Arşiv Ekim 2019

Eskiler iyidir…

Eskiler iyidir…
Çok zaman olmuş.Antalyadayım bugünlerde.İş meselesi.Fırtına kıyamet burası.Hava sert esiyor ve soğuk.Daha bir hafta buradayım.İstanbulu özledim.Suna odamdaydı iki gece önce.Eski bir arkadaşım.Onu çırılçıplak karşıladım.Kapıyı açtığımda kendini tutamayıp bastı kahkahayı.Belboy da şaşırdı.Avucuna 20 lira sıkıştırırken görmemiş ol dedim.Sırıtıp yürüdü.Kapıyı kapatıp odaya yürüdüğümde Sunanında hızla soyunduğunu gördüm.Hala gülüyordu.Sikimi sıvazlayarak seyrettim.Bunca zamandan sonra önce bir merahabalaşsaydık deli diyerek .ıkardı kilodunu.Sonra bana bırak diyerek sikimi kavrayıp sıvazlamaya başladı.Sonra merhaba diyerek bir öpücük kondurdu dudaklarıma ve diz çöküp ağzına aldı.Sıcak ,ıslak ağzı ile kıvrandım bir an.İnledim.Saçlarını kavrayıp ağzını sikmeye başladım.Sunayı yine bir Antalya işinde tanımışdım.Sanki hiç zaman geçmemiş gibiydi aradan.Doğruldu.Sarılıp öpüşmeye başladık.Çok ateşliydi.Kulağımı yalayıp emmeye başladı ve sonra offf kudurdum ben ,yala beni dedi..Ytağa atıp kendini bacaklarını han kapısı gibi iki tarafa ayırdı.Sunanın dudakları kapalı harika bir amı vardır.Uzanıp yalamaya başladım.Çok ıslakdı.Vıcık vıxık.Suratım ıslandı resmen.Ahlar çekiyor ,inliyor,kfürler savuruyordu havaya.Bende bir tarafdan yatağa sürtünüyor adeta yatağı sikiyordum.Tadı muhteşem.Tuzlu,acı,buruk.Dilimi hemen dibine kaydırıp götünü yalamaya başladım.Başparmağım bızırında.Çok derin bir offff çekdi önce.Çok sert bir küfür geldi arkasından.Orrrrrospu çocuğusun sen diye bağırdı.Toparlanıp üstüne doğru çekerken kendimi parmağımı götüne sokup dudaklarına yapışdım.Canı acıdı.Acıyor dur derken ağzını yalamaya başladım.Sanki amını yalıyordum.Parmağımı çekip bacaklarının arasına yerleşdim ve içine girdim.Çok rahat girdi sikim.Benim sikim büyük ve kalındır.Şanslıyım yani.O kadar güzel bir tepki verdiki.Şnav pozisyonuna geçip hunharca sikmeye başladım.Bir an eli amına uzanıp kendisine dokunmaya başladıki ” sik beni’ tekrarıyla boşaldı.Arada sıratıma iki kez tükürerek kasılmaya başladı.Sonra inanımaz akdı.Sikimi dışarı çıkardığımda işer gibi boşalmaya başladı.Yatkda bir o yana bir bu yana dönüyor,kendini parmaklıyor ve akıyordu.Yüz üstü olduğu bir anda üstüne sıçrayıp bacaklarımın arasında yakaladım.S,kimi götüne dayayıp zorlamaya başladım.Yapma diyerek adete yalvarır bakışlar attı suratıma.İntikam vaktiydi.Suratına tükürüp başını yastığa bastırdım.Sus amına koyduğumu sürtüğü diye bir küfür savurdum.Of ya diye boğuk bir isyan işittiğim esnada başı deliğin içine girdi.Acı acı bağırdı.Öküz dur,kayganlaştırı var çantamda onu al diye bağırdı.Ama sikim çok kayganduı zaten.Takip eden on dakika Suna adeta anırdı.Durayımmı diye sordukça sik amına kodumun oğlu durma,yavaş,vur,köpek,itah,sok,geberiyorum,geliyorum sesleri birbirine karışdı.Duvarı yumruklaya yumruklaya boalıp yığıldı yatağa.O esnada sikim götünden çıkdı.Ytakdan kalkıp ayakda 31 çekmeye başladım.Başını çevirip yandan bana bakıyor aynı anda parmağı ile götünü kontrol ediyordu.yATAĞA ÇIKIP SÖVE SÖVE ÜZERİNE BOŞALDIM.Sırt üstü dönüp bacaklarımın arasında,aşşagıda şaşkın şaşkın bana bakıyordu.Ben hala sikimi sıvazlıyor son damlaları sağıp üstüne doğru silkeliyordum.Kıçım acıyor hayvan,yapma dedim sana duymadınmı diye sitem etti.Yanına uzandım.Sigara yakıp ağzına verdim.EEE merhaba,nasılsın görmeyeli dediğimde toplanıp ” pisim,duş alacağım,itoğlu it.Sende yıkan,sikinin halibe bak dedi.Duşa girdi.Bende.Onu yıkadım.Sıcak suyun aktıda sabunla kayganlaşan vucuduna uzun uzun masaj yaptımSinirli hali uçdu gitti.Hala acıyor ya diyerek arada nazınıda yaptı.Elimi kalçalarının arasına soktukca gebertirim inan sakın ha diyerek beni uyarıyordu.Havlulara sarılı yatakda sohbete başladık.Nihayet.:) Sakince elini bacaklarının arasına sokup kendini okşuyor ama sohbet devam ediyordu.Fenayım ben diyerek sustu ve yatağa doğru iyice kayarak kendini okşamaya devam etti.Bende sertleşdim.31 çekerek onu izlerken biliyormusun ben artık biseksüel ilişkiler yaşıyorum dedim.Azmışdım ve azımdan çıkıverdi.Söylemek istedim aslında.Ateş bastı.Hızlandım.Sikim elimin içinde.Suna ‘ neeeeeee ‘ diyerek durdu.Erkelemi sikişdin yani diye ekledi.Ohhh çekerek devam ettim 31 çekmeye.GEL BURAYA DİYEREK YANIMA ÇAĞIRDIM.SANDALYEYE OTURUP AĞZINA VERDİM..Kendini parmaklarken sikimi feci emiyordu.bBoşalacağım az sonra devam diye inlerken aniden durdu.Devam et diye söylendiğimde sırıtarak suratıma bakdı.Yok öyle yağma tatlım dedi.Göze göz göte göt,intikam saati göt veren,domal yatağa diyerek ayağa kalktı.Ya saçmalama,al ağzına dedim ama nafile.Kalk lan ayağa orospu diye bağırdı.Köpek herif bir erkeği sikmek benim en umutsuz fantazimdi.Şimdi gerçek olacak.Hem gerçek hem intikam.Sonramı…Sonrası sonra…7 mehmetlerde iş yemeği var bu gece..Sonrasında Suna otele gelecek yine.Bu jez özel bir hazırlık yapmışTelefonda öyle söyledi.Ama önce iş sonra sikiş.Bakalım neler olacal…

Üvey Anam Beni Kardeşine Sundu (Bakire Hikayesi)

Üvey Anam Beni Kardeşine Sundu (Bakire Hikayesi)
İsmim Ceren onsekiz yaşında eline erkek eli değmemiş çok güzel bir kızım. 1.60 boylarında, incecik belim, minik ve şekilli kalçarım ve pürüzsüz bacaklarımla bir çok erkeğin fantezilerini süslediğime eminim. Anam ben küçükken ölmüş. Yatılı okulda okudum ve geçen sene mezun olup eve döndüm. Yatılı okulda okuduğum için hiçbir erkekle ilişkim olmadı. Eve dönünce beni evde bir sürpriz bekliyordu. Babam bir kadınla evlenmişti. Bana haber bile vermemişlerdi. O an babamdan nefret ettim. Bu kadar değersiz miydim?

Analığım güzel bir kadındı. Ama onun hep bir şeyleri gizler gibi hareket etmesi beni rahatsız ediyordu. Hele evimize gelip kalan abisine gıcık oluyordum. Babam yaşlı bir adamdı ve bu genç kadını doyuramazdı. Akşam yemeklerinden sonra babam hemen uyurdu. Bende analığımla televizyon izlerdim. Bana “Güzel kızım” diyor, yardımcı oluyordu.

Kardeşinin bize geldiği bir akşam analığım masayı donatmış, yemeğe oturmuştuk. Herif yemeği değil, gözleriyle beni yiyordu. cinsellikle ilgili hiçbirşey bilmiyordum. Çünkü günah ve yasak diye yetiştilmiştir. Ama adamın bakışlarından rahatsız oluyordum. Babam yemekten sonra yattı. Bende adamın bakışlarından kurtulmak için odama çekildim. Bir süre sonra iniltiler duydum. Biri hasta gibi inliyordu. Hemen fırlayıp kim diye bakmaya gittim. Ve analığımla kardeşini garip bir vaziyette gördüm.

Babam horul horul uyurken, salonda Cemal (Analığımın kardeşi) analığımın ardında birşeyler yapıyordu. Analığımda inliyordu. “Hasta mı olun?” dediğimde ikiside sıçradı. O an Cemal`in inik pantolonunu ve kalkık sikini gördüm.”Ayy” diyerek sallandım ve yere yıkıldım. İnsan kardeşiyle yatar mıydı? Onların o işi yaptığını anlamıştım. Nasıl yapıldığını bilmesemde Cemal` in yarrağını görmek beni dehşete düşürmüştü ve bayılmıştım.

Gözlerimi açınca analığımı ve Cemal`i gördüm. Çıplak olduğumu anlamam zor olmamıştı. Utançla “Ne oldu?” diye inledim. Analığım “Hasta olmuşsun bende hastaydım. Cemal abin iğne yaptı, iyileştim. Şimdi sanada yapacak” dedi. İstemiyordum. “Bana ne, ben yaptırmam” diye karşı çıktım. Analığım “Babanı uyandırıp kızın kardeşimin koynuna girmiş derim. Baban seni öldürür” dedi. Yapardı, bunu biliyordum.

Cemal küçük memelerime bakarken yalanıyor, sabırsızca analığımı dürtüklüyordu. “Şimdi uslu küçük bir kız ol ve sesini çıkarmadan zevkini çıkar” diyen analığım odadan çıktı. Cemal yatağıma oturunca gıcırdayan yaylar kulağımı tırmaladı. Parmağını akpak olan amıma dokundurunca “Yapma” dedim. Karanlıkta sırıtması beni dehşete düşürdü. Kapana kısılmıştım. Bacaklarıma değen sertlik bir o yana bir bu yana sallanırken bağırsam diye düşündüm. Ne olacaktı ki? Evlendiğini bile benden gizleyen babam o kadına inanacaktı. Cemal parmağını amımdaki çizgide dolaştırıp içeri doğru itmeye başladı. Birden üstüme atlamıştı. Meğerse analığımı bekliyormuş. kadın içeri girip “Herşey yolunda, sen keyfine bak” dedi ve tekrar dışarı çıktı.

İşte o zaman azdı. Üstüme atlayıp dudaklarını memelerime dayadı. “Ohh ne tatlılar, ne kadar körpeler” diyordu. Onu itmeye bile korkuyordum. Çünkü böyle birşey yaşamamıştım ve bana ne yapmaya çalıştığını korkuyla izliyordum. Cemal ellerimi tutup dudaklarımı öpmeye girişti. Onun ağırlığıyla dudaklarımı ağzının içine almasıyla nefes alamaz olmuştum. Dudaklarımı bırakıp memelerime yapışıyor “Ohh analığın sağolsun” derken sikinin başını amıma sürtüyordu. Satılmış koyun gibi sonumu bekliyordum. “Ahh baba nerdesin? Bu kadınla nasıl evlendin!”. Tavana bakıyordum. Onun dili göğüslerimde dolaşırken hissettiğim korku ve utanca yeni bir his eklendi. Bir hoşluk duygusu diğer duygularımı bastırmaya çalışıyor, göğüslerimden kasıklarıma doğru yayılıyordu. Bundan daha çok korktum. Zevk almak istemiyordum. Ama Cemal` in dudakları göğüs uçlarımı kaplarken apışaramdaki ıslaklık artıyordu. Analığım içeri girince “Aa daha beceremedin mi? Başını mı tutacağım?” diye çıkıştı.

Beni kıskandığını hissettim. Ondan genç ve güzeldim. Cemal ıslak dilini göğüslerimden çektiğinde o güzel duygu hafifledi. Analığıma “Sen işime karışma” diyen Cemal beni kaldırıp elimi tuttu. Avucuma sikini bırakarak “Okşa onu küçüğüm” dedi. Analığıma baktım. Gözlerinden ateş çıkıyordu. Ona inat Cemal` in kol gibi uzun ve kalın sikini iki avucumun arasına aldım. Cemal başımı sikine doğru itince dilim damağım kurudu. Siki ağzıma doğru yaklaştıkça içgüdülerim onu yalamam gerektiğini söyledi. Dondurma gibi dilimi değdirip çekmeye başladım. “Ohh çok iyi deva et” diyen cemal onu ağzıma itti. Dudaklarımı kapatmak istedim. Sikinin başına sarılan dudaklarım onu şehvetle inletti. Beni yatağa itip bacaklarımı açtı. Arasına girip parmaklarıyla amımı açtı. Dilini değdirmesiyle sıçradım. Bu nebiçim bir şeydi? İçim ılık ılık akan sularla doluydu sanki. Dudaklarıyla amımı emerken parmağını içime doğru sokuyor, elimi bile sürmediğim yerleri parmaklıyordu. “Ohh Cemal abi” diye inlemekten kendimi alamadım. Analığım ” Çabuk ol” diyerek öfke içinde gitti.

Camal` in amımda yarattığı kargaşa beni mahvetmişti. Ona dokunmaya başlamıştım. Bu onu körükledi. Sikini amıma dayayıp yavaş yavaş ittirirken “Sakın bağırma” diyerek memelerimi emmeye başladı. İçime girmeye çalışıyordu ama küçücük amcığım onu almak istemiyordu. Kalın siki orama nasıl girerdi ki? Cemal sikini tükürükleyip öyle ittirmeye, parmaklarıyla amımı ayırmaya çalıştı. “Uhh gir hadi be” diye konuşuyor, alnındaki ter damlaları vücuduma düşüyordu. Islanan siki kayganlaşmıştı.Bir kaç kez yüklenince girdi. Derin bir acı duydum. Cemal elini ağzıma kapamış, “Dayan yavrum, şimdi geçecek” diyordu. Amı yırtılan o değil bendim. Gözlerim kararmıştı. Her bastırmasında bayılacak gibi oluyordum. Cemal ise dudaklarımı öpüp minik memelerimi okşayıp beni rahatlatmaya çalışıyordu. İçime girmiş olsada tarifsiz acı geçmiyordu. Katlanarak artıyordu. Durmasını söyledim, Cemal ne olur dur dedim ama beni dinlemedi. Kendinden geçmiş kocaman siki piston gibi içime girip çıkıyordu. Yaklaşık bu şekilde beni beş on dakika sikti.

Acıyla kendimi yana çekince siki amımdan çıktı. Amımı ovuşturmaya başladım. “Dur hele” diyerek beni yüzüstü döndürdü. “Üfleyeyimde geçsin” diyerek kıçımı kaldırıp belimi çökertti. Birden amıma sokunca inledim. Ama o deminki acı yoktu. Bu sefer bacaklarıma inen kan damlalarını gördüm. “Ahh amım kanıyor” diye inledim.

Cemal belime sarılmış amıma sokup çıkarıyor “Uhh patlattım yavrum, amcığını deldim” diyordu. İçime girdikçe “Cup cup” diye sesler çıkıyordu. O hoş duygu şimdi tüm vücuduma yayılmıştı. Yangın vardı, amımdan, memelerimden ateşler fışkırıyordu. Şimdi o inleme seslerinin nedenini biliyordum. Birkaç kez am sularım geldi. Gözlerim kararıyor, başım dönüyordu.

Cemal amımdan çıkınca sikini gırtlağıma kadar ağzıma soktu. “Amına boşalmak için neler verirdim. Hiç meni içmemiş amcığını kova gibi doldururdum ama hadi neyse” diyerek amıma yaptığının aynısını ağzıma yapmaya başladı. Dudaklarımı yuvarlamış onun sokup çıkarmasını izliyordum. Birden ağzıma sıcak birşey yayıldı. Meni dediği bu olmalıydı. Neredeyse burnuma kadar dolmuştum. “Yut yoksa boğulursun” diyen Cemal burnumu sıktı. Menilerini yutarken gözlerim yaşarmıştı.Analığım kendini siktirdiği yetmiyormuş gibi benide sikicisine bozdurmuştu. Bu evden kurtulmaktan başka birşey istemiyorum…
(Alıntıdır)

Çarşaflı Hanife! (2. Bölüm) ALINTI

Çarşaflı Hanife! (2. Bölüm) ALINTI
Beklediğim fırsat iki hafta kadar sonra geldi. Faruk abi bir cenaze nedeniyle İstanbul’a gideceğini söyledi. “Ben dönene kadar sen dükkâna göz kulak olursun, arada hanım da gelecek, bir şey lazım falan olursa sen ilgilenir misin?” deyince, “Ne demek abi, gözün arkada kalmasın!” dedim keyifle. Altın bir fırsattı bu ve mutlaka değerlendirmeliydim. O süre boyunca Hanife’yi sikme hayalleri kurmuş, arada bir resim ve videolara bakarak 31 çekmiştim.

Ertesi gün çalışırken kapı açıldı ve Hanife girdi içeri. Birden karşımda görünce şaşırdım ve heyecanlandım. Yine siyah çarşafını giymişti. Beyaz yüzü görünüyordu sadece. Selam verip dükkânın kepenklerini açıp açamayacağımı sordu. “Ne demek, hemen!” dedim. Anahtarları ucundan tutarak uzattı, elinin elime değmesinden çekiniyordu. Paslanmış kepenkleri kaldırdım. Hanife teşekkür edip içeri geçtikten sonra ben de işime döndüm.

Koltuğa oturdum, ama aklım Hanife’deydi. Hemen yanı başımdaydı. Üstelik tek başınaydı. Fırsat ayağıma gelmişti, ama bu sefer de nasıl adım atmam gerektiğine karar veremiyordum. Ancak kapı açılıp da yeniden onu karşımda görünce işleri oluruna bırakmaya karar verdim. “Bizim dükkânda çay bitmiş, sizde varsa biraz alabilir miyim?” diye sordu. “Abla eğer istersen hiç demleme, ben yeni demlemiştim zaten, getireyim bir bardak!” dediğimde, “Zahmet olmasın size!” diyerek olmaz gibilerden teşekkür etti, ama ben ısrar edince kabul ederek geri döndü.

Hemen bir bardak sıcak çay doldurdum, yanına da birkaç parça bisküvi koyup, küçük bir tepsiyle götürdüm. Hanife, “Allah razı olsun, sağ olun!” derken masasına bıraktım. Bana, “Siz içmiyor musunuz?” deyince, “Ben içerde içerim.” dedim. İlk andan onu ürkütmek istemiyordum. “Siz de bir bardak alın kendinize, beraber içelim!” deyince, içimden (Canıma minnet!) dedim. “Peki öyleyse, getireyim!” diyerek gidip kendime de bir bardak çay aldım.

Yıllardır komşuyduk ve tanıyorduk birbirimizi. O nedenle benden çekinmiyordu. Ancak benim kendisiyle ilgili kurduğum hayalleri, planları bilmiyordu. Bir süre havadan sudan konuştuk. Karımı ve çocuklarımı sordu. Ben de kızlarını sordum. Dakikalar ilerleyip de çaylarımız bittiğinde artık konuya girme vaktinin geldiğini anladım.

“Geçen Faruk abi bilgisayarını getirmişti. Arızalanmış, virüs girmiş içine, tamir etmemi istedi. Ben de hallettim. Ama o ara bir şeyler buldum bilgisayarında, çok acayip şeyler!” dediğimde Hanife’nin yüzü değişti birden. Sanki söyleyeceklerimi anlamış yada tahmin ediyormuş gibi, “Siz gitseniz iyi olur bence!” dedi. “Giderim, sorun yok. Ama gitmem senin için iyi olmaz!” dedim kalkarken. Göz bebekleri fırıl fırıl dönüyor, beyaz yüzü renkten renge giriyordu. Kocasının bilgisayarındaki resim ve videolardan haberi vardı anlaşılan.

“Ne demek bu?” diye sordu titreyen sesiyle. “Cevabı merak ediyorsan benim dükkâna gel!” dediğimde ayağa kalkıp, “Koray Bey!” dedi kıpkırmızı yüzüyle. “Allah aşkına, ne yapmaya çalışıyorsun?” dedi ağlamaklı bir halde. Hanife ben daha bir şey demeden meselenin ne olduğunu anlamıştı. “Faruk abinin bilgisayarındakileri biliyorsun değil mi?” dediğimde ağlayacak gibi oldu. Dudaklarını ısırdı. Ellerini masanın üzerine koymuş, öylece duruyordu.

Onu öyle bırakıp bir şey demeden dükkâna geçtim. Geleceğini biliyordum. Nitekim 10 dakika kadar sonra kapı açıldı, Hanife karşımdaydı. Kapıyı kapatıp, “Ne istiyorsun?” dedi. Ağladığı belliydi, gözleri kızarmıştı. Bütün cesaretimi toplayıp, “Seni istiyorum!” deyince bembeyaz yüzü pancar gibi kızardı, bir eliyle ağzını kapattı. Utanç ve korkudan ne yapacağını bilmez bir haldeydi, sanki bir anda düşüp bayılacaktı.

Hanife hayatının şokunu yaşıyordu karşımda. Kızarmış gözlerinde yeniden yaşlar belirdi. “Korkma, aramızda kalacak. Ne kocanın ne başkasının haberi olmayacak. Kabul etmezsen o resimlerin hepsini internete koyarım, herkes öğrenir!” dediğimde yaşadığı utanç ve şaşkınlık tavan yaptı. “Senin yaptığın insanlığa, Müslümanlığa sığar mı?” dedi korkudan titreyen sesiyle. Sonra da, “Birisi senin karına yapsa…” dedi, ama onun lafını kesip, “Kimse benim karıma yapamaz, çünkü ben onun öyle resimlerini çekmiyorum!” dedim sert bir sesle.

“Koray Bey, ben seni böyle bilmezdim!” dediğindeyse, “Ben de seni öyle bilmiyordum!” dedim yanıt olarak. “Ne olur, kocam yaptı bir hata. Benim başımı yakma, üç çocuğum var benim, onların başı için, Allah rızası için…” diyerek bir yandan ağlayıp bir yandan da beni ikna etmeye çalışıyordu.

“Ben sana teklifimi yaptım. Düşün taşın, sana yarın sabaha kadar süre, ya kabul edersin, yada yarın hepsini koyarım internete. Kocana yada başka birine söylersen de aynısı olur. Afyonlu Hanife’nin marifetlerini herkes görür!” dediğimde gözleri yuvalarından fırlayacakmış gibi oldu. “Ha, eğer bana inanmıyorsan al bak!” dedim ve çıplak resimlerinden telefonuma yüklediğim bir tanesini gösterdim.

Yüzünü diğer tarafa çevirdi hızlıca ve bir şey demeden kapıyı açıp gitti. Birkaç dakika sonra da kendi dükkânlarının kapısının kapandığını duydum. Bakınca Hanife’nin hızlı adımlarla gittiğini gördüm. Meseleyi kocasına yada bir akrabasına açabilirdi, öyle bir durumda hayatım tehlikeye girerdi. Ama Hanife gibi bir kadının böyle bir şey yapmayacağını adım gibi biliyordum. Kendi küçük dünyasında yaşayan bir kadındı. Elimdeki resim ve videoları zorla almaya çalışmak, beni şikâyet etmek, birilerine konuyu anlatmak yapacağı en son işti.

İki saat kadar sonra dükkânlarının kapısının açıldığını duydum. Ancak o sırada bir müşterim vardı, o nedenle bakamadım. Birkaç dakika sonra benim kapıda Hanife’yi gördüm, ama içerde birinin olduğunu görünce girmedi. Müşteri 10 dakika kadar sonra çıktı. Hanife de peşinden girdi. Sanki adamın çıkmasını gözlüyordu. Kapıyı aralık bırakıp yeniden beni ikna edici sözler söylemeye başladı. “Bak, ben sana söyleyeceğimi söyledim. Boşuna çeneni yorma, ya kabul edersin, yada olacakları sen bilirsin. Ben her şeyi göze aldım!” dedim. Bu son cümlem sanki bir kurşun yemiş gibi olmasına neden oldu.

Saate baktım, 16:00’ya geliyordu. “Sana yarın sabah 10:00’a kadar süre. Kabul etmezsen saat on 11:00’de hepsini internete koyarım!” dediğimdeyse düşmemek için sandalyeden tutundu. Korkudan ne yapacağını bilmiyordu, kendini kaybetmişti sanki. Bir süre o halde kaldı. Derken beklediğim sözler döküldü titreyen dudaklarından ve “Aramızda kalacak, sonra hepsini sileceksin…” dedi.

“Tamam, aramızda kalacak, sonra hepsini sileceğim!” dedim. Hanife gözlerini kaçırırken, ona, “Eğer istersen şimdi yapalım, içerisi müsait!” dedim elimle arkayı göstererek. Hanife sanki birden cesaretlenmiş gibi, “Bitirelim artık şu işi! Dükkânın kapısını kapatıp geleyim…” dedi ve çıktı. Her şeyin bu kadar kolay olacağını tahmin etmemiştim ama olmuştu. Biraz sonra yan tarafın kapısı kapandı ve Hanife içeri girdi.

Hanife’ye, “Sen şu arkaya geç!” derken ben de dışarı baktım. Gelen giden yoktu, kapıyı kilitledim ve içeri geçtim. Hanife tezgâhın önünde ayakta duruyordu. Bana hiç bakmıyor yan duvara bakıyordu sadece. “Geç şöyle, eğil!” dedim ve ondan tezgâhtan tutunarak domalmasını istedim. Ellerini tezgâha koydu ve öne doğru eğildi biraz. Orta boyluydu, ama ayağına siyah renkli kalın tabanlı ayakkabı giydiğinden boyu uzamış ve nerdeyse benim boyuma gelmişti.

Arkasına geçtim hemen. Hanife’nin bu kadar kolay ‘Evet’ diyeceğini hiç tahmin etmiyordum. Halen daha inanmakta zorlanıyordum. Pantolonumu ve külotumu indirdim. Hanife sadece önüne bakıyordu. Çarşafının alt kısmını altındaki bordo renkli eteğiyle beraber tutup kaldırdım. Dizlerinin altına gelen ince siyah çoraplar giymişti. Etekle çarşafı iyice kaldırdığımdaysa kırmızı külotu ile kaldı.

Bembeyaz kalçalarının üzerinde kırmızı külotlu dolgun götünü görmek bir anda sikimi sertleştirdi. Külotu lastiklerinden tutup dizlerine indirdiğimde bembeyaz götü çıktı karşıma. Ellerimi göt yanaklarına attım hemen. Taş gibi sert, dolgun göt yanaklarını ayırdım. Resim ve videolarda gördüğümden çok daha güzel bir manzara vardı karşımda. Biçimli ve etli amı tam sikimin hizasındaydı. Kasıklarında çok az kıl vardı. Minik bir çukuru andıran göt deliğiyse amından da cezbediciydi.

Sikimi tuttum ve sıvazladım, ardından sikimin kafasını bastırdım amına. O an irkildi Hanife, yerinde kıpırdadı. Kocasının 12-13 santimlik siki gitmiş, şimdi yerine benim 19 santimlik ufaklık gelmişti. Sikimi bastırdım yavaşça, ama girmiyordu bir türlü. Amı sikimi almamakta inat ediyordu sanki.

“Az bacaklarını aç, arala biraz!” dediğimde, Hanife iki ayağını ayırdı. Dizlerindeki külotunun lastikleri bir yay gibi gergindi. “Biraz daha eğil öne doğru!” deyinceyse ellerini tezgâhın üzerinde iki yana açtı biraz daha ve iyice eğildi. Çarşafıyla eteğini topladım belinde. Sikimin kafasına tükürdüm ve amına bastırdım yeniden.

Bu kez sikim yavaş yavaş girmeye başladı içine. Ve girdikçe amının kışkırtıcı, yakıcı sıcaklığını hissediyordum. Muhteşem bir duyguydu. Bastırdıkça Hanife’nin amı sikimi alıyordu içine. Ancak sikim kocasınınkinden daha büyük olduğundan gene de biraz zorlanıyordum. Kendini kasıyordu ayrıca. “Rahat ol, kasma kendini!” dedim ama bir şey demedi Hanife. Bir ara, “Ihhh!” diye bir inilti çıktı dudaklarından. “Yavaş ol!” dedi fısıltıyla peşi sıra. “Sen kasma kendini!” dedim karşılık olarak.

Sikimi çıkardım ve bolca tükürdüm üzerine, sıvazladım iyice. Ardından yeniden bastırmaya başladım. Bu kez daha rahat giriyordu sikim amına. Ara ara sikimi sokup çıkartarak genişletiyordum amını. Yarısından fazlası girdiğindeyse gidip gelmeye başladım amında. O an, “Ahhh, yavaşşş!” diyen bir inilti koyuverdi Hanife, ama benim yavaşlamaya niyetim yoktu. Ellerimi göt yanaklarına attım, sıkıca tuttum ve o halde sikmeye başladım. Hanife ara ara, “Ahhh, ayyy, yavaşşş, ıhhh!” derken ben zevkten dört köşe olmuştum. Başını geriye atıp, “İçime boşalma sakın!” dedi ve tekrar etti birkaç kez. “Tamam, merak etme!” dedim onu sakinleştirmek için.

Amı, üç çocuk doğurmuş olmasına rağmen dardı, yıllarca kocasının küçük sikine alışmıştı. Şimdi büyük bir yarağı yiyince zorlanıyor, acı çekiyordu. Amında gidip geldikçe sikim daha fazla girip çıkmaya başlamıştı amına. Gittikçe genişliyordu amı, ama henüz ıslanmadığından kaygan değildi, bu da Hanife’nin canını acıtıyordu.

Hanife acı çekiyor, ama ben zevk alıyordum, iki zıt kutuptaydık. “Haa, böyle sikiyo mu kocan seni, haa, söylesene, böyle sikiyo mu?” deyip duruyordum bir taraftan. İki elim iki dolgun göt yanağındaydı. Pompaladıkça göt yanaklarının löpürdeyişlerini izliyordum. Minik göt deliğine bastırdım sağ başparmağımla. Bu ara Hanife biraz daha öne doğru eğildi, elleri yerine dirseklerini dayadı tezgâha. Bu halde biraz daha az canının yanmasını umuyordu, ama sikimin karşısında amı teslim bayrağını çekmişti bir kere.

“Ihh, yavaşş, ayyyy, ahhh, uhhhh…” diye diye acı dolu inlemeleri kesilmeden sürüyordu. Siyah çarşafı rüzgârla birlikte dalgalanıyordu önümde. “Tamam, yeter bu kadar, hadi, çık artık, yeterrr!” demeye başladı bu sefer. “Yetip yetmeyeceğine ben karar veririm, daha yeni başladık!” dedim sertçe. İtiraz edecek gibi olduğunda iyice bastırdım sikimi amına. O anda derin bir hırıltı çıkardı, “Aahhhh, oorrrospu çocuğuuu!” dedi olanca öfkesiyle.

Hoşuma gitti bu tepkisi. “Ha şöyle yola gel!” dedim keyifle. Aynı şiddette bastırmaya devam ettikçe Hanife’nin hanımefendi, uysal hali gidiyor, ruhunun karanlık tarafı ortaya çıkıyordu. Küfürlerine aynı şekilde küfürle karşılık veriyordum. “Kocan resimlerini çektiğinde mutlu oldun değil mi, amcık, söylesene, hoşuna gitti değil mi, seni kameraya çekmesi hoşuna gitti değil mi?” dedikçe, Hanife bana ana avrat küfrediyordu.

Bir ara kendini öne çekmeye, kurtulmaya çalıştığında belinden tuttum sıkıca ve var gücümle yüklendim amına. “Ihhhh!” diye bütün dükkânı çınlatan bir inilti çıkardı. Sikim dibine kadar girmişti amına. İyice köklemiştim. O halde bir süre bekledim. Hanife bacaklarını biraz daha açmaya çalıştı, ama dizlerine inen külotu engel oluyordu buna. Sonunda dayanamayıp, “Az dur!” dedi. Amından çıktım böyle söyleyince. Külotunu tamamen indirip çıkardı, çarşafını ve eteğini topladı belinde. Yeniden domaldı, ama bacaklarını iki yana iyice açmıştı şimdi.

Ayrık duran amına girdim tekrar. Hanife’nin yöntemi işe yaramıştı, şimdi daha rahat girip çıkıyordum amına ve iniltileri de azalmıştı. Gittikçe hızlanırken kasıklarım ve taşaklarım onun kasıklarına çarpıyor ve şiddetli ses patlamaları yaratıyordu içerde. Dışardan görünmemiz mümkün olmadığından var gücümle pompalıyordum. Yeniden sağ başparmağımı göt deliğine bastırdım. Aldığım zevkle inlemeye başlamıştım. Hanife’nin amının da ıslandığını fark ettim. Küfürleri, hakaretleri bir kenara bırakmıştı ve amı sulanıyordu. Bunun verdiği zevkle daha da bastırıyordum amına. Ve boşalmaya da adım adım yaklaşıyordum.

Hanife’den, “İçime boşalma, sakın içime boşalma!” sözleri çıkmaya başladı bu sırada. “Tamam be, kes sesini!” dedim. Kendimden geçer gibi oluyordum artık. Çıkan ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri içeriyi titretirken son bir güçle pompaladım. Hanife’den yine acı dolu iniltiler gelmeye başlarken birden bütün zincirlerimi kırarcasına boşalmaya başladım. Bütün enerjim çekilmiş, tükenmiş gibiydi. Döllerim Hanife’nin amına akıyordu, ama o içine boşaldığımdan habersizdi sanki. Acı iniltileri giderek azalırken çıktım amından. Amı iyice genişlemişti. Amının dudakları ayrılmıştı birbirinden ve resimlerinde gördüğüm gibi bir boşluk oluşmuştu iki dudağı arasında.

Döllerimden kalanlar amından kasıklarına akıyordu. Hanife, “İçime mi boşaldın?” dedi başını yana çevirip. Anlamadığını sanmıştım, ama yanılmıştım. Sağlam birkaç küfür savurdu, ama o zevkle yanıt vermedim. Bembeyaz yüzü kızarmış ve boncuk boncuk terlemişti. Çıkardığı külotunu giyindi hızlıca. Eteğini ve çarşafını düzeltti. Sonra da, “Hadi sil şunları!” dedi heyecanla. “Dur be tamam, silecem, acelen ne?” dedim, ancak Hanife, “Çabuk sil şunları!” diyerek karşılık verdi.

Sikim tüm haşmetiyle önümde sallanıyordu. Döllerim ve amının sıvıları ile kaplı sikime bakmamaya çalışıyordu Hanife, ama ara ara gözünü dikiyordu. Ona, “Hepsini aldın içine, helal olsun!” dediğimde bir şey demedi, “Sil şunları çabuk!” dedi yeniden. “Tamam be!” dedim ve masaüstü bilgisayarını açtım. Resim ve videoları buraya yüklemiştim, ama harici harddiskin içinde de halen duruyordu.

Yüklediğim resim ve videoları gösterdim tek tek. Hanife, “Sil şunları!” dedi öfkeyle. Her birini tek tek sildim. “Kutudan da boşalt, çöp kutusunu da sil!” dedi hepsi silindikten sonra. “Sen çöp kutusunu nerden biliyorsun?” dedim şaşırarak. “Sil, orayı da sil!” dedi parmağıyla geri dönüşüm kutusunu göstererek. Oradan da hepsini sildiğimde, “Bir daha bana bulaşmaya kalkarsan seni gebertirim!” dedi öfkeli sesiyle ve hızlıca çıkıp gitti.

İstediğimi almıştım. Ayaküstü de olsa güzel bir sikiş olmuştu. Ama bu bir son değil, ilerisi için bir başlangıçtı…

Arkadaşımın Kardeşiyle

Arkadaşımın Kardeşiyle
Ispartadan Fırat ben uzun yıllardır gay olmanın kazandırdıklarını sizinle paylaşmaya devam ediyorum.Yaşadığım olan 6 yıl önce gerçekleşti.Ozamanlar 3 haftaya yakındır hiçkimseyle beraber olmamış biraz azgınlıktan dolayıda sohbet sitesinden üniversitede okuyan can isimli 19 yasında pasif ağırlıklı biraz kalıplı bir arkadaşla tanıştık.Fizik olarak aslında aradığım biri olmasada yazdıkları düşüncesi ve insan gibi davranmasından dolayı konuştuk.Canda benim tecrübelerimden yazdıklarımdan çok etkilenmiş olmalıki buluşalımmı deyince bende olur dedim.Telefonlarımızı verip ben yer ayarlaya durayım sende o sırada çarşıya in haber bekle benden dedim.

Öğretmen evinden tek kişilik bir oda tuttum.Sonra tekrardan çıkıp buluşmaya yerine gittim. Canı arayıp yeri ayarladığımı nerde olduğunu sorduğumda kararlaştırdığımız yere yaklaştığını söyledi.Canın gelmesini beklerken arkamdan birinin abi napıyon burda demesiyle arkama döndüğümde samimi bir arkadaşımın kardeşi alpi gördüm.iyidir bir arkadaşla buluşacağım sen napıyon deyince oda bende geziyorum ya ne olsun işte dedi.Ben alp i göndermeye çalıştıkça alp yanımda kalmaya uğraşıyordu.Ben telefon açayım varmı isteğin deyip yanından uzaklaşmak isteyince tamamdır abi görüşürüz deyip benden 10 metre kadar uzaklaşıp orda durdu.Canın durumunu sormak için aradığımda arkamda başka bir telin çaldığını görünce ilk anda fark etmedim.Arkamı döndüğümde alpin elindeki telefonun çaldığını görünce resmen şok oldum.Sonra yanıma gelip sohbette konuştuğumuz senmiydin abi deyince yüzüm kızarmış yerin dibine girmiştim o an.Alp abi gel ayarladığın yere gidelim rahatça konuşalım deyip beni teskin etti.
Alp e dönüp ben içki alacam istermisin sende deyince alpte stresli olduğunu 1-2 bira içebileceğini söyledi.Biraları alıp ben önde alp arkamda öğr. evine geldik ve çaktırmadan hemen merdivenlere yönelip odaya çıktık.Odaya girdiğimizde ben hemen biranın birini açıp yarılamıştım bile.Stresten ne diyeceğimi ne yapacağımı bilemedim.Zaten önceden tanışıyorduk ben öylesine konulara giriyorken alp bana gaylıkla sexle alakalı seyler sorup duruyordu.Ben uzaklaşmak istesemde alp ısrarla benimle sex yapmak istediğini söyleyip duruyordu.Çok kişiyle sex yapmadım zaten en son 1 yıl oldu ve yapacaksam bu senle olmalı kesinlikle dedi.2 saate yakın odada konuştuk alp sırrının güvende kalacağını gizliliğini asla bozmayacağını söyleyince iyice rahatlamıştım.Ama tek şartla bunu yaparım deyince nedir dedim oda şimdi burda sex yapacağız dedi.
O lavaboya giderken ben 3 biramıda bitirmiş içimden nasıl olacak diye düşünedururken alp lavabodan çırılçıplak bir halde odaya geri döndü.Boyum 1.76 cm benim; alp benden en az 15 cm uzun olmasına rağmen kilolu olduğu için kocaman bir göbeği vardı.Çok aşırı kılı yoktu memeleri ise baya belirgindi.Ama en şaşırtıcı olanı ise pasif ağırlıklı olmasına rağmen uzun ve orta kalınlıkta bir penisi olduğu inik halinden bile elliydi.Yanıma gelip beni ayağa kaldırdı ve soymaya başladı.Alp yapmayalım diye söyleniyordumki birden dudaklarıma yumuldu.Şehvetle öpmeye bir yandanda beni soymaya başladı.Kısa sürede bende çırılçıplak kalmıştım.Vücudumu görünce bembeyazsın neredeyse hiç kılın yok.Benden daha çok üniversite öğrencisine benziyorsun deyip hafiften aşağıya inmeye başladı.Kalıp olarak alp benden kat kat iri kıyımdı.Diz çöküp penisimi ağzına alınca bende kendimi koyvermiştim ne olursa olsun deyip sessizce alpin saxo çekmesine izin verdim.
Alp yerinden kalkıp beni yatağa doğru uzandırdı.Ve yan şekilde yatarak saxoya devam etti.Olayın stresinden inik olan penisimde bu zevke karşı koyamadı yavaş yavaş sertleşmeye başlayınca alp hah şöyle rahatla artık çok zevk alacağız göreceksin deyip tekrardan saxoya devam etti.Poposunu biraz daha bana doğru getirmesiyle deliğine dokunmamı istediğini anlayıp hemen kayganlaştırıcı sıkıp elime bende ona masaja başladım.O kadar dardı ki parmağım bile girmiyordu.Ben deliğini zorladıkça alpte aletimi ağzının en derinine kadar sokuyordu.3-4 dk sonunda artık parmağım rahatça acı vermeden girmeye başladı.Artık 2-3 parmağım aynı anda giriyor deliği biraz daha genişliyordu.Alp yerinden doğrulup işeme pozisyonuna geldi. Kayganlaştırıcıyı alıp aletime ve deliğine sürdü.Ben prezervatif tak dememe rağmen ben sevmiyorum bu canavarın sıcaklığı hissetmek istiyorum deyince bende ses etmedim.Zaten riski yoktu bildiğim biriydi ve çok sex yapmamıştı.
Aletimi deliğine doğru hizalayıp yavaşça oturmaya başladı.Az kısmını sokuyor birden kendini çekiyordu.Bu şekilde 1-2 dk boyu sadece baş kısmını sokacak şekilde yaptıktan sonra ellerini çekerek kendini yavaşça bırakmaya başladı.Aletimin başı girdiğinde ohh deyip kendini bastırarak içine almayı başarmıştı.İyice oturmasıylada deliğinin tamamen içindeydim artık.Alp yavaş yavaş oturup kalkmaya başlamıştı.2-3 dk daha buşekilde yavaş yaptıktan sonra hızlanmaya başladı.Temposu sayesinde her oturuşunda şap şap sesleri geliyordu ki bir anda kalkıp aletimi ağzına alıp git gel yapmaya başladı.Bir müddet yaptıktan sonra alp yatakta 4 ayak pozisyonuna geldi.Hemen arkasına geçip aletimi deliğine itmeye başladım.Her sokuşumda şap şap diye ses geliyor ve kalçaları sallanıyordu.Ben artık hızlanmış seri şekilde hiç boşluk vermeden hızlı hızlı girip çıkmaya başladım alpte zevkten sesler çıkarıyor çok güzelmiş özlemişim bu zevki harikasın sok diyip duruyordu.Bir anda kendini tekrar döndürerek aletimi tekrardan ağzına alıp saxo çekmesiyle bende kendimden geçmeye başladım.
Alpi yatağa yatırıp bacaklarını tutmasını istedim.Kilodan dolayı ayaklarını tam çekemiyordu, ayaklarını yana doğru açmasıyla deliği karşımdaydı artık.Hemen sokmaya alpi bu pozisyonda sikmeye başlamıştımki gözüm alpin kazık gibi sertleşmiş penisine takıldı.Pasif birine göre bence süper bir penisi vardı.Rahat 17-18 cm boyunda benimkiyle nerdeyse aynı kalınlıkta dibine doğru iyice kalınlaşıyordu.Bir yandan yükleniyor bir yandanda penisini tutup sıvazlıyordum alp artık tamamen uçmuş gözlerini kapatmış zevkin doruklarındaydı.15 dk ya yakındır sikmenin verdiği etkiyle boşalma anım yaklaşmıştı.Hareketlerimin hızlanmasıyla boşalacağımı anlayan alp ağzıma istiyorum hepsini demesiyle hemen içinden çıkıp alpin yüzüne doğru geldim.Alp aletimi tutup bir yandan sıvazlıyor bir yandanda başını ağzına sokup yalıyordu.İnanılmaz zevk veriyordu bu an.Geliyorum dediğim andada elini çektiği gibi aletimin hepsini ağzına sokmasıyla boşalmaya başlamam bir olmuştu.Resmen dizlerim titriyordu boşalırken.Alp tekrardan başını öne arkaya götürüp aradada dudaklarıyla vakum gibi çekerek içimde ne var ne yok ağzına almayı başarmıştı.Aletimi çıkarmamla bana ağzındakileri döllerin çokluğunu gösterip hafif dışarı çıkarıyor sonra birden ağzına çekiyordu.Bir anda hepsini tek hamlede yutup tadıda kokusuda mükemmelmiş inanılmaz zevk aldım teşekkür ederim dedi.
Bende çok zevk aldığımı özellikle saxo çekerken kendimden geçtiğimi söyleyerek alpe seni nasıl boşaltalım dedim.Alp bana bakıp aktifliği çok sevmiyorum ama seni delice sikmek istiyorum sende istermisin deyince bende madem yaşadık tamamen yaşayalım deyip Alpi yatağa yatırmamla hemen aletine yumuldum.Pasifken aldığı zevkten dolayı aleti hala sertleşmiş haldeydi.Ağzıma almamla o sıcaklık hissi banada gelmişti.Bastırmama rağmen kalınlıktan dolayı uzun penisinin hepsini alamıyordum, 3-4 cm i artıyordu.Ben başımı indirip kaldırırken alp birden yerinden doğrulup elleriyle başımı tutup bastırmaya başladı.Kendine öyle çekiyorduki aleti milim milim ağzımın içinde ailerliyordu derken tam köküne kadarını sokmayı başarmıştı.Alpin başımı her köklemesinde öğürüyor tükürüğe boğuyordum penisini.Sonra beni tutup üstüne doğru çekmesiyle 69 pozisyonuna geçmiştik.Ben ellerimle sıvazlıyor önümdeki yarağa saxo çekerken alpte deliğime yumulmuş deli gibi yalıyor dil darbeleri atıyordu.Felaket güzel deliğin var belliki çok siktirmemişsin , çok dar deliğin derken bende zevk alma noktasına geldim.
Alp biran duraksadı sanırım kayganlaştırıcı sıktı eline.Dil darbeleri yerini parmaklara bırakmış o etli parmaklarını deliğime girmeye çalışırken hissediyordum.Alp sertçe parmaklıyor beni delirtiyordu.Deliğim vıcık vıcık olmuş artık 1 değil 2-3 parmağının girdiğini hissediyordum.Sanırım deliğimi hazırladığını düşünmüş olacakki beni üstünden atıp kendiside doğruldu.Bir hamlede bacaklarımı omuzuna koyup aletine dokunmadan deliğimin üstüne yasladı.Hazırmısın başlıyorum dediğinde yavaş ol yeter dedim.Kendini öne doğru itmeye başlayınca penisi yararcasına deliğimin içinde ilerlemeye başladı.Baştan köke doğru kalınlaştığından ileriye derine ilerledikçe acı duymaya başladım.Alp yarısını sokmuştuki biraz bekle dedim.Her ilerlemesinde biraz durup deliğimin o kalınlığa alışmasını istemiştim alpten ama o bunun yerine böyle acı olup duruyor deyip birden hepsini dayadı.Yüklendiği an gözüm yaşardı acıdan anlatamam.
Napıyorsun çok acıdı dememe rağmen alp hala daha ağırlığını bana veriyor tamamını sokmaya çalışıyordu.Sonunda hepsini sokmuş olmalıki vücudu tenime değiyordu ve hiç hareket etmeden bu şekilde beklemeye başladı.Yavaşça hareketlenmeye başlayınca artık acı geçmişti.Tepki vermediğimi gören alp seri halde yüklenmeye sertçe girip çıkmaya başladı.Saxoyuda sexide sertçe yapıyor resmen hard şekilde alp tarafından sikiliyordum.Bu şekilde bir süre yaptıktan sonra alp beni kendine doğru çekti ve kendi uzanmış beni kucağına almıştı.Ellerimi arkadan dizine koyup oturup kalkmaya başladım.Alpte ellerini belimden tutmuş benimle beraber tempo kazanmış beni kendine çekerek sokuyordu.Alpin üstünde ata biner şekilde zıplıyor aletini en derinlere girene kadar oturuyordum.Bu pozisyon yeter deyip ayaklarımın altından kalçalarımı tutup ayağa kaldırıverdi beni.Ellerimi boynuna dolayıp alpin beni kendine çekip çıkarmasını kucağında ayakta sikmesinden zevk almaya başladım.Alp seri halde sanki yataktaymışız gibi rahatça darbeleri bir bir vuruyor şak şak sesleri içinde çılgınca sikiyordu.Baya süre bu pozisyonda yaptıktan sonra yatağın kenarına yatırıp bacaklarımdan tutup girip çıkmaya başladı.
Çok geçmedende geliyorum deyip aletini çıkarıp vücuduma doğru deli gibi boşalmaya başladı. Offf harikaydı inanılmaz zevk aldım bugün derken bile hala boşalıyordu inanılmaz çok gelmişti.Yataktan kalkıp banyoya geçtim. Suyun altında yıkanırken alpin dokunuşlarıyla açtm gözümü.Doymadınmı daha dememle alp önüme çömelerek aktifliğe doydumda bunun tadına doyum olurmu deyip tekrardan yalamaya başladı.Biraz yalamasına izin verip alpi duşun altında bol köüpk eşliğinde tekrar sikip yeniden ağzına boşalıp bende tekrardan rahatlamıştım.O gün odada 1 kez daha karşılıklı yapıp aramızda sır olarak kalacağına güvenip ayrıldık.Alple 3 yıldır ara ara zamanlarda görüşüyor hala daha azgın partnerimle sex yapıyoruz.

Kocamın Patronu

Kocamın Patronu
Yasemin — Kocamın Patronu

Merhaba, adım Yasemin.

25 Yaşında 2 senelik evli genç bir kadınım. 1,70 boylarındayım. Düz ve uzun sarı saçlara, ince bir bele, dolgun kalçalara sahibim. Pembe ve geniş meme uçlarıyla gögüslerim büyük ve şekillidir. Bembeyaz vücudum, uzun bacaklarım ve küçük bakımlı ayaklarımla yolda erkeklerin dönüp tekrar tekrar baktığı güzellerden birisiyim.

Eşimin iyi bir işi var ve iyi kazanıyor. Oldukça konforlu bir evde lüks içerisinde yaşıyoruz. Ancak çok çalıştığı için kocalık görevlerini yerine getiremiyor ve akşamları yorgunluktan sızıp kalıyor.

Geçen öykümde azgınlıktan yanan vücuduma engel olamayıp kendimi başka erkeklere siktirme kararı verdiğimi ve yine çok azdığım bir günde eve gelen doğulu musluk tamircilerine kendimi nasıl hoyratça siktirdiğimi yazmıştım.

Bu olayın üzerinden yine haftalar geçmiş, vücudum yeniden alev alev yanmaya başlamıştı. Evde çırılçıplak dolaşıyor, internette yüzümü gizleyerek erkeklere çıplak şovlar düzenliyordum. Kameranın karşısındaki irili ufaklı siklerin benim için boşalmasını büyülenerek izliyordum. Bazen çok azdığımda dayanamayıp gizli numaradan tanımadığım adamlarla konuşup telefonda bellerini getiriyordum. Hemen hepsi de buluşmak için yalvarıyor. Bazıları yüksek ücretler teklif ediyor, bazıları beni bekar evlerinde grup olarak sikmek istiyor ama hepsi de ekranda gördüklerine sahip olmak için yarışıyorlardı. Bense bazen dayanamayacak kadar azıyor ama bütün vücudumun yanmasına ve bacaklarımın titremesine rağmen evli bir kadın olduğum için kendimi tutuyordum. Ancak ekranda izlediğim yarakların geceleri rüyama girmesine engel olamıyordum.

Yine böyle bir günde bacaklarımı ayırmış, ıslanmış bacak aramı karşımdaki adam için parmaklıyordum. Herifin öyle büyük ve sert bir yarağı vardı ki büyülenmiş bir şekilde ne isterse yapıyordum. Azgınlıktan karşımda sıvazlanan büyük sikin kölesi olmuştum. Herifin istediği şekilde domalıyor, arka deliğimle ya da amımla oynuyor, büyük göğüslerimi dimdik olmuş meme uçlarımdan sıkarak yoğuruyordum. Aniden çalan cep telefonumun sesiyle irkildim. Arayan kocamdı. Merhabalaştıktan sonra sesimdeki titremeyi farketmişti.

“Hayrola aşkım sesin tuhaf geliyor hasta mısın yoksa?” diye sordu.

“Hayır hayatım temizlik yapıyordum da nefes nefese kalmışım” diye cevapladım. Bu arada iki parmağımla pembe amımı dudaklarından ayırmış karşımdaki adama ıslak amcığımın içini göstermeye çalışıyordum.

“Aşkım sana zahmet olacak ama akşama yemeğe misarifimiz olarak patronumuz Mahmut Bey gelecek. Biliyorsun bu benim için çok önemli şöyle içkili güzel bir sofra hazırlamamız mümkün mü?” diye sordu. Sesinden oldukça heyecanlandığı belli oluyordu. Eşim patronundan çok çekinir ona çok saygı duyardı.

“Tabi aşkım ne demek… Hemen şimdi mutfağa girip bir şeyler hazırlarım… Sen hiç merak etme aşkım… Mahmut Bey bu akşamdan çok memnun kalacak.” Dedim.

Canım sıkılmıştı. Kendi kendime “durduk yere iş çıkarıyorsunuz vallahi” dedim. Karşımdaki adamı boşalttıktan sonra bilgisayardan ayrılırken MSN deki herif telefonumu ya da adresimi öğrenmek için yalvarıyordu.

Böyle durumlarda her zaman yaptığım gibi kocamın kredi kartıyla yakındaki pahalı restorandan yemekler ve mezeler ısmarladım. Ayrıca rakı ve bira da sipariş ettim. Bu restoran siparişleri sayesinde eşim benim çok iyi yemek yaptığımı zannediyor.

Banyoya girdim ve sıcak suyla uzun bir banyo yaptım. Koltukaltlarımı, bacak aramı tekrar traş ederek iyice temizledim. Azgınlıktan yanan vücuduma dokunmaya doyamıyordum. Banyodan sonra düz saçlarımı kurutarak uzun uzun taradım. Küçük ve bakımlı ayaklarımın tırnaklarına sadece cila sürmeye karar verdim. Uzun topuklu bir terlik giyeceğim için ayaklarımın çok güzel görünmesini istiyordum. Bundan önce bütün vücuduma, göğüslerime, bacaklarımıa ve ayaklarıma uzun uzun güzel kokulu kremlerle masaj yaptım. Gece koyu kırmızı elbisemi giymeye karar verdiğim için kırmızı küçücük tangamı giymiştim. Üzerimde sadece tangamla; tırnaklarımı cilalamış, kurumaları için ayaklarıma üflerken aniden kapı çaldı. Aceleyle üzerime kocamın ortalıkta bıraktığı gömleği giydim ve ortadan bir iki düğmesini ilikleyerek kapıya doğru acele seğirttim. Tırnaklarımın cilası bozulmasın diye sekerken dolgun ve beyaz kalçalarım gömleğin altında sağa sola sallanıyordu. Kapıyı açtığımda siparişleri getiren 18-19 yaşlarında çocuğu karşımda buldum. “Bu da kürt olmalı” diye düşündüm. Genç olmasına rağmen iri yarı kıllı ayı gibi bi şeydi. “Bileğim kadar siki vardır bunun” diye düşünmeye başlamıştım ki. Çocuğun “siparişleri getirdim abla” diyen sesini duydum. Sesi heyecandan titiriyor, gözlerini ince beyaz gömleğin altında belli belirsiz seçilen pembe meme uçlarımdan alamıyordu. Meme uçlarım dimdik olmuş, göğüslerimin büyük bölümü önü açık gömlekten rahatça seyredilebiliyordu.

“Ay canım siparişleri mutfağa bırakıver… Kusura bakma böyle ev haliyle…” diyerek cilveli kıkırdadım.

Mutfağın kapısına arkamı dönerek bahşiş arama bahanesiyle çantamı karıştırıyor, eğilip doğrularak arkamdaki çocuğun küçücük tangamdan taşam kalçalarımı izlemesini sağlıyordum. Bembeyaz ve uzun bacaklarımı bazen ayırıyor bazen birleştiriyordum. Parayı vermek için arkamı döndüğümde terlemiş gözleri faltaşı gibi açılmış çocuk, gözlerini kalçalarımdan zorla ayırarak şaşkın bana baktı.

“Birazcık cesaretin olsa beni yere yatırır burada çatır çatır sikerdin” diye düşündüm. “Hiç itiraz etmeden bacaklarımı açardım sana”.

“Al aşkım bu da senin için” diyerek çocuğa parayı ve kredi kartını verdim. Ağzımdan yanlışlıkla “aşkım” kelimesi çıkmıştı. Pos makinasına şifreyi girerken yüzüm utancımdam kıpkırmızı olmuştu. Çocuk kekeleyerek teşekkür etti ve gitti.

“Bu akşam sikini yara yapmasa bari” diyerek kıkırdadım.

Yatak odasına geçerek sırıksıklam olmuş tangamı bir diğeriyle değiştirdim. Masayı hazırladıktan sonra Aynanın karşısına geçerek hafif bir makyaj yapmaya koyuldum. Büyük ve yeşil gözlerimi öne çıkaracak bir far sürdüm. Hokka gibi küçücük burnumun altında yarı açık duran tombul dudaklarımı koyu kırmızıya boyadım. Hafif bir allık sürdükten sonra kırmızı elbisemi giydim. Uzun topuklu ve bir tek ince kırmızı bant ile ayaklarımda duran terliklerimi de giydikten sonra aynanın karşısına geçtim. Omuzlarımdan dökülen düz sarı saçlarım, geniş dekolte ile yarısı dışarıda dimdik duran sütyensiz büyük göğüslerimi, bacak aramın 3-4 parmak altına uzanan ve ince belime yapışmış ama aşağı doğru genişleyen elbisemin etekleri ile düzülmeye hazır bir fahişe gibi duruyordum.

Odayı gerektiği gibi ışıklandırdıktan ve masayı son bir kez gözden geçirdikten hemen sonra kapı çalındı. Gelen kocama sarılarak öperken arkasında duran iri yarı adamı inceliyordum. Kocamın patronu Mahmut Bey neredeyse kocamın iki katı 40-45 yaşlarında göbekli hafif kel, kıllı bir adamdı. Sonradan görme bir kro olduğu her halinden belliydi. Ben kocamı öperken arsızca gözlerimin içine bakıyordu. Daha tanışmadan beni ayaküstü gözleriyle sikmeye başlamıştı. Elimi Mahmut Beye uzattım ve kendisinin bu kadar genç olduğunu beklemediğimi belirttim. Sırıtarak her yerimi inceliyordu. “Siparişleri getiren çocuğun yerinde bu olsaydı beni çoktan çatır çatır sikmişti” diye düşündüm. Kocam çok heyecanlı patronunu memnun etmek için dört dönüyordu. Halbuki beni gördükten sonra herifin neşesi yerine gelmiş görünüyordu. Geniş geniş sırıtarak “Böyle güzel karın vardı da bizi daha önce niye tanıştırmadın Berk Bey” diyerek küstahça güldü. Kocamın ağzı kulaklarına varıyordu.

“Çok teşekkür ederim Mahmut Bey! Eşim ve ben size ağırlamaktan mutluluk duyarız” gibi laflar sarfediyordu. Ben kıvıra kıvıra Masaya servis yapıyor, eğilerek herife bembeyaz göğüslerimi uzun uzun seyrettiriyor, adamın bakışları altında iyice orospulaşıyordum.

Bir kaç kadeh içtikten sonra yanaklarım kıpkırmızı olmuş bütün vücudum yanmaya başlamıştı. Mahmut Bey yemek boyunca masanın altından ayaklarıyla bacaklarıma dokunmuş hatta bir kaç kere bacak aramı denk getirmeye çalışmıştı. Bense herife hiç bakmadan memnun gülümsüyordum. Kocam heyecandan hiç bir şey görmüyor sürekli kendinden bahsederek kendini patronuna sevdirmeye çalışıyordu.

Bir ara adam kravatını gevşetince ister istemez adamın kıllı ve erkeksi göğsüne bakmaktan kendimi alamadım.Bakışlarımdaki açlığı hemen anlayan Mahmut Bey,

“Yasemin Hanım ayıp olmazsa biraz gömleğimi gevşetecem, çok sıcak oldu içerisi… Malum rakı” diyerek arsızca gözlerimin içine baktı. Nasıl olsa kocamın yanında bir şey olmaz diye düşünerek yeşil gözlerimi şehvetle adama dikip,

“Aaa lütfen Mahmut Bey! Kendinizi evinizde hissedin rahat olun canım” diyerek cilveyle kıkırdadım.

Kocamsa ikimizden de neşeli “Burası sizin de eviniz olur Mahmut Bey lütfen rahatınıza bakınız” diyordu. Küçük sikli beceriksiz kocamın yanında bu herife karşı inanılmaz kadınsı bir istek duyuyordum.

Kravatını çıkarıp gömleğinin üstten 5-6 düğmesini çözen adamın geniş ve kıllı göğsüne bakmaktan kendimi alamıyordum. İçtikten sonra kendimi iyice kaybetmiş adama sürekli cilveli bakışlar atıyor, şişkin bacakarasına ve kıllı göğsüne bakarak herifi iyice tahrik ediyordum. “Nasıl olsa kocam var” diye düşünerek herifi iyice azdırmaya karar verdim. Kocamın lavaboya gittiği anı fırsat bilerek bacaklarımı ayırdım ve umursamazca adamın karşısında rakımdan bir yudum aldım. Herif sırıtarak kırmızı tangamı izliyor ve eliyle sikini düzeltiyordu. Adamı cilveli bakışlarla azdırmaya devam ediyordum ki kocam içeriye girdi.

“Yahu Berk Bey” dedi patron. “Bugün çok önemli evrakları Kartal daki ofiste unuttum… Naapsak yahu” diye sordu.

“Yarın da lazımdı evraklar nasıl yapacaz bilmem ki” diye ekledi. Kocam hemen heyecanlandı,

“Dilerseniz ben hemen alıp geleyim Mahmut Bey” dedi. “Yarın ofiste size teslim ederim”

“Yahu sana da ayıp olacak Berk Bey bu saatte”, “Üzülüyorum vallahi” diye ekledi Mahmut Bey.

Herifin niyetini anlamıştım. Karşımdaki ayı gibi görünen bu kro aynı zamanda çok ta zekiydi. Beni sikmeyi o anda haketmişti. Amcığım sırılsıklam olmuştu.

Eşime ofisin anahtarlarını verirken, “Eh ben de kalkayım o zaman” dedi Mahmut Bey “Sen ofise giderken Yasemin Hanımı rahatsız etmeyeyim” dedi. gözlerime bakarak adeta beni sikmek için onay almak istiyordu. Hiç düşünmeden,

“Aaa vallahi darılırım Mahmut Bey daha size ikram edeceklerim var, tadına bakmadan giderseniz çok üzülürüm” diye cilveyle kırıttım.

Kocam ikimizden de hevesli,

“Lütfen Mahmut Bey” dedi. “Ben hemen ofise gider gelirim. Eşim size en iyi şekilde ağırlayacaktır. Hem burası sizin eviniz sayılır.” Dedi. Aceleyle, heyecandan kendini kaybetmiş bir şekilde arabanın anahtarlarını aramaya koyuldu.

Patron arsızca yerine yerleşerek “Eh madem öyle Yasemin Hanımın ikramının tadına bakmadan gitmek ayıp olur” diyerek sırıttı. Herif gözlerini yeşil gözlerimden bir an olsun ayırmıyordu. Mahmut Beye kendimi siktireceğimi anlamıştım. Hafif çakırkeyif, yanaklarım kıpkırmızı, çok azmış durumdaydım, adama bacaklarımı ayırmak için sabırsızlanıyordum. Kocam hiç bir şey anlamadan sevinerek çıktı.

Arabanın sesini dinleyerek, uzaklaştığından emin olana kadar sesizce bakıştık. Bacak bacak üstüne atmış kıçıma kadar sıyrılmış eteğimle, ayağımın ucunda topuklu terliğimi hızlı hızlı sallıyordum. Herif benim sikilmek için sabırsızlandığımı anlamıştı. Yarım ağız sırıtarak,

“Korkmayın Yasemin Hanım kocana yanlış anahtarları verdim… Kapıyı açamayıp beni arayınca geceyarısı ona çilingir arattıracam… Daha epey bi vaktimiz var yani” deyip, rakısından bir yudum daha aldı…

Herife sinirleneceğime elimde olmadan cilvelenip kırıtıyordum…

“Yasemin Hanım şöyle oynak bi müzik yok mu sizde gülüm?” “Rakı böyle eğlencesiz kuru kuru gitmez biliyo musun?” dedi. Kalçalarımı sallayarak müzik setine gittim. Radyo kanalı ararken siparişleri getiren çocuğa yaptığım gibi hafif eğilerek adama bembeyaz bacaklarımı ve tangamdan taşan kalçalarımı sergiliyordum. Oryantal müziği bulunca ister istemez kıçımı adama karşı sallamaya başlamıştım. Arkamı döndüğümde herifin gömleğini tamamen çözdüğünü gördüm. Bacaklarını ayırmış karşımda kıllı göğsü ve göbeğiyle yayılmış bir halde şehvetle beni izliyordu.

Mahmut Bey’in karşısında göbek atmaya başlamıştım. Saçlarımı sallıyor, memelerimi öne eğilerek çalkalıyor, kendi etrafımda dönerek açılan eteğimden bembeyaz kalçalarımın tombul ve gergin yanaklarını herife sergiliyordum. Kadınsı bir içgüdüyle kendimi daha iyi sitirmek için adama her türlü orospuluğu yapıyorudu.

Neden sonra patron eline kadehi ve meze tabağını alarak kanepeye geçti. Elindekileri sehpaya koyarken,

“Hadi bakalım gülüm, hazırlan da yanıma gel artık… Müziği de kapatma biraz sonra bas bas bağıracaksın, komşulara ayıp olmasın di mi” diyerek sırıttı.

Sikilme fikri aklımı başımdan aldığı için ne denirse yerine getiriyordum.

“Hemen Mahmut Beyciim” diyerek kırıta kırıta banyoya seğirttim. Suları bacaklarıma kadar akan amcığımı iyice temizledim. Yatak odasına geçerek kasıklarıma, boynuma, göbeğime bacaklarıma parfüm sürdüm. İnce askılı pembe kombinezonumla, pembe tangamı giyerek sabırsızca kocamın patronunun yanına koştum.

Biraz sonra herifin dizinin dibinde oturmuş, patrona elimle meze yediriyor bazen elimle kıllı göğsünü okşuyor, öpüyor ama sürekli olarak kumaş pantolonun üzerinden sikini sıvazlıyordum. Oldukça kalın olduğunu hissettiğim yarak elimin altında zonkluyordu. Çok erkeksi bir kokusu vardı. Patron kalçalarımı, memelerimi yoğuruyor, her yerimi hoyratça sıkıp acıtıyordu.

Önünde diz çöküp pantolonunu ve iç çamaşırını çıkarttım. Bileğim gibi bir yarak yüzümün dibinde dikilmişti. Heryeri kıllı olan bu adam taşaklarını ve sikini traşlamış pırıl pırıl yapmıştı. Belli ki bütün zamanını orospularla alem yaparak geçiriyordu bu kro. Elimle sikini sıvazlarken bir yandan da taşaklarını emiyor, kokluyordum. Çok garip ama dayanılmaz erkeksi bir kokusu vardı. Bacakaram sırılsıklam olmuştu. Diğer elimle bacakaramı kurcalıyordum. Patronun taşaklarına tükürdüm ve yalamaya devam ettim. Arada sikinin gövdesini ve başını ağzıma sığdırmaya çalışıyordum. Herifin yarağı dimdik ve parıl parıl parlıyordu. Mahmut Bey zevkten ayı gibi homurdanıyordu.

Bu sırada Eşimin patronunun telefonu çaldı. Arayan kocamdı. Kapıyı açamamış olmalıydı. Patron önce sehpadaki kumandayla müziğin sesini kıstı.

“Alo! Berk Bey valla bu saatte zor ama bi çilingir bulursan çok iyi olur ya!” “Yani bu saatte sana da zahmet veriyoruz ama hakikaten şirketimizin çok değerli bi çalışanısınız yani… Siz de olmasanız…”

Mahmut Bey kocamla konuşurken bir yandan saçımdan tutmuş yüzümü sikine ve taşaklarına sürtüyordu.

Telefonun karşısından kocamın “hiç önemli değilleri” “önemli olan işimiz” olduğu sözlerini duyuyordum.

Mahmut Bey telefonu kapattıktan sonra beni kucaklayarak yatak odasına götürdü. Üstümdekileri çabucak çıkardı. Bacaklarımı ayırmış, sırtüstü yatmış dimdik duran göğüslerimle adama bakıyordum. Herif kafasını ıslak amıma gömerek yemeye başladı… Yalıyor, ısırıyor canımı acıtıyor ama yaptıkları çok hoşuma gidiyordu. Sonunda ayak bileklerimden tutarak bacaklarımı kaldırdı ve kalın sikini kutuma dayadı. Biraz sonra “şak şuk” sesleri içinde beni güzelce sikiyordu. Sikiyle içimi dolduruyor, kalın aletini çok güzel yerlere değdiriyordu. Zevkten gözlerim kaymış inliyordum. Herif beni sikerken ayak tabanlarıma başparmağıyla masaj yapıyor, bembeyaz bakımlı ayaklarımı ısırıyor yalıyordu.

Patronu yatağa yatırıp tekrar sikini emmeye başladım. Eliyle kıçımdan hoyratça çekerek beni 69 pozisyonuna getirdi. Hem amımı yalıyor hem parmağıyla göt deliğime masaj yapıyordu. Ben de zevkten kendimden geçmiş herifin sikini, taşaklarını somuruyordum. Mahmut Bey başparmağını arka deliğime sokup çıkarıyordu.

“Kocan seni hiç götten sikmiyor mu lan orospu?” diye sordu. Artık iyice kabalaşmıştı ama ağzımdaki siki bırakmamak için alttan alıyordum. Zaten kocam beni önden bile sikemiyordu… Nasıl arkadan sikecekti ki?

“Hayır Mahmut Beyciim arkamdan hiç almadım daha önce” dedim “Ayy ayyy” diye de çığlık atmak zorunda kaldım çünkü arka deliğime iki üç parmağını birden zorluyor olmalıydı.

“Seni götünden sikeyim öyleyse” dedi… “Git krem mrem bi şey getir bakalım” dedi. Ağzımdaki siki bırakmak istemiyordum, aceleyle çekmeceden bebek yağını getirdim. Beni domaltıp kafamı yatağa bastırdı. Kalçalarımı iyice havaya dikmiş erkeğimin işini kolaylaştımaya çalışıyordum. Sikine ve arka deliğime bebek yağı sürdükten sonra yavaş yavaş zorlamaya başladı.

“Şimdi deliğini serbest bırak bakalım” “Hah şöyle rahat bırak göt deliğini” diyerek alıştıra alştıra kocaman yarağını arka deliğime ittirmeye çalışıyordu.

Bir elimleamımı parmaklıyor, bir elimle arka deliğime girmeye çalışan siki tutuyordum. Herifin siki dimdikti. Yavaş yavaş içine kaydıkça garip bir zevk alıyordum.

“Ayy Mahmut Bey yavaş” “Ohh biraz bekleyin lütfen” “mmm devam et Mahmuuut” gibi şözler ağzımdan ister istemez dökülüyordu.

Biraz sonra kocamın patronu arka deliğimi alıştırmış, hoyratça götü

İLK DENEYİM

İLK DENEYİM
Liza’nın evine sarmaş dolaş girdik. İçeri girer girmez de başladık en ateşli öpücükleri birbirimize vermeye. Daha kapının ağzında dudaklarımızla yüzümüzü boynumuzu hatta göğüslerimizi öpücük yağmuruna tuttuk. Hani kendimizi biraz frenlemesek oracıkta yaşayacaktım ilk deneyimimi.
Bu öpüşme faslından sonra Liza elimdeki valizi aldı ve odasına gitti. Ben de salona geçtim. Uzun uzun baktım her yerine; içimden bir his buraya o andan itibaren sık sık geleceğimi, hatta orada yaşacağımı ve o ailenin bir gelin gibi parçası olacağımı söylüyordu. Nitekim de bu hislerim kısa bir süre sonra gerçek olacaktı ve o evde Liza’yla harika günler geçirecektim. Yani o ailenin gelini olacaktım.
Salondan balkona geçip denize bakarak şezlonga oturdum. İçim kıpır kıpır denizi izlerken aklımda ilerleyen saatlerde yaşayacaklarım vardı. Liza’nın gelişiyle sıyrıldım bu düşüncelerimden. Liza hemen dudaklarıma sımsıcak bir öpücük kondurdu. O an alıcı gözle baktım ona. Her şeyiyle harika görünüyordu. Çok güzel yarı transparan bir elbise giymiş ve baş döndüren bir koku sürmüştü. Tabi makyajı da harikaydı.
Balkonda birbirimizden o akşam yaşayacaklarımızdan ve başbaşa geçireceğimiz harika haftadan bahsettikten sonra akşamın alacasının abanmasıyla birlikte içeri geçtik. Bir süre salonda birbirimize sarılmış halde müzik dinledikten sonra sofrayı hazırladık.
Slow müzikler ve nefis yemeklerle birlikte sayısını bilemediğimiz şarap kadehlerini ardı ardına devirdikten sonra slow müzik eşliğinde dans ettik akşamın ilerleyen saatine kadar kulaklarımıza sıcak öpüşler eşliğinde sevgi sözcükleri fısıldayarak.
Derken Liza birden elimden tuttu ve beni adeta çekerek odasına götürdü. Kapıyı kapatır kapatmaz da hemen dudaklarıma yumuldu. İşte o an kalbim deli gibi atmaya ve vücudumun her yeri zangır zangır titremeye başladı. Beklediğim an gelmişti; birazdan ilk lezbiyen deneyimimi yaşayacaktım. Hatta Liza dudaklarıma yumulur yumulmaz yaşamaya başlamıştım bile…
Ateşli öpücüklerin ardından Liza elimden tutarak beni yatağa götürdü. Önce heyecanımı yatıştırıcı sözler sarf ettikten sonra yavaş yavaş üzerimdekileri çıkartmaya başladı. Bunu yaparken de bir yandan kulağıma aşk sözcükleri fısıldıyordu. Kendimi o anda gerdek gecesindeki gelin gibi duyumsadım. Nitekim ilerleyen anlarda bu duygularım beni yanıltmayacak, o gece benim için gerçekten bir gerdek gecesi olacaktı… Liza nazikçe üzerimdekileri çıkarttıktan sonra usulca yatağa yatırdı beni. Ve gözlerimin içine baka baka en ateşli bakışlarıyla, tek tek giysilerini çıkarmaya başladı. Fakat hiç acele etmiyordu bunu yaparken adeta tadına vara vara yapıyor ve bir yandan da bana en ateşli bakışlarını fırlatırken beni iyice tahrik ediyordu.
Soyunma faslını bitirince yanıma uzandı ve sarıldı bana sıkıca. İlk kez bir hemcinsimin hem de hoşlandığım bir hemcinsimin vücudunu çıplak olarak bu kadar yakından görüyor ve ona sakınımsız biçimde dokunuyordum. Liza’yla bir süre öyle sarmaş dolaş bir halde kaldık. Adeta vücularımız birbirini içiyordu o anlarda.
Derken Liza usulca beni öpmeye başladı. Dün akşamdan beri beklediğim zaman gelmişti işte. İlk deneyimimi yaşamaya başlamıştım.
Dudaklarımızın ardından Liza yavaşça boynuma oradan da gögüslerime indi. Usulca fakat ateşli biçimde başladı göğüslerimi öpüp uçlarını emmeye. Bu arada ben de onun sırtını popolarını ve elimin değdiğince göğüslerini okşuyordum. Liza göğüslerimden sonra ağır ağır göbeğime oradan da amıma indi. İlk kez amım bir başkası tarafından elleniyor ve hatta emiliyordu. Liza yavaş yavaş amımı elleyip emdikçe ben de inceden inceye zevk inlemelerine başlamıştım. Bu arada amım da giderek sulanıyordu. Liza bir yandan amımla oynayıp, onu adeta sömürüyor bir yandan da göğüslerimi okşarken en ateşli laflar ederek beni iyice kamçılıyordu. Artık inlemelerim iyice artmış ve kendimi tutmayı bırakıp en yüksek perdeden çıkmaya başlamıştı. Bir süre daha amımla oynayan Liza elimi tutarak kendi amına götürdü ve yavaşça elimi amında gezdirdi. Ardından elimi bıraktı. Ben onun amını okşarken o da benim göğüslerime yumulmuştu bir kez daha. İlk ellediğim am Liza’nınkiydi. Uzun uzun elledim onu. Yumuşacıktı ve benimki gibi iyice sulanmıştı.
Bir süre daha bu pozisyonda oynaştıktan sonra Liza 69 tabir edilen pozisyona geçti. Artık o benimkini emerken ben de onunkini emiyordum. İlk kez bir hemcinsimin amını emiyordum. Tadı gerçekten çok güzeldi. Amımı emen ve okşayan Liza birden bire durdu ve bana bakarak kız sen bakire misin? diye sordu. Anlamaması olanaksızdı. Başımı sallayıp evet dedim. Hemen yüzyüze pozisyona geçerek beni kollarının arasına aldı. Ve yumuşak bir tonda bekaretimi vermek isteyip istemediğimi sordu. Kısa bir çekimserliğin ardından yaşamakta olduğum zevk anlarının da etkisiyle başımı salladım evet anlamında ardından ekledim hemen nasıl olacak bu diye. Benden olumlu yanıtı alan Liza sevinçle fırladı yataktan dudaklarıma kondurduğu ateşli öpücüğün ardından.
Yatağın yanındaki çekmeceyi açıp içinden daha önce hiç görmediğim sonrasındaysa tadını hiç unutmayacağım bir şey çıkardı. Çıkarır çıkarmaz da beline bağladı. Artık önünden bir uzantı sallanıyordu Liza’nın. Daha önce dergilerde gördüğüm için bunun penis olduğunu anladım. Fakat gördüklerim gerçekti bu ise yapaydı. Liza yeniden yanıma uzanınca elimi ilk önce çekinerek götürdüğüm bu yapay penisi usulca fakat sonrasında giderek ateşli biçimde okşamaya başladım. Ve daha fazla dayanamayıp eğildim ve ağzıma alıp doyasıya emdim onu. Tadı Liza’nın organı gibi nefisdi. Liza da bu arada benim sırtımı ve göğüslerimi okşuyordu.
Derken birden bire Liza beni sırt üstü yatırdı ve önce dudaklarıma ardında da göğüslerime yumulduktan sonra taktığı yapay penisi amımın ağzına dayadı. Önce bir iki kez usulca sokup çıkarmanın ardından – ki o anda amımı yokluyordu – birden bire tüm gücüyle amıma yüklendi yapay penisle. Aynı anda da acımı hafifletmek için – ki penis girerken acıtmıştı bayağı – dudaklarıma ateşli öpücükler kondurmaya başladı. Bir süre yapay penisle içimde kalan Liza acımın ve kanamamın biraz hafiflemesiyle amımın içinde gidip gelmeye başladı. Acım Liza’nın uzmanca tavırlarıyla yok olmuş, o artık kadınlığım olan amımda gidip gelirken yapay penisle ben de bir yandan Liza’yı öpüp okşarken bir yandan da zevk çığlıkları atmaya başlamıştım en üst perdeden hem de.
Sabahın ilk ışıklarına kadar git geller, ateşli öpücükler ve okşamalarla bu harika gecemiz devam etti. Sabahın ilk ışıkları abanmaya başlayınca okşamalar eşliğinde birbirimize sarılarak uykunun kollarına bıraktık kendimizi… Artık gelen sabahla birlikte benim için herşey çok farklı olacaktı, o zevk gecesinde kızlığım gitmiş, kadın olmuştum. Hem de on beş yaşında ve kendi isteğimle. Üstelik ilk lezbiyen deneyimi de yaşamıştım en mükemmel biçimde. Şimdi de bir kadının yatağında ve ona sarılarak uyuyordum. Birkaç saat sonra da bir kadının kollarında gözümü yeni güne açacaktım.

Yasemin

Yasemin
Üniversiteyi kazanıpta İstanbul’a geldikten sonra yapılacak ilk iş kalma işi idi. Babamla yaptığımız görüş alışverişinin ardından devlet yurdunda bir müddet kaldıktan sonra bir kaç kafa dengi bulduktan sonra bir eve geçme fikri bize oldukça mantıklı gelmişti. Nihayetinde bir kaç ay içinde oldukça sağlam diyebileceğim Cem ve Ertan’la bir eve çıkmaya karar vermiştik. Bu kararın ardından da babam İstanbul’a kadar gelerek ev arama ve içini doldurma işlerini sağlamak için gelmişti. Uzun uğraşların ardından sessiz sayılabilecek bir sokakta şimdilik kaydıyla bir ev bulmuştuk. Kısa süre içinde evi dayayıp döşeyerek yaşamaya başlamıştık.

Cem benimle aynı sınıftaydı, Ertan ise aynı bölümden başka bir fakültede öğrenim görüyordu. İlk zamanlar aşıldıktan sonra onlara olan güvenim daha da artmaya başlamıştı. Bu biraz da öyle olmak mecburiyetindeydi çünkü üçümüz de en yalın halimizle oradaydık, gurbetteydik.

Cem Ankaralı idi. Orta boylu, hafif göbekli, az esmer yakışıklı bir çocuktu. Bir çok kız etrafında dolanmakta ama bu teklifleri ağırdan alarak değerlendiriyordu. Bu kadar şeytan tüylü olmasında biraz bu ağırdan alma hali, biraz gizemli hareket etme ama en çok ta sempatik ve maharetli bir çeneye sahip olmasından kaynaklanıyordu. Zamanında bir kaç kadınla birlikte olduğunu ifade ediyor bunların arasında bir evli kadın olduğundan da bahsediyordu. Ben ilk zamanlar bunun bir atmasyon olduğunu düşünüyordum. Hayatında hiç seks yaşamamış birinin bu iddiaları da ciddiye alması pek beklenemezdi doğrusu.

Ertan benimle aynı şehirdendi, Kırşehir’den. O aramızdaki en sessiz adamdı. Uzun boylu, iri yarı bir cocuktu. Hani derler ya bunca deliye bir uslu , işte Ertan o türdendi. Eli ayağı düzgündü, ama karı kız işleri onu o kadar da ilgilendirmiyordu. “İstanbul beni elbet değiştirecek, o zamana kadar çalışmalıyım” diyen bir tipti. Cem bu yüzden Ertan’a arasıra takılır “Ulan seni ancak bir karı değiştirir” diyordu. Ertan arada da olsa yaptığı sağlam esprilerle bizleri kahkahaya boğuyordu. işte o anlarda bu çocuğun bizimle aynı evi paylaşmasının sebebini daha iyi kavrayabiliyordum.

Hayat böyle böyle devam ediyordu. Bahar aylarının başlangıcında bir akşamüstü eve gelirken bir şeyler almak için mahalle bakkalına uğradım. Daha sokak başında adeta başımı döndürecek bir olayla karşılaştım. Bakkalın kapısında kıvırcık kumral saçları hafif meltemde dalgalanan bir afetti bu gördüğüm. Üstünde lise üniforması olan bu kızın boyutlarından gerçekte onun lise öğrencisi olabileceğine hiç inanmamıştım. Ben yaklaşınca bu afet-i devran “hadi iyi akşamlar babacığım akşama görüşürüz” diye seslendi bakkala doğru. Dükkana girdiğimde kızın babasının bizim bakkalımız Recep abi olduğunu anlamıştım. Recep abi sağolsun evi tutma ve içini donatma aşamalarında çok yardımı dokunmuştu. Dükkanı hemen evinin olduğu apartmanın altındaydı. Aslen Denizlili olan Recep abiyle şöyle böyle çok iyi bir muhabbetimiz vardı ama böylesi bir kızının olduğunu dahası ailesinin kimler olduğunu dahi bilmiyordum.

“Hayrolsun Recep abi, o kızın mıydı?” diye sorunca Recep abi de parlayan gözlerle “evet, o gördüğün kızımdı” dedi. Adının Gamze olduğunu öğrendiğim bu kızın daha 16 yaşına yeni bastığını öğrendiğimde ise bayağı bir şok geçirmiştim.

Eve geldiğimde bütün gün Gamze’yi düşünerek geçirdim. Hatta bütün hafta sürdü bu düşünmeler. Kızı böyleyse anası bile nasıldır diye geçirdim içimden. Kendi kendime “Ulan bu bizim Recep abi amma hatun tavlamış yahu” deyiverdim.

O akşam konuyu bizim çocuklara açtım. “Görmeliydiniz ne hatun” dedim.

Cem: Belli belli rüzgarı seni devirmeye yetmiş. Bir de altına alsan kim bilir neler olurmuş sana?

Ertan: Olacağı belli, kalpten küüütt…

Herkes gülmeye başlamıştı.

Zaman ilerledikçe kafamı kurcalayan tek şeyin Gamze’nin beni unufak eden güzelliği ve seksapayeliği olmadığını fark ettim. Bu kız neticede daha ufacık bir kızdı ama ya annesi, o nasıl bir kadındı. Güzel miydi, çirkin miydi, kızı kadar seksi miydi? Kocasının altına doyuma ulaşabiliyor muydu? Kimdi bu kadın, kafam allak bullak olmuştu. Bazen bu fikirlerin saçma olduğunu düşünüyor kendimi yaşlı bir kadına, üstelik tanımadığım belki de iffetli bir kadına iftira etmiş gibi hissediyordum.

Çok geçmedi bu fikirleri içimde saklayamaz oldum. suçluluk duygusu içimi bir fare gibi kemiriyordu. Bunu en yakın bildiğim, bana cevap verebileceğine inandığım tek insana Cem’e açmaya karar verdim. Ertan olmadığı bir akşam üstü elinden tuttum “oğlum gel sana danışacağım bir şey var” dedim.

– Ne oluyor lan Mehmet? Hasta mısın?

– Yok be oğlum da kafamı bazı meseleler kurcalıyor.

– Ne oldu ki hayrolsun?

– Ya bu Recep abinin karısı…

– Eeee?.

-Ben bu kadını görmedim, nasıl biri olduğunu bile bilmiyorum ama kızını gördükten sonra..

-Arzulamaya başladım sanki!

İşte burada Cem gülmeye başladı.

-Oğlum suçluluk duyma, bir kadın arzulamanda bir gariplik yok. Gariplik daha hatunu bile görmemiş olmanda.

-İyi de Cem kadın ya yollu değilse

-Belki öyledir ama karıyı mı düzdün?

-Hayır!

-O zaman bekleyelim görelim bakarsın neler neler olur …

-Nasıl yani?

-Belki de hatun senin beklediğinden daha acayip bir şey çıkar.

Günler böyle böyle geçiyordu. Bir akşam evde çay içelim dedik. Cem’le ben beraberce karşımızdaki Recep abinin bakkalına gidelim dedik. Ancak vakit geç olduğundan dolayı Recep abi dükkanı kapatmıştı. Tam ne yapacağımızı düşünürken Cem ;

-Hadi Recep abilere gidelim onlardan şeker isteyelim, dedi.

-Oğlum boşver buluruz deyince, Cem;

-Ya tanıdığımız tek kişi Recep abi, hemen de şuracıkta. Gel o bize biraz şeker verir dedi.

Ben “geç oldu, rahatsız etmesek” desem de Cem kolumdan çekerek apartmana soktu beni. Recep abinin kapısını çaldığımızda ne yalan ben biraz heyecanlanmıştım. Biz kapıyı Recep abinin açmasını beklerken kapıyı o hayal ettiğim kadın açtı. Ben;

-Şey biz karşı apartmanda oturan öğrencileriz Recep abi yok muydu? Eflatun başörtüsünün içinde bir güneş gibi parlayan bu harika yüzlü, yeşil gözlü kadın;

-Yok kahveye gitti. Ne istiyordunuz? dedi.

-Cem ya bizim şekerimiz bitmiş çay için bir kase şeker rica edecektik. Paramız kalmamış, Recep abiden başka tanıdığımız kimse de yok… deyiverdi.

Kadın gülümseyerek;

-Önemli değil canım, lafı mı olur ben size getireyim siz burada bekleyin dedi.

O anda kızından daha dolgun, tam bir Afrodit heykeli misali bir vücuda sahip olduğunu anlamıştım bu hatunun. Boşuna değilmiş onu merak etmem, bu kadın kızından bile daha güzeldi. Bir kasenin içinde toz şeker ile alüminyum folyoya sarılı bir ufak pakette getirdi kadın.

-Börek yapmıştım bunu da alın lütfen. Kabı da istediğiniz zaman getirirsiniz demişti.

Biz teşekkür ederek oradan ayrılırken ben bir tuhaf olmuştum. Bu kadının sesi bile o kadar buğulu ve tatlı idi ki kendimi cennette sanmıştım bir anda. Cem bana dönerek;

-Oğlum var ya bu hatun düşündüğünden de deli bir şeymiş. O ne seksilikti öyle deyiverdi. Sonra devam ederek;

-Haklıymışsın be Mehmet! Bu kadın belki kapalı ama hayatımda hiç bir kadının beni böylesine etkilediğini bilmiyorum dedi.

Ertesi gün kabı vermek için Recep abiye gittim. Recep abi ;

-Mehmet gel. Akşam gelmişsiniz Yasemin ablan söyledi dedi.

Demek o harikulade kadının adı Yasemin’di. Adı da çok yakışmıştı bu kadına. Şıktı, güzeldi ve ne yalan söyleyeyim çok seksiydi.

-Recep abi sen yoktun sağolsun teyze de bize şeker verdi bu da kabı deyince, Recep abi gülerek;

-Teyze değil oğlum 37 yaşında daha. Sen belki benim yaşıma bakarak diyorsun da ben 55 yaşındayım dedi. Abla dersen Yasemin’e daha doğru olur bence dedi.

-E geç mi evlendiniz? deyince

-Ya benim başımdan daha önce başka bir evlilik geçmişti olmadı ayrıldık, sonra en küçük kız kardeşimin yakın arkadaşı olan bu hatun çıktı karşıma evlendik. deyiverdi. Şaşırmıştım, bu dünyalar güzeli kadın nasıl olmuştu da kendisinden neredeyse 20 yaş büyük bu adamla evlenmişti.

-Kızkardeşim liseye giderken tanıdım onu. Sonra bir kaç yıl içinde de evlenme teklifimi kabul etti dedi. Ben sırıtarak;

-Sen de az değilmişsin be Recep abi deyince o da

-E ben çok mu çirkinim? Hem o da bana biraz mecburdu dedi.

Ben bu son lafına biraz takıldıysam da pek önemsemedim oradan çıktım. Bu Yasemin hanım muhabbetinden ben de Cem de çok etkilenmiştik. Ertan ise bizimle dalga geçiyordu.

Bir hafta sonu akşamı hep beraber porno izleyelim dedik. Filmde porno yıldızı Hannah Hilton isimli sarışın iki tane izbandut gibi herifin arasında inleyerek sikiliyordu. Bizim suskun dediğimiz Ertan

-ulan şu karının ağzı boş kaldı ona da ben soksam deyiverdi. Cem;

-Senin ki bu dayıların yanında sinek yarağı kadar kalır deyince Ertan;

-Tamam be, açalım yaraklarımızı görelim. Birbirimizden gizlimiz mi var sanki? dedi.

Herkes çıkarmıştı siklerini. Hakikaten Ertan’ın yarağı filmdeki adamlarınkinden aşağı kalır değildi. Kafası mosmor kalınlığı da kalın bir havucun kalınlığı kadar vardı. Cem’in ki ondan ince ama bir kaç santim daha uzundu. Benimki ise normal boyutlardaydı. Ama hafif eğri sikimin kafası da onlardan aşağı kalır değildi. Herkes yan gözle birbirini siklerini inceliyordu. Yine Ertan;

-Ya hepimizin ki iyiymiş. Bu karı gibi bir karı olsun üçümüz de grup yapar, amını, götünü ve ağzını doldururmuşuz dedi. Hepimiz gülüştük. Cem Ertan’a dönerek;

-O yarağın üstünde şimdi kimin olmasını isterdin? diye sordu.

-Sınıfta Elmas diye bir hatun var ya onu. O orospu var ya o koca poposunu sallayarak, göğüs dekoltesi vererek ve şuh kahkahalar atarak beni de tahrik ediyor ama onun bütün cakasını alırdım burada dedi.

Cem daha sonra bana dönerek

-Ya sen? dedi.

-Biliyorsun işte, Yasemin hanım. Altıma alıp ikimiz de bitip tükeninceye kadar sikerdim onu. Daha sonra ben Cem’e dönerek

-Ya sen kimi isterdin dediğim de karıyı yalnız sen mi kullanacaksın. Yasemin’in muhtemelen göt deliğinin kızlığını almamışlardır onunda mührünü ben kırmak isterdim dedi.

Biz Ertan’la ikimiz

-Vay götçü vay dedik. Gülüşüyor eğleniyorduk. Ertan bu arada lafa girerek;

-Oğlum ikiniz de manyaksınız. Ne var bu yaşlı karıda dedi. Cem;

-Valla karı su gibi bir şey, görsen tokmağını her yerine sokmak istersin dedi. Ben;

-Recep abiyle konuştum oğlum, hatun yaşlı falan değil, 37 yaşında, taze daha. Ertan;

-İyi de bu kadın kapalı değil mi? Sanki size göt-bacak gösterdi de siz de hayaller kuruyorsunuz. dedi. Cem;

-Oğlum belli olmaz hayal mi gerçek mi? Ama o kadın da bambaşka bir seksilik var. Ben anlarım bu karı isterik de göreceksiniz. Bence bu evin seks kölesi olabilir dedi.

Ben biraz afallamıştım bu sözlerden sonra. Cem onunla alakalı hayallerini birbiri ardınca sıralıyordu. Yok alta yatacağını yarağını amında sürterek onu zevke getirdikten sonra bir anda kökleyeceğini bu sırada götüne benim yarağımın gireceğini o böyle inim inim evi inletirken Ertan’ın yarağını hazırlaması için ağzına vereceğini ve sesini keseceğini falan filan bahsediyordu…

Artık her porno muhabbetimizde ya da karı kız meselesinde laf bir şekilde dönüp Yasemin’e geliyordu. Ama o kadar. Zaman zaman yolda karşılaşıyor, selamlaşıyor, hal hatır soruyorduk ama o kadar işte. Ne bizde herhangi bir faaliyet vardı ne de ondan öyle bir işaret alıyorduk. Ama onun üzerine kurduğumuz fantezimiz gün geçtikçe artıyor, deniz suyu yutmuş gibi içimizi yakıyor ve onu hep görmek istiyorduk. Artık kızını da unutmuştum. Varsa yoksa Yasemin lafı dolaşıyordu bizim için. Ertan da Yasemin’i gördükten sonra bize hak vermiş o da Cem’le ikimize katılmıştı. Ama tüm bunları asla bir başkasının yanında ima ile dahi olsa açmıyorduk. Ne bir arkadaşa ne de başka birine. yanımızda arkadaşlarımız olduğunda bile bu mevzunun ucundan bile bahsetmiyorduk. Zira bu bizim ortak fantezimizdi ama çok tehlikeli bir fantezi.

Yaz başına doğru ev sahibi evi sattığını ve yeni bir ev bulmamız gerektiğini söyledi. Bu bizi bir hayli sıkıntıya sokmuştu, bu evi seviyorduk, bu sokağı da. Buradan ayrılmayı hiç istemiyorduk üstelik Yasemin’i artık görememe ve biricik aşkımızı kaybetme ihtimaliyle karşı karşıyaydık. Canımız çok sıkılmıştı. Ev sahibi bize çıkmak için 1 ay kadar mühlet vermişti. Bir akşam üstü Recep abi sıkıntılı olduğumu anlayarak yanına çağırdı.

-Hayrolsun oğlum Mehmet, sıkıntın nedir?

-Ya Recep abi ev sahibi evden çıkmamızı istiyor. Biz de burayı çok sevdik. Seni çok sevdik. Buradan ayrılmak istemiyoruz ama…

-Yapma ya. Dur bakalım ben sizin bu evi bulmanıza yardımcı olmuştum bakarsın buralarda başka bir ev daha bulurum dedi.

Biz de sağ da solda evler buluyorduk ama oralara yakın bir yer bulmak için uğraşıyorduk. Neticede bir kaç arka sokakta bir ev bulduk. Bu ev ötekine göre daha ufak ve biraz daha bakımsızdı ama olsundu. Fiyat konusunda da Recep abi bize yardımcı olmuştu. Artık evden çıkma ve taşınmanın zamanı gelmişti. Üzülmüyor değildik ama hiç olmazsa gene yakınlarda oturacaktık. Bir akşamüstü biz evi toparlarken kapı çaldı. Gelen Recep abi ve Yasemindi. Şaşırmıştık. Hemen içeri aldık. Sevincimizi görmeniz gerekirdi. Hepimiz yan gözlerle Yasemin buğu buğu o seksi yeşil gözlerine bakıyor, hafif dolgun dudaklarındaki gülümsemeyi yakalamaya çalışıyorduk.Recep abi;

-Çocuklar yeni tuttuğunuz evi temizlediniz mi? diye sordu. Temizlemediğimizi öğrenince ;

-Yasemin ablanız da ben de size yardım etmek istiyoruz. Yasemin sizi çok sevmiş ne dersiniz deyince özellikle ben havalara uçmamak için kendimi zor tutuyordum. Biraz ağırdan alarak;

-Zahmet olmasın? deyince Yasemin’de Recep te ;

-Aa ne zahmeti, olur mu? dediler. Cumartesi sabahına sözleştik. Havalarda uçuyorduk, zira Yasemin yakınımızda olacaktı, hem de aynı evde… Nasıl sevinmeyelim. Cem;

-Arkadaşlar bu harika bir şey ancak sakın aşırılık yapmayın. Yasemin’i de tanımış olacağız bu vesileyle. Sakın hiç bir şey çaktırmayın tamam mı dedi. Hepimiz onayladık. Burada amacımız sadece Yasemin’i biraz daha tanımak ve onunla yakınlaşma imkanı bulmaya çalışmak olacaktı. Muhabbeti arttırarak daha sonraları da bize gelmesini temin etmeye çalışacaktık. Bu konuda deneyimli olarak Cem’e uyacaktık. Artık heyecanla Cumartesi sabahını beklemeye başlamıştık.

Nihayet cumartesi sabahı yeni evimize gitmiştik. Malzemeleri poşetlerden çıkartmadan yeni aldığımız börekleri yiyerek kahvaltımızı yaptıktan sonra tam çalışmaya başlayacakken kapı çaldı. Gelen Recep abiyle Yasemin ablaydı. Yasemin abla üzerine uzun kollu bir sweat giymiş altına da gri bir eşofman geçirmişti. Hava o sabah kapalıydı. Cem yine de herşeye rağmen kısa kollu bir tişört ve dar bir eşofman getirmişti. Ama havanın hafifte olsa serin olması yüzünden biz Yasemin’i ancak bu kadar görebilecektik. Ama olsundu, bu da bize yeterdi. Bu zamana kadar tam olarak vücudunun nasıl bir şey olduğunu bilmiyorduk, şimdi hiç olmazsa tahmin yürütecek kadar bir fikrimiz olacaktı. Çalışmaya başlamıştık. Recep abide bize bir müddet yardım ettikten sonra

-Ya size kolay gelsin, ben dükkana geçeyim. Öğlen arası gelirim yine. Bir şeye ihtiyacınız olursa haber vermeyi unutmayın sakın demişti.

Biz çalışıyor, yerleri süpürüyor siliyorduk. Aslında Yasemin ne yapmamızı isterse onu yapıyorduk. Bir ara;

-Ya çocuklar, erkekler pasaklı olur derler ama vallahi size hayran kaldım çok güzel temizlik yapıyorsunuz. Sizi alan kadınlar yaşattı valla yaşadı… deyiverdi. Bunun üzerine Cem;

-Yasemin abla bizde daha neler var bir bilsen deyiverdi. Herkes gülmeye başlamıştı. Artık Yasemin’le konuşabiliyorduk. O da ara ara “yahu siz amma muhabbetçiymişsiniz de bizim haberimiz yokmuş” falan diyordu.

Öğle olupta Recep abi bizlere yiyecek bir şeyler getirdiğinde evin ayrısının temizliğini bitirmiştik. Hava da ısınmış, kara bulutlar kaybolarak güneş yüzünü göstermişti. Recep abi gittikten bir süre sonra Cem Yasemin’in yanına giderek;

-Yasemin abla, sen çok terlemişsin dedi

-Ya sabah soğuktu ya ben de üstüme kalın şeyler aldım ama olsun zararı yok idare ederiz falan dedi.

-Yasemin abla istersen kısa kollu ince birşeyler var deyince

-Yok şimdilik böyle iyi lazım olursa haber veririm dedi.

Bir müddet sonra Yasemin ablanın sesini duyduk. Su kovasını banyoda doldururken üstüne dökmüştü. Ben seslendim;

-Yasemin abla ne oldu?

-Bir şey yok Mehmet ablacığım, kova üstüme döküldü.

-Ee ne yapacaksın?

-Ya bilmiyorum ki… Tüh keşke yanıma bir şeyler alsaydım yedek.

-Yasemin abla zararı yok istersen, biz her ihtimale karşı bir şeyler getirmiştik getireyim mi?

-Ya yok gerek yok.

-Ama böyle hasta olursun, ben getireyim uymazsa başka bir çare düşünürüz dedim.

-Ya gerek yoktu derken ben poşeti banyo kapısının önüne bıraktım. Sonra da;

-Yasemin abla banyo kapısına bıraktım ben içeri gidiyorum sen dene olmazsa seslenirsin dedim.

Hepimiz ne yapacağını merakla bekliyorduk. Verdiğimiz şeyler bizim giydiğimiz eskilerdi. Benim vücuduma yakın bir vücudu olduğunu düşündüğümüz için benim dar ve ince v yaka bir tişörtümü koymuştuk. Altlık olarak ta parlak eşofmanlardan Ertan’a dar gelen bir şey koymuştuk. Birazdan başında lacivert eşarbı ile bunları giyerek gelmişti. Gerçekten vücudu bir kız kadar biçimli idi. Verdiğimiz elbiseler ona dar gelmişti. Tişörtten iri göğüsleri fırlayacakmış gibi duruyordu tabi altında sutyen olmasa. V yakadan göğüslerinin arası gözüküyordu. Altında da orta büyüklükteki kalçaları zor sığmıştı. Tekrardan çalışmaya başladık. Cem;

-İyi olmuş Yasemin abla;

-Ya siz olmasanız giymezdim

-Neden?

-Bunlar açık şeyler.

-Sen hep kapalı mıydın?

-Yok değildim esk**en, ama evlendikten hemen sonra kapandım. Neyse bir ara anlatırım. Siz bunları giydiğimi Recep’e söylemeyin tamam mı? dedi.

-Kızar mı?

-Yoo kızmaz da, olsun kocamdır kıskanır dedi. Ertan’da;

-Valla Yasemin abla benim de senin gibi güzel bir karım olsa ben de kıskanırdım deyince hepimiz gülmeye başladık. Yasemin;

-Olur inşallah bir gün deyip işimize devam ettik. Gecenin geç saatlerine kadar kahkahalar eşliğinde temizlik yaptık. İşimiz bittiğinde çok yorulmuştuk ama çok memnunduk. Zira hem Yasemin’in vücudunun tahmin ettiğimizden de iyi olduğunu anlamış ve göz banyosu yapmıştık, hem de yakınlık kurmayı başarmıştık. Recep abi onu almaya geldiğinde biz de onlarla beraberce eve gitmiştik. Yolda hep bizi anlatmıştı. Recep abi de;

-Eh artık sen de çocukların ihtiyaçlarında yardımcı olursun. Hem onlarda artık sana sen de onlara teklif gider gelirsiniz demişti.

Evimiz taşımıştık, kısa süre sonra da herkes tatil için memleketine gitmişti. Gitmeden bir anahtar fazladan yaptırıp Yasemin ablaya bırakmıştık. Eve göz kulak olacaktı. Giderken Cem’e sizi çok özleyeceğim çabuk gelin demiş.

Bir buçuk aylık yaz tatilinden döndükten sonra yine Yasemin ablaya uğramıştık. Ona ailelerimizden getirdiğimiz bazı hediyeleri verecektik. Evde ufak çocuğu Murat’la birlikteydi. Hepimizle öpüştü. Ama yanıyordu besbelliydi. Bu gözlerimizin parlamasına sebep olmuştu. Murat’ta 3. sınıfa geçmişti. Yasemin abla biz bu yıl internette aldık. Bilgisayar da var zaten Murat’ın bir şeye ihtiyacı olursa getirirsin dedik. O da;

-Muhakkak getiririm dedi. Ben;

-Sadece onun için gelme arada bize bazı işleri de öğretmeye gel dedik

-Tamam dedi.

Bu arada Recep abinin başka bir semtte orta halli bir market devraldığını, bundan sonra onun orada olacağını, diğer dükkana da başka bir çocuğun bakacağını söyledi.

-Artık Recep gece 12’lere kadar çalışacak. Ee borcu kapatacak ne yapsın dedi.

Recep abiyi daha az görüyorduk Yasemin ise artık bize daha rahat geliyordu. Arada temizlik bahanesiyle ama daha çok ta Murat için. Cem bu kadını konuşturmamız lazım bizi bekliyor deyince ne yapmamız konusunda kafa yormaya başladık. Ertan “ben bir çözüm buldum” deyip mutfağa geçti. İrmik helvası yapacaktık daha doğrusu çokta beceremediğimiz için yapamayacaktık. Ortaya çok ta fena olmayan bir şey çıkmıştı. Bunu Ertan Yasemin’e götürdü. Bir kaç gün sonra Yasemin elde tabak içinde kendi yaptığı helvayla geldi.

-Abla hayrolsun dediğimde

-Beceriksizler, tamam nasıl yapılır göstereyim bari deyip gülerek içeri girdi. yalnız gelmişti. Murat’ı sorduğumuzda evde ablasıyla beraber bıraktığını söyledi. Biz ara ara ona yardımcı oluyor bahanesiyle sürtünerek geçiyorduk. Çok fark ettirmiyorduk ama o da salak değildi elbet anlıyor ama sesini çıkaramıyordu.

Helvayı yiyip muhabbete başladık. Artık daha sık ve yalnız gelmeye başlıyordu. Çocuklar muhabbet etmeye geldim diyor içeri giriyordu. Gırgır şamata boyuna giriyor minik hanım kafese doğru ilerliyordu.

Yine böyle bir akşam laf döndü dolaştı kızlara geldi. Cem;

-Valla ben çok kız tanıdım ama eğer evlenirsem örneğim belli dedi. Biz hep bir ağızdan kim? deyince Yasemin’e doğru bakarak;

-Yasemin abla tabi ki dedi. Tabi biz hemen olmaz biz de Yasemin abla gibi olsun falan demeye başladık. Yasemin

-Aman canım ben de ne var da paylaşamıyorsunuz? deyince Ertan;

-Abla sen akıllısın,çok iyi bir insansın ve de çok güzelsin. Senin gibi güzel kadın var mı bu yaşta olupta. 25’lik kız gibi gösteriyorsun. Ben Recep abinin yerinde olsam ama yaşımda bu yaş olsa evden hiç çıkmam ki dedi. Yüzü kızaran Yasemin

-Ne yaparsın ya?

-Ne mi yaparım, anla işte dedi.

-E tabi Recep abiniz biraz yaşlandı

-Sen de ki bu güzellik ölüyü diriltir Yasemin abla deyince

-Aman çocuklar ahım gitmiş vahım kalmış yapmayın Allah aşkına dedi. Cem de

-Sen kendine biraz daha bak erkekler peşini bırakır mı gör o zaman? dedi. Yasemin;

-Olsa olsa abazan dedeler bakar dedi. Cem de;

-valla ben kesin bakarım dedeleri bilmem

-Ya yapmayın çocuklar etrafınız bir sürü çıtır kaynıyor, kafa bulacak kimse kalmadı mı? dedi. ben hemen

-Valla Yasemin abla, yalanımız yok. 25’in de gösteriyorsun dedim.

-E böyle mi deyip kendini gösterdi. Ertan hemen atılıp;

-Biraz makyaj, biraz daha şık giyim kendine bak , o zaman bir daha et bu lafı dedi.

-Ya Recep beni kıskanır diyorum. Ertan;

-Ben hayattayken görmek isterim. Bunun üzerine Cem’de ben de “ben de görmek isterim” demeye başladık.

-Tamam size gelirken makyaj yaparım, daha doğrusu makyaj çantamla gelirim de başka olmaz. Ben;

-Ya biz sana elbise almak istiyoruz dedim.

-Çocuklar paranız zar zor yetiyordur boşverin dedi. Cem;

-Abla hepimize bu yıl iyi burslar çıktı sen onu kafana takma he de yeter dedi. Artık ısrarlarımıza dayanamayan Yasemin

-Tamam çocuklar, beni de kendinize benzeterek çılgın ve genç yapacaksınız dedi.

Bir kaç gün sonra ben ve Cem Yasemin’le Osmanbey’de buluşarak dükkanları gezmeye başladık. Bir kaç tane normal elbise aldıktan sonra bir dükkanda onu abiye almaya ikna ettik. O ik**e bir

-Ya çocuklar boşverin dese de biz ikna etmiştik.

İki tane abiye beğendik denemesini istedik. Biri beyaz eteği kısa arkadan yırtmaçlı üstten de sadece göğüslerini kapatan çok güzel bir elbiseydi. Elbise cuk oturmuştu. Diğeri ise kırmızı ipli arkası tamamen açık, tam kalça hizasında ki üçgen bölgede parlak üçgen beyaz bir parçayla kapatan, önden de sol bacağı kasığa kadar açık saten bir elbiseydi.

-Ya ben bunu nasıl giyeceğim falan filan derken onunda vücuduna tam oturduğunu gördük. Mankene yakın bir vücudu vardı, tek fark kısaydı. Eve gelirken, abiyeleri bize uzatarak;

-Ben bunları sizde denerim, bir arada ayakkabı bakarım deyip ayrıldı.

Bir kaç gün sonra Murat’la geldi ama bize iş yapacağım bahanesiyle mutfağa geçti. Ertan Murat’la ilgilenirken orada Cem’le ben bunu kafaya almaya başladık. Zaten harika olan vücuduna iltifatlar yağdırıyorduk. Mest olmuş, seksi bir hal almış bizi dinliyordu. Biraz sonra makyaj yapıp yeni aldığımız normal ama şık elbiselerinden biri üstündeyken yanımıza geldi.

-Nasıl olmuşum? diye sordu. Cem:

-Bir melek kadar güzelsin Yasemin abla dedi Ben;

-Başörtüyü çıkarsana dediğimde daha sonra abiyelerle birlikte olur dedi.

Cem ona Recep abiyle nasıl tanışıp evlendiklerini sordu. Bayağı anlattıktan sonra ben;

-Recep abi senin için biraz da mecbur kaldı demişti neden öyle dedi? diye sordum.

-Bu bir sır kimseye anlatmayacaksanız anlatırım dedi.

-Tamam dedik.

Recep abinin akrabalarından biri de kızkardeşi ve Yasemin’le aynı sınıftaymışlar. Bu çocuk Yasemin’e kafayı takmış. Hatun da çok güzel ve seksi olunca bunu bir şekilde kafalamış ve kızlığını almış. Uzun süre de sevişmişler bu elemanla. Sonra çocuk bunu terkedince Yasemin ortada kalıvermiş. Bu bunu bir müddet sakladıktan sonra Recep abinin kız kardeşine anlatmış. Yasemin’in ailesi de Karadenizli olunca işin kanla noktalanma ihtimali ortaya çıkmış. Recep abi de dul olunca hem kızı, hem akrabasının hayatını kurtarmak için -ve tabi ki Yasemin’i kaçırmamak için- onunla evlenmeyi kabul etmiş.

O gece seks mevzuda açıldı. Recep’in artık bunu doyuramadığını, zaten marketi aldığından beridir doğru dürüst yüzünü göremediğinden bahsetti. Cem de;

-Flört aramadın mı? deyince

-Yo yapmam, dayanırım dedi.

-Ama bu haksızlık senin gibi bir kadına hak değil ki dedi

-Ya belki tamam da öyle her herifin kucağına atlanılır mı? … Anlamıştık az kalmış yolumuza giriyordu.

Bir hafta kadar sonra Recep abiyi görmek için yeni markete gittim. Onu göremediğimizden özlediğimizden falan bahsediyordum. Bana işlerinin çok yoğun olduğunu ve cumartesi günü bir firmanın davetlisi olarak Antalya’ya gideceğini söyledi ve ekledi;

-Artık Yasemin ablanızı yalnız bırakmazsınız. Canı sıkılıyor biliyorum ama artık siz bana yardımcı olun dediğinde ben de

-Aa ne demek Recep abi gözün arkada kalmasın dedim.

Eve gidip Cem’e mevzuyu anlattıktan sonra Cem;

-Tamam bu iş bu hatun bu cumartesi bizim seks kölemiz olacak sabaha kadar bizim görürsünüz bak dedi.

Ertesi gün Cem Yasemin’e telefon etti.

-Yasemin abla nasılsın?

-iyiyim Cemciğim, siz nasılsınız?

-Sağol Yasemin abla, ya baksana biz hafta sonu evde bir yemek ve balo vermek istiyoruz

-E tamam yardıma mı ihtiyaç var?

-Yok be Yasemin abla balo dediysem sen ve bizim evdekiler

-E o nasıl baloymuş öyle?

-Ya işte güzel giyineceğiz balodaymışız gibi, sonra dans, muhabbet, eğlence falan…

-Ya bilmem ki Cem, hangi gün olacak bu?

-Cumartesi akşamı

-Ya aslında o gece Recep abinde evde olmayacak, çocukların durumuna göre değişir

-Gamze hafta sonları dershane için teyzesinde kalmıyor mu?

-Ya işte evet te Murat ne olacak?

-E o da gitsin o gece

-Hımm belki olabilir, telefonlaşırız gene

-Tamam ama cumaya kadar belli olursa iyi olur

-Tamam Cemciğim öpüyorum selam söyle. Yanımda duran Cem bana bakarak “selamı var” dedikten sonra şansımız fifti fifti dedi.

Cuma günü akşamüstü Yasemin arayarak cumartesi gecesi çocukların teyzelerine gideceklerini ve müsait olduğunu söyledi. Bunun üzerine Cem;

-Yasemin abla bak biz filinta gibi giyineceğiz baloya uygun olarak. Sen de özel misafirimiz olarak hazırlanmalısın

-Nasıl yani?

-E balo diyorum ne giyeceksin?

-Ha seni hınzır. Tamam da başörtüsü falan…

-E makyaj yap, saçlarını yaptır

-Yok daha neler!

-Ciddi diyorum Yasemin abla öteki türlüsü acayip kaçar

-Yarın akşam için ha?

-Evet

-Hımm, bir düşüneyim, neyse yarın akşam görüşürüz

-Kuaför konusunda ciddiyim

-Tamam bakarız bir şeyler ama söz vermiyorum deyip kapattı.

Cumartesi günü, bütün gün evde hazırlık yaptık. Evi temizledik, yemek hazırladık ve tabii ki banyo yapıp güzelce giyindik. Saat 8 gibi her şey hazır bir tek Yasemin eksikti. Heyecanlıydık ve onu bekliyorduk, onu ve bütün gece belki de bundan sonra olacakları… Hava hafif serin ve ara ara yağmur serpiştiriyordu. Biraz sonra zil çaldı. Yasemin üstünde normal kıyafetler, kafasında özensiz ve uçtan bağlanmış bir başörtüsü, bir çanta ve parfüm kokuları ile geldi.

-Bana bir oda gösterin bakalım, üstümü değiştireceğim, sonra selamlaşırız dedi.

İçeri girdi ;

-Cem, canım bana elbise getirir misin? dedi.

Cem kendi gardırobunda tuttuğu beyaz mini elbiseyi aldı ve kapıdan uzattı.

-Cem bunu mu giymemi istiyorsun?

-Bence bu

-İyi siz zevkli çocuklarsınız, zevkinize uygun hareket edeceğim dedi.

Ben Cem’e yaklaşarak neden beyaz elbise diye sessizce sorunca

-Oğlum o bizim gelinimiz bu gece. Beyaz, gelinlik rengi. Bu da onun gayr-ı resmi gelinliği olacak dedi. Hafifçe gülüştük.

Birazdan Yasemin hiç görmediğimiz kadar güzel bir şekilde hafif kıvırtarak içeri girdi. Yüzünde masum bir gülücük hafif bir telaş vardı. Beyaz elbisesinin içinde bir melek gibiydi. Abartısız ama muhteşem bir makyaj yaptırmıştı. Saçları kızınınkilerden çok daha güzel olmuştu. Ayağına parmak arası ipli, önü ipli topuklu beyaz bir ayakkabı giymişti. Harikulade göğüslerini bu dar elbise üstten kapatmaya muvaffak olamamış, göğüs araları şişkin elbisenin içinde harika duruyordu.

Ben reverans yaptım önünde, hoşuna gitti, çapkın bir gülüşle karşılık verdi. Karşımızda genç bir kız, mezuniyet balosunda etrafındakilerin ağzını sulandırırcasına duruyordu. Elimi tuttu. Ona masaya kadar böyle eşlik ettim. Sandalyesine oturttum, ardından hepimiz oturduk yemek yemeye başladık. Ben;

-Muhteşem olmuşsun Yasemin abla

-Yapmayın çocuklar…

Yemek faslından sonra bir müddet muhabbet ve ardından danslar. Önce Ertan, sonra ben ve en son Cem. Ama kibarca, ürkütmeden. Oturduk sonra biraz dinlenmek için.

-Ya çocuklar siz var ya muhteşemsiniz.

-Sen herşeyden muhteşemsin Yasemin abla

-Ya yapmayın çocuklar. Hem sonra etrafınızda bir sürü genç kız varken, benim gibi evli birisi niye? soru aslında onun da istediğini anlatıyordu. Cem;

-Sen o genç kızlardan daha güzel, daha genç ve daha seksisin. Hem de evlilik deneyimi geçirmişsin. Yasemin abla sen muhteşemsin…

-Madem öyle böyle zamanlarda ben de sizin yaşıtınızım artık. Bana abla demeyin, dışarısı hariç tabii

Saat 11’e geliyordu. Yasemin ben bir tuvalete gideceğim diyerek odadan çıktı. Cem;

-Şimdi onunla dans edeceğim. Yavaş yavaş olaya girelim dedi.

Cem bu arada bilgisayarda müzik ayarlamaya çalışırken Yasemin geldi.

-Sizinle bir dans daha, olmaz mı? dedi Cem

Yasemin hafifçe gülümseyerek ve elini sallayarak tamam dedi. Müzik çok uzun ve iç gıcıklayıcıydı. Cem yavaş yavaş ona sokuluyordu. Uçmuş gibiydiler. Ellerini önce sırtında gezdirdi, sonra yavaş yavaş kalçalarına indi. Onları hafifçe avuçluyordu. Kulağına eğilmişti. Sonradan öğrendiğimize göre Cem;

-Bu akşam senin güzelliğin ve seksiliğin bizim başımızı döndürdü

-Siz de yakışıklılığınız ve kibarlığınızla aynı şeyi yaptınız bana

-Seni deli gibi arzuluyoruz.

-Olmaz, kocam var çocuklarım var

-Kimse seni düşünmüyor. Kocan sadece senin kurtarıcındı sen söylemiştin bunu. Biz seni zevklerin alemine almak istiyoruz.

-Yapma Cem

-Arzuluyoruz işte ne yapalım. Senin de çekiciliğin var.

-Hepiniz birden mi istiyorsunuz beni?

-Evet

-Siz eğlence objesi yapacaksınız beni.

-Seni ilk gördüğümüz anda hepimizin yüreği dağlandı Yasemin. Hepimiz seni arzuluyoruz

-Başka kızlarda var onları neden istemiyorsunuz

-Hiç biri senin gibi arzu dolu olamaz. Hiçbirimiz onlara karşı sana duyduğumuz arzuyu hissedemeyiz.

-Ben kocamı aldatmadım hiç

-Biz seni seviyoruz, istiyoruz sense coşkusunu kaybetmiş birini mazeret olarak öne sürüyorsun. Seni yaşadığın cehennem gibi bir hayattan çekip almaya geldik biz. Burada olan burada kalacaktır.

-Peki hepiniz mi istiyorsunuz beni?

-Evet, hepimiz tüm zerrelerimize kadar

-Oh yapmayın çocuklar. Ben siz gençlerin hepinize nasıl yeterim

-Sen de o kadar aşk ateşi var ki buradaki herkesi yakıp kül etmeye yeter

Bu arada Cem bir elini Yasemin bacaklarında hafifçe, adeta bir kuşu incitmekten korkarcasına okşuyordu. Birazdan elini etekten içeri sokmaya başladı. Biz ise Ertan’la kenarda olacakları heyecanla izliyorduk. Yasemin o zaman

-Ah çocuklar deyip şuh bir bakışla bizleri de süzdü. Cem

-Evet nedir cevabın?

-Ah ne diyebilirim ki evet, evet İşte o anda Cem arzuyla Yasemin’in dudakların yapışıverdi. İki eliyle birden kalçalarını daha çok sıkmaya başladı. Arkadan eteği beline sıyrılmıştı. İçinde beyaz bir g-string giymişti. Kalçaları parlıyordu. Cem ayakta kah dudaklarını öpüyor, kah enselerini hafifçe dişliyordu. Bu esnada bazen elleri elbisenin üstünden göğüslerini okşuyor, bazen de kalçalarında dolanıyordu. Artık Yasemin uçmaya başlamıştı. Cem kulak memesini öperken bir yandan da eteğin altından ve g-stringin üstünden amını avuçluyordu. Yasemin kendinden geçmeye başlamış, solukları duyuluyordu. Sonra Cem hep merak ettiğimiz göğüslerinin birini elbiseyi çekiştirerek ortaya çıkardı. Harikaydı, ne bir sarkma vardı ne bir deforme olma hali.

Cem öpücüklerini buraya yönlendirmişti. Göğüs ucuna kadar kah yalıyor, kah öpüyordu. Göğüs ucuna geldiğinde onu ağzına aldı ve emmeye başladı. Bu arada eli g-stringin altına girmiş, amını kurcalamaya çalışıyordu. Yasemin ise zevkle solumaya devam ediyordu. Birazdan öteki göğsünü de ortaya çıkardı. Artık hareketleri hızlanmış, deli gibi öpüyor, yalıyor ve amını okşuyordu. Bu arada Yasemin’de pantolonun üstünden Cem’in sikini okşuyordu.

Biraz sonra pantolonun kemerini tek eliyle çözerek donla birlikte sıyırdı. Kocaman sike bakarak “Of ya bu ne böyle” demişti. Onun eliyle sıvazlamaya başladı. Cem

-Kocanın ki böyle değil mi? dedi

-Bu baston gibi yahu demişti. Cem’in yarağı kocaman olmuş, damarları çıkmıştı. Cem Yasemin’i soyarken biz de soyunmaya başladık. Biraz sonra herkes çırılçıplaktı. Cem’le Yasemin hala ayakta sevişiyorlar Cem ara sıra Yasemin’in amına parmaklarını sokarken onu deli gibi okşamaya devam ediyordu. Yasemin Cem’e yaslanmış ve ikinci orgazmını sarsılarak ve ohlayarak yaşıyordu. Artık birbirlerini öpmeyi bırakmışlar, Yasemin başını Cem’in omzuna yaslamış Cem ise göğüslerini adeta yerken onu okşamaya devam ediyordu. Yasemin ıslanmışken Cem;

-Artık geçelim mi? diye sordu. Yasemin bizim yaraklarımıza bakarak Cem’in yanına karşıdaki çekyata doğru ilerlerken

-Of ya bunlar ne biçim yaraklar, sulak arazi mahsulü diyor kıkırdıyordu.

Cem otururken Yasemin’e;

-Sen ıslandın ama ben kupkuruyum azıcık ağzına alsan dedi. Yasemin hayatımda kocama hiç yapmamıştım, bu sevgililerimin hakkıymış diyerek yarağını yalamaya başladı. Başlarda biraz acemi gibi idiyse de sonradan açılmaya başladı. Cem;

-Sen başka kimin yarağını yaladın

-Eski sevgilimin. O öğretti bana

-Artık eski sevgilin yok, bizler varız. Ve sen harika yalıyorsun dedi. Ah Yasemin ağzın, dilin, amın ateş gibi, eriteceksin kocaman yarağımı.

-Ah hepiniz de beni eriteceksiniz dedi.

Biraz sonra çekyata uzandı Yasemin. Cem için biz çekyatı açmıştık. Cem Yasemin’in üstüne çıkarak Bacaklarını açmış bekleyen minik kuşumuza, evli annemize koca yarağını sokmaya hazırlanıyordu. Yarağını amına sürtmeye başlamış, bu arada Yasemin’i deli gibi yalıyordu da. Yasemin yeniden inlemeye başlamıştı. Biraz sonra

-Aşkım yavaş yavaş sok artık. dedi. Ama Cem onu belli ki inletmek istiyordu. Onu dinlemiyor, sürtmeye devam ediyordu. Yasemin’in sesi giderek daha fazla şiddetleniyor “hadi artık aşkım, sok” diyordu. Ama Cem onu yine dinlememişti. Artık iyice sinirlenen Yasemin;

-Ulan orospu çocuğu sok artık diyorum sana dedi. Biz şaşırmıştık ama Cem bunu bekliyormuş aslında. Eski, kocasından önce cevizler kıran Yasemin’i arıyormuş. Cem yavaşça yarağını yerleştirdi, kafası girince Yasemin kendini arkaya hafif atarak “ah” diye inledi. Cem biraz bu şekilde içinde sağa sola hareketler çizdikten sonra biraz ittiriverdi. Yasemin

-Ah yavaş dedi. Ama Cem’in dinlemeye hiç niyeti yoktu. Biraz daha, biraz daha derken bir anda kökledi. Yasemin hafif bir çığlık attı ardından

-Yapma, yavaş, çık içimden demeye başladı. Cem

-Alışırsın aşkım deyince

-Ulan pezevenk ağrıyor diyorum dedi. Ama Cem hiç oralı olmadı. Yavaş yavaş ritim tutuyordu. Yasemin “ah anam, acıyor, çıkar, çıkar dedim sana” derken ağlamaya başladı.

-Sus be orospu, sanki hiç yarak yemedin dedi Cem

-Yedim ama böyle azmanını ilk defa yiyorum dedi. Yasemin küfürler altında ağlayarak inlemeye başlamıştı. Birazdan gözyaşları kesildi inlemeye Cem’e daha hızlı olması için teşvik edici sözler söylemeye başladı.

Biz ise diğer çekyatta oturmuş olanları dehşet içinde izliyor bir taraftan da yaraklarımızı tutmuş arada bir sıvazlıyorduk. Artık Yasemin inlemelerini ve soluk alıp verişlerini hızlandırmıştı. İnleyerek bize “Gelin buraya” dedi. Biz yanına gelince “baş ucuma geçin” dedi. Biz tokmaklarımızı inleyen dudaklarına doğru uzatmıştık. Görüntü dehşet vericiydi. Cem Yasemin’in amına ritmik olarak giriyor, terlemiş hatta kan ter içinde kalmış, Yasemin az önceki ağlayışından ötürü gözlerindeki makyajı ve ruju hafif dağılmış vaziyetteydi. Biz de kocaman siklerimizi Yasemin’in kafasına doğru uzatmıştık O “ahlar ohlar” arasında dilini bizim siklerimizin başlarına götürüyordu. Bazen benim bazen Ertan’ın sikini yalıyordu. Bizim yaraklarımıza uzanırken zorlandığı için çekyatın kenarına doğru kendini çekti. Artık sırt kemikleri çekyatın başına gelmiş, hafif oturur pozisyona gelmiş kafası da daha yükselmişti. Artık iki eline de birimizin siki gelmiş bir benimkini bir Ertan’ınkini yalayıp duruyordu. Cem artık iyice yorulmuş Yasemin’in beline iki eliyle sarılmış yavaş bir tempoda vurmaya devam ediyordu. Bu arada Yasemin’in harika göğüsleri her darbeden sonra sağa sola sallanıyor bu da bizi daha da azdırıyordu. Yasemin bir kere daha sona yaklaşınca Cem’de biraz hareketlenmişti.

-Daha hızlı sik ulan orospunun evladı, haydi haydi diye bağırmaya başladı. Artık siklerimizi sıvazlamayı bırakmış ağzı Ertan’ın sikini vantuz gibi çekerken siklerimizi elinde sıkıca tutuyordu. Bu söz Cem’in bir makine pistonu gibi hızlanmasına neden olmuştu. Artık herkes inliyordu önce Yasemin “hadi, hadi orospu çocuğu” diye sarsılarak boşaldı, ardından Cem “ah be Yasemin, ah be orospum” deyip sarsılmaya başladı, Ertan’da bu sahneye daha fazla dayanamayarak Yasemin’in ağzına doğru fışkırtmaya başladı. Ben ise sonda kalmıştım. Ben de gözlerini yummuş ama eli hala yarağımı sıkı sıkı kavramış olan Yaseminin elinden tutarak ileri geri hareket ettirmeye başladım. Ben de “ah amına koyayım” diye inleyerek yüzüne doğru fışkırtmaya başladım.

Herkes boşalmıştı, rahatlamıştık. Yasemin yüzündeki ve amındaki döllerimizi yıkamak için banyoya giderken biz de peçetelerle vücudumuza yapışmış olan dölleri temizliyorduk. Benim ise beynim uyuşmuş, beynim zonkluyordu. Zevkten mahvolmuş vaziyetteydim. Diğerlerinin de benden pek farkı yoktu. Kendimizi çekyatlara atmıştık. Cem’in üstünde terleri ise henüz kurumamıştı. Birazdan üstünü yıkamış olan Yasemin yanımıza geldi. Benim yanıma gelerek;

-Amıma koymayı çok mu istiyorsun şebek? diye sordu.

-Ah Yasemin, bir bilsen her an, her saniye her dakika istiyorum.

-Bundan sonra olacak deyip inmiş durumdaki yarağıma öpücük kondurdu.

-Süperdiniz çocuklar. Bitirdiniz beni. Ertan lafa girerek;

-Olur mu Yasemin biz ne olacağız? diye sorunca Yasemin gülerek;

-Merak etme Ertancığım hepinizin altına yatacağım, üstüne çıkacağım dedi.

Biraz dinlendikten sonra Yasemin

-Evet şimdi sıra kimde deyince Ertan ben dedi. Yasemin “iyi o zaman” deyince Ertan Yasemin’i kucaklayarak odasına götürdü. Giderken;

-Yasemin seni kanırta kanırta sikeceğim diyor Yasemin’de kıkır kıkır gülüyordu. Biz Cem’le televizyonu açmış izlerken Ertan’ın odasından Yasemin’in inlemeleri ve arada -özellikle de ilk başta- attığı çığlıklar duyuluyordu. Bu arada saat ise 1,5 olmuştu. Bir ara gözlerimi açtığımda Yasemin’in sikimle oynadığını anlamıştım. Bu aralık uyumuşuz ki saat 3,5 olmuştu. Sus işareti yaparak benim odama geçtik.

-Sen beni sikmeyi isteyen ve tasarlayan ilk kişiymişsin doğru mu? diye sordu. Sırıtarak “evet” dedim.

– O zaman sabaha kadar senin kucağında olacağım ve inleye inleye uyuyacağım dedi. Hayatımdaki ilk sevişme Yasemin gibi muazzam bir hatunun üstüme çıkıp sikime binmesiyle olmuştu. Aldığım zevki tarif edemem.

Yasemin’le ben birbirimize sarılarak uyuyakalmışız. Sabah “hadi kalkın bakalım uykucular” diyen Cem uyandırmıştı. Kahvaltı hazırlamışlardı. Saat 11’e geliyordu. Herkes masaya çırılçıplak oturdu. Kahvaltı sırasında arada Yasemin’i öpüyorduk. Yasemin giyinerek

– çocuklar birazdan Recep gelecekmiş, aslında hiç ayrılmak istemiyorum ama neyse şimdilik eve gideyim ilk fırsatta gene geleceğim diyerek ayrıldı.

Rüyada gibiydik. Yaklaşık bir yıl önce bize hayal gibi gelen şey, Yasemin artık bizim kadınımızdı. Zevkten dört köşe olmuştuk. O gün hiç birimiz dışarıya çıkmadık. Artık sadece onun geleceği diğer günü düşünüyorduk. Cem;

-Çocuklar bu sefer de götünün mührünü kıracağım. Siz de bu sefer amını sikersiniz. Sonra yavaş yavaş grup işlerine başlarız gelinimizle dedi. Biz tamam demiştik. Bir kere Cem hakikaten deneyimliydi. Bu önemliydi zira gelinciğimizi ürkütmememiz gerekiyordu. İkincisi Yasemin alıştıkça biz Ertanla ikimiz deneyimsizliğimizi üstümüzden atıyorduk.

Bir kaç gün sonra Cem Yasemin’e attığı mesajı gösterdi. “Yaseminciğim, seni çok özledik. Pastanı yedik şimdi kurabiyeni de yemek istiyoruz. Bizi fazla bekletme” yazıyordu. Yasemin’de “ilk fırsatta” diye karşılık vermişti. Nihayet o akşam Yasemin Murat’la birlikte bize geldi. Yine gözlerimiz parlamıştı. Yasemin Murat’a

-Bak Ertan abinle geçin onun odasına neyse beraber araştırın. O demeden de dışarı çıkma anneciğim tamam mı?

-Tamam

-Ben abilerin odasında yapamadığı bir iş var onu halledeceğim tamam mı? dedi. Ertan’ın odasına en uzakta olan Cem’in odasına geçtik. Cem hemen Yasemin’in dudaklarına yapışmıştı bile. Yasemin

-Ben ilk önce Mehmet’e vereceğim bu gece. Cem;

-Kocanla seviştiniz mi?

-Evet dün gece?

-Anladı mı?

-Iıh, anlamadı. Ama ben onun küçüklüğünü bir kere daha hissettim. Zevk alırmış gibi yaptım.

-Yasemin ben senin arka kapının mührünü kırmak istiyorum dedi Cem. Yasemin şaşırmış bir şekilde,

-Olmaz be, acır, hem günah sonra dedi.

-Neyse siz başlayın da. hem sonra geçen sefer de çok korktun bir şey oldu mu dedi. Yasemin biraz düşündükten sonra

-Neyse bkarız. Of bu arzularım beni mahvedecek dedi.

Yasemin’le ayakta deliler gibi öpüşmeye başlamıştık. Dudaklarını vantuz gibi kendime çekiyordum. Üstündekileri çıkartmıştım ama başörtüsünün durmasını istiyordum. Onu bu şekilde sikmek istiyordum. Yalnız bu kadın gerçek bir wamptı. Yine seksiliği üzerini kaplamıştı. Çırılçıplak kalınca

-Hadi ver de sikini yalayayım. Çok hoşuma gitti bu diyerek deliler gibi yalamaya başlamıştı. Dimdik olan sikim onun bu isterik hareketleri sonrasında son haddine kadar gerilmişti. Onun sertliğini ve kemik gibi oluşunu hissedebiliyordum. Tam o sırada ben yattım o da bana ters bir şekilde 69 olduk. Amını kimse yalamamıştı Yasemin’in. Ben onu deli gibi yalayınca o ahlar oflar arasında inleyemey başlamıştı. Sikime daha çok yapışmış, düzensiz bir şekilde ama hırsla yalıyordu. Ben de hep özlediğim amını adeta çölde suya hasret bir bedevi gibi şapırdatarak yalıyordum. Çabucak ıslanmıştı. Biraz sonra bana dönerek;

-Atım olmak ister misin?

-Nasıl yani?

-Sen benim atım olacaksın ben de senin jokeyin…

-Hem de nasıl. Haydi jokeyim. Dimdik olan sikimin üstüne amını getirdikten sonra ağır hareketlerle başını sokmaya başladı. Ben acele ediyordum ama o buna müsaade etmiyordu. Sonra yavaş yavaş içine almaya ve çıkarmaya başladı. Biraz sonra tamamını almıştı içine. Daha önce de bu şekilde benle sikiştiği için ona alışıktım ama bu sefer amına ilk giren benm olduğum için daha fazla zevk almaya başlamıştım. Biraz sonra ben yarı uzanıkken o bana sırtını döndü. Ayaklarını dizlerime koyarak oturup kalkmaya başladı. O kadar zevkle ve sert bir şekilde oturuyordu ki nefeslerimiz deli sıklaşmıştı. Ben;

-Hadi sik beni Yasemin’im, hadi sik beni çiçeğim diyordum. Biraz sonra onu durdurdum ve ani bir hareketle altıma aldım. Belinin altına yanda duran kırlenti koydum. Yarağımdan dolayı amı bir çiçek gibi açılmış ve hafif kızarmıştı. Tabak gibi önümdeki amına yarağımı kökleyerek sertçe vurmaya başladım. Delirmiş gibiydim. O bana;

-Hadi jokeyim benim amımı sula derken ben artık iyice kendimden geçtim ve hırlayarak amına boşaldım. Sanki bir bidon meni boşaltmıştım Yasemin’in amına. O da yüzünde mutlu bir ifadeyle bakıyordu bana. Sonra toparlanarak beraberce banyoya gittik. Orada temizlendikten sonra tekrar odaya döndük.

Bu arada Cem Ertan’la Murat’ın yanından gelmişti. Biz ise dinlenmiştik. Cem bize;

-E nasıldı? diye sordu. Biz gülüşmeye başlamıştık. Yasemin;

-Sen bu göt konusunda ciddi misin? dedi Cem’e

-Evet, hem de çok.

-Sana güveniyorum.

-Ben de sana. Sen bunları alamayacak kadın mısın? Hem sakın korkma stilimi biliyorsun. Baştan biraz acıyacak ama sonra zevkin kralını yaşayacaksın.

-E hadi bakalım, başlayalım o zaman. Ha bu arad Murat ne yapıyor.

-Hiç bilgisayarda araştırma yaptı. Daha yapacakmış. Daha sonra da oyun oynayacakmış. Annemin işi daha çok mu diye sordu biz de çok deyince, iyi o zaman çok oyun oynarım ben bu akşam dedi.

-Ah benim oğlum, anneni çatır çatır sikiyorlar. Annen de razı buna demişti. Hemen ardından Cem’in pantolonuna elini atarak sikini üstten sıvazlamaya başladı. Cem ayaktaydı, Yasemin ise yerde oturuyordu. Cem hemen pantolonunu çıkardı, donunu sıyırdı. Siki büyümeye başlamıştı. Yasemin gözü dönmüş gibi siki yalamaya başlamıştı. biraz sonra Cem çekyatta duran kırlenti alarak yere koydu, Yasemin’i göbeği üstüne gelecek şekilde yüzüstü yatırdı. Şimdi amı ve kara incisi tabak gibi meydandaydı. Yavaşça amına sokmaya başladı ve bir müddet sonra bana dönerek;

-Banyodan krem getirsene dedi. Ben kremi getirdiğimde Cem işaret parmağını götüne sokmuş ileri geri yapıyordu.

-Tamam çiçeğim, kasma kendini diyordu. Bense kremi elimde tutuyordum. Cem kremden işaret ve orta parmağına alarak Yasemin’in götüne tekrar sokmaya başladı. Böyle bir kaç kez götü kremledikten sonra üç parmak, dört parmak diye alıştırmaya başladı. Biraz sonra Yasemin tekrardan o meşhur inlemesine başlamış, derin zevk solukları alıyordu. Amı da sulanmıştı. Zevk aldığı belliydi. Cem’e

-Hadi aşkım deyince Cem bu sefer onu dinledi ve koca yarağının tepesini götüne soktu. İşte bu anda Yasemin öne doğru irkilerek attı kendini. “Ah” çıkar diyordu. Cem ise “Kasma kendini, birazdan alışacaksın” diyordu. Sonra Cem ileri geri yapmaya başladı. Yasemin acıyla karışık inlemelerine devam ediyordu. Cem Yasemin’in omuzlarından bastırmaya başladı ki bu birazdan olacakların işaretiydi. Hemen sonra Cem köklemeye başladı. Yasemin bağırıyor, çıkarması için yalvarıyor hatta küfrediyordu.

-Çıkar ulan orospu çocuğu, yırtıldı, çıkar dedim sana amcık ağızlı. Cem ise keyifle ve bırakmadan

-Bırakır mıyım orospu, bu götü bulmuşum, götünün kızlığını almışım döllerimi en derinlere kadar salmadan bırakır mıyım?

Bu arada ben salona çıkmıştım. Ses seda yoktu. Yalnızca Yasemin’in çığlıkları duyuluyordu. Birazdan içeri girdiğimde artık Yasemin’in sesinin kesildiğini, yüzünün o ağlamaklı halinin silindiğini ve zevk almaya başladığını anladım

-Ah büyük sikicim, götümün sahibi, sik!

-Sikeceğim seni, doya doya, kuruyana kadar ahh

Böyle diye diye sikişiyorlardı. Cem iyice hızlanmıştı. Birazdan geliyorum götüne Yasemin deyince ahlar içinde Yasemin’de boşalmaya başladı. İnliyorlardı, ağızlarından bu büyük zevkin tadını çıkartan “oh”lar çıkıyordu. Cem’de esas amacına ulaşmış olmanın verdiği mutluluk vardı. Yasemin ise en başta çok korktuğu konuda zevk alarak bitirmenin hazzı yaşanıyordu. Biraz dinlendikten sonra biz ikimiz Murat’ın yanına gittik, Ertan’da nöbete, Yasemin’i sikme nöbetine çıktı.

Saat 11,5 gibi Yasemin ve Ertan yanımıza geldiğinde bitkin ama mutluluktan kaymış gözleriyle yanımıza geldi. Murat;

-Anneciğim işin bitti mi? Çok yorulmuş gibisin deyince

-Evet bu gecelik işim bitti, yoruldum ama o kadar değil deyip oğlunun saçlarını okşadı, bize de göz kırptı.

BİR TRANS ÖYKÜSÜ(MASTÜRBASYON)

BİR TRANS ÖYKÜSÜ(MASTÜRBASYON)
Evde yalnızdım o gün. Aysun ve Asiye, Asiye’nin köyüne gitmişlerdi. Daha doğrusu Aysun’un o civarda bir işi vardı ve fırsattan istifade Asiye’nin köyüne de uğrayacaklardı. Tabi iki arkadaş olarak. Bana da gelmemi söylemişlerdi fakat yapmam gereken işlerimden dolayı çok istememe karşın gidememiştim onlarla.
Onları uğurladıktan sonra güzel bir kahve keyfinin ardından evi şöyle bir toparlamış, geçmiştim televizyonun karşısına. Fakat sabah programları gerçekten bir felaketti. Birçok kanalda birbirinin aynısı insanın sabrını gerçekten zorlayan programlar vardı. Hafif yollu sinirlenip kapattım televizyonu. Sonrasında açtım bilgisayarımı ve önce normal bir iki site derken porno sitesine daldım. Orada izlediğim videolar yavaş yavaş bir şeylerin kabarmasına yol açmıştı bende.
Önce üstümdekileri çıkarttım. Sonrasında izlediğim videoların da etkisiyle cinsel duygularım artmaya başlayınca altımdakileri de çıkartınca çırılçıplak kaldım bir anda. Yeniden video izlemeye durdum. Bir ara gözüm penisime takıldı; iyice sertleşmişti. Hemen göğüslerime baktım, uçları dimdik olmuştu ve iyice kızarmıştı. Tıpkı yüzüm gibi. Neyse, devam ettim video izlemeye. Fakat içimdeki cinsel arzular artık kabına sığmaz olmuştu. Ve ne kadar kendimi zorlarsam zorlayım artık dayanamıyordum.
Hemen bilgisayarımı kapatıp, kendimi kanepeye attım. Bir süre derin derin soluk alıp verdikten sonra ellerimi göğüslerimde gezdirmeye başladım. Okşadıkça daha bir dolgunlaşan göğüslerimle doyasıya oynarken bir yandan da inlemeye başlamıştım. Göğüslerimin iyice dikleşmiş uçlarını okşadıkça inlemelerim artmaya başlamıştı…
Göğüslerimden usulca göbeğime oradan da apış arama indim. Apış aramı okşadıkça penisim resmen şaha kalmıştı ve zonklamaya başlamıştı. Bu arada inlemelerim de hafif çığlıklara dönmüştü. Bir yandan apış aramı bir yandan da göğüslerimi okşadıktan sonra taşaklarıma el attım ve adeta yoğurdum onları artık engel olamadığım çığlıklarım eşliğinde. Bu arada devamlı olarak Aysun’un adını sayıklıyor, ona en ateşli aşk sözcüklerini söylüyordum. Adeta yokluğunda sevişiyordum Aysun’la.
Yaklaşık yarım saat böyle çığlık çığlığa okşandıktan sonra penisime el attım. Resmen taş gibi olmuştu. Bir süre elimle kavrayıp, iyice duyumsadım onu. Sonrasında yavaşça okşamaya başladım. O an aklımda Aysun’un penisi vardı. Sanki kendi penisimi değil de Aysun’un penisini okşuyordu. Bu da beni daha çok tahrik ediyordu. Bir yandan da göğüslerimi yoğurmaya devam ediyordum büyük bir iştahla. Penisimi ve göğüslerimi okşadıkça içimdeki cinsel arzular dayanılmaz boyuta geliyordu. Artık dudaklarımı yalamaya ve hatta hafifçe ısırmaya başlamıştım. Yüksek sesle bir yandan şarkı mırıldanıyor bir yandan Aysun’u sayıklıyor bir yandan da çığlık atıyordum. Bu arada penisimi okşamalarım giderek hızlanmaya başlamıştı. Derken kasılmaya başladım ve çığlıklarım üst perdeye çıktı. Penisimin zonklamasını iyice duyumsar olmuştum.
Soluk alıp verişlerim de iyice hızlanmış ve yüzüm iyice kızarmıştı yaşadığım haz dolu dakikaların da etkisiyle. Penisimi okşamalarım da çığlıklarım da Aysun’u sayıklamalarım da en üst perdeye tırmanmıştı. Artık giderek zirveye yaklaştığımı duyumsuyordum. Ve birkaç dakika sonra daha fazla dayanamayıp fışkırttım menilerimi. Bu o kadar ani olmuştu ki önlem alacak vaktim olamadığından vücudum ve kanepe menilerimle dolmuştu. Kısa bir an soluklanıp kendime geldikten sonra yanımdaki bezi alıp önce vücuduma sonra da kanepeye bulaşan menilerimi temizledim. Ardından yavaş yavaş gelen rahatlamanın verdiği dinginlikle kendimi uykunun kollarına bıraktım.
Ne kadar uyuduğumu bilmiyorum. Gözlerimi açtığımda zaman öğleni geçmişti. Bir an çevremi süzdükten sonra yerimden kalktım ve banyonun yolunu tuttum. Bir posta da orada mastürbasyon yapıp banyoya girdim.

Enişte

Enişte
(Alıntıdır)
Merhaba, ben İstanbuldan Kübra, 32 yaşında, 3 çocuk annesi evli bir kadınım. Kocamla görücü usulu evlendim ve mutlu bir evliliğim var. Birde benden 3 yaş büyük bir ablam var. Zaten bu olay başıma geldiğinde en çok ablama üzüldüm, kendisini çok severim, Ablam da beni sever. Neyse olayın kahramanı olan enişteme geçelim. Eniştem 36 yaşında, çok yakışıklı bir adam. Hatta ablamla evlendiklerinde, böylesine yakışıklı bir adamın ablamı nasıl aldığını düşünmüşümdür. Kimseye belli etmesem de, eniştemi daha ilk gördüğümde kendisine aşık olmuştum…

Ablamla devamlı birbirimize gelip gitmeyi severiz. Bir gün yine çoluk çocuk bizdelerdi. Herzamanki gibi yedik, içtik, oturduk, çay kahve, sohbet falan derken kalkma vakitleri geldi. Bunları gönderdikten sonra, kirli çamaşırlarım vardı makineye atayımda sabaha kadar yıkansın dedim. Makineye beyazları tektek atarken, atlet ve külodumun dağınık olduğunu gördüm. Oysa ben herzaman kirli sepetine atarken çamaşırlarımın hepsini iç içe koyarım. Dağınık olduğunu görünce şaşırdım. Neyse aldım külodumu çamaşır makinesine attım. Fakat aklıma da takılmıştı, benim çamaşırlarımı kim karıştırmıştı? Belki çocuklardan birinin işidir diye üzerinde fazla durmadım…

Bir gün yine Ablamlar bizdeydiler. Eniştem bir ara, “Ben tuvalete gidiyorum.” deyip kalktı. 10 – 15 dakika sonra tekrar salona geldiğinde, kocam, “Ne oldu bacanak tuvalete mi düştün?” diye espiri yaptı, bizler de gülüştük. Vakit ilerlemişti, biraz daha oturup kalktılar. Onlar gittikten sonra ben ortalığı düzenliyordum, kocam, “Ben yatıyorum, çok yorgunum.” deyip uyumaya gitti. Ben de yorulmuştum, banyoda saçlarımı toplayıp, ben de hemen yatmaya gidecektim. Banyoya girdiğimde, beyaz renkli dantelli külodumun hemen renkli çamaşırların üzerinde olduğunu gördüm. O külodumu altlara koyduğumdan kesinlikle eminim. Elime aldığımda içinin ıslak olduğunu farkettim…

Parmağımla külodumun içindeki yaş kısma dokundum ve burnuma götürüp kokladım. Evet bu şüphesiz döl idi, hem de eniştemin dölü! Bu gece tuvaleti kullanmak için banyoya eniştemden başka kimse girmemişti. Kocama bu olaydan bahsedip bahsetmeme konusunda kararsızdım. Elimde eniştemin içine boşaldığı külodumla yatak odasına gittim. Kocam uyumuştu, ben de geceliğimi giyip yatağa girdim. Elimde ise eniştemin döllediği külodum vardı. Aklıma sürekli, nasıl olur da eniştemin hiç tiksinmeden benim kirli külodumu eline alıp içine boşalabildiği geliyordu…

Kocamla normal bir seks hayatımız var, sadece öpüşüp sevişiriz. Bu da bana yetiyordu, çünkü başka birşey bilmiyordum. Seks konusunda insiyatif kocamdaydı, ne yaparsa kocam yapıyordu. Yaptığı da sadece biraz memelerimi yalayıp öpmekten ileri gitmezdi. Sonra da bacaklarımı ayırır amımı siker, 1 – 2 dakikada da boşalırdı. Çok nadiren de olsa, beni domaltıp arkadan amımı sikerdi. Bu pozisyon benim daha çok hoşuma gitsede, kocam genelde düz sikmeyi tercih ederdi. Amımı hiç yalamadı, çok istediğim halde. Bir keresinde ben kocamın yarağını yalamak istediğimde ise, “Yok yapma, tiksinirim!” demişti, ben de fazla üstelememiştim. O anda elimde olmadan, acaba eniştemle evli olsaydım, eniştem benim amımı yalarmıydı ve bana yarağını yalatırmıydı, gibi düşünceler girdi kafama. Amımın ıslanmaya başladığını hissediyordum. Kocam yanıbaşımda uyurken, içi enştemin dölüyle ıslanmış külodumu amıma sürerek orgazm oldum…

Aradan birkaç gün geçmişti. Çocukların hepsi okulda, ben de aşağıda kapının önünde seyyar satıcıdan meyve alıyorum. Eniştem geldi, “Baldız, tesadüfen buradan geçiyordum, çok sıkıştım tuvalete çıkabilirmiyim?” dedi. “Tabi enişte, kapı açık zaten.” dedim ve eniştemden 5 dakika sonra da ben çıktım eve. Sessizce girdim içeri. Usul usul banyoya doğru yanaştım, banyodan birtakım sesler geliyordu. Evet, eniştem tuvalette değil banyomda idi. Kapının deliğinden baktım. Eniştem bir elinde sabahleyin çıkardığım külodumu kokluyordu, bir elinide yarağına götürmüş, adımı sayıklayarak mastürbasyon yapıyordu! Yarağının yarısı avcuna anca sığıyordu, kalan kısmı ise kocamın siki kadardı…

Eniştem külodumu koklayıp, içlerini yalayarak iyice kendinden geçmişti. “Ohhh, senin amını götünü de böyle yalarım orospu baldızım benim…” diye inleyerek matürbasyon yapmaya devam ediyordu. Sonra külodumu yarağına sarıp ileri geri hareket ettirmeye başladı, resmen külodumu sikiyordu. Bunları izlerken amım da kabarmaya başlamıştı. Dayanamadım, “Enişte sen ne yapıyorsun?” diye kapıyı açıp banyoya daldım. Eniştem birden beni karşısında görünce ne yapacağını şaşırdı. “Demek külotlarıma boşalan sendin ha!” diye üstüne gidince, eniştem suskunluğunu bozdu, “Baldız seni seviyorum, sana dayanamıyorum, seni hep arzuluyorum, beni anla!” dedi.

Eniştemin söyledikleri, benim yıllardır duymak istediğim sözlerdi. Yelkenleri hemen suya indirdim tabi. “Ben de seni seviyorum enişte de, az önce orospu baldızım diye sayıklamak ne oluyordu? Ne orospuluğumu gördün bu güne kadar? Şerefsiz pezevenk!” dedim. Eniştem de, “Sen benim orospumsun! Seni bir orospu gibi arzuluyorum, amını götünü yalamak, sikmek istiyorum!” deyip beni kendine çekti ve dudaklarıma yapıştı. Ablamı düşünüyordum, fakat enişteme karşı koyamıyordum nedense. Aslında eniştemle sikişmek arzusu daha ağır basıyordu. Eniştem dudaklarımı kemirerek, boynuma, omuzbaşlarıma indi. Gözlerimi kapayıp kendimi eniştemin kollarına atmıştım. Eniştem tişörtümü ve sütyenimi çıkararak göğüslerimi öpmeye yalamaya başladı. Göğüsuçlarımı emdiğinde ise dizlerim titriyor, amımdan sular akıyordu…

Eniştem omuzlarımdan bastırarak önünde diz çöktürdü. Eniştemin bayrak direği gibi dimdik duran yarağı ile burun buruna geldim. Elimle yarağını tuttum, yavaşca ağzıma götürdüm, başladım yalamaya. Yarak yalamak müthiş zevkli birşeydi, tadı da çok güzeldi. Eniştem ise, “Yala Kübra’m yala! Yala orospu baldızım benim!” diye başımı daha da yarağına doğru bastırıyordu. Kıtlıktan çıkmış gibi yalıyordum eniştemin yarağını. Girebildiği yere kadar sokuyordum ağzıma. Emiyordum yarağını, iliğini kurutmak istercesine. Eniştem inlemeye başlamıştı, biraz sonra da, “Geliyorum!” diyerek ağzıma boşaldı. Sıcacık dölleri ağzımdan taşarak yerlere akıyordu…

Beni kaldırdı, önce beni soyup, ardından kendi de çırıl çıplak kaldı. Duşu açtı ve birlikte suyun altına girdik. Beni kendi elleriyle, her yerimi özenle yıkadı. Sonra havluya sarıp kucağına aldı, yatakodama götürdü. Yatağımın üzerine yavaşca bıraktı, başladı dudaklarımdan öpmeye, boynuma, oradan da memelerime. Deli gibi yalıyordu memelerimi. Sonra kollarımı kaldırdı ve koltuk altıma kafasını soktu başladı koltuk altlarımı yalamaya. Ben iyice kudurmuştum, inanamıyordum, eniştem koltuk altımı zevk alarak yalıyorudu. Üstelik koltuk altlarım hafif kıllıyıdı bundan bile çekinmeden yalıyordu…

Ardından yavaşca, kıllı amcığıma geçti. Amımdan ilk defa yalanacaktım. Aman tanrım ne kadar zevkli imiş amımın yalanması! Yarım saate yakın amımı yaladıktan sonra, beni ters çevirdi. Kalçalarımı iki eliyle ayırdı, göt deliğime dilini sokup yalamaya başladı. Öyle güzel yalıyordu ki, kaç kere boşaldığımı hatırlamıyorum. Kafam biryandan da ablam ile meşgul idi. Halen inanamıyordum, eniştemle sevişiyorduk, yani öz ablamın kocasıyla. Eniştem 10 dakika kadarda göt deliğimi yaladıktan sonra, ben dayanamadım, “Yeter artık şerefsiz, sikeceksen sik! İyice azdırdın beni pezevenk!” dedim.

Bu sözlerim eniştemi iyice azdırdı, “Sikecem merak etme, dağıtacam amını götünü senin orospu! Sen yeter ki bana böyle küfürlü konuş baldız! Orospum benim!” deyip beni domalttı ve amıma yarağını sokup sikmeye başladı. Eniştemin altında inleyerek, “Sik beni eniştem, ablamı siktiğin gibi sik şu oruspu baldızını!” dedim. Eniştem de, “Ha işte böyle, amına koduğumun zillisi!” deyip daha sert sikmeye başladı. Demek eniştem sikişirken kaba ve küfürlü konuşmalardan hoşlanıyordu. Artık iş iyice raydan çıkmıştı, “Sik ulan pezevenk, şerefsiz piç! Doyur orospu baldızını yarrağa, gavat!” deyince eniştem daha da hızlandı ve çok geçmeden birlikte boşaldık. Üzerime yığılıp bir iki dakika sessiz kaldıktan sonra, “Senin külotlarını koklaya koklaya, işte bu anların hayalini kuruyordum baldız!” dedi ve üzerimden indi…

Sırtıma öpücükler kondurarak yalayarak götüme indi. Elleriyle götümün yanaklarını ayırıp tekrar birleştiriyordu. Parmağını ıslatıp göt deliğimin etrafında gezdirmeye başlayınca eniştemin niyetini anlamıştım, götümü sikmek istiyordu! Daha önce götten sikişen kadınlardan, ilk defa götten sikilmenin çok acı verdiğini duymuştum. Eniştemin elini yakaladım ve “Yapma, istemiyorum!” dedim. Fakat beni dinleyen kim! Yastığı kasıklarımın altına koyarak beni domalttı ve başladı göt deliğimi yalamaya. Ben yalvarıyordum, “Yapma enişte!” diye. Eniştem, “Tamam aşkım, birşey yapmıyorum.” diyerek yarrağını götüme sokmaya başlamıştı bile…

Eniştemin yarrağı yarısına kadar götüme girdiğinde, duyduğum acıya dayanamdım ve “Yeter şerefsiz! Dur artık, parçaladın götümü, hayvan herif! Piiiiiiç, şerefsiiz köpeeeekk! Yeter! Ağzına sıçacam senin! Orospu çocuğu! Yeter!” diye bağırıyordum. Eniştemin bu tür konuşmalardan daha da tahrik olacağını biliyordum, fakat bukez kullandığım sözler, can havliyle kendiliğinden ağzımdan çıkmıştı. Eniştem ise, “Ohhh, orospu baldızım benim, ablan olacak o sürtüğün götünü sikmekten daha zevkliymiş senin bu daracık götünü sikmek!” diyerek, beni bağırta bağırta, en az 10 dakika götümü siktikten sonra, götümün içine boşaldı. Sikini yavaşca götümden çıkardığında, göt deliğim açık kaldı. Büzüğümün tamamen kapanması birkaç dakika sürdü…

Hemen acil tuvalete gitme ihtiyacı duydum. Tuvalete yürürken eniştemin dölleri bacaklarıma doğru süzülüyordu. Asıl tuvalette işerken görmeliydiniz, osurukla karışık döller püskürüyordu götümden. Çişimi yaptıktan sonra temizlenip geldim eniştemin yanına. Eniştem beni kucaklayıp, “Kübram!” diye sarıldı. Enişteme kızgındım, fakat eniştem bana, “Güzel baldızım, seni çok seviyorum! Sen benim biricik aşkımsın, orospumsun!” deyince, az önce götümü sikerken duyduğum acıların hepsini unutup, “Ben de seni seviyorum enişte!” dedim ve başladık öpüşmeye. Ateşli ateşli öpüşürken, çocukların eve gelme vaktinin yaklaştığı aklıma geldi…

Üzerimizi giyerken, eniştem bana, “Bugün giydiğin külodu bana verirmisin?” diye sordu. Ben de, “Daha ne yapacaksın külotumu? Beni siktiğin yetmedi mi?” dedim. Eniştem ise, “Senin kokunu içime çeke çeke ablanı sikerim!” dedi. “Çok şerefsizsin enişte…” deyip kendi elimle verdim enişteme kirli külodumu ve “Al şerefsiz, doya doya kokla!” dedim. Eniştem külodumu kokladı ve cebine koyup gitti…

Ben de yatağı düzenleyip çarşafı değiştirdim. Vücudumda boşalmanın verdiği bir yorgunluk vardı. Biraz uzanmıştım ki, cep telefonuma mesaj geldi. Eniştem atmış: “Senden ayrılmaya dayanamadım, şu an külodunu kokluyorum ve 31 çekiyorum!” diye. Hemen cevap yazdım: “Azgın köpek! Şerefsiz piç!” diye ve yolladım. Eniştem de, “Bu akşam ablanla ve çocuklarla size geleceğiz, bana şuanda giydiğin külodu vereceksin, taze taze koklayacağım!” diye yeniden mesaj attı. Cevap attım: ?Gel ulan şerefsiz, sana bütün külotlarımı koklatacağım!” diye. Eniştem iyice kudurmuştu, bir görseniz bana ne mesajlar atıyordu…

Artık ogünden sonra sürekli, evde çocuklar ve kocam yokken, eniştem gelir, amımı götümü siker gider. Evde birileri varken ise, giydiğim külodumu çıkarıp banyoya koyarım. Eniştem de tuvalete diye gider, külodumu koklayıp 31 çeker ve külodumun içine boşalır. Eniştem banyodan çıkınca da, kimseye çaktırmadan banyoya ben girerim ve boşaldığı külodumdan eniştemin döllerini yalarım…

hülyayı 2 hafta boyunca siktim…

hülyayı 2 hafta boyunca siktim…
teyzemin üst kat komşusu hülyayı 2 hafta boyunca siktim…

Öncelikle kendimden bahsedeyim ben 25 yaşında 1,81 boyunda kumral 75 kg hafif atletik yapılı yakışıklı denebilecek bi erkeğim. Sizlere geçen yaz teyzemin üst kat komşusu hülya (takma ad) ile aramda geçen olayı anlatmak istedim. Hülya 35 yaşında 1 çocuk annesi 1,75 boylarında beyaz tenli, siyah saçlı, balık etli, sütun gibi bacakları taş gibi yuvarlak dolgun kalçaları ve dimdik göğüsleriyle gerçekten çok seksi bir kadın. Birde yüz güzelliği eklenince her erkeğin fantazisini süsleyecek bir kadın tam anlamıyla. Onu ilk gördüğümde kendimden küçük sanmıştım 28 yaşında falan gösteriyo. Tabi kocası kendinden 21 yaş büyük olunca haliyle çok yıpranmamış kadın. Sanırım kocasıyla parası için evlenmiş, adam aşırı bi zengin değil fakat yinede hali vakti yerinde. Zaten teyzemde onların kiracısı. Ben normalde içine kapanık biri sayılırım. Görenler tipime bakıp bu yakışıklı çok can yakmıştır diye dü
şünsede malesef çok bi can yakmışlığım yok. Çıktığım kızları da çok memnun ederim kadın ruhundan da anlarım fakat nerde sorun var hala onu anlamış değilim. Ben şans işi olarak yorumluyorum. Sürekli bi seks hayatım olmadığı içinde sanal alemde kadınlarla çılgın sohbetler etmeyi seven biriyim
Ben Ankarada özel bi şirkette muhasebeciyim. 2010 temmuz ayında 15 gün yıllık iznimi aldım. Alanyaya tatile gitmeyi planlarken bazı akla gelmeyen masraflar yüzünden gidemedim. Teyzem kocaeli’nde oturuyor beni de çok sever. Onun yanına bari gidiyim hem teyzemi görmüş olurum, hemde 3 – 4 gün kocaeliyi gezerim dedim ve teyzeme gittim. Neyse akşama doğru teyzemlerin evine geldim. Teyzemde yalnız yaşayan bi kadın eniştem vefat ettikten sonra evlenmedi, oğluda istanbulda ünv 3.sınıfa gidiyor. Bunu teyzemle aramda bişey geçtiği için yazmıyorum yanlış anlaşılmasın yakın akraba ilişkilerinden nefret ederim. Neyse teyzem beni çok iyi karşıladı, en sevdiğim yemekleri yapmış neyse yemeği yedik teyzemle. Teyzem sofrayı toparlarken bende teyzemin laptopu açtım internette takılıyorum, derken kapı çaldı. Gelen o muhteşem kadın hülya idi. Teyzemin yalnız yaşadığını bildiği için, benimde geldiğimden haberi olmadığı için
gayet rahat siyah ince bir tayt ve beyaz dekolteli bi tişörtle gelmiş. Beni görünce çekinir gibi oldu ama geride dönemedi. Neyse teyzem bizi tanıştırdı. Hülya aklımı başımdan almıştı ne kadar tişörtüyle kapatmaya çalışsa bile o taytın altındaki yuvarlak kalçalar beni benden alıyordu. Yarrağım kabarmıştı saklamaya çalışıyordum. Hülyanın nasıl doyumsuz ve ateşli bi kadın olduğunu gözlerinden anlıyordum çaktırmadan beni süzüyordu. Neyse oturdukça sohbet koyulaşmış, bana ne iş yapıyosun falan gibilerinden laf bile atmaya başlamıştı. Yavaş yavaş kaynaşıyorduk. Artık hülya da tişörtüyle kalçalarını kapatmaktan yorulmuş pek oralı olmuyor sereserpe oturuyordu. O incecik taytın altındaki kilodun hatları net belli oluyordu. Çaktırmadan her fırsatta onu gözlerimle yiyordum ama ben kabaran yarrağımı hala saklamaya çalışıyordum, mecburdum. Kendi kendime Taner napıyosun kendine gel dedim ve dikkatimi
başka yerlere veriyim en iyisi diyerek tekrar laptopu kucağıma alıp internete takılmaya başladım. Ara ara sohbete katılıyordum. Hülya kocasından dert yanıyodu teyzeme. Neyse bi ara Hülya bana sen bilgisayardan anlarmısın diye sordu. Bende uzmanlık alanıma girer diye cevap verdim. Benim evde masaüstü bilgisayar var çok yavaş çalışıyo, internete girince donuyo format atılması gerekiyormuş onada bi bakabilirmisin dedi. Bende format cd si yok ama bulup hallederim bi ara dedim. CD si falan var gelip bi baksan çok sevinirm, walla bilgisayarcıya götürmeye üşeniyorum koca bilgisayarı dedi. Bende şimdi mi? dedim. Evet ben üst katta oturuyorum zaten dedi. Teyzemde git bi bakıver oğlum ben hülyayı severim gibilerinden bişeyler soyledi. Neyse bende tamam dedim çıktık.
Merdivenleri çıkarken hülyanın o güzel kalçalarından gözümü ayıramıyordum. Ben evde eşi falan vardır diye beklerken eve girdiğimizde kimse yoktu. Kimse yokmu diye sordum. Hayır eşim iş için yurtdışına gitti. 10 gün sonra dönecekmiş dedi. ve iş içinmi gidiyo orası da belli değil ik**e bir beni koyup koyup gidiyo tek başıma diyerek mırıldandı bi of çekti kendi kendine. Bu arada çocuğuda yatılı kolejde kalıyormuş. Zengin çocuğu nede olsa. Neyse pc hangi odada diye sordum pc odasına gittik. Ben pc yi açtım baktım gayet normal bi şekilde çalışıyordu. İnternet sayfalarında donukluk falan yapmıyordu. Bu arada ben bilgisayarı kullanırken hülyada sandalyemin arkasına geçmiş bilgisayarda benim yaptığım şeylere bakma bahanesiyle eğilmiş taş gibi göğüslerini omzuma yaslamıştı nefesinide boynumda hissediyordum. Hülyanın niyetini anlamıştım bi an önce harekete geçmek istiyordum ama ya yanlış anladıysam diy
e de tedirgindim. Ters bi tepki verirse rezil olurdum teyzeme karşı. O yüzden niyetini iyice anlamak için bi atılımda bulunmadım. Hülyanın omzuma yasladığı taş gibi göğüsleri abartısız 20 cm kalın yarrağımı kazık gibi sertleştirmişti. Altımda da eşofman olduğu için saklamakta güçlük çekiyordum bacak bacak üstüne atsam yine çok belli oluyordu kilodumdan taşan o iri yarrağım. Bilgisayarın ekranına bakmak için eğilmişti hülya ama göz ucuyla baktığımda eşofmanın içinde kabaran yarrağımı dikizlediğini gördüm. Ama yinede tedirgindim. Bu bilgisayar gayet hızlı bundan hızlısını ne yapacaksın dedim. Aaa sen gelmeden önce böyle değildi usta eli değmesi bile yetiyo baksana diyerek gülüyordu. Neyse ben kalkıyım diyerek tam sandalyeden kalkacakken omuzlarımdan aşağı bastırarak otur nereye gidiyosun sohbet ederiz sıkıldınmı yoksa dedi. Bende hayır dedim niyetini yavaş yavaş ortaya koyuyordu. Sen evlimisin
diye sordu. Hayır neden sordun dedim. Hiiiç merak ettim öylesine dedi. Peki sevgilin varmı dedi. Bende hayır sevgilim de yok dedim. Oda gülümseyerek yalancıııııııı seninmi sevgilin yok kesin vardır yeme beni dedi. Onun bu konuşmaları bile içimi eritiyordu. Bende gülümseyerek sana yalan borcummu var dedim. Ben sandalyede oturuken arkamdan sarılarak çok yakışıklısın senin olmak istiyorum anla artık dedi. Neye uğradığımı şaşırmıştım şaşkınlık ve sevinç duygusunu aynı anda yaşıyordum. Boynumu öpmeye başladı. Sevinçten havalara uçuyordum sonunda isteğim olmuştu. Tam sandalyeden kalkmak isterken tekrar omuzlarıma bastırıp kalkma dedi. Döner sandalyeyi kendine çevirerek kucağıma oturdu ve ateşli bi şekilde öpüşmeye başladık. Artık beni çıldırtan o kalçalar avuçlarımın içindeydi. Bi taraftan birbirimizi yercesine öpüşüyorduk benim ellerim hülyanın kalçalarını avuçluyor o ise benim saçlarımı o
kşuyordu. 5 dakika kadar öpüştükten sonra kucağımdan indi ve ben sandalyedeyken sen ne saklıyorsun bakalım orda diyerek sandalyemin önünde diz çöküp eşofmanımla kilodumu aynı anda sıyırdı. Sabah yola çıkmadan önce tıraş ettiğim 20 cm kalın kazık gibi yarrağı görünce ımmmmm offfffffff yarrağa bak lokum gibi porno filmlerdeki gibi diyerek eline alıp biraz sıvazladıktan sonra ağzına alıp yalamaya başladı. Yarrağa öyle susamışki yercesine emiyordu aletimi. Bende arada saçlarından tutup iyice bastırıyordum aletim boğazlarını dolduruyordu. Hülya yarrağımı yalarken bende hülyanın göğüs dekoltesinden elimi südyenin içine daldırıp göğüslerini okşamaya başladım. Hülya bi taraftan benim yarrağı emerken bi taraftanda taytın dışından amcığını okşuyordu. Amcığının suları taytın dışına kadar çıkmış sırılsıklam olmuştu. 5 dakika kadar yaladıktan sonra ayağa kalktım ve hülyayı o muhteşe
m kalçalarından kavrayarak kucağıma aldım. Yatak odasına geçelimmi diye sordum kısık bir sesle evet erkeğim bana kadınlığımı hissettir herşeyimle senin olmak istiyorum diyordu. Bu sözleri duymak beni dahada azdırıyordu. Onu götünden de sikmeyi düşünüyordum çünkü. Kucağımda hülyayı yatak odasına götürdüm yatak odasına giderkende beyaz tişörtüyle kırmızı südyenini çıkarmıştım oda benim tişörtümle atletimi çıkarmıştı. Yavaşça yatağa bırakıp üzerine yumuldum ben çırılçıplak hülyada ise sadece siyah taytı ile kırmızı kilodu kalmıştı. taytın dışından ıslak amcığı okşuyor, baldan tatlı göğüslerini emiyor, uçlarına hafif ısırıklar konduruyordum. Hülya ise bir eliyle yarrağımı sıvazlıyor, diğer eliyle saçlarımı okşuyor, erkeğim benim harikasın diye mırıldanıyordu. Artık o amcığı yalamanın vakti gelmişti. İlk önce ıslak taytını daha sonra kırmızı ıslak dantelli
kilodunu çıkardım. Hülyaya bacaklarını iyice aralamasını soyledim. Hülya bacaklarını açtı kabak gibi amcığı karşımdaydı. Elimle dokundum ama sanki hiç tüy çıkmıyor gibi tamamen prüzsüz bi amcığı vardı ve bacaklarıda aynıydı. Meğersem vücudundaki tüm tüyleri lazerle aldırmış cillop gibiydi. Hemen yumularak amcığının kenarlarını yalamaya başladım. Hafif hafif haykırıyordu amcığına iyice yaklaşıp nefesimi amcığında hissettiriyordum çok hoşuna gidiyordu. Hoşuna gidiyormu diye sorduğumda çok güzeeel diye cevap veriyordu. Daha önce ne bir erkeğin aletini yalamış nede bi erkeğe amcığını yalattırmış ilk defa oral seks yapıyormuş. 56 yaşındaki kocasından başka da hiç bi erkekle yatmamış şimdiye kadar. Neyse ben artık hülyanın o prüzsüz ıslak amcığına dilimi sokmuştum hararetli bi şekilde emiyorum, dilimle beceriyordum resmen. Hülya dizlerini büküp açıyor adete kendinden geçiyordu. G
ittikçe artan çığlığı beni dahada azdırıyor daha da şiddetli yalıyordum. Hülya iyice kendinden geçmişti boşalabileceğini düşünerek yalamayı bıraktım. Bacaklarının arasına girerek üstüne yumuldum kulağına sikeyimmi artık seni bebeğim diye sorduğumda evet artık o amcığıma sürttünen yarrağı içime almak istiyorum diyordu. Biraz doğruldum aletimin dibinden tutarak o prüzsüz amcığa fırça çekmeye başladım. Deli oluyordu hüya artık sik erkeğim diye inlemeye başladı. O sulu dar amcığın üstüne yarrağımın kafasını koyarak birden bütün ağırlığımı hülyaya verdim. 20 cm lik yarrağım bi hamlede yarıya kadar girmişti. Harika dar bi amcığı vardı. Ben sokar sokmaz hülya derin bir çığlık attı sanki bakireliğini alıyordum o derece çığlıklar atıyordu. Yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladım. Hülya zevkten inim inim inliyordu daha yarrağımın yarısını sokmamıştım. Biraz alıştırdıktan s
onra bi hamlede taşaklarıma kadar sert bi şekilde dayadım hülyanın o tatlı amcığına. Hülya yine deli gibi çığlıklar atmaya başladı kısa bir süre sonra titreyerek boşaldı. Sıcak spermlerini taşşaklarımda hissetmiştim. Ben hala pompalamaya devam ediyordum. Bacaklarım kasıldı biraz çıkarmısın dedi. Bende tabi dedim ve üzerinden kalktım. Özür dileyerek kusura bakma bacaklarım kasıldı birazdan devam ederiz dedi. Sırtı yukarı bi şekilde yatıyordu. Öyle mükemmel bacaklarıyla uyumlu dolgun kalçaları vardıki anlatamam. Yanına uzandım bende kalçalarını okşuyordum. Hülya şenzlogta uzanır gibi sırtı yukarı gelmiş bi şekilde yatıyordu. Benim yarrak daha inmemişti yarrağıma bakıp gülüyordu. Ben bu yarrağı tamamen içime mi aldım diye gülerek bana soruyordu. Bende evet bebeğim diye cevap verdim. Daha sonra yanımda duran o kalçaları yalamaya başladım taş gibiydi. Hülya gülüyor ne yapıyosun erkeğim diyord
u. bende çok canım çekti yalıyorum diyordum. Bacakların kasıntısı geçtimi dedim. Hayır geçmedi geçer birazdan dedi. Poposunu okşarken herşeyinle benim olmakmı istiyordun dedim. Eevet dedi. Seni götünden de sikmek istiyorum bebeğim müsade edersin değilmi dedim. Bilmem hiç yapmadım ama çok acıyormuş galiba dedi. Onlar işi bilmiyorlar bebeğim çok fazla acıtmadan yaparım kremleriz falan diyerek ikna etttim. İyi tamam o zaman dedi. Artık o harika götüde sikecektim. Hemen aynanın önünden bi krem bulup sırtüstü yatan hülyanın bacaklarına oturarak baş parmağımla hülyanın göt deliğini kremlemeye parmaklamaya başladım. Hülya hafif hafif offff diye inliyordu. Göt deliğini iyice kremledikten sonra kafası kocaman olan yarrağımı hülyanın deliğinin üstüne getirdim. Kendini sıkma serbest bırak bebeğim diyerek, kendini serbest bırakmasını söyledim. Hülyada kendini bırakır bırakmaz tüm ağırlığımı vererek birden
taşaklarıma kadar kökledim o bembeyaz göte. Hülya ani bir çığlıkla nefes nefese kalmış çok acıyor aşkımmmmmm diye inliyordu. Yarrağım tamamen hülyanın poposundaydı. Yarrağımı göt deliğiyle sıktırıyordu. Kendimi geri çekiyordum ama çıkmıyordu yarrağımı koparacakçasına sıkıyordu. Ellerimle kalçalarını iki yana bastırarak yavaş yavaş gelgit yapmaya başladım çok acıyor diye inliyordu. Bi müddet sonra alışmıştı hoşuna gidiyormu bebeğim diyordum eveeeeeeeeetttttt diye inliyordu altımda. Daha sonra bacaklarının kasıntısı geçtimi önden devam edelimmi diye sordum evet dedi. Yarrağımı hülyanın götünden çıkardım. köpek pozisyonuna geçmesini söyledim. Hülya eşiyle hiç böyle seks yapmamış ama çok porno izlediği belliydi. Elleriyle başını yastığa koyup öyle bir domaldıki amcığını iyice ortaya çıkarmıştı. Bende dizlerimin üstüne yanaşarak yarrağımla amcığına fırça çekmeye baş
ladım. Hülya deli oluyordu hadiiii diyerek inliyordu. Kadını böyle delirtmesi benim çok hoşuma gider. Hülyayı iyice delirttikten sonra yavaşça yarrağımı amcığına kaydırdım. Gittikçe hızlanıyordum kalçalarına tokat atıyordum tokat attıkça ıhhhhhhh diye sesler çıkarıyor daha da azgınlaşıyordu sanki. Hızlı ve sert darbelerle sikiyordum ahhhhh ahhhh ahhhh ahhh ahhh diye nefes nefese inliyor yastığı ısırıyordu. O kaymak gibi amcığa kayarken saçlarını asılıp kendime çekmek ve o taş gibi kalçaları okşamak harika bişeydi. İkimizde nefes nefese sikişirken ağzına boşalmak istediğimi soyledim. Olmaz yüzüme boşal midem bulanır dedi. Tamam bebeğim ben çıkınca hemen yüzünü dön dedim. Boşalmam yakınlaştmıştı fakat hülya benden önce yine titreyerek şiddetli bi şekilde boşalmıştı. Ben devam ettim biraz gelip gittikten sonra bende patlamak üzereydim hemen yarağımı çıkardım. Ben çıkarır çıkarmaz
hülya da bana yüzünü dönerek gözlerini yumdu. Epey birikmiş olan spermlerimi hülyanın yüzüne ve göğüslerine doğru fışkırttım. Daha sonra banyoya gittik küvette sıcak suyun içinde kucağımda tekrar siktim harika bir kadındı. Banyodan çıktık yatağa uzandık birer sigara yaktık. Sohbet etmeye başladık daha hiç hayatında böyle seks yapmamış kocasından başka biriyle yatmamış. Ama kart kocasının onu aldattığını anlayınca kendine genç bi erkek aramaya başlamış tam o sıralarda benle tanıştığını soyledi. Bana kocasıyla olan ilişkisini anlattı adamın yarı ömrü yurtdışında geçiyormuş. Ayda bir iki kez anca seks yapıyolarmış onda da eşi 5 dk geçmeden boşalıyormuş. Eşinin penisi benimkinin hem uzunluk hem kalnlık olarak yarısı kadar bile olmadığını soyledi. Zaten daracık amcığındanda belliydi. Neyse ben artık gideyim dedim ve aşağı indim. Teyzem de ne oldu halletinmi dedi bende evet format attÄ
±m o yüzden geç bitti dedim. Biraz oturduktan sonra yattık. Ertesi sabah kahvaltı yapar yapmaz teyze ben gezmeye çıkıyorum diyerek sessizce çaktırmadan yukarı çıktım. Hülyayada mesaj attım zile basmamak için kapıyı aç diye. Yukarı çıkıp baktığımda kapı aralıktı içeri girdim. Hülya beni hoşgeldin yakışıklım diyerek karşıladı. Üstünde kırmızı saten sexy bir mini gecelik vardı. Hemen yanına giderek öpüşmeye başladık. Artık her fırsatta yukarı çıkıp bu doyumsuz yavruyu defalarca sikiyordum. Benim iznim bitmesine 4 gün kala kocası geldi. Kocası evde yokken yine kaçamaklara devam ettik. Aslında ben 3 – 4 günlüğüne gitmiştim kocaeliye ama bu fıstığı bırakıp gitmek olmazdı. İznimin son gününe kadar kaldım. 14 günde nerden baksanız 35 – 40 kez ilişki yaşadık. Bana hayatımın erkeği sevişmeyi ve kadınlığımı bana yaşatan erkeksin yakışıklı sevgilim benim diyordu. Ama ne yazıkki ayrılı
k günü gelmişti birbirimizin cep telefonunu, e-mailini almıştık ben ilk fırsatta tekrar kocaeliye gidecektim oda ilk fırsatta ankaraya gelecekti diye beklerken bir ay sonra beni aradı. Ve bana birdaha görüşemeyeceğiz ben istanbula taşınıyorum eşimden boşandım ve başka biriyle evleniyorum dedi. Bende üzülmüştüm tüm hayallerim bi anda yıkıldı. Bana yaşattığın herşey için teşekkürler ama artık görüşemeyiz dedi. Sonradan öğrendim kendinden 3 yaş küçük biriyle evlenmiş. Kocasından boşanmış kocasından da epey bi malvarlığı düşmüş. Şimdi istanbulda yaşıyormış. Tekrar onunla olmayı çok istiyorum ama mailini kapatmış. Telefon numarasını değiştirmiş. Diyeceğim o 14 günlük harika unutulmaz bir tatildi benim için. Şimdi nerde bulurum hülya gibisini ahhh hülya ahhhhh. Hülya gibi bi kadın çıksa karşıma hemen sikerim.Eğer hülya gibi olurum diyen varsa msn adresimi yazıyorum.ekleyin zevkten uçurayım

sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan eryaman escort bayan sakarya escort bayan