Tüm yazıları admin

45 lik Fizik Hocam

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

45 lik Fizik Hocam
Liseden mezun olalı 1 yıl olmuştu. Yaz sıcağından bunaldım. Saat 18:30 sularındaydı. Hava almak için dışarı çıkmıştım. Bir kafeye girip oturdum. Çay söyledim. Gelmesini beklerken dışarıyı seyrediyordum. Masama biri oturdu. Kim olduğuna bakmak için döndüm. Lisedeki fizik hocam olduğunu gördüm. (Ne olur ne olmaz isim vermeyeceğim) Kendisini kısaca anlatayım. Yeşil gözlü, kumral saçlı 1,70 civarı boya sahip baya sexy bi kadın. Göğüsleri portakal kadar felan işte. (Manava döndü bura amk) Götü büyük değil ama spor yaptığı belli oluyor baya dolgun sıkı bir götü var. Merhabalaştık. Bir çay daha söyledim. Çaylarımızı içerken baya bir muhabbet ettik. Hava kararmaya yüz tutmuştu. Hocam müsade ederseniz ben kalkayım dedim. Hesabı istedim. Hesabı ödememe izin vermedi. Parayı verip garsonu gönderdi. Ne güzel muhabbet ediyorduk işte. İstersen gel benim evde devam edelim dedi. Benim için uygun ama aileme haber vermem lazım dedim. Masadan kalkıp az uzaklaştım. Kalbim küt küt atıyordu. Babamı aradım. Bu akşam arkadaşta kalacağım. Ailesi memlekete gitmiş yalnız kalmak istemiyor felan diye 10 dakika dil döktükten sonra izin koparabildim. Tamam. Gidebiliriz dedim. Masadan kalkıp toparlandı. O önde ben arkada arabaya doğru yürümeye başladık. Altında deri pantolon ütünde ise dar beyaz bir bluz vardı. Yaşına göre gayet güzel bir vücudu olduğunu söylemeliyim. Arabaya gidene kadar deri pantolonun içindeki götüne baktım. Ön kapıyı açtı. Hadi bin dedi. Bindik. Arabayı çalıştırdı ve gitmeye başladık. Kıyafetlerimi beğendin mi? diye sordu. Afalladım. Arabaya gelene kadar gözünü ayırmadın dedi ve gülümsedi. Utançtan kıpkırmızı olmuştum amk. Hiçbir şey söyleyemedim. Utandığımı farketmiş olacak ki Utanmana gerek yok hoşuma gitti dedi. Ben yine sustum kaldım. Kısa süre içinde eve ulaşmıştık. Bir apartmandaki en üstteki dairede yaşıyordu. Asansöre binip eve çıktık. Ayakkabılarımızı çıkarıp içeri girdik. Ben bir hava alayım dedim. Balkona çıktım. Kendimi sakinleştirmeye çalışıyorum. Ben sakinleşsem ufaklık sakin durmuyor amk. 5 dakika dışarıyı seyrettikten sonra içeri girdim. Aç mısın? diye sordu. Üstünde hala aynı kıyafetler vardı. Ama artık bluzunda meme uçları belli oluyordu. Aç değilim dedim. İyi. İki bira alıp geliyorum. Soğuk soğuk içeriz dedi. Mutfağa gidip elinde biralarla geldi. Birini bana uzattı ve karşıma oturdu. İçmeye başladık. İçerken çaktırmadan vücudunu süzüyordum. Eee hala cevap vermedin. Kıyafetlerimi beğendin mi? dedi. İçimden Tamamdır aga bu kadının niyet belli. dedim. Kendime güvenimi tazeledim. Çok beğendim hocam dedim. Yanıma geldi. Bacak bacak üstüne attı. Hocamı da bırak artık. Okulda mıyız tatlım dedi. Ne dememi istersin? dedim. Elini saçlarıma atıp okşamaya başladı. Aşkım diyebilirsin mesela dedi ve gülümsedi. Tabi cool takılıyorum ama heyecandan sikim düşecek amına koyim. Ben de elimi bacağına koydum. Yavaşça yakınlaşmaya başladık. Sıcak nefesini hissediyordum. Dudaklarından öptüm. Nasıl istersen aşkım dedim ve öpüşmeye başladık. Dillerimizi birbirine doluyoruz. Dudaklarımızı ayırmadan kucağıma oturdu. Öpüşürken bir elimle götünü okşayıp mıncıklarken diğer elimi bluzundan içeri sokup sırtında gezdiriyordum. Öpüşmeyi bıraktık. Yatak odama gidelim mi? dedi. Olur dedim. Kucağımdan inmesine izin vermeden ayağa kalktım. Bacaklarını belime doladı. Yatak odasına götürüp yatağa oturttum. İlk önce kendi tişörtümü ve pantolonumu sonra onun bluzunu yavaşça çıkardım. Gördüklerim karşısında tek kelime edemedim amk. Muhteşem memeleri vardı. Koyu renkli meme uçları çok hoş gözüküyordu. Sırt üstü yatması için omuzlarından ittirdim. Dudaklarından birkaç kez öptükten sonra boynunu yalamaya başladım. Yavaş yavaş memelerine indim. Memelerini avuçlayıp meme uçlarını emiyordum. Hafif hafif inliyordu. Baya bir süre memelerini yaladım. Tekrar aşağıya doğru inmeye başladım. Deri pantolonunun düğmesini ve fermuarını açtım. Bir çırpıda pantolonunu çıkardım. Pantolonu gibi siyah transparan iç çamaşırı giymişti. O halde ona bakmam bile benim ufaklığı tungsten kadar sertleştirdi. İç çamaşırını da çıkarıp attım. Amı da meme uçları gibi koyu renkliydi. Bacaklarını öpüp yalayarak amına geldim. Amı baya ıslanmıştı. Garip ama hoş bir kokusu vardı. Hayatımda ilk kez de olsa kesinlikle bu amı yalayacaktım. Çok geçmeden yalamaya başladım. Dilimi sokabildiğim kadar içine sokuyor, amının dudaklarını dudaklarımın arasına alıp emiyordum. İnlemeleri artmıştı. Klitorisini yalamaya ve emmeye başlayınca inlemeler yerini zevk çığlıklarına bıraktı. O çığlık attıkça ben daha fazla gaza geliyordum. Amımı yala erkeğim diye sayıklarken boşaldı. Kendine gelmesi için yanına yatıp birkaç dakika bekledim. Kendine gelir gelmez Sıra bende aşkım dedi. Boxerımı çıkardı. Sikimi eline aldı. Taşaklarımı yalarken 31 çekiyordu. Bu zevk hemen bitmesin diye sınırlarımı zorluyordum amk. Sikim resmen zonkluyordu amk. Sonunda ağzına aldı. Ağzına sokup çıkarırken dilini çevresinde gezdirdiğini hissediyordum. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Geliyor dedim. 19 yıllık ömrümdeki en büyük boşalmamı gerçekleştirdim. Ben boşalırken o hala sakso çekiyordu. Balon gibi söndü amk. Ağzındaki döllerimi eline tükürdü. Banyoda elini yıkayıp geldi. Sikimi kaldırmak için tekrar saksoya başladı. Zaten hemen şahlandı benimki ehehe. Sırt üstü yattı. Birkaç kez amını parmakladım. Sikimi amına yasladım. Fırın gibi yanıyordu amk karısı. Bu benim ilk seferim dedim. Hadi bekletme beni daha fazla Yavaş yavaş içine girdim. Yok böyle bir zevk. Ben hızlanmaya başladıkça bunun çığlıkları da artmaya başladı. Hadi. Hızlı. Sik beni. Senin orospunum ben minvalinde bir şeyler söyleyip duruyordu. O sırada meşgul olduğum için tam hatırlamıyorum ehehehe. 5 dakika felan geçti. Artık boşalmama ramak kalmış. Bacaklarını belime dolayıp beni kendine bastırıyordu. Sarıldık birbirimize. Bir yandan sikiyor diğer yandan dudaklarını boynunu felan yalıyordum. Boşalacağım dedim. Sesi titrek bir şekilde Sakın durma içime boşal aşkım diye çığlık attı. Birden bacakları titremeye, amı kasılmaya başladı. Amı sikimi resmen içime çekiyordu. Çok geçmeden ikimizde boşaldık. İnlemelerimiz homurtularımız birbirine karışmış vaziyette. Kendimi zar zor yanına attım. Teşekkür ederim aşkım dedim. Asıl ben teşekkür ederim dedi. Birbirimize sarılıp doya doya öpüştük. Öylece uyuya kalmışız sanırım. Uyandığımda sabah olmuştu. Üzerime bir boxer giydim. Banyoda elimi yüzümü yıkayıp mutfağa geçtim. Onu mor bir gecelik giymiş halde kahvaltı hazırlarken buldum. Uyandın mı kocacım dedi. (Kocacım ne amk) Arkasına geçip beline sarıldım. Götüne yaslayıp boynuna öpücükler kondurdum. Günaydın erkeğim dedi. Günaydın aşkım dedim. Bende birkaç şeye yardım ettim. Sofrayı hazırlayıp kahvaltımızı yaptık. Sofrayı sonra toparlarım dedi. Elinden tuttum. Yatak odasına gidelim de kaldığımız yerden devam edelim dedim. Çekiştire çekiştire götürdüm. Belinden tutup duvara yasladım. Dudaklardan falan öpmeye başladım. Boynunu yalayıp emerken elini boxerımın içine soktu. Önümde diz çöküp soydu beni. Zaten şahlanmış ufaklığı ağzına aldı. Olgun kadınları övüp dururlardı ama anlamazdım. O an anladım amk. Bir sakso çekmesi var kelebek görse ömrü uzar lan. Çıkarttım ağzından. Ayağa kaldırıp geceliği çıkarttım. Yatağa domalttım. Diz çöküp amını yalamaya başladım. Kadın inledikçe benim yalayasım geliyor amk çok hoş birşey. İyice ıslanıp zevkten kudurana kadar yaladım. Sonra arkasına geçip sikimi sürtmeye başladım. Hadi sok aşkım diye inledi. Sikimi yavaşça içine soktum. İki elimel kalçasından kavradım. Şap şup sikmeye başladım. Deli gibi sikişiyorduk. Ben amına soktukça o inliyordu. Gittikçe hızlanmaya başladım. Boşalmamak için arada kısa süreliğine çıkartıp tekrar sokuyordum. Tabi ben de playboy değilim amk yoruldum. Saçlarından kavradım. Sert bir şekilde sikmeye başladım. Sik amımı. Doyur beni kocacığım. Aşkım falan diye beni gaza getiriyordu. Tabi o öyle dedikçe egom tatmin oluyor daha çok zevk alıyorum. Artık paydos vakti geldiğini hissettim. Saçlarını bırakıp öne eğildim. Memelerini okşayıp mıncıklarken omzunu öpmeye başladım. Birkaç saniye sonra etna yanardağı misali içine boşaldım. Bacaklarımda güç kalmadı. Usulca içinden çıkıp yatağa sırt üstü uzandım. Bana 5 dakika izin ver sonra duş alırız dedim. Tamam aşkım. Ben gidip küveti doldurayım dedi ve gitti. Dinlendikten sonra banyoya gittim. Birlikte küvete girip seviştik. Birbirimizi güzelce yıkadık. Kurulanıp çıktık banyodan. Giyindim ve bir kere öptüm. Sonra da eve döndüm işte amk daha ne yazayım yeter kaç saat oldu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

3 lü Çizgi Dışı Bir İlişki

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

3 lü Çizgi Dışı Bir İlişki
İsmim Arda, 180 cm boyunda oldukça fit bir vücuda sahip 38 yaşında İstanbul da yaşayan ve yapı malzemeleri üzerine bir firmada çalıyorum. Cinsel deneyim olarak birazda yaşımın bir getirisi olarak ortalamanın üzerinde bir deneyim çeşitliğim var ve bu konuda oldukça açık görüşlüyüm, tabi buna karşın evli olmamam nedeni ile çok da düzenli ve periodik bir cinsel hayatım yok. Cinsellik pek çok yurdum erkeği gibi benim içinde çaba ve birazda şans gerektiren bir durum. Bu hikayede de anlatacaklarimda kesinlikle şansın bir sonucu.

Bahsettiğim üzere yapımalzemeleri üzerine bir firmada çalışıyorum ve işimin doğal sonucu olarak sürekli mütahitler ile görüşüyorum. Bu görüşmeler genelde sanıldığının aksine pek kurumsal havada geçmez. Tam tersine daha doğal ve samimi görüşmelerdir. Tabi bu samimiyetin ölçüsü karşınızdakinin kültürü, işe bakış açısı vb. birçok kritere göre değişiyor. Kimisi ile iş-güç, piyasanin durumu, siyaset gibi konular konuşup, öğlen yemeği yerken kimisi ile akşam yemeği veya içmeye hatta ailesi ile tanışmaya yani gerçek bir arkadaşlığa kadar uzanabiliyor.

Bu arkadaşlık noktasına geldiğim mütahitlerden biri de yine benim yaşlarımda, mimarlıktan gelme yeni jenerasyon mütahitlerden biri olan Görkem di. Görkemle tanışıklığımız yakalaşık 3-4 yıla dayanıyordu ve zamanla eşi ve çocuklarını da tanıdım. Zaman zaman diğer arkadaşlarla birlikte akşamları içmeye veya yemeye gider geç saatlere kadar takılırdık. Birkaç defa da çocukları annaneye bıraktıklarında Görkem, eşi Aysun ve ben birlikte program yapıp dışarı çıkmışlığımız vardı. Üçümüz dışarı çıktığımızda kafalarımızda uyduğundan oldukça güzel zaman geçirip eğleniyorduk.

Aysun Görkemden 3 yaş daha küçüktü, 2 çocukları olmasına karşı kendini salmamış, tam tersine hala eğlenmeyi, sohbeti seven, günceli takip eden, rahat tavirli bir kadındı. İşin güzel yanı Aysun olmadığı zamanlarda dışarı çıktığımızda da telefonla Görkemi darlayan bir kadın kesinlikle değildi.Bunun sebebi olarakta kişilik yapısı ve fiziksel yeterliliğinin farkında olmasını görüyordum. Çünkü bakımlı bir kadın olması bir yana dolgun göğüs, bel ve dolgun kalçaları ve kendıne güvenen yüz ifade ve mimikleri onu oldukça çekici bir kadın yapıyırdu.Ve şahsi fikrim bu özellikler iyi bir beyinle birleştiğinde pek çok kadının kafasında ki korku asla olmuyordu.

Bundan 3 ay evvel Görkem aradı ve hafta sonu cumartesi gecesi Beşiktaş ta buluşmak için sözleştik.Cumartesi günü olduğunda işleri biraz erken bitirip akşam için hazırlandım ve saat 19:30 için sözleştiğimiz restorana gittim. Mart ayi olmasina karşın hava çok soğuk değildi ve restoranın teras/balkon kısmında bir bira istedim ve sigara yakıp onların gelmesini beklemeye başladım. Fazla geçmedi restoranın teras kapısında Görkem ve Aysun belirdiler. Bir el işareti yapıp yerimi belli ettim. Hava soğuk değildi ama sıcakta denilmezdi buna karşın Aysunun üstünde uzun bir kaban vardı ama göğüs dekolteli mini boyutlarda siyah beyaz elbise dikattimi çekti. İçeri geçmek isteyip istemediklerini sorduğumda, onlarda bir bira sigara yapmak istediklerini daha sonra duruma göre bakacaklarını söylediler.

Devamı Gelecek!!!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

3 Gavurla birden yattım

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

3 Gavurla birden yattım
Ben Melis 25 yaşında dul bir bayanım. Yaşadığım bir hafta sonu tatil maceramı sizinle paylaşmak istiyorum. Bir kuaför salonunda çalışıyordum. O dönemde kocamdan ayrılmış bunalım içindeydim. Salona gelen ve samimi olduğum bir müşteri bana “ Git kızım bu hafta sonu iki gün tatil yap, değişiklik yaşa, bir geceliğine kendine erkek arkadaş bul, hayatında bir şeyler olsun. Seks falan yap “ dedi. “ Tatil olabilir “ dedim,” ama seksmiş, erkekmiş onlar bana göre değil daha yeni bir ilişkiyi bitirdim. Zaten bir başka beraberlik düşünecek durumda değilim “ dedim. Arkadaşımsa bana “ sana devamlı ilişki demiyorum ki kızım “ dedi. “ Bir gecelik yaşa, hayatın renklensin, kafan dağılsın, adını, adresini vermezsin olur biter. Tatildesin nereden gelip koca İstanbul’ da seni bulacak “ dedi. Belki de haklıydı. Neden olmasın diye düşündüm. Nasıl olsa artık yalnızdım, hayatımı özgürce, kimseye bağlanmadan günlük yaşayabilirdim. Bir başka müşteride arkadaşına anlatırken duymuştum. Kadın sırf zevk için, fantezi olsun diye, para karşılığı seks yapmış, fahişe gibi giyinip, süslenip sokağa çıkmış falan diye anlatıyordu. Baktım ki insanlar hayatlarını renklendirmek için çaba harcıyor, bense bir adamdan ayrıldım diye moralimi bozup oturuyorum. Hemen karar verdim, hafta sonu iki günlüğüne Marmarise gidecektim. Cuma günü geceden bindim otobüse ve sabah orada oldum. Önce kendime güzel bir pansiyon bulup hemen yerleştim. Duşumu aldıktan sonra dışarı çıktım. Denize gittim, gezdim biraz alışverişten sonra bir kafede bir şeyler içerken akşam neler yapacağımı düşündüm.

Karar vermiştim bu gece bir defa için orospu olacaktım. Akşam geç saate kadar dinlenip odamda hazırladım kendimi yeni işime, orospuluk fikri çok hoşuma gitmişti. Daha doğrusu bir gecelik olması
güzeldi ve hiç tanımadığım bir erkeğe siktirecektim amımı, birde üste para alacaktım. Değişik bir
fantaziydi bu. Rahat olmak için birazda içki içtim. Nede olsa hiç tanımadığım bir adama güvenecek,
onunla gidecek ve koynuna girecektim. Bu yüzden alkolün beni rahatlatacağını, utanma ve sıkılma
gibi duyguları ortadan kaldıracağını düşünmüştüm. Saat 23.00 sıralarında üzerime, belimin çoğunu
açıkta bırakan bir bistüyer, altıma siyah deriden çok mini bir etek ve dizlerimin üstüne gelen siyah
çizmeler giyip dışarı çıktım. Tam bir sokak yada bar orospusu olmuştum. Taş gibi vücudum vardı. Sapsarı röfleli uzun saçlarım, top gibi iri ve sert göğüslerim ve sütun gibi dolgun bacaklarımla bütün
erkeklerin ilgi odağı olmuştum sokaklarda. Bense biraz korkarak sağıma soluma bakıyordum. Ama
bu gece hiç seçim yapmadan karşıma çıkan ilk erkeğe parasını ödemesi karşılığında amımı siktirecektim. Madek bir geceliğine de olsa orospuluk yapacaktım, kuralına göre oynamam gerekiyordu oyunu. Sikişeceğim erkeği beğenip beğenmeme gibi bir seçeneğim yoktu. Adam fiyatımı öderse amım onundu yalnız bir sorun daha vardı. Ya bu herifle bir başka gün başka yerde karşılaşırsam ve beni tanırsa sorusu kafamı çok kurcalıyordu. Ama karar da vermiştim geri dönüşü de yoktu. Sonun da çıkar yol bulmuştum. Yabancı turist bulacaktım kendime müşteri olarak. “ Tamam dır kızım melis.” Dedim kendi kendime. Bu işi de kıvırdın hem de uluslar arası orospu olarak. Hemen yabancı müzik duyduğum bir bara attım kendimi. Hiç vakit kaybetmek istemiyordum. Bir sürü turist erkek ve kadın vardı, fakat gö-züme birisi takıldı. Sarışın yakışıklı atletik bir tipti. Gördüğüm kadarıyla da yanında kız arkadaşı falan da yoktu. Bunu tavlayabilirdim. Adamın masasına giderek oturabilir miyim diye işaretle sordum. Herif beni görünce şaşırdı kaldı. Uzun uzun baktı durdu. Beğendiği belliydi. Ayağa kalkarak lütfen buyrun dercesine oturmam için kibarca sandalyeyi çekti. Konuşmak istiyorduk ama birbirimizin dilinden anlamadığımız için zorlanıyorduk. Neyse işaret falan anlaşıyorduk. Beni beğenip beğenmediğini, isteyip istemediğini sordum. Adam bacaklarımı kesiyor, ara sıra da konuşurken elleriyle dokunuyordu. Açık göğüs dekoltem ve sütyen takmadığım için uçları firlamış memelerim zaten çılgına döndürmüştü onu. Para verirse onunla kalacağımı zorda olsa anlattım ona, azgın herif hemen cüzdanı çıkarıp açtı ve bana uzatarak ne kadarsa al der gibi baktı, bende içinden epey yüklü bir miktar alıp çantama koydum. İlk işimdi, sıfır kilometre orospuydum, ucuza gitmem mümkün değildi. Bu arada rolüme alışabilmek ve rahat olabilmek için bol bol içiyordum. Adamın adı Tony’ di. Çok azgındı. Sarılıyor, öpüp okşuyor, ellerini bacaklarımda ve bacak aramda gezdiriyordu. Bir ara dansa kaldırdı. Slow müzik çalıyordu, sevişir gibi dans ediyorduk. Onun tüm yaptıklarına ben de karşılık veriyordum. Ne de olsa parasını almıştım. Hakkını vermeliydim. Adam neredeyse dans ederken sikecekti beni. Felaket azmıştı beni görünce. Zaten bu kıyafetle bırakın erkekleri, kadınların bile dikkatini, ilgisini çekmiştim. Her tarafımı öpüp, yalıyor, açıkta kalan belimi ve blüzumun içinden sırtıma kadar soktuğu elleriyle okşayıp sıkıyordu. Sık sık eteğimi sıyırmak için atılıyor ama her seferinde de durduruyordum. Bir çok insan bizi izliyordu ve ben bundan rahatsız olmuştum. Aslında bende zevke gelmiştim amcığım bile sırılsıklamdı. Tony zaten beni tahrik etmiş ve etmeye de devam ediyordu. Kalkmış yarağını önüme iyice yaslamış o vaziyette dans ediyorduk. Ortam müsait olsa orada pistin ortasında siktirecektim kendimi adama. Yarak amıma baskı yaptıkça delirecek gibi oluyor, sonunda o yarağı yiyeceğimi bildiğim içinde zevkten içim sıcak sıcak yanıyordu. Her şeyden önce o yarağı çok merak ediyordum. Kısamıydı, uzunmuydu. İncemiydi, kalın-mıydı ? Yarak önümde taş gibi duruyordu ama dışarı çıkamıyor, içime giremiyordu. Sonra tuvalet aklı-ma geldi. Tony gel diye elinden tuttum ve doğruca erkekler tuvaletinde bir kabine girdik ve hemen eteğimi sıyırdım. Bu arada Tony külotumu yırtarak çıkarıp aldı, cebine koydu. Bistüyerimi yukarı kaldırdı ve beni duvara yaslayıp kocaman memelerimin uçlarını yalayıp ısırmaya başladı. Onun dil ve diş darbeleriyle birlikte amımın ateşi daha da yükselmişti. Hemen fermuarını açıp yarağını dışarıya çıkardım. Eğilerek onu ağzıma almaya başladım. Bu arada Tony’ de kafamı bastırarak hepsini almamı istediğini belli ediyordu. Yarak öyle büyüktü ki hepsini almakta çok zorlanıyordum. Kocaman ağzıma girmeyen bu yarak benim küçücük amıma nasıl girecekti. Merak ediyordum ki, Tony saçlarımdan tutup
çekerek beni ters çevirip domalmam için bastırdı. Bir elimi borulara, diğerini de klozetin kenarına koyarak önünde domaldım. Zevkten şişmiş, kabarmış amımı Tony’e buyur geçir der gibi uzattım. Gördüğü güzellik karşısında dayanamayan Tony sokmadan önce tadına bakmak istemiş olacaktı ki ağzını dayayıp yalamaya, emmeye başladı. Benim inlemelerim artık yükselmiş hatta çığlıklara dönmüştü. “Sok hadi, sok” diye bağırıyordum. Ama adam anlamıyor yalamaya devam ediyordu. Sonunda kolundan tutup çektim ve yarağını elimle kavrayıp arkadan amcığıma dayamaya çalıştım. Tony ne istediğimi anlamıştı. Hiç bekletmeden geçiriverdi ıslanmış amıma. O anda o koca yarak, yara yarak İçime girmiş, hızla gidip gelmeye başlamıştı. Kısacası gavur beni harika sikiyordu. Eski sevgilim bile beni böyle bağarta bağarta sikememişti. Mutluluk çığlıklarıyla ikimizde boşalmıştık. Toparlanıp dışarı çıktığımızda lavabonun önünde bekleyen iki erkek vardı. Onlar da turistti, bizim içeride sikiştiğimizi
anlamışlar seslerimizden tahrik olup otuzbir çekiyorlardı. İki adamında elinde yarakları karşımda durduklarını görünce şok olmuştum. Adamlar Tony ile konuşuyorlardı. Tony onları masaya çağırmış olacak ki, bizimle birlikte salona gelip yanımıza oturdular. Tony garsona içki siparişi verdi. İçkilerimizi içerken yeni dostlarımız gözleriyle beni süzüyor, sanki gözleriyle sikiyorlardı. Ne biçim bir geceydi bu. Üç erke-ğinde yarağını görmüş, birininkini de bağıra bağıra yemiştim, hem de bir bar tuvaletinde. Ya öbürleride zorla kabine girselerdi ? Kimbilir belk**e hoş olurdu… diye düşünürken, adamların üçüde birbirleriyle konuştuktan sonra cüzdanlarını çıkardılar. Daha önce Tony’ den almış olduğum para kadar parayı her biri ayrı ayrı bana uzattı ve işaretle üçüyle birlikte seks yapmamı teklif ettiler. Para yüksekti ama ben bu işi para için yapmıyordum. Tabi ki bunu onlar bilmiyordu. Sonra birde bir kişiyle ve sadece bir kere yapacağım diye karar, almış kendi kendime söz vermiştim. Olmaz diye işaret ettim, fakat birisi biraz daha para çıkardı. Ne kadar para verirse versinler beni satın alamazlardı. Hele aynı anda üç adam cesaret edemezdim. Tekrar olmaz diyeceğim sırada iki ayrı adamın eli Tony ve diğer adam yani iki yanımda oturanlar ellerini bacaklarıma uzatıp, okşamaya başlamışlardı beni. Şaşırmıştım ama bir o kadar da hoşuma gitmişti. Bir anda değişik bir elektrik almıştım, tamam olur diye başımı allayıverdim. Hemen hesabı isteyip bardan çıktık. Doğruca Tony’ nin kaldığı otele gittik. Odaya çıktığımızda Tony şampanya sipariş etti. Şampanya gelene kadar üç erkekte beni ayakta soymuşlar, hepsi birlikte okşamaya, yalamaya başlamışlardı. Üç tane azgın sikicinin elleri ve dilleri vücudumun çeşitli bölgelerinde keşif gezintisine çıkmıştı. Anlayacağınız beni yine zevkten kudurtmayı başarmışlardı. Amım yine sulanmış, yanmaya başlamıştı. Bu arada adını bir türlü öğrenemediğim adam gelen şampanyayı açıp beni neredeyse onunla yıkamıştı. Sırayla şampanyalı vücudumu yalıyorlardı. Ellerimizdeki biralar bittiğinde üçüde aynı anda soyunu verdi. Üçünün de yarağı dimdik olmuş bana sokmak için sabırsızlanıyorlardı. Bense aptal aptal suratlarına bakıyor, önce hangisi sikecek acaba diye düşünüp, sırayla yapacaklarını sanıyordum. Tony koltuğa yattı, diğerleri benim yarağının üstüne oturabilmem için yardımcı oldular. Ben Tony’ nin üzerinde o kocaman yarağını zorlana zorlana almaya çalışırken, adını bilmediğim herif ağzıma vermeye uğraşıyordu. Ben Tony’ nin yarağının zevkini almaya çalışırken, diğerinin yarağı ağzıma girivermiş, gırtlağıma kadar oturmuştu. Adam yarağını ileri geri yaptırarak resmen ağzımı sikiyordu. Tam bu tempoya alışmışken aklıma David geldi . Ona da ayıp olmasın diye düşünmüş ve onun yarağını da elime alıp oynamayı aklımdan geçiriyordum ki, David’ in o at yarrağı gibi olan aletinin kafasını göt deliğimin üzerinde hissediverdim. Ben adama kıyak yapayım derken, vay ibne vay gözü kız amcığı gibi sıfır kilometre olan götüme dikmişti. David iki eliyle belimden kavrayıp bütün gücüyle kendine çektiğindeyse beynimde şimşekler çakmış, gözlerim kararmıştı. Çok fazla canım yanmıştı. Öyle acıtmıştı ki orospu çocuğu bir an götümün yırtıldığını, parçalandığını sanmıştım. Feryat etmek, bağırmak istedim ama ağzımda öbür herifin yarağı bademciklerime kadar oturmuş durumdayken ancak boğuk bir çığlık atabilmiştim. Fakat yarak götümü yırtarak dibine kadar yerleşmişti. Allah tan David bir süre öylece içinde bekletmiş, hareket ettirmemişti. O ilk darbenin acısı geçtikten sonra yavaş yavaş zevk aldığımı farkettim. Aslında her şey çok farklı geliyordu bana, üç erkek tarafından aynı anda sikilmek te hoşuma gidiyordu. Bir de acısı olmasaydı. Hayalini kurmak bile güzelken ben gerçeğini yaşıyordum. Tony amıma boşalınca, ismini bilmediğim o yakışıklıyla yer değiştirdiler. Hayvan gibi yaraklı azgın adamlar beni aralarında evire çevire sikiyorlardı. Fakat David daracık götümü çok beğenmiş olacaktı ki hem yavaş yavaş, doya doya, götün tadını çıkara çıkara sikiyor, hem de diğeri gelirde giriverir diye yarağını içimden çıkartmıyordu. Kim bikere o dapdaracık götün tadını alsa birdaha çıkmazdı zaten. Felaket bir uçuş yaşıyordum. Kiminin eli göğüslerimde, kimininki belimde, yaraklarsa sırayla her bir deliğimde
sabahı yapmıştık. Sabah olduğunda ise çok fazla yorgunluk ve bitkinlik vardı üzerimde. Fakat bu
durumdan şikayetçi de değilim. Çünkü hayatımda belk**e hiçbir zaman tadamıyacağım zevkleri,
bugece yaşamıştım. Giyinip gideceğim sırada sadece Tony ayaktaydı. Beni uğurlarken teşekkür edip
öptü, elimede bir zarf sıkıştırmıştı. Otelden çıkmış yürüyor ve düşünüyordum. Sarhoşluğum çoktan
geçmiş ayılmıştım. Sadece yorgundum, yediğim yaraklardan dolayı bütün deliklerim, hatta çenelerim
bile ağrıyordu. Yaptıklarımdan utanmalı mı, yoksa böyle kaçamak bir tatil yaşadığım için mutlu mu
olmalıydım ? Tony’ nin verdiği zarfı açtım. İçinde yine para ve birde mektup vardı. Sanırım Tony
adresini bırakmış ve teşekkürlerini yazmıştı. Ama ben anlamadığım için, okutmaya da cesaretim olmadığından mektubu yırtıp attım. Bacaklarımı kapatamıyor, yürümekte zorlanıyordum. Nasıl İstanbul’ a dönecek, nasıl çalışacaktım. Bunları düşünürken para aklıma geldi. Altı yedi ayda kazanacağım parayı bir gecede almıştım. Tabi ki hakkını fazlasıyla vererek. İyileşene kadar işe gitmesem ne olacaktı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

2 ZENCİ.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

2 ZENCİ.
Patron o iki Nijeryalı nın ağırlanması işini bana yüklediğinde, doğrusu biraz canım sıkılmıştı ilk başta. Çünkü normalde tatilim başlamak üzereydi ve karımla birlikte iki haftalık bir süreyi, kafamıza göre eğlenerek geçirmek için, Mikonos da yer ayırtmıştım. Ama yapabileceğim bir şey yoktu. Çaresiz havaalanına gidip onları karşılayarak başladım işe…

Zencilerin yaşını tahmin etmek her zaman zordur. Bu sefer de öyle oldu benim için. Uçaktan inen iki kişi, bizim firmaya mal satacak olan Nijerya firmasının üst düzey yöneticileriydiler. Çok şık giyinmişlerdi. İkisinin de tenleri neredeyse siyahtı tabii. İkisinin de kıvır kıvır ve kısa kesilmiş saçları vardı. İkisinin de vücutları sırım gibiydi. Hatta boyları bile, neredeyse aynıydı. İkisi de, dev gibiydiler. Birinin adının Diop, öbürününkinin ise Geile olduğunu orada öğrendim.

Onları alıp, önceden yer ayırttığımız The Marmara Oteli ne götürdüm. Akşam olmak üzereydi. Plana göre, otelin terasındaki restoranda, birlikte yemek yiyecektik o akşam. Ama aklım karımdaydı bu arada. Tatilin gecikmesi yüzünden zaten son derece bozuktu. Bu nedenle, o akşam onu da yemeğe getirmeyi kararlaştırmıştım. Yemekten sonra da, adamlardan kurtulup bir yerlere eğlenmeye gideriz diye düşünüyordum. Bir kaç saat sonra buluşmak üzere sözleşip arabaya atladım ve doğruca eve gittim.

Karım yatak odasında giyinmekle meşguldü içeri girdiğimde. Bara gidip, ona ve kendime birer viski hazırladım. Aynı anda da salona geldi karım. Onu gördüğüm anda, her zaman olduğu gibi sikim kalkmaya başladı yine. Başka türlü olmasına da imkân yoktu zaten.

Gümüş rengi parlak ve incecik kumaşı kaygan bir giysi geçirmişti sırtına. İncecik askılar tutuyordu giysiyi. Kolları, omuzları ve memelerinin üstüne kadar göğsü meydandaydı. İri birer portakal büyüklüğündeki memelerin tüm hatları belli oluyordu kumaşın altından. Meme uçlarını, ince kumaşı birer düğme gibi kabartmıştı.

Giysi, karnına ve kalçalarına sıkı sıkı yapışıyor, incecik belini ve sonra birden genişleyen kalçalarını, insanın gözüne sokuyordu sanki. Hafifçe bollaşan eteği dizlerinin biraz üstünde bitiyordu. O baş döndürücü güzellikteki çıplak bacakları, aklımı başımdan almıştı yine. Ayaklarındaki alabildiğine yüksek topuklu dekolte ayakkabıların bantları, giysisiyle aynı renkteydi. Onların ayağından çıkmasına engelleyen bir parmak kalınlığındaki bilek bağları yüzünden, bir kısrak gibi görünüyordu gözüme.

Yanıma gelip viski bardağını elimden aldı ve geri dönüp salonun ortasına yürüdü yine. Kalçalarının incecik kumaşın altında kımıl kımıl oynayarak çalkalanması, sikimin kazık gibi kesilmesine yetti de arttı bile. Külodu olmadığını biliyordum. Hiç bir zaman ne sütyen, ne de külot giymezdi zaten.

– “Biraz aşırı olmamış mı kıyafetin…” diye sordum ona.

– “Kusura bakma ama, senin misafirlerin yüzünden keyfimi daha fazla kaçırmak niyetinde değilim…”

Sesimi çıkarmadım. Haklıydı. Bir yıldır bu tatili bekliyordu o da. Şimdi gidemediğimiz için kızgındı ve tepkisini, böyle aksilik yaparak gösteriyordu işte.

Evden çıkıp arabaya bindik. Levent ten Taksim e gitmek yarım saatimizi aldı. Doğru terasa çıktık karımla. Telefon edip Nijeryalı misafirlerimizi de yukarı çağırdım. Beklemek için bara gidip, taburelere oturduk ve aperatif niyetine, birer viski söyledik kendimize.

Yaklaşık beş dakika sonra, birlikte geldiler Nijeryalı lar. Onlara el salladığımı görünce de, doğruca bara yöneldiler. İkisinin de gözü, daha ilk andan itibaren karıma dikilmişti. Haklıydılar tabii. Yüksek bar taburesinin üstünde bacak bacak üstüne atıp otururken, eteği iyice sıyrılmıştı karımın.

Bembeyaz bacakları, tüm baştan çıkarıcılığıyla meydandaydılar. Onları tanıştırdım. Sonra da, birer viski söyledim zencilere de. Sohbete koyulduk.

Yaklaşık yarım saat sonra, karımın onlardan hoşlandığı yargısına varmaya başlamıştım. Nijeryalılar ise karımın içine düşmüşlerdi adeta. Oturduğumuz taburelerin önünde ayakta duruyorlardı ikisi de. Bu yüzden karımla ben de, yüzümüzü onlara doğru dönmüştük. Böylece karımın bacakları adamların gözüne girmiş oluyordu adeta.

İkisinin de gözlerinin, karımın üstünde dolaştığını, saçının telinden ayak parmaklarının ucuna kadar, vücudunun her yerinde gezindiğini görebiliyordum. Birden bu durumun bana müthiş bir heyecan vermekte olduğunu fark ederek şaşırdım. Öyle ya, normalde bundan rahatsız olmam gerekirdi.

Sonra bizim için hazırlanan masaya geçip yemek faslına başladık. En köşedeki masayı seçmiştim. Boğaz manzarasını engellememek için, cam tarafına iskemle konmamıştı. Dördümüz de, yarım daire biçimindeki büyük kanapede oturuyorduk. Bir uca Nijeryalı lardan biri oturmuş, onun yanına karım geçmiş, sonra da öbür Nijeryalı oturmuştu. Ben de öbür uçtaydım.

Yemek süresince, yine büyük ilgi gösterdiler karıma zenciler. Onlar akla gelebilecek her konuda konuşuyor, karım ise genelde Nijerya, Afrika ve oradaki yaşamla ilgili şeyler soruyordu. Beni biraz devre dışı bırakmış gibiydiler ama aldırmıyordum. Onun yerine, içimdeki heyecanı kontrol etmeye çalışıyordum sürekli.

Nijeryalı ların karıma bakışları ve davranışları, onların ne düşündükleri hakkında en ufak bir kuşkuya yer bırakmayacak kadar açıktı benim için. Acaba karım da farkında mıydı bunun? Kendini konuşmalara kaptırdığı ve mutlu olduğu açıkça belliydi.

Yemek bittiğinde, üç şişe şarap tüketmiştik. Yaşadıklarım, sikimin alabildiğine kalkmasına neden olmuştu ve buna hala şaşıyordum. Ama kalktığımızda her şeyin biteceğini düşünerek üzülmeye de başlamıştım. Sonra birden çözüm yolunu buluverdim ve hepsine birden, terasın öbür tarafındaki gece kulübüne geçmeyi önerdim. İlk kabul eden karım oldu. Zenciler de, ona katıldılar hemen. Hesabı ödeyip masadan kalktık ve gece kulübüne doğru yürümeye başladık.

Karım en önde yürüyordu ve onu arkadan seyretmek, benim için olduğu gibi, Nijeryalı lar içinde de büyük bir zevk oluyordu tabii. Otururken hafifçe terlemiş olmalıydı ki, eteği şimdi kalçalarına yapışmış, hatta biraz aralarına girmişti. Kalçaları, attığı her adımda, müthiş bir baştan çıkarıcılıkla çalkalanmaktaydılar.

Birden, onun durumun farkında olduğunu ve hatta gayet bilinçli hareket ettiğini anladım. Bu da, heyecanımın bir anda ona katlanmasına neden oldu yalnızca. Sikim zonklamaya başlamıştı artık. Elimi pantolon cebime sokup, durumu gizlemeye çalıştım.

İçeri girdiğimizde boş masalar vardı ama, karım doğru bara yürüdü ve hepimiz onu izledik tabii. Sonra, yüksek bar taburelerinden birine çıkıp oturdu. Bacaklarını gözümüze sokmuştu yine. Viskilerimizi ısmarladım. Bu arada zencilerin kendi dillerinde konuşmaya başlamışlardı.

Ne söylediklerini elbette ki anlamıyordum ama, nedense karım hakkında konuştuklarından emindim. Arasına ondan yana bakışlar atmalarıydı beni böyle düşündüren. Durumu fırsat bilip, ben de karımla konuşmaya başladım.

– “İyi misin bebeğim..?”
– “Evet çok iyiyim… Çok eğleniyorum…”
– “İyi… Buna sevindim işte…”
– “Ya sen..?”
– “Ben de eğleniyorum… Daha doğrusu, eğlenmek değil tam da, değişik bir şey işte… Ama keyifli olduğunu itiraf etmem lazım…”

Bir an öyle gözgöze bakıştık karımla. Acaba ne anlatmak istediğimi anlamış mıydı? Ama Nijeryalı lar daha fazla konuşmamıza izin vermediler. İlgileri yeniden karıma yönelmişti. Tıpkı yemekten önce olduğu gibi, ikimiz oturuyorduk, zenciler ise önümüzde ayakta duruyorlardı. Konuşurken, viskileri peş peşe yuvarlamayı da sürdürdük tabii.

Karımın sarhoş olmaya başladığını görebiliyordum. Fazla içki kaldırmazdı zaten. Ama beni bundan daha çok ilgilendiren, içkinin onun üstünde bir çeşit afrodizyak etkisini yaptığını bilmemdi. Şimdi de, çalan müziğin hızlı ritmine kendini kaptırmış, oturduğu taburenin üstünde sallanmaya başlamıştı.

Geile, fırsatı hemen değerlendirdi ve onu dansa davet etti. Hemen kabul etti karım. Zencinin önünde piste doğru yürürken, kalçaları daha çok çalkalanmaya başlamıştı sanki.

Sohbete, Diop la devam ettim ben de. Ama göz ucuyla piste, daha doğrusu zenciyle dans etmekte olan karıma bakıyordum. Müzik hızlıydı. Karım güzel dans ederdi zaten. Geile ise, çok güzel dans ediyordu doğruyu söylemek gerekirse. Tüm zenciler gibi, vücudu, müzik ve ritimle yoğrulmuştu sanki. O böyle olunca, karım da iyice kaptırdı kendini tabii. Sonuçta ortaya, yalnız benim değil, hemen herkesin seyrettiği müthiş bir şov çıkıverdi.

Uzun uzun dans ettiler. Sonra tuvalete gitme ihtiyacını hissettim birden. Yerimden kalkıp dışarı çıktım. Geri dönmem, yaklaşık beş dakikalık bir zaman aldı. Tekrar içeri girdiğimde ilk dikkatimi çeken, müziğin yavaşlamış olması oldu. Piste baktığımda, karımla Geile nin hala orada olduklarını gördüm.

Ama işler epey değişmişti şimdi. Nijeryalı iki koluyla karımın benine sarılıp onu iyice kendine çekmişti. Karım da, kendini onun kollarına tümüyle bırakmış görünüyordu. Tüm vücudu, zencinin dev gibi vücuduna yapışmıştı.

Bir anda kalktı sikim. Sonra bara göz attım. Diop da, oturduğu yerden onları seyrediyordu. Beni görmemişti. Bir adım geri atıp, onunla aramıza bir sütun soktum. Sonra tüm dikkatimi karımla Geile ye verdim.

Tuvalete gitmek için salondan çıktığımda müthiş güzel dans ediyordular. Şimdi ise yaptıkları dans olmaktan çok uzaktı. Olup biteni tam anlamıyla kelimelere dökmek gerekirse, zencinin karımı ayakta siktiğini söyleyebilirdim yalnızca. Karımın bundan müthiş memnun olduğunu da görebiliyordum. Gözlerini kapamıştı. Başı, Geile nin ancak boynunun hizasına geliyordu.

Orada öyle durup, iki parça boyu hafif hafif salınışlarını izledim. Sikim zonklamaya başlamıştı yine. Tanrım ne oluyordu bana böyle. Ayı gibi bir zenci, gözlerimin önünde karıma sarılmış, büyük bir olasılıkla iyice kalkmış sikini onun vücuduna yaslamış, ayakta sikiyordu gözlerimin önünde. Ve ben buna kızacak yerde tahrik oluyordum.

Sonra müzik yeniden hızlandı. O zaman ayrıldılar birbirlerinden. Bara doğru yürümeye başladıklarında, ben de yürüdüm. Yarı yolda karşılaştık. Geile nin pantolonunun önündeki kabarıklık, gözden kaçacak gibi değildi. Tanrım, kocaman bir siki vardı herifin. Bu benim daha da çok heyecanlanmama neden oldu nedense.

Bir taraftan da karımın yanaklarının kızarmış olduğunu görebiliyordum. O da heyecanlanmıştı. Ama bu normaldi. Dakikalardır bu dev gibi zencinin kollarında erimiş, görünüşü bile müthiş o kocaman sikin vücuduna yaslandığını hissetmişti.

Birlikte bara döndüğümüzde, Diop hemen Geile yle konuşmaya başladı yine. Karım da tekrar tırmandı yüksek bar taburesinin üstüne. Bunu yaparken, bacakları bir an için de olsa iyice aralandı ve gözlerim müthiş bir şeyi yakaladı. Bacaklarının iç tarafları ıslanmıştı. Bir zevk dalgasının karnımın içini sarmasına neden oldu bu durum. Tanrım, amının suları akmıştı bacaklarına.

Geile nin Diop a neler anlattığını bilmiyordum tabii. Ama bir şeyler anlattığı kesindi. Çünkü müzik yeniden yavaşa döndüğü anda, karımı dansa kaldırıverdi. Ne olacağını merak ediyordum ama, yanıt almak için fazla beklemem gerekmedi.

Daha ilk anda sarılıverdi Diop karıma. O da, hiç itiraz etmeden bıraktı kendini. Az önce, müthiş tahrik olarak seyrettiğim şeyler, bir kez daha tekrarlanmaya başladı.

Gece kulübünün kapanma saati gelene kadar kaldık orada. Tüm bu süre zarfında, tek bir yavaş müzik seansını bile oturarak geçirmedi karım. Ya Geile, ya da Diop onu piste sürüklediler her seferinde. Karımın defalarca ayakta sikildiğine tanık oldum o gece.

Üstelik her seferinde, bir öncekinden bir adım ileriye gidiyordu işler. Her seferinde biraz daha çok sikişe benziyordu yaptıkları. Sonlara doğru, Nijeryalı ların elleri de devreye girmeye başladı. İri, kapkara eller, karımın vücudunda dolaşmaya başladı.

Heyecanım her seferinde biraz daha artıyor, karım her geri döndüğünde onun yanaklarının biraz daha kızarmış olduğunu görmek ise bu tırmanışın on kez daha hızlanmasına neden oluyordu. Ama sonunda gece kulübün kapandı ve çaresiz kalktık. Nijeryalı lar, bizimle birlikte aşağı, lobiye kadar indiler. Ama orada vedalaştık ve karımla garaja inip arabaya bindik.
Eve kadar konuşmadık ikimiz de. Düşüncelere boğulmuştum. Karımın da öyle olduğundan kuşkum yoktu. Hiç beklenmedik bir biçimde ve zamanda, müthiş şeyler yaşamıştık ikimiz de. Şimdiye kadar hiç olmamış şeyler… Hatta olabileceğini aklımızın köşesine bile getirmediğimiz şeyler…
Şaşkındım doğrusu. Bütün bunlara kızmak yerine müthiş tahrik olmaktı beni şaşırtan. Karım da şaşkındı anladığım kadarıyla. Onun da, gece boyunca müthiş tahrik olduğu kesindi. Ve şimdi benimle baş başa kalınca, bu durumun şaşkınlığını yaşıyor olmalıydı.
İşin garibi, bunları düşünürken, sikimin biran için bile inmemiş olmasıydı. İnmek ne kelime, sanki giderek daha çok kalkıyordu. Eve ulaştığımızda, karım önde ben arkada, doğruca salona girdik. Karım barın önüne gitti. Arkadan ona sokulup sarıldım.
Kazık gibi kesilmiş sikimin kalçalarına dayandığını hissettiği anda döndü karım. Kolları boynuma dolandı ve bir anda, müthiş bir hırsla öpüşmeye başladık. Karnını sikimin üstüne bastırmış, kalçalarını hafif hafif oynatmaya koyulmuştu. Onu belinden tutup kaldırdım ve barın önündeki yüksek tabureye oturttum. Birbirimizin gözlerinin içine baktık.

– “Hoşuna gitti mi bu gece bebeğim…” diye sordum sonra da.
– “Ohhh evet sevgilim… Her şey çok güzeldi…”
– “Bence de öyle…”
Elimi karımın bacaklarının arasına soktum. Bu temas, onun dizlerini iyice aralamasına neden oldu. Eteği kalçalarına kadar sıyrılmıştı şimdi. Bacaklarının arası, sırıl sıklam ıslak ve yapış yapıştı. Oraları okşamaya başladım.
– “Hoşuna gittiğini görebiliyorum…” dedim.
– “Zenciler acayip, değil mi..?” diye ekledim
– “evet…”
– “Neredeyse sikeceklerdi seni bebeğim…”

Birden donup kaldı karım. Bu kadar açık konuşmayı beklemiyordu her halde. Elimi biraz daha yukarıya çıkardım bacaklarının arasında, Vücudu titredi.

– “Ohhh…” dedi sonra da.
– “Acayip şeyler yaptılar sana…”
– “Ohhh evet sevgilim… Evet… Neredeyse sikeceklerdi beni… İkisi de sikmek istiyordu beni…”
– “Çok tahik oldum biliyor musun..?”
– “Farkındayım sevgilim… farkındayım…”
– “Bana hiç aldırmadılar bile…”
– “sikmek istiyorlardı beni sevgilim… Sikleri kocamandı ikisinin de… Tanrım, ne kadar kocamandı hem de…”

Parmaklarım amına ulaştığında şaşırdım. Kelimenin tam anlamıyla vıcık vıcıktı. Orta parmağımı, alabildiğine açılmış dudakların arasından içine kaydırdım. Tüm vücudu, daha da şiddetle titredi karımın. Bir eliyle omuzumu, öbürüyle kolumu tuttu. Şimdi tepeden tırnağa sarsılıyordu.

Elimi çekip, biraz kendini toplamasına izin verdim onun. Bu arada titreyen parmaklarla pantolonumun önünü açıp sikimi çıkardım dışarı. Ateş gibi yanıyor, zonkluyordu sikim. Karımın gözleri bu durumu yakaladı sonra. Yavaşça aşağı kaydı tabureden. Elini uzatıp sikimi tuttu.

Parmakları sikimin çevresine dolanmıştı. Eli hareketlendi. Sonra yavaşça önünde diz çöktü. Şimdi dibinden tutmuştu sikimi. Dilini uzatıp zonklamakta olan başını yaladı. Elektrik çarpmış gibi oldum. Ağzı açıldı ve o güzelim dudakları dilinin yerini aldı. Tanrım, fırın gibiydi ağzının içi. Başını ileri bastırdı ve sikim neredeyse gırtlağına kadar girdi.

Artık kendimi tutamıyordum. Birden top gibi patladım. Tüm gece boyu taşaklarıma dolup onları şişiren döllerim, ağzının içine fışkırmaya başladı. Büyük bir hırsla emiyordu karım. O emdikçe de, ben daha çok fışkırtıyordum sanki. Zevkten gözlerim kararıyordu. Düşmemek için tabureye tutunmak zorunda kaldım.

İkimiz de kendimizi topladığımızda, yatak odasına gittik. Kısacık bir süre sonra, çırılçıplak, yatağın üstündeydik. Sikim yine kazık gibiydi. Daha yeni boşalmış olmam, hiç bir anlam taşımıyordu benim için.

Birbirimizi okşuyor, ulaşabildiğimiz her yeri öpüyorduk. İkimiz de doymamıştık. Doyacak gibi de görünmüyorduk.

– “Onların beni sikmek istemeleri çok mu hoşuna gitti..?” diye sordu birden karım.
– “Çok…” dedim, “Acayip tahrik oldum biliyor musun..?
– “mmm anlat n olur… Güzel mi görünüyordu..?”
– “Müthişti… Öyle ayakta sikiyorlardı seni… Ama sen de ayakta veriyordun…”
– “ evet sevgilim… Ayakta verdim onlara… İkisine de ayakta verdim…
– “Hoşuna gitti mi bebeğim..?”
– “Hemde nasıl sevgilim… ? O kocaman siklerini karnıma dayadıklarında öyle tahrik oldum ki, ”

Artık dayanamıyordum. Dizlerimin üstünde doğrulup karımın bacaklarının arasına girdim. Biran önce sikmek istiyordum onu. Onun da benden aşağı kalır bir yanı yoktu bu arada. Bacakları bir anda belime dolandılar. Topuklarıyla kalçalarıma bastırıp beni kendine çekti.
– “Sik beni…” diye inledi sonra da, “Sik beni sevgilim…

Bundan başka bir istediğim yoktu zaten. Sikimin başı amının dudaklarına değdiğinde, sanki ateşe değmiş gibi oldu. Tek bir hamlede, dibine kadar geçirdim.

Müthiş bir hırsla karşılık veriyordu karım. Kolları ve bacaklarıyla, sımsıkı sarılmıştı bana. Vücutlarımız yapışıktı. memeleri göğsümde ezilmişti. Ağızlarımız, birbirlerinden hiç ayrılmamak istiyormuş gibi kenetlenmişti. Kalçaları altımda, yukarı aşağı, sağa sola çalkalanıyor, amı sikimi sanki koparmak istermiş gibi sıkıyordu.

Çılgın gibi sikişiyorduk. Öylesine müthişti ki, fazla dayanamadım. Amının en dibine fışkırtmaya başladığımı hissetiğinde o da kendini tutamadı daha fazla. Birlikte bulutların üstüne uçup gittik. Gözlerim kararmıştı.

Tekrar kendime gelmeme, kasıklarımdan başlayıp vücuduma yayılan ateş neden oldu. Yatakta sırtüstü yatıyordum. Karım ise bacaklarımın arasında dizlerinin üstünde duruyordu. Sikim ağzındaydı. Gözleri kapalı, zevkle emiyordu sikimi.

Manzara o kadar tahrik ediciydi ki, karımın ağzının o inanılmaz sıcaklığıyla birleştiğinde, sikimin bir anda çatlayacak kadar kalkmasına neden oluverdi.

Karım, istediği sonucu elde etmenin mutluluğu yüzünden okunarak doğruldu sonra. Ağzının yerini şimdi eli almıştı. Gözgöze geldik tekrar. Yüzünde öyle bir ifade vardı ki, seyretmeye doyamıyordum. Sonra ata biner gibi üstüme çıktı.

– “Çok güzelsin bebeğim…” dedim ona.
– “Evet sevgilim… Hep o zenciler yüzünden…”
– “Ama sen de onları mahvettin bu arada bebeğim…”
– “Siklerini kaldırdım…. Ah sevgilim bir bilsen ne kadar büyüktü ikisinin de siki…”
– “Belli oluyordu bebeğim…”
– “Şimdi ne yapıyorlardır acaba..?”
– “Ben onların yerinde olsaydım, seni düşünüp otuzbir çekerdim…”
– “Ahhh böyle şeyler söyleme sevgilim… Fena oluyorum…”
– “Neden..? Hoşuna gitmiyor mu..? Düşünsene onların odalarında yatağa yatıp, o kocaman siklerini okşayarak otuzbir çektiklerini… Seni hayallerinde sikerek otuzbir çektiklerini düşün onların bebeğim…”

– “Ooouuuvvv…”

Kalçaları üstümde delicesine hareketler yapıyor, vücudu sarsılıyordu. Durulması uzun zaman aldı. Başı önüne düşmüştü. Onu yeniden ateşlemek için kalçalarımı yukarı kaldırıp bastırmam yetti yine de. Yeniden hareketlendi.

Şimdi bacaklarından güç alarak sikimin üstüne oturup kalkıyordu. Amı bir nehire dönmüştü sanki. Sonra birden doğruldu. Sikim çıktı amından. Elini getirip onu yeniden tuttu ve biraz geriye kaydırıp, götünün küçük deliğine dayadı. Tam gözlerimin içine bakarak, yavaş yavaş oturmaya başladı yine. Her yer am sularıyla o kadar kayganlaşmıştı ki, yağ gibi kayıyordu sikim götünün içine. Yüzü zevkle çarpılmış, dudakları aralanmıştı.

Onun, götünden sikilmeyi ne kadar çok sevdiğini bildiğim için, hiç şaşmıyordum buna. Ama bu gece, her zamankinden daha değişikti nedense. Her zamankinden fazla zevk alıyordu karım. Dibine kadar aldı sikimi içine. Sonra yine hareketlendi kaçları. Sikim götüne girip çıkıyordu artık.

– “O zenciler…” dedi sonra da, “O zenciler, acaba götümü de sikmek istemişler midir sence sevgilim…?”
– “Bilmem…”
– “Mutlaka istemişlerdir bence…

Şimdi hareketleri daha da hızlanmıştı. Hızla oturup kalkıyordu sikimin üstüne. Götü inanılmaz kasılmalarla açılıp kapanıyor. Sikilmeye hiç doymayacak gibiydi bu akşam. O iki Nijeryalı zenci, karımı bir sikiş makinesine çevirmiştiler. Ellerimi uzatıp, memelerini avuçlarıma aldım. Ne kadar zevk aldığı, yüzünden açıkça belli oluyordu.

Yine tutamadım kendimi. Götünün derinliklerinde fışkırmaya başladı. Aynı anda karım da boşalıyordu. Ama hareketleri durmamıştı. Hala sikimin üstüne oturup kalkıyor, sikimi bir en ucuna kadar içinden çıkarıyor, bir en dibine kadar kaybediyordu.

Sonra göğsüme yığıldı. Sikim hala götünün içindeydi. Öylece uyuyakaldık.

Acaba karımı o iki zenciyle buluşturmak için neler yapabilirdim diye düşündüm uykuya dalmadan önce…

Sabah gözlerimi açtığımda, hala uyuyordu karım. Onu uyandırmadan, sessizce kalktım yataktan. Duş yapıp giyindim ve yine sessizce çıktım evden. Son kez baktığımda, hala uyuyordu.

Gün işle dolu geçti. Ama zencileri otellerinden aldığım ilk andan itibaren, gece olanların dışında hiç bir şey kalmamıştı kafamda. Bereket ki, Nijeryalı lar, neredeyse tüm gün boyunca patronla birlikteydiler. İş konuşacakları öğlen yemeğine de birlikte gitmişlerdi zaten. Akşam saatleri yaklaşırken, odamda yalnız başıma oturmuş, gece olanları düşünüyordum yine. Herşeyin özetini tek kelimeyle yapmak istediğimde, müthiş diyebiliyordum yalnızca. Aslında bir değil bir kaç müthiş birden vardı olayda. Karımın, tüm güzelliği ve çekiciliğiyle zencileri alabildiğine tahrik etmiş olması müthişti. Onların da karımı, gece kulübünün pistinde neredeyse sikmiş olmaları müthişti. Karımın bütün bu olanlardan inanılmaz biçimde tahrik olup, yorulmak bilmeyen bir sikiş makinesi haline dönüşmesi müthişti. Ama en müthiş olan benim duygularımdı. Olayın içindeki herkesten çok ben tahrik olmuştum. Nijernyalı lar karımı sikebilmek için delirirlerken, ben onlardan da fazla delirmiştim neredeyse.

Sonra karımı alıp gitmiş ve iki Nijeryalı yı, sikleri ellerinde, öylece bırakmıştım orada. İşin ilginci, şimdi bundan müthiş bir pişmanlık duymamdı. Eğer karımı gerçekten sikebilselerdi, daha da müthiş olacaktı her şey. Gözlerimi kapadığımda, onların simsiyah tenleriyle karımın beyazlığının neden olduğu kontrastı görebiliyordum neredeyse. Sikim yine kalkıp kazık gibi kesilmiş, neredeyse patlama noktasına gelmişti. Bir şeyler yapmak istiyordum. Zamanı geri getirmek, elbette ki mümkün değildi. Ama yeni bir şans yaratmak mümkündü elbette ki. Yalnız acele etmem gerekiyordu. Bir gün sonra gidiyordu zenciler.

Tam bunları düşünürken, sekreterim patronun telefonda olduğunu haber verdi. Yalnızca, Nijeryalı larla bu akşam da ilgilenmem gerektiğini ve sabah da onları havaalanına götürmek zorunda olduğumu hatırlatmak için arıyordu. Telefonu kapattığım anda, kafamın içinde bir lamba yanıverdi birden. Yeni bir şans yaratmanın yolunu bulmuştum işte. Zencilere, karımı sikebilmeleri için, karıma, onlara verebilmesi için, bana da, bu işte nereye kadar gidebileceğimi ölçmek için bir şans yaratacaktım. Telefonu tekrar kaldırıp evi aradım.

– Bebeğim… dedim sonra da cevap veren karıma, Divan ı arayıp, dört kişilik yemek ısmarla eve… Geile ve Diop, bu akşam konuğumuz olacaklar…

Birden bir sessizlik oldu telefonun öbür yanında. Karımın kafamdan geçenleri anladığına emin oldum bu nedenle. Ne söyleyeceğini bilemiyordu her halde.

– Duyuyor musun bebeğim..? diye üsteledim.
– Duyuyorum da…

– Eeee…

– Emin misin..?

– Onları alıp eve yemeğe getireceğime eminim tabii… Buna çok sevineceklerine de eminim ayrıca…

– Ama…

– Ondan sonrasını bilmiyorum bebeğim…

– Peki…

– Tamam… Güzel bir şeyler seç olur mu..?

– Yemek için yani değil mi..?

– Yemek için de…

Yine bir sessizlik oldu telefonun diğer ucunda. Ne söylemek istediğimi anlamaya çalıyor gibiydi sanki. Ona biraz yardımcı olmam gerekiyordu galiba.

– Şimdi iyisi mi sen, bir kadeh bir şey içip biraz keyiflen önce… dedim, Böylece her şey daha iyi olur bana kalırsa… Hadi bebeğim…

– Peki… dedi yine karım, ama telefonu kapatmadan da ekledi, Eminsin değil mi..?

– Saat sekiz gibi görüşürüz…

Telefonu kapadığımda, kalbim küt küt atıyordu. Şimdi önümde yaklaşık dört saatlik bir bekleme süresi vardı. Ama bu bana çok uzun görünüyordu nedense. Tanrım, nasıl vakit geçirecektim.

Saat yediye gelirken, Geile ve Diop la birlikte ofisten çıktık. Onlara, akşam yemeğini evde yiyeceğimizi, arabada söyledim. Normalde, hiç bilmedikleri bir kente gelmiş iki insanın fazla hoşuna gitmemesi gereken bir durumdu bu. Ama önce yanımda oturan Diop un gözlerinin parladığını farkettim, sonra da, dikiz aynasından Geile nin ağzının kulaklarına vardığını. Herifler, karımla bir kez daha biraraya gelebileceklerini öğrenince, uçmuşlardı. Üstelik bu seferki buluşmanın kalabalık bir otelde değil, evimde gerçekleşecek olması da, onları memnun etmişti tabii. İşi saflığa vurup, hiç bir şey anlamamış gibi, arabayı kullanmayı sürdürdüm. Bir süre sonra, aralarında konuşmaya başladılar. Yine bir kelimesini bile anlamıyordum. Ama konunun karım olduğuna, adım gibi emindim nedense.

Önce otele gittik ve üstlerini değiştirdiler Nijeryalı lar. Geri geldiklerinde, doğrusu şaşırdım biraz. İkisi de, memleketlerinde giyilen türden entariler giymişlerdi. Rengarenk, kumaşı incecik ve bol entariler. Tekrar arabaya binip eve yollandık. İki katlı villayı beğendiklerini söylediler. Aslında pek yeni değildi ama, böyle müstakil bir evde oturmak hoşuma gidiyordu. Arabayı garajın önüne çektim.

Karım kapıyı açtığında, küçük bir şok yaşadım. Ona telefonda iyi bir şeyler seçmesini söylerken, yemeğin yanısıra üstüne giyeceklerini ima etmiştim gerçi ama, bu kadarını da beklemiyordum doğrusu. Küçük beyaz benekleri olan incecik siyah krep jarseden yapılma bir giysi geçirmişti sırtına. Uzun bir atlet fanilasına benziyordu giysi. İçinde hiç bir şey olmadığını anlamamak için, eşek olmak lazımdı. Eteği, kalçalarını ancak örtüyor, bacaklarını olduğu gibi meydanda bırakıyordu. Ayakları da çıplaktı. Sikim bir anda kalktı yine.
Geile yle Diop da tokat yemiş gibiydiler. Üçümüz birnden orada öylece durmuş, tam bir afet görünümündeki karımı seyrediyorduk yalnızca. İlk hareketlenen o oldu ve kenara çekilip bizi içeri davet etti. Sonra da önümüze düşüp, salona doğru yürüdü. Giysinin incecik kumaşı, o baştan çıkarıcı yusyuvarlak kalçalarının arasına girmişti. Onun kararını vermiş olduğunu anladım. Yarattığım bu şansı kullanmaya çalışacağı açıktı.
Hep birlikte bara gittik. Zenciler, barın önündeki koltuklara oturdular. karım da bar taburelerinden birine. Bense barın arkasına geçip, hepimize içki hazırlamaya koyuldum. Geile ile Diop, yine kendi dillerinde konuşmaya başlamışlardı.

– Müthişsin… dedim karıma.

– İyi seçmişim değil mi..?

– Hem de nasıl… Herifler yemek yerine seni yemeği tercih edebilirler…

– Ben de yemek yerine başka şeyler yemeyi tercih edebilirim pekala…

– Öyle mi..? Ne mesela..?

– Sik sevgilim… Simsiyah, koskocaman zenci siki…

– Eğer böyle konuşursan…

– Ama ne yapabilirim ki..? İstiyorum işte…

– Duyduğuma göre, yemek üstüne daha iyi gidiyormuş o dediğin…

– Şaka yaptım zaten sevgilim… Önce yemek yiyeceğiz tabii… Ama sana son bir defa daha sormak istiyorum… Eminsin değil mi..?

– Neden soruyorsun bunu sürekli olarak bebeğim..? Emin olduğumu söyledim ya sana…

– Soruyorum… Çünkü şu anda bile öyle bir bakıyorlar ki bana, sanki her an sikebilirler beni… Çünkü sikecekler beni sevgilim… Çünkü onlara vereceğim… Çünkü kendimi onlara siktireceğim… Çünkü sen de seyredeceksin beni sikilirken… Çünkü kocaman, simsiyah zenci siklerini sokacaklar içime…

– Sus n olur bebeğim… Gerçekten pantolon değiştirmek istemiyorum…

Bereket ki, Diop o anda girdi devreye ve karıma birşeyler sordu İngilizce. Böylece ben de biraz rahatladım. . Barın arkasında kalmayı yeğledim. Pantolonumun önü böyle çadır gibi kabarmışken, dışarı çıkmak istemiyordum. Benim yerime, karım verdi adamların viskilerini. Bunu yapabilmek için tabureden inmiş, sonra da geri dönüp tekrar oturmuştu. Bütün bunlar olurken nasıl bir manzara sergilediğini, onlara neler gösterdiğini görememiştim doğal olarak. Ama Geile nin de, Diop un da yüzleri, karımın onları iyice çarpmış olduğunu belli ediyordu.
Viskiler bittikten sonra, hep birlikte bahçedeki masaya geçtik. Zenciler, kare masada karşılıklı oturdular. Bu durumda, karımla ben de karşılıklı oturacaktık. Onlara rakı içmeyi önerdim. Türkiye ye gelip de, rakı içmeden geri dönmek olmazdı yani. Ama asıl niyetim başkaydı tabii. Kafalar ne kadar iyi olursa, işler o kadar kolaylaşır diye düşünüyordum.

İki saate yakın sürdü yemek. Karım arada bir kalkıp mutfağa, bir şeyler getirmeye gidiyordu. Her gidişinde arkadan, her geri dönüşünde de önden görüntüsü, zencilerin de, benim de aklımıza başımızdan alıyordu. Masaya oturduğunda da, üçümüzde gözlerimizi giysisinin incecik kumaşın altından tüm hatlarıyla belli olan memelerinden alamıyorduk bir türlü.
Rakıyı zencilere idareli veriyordum. Onların zilzurna sarhoş olmalarını istemiyordum ne de olsa. Yalnızca biraz kafayı bulmalarını sağlamaktı niyetim. Bense, onlara göstere göstere, bol bol içiyordum. Elbette ki, benim içkiye ne kadar dayanıklı olduğumu bilmiyorlardı. İlerleyen saatlerde onları karımla başbaşa bırakmak gerekirse, bunun için en iyi yolun sarhoş olup bayılmış numarası yapmak olacağını düşünmüştüm.

Karım tekrar mutfağa gidip tatlı ve kahve getirmişti bu arada. Tatlı servisini yaptı. Sonra fincanlarımıza kahve doldurdu. Tam gözlerimin içine bakıyordu. Sanki bir şeyler anlatmak istiyordu ve ben anlamıyordum.

– Biliyor musun sevgilim… dedi birden, yüzünde çok sıradan birşey söylediğini düşündürecek bir gülümsemeyle, İkisi de, sana çaktırmadan bacaklarımı okşuyorlar şu anda… Biri bir bacağımı, öbürü de öbür bacağımı…

Yine taş gibi kesildi sikim. Ağzım o kadar kurumuştu ki, bir şey söyleyemedim ona. Yalnızca başımı salladım aptal aptal. Kafamı, masadan kalkana kadar da toplayamadım.

Sonra yeniden salona, barın önüne döndük. Karım taburenin üstündeki yerini aldı hemen. Ben de, herkese birer bardak rakı daha dolurdum. Ama bu sefer barın arkasında kalmak istemiyordum. Oradan, karımın zencilere seyrettirdiklerini göremiyordum çünkü. Herkese içkisini verip zencilerin yanına, koltuklardan birine oturdum ben de.

Manzara müthişti. Bacak bacak üstüne atmıştı karım. Bir ayağının parmaklarını, taburenin ayak dayama demirine basmıştı. Öbür ayağı ise havadaydı. Bacakları, kalçalarına kadar meydandaydılar. Giysinin eteği iyice sıyrılmıştı oturduğunda. Yaklaşık iki metre ötemizde, inanılmaz bir baştan çıkarıcılıkla oturmuş konuşuyor, bir şeyler anlatıyordu sürekli. Çenemi tutup, seyretmeye başladım. Aradabir, çaktırmadan zencilere de bakıyordum tabii. İlk kez içtikleri rakı nedeniyle, ikisi de umursamaz bir havaya girmişlerdi şimdi. Beni neredeyse tümüyle devre dışı bırakmışlardı yine. Bir taraftan karımla konuşuyor, bir taraftan da, onu gözleriyle sikiyorlardı.

Karımın görüntüsü, gerçekten de tahrik edici idi. Çaktırmadan baktığımda, iki Nijeryalı nın siklerinin de kalkmış olduğunu görebiliyordum. Giydikleri bol entariler nedeniyle pek o kadar göze batmıyordu bu ama, yine de belliydi. Benim durumum ise perişandı. Onların yarrakları, yalnızca karımı seyrederken kalkmıştı, benimki ise hem karımı, hem de onları seyretmekten.
Oturduğum yerden karıma bardağımla, bana bir rakı daha vermesini işaret ettim. Barın arkasına geçebilmek için tabureden öyle bir indi ki, soluk alamadım neredeyse. Eteğinin arkası, neredeyse beline kadar sıyıldı aşağı kayarken. Çıplak kaçı, olduğu gibi meydana çıktı, kısa bir an için de olsa. Sonra doldurduğu bardağı getirip bana verdi ve bize sırtını dönüp, kalçalarını çalkalayarak yeniden taburesine gitti. Şimdi babak bacak üstüne atmamış, iki ayağının parmak uçlarıyla, ayak dayşama yerine basmıştı. Dizleri birbirinden biraz aralık duruyordu. Nijeryalı lar, şidi onun bacaklarının arasında eriyip gitmiştiler sanki.

– Bacaklarını biraz daha aralarsan amın görünecek bebeğim… dedim karıma, Türkçe konuşarak.
– Biliyorum sevgilim…

– Ama benim yanımda sana bir şey yapabileceklerini sanmıyorum… Bir kadeh daha içip, sarhoş olmuş numarasıyla içeri gitmeyi planlıyorum… Tamam mı bebeğim..?

– Sen gider gitmez bunların beni sikeceğini biliyorsun değil mi sevgilim..?

– Hiç kuşkum yok…

– Seyredecek misin..?

– Seyredemezsem deliririm her halde…

– Kızmıyorsun bana değil mi..?

– Kızmak mı..? Neden..?

– Kendimi bu zencilere siktirmek istediğim için işte…

– Tabii ki kızmıyorum bebeğim… Seni çok seviyorum…

– Ben de seni sevgilim…

Geile ile Diop da, bizim konuşmamızı fırsat bilmiş, yine kendi aralarında bir konuşmaşa dalmışlardı. Tüm dikkatlerinin yeniden karıma yönelmesi için, onun bardağına uzanmak bahanesiyle biraz kımıldanması ve böylece bacaklarının daha da aralaması, yetti de arttı bile. Gerçekten de amı görünüyordu şimdi. İkisi de, huzursuz huzursuz kımıldandılar oturdukları koltuklarda. Rakımı kafaya diktim ve boş bardağımı havaya kaldırarak, bir tane daha istedim karımdan.

Bu sefer yerinden kalkıp barın arkasına geçmedi. Taburenin üstünde sırtını bize döndü ve iki ayağıyla taburenin ayak dayama yerine basıp ayağa kalktı. Sonra da, bar tezgahının üstünden arkaya doğru eğildi bardaklarla rakı şişesine uzanabilmek için. Bir an için heyecandan öleceğimi sandım. Böyle eğildiğinde, eteği kalçalarının üstüne kadar sıyrılmıştı ve çıplak kıçı, olduğu gibi meydandaydı. Sonra tepeleme doldurduğu bardağı bana getirmek için indi tabureden. Muzip gözlerle bakıyordu gözlerimin içine.

– Müthişsin… dedim ona, Bu son yaptığın gerçekten müthişti…

Yalnızca gülümsedi bana. Yanaklarının kızarmıştı. Onun da gittikçe daha çok heyecanlandığını farkediyordum. Ama asıl heyecanlanan bendim tabii. Öyle ki, zencilere bakıp, nasıl tepki verdiklerini izlemeyi bile unutmuştum heyecandan. Ama, onların da beni tümüyle unuttukları açıktı. Diop un entarisinin önünde, akıl almaz büyüklükte bir kabarıklık meydana gelmiş olduğunu görebiliyordum. Geile ise öne eğilip dirseklerini dizlerine dayamıştı. Bu tek nedeninin, kalkmış sikini gizlemek olduğuna emindim.

Karım taburesine dönmüştü bu arada. Yeniden bacak bacak üstüne atarak oturdu. Üçümüz birden, yine onu seyretmeye başladık. Salonun havası, binlerce voltluk bir elektrikle dolmuş gibiydi artık. Harekete geçmenin zamanı gelmişti galiba. Bardağımı zencilere doğru kaldırıp, yine kafaya diktim. Biraz hayretle seyrediyorlardı beni. Rakının gücünü hissetmişlerdi şimdiye kadar. İkisi de, tam istediğim gibi, hafifçe kafayı bulmuştular. Benim, onların üzerinde böylesine etki yapan bir içkiyi peşpeşe kafama dikmeme şaşmaları normaldi. Gözlerindeki ifadeden, ne zaman yığılıp kalacağımı merak ettiklerini anlayabiliyordum. Hatta bakışlarında, merakın da ötesinde bir şeyin varlığını farkediyordum. Bu da istekti. Bir an önce bayılıp, devreden çıkmamı istiyordu Nijeryalı lar.

Onlara fazla eziyet etmezsem iyi olacaktı. Boş bardağı yanımdaki küçük sehpanın üzerine bıraktım ve ve koltukta geriye kaykıldım. Şu andan itibaren sarhoş rolündeydim artık. Bu arada karım da rahat durmuyordu. Biraz önce bana rakı doldurmak için yaptığı numarayı, bu sefer kendi bardağını doldurmak bahanesiyle yapıyordu yine. Çıplak kalçaları, yeniden gözümüzün önündeydiler. Tabure üstünde yüzünü tekrar bize döndüğünde ise, dizleri birbirinden alabildiğine aralıktı ve amının dudaklarının alabildiğine şişmiş ve açılmış olduğunu bile gördük.

Büyülü havayı ben bozdum. Önce koltuktan kalkmaya çalıştım, sonra da bunu becerememişim gibi, gerisin geriye oturdum. Zencilerin gözleri parlamıştı.

– Bir sarhoş oldum galiba… dedim, kelimeleri yaya yaya, Kusura bakmazsanız, gidip biraz uzanmak istiyorum…

Kusura bakmayacakları kesindi. Bu arada karım da kalkıp yanıma gelmişti. Kolumdan tutup kalkmama yardımcı oldu. Birlikte üst kata, yatak odasına doğru yürüdük. Ama sarhoşluğum, salondan çıkar çıkmaz bitti tabii. Yatak odasının kapısında durup, birbirimizin gözlerine baktık karımla. İçerden, zencilerin sesleri geliyordu. Elimi uzatıp, karımın eteğinin altına soktum ve amını avuçladım. Tanrım, ateş gibi yanıyordu. Vıcık vıcık sulanmıştı.

– Çok istiyorsun değil mi bebeğim..? dedim ona, Çok istediğin belli oluyor…

Parmaklarımın temasıyla, daha da sulanmıştı amı sanki. Kalçaları, elinde değilmişcesine, ileri geri oynuyordu.

– Evet sevgilim… dedi, Evet çok istiyorum…
– O zaman hadi git içeri bebeğim… İçeri git ve o çok istediğin şeyi elde et…

– Beni sikecekler sevgilim…

– Biliyorum bebeğim… Seni sikecekler…

– Senin de seyretmeni istiyorum sevilim… Hiç bir ayrıntısını kaçırmadan, nasıl sikildiğimi seyret istiyorum… O iki ayı gibi zenci beni sikerken seyret istiyorum…

– Söyledim ya, kaçırmaya asla niyetim yok bebeğim…
– Tamam o zaman… Gidiyorum aşağıya…

– Güle güle bebeğim…

– Seni çok seviyorum…

Sonra arkasını döndü ve merdivenlere yürüdü karım. Ayakkabılarımı çıkarıp, ben de arka merdivenden hızla indim aşağıya. Onları seyredebileceğim en iyi yerin mutfak olduğunu biliyordum. Kocaman bir servis penceresi vardı mutfağın ve tüm salonu görüyordu. O kadar acele etmiştim ki, karım salona gelemeden ben oraya ulaşmıştım bile. Sonra o da geldi. Zenciler hala koltuklarda oturuyorlardı. Onların önünden geçip, neredeyse tüm gece boyu üstüne oturup şov yaptığı tabureye gitti yine. Ve öyle bir oturdu ki, Diop un ağzından inlemeyle karışık bir hırıltı çıkmasına neden oldu. Yine bir ayağının parmakları taburenin ayak dayama yerindeydi. Öbür ayağı ise aşağı sarkıyordu. Dizlerinin arasındaki açıklık, en az otuz santim kadar vardı. Böyle oturunca, eteği beline kadar sıyrılmıştı ve amı, en ince ayrıntısına kadar meydandaydı şimdi.

Acaba, iki Nijeryalı dan hangisi sikecekti önce karımı. Büyük bir merakla bakliyordum. Sonra Diop un yerinden kalktığını gördüm. Dev gibi vücuduyla ayakta duruyordu şimdi. Entarisinin önünde, büyük bir çadır oluşmuştu. Bir kaç adımda karıma ulaştı. Bir elini doğrudan, onun aralık bacaklarının arasına uzattı. Kapkara ve kocaman eli, karımın dizinin iç tarafını tuttu. İşte başlamıştı seyretmek için büyük istek duyduğum sikiş.

Zencinin elinin teması, karımın vücudunun sarsılmasına neden olmuştu. Ama asıl tepkisi dizlerini daha da aralamak, kendini Nijeryalı nın önünde tümüyle açmak oldu. Gözgözeydiler Diop la. Sonra zenci eğildi ve yüzünü karımınkine yaklaştırdı. İkisinin de ağızları açıldı. Öpüşmeye başladılar. Zencinin, eli hızla yukarı çıkıyordu. Karımın elektrik çarpmış gibi titremesinden, sonunda o kapkara uzun parmakların amına ulaştığını anladım.

Gördüklerim başımı döndürmüştü. Bir gece önceden beri içimde kabarmakta olan bir yasak istekti, karımın bu iki Nijeryalı zenci tarafından sikilmesi. İşte şimdi de gerçekleşmek üzereydi. Sikim, tüm yaşamım boyu setleşmediği kadar sertleşmiş, kelimenin tam anlamıyla kazık gibi olmuştu. Titreyen parmaklarımla pantolonumun önünü çözüp, sikimi dışarı çıkardım.

Bu arada Geile yi unutmuş olduğumu, ancak onun da karımın yanına sokulduğunu gördüğümde farkettim. Onun da entarisinin önünde, akıl almaz büyüklükte bir kabarıklık oluşmuştu. Bir elini uzatıp karımın alabildiğine açık bacaklarının iç taraflarını okşamaya başladığını gördüğümde, birden gerçek kafama dank etti. Tanrım, benim sandığım gibi birer birer değil, ikisi birden sikeceklerdi karımı. O kadar çok heyecanlanmıştım ki,

Diop, arkadaşının geldiğini görünce, elini çekti karımın amından. Onun yerine, bir memesini avuçladı ve mıncıklamaya başladı. Geile de taburenin önünde eğildi ve elinin yerini, bir anda dudakları aldı. Simsiyah başı, karımın bembeyaz bacaklarının arasına girmiş, kasıklarına gömülmüştü. Gerçi göremiyordum ama, herifin kalın ve kara dudaklarının, karımın amının şişmiş ve açılmış dudaklarına yapıştığına emindim. İp kopmuştu artık. Bundan sonra olacakları kimse engelleyemezdi. Bulunduğum yerden ortaya çıkıp, onları vazgeçirmeye çalışsam bile, bunu başaramazdım. Doğruyu söylemek gerekirse, böyle bir niyetim de asla yoktu. Aksine, büyük bir heyecanla, olacakları bekliyordum.

Karım, iki kolunu da Diop un boynuna dolamış, kendini tümüyle bırakmıştı. Kelimenin gerçek anlamıyla sevişiyorlardı. Sonra Diop biraz doğruldu. Şimdi ağızları birbirinden kopmuştu. Ellerini uzatıp, karımın giysisinin askılarını düşürdü zenci. Bir süredir okşamakta olduğu o güzelim memeler, şimdi çıplak kalmıştı. Gözleri kapalı başını arkaya attı karım. Ağzından küçük bir inleme kaçırdı. Sonra o kapkara eller, birer pençe gibi kavradı memelerini. Birden bütün vücudunun sarsılmaya başladığını gördüm.

Geile doğruldu. Bulunduğum yerden onu yandan görüyordum. Üstündeki entarinin önü, akıl almaz bir biçimde çadırlaşmıştı. Sonra iki eliyle entarisinin eteklerini tuttu ve başından sıyırıp çıkardı. Tanrım, içine hiç bir şey giymemişti zenci. Ayaklarındaki sandaletler dışında, çırılçıplaktı şimdi. Tüm vücudu, sırım gibi adeleliydi. Teninin siyahlığı, ona daha da müthiş bir görüntü veriyordu sanki. Ama aslında, bunların hiç birinin önemi yoktu. Çünkü Nijeryalı nın asıl göz alan, asıl şaşırtan özelliği, inanılmaz büyüklükteki yarrağı idi. En az yirmibeş santim uzunluğunda ve inanılmayacak kadar kalın bir şeydi bu. Sünnetliydi ve başı, kapkara bir mantar gibi kocamandı. Bir asi gibi baş kaldırmış, bir çelik yay gibi yukarı kıvrık duruyordu.

Manzarayı karım da görmüştü bu arada. Gözlerinin parladığını, yüzünde bir maske gibi duran sikilme isteğinin daha da arttığını farkediyordum. Acele hareketlerle tabureden indi ve Geile nin önünde çömeldi. Sağ elini uzatıp o kapkara, koskocaman zenci yarrağını, dibinden tutmuştu. Sonra başı öne uzandı, ağzı açıldı ve dudakları, Nijeryalı nın kapkara yarrağı o koskocaman başı üstüne kapandılar bir anda. Gözlerini kapayıp, ağzındaki yarrağıemmeye başladı karım.
Sikim öyle bir hale gelmişti ki, neredeyse pantolonumu yırtacaktı. Çaresiz fermuarımı indirip dışarı çıkardım. Ama elimi değmeye korkuyordum. Her an boşalabilirdim. Gözlerimi yeniden içeriye çevirdim.

Geile, iki eliyle karımı omuzlarından yakalamış, yarrağını ağzına sokup çıkarıyordu. Tanrım, ağzından sikiyordu karımı. Öylesine büyüktü ki siki, kalçaları her seferinde hırsla ileri gelmesine rağmen, yarısı bile girmiyordu karımın ağzına. Müthiş bir manzaraydı gözlerimin önündeki. Karımın beyazlığı ile Geile nin siyahlığı arasındaki kontrast, inanılmaz derecede tahrik ediciydi. Ama bundan da tahrik edici olan, karımın yüzündeki ifadeyi seyretmekti. Onun kendinden geçmiş olduğunu görebiliyordum.

Sonra gözlerim, Diop a takıldı. Bu arada o da entarisini çıkarmış ve tıpkı Geile gibi, ayaklarındaki sandaletler dışında çırıl çıplak kalmıştı. O da, arkadaşı gibi, kaslı ve kapkara bir vücuda sahipti. Onun da siki kocamandı. Hatta Geile ninkinden bile daha kocaman. Gelip arkadaşının yanında durdu.
Karım gözlerini açtı o anda ve onu bekleyen ikinci yarrağıda gördü böylece. Gözlerinin bir kez daha parladığını farkettim. Elini uzatıp, Diop un yarrağını tuttu sonra da. Parmakları, o akıl almaz büyüklükteki kapkara, kocaman sikin çevresine dolanmıştı. Başını Geile nin sikinden uzaklaştırıp Diop unkine yöneldi. Dudakları bu sefer, başka bir Nijeryalı yarrağının üstüne kapandılar.

Artık sırayla, değiştire değiştire emiyordu zenci siklerini. Kelimenin tam anlamıyla uçtuğunu görebiliyordum. Ben de ondan farklı bir durumda değildim bu arada. Karım, gözlerimin önünde, birbirinden büyük, kapkara yarrakları emiyordu ve bunu, inanılmaz derecede tahrik edici buluyordum. Tüm yaşamım boyunca tahrik olmadığım kadar tahrik olmuştum. Bir taraftan da, Nijeryalı ların ne kadar dayanabileceklerini merak etmeye başlamıştım. İki günden beri tahrik ediyordu karım onları. Bu süre içinde yarraklarını durmadan kaldırmıştı. Eğer onlardan birinin yerinde ben olsaydım, şimdiye kadar çoktan boşalmış olurdum. Karımın ağzının ne kadar becerikli olduğunu çok iyi biliyordum.

Ama fazla beklememe gerek kalmadı. Birden Geile nin homurdandığını duydum. Siki, neredeyse yarıya kadar karımın ağzındaydı. Sonra kalçaları titremeye başladı. Boşalıyordu. Döllerini, karımın ağzına fışkırtıyordu zenci. O koskocaman, kapkara sikinden fışkıran zenci spermlerionun ağzına dolduruyordu. Karımın vücudu da sarsılmaya başlamıştı. . Ama buna rağmen emmeyi bırakmıyordu. Yanakları içeri çökmüş, ağzındaki zenci sikini hırsla emiyor, içini boşaltıyordu.

Geri çekildiğinde, dudaklarının döllerle ıslanmış olduğunu farkederek, büsbütün heyecanlandım. Ama Diop, bu akıl almaz güzellikteki manzarayı fazla seyretmeme izin vermedi. Karımın boşalan ağzına, kendi sikini soktu bir anda. Kalçaları ileri geri hareketlendiler. Sikini, büyük bir hırsla o güzelim ağza sokup çıkarmaya başladı. Sonra tüm vücudunun kasıldığını gördüm. Şimdi de o boşalıyordu. Fışkırtıyordu spermlerini, karımın hırsla emen ağzına. Kendimi daha fazla tutamadım. Elimi değmeye kortuğum sikim, birden canlandı sanki. Boşalmaya başladım. Spermlerim, mutfağın duvarına çarpıyordu. Gözlerim karardı.

Tekrar içeri bakabildiğimde, daha da müthiş bir manzarayla karşılaştım. Karım, elleriyle dizlerinin üstünde duruyordu. Diop da, onun önünde diz çökmüş ve kocaman yarrağını tekrar ağzına sokmuştu. Geile ise karımın arkasına geçmişti. Kapkara elleriyle onun kalçalarını kavrayıp birbirinden ayırmış ve başını, o müthiş baştan çıkartıcı yuvarlakların arasına gömmüştü. Doğrusu, şu anda onun yerinde olmak isterdim. Ağzının altındaki hazinelerin ne kadar güzel, ne kadar çıldırtıcı olduğunu, benden iyi bilen kimse olamazdı bu dünyada. O, bir resim kadar güzel küçük amın dudakları şişip açılmış olmalıydı şimdi. Geile nin dilinin oralarda dolaştığını düşünmek bile, çıldırtıcı bir düşünceydi. Burnu da, karımın kalçalarının arasındaydı zencinin. Orada da, başka bir güzellik yatıyordu. Pembe, küçük ve inanılmayacak kadar duyarlı göt deliği.

Nijeryalı nın karımı yalarken çıkardığı şapırtımlı sesleri duyabiliyor ve bundan son derece tahrik oluyordum. Karım ise zevkten mahvolmuş gibiydi. Giysisi şimdi belinde toplanmış, adeta bir kuşağa dönüşmüştü. Vücudu kıvrılıp bükülüyor, beli aşağı çöküyor, kalçaları iyice yükseliyordu. Ağzında da Diop un kocaman, kapkara yarrağı vardı. Seyretmekte olduğum şey, itiraf etmeliyim ki, beklediğimden de müthişti.

Sonra Geile nin başını karımın kalçaları arasından çekip doğrulduğunu gördüm. Şimdi onun arkasında, dizlerinin üstünde duruyordu. Siki, ilk gördüğüm andaki büyüklük ve sertliğindeydi yine. İyice sokuldu karıma. Elini getirip sikini biraz aşağı eğdi ve önündeki muhteşem yuvarlakların arasına soktu. Karımın tüm vücudunun titrediğini gördüm. Nijeryalı nın o kocaman sikinin başı, amının dudaklarına değmiş olmalıydı. Bütün gün aklımı kurcalayan, delicesine istediğim şey gerçekleşiyordu artık. Kocaman sikli bir zenci, karımı sikmek üzereydi.

Geile, simsiyah elleriyle karımı belinden tutmuştu şimdi. Sonra kalçaları hareketlendiler. Küçük küçük hareketlerle, sikini, önünde açılmış bekleyen o güzelim ama bastırıyordu. Yine alabildiğine tahrik olmuştum. Sikim zonkluyordu. Karımın amına girmeye çalışan bu kapkara zenci siki öylesine büyüktü ki, o küçük deliğe sığabileceğini sanmıyordum. Ama yanıldığım kesindi. Çünkü Geile nin kalçalarının her ileri hareketinde, sikinin bir bölümün daha giriyordu karımın içine. Sonunda Nijeryalı nın karnı, karımın kıçının o baştan çıkartıcı yuvarlaklarına değmeye başladı. Tanrım, hepsini sokmuşu zenci. O kapkara, koskocaman sikinin tamamını, karımın küçük amına geçirmişti.

Sonra sikmeye başladı.

Kapkara elleriyle karımın incecik belini kavramıştı Nijeryalı. Bir taraftan kalçalarını ileri geri hareket ettirerek sikini sokup çıkarıyor, öbür taraftan da, güçlü elleriyle onun tüm vücudunu ileri geri oynatarak, hareketlerinin boyunu büyütüyordu. Müthiş bir manzara vardı gözlerimin önünde. Karım dizleriyle ellerinin üstünde durmayı sürdürüyordu. Başını biraz kaldırmış, dudaklarını, Diop un o akıl almaz büyüklükteki kapkara yarrağının üstüne kapamıştı. Bir taraftan zenci, kapkara sikini onun ağzına sokup çıkarırken, bir taraftan da Geile, her dibine kadar geçirişinde karımın tüm vücudunu ileri itiyor ve arkadaşının sikinin de karımın ağzına daha çok girmesine neden olarak, ortaya, seyrine doyum olmayacak bir gösteri çıkarıyordu.
İnanılmaz derecede tahrik olmuş, gözlerimi ayıramadan seyrediyordum olup bitenleri. Karım sikilmek istemişti. Ben de onun sikilmesini ve bunu seyretmeyi istemiştim. Ama galiba ikimiz de, bu kadarını beklememiştik. İki simsiyah, dev gibi zenci, aynı anda sikiyorlardı işte karımı. Biri amından, öbürü ağzından. Onu ortalarına almışlar, biri sikini amına, öbürü de ağzına sokup çıkarıyordu. Koskocaman, kapkara zenci sikleri, aynı anda hem amına, hem ağzına girip çıkıyordu. Seyretmeye doyamıyordum. Bir taraftan da, karımın ne kadar büyük bir zevk almakta olduğunu görerek, büsbütün tahrik oluyordum. Kelimenin tam anlamıyla uçmuştu karım. Dün akşamdan beri tahrik oluyordu ve sonunda istediğini elde etmişti. Sikiliyordu.

Tanrım, hem de ne biçim sikiliyordu.

İki koskocaman, kapkara zenci siki, karımın vücuduna piston gibi girip çıkıyordu. Nijeryalı lar, onu ortalarına almışlar, iki tarafından sikiyorlardı. Birden fazla müthiş şey, aynı anda gerçekleşiyordu. Karımın vücudunun beyazlığı ile zencilerin tenlerinin simsiyah rengi öylesine tahrik edici bir kontrast yaratıyordu ki, tek başına bu bile müthişti. Heriflerin siklerinin boyutları da müthişti. Ama en müthişi, karımı kullanış biçimleriydi. Durumu tanımlayabilecek başka bir kelime bulamıyordum doğrusu. Karımı kullanıyordu Nijeryalı lar.
Bir taraftan da gözlerimi karımın dalga dalga bükülüp kıvranan vücudundan alamıyordum. İnanılmaz oranda zevk aldığı açıktı. Eğer ağzı da sikle dolu olmasa, zevk çığlıkları atacağı kesindi. Gözleri açıktı gerçi ama, iyice kaymıştılar. Amına girip çıkmakta olan kara sikin onu uçurduğunu görebiliyordum.. Diop, kelimenin gerçek anlamıyla ağzından sikiyordu onu. Seyretmeye doyamıyordum. Sikim, tekrar çatlayacak hale gelmişti. Vücudunun sarsılmalarından, karımın boşaldığını anlayarak, daha da heyecanlandım. Sonra bir daha

Peşinden de bir daha.

Sonra Diop un ağzından bir nara çıktığını duydum. Kıçının yanakları titriyordu. Tanrım, döllerini karımın ağzına fışkırtıyordu zenci. Spermlerini, ikinci kez kadınımın midesine akıtıyordu. Neredeyse aynı anda Geile de homurdanmaya başladı. O da boşalıyordu. Zenci tohumları, karımın amının en dibinde fışkırıyordu. Dizlerim titremeye başlamıştı. Düşmemek için duvara tutundum. Gözlerim, karımın, iki zencinin arasında dalga dalga sarsılan vücudunun hareketlerine kilitlenmişti. boşalmıştım.

Kendimi alabildiğine yorgun hissediyordum. İçerdekilerin de, benden pek farkı yoktu galiba. Karım halının üstünde yatıyordu. Geile ve Diop da, yorgun yorgun oturuyorlardı. Sessizce yürüyüp, merdivenlerden tekrar üst kata çıktım. Yatak odasına gidip soyundum. Artık çırıl çıplaktım ve kendimi böyle daha rahat hissediyordum. Sikim, iki kez boşalmış olmama rağmen hala inmemişti. Tuvalete girip, biraz da zorlukla işedim. Sonra da yine sessizce aşağı mutfağa indim tekrar. Salona baktığım anda gözüme çarpan manzara, sikimi tekrar zonklamaya başlattı. Diop, karımı altına almış sikiyordu.

– Ohhh sik beni… diye inledi karım İngilizce, Sik beni hadi… Ohhhh sik…

Zenci, o akıl almaz güzellikteki bacaklarını kollarıyla destekleyip, göğsüne bastırmış, onu neredeyse ikiye katlamıştı. Kocaman, kapkara siki, karımın alabildiğine açılmış amına, bir piston gibi girip çıkıyordu. Müthiş bir manzaraydı yine. Kanımın tekrar tutuştuğunu hissediyordum. Diop un vücudundaki tüm kaslar gerilmiş, şişmişti. Hırsla sikiyordu karımı. Sanki, iki geceden beri durmadan tahrik etmiş olduğu için cezalandırıyordu onu. Karımsa, kelimenin tam anlamıyla zevkten mestolmuş bir haldeydi. O koskocaman, kapkara zenci siki amına girip çıktıkça, tüm vücudunu dalga dalga kıvranıyordu.

Yine büyülenmiş gibi seyrediyordum. Geile de, onların biraz ötesinde yere oturmuş, tıpkı benim gibi seyrediyordu. Siki tekrar kalkmış, kocaman olmuştu. Sonra doğrulup dizlerinin üstünde yürüyerek, karımın başına doğru sokuldu ve sikini, onun zevkten çarpılmış yüzüne sürmeye başladı. Şimdi daha da müthiş bir manzara çıkmıştı ortaya. Karımın dilini uzatıp, biraz önce amına girip çıkan, tohumlarını rahminin ağzına boşaltan o kapkara zenci sikini yalamaya başladığını gördüm. Bu, Geile nin heveslenmesine neden oldu yalnızca. Bir eliyle sikini tutup, kocaman bir mantara benzeyen başını, karımın dudaklarına sürmeye başladı bu sefer de.

İki Nijeryalı, tekrar karımın başına çökmüşlerdi işte. Biri onu inanılmaz bir hırsla sikiyor, diğeri de, sikini ağzına sokmaya çalışıyordu. Ama karım kendini, amına girip çıkmakta olan zenci sikinin verdiği zevke öylesine kaptırmıştı ki, ağzına girmeye çalışanla fazla ilgilenemiyordu. Elini uzatıp Geile nin sikini tuttu ve sıvazlamaya başladı.

– Sik beni… diye inledi sonra da, Ohhhh sik beni… Ohhhhh…

Yine İngilizce konuşuyordu. Sonra birden tüm vücudunun kasıldığını gördüm. Yine boşalıyordu. Daha fazla tutamamıştı kendini. Geile de onun bu durumunu farketmişti tabii. Diop a birşeyler söyleyip geri çekildi ve yine yere oturup seyretmeye başladı. Bir taraftan da, artık kazık gibi olmuş sikini sıvazlıyordu.

Her geçirişinde, sanki karımı yere çiviliyordu Diop. Hareketleri, daha da hızlanmıştı artık. Bu da, karımın peşpeşe boşalmasına neden oluyordu yalnızca. Vücudunun kasılmaları, artık hiç bitmiyordu. sanki ardarda boşalıyordu kadınım. Ağzından zevk çığlıkları kaçırmaya başlamıştı. Birden Diop un narası karıştı onun çığlıklarına. Köküne kadar geçirmişti sikini karımın amına. Tohumlarını, kadınımın amının en dibine fışkırtıyordu Nijeryalı.

Bir süre öylece kaldılar. Sonra Diop yavaşça çıkardı sikini karımın amından. O kapkara, koskocaman zenci siki, şimdi üstüne bulaşan sıvılarla pırıl pırıl parlıyordu. Yere oturdu. Neredeyse aynı anda da, Geile nin tekrar ayaklandığını gördüm. Karımın yanına sokulup, iri ve kapkara elleriyle onu kalçalarından tutup, yan çevirdi halının üstünde. Yorgun bir kediye benziyordu karım. Yalnızca mırıldandığını duydum. Geile, onun üstteki bacağını dizinden büküh, karnına bastırmıştı. Sonra parmaklarını önünde apaçık durmakta olan o güzelim ama götürüp oynumayu başladı. Vıcık vıcık olmalıydı kadınımın amı. İki Nijeryalı da döllerini fışkırtmışlardı içine. Geile nin uzun orta parmağı, kayboldu. Sonra çıkarıp biraz geriye götürdü ve karımın götüyle oynamaya başladı. Tanrım, sikilme sırası, karımın küçük götüne gelmişti işte. Kocaman, kapkara bir zenci sikinin o küçücük deliğe gireceğini düşünmek bile, inanılmayacak kadar tahrik edici geliyordu bana.

Karım da, Geile nin parmağının ilk temasıyla birlikte çıldıracak gibi olmuştu. Onun götünden sikilmeyi ne kadar sevdiğini, o küçük deliğinin ne kadar büyük bir zevk merkezi olduğunu, benim kadar iyi bilen kimse olamazdı bu dünyada. Üstelik, dün gece bana, kendini götünden de siktirmek istediğini açıkça belli etmişti.

Geile de durumu anlamıştı tabii. Sikini dibinden tutup karıma sokuldu. Tanrım, bu kadar büyük bir şey, nasıl girecekti o küçücük deliğe. Ama ne Geile nin, ne de karımın buna aldırdığı bile yoktu. Nijeryalı, sikinin başını götüne dayadığında, karımın tüm vücudunu yeniden sarsılmaya başladı. Zenci daha sokmadan getiriyordu boşalıyor gibiydi.. Bundan daha açık bir davet olamazdı. Geile bastırmaya başladı. O koskocaman, kapkara Nijeryalı siki, yavaş yavaş giriyordu karımın götüne.

– Iıımmmnnnhhh… diye inledi kadınım, Ohhhhhhhh…

Tüm gücümü kullanarak, kendime hakim olmaya çalışıyordum. Karım, gözlerimin önünde götünden sikilirken, bu çok zordu ama, elimden geleni yapıyordum. Gözlerim, karımın götüne girmekte olan simsiyah sike kilitlenmişti sanki. Yarısından çoğunu sokmuştu zenci.

– Ohhhh götüme sokuyor… dedi birden karım,Kocaman sikini götüme sokuyor…

Bu sefer Türkçe konuşuyordu ve hitap ettiği bendim. Nijeryalılar, elbette ki onun söylediklerini anlamıyorlardı. Ama ben anlıyordum ve kadınımın ağzından çıkan her söz, sanki beynime işliyor, küçük patlamalara neden oluyordu. Bu arada Geile, yavaş yavaş pompalamaya, sikini karımın götüne sokup çıkarmaya başlamıştı bile. Her sokuşunda, o kocaman siki daha çok giriyordu. Sonunda, dibine kadar geçirdi.

Karımın vücudunu yine sarsılmaya başlamıştı. KıvranıyorduAma Geile buna aldırmıyordu bile. Sokup çıkarmayı, o güzelim götü sikmeyi sürdürüyordu. Bunu nasıl başardığına şaşırıyordum. Sikiyor, sikiyor, sikiyordu. Sonra halının üstüne yan yatıp, karımın arkasına geçti. Şimdi, adeta gaddarcasına sikiyordu. O koskocaman, kapkara sikinin, karımın götüne bir piston gibi girip çıktığını, tüm ayrıntılarıyla görebiliyordum. Müthiş tahrik edici bir manzaraydı bu. O küçücük göt deliği, içindeki zenci sikini sımsıkı sarmıştı. Kısa bir süre önce, iki zencinin de peşpeşe siktiği amı ise, susamış bir açılmıştı. her bir darbe ile içinden sızan döller, baş döndürücü bir manzara çıkarıyordu ortaya.

Diop un siki de, yeniden kalkmıştı bu arada. Tıpkı benim gibi, o da gözlerini bu akıl almaz güzellikteki manzaraya dikmiş, hiç bir ayrıntıyı kaçırmadan seyrediyor ve bir taraftan da sikini sıvazlıyordu. Geile nin hareketleri müthiş hızlanmıştı artık. Sikini karımın götüne sokuyor, çıkarıyor, sokuyordu.

Birden Diop un ona, anlamadığım bir şeyler söylediğini duydum. Geile, karıma sımsıkı sarılıp, sırtüstü yuvarlandı. Şimdi onun üstündeydi karım. Bacakları, zencinin iki tarafındaydı. İki elini halıya dayamış ve vücudunun üst kısmını geriye vermişti. Manzara yine müthişti. O koskocaman, kapkara sik, dibine kadar girmişti götüne. Amı, daha da açılmıştı şimdi. Sonra Diop un ayaklanıp, onlara sokulduğunu görerek iyice heyecanlandım. Karım, zevkten kısılmış gözlerle yaklaşan Nijeryalı ya bakıyordu. O da, ben de, ne olacağını anlamıştık artık. Diop sikini, karımın amına sokacaktı. Öbür zencinin siki, dibine kadar götüne girmişken, o da amına sokacaktı. Tanrım, kulaklarım uğulduyordu. Heyecanımı tanımlayacak kelime bile bulamıyordum. Karımın, şimdiye kadar öyle bir şey yaşamadığını biliyordum. Ben de öyle.

Yapılabildiğini bildiğimiz, ama asla yaşamadığımız bir şeyi yaşamak üzereydik ikimiz de.
Diop dizlerinin üstünde iyice sokulmuştu şimdi karıma. Geile nin bacakları, onunkilerin arasında kalmıştı. Artık karımın yüzünü göremiyordum. Zencinin simsiyah ve kaslı sırtı, görüşümü kapamıştı. Sonra iki eliyle karımın bacaklarını yakalayıp kaldırdı Diop. Kapkara sikinin, kadınımın vıcık vıcık amına değmeye başladığını gördüm. Tek bir hamlede, dibine kadar zoktu Nijeryalı. O kocaman sikini, köküne kadar geçirdi bir anda. Şimdi iki sik birden vardı karımın içinde. İki tane, koskocaman, kapkara zenci siki. Biri amında, öbürü götünde.

– Ahhhhhh çok güzellll… diye inlediğini duydum kadınımın, Müthiş bir zevk sevgilim…

Yine Türkçe konuşuyordu. Yine benim için çıkıyordu bu sözler ağzından. Kulaklarımdan başlayan bir ateş beynime yayılıyordu sanki. Ve bu ateş orada, gözlerimden gelen başka bir ateşle buluşup, dev bir orman yangınına dönüşüyordu. Manzara, tek kelimeyle müthişti. İki tane kocaman kapkara zenci, karımı aralarına sıkıştırmış sikiyorlardı. Biri amından, öbürü götünden. Koskocaman, kapkara zenci sikleri, amına ve götüne, birer piston gibi girip çıkıyordu.

Üçü de, uçup gitmiş gibiydiler. İnanılmaz bir tempo ve hırsla sikişiyorlardı halının üstünde. Karımın, kelimenin tam anlamıyla mahvolmuş, kendini inanılmaz bir zevkin pencesine kaptırmış olduğunu görebiliyordum. Ağızından küçük çığlıklar çıkıyordu. Vücudu dalga dalgaydı. Hayal bile etmediği bir biçimde sikiliyordu. İçine girip çıkmakta olan Nijeryalı sikleriyle, delirmişti sanki. Altındaki Geile nin üstüne iyice uzanıp kendini bırakmış, bacaklarını havaya kaldırıp dizlerinden bükerek yukarıya çekmiş, amını Diop için olabildiğince açmıştı. Zenciler onu sikerken, siklerini amına ve götüne sokup çıkarırken, taşakları birbirine çarpıyordu. Her ikisi de homurdanıyordu.

Üstelik bu sefer ikisi de uzun süre dayanacak gibi görünüyordu. Vücutlarının hareketlerinden, onların da müthiş bir zevk almakta olduklarını görebiliyordum. İki günden beri onları sürekli tahrik eden, durmadan siklerini kaldıran bu güzel ve baştan çıkarıcı kadını aralarına sıkıştırmış sikiyor ve bundan büyük bir zevk alıyorlardı.

Sikim sanki patlayacak gibi olmuştu. Bu gece başladığından beri, her an biraz daha tahrik olduğumu farkediyordum. İnanılmaz şeyler yaşıyordum ve bundan asla şikayetçi değildim. Karımın şikayetçi olmasının söz konusu bile olamayacağını ise açıkça görebiliyordum. Bu arada Nijeryalı ların mutluluğu ise tartışılmazdı tabii. Karım onları iki gün boyunca alabildiğine tahrik etmişti ve şimdi ikisi birden sikiyorlardı onu.

Karım, her geçen an biraz daha uçuyordu almakta olduğu zevkten. Vücudu dalga dalgaydı. Biri amına, öbürü götüne girip çıkmakta olan kapkara kocaman zenci sikleriyle büyülenmiş gibiydi. Ağzından, kimi zaman çığlık, kimi zaman inleme biçiminde çıkan sesler bile. tek başına insanın aklını başından almaya yetecek kadar tahrik edici ve şehvet doluydu.

Boşalacağımı hissediyordum. Bütün gücümle kendimi tutmaya çalışıyor, onlarla birlikte getirebilmek için beklemeye çalışıyordum. Sanki bir rüya aleminde gibiydim.

Zenciler, sikiyor, sikiyor, sikiyorlardı. Zaman geçtikçe de, daha hırsla sokup çıkarmaya başlamışlardı karıma. Üstelik şimdi müthiş bir de uyum sağlamışlardı aralarında. Diop o kocaman sikini karımın amına dibine kadar sokarken, Geile, en ucuna kadar götünden çıkarıyor, sonra o geçirirken, Diop çıkarıyordu. .

İki Nijeryalı birden, aynı anda fışkırtmaya başladılar karımın içine. Ağızlarından, hayvansı homurdanmalar çıkıyordu. Diop un kıçının kapkara yanakları açılıp kapanıyor titriyordu. İkisi de, o kapkara, kocaman siklerini olduğu gibi sokmuşlardı karıma. Biri götünün en dibine, öbürü rahminin ağzına tohumlarını fışkırtıyordu. Karım ise az önce bana söylediği gibi delirmişti adeta. İnanılmaz çığlıklar atıyor ve çırpınıyordu iki kapkara vücudun arasında. Kendimi bıraktım ben de. Spermlerim, kalın sütunlar halinde fışkırmaya başladı. Gözlerim kararıyordu.
Tekrar içeriyi seyredebilecek kadar kendimi topladığımda, karım da Nijeryalı lar da halının üstünde yatıyorlardı. Galiba her şey bitmişti. Beklemeye başladım. Bir süre sonra karım ayaklandı ve doğruca bara gidip, herkese rakı doldurdu bir kez daha. Sonra gelip yine yere, iki zencinin arasına oturdu. Bardaklarını tokuşturup kafalarına diktiler. Karım bardağını yere koydu ve elini uzatıp Geile nin sikini okşamaya başladı.

Yeni bir heyecan dalgası vücudumu sarmaya başlamıştı bile. Demek ki, bitmemişti daha. En azından karım bitmesini istemiyordu. İnce ve uzun, bembeyaz parmakları, Geile nin kapkara sikinin çevresine dolanmış, yukarı aşağı oynuyordu. Böyle inik haliyle bile, muhteşemdi zencinin siki. Bir süre sonra da yavaş yavaş büyümeye başladı. Bu karımın ona daha fazla ilgi göstermesine neden oldu tabii. Nijeryalı nın kasıklarına doğru eğildiğini gördüm. Ağzını açtı ve dudakları elinin yerini aldılar. Şimdi giderek büyümekte olan simsiyah zenci sikini, yumuşak hareketlerle ağzına sokup çıkarmaya başlamıştı.

Başının her aşağı yukarı hareketinde, ağzına girip çıkmakta olan o kapkara sikin biraz daha büyüdüğünü görebiliyordum. İlk başlarda, Nijeryalı nın kasıklarına kadar inebiliyordu karımın dudakları. Ama şimdi buna yapamaz hale gelmişti. Yeniden kocaman olmuştu zencinin siki. Diop ise elinde rakı bardağıyla sırtını koltuklardarn birine yaslamış, olup biteni seyrediyordu. Onun siki de kalkıyordu tekrar. Şimdi iyice emin olmuştum. Bu iki dev zenci, karımı bir daha sikeceklerdi. Kalbim, tekrar boğazımda atmaya başlamıştı.

Bu arada karım, Geile yi göğsünden itip, halıya sırtüstü yatırmıştı bile. Sonra ata biner gibi, üstüne çıktı onun. Bir elini bacaklarının arasından getirmiş ve zencinin o inanılmaz büyüklükteki sikini sımsıkı tutmuştu. Kalçalarını biraz indirip, sikin kocaman başını amının dudaklarına dayadı. Sonra da oturuverdi üstüne. İçim titreyerek, Nijeryalı nın kapkara sikinin karımın amının derinliklerinde kayboluşunu seyrettim. Manzara müthişti.

Karım, başını arkaya atmış, tüm vücudu titreyerek oturuyordu, içindeki zenci sikinin üstünde. Sonra kalçaları yavaş yavaş hareketlendiler. Oturup kalkmaya başladı. Artık, Nijeryalı nın o kapkara, koskocaman sikinin, amına girip çıktığını görebiliyordum. Bu o kadar tahrik ediciydi ki, kafayı yiyebilirdim o anda. Öte yandan karımın da tıpkı benim gibi kafayı yemek üzere olduğunu görebiliyordum. Müthiş zevk aldığı açıkça belliydi. Kalçalarının hareketleri giderek hızlanıyordu. Sonra ayaklarını yere basıp, ellerini Geile nin göğsüne dayadı. Şimdi daha da hızla oturup kalkıyordu zencinin sikinin üstüne. O koskocaman sik, amından en ucuna kadar çıkıyor, sonra taşaklarına kadar giriyordu tekrar. Ama fazla sürdüremedi bunu. İnliyordu. Dizlerini yere dayayıp, göğsüne uzandı Nijeryalı nın. Vücudu hala sarsılıyor, titriyordu. Sonra başını çevirip Diop a baktı. Tabii ben de.

Öbür Nijeryalı nın siki de, şimdi alabildiğine kalkmıştı. Bunu görmek beni heyecanlandırdı gerçi ama, asıl karım heyecanlanmıştı.

– Gel… dedi İngilizce, Gel n olur… Hadi gel sikini götüme sok…

Diop un davetiyeye ihtiyacı yoktu tabii. Bir anda ayaklanıverdi. sonra da arkadan sokuldu karıma. Gözleri, önündeki bembeyaz, yusyuvarlak kalçalara kilitlenmişti sanki. Dizlerini büküp eğildi. Sikini dibinden tutup aşağı bastırmıştı. O inanılmaz büyüklükteki kapkara sikin başı götüne değdiğinde delirecek gibi oldu karım. Kalçaları havalandı. Şimdi Geile nin sikini, en ucuna kadar çıkarmıştı amından. Tüm benliğiyle, götüne girecek ikinci yarrağı beklediğini anlayabiliyordum.

Fazla beklemesi gerekmedi. Diop bastırmaya başladı. Yarrak, hiç zorlanmadan, yağ gibi kayıyordu karımın küçük götüne. Taşaklarına kadar sokmadan da durmadı Nijeryalı. Bunu yaparken karımın kalçalarını aşağı bastırmış ve Geile nin sikinin de, dibine kadar amına girmesine neden olmuştu.

Karım konuşamıyordu bile. Yalnızca inliyordu. Tüm vücudu sasılmaya başlamıştı yine. Aynı anda da, zenciler onu sikmeye başladılar. Biri alttan, biri üstten pompalıyordu yine. O koskocaman, kapkara zenci siklerinden biri amına, biri götüne girip çıkıyordu karımın. Seyrine doyum olmayacak bir manzaraydı bu. Kelimenin tam anlamıyla sikiliyordu karım.

Üçünün de hareketleri, giderek hızlanıyordu. Özellikle Diop, kedini iyice kaptırmıştı. Sikini karımın küçücük götüne öylesine büyük bir hırsla sokup çıkarıyordu ki, her geçirişinde hem onu, hem de en alttaki Geile yi, yere yapıştırıyordu sanki. Ama Geile de, hiç yılmadan aşağıdan bastırıyor ve o koskocaman sikini, karımın amına, akıl almaz bir hırsla sokup çıkarıyordu. Bunların doğal sonucu ise karımın, tıpkı söylediği gibi zevkten delirmesiydi. İki simsiyah, sırım gibi Nijeryalı nın arasına sıkaşan belbeyaz ve başdöndürücü vücudunu, dalga dalga sarsılıyor, titriyor, çırpınıyordu.

Çığlık çığlığaydı.

Zenciler, inanılmayacak kadar uzun siktiler bu sefer karımı. Gerçi zaman kavramını yitirmiştim ama, en az yarım saat sürmüş olmalıydı bu müthiş sikiş. Üçü de ter içinde almışlardı. Nijeryalı ların vücutları, pırıl pırıl parlıyordu. Karımın amından sürekli akan kaygan am suları da, alttaki Geile nin taşaklarını sırıl sıklam ıslatmıştı. Siki girip çıkarken, şakırtılı sesler çıkarıyordu artık. Sanki her geçen an, biraz daha müthişleşiyordu her şey. İki kapkara zenci, kocaman sikleriyle, karımı sikiyor, sikiyor, sikiyorlardı.

Sonra, yine müthiş bir zamanlamayla, ikisi de boşalmya başladı. Koskocaman, kapkara bir zenci siki karımın amında, biri de küçücük götünde fışkırıyordu yine. Bu, karımın ağzından şimdiye kadarkilerin hepsinden daha yüksek bir çığlık çıkmasına neden oldu. Tüm vücudu önce kasıldı. Sonra da birden boşaldı. Njeryalı ların arasında, bir torba gibi yığılıp kaldı. Ama onlar, bir süre daha siktiler karımı. O kocaman sikleri, içleri tümüyle boşalana kadar, karımın amıyla götüne girip çıkmayı sürdürdü. Sonunda, herkes hareketsiz kaldı.

Yaklaşık bir yarım saat boyunca, herkes hareketsiz kaldı. Ben de kımıldayamıyordum yerimden. Bir ara kolumdaki saate baktım. İkiyi geçiyordu. Nijeryalı lar, sabah ülkelerine döneceklerdi. Bir süre sonra ikisi de ayaklandılar. Entarilerini giyip hazırlanmaları çok kısa sürdü. Sonra karım telefon edip, taksi çağırdı onlara.

– Müthiş bir kadınsın… dedi Geile, Keşke yarın gitmiyor olsaydık… Henüz doyamadım sana…

– Ama önümüzdeki ay yine geleceğiz… diye ekledi Diop, Hem de bu defa üç kişi olacağız…

Taksi gelmişti. Hep birlikte kapının önüne kadar gittiler. Orada, karımı aralarına sıkıştırıp uzun uzun öptüler ikisi de. Sonra da, çıkıp gittiler. Mutfaktan fırlayıp, bir anda karımın yanına gittim. Bir süre öyle karşılıklı durup, birbirimize baktık. Yüzünde müthiş yorgun ve müthiş tahrik edici bir ifade vardı.

– Sevgilim… dedi.

Sesimi çıkarmadan elinden tuttum ve salona, az önce iki dev zenci tarafından sikildiği yere götürdüm onu. Yüzyüze durduk. memelerinde, oynunda ve hatta yüzünde kurumuş döller vardı. Sikim yine patlama noktasına gelmişti onu seyrederken. Elimi uzatıp, yanağını okşadım.

– Hoşuna gitti mi bebeğim..? dedim.

– Çok güzeldi… Çok hoşuma gitti… Ya sen..? Senin de hoşuna gitti mi, beni sikilirken seyretmek..?

– Çok… dedim, Hem de çok…

– İki yarrağı birden yemek, aynı anda hem amımdan, hem de götümden sikilmek çok müthişti sevgilim… Şimdiye kadar hiç bu kadar büyük zevk almamıştım… çok güzeldi…

Elimi uzatıp bacaklarının arasına soktum. Kasıkları vıcık vıcık döl içindeydi. Götünün normalde küçücük olan deliği, açılıp genişlemişti. Elinden çekip yere oturdum. İki Nijeryalı nın, biraz önce, zevkten inlete inlete, bağırta bağırta, zevk çığlıkları attırarak siktikleri yerde, şimdi de ben sikecektim karımı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

2018 e GİRERKEN

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

2018 e GİRERKEN
2017 i bitirip yeni yıla girmemize 3 gün kalmıştı. Her evde olduğu gibi bizim evde de yeni yıl hazırlıkları başlamıştı. Ben 17 yaşındaydım. Ve her sene olduğu gibi yine ailemle kalmak zorundaydım. Tüm arkadaşlarım kendi kafasına göre takılırken ben annem,babam ablam ve süpriz! Misafirlerimizle kalacaktım. Annemler yeni yıla gireceğimiz gün saçma sapan noel ağacı süslemeleri gibi salak şeylerle mutlu oluyorlardı. Ablam ise tam bir saptı. Bi bok varmış gibi en güzel şekilde giyinmiş ve yaklaşık 2 saattir aynanın karşısındaydı. Ablamın üstünde lacivert mini bir etek ve üstten beyaz bir gömlek giymişti. Benim ona bakıp güldüğümü görünce uyuz uyuz dil çıkarıp tekrar işine döndü. Annemin de ondan aşağı kalır yoktu. Hadi ablam 21 yaşındaydı ama annem 40 yaşındaydı biraz daha olgun giyinmeliyken ablamınki kadar mini üstelik bol yani dalgalanan cinsinden koyu renklerden oluşmuş bir etek giymiş ve ablamın gömleği gibi ama mor bir gömlek giymişti. Annem bana da zorla yılbaşılık kıyafetimi giydirmeye çalışıyordu .Ben istemeyince araya peder bey girdi ve …Babam tamamen annem ve ablamın kontrolüne girmişti. Ne deseler sadık bir hizmetkar gibi yerine getiriyordu.

Ablamın ricası! üzerine babam beni markete fazladan rakı almaya yolladı. Allahtan bu sene içmeme bir şey dememişlerdi. Aslında pek fazla içmem ama bu kadar sıkıntıdan sonra iyi gider diyordum.Akşam 20.00 gibi özlemle beklediğim süpriz misafirlerimiz gelmişti. Gelenler Üst komşumuz Rıfat amca ile karısı Necla teyzeydi. Şimdiden akşamı hayal ediyordum. Önce yemekler sonra içkiler. Rıfat amca ve babam içkiyi fazla kaçıracak ve çocukluk arkadaşları olduğu için anıları ile yeni yıla gireceklerdi. Annemle Necla teyze televizyonda sabaha kadar müzik dinleyecek ve çekirdek yiyecelerdi. Salak ablam ise kendi kendine tombala oynayacaktı. Akşam yemeği için masaya geçtik. Babamla Rıfat amca karşı karşıya oturmuştu. Benim yanımda ablam vardı. Karşımızda ise annem ve Necla teyze vardı. Yemek servisi yapıyorlardı. Ben masada dalmış babam ve Rıfat amcanın konuştuklarını dinliyordum. Necla abla bana servis yapmak için doğrulduğu zaman birden kendime geldim. Necla ablanın memeleri fırlayacak gibiydi. Kıpkırmızı olmuştum. Kendime gelmek için bir bardak su içtim. Gözüm yemek masasında hep Necla ablanın memelerine kayıyordu. Bu arada ablamın sürahiyi versene demesiyle irkildim. Elimdeki kaşık yere düştü ona sürahiyi verip kaşığı almak için yere eğildim. Masanın altına girmemle iyice aptallaştım. Annem bacaklarını açmış ve eteği sıyrılıp iç çamaşırı tamamen ortaya çıkmıştı. Sarı iç çamaşırı yarığını belli ediyordu. Başımı kaldırıp anneme baktım o Necla ablayla derin bir sohbete girmişti. Bu arada ablamın bana baktığını gördüm. Umursamadan yemeğime döndüm .Yemek yerken aklıma ablamın da mini etek giymiş olduğu geldi. Göz ucuyla şöyle bir baktım ve ablamın da bacaklarının açıldığını gördüm .

Ben acaba annemi uyarsam mı diye düşünüyordum. Çünkü annem benim karşımda idi ama yanında Rıfat amca vardı.Zaman uygun olmadığı için vazgeçtim.Yemekler yenmişti annemle Necla teyze yemek masasını kaldırıyordu. Ben koltukta oturmuş yediklerimi sindiriyordum. Ama aklım hala demin gördüğüm anneminkindeydi. Karşımda oturan Rıfat amcanın büyük bir dikkatle ablama baktığını fark ettim. Ablamın bacakları açıktı ama niye bu kadar çok baktığını merak ettim. Annemlere yardım ederim bahanesiyle masadan birkaç bardak alıp mutfağa geçtim. Elimdekileri bıraktım ve içeri girerken ablamın iç çamaşırlarının fora olduğunu gördüm. Siyah mini eteğinin altından kırmızı renkli kilotunun hafif üçgenimsi görünümü heyecan vericiydi. Ama ablam olması beni bazı düşüncelerden korkutuyordu. Rıfat amca da artık ara sıra bakıyordu. Ablam ise televizyona dalmıştı. Ben iyice çileden çıkmıştım. Şu Rıfat ın kemiklerini kırmak geliyordu içimden.Yaklaşık bir saat sonra içki servisine başladılar. Yine masadaydık ama bu sefer masayı odanın ortasına getirmiştik. Masalara oturur iken annemin ve ablamın Rıfat ayısının yanına oturmamasına dikkat etim. İçkilerimizi içip muhabbet ediyorduk. Yeniyılın ilk dakikalarında herkes iyice sarhoştu. Bir ara Necla teyzenin anneme garipçe baktığını fark ettim .Annem gözlerini hafif kısmış ve alt dudağını ısırıyordu. Yavaşça masanın altından baktım ve babamın elinin annemin kilotunun üstünde olduğunu fark ettim. Babam eteğini sıyırmış annemin amına masaj yapıyordu. Bu arada yanımda oturan ablamın bacaklarını hareket etirdiğini fark ettim. Rıfat ablamın bacaklarını okşuyordu. Ablam ise önceleri istemedi ama sonra oda kendini serbest bıraktı. Rıfat işi ileriye götürmüş ablamın eteğinin altından amına dalıyordu. Ben hızlıca eline vurdum Rıfat elini hemen çekti. Yerimi aldım ve Rıfata bakıp bakıp kafa salladım Rıfat bunu anladı ürkmüştü ama hemen bana karısını gösterdi. Çok şaşırmıştım ama Necla ablada boş değildi. Ablama karşılık Necla. Aslında şimdi kabul etmesem nolacak sanki belliki ablam da istiyordu.Ben niye bu fırsattan yararlanmıyayım ki diye düşündüm. Rıfatla yer değiştirdim. Şimdi Rıfat annemle ablamın ortasına oturmuştu. Benim bir yanımda ablam diğer yanımda ise Necla vardı. Ben hemen elimi alttan Necla nın bacaklarına attım. Kahretsin Necla pantolon giymişti. Nasılda oyuna gelmiştim .Ama ben ona baktığımda tatlı bir tebessümle bana bakıyordu. Bu beni biraz yatıştırmıştı .

Ben pantolon fermuarını açıp elimi zorda olsa Necla nın peteğine değdirdim ama çok zor oluyordu. Masanın örtüsünü kaldırıp ablama baktım. Ablam eteğini tamamen sıyırmış ve kilotunun üstünde oturuyordu. Kilotu kırmızı renkli yeniyıl kilotuydu.Amının kılları yeni kesilmişti ve Rıfat bu güzelliği adeta ezberliyordu. Ben elimi yavaşça ablamın bacaklarına attım ve okşamaya başladım ablam bana sadece bakıp güldü ve elini aletime attı .O sırada zaten Necla eline aletimi almış oynuyordu. İkisinin eli aletimde dolaşıyor ve sanki kutsal bir hazineymiş gibi yavaşça okşuyorlardı. Rıfat annem ile babam arasındaki durumu fark etmiş babama çaktırmadan sandalyenin arkasından annemin sırtını okşuyor ve elini yavaşça aşağı kaydırıyordu.Birden ablam hayır dedi ve masadan kalktı ben hemen toparlandım annem ve babam ablama bakıyorlardı annem ne oldu diye bana sorarken ben aletimi yerine koymaya çalışıyordum.Şimdi bakarım dedim ve odadan çıktım.Ablamın yanına gittim.Ona ne oldunu sorunca bana Rıfatın elini amına sokmak istediğini ve bundan korktuğunu söyledi.Ona bunun mutlaka olacağını söyledim.ve rahat ol dedim.Sonrada istersen kremleyelim dedim.Başını evet anlamında salladı.Ablam o zaman bana çok seksi geldi.Yavaşça eteğini sıyırdım ve kilotunu indirdim önceleri utanıyordu ama sonra ben elimi kremliyip amına sürdüğümde rahatladı ve kendini bana bıraktı.Ben şimdi ablamı kremliyodum.Bu çok garip ama bi okadar heyecanlı bir şeydi Ablam kısık inlerken ben parmağımı hafifçe bastırdım ablam kısa ama tiz alçak sesle bir çığlık attı.Kan geliyordu. Ben ne yapmıştım ablamı bozdum ablam ise hala inliyordu olan bitenin farkındaydı ama hiç sesini çıkarmadı.Heyecandan ölecek gibiydim. Elimi çıkarıp banyoya git dedim .Banyoya gidip temizlenip geldi ama iç çamaşırını değiştirdi.Kırmızı çamaşırın çıkarıp pembe bir çamaşır giydi. Bu olay benim fetişimdi.Açık renkli iç çamaşırların üzerinden kadınların kadınlığını ellemek öpmek hatta görmek bile beni çok ateşlendiriyordu.O halde ablamın amına kilotun üstünden bir öpücük kondurdum ve üstünü düzeltirken içeriye Necla abla girdi.Ve ablamdan rahat bir şeyler istedi..Ablam ona bir tayt uzattı.Ben arkamı döndüm o üstünü değiştirdi.Tamam dediği zaman ben ona baktım ablamla odadan dışarı çıkıyorduArkadan beyaz taytının üzerinden siyah dantelli çamaşırı belli oluyordu.Eli ablamın kalçalarının üstündeydi.Ben tüm bu olanlara bir anlam vermeye çalışıyordum.Babamın ulu orta annemi ellemesi ablamın Rıfata ses çıkarmaması dahası Rıfatın bana karısını göstermesi tüm bunlar sanki bir film gibiydi.Sonra benim ablamı bozmam onun hiç birşey yokmuş gibi davranması ..Bütün ışıklar kapanmış sadece mum ışığında oturup şarap içyorduk.

Saat 03.00 gibiydi.Annem yere oturmuş hertarafı açıktaydı.Arkasını bir koltuğa yaslamış bacaklarını kendine doğru çekmiş ve sarı kilodu sanki fosforluymuş gibi parlıyordu.Ben annemin karşısında oturmuştum.Ama arada Rıfat vardı ve oda anneme bakıyordu.Necla teyze ablamın beyaz taytından fırlayan kalçalarını babamın dizlerinin üstüne koymuş ablamla muhabbet ediyordu.Babamın Necla teyzeyi okşadığını farkettim.Necla Babamın aletini üstten okşuyordu.Rıfat birden yere uzandı ve elini uzatıp annemin bacaklarını okşamaya başladı.Annem babama baktı.Babam hiç oralı bile değildi.Rıfat ise annemin bacaklarından yukarı çıkmış artık amının üstünü okşuyordu.Annem zevkle inlemeye başlamıştı.Annemin bu hali beni çok heyecanlandırmıştı.Babam Necla teyzeyi alıp odadan çıktı ablam peşleri sıra gitti.Annemin bir ara bana baktığını anladım o ışıklı tarafta olduğu için ben onu çok rahat görebiliyordum.Ama o beni göremiyordu.Rıfat annemin yerine oturup aletini çıkarmıştı.Annem onun aletini ağzını aldı ve vakumlamaya başladı.Rıfat yavaşça kilotunun altından annemina amına masaj yapıyordu.Daha sonra annemi ayağa kaldırdı ve eteğini çıkarmadan aletinin üstüne oturtturdu.Annem kilotunu bile çıkarmamış kilotun yanından yarrağı amcığına almıştı.Fakat hiç zorlanmamıştı zaten onun yarrağıda 16 cm kadardı.Annem ise iki çocuk doğurduğu ve erken yaşta evlilik yaptığı için tabiri caiz ile folloş olmuştu.Ama annem sanki 18 lik bir kızmış gibi iştahlıydı.Rıfatın üzerine öyle bir inip kalkıyorduki adamcağız ölecek gibiydi.Annemin çığlıkları artmıştı artık ikiside geliyordu ama Rıfat annemden önce geldi ve aletini çıkarıp annemin ağzına verdi.Rıfatın fışkırttıklarını annem büyük bir itina ile emiyordu.Rıfat benden bukadar dermişcesine kalkıp kanepeye uzandı.Annem yere uzanmış kendikendini tatmin etmeye uğraşırken içerdende babam ve Neclanın sesi geliyordu.Biraz sonra necla içeriye girdi.Üzerinde sadece siyah kilotu vardı.Benim yanıma oturup aletimi çıkarıp ağzına aldı.Benimki zaten kazık gibi olmuştu neclanın ağzına almasıyla hemen patladı.Necla gülerek bunu saymam dedi ve yaptığı işe devam etti.Annem yanımıza geldi ve gülerek seni hınzır dedi.Bu arada ablam çırılçıplak odaya daldı.Annem onu yanına alıp amına baktı kim yaptı dedi.Ablam umursamaz bir şekilde annemin harap bitap olmuş amına bakıp sen kendininkine bak dedi.Annem onu çekip sen ne anlarsın dermişcesine amını ağzına verdi.Anne kız inanılmaz bir biçimde yalaşıyordu.Necla beni bırakıp ablamın daracık davetkar göt deliğine masaj yapıyordu.Rıfat da gelmiş annemi kaldırıp yarrağını ablamın ağzına vermişti.Necla ve rıfat ablamı almış zevkini çıkarıyordu.Zavallı ablam biraz sonra götüne girecekten habersiz isternilen her şeyi yapıyordu.Ben olan bitene bakıp mastürbasyon yapıyorken annem gelip kucağıma oturdu Kazık gibi aletim annemin sarı kilotunun üstünden kendine yol arıyordu.Annemi kaldırıp koltuğun önüne getirdim.Annem bir ayağını koltuğun yanına atmış yüzü bana dönüktü.O ana kadar annemin memeleri açılmamıştı gömleğini açıp memelerine saldırdım.Eteğini aşağıya çektim.Kilotla önümdeydi..Arkasını çevirdim.Ayağı yine koltuğun yanında elleriyele masadan destek alıyordu.Ben arkadan kilotu parçalyıp amına girdim.Annem inlemeye başlamıştı.Amının içi gemi kazanı gibi yanıyordu.Sikim eriyecek gibi oluyordu.Ama annemin inlemelerini duyan herkes bize bakıyordu.Bir ara neclaya baktım gıptayla anneme bakıyordu.21 cm lik sikimi anemin amından çıkarıp götüne doğrultunca ablamın gözleri faltaşı gibi olmuştu.Annemin götüne girince annem artık inlemiyor adeta böğürüyordu.Annemi götünden siktikten sonra altıma sırayla necla teyzeti ve ablamı aldım.En sonunda ablamın ağzına patladım Ablam boğulacak gibi oldu.Ve yeniyıl başladığı gibi gitti.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

19 yaşında ilklerim 3- Sex, sırlar ve son.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

19 yaşında ilklerim 3- Sex, sırlar ve son.
Bu hikaye 19 yaşımda ilklerim 1 ve 2’nin devamı ve sonu 3. bölümdür. İlk 2 bölüm okunmadan atlanması tavsiye edilmez. Bu bölüm biraz uzun olacak 4 ve 5e ayırmak istemedim.

Betül’ün ablası ve yeğeni gelmesi ile hiç yalnız kalamadık. Sonunda cinsel ihtiyaçlarımı gideren bir kadın bulmuş, porno izlemeyi bırakmışken sadece 2 defa sex yapabilmiştim. Betülün hafta içi işteydi, tatil günlerindeyse İdil Abla ve kızı Özge yanında olurlardı. Bizim evde zaten babam annem vardı. Okullar açılana kadar Betül ile kalacaklardı. Okul olmasaydı tüm yıl duracaklarını söylemişti. Çünkü İdil’in eşi iş için Almanya’ya gitmişti o da 7 yıldır göremediği kardeşini görmeye gitmişti.

Bir de Betül’ün eski kocası piyasaya çıkmıştı. Sık sık çevrede görüyordum. Betül ile boşandığından beri ortalıkta yoktu. Betüle zarar vermesinden korkuyordum. Betüe biber gazi falan alıp verdim. Kocasından da bahsedeyim. İsmi Bekirdi. 35 yaşında Betülden 3 yaş büyük, Betülden ayrıldığı 8 senede iyice götü göbeği büyütmüş saçları dökmüş çirkef bir tip bu arada kendisi 8 senede işini iyice büyütmüş ve zenginlemiş. Sonradan görme kaba bir adam.

Bu arada Betül’ün ablası ile Annem resmen kanka olmuştu. Sık sık onlara gidiyor onlar bize geliyordu. Ben de bu sayede kızı Özge ile tanışmış oldum. Özge benden 1 yaş küçüktü sınava bu sene girecekti. Aramızda genelde üniversite sınavı hakkında konuşuyorduk. Özge çok güzel bir yüze sahipti bembeya süt gibi bir teni vardı utandığında kıp kırmızı oluyordu. Yaşından daha olgundu. Teyzesi Betül’ün üst modeli gibiydi. Gögüsleri iriydi, giydiği sütyenler ile iyice ön plana çıkarıyordu. Kalçası dolgun ve sıkıydı. Boyu Betülden daha uzundu o yüzden şort, veya etek giydiğinde bacakları çok seksi duruyordu.
İlgimi çekiyordu ama Özge’ye imkansız gözüyle bakıyordum herhangi bir çaba da sarf etmiyordum. Zaten Betül’e sahiptim cinsel açlığım durmuştu.

Betül ile 2 hafta görüşemedik. O süre boyunca Özge ile yakın arkadaş olmuştuk. Zaten ilk defa Ankaraya geldiğinden tek arkadaşı da bendim. Birlikte geziyor takılıyorduk. 2 hafta seks yapamamak beni biraz azdırmış ve yoldan çıkarmıştı. Özge’ye pek belli etmesemde onun her hareketine biter hale gelmiştim.
Betül dul 32 yaşında bir kadındı onu azdırmak daha kolaydı çünkü bakire değildi daha önce seksin zevkini tatmıştı o da istiyordu. Ama Özge öyle değildi ona nazik davranmaya çalışıyordum çünkü bir yanlışımda arkadaşlığımızın bozulmasından korkuyordum.

Bu sırada Betül ile de sık sık whatsapptan konuşuyor birbirimize resimler atıyorduk. Bana daha fazla dayanamadığını hafta sonu güzel bir seks yapmak istediğini söyledi. Bir plan yaptık. Annemi, Betül’ün ablası idili ve Özgeyi haftasonu alışveriş merkezine gönderip yalnız kalmayı planlıyorduk. Ama planımız pek tutmadı. İdil abla, Betülü de zorla yanına aldı. Betül bana erkenden döneceğim diye mesaj attı.

2 saat sonra Betül geri döndü. Betül eve girdikten bir kaç dakika sonra ben de yanına gittim. Planımız tüm gün birlikte olmaktı gecikmeli de olsa işe yaramıştı. Baş başa kalmıştık. Betül sıcaktan terlemişti. Üstüne ilk seks yaptığımız sabahki transparan ince geceliği giydi, içinde bir şey yoktu. O iri gögüsler, o harika kalça, kaymak gibi an o kadar istekliydim ki hızla üzerine doğru gittim. Elleriyle beni tuttu.
‘’Acele etme vaktimiz var soğuk bir şeyler içelim’’ dedi. Dolaptan 2 bira getirdi.
Birayı açıp birini bana uzattı kendi birasından iki yudum aldıktan sonra ‘’Çıkar üstünü’’ dedi.
Biramı salonun ortasındaki sehpanın üzerine koyup üzerimi çıkardım sadece baksırım kalmıştı Penisim şişmişti Betülü istiyordu. Betül bunu fark etmiş olacak ki eliyle işaret edip
‘’Onu da çıkar rahat bırak yılanı’’ dedi.
Baksırımı çıkarıp koltuğa uzandım. Sehpadan biramı alıp içtim.
Özge birasını sehpaya koyup şehvetli bir şekilde yanıma doğru yürüdü. Üzeridne transparan geceliği çıkarıp attı. Kucağıma oturdu penisim bacaklarının arasındaydı.. Elini boynuma attı. Diğer eliyle elimdeki birayı alıp. Gögüslerine dökmeye başladı. Boynuma attığı ile kafamı gögüslerine doğru bastırdı. Gögüslerinin üzerinden akan birayı yalıyor yutuyordum. Gögüs uçlarını ısırıyordum. Mükemmel anlardı. Tüm birayı üzerine döktükten sonra biraz daha yaladım. Kucağımdan kaldırıp koltuğa attım. Akan bira izlerini yalayarak amına doğru indim. Tam amını yalayacaktım ki Saçlarımdan çekip kafamı kaldırdı. Kendi de ayağa kalktı.
‘’bugün benim kölem olacaksın’’ dedi.
Ayağa kalktım penisimden tutup beni yatak odasına doğru çekti.
Kendini yatağa doğru bıraktı. Ayaklarıni penisime sürttü
‘’Ayaklarımdan yalayarak yukarı doğru gel’’ dedi.

Ojeli parmaklarını yalayıp, bacaklarına doğru ilerledim. Baldırını kasıklarını yalayıp öptükten sonra, bira kokan vajinasına dilimi attım. Öyle bir inledi ki. Neredeyse tüm bina duyacaktı. Penisim zonkluyor artık beni o sıcak yere koy diyordu.
Elleiryle kafamı vajinasına bastırdı. Çok sulanmıştı. Deli gibi inliyor ve titriyordu.
Kendimi ellerinden kurtarıp Gögüslerine sonra dudaklarına attım. Penisimi, amına sokmak için elime aldım.
‘’Hop hop dur bugün olmaz böyle’’ dedi. Altımdan çıktı. Ben kendimi yatağa sırt üstü attım. Yatağın altına sakladığı prezervatifi çıkardı. Eli ile pensimi iyice sıvazlayıp prezervatifi takıp üstüme çıktı.
İlk gün ki gibiydi, eli ile düzeltip vajinasına soktu. Soktuğu anda bağırmamak için dudaklarını ısırmıştı çok seksiydi duruyordu. Üzerimde zıplamaya başladı. Ama bugün aynı pozisyonda bitirmek istemiyordum. Penisimi çıkarmadan kucakladım ve ters çevirdim, Bu sefer üstte ben vardım. Hızla gitgele başladım. Hızlandıkça Betülün nefesi hızlanmış inlemeleri artmıştı. Uzunca gitgel yaptıktan sonra Penisimi çıkardığımda Betülün amından sular şiddetle akmıştı. Betülün nefesi sakinleşmişti.
‘’Boşalmayı özlemişim’’ dedi nefes nefese bir kaç dakika nefeslenip yanındaki surahinin altında kalan az suyu içti.

‘’Sıra bende’’ dedim. Betülü köpek pozisyonuna aldım. Köpek pozisyonundayken o harika kalçaları ilgimi çekmişti. Daracık götünü daha önce siktirmişmiydi acaba diye düşündüm. Ama geçen hafta yaptığım hatanın aynısını yapmak istemedim. Amına girip hızlandım. Git gellerimi sertleştirmiştim. Betül elleri üzeriden duramadı ve kendini yatağa bıraktı. Ben saçlarından tutup çektim. Daha da sertleşmiştim. Her girişimde kalçasından çıkan ses artıyordu kıp kırmızı olmuştu.
‘’Yavaş ol benim eski öküze benzedin’’ dedi.
Git gellerimi hızlandırdım.Penisim çıplak olsaydı muhtemelen çoktan boşalmıştım ama prezervatifli olunca biraz uzuyordu. Bir de Betülün geciktirici etkili alması da var tabi. Son gel gitlerimi yapıp boşalmaya yakın Penisimi çıkarıp sırt üstü uzandım. Prezervatifi çıkarıp. Betülün eline verdim. Betül önce eli ile çekti sonra ağzına almaya başladı. ‘’Ağzıma patlarsan bu sefer seni öldürürüm’’ dedi. Yalamaya devam etti. Betül gerçekten tecrübeliydi seksi o yönetiyordu. Eli ile penisimi sıvaslaması ağzına alırken ki isteği ateşi her erkeğin isteyeceği bir kadındı.
Boşalmaya yakın Betülü uyardım Betül ağzından çıkarıp memelerine doğru götürdü. Daha fazla dayanamayarak memelerine boşaldım.
Ben boşalıp rahatlamışken Betül durmuyordu. Ben yatakta uzanmışken, Betül ayağa kalktı. ‘’amımı yalayacaksın’’ diyip yüzüme oturdu. Betül yalatmayı çok seviyordu. Ben istek ile dil darbeleri atarken Betül kıvranıyordu.

Tam o sırada kapıdan anahtar sesi geldi. Betül sesi duyar duymaz üzerimden atlayıp. Kapının arkasındaki bornoza koştu. Bornozu üzerine giydi. Bu sırada dış kapı açılmıştı. Betülün ablası İdil avmden dönmüştü, Özge yoktu.
Betül bana dolaba gir diye seslendi. İdil daha koridordayken, Betül salona geçip yerdeki kıyafetlerimizi toplayıp bana fırlattı.
Ben kıyfetlerimizi alıp kendimi betülün dolabına elbiselerinin arasına kapattım.
Bu arada idil ile Betül salonda konuşuyordu.
‘’Bu ne hal kız iki şişe bira devirmişsin’’ dedi İdil.
Betül gülerek ‘’biri döküldü abla ondan iki şişe’’ dedi.
İdil koltuklara bakıp ‘’kız döktün bari biraz silip temizleseydin, neyse sen duşunu al ben silerim’’ dedi.
Betül ‘’yok abla sen çık gez ben hallederim özge nerde’’ diye sordu.
‘’Özge aşkına gitti üst komşunun oğlu var ya’’ dedi. Bu beni güldürüp mutlu etmişti ama daha büyük sorunlardaydım.
Betül bir daha gülerek ‘’Sen de çıksaydın abla’’
İdil ‘’kız beni kovmaya mı çalışıyon çıkmıycam işte git duşunu al’’
Betül bir şey söyleyemeden duşa girdi. Bense gene aynı duruma düşmüştüm bu sefer perde takıyordum numarası ile de kurtulacak gibi değildim. Ve evet asıl olay burada başladı. Betül duşa girdikten sonra İdil’in telefonu çaldı.
Ben dolapta oturmuş kurtulma yolları beklerken. İdil Telefonu açıp bulunduğum odaya geldi. Panik bir halde nefes bile almadan idili dinliyordum.
‘’Efendim aşkım’’ diye açtı telefonu FaceTime üzerinden görüntülü konuşuyordu. Bu yüzden karşının sesini de duyabiliyordum.
‘’Yavrum seni çok özledim çık gel’’
‘’Olmaz canım gelemem Betül ve Özge şüphelenicek her gün senle olamam’’ dedi.
Ben dolapta şaşkın şaşkın olan biteni dinliyordum. Bu kadının kocası almanya da değil mi kimle konuşuyor lan bu deyip dolabın aralığından izlemeye başladım. İdil bana sırtı dönük bir şekilde yatağa oturmuş telefondaki kişiyle konuşuyordu.
‘’Ne istersen verdim şu amının tadına bi tam varamadım yavrum hadi çık gel dışarıda arabadayım’’ dedi telefondaki adam. Ben Betülün bana fırlattığı kıyfetlerin içinden telefonumu arayıp çıkardım video kaydına almaya başladım. Betüle göstermek istemiştim.
İdil ‘’bunları da özledin mi’’ diyip tshirtinin üstünden memesini çıkardı.
‘’Of yavrum delirticek misin beni gelicem oraya şimdi yalar yutarım şunları be’’ dedi.
Bu sex dolu konuşmaları benim komiğime gitmişti. Tam o sırada kameradaki adamın yüzünü gördüm.
Bu..
Bu..
Betülün eski kocasıydı amk.
Hassiktir lan dedim. Vİdeoda da yüzü görünmüştü. Ben olayın şokunu yaşarken bunlar daha da ileri gitti. Betülün eski kocası Bekir, penisini çıkarıp sıvazlamaya başladı, İdil de elini amna atmış okşuyor inleyerek onu azdırıyordu. İdil, Betülün musluğu kapatma sesini duymuş olacak ki
‘’Tamam dur bekle geliyorum’’ deyip kapattıl. O sırada Betül duştan çıkıp hızla odaya doğru koştu.
‘’abla napıyorsun burada’’ dedi.
‘’İşim çıktı kız ben çıkıyorum’’ deyip hızla gitti.
Kapıdan çıkması ile kendimi dolaptan attım. Büyük bir şok yaşamıştım. Betüle çektiğim videoyu o gün göstermedim. Çünkü çok üzülecekti. Ben hızla üstümü giyip Betülü uzun uzun öptüm. Ve yukarı evime çıktım.

Özge bizim evde annem ile çay içiyor, beni bekliyordu.
‘’ha geldi bizim kaçak’’ dedi gülerek. Üstümün kötü koktuğunun farkındaydım. Kendimi direk odama atıp kıyafetlerimi değiştirdim. Özgede sonradan benim odama geldi.
‘’Noldu sanki köpekler kovalamış gibisin’’ dedi yatağımın kenarına oturup.
‘’Kendimi pek iyi hissetmiyorum’’ deyip yanına oturdum. Bir şey belli etmemeliydim. Çünkü Özge gerçekten iyi biriydi. Güzel ve seksiydi evet ama o beni seksiliğiyle değil, aklıyla sohbetiyle bilgisiyle etkilemeye çalışıyordu. O gün Özge ile uzun uzun sohbet ettik. Hani Betül ile sadece sikişmek istiyordum ama Özge ile bir ömrümü geçirebilirdim. Uzun uzun sohbet edip dertleştik. Özge kendime gelmemi sağlamıştı.

O gece saat 2 gibi Betül’e çektiğim videoyu yolladım. Sakin olmasını olayın ilk şokuyla anlatmadığımı ama bilmeye hakkı olduğunu yazdım.
Videoyu yolladıktan 15 dakika sonra, alt katta adeta bir kıyamet kopmuştu. Çığlıklar kırılan tabaklar tüm binayı ayağa kaldırmışlardı. Annem kapıdan aşağıyı izliyordu. Ben hızla aşağıya koştum Özge için endişelenmiştim. 2 tane azgın kadının arasında tek masumları oydu. Kapıyı şiddetle vurdum, Özge telaşla gözleri yaşlı bir şekilde kapıyı açıp ‘’ Mert ayır bunları teyzem delirdi öldürücek annemi’’ dedi koşarak içeri girdim. Betül muhtemelen ona kocasından korumak için verdiğim biber gazını alıp idile sıkmıştı. Salonda her şeyi kırmışlardı. Betül, İdilin üstündeydi yerde yumrukluyordu. İdil’in ağzı burnu yer değiştirmişti. Koparılan saçlar her taraftaydı. Hızla Betülü tutup üstünden çektim. Özge annesine koştu. Kadın konuşamaycak hale gelmişti. Burnu yamulmuş, dişleri dökülmüş, saçları koparılmıştı. Betül bağırdı ‘’Özge bu orospu annen buraya beni görmek için değil eski kocam tarafından sikilmek için gelmiş’’ dedi. Özge şok yaşamıştı. Betülü elimden bir kaç saniye kaçırmam ile Betül bana tekmeyi vurmuştu. Kadının içinden resmen şeytan çıkmıştı. İdili Bacaklarından sürükleyip dışarı attı. Ben hüngür hüngür ağlayan Özgenin yanına gittim. Bana sarıldı, ağlaması daha da şiddetlendi. Bu sırada İdil seke seke merdivenlerden çıkıp dışarı gitti. Özgeyi alıp bize gittim.

Gün ağardığında, Betül sakinleşmişti. Özgeye videoyu gösterdi. İdil ise ortalıkta yoktu muhtemelen gece bekir alıp götürmüştür. Sonraki hafta Özge babasının yanına almanyaya gitti.Betül ise bunalıma girmişti. Sonrasında yaşananlardan pek bilgim yok. Betül evden sessiz sedasız taşındı. 2 senedir ortalıkta yok.
Ben istanbul İtü’de okuyorum. Özge ve Babası istanbuldalar. Özge ile sevgiliyiz üniversite sonunda onunla evlenmeyi düşünüyorum. Betül ise kayıp bir gün ortaya çıkıp Özgeye bu sevgilin beni sikti demesinden korkuyorum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

19 yaşında ilklerim 2- Ergenlik hayalleri.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

19 yaşında ilklerim 2- Ergenlik hayalleri.
19 yaşında ilklerim 1- Komşumuz Betül hikayesinin devamıdır. Önce onu okuyunuz.

?
Birlikte olduğumuz ilk geceden sonra ki sabah Annem ve babam eve dönmüştü. Hafta boyunca Betül ile görüşemedik. Sadece whatsapptan konuşabiliyorduk. Bana fotoğraflarını yolluyor. Beni istediğini söylüyordu. Ben de ona aynı şekilde cevap veriyordum.
Ne zaman Betül’ün yanına insem annemde peşime takılıyordu bir türlü yalnız kalamıyorduk. Zaten Betül haftasonları hariç sabah 8de işe gidiyor akşam 6 gibi dönüyordu.
Cuma saat 7 gibiydi. Betül eve dönmüştü. Whatsapptan konuşuyorduk. Yarın izin günüydü birlikte yapacaklarımızı konuşuyor birbirimizi baştan çıkarıyorduk. Hemen alt katımdaydı onunla hemen seks yapmak istiyordum. Yanına geleceğimi söyleyip telefonu kapattım kimseye belli etmeden evden çıktım.
Kapıyı açıp beni gördüğünde gözleri parlıyordu. Üstünde gögüslerinin sığmadı beyaz bir gömlek, altında siyah bir etek vardı. İşe giderken genelde bu şekilde giyinirdi. İçeri girdim. Kapıyı kapatır kapatmaz koridorda dudaklarına yapıştım. Bir elim ile eteğini yukarıya doğru kaldırıp. Islak külodunun altından amını okşamaya başladım. Boynunu öperken ‘’Yavaş ol bağırıcam şimdi’’ dedi.
Birbirimizle öpüşmeyi kesmeden adım adım salona gittik. Betül gömleğini çıkardı. Ben de pantolonumu çıkarıp gögüslerini yalayıp emmek için üzerine atladım. O gögüsleri o kadar özlemiştim ki emiyor dilim ile ucuna sıfırlar çiziyordum bir sağ bir sol bazen birbirine yapıştırıyordum.
Tam o sırada kapı çaldı. Betül telaş ile uzandığı koltuktan kalkıp yere attığı gömleğini giydi. Yüzü kıpkırmızı ve terliydi saçları dağılmıştı. Bana ‘’giyin çabuk ya da git tuvalete’’ dedi. Pantolonumu kaptığım gibi Betülün odasına daldım.

Betül üstünü başını toparlayıp kapıyı açtı. Ben odanın kapısından içeriyi dinliyordum.
‘’Abla?’’ Dedi Betül.
‘’Teyze Süpriizz’’ diye ikinci tanımadık genç bir ses geldi.
Betül daha önce istanbulda yaşayan ablası olduğunu söylemişti ama daha önce hiç gelmemişlerdi. Tam da o anda gelecekleri tutmuştu. Betülün ablası ve kızı ziyarete gelmişlerdi.
Ben odada mahsur kalmıştım bir şey bulup çıkmam gerekiyordu. O anda Betül içeriden bana seslendi.
‘’Mertcim perdeleri astın mı?’’
Beni ve kendini kurtarmak için bu yalanı atmıştı.
‘’Evet abla bitirdim şimdi’’ diyip odadan çıktım.
Betülün ablası ve kızı içerideydi.
‘’Merhaba hoşgeldiniz ben Mert. Betül ablanın üst komşusuyum perde asmaya gelmiştim’’ deyip elimi uzattım.
Betülün ablası aynı Betüle benziyordu. 10 yıl sonraki hali gibiydi. Betül kadar seksi olmasa da kendine önem veriyordu belliydi. Ablası elimi tutup ‘’Ben İdil, Bu da kızım Özge’’
Özge ile de tokalaşıp oturdum. Özge’yi ilk gördüğümde tahminim 22-23 yaşlarında olmasıydı ama aslında benden bir yaş küçüktü. Yaşınadan büyük, olgun bir vucüt ve duruşu vardı.

İdil abla yazlık bir elbise giymişti. Betülün birebir kopyası gibi bir vücudu vardı. Kızı Özge ise çok ince gögüs dekoltesi olan kolsuz bir tshirt altına ise dar bir kot giymişti. Sarı kısa saçlar gerçekten yakışıyordu. Üç kadın arasında en açık ara Özgeydi ama en seksi Betüldü.
İlk görüşte Özge ya da İdil ilgimi çekmemişlerdi. Eğer geçen haftaki ben olsaydım ikisi beni çok etkileyebilirdi ama o an aklım sadece Betül ile yarım kalan işi bitirmekteydi.
İdil bacak bacak üstüne atıp ‘’Ya Betülüm seni nasıl özlemiştim bir bilsen İstanbulda aklım hep sende hazır kocam yurtdışına gitmişken bizde sana gelelim sende kalalım dedik’’ diye lafa girdi.
Betül mutluydu.
‘’Ben de seni de Özgeyi de çok özlemişim ablam ya özgeye bak ne kadar büyümüş genç kız olmuş’’ dedi.
Aralarındaki muhabbet koyuydu. Ben Betül ile yarım kalan işi bitiremeyeceğimı anlayıp ‘’ben kalkayım’’ dedim. Betül oturmam için ısrar etti.
Beni ablasına ‘’Mert burada kardeşim gibi bana çok yardımcı oluyor’’ diye tanıtıyordu. Aslında geçen haftaya kadar öyleydi ne istese yapıyordum. Betül çay koymak için mutfağa doğru gitti.
Ciddi anlamda niyeti bozmuştum. Peşinden mutfağa gittim. Arkasından yanaşıp Elimi kalçasına attım. Diğer elimi de gögüslerine atıp sarıldım. Avuçlamaya başladım.
‘’Nabıyorsun görücekler şimdi’’ dedi fısıldayarak.
Ben boynunu öpmeye yalamaya başlamıştım. Sessiz sessiz inliyordu.
‘’Seni istiyorum’’ dedim. Bana yüzünü dönüp dudağımdan öptü.
‘’Ben de çok istiyorum ama şu an burada olmaz saçmalama’’ dedi.
Durmaya hiç niyetim yoktu. Elimi eteğinin altına sokup elim ile amını okşamaya başladım.
Eteğini göbeğine doğru çekti kilodunu çıkarıp yere attı. ‘’çok hızlı ol’’ deyip mutfak tezgahına oturdu bacaklarını açtı. Pantolonumu indirip. Penisimi çıkardım. Hiç sürtmeden bir anda içine soktum. Bağırmamak için kendini sıkıyor. Hafif inlemeler atıyordu. ‘’Salak nabıyosun yavaş’’ dedi. O sırada ablası içeriden seslendi.
‘’Betül çok uğraşma bir şey yapmana gerek yok’’ diye seslendi.
Betül elleri ile benim git gel yapmamı durdurdu. Titrek bir ses ile
‘’Hallediyorum abla mert yardım ediyor işte’’ dedi
Hızla git gel yaptım. Bir kadının içine girme hissi mükemmeldi o kadar özlemiştim ki onu, sabahlara kadar sürmesini istiyordum ama ailesi içeridelerdi. Hızla git gel yapıyordum ama hafta boyunca Betül’ün ağzına boşalmanın hayalini kurmuştum. En sevdiğim porno dakikalarıydı erkeğin ağıza boşalması kadının dölleri yutması, bunu hep Betülde hayal ederdim gerçekleştirmeden bugünün bitmesini istemiyordum. Penisimi çıkarıp, Saçlarından tuttum. Kulağına ‘’ağzına almanı istiyorum’’ dedim.
Betül zevk alıyordu ama telaşlıydı. Oturdugu tezgahtan kalkıp üstünü düzeltti. Dizlerinin üstüne çöküp yalamaya başladı. Ben saçlarından tutup bastırıyordum.
Ağzına her alışında dili ile penisimde çizdiği sıfırlar beni bitiriyordu. Saçlarından bastırıp tüm penisimi ağzına soktum. İçeride tuttum Betül altımda kıvranıyor penisimi çıkarmamı istiyordu. Öyle zevke gelmiştim ki bir anda ağzına patladım. Betülün ağzı dolmuş hatta biraz yanlardan taşmıştı. Betül elleriyle ağzını tuttup hızla ayağa kalkıp mutfaktan koşarak çıktı. Banyoya doğru koştu içeri girip kapıyı kapadı. Öksürerek kusmaya başladı. Ben pantolonumu düzelttim Betülün kilodunu aldım. Peşinden koştum. Yaptığım şeyden pişman olmuştum. Ablası salondan, onun koşarak banyoya gittiğini görünce arkasından geldi.
‘’Bozuk dometes yedi galiba abla oturun siz ben su götürüyorum’’ dedim. Ablası dönmedi banyonun kapısında bekliyordu. Betül banyodan çıktığında yüzü kusmaktan bem beyaz olmuştu.
‘’Yediğim.. salata.. bozukmuş’’ dedi titreyen ve duraksayan sesi ile.
Betül içeride ablasının yanında uzandı. Ben çayı hazırlayıp içeri getirdikten sonra çıktım.

Gece Betülü düşünmekten uyuyamıştım. Defalarca mesaj attım sonunda gece 12 gibi mesajlarıma geri döndü.
‘’Bir daha böyle bir şey yaparsan o sikini koparırım’’
Defalarca özür mesajı yolladım. Biraz gönlünü aldıktan sonra;
‘’Bir daha beni zor görürsün ablamlar okullar açılana kadar bendeler’’ dedi. O an cidden üzülmüştüm. Ablasının kocası iş için Almanyaya gitmiş o da 7 yıldır göremediği kardeşinin yanına kaçmıştı. Kızlarının okulu olmasa tüm seneyi orda geçirmeyi planlıyorlardı.

Pornolardan görüp yapmayı istediğim iki şey vardı. Biri anal seks diğeri ağıza boşalma; o gün pornoların ne kadar gerçekten uzak olduklarını iyice anlamıştım. Betül ile aramın bozulmasını hiç istemiyordum. Bundan sonra daha dikkatli olucaktım ama sorunlar beni bekliyordu. O yaz hayatımın en aksiyon ve erotizm dolu senesi olucaktı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

17 YAŞINDAKİ KÖRPECİK KIZIMI ZORLA SİKTİLER

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

17 YAŞINDAKİ KÖRPECİK KIZIMI ZORLA SİKTİLER
(ALINTIDIR)
Slm. adım Hakan. Almanya’da Nürnberg’te kalıyoruz. Oldukça modern bir aileyiz. Karım 38 yaşında, güzel ve oldukça seksi bir kadın. (Bazılarından benim haberimin olmadığını sandığı) bazı seks fantezileri var. Almanyada çalıştığı işyerindeki erkek arkadaşlarıyla, aynı binada oturan komşuyla, Türk marketin çırağıyla falan az sikişmedi. Benim yanımda sikişmese bile, onlarla nasıl, nezaman ve nerde sikiştiğini bana açık açık anlatır. Diyeceksiniz ki, “Götoş madem bunlardan haberin var, niye sesini çıkarmıyorsun?”. Sesimi çıkarmıyorum, çünkü karımı çok seviyorum. Şunu da burda itiraf etmek istiyorum ki, ben karımı iyi sikebilen biri değilim. Karım da, (sadece seks amaçlı olmak şartıyla), bulduğu abaza adamlarla sikişip, o şekilde mutlu oluyor. Fakat karımın bana olan sevgisine ve bağlılığına en ufacık bir süphem yok! Ben karım için herşeyi feda ederim, karım da benim için!
Kızıma gelecek olursak, Onu da çok serbest yetiştirdik. Dedim ya, biz çok modern bir aileyiz. Kızım seks konusundaki tüm bilgilerini karımdan aldı. Kızımın karımdan gizlisi saklısı yoktur. Geçen sene okuldan sınıf arkadaşına kızlığını verdiği günü bile karımla paylaştı (Karım da benimle tabi!). Kızım, sevgilisiyle seks konusunda problemi olduğunda da karımdan nasihat alır. Karım da, kızımın sevgilisini yatakta nasıl memnun edeceğini, nasıl oral seks yapması gerektiğini, nasıl sperm yutması gerektiğini, nasıl anal seks yapması gerektiğini, nasıl korunulması gerektiğini, nasıl prezervatif kullanılacağını falan detaylı bir şekilde anlatır kızımıza. Hatta kızımın erkek arkadaşı bizde kalınca, Prezervatifleri karım kendi eliyle kızımın odasına bırakır.
Şimdi size yaşadığımız bir olayımızı anlatmak istiyorum. 2 yıl önce ailece (karım ve kızımla) arabayla Türkiyeye gittik. İstanbulda bir hafta eş dost ve akrabaları ziyaret ettikten sonra, kalan 3 haftayı da tatille geçirmek üzere Antalya’ya indik. Beş yıldızlı güzel bir otele yerleştik. Antalya’ya vardığımızın 2. günü Oteldeki kalabalıktan sıkıldığımız için ve çevreyi şöyle bir gezip tanımak amaçlı, Toros dağlarına arabayla günübirlik geziye çıktık. Rafting yapılan Beşkonak taraflarında aracımın bozulmasıyla olaylar başladı. Tabi ogün bizim gibi modern bir aile dağın başında yolda kalınca, etrafta da tarlada çalışan mevsimlik işçiler olunca, Eyvah! dedim. Arabadan inip motorkaputunu açtım, arızayı bulabilirmiyim diye bakıyorum, bulamadım. Tarlada çalışan işçilerden biri (sonradan isminin Haydar olduğunu öğrendim), yanıma gelerek, “Ben motordan anlarım…” dedi. Motorun sağını solunu kurcaladı, sonra, “Bu iflah olmaz, çekici çağırmanız lazım.” dedi. O sırada yol servisini arayıp arızayı tarif ettim, onlar da arabanın çekilmesi gerektiğini ve 2 saatten önce gelemiyeceklerini söylediler. Onlardan gelirlerken bir tane de kiralık araba getirmelerini rica ettim, kapadım telefonu. Haydar, “Sıcakta beklemeyin, gelin size işçi Barakasında soğuk Ayran ikram edeyim.” dedi.
Haydar, kaba saba, 44-45 yaşlarında, üstü başı toz içinde bir adamdı. Hep birlikte Barakaya girdiğimizde, içerde (Cafer adında) bir işçi, bir dergideki çıplak kadın resimlerine bakarak 31 çekiyordu! Bizi görünce hemen toparlandı ve elindeki dergiyi kapatarak kaldırdı. Hepimiz şaşkın şakın birbirimize bakakaldık. Cafer 30’lu yaşlarda, zayıf, bakımsız bir işçiydi. Barakanın her tarafında üzerine bol bol sperm attırılmış kadın resimleriyle dolu Gazeteler vardı ve içersi leş gibi Sik Taşşak kokuyordu. Haydar, Caferin bu hareketinden dolayı özür diledi. Biz de “Önemli değil, olağan şeyler bunlar, hem Delikanlının kabahati yok, biz habersiz geldik, O kusura bakmasın.” dedik. Oturduk, Ayranları içerken Caferin bakışları karımın mini eteğine kenetlenmişti. Haydar ayaktaydı ve Baraka içerisindeki eşyalara biraz da olsa düzen vermek için, bir o köşeye bir bu köşeye gidiyor, birşeylerle uğraşıyordu. Fakat dikkatimden kaçmadı, Haydarın gözü de sürekli kızımın arkasında, düşük belli kotundan görünen Tanga külotuna takılıyordu. Gördükleri bu manzaralar her ikisinin de siklerini çatlarcasına kaldırmıştı…
Kızım Ayranını bitirince, “Bunaldım, ben dışarıya çıkıyorum, etrafa şöyle bir bakacam…” dedi. “İyi çık, ama fazla uzaklaşma…” diye izin verdik ve çıktı. İki dakika geçmeden Haydar da, “Ben de çıkayım da Kıza gözkulak olayım, dereye inerse kaybolur…” diyerek çıktı. Barakada Cafer, karım ve ben kaldık. Karımın bir huyu vardır, aklından ne geçiyorsa, hiç esirgemeden pat diye söyler. Cafere, “Niye 31 çekiyorsun? Köyde birlikte olacağın kadın falan yok mu?” diye sordu. Bu çok açık soru karşısında şaşıran Cafer karıma cevap vermek yerine bana baktı. Sanki konuşmak ve cevap vermek için benden izin ister gibi hali vardı. Cevap verebilirsin anlamında kafamla işaret verdim. Cafer de karıma, “Yok abla ne gezer! 3 aydır kadına hasretiz burda, kadınsızlıktan kırıldık, hele sizin gibi kadınların ancak resmini görebiliyoruz burda, 31 çekmeyip ne yapalım?” diye cevap verdi ve yetim bir çocuk edasıyla boynunu önüne eğdi.
Bu cevap karşısında karımla göz göze geldik. Karımın bana bakışlarından Caferin durumuna üzüldüğünü anladım. Karım bana kafa göz işaretiyle birşey sordu, tam anlamasam da galiba Cafere bu konuda yardımcı olmak istiyordu. Bende kafa işaretiyle karıma, “Tamam, ne yapmayı düşünüyorsan yap!” mesajını verdim. Karım bacaklarını iyice ayırarak, külotu Cafer tarafından açık seçik görünecek şekilde oturdu. Bu tabi Caferin dikkatini hemen çekti, bakışları karımın bacak arasına kenetlendi. Karım, “Memleketinde seks yaptığın birisi var mı? En son nezaman seks yaptın? Sevgilin var mı? Sevgilin ağzına alıyor mu? Arkadan yapıyormusunuz? Hiç Eşek siktin mi?” gibi sorular sormaya başladı. Cafer utana sıkıla, biraz da benden çekindiği için, kendini kapana sıkışmış gibi hissediyor, sandalyede bile huzurla oturamıyordu. Buna rağmen karıma kısa kısa da olsa cevaplar veriyordu. Ben bile Caferin yarağının patlayacak duruma geldiğini görebiliyordum. Karım bana bakarak, “Ay Hakan, dayanamayacağım, Cafere en azından Manuel (Elle) yapacam!” dedi. Cafer karımın neden bahsettiğini anlamadı bile, aval aval bakıyor sadece.
“Olur hayatım…” demek zorunda kaldım. Karım kalktı Caferin yanına geçti, Cafere sarılarak, “Kocacığım bizi Videoyaya çeksene!” dedi. “Olur…” dedim, Camerayı kabından çıkardım ve Karımla Caferi kaydetmeye başladım. Ben kaydederken karım da “Beşkonakta arabamız bozuldu, burdaki insanlar çok misafirperverler, bize Ayran ikram ettiler, buralar çok güzel, Cafer çok yakışıklı bir genç, ama malesef burda birlikte olup seks yapacağı kimse yok…” gibisinden, Cameraya poz veriyor ve Röpörtaj yapar gibi konuşuyordu. Az sonra karım anlatmayı bıraktı ve elini Caferin pantolonunun önüne attı. Caferin yarağını dıştan biraz okşadıktan sonra, Caferin kemerini çözdü ve yarağını dışarıya çıkardı. Önüne çökerek, eliyle biraz 31 çektirir gibi sıvazladıktan sonra, Caferin sidik kokan donunu koklaya koklaya, eğri büğrü, ama uzun sikini yalamaya başladı. Cafer daha karım ağzına alır almaz boşaldı karımın ağzına! Boşalırken de kurbanlık koyun gibi çırpınıyordu garibim. Karım Caferin bütün spermlerini yaladı yuttu ve yarağını yalamaya devam etti. Sanki karım Caferin yarağının inmesini istemiyormuş gibi bir hali vardı. Ben de sesimi çıkarmadan Cameraya çekmeye devam ediyordum…
Karım ayağa kalktı, külodunu dizlerine kadar sıyırarak masaya domaldı ve Cafere, “Hadi gel sik beni!” dedi. Cafer garibim neye uğradığını şaşırmış, bu yaşananlardan iyicene salaklaşmış, (Ne yapayım?) gibisinden yüzüme bakıyor. Kafamı sallayarak, “Devam!” dedim. Cafere müsade verdiğim halde yine de ürkek ürkek kalktı sandalyeden ve domalmış karımın arkasına geçti. Halen bana sanki (Gerçekten karını sikmeme izin veriyormusun?) gibi bakıyordu. “Devam! Devam!” dedim. Cafer yarağını arkadan karımın amına sokarak gidip gelmeye başladı. Karım çok geçmeden zevkten inlemeye başladı ve Caferi iyice azdırmak için neler neler söylüyordu. “Sik beni aslanım! Geçir koca yarrağını! Dağıt amımı! Köyündeki Eşşekleri siker gibi sik beni! Daha hızlı sok! Daha sert sik beni!” gibi sözler söyleyerek, zaten abaza olan Caferi iyice körüklüyordu. Birkaç dakika geçtikten sonra Caferde utangaçlık namına birşey kalmamış, karımın amını hızlı hızlı sikiyor, yarağı karımın amına piston gibi girip çıkıyordu. Karım masaya yapışmış, artık zevkten gıkı çıkmıyordu (karım orgazm olup boşaldığı zaman sesi çıkmaz). Karım orgazm olmuş, fakat Caferin boşalacağı yok henüz. Karım elini arkaya atarak Caferin yarağını kavradı, amından çıkarıp götüne yerleştirdi…
Cafer, şaşkınlığı bir kat daha artsa da, hiç (olmaz, istemem falan) demeden karımın götünü sikmeye başladı. Karım götten sikilmekten de çok zevk alır ve saatlerce sikseler götünü bıkmaz. Caferin yarağı götüne iyi girsin diye, karım iki eli arkada kalçalarını ayrık tutuyordu. Fakat Cafer daha 5 dakika geçmeden karımın üstüne abanarak yığıldı, hareketsiz kaldı. Evet Cafer karımın götüne boşalmıştı, ben de karımın sikilişini seyrederken küloduma boşaldım bu arada tabi. Karım Caferin altında nerdeyse ezildiğinden kalkmak istedi. Cafer yarağını karımın götünden çektiğinde, karımın götünden akan spermler yerlere kadar döküldü. Cafer külodunu çekip pantolonunu bağlarken, karım da benden kağıt mendil istedi. Mendili verdim. Karım amını götünü silip temizlerken, bana, “Kaydettin mi hepsini?” diye soruyordu. “Kaydettim, kaydettim…” dedim.
Karım da üstüne başına çeki düzen verdikten sonra barakadan çıktık. Sağa sola bakındık, ama ne Haydar var ortalıkta, nede bizim kız! Cafer, “Belki aşağı ırmak kenarına indilerse burdan görünmez, siz durun ben bakıp geleyim.” dedi. Cafer gitti, ben karımla birlikte barakanın önünde hem kızımızı, hemde yol yardımını bekliyoruz. Yarım saat sonra yol yardımı kurtarıcı ile geldi. Sağolsunlar, benim sipariş verdiğim kiralık arabayı da getirmişler. Bir sürü kağıt kürek imzaladıktan sonra, kiralık arabayı teslim ettiler ve bizim bozulan arabayı çekiciye takıp Antalyadaki Servisin yolunu tuttular. Cafer bakmaya gittikten bir saat sonra, çalıların arasından çıkıp geldiler, kızım, Haydar ve Cafer. Kızımın suratı kıpkırmızı, üstü başı çamur halde. “Kızım ne oldu?” diye soruyorum, “Birşey yok babacığım! Irmak kenarına inerken ayağım kaydı düştüm. Araba meselesi çözümlendiyse Otele gidelim artık!” dedi.
Suçlu gibi duran Cafer ve Haydara misafirperverlikleri için teşekkür edip, kiralık arabaya bindik, Otele döndük. Otelde biz kendi odamıza çekildik duş almak için, kızımız da kendi odasına. Duştan sonra akşam yemeğine indik hep beraber. Yemekten sonra ben barda otururken kızımla karım yukarı Odaya çıktılar. Kızmın karıma anlatacakları özel şeyler varmış. Bir saat sonra tekrar aşağı Lobiye indiler. Ben karımla başbaşa bir iki kadeh içip, sonra da plaja yürüyüşe çıkmaya karar verdik. Kızım da Otelin Discosuna gideceğini söyleyerek yanımızdan ayrıldı…
Kızım gittikten sonra karıma sordum, “Neymiş kızımızın anlatacağı özel mevzu?” diye. Karımın anlattıkları ise tam ‘Yuhh Be!’ dedirtecek şeylerdi. Kızımız Barakadan çıktıktan sonra ırmak kenarına gitmişti ya, Haydar da arkasından. Haydar ırmak kenarında bizim kızın orasını burasını ellemeye başlamış, bizim kız da korkusundan sesini çıkaramamış. Sonra Hayadar kızımızı yatırmış bir güzel amından zorla sikmiş o kocaman kart yarağı ile. Kızımızın götünü de sikmek istemiş, fakat yarağı çok kalın olduğu için sokamamış kızımızın götüne. Daha sonra Cafer bunlara bakmaya gittiğinde, bunları sikişirken görünce, o da katılmış kızımı siken Haydara. Haydar kızımı amından sikerken, Cafer de aynı anda götünden sikmiş kızımızı. Gerçekten Yuhh yani! Ulan kıyamadan nasıl ikiniz birden zorla siktiniz 17 yaşındaki körpecik kızımızı! Yazık, tazecik kızımızın amını götünü dağıtmışlar, Ayı herifler ne olacak!
Tatilimiz bitene kadar All İnclusiv Otelimizden ayrılmadık. Hep Otelde vakit geçirdik. Yüzme havuzunda, Discosunda, Barında, Lobisinde ve Saunasında. Almanyaya döndüğümüzde karımla birlikte, bol bol Caferin karımı siktiği videoyu seyrediyoruz ve o macerayı anıyoruz. Kızımız o yaşadığı zorla sikilme olayını unuttu bile. Karım da, “Oldu bir kere, yapılacak birşey yok!” diyor. Ama ben kızımızın iki kaba herif tarafından zorla sikilmesini ne unutabiliyorum, ne de kabullenebiliyorum! Ne yapalım, elden birşey gelmiyor dostlar!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

16 YAŞIMDAYKEN 31 ÇEKTİRDİĞİM YARAK

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

16 YAŞIMDAYKEN 31 ÇEKTİRDİĞİM YARAK
Ben Merve, şuan 28 yaşında ve evli bir kadınım. Eşimle aramız gayet iyidir, cinsel yönden de bir sorunumuz yok. Bu ilk paylaşımımın konusu, 16 yaşımdayken cinsellikle ilk tanışmam ve ilk gördüğüm ve 31 çektirdiğim yarak. Güzel birisi olduğumu çocukluğumdan beri etrafımdaki herkesten duyarım. Daha ozamanlar etrafımdaki birçok kişiden, “Çok canlar yakacak bu kız!” dendiğini duyardım ve çok hoşuma giderdi. Ama erkeklerin benden daha bukadar erken hoşlanmaya başlayacağı aklıma gelmezdi.

Çok zengin olmayan bir ailem vardı. İzmir’de ‘Kenar mahalle’ tabir edilen bir muhitte yaşıyorduk. Ben 16 yaşıma yeni girdiğimde, sokağımızda yaşıtım sayılabilecek çok kimse yoktu. Genellikle benden birkaç yaş daha büyük çocuklar vardı. Zamanla onlarla oynamaya ve arkadaşlık etmeye başlamıştım. Annem babam çalıştığı için geç saatlerde eve dönerlerdi ve ben evde yalnız kalırdım. Evde oturmaktan çok sıkıldığım için de, geç saatlere kadar sokakta oyun oynardım. O saatlerde sokaktaki diğer çocuklar genelde evlerinde olurlar, daha büyük çocuklar, genelde de ‘Abi’ dediğim erkekler kalırdı sokakta. Yine böyle bir gün bu abilerle sokakta saklambaç oynarken, sokağımızdaki bir evin bahçesine saklandım ve beklemeye başladım. Farkında olmadığım şeyse Soner abinin de aynı bahçede saklanıyor olmasıydı. Ben onu farketmemiştim, ama o beni görmüş, sessizce bana seslendi, “Merve! Napıyorsun orda? Yakalanacağız şimdi, gel buraya!” diye. Ben de yanına gittim. Gerçekten de Soner abi iyi bir yerde saklanıyordu…

Yanına gittiğimde ikimizin anca sığabileceğı bir yer olduğunu farkettim ve yanına sıkıştım. Bana, “Napıyorsun sen burda? Başka yermi yok saklanacak?” dedi. Ben de, “Nerden bileyim senin burda olacağını Soner abi?” dedim ve ikimiz de sustuk. Yan yana öyle otururken, oyundaki ebenin yanımıza yaklaşıp bizi bulmaya çalıştığını gördük ve biraz daha birbirimize yaklaşarak gizlenmeye çalıştık. Fakat bu arada Soner abinin elinin üstüne oturmuştum, birden irkildim, ama yakalanmamak için ses çıkaramadım. Aynı şekilde Soner abi de şaşırmıştı, ama ses çıkarmıyordu. Ogün de altımda ince bir şort vardı ve eli tam amımın altındaydı. İçim bir tuhaf oldu birden ve kalkmaya çalıştım. Tam elinin üstünden kalkmıştım ki, ebe arkasını döndü bizim tarafa bakmaya başladı ve ben aynı hızla tekrar Soner abinin elinin üstüne oturdum. İstemeyerek olmuştu, ama mütiş de hoşuma gitmişti. Birbirimize baka kaldık. Çok heycanlanmıştım, sanırım o da öyleydi. Ebe uzaklaşınca, “Pardon Soner abi!” dedim elinden kalktım. “Önemli değil Merveciğim!” deyip elini çekti. O gün birdaha konuşmadık Soner abiyle ve annemlerin işten gelme saatinde ben oynamayı bırakıp eve gittim. Gece yatağıma girince o andaki aldığım zevk aklma gelmişti, o anları düşünürken, elim amımda uyumuşum.

Birkaç gün sonra yine aynı ekip saklambaç oynamaya karar verdik ve ben o günü anımsayıp yine aynı yere yöneldim. Aslında Soner abinin orda saklanacağını bildiğim için oraya gitmiştim. Tahminimde yanılmamışım, yine aynı yerdeydi. “Soner abi, sen yine mi burdasın?” dedim ve yanına yaklaştım. “Sus otur hemen yakalanmadan!” dedi. Ama heycanlı bir hali vardı. Oyundaki ebe yine bize yaklaşmıştı ve biz birbirimize sokulmaya başladık. İçim yine kıpır kıpır olmuştu, ama birşey yapmaya cesaretim yoktu. Soner abi birden, “Bu böyle olmayacak, yakalanacağız! Biraz daha yaklaş!” dedi. Biraz daha sokuldum ona. Teninin kokusu beni heycanlandırıyordu, ama geçen sefer eline oturmam daha heycanlıydı. “Soner abi, istersen kucağına oturayım, ozaman göremez bizi!” dedim ve kucağına oturdum. Bu hareketime çok şaşırmıştı, ama birşey demedi…

Soner abinin kucağında otururken popomun altında bir hareketlenme hissettim. Sanırım o da etkilenmiş ve siki sertleşmeye başlamış, popomu zorluyordu. Harika bir histi bu. Benden yaşça büyük bir erkeğin sikini popomda hissediyordum ve çok sertti. Sikini amımda da hissetmek istedim ve biraz öne eğilip popomu hafif kaldırarak kucağına iyice yerleştim. Başarmıştım, amım tamda sikinin üstündeydi. O da, “Kıpırdama Merve, yerimiz belli olacak!” falan deyip, beni kendine doğru çekiştiriyordu. Tabi bu bahaneydi, beni hareket ettirip, sikinin üstünde gidip gelmemi sağlıyordu. Ve bu da beni delirtiyordu. Bir süre böyle devam ettikten sonra amım karıncalanmaya ve gözlerim kaymaya başladı. Soner abinin sikine sürtünerek orgazm oluyordum. Kendime geldiğimde zorda olsa kalktım kucağından. Soner abi, “Dur kız, nereye? Yakalancağız!” dedi. Demek ki o halen sürtünmeye devam etmek istiyordu, ama nedense ben devam etmek istemedim ve “Soner abi, hadi gel başka yere saklanalım!” dedim. Soner abi ise (herhalde kalkan sikini göreceğimi düşündüğü için olsa gerek), “Yok, sen git, ben burdayım!” dedi. “Tamam!” deyip yanından ayrıldım. O gece amım hep ıslaktı ve yine yatağımda yatarken Soner abiyle yaptıklarımı düşünüp, amımla oynayarak uyudum.

Ertesi gün öğlen sıcağı olmasına rağmen sokağa çıktım. Sokakta kimsecikler yoktu. Öylesine boş boş dolanırken, Soner abinin, “Şşşşt, napıyorsun bu sıcakta kız?” demesiyle o yöne baktım. Evlerinin balkonundan sesleniyordu bana. “Soner abi sıkıldım, öylesine dolanıyorum!” dedim. O da, “Gel istersen oturalım, dışarısı çok sıcak!” dedi. Ben de, “Yok ya boşver!” dedim. Aslında gitmek istiyordum, ama annesi evdeyken gitmem yanlış olurdu. “Gel hadi gel, hem ben de sıkılıyorum, evde kimse de yok, sıkıntıdan patlıyorum!” dedi. Evde kimsenin olmadığını duyunca, “Peki geliyorum ozaman, aç kapıyı!” dedim ve kapıya doğru gittim. Kapıyı açtıgında altında ince bir şort, üstünde de bir tişört vardı. Bende ise penye bir etek ve üstümde body. Etek çok kısa değildi, sokakta oynarken açılmasın diye uzun etek giyerdim. İçeri girdim. “Birşey içermisin, soğuk kola var!” dedi. “Olur!” dedim. Kola getirip, oturup TV izlemeye başladık. TV karşısındaki 3’lü koltukta oturuyoduk, birimiz bir köşede, diğerimiz öbür köşede, aramızda bir kişilik boşluk vardı…

Bana, “İstersen uzat ayağını, rahat otur!” falan dedi. Uzattım ayağımı, ama o şekilde de sığmadık, ayaklarım uzun gelmişti. “Kucağıma uzat istersen!” dedi ve ayaklarımı alıp kucağına çekti. O anda ayağımın altında sikini hissettim. Ne çok sert, nede yumuşaktı. Hiç bozuntuya vermemiştim, TV izlemeye devam ediyorduk. O anda içimdeki ses ayaklarınla sikine dokun diyordu. Ayaklarımı hafif hafif oynatmaya başladım. Az önce yarı sert olan siki, yavaş yavaş sertleşmeye başlamıştı. Ne yapıyordum ben böyle? Soner abinin evinde, resmen onun sikini ayağımla okşuyordum. Bunu yaptığıma inanamıyordum. Birden ayaklarımı çekip, “Aay belim ağrıdı, oturayım biraz!” dedim. Kalktığımda yan yana oturur vaziyete gelmiştik. Göz ucuyla baktığımda sikinin kalkık olduğu belli oluyordu. İçimde iyiden iyiye kıpırtılar başlamıştı. Ara ara gözlerimi çaktırmadan sertleşen sikine kaçırıyodum ve dahada istekleniyordum. Soner abi ise ne yapacağını bilemiyordu, sadece TV’ye bakıp duruyordu. İyice sesizleşmiştik ve az önceki o heyecan kalmamıştı…

Ne yapayım diye düşünürken, ayağa kalkıp karşısına geçtim ve ayaklarına küçük bir tekme atıp, gülerek, “Ne bu sessizlik bee?” dedim. O da gülerek, “Yapma kız, kaldırma beni ayağa bak…” dedi. Ben de, “Kalk, napabilceksin ki!” dedim. Amacım onu ayağa kaldırmaktı, ayaktayken sikinin şortunda nasıl göründüğünü merak ediyordum. Ama o da göreceğimi düşünerek kalkmıyordu. Yanına yaklaştım, “Kalk hadi, erkeksen kalk!” dedim ve bir kere daha yavaşça vurup gülmeye başladım. O ise ısrarla, “Git kızım uğraşma, bak…” falan diyordu. Ben tekrar yanına yaklaşıp tekme atacakken, busefer benden hızlı davrandı ve ayağımı yakalayıp hafifçe çekti ve bıraktı. Koltuğun önüne, dizlerimin üstüne düştüm. Doğrulduğumda ise onun tam bacaklarının arasında dizüstünde oturur pozisyonda buldum kendimi. Bacakları aralıktı ve kısa şortunun önünden siki belli oluyordu…

Yine bir sessizlik oldu, öylece kala kaldık. Sadece birbirimize bakıyorduk ki, ilk hamle ondan geldi, bacaklarını biraz daha açıp, beni arasına aldı ve gülerek, “Yakaladım seni, artık kurtulamazsın!” dedi. Ben de, “Bırak beni!” falan deyip, hem yalandan kurtulmaya çalışıyor, hemde çaktırmadan sikine bakmaya devam ediyordum. O ise, “Hadi kurtul, hadi kurtul, kurutlamazsın ki!” falan diyordu. Böyle oynaşırken, bacaklarıyla beni biraz daha kendine çekti. Artık sikine çok yakın duruyordum ve yine birbirimize bakıyoduk. Ben iyice ateşlenmiştim artık, içim çok tuhaftı, çok erkeksi bakıyordu bana, kendimden geçmeye başladım. Ve birden olan oldu, elimi aniden sikine uzattım ve avuçlayarak, “Soner abiii, bu nekadar sert olmuş böyle!” dedim ve sıkmaya başladım. O ise gözlerime bakarak, “Hoşuna gitmedi mi? Hem geçen gün saklanırken nekadar sert olduğunu anlamamışmıydın?” dedi. “Evet farketmiştim!” dedim ve güldüm. Elim halen sikini avuçluyordu…

“Görmek istermisin? Hiç gördün mü?” dedi. Hayatımda hiç görmemiştim (ufak çocuklarınki hariç) ve bu soru beni iyice azdırmıştı. “Ne yani, bana şeyini mi göstermek istiyorsun?” dedim. “Neyimi?” diye sordu gülerek. Ben de gözlerinin içine bakarak, “Sikini!” dedim. “Sen de bana gösterceksen olur!” dedi. Gülerek, “Neyi?” dedim. O da aynı gülümsemeyle, “Amını!” diye cevap verdi. Birden ayağa kalktım, eteğimi yukarı kaldırdım ve külodumu yana sıyırıp, “Çok istiyorsan al bak!” dedim ve amımı net bir şekilde ona yaklaştırdım. Heyecandan gözleri parlıyordu. “Dokunabilir miyim?” diyerek elini amıma uzattı. Ben de, “Sadece dokunabilirsin, başka birşey yapmak yok!” dedim. Kabul edercesine başını salladı ve usul usul amıma dokunmaya başladı. Kendimden geçmiştim, bir erkeğin amıma dokunması beni delirtmişti. Parmakları klitorisimi okşarken, dayanamadım, “Ohhh Soner abi, çok güzel dokunuyorsun!!!” dedim. O da, “Harika bir amın varrr Merve! Süpersin!” diye karşılık verdi. Kalbim sanki amımda atıyordu, artık dayanamıyordum dokunuşlarına, ona belli etmemeye çalışarak orgazm oldum. Artık buna bir dur demem gerekiyordu, yoksa kötü şeyler olcaktı…

Birden kendimi çektim ve “Sıra sende, hadi aç bakalım sikini!” dedim. Yine dizlerimin üstüne çöktüm bacaklarının arasına ve onu izlemeye başladım. Yavaş yavaş sikini dışarı çıkardığında neredeyse aklım da çıkıyordu. Bir sikin bukadar kalın olacağını hiç düşünmemiştim. İlk kez görüyordum ve hayalimde canlandırdığım şeyler bundan daha kısa ve inceydi. Dilim tutulmuş şekilde sikine bakarken, “İstersen dokunabilirsin Merveciğim!” dedi. Ben de sankini bunu bekliyormuşum gibi, yavaşça elimi sikine götürdüm ve avuçlamaya başladım. Soner abi delirmişti sanki, “Off Merve, süpersin, ohhh!” falan gibisinden sesler çıkarıyordu ve bu beni dahada azdırıyordu. “Gel üstüme ters uzan da, aynı anda ben de senin amına dokunayım!” dediğinde, korkumdan olmaz deyiverdim. Aslında çok istiyordum, ama beni oracıkta sikmesinden korkuyordum. “Ozaman devam et nolursun, 31 çektir bana!” dedi. Hayatımda ilkkez duymuştum 31 çektirmeyi, “O ne Soner abi?” dedim. O da sikini sıkıca kavramamı sağlayarak, “İşte böyle aşağı yukarı elinle okşaycaksın!” dedi ve birazcık gösterip ellerini çekti. Ben devam ediyordum. “Harikasın Merveciğim, süpersin!” deyip duruyordu…

Seksle alakalı hiçbir deneyimi olmayan 16 yaşında bir kız olarak yaptığım şey hakkında hiç bir fikrim yoktu. O sırada sadece sikine ve altında sarkan taşaklarına bakıyordum. Öbür elimle de onları okşamaya başlamıştım ki, Soner abi birden, “Ohhhh Merve devam et, süpersin canım, daha hızlı yap!” demeye ve inlemeye başladı. Dediklerini aynen uyguluyordum. Hızlı hızlı okşamaya ve Soner abiyi inletmeye devam ederken, Soner abi benden, (Sik beni Soner!) dememi istedi. Ben de onun zevk aldığını görerek, “Sik beni Soner abiciğim, hadi sik beni!” demeye başladım ki, birden sikinden beyaz şampuana benzeyen bir sıvı fışkırmaya başladığında, hem korktum, hemde çok şaşırdım. Çünkü o ana kadar o fışkıran sıvının Sperm olduğundan haberim bile yoktu. Soner abi delirmiş gibi, “Oohhh canım, tatlım, amını yerim senin!” gibi şeyler söylerken, ben şaşkın şaşkın 31 çektirmeye devam ediyordum. Az sonra sikinden gelen sıvılar bitmiş, artık Soner abi de kendine gelmişti. Bana, “Harikaydın canım!” dediğinde, ben elime bulaşmış spermlere bakıyordum, “Bu ne?” dedim. “Onlar döl canım, erkekler boşaldığında siklerinden bu akar, kadının amına akarsa da çocuk olur!” dedi. Çok utanmıştım ve şaşkındım, hemen kalkıp lavaboya gittim, ellerimi yıkadım ve salonun kapısından Soner abiye, “Benim gitmem lazım!” deyip, evden çıkıp, koşa koşa evime gittim.

İlerleyen günlerde bu olayları düşünürken içimde tahrik olma ve utanma duyguları herzaman birbirine karıştığı için, birdaha Soner abiye yaklaşamadım. Zaten birkaç ay sonrada o mahalleden taşındık ve onu birdaha hiç görmedim…

Ben evlenene kadar bundan başka hiç cinsel bir deneyimim olmadı, ama yıllarca masturbasyon malzemem hep Soner abiyle yaşadığım anlar oldu…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

10 Yıldır Yarak Yememiş Azgın Kaynanamı Siktim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

10 Yıldır Yarak Yememiş Azgın Kaynanamı Siktim
Merhaba, 35 yaşında Makine Mühendisiyim. Eşimle 6 yıl önce evlendik. Eşim benden, ben de kaynanamdan 10 yaş küçüğüz. Anlatacağım olay geçen yaz bizim evde kaynanamı banyoda çırılçıplak görmemle başladı. O günden sonra benim ona bakışlarım onun da bana bakışları değişmişti. Kayınbabamla aralarının iyi olmadığını, seks olayının aralarında hemen hemen hiç olmadığını eşimden defalarca duymuştum.

Kaynanam, kocaman göğüsleri ve kalçaları olan, benim deli olduğum bir kadın tipi. İri götlü kadınlara bayılırım. O olaydan sonra hepimiz bizim yazlığa gittik. Eşimin iki tane küçük kardeşi var. Ben pek denize girmeyi sevmediğimden eşim çocukları alıp plaja gider, ben ve kaynanam genellikle evde yalnız kalırdık. Ben balkonda güneşlenip bira içerken kaynanamda ev işleri, yemekle uğraşırdı.

Birgün yine yalnızken balkona geldi ve çok terlediğini duş alacağını söyleyip banyoya gitti. 5-10 dakika sonra dayanamayıp anahtar deliğinden onu gözlemeye gittim. Kaynanam kapının tam karşısında bir eli amında bir eli göğüslerinde mastürbasyon yapıyordu. Sikim anında dimdik olmuştu, şortumu indirip ben de başladım çekmeye. Birkaç dakika sonra sessizce titreyerek orgazm olduğunda ben de kapının önüne boşalmıştım. Spermlerimi özellikle orada bırakıp balkona geçtim ve biramı içmeye devam ettim. Akşam olsa da eşimle ateşimi söndürsem diye düşünüyor adeta sikim hiç inmiyordu. Neyse, gece 23:00 civarında eşime dışarda biraz dolaşalım diyerek dışarı çıktık. Arabaya atladığım gibi ormana doğru sürdüm. Şortumu indirip eşimin ağzına verdim. Hem arabayı kullanıyor hem de sikimi yalatıyordum. İlk postayı direksiyonda attım. Arabayı ormanın içinde sote bir yere çektim ve hemen aşağı inip eşimi soymaya yalamaya başladım.Ön kaputa yatırıp amını yalayarak orgazm olmasını sağladım. Oda boşaldıktan sonra bacaklarını omuzuma alıp amına yerleştirdim ve pompalamaya başladım. Birazdan ikimizde boşaldık ama benim ateşim hala sönmüyordu. Onu götten sikeceğimi söyleyip yüzükoyun arabaya yapıştırdım. Önce krem yok canım yanar diye itiraz etti ama baktı ki bende durmaya niyet yok, çaresiz kabul etti. Sikimi ve göt deliğini bolca tükürükleyip köküne kadar yerleştirdim. Eşim resmen acıdan bas bas bağırıyordu. O bağırdıkça ben daha hızlı vurmaya başladım. Hem eşimin bağırışları hemde yakanlanma korkusunun verdiği adrenalinle yaklaşık 15 dakika eşimi bağırtarak götünden siktim. Spermlerimi içine akıtıp rahatladım. Üstümüzü giyinip hiçbirşey konuşmadan birer sigara içip eve döndük.

Uyumak için herkesle beraber yatağımıza gidince eşim neden bu kadar ateşli olduğumu sordu. Aklıma yine o banyodakiler geldi ve bir sebebi yok deyip tekrar sevişmeye başladık. Çıkardığımız sesleri kaynanamın duyduğuna eminim.

Ertesi gün biraz geç uyandım. Evde kaynanamdan başka kimse yoktu. Eşim çocukları alıp plaja gitmiş. Kahvaltımı yaparken kaynanam “Niye bugün geç uyandın? Hayırdır “dedi. Ben de gece biraz fazla yoruldum deyince gülümseyip yanımdan uzaklaştı. 1-2 saat sonra balkona yanıma gelip kileri toparlayacağını, ağır eşyaları taşırken beni çağıracağını söyleyip kilere gitti. Biraz sonra bana seslendi, yanına çağırdı. Ağır bir çuvalın yerini değiştirdik. Kapıdan dışarı çıkarken kafasını eğmeyi unuttu ve kapının üstüne kafasını çarpıp yere yığıldı kaldı.

Hemen kucağıma alıp yatağına götürdüm, ayıltmaya çalıştım. Kolonyayla başını, yüzünü, boynunu boğazını ovuşturdum. Ama ayılmıyordu. Boynuna kolonyayı sürerken kolum göğüslerine değmeye başladı. Ama yanlışlıkla. Göğüs uçları sutyen giymediğinden fındık tanesi gibi koluma değdikçe benim sik kalkmaya başladı. Ayılacak diye korkarak tişortunu yukarı çekip o koca memelerini dışarı çıkardım. Hafifçe okşuyordum, korkarak. Hala ayılmayınca hafifçe yalamaya başladım. İyice zıvanadan çıkmıştım. Aşağılara inip eteğini yukarı çektim ve külotunun üstünden amını koklayıp öpmeye başladım. Artık iş çığırından çıkmıştı, külotunu iyice indirip amını deliler gibi yalamaya başladım. Hala bir tepki yoktu. Ama yaladıkça seller gibi su akıyordu amından, hepsini yalayıp yutuyordum. Artık ayılmadan bir de içine gireyim deyip amına iyice yerleştirdim. Kudurmak üzereydim,2 dakika dayanamayıp dışarı çekip boşaldım ama sikim hala inmiyordu. Tekrar amını yalamaya başladım. Bacaklarını iyice ayırıp göt deliğini yalamayı da ihmal etmiyordum. Acaba götünden siksem ayılırmıydı acıdan diye düşünmeye başladım. Sonunda rezil olmakta vardı çünkü. Tekrar amına sokup sikimi iyice kayganlaştırdım ve bacaklarını omuzuma alıp göt deliğine dayadım. Biraz zorladım, baktım çok dar girmiyor, ayılmasın diye vazgeçtim tekrar o pozisyonda amına vurmaya başladım. Belim gelmek bilmiyordu. Tahminim 15-20 dakika pompalamışımdır. Birazdan şok oldum çünkü kaynanam bağıra bağıra, zangır zangır titreyerek orgazm oluyordu. Bende o şaşkınlıkla sikimi içinden çekmeyi unutup içine boşaldım. Resmen şok olmuştum.

Kaynanam gözlerini açtı ve beni dudaklarımdan hafifçe öpüp teşekkür etti. 10 yıldır ilk defa sikilerek orgazm olduğunu söyledi, beni yanına çekip yatırdı. Biraz dinlendikten sonra üstüme çıkıp her yerimi yalamaya başladı aşağıya inip sikimi de yaladıktan sonra buna bir hediyem var dedi. Beni ayağa kaldırdı ve önümde domaldı, ”az önce yapamadığın şeyi yapmana şimdi izin veriyorum, masanın üstündeki kremi al, kayınbabanın hiç sikemediği götümü sik” dedi. Kremle sikimi iyice kremledim ve yavaş yavaş hiç sikilmemiş götüne girmeye başladım ben girdikçe o bağırıyordu. En sonuna kadar girdim ve biraz bekledim alışsın diye. Kendisi kalçalarını ileri geri hareketle sokup çıkarmaya başladı. Alışınca iyice abandım ve var gücümle ben pompalamaya başladım. Bir elimle de alttan amını okşuyordum. Fazla dayanamadı ve orgazm olmaya başladı. Ben gelmediğimden içinden çıkardım ve bacaklarını omuzuma alıp tekrar götüne soktum. Artık resmen kudurmuş köpek gibi bağırıyordum. Ve içine patladım…

Üstümüzü giyinip balkona çıktık, konuşmaya başladık. Onu banyoda gözetlediğimi görmüş. Kapının önündeki spermleri külotuyla silmiş ve giyinmiş. Gece eşimle sevişme seslerimizi de kapının önünden dinleyip mastürbasyon yapmış. Bugün de gerçekten bayılmış ama ben göğüslerini yalarken kendine gelmiş ama belli etmemiş.

(Alıntıdır)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

porno izle sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan eryaman escort bayan ümraniye escort bayan webmaster forum