katkı sağlıyordu kendince. Çok hoşuma gitmişti bu davranışı.

Ellerim göt yanakları üzerinde, kalın ve etli belinde geziniyordu. Devasa, sarkık memeleri pompalamalarım ve onun sallanışları nedeniyle ileri geri, sağa sola çıldırmış gibi oynuyordu. İçi sütle dolmuş bir Hollanda ineğinin memelerinden farkı yoktu memelerinin. Eğilip alttan tuttum ikisini de. Ancak ellerim memelerini kavramaya yetmiyor, küçük kalıyordu. Her bir yarak darbemle beraber memeleri ellerimin arasında kaçıp kurtulmaya çalışıyor, sallanmaya devam ediyordu.

Sağ elimin başparmağını göt deliğine soktuğumda Münire Hanımdan bir tepki gelmedi. Fark etmemişti belki de. Kendini ileri geri sallamaya bana yaslamaya devam ediyordu sürekli. Çıkardığı garip iniltileri de son sürat devam ediyordu.

Altımızdaki baza yaşadığımız müthiş sikişme nedeniyle ağır ağır gıcırdıyordu. Münire Hanımın kasıklarına, göt yanaklarına çarpan kasıklarımın ve taşaklarımın sesi bu gıcırtıları geride bırakıyordu. Aşağıdaki Selman’ın, annesi sikilirken çıkan sesleri duymaması mümkün değildi. En çok da o pezevengin duymasını istiyordum zaten. Borcuna karşılık 66 yaşındaki annesini göndermişti pezevenk. Ama yine de bunun için ona kızmak yerine teşekkür etmem gerekliydi. 66 yaşında da olsa annesi bana müthiş bir zevk yaşatıyordu.

Zaman ilerledikçe boşalmaya yaklaşıyordum. Aynı dünkü gibi sinirlerimin gerildiğini hissettim. Aynı zamanda baldırlarıma kramp girmiş gibiydi. Son bir gayretle daha şiddetli ve hızlı halde sikmeye başladım. Münire Hanım koca gövdesine rağmen yarak darbelerimle baş edemeyeceğini anladığında dirseklerini kırdı ve kollarını dayadı yatağa. Bu halde başını iyice eğmiş, yastığa yapıştırmış gibiydi. Hırıltılı ve yoğun iniltileri çıkartmaya devam ediyordu, ama kendini bana yaslamayı bırakmıştı.

Bembeyaz göt yanaklarının löpürdemeleri sikim amının içinde olduğu halde beni daha da azdırıyordu. Sikimi amından sokup boğazından çıkarmak istiyordum. Amından osurmaya benzer sesler gelmeye başlamıştı artık. Kocaman amı sikimle beraber hava da alıyordu içine, amı adeta bir körük gibi çalışıyordu. Amının seslerine göt deliğinden gelen osuruklar karışmaya başladı. Kadın sikilirken resmen osuruyordu. Münire Hanımın hem ağzından, hem amından, hem de göt deliğinden sesler çıkıyordu.

Sonunda kendimi kaybedercesine boşalmaya başladım. Döllerim bir günlük aranın ardından yeniden Münire Hanımın amı ile buluşurken gözlerim kapanıyor, bilincim gelip gidiyordu. Boşalırken sikimin tatlı bir şekilde gıdıklandığını hissediyordum. Daha doğrusu sikimin içindeki damarlarda, döllerimin aktığı hortumlarda tatlı bir yanma yaşıyor gibiydim. Bazen işerken oluyordu böyle, ama şimdi Münire Hanımın yıllanmış amcığına akıtırken oluyordu, çok hoşuma gidiyordu.

Boşalmam bittiğinde sikimi amının içine bastırdım iyice. Kalan son birkaç dölümü de ziyan etmek istemiyordum. Sikimi çıkardığım vakit Münire Hanımın amının döllerimi bir sünger gibi emdiğini gördüm. Tek bir damla bile yoktu sikimden akan. Aynı şekilde amından dışarı akan bir döl damlası da yoktu.

Ayağa kalkarken Münire Hanım da doğruldu. Sikişme esnasında ben farkına varmadan takma dişlerini çıkarıp yastığın üzerine koymuştu. Dişler, karımın uzun, içi yün dolu yastığının üzerinde duruyordu. Ağzından tükürük akıyordu. Aynı dünkü gibi yanakları içe geçmişti. Dünküne inat yüzü gülüyordu bu kez.

“Hoşuna gitti mi?” diye sorduğumda, ellerini birleştirip, “Şükran, Şükran…” dedi birkaç kez. Arapça teşekkür ediyordu. 66 yaşındaki kadın kendisini siktiğim için bana teşekkür etmişti. Gururumu okşadı bu hareketi. Karımın yokluğunda bana güzel bir sikiş ziyafeti çektiği için ben de ona teşekkür ettim.

“Yıkanalım mı?” dediğimde başını salladı. Birlikte banyoya geçtik…
isterseniz davamı gelecek :D..

arkadaşımın arkadaşı

arkadaşımın arkadaşı
uzunca bir zamanımı ilk kez içime giren arkadaşımla geçirdikten sonra onunla işlerimiz bitmişti ve ben bu sefer yarağın tadını bilen biri olarak tamamen yalnız kalmıştım…

birkaç kişiyle sınıra kadar gelmiştim ama olumsuz tepki alacağımı düşünüp vazgeçmiştim
gizli kalmak her zaman önemliydi
kim ekmek almaya gittiği bakkal tarafından tacize uğramak ister di ki
yada kim birkaç kişi tarafından zorla sikilmek
tabi bunlar başıma geldi hikayelerimi yazarken bir yandan da aynı durumları yaşayan arkadaşlarımın yalnızlığı paylaşacağım bir yandanda onlara yaşadığım hazzı yansıtmaya çalışacağım

planlamadığım bir günde asla böyle şeyler yaşamayı aklımdan geçirmediğim iki arkadaşımla evde oturuyor muhabbet ediyorduk.

yazdı ve ne gidecek yazlığımız vardı nede dışarı çıkabileceğimiz paramız
evde oturmuş kafayı yeme üzerine mastır yapıyorduk
evde çeşitli oyunlar oynadık ama hiçbiri sarmadı
sonra arkadaşımın bir tanesi ortaya bir fikir attı ve evde saklanbaç oynamaya başladık
evde birçok oda vardı ve her seferinde biri ebe oluyor ve diğer iki kişi saklanıyordu.

bazen dolaplara bazen yatak altlarına saklanıyorduk ayrı ayrı yada beraber saklanıyorduk.
bir süre sonra ahmet adındaki arkadaşımla annemin yatağının yan tarafına uzandık ve üzerimize perde örttük nefes bile almıyorduk ki bizi bulamasın diye
ikimizde nerdeyse 16 yaşında falandık ahmet esmerdi ve kaslıydı ama çok ince bir çocuktu
ben solda yatıyordum o sağda biraz yan döndüm ve yatağın altından gelip gelmediğini kontrol etmeye başladım ebelenmemek için.
ahmet sessizce sıkıştım dedi ve bana doğru yan döndü
o an kafamda bir şimşek çaktı ve yatakla ahmetin arasına sıkıştım siki baya büyüktü ve götüme baskı yapıyordu.
hiçbirşey diyemedim sanırım ebelenmiştim
bunu isteyerek yapmamıştı
ama bir süre sonra ben istemeye başladım ve hafifce popomu kıpırdatmaya başladım.
bir süre sonra yarrağının sertleştiğini hissettim ama hiçbirşey söylemiyordu belli ki hem azmıştı hemde utanmıştı.
ama sonra oda hareket etmeye başladı ve bir süre sonra eliyle sikini düzeltip daha çok baskı yapmaya başladı.
Ebe yaklaştıkca biz yavaşlıyor uzaklaştıkca biz hareketleniyorduk bir süre sonra elimle şortumu sıyırdım ama ondan hiçbir hareket yoktu
sonra kontrolü ele alıp sikini çıkardım elime tükürüp biraz ıslattım böylece zaten sıkışık olan
götümün arasına rahatça girip çıkbiliyor ve götüme baskı yapabiliyordu.ama girmesi mümkün değildi o pozisyonda bir süre bana dayadıktan sonra artık çıkmalıydık çünkü bizi arayan arkadaş sıkılmıştı.
pes dediği için çıkmak zorundaydık ama yine o ebe olacaktı kaybettiği için
bende hemen ahmetin elinden tutup onu çatı katına çıkardım ve dizlerimin üzerine çöküp yarağını ağzıma aldım ama çok büyüktü ve tüm ağzımı doldurmuştu yinede kendimi kaybedip hızlan yalamaya başladım çünkü arkadaşımın bizi burda bulması imkansızdı.

zaten yukarı çıktıktan sonra çatı katının kapısını kilitlemiştim
yarağını yalamayı bitirdikten sonra tam bir tükürük gölü olmuştu güzelim yarak
20 santimdi en az ve kalındı
vitaminsizde bu yarak ne arıyordu çok şaşırmıştım ama çokta mutluydum.
hemen çatı katının kapısına dayanıp domaldım
donumu hızla sıyırıp elimle sikini tuttum ve götüme girmesi için baya uğraştım ama alamıyordum bir türlü yine o benim götüme sürtmekten çok mutluydu zaten şap şap sesler çıksada yavaşlamasını istemiyordum götümün arasında gidip geldiğinde göt loblarım birbirinden öylesine ayrılıyorlardı ki bir süre sonra arkadaşımdan ses çıkmadığını anlayınca dışarı çıktık çatı arasından ve onu aradık gitmişti
sanırım onu duymamıştık sikiş telaşından onu siktir ettik ve hemen yatağıma gittik hemen tangamı ve kremimi alıp geri geldim
oho sen baya işi geliştirmişsin deyip güldü
sana feda olsun ayıpsın arkadaş hatrına çiğ yarak yenir dedim güldük beraber hemen götüme kremi boşalttım ve her tarafa yaydım çünkü bu alacağım yarak normal ötesi olacaktı benim için
onun sikine de sürdükten sonra yatağa uzandım ve üstüme çıktı
deliğe girerken biraz canım yansada birkaç dakika sonra zevkten dört köşe olmuştum.
tam eğlencenin doruğuna çıkacaktım ki bir anda inledi ve boşaldı.
kocaman yarağından o kadar çok sperm çıkmıştıki götümün için göl olmuştu.sonra bir anda hızla giyinip hiçbirşey demeye fırsat kalmadan bana hiç cevap vermeden hızla gitti evden altımda hiçbir kıyafet olmadığı için peşinden gidemedim
yatakta uzandım ve o zamanlar çok ucuz olan değerini bilemediğimiz bir tane winson yaktım ve götümdeki spermlerle yüzüstü yattım.
ağlamaya başladım korkudan ve üzüntüden
bu sırada hayatım boyunca hiç unutmayacağım garip birşey oldu ve bizi aramaktan sıkılıp eve gittiğini sandığımız arkadaşım yatağın yanında bulunan gardroptan çıktı
hiçbirşey diyemedim
boşver üzülme o hıyar için dedi ve yanıma gelip popomu okşamaya başladı
herşeyi gördüm ben dedi
dedim keyfini aldı sonrada canavar gibi çekti gitti bu nasıl bir hayvanlık böyle dedim
boşver sen daha iyisini hak ediyorsun dedi
dolaptan çıkan arkadaşımın adı veyseldi
onla çok iyi arkadaş olduğumuz için onunla asla sikişmeyi düşünmemiştim belk**e iyi bir arkadaşla yapmak en mantıklısıydı
veysel sürekli amerikan filmleri ve dizileri izleyen zeki bir çocuktu elektro gitarı vardı kızlarrla arası hep iyidi ama genelde evden ve mahalleden çok az çıkarddı
biraz götümü okşadıktan sonra yatağın ucuna gelip şortunu indirdi
siki çok kıllıydı ve biraz önce yediğim yarağın yarısından biraz uzundu ve kalındı
yinede pürüssüz ve damarlıydı
ben sana daha davranıcam hadi aç ağzını dedi
hiçbir şey demeden bana dediğini yaptım ve yarrağını ağzıma aldım
şimdiye kadar hayatımda birine çektiğim en iyi saksoyu ona çektim.
bir önceki yediğim yarak götümü tamamen genişletmişti ve bunu içime almak benim için hiç problem olmayacaktı elbette.
bir saniye beklermisin diyip içerki odaya gittim ve bulabildiğim en seksi şeyleri giymem tam beş dakikamı aldı
ben gördüğünde hemen kolumdan tutup yatağa fırlattı jartiyerimi sıyırıp hemen içime soktu sanki bana tecavüz ediyordu hayvanlar gibi hareket ediyordu omzumu,boynumu yanaklarımı öpüyordu.
inanılmaz tecrübeliydi.
beni sikerken bana karıcım diyordu
bende ona sik aşkım sik kocacım diye inliyordum.
sesimi olabildiğince ince tutuyordum
bana sorular soruyordu sikerken
seni hiçböyle güzel siken oldumu diye
elbette olmadıaşkım diyordum
köküne kadar çıkarıp tekrar sokuyor tekrar çıkarıp tekrar sokuyordu
beni bir anda misyoner pozisyona geçirip bacaklarımı omzuna aldı ve
belimin altına bir yastık yerleştirdi
bir yandan sikiyor bir yandanda kremli eliyle sikime otuzbir çektiriyordu bu benim sahip olduğum en ideal kocaydı o güne kadar…
bir süre sonra bana otuzbir çekmeyi bırakmasını istedim çünkü az kalsın boşalacaktım.
bacaklarımı omzundan indirip üzerime uzandı ve bir kadınmışım gibi beni sikmeye devam etti.
yinede yüzüne bakamıyordum ama o yüzünü benden ayırmıyordu sonra bende bir anda cesaret bulup ona baktım ve beni deliler gibi öpmeye başladı
ilk defa bir erkek tarafından o zaman öpülmüştüm ve siki içime yavaş yavaş girip çıkıyordu zevkten o kadar çok inledim
bu onu çok tahrik etmiş olmalıydı ki bir anda hızlandı ve üzerimde titremeye başladı
içime boşalmıştı
ama boşalırkende beni öpmeye devam ediyordu
bir kaç dakika sonra yavaşlayıp durdu ve üzerime yattı
o üzerimde bir ceset gibi yatarken yatağın yanındaki sigara uzandım ve sigara içmeye başladım.
bu kadar erken boşaldığım için üzgünüm dedi
bende ona 20 dakika hiç erken değil üstelik yediğim en güzel yaraktı ellerine sağlık kocacım dedim.
sen boşalmıyacakmısın dedi bana
bende olur dedim
dur ben sana yardım edeyim ve inik sikini içime sokup sikime otuzbir çekmeye başladı
inik olmasına rağmen çok güzeldi
kısa süre sonra boşaldım ve bütün elleri sperm oldu
bunları nerde temizleyebilirim dedi
ben temizlerim dedim ve parmaklarını yalamaya başladım
boşaldıktan sonra ilk defa canım devam etmek istiyordu bu benim için büyük bir gündü yinede hala içimde korku vardı çünkü ahmetin ne halt yiyeceği belli değildi.
iki kez daha beni sikti ama ben o kadar yorgundum ki sadece uzanabildim altına
iki boşalmasınıda götümün üzerine yapmıştı ve götümün lobları birbirine yapışmıştı resmen
o andan sonra belki de artık zirvedeyim dedim ve seks dışında başka herşeye kafa yormaya başladım

bu macera burda bitiyor ama ahmet ve veyselle yaşadıklarım henüz bitmedi bir daha ki hikayede artık

umarım hoşunuza gitmişdir, merak ettiğiniz olursa mesaj atarsınız 🙂

ilk hamam maceram

ilk hamam maceram
Anlatacağım olay bugün başımdan geçti. İşim planladığımdan önce bittiği için işten erken çıkmıştım. Hava da güzel olunca bir parkta oturup telefonumdaki buluşma uygulamasından yakındaki insanlarla yazışıyordum. Mesaj atan kişilerden biri nerede olduğumu sordu, ben de söyledim. Tesadüf o ki o da oradaymış. Üzerinde ne var diye sordum. Sonra onu görüp yanına gittim. 35 yaşlarında hoş bir adamdı. Çok heyecanlanmıştım. İlk kez bu şekilde bir tanışma yaşamıştım. Neyse birbirimizi beğendik ve ne yapacağımızı konuşmaya başladık. “Ben hamama gidecektim.” dedi. Daha önce hiç gitmediğimi söyledim ve nasıl bir ortam olduğunu sordum. O da bana kendisinin de daha önce bir kere yalnız gittiğini ve yalnızca yıkanıp çıktığını ama ortamın rahat olduğunu söyledi. İlk başta tereddüt etsem de sonradan kabul ettim ve yürümeye başladık.

Hamama geldiğimizde heyecanım iyice artmıştı. Tarihi bir hamamdı ve şehir merkezindeydi. İçeri girdik ve yıkanacağımızı söyledik. Eşyalarımızı emanete verdik. Resepsiyon gibi olan kısmın hemen arkasında iki tane soyunma odası vardı. Ben görevlilerin bize odalarımızı göstermesini beklerken bizimki en yakındaki odaya girdi ve beni yanına çağırdı. O an herkesin hamama ne için geldiğimizi anladığını düşündüm ve çok utandım. İçeri girdim ve soyunmaya başladık. Önce o çıplak kaldı ve çok seksi bir vücudu vardı. Daha sonra ben komple soyundum. O anda dudaklarıma yapıştı ve aletimi avuçladı. Ben de onun poposunu avuçladım ve hemen aletim sertleşti. Sonra peştamallarımızı sardık ve odadan çıktık ancak benim alet sertleştiği için dışarıdan belli oluyordu ve yine çok utandım. Görevlilerin yanından ayrıldık ve göbek taşının olduğu sıcak bölüme geçtik. İçeride orta yaşlı insanlar vardı. En genç bendim ve herkes o an bana bakmıştı. Biz hemen kenardaki kuytu bölmelerden birine girdik. Benim adam hemen peştamalını çözdü ve bölmenin girişine astı. Tabii girişin altı hala açıktı ve herkes benim adamı anadan doğma haliyle gördü. Bunun üzerine hemen yaşlılardan biri bizim bölmenin karşısına geldi, göbek taşına oturdu ve peştamalını sıyırarak aletini bize gösterdi. O an hamama gelmekle hata mı ettim diye düşündüm. Benim adam sen de peştamalını çıkar kapıya asalım dedi ve alttaki açıklığı o şekilde kapattık. Ardından soyunma odasında yaptığı gibi yine dudaklarıma yapıştı. Yere oturduk ve birbirimizi sabunladık. Sonra kurnadaki su ile durulandık. Hemen benimkini ağzına aldı ve emmeye başladı. Kucağıma oturdu ve yine öpüştük. Deliğini sabunladı ve aletimi deliğine soktu. Deliği dar ve sıcaktı. Ben tam iş üzerindeyken yan bölmedeki yaşlı birinin duvarın üzerinden bizi izlediğini gördüm ve çok rahatsız oldum. Benim adam yaşlı adama işaret yaparak onu uyardı. Daha bunun şokunu atlatamamışken bir başkasının bizim bölmenin girişindeki peştamalı aralayarak bizi izlediğini gördüm. Onu da kovaladıktan sonra işimize devam ettik. Bu sefer ben onun kucağına oturdum ve öpüşmeye başladık. Bir yandan deliğimi sabunlayıp parmaklıyordu. Sonra beni domalttı ve dilini deliğime soktu. O an aldığım zevki anlatamam. Sonra ben onun aletini ağzıma aldım ve bir süre emdim. Boşalacak gibi oldu ve aletini ağzımdan çıkardı. Henüz boşalmak istemediği için yine o benimkini emmeye başladı. Tam o sırada yine yan bölmeden birinin bizi izlediğini gördüm ve sinirlenip sabun fırlattım. Sonra domaldı ve ben arkasına geçtim. Deliğini sabunladım ve içine girdim. Çok hızlı gidip geliyordum. Islak vücutlarımızın birbirine çarpmasıyla çıkan ses bütün hamamda yankılanıyordu. Şimdi geriye dönüp düşününce yaşlı amcaların merakını anlıyorum 🙂 Benden köklememi istedi. Ben de dediği gibi kökledim ve onu istemeden inlettim. Yine hamamda herkesin bizi duyduğuna eminim. Bir süre daha içinde gidip geldikten sonra boşalmak üzere olduğumu söyledim, o da içine boşalmamı söyledi. Ben de içine boşaldım. Ardından yere uzandım, üzerime oturdu ve göğsüme boşaldı. Seksin ve sıcağın etkisiyle yorgun düşmüştük. Bir süre uzandıktan sonra tekrar yıkandık ve bölmeden çıkmak üzere kalktık. O sırada yan odada ayakta ilişkiye giren iki kişiyi gördüm. Bölmeleri ayıran duvarlar çok yüksek olmadığı için dışarıdan ne yaptıkları belli oluyordu. Neyseki biz yerde sevişmiştik 🙂 Peştamallarımızı belimize sardık ve bölmeden çıktık. Utancımdan sağa sola bakmadan hemen o sıcak odadan çıktım. Sonra sıcak odadan resepsiyona giden koridorun başından kuru peştamal aldık ve ıslakları çıkardık. Tabii ben deneyimsiz olduğum için peştamalı belimden düşürdüm ve girişteki görevliler beni anadan doğma halimle görmüş oldu. Bunu da atlattıktan sonra görevlilerin yanına gittik. Bizi havlulara sardılar. Nedense bana mavi, partnerime pembe havlu verdiler 🙂 Tekrar soyunma odasına girdik, kurulandık ve eşyalarımızı alıp ücreti ödeyerek hamamdan ayrıldık. Hayatımda ilk kez gitmeme ve yaşlı amcaların tacizlerine rağmen hamam maceram hoşuma gitti. İlk fırsatta yeniden gitmek istiyorum. Ama o ortama yalnız gidilmeyeceğini anladım 🙂

Ailemizdeki Bütün Bayanları Becerdim

Teyzem Bize Geldi Ya Sonrası Ailem bir süreliğine tatile çıkmıştı sol elimin işaret parmağı kırık olduğundan bana yardım için birkaç günlüğüne teyzem benle kalıyordu. Sıcak günlerde alçı yüzünden yıkanamamıştım, tabiki leş gibiydim.Teyzeme sorduğumda bana yardım edebileceğini söyledi. Elime bir poşet geçirip iyice sardı(alçı ıslanmasın diye).Banyoya gittiğimizde ben boxerim hariç herşeyi çıkardım. Ve suyun altına girdim. Teyzem ise şortu ve tişörtü ile duşa girdi.üzerindekileri çıkar ıslanacaklar dediğimde olmaz dedi bende utanacak bişey yok seni sanki plajda hiç görmedim dediğimde sortunu ve tisörtünü çıkardı. Üzerinde sadece ince dantel takımı olan iç çamaşırları vardı onlarda yarı yarıya içini yansıtıyordu. Sabunu aldı ve göğsümü sabunlamaya başladı.Gözlerimi ondan alamıyordum. Bana ne kadar kıllısın dediğinde bende sende oylesin diye cevap verdim ve gözlerimi apış arasından alamıyordum.O da kaçamak bakışlarla boxerimi parçalamaya çalışan aletime bakıyordu. Doğru düzgün temizlenmem için soyunmamı söyledi ve ben üzerimdeki son parça giysiyi çıkardım. Bir an baka kaldı ardından çok büyükmüş her halde kız arkadaşını deli ediyorsundur diyen teyzem şimdi temizleyecem diyerek sabunlu elleri ile yarağımı okşuyordu Patlama noktasına varmadan hemen önce onu duvara yapıştırıp dudaklarına saldırdım.Onu öpmüyor adeta yiyordum oda kalçalarımı tutmuş sağa sola çekiştiriyordu. Suyun altında istisnasız yarım saat seviştikten sonra kolundan sürükleyerek yatak odasına götürdüm ıslak bir halde yatağa uzandık ben onu ve göğüslerini öpmeye devam ederken bir elimle de alev alev yanan amını parmaklıyordum dayanacak hali kalmamıştı.sırt üstü uzanıp bacaklarını araladı. Kilodunu yapışık olduğu yerden ayırdıktan sonra bal kutusunu yalamaya başladım o kadar bursa escort ıslanmıştı ki sıvısı dışa taşıyordu. Bir süre sonra yarağımın başını amına yukarı aşağı sürtmeye başladım.Çıldırıyordu içine girmem için bana yalvarıyordu. Bir süre durup yarağımın başını içine soktum inanılmaz sıcak ve kaygandı. İnlemeye başlamıştı fakat ben geri çekilip badanalama işlemine devam ettim. Kasılışlarından boşaldığı belli oluyordu. Ani bir darbe ile içine girdim öyle bir bağırdı ki bir an onu sikmediğimi onu öldürdüğümü düşündüm. Hareketsiz birkaç andan sonra sıcak amı içinde ileri geri hareket etmeye başladım. Zevkten ne yaptığımı bilmiyordum, tüm gücümle abanıyordum arada sırada kafasının karyolaya çarptığını hissediyordum. O tırnaklarını sırtıma geçirmiş kan akıtıyordu. Son birkaç darbeden sonra oyle boşaldım ki ilk defa böyle şidetli boşalmış kendimi tutamayıp bağırmıştım bile.bir birimize kenetlenmiş oylece kalakaldık.bizimkiler tatilden dönene kadar yemek dışında hiçbirşeyle zaman kaybetmedik sürekli sevişiyorduk. Bizimkiler tatilden dönmüştü. Annem teyzemle bende bir değişiklik farketmiş fakat ne olduğunu tahmin edememişti. Biz ise her bulduğumuz boşlukta sevişiyorduk. Bir sabah teyzem erkenden teyzem bize gelmişti. Annem alışverişe gitmek için evden çıkınca biz sevişmeye başladık.tam içine girmek üzereyken kapı açıldı ve annem içeri girdi parasını almayı unutmuştu bizi o halde görünce şok olmuştu yazıklar olsun diyerek sesizce ağlıyordu.ben durumu açıklamak için yanına gittim hala çıplaktım.bana git giyin hiç utanmıyormusun deyince kolundan tutup yatak odasına götürdüm onu yatağa fırlattım teyzem kollarını karyolaya bağladı ben ise annemi soyuyordum .bana ne yapıyorsunuz diyiyordu.çırılçıplak kalmıştı memelerini öpüyor amını parmaklıyordum bursa escort bayan fakat o dek durmuyordu tekmeler savuruyordu. onu tutup yüzüstü çevirdim böylece cırpınmasını engelledim.amını yalamaya koyuldum teyzem annemin karnının altına bir yastık koymuş pozsyon almasını sağlamıştı, boş durmuyor annemin memelerini okuyordu.birkaç dakikada annem ıslandı yaptıklarımız işe yaramıştı. O hala itraz etmeye çalışıyordu. Yarağımı çıktığım yere dayayıp anneme özür dilerim herşeyi mutluluğumuz için yapıyorum dedim ve birkaç santim içine girdim ben zorlanmamış onunda hiç canı yanmamıştı. Santim santim içinde ilerleyip annemi sikiyordum. Birkaç dakika sonrao da zevk almaya başlamış inlemeye bana hızlı olmam için yalvarıyordu.teyzem onun elerini çözmüştü .yarım sağat boyunca sürekli pompalıyordum. Annem ard arda defalarca boşalıyordu.ama ben bir türlü gelemiyordum, pozisyonumuz yeterince rahat değildi.onu .sırt üstü yatırdım bacaklarını açıp kalçasını biraz yukarı kaldırdı işte zevk buydu pompaladıkça şak şak sesleri çıkıyordu derkenn aynı anda boşaldık tüm ateşimi emişti. Günler günleri kovalıyor ben kah annemi kah teyzemi kimi zaman her ikisini sikiyordum. Bir gün 19 yaşındaki kardeşim annemle beni farkettmiş bizi ispyonlamakla tehtit ediyordu. Para teklif ettik almadı ona da aynı şeyleri yapmamı istiyordu. Ben olur dedim fakat annem bakire olduğundan onu sadece arkadan becerebileceğimi söyledi.kardeşimin kabulü ile annem onu hazırladı götünü yalıyor rahatlatıyordu derken parmağını götüne soktu ve benim sikimi ağzına alıyordu ikinci parmağını sokmasıyla kardeşim bir çığlık attı bir süre sonra Annem parmaklarını oynatıyordu.artık hazır dediğinde göt deliğine yaslandım biraz zorlayarak başını içine soktum kardeşim acıdığını söylüyordu görükle escort ben anneme olmayacağını söyledim o da bana birazdan onu kendine çek dedi o da onu aniden bana doğru ittirince birden hepsi girdi ama kardeşim acıdan bayılmıştı bir dakika sonra yıldı ve artık içindeki şeye alışmış onu benimsemişti. Gidip gelmeye başladım gerçekten ikimizde bulutlarda uçuyorduk. Takip eden günlerde yaz tatilinde evde duran kardeşimle sürekli sevişmeye çalışıyordum ama o çok zevkli olduğunu fakat çok ta acıttığını söyluyordu bu yüzden pek vermiyordu . evin boş olduğu bir gün kardeşimi soymuş onu götten sikmeyeceğime söz vermiştim. Onunla sevişiyor oyunlar oynuyorduk.amını uzun uzun öpüyor içindeki sıvı ağzıma dolana dek emiyordum.parmaklarımla amının dudaklarını ayırıyor sert hareketler ile yalıyordum.yarağımı amına surtuyor aşağıdan yukarıya doğru badanalıyordum. Arada sırada yarağımın başı içinde kayboluyor sonra tekrar görünüyordu.kardeşim bana abi sik beni artık dayanamıyorum dediğinde kardeşimin içine girmiş bir engeli .parçalayıp yıkmıştım bile.yavaş ve nazik hareketlerle gidip gelirken kardeşim inliyor zevk bulutlarında uçuyordu. 19 yaşında br kadın için harikaydılar amı yarağımın her yanını sarmaktaydı yeni yeni şekillenmeye başlayan memeleri göğsüme değmekteydi hele o terle karışmış kadınsı kokusu beni şehfet içinde bırakıyor beni mutluluktan öldürüyordu. Çıkardığı seslere bakarak mutlu olanın sadece ben olmadığımı bilmek çok güzel bir duyguydu.içine boşaldığım dayanıyorum diye bağırıyor kafamı göğüslerine bastırıyordu. Sonraki birkaçgün gizli gizi sikiştik bu bizim küçük sırımızdı. Bir süre anne ve teyzemi düzerken kardeşimi ihmal etmiştim bir türlü yalnız kalamıyorduk zaten kalsak bile artık yavaş yavaş tükeniyordum böylesine azgın üç karıyı idare etmek kolay değildi. Fırsattan istifade kardeşim bir gece babasının yanında yatmış onu baştan çıkartıp sikişmelerini sağlamıştı.böylece aileye yeni bir sikici eklenmişti. Ben de biraz rahat nefes alcak dinlenecektim

TURİZM’DE YAŞADIKLARIM 3

TURİZM’DE YAŞADIKLARIM 3
Esas beni bundan sonra müthiş olaylar bekliyordu.Zenginler zevkleri ve intikamları için çok iyi paralar saçabiliyorlardı.Zaten buraya başladığımdan itibaren 1920 TL para biriktirmiştim.Diğer gün yine öğle saatlerindeydik ve ben masaj salonunda oturuyordum.Kapı açıldı ve içeriye 2 kişi girdi.Önceleri loş ışıktan dolayı tam yüzlerini seçemedim ama yaklaşınca gelenlerin Ecem ve Mehmet olduklarını gördüm.İşler şimdi güzelleşecekti.Hiç bir şey olmamış gibi ikisini de içeriye aldım ve “Hoş geldiniz. ” dedim.Ecem “Hoş bulduk Ozancım. ” dedi.Mehmet bey bu kadar benimle samimi konuştuğunu görünce Ecem’e baktı.

Fakat bir şey diyememişti çünkü kendisi haksızdı.Yani en azından Ecem hanımın şuanlık benimle yattığını bilmiyordu.Ecem bana “Biz masaj yaptıracağız ama aynı odada olmak istiyoruz.Mümkün mü?” dedi.Bende “Odalarımızda standart tek yatak var ama biriniz sandalyede beklerse mümkün. ” dedim.Ecem “Tamam o zaman. ” dedi.Onları bir odaya aldıktan sonra özenle hazırlandım ve masaj odalarından birine girdim.Ecem hanım yatakta uzanıyordu ve altında kalçalarının yarısını zor kapatan mayo tarzında bir iç çamaşırı vardı.Sandalye’de ise Mehmet bey oturuyordu.Mehmet bey “Sigara yaksam sorun olur mu?” dedi.Bende “Lütfen keyfinize bakın. ” dedim.

Yağı önce elime döktüm ve daha sonra omuzlarına sürmeye başladım Ecem’in.Ben sürdükçe ve okşadıkça o da rahatlamaya başlamıştı iyice ve onun omuzlarını yoğururken “Kolların çok kaslıymış.Parmakların harika,çok rahatlatıyorsun. ” tarzında cümleler kuruyordu.Mehmet bey sanki olaya müdahele etmek ister gibiydi ama edemiyordu.Çünkü karıştığı anda Ecem’de onun suratına o gün ki olayı vuracaktı.Ecem hanımın bacaklarına indiğimde hafiften inleme sesleri çıkartmaya başlamıştı.Rahatladığından mı? Yoksa kocasını kıskandırmak için mi? Yapıyor bilmiyordum ama bu işten bende büyük keyif alıyordum.Bacaklarını bitirdiğimde Ecem hanım “Kalçalarıma da biraz yapar mısın canım?” dediğinde Mehmet bey’in gözleri açıldı resmen.

Bende “Hay hay! ” dedim ve kalçalarına bol bol yağ sürüp ovmaya başladım.İyice yumuşadı kalçaları ve bende ovdukça kocası resmen köpürüyordu.En sonunda Ecem hanımın masajı bittiğinde sıra Mehmet bey’e geldi.Mehmet bey’in üzerinde bir şey yoktu zaten sadece altında ki şortu çıkarttı ve boxerla yatağa uzanacakken Ecem hanım olaya müdahele etti.Gülümser bir tavır ile “Aman canım ikiniz de erkeksiniz niye boxer giydin?” dedi ve Mehmet bey’in boxerını çıkarttı.Mehmet bey çıplak bir şekilde yatağa yüz üstü yattı ve bende masaja başladım.Mehmet beyin omuzlarına,beline ve bacaklarına masajı yaptım.Bu arada Ecem hanım üzerine sadece T Shirt giymiş altında hala o dar mayo parçası vardı.Göğüs uçlarıda belli oluyordu.

Ecem hanım “Kalçalarına da masaj yap iyi gelir. ” dedi.Kalçalarına yağı sürdükten sonra masajımı yapmaya devam ettim.Mehmet bey birşey diyemiyordu ki diyemezdi de zaten.Masajımız bittikten sonra Mehmet bey boxerını giydi ve duşlara gittiler.Bir süre sonra duşlardan çıkınca Ecem hanım “20 dakika sonra odaya gel.Cüzdanım orada kalmış bahşişini vereyim. ” dedi ve çıktılar masaj salonundan.Neler oluyordu böyle? Hiç bir şey anlamamıştım ve dedikleri gibi 20 dakika sonra masaj salonunu kapatıp odalarına çıktım.Kapıyı tıklattım,bana kapıyı Mehmet bey açtı ve içeriye geçtim.Üzerinde kırmızı bir gecelik ile çiftli koltukta oturuyordu Ecem hanım ve eliyle yanını göstererek “Gel otur buraya.” dedi.

Yanına geçtim.Ecem hanım “Misafirimize içki ikram etsene hayatım. ” dedi.Mehmet bey kenarda ki viski şişesinden bir kadeh viski doldurup bana verdi.Daha sonra da “Arkadaşa ödemesini yap lütfen. ” dedi.Mehmet bey sinirliydi hafiften,cüzdanını açtı ve 200 TL çıkartıp bana uzattı.Teşekkür ederek aldım ve cebime koydum.Ecem “Sizi buraya topladıktan sonra bir açıklama yapmak istiyorum.Ama önce o gün sizi yakaladığım kadını da buraya çağır. ” dedi.Mehmet “Ama hayatım… ” dediği anda “İtiraz istemiyorum. ” dedi.Mehmet telefonunu çıkarttı ve bizden hafifçe uzaklaşıp bir şeyler konuştuktan sonra “Geliyor.” dedi.Beklemeye başladık ve kapı çalındığı anda Mehmet hemen kapıyı açarak kadını karşıladı.Kadın içeriye tedirgin girdi ve Ecem’i görünce “Gerçekten özür dilerim.O gün…” dedi.

Ecem yine kadının sözünü keserek “Açıklama veya özür beklemiyorum ikinizden de. Sadece burada bir açıklama yapacağım size.” dedi ve ayağa kalktı.Ecem “Sizin ikinizin ilişkinize bir ses çıkartmayacağım yalnız bir şartım var.Burada olduğumuz günler boyunca ikimizde istediğimiz kişilerle eğlenip, sikişeceğiz fakat tatil bitince hepsini unutup hemen eski hayatımıza döneceğiz. ” dedi.Benim için hava hoştu zaten bir daha Ecem’i bir yerde göreceğimi düşünmüyordum.Diğer kadında kabul etti fakat Mehmet bey biraz ikilemde kaldı.Ecem sorusunu yineledi “Ne diyorsun Mehmet? İkimizde istediğimiz gibi geçireceğiz tatilin kalan kısmını. ” dedi.Mehmet bey en sonunda kabul etti ve benim yanıma gelip odamın anahtarlarını istedi.

Ecem onu durdurarak “Niye kaçıyorsunuz ki? Burada da büyükçe bir yatak var burada halledeceğiz işimizi. ” dedi.Mehmet bey “Hayatım…” dediği anda Ecem “Mahkemeye vermemi mi istiyorsun seni?” dedi.Benim bilmediğim bir koz vardı her halde Ecem’in elinde o yüzden Mehmet bey “Tamam.” diyebildi sadece.Ecem beni ayağa kaldırdı ve dudaklarıma yapıştı.Ortamın hararetinden zaten sikim taş gibi olmuştu ve Ecem’e resmen yapışmıştım bende.Önümü onun bacak arasına değdiriyor ve iki elimi de geceliğin altından içeriye sokup kalçalarını sıkıyordum.Öpüşürken onu yatağa yatırdım ve boynuna indim.Boynunu morartırcasına öpüyordum.Öperken Ecem ise inliyordu.

Elimi bacak arasına attığımda su gibi olduğunu anladım.Elim ıslanmıştı ve külotunu çıkartıp kenara fırlattım.Geceliğin askılarını düşürüp üzerinden çıkartınca Ecem’in pürüzsüz teni ve fit vücudu meydana çıkmıştı.Ecem yatakta sırt üstü yatıyordu ve ben en aşağıya kadar indim.Ayaklarını elime aldıktan sonra kırmızı ojeli tırnaklarından başlayarak o pürüzsüz ayakları öpe öpe bileklerine kadar geldim.Bileklerinden hafif hafif bacaklarına oradan da basenlerine kadar çıktım ve en sonunda bacakarasına kafamı soktum ve amına yumuldum. Ecem sanki Mehmet’i kıskandırmak istercesine inlemesini arttırdıkça arttırıyordu.Bir ara kafamı kaldırıp Mehmet bey’e baktığımda çoktan sikmeye geçmişti kadını.

O sadece kendi zevkine bakıp,işi çabuk halledenlerdendi her halde.Ecem bir süre sonra ayağa kalktı ve beni de ayağa kaldırıp önümde diz çöktü.Pantolonumu indirdi aşağıya ve ardından boxerımı da indirdi.Bende bu arada T Shirtimi çıkartıp kenara fırlattım.Ecem sikimi eline aldı ve gövdesine öpücükler kondurmaya başladı daha sonra da tamamen hepsini ağzına aldı.Resmen sikim ağzında kayboluyordu ve o yalarken bende zevkten kendimden geçiyordum.Bu arada arkamda bir hırıltı sesi geldi ve kafamı hafiften çevirdiğimde Mehmet bey boşalmaya başlamıştı siktiği kadının kalçalarına.İşi biraz erken bitmişti ya da biz çok yavaş davranıyorduk.Fakat sevişmeye başlayalı 15 dakika bile olmamıştı.

Ecem hanım ayağa kalktı ve yatakta dizlerinin üstünde domalıp kalçalarını iyice dışarıya çıkarttı. Amı bir yarık gibi karşımdaydı ve arkasına geçip birden amına köklediğimde “Ahh!” diye çığlık attı.Kalçasına biraz sert bir tokat atarak “Sus orospu!” dedim.Ecem inatla “Ah! Ah!” diye bağırmaya başladıkça bende daha hızlanıyordum.Dakikalar içerisinde hızdan ve sertlikten Ecem’in kalçaları ve bacakarası kıpkırmızı olmuştu.Mehmet bey ve siktiği kadın resmen film izler gibi oturmuş bizi izliyorlardı.Mehmet bey her halde böyle bir sikişe şahit olmamıştı daha önce.Ecem hanım bu arada orgazm olmaya başlayınca içinden çıktım ve sularının nasıl fışkırdığını izlettim.Çarşafı ve yeri ıslatmıştı resmen suları.Bacaklarından aşağıya süzülürken ben tekrardan amına girdim.

Islaklıktan dolayı “Şlap,Şlap!” sesleri artmıştı odanın içerisinde.Ecem iki elini arkaya doğru getirdi ve kollarımdan tutarak kendini çekmeye başladı bende daha rahat giriyordum içine.Ecem’e “Geliyorum aşkım! Nereye boşalayım?” dedim.Ecem “İçime!” diyebildi sadece ve o da ikinci kez orgazm olmaya başladı.Ben artık kendimi daha sert bastırıyordum onun içine ve çok geçmeden bende tüm döllerimi onun içine akıttım.Zevkten ve heyecandan boşalmam bitmemişti resmen boşaldıkça boşalıyordum ve en sonunda içinden çıkınca döllerim amından akmaya başladı.Ecem arkasını döndü ve ayağa kalkıp dudaklarımdan öperek “Harikaydın aşkım.” dedi ve duşa girdi.

Mehmet bey hala şaşkınlıktaydı.Boxerımı giydim ve yanına gidip “Sigaradan alabilir miyim?” dedim.Mehmet bey sadece şaşkınlıkla kafasını ‘Evet’ anlamında sallayabildi.Sigaradan aldım ve yaktım bir tane.Yatağa uzanıp içmeye başladım ve bu arada Ecem duştan çıktı.Kocasının masada duran cüzdanını alıp bir 50 TL çıkarttı ve bana vererek “Hak ettin bunu. ” dedi.Gülümseyip aldım ve “Teşekkür ederim.Gerçi seninle sikişmek bana en büyük ödül.” dedim.Ecem gülümsedi sadece ve yerde ki giysilerini alıp giyindi.Bende toparlandım ve kendi odama geçtim.Ecem hanım benim yerime müdür ile konuşmuştu ve birkaç işi olduğundan beni yanlarında tuttuğunu söyledi.Bende odama gittim ve biramı açıp içmeye başladım.Bir yandan da dinleniyordum.Belden aşağımı hissetmiyordum resmen.Uyuşmuş gibiydim.

Almana Siktirdim (Alinti)

Almana Siktirdim (Alinti)
Slm arkadaşlar. Anlatacaklarım Almanyada yaşayan benim gibilerine örnek olsun. Kocamla Türkiyede tanıştık ve evlendik. Beni buraya o getirdi. Evleneli 9 yıl olmuştu. Her geçen gün kocam benden uzaklaşıyor ve artık beni gözü görmüyordu. Kocamın beni yok gibi saymasına çok içerliyordum, ama elimden birşey gelmiyordu. Bir gün yataktaydık ve kocama, “Ne olur söyle, neden böyle olduk? Bir hata mı yapıyorum sana karşı?” falan derken, kocam ağzındaki baklayı çıkarmıştı. Benim sexte onu tatmin edemediğimi, kendisinin çılgınca şeyler istediğini ve benim çok kapalı ve tutucu olduğumu anlattı. Benim kafamın halen Türkiyede olduğunu, oysa kendisinin düşüncelerde başka bir dünyada yaşadığını uzun uzun anlatmıştı. Ben de, “Ne yapabilirim kocacım? Ben de böyle olmak istemiyorum. Sen benim kocamsın, ne yapmamı istiyorsan söyle ben yapayım.” dedim.

Bunun üzerine kocam, “Senin azgın bir kadın olmanı istiyorum, beni etkilemeni istiyorum, fantazilerini anlatmanı istiyorum, yatakta (sikişli, amlı, yaraklı) konuşmanı istiyorum, yeni heyecanlar istiyorum!” dedi. Kocama, “Ne anlatmamı istersin kocacım?” dedim. Kocam da, “Mesela rüyanda veya hayallerinde hiç mi başka bir erkekle sikişmedin, onu anlat!” dedi. “Tamam aşkım, anlatayım.” dedim. Oysa hiç öyle şeyler yapamamıştım, ama kocamı etkilemek istiyordum, yapmışım gibi anlatmaya başladım: “Alman komşumuz sen işteyken evimize geldi. Yakışıklı adamdı. Yeni banyo yapmıştım, bornozla kapıyı açtım, adamı içeri aldım. Karşısına oturup bornozu açtım, altımda hiçbirşey yoktu. Adam amımı görünce siki kalktı, kocaman oldu. Dizlerimin üzerinde sürünerek, adamın önüne gittim, sikini çıkarıp ağzıma aldım yaladım.” deyip, yavaşca kocamın sikine doğru eğildim ve yalamaya başladım. Hem kocamın sikini yalıyor, hem fantazi anlatıyordum.

Kocam da, siki de çıldırmış gibiydi, gözlerini kapatmış, “Karıcım devam et, evet, işte böyle, devam!” diyordu. “Onu bu yatağa getirdim. Hemen soyunduk, sonra adam kalın yarrağını amıma yerleştirip çılgın gibi sikmeye başladı. Beni evire çevire siktikçe ben zevkten inliyordum.” diye anlatırken, kocam beni deli gibi sikmeye başladı. Hemde nasıl sikiyor, terden sırıl sıklam olmuş, kuduruk bir halde beni sikiyordu, delirmiş gibiydi. Ben de bu delice sikişin tadını alıyordum, kocam uzun zamandır beni böyle istekli sikmemişti. Kocam sonunda içime patlarcasına boşaldı ve yanıma uzandı. “Harikasın karıcığım, muhteşemsin!” diyerek boynumu, boğazımı öpüp kokluyordu. Sanki yeni evlendiğimiz zamanki gibiydik. “Karıcım yeni heyecanlara ihtiyacımız var, bak nasıl kendimizden geçtik, işte böyle olalım.” diyordu durmadan. Anlattıklarıma kendim de şaşırmıştım, fakat kocamın beni sikişi ve iltifatları çok hoşuma gitmişti.

Kocam ertesi akşam, “Hadi bir çılgınlık yapalım, telefonda rastgele birini arayalım, erkek çıkarsa sen onla telefonda sex yapacaksın, ben de seni (o adam sikiyormuşcasına) sikecem.” dedi. “Tamam.” dedim. Hemen aradık rastgele birisini. Alman bir erkek çıktı. Adam telefonda daha, “Halo.” deyince, ben adama direkt, “Beni telefonda boşaltırmısın?” dedim. Adam şaşırmıştı. “Lütfen, telefonda sex istiyorum!” dedim. Adam dünden razıydı. Başladık konuşmaya, adam telefonda ne diyorsa kocam bana aynısını yapıyordu. Almana, “Amımı yalamanı, dilini amıma sokmanı istiyorum, hadi dilini sok canım…” falan diye konuşuyordum, kocam da kuduruklar gibi amımı yalıyordu. Üstümden utanmayı her dakika daha da atıp, telefondaki Almana, “Beni kocamın yanında domaltıp sikmeni istiyorum!” deyiverdim. Kocam beni domalttığı gibi, arkadan amıma sokup deli gibi sikmeye başladı. Telefondaki Alman’ın boşalmasıyla, kocam da kendinden geçercesine boşaldı…

Sevişmelerimiz bir müddet böyle devam etti. Yine azdığımız bir gün, kocam, “İstermisin seni bir başkası gerçekten siksin, ben de seyredeyim?” deyince, “Sen istiyorsan, evet, istiyorum kocacım.” deyivermiştim. Kocam bu kararımı sevinçle karşıladı ve bana karşı davranışları olumlu yönde değişmişti. Artık kocam evde benle ilgileniyor ve her dediğimi yapıyordu. Bense çok değişmeye başlamıştım, kendime olan güvenim geliyordu. Daha dekolte elbiseler, seksi iç çamaşırlar giyiyordum. Saçlarım, makyajım değişiyor ve kadın gibi kadın oluyordum.

Kocam o günden sonra internetten beni sikecek erkek aramaya başladı. Bir akşam bana, “Gelirmisin canım, bak online bir Alman çift var, onlarla tanışalım.” dedi. Alman çiftle karşılıklı Webcamları açtık ve birbirimizi tanıttık. Onlar daha önce bu tür ilişki yaşamışlar. Webcamda karşılıklı soyunduk, sanal seks falan yaptık. Önce Alman, karısını sikerken Webcamda bize izlettirdi, ardından da kocam beni sikti, Alman çift izledi. Muhabbeti iyice ilerlettik ve bu Alman çiftle buluşmaya karar verdik. Bizi evlerine davet ettiler, kabul ettik, haftasonu için randevüleştik.

Haftasonu olmuştu. Alman çiftin yaşadığı şehre gittiğimizde heyacan son noktada idi. Evlerine yaklaştıkça, hem kocam, hemde ben titiriyorduk. Zili çaldığımızda mükemmel bir şekilde karşılandık. Kadın bana sakin olmamı, ilk defasında kendisinin de böyle heyecanlı olduğunu anlatıyordu. Yemek yedik, birer kadeh şarap içtik. Sonra kadın bana, “İstersen alışman için ilkinde ayrı ayrı odalarda yapalım.” deyince, “Sen bilirsin.” dedim. Kadın oturduğu yerden kalktı, “Evet beyler, artık işimize bakalım.” dedi. Kocası da gülümseyerek, “Evet, değişik zevkler yaşama zamanı geldi.” diyerek karısını öptü ve kocama, “Evet, dostum, karımı sana teslim ediyorum. Artık senin karın sayılır, onu mutlu et!” diye kocama sundu. Kocam ve ben kıpkırmızı olmuştuk. Kadın hemen kocamı kaldırıp elinden tuttu, “Hadi aşkım, öbür odaya geçelim.” dedi ve yan odaya götürdü.

Ben adamla yalnız kalınca titriyordum halen. Adam çok kibar davranıyordu bana, “Lütfen sakin ol. Eğer istemiyorsan yapmayız, yeterki sakin ol.” diyerek yanıma oturdu. Konuşuyorduk ve şaraplarımızı yudumluyorduk. Öbür odadan karısının inlemeleri duyulmaya başladığında, adam bana gülümseyerek, “Gel.” dedi ve koridora çağırdı. Yanına gittiğimde, kapı aralığından karısını ve kocamı gösterdi. Çırıl çıplak soyunmuşlar, kocam Alman kadının amını yalıyordu. Kadın kendinden geçmiş şekilde inlerken deli gibiydi. Ben bakarken adamın arkamdan yavaşca bana sarıldığını hissettim. “Şu an kocan ve karım sikişin ön hazırlığındalar, ben de seni istiyorum, bak çekinecek birşey yok!” diye yavaşca beni kulaklarımdan öpüyordu. Kızarmam artmış, fakat ‘yok, yapma’ demiyordum. Adamla tekrar salona geçtiğimizde, aklım kocamla kadının biraz sonra sikişecek olmalarıyla meşguldü.

Salonun ortasında, adam bana arkamdan sarılmış, yavaşca elini önüme, amıma atmıştı. İlk defa kocam dışında bir başka erkeğin eli amımdaydı. Önce eteğimin üzerinden okşadı biraz, sonra elini külodumun içine soktu. Zaten nemli olan amım iyice ıslanınca, dayanamadım birden döndüm ve adamın dudaklarına yapıştım. Artık iyice azmıştım. Adam dudaklarımı koparırcasına beni yatakodasına götürdü. Önce beni soydu, sonra kendi soyundu ve beni yatağa uzattı. Her tarafımı öpüp yalamaya başladı. Dudakları amımı yalarken, sadece onun usta bir sikici olduğunu düşünüyordum, kendimi bırakmıştım. Adam amımı yalayarak beni boşalttıktan sonra, beni ters çevirdi ve götümü yalamaya başladı. Kocam da bazen götümü yalardı, fakat göt deliğimi bu kadar uzun yalandığını hatırlamıyorum. Götümün yalanmasından müthiş zevk alıyordum. Birden pozisyon değiştirdik, 69 olduk. Tüm iştahımla o kocaman yarağı yalıyordum. Adam zevkten inliyor, “Süper, bravo!” diye beni motive ediyordu…

Derken beni sırtüstü çevirip bacaklarımı ayırdı ve yavaş yavaş yarrağını amıma sokmaya başladı. O uzun ve kalın yarak amıma girdikçe beni delirtiyordu. Ne yalan söyleyim, siki kocamınkinden daha iyidi ve ustaca sikiyordu. Amıma yüklendikce ben kendimden geçiyordum, gözlerim kapanmış, orgazmdan orgazma sürükleniyordum. Gözümü bir ara açmıştım ki, kocam ve kadın yanımızdalardı, sarmaş dolaş, gülümseyerek bize bakıyorlardı. Adam kocamdan ve karısından çekinmeden, halen deli gibi sikiyordu beni. Kadın yanıma diz çöktü, üzerime eğildi ve gözümün içine bakaraktan beni dudaklarımdan öpmeye başladı. İlk defa bir kadınla öpüşüyor olmama rağmen, çılgınca öpüşüyorduk. Kocam da kadının arkasına geçti ve kadını sikmeye başladı. Beni siken adam hızlanmıştı iyice, “Jaaa, ich komme!” diye bağırarak, sikini amımdan çıkardı ve memelerime boşaldı. Kocama dönerek, “Süper karın var, müthiş sikişiyor!” dedi. Kocam, “Senin karın da süper sikişiyor!” dedi ve çok geçmeden kocam da kadının sırtına boşaldı…

Ardından banyoya girdik temizlendik. O gün sabaha kadar, çeşitli pozisyonlarda sikiştik, kocamın fantazisi gerçekleşmiş, ben de başka bir erkekle sikişin tadını almıştım. İleriki zamanlarda kocamın daha renkli, daha değişik fantazileri oldu, hepsini gerçekleştirdik. Kocamın fantazileri sayesinde seks hayatımız artık monoton ve sıkıcı geçmiyor. Kocam bana yeniden aşık oldu! Kocama minnettarım ve buradan teşekkür etmek istiyorum: “Sağol kocacım! Bana başka zevkler tattırdığın için teşekkür ederim aşkım!”

KARIM BUĞDA, MEHMET BEYİN METRESİ

KARIM BUĞDA, MEHMET BEYİN METRESİ
Mehmet beyle bütçemizin çok üstünde bir barda tanışmıştık. O gece barın özel bir parti için kapalı olduğunu öğrenince üzülmüş kapıdaki adamı ikna edip girmeye çalışıyorduk. Yanımızda beliren iyi giyimli orta yaşlı bir adam görevliye, “Onlar benimle beraberler” deyince, adamın elindeki listeye bile bakmadan yana çekildi. Birlikte içeri giriverdik. Çok sevinmiştik. İltimaslı bir durumda olmak da çok hoşumuza gitmişti. Buğda’yla bir birimize bakıp gülüyorduk. Buğda da varlıklı bir ortamda oldukca şımarık büyümüştü. Dört yıl önce babasının iflasından sonra ki hayatına hala alışamamıştı. O zengin rahat hayatı doğal hakkı olarak görüyordu. Ben de Buğda’nın hakettiği hayatı yaşamasını istiyordum. Onun için
buraya girmiş olmak bizi özellikle mutlu etmişti.

Kalabalığın çok seçkin olduğu belliydi. Çok şık giyinmiş bir kadın bize doğru koşarak geldi. “AAA! Mehmet’ciğim iyiki geldin” diye sarılıp öptü. “Melek yok mu?”
“O Londra da”
Sonra da bize dönüp, “Bunlar benim yeni arkadaşlarım” dedi gülerek. Kapı daki olayı kısaca anlattı. “Çok iyi yapmışsın. Böyle tatlı gençleri her zaman aramızda görmek isteriz. ” Görünümüşümüzün diğer konuklardan aşağıda kalmadığını farkettim. Gülümseyerek elimizi uzattık “Ben Kerem” dedim. Karım da ” Ben Buğda” dedi. Mehmet bey ve parti sahibi Pervin hanım kendilerini tanıttılar. El sıkıştık. Parti yayına yeni başlayan bir dergini tanıtımı içindi. Pervin hanim “Pardon, Ben birazdan gelecegim” deyip ayrıldı.

Mehmet beyle sohbete başladık. Eski bir istanbul ailesinden geldiği belliydi. Yakışıklı degildi ama başka bir çekiciliği vardı. İçkiler içildikce samimiyet artıyor ama ilişkinin dengesi hiç değişmiyordu. Biz ona hep Mehmet bey diyorduk oda bize Buğra ve Kerem. 45 Yaşıda ve Evli olduğunu bizim yaşlarımızda bir oğluyla bir kızının olduğunu öğrendik. Biz de ona üniversiteyi bitirir bitirmez evlendiğimizi ve şimdi iki yıllık evli olduğumuzu söyledik. Anlattığı hikayelerde çapkınlığı konusunda hiç çekingen degildi. Ama direkt olarak da Buğra ya asılmıyordu. Sakin ve ağır tavrı ona gittikce daha çok saygı duymamızı sağlıyordu. Karım bu tür erkeklere her zaman ilgi duyardı. Mehmet beyin esprilerine gittikçe daha çok gülüyor anlattığı hikayelere gereğinden fazla olumlu tepki gösteriyordu. Her halinden onu etkilemeye çalıştığı belliydi. Mehmet bey garsona içkilerimizi söylerken, bize gösterdiği ilginin benim de hoşuma gittiğini hissettim.

Pervin hanım birazdan geri gelip onu bir kaç kişiyle tanıştırmak istediğini söyledi. Bize “Siz keyfinize bakın ben biraz ayrılacağım” dedi. Yakınımızdaki bir gurupa götürdü onu Pervin hanım. Onlar konuşurken uzaktan seyretmeye başladık. Herkez ne kadar saygı gösteriyor ,önem veriyordu. “Ne kadar etkileyici biri” dedi karım gözlerini ona dikmiş, ” Deli gibi İstiyorum onu.” O anda artık benim engelleyebileceğim bir şey olmadığını biliyordum. Kıvırtarak benden uzaklaştı. Danseden kalabalığın arasına karıştı.

Herkezin işgisini çekmesi vakit almadı. Buğda’nın üstündeki mavi dar mini elbise sütun gibi bacaklarını cömertce sergiliyordu. Etrafta başka çekici kızlar olmasına rağmen bütün erkeklerin ilgisi ondaydı. Dans ederken İnce kumaşın altında titreyen diri göğüslerinin sütyensiz olduğu belliydi. Etrafındaki erkeklerin sayısı kısa zamanda üç olmuştu. Uzun düz sarı saçları dağılırken ışıkta parlıyordu. Yuvarlacık çıkık poposu her salınışında başka bir güzel görünüyordu. Buğda etrafındaki erkeklere pas verirken ara sira da Mehmet beye çapkın bakışlar atıyordu. İstediğinin Mehmet bey olduğu aşikardı. Mehmet bey bir sure sonra icinde oldugu guruptan ayrilip yanima geldi. Benimle beraber karimi seyretmeye basladi. Bana dönüp “Karın tam bir felaket ” dedi kendinden emin bir gülümsemeyle. Çocukca bir sevinçle gülümseyerek “Teşekkür ederim. Öyledir” dedim. Sevincimin karımın istediği oluyor diye miydi yoksa benim de saygı duyduğum biri ondan hoşlandı diye mi bilemedim.

15-20 dakika sonra Mehmet bey Buğda’ya eliyle gel işareti yaptı. Buğda dansetmeye devam ederek diğer erkeklerin arasından süzülüp yanımıza geldi. “Ne kadar güzel dans ediyorsun sen bakiim” dedi.
“Ederim. Özellikle hoşuma giden bir erkeğin önünde olursam”
“Hangisinin?” Diye sordu Mehmet bey sanki anlamamış gibi.
Buğda elini uzatıp Mehmet beyin elini tuttu. Gözlerinin içine bakarak “Sizin” dedi. Mehmet bey bildiğini karımın agzından duymaktan mutlu, gülümsedi. Ne benden ne de etraftakilerden çekinmiyor gibiydiler. Buğra artık konuşurken ona dokunuyor, gözlerinin içine bakıyor, genç kız gülücükleri ile süslüyordu sözlerini. Bu hale geldiğinde karımın karşısındaki erkeğe teslim olduğunu biliyordum. Bu yaşlı kurtun bunu benden çok daha iyi bildiğinden hiç şüphem yoktu. Arkadaşı olduğunu tahmin ettiğim bir yaşıtı bir erkek yaklaşıp “Nasılsın ?” Diyene kadar bir birlerine kur yapmaya devam etiler. Mehmet bey arkadaşını başından çabuk savmasini bildi. Karimin elinden tutup “Gelin daha sakin bir yere gidelim ” dedi.

Mehmet bey Buğra’yla el ele, ben de yanlarında dışarıya çıktık. Hemen arabası geldi. Son model siyah bir Mersedesti. Şöför kapıyı açtı. Mehmet bey Bugra’yı nazikce arabaya bindirdi. Kendisi bindi. Ben de arkalarından binmeye yeltendim şöför kibarca beni ön koltuğa yöneltti “Burada daha rahat edersiniz beyfendi” dedi. Biraz bozuk “Ha, tabii” dedim. Ön koltuğa oturdum. Araba yeni deri kokuyordu. Şöför kapımı kapattı. Kendisi de bindi. “Villaya mı beyfendi?” Diye sordu. Evet cevabını alırken hareket etmiştik bile. Arabanın sessizline rağmen Mehmet beyin sesini duyuyor ama çoğu zaman ne dediğini anlamıyordum. Karımın ara sıra evet hayır dediğini ve gülüşlerini duyuyordum. Sesleri kesildiğinde öpüştüklerini anlıyordum. Yol fazla sürmedi. 15 dakika sonra Demir bir kapıdan girip güzel bir evin önünde durduk. Şöför hemen inip arka kapıyı açtı önce Mehmet bey indi elini uzattı Buğra’nın inmesine yardım etti. Ben de kendim çıktım. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Bekçi olduğunu tahmin ettiğim bir adam evin yan tarafından koşarak geldi. “Hoş geldiniz Mehmet bey” dedi kapıyı açtı. Mehmet bey Buğda’nın beline sarılıp içeri girdiler. Ben de arkalarından girmeye yeltenirken. “Seni ben sonra çağıracağım. Şimdilik burada bekle” dedi. Bir şey söylemeden durdum arkalarından baktım. Kapı kapandı.

Şimdi geriye dönmem gerekiyordu ama şöförle yüz yüze gelecegimi düşünerek utandım. Onun da bekleyeceği belliydi. “Gel koçum arabada otur” diyen sesiyle kendime geldim. Artık bana bey efendi demiyordu. Patronu yoktu ortalıkta. Bu duruma aşina olçuğu bes belliydi. Pek fazla göz göze gelmemeye çalışarak arabaya girdim. Onunla muhattab olmak istemiyordum. Sessizliği o bozdu. “Yenge de pek hoşmuş” dedi. ” karın mı?” İsteksizce “Evet” dedim. “Mehmet bey böyle ufak tefek genç kızlara bayılır. Çoğu zaman böylelerleri çıkmıyor. Onun için keyifli görünüyor bu akşam. ” dedi kendisinin de hoşuna gitmişti sanki. “Zor geliyor mu sana? Diye sordu. Sesinde samimiyet ve sıcaklık vardı. Biraz daha yakın hissettim kendimi ona . Birinin yakınlığına ihtiyacım vardı açıkcası. ” Eh, tabii ağır geliyor” dedim. Babacan bir gülüşle “Alıştırsın oğlum zevk de alırsın. Sen öyle birine benziyorsun. Buraya gelinceye kadar ağzını açıp bir şey diyemediğine göre” dedi ayni gülümsemeyle. “Mehmet bey senin hatundan hoşlanırsa senin de ihya eder. ” zaten o utanç verici zevki aldığımı ona itiraf edemedim” ama anlamış olacak ki, “Sessiz olursan seni onları duyabileceğimiz yere götürürüm. ” dedi, ” Peki” dedim uysalca.

Eliyle gel işareti yaparak yürümeye başladı. Arkasına takıldım. Evin arkasına doğru yürüdük. Etrafta başka bir ev olmadığı için sessizliğin içinde karımın haykırmaları duyulmaya başladı. Hafif bir ışığın geldiği ikinci kattaki pencerenin altındaydık. Ne çabuk başlamışlardı. Nasıl hemen karım böyle bas bas bağırır hale gelmişti. Sikimin kalktığını hissettim. Şöförün de eli de apış arasına gitmişti. Pantolonunun içinde aletini düzeltti. Sessizce “Üff, lan orospu iyi bağırıyor” dedi. Yarağını pantolonunun üstünden avuclayıp oynamaya başladı. Gayri ihyiyari bende aynı şeyi yaptığımı farkettim. O daha fazla beklemedi pantolonunun kemerini çözdü donuyla birlikte aşağı indirdi. Dışarı çıkan yarağına asılmaya başladı. Artık kendimi engelleyemiyordum ben de aynisini yaptım. Asılmaya başladım. Neredeyse hiç tanımadığım bu adamla yan yana pencerenn altında karımın sikilirken çıkardığı seslere 31 çekiyordum.

Şöför kulağıma yaklaşıp, “Acele etme” dedi “Mehmet bey uzun uzun siker gelmeden” bir şey söylemeden başımı salladım. Kulaklarım da karımın çığlığı ve vücutlarının bir birine çarpmasının sesi, kendimden geçiyordum. Birazdan Buğda’nın haykırmaları arttı. “MEHMET’İM ! ERKEĞİMMM! SİK BENİİİİİİ! ” diye bağırdı. Artık sadece çığlık atıyordu. Geliyordu. Bir kaç dakika sürdü gelmesi. Onun böyle kendini kaybetmiş bir halde boşadığını hiç duymamıştım. Mehmet bey “Amına koduğumun küçük orospusu” diye soluya soluya vuruyordu karıma. “Daracıksın amcık beni de getireceksin” dedi. Hemen ardından kendisin de böğürürcesine sesler çıkartarak boşaldı. Sesleri duruldu. Şöför hızla pantolonunu toparlaya başladı. “Hassiktir orospu çabuk getirdi” dedi “Toparlann gitmemiz lazım hemen.” paniğini anlamadım ama ben de telaşlandım. Pantolunumu çektim aceleyle. Sessizce kaçtık.

Evin önüne geldiğimizde “Mehmet bey asla bu kadar çabuk gelmezdi. Senin karının muamelesi çok iyi olmalı” dedi. “Bir şey istemek için telefon eder bazan onun için korktum. Pencerenin altındayken benim telefon çalsaydı boku yemiştim.” Mehmet beyden telefon gelecek diye bekleyerek bir daha arkaya gitmedik. İki saate yakın konuştuk. Adı Kemal miş. babası da mehmet beyin babası için c
Çalışmış. Onun için çok güvenirmiş kendisine. Ben de kendimden bahsettim. Karımın erkeklerden ne kadar hoşlandığını ve benim bunu bilerek evlendiğimi anlattım. Aklı almadı ama dinlerken eğlendiğini hissettim. Benden dört beş yaş daha büyüktü. Bekardı. Şimdi gönlünü eğlendiriyordu. Ama temiz bakire bir kız bulup evlenmeye niyetliyi. “Ben namusuma düşkünüm” dedi “Karı dediğin evinin erkeğinin kadını olur. Bir erkeğe yan gözle baksın öldürürüm valla. Mehmet bey de öyle dir bakma önüne gelene kayar ama karısının yeri başkadır. “ Sen de biraz karına sahip çık diyeceğim ama geç kaldın galiba “. Deyip gülmeye başladı. “Senin karı mal canım. Sen ona sahip çıkamazsın zaten. O yolun yolcusu o. ” ben sadece dinliyordum.

Sonunda Kemal’in telefonu çaldı. Hemen açtı. “Tabii Mehmet bey” dedi bir kaç defa daha “Tabii… Tabii” dedi. Bana dönüp “Gel bakalım ” deyip kapıya doğru yürdü. İçeriye girdik. Gösterişli bir antrenin ardından loş aydınlatılmış büyük ve etkileyici salona girdik. Zenginlik evin her köşesinde hissediliyordu. Modern, beyaz ağırlıklı dekorasyon çok hoşuma gitmişti. Merdivenin ardındaki bölümü göstererek, “Bak burası bar ” dedi. İçkileri, bardakların yerlerini gösterdi. “Ben bir şey istemiyorum” dedim. Güldü. “Senin için değil, salak.” dedi. “Mehmet bey istediği zaman götüreceksin.” Düşünemediğim için kendime kızdım. Mutfağı ve diğer yerleri gösterdikten sonra Üst kata çıktık. Heyecanlanmaya başlamışım. Yanlarına gidiyorduk galiba. Nasıl davranacaktım? Ne yapacaktım. Nasıl konuşacaktım? Ağzım kurumuştu heyecandan. Holün sonunda hafif ışık gelen odaya yaklaştıkça kalbim yeniden çıkaracak gibiydi. Kemal öksürerek geldiğimizi belli etti. İçeriden “Gelin gelin! ” diyen Mehmet beyin sesini duyduk. O önde ben arkada içeri girdik. Kocaman yatak odasının ortasında onunla orantılı büyüklükte bir yatak vardı. Odanın içide yoğun bir seks kokusu vardı. Yarı oturmuş vaziyetteki Mehmet beyin göğsüne başını dayamış olan karım çok mutlu görünüyordu. Narin elleri onun kıllı göğsünü okşuyordu. İkisi de gögüslerinin üstüne kadar örtülüydü. Herhalde biz gelmeden örtmüşlerdi üstlerini. Saçı başı dağınıktı karımın. Dudaklarında ruj kalmamıştı Bana bakıp gülümsedi. Mehmet beye ayıp olmasın diye karşılık veremedim. Mehmet bey bir koluyla Buğda’ya sarılmıştı. Dığeriyle onu. Omuzunu okşuyordu. Muhabbetlerini kesmiş gibi suçluluk duydum ama kendisi çağırmıştı bizi. Kendinden emin ama artık daha sevecen sesiyle “Kemal sana her şeyin yerini gösterdi mi ? ” dedi. “Evet, Mehmet bey.” Dedim. ” Hadi bakalım o zaman bana bir buzlu Jack Daniel getir” Dedi. Buğda’ya dönüp soracaktı ki ” Buğda’ ya da aynisinden getir. ” dedi. Ona döndü ” Seni istediğim gibi yeniden yaratacağım” dedi gülümseyerek. Karım da kıkırdayarak kıllı göğsüne öpücük kondurdu. “Ben bilmem. Beyim bilir” dedi. Mehmet bey bana dönüp “Hadi bakalım git getir şimdi” dedi. Kemal’e “Kerem içkileri hazırlayıncaya kadar bekle bir yanlış yapmasın sonra evine gidebilirsin” dedi. Kemal ” Tabii Mehmet bey” dedi. İkimiz tam odadan çıkıyorduk ki arkamızdan, ” Dur bak seninle biraz oyun oynayalım. Aşağıda soyun üstüne de Buğda’nın kilotunu giy. Öyle gel” diye bağırdı. Etrafa bakınıp kilotu aradı. Bulamayınca. “Durmayın orada! Arasınıza!” diye kızdı. Kemal’le ben yatağın etrafında dolaşıp Buğda’nın kilotunu aramaya başladık. Sonunda Kemal yatağın dibinde buldu. “Buldum mehmet bey” dedi. Beraberce odadan çıktık.

Aşağıya ininceye kadar Kemal karımın kilotunu koklayıp durdu ” Of çok güzel kokuyor yaa! Hala sırıl sıksam” deyip duruyordu. Aşağıdaki bara indiğimizde Kemal ” Hadi giy bakalım karının kilotunu” dedi “Sen gittikten sonra” dedim. Ama israrlarının sonunda daha fazla karşı koyamadım. Kemal şu anda bana burada destek olabilecek tek kişiydi. Soyunmaya başladım. Gömleğimi, Pantolonumu, kilotumu, çoraplarımı tek tek çıkardım. Çırılçıplak çıplak Kemal’in önünde duruyordum. Sikim hala kalkıktı. “Ver de giyeyim bari ” dedim. “Dur bekle ” dedi. Kemerini çözdü. Pantolonunun önünü açtı. Yarağını çıkarttı. Karımın kilotuna sürtmeye başladı. Dışarıda azıp da gelememeni acısını çıkartacaktı belliki. Ara sıra da bana bakarak “Oh kerem karın tam sikilecek bi karı. Tam bi orospu” diye fısıldıya fısıldıya 31 çekmeye başladı. Çok sürmeden karımın kilotuna fışkırttı. ” Ooooohhh! ” çekti. Vıcık vıcık kilotu ellime verdi ve pantolonunun toplamaya başladı. Gülerek”Giy hadi” dedi. Öylece durdum. “Giyesen lan! hadi!” dedi. Tek ayağımla mermer zemin üstünde dengemi sağlayarak bir bacağımı geçirdim. Sonra da ötekini. Kilotu belime kadar çektiğimde Kemal’in dölü sikime, taşaklarıma bulaştı. Bu nedense sikimin daha da kalkmasına neden oldu. Kemal’in bunu farketmesi ihtimalinden rahatsız oldum. Sikimin ucu karımın kilotunundan dışarı taşıyordu. Arkasındaki ip ise popumun arasına girmişti. Kemal’in karşısında gerçekten utandığımı farkettim. O ise bana bakıp eğleniyordu. “Dön şöyle bir de arkada bakayım” dedi. Gayri ihtıyari dediğini yaptım. “Ohh ! Yavrum göte bak!” deyip kıçıma bir şaplak attı. Hafıfce yana kaçtım. “Hadi içkileri götür gecikmeden. Kızacak Mehmet bey sana ” dedi. Haklıydı. Ellerim titreyerek bardaklara wiskiyi döktüm buzlarını koydum. Bardakları Kemal’in verdiği tepsiye yerleştirdim Ona bir bir şey demeden arkamı dönüp serin mermerin üstünde yürümeye başladım. Arkamdan hala baktığını biliyordum.

Merdiveni çıkarken kilotun sürtünmesiyle Kemal’in dölü iyice bulaşıyordu. Hole geldiğimde kalbim tekrar hızlı hızlı çarpmaya başladı. Odalarına yaklaşıyordum. İçerden seslerini duymaya başladım. Seks sesleri değildi. Konuşuyorlardı. Odanın kapısına geldiğimde durdum onların odasına giriyordum izin almam gerektiğini düşündüm. Beni hemen farkettikler. Mehmet bey ” Gel Kerem ‘ciğim” dedi. Geç kaldığımı farketmediği için sevindim.
Yanlarına gittim tepsiyi uzattım ama Mehmet bey kendi eline daha yakın olduğumu farketti ve “önce bayanlara sunulur” dedi. Haklısınız özür dilerim deyip tepsiyi karıma uzattım. Bardağı alırken “Çok yakışmış kilotum ” dedi, sevimli bir tavırla. Ardından Mehmet bey aldı içkisini. Bardaklarını tokuşturup birer yudum aldılar.

Mehmet bey bana sandalye çekip yatağın yanına oturmamı söyledi. Dediğini yaptım. Yatakta biraz daha doğruldular. Artık biz bize olduğumuz için üstlerini örtmeye çalışmıyorlardı. Karımın güzel göğüsleri ortaya çıkmıştı bile. Onlara bakmak istiyor ama Mehmet Bey’den çekiniyordum. Mehmet bey, Kerem’ciğim diye söze başladı. Karımdan çok hoşlandığını, metresi olmasını istediğini, karımın da bunu severek kabul ettiğini söyledi. Bana sormadan kabul ettiği için karıma kızmama rağmen karımın bu güçlü, zengin erkeğin metresi olacağı düşüncesi hoşuma gitmişti. Bir yandan da bunun hayatımızı nasıl değiştireceğini, ne zorlukları olacağını bilemediğim için korkuyordum. Yine de olumsuz bir şey demeye cesaret edemedim. “Siz nasıl uygun bulursanız ” dedim. Karım duygularımı biraz farketmiş olmalı ki ” Güzelim , ben senin karın olarak kalacağım. Çekineceğin bir şey yok. Sadece Mehmet beyin de kadını olacağım. Tabii o bazan seninle olamayacağım ama onun karşılığında lüks rahat bir hayatımız olacak. ” dedi. Mehmet bey, “Pipinin haline bakılırsa hoşuna da gidiyor zaten. ” deyip güldü. Karımın pembe kilotundan fırlamış sikimle orada öyle oturmuş başımı sallayarak dediklerini onaylıyordum.

Birazdan Buğda, “Aaaaa! Bu kocaman olmuş yine!” Diye kıkırdadı. Eliyle onu kavradığını anladım. Mehmet bey benimle konuşmasını cümle ortasında kesip Buğda’ya döndü. “Bebeğim sana doymuyor o” dedikten sonra karımın dudaklarına yumuldu. Bir yandan da eliyle memesini avuclamaya başladı. Üstlerindeki ince örtü hareketleri arttıkça açılıyordu. Karımın güzel vücudu tamamiyle ortaya çıkmıştı. Mehmet bey de üstünü örten son kısmını ittirerek üzerinden attı. İlk defa vücudunun ne kadar kıllı olduğunu gördüm. Yarağı çok heybetliydi. Kalın uzun ve kapkaraydı. Damarlarını görebiliyordum oturduğum yerden. Kıllı iri taşakları da kapkarydı. Karımın narin eli sım sıkı kavramıştı gövdesini adeta kaçmasından korkar gibi. Az sonra Mehmet bey karımı altına aldı. Buğda bacaklarını aralayıp dizlerini kaldırdı. Mehmet bey eliyle yarağını tutup karımın amına dayadı dudaklarını dudaklarından ayırıp gözlerinin içine baka baka ittiremeye başladı. Karımın yüzünde bir gerginlik oldu. Saatlerce girip çıkmasına rağmen hala büyük geldiği belliydi. Karım İçine tamamiyle alır almaz bir “Ohh!” Çekti ardından bacaklarını kaldırıp iki yandan erkeğinin beline doladı kırmızı ojeli küçük güzel ayaklarını bir birine dolayıp kilitledi. “Seninim erkeğim ! Seninim! Kökle dibine kadar” diye soludu arzuyla.

Mehmet bey zaten bekleyecek değildi. Kıllı poposunun karımın bacakları arasına doğru alçaldığını seyrederken içim cız etti. Aldığım bu zevke rağmen kıskançlık ve burukluk duygusu güçlüyü. Karımın aldığı zevki tekrar tekrar isteyeceğini ona bağlanacağını biliyordum. Mehmet beyin kasıkaları aşağı yukarı hareket etmeye başladığında bu düşünceleri unutup önümde gerçekleşen muhteşem çiftleşmeye Konsantre oluvermiştim. Yumuşak başlayan hareketler gittikçe daha sert ve acımasız oluyordu. Adeta Buğda’ya acı vermek ister gibi sikiyordu artık. Buğda onun altında zangır zangır sarsılıyor, nefes nefese inliyordu. Kırmızı ojeli küçük ayakları Mehmet beyin kıllı poposunun üstünde fırtınada sallanan yapraklar gibiydi. O kocaman yaragın biricik aşkımın amına girip çıkmasını kıpırdamadan seyrediyorum. Adeta büyülenmiştim. Kolları yettiğince ona sım sıkı sarılıyor dişlerini sıkarak altında debeleniyordu. Başını iki yana sallayarak haykırmaya başladığında geldiğini anladım. Ama duramıyordu. Mehmet bey de durmuyordu. Karım, “Yeter ! Yeter! ” diye yalvarmaya başladı. Mehmet bey daha gelmemişti. Dakikalarca daha hayvan gibi sokup çıkardı. Karım tekrar deliler gibi bağırmaya başladı. Yine geliyordu. Vücutların birbirine çarpma sesine Mehmet beyin küfürleri eşlik etmeye başladı.

“Amına koyuyorum kaltak! Daracık deliğini sikiyorum! Amına koduğumun orospusu!”

O da kendini kaybetmişti. Öyle güçlü koyuyordu ki, karıma bir şey olacak diye korktum. Karım artık ona sarılamıyor altında boş bir çuval gibi sallanıyordu. Sonunda Mehmet bey böğüre böğüre karımın içine boşaldı. Bütün agarlığıyla, nefes nefese yatan karımın üstüne yığıldı. Yavaşça yana kaydı. Sırt üstü uzandı. O da nefes nefeseydi. Yumuşamış ama hala kocaman yarağı karımın amından kayarak çıkmıştı. Pırıl pırldı. Birazdan karımın güzel amından beyaz yogun bir sıvının sızmaya başladığını gördüm. Mehmet beyin dölü karımın rahminden dışarıya taşıyordu. Gecenin kimbilir kaçıncı boşalması olmasına rağmen bu kadar çok olduğuna şaşırdım. Gözlerim yavaşca süzülen eden sıvıya kilitlenmişti. Kimbilir daha ne kadarı karımın rahmindedir diye düşünürken Mehmet beyin sesini duydum. “Amına koduğumun orospusu bitirdin beni” Hala nefes nefeseydi. Buğda nın ise cevap verecek hâli yoktu. Yarı baygın hareketsiz yatıyordu sırtüstü. Diri dolgun memeleri inip kalkıyordu sadece. Terden sırıl sıklamdı. Loş ışıkta parlıyordu. Ter ve seks kokusu iyice sarmıştı odayı.

Ben sesimi çıkartmadan onlara bakıyordum. Sikim de hala dimdikti. Mehmet beyin “Kerem git bize soğuksu getir” sözüyle kendime geldim. Konuşacak halde değildim. Hemen kalkıp odadan çıktım. Mutfağa doğru yürürken olanları tekrar yaşıyordum kafamda. Hemen geri dönmek için acele ettiğimi farkettim.

Odaya geri döndüğümde Buğda daha tam kendine gelmemişti. Mehmet beye suyunu verdim. İçti. Karıma “Bebeğim, su iç biraz kendine gel” dedi. Yine o kibar bey efendi olmuştu. Karım hafifçe gülümsedi. Doğrulup suyu içti mehmet beyin elinden. Bitap görünüyordu. Ondan tepki gelmeyince bana dönüp baktı. Aşağıdan yukarıya süzüp gülümsedi. O an utandım. Karımın kilotundan fırlayan sikime bakıp ” 31 çekmek istermisin ” dıye sordu. Yüzüne bakmadan başımı salladım. “Bana bak avucunu içine boşalacaksın. Bir yeri kirletirsen çok kızarım. Tamam mı?” Gülüyordu. Başımı salladım. Avucuma tükürüp küçülmüş haliyle bile benimkinden büyük bir yarağın önünde 31 çekmeye başladım. Karımın döl sızan güzel kılsız amına bakıyordum. Daha ikinci sıvazlamada sessizce boşaldım avucuma. Bir çocuğun yaptığı marifeti seyredermiş gibi eğlenmişti 31 çekmemden. “Hadi şimdi git temizlen. Sonra şu karşıdaki kanepeye uzan uyu. Bir şey istersem uyandırırım seni” dedi.

Döndüğümde ikisi de uyumuşlardı. Dediği gibi kanepeye uzandım. Bulduğum bir örtünün altında büzülüp uydum.

(alıntı :
http://karimseninkoynundamutlu.tumblr.com)

Esimle ilk Fantezimiz

Esimle ilk Fantezimiz
Bizler Berkant ve Alev… (elbetteki buradaki isimlerimiz.) 2 yıllık evliyiz ve öncesinde de 3 yıllık sevgililik dönemimiz var… Buraya takılma amacımız sadece biraz heyecan hepsi bu…

Siteye ilk üye olma mesajımız buydu. ..
Aslına bakarsanız eşimin bu siteye benimle birlikte üye olmasını sağlamak hiçte kolay olmadı. Ne demek istediğimi evli arkadaslarim daha iyi anliyordur. Birbirini seven klasik bir aile olarak en baslarda bir film izlerken bile erotik bir sahne ciktiginda kanal degistirirdi esim, ya da bikinili bir sahne vs. acilinca bu seferde bunu kıskancliktan yapardi. Ancak günde iki defa sex yaptigimiz o yogun gecen sex döneminden sonra bu sefer isler degismeye basladi ve on sevismelerdeki fisildamalar basladi…

—sevgilim şuanda plajda sevistigimizi hayal et(berkant)
—ssst odamizda olsun, ne plaji(alew)
—kücük alew öyle demiyor ama(kukusu sırılsıklamdi:-)

hemen bir resim actim netten ve sordum

http://xhamster.com/photos/view/7056034-123020912.html#content

–Marmariste bir koyda böyle sevismek istemez miydin? (berkant)
–Marmaris mi, yurtdisi olsun bari bi gören tanidik olmaz en azindan…(alew)
–Sen iste sevgilim benim, yunan adalarindan birindeyiz
—sonra peki (alew)
—sonra soyunup sevismeye devam ediyoruz
—cirilciplak mi (alew)

http://xhamster.com/photos/view/7056034-123020896.html#content

—sonra bizi izleyen evli ciftler olsa (berkant)
—yaa (alew)
—askim numara yapma sirilsiklamsin, söyle sen nasil isterdin
—alew iyice uçuşa geçmişti sadece o anlamlı gülüşüyle cevap verdi (alew)
—askim, sana birsey soracagim ama dogru soylediginden emin olmak icin bunu kukusuna dokunarak soracagim
—zor olmasin ama 🙂
—sen en cok kim izlesin isterdin bizi, erkek miii, kadin miii, cift miii,
—şeyyyy ımmmmm cift olabilir,
—askiiiiiim aklindan bunun geçmedigini ikimizde biliyoruz, erkekler izlesin isterdin değil mi benim orospum,

böyle konusmam Alewi her zaman çıldırtmaya yetmiştir yatakta ve öyle de oldu

—evet erkeğim, sen orospunu sikerken plajda, erkekler bizi izlesin isterdim…(alew)
—erkekler demek… kaç erkek izlesin peki benim kisragimi…(berkant)
—4 yok yok hımmmm 5….(alew)
—orospuuuu

yine şu şuh gülüş

bir yandan sirilsiklam olmus Alewi emmeye devam ediyordum, bense çoktan kazık gibi olmustum ve o son donemeclerdeydim, kendimi kasarak devam ediyordum…

http://xhamster.com/photos/view/7643312-134936806.html#content

—peki söyle bakalim sadece izlemelerini mi isterdin…(Berkant)
—şey hayir tabi…(Alew)

Alew dilimin altinda inim inim inliyordu ve vereceği cevabı duymak istemiyordum, kalbim sıkışıyordu
derken
cevap geldi

—beni izleyerek aletleriyle oynasınlar…(Alew)

derin bir oh çektim içimden, hem önümdeki alewin atesinden hem olayin stresinden yüzümden ter bosaliyordu, ama garip bir hisle kasinmaya da devam ediyordum…

—ciplak mi olsunlar…(berkant)
—hımmm olabilir…(alew)
—ne düşünsünler bizi izlerken….
—senin yerinde olmayi…
—acik konuuş….(berkant)
—emin misin
—evet aklindan geceni düsünmeden söyle, fantazi bu,
—peki sen istedin….dedi ve o cümle döküldü ağzından…

.–senin yerinde olup benim amcığımı senin siktiğin gibi, sertçe siktiklerini hayal ederek yaraklarini avuçla…
..

daha lafını bitiremeden hemer arkasini çevirdim ve önce beline fışkırarak boşaldım ve sertliğim sönmeden içine girip devam ettim, sırtına beline bosaldigimi anlamamistir diye umarak devm ettim sonra her zamanki ateşli buluşma sonlarimiz gibi yığılıp kaldık bi 10 dakika sonra duş aldık ve tv karşısına oturuduk…

Tabiki bu olayda Alewin gözünden kaçmamıştı…
–Aşkım neden öyle oldu
–nasıl oldu…???
—erken geldin, belime sırtıma hatta :DD
—olur öyle arada hadi işine bak 😉

TATILDE GRUP (ALINTI)

TATILDE GRUP (ALINTI)
Merhaba sevgili hikaye okurları, ben Arif, 45 yaşındayım. Almanya’da yaşıyoruz. Karımla düzenli bir sex haytımız var. Sevişirken birbirimize bazı fantazilerimizi anlatır, azarız. O bana bazen başka yarakların tadını merak ettiğini söyler, ben de birden fazla kadını aynı anda sikmek istediğimi söylerim, yada buna benzer şeyler ile birbirimizi azdırırız. Bu sene de yaz tatilimizi Türkiye’de geçirmek istiyorduk. Mersin yakınlarında bir yazlığımız var. Karım, “Aşkım nasılsa çocuklar gelmiyor, gel bir otelde tatil yapalım!” dedi. Ben de kabul ettim ve Antalya’da bir otele rezervasyon yaptım. İki hafta güneşin ve tatilin tadını çıkarmak istiyorduk. Karım tatil öncesi alışveriş yapacağını, tatilde bikini giymek istediğini söyledi. Karıma, “İstediğini giy, istersen çıplak git!” dedim, gülüştük. O gün karım alışverişini yapıp geldi, bana aldıklarını gösterdi, sonra hepsini bavula koydu. Antalya’ya uçmak için havalimanına gittik. Check-in kuyruğunda beklerken, bir Alman çift ile tanıştık. Olaf ve Heike idi isimleri. Onlar da bizim rezervasyon yaptırdığımız otelde kalacaklarmış. Uçağa binerken koltukları
yan yana aldık ve uçuş esnasında kendileri ile sobet ettik. Onlar Berlin’in 90 km uzağında bir kasabada oturuyorlarmış. Olaf kamu görevlisi, karısı Heike ilkokul öğretmeniymiş. İlk defa Türkiye’ye gidiyorlarmış. Çok heyecanlılardı, “Dil sorunu yaşarmıyız?” diye merak ediyorlardı. Ben de Antalya’da herkesin Almanca yada İngilizce bildiğini, dil sorunu yaşamayacaklarını söyledim.

Antalya’ya indiğimizde otelin görevlileri bizi karşıladılar. Transfer aracında da yeni arkaşdaşlarımızla birlikteydik. Otele vardığımızda, Resepsiyondaki görevliye rica ettik, odalarımızı aynı katta verdiler. Odalarımız karşılıklıydı. Hemen üstümüzü değiştirp denize koştuk. Karım bikini giymişti, Heike’de de bikini vardı, ama Heike’nin bikinisi baya iddialıydı. Çevremizdekilerin çoğunluğunu ecnebiler oluşturuyordu, onun için herkes rahattı, bazı kadınlar üstsüz güneşleniyordu. Daha sonra akşam yemeği yendi. Otelde bazı animasyonlar düzenlenmişti, ama biz otelin bahçesindeki Bara gidip, biraz içip sohbet etmeyi tercih ettik. Geç vakitlere kadar oturduk. Sonra odalarımıza çekilip uyuduk.

Sabah kahvaltı yapıp sahile gittik. Karım da bu sefer iddialı bir bikini giymişti, bikinisinin altı sadece amını kapatıyor, üstü ise o koca memelerinin uçlarını örtüyordu. Heike ile karım, ben de Olaf ile sohbet ediyorduk. Heike, “Ben üstsüz güneşleneceğim!” deyip bikinisinin üstunü çıkarttı. Olaf da karıma, “Sen de çıkarsana, vücuduna bikini iz yapmaz!” dedi. Karım bana baktı sorarcasına. Ben de, “İstersen çıkar!” deyince, karım da çıkardı üstünü. Daha sonra kalkıp denize girdik, yüzdük, deve güreşi falan yaptık. Heike, “Ben çıkıyorum!” dedi. “Ben de çıkıyorum!” dedim, Heike ile şezlonglarımıza uzandık. Hem havadan sudan bahsediyor, hemde Olaf ile karımı gözetliyordum. Heike yüzükoyun uzandığından sadece benim ile sohbet ediyordu. Olaf ile karım bazen yüzüyor, bazen de dikilip birşeyler konuşuyorlar ve gülüşüyorlardı.

Daha sonra odalarımızda duş alıp, ögle yemeğine gittik. Yemekten sonra, odalarımıza gidip dinlenelim, akşam yemeğinden sonra şehri gezelim diye anlaştık ve odalarımıza çekildik. Yatağa uzanıp karımla sohbete başladık. Karıma, “Olaf ile neler konuştunuz, çok samimiydiniz?” dedim. Karım, “Hiç!” dedi güldü. “Nasıl hiç kız, bayağı neşeliydiniz, neye güldün? Hatta gülerken dengeni kaybetip adama sarıldın!” dediğimde, karım, “Kıskançlık mı yapıyorsun?” dedi. “Hayır, sadece merak ettim!” dedim. Karım da, “Olaf bana, Türk kadınlarının alt taraflarını traşladığı doğru mu diye sordu, ben de evet dedim. Bana, seninki de traşlı mı diye sordu, benim amımı görmek istediğini söyledi, ona gülüştük!” dedi. “Peki gösterdin mi?” diye soduğumda, “Hayır!” dedi. Bu konuşmalardan sonra karımla iki posta sikiştik, sonra uyumuşuz.

Kapının çalınışına uyandık. Heike ile Olaf, “Akşam yemeğine gidiyoruz, siz gelmiyor musunuz?” diye sordular. Biz de hazırlanıp arkalarından gittik. Akşam yemğinden sonra şehri gezmeye çıktık. Birkaç yere oturup, bira falan içtik. Otele dönerken Olaf ile karım önde, Heike ile ben arkada yürüyorduk. Otele döndüğümüzde hanımlar elbiselerini değiştimek için odalara çıktılar, biz de yine otelin bahçesindeki Bara oturduk. Hanımlar üzerlerini değiştirmiş, ikisi de mini etek giymişti. Karımın yürürken götünün yanakları gözüküyordu. Karım yanıma gelip oturdu, Olaf ile karşılıklı oturuyorlardı. İçkilerimiz geldi, hem içiyor, hemde sohbet ediyorduk.

Bir ara Olaf ile Heike tuvalete gittiler, ben de fırsattan istifade karıma, “Olaf’ı çokmu beğendin?” dedim. Karım güldü sadece. Yanağından öpüp, “Kendini ona siktirmek istermisin, hep yabancı yarak isterdin, bak burada sana müsade ederim, Almanya’ya dönünce herşeyi unuturuz!” dedim. Karım da, “Sen de Heike’yi sikmek istermisin?” dedi. “Evet!” dedim. Karım, “İyi anlaştık o zaman! Ama Heike’nin birşeyden haberi yok, sen de onu tavla, ama ben yinede Olaf ile konuşayım!” dedi.

Az sonra tuvaletten geldiler. Yanımıza oturmadan Heike, “Bakın ne güzel müzik çalıyor, kalkın dans edelim!” dedi. Hepimiz kalktık piste. Biraz hareketli müzikle dans ettikten sonra, DJ slow parçalara geçince, eşlerimize sarılıp dans etmeye başladık. Sonra eşleri değiştidik, şimdi ben Heike ile, karım da Olaf ile dans ediyordu. Bir ara Heike kulağıma, “Şunlara baksana nasıl dans ediyorlar!” dedi. Baktığımda sanki birbirleri ile pistte sikişeceklermiş gibi dans ediyorlardı. Heike bana, “Senin için bir sorun var mı?” diye sordu. “Hayır, ya senin için?” dedim. O da, “Hayır, bir tatildeyken herşey serbest!” dedi. Kendisinden hoşlandığmı söylediğimde, dudaklarımdan öptü.

Geç olmuştu, odalarımıza gidelim dedik. Olaf kendisinde bir şişe Wiski olduğunu söyledi, “İsterseniz beraber içelim?” dedi. Kabul ettik. Karım, “Makyajımı tazeleyip geliyorum!” dedi, biz Olaf’ın odasına girdik. Balkona oturup içmeye başladık. 5 dakika sonra karım da geldi bize katıldı. Sohbet döndü dolaştı Türk kadınlarının am kıllarına geldi. Olaf karıma, “Söz vermiştin göstercektin?” dedi. Karım da Olaf’a, “Önümde diz çök göstereyim!” dedi. Olaf karımın dediğini yaptı. Karım bacaklarını ayırdı, şeffaf tangasından amı belli oluyordu. Olaf karımın yüzüne baktı, karım da, “Daha fazlasını görmek için tangamı yana çekebilirsin!” dedi. Olaf karımın tangasını yana çekti, karımın kaymak gibi amına hayranlıkla bakıyordu…

Karım Olaf’a emir verircesine, “Yala!” dedi. Olaf, “Burada mı?” dedi. Karım, “Evet, kimse göremez, hemen şimdi yala amcığmı!” dedi. Olaf karımın amını büyük bir iştahla yalıyordu. Heike kolumdan tutup, “Gel sen de beni mutlu et!” deyip içeri götürdü. Heike tangasını çıkardığında, kıldan amı gözükmüyordu. Çırılçıplak soyunduk ve yatağa yatıp sevişmeye başladık. Heike yarağımı hemen amının içine istiyordu, ben de istediğini yaptım, amına soktum. Daracık amı vardı. Ve Heike ile sikişmeye başladık. Bir ara balkona baktığımda, Olaf halen karımın amını yalıyordu. Sonra onlar da kalkıp yanımıza geldiler. Ben gündüzden karımı iki posta siktiğimden daha gelmiyordum, ama Heike birkaç kere gelmişti. Ve en sonunda ben de Heike’nin amına döllerimi boşalttım.

Heike ile oturduğumuz yerden karımın sikilişini seyrediyorduk. Heike içkinin ve sikişin verdiği yorgunluk ile uyudu. Karım bana, “Aşkım yarak içimdeyken amımı yalarmısın?” dedi. Hiç yapmadığım bir şeydi, ama karımı kırmadım ve sikilen amını yalamaya başladım. Karım uçuyordu. Daha sonra sikimi karımın ağzına verdim. Sonra Olaf altta, karım ortada, ben de karımın üstünde, karımı amından ve götünden siktik. Sonra biz de uyuduk.

Sabah kalktığımızda herkes mutluydu. Bu sikişmeler tatil boyu devam etti. Almanya’ya dönünce herşeyi unutmaya söz verdik. Bakalım sözümüzde durabilecekmiyiz

Eski nişanlımla telefon fantezilerimiz

Eski nişanlımla telefon fantezilerimiz
Selam hikaye severler.Eski nişanlımla telefonla fantezilerimi isteyenler için. Bir örnek paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz….

+Şimdi aşkım seninle ormandayız ama birbirimizi tanımıyoruz. Sen avcısın ben de öyle dolaşmaya çıkan birisiyim.

-Hmm bu daha heyecanlı gibi duruyor. Eee aşkım.?

+Ben ormanda gezerken karşıma bir kurt çıkıyor ve kaçmaya başlıyorum. Bir yandan da çığlık atıyorum “İmdat kurtarın beni…” sen de o sırada yakınlarda olduğun için hemen koşarak sesimin geldiği yere geliyorsun. Ben bir ağaca tırmanmış çığlık atmaya devam ederken sen yavaş hareketlerle beni farkedip sakin olmamı söylüyorsun. Bu sırada kurt seni farkedip sana doğru geliyor ve sen tam tüfeğini doğrultup ateş edecekken üzerine atlıyor.

-Naptın aşkım daha sikişmeden öldürdün beni.. 🙂

+Dur aşkım ya içine etme… Kurt üzerine atlayınca sen yere yığılıp kurt ısırmasın diye boğazını sıkıyorsun. Takatin kalmayacak gibiyken bir anda bıçağını çıkarıp kurdun boğazını kesiyorsun ve kurt ölüyor ama bu sefer de her yanın kan  oluyor. Ben sana yaklaşıp “İyi misiniz beyefendi?” diyorum. Sen de “İyiyim iyiyim sağol. Sizin bişeyiniz yok ya hanımefendi?” diyosun. “Yok yok iyiyim çok teşekkür ederim. Hayatımı kurtardınız. Size olan borcumu nasıl öderim bilmiyorum. İsterseniz eşimi arayıp istediğiniz bişey varsa alabiliriz. Eşim zengin bir iş adamı.” “Yok canım ne  isteği insanlık görevimiz.”

-Yuh be aşkım ne evlisi yaa..?

+Bu sefer de öyle olsun bebeğim nolacak ya?

-Tamam tamam hadi devam…

+Peki… “Tamam ama izin verin bari üzerinizdekileri yıkayayım yakınlarda bir dere olacaktı.” “Zahmet olmasın size?” “Yok canım ne zahmeti olsun. Elime mi yapışacak. Hem siz hayatımı kurtardınız. Bu yanında incir çekirdeği bile olmaz.” “İyi madem öyle olsun.” Seninle dere kenarına  gidiyoruz sonra sen bir ağacın arkasında soyunup elbiselerini bana veriyorsun. Tabi ben seni görmüyorum. Sonra elbiseleri yıkıyorum ama benim de elbiselerim ıslanıyor ve içim gözüküyor. Sen bana farkettirmeden bana bakıyorsun ve etkileniyorsun. Ben vücudumun tüm hatlarının belli olduğundan habersiz senin yanına geliyorum….

-Hayatım on numara ben deliricem boşalmak üzereyim..

+Sabret Aşkım yaa..

-Eee devam et bari. .

+Sonra sen “Hanımefendi her yeriniz ıslanmış.” diyorsun. Ben bakıyorum ki hatlarım bello oluyor ve hemen görünen yerlerimi elimle kapatmaya çalışıyorum. Sonra senin ağaç arkasından beliren sikini görüyorum ve tahrik oluyorum. “Ohhh ne güzelllll…” diyorum. Sen de “Pardon hanımefendi anlayamadım?” diyorsun. Ben ” Şurada bir çiçek var da onu diyorum.” “Bu çiçek mi?” diyerek bana sarı kantoron bitkisini gösteriyorsun ve onu koparıp bana veriyorsun. Tabi ben vücudumun gözüktüğünü unutmuşum ve sikini düşünmeye başlamışım. Arada sohbet ederken biraz zaman geçmiş ve elbisen kurumuş. Seni evime davet ediyorum ve sen istemesen de ısrarlarıma dayanamayıp geliyorsun.

-Off bebeğim çok uzun oldu yaa…

+Sabret Aşkım az kaldı finale yaklaştık… Sonra eve vardığımız da kocam evde oturmuş TV seyrediyordu. Seni görünce karşıladı ve oturup sohbete başladınız. Işte nasıl karşılaştığımızı ne işle uğraştığınızı falan anlatırken. Ben kocamın işaretiyle mutfağa gidiyorum. Kocam sen aranızda şöyle konuşuyorsunuz: “Bak dostum sen iyi birine benziyorsun. Karımın hayatını kurtardın. Bunun için sana minnettarım. Aslına karımı ben senin av sezonu için ormana geldiğini bilerek gönderdim gezmeye. Ama kurtla karşılaşması tesadüftü. Hesapta olmayan birşeydi fakat işi kolaylaştırdı.” ” Ne işi pardon?” “Anlatacağım dostum. Bak şimdi… Ben karıma evlendiğimizden bu yana yaklaşamadım.” “Nasıl yani? O senin karın..” “Hayır dostum öyle değil bak yaklaşmaktan kastım… nasıl söyleyeceğim bilmiyorum ama sana güvenebileceğimi bildiğim için söylüyorum. Ben iktidarsız biriyim ve karımla hiç sikişemedim. Tabi ona çocuk da veremedim. Biz aramızda karar aldık ve üvenilir birini bulursak onunla beraber olmasını istedik. Böyle birini bulmak zordu. Ama sen karımı o seksiliğiyle görmene rağmen ona dokunmadın. Bu seni güvenilir biri yapar.” ” Ne yani bana karınla birlikte olmamı ve ona bir çocuk vermemi mi istiyorsun?” “Evet dostum. Bu benim için utanç verici ama başka çaremiz yok. Güvenebileceğimiz kimse yok. Ben bir iş adamıyım ve adım bu şekilde yani iktidarsız olarak çıkarsa itibarım zedelenir.” ” Peki ama bir şartla.” ” Neymiş o?” “Karınla istediğim zaman sikişirim.” “Memnuniyetle. Sen yeterki bize bir çocuk ver. Sana istediğin her şeyi veririm.” diyor ve kocam bana sesleniyor. “Karıcım gel. Bizim iş tamam. Ama dostumuz istediği zaman seninle sikişmek istiyor ne dersin?” “Sen kabul ettiysen benim için sorun değil kocacım.” diyerek tebessüm ediyorum ve seni yatak odasına davet ediyorum.

-İşte beklenen an…

+Aynen Aşkım ben bayağı sulandım anlatırken bile seni içimde hissetmek istiyorummm…. Neyse… yatak odasına çıkıyoruz ve sen beni duvara yaslayıp dudaklarıma yapışıyorsun. Aynı zamanda da üzerimi soyuyorsun. Ben o sırada halen bakire olduğumu ve canımı yakmamanı söylüyorum. Sen endişelenmemi ve kendimi sana bırakmamı söyleyip beni yatağa yavaşça bırakıyorsun ve amımı yalamaya başlıyorsun. Daha yeni ağda yapılmış pespembe amımı yalarken ben kasılıp boşalıyorum. Sen gelen suyun hiç birini ziyan etmeden ağzına alıp benim ağzıma boşaltıyor ve benimle beraber hem yutup hem de öpüşüyorsun. Sonra sen doğrulup sikini ağzıma vermek istiyorsun ama ben bunu nasıl alacam diyerek sana şaşkın bir ifadeyle bakıyorum. Sen ağzımı açıp bana bırak diyorsun ve ağzıma alıyorum. Acemiliğim seni azdırıyor ve sen kafamı tutup hızlı hızlı ağzımı sikiyorsun. Ben boğulacak gibi oluyorum ve öksürmeye başlıyorum. Sen sikimi ağzımdan çekip nefes almamı sağlıyorsun ama ben beklemeden tekrar ağzıma alıyorum vee sen ağzıma boşalıyorsun. Tüm döllerini israf etmeden yutuyorum. Sonra sen amımın önüne geçip sikini sürtüyorsun. Ben de iyice azmış ve ıslanmış bir şekilde senin içime girmen için yalvarıyorum. “Nolur sok onu içime nolur sik beni. Acısa da umrumda değil. Hadi yıllardır bekliyorum bu anı hadiii…” “Demek yıllardır bekliyorsun. Ozman al bakalım…” “Ahhhhh… amımı yırttınnnn…” ” Bunu sen istedin küçük oruspu seni… Ama alışırsın merak etme.” Diyerek hızlı hızlı sikmeye devam ediyorsun. Amımdan kanlarla beraber suyum da geliyor. Sen bunu farkedip iştahla daha hızlı sikiyorsun. Sonra ben alışmış bir şekilde seni yatağa uzandırıp üzerine ters çıkıyorum ve öylece götüm sana dönük bir şekilde sikişmeye devam ediyoruz. Sen kalçalarıma şaplak ata ata kıpkırmızı ediyor ve “Ne güzel kalçaların varmış senin kız oruspu.” “Bundan sonra hep senin onlar mmm…. Doyur beni… sik beni… Bana yarak ver başka bişey istemiyorum. Bundan sonra benim kocam sensin.” “Peki asıl kocan?” “O sadece kağıt üzerinde…. Ama sen benim üzerimde ve içimdesin. Ohhh… ahhhh… tapıyorum yarrağına sik beni siikkkkk….” “Bundan sonra seni hep sikecem. Hatta kocanın karşısında bile çatır çatır sikecem seni..” “Ohhh çok iyi evet sik beni her türlü sik. Yeterki beni yaraksız koyma… off… ahhh.. geliyorum evetttt….” diyerek boşalıyorum. Sonra sen boşalacağın zaman beni altına alıp sikini amıma köklüyorsun ve son darbeyi sonuna kadar sokup içime sıcacık döllerini akıtıyorsun.

-Offf bittim ben hayatım…

+Ben de aşkım 3 kez orgazm oldum. Ayy bu kadar yeter takatim kalmadı.

Bir fantezimiz böyleydi arkadaşlar. Diğerleri için yorum yazın ben de hatırladığım kadarıyla yazayım. Görüşmek üzere.

sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan kartal escort sakarya escort bayan