Arşiv Eylül 2020

Bilal ile ilk dokunuşlar3

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Bilal ile ilk dokunuşlar3
Evet nerde kalmıştık karşı komşumuz bilalle yaşadıklarımızdan sonra kim olduğumu çözmeye çalışıyordum , kimliğim erkekti sesim kendi kıyafetlerim erkekti ama ben kadın gibi olmak onların giydiklerini giymek istiyordum bu yaptıklarımın , hissetiklerimin bi adı veya açıklaması varmıydı ? benim yaşadıklarımı yaşayan benim gibi
olmak isteyen insanlar varmıydı yoksa birtek benmi böyleydim onu bile bilmiyordum ama gece yarıları para için sokaklara çıkan travesti sınıfınıda kendime yakıştıramıyordum. tuhaf şeylerdi ama kadın kıyafetlerine özellikle iç giyimine hatta zamanla kadınlık adına ne varsa hepsine karşı içimde çok büyük bi arzu oluştu kendimi o kıyafetlerin içinde görmek kadın gibi hissetmek bambaşka bişeydi, artık sadece külotla, çoraplarla yetinemiyordum ev ne zaman boş olsa hemen annemin dolabında ne varsa bakıp kendi zevkime göre kombin yapıp giymeye başlamıştım bile etekler bluzlar, askılılar elbiseler taytlar vs.. ama ilk sütyen giyişimde arka kopçasını tutturmakta ne kadar zorlansamda aynanın karşısına geçtiğimde kendime bakınca baya haz alıp ellerimle sütyeni sıkıp okşamaya başlamıştım resmen. sütyende benim olmazsa olmazlarımdandı artık annemin çekmecesinden aldıklarımı sahiplenmiştim geri koymak istemiyordum dikkat çekmeyecek olanlardan kendi yatağımın altına saklamıştım bile, annem anlıcak diye korksamda kendime dur diyemiyordum napayım, günler bu şekilde geçerken komşumuz bilal yalovada üniversite’ye başlamıştı ve pek görüşemiyorduk artık. o Yalova’da bir kaç erkek arkadaş ev tutmuşlar orda kalıyordu hafta sonları geliyordu arada ailesini görmeye, ben’se kadınlık adına hergün yeni birşey öğreniyordum bazen ev müsaitken tek başıma giyindiğimde bilal beni bu halde görse çıldırırıdı felan diyordum içimden kısada olsa o geçirdiğimiz günü şuan üstümdeki elbiselerle eteklerle çoraplarla o yanımdaymış gibi hayal edip kendimi tatmin ediyordum dışarı gezmeye çıktığımda avmlerdeki kadın mağzlarına bakmadan geçemiyordum ufak tefek bodyler çoraplar almadan eve dönmüyordum zaman böyle geçip giderken, bir akşam odamın camını kapatıyordumki sitenin güvenlik kulübesinden bilalin sesini duydum güvnliklerle muhabbet ediyordu evlerimizin girişleri yan yana olduğu için elinde sonunda burdan geçicek diyip çaktırmadan beklerken bi süre sonra merdivenden ayak sesleri gelmeye başlamıştı ve bianda hoşgeldinn dedim beni görünce pencerede bizim pencerenin altına doğru yürümeye başladı hoşbulduk dedi uzun süredir görüşmediğimiz için biraz muhabbet ettik ne zaman döncen kaç gün burdasın felan filan derken saat baya geç olmuştu konuşmamızı sonlandırıp evine gitti , ama cep telefonu numaralarımız vardı birbirimizde sitede ve bulunduğum semt itibari ile pek arkadaşımız yoktu ikimizinde genelde o üniversiteden izine geldiğinde felan beraber takılırdık sitenin içinde..top oynarken havuza giderken mesajlaşıp öyle çıkar giderdik.. yaşıtı olmasamda benimle takılmayı ve zaman geçirmeyi seviyordu ama benim gitmeden ona tüm benliğimi içimdeki yarattığım o kadını göstermem lazımdı ona artık bi kaç günlüğüne geldiği için elimi çabuk tutmam gerekti bir cumartesi yada pazar sabahıydı. enerjik bi şekilde uyandım, kalkıp kahvaltımı yaptıktan sonra cesaretimi topladım ve evdemisin bugün diye mesaj attım bilale cevap geldi ondan oda evet noldu dedi bende çıkcan mı dışarı felan dedim akşam belki çıkarım bilmiyorum diyince bende evdeyim canım sıkılıyor annemler Pazar gezmesine çıktılar. patlıcam artık sıkıntıdan bize gel bari film felan izleriz playstation oynarız dedim oda tamam gelirim birazdan diyince bende bi duş alıcam çıkınca yazarım gelirsin yazıp gönderdim heyecandan telefonu bi kenara fırlatıp hazırlanmaya başlamıştım bile ikimizinde aileleri sabahtan akşama kadar full çalıştıkları için evde rahattık o yönden ama bugün bir başka olmam lazımdı koşup hemen banyoya girip genel temizliğimi yaptım çıkmama yakın annemin meyveli duş losyonlarından güzelce heryerime sürdüm ve saçımı kurulayıp çıktım annemin odasında aldım soluğu ilk başta iç çamaşırları ve çoraplarının olduğu çekmeceyi açtım yaşım ve
kilom gereği göğüslerim olmasada sütyenler gözüme çarpıştı ilk en dolgun göstereneni seçmeylidim ve siyah puantiyenli boş kap (push up) bir sütyen seçtim en sıkı olan 3. Kancaya takmak uğraştorsada sıkı durması lazımdı omuz kopçalarınıda ayarlayıp tam sıktıktan sonra güzel durmuştu altıma siyah yan tarfları dantelli bir külot onun üstünede siyah bilek kısımları desenli külotlu çorap giydikten sonra çekmeceyi kapatıp sıra dolabı açmaya gelmişti annemin kalem etek tarzı uçları dantelli siyah arkadan yırtmaçlı olan eteğini giydim tam dizime gelmişti boyu üstten üç dört parmak sayılcak şekilde kıvırıp diz üstüne çıkartmıştım üstüme ne giycem diye bakınırken beyaz renkte önden 2-3tane düğmesi olan parlak kumaş uzun kollu bluz çarptı gözüme giyip düğmeleri iliklerken sütyenin dekoltesi için üstten 2düğmeyi iliklemedim aynadan baktığımda evet üstümdekiler tam oturmuş sayılırdı ama saçlarım kısa olduğu için bu saçlara bi çözüm bulmam lazımdı ne yapabilirdim derken dolapta siyah örgülü tepesinde sarı ve siyah renk karşımı saç modelinde Topuz’u olan bi olan şapka buldum hemen geçirdim kafana arkadan biraz bol bıraktım dolabı kurcalarken annemin cıt cıt saçlarını gördüm bereyi çıkartıp iç tarafından sağ ve sol kısmına güzelce tutturdum arkasından aşağıya doğru ayarlayıp taktım peruk gibi olmasada aynadan baktığımda güzel duruyordu bitek makyaj kalmıştı daha önceleri kendi kendime sadece ruj sürmüştüm oda taşırarak zaten yatak odasında baya bakındım ama annemin makyaj çantasını bulamadım en son yatağının başındaki camın kenarında annemin eski makyaj çantasını görünce bi ohh çekip hemen içini boşaltım yatağın üstüne kuru bi fondaten azda olsa kırmızılığı gitmiş pembeye dönmüş bir ruj bir iki tane göz kalemi allık vardı ilk önce yüzümü komple fondotenledim ve cildime iyice yedirdikten sonra sıra ruja gelmişti istediğim gibi ateş kırmızısı ruj olmasada biraz fazla sürünce açık kırmızımsı rengine kavuşmuştu taşırmadan sürene kadar baya uğraşsamda herşeye rağmen iyi gidiyordum göz kalemini biraz kalın çektim yanaklarımıda bol bol allık sürünce amatörde olsa etkileyici bir makyajdı sıra ayaklara gelmişti ama annemin topuklu ve diğer ayakkabıları dış kapının karşısındaki ayakkabılık dolabındaydı bu haldeyken dış kapıyı açamazdım o riske girmeyi bile düşünmeden evin diğer odalarına unuttuğu vardır diye bakmaya başlamıştım bile salonda bir köşede arkadan fermuarlı önü tüylü siyah kısa topuklu buldum onuda giydikten sonra etrafı toplayıp banyodan annemin kullanmadığı parfümlerinden birini boşalttım diyebilirim üstüme ve en sonunda hazırdım artık yapacak başka bişey yoktu etrafı toplayıp salona geçip bilale mesaj atmanın zamanı gelmişti acaba nasıl karşılıcaktı ona süpriz yapmam lazımdı pişt yazıp yolladım mesaj olarak oda noldu yazmıştı hadi gelmiyon mu yazdım geliyom 5dkya diyince beni ter basmıştı önce dvdye en güzel erotic pornolardan birini koydum ve play tuşuna basınca başlıcak şekilde ayarladım ekranı sonra mutfağa geçip dolaptan kolayı çıkartıp 2tanede bardak ayarlayıp salona koydum sonra. annemlerin yatak odasına geçtim ve kapıyı kilitlerken bizim kapının çaldığını farkettim kalbim nasıl atıyordu çıkıcak gibiydi sanki dış kapının anahtarı üstünde olduğu için saçımı kurutuyom aç kapıyı gel diye seslendim oda girmişti zaten artık kapı kapandığında nerdesin len diyince annemlerin yatak odasından burdayım üstümü giyiniyom sen salona geç geliyom dedim istersen dvdyi film vardı galiba içinde dedim dedim nası çıkıcam diye cesaretimi toplamaya çalışıyordum içten içe acaba ne dicek derken tvden sesler gelmeye başlayınca filmi başlatığını farkettim bi süre daha bekliyim biraz tahrik olsun dedim 4-5dk sonra hadi len ne kurutuyon bu kadar diye seslenince yüreğim azıma gelsede geldim geldim diyip son kez derin bi nefesle cesaretimi toplayıp aynaya bakıp ve üstümü başımı som kez düzelttikten sonra şimdi gözlerini kapat ben oraya geldiğimde aç diyince aççaksın dedim zar zor yeminler ettirdim en sonunda ikna oldum kapının kilidini açtım ve yavaş adımlarla salona doğru asilce ve kadınsı bir yürüyüşle ilerliyordum salona geldiğimde kendim gözlerimi kapatıp şakın açma gözlerini diyip kendi gözlerimi kapatıp şimdi sana aç dediğimde aç gözlerini ve beyenmessen eğer hiç Bişey söylemeden gidebilirsin dedim tamam deyince aç dedim bende açtım gözlerimi Bilal direk ohaa dedi bu ne hal lan yuhh artık tanımasam bilmesem seni yabancı derim acayip olmuşsun oturduğu koltukta kala kaldı bende etrafımda dönüp nasılım sence güzel olmuşmu doğruyu sölye ama bak dalga geçmeden dedim bianda kalıp şöyle elimi tutup 360derece bi süzdü beni arkma geçip kollarını omuzlarımdan aşağı salarak parfümümün kokusunu resmen içine çekiyordu ayakta kalmıştık arkadaman iyice yapışmıştı bana onun altında eşortman olduğu için eteğimde dar olduğundan arkamda sertleşmeye başladığı hissediyordum ufaktan bende kalçalarımı geriye doğru çaktırmadan yaslamıştım bende iyice tahrik olmaya başlamıştım ama çaktırmamaya çalışıyordum dayanamayıp hadi ama oturalımda filmi izliyelim dedim 3lü koltuğa oturdu bende kolaları koyuyordum bardaklara sırtım ona dönük şekilde doldururken bardakları eteğin yırtmacının olduğu yer etek dar olduğu için biraz eğildiğimde iyice geriliyordu tüm hatlarımı sergiliyordum ona ve bundan zevk alıyordum resmen kolaları doldurup yanına oturduktan sonra bacak bacak üstüne atınca gözleri resmen bacaklarıma kitlenmişti filmi izlemeye devam ederken filmin sahnelerinden iyice sıcak basmıştı Benin’de bilale baktığımda artık eliyle eşortmanın üstünden penisini düzeltiyordu çaktırmadan benimde iyice artık ağzım dilim kurumuştu yutkunmaktan bilal bianda elini bacaklarımın üstünde gezdirmeye başlayınca o anki heycandan nabzım iyice yükselmişti yavaş yavaş artık bana yaklaşmaya başlamıştı bende biraz daha yakınlaştıktan sonra tam kafamı sola doğru çeviriyordumki benden erken davranıp boynumda bi sıcaklıkla dudaklarını ve nefesini hissetim nazik ve sakince öpmeye başlamıştı bile o an kadınsı bi şekilde içimden inliyordum resmen benimde artık içimdeki volkanlar taşmaya başlamıştı bluzun üstünden göğüslerimi sıkmaya başladığında bendede ipler kopmuştu artık gözlerimi kapatıp nefesine doğru dudaklarımı götürdüğümde deliler gibi sevişmeye başlamıştık eşortmanın önü iyice kabarmıştı elimi tutup eşortmanın üstünden erkekliğine götürdü okşamamı istiyordu bi süre okşadıktan sonra…. devamı bianda

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

PARIS’TE SEKS BASKADIR. BOLUM 15

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babes

PARIS’TE SEKS BASKADIR. BOLUM 15

IKI HERIFIN ARASINDA…
IHTIYAR SONUNDA ISTEDIGINI ELDE EDIYOR MU?

Simdi yine bize donuyoruz… Karim Elif, altinda kulotlu corabi ile butigin yasli patronunun kucaginda oturuyordu. Herif sikini pantolonundan disari cikartmis, karim kulotlu corabinin uzerinden, amini herifin sikine surttururken bosalmisti. Adam bize karisi ile yasadiklari seks maceraralarini anlatmisti. Yasli patron, bunlari bize anlatirken, sanildiginin aksine, aslinda bir cok kocanin, karilarinin baska adamlarla birlikte olmasina kizmadigini, aksine bundan zevk aldiklarini vurgulamaya calismisti. Hele ki Fransa’da, bu kesinlikle bir tabu degildi.

Bu arada, Elif’in uzerinde oturdugu, yasli patronun aleti, fazla sulanmaktan ve konusmaktan olsa gerek, giderek kuculdu. Bunun uzerine bizim hanim adamin kucagindan kalkti. Boylece yasli patron da, Elif’in, “elimde kaldi yazik” kurbanlari listesine eklenmis oldu! Ama, adam gulerek cebinden ereksiyon hapini cikartip, sakayla karisik “bu isin pesini birakmayacagim. Az sonra, sen seyret bakalim bomba gibi delikanliyi” deyince, Elif’in gozleri “ne olacak bu isin sonu” dercesine hayretle acildi..

Bu arada, kabinlerden yana bakinca bir de ne gorelim?! Nihal kabinin icinde, uzerinde minicik kulot ve sutyeni, one dogru kaykilmis, yani ayakta domalmis vaziyette hafif hafif inliyordu. Makyajli, uzak dogulu yumusak herif, pantolonundan sikini cikarmis, arkasina gecmis, Nihal’i ayakta sikiyordu. Elif, sanirim bu manzarayi daha yakindan gorebilmek icin, o tarafa dogru gitti. Nihal’in yanina yaklasip, birseyler soyleyince, gulustuler. Karim, kabinlerin arka tarafindaki koltuklardan birisine oturdu. Simdi Nihalleri goremiyordu ama Nihal’in iniltileri ile uzakdogulu gay’in kalinlasan sesini duyuyordu. Ama ben Elif’i aynalardan gorebiliyordum. Once etegini kaldirip, islanmis corabinin uzerinden ami ile oynamaya basladi. Kisa bir sure sonra basi arkaya dustu. Herhalde tekrar orgazm olmustu. Uzakdogulu, Nihal’in icine bosaltinca, Nihal orasini tuta, tuta tuvalete gitti. Gay herif de arkasindan gitti.

Bizim yasli amca, kabinlerin arkasina gidip, ayakta, Elif’le konusmaya basladi. Ne konustuklarini anlamiyordum. Korkarim, yasli patron, karimi sikmeden birakmayacakti. Bunun yaninda, bizim hanimin da, (bir o eksik kalmisti) yasli bir adamla sikis tecrubesi yasamak icin, kendini bu herife siktireceginden endiseleniyordum. Derken, herif kemerini cozerek, pantolonu ile donunu indirdi. Karim, benim sizdigimi ve bulundugu yerde kendisini goremeyecegimi dusunerek, ayaga kalkti ve bir yandan eliyle oksayarak, herifin sikini yine kaldirmaya calisirken, bir yandan da opusmeye basladi. Bu gur, beyaz biyikli, tonton ihtiyarla opusmeye bayilmisti seks duskunu karim. Adam, Elif’in tisortunu yukari siyirip, ellerini karimin arkasina doladi. Sutyeninin kopcalarini cozup, sutyeni siyirip aldi. Karimin nefis, iri memeleri simdi adamin onundeydi. Yasli patron buyulenmis gibi bakiyordu. Hafif egilip, karimin memelerini cepecevre yalamaya basladi. Bizim hanim buna bayilirdi. Sonra, bir birinin, bir otekinin uclarini agzina alip, emmeye basladi. Agzina aldigi, iyice irilesmis meme uclarini, ara sira agzini acip, ufak ufak disliyordu. Sevgili karim, sozde bana caktirmamaya calisarak, usul usul inliyordu. Ihtiyar, bu meme yalama isini oyle guzel yapti ki, Elif’in kafasi zevkten arkaya dustu. Yasli adam, dizlerinin uzerine coktu ve karimin eteginin arkadan fermuarini acti. Karimin kalcalarindan siyirip, yere dusurdu. Ince corabinin uzerinden, karimin kasiklarinin iclerini yalamaya basladi. Elif, iste buna hic dayanamazdi. Iniltileri ufak haykirislara donustu. Adam, karimi nasil da tahrik ettiginin farkinda, Elif’in kasiklarini santim santim yalayarak, yavas yavas yukari, aminin uzerine geldi. Kulotlu corabinin uzerinden amini yalamaya basladi. Yasli patron, “Iste simdi sirasidir, artik kivama gelmistir” diye dusunmus olsa gerek, bizim hanimin corabini belinden siyirip, biraz asagiya indirdi. Simdi, karimin islak amcigi tam karsisindaydi. Elif’in aminin dudaklarini parmaklariyla aralayarak, klitorisini emmeye, yalamaya basladi. Islak aminin sapir, supur yalanma seslerini, oturdugum yerden bile duyabiliyordum. Ihtiyarin bu islerde son derece tecrubeli oldugu her halindan anlasiliyor ve yasindan beklenmeyecek bir performans sergiliyordu. Herhalde aldigi ereksiyon hapi etkisini gostermeye baslamisti. Yavasca dogruldu.

Tam bu sirada icerden uzakdogulu gay geldi ve ayakta sevismekte olan yasli patron ile karimin yaninda durdu. Gay herif, bozulan makyajini tazelemis, sanki bu sefer biraz daha fazla makyaj yapmis gibiydi. Dudaklari kirmizi rujluydu resmen. Patron uzakdoguluyu kolundan tutup, karimin arkasina dogru cekeledi. Elif, bunun uzerine, istem disi bir onlem olarak, corabini yukari cekti. Aslinda biliyorum ve eminim, mart kedileri gibi kizismisti ve sehvetle sikismek istiyordu. Ama hic tanimadigi heriflerle, butik koselerinde sikismeyi kariyerine yediremiyor, ayni zamanda, sanirim hicte hijyenik bulmuyordu. Daha oncede yaptigi gibi, kendini siktirmeden, adamlarla opusup, sevisip, yarraklarini corabinin uzerinden amina surtturerek, orgam olmak istiyordu. Boylece sikismis kadar olacakti. Iste bu nedenle, karim, bu kalkmis mizraklara karsi kulotlu corabini kalkan olarak kullaniyordu.

Uzakdogulu, karimin arkasina gecince, kasla goz arasinda takim elbisesini cikartip, yildirim hiziyla uzerindekilerden kurtuldu ve cirilciplak kaldi. Uzakdogulu gay’in sikini ilk defa acikca gorebiliyordum. Karimin cok hosuna giden, kalin bir yarragi vardi. Cok uzun sayilmazdi. Ama belki de, az once Nihal’i siktigi icin, daha tam olarak kabarmamisti. Gay herif, karimin arkasinda durdugu icin, Elif bu siki gormedi. Yoksa gay, may dinlemez, uzakdogulu’nun kalin sikinin altina kesin yatardi. Patron amca da, biraz daha yavas tavirlarla, uzerindekileri cikardi. O da aynen, cirilciplak kaldi. Herifin saklamaya calistigi gobegi de ortaya cikmisti. Karim, arkasinda uzakdogulu gay, onunde yasli patron, iki cirilciplak adamin arasinda kalivermisti. Aşırı tahrik edici bir goruntuydu. Ahlaksiz karim, iki ciplak erkegin arasinda, sanki onunden, arkasindan pres yapiliyormus gibi, kivranip duruyordu. Uzerinde kalan, varla yok arasi, ince corabi ve bantli ayakkabilari ile, aslinda, o da cirilciplak gibiydi. Uzakdogulu, arkadan, karimin hassas yerlerinden biri olan omuz baslarini opup, yalamaya basladi. Karim sehvetle urperiyor, vucudu titriyordu. Sonra, kulak memelerini agzina alip, zevkle emdi. Bunun uzerine, karim basini cevirip, tutkuyla, makyajli gay’in, rujlu, yumusak dudaklarina, bir kadinla opusur gibi, yapisti. Herif, ohlaya, ohlaya, karimin kalcalarina arkadan iyice yaslanip, gidip gelmeye basladi. Belli ki, sikini karimin apus arasina sikistirmis, amina surtturrerek gidip geliyordu. Karimin onunde duran ihtiyar da, o anda, arkasindaki gay ile dudaklari, dilleri birbirine karismis olan karimin basini eliyle kendisine dogru cevirip, dudaklarina yumuldu. Karim, ayni zamanda, herifin, ereksiyon hapinin etkisiyle, dimdik ve tas gibi olmus yarragini eline almis, bastan cikartici bir sekilde sivazliyordu. Yasli patronun dikilmis sikini, hafif zorlanarak, aminin hizasina indirip, onu da bacaklarinin arasina aldi. Hepsi azginca tahrik olmus, uc vucut tamamen birlesmis, ayakta, belli bir ritm icinde, ileri geri, gidip geliyorlardi. Bu arada, karim basini arkaya ceviriyor, uzakdogulu ile opusuyor, one ceviriyor, patronla opusuyordu. Bir ara, ortalarda bir yerde, ucunun dudaklari bulustu. Dilleri disarida, adeda birbirlerini yalayip, yutacak gibi, ucu birden, deliler gibi opusuyorlar, birbirlerinin dillerini, dudaklarini emiyorlardi. Kimin dili, dudaklari, kimin agzinin icinde belli degildi. Karim, bir ara basini yana dogru cevirince, uzakdogulu gay ile bizim ihtiyarin, ayni sehvetle opusmeye devam ettiklerini gordum. Sevgili karim, gozleri kapali, iki herifin arasinda, heriflerin yarraklarini amcigina surtturrerek, kendini ileri geri hareket ettiriyordu. O kadar kendinden gecmisti ki, hemen dibinde, yasli patronun, uzakdogulu gay ile opusmesi umurunda bile degildi. Bu arada, bu üçlü, ayakta dans eder gibi, ihtirasla sevisirlerken, kabinlerin arkasindan, ortaya cikmislar ve artik aynalara gerek kalmadan, benim gorus menzilime girmislerdi. Karim, gozleri yari kapali, inliyormus gibi, “sevgilim, bu corap varla yok arasi bir sey. Zaten bunlarin ve benim sivilarimdan, apus aram sirilsiklam oldu. Iki herifin sikini de, tam oramda, olanca ciplakligi ile hissediyorum. Zevkten kudurucam valla” diye, bir ara bana donup, Turkce laf atti. Ve devam etti, “bunlar siklerini benim amima surtturuyorlar. Ama, hem de birbirlerine surtturuyor ve zevk aliyorlar, biliyorum. Dusundukce sehvetten icim eriyor” dedi ve kisik kisik ohhlar cekerek, titreyerek bir kez daha bosaldi. Bosalinca, uzakdogulu ile yasli adamin arasindan cekilip, koltuga oturdu.

Uzakdogulunun vucudu, sevgili karima yasliyken tam olarak farkedememistim ama, simdi Elif oturunca net olarak gorebildim! Herifin, fazla iri olmasa da, kadin gibi gogusleri vardi. Beli kalindi, ama kalcalari kadin kalcasi gibi gayet guzel, yuvarlak ve bicimliydi. Butun vucudunda hic tuy yoktu. Anlasilan, bu herif hormon tedavisi falan goruyordu. Ve besbelli ki, yasli patronun butikteki sevgilisiydi. Simdi, iki adam,ya da ihtiyarla gay opusmeye baslamislardi. Elif, az onceki zevk saganagi icinde fark etmedigi bu sahneleri, simdi saskinlikla seyrediyor, bu gorduklerinden tahrik olmus, bir yandan, yine orasi ile oynuyordu. Uzakdogulunun kalin yarragini gorunce kendinden gecti. Herifler, opusurken birbirlerine iyice sokulduklari icin, kalkmis olan sikleri birbirine surtunup duruyordu. Galiba, zaten bunu ozellikle yapip, siklerini birbirine surtturuyorlar ve bundan zevk aliyorlardi. Bir ara, patron, bizim hanima yaptigi gibi, hafifce egilip, uzakdogulunun yeni gelisen goguslerini uzun uzun emdi, yaladi. Gay herifin, bundan muthis bir zevk aldigi belliydi.

Yasli amca, bizim hanimin, koltukta amini oksadigini gorunce, elinden tutarak, yerinden soyle bir dogrulttu ve uzakdoguluyu hafifce iterek, koltuga oturttu. Amaci, bizim hanimi yine azdirip, bir turlu yumusamayan, dimdik yarraginin hakkini vermekti. Elif, adamin bu israrli tutumunu protesto eder gibi, sanki cok dogal bir sey yapiyormuscasina, kendiliginden uzakdogulunun kucagina oturuverdi. Uzakdogulunun kucagina oturmasinin bir nedeni de, gay herifin kalin yarragini, bir kere daha amciginin altinda hissetmekti. Simdi yuzunu cevirmis, uzakdogulu gay ile opusuyordu. Derken, ayakta duran patron, bunlara iyice yaklasti ve adamin kalkik siki, bizim hanim ile uzakdogulunun tam yuz hizasina geldi. Karim, gozunun onunde dimdik ve tas gibi yarragi gorunce, once kafasini kaldirip, ihtiyarin yuzune soyle bir bakti. Sonra da, “seni gidi yasli moruk. Hadi bak, bu iyiligimi de unutma” der gibi, basladi herifin sikini yalamaya. Giderek kendini kaptirdi. Once basini agzina aliyor, agzinin icinde diliyle yaliyordu. Sonra agzindan cikartip, butun yarragi, tapinir gibi, asagi yukari yaliyor, opuyordu. Ve sonra yine basina gelip, etrafinda daireler cizerek yaliyor, kafasini emiyordu. Tekrar, butun yarragi agzina sokmaya calisiyor, agzini amcigi gibi buzusturerek, herife resmen agzini siktiriyor, herif de, karimin agzinin icine gidip geliyordu. Karim agzini siktirirken, amini siktiriyormus gibi tahrik olmus, azmisti. Yasli patron karimin agzini sikerken kendinden gecmisti. Hapin etkisi ile bosalmadan ve yarragi sertligini kaybetmeden dayaniyordu. Bu manzarayi, agzindan neredeyse salyalar akarak seyreden uzakdogulu gay, sonunda dayanamayip, karimla birlikte patronunun yarragini yalamaya basladi. Simdi, karim ve gay, dillerini patronun yarraginin uzerinde dolastirip, bir yandan adamin sikini dondurma yalar gibi yaliyorlar, bir yandan da opusuyorlardi. Bizim hanim, bu gordugu ve yasadigi bastan cikartici olaylardan sonra, beni ve nerede oldugunu tamamen unutmus, gay herifin kucaginda, ahlaksizca ve sehvetle sevisiyordu.

Karim yerinden dogruldu ve uzakdoguluyu da elinden tutup kaldirdi. Sirtustu yere uzanmasini soyledi. Kendisi de, herifin uzerine ters pozisyonda, yuz ustu yerlesti. Ami, altinda, sirtustu yerde yatan gay’in agzinin hizasinda, dizlerinin uzerinde domaldi. Herifin yarragi da, karimin agzinin hizasina geldi. Yani 69 yapacaklardi. Karim, uzakdogulunun kalin yarragina dayanamamis, tadina bakmak istiyordu. Elif, gay herifin kalin yarragina, deyim yerindeyse istahla saldirdi ve inleye inleye somurmaya basladi. Bu arada, uzakdogulu, ince corabinin uzerinden karimin amini emiyordu. Sonra dilini cikartip yalamaya basladi. Elif de, sanki bir sike surtunuyormus gibi, herifin diline amcigini surte surte gidip gelmeye basladi.

Karimin arkasi bana donuktu. Domalmis pozisyonda, muhtesem genis kalcalari, fena halde “gel beni sik” diyorlardi. Bizim moruk da, karimin gotunun tepesine dikilmis, yarragini sivazliyordu. Tam ben niyeti bozmus, karimi sikmek uzere hareketlenecekken, ihtiyar arkasindan egilip, karimin kulagina birseyler fisildamaya, ensesini, omuzlarini opmeye basladi. Sanki, hem sevisip, hem de birseylerin pazarligini yapar gibiydiler. Fisildadiklari icin, oturdugum yerden ne dediklerini tam anlamiyordum. Derken, patron, gay herifin agzinin uzerinde domalmis bir halde duran karimin arkasina gecti. Elifin corabini, usulca, ami ortaya cikana kadar, kasiklarina dogru siyirdi. Sevgili karimin, sehvetten ve uzakdogulunun yalamasindan sirilsiklam olmus amina, ihtiyar, yarragini hic zorlamadan soktu. Karim, neredeyse ciglik atarak, tas gibi kaskati yarragini icine ala ala, yasli adamin onunde, isterik bir tutkuyla ileri geri gidip geliyordu. Adamin haraket etmesine gerek kalmamisti. Karim, bu kadar tahrik olduktan, kizistiktan, ve amini yalatip, yarraklari surtturup, 3 kere orgazm olduktan sonra, nihayet, dayanamamis kendisini siktiriyordu. Beni kesinlikle umursamiyordu. Bu arada, patronun karimi sikerken sallanan tasaklari, altta, karimin amini yalamaya devam eden uzakdogulunun yuzune carpiyordu. Uzakdogulu gay, bu firsati da kacirmadi ve patronunun tasaklarini, sanki afiyetle yiyecekmis gibi, agzina alip emip yalamaya basladi. Bir kac kere, ihtiyarin tas gibi yarragini, eliyle karimin amcigindan cikartip, daha da sertlessin diye agziyla emdi ve yine ozenle karimin amina yerlestirdi. Elif, bir ara yavasladi ve kucuk hareketlerle gidip gelmeye basladi. Yasli adam, bir ara bana donup, hic beklemedigim bir anda, “karin muhtesem sikisiyor” diye sozum ona iltifat etti. “ Karin, su anda amiyla, sikimi mengene gibi sıkıp duruyor. Dayanamayacagim, icine bosaliyorum.” diyip, sanki kukrer gibi bosaldi. Karim, domalmis bir vaziyette azginca sikisirken, altinda yatan uzakdogulu gay’in yarragina gereken ilgiyi gosterememisti. Herifi hala bosaltamamisti. Yasli adam karimin icine bosalmasina ragmen, karim hala adamin onunde, ileri geri, gidip geliyordu. Aminda herifin yarragi, bir eliyle de klitorisini oksarken, titreyerek, dorduncu kez bosaldi ve adamin onunden ayaga kalkip, eliyle orasini tutarak, kosa kosa tuvalate gitti. Gay, bosalamadan kalmis, sirtustu yerde yatiyordu..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Patronun kürt karısı Fehime ablayı şoföre verirken

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Anibutler

Patronun kürt karısı Fehime ablayı şoföre verirken
Anlatacağım olay çocukluk yıllarımın geçtiği Adana’da benim başımdan geçmiş olmasa da tesadüf eseri tanık olduğum ilginç bir anımdır.

O zamanlar orta okula gidiyordum. Okul yaz tatiline girince babam boş gezip sağda solda serserilik yapacağına okul harçlığını çıkarsın diye iki sokak ötedeki toptancıda işe soktu.
Toptancı orta büyüklükte bir yerdi, sahibi senenin büyük bir bölümü Irak’ta inşaatlarda çalışarak geçiren birisiydi. O çalışmaya gittiğinde marketi eşi çalıştırıyordu. Adı Fehime idi: orta kilolarda, biraz uzun boylu ve esmer tenli, ilk görüşte herkesin dikkatini çekecek bir fiziğe vücuda sahipti. Mahallede elbette güzel kadınlar vardı fakat Fehime ablanın ayrı bir seksiliği vardı.

Fehime abla: 39 yaşlarında, iki çocuk sahibiydi, büyük çocuğu şehir dışında ünv. okuyordu. Kendisi aslen Şırnaklıydı, üstte kaynanası ve kayınları alt katta kendileri oturuyordu. Şivesinden dolayı kırık ve yarım yamalak Türkçe konuşuyordu. Daha önce sadece ev kadınlığı yapmış olmasına rağmen kısa zaman içinde iş yerini çekip çevirecek kadar kabiliyetli biriydi.

Benim iş hakkında fazla bilgim olmadığı için daha çok paspas at, kolileri diz ve malları arabaya yükle gibi ayak işlerini yapıyordum. En çokta yeri sürmeyi ve paspası iple çekiyordum. Fehime abla, hesap yaparken çaktırmadan tüm vücudunu süzüyordum.
Fehime abla, çoğu zaman koltuğa oturmadan domalır vaziyette, bir yanda hesap makinesi diğer yanda defter alıp harıl harıl bir şeyler hesaplıyordu. Hafif esmer teni ve kapkara gözleri ile adeta manken gibiydi. Başına taktığı tülbent: Kürt kadınlarının taktığı, türbana benzeyen siyah, saydam ve kenarları altın rengi işlemeli baş örtüsünü tam olarak başına sarmaz uçları beline ve masaya değecek şekilde rahat takardı. Göğüsleri fit vücuduna rağmen hafif iri ve top gibi yuvarlaktı. Giydiği dar gömleğin düğmelerini adeta patlatacak gibi sıkıyordu. Çevreden dolayı kısa etek giyemezdi onun yerine ayak bileklerine kadar inen kot yada kumaş etek giyerdi, eteği uzun olduğu kadar kalçalarını sıkacak kadar dardı, öylesine sıkı giyerdi ki dikkatli baktığınız zaman altında giydiği külotun en İnce ayrıntısını kadar belli oluyordu.
En çokta, sahip olduğu düzgün fiziğinin altına giydiği topuklu ayakkabılarla sosyetik yürüyeceğim diye kalçalarını sağa sola yatırması daha çok hoşuma gidiyordu. Kapıya doğru yürüdüğü zaman topuklulardan çıkan sesler dükkanı içinde yankılanıyordu. Bir çok kez bir şeyler indirirken müşterinin her tarafını gözü ile yiyecek gibi süzdüğüne şahit oldum. Kocası en fazla bir kaç ay kalırdı, para hastasının tekiydi, buradaki işlerini halleder etmez hemen geri çalışmaya kaçardı.

Gel zaman git zaman, işi iyi kötü kavramıştım, ilk başlarda zorlandığım bir çok işi artık rahatlıkla yapıyordum. müşteriye bakıyor etrafı toparlıyordum, yine de iş yorucu değil desem yalan olurdu, özelikle arka taraftaki depo düzenlemek malları arabaya yüklemek neredeyse tüm günümü alıyordu.
Arka kapıdan depoya mallar gelir ve istif edilirdi. En çokta dükkanın şoförü Murat ile iyi geçiriyordum, kendisi tam bir İstanbul piçiydi: ağzı iyi laf yapıyor ve pazarlama gücü kuvvetli, yapılı, uzun boylu ve yakışıklı birisiydi. Ürünleri Murat getirip götürdüğü için en çok yüz göz olduğumuz kişide oydu. Özelikle patronun karısı ile araları iyiydi. Fehime abla, sık sık Murat ile şakalaşır ve dalaşırdı, Murat’a bir kaç Kürtçe kelime bile öğretmişti, ‘ Bi xer hatin’ (hoş geldin), oxhir ve (güle güle). Hatta Fehime abla, aralarında dokuz yaş olmasına rağmen ileri giderek, kızdığı zaman sikerim seni anlamına gelen ‘ ez tennım’ kelimesini Murat’a karşı sık sık kullanıyordu. Murat’ta patronu ve yaşça büyük bir ablası olmasına veriyor diye düşündüm gülüp geçiyordu.

Pazar günleri tek dinlenebildiğim gündü, o gün de ailem pikniğe gidecekti, benimde gelmemi istediler fakat pazartesi işler yoğun olacağı için uzanıp dinlenmek istedim. Akşam beş gibi uyandım bizimkiler daha gelmemişti, o dakikadan sonrada uyku tutmadı. Ne yapacağım derken aklıma pazartesi gününün ne kadar yoğun olacağı geldi, dükkanın anahtarı bende olduğu için en azından yarınki işleri hafifletirim diye iş yerine doğru yola koyuldum.

O gün mallar gelmeyecek olmasına rağmen dükkanın arka kapısı açılmıştı. Biraz daha yaklaştığımda şoför Murat’ın arabasını biraz uzağa park edilmiş olarak gördüm, sonuçta tanıyorlar misafirliğe gelmiştir diye düşündüm fakat neden buraya değilde uzağa park etmiş, Etrafta bir gariplik vardı. Kapıyı hafifçe iteklediğimde kilitli olduğunu fark ettim.
Kapıyı açıp içeri girildiğim anda Fehime’nin sesi ve yanında başka bir erkeğin sesi de geliyordu. Bir kaç adım attıktan sonra ne göreyim: Bizim patronun karısı Fehime abla, elleri ile Murat’ın bacaklarını iyice kavramış sikini yalıyordu. Şaşkınlıktan neredeyse küçük dilimi yutacaktım, gördüğüm duruma mı şaşırmayım yoksa Fehime ablanın tıpkı porno yıldızları gibi sakso çekişine mi? Hem de ne sakso, adamın sikini koparacak gibi büyük bir iştahla yalıyordu.

Hızlıca görünmeden uygun bir yere geçtim ve önümdeki manzarayı izlemeye başladım. Fehime ablayı her ne kadar seksi bulmuş olsam da: daha çok kocasına sadık bir eş, bir ev kadını ve iffetli bir kadın olarak biliyordum. Sanki o mahallenin yardım sever ve namuslu kadını gitmiş yerine, yakaladığı genç adamın sikini koparırcasına yalayan birisi gelmişti.
Fehime abla, eteğini baldırlarının arasına sıkıştırmış, çalışmanın getirdiği sıkı vücudu ile eğilmiş, bacaklarındaki ve baldırlarındaki kaslar terden tüm vücuduna yapışmıştı. Murat’ın boyundan ve cüssesinden az çok nasıl bir nasıl sike sahip olduğunu kestirilebilirdi fakat bu kadar büyük olacağını ben bile tahmin edememiştim.

Fehime abla, Murat’ın uzun sikini ancak bir kısmını yutabiliyordu, çok büyük kısmı hâlâ dışarıda kalmasına rağmen kusacak gibi oluyor ve boğazından gelen cop diye bir ses ile gözündeki yaşla boğazından çıkartıyordu.
Fehime abla, bir elini Murat’ın bacağından destek alarak dururken, diğer ile Murat’ın tişörtünü yukarıda tutmuyordu. Durduğum yerde her şey net olarak görülüyordu. Fehime, önündeki yarısına kadar tükürük ile ıslanmış siki sallanırken ağzı ile yakalanmaya çalışıyor, denk gelmediği anda dili ile durdurup yeniden dudakları arasında adeta ezerek emiyordu, her ağzı boş kalışında zevkten dört köşe olan Murat’a kırık ve eksik Türkçesi ile bir şeyler söylüyordu, ben ise hemen biraz ötelerinde ayaklarımın uyuşmasına ve karıncalanmasına rağmen önümdeki manzaradan bir an olsun gözlerimi ayırmıyordum.
Murat, artık daha fazla dayanamayacak hale gelmişti. Ellerini Fehime’nin göğüslerinden çekip entari şeklindeki elbiseyi soymaya çalıştı fakat Fehime henüz sik boğazının derinine yeni girmişti ki huzursuz bir ses çıkarırdı, “ kafayı mı yedin, kaynanam her an aşağıya iner” dedikten sonra toparlanmaya başlıdı. Murat, Fehime’nin ellerinden tutarak yalvarır gözlerle baktı “ beş dakika daha” dedi. Fehime, ısrara daha fazla dayanamadı ve “sadece beş dakika ama daha fazla yok” diyerek yalamaya devam etti.

Fakat Murat bu defa beni daha fazla şaşırtarak metot değiştirmişti. Fehime’nin saçlarını topuz yaptığı yer, siyah renkli ve şeffaf olan tülbendinin içinden belli oluyordu. Murat, bir eli ile Fehime’nin topuz yaptığı yerden tuttuktan sonra diğer eli ile hemen topuzun altından, ensesinden destek alarak Fehime’nin boğazının yarasına kadar girip çıkacak şekilde hızlı bir şekilde sokup çıkartıyordu. İşte o an dedim ki bu şerefsiz işini çok iyi biliyor.
Fehime, boğazından çıkan siki her alışında gözleri kan çanağına dönüyor, deponun içinde yankılanan ‘ gulup gulup’ diye sesler ve kocaman sikin her çıkışında ‘cop’ sesleri yanıma kadar geliyordu. Murat’ın hal ve hareketlerinden kadınlarla ilgili bir geçmişi olduğunu bilmiyordum bazende övünen övüne anlatıyordu fakat bu gördüğüm çok farklı bir şeydi. Murat, yıllarını ailesine, çocuklarına ve işine vermiş olgun kürt kadının ağzını adeta nefessiz bırakarak kendine has teknikler ile deliller gibi sikiyordu.

Murat en sonunda dayanamadı ve hırıltılar çıkararak Fehime ablanın dışarıya sarkan göğüslerine boşaldı. Onlar üstlerini değiştirirken, ben ise hızlı hızlı atan kalbim ile sıvışmaya başladım. Murat’ın haftaya yapalım diye tekrar yalvarıyordu, Fehime’nin” haftaya kaynanam misafirliğe gidiyor, o zaman olur dediğini duydum. Kapıyı yavaşça kapattıktan sonra kilitledim ve gördüğüm şeylerin heyecanı ile eve doğu yola koyuldum.

O gün gördüklerim ve daha sonrada göreceklerim şeyler zihnimde büyük yer edinmişti, devamını da araya sıkıştırabilirsem en kısa zamanda en azından hatırladıklarımı yazmaya çalışacağım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Köyümüzün Amcıkları, İzmirin Amcıkları… (7)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

Köyümüzün Amcıkları, İzmirin Amcıkları… (7)
Evden çıkmadan önce birşeyler atıştırdım, kahvaltıyla duruyordum. Vedat Selim’in yanına gideceğini söylemişti. Karnımı doyurduktan sonra atladım arabaya Selim’lere gittim. Fakat Selim’in annesi, biraz önce Vedat’ın motoruyla gittiklerini, nereye gittiklerini bilmediğini söyledi. “Tamam, ben bulurum onları!” deyip ayrıldım ordan. Gidebilecekleri birkaç yer vardı. Sırayla takılabilecekleri yerlere baktım, yoktular. En son, dere kenarına bakmak geldi aklıma. Esk**en oraya balık tutmaya, yüzmeye, sigara, şarap içmeye giderdik. Bazen de 31 çekerdik orada. Söğüt ağaçlarının gizlediği, pek kimsenin bilmediği ve uğramadığı yerler vardı dere kenarında.

Uzaktan, bir ağacın altında Vedat’ın motorunu görünce durdum. Araba girmiyordu oraya, arabayı kilitleyip yürüyerek gittim motorun yanına. Fakat kimseyi göremedim. Yukardan dereye paralel biraz yürüdüm. Sonunda aşağıda dere kenarında elbiselerini gördüm. Balık tutmaya gelselerdi Selim’in annesi mutlaka söylerdi. Ohalde ya yüzüyorlardı, yada sikişiyorlardı! Ses çıkarmadan biraz daha ilerledim. İnleme sesleri gelmeye başladı. Biraz daha yürüdüm ve tahmin ettiğim gibi, aşağıda dere kenarında sikişiyorlardı! Selim Vedat’ı domaltmış, arkadan götüne pompalıyordu. Vedat da karı gibi inliyordu yarağı yerken.

Yukardan birkaç resim çektim ve sessizce izlemeye devam ettim. Benim asla erkeklerle işim olmaz, ama onları izlerken yarağım kazık gibi oldu. Yaklaşık 10 dakikadır sürüyordu pompalaması. Selim sonunda böğürerek Vedat’ın götüne boşaldı. İçinde biraz durup çıktı. Sonra da yarağını derede yıkadı. Ben sikişmeleri bitti diye tahmin etmiştim, ama şimdi de Selim domaldı ve 15-20 dakika da Vedat Selim’in götünü sikti. O arada ben yine birkaç resim çektim. Vedat’ın da boşalıp yarağını yıkamasını bekledim. Sonra da, “Napıyorsunuz lan ibneler, birbirinizi mi sikiyorsunuz?” diye seslenerek aşağı indim. Beni görünce şaşırdılar, Vedat hemen, “Düşündüğün gibi değil valla, yüzmeye geldik!” dedi. Selim de onu onayladı.

“Siktirin amına koduğumun ibneleri, yukardan yarım saatir sizi izliyordum!” deyince, ikisi de Dut yemiş Bülbül gibi sustu. “Merak etmeyin, gördüğümü kimseye söylemem! Ama buna karşın siz de bana kıyak yapacaksınız!” dedim. Vedat, “Ne kıyağı? Sen de mi göt sikmek istiyorsun?” diye sordu. “Yok lan, siz birbirinizi istediğiniz gibi sikin! Ben amcık sikmek istiyorum!” dedim ve elbiselerini verdim ellerine. Aceleyle giyindiler. Çıktık yukarıya motorun yanına. Bunlara birer sigara ikram ettim. Ağacın gölgesine oturduk. Sigaralarımızı içerken, “Ee, sayın bakayım köydeki sikişen karıları!” dedim. Önce, “Biz nerden bilelim…” dediler, ama sonra tek tek anlattılar kimlerin kimlerle sikiştiğini. Hayret ettim, hayatta aklımın ucundan bile geçmeyecek karılar kızlar vardı saydıkları arasında. En çok övdükleri de Kahveci Memduh’un kızı Hatice idi. Selim’in anlattığına göre, kız resmen yarak hastasıymış ve günde 5 vakit yarak yese doymak bilmiyormuş.

“Ozaman ilk önce onu sikmek istiyorum!” dedim. Selim, “O iş çok basit!” dedi ve saatine bakıp, “İstersen şimdi gidelim, sik! Bu saate kardeşi Nihat’la birlikte Yukarı Öz’de koyun otlatıyorlardır!” diye ekledi. “Kardeşi ordaysa nasıl olacak bu iş?” dedim. Birbirilerine bakıp gülüştüler ve Selim, “Hatice’yi bizim arkadaşlar sikiyor, Nihat’ı da biz sikiyoruz!” dedi. Çok ilginç geldi bana, “Tamam ozaman, hadi gidelim!” dedim, ayaklandık. Arabayla gideceğimizi sanmıştım, ama Yukarı Öz’e araba çıkmıyormuş. Mecburen motora üç kişi binmek zorunda kaldık. Motoru Vedat süreceğinden, arkasına Selim bindi, ben de Selim’in arkasına bindim. Üç kişi zor sığmıştık Vedat’ın eski Java’sına. Düşmemek için Selim’e iyice yapışmıştım. İbne Selim de fırsatı değerlendirip, götünü yarağıma iyice bastırıyordu.

Yukarı Öz’e varıp, otlayan koyunları görünce indik motordan. Selim iki kere uzun ıslık çaldı ve “Nihaaat!” diye seslendi. Nihat az ilerde bir ağacın altında yatıyormuş, kalktı geldi yanımıza. 16-17 yaşlarında, çelimsiz biriydi Nihat. Selamlaştıktan sonra, Selim, “Bacın nerde, yok mu bugün?” diye sordu. Nihat da, “Var, aşağıda Çıtlık topluyor. Hayırdır, gidip çağırayım mı?” dedi. Selim, “Yok biz gideriz yanına… Harun bacınla görüşmek istiyor da…” dedi. Nihat, “Haa, tamam!” deyip, bana şöyle bir baktı ve bacısının olduğu yeri tarif etti. Vedat’la Nihat orda kaldılar, Selim’le birlikte gittik ve bulduk Hatice’yi.

Hatice çömelmiş Çıtlık topluyordu. Çömeldiğinden şalvarının arkası aşağı doğru kasılmış, beli biraz açılmıştı. O açıklıktan beyaz külodunun çok az bir kısmı görünüyordu. Kızda kamyon tekeri gibi göt vardı. Selim, “Hatice kız!” diye seslenince, Hatice kafasını çevirip baktı. Bize gülümseyerek ayağa kalktı, ellerini şalvarına sildi ve önce şalvarının arkasını, sonra da başörtüsünü düzeltti. Beni baştan aşağıya şöyle bir inceledikten sonra, elini bir kere daha şalvarına silip, tokalaşmak için elini uzattı. Gözleri parlıyordu. Sanki ne için geldiğimi biliyor gibi bakıyordu bana. O sırada Selim çıkarıp 50 Lira verdi Hatice’ye ve kulağına birşeyler fısıldadı. Sonra da bana, “Ben Vedat’la Nihat’ın yanına gidiyorum! Size kolay gelsin!” deyip uzaklaştı yanımızdan. Selim’in kıza para vermesine şaşırmıştım.

Selim gidince, Hatice gülümseyerek, “Gel benimle!” deyip, elimden tuttu ve az ilerde büyükçe bir Söğüt ağacının arkasına götürdü beni. Kızın yüzünden gülümseme hiç eksik olmuyordu, çok neşeli bir kızdı. Ağacın altına serilmiş eski bir kilim ve yanında da bir Desti su ile, içinde azık olduğunu düşündüğüm bir Heybe vardı. Kilimin üstüne oturmamızla, beni sırtüstü yatırıp, benimle öpüşmeye başlaması bir oldu. Okadar istekli ve güzel öpüşüyordu ki, sanki karşımda bir köylü kızı değil de, İzmir’in kaşarlarından biri vardı. Hatice öpüşürken, bir yandan da fermuarımı indirmiş, kemerimi çözmeye çalışıyordu. Bir an için kendimi ‘İlk kez Milli olacakmışım’ gibi hissettim. Şu ana kadar siktiğim kızların hepsi, kendilerini bana Pasif bir şekilde bırakırlarken, Hatice’nin davranışları çok Aktifti. Galiba insiyatifi ele almayı çok seviyordu. Bu da onun, gerçekten çok azgın bir kız olduğunu gösteriyordu.

Benim birşey yapmama gerek kalmadan Hatice pantolonumu dizlerime kadar sıyırdı. Sonra ayakkabılarımı çıkarıp, paçalarımdan çekerek pantolonumu da çıkardı. Şimdi gömleğim, çoraplarım ve Boxerimle kalmıştım. Hatice de şalvarını ve külodunu çıkardı sadece. Gerçekten çok büyük götü vardı, fakat teni pürüzsüz ve bembeyazdı. Amındaki kıllar ise birkaç gün önce traş edilmiş olmalıydı. Sonra gülümseyerek eğilip, Boxerimi çıkardı. Ama bir sorun vardı. Dişi Sinek bile görsem anında kalkan yarağım, nedense kalkmamıştı. Böyle birşey Nurcan’la oteldeyken de başıma gelmişti, ama ozaman kalkmamasının sebebi, Jürgen piçine kafam takıldığı içindi.

Hatice inik yarağımı ve taşaklarımı avuçlamış, okşuyordu. Benim ufaklıkta yine hareket yoktu. Anlamıyordum, nasıl olabilirdi böyle birşey. Hatice ise halen ilk anki gibi gülümsüyordu. Belki de benim ‘Sorunum’ gibi sorunu olan birçok erkek görmüştü şimdiye kadar ve bu duruma alışıktı. Ama ben alışık değildim ve böyle birşey olmamalıydı bende. Ya Hatice sonra bunu Selim’e ve Vedat’a anlatırsa, ozaman onların dilinden hayatta kurtulamazdım. Belki de karşımda Aktif bir karı varken kalkmıyordu yarağım. İnsiyatifi kendi elime almaya karar verdim. Ve doğrulup Haticey’i yatırdım sırt üstü. Dudaklarına yumuldum, rahat bir 5-10 dakika öpüştük. Bluzunu yukarı sıyırıp, götü gibi büyük göğüslerini sutyeninden çıkardım. Ve öpüp, yalamaya, emmeye başladım. Nekadar emdiysem de göğüsuçları ağzıma gelmemişti. Oysa göğüsuçlarını ısırmak istiyordum. Parmaklarımla göğüsuçlarını bulmaya çalıştığımda, Hatice, “Boşuna uğraşma, benim göğüsuçlarım içe çökük!” dedi. Bu sefer yüzündeki gülümseme kaybolmuştu. Utanmıştı kızcağız.

Böyle birşeyi ilk defa duyuyordum. Ama kızı daha fazla utandırmak istemedim ve göğüsleriyle ilgilenmeyi bırakıp göbeğine geçtim. Göbeğini öpüp yalarken, elimi de amına attım, etli am dudaklarını okşuyordum. Sonra amına yumuldum ve yalamaya başladım. Ben daha dilimi değdirmeden amı sulanmıştı. Biraz yalayıp, aynı zamanda da klitorisini de okşayınca, Hatice inlemeye ve kıvranmaya başladı. İşte olay buydu, karı benimle değil, benim karıyla oynamam gerekiyormuş. Yarağım şimdi sertleşmiş, kazık gibi olmuştu. Doğruldum ve Hatice’nin göğüs hizasına oturdum, yarağımı yalamasını istiyordum. Hatice yarağımın kalkık olduğunu görünce sevinçten ağzı kulaklarına varmıştı. Hemen yarağımın başını ağzına aldı ve yalayıp emmeye başladı. Çok istekli somuruyor ve çokta zevk alıyordu bunu yaparken.

Yarağımı biraz yalattıktan sonra kızın göğüslerinden kalktım. Onu domaltıp sikecektim, “Domalsana!” dedim. Hatice kıvrak bir hareketle doğruldu ve “Sonra domalırım, önce sen yat aşağı!” deyip omuzlarımdan beni kilimin üzerine bastırmaya başladı. Kız yine insiyatifi ele almak istiyordu anlaşılan. Sırtüstü uzandım. Hatice eğilip yarağımı bir süre daha yaladı, emdi. Sonra da üzerime çıktı, çömelerek yarağımı tutup amının girişine yerleştirdi ve yavaşça üzerime oturdu. Yarağım dibine kadar amına girince de hafif hafif ileri geri salınmaya başladı. Kalkıp oturmuyordu, yani zıplamıyordu, sadece hafif hafif ileri geri salınıyordu. Bunu yaparken alt dudağını ısırıyor ve gözlerime bakıyordu. Sonra bana doğru eğildi iyice, yarağım halen amındaydı, dudak dudağa gelmiştik. Öpüşürken de salınmaya devam ediyordu. Ve çok geçmeden, ağlar gibi sesler çıkararak orgazm oldu.

Amının sularının aktığını hissedebiliyordum. Hayret etmiştim, yarağım amındayken ve benim hiç pompalamama gerek kalmadan, kız kendi kendini orgazm etmişti. Öpüşmeye devam ederken burnundan soluyordu. Dudaklarımı dudaklarından kurtarıp, “Kalk, domal şimdi!” dedim. Hemen kalktı ve dizlerinin üzerinde dörtayak oldu. Ben de doğrulup arkasına geçtim ve yarağımı vıcık vıcık olmuş amına kökleyip, pompalamaya başladım. Vurdura vurdura amına pompaladıkça, kocaman götünün yanakları da Sütlaç gibi bıngıl bıngıl titriyordu. Bir ara amına girip çıkmayı yavaşlattığımda, Hatice kendini geriye ittirmeye başladı. Yavaşlamamı istemiyordu anlaşılan. Ben de yeniden hızlandım. Sertçe ve hızlı hızlı pompalıyordum.

5-10 dakika pompaladıktan sonra, Hatice yine Enik gibi inlemeye, ağlar gibi sesler çıkarmaya başladı. Yeniden orgazm oluyordu. O da şimdi kendini hızlı hızlı ileriye ve geriye doğru ittiriyordu. Sonunda kendini olanca gücüyle geriye ittirip kaldı ve orgazm oldu. O sırada ben de arkaya düşmemek için ona sarılmak zorunda kaldım. Am kaslarını nasıl sıkıp gevşettiğini hissediyordum. Bir süre öylece ona yapışıp kaldım. Sonra arkasından hafif çekilip, yarağımı çektim çıkardım amından. Ben de boşalmak istiyordum, fakat götüne. Yarağımın başını göt deliğine dayadığımda, Hatice, “Dur öyle değil, yat aşağı!” diyerek doğruldu.

Beni yine sırtüstü uzattı. Hatice busefer yarağımı göt deliğine sokup, üzerime oturdu. Hiç zorlanmadan almıştı götüne, hemde köküne kadar. Ve zıplamaya başladı. Hızlı hızlı zıplıyor, arada sırada durup, götünü değirmen taşı gibi çeviriyor, sonra tekrar oturup kalkarak zıplıyordu. Bu kız götten sikişirken de zevk alıyordu, bu yüzünden belli oluyordu. Ben de artık boşalmak üzereydim. Ama onun da orgazm olmasını istiyordum, onun için elimi klitorisine attım, okşamaya başladım. Şimdi ikimiz de inliyorduk. Ve Hatice bir kez daha orgazm olurken, ben de döllerimi götüne fışkırttım. Biraz öyle kalıp, nefes alışverişimiz normale dönünce kalktı üzerimden. Götünden döllerim akıyordu. Destideki suyla amını götünü yıkadı. Sonra da benim yarağımı yıkadı. Başındaki başörtüsünü çıkarıp, önce yarağımı kuruladı, sonra da amını götünü kuruladı. Ve giyindik. Ayakta bir süre daha öpüştük.

Vedalaşırken Hatice bana, “Çok güzel sikişiyorsun! Gene gel emi?” dedi. Normalde bu ilk cümleyi hep ben siktiğim kızlara söylerdim. Elimde olmadan durumun garipliğine güldüm ve “Tamam, gelirim!” dedim, ayrıldım yanından ve diğerlerinin yanına doğru yürüdüm.

Onları bıraktığım yere yaklaşınca, ağacın altında sikiştiklerini gördüm. Vedat alta yatmış, Nihat onun üzerine domalmış, 69 olmuşlar birbirlerinin yarağını yalıyorlardı. Selim de Nihat’ın arkasına geçmiş, oğlanın götünü sikiyordu. Yanlarına yaklaşırken telefonumu çıkardım ve birkaç resim çektim. İyice yaklaşıp, “Kolay gelsin, rahatsız olmayın, devam edin!” diyerek birkaç resim daha çektim. Fakat resim çektiğimi görünce hemen toparlandılar, aceleyle giyindiler.

Fazla kalmadık orda, atladık motora, benim arabanın durduğu yere gittik. Resimlerini çekmemden dolayı ağızlarını bıçak açmıyordu. Ayrıca benimle göz göze gelmemeye çalışıyorlardı. Onları bu sıkıntılı durumda fazla bırakmak istemediğim için, “Hatice dediğiniz kadar azgınmış, iliğimi kuruttu orospu!” dedim. Bunun üzerine gerginlikleri biraz azaldı ve Vedat, “Sen yeter ki ağzını sıkı tut, köyde öyle daha ne karılar var, hepsini siktiririz sana!” dedi. Selim de onayladı onu. Onlara, “Merak etmeyin benim ağzım sıkıdır, resimleri de kimseye göstermem!” deyince biraz daha rahatladılar. Ama yine de resimler yüzünden biraz sıkıntıları vardı. Resim konusunun irdelenmesine fırsat vermeden, “Hadi ben gidiyorum, sonra görüşürüz!” deyip vedalaştım onlarla, atladım arabaya. Onları orda bırakıp köye doğru sürdüm arabayı.

Yoldan babamı aradım, halen kahvehanede ise gelip alayım mı diye sormak için. Fakat babam evde olduğunu, birazdan düğün evine gideceğini, eve uğrarsam birlikte gidebileceğimizi söyledi. Direkt eve gittim. Babamla biraz sohbet ettik. Almancı Ramazan çavuşun kendisiyle konuşmak istediğini söyledim. “Hayırdır, benimle ne konuşacakmış Dürzü?” dedi. “Bilmiyorum!” dedim, Nurcan’dan da hiç bahsetmedim. Birlikte düğün evine gittik.

Düğün evinin avlusu yine kalabalıktı. Yine erkekler bir tarafta oturuyorlar, kadınlar içeride idiler. Avluda büyük bakır kazanlarla yemek kaynatıyorlardı. Erkeklere yemek servisini gençler yaparken, kızlar da kadınların olduğu bölüme götürüyorlardı yemekleri. Babamla birlikte diğer erkekleri selamladıktan sonra, amcalarımın oturduğu masaya sandalye çektik ve oturduk. Yemeğin yanında amcamlar bana da Rakı ikram ettiler, ama ben içki içmediğimi söyledim. Ekolu müzik eşliğinde yemek yeyip, sohbet muhabbet ederken, Ramazan çavuşun arabası geldi durdu avlunun girişine. Ve ailece indiler arabadan.

Ramazan çavuş takım elbise giymişti. Karısında busefer, yine pahalı, fakat kendisine yine hiç yakışmayan bir Döpiyes vardı, başında da yine ipek bir eşarp. Nurcan ise vücuduna sımsıkı yapışmış siyah bir gece kıyafeti giymişti, ayağında da yüksek topuklular vardı. Zaten sexy bir kızdı, ama şimdi bu haliyle çok daha sexy olmuştu. Gözümü alamıyordum Nurcan’dan. Ama o arabadan indiğinden itibaren başını öne eğmiş, kimseye bakmıyordu. Anne kız kol kola girip, direkt kadınların olduğu bölüme içeriye geçtiler. Ramazan çavuş ise, “Merhaba ağalar!” diye avludaki erkeklerin hepsine toptan selam verip, doğruca bizim masaya geldi. Amcamlarla ve babamla tokalaşıp, bana yine, “Öp bakayım kerata!” diyerek elini uzattı. Kalkıp elini öptüm ve oturması için sandalyemi verdim. Ortalıkta gezinen çocukların birine söyleyip, kendime yeni bir sandalye getirttim.

Ramazan çavuş daha oturur oturmaz, “Yaa bu nedir böyle Haremlik Selamlık gibi? Gavurların karıları erkeklerle birlikte Uzaya gidiyor, bizim halimize bak, insan düğünde bile karısıyla kızıyla aynı masada oturamıyor! Alamanyada böyle şeyleri asla göremezsin Azizim!” diye ukelalık etmeye başladı. O anda ona söyleyecek çok şeyim vardı, ağzının payını vermek isterdim, ama sesimi çıkarmadım. Babam da gülerek, “Ramazan çavuuuşşş, ne çabuk unuttun köyün adetlerini! Burası köylük yer, sen İzmir’e, İstanbul’a, Ankara’ya, Antalya’ya git bakalım, Almanya’dan eksiği yok, fazlası var!” dedi. Ramazan çavuş biraz bozulmuştu, “Hani yav, yiyecek içecek birşeyler yok mu bize?” diyerek konuyu değiştirdi. Hemen ona da yemek geldi, Rakı doldurdular. Yemekler yendikten sonra, Rakıyla devam ettiler.

Ben Rakı muhabbetinden sıkıldım kalktım, hala oğullarımın, amca oğullarımın ve arkadaşların olduğu masaya geçtim. Onlarla sohbet ederken, Vedat’la Selim de geldi. Arkadaşlardan biri Vedat’a, “Ramazan çavuşla ailesi sizde kalıyormuş… Lan oğlum nekadar şanslısın, Nurcan ne biçim giyinmiş öyle, evde de mi öyle giyiniyor?” diye sordu. Vedat da, “Höst, ağzını topla Yavşak! Nurcan yengemiz olur, Harun’la konuşuyorlar!” dedi. Ve anında gözler benim üzerime çevrildi, onaylamamı bekliyorlardı. Vedat farkında olmadan beni sıkıntılı bir Kulvara sokmuştu. “Evet konuşuyoruz, ama daha birbirimizi tanımaya çalışıyoruz!” dedim ve müsade isteyip kalktım. Arkadaşlar arasında Nurcan konusunun açılmasına canım sıkılmıştı.

Tekrar babamların masaya döndüğümde de konu aynıydı. Ramazan çavuş babama, benim Nurcan’la gezmeye gittiğimi, konuştuğumuzu anlatıyordu. Galiba kızını övme işini ben masada yokken yapmıştı. Sonunda babama, “Azizim, Nurcan’la Harunu evlendirelim! Çok yakışıyorlar birbirlerine!” dedi. Babam şaşırmıştı, hiç beklemiyordu böyle bir şeyi. Ramazan çavuşa, “Bu şimdi burda, bu curcunada konuşulacak mevzu değil! Sakin bir zamanda ve yerde konuşalım! Hem hanımlarla çocuklar da olsun, mutlaka onların da söyleyecekleri vardır!” dedi. Ramazan çavuş hiç vakit kaybetmek istemiyordu, “Tamam Azizim, ozaman yarın Saat 12:00’de hazır olun, gelip sizi alacağız! Alamanyadan gelirken kaldığımız güzel bir Otel var, köye fazla uzak değil, orda hem konuşuruz, hem de güzel bir öğlen yemeği yeriz!” dedi. Ramazan çavuşun Emrivaki yapmasına babamın da canı sıkılmıştı, ama yine de, “İyi, tamam!” dedi. Ve konu kapandı.

Gece geç vakitte çalgı çengi eğlence bittiğinde, millet evlerine dağıldı. Babam, annem ve bizde yatacak kızlarla, hep beraber eve gittik. Eve giderken babamdan fırça yiyeceğimi düşünmüştüm, ama tek kelime etmedi. Annem de birşey söylemedi. Ama kızların birkaçı bana ters ters bakıyordu. Ters ters bakanların arasında Fidan ve Meryem de vardı. Eve varınca, ben hiç yukarıya çıkmadan, herkese iyi geceler dileyip, bodruma indim. O anda evdeki kızlarla ilgilenecek durumda değildim. Kapıyı kilitleyip, hemen yattım, sağlam bir uykuya ihtiyacım vardı. Nurcan’ı düşünürken uyumuşum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

emlakçı fuat abi..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

emlakçı fuat abi..

vet arkadaşlar karımla maceralarımız başlığı altında üç tane anımızı sizlere anlatmıştım.Şimdi bir tanesini daha anlatıcam.İlk maceramızdaki Kemal in daha sonra bizi Osman la tanıştırdığını anlatmıştım.Osmanla olan tekne turundan sonra Osman sürekli bizi arıyordu ve buluşmak istediğini söylüyordu.Karım Ebru da Osmanın kalın yarağını unutamamıştı ama fırsat bulup Osmanın tekliflerini kabul edemiyorduk.Benim çalıştığım şirket bir ekonomik krize girmişti.Ve yeni atılımlar yapılmazsa şirket batacaktı.Bu yüzden farklı alanlarda girmeye karar verildi.İçlerinde benimde bulunduğum 10 kişi çeşitli eğitimler ve kurslar almak üzere istanbula gönderilecektik ve 3 ay orda kalacaktık.Osmandan bana orda küçük ve ucuz bir ev bulmasını istedim.Hafta içi orda kalırım hafta sonuda bursaya dönerim diyordum.Osman bir ev bulduğunu orya gelmemi söyledi ama ben istanbula gittiğimde Osmanla irtibatım kesildi ulaşamıyordum bir türli sonradan öğrendiğime göre trafik kazası geçirmiş ve bir ay kadar hastanede kalmış.Neyse bende internetten ev aramaya başladım kendime.Otelde kalmaya başlamıştım ama şirket maaşımızdan başka ödeme yapmadığı için otel bana çok pahalıya geliyordu.Sonra uygun bir ev buldum kursa gittiğim yere de tek vasıtayla gidebileceğim bir yerdeydi.Müstakil bahçeli bir evdi iki katlı.Dul bir adamdı sahibi.ilk kat normal bir evdi daha sonra üst katada bir oda bir salon bir ev yapmış ama boşanınca orası eşyasıyla kullnılmaz olmuş oda eşyalı olarak kiralıyordu ve çokta uygundu.Neyse ben evi tuttum ve dediğim gibi hafta sonuna kadar kalıyordum.bu arada bir ay kadar geçmiş ev sahibi ile samimi olmuştuk.Bir gece içlim dedi.Ev sahibi Fuat abi.45 yaşlarında kendi halinde bir adamdı.Olur fuat abi dedim.neyse o gece nevaleyi alıp başladık içmeye içtikçe özel konularda konuşulmaya başladı.Ben eğer özel olmazsa neden boşandığını sormak istedim.Oda alkolun verdiği rahatlıkla bak selimcim dedi.ben sevişmeye başladımmı gercekten sabaha kadar sürer dedi.ben herkesin bahsettiği gibi düşünerek önem vermedim.Devam etti alette büyük olunca kadın dayanamadı dedi.Evlendikten 3 ay sonra doktora gitti doktor beni çağırdı istirahat ettirmemi söledi.Ben bu sefer şaşırdım nasıl yani dedim.EE dedi her akşam sabahlara kadar devam kadıncağız telef olmuş.Sonra 2 gecede bir yaptım falan ama olmadı dayanamdı dedi.Ben meraklanmıştım.Yni karın fazla ilişkiye girdiğindenmi ayrıldı senden dedim evet hemde aletin büyüklüğünden dedi. 1 Yıl evli kaldık dedi.Eee sonra ne yaptın ya dedim.Bir tane dul buldum dedi 2. ayda sepetledi beni dedi.Sonra hayat kadınlarına başladım dedi eve bir gelen bidaha gelmedi dedi.Nasıl idare ediyosun şimdi dedim.İnanmazsın dedi hergün en az 5 kere masturbasyon yapıyorum aradada yeni düşen biri olursa alıyorum dedi.Bu geceden sonra daha samimi olduk fuat abiyle.Arada takılıyodum yokmu daha sana gelecek biri falan diye.Bi gece bu akşam bayram dedi.İnternetten birini bulmuş bütün gece kadını inletti ben uyuyamadım.sabah kalktım kursa gidecem kadının ağlama sesi geliyodu yeter artık pestilimi çıkardın diye.Bu konuştuklarımızı ve olanları karıma anlattım karımın çok ilgisini çekti geleyim istersen fuat abine yardıma dedi.bende dayanabilecekmisin dedim.Sen merek etme dedi.Atladı otobüse geldi benda sabahtan fuat abiye haber verdim.Neyse öğlen karımı alıp eve bıraktım ben kursa gittim.Ben eve geldiğimde fuat abi bahçe kapısında dikiliyodu.Biraz konuştuk gözün aydın filan dedi.Abi akşam yemeğe bizdesin dedim gözleri parladı.Eve girince neden olduğunu anladım.Karımın üzerinde bir karış etek üstünde straplez bady demekki bütün gün azdırdı adamı.Dedimki eğer bu kıyafetle gezdiysen bütün gün bu adamın onünde bu gece cekeceğin var.Yemeğe çağırdım dedim.iyi yapmışsın bende sana onu sölicektim dedi.Karım yemeği hazırlamış ben duş alıp üzerimi değişeyim dedi.Duşunu alıp hazırlanınca bir geldiki.sormayın.geniş delikli file çorap giymiş siyah ayağında siyah transparan çok yüksek topuklu terlikler.üzerinde kırmızı mini bir elbise ama ne elbise.çok kısa çoraplarının bittiği yerde elbise başlıyo nerdeyse uçuca.önden göğüs çatalına kadar göğüs dekoltesi sırtı komple acık kalçalarına kadar nerdeyse kalça çatalı görünecek.of of of dedim.Bu arada kapı çaldı karım kapıyı actığında fuat abi kendinden geçti.Hep beraber yemeğe oturduk.Yemeğmizi yedik ama fuat abi pek bişi yiyemedi.Tatlılarımızı yerken abi dedim nasıl buldun karımı.Nasıl yani dedi.güzelmi dedim.utandı sıkıldı bişey demedi.Bende ona abi dedim bana anlattıklarını karıma anlattım o gece getirdiğin kadını nasıl sbaha kadar bağırttığınıda anlattım karım seni çok merak etti o yüzden geldi dedim.sen ne diyosun farkındamısın dedi.Evet abi deyip daha önce de karımın başka erkeklerle olduğunu bizim sekse bakışımız falan anlattım.Oğlum selim dedi tam yerine geldiniz o zaman dedi.Ama dedi sonra yok yeter yok bırakalım yok karımı dağıttın demek yok dedi.Bu arada biz bunları konuşmaya başlamdan önce karım kahve yapmaya gitmişti elinde kahvelerle döndü ve fuat abiye kahvesini verirken ben öle kolay kolay tamam demem dedi.Fuat abinin önü belli olmaya başlamıştı.Karım kalkıp bir müzik kanalı açtı slow bir parça vardı hadi bakalım benimle kim dans edecek dedi.Fuat abi bu andan itibaren herseyi seninle ben yapıcam yavrum dedi kalktılar dansa.ama fuat abi direk ellerini kalçalarına attı krımın ve sertçe kendine bastırarak dans etmeye başladılar.Azsonrada dudakları birleşti karım yarağın sertliğini hissettikçe inlemeye başladı.Sonra fuat abinin önüne çöküp fermuarını actı yarağı cıkarınca karımda bende afalladık.en az 23-24 cm vardı veçok kalındı.karım ağzına alamıyordu yalıyorduçbir süre yalamaya emmeye çalıştı.Fuat abi birden karımı kolundan tutup kaldırdı kapıya dayadı karımın tangasını yana cekip yarağının kafasınada bir parça tükürük sürp karımın kalçalarının arasına dayandı.sonra eliyle biraz aşağı yukarı yaptıktan sonra sertçe bir bl hareketi ile bir geçirdiki karıma karımın bağırmasını bütün mahalle duyacak diye korktum.hızlı tempoyla karımı bağırta bağırta sikti.amının içine boşaldı.o gece gercekten sabaha kadar sikti karımı.karım masayı topluyor elindekileri tezgaha bırakırken domaltıveriyor.karım lavaboya gidiyor bir bakıyorum yine içinde.ben gece bir gibi uyumuşum sabah kalktım yataktalar uyuyolar sandım.üzerimi değişmek için odaya girdim sesiz olmaya çalışıyorum.ama karımın ıhlmasıyla yanıldığımı anladım.sonra ben kursa gittim.o gün ne zaman karımı arasam ya açmadı yada acsada inlemekten konuşamadı.Tam bir buçuk ay karımda orda kaldı.Bazı geceler alt katta kaldılar.fuat abi nerde kıstırsa sikti.kurstan geliyordum bazı günler bahçeye girdiğimde karımın inlemelerini duymaya başlıyordum.Birgün karımı sikerken bi mesele için eski karısı gelmiş.karıma çekinmene gerek yok demiş ve öle cıplak kapıyı acmış.kadına otur biraz bekle işimiz bitsin konuşuruz demiş ve karımı domaltıp karısının yanında yarım saat kadar sikmiş.bi kerede futboldan konuşuyoduk karımın elinden tuttu bacak arasına çöktürtüp ağzına verdi benle konuşmaya devam etti.bir süre emdirdi sonra selimcim sen devam et diyerek karımı koltuğa domaltıp pompalamaya basladı hem benle konuşup hem karımı sikti.biz döndükten sonrada bir süre evimize geldi.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Arkadaşım ve karımın büyük aşkı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Arkadaşım ve karımın büyük aşkı

Merhaba ben murat 36 yaşındayım karım benimle yaşıt. Büşra çok güzel bir kadındır biz lisede tanıştık ve aynı üniversitede okuduk üniversitedeyken herkesin gözü ondaydı ve ben bundan çok rahatsız olurdum onu bir tek arkadaşım buraktan kıskanmazdım Burak benim çocukluk arkadaşımdı ve ona güveniyordum karımla üniversitede hiç birlikte olamadık evlenince yaparız diyorduk. Üniversite de çok sosyal değildik genelde ben büşra ve burak takılırdık tabi zamanla burakla büşrada iyice kaynaşmaya başladı bir gün bardayken ikisinin konuşup çok eğlendiğini farkettim birden aklıma Burak ve büşrayla ilgili fanteziler gelmeye başladı çok sinirlenmiştim ama aynı zamanda o kadar azmıştım ki tuvalete koşup 2 posta asılmıştım bir süre düşündüm gidip onları uzaktan izledim aslında büyütecek bir şeyde yoktu bir süre sonra tamamen sakinleştim fakat sikim hala kazık gibiydi kesinlikle ikisini birlikte görmek istiyordum artık kaynaşsınlar diye sürekli onları yalnız bırakıyordum düşüncelerime her gün bir yenisi ekleniyordu artık büşranın bekaretini bile burağın bozmasını istiyordum bir gün büşraya bunu söylediğimde küplere bindi çok sinirlendi sen beni sevmiyor musun diye ağlamaya başladı gidip onu sakinleştirdim sadece bir fantezi olduğunu onu çok sevdiğimi sadece hayatımdaki en yakın iki kişiyi birlikte zevk alırken görmek istediğimi söyledim bişey demedi ama aslında onunda istediği belliydi. Ertesi gün büşra bu sefer bu konuyu kendisi açtı burak çok yakışıklı bi çocuk evet onu istiyorum ama ben seni çok seviyorum seni aldatamam dedi bende aşkım beni aldatmış olmayacaksın zaten ben istiyorum bu durumu dedim büşranın kalbinin ne kadar hızlı atmaya başladığını farkettim gözleri parlamaya başlamıştı eğer istersen aranızı yapabilirim dedim utana utana kabul etti.akşam burağı arayıp konuşmamız gerektiğini söyledim ona büşrayı sikmesini büşranında onu arzulağını söyledim o kadar azmıştı ki hayır diyemedi.yarın olacakları düşünmekten uyuyamamıştım bile 15 yıllık arkadaşım canımdan çok sevdiğim sevgilimin kızlığını bozup ilk erkeği olacaktı sabah hemen gidip bi otel ayarladım hazırlıkları yaptım akşam olmuştu büşrayla dışarda buluşup otele geçecektik buram daha sonra gelecekti büşra geldiğinde gözlerime inanamadım öyle seksi olmuştu ki burağa sözüm olmasa oracıkta sikerdim açık saçık giyinmiş bacakları göbeği heryeri açıktı iç çamaşır giymemişti memelerinin uçları belli oluyordu otele geçtiğimizde dayanamayıp onu ellemeye başladım ama büşra izin vermedi kendini burağa saklıyordu öperken rujunu bozduğum için lavoboya makyajını tazelemeye gitti o sırada geldi elinde çiçeklerle sanki sevgilisiyle buluşmaya gelmişti bir süre sonra büşra lavobodan çıktı burak büşrayı görünce ağzı sulanmıştı resmen yenge sen yaptın kendine böyle dedi ona hep yenge derdi ben de yenge deme lazım olur diyince üçümüzde güldük ama o hala büşraya yenge diyordu hatta bir ara yapamayacağını bizim kardeş gibi olduğumuzu söyledi ben yengeye o gözle bakamam dedi büşra gözeriyle burağın sikini göstererek pek öyle görünmüyor dedi yine hepimiz güldük artık biraz daha rahatlamıştık yinede üçümüzünde elleri titriyordu heyecandan burak ilk hamleyi yaptı ve elini büşranın saçlarına götürdü gözlerine bakıp çok güzel yenge dedi bu romantizm çok hoşuma gitmişti burağa dönüp yenge deme artık ona o bu gece senin sevgilin hatta karın o artık benim yengem dedim ikiside susmuştu ama çok hızlı nefes alıp veriyorlardı ve artık dayanamayıp ikisi aynı anda birbirlerinin dudaklarına saldırdılar daha bunu görmek bile oracıkta boşalmamı sağladı arada bir ayrılıp birbirlerinin gözlerine bakıp tekrar dudaklarını emmeye başlıyorlardı burak resmen büşrayı yiyiyordu dudaklarını emiyor dilinide kullanıyordu ben büşrayla hiç böyle olmamıştım zaten hiç seks yapmamıştık burak büşrayı yavaş yavaş soyup yatağa fırlattı ve memelerine yumuldu ben kenarda izlerken işin sonunu göremem diye 31 çekmiyordum burak hemen kendiside soyunup biraz da büşranın amını yaladı amını yalarken büşra boşalmıştı burakta artık yarrağını büşranın hiç sikilmemiş tap taze amına sürtüyordu büşra artık yalvarmaya başlamıştı aşkım hadi artık diye ona aşkım demişti burakta karşılık verip peki aşkım dedi ve yarrağının başını büşrama soktu büşra kendini çok kasmıştı o yüzden hepsi girmedi burak sikini çıkardı ve peçeteyle sevgilimin amındaki kanı sildi ve büşrayı öpüp koklayarak rahatlatınca birden hepsini soktu Büşra öyle bir çığlık attı ki hiç dokunmadan boşaldım. liseden 6 yıldır çıktığım biricik aşkım artık kadın olmuştu üstelik kızlığını ben değil en yakın arkadaşım almıştı burak büşrayı öylesine güzel sikiyordu ki yavaşça canını acıtmamaya çalışarak boynunu dudaklarını kulaklarını omzunu memelerini heryerini büyük bir iştahla yalıyordu öpüyordu bense büyülenmiş gibi onları izleyip 31 çekiyordum burak artık hızlanmaya başlamıştı ve ikiside aynı anda çığlıklarla boşaldılar bir süre daha öpüştükten sonra Burak büşranın yanına uzandı ve arkadan ona sarıldı bana doğru dönmüşlerdi ve galiba o sırada beni tekrar hatırladılar ben yanlarına gidip artık siz birbirinizin oldunuz dedim büşra benim ikiside utancından yüzüme bakamıyordu aslında bende biraz pişman olmuştum ama onları böyle görmek hala beni azdırıyordu 2-3 dakika sadece sustuk sonra birden bişey hatırladım başımdan aşağı kaynar sular dökülür gibi oldu büşra korunmuyordu ve prezervatif almayı unutmuştuk sonra zaten o heyecanla kimsenin aklına gelmemişti burak büşranın içine boşalmıştı bunu onlara söylemekten son anda vazgeçtim çünkü çok hoşuma gitmişti. ben büşraya hadi yenge sevgilinle ilgilen dedim oda gülerek döndü ve burağın dudaklarına yapıştı bu sefer fazla beklemeden hemen sikişmeye başladılar ben artık kaç kez boşaldığımı hatırlamıyorum ama onları gördükçe azıyordum daha benim sikemedeğim amcığı burak sikiyordu aslında o gece bende büşrayı sikmeyi düşünüyordum onlar öyle güzel sevişiyorlardı ki ayıramadım burak bir kez daha büşranın içine boşaldı artık amından döller süzülüyordu büşrada defalarca boşalmıştı ben nasılsa bu gece büşrayı sikemiycem bari yalnız bırakıyımda rahat rahat sevişsinler diye gitmeye karar verdim ikisine iyi eğlenceler sabah görüşürüz diyerek çıktım. Yine gözüme uyku girmemişti ben burda sap sap yatarken acaba sevgilim ne zevkler yaşıyor diye düşünüyordum bir süre sonra uyuyakalmışım sabah beni uyandıran burak ve büşra olmuştu nasıl geçti diye sordum onlarda hiç uyumamışlar aylarca bu konuyu bidaha konuşmadık ama artık Büşra ve Burak daha yakındı bazen el ele yürüyorlardı ben yanlarında yürüyordum bazen birbirlerine farketmeden aşkım diyorlardı ama sanki birbirlerine aşık olmuşlardı gözlerinden belliydi. Neyse birkaç ay sonra mezun olduk ve Büşra ile evlendik işte asıl hikaye burada başlıyor. Mezuniyet gecesi yine üçümüz bir bara gittik sonrada eve geçtik evde faflarken büşra birden koşup kustu ve iyi hissetmediğini söyledi hemen hastaneye götürdük Burak ta benim kadar ilgileniyordu Büşra ile ve büşranın hamile olduğunu öğrendik büşrayı o geceden sonra yine sikmemiştim yani onu siken tek erkek buraktı buraktan hamileydi büşrayla ben çocuğun buraktan olduğunu biliyorduk ona söylediğimizde dilini yutacak gibi oldu büşraya sarılıp gözümün önünde onu öpüp koklamaya başladı ikiside çok mutluydu tabi bende. birbirlerini öpüyor saçlarını okşuyorlardı o kadar yakışıyorlardı ki… Birkaç ay sonra Büşra ile evlendik o gece ilk kez siktim büşrayı amı dar ve sımsıcaktı ama onu sikerken büşranın artık burağa ait olduğunu düşündüğümden rahat edemiyordum zaten büşrada evet bana aşıktı ama burağada aşıktı Burak onun ilk erkeği çocuğunun babasıydı üçümüzde bu ilişk**e olmalıydık burağı aradık ve büşra ile ilişkisine devam etmesini söyledik zaten oda bunu bekliyordu geldi ve direk büşraya sarıldı derin bir kokladı çok güzel kokuyorsun aşkım dedi gece yine birlikte sarılıp uyudu çifte kumrular ben salonda uyudum işte o günden beri Büşra ve Burak hala sevgililer birbirlerine ilk günkü gibi aşıklar kağıt üzerinde benim karım ama fiilde burağın karısı dışarı çıktığımızda onlar el ele yürüyor gittiğimiz yerlerde evli olduklarını söylüyorlar ben arkadaşlarıyım diyorum ve hala karıma yenge diyorum burağın karısı olduğu için benden çok o sikiyor büşrayı 3 tane çocukları var hepsi buraktan. Burak karımı götünden de sikiyor ben hiç sikmedim ben sadece haftada bir Büşrayı sikiyorum ve burağın sikip döllediği amındaki dölleri temizliyorum şimdi diyebilirsiniz boşanın o zaman Büşra burakla evlensin diye ama durum bu değil biz birbirimizi çok seviyoruz ayrılamayız ben sadece Burak ve Büşra o kadar yakışıyor ki büşrayı sikmek yerine burağa veriyorum üçümüzde çok mutluyuz.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

ESKİ DEFTERLER – BÖLÜM 4 – Çiğdem Hanım ile Basılm

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amateur

ESKİ DEFTERLER – BÖLÜM 4 – Çiğdem Hanım ile Basılm
ESKİ DEFTERLER – BÖLÜM 4 – Çiğdem Hanım ile Basılmak

Yanımda çırıl çıplak uzanıp ilk kadın kadına deneyimini resmen yaşayarak anlatmıştı Tuğçe. Göğüs uçları kocaman olmuştu yine. Parmakları kadınlığının sıvıları ile ıslanıştı içine girip çıkarken.

“Burada olsun ister miydin?” diye sordum Tuğçe’ye. “Aslında…. Güzel bir intikam olabilir!” diye gözleri parlayarak döndürdü yüzünü bana. “Onu benim için siker miydin?” diye sordu. “Ve bunu da kayda almama kızmazsın değil mi?” diye sinsince gülümsedi. Ardından bir kahkaha patlattı… “Bu fikri sevdim” diye dudaklarıma yapıştı. “sikersin ve filme alırım değil mi, ne olur Cenk” diye kıvranarak göğüslerimin üzerine çıktı. Kadınlığını aletimin başına dayayıp küçük küçük dokundurup geri çekmeye başladı. “gösterip de vermemekte yeni bir boyut… Dokundurup da sokturmamak” diye güldüm bu hareketine Tuğçe’nin… “Yaaa.. ne olur… kırma beni, sana benim yöntemler sökmez biliyorum, ama senin kabul etmenin de yolu var onu biliyorum” diye güldü elleriyle göğsüme bastırırken hafifçe.

“Olabilir…” diye yanıtladım. “Mesela…. benimle birlikte kimi becermek isterdin” diye kıvırdı belini yine tam aletimin üzerinde ve yavaş yavaş kaydırdı kendini geriye doğru… “Aynı dilden konuşmaya başladık” diye yanıtladım. Dizlerinin üzerine öne doğru kaykıldı Tuğçe. Aletimi sapında kavrayıp sırıl sıklam kadınlığının içine kaydırdı tek hamlede. Öylece oturdu bir süre. “Onu sikerken kıskanmayacak mısın beni?” diye sordum. “Seni hep kıskandım işin doğrusu, ama asla sahip olamayacağımı biliyorum…” diye yanıtladı Tuğçe. “Peki sen?” diye sordu. “Hep arzuladım…. sen herkese gösterip vermiyordun, ben de fırsatları değerlendiriyordum. Sonra evlendin ve gittin” diye yanıtladım. “Belli. Elif, Emel, Demet… yarım yarın anlattın hep… Allah bilir kimler var daha” diye güldü Tuğçe aletimin üzerinde oturup kalkarken. “Aklıma ne geldi, yangın merdiveni….. ” diye gülmeye başladı. “Kimdi aşağı kaçan” diye güldü. “Çiğdem Hanım, aşağı değil yukarı… Gerçi daha daha aşağılarda çok eğlendik” diye yanıtladım… “Oha…. Müdürünün karısını da mı becerdin, hem de şirkette” diye hızla oturdu aletimin üzerine şaşkınlıkla. “Evet…” diye yanıtladım. “Oğlum onu nasıl becerdin kaşla göz arasında.” diye sordu gülerek. “Ama o da taş gibi karıydı be… Etine butuna dolgun, esmer güzeli, boylu, poslu, kalçalı, göğüslü… Ne seksi giyinip gezerdi şirkette” diye iç geçirdi. Ben bile bakardım yırtmacından donunun rengini görmeye. diye ekledi gülerek. “Demet’in annesi.” diye yanıtladım. “Yok artık… Onun ne alakası var!” diye şaşkınlıkla sordu Tuğçe… Ben pis pis sırıtınca… “Yuuuuhh… analı kızlı mı siktin onları sen” diye güldü Tuğçe. “Şey.. acaba beni o aralar becerdin de benim haberim mi yok… Gerçi bu içimdeki koca şeyi yiyip unutmak yada hatırlamamak mümkün değil.” diye ekledi. “Evet … Yani … Evet… Ama ayrı ayrı yani” diye güldüm. “Oğlum sen de damızlık boğa gibi, önüne geleni yatırıp sikmişsin… Ben iyi kurtulmuşum elinden” diye güldü Tuğçe… “Yani işte tavsiye diyelim… diye yanıtladım. “Nasıl yani tavsiye?” diye sordu Tuğçe öncelikle şaşkınlıkla. Sonra da eğilip dudaklarıma bir buse kondurdu. “Dur dur anladım… Sen şimdi her siktiğini böyle saatlerce sikiyorsun, tabi milletin diline vuruyor, ondan duyan ve azan sana geliyor öyle mi!” diye kahkahayı bastı. “Var ya, o zamanlar şirkette olmasam, Çiğdem Hanım’ın, Demet’in ve diğer kızların sana ilgisini… Dur seeen… Şimdi anladım…. ” dedi Tuğçe. Gözlerini kıstı eskiyi hatırlamaya çalışırken… “Neyse, sen Çiğdem’i anlat bakiim” diye eğilip dudaklarıma bir buse kondurdu.

Neyse, bunlar tanışıyorlarmış. Ben öğle molasında Demet ve Annesi ile yemek yiyordum dışarıda. Çiğdem Hanım geldi, kucaklaştılar falan. Demet ve ben işe döndük mola bitince. İkisi yemeğe devam ettiler. Aradan birkaç gün geçti, Demet’in annesi yemeğe çıkalım akşam dedi. Tamam dedim. Buluştuk, otururken bir baktım Çiğdem Hanım geldi. Bir bayan arrkadaşıyla yemeğe gelmiş ama arkadaşının işi çıkmış, tabi oyunmuş ben sonra öğrendim oyun olduğunu. Neyse o gece yemekleri söyledik, içmeye başladık ki Demet’in annesine telefon geldi. Acilen kalktı gitti. Çiğdem Hanım ile kaldık başbaşa… Birer kadeh rakı ve balık yedik, ikinci kadeh dolmadan kalkıp gidecektim ki Demet’in annesinden mesaj geldi. “Müdürün’ün karısı bu gece senin. Tepe tepe kullan. Benden sana hediye” yazıyordu. Şaşkın yüz halimle Çiğdem Hanım’a bakınca “Anlaşılan Gülsevin bombayı patlatmış…” diye güldü. Masanın altından bir ayağını hafifçe ayağıma sürttü.” diye devam ederken. “MErdivende ne oldu onu anlat oğlum” diye dürttü Tuğçe. “O geceden sonra birkaç kez daha buluştuk Çiğdem Hanım ile. Müdür dönünce tabi görüşemedik bir süre. Ama bir gün bir geldi… deli gibi azmış… Ofiste kudurttu beni. En sonunda dayanamadım. “Yangın merdiveni” diye mesaj attım. “Delisin sen” diye yanıtlayıp bana göstererek merdivene gitti. Birkaç dakika sonra peşinden gittim. “Müdür nerdeydi?” diye sordu Tuğçe. “Misafirleri vardı, toplantı yapıyorlardı sanırım” diye yanıtladım. İki kat yukarı çıkmış Çiğdem. “Yukarı gel” diye seslendi. İki kat yukarı çıkınca bunu merdivende otururken buldum. Kilodunu çıkarmış, bacaklarını aralamış kendini okşuyor. “Cenk… çabuk gel” diye inledi. “Acayip azdım…” diye ekleyip direk fermuarıma saldıdı. Aletimi çıkarıp ağzına yerleştirdi hemen. ben de acayip azmıştım sayesinde. Biraz ağzına aldıktan sonra hızlıca ayağa kalktı. Mini eteğini beline kadar sıyırdım. Bir bacağını iki basamak yukarı koyunca alttan girmeye başladım buna. Çatır çatır sikmeye başladım amını. İnlemeleri duyulmasın diye bil elimle ağzını kapatmış, diğer elimle de gömleğinin üstünden göğüslerini yoğuruyordum. Biraz da öyle becerdim Çiğdem Hanım’ı… Bir anda kendini çekip kurtardı. “Otur” dedi. Merdivenin basamağına oturdum. Çiğdem eteğini beline toplayıp yarağımın üzerine ata bine gibi oturdu sırtı bana dönük. Ağzına ulaşamadığım için kapatamamıştım. Çiğdem heyecanla yüksek sesle inlemeye başladı. Kendini kaybetmişti resmen. “Sessiz” diye fısıldadım. Sesini kesti birden. O arada bir kapı açılma sesi duyduk. İkimiz de buz kestik. Aşağıdan mı yukarıdan mı bilemedik. Sonra birkaç adım, kapı tekrar kapandı. Ucuz atlatmıştık, nerdeyse yakalanıyorduk. Kikirdedi Çiğdem Hanım… “Böyle yakalansak facia olur ikimiz için de” diyerek. “Ama çok heyecanlı ve çılgınca” diye yavaş yavaş oturup kalkmaya başladı yine. Çiğdem kaç kere gelmişti o ara bilmiyorum. Ben de patlamaya yaklaşmıştım. Gözlerimi kapatmıştım ki “ayy” diyen sesiyle irkildim Çiğdem Hanım’ın.
“Kadının amından girdin, neresinden çıktın allah bilir” diye güldü Tuğçe. “Yok… Güvenlik görevlisi Ahmet… Burnumuzun dibinde, daha doğrusu Çiğdem Hanım’ın burnunun dibinde. Sikini pantolonundan çıkarmış, kaldırmış, uzatmış kadının ağzına” diye güldüm. “O ne ara geldi oraya” diye güldü Tuğçe… “Kapı açılıp kapandığında gelen oymuş meğer, bizi görmüş, piç işte, ses etmeden çıkar gibi yapıp içeride kalmış. Takip etmiş, bizim gözler kapalı sessis sessiz bitmiş dibimizde. “Eee… Çiğdem ne yaptı ya!” diye sordu Tuğçe. “Dur dinle, devam ediyorum” dedim.

Ahmet kara sikini kaldırıp çıkarmış, Çiğdem Hanım’ın dudaklarına uzatmış. Çiğdem gözünü açıp bunu görünce çığlığı bastı tabi. “Yala” dedi Ahmet Çiğdem’e. Ben de Çiğdem de donup kalmıştık. Çiğdem o ilk şok ile aletimi amından da kaçırmıştı. “Amındaki kadar büyük olmasa da ağzına yeter” diye güldü Ahmet. “Ahmet ayıp oluyor” dedim göz kırparak. İşbirliği yapmak zorundaydım. “Cenk kardeşim, sen amı sikmeye devam et, bana ağzı yeter” diye güldü Ahmet. Benim sinyali almıştı. “Zaten o aletin çıktığı yere girsem bir zevk almam kardeşim, sendeki de yarak değil maşallah başka birşey” diye güldü. “Hadi Çiğdem Hanım, naz yapma, bak amına bir tane ağına bir tane…” diye seslendi Ahmet Çiğdem Hanım’ın siyah dalgalı saçlarını okşayıp başını kendine doğru çekerek. “Bak bunu yapacağım ama bir kere ve kimseye bahsetmek yok ona göre” diye titrekce seslendi Çiğdem. “Sen yalamaya başla yeter, merak etmeyin Çiğdem Hanım” diye güldü Ahmet göz kırparak. Bu piçin aklında mutlaka birşeyler vardı. Neye sikilen ben değilim, Çiğdem düşünsün diye geçirdim içimden. “Söz ver Ahmet Bey” dedi Çiğdem Hanım. “Söz” dedi Ahmet. Bir yandan da pis pis gülüyordu.

Çiğdem elini uzatıp Ahmet’in ince sikini sıvazladı birkaç kez. Sonra kendine doğru çekip Ahmet’in sikini ağzına aldı. “Vayyy… Bir kerede yuttu” diye güldü Ahmet… Doğrulup aletimi sıvazladım. Çiğdem ne istediğimi anlayınca bir elini uzatıp aletimi sapından kavradı ve üzerine oturdu. Ahmet’ Çiğdem’in ağzıını, ben kadınlığını becermeye başladık. Çiğdem Hanım’da artık yine normala dönmüş, zevk almaya başlamıştı. Patlamam yakındı. Çiğdem kucağımda oturduğu için patlarsam sıvılarım pantolonuma geri gelecekti. Hafifçe öne iteledim. “Kalk” diye seslendim Çiğdem’e. Çiğdem Ahmet’in aleti ağzında kalktı üzerimden hafifçe. Bu kez Ahmet oturdu Merdivene. Aleti hala Çiğdem Hanım’ın ağzındaydı. Nereye patlayacağımı bilemedim. Tam o sırada Ahmet iyice gaza gelmiş olmalı ki Çiğdem’i ittirdi bana doğru hafifçe. Çiğdem ayağa kalkar gibi oldu ama Ahmet onu kalçalarından yakalayıp kendine doğru çekti. Biz bir anlamda Ahmet ile yer değiştirmiş olduk. Ahmet Çiğdem’in kadınlığına çoktan yerleştirmişti aletini. Ben de ağzına verdim. Çiğdem Hanım biraz yaladı, birkaç kez sıvazladı ki ağzına patladım. Somura somura tamamını yuttu.

Tam üstümü başımı toparlamıştım ki aşağılardan bir yangın kapısı açıldı. “Ahmet, nerdesin” diye seslendi güvenlik Müdürü Cüneyt. Üçümüz de donup kaldık. Yukarı doğru gelmeye başlayınca Çiğdem telaşla kalktı Ahmet’in kucağından, Ahmet de hemen kalktı. Aklıma bir üst kattaki şaft arası geldi. Ahmet’e orayı gösterdim. Anladı. Usul usul ikisi yukarı çıkıp şaft boşluğuna girdiler. “Ahmet yok Cüneyt Bey, ben varım, biraz rahatsız hissetim kendimi buraya geldim” diye seslendiğimde birkaç basamak aşağıda duruyordu. “Hah.Cenk, sen misin? Başka kimse yok mu?” diye sordu. “Yok, benim” diye yanıtladım. “demin sanki başka kişiler vardı?” diye güldü Cüneyt Bey göz kırparak. Anlamamıştım ilk başta neye güldüğünü. “Yok, bendim” diye yanıtladım. Yaklaşıp fısıldadı “Ulan Cenk, yemin ediyorum kral çocuksun. Bundan sonra bu şirkette sana laf eden olsun, yan bakan olsun, sülalesini sikerim” dedi. Şaşırdım. Anlaşılan Cüneyt Bey de olayın farkındaydı. “Müdürünün karısını şirketin yangın merdiveninde düzecek adamdaki taşşak bu alemde kimsede yok.” diye güldü. “Ahmet piçi nereye saklandı?” diye sordu sessizce. Şaft arasını gösterdim. “Cüneyt Bey, fazla yüklenmeyin, dağılmasın, hep kullanırız” diye güldüm. “Lan bırak, tohumuna para mı saydın oğlum, siker eğleniriz işte canımız çektikce. Böyle karıyı kim kaçırır” diye güldü. “Bedavadan orospu” diye ekledi fısıldayarak. O arada benim müdür hemen dibimizdeki kapıdan daldı merdivene. “Cenk oğlum nerdesin, Çiğdem Hanım’ı gördün mü?2 diye sordu. Cüneyt Bey ve ben donup kalmıştık. Çantası senin ofiste olunca seni sordum. Yangın boşluğuna geldiğini söylediler diyince bakayım dedim” diye sordu. “Cüneyt bey hayırdır?” diye sorunca “Efendim, Cenk biraz rahatsızlanmış, ondan gelmiş, ben de yangın kapısı açık alarmı alınca geldim yukarıya” diye yanıtladı. “Haaa.. Ofiste millet onu konuşuyordu demekki. Yangın merdiveninde birileri var diye panik olmuşlar biraz sanırım” diyince. Yok Cenk efendim” diye yanıtladı Cüneyt Bey. “Neyse, iyi misin şimdi?” diye sordu müdür. “iyiyim. gelirim şimdi Müdürüm” diye yanıtlayınca o dönüp gitti. Cüneyt Bey ve ben soğuk terler dökmüştük. “Cenk hadi sen kaybol, ben de işin boku çıkmadan şu karıya bir gömeyim, sırrımız baki” diye güldü. Güldüm ve yangın kapısından ofise doğru çıkmaya yönelirken Cüneyt Bey de üst kata doğru çıkmaya başlamıştı.”

“Ohaa…. Karı baya orospu olmuş… ” diye güldü Tuğçe. “sonrasında sikmiş mi Cüneyt” diye sordu. “O gün benden sonra Cüneyt üst kata çıkmış. Sessiz kalınca Ahmet şaft boşluğunun kapağını hafifçe aralamış. Bunu görmüş ama ses etmemiş. Çiğdem’in Cüneyt Bey’i göremeyeceği bir şekilde ağzına patlamış. Çiğdem Ahmet’i tembihlerken de arkadan Cüneyt öksürünce tabi biraz karışmış ortalık önce” diye devam ettim. “Ee… sonra ne olmuş, sikememiş mi yani?” diye tekrar sordu Tuğçe. “O gün değil, ama 1 hafta sonra…” diye yanıtladım. “Karı iyice orospu oldu yani…Cüneyt mi anlattı sana?” diye sorunca “Yok, ben de oradaydım” diye yanıtladım. “Ohaa… Naaptınız lan kadına!” diye güldü Tuğçe. “Cüneyt Bey ve Ahmet bunu iyice sıkıştırmışlar bir gün. Yoksa anlatırız diye, Çiğdem Hanım da ölürüz biteriz diye bana geldi. O aralar birşey oldu benim müdür yurt dışından dönünce bir şeyden kavga ettik. Baya bi canım sıkıldı. Aslında gidip Cüneyt ve Ahmet ile zorlamayın diye konuşacaktım ama gidip nerde sikeriz, nasıl sikeriz planı yaptım. Sonra da Çiğdem’e dönüp ille de istiyorlar ayağı çektim. Çiğdem de bir kereye mahsus diye kabul etti.” diye anlatmaya başladım.

“Tamam.. Madem kurtuluş yok, ama bak Cenk sen de ol mutlaka, beni onlara bırakma. Ve ne olur birşey yap, ikna et, bir daha olmaz yani bak” dedi Çiğdem birlikte onun arabasıyla otoparka girerken. “Tamam, merak etme. Ben konuştum, son kez olacak” diye yanıtladım. Arabayla şirketin kapalı otoparkının en alt katına indik. Dipde arka tarafta sığınık var orda hatırlarsan” diye dedim. “Evet… Hatırlıyorum” diye yanıtladı Tuğçe. Çiğdem’in arabayı tam sığınağın girişine park ettik. Cüneyt ve Ahmet, sığınağın kapısını içerden açtılar, bizi içeri aldılar. Hatta ben müdürden o gün öğlenden sonra için izin bile aldım” diye güldü. “Adamın karısını sikmek için adamdan izin aldı… Yazık be adama” diye güldü Tuğçe. “Neyse, arabadan inip içeri girdik. Ahmet ve Cüneyt’in gözleri parlıyordu. Çiğdem üzerine bir tshirt, bir de kot pantolon geçirip gelmişti. Ama makyajı falan tamdı tabi. Yüksek topuklu ayakkabılar, siyah v yaka tshirt… Karı o paspal haliyle bile seks abidesi gibiydi. Cüneyt ve Ahmet kibarca karşıladılar. Piçler içecek falan bile hazırlamışlar. Öğrenmişler Çiğdem Hanım’ın viski sevdiğini, 1 şiye jack almışlar. Sek ikram ettiler. “Çok teşekkür ederim… Bakın tekrar söylüyorum, bu sadece 1 kez ve son kez olacak. Tekrarı olmayacak, böyle anlaştık. Delikanlı gibi sözünüzü tutarsınız umarım” diye çıkıştı Çiğdem Hanım. “Çiğdem Hanım, sözümüzü verdik, bir daha söylüyorum kendi adıma söz, sizden böyle bir talepte bir daha bulunmayacağım, Ahmet de öyle, değil mi Ahmet?” diye gülerek Ahmet’e döndü Cüneyt Bey. “Yani, elbette, bir daha biz sizden talepte bulunmayacağız, söz” diye yanıltadı. “Bak, eğer böyle birşey isterseniz, ararım karılarınızı, analarınızı, babalarınızı, anlatırım bana ne yaptığınızı, ben yanarım, siz de yanarsınız” diye çıkıştı Çiğdem. “Tamam, sakinleşelim. Merak etmeyin Çiğdem Hanım, bak arkadaşlar da söz verdi, gerilmenin anlamı yok.” diye araya girdim. “Hadi birek tane viski içelim, biraz gevşeyelim” diye plastik bardaktaki iki parmak viskiyi çaktım. Beni Ahmet ve Cüneyt takip etti. Sona da Çiğdem Hanım kaldı. Çiğdem Hanım viski bardağını kenara bırakınca Cüneyt yöneldi Çiğdem Hanım’ın eline doğru. Bir adım atıp yaklaştı ve elinden tuttu. Sonra dudaklarına uzanmıştı ki “Öpüşmek yok… ” diye geri çekti başını Çiğdem Hanım. “Tamam, nasıl isterseniz” diye yanıtladı Cüneyt… Elini yavaşça Çiğdem Hanım’ın kot pantolonunun üzerinde gezdirirken. Çiğdem Hanım put gibi duruyordu. Cüneyt Bey’i Ahmet takip etti ve Çiğdem Hanım’a arkadan yanaştı. O yanaşınca Cüneyt Bey ellerini Çiğdem Hanım’ın göğüslerine götürdü usulca. Hafifçe okşadı. Çiğdem Hanım gözümün içine bakıyordu birşey olsa da bu ikisinin arasından kurtulsam diye. Tabi benim onu kocasından intikam almak için oraya getirdiğimi bilmiyordu. Gerçi biraz da vicdan yaptım o esnada o da ayrı” diye devam ettim anlatmaya.

Bunun ikisi ufak ufak okşamaya başladı Çiğdem Hanım’ı. Sonra Cüneyt Çiğdem Hanım’ın siyah tshirtünü çıkardı. Ahmet de siyah dantelli süteninin kopçasını çözdü. Sütyeni düşünce Çiğdem Hanım biraz utanarak elleriyle göğüslerini kapattı. Öncesinde ikisin de uyarmıştım. Yavaş olun, sakin olun, karı azsın gerisi gelir diye ikisini de. Sabırsızlanıyordu ikisi de. Bana baktılar. Yavaş yavaş diye işaret ettim. Bu kez biri sağ tarafına diğeri sol tarafına geçti çiğdem hanım ve gri pantolonlarının altındaki kalkmış aletlerini Çiğdem Hanım’ın bacaklarına dayadılar. Çıplak tenine hiç dokunmadan sadece erkekliklerini kalçasının yanaklarına dayayıp Çiğdem Hanım’ın kot pantolonu üzerinden ufak ufak okşadılar. Çiğdem eninde sonunda azacaktı. Ahmet küçük bir öpücük kondurdu Çiğdem’in omzuna. Çiğdem dönüp Ahmet’e baktı. Onu Cüneyt’in öpücüğü takip etti. Çiğdem dönüp bana baktı. Aralarından sıyrılıp bana doğru geldi. Bir tarafı yavaş yavaş azmaya başlamıştı belli ama bir taraftan da kızgınlığını atamıyordu. Ne yapmaya karar vermesine yardım etmemi bekler gibiydi. “Eninde sonunda olacak… Arabada konuşmuştuk. Bak gayet kibarlar. Zorlama yok. Ama bence keyfini çıkarın” diye mırıldandım gülümseyerek. “Hem zaten kocanız sizi defalarca aldatmadı mı? Hatta iki kadınla birden aldattığını söylemiştiniz… İşte size intikam fırsatı, iki değil üç erkek” diye mırıldanınca Çiğdem Hanım’ın gözleri güldü.

“Oha… senin müdür bunu aldatıyor muydu? Hem de iki kadınla!” diye şaşkınlıkla sordu Tuğçe. “Yani, öyleymiş, anlattı biraz bir şeyler, hatta bir yurt dışı tatilinde resmen odada basmış bunu, ondan sonra da zinciri kırmış.” diye güldüm. “Bak seen.., benim hesap…” diye güldü Tuğçe. “Aldatılanın intikamı aldatmakla olur… Hel de basıldıysan, boynuzun kralını takarlar adama” diye hışımlandı Tuğçe. “Aynı yolun yolcususunuz yani” diye takıldım. “Manyak…” diye güldü. “Eee.. Sonra ne oldu?” diye sorunca ben de anlatmaya devam ettim.

“Tabi Çiğdem gazı alınca uzanıp dudaklarıma yapıştı. Bir yandan da elleriyle pantolonunun düğmesini açmaya çalışıyordu. Beceremeyince öpüşürken açmayı, geri çekildi. Sonra düğmeyi açmaktan vazgeçti. Yüzünü Ahmet ve Cüneyt Bey’e dönüp. “Bir tane daha viski alabilir miyim?” diye seslendi. Tabi göğüsleri meydanda olunca ikisi de Çiğdem’in iri ve dolgun göğüslerine kilitlenmişti. “Hadii… viski lütfen” diye güldü Çiğdem. Kendinize de alın ama” diye ekledi gülerek. Ahmet hemen şişeyi kaptığı gibi geldi. Bardakları da Cüneyt getirdi. Dördümüze tekrar viski doldurdu Ahmet. Çiğdem bardağı alır almaz tepesine dikti. Ahmet ve Cüneyt tam içeceklerdi ki “yoook… bardaktan değil, burdan için” diye uzanıp bardakları aldı ellerinden ve viski bardaklarını göğüslerinin üzerine boşalttı. AHmet ve Cüneyt şaşkınlıkla kaldılar. “Hadi… ne bekliyorsunuz!” diye seslenince Çiğdem Hanım ikisi de yanaşıp ufak ufak yalamaya başladılar Çiğdem’in göğüslerini. “ohhh” diye mırıldandı ve ikisinin de başını göğüslerine bastırdı. Artık oku yaydan çıkarttırmıştı Çiğdem. Ahmet sol göğsüne, Cüneyt sağ göğüne deli gibi saldırmaya başladılar. “Yavaş… çılgınlar” diye güldü Çiğdem. Gözlerini hafiften kısmıştı bile. Ben tekli koltukta oturup önümdeki viski şişesinin tadını çıkarmaya devam ediyordum. Bir de sigara yaktım yanına. Baş rolünde Çiğdem Hanım’ın olduğu, kurgusu bana ait canlı pornoyu izlemek keyifli gelmişti.

Ahmet Çiğdem’in kot pantolonunun düğmesini açtı ve fermuarını indirdi. İkisi birden kadının bacaklarından kot pantolonu aşağıya doğru sıyırdılar. Ama ne sıyırma… Esmer teni ortaya çıktıkça yalayarak ayak bileklerine kadar indiler. Çiğdem’in topuklu ayakkabılarını çıkarttılar, sonra kot pantolonu tamamen çıkartıp topuklu ayakkabılarını geri giydirliler. Yukarı doğru okşaya okşaya çıkarken Cüneyt ön taraftan, Ahmet arka taraftan yalaya yalaya çıktılar. Cüneyt siyah dantelli kiloda gelince derin derin kokladı “ooohhhh… mis gibi… sosyatik amcıklar böyle mi kokar” diye mırıldandı. Bu Çiğdem’in hoşuna gitmişti. Kikirdedi. Eliyle Cüneyt’in başını bastırıp “Sen bir de tadına bak” diye yanıtladı gülerek. Cüneyt tangayı olduğu gibi sıyırdı aşağıya bir anda ve direk Çiğdem’in kadınlığına daldı. Deli gibi yalıyor, ısırıyor, okşuyordu. Ahmet de arka tarafta Çiğdem’in kalçalarını okşuyor, sıkıyordu. “Götü bile mis gibi kokuyor orospunun” diye seslenince Çiğdem iki eliyle kalçalarını yakalayıp iki yana ayırdı. “Sen de onu yala bakalım…” diye seslendi. Ahmet de hiç zaman kaybetmeden kara deliğine daldı. Az çok deliklerin sahibi ortaya çıkmıştı en azından ilk pozisyon için.

“Ohhh… Cenk bak Cüneyt ve Ahmet nasıl sikecekler beni” diye inledi Çiğdem. “Orospu çocuğu kocam olacak müdürün var ya, bu amın, götün göğüslerin kıymetini bilmedi hiç.” diye seslendi. Güldüm. “Bak Ahmet ve Cüneyt nasıl yalıyorlarrr… ohhhhh…” diye inlemesi ikisini de iyice gaza getirdi. “Sen iste yeter Çiğdem Hanım, biz kocanın boynuzlarını her daim parlatırız” diye gevrek gevrek seslendi Cüneyt. “ohhh… ” diye inledi Çiğdem. Cüneyt iki parmağını Çiğdem’in kadınlığına sokup çıkarmaya başlayınca yavaşça ayağa kalktı yalaya yalaya Çiğdem’in kasıklarını, göbeğini ve göğüslerini. Çiğdem Cüneyt Bey’in başını iyice yukarıya çekip dudaklarına yapıştı önce. Öpüşmeye başladıklarında Ahmet aşağıda başını aradan Çiğdem’in amına sokmuştu resmen. Elleriyle iki yandan iyice ayırdığı kalçalarının arasından amını dillerken Çiğdem’in, Ahmet parmaklarını çekmiş göğüslerini yoğuruyordu. Çiğdem’in eli Cüneyt’in pantolonunun önüne uzandı. Hızlıca fermuarını açmaya çalıştı. Cüneyt geri çekilip kemerini çözüp pantolonunu donuyla birlikte aşağı indirdi. Aceleyle ayakkabılarını, çoraplarını çıkardı. Çiğdem Ahmet’in ağzından amını ve götünü kurtarıp Cüneyt’in sikine yöneldi yere diz çökerek. Ahmet de hemen üstünü çıkardı.

Cüneyt’in aleti Ahmet’inkinden biraz daha kalındı. Ama uzunlukları aynıydı neredeyse. Çiğdem Cüneyt’in kalkmış sikini boğazına kadar soktu bir seferde. Bu arada Ahmet hemen yüzünün yanında bitti. Ben de keyifle viski içip canlı porno izyemeye devam ediyordum. Ahmet sikini Çiğdem’in boynuna sürtüyor, başını saçlarının arasında dolaştırıyor, arada yanağına uzatıyordu. Çiğdem Cüneyt’in aletini ağzından çıkarıp eliyle sıvazlamaya başlarken boşta duran Ahmet’in aletini bir çırpıda ağzına aldı ve taşaklarına kadar yuttu. Ahmet’ten derin bir “ohhhh…” sesi çıktı. Çünyet eğilip Çiğdem’in göğüslerini okşamaya başlayınca Çiğdem Ahmet’in aletine daha iştahlı saldırdı. Boynunu döndürmekten yorulmuş olmalı ki Çiğdem Ahmet’i tam önüne çekti. Bu arada ister istemez de öne doğru hafifçe eğildi. Cüneyt bu sefer Çiğdem’in arkasına geçti ve dizlerinin üzerine çöktü. Çiğdem’in kalçalarını okşayıp yaladı bir süre, sonra da kadınlığına uzandı elleri. Anlaşılan yerleştirmeye başlayacaktı Cüneyt ki Çiğdem birden doğruldu ağzındaki Ahmet’in aletini çıkarıp. Dönüp Cüneyt’in dudaklarına yapıştı. Sonra da kendini geriye çekip “Oraya önce bu günün mimarı Cenk’in koca yarrağı girecek” diye güldü. İkisinin arasından çıkıp yanıma geldi. Sehpada duran viski şişesini tepesine dikip bir yudum aldı ve ağzında çalkalayıp yuttu. Tam karşımda ayakta durup Cüneyt ve Ahmet’e “Biraz da siz seyredin azın..” diye gülerek bana dönüp tam aletime kadar eğildi ayakta. Pantolonumun içindeki canavarı alelacele çıkarttı. Zaten çoktan kaskatı kesilmiştim ve açıkası beyaz sıvılarım ufak ufak aletimin başından kiloduma da akmıştı. Önce diliyle tam deliğine uzandı ve oradaki birkaç damla sıvıyı dilinin ucuna alıp yalana yalana yuttu. Sonra ağzına almaya başladı. Başını alıp biraz emdi. Sonra aşağı doğru indirip ağzını yarısını ağzına kadar soktu.

Ahmet ve Cüneyt, arka tarafta sikleri ellerinde sıvazlaya sıvazlaya Çiğdem’in bana yaptığı oral seksi ve kabak gibi ortaya çıkmış kadınlığını izliyorlardı. Çiğdem birkaç kez somurduktan sonra aletimi ağzından çıkardı ve doğruldu. Kalçalarını bana döndü. Bacaklarımın arasına girdi ve eliyle aletimi sapından kavrayıp dikleştirdi. Kadınlığının dudaklarına birkaç kez sürttükten sonra üzerine oturmaya başladı… “ooh… yarrak dediğin böyle olur… yara yara ileryecek” diye inledi. Birkaç saniye sonra köküne kadar almıştı aletimi kadınlığına. “oohh… özlemişim mideme kadar sokmanı” diye mırıldanıp yavaşça kalktı. yarısına kadar gelince yeniden oturdu. İyice alışınca hızlanmaya başladı hareketleri. Kendini bana iyice yaslayıp ellerimi göğüslerine götürdü, bir yandan aletimin üzerinde oturup kalkıyor, diğer yandan bana göğüslerini okşatıyordu. Sonra her zamanki gibi çığlıkları başladı. Yakaladığı ritmi kaybetti ve şuursuza oturup kalmkaya, bedenini sağa sola kıvırmaya, göğüslerini yoğurmaya, bacaklarımı tırnaklamaya ve hatta taşaklarımı okşayıp sıkıp bırakmaya başladı. İçinden akan sıcak sıvıları aletimin üzerinde hissediyordum. Sadece sıvılarının sıcaklığını değil, titremeleri ve kasılmaları, kalbinin atışı dahi resmen aletimin üzerindeydi. Sonra birden durdu. Ellerini dizlerimin üzerine koyup öne doğru eğildi. Ahmet ve Cüneyt, Çiğdem’in bu orgazm şölenini izlerken kendilerini patlamamak için zor tutmuşlardı anlaşılan ki Çiğdem durup birkaç nefes alınca Cüneyt yanaştı ve Çiğdem’in ağzına götürdü aletini. Çiğdem önce eline aldı Cüneyt’in aletini, ufak ufak okşadı. O arada Ahmet de yanına gelince onu da eline aldı. ikisini ufak ufak okşadı. Sonra iyice önüne çekti ve ikisinin yarağını birbirine birleştirdi. Ahmet ve Cüneyt önce irkildiler. ama ses çıkaramadılar. Çiğdem ikisinin birden aletini sapından kavrayıp kocaman açtığı ağzının içine yerleştirmişti bir hamlede. Ağzında öylece tuttu. Somurmaya başladı muhtemelen ki Ahmet ve Cüneyt’in yüz ifadeleri değişmeye başladı. Bu arada da yavaş yavaş oturup kalkmaya başlayınca şenlik tamamlanmış oldu. Ona yardımcı olmak için ellerimle kalçalarını aşağıdan kavradım ve yukarı aşağı kaldırıp indirmeye başladım. Ben böyle yapınca Çiğdem hareketlerini benim kontrolüme bıraktı. Ahmet ve Cüneyt’in aletlerini ağzından çıkarıp biraz sıvazladı ayrı ayrı. Tam birleştirip yeniden ağzına sokacaktı ki Cüneyt Çiğdem’in bileğinden kavrayıp onu kucağımdan kaldırdı. “Şu amın keyfine biraz da biz varalım Çiğdem Hanım, adam zaten 5 şeritli otobana çevirdi” diye gülerek. Çiğdem güldü onun bu lafına… itiraz etmeyince de Cüneyt Ciğdem’i yere çömeltti kendiyle birlikte. Göğüslerini biraz yalayıp yoğurduktan sonra arkasını çevirdi. Çiğdem’in başı tam benim aletime gelecek şekilde domaltıp aletini kadınlığına sürttü birkaç kez. Sonra da içine bir çırpıda soktu. Çiğdem hissetmemişti bile. Zaten Cüneyt’de “Cenk, falloş etmişin karıyı iki dakkada” diye gülmeye başladı. Çiğdem de gülmüştü. eliyle uzanıp aletimi sıvazlamaya başladı, sonra taşaklarımı yalayıp ağzına soktu. Arkadan Cüneyt pompaladıkça Çiğdem benim aletime daha çok saldırıyor, somuruyordu. Ben daha fazla dayanamadım ve Çiğdem’in ağzına patlamaya başladım. Cüneyt benim patladığımı anlayınca önce yavaşladı. Çiğdem’i biraz kendine çekti ve sonra arkadan sertçe vurmaya başladı. Çiğdem’in kilitorisini muhtemelen taşaklarıyla dövüyordu. Çiğdem yine çıldırmaya başlamıştı. Bu arada Ahmet izlemekten katılmaya geçmeye karar vermiş olmalı ki Çiğdem’in arkasına doğru hareketlendi. Cüneyt’in yerini almaya niyetliydi ki Cüneyt böğürerek Çiğdem’in kalçalarının üzerine boşalmaya başladı. Cüneyt aletini dışarı çekip kalçalarına boşalınca Çiğdem hiddetle “Orospu çocuğu, içine niye patlamadın” diye çıkıştı. Cüneyt donup kalmıştı Çiğdem’in bu tepkisine. “Ahmett… gir patlat iiçime çabukk” diye inledi Çiğdem. Ahmet hiç sektirmeden dizlerinin üzerine çöktü. Cüneyt kendini yana nasıl attığını dahi anlamadı eminim. Ahmet girip çıkmaya başlayınca Çiğdem yine keyfe geldi hızlıca ve yine çıldırma noktasına geldi. “ohhh.. küçük siklim, iş sendeymiş, sik beni, içimi dölle” diye inleyince Ahmet “orospumuz… amını döllüyorummm” diye böğürüp boşalmaya başladı. Çiğdem birden kendini geriye doğru atıp Ahmet’in tam anlamıyla kucağına oturdu ve onu götünün üzerine yere oturtup aletinin üzerine yerleşti. Ahmet hareketsizce sırt üstü kaldı yerde. Çiğdem de öne doğru eğilip soluklanmaya başladı.

visi şişesine uzanıp bardağımı doldurdum. Bir sigara yakıp içmeye başladım. Gözüme yanımdaki Çiğdem’in çantası ilişti. İçinde ıslak mendil kesin vardı. Aletimi ıslak mendille silip dükkanı kapattım. Cüneyt bir tarafta, Ahmet Çiğdem’in altında nefes nefese kalmışlardı. Çiğdem kendine gelince yavaşça ayağa kalktı. Kadınlığındaki sıvıları Ahmet’in göbeğine akıttı önce kahkaha atarak. “Cenk’ciğim teşekkür ederim” diye gülerek bana doğru yaklaştı. “Islak mendil rica edebilir miyim?” dedi. Uzattım. Kadınlığındaki geri kalan pisliği temizledi. Viski şişesine uzanıp bir yudum aldı. Ağzını çalkalayıp yuttu. Cüneyt ve Ahmet’e yöneldi. Çırıl çıplak onların önünde diz çöktü. Ahmet’in ağzına uzzattı şişeyi ve ona viski içirdi. Sonra da aynısını Cüneyt’e yaptı. “Bunu saymıyorum, çabuk pes ettiniz” diye gülerek ikisinin de küçüllmüş aletini gösterdi. İkisinden de ses çıkmayınca ayağa kalkıp geri bana doğru yürüdü. Yerden kot pantolonunu, kilodunu alıp giydi. Sütyenini ve thirtünü giyip çantasına uzandı. “Cenkciğim, ben hazırım, hadi gidelim” diye seslenince gülerek ayağa kalktım. “Abiler görüşürüz” diye vedalaştım hızlıca ve geldiğimiz yerden geri önce otoparka gittik. Çiğdem kıs kıs gülüyordu. “Neyse, aslında zevk de aldım ama hemen öyle cozutmasınlar. Tadı damaklarında kalsın ki sözlerini tutamasınlar” diye güldü Çiğdem. “isteseler gene geleceksin yani” diye yanıtladım… “Sensiz olmaz…” diye gülerek yanağıma bir öpücük kondurdu. “başrol sensin, onlar figüran” diye ekledi gülümseyerek.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

GÜZEL MACERAMIZ (ALINTIDIR)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

GÜZEL MACERAMIZ (ALINTIDIR)
30 yaşında evli bir kadınım. Adım Gül. Üç yıllık evliyim ev hanımıyım. Eşim Mert 33 yaşında işinde gücünde sakin biridir. Seks hayatımız her evli çift gibi gidiyordu. Eşim benimle porno filmler izlemeye, hikayeler okumaya bayılıyordu. Ben de ona uyuyordum. Çünkü arkasından çok güzel bir gece geçiriyorduk. Beni zevkten delirtiyordu sonrasında… Zamanla internete takılmaya, beraber chat yapmaya başladık. Erkeklerle konuşmamı istiyordu. Ben ilk başta istemiyordum açıkçası. Onun ısrarları, benim de heyecan duymaya başlamam bizi yabancı erkeklerlerle chat yapmaya itti. Minik sohbetler oluşmaya başladı. Zamanla bu sohbetlerin dozu, erotizm seviyesi artmaya başladı. Fakat bu sohbetler anlık oluyor, orada kalıyordu. Devam ettirecek, düzgün birini bulamıyorduk. Kimisi çok sapık, kimisi aceleci, kimisi ukala… Biz ise bana gerçekten değer verecek, her şeyi paylaşabileceğimiz birini istiyorduk. Zaman içersinde aradığımız kişiyi bulduk, Msn de konuşmaya başladık. Adı Mustafa. 30 Yaşında işi gücü olan evli biriydi. Yıllardır evli bir çiftle tanışamadığından dert yanıyordu. Bizim gerçek olmamızı çok istiyordu. Cam açtık, üzerimde eşofmanlarım vardı. Çok yakışıklı çok kibardı. Hiç acelesi yoktu ve konuşmaları çok seviyeliydi. Sabaha kadar ordan burdan arada seksten sohbet ettik. Her gün konuşuyorduk artık. Eşim varken de yokken de Mustafa’yla sohbetlerimiz devam ediyordu. Benimle gerçekten ilgileniyordu. Benden hoşlanıyordu. Her şey çok iyi gidiyordu. Arada yaramazlıklar da yapıyorduk. Memelerimi anlık açıp göstermekten, kamera karşısında yüzümüz görünmeden amımı okşamaya kadar vardık. O da bize kendi muhteşem aletini gösterdi. Eşimle öpüşürken, ya da eşim beni okşarken bizi izliyor, iltifatlar ediyordu. Fantaziler anlatıp birbirimizi heyecanlandırıyorduk. Camı kapatıp bizi sadece duyabilirken eşimle seks yapıyorduk. Seslerimiz onu çok tahrik ediyordu. Biz de inanılmaz haz duyuyorduk bundan. Bir yıl kadar sürdü bu sohbetler. Mustafa ve eşim artık görüşmek istiyorlar, ben bir türlü olur diyemiyordum. Çok zor bir durum bilirsiniz. Resmen sevgilim vardı her fırsatta görüştüğüm, sanal seks yaptığım… Eşim de bunu biliyordu. İki erkek vardı hayatımda… İkisi de benim mutlu olmam için uğraşıyorlardı gerçekten… Benim sınırlarıma saygı gösteriyordu Mustafa. Her şeyimi biliyordu artık. Ama her şeyimi… Sekte nelerden hoşlandığımı bile… Ve sonunda, nihayet ben de eşimin isteğine uyup Mustafa’ya buluşalım dedim. Farklı şehirlerdeydik. Bayağı da uzaktık. Kararlaştırdığımız gün, ben her zamanki gibi giyindim. Üzerimde bir kazak altımda uzun etek başımda örtümle onu karşılamaya gittik eşimle. Hiç konuşmuyorduk. Mustafa otobüsle geldi. Otobüsün içerisindeyken tanımıştım onu. Eşim ayrı bir yerde ben ayrı bir yerdeydim. Tedbirdi bizim için. Hala son aşamada fikrimi değiştirebilirim diye düşünüyordum. Beni görmüş ama tanıyamamıştı. Beni hiç örtülü görmemişti çünkü. Vücudumda neremde ben var, onu bile bilen adam örtümden dolayı beni tanıyamamıştı. Eşimle tokalaştılar. Hava soğuktu. Benden uzaklaştılar biraz ben indirme peronunda kaldım. Onlar otogara girdiler. Eşim arıyordu. Sen arabaya git dedi. Sadece tamam dedim. Arabaya gitti beklemeye başladım. Bir an önce eşimin gelmesini ve evimize gitmek istiyordum. 15 dakika sonra ikisi birlikte karşıdan geliyorlardı. Hiç bir şey düşünemiyordum. Eşim direksiyona geçti. Mustafa arkaya oturdu bende öndeydim. Eşim bana gülümsüyordu ben çok tedirgin, ölesiye heyecanlıydım. Eşim gaza bastı. Mustafa, “Hoşgeldin demeyecek misin Gül?” dedi. Başımı çeviremedim bile heyecandan, titreyen sesimle öylesine bir “Hoşgeldiniz” dedim. Sizli bizli konuşmam onu susturmuştu. Neden öyle dedim bilmiyordum gerçekten. Eve geldik. Ben öndeydim eşimle mustafa arkamdan geliyorlardı. Apartmana girdik. Hızlı hızlı açıyordum kapıları… Sanki biri bizi görecek, yakalayacak, suçluymuşuz gibi… Zemin kattaydı dairemiz. İçeri girdik. Orda göz göze geldik ilk. Salona geçtik. Montunu çıkardı, aldım. Bir elimde montu vardı. Elimi uzatarak, “Hoş geldin Mustafa” dedim. Sıcacık bakıyordu. Gülümseyerek “Hoş bulduk Gül…” dedi. Öpsem mi, öpmesem mi, yanaktan mı, dudaktan mı derken, heyecandan titreyen elimle sadece tokalaştık. Gidip montunu astım içeri giremiyordum tekrar… Heyecanla kapının önünde bekliyordum. Nihayet kapıyı açıp “Ben yemek hazırlayayım” dedim. Aslında yemek hazırdı. Sofra hazırlanacaktı sadece. Mutfakta bir sigara içtim. Salondaki masaya kurmaya başladım. “Yardım edelim mi?” dedi eşim. “İyi olur” dedim. Kısa sürede kurduk sofrayı hiç konuşmadan. Yemek yerken de pek konuşmadık. Mustafa’nın yolculuğu ve havaların soğuk olması dışında. Yemekten kalktık sofrayı birlikte topladık. Mustafa “Bulaşığa yardım edeyim mi?” dedi. Eşime baktım kararsızlıkla, onunla yalnız kalmaktan ürküyordum hala… “A, olur tabi, iyi olur” dedi eşim. Biz Mustafa’yla bulaşıkları yıkıyorduk. Benim suskun ve tedirgin halim onun duyarlı gözlerinden kaçmamıştı tabi… “Gül, lütfen rahat ol. Güzel bir akşam geçiririz. Sadece arkadaş gibi. İsterseniz hemen de gidebilirim. İstersen hemen, bu gece giderim. İstersen iki gün burda kalabilirim. Sizi üzecek halim yok. Tüm karar Mert ve senin…” dedi. Onun bu sözleriyle rahatlamıştım. Çünkü istemezsek Mustafa zorlamayacaktı bizi. Bulaşıkları yıkadık. “Baş örtünü çıkarmayacak mısın?” dedi. O söyleyince farkına vardım, hala başımda duruyordu örtü, “Çıkartırım elbette, her zaman taktığım şey değil” dedim. Salona gittik. Saat sekiz olmuştu. Eşim beni çağırdı yatak odasına girdik. Sarıldı “Benim güzel karıcım, nasılsın, kendini nasıl hissediyorsun?” dedi. “Bilmem, sen nasılsın?” dedim. “Ben iyiyim” dedi eşim “Öyleyse ben de iyiyim” dedim. Gülüştük. Uzun bir öpücük kondurdu dudaklarıma. “Anlıyorum, çok heyecanlısın, farkındayım. Ama rahat ol, ne gelirse içinden onu yap bir tanem” dedi ve salona döndü. Çay koydum hemen. Yatak odasına geçip tamamen soyundum. İçime hiç bir şey giymedim. Tek parça kırmızı bir abiye elbisem vardı. Üçgen göğüs dekolteli ip askılıydı. Sırtı da dekolteydi. Uzun saçlarımı tokayla en yukarda topladım. Ten rengi ince külotlu çorabımı giydim. Elbisemin etek boyu dizlerimin bir karış üzerindeydi. Kırmızı parlak bir ruj sürdüm dudaklarıma. Aynada baktım kendime. Çok hoş olmuştum. Eşim sesleniyordu “Çay koydum, beş dakikaya geliyorum” dedim. Çay olmuştu. Tepsiye koydum çerezde koydum. Salona gittim, içeri girdiğimde ikisi de şok olmuşlardı. Ben umursamaz davrandım. Rahat olmaya çalışıyordum. Tepsiyi masaya koydum. Eşim “Aşkım, çok güzel olmuşsun” diyordu. Mustafaya dönüp “Mustafa, sen beğenmedin mi yoksa?” dedim. “Çok beğendim Gül, ama dilim tutuldu, diyecek kelime bulamıyorum” dedi o da… İki erkek tarafından böyle beğenilmek hoşuma gitmişti. Çok heyecanlıydım. Ellerim titriyordu. Arkamı dönüp onlara çayları doldurdum. İkisi de popoma bakıyorlardı emindim. Çayları ikram ederken ikisinin de gözleri yuvalarından çıkacak gibiydi göğüslerime bakarken. Eşimin yanına oturdum. Mustafa karşımdaydı. Bacak bacak üstüne atttım. Mustafa bacaklarımdan gözlerini alamıyordu. Ne kadar güzel, arzu dolu ve seksi bir kadın olduğumdan bahsediyordu kocam. Eşimin bu konuşmaları beni çok rahatlatıyordu. Mustafa’ya eşiyle arasını sordum. Dışardan bakıldığında güzel bir evliliğinin olduğunu ama cinsel olarak eşinin çok tutucu olduğunu anlattı yana yakıla… Hiç böyle ateşli bir elbiseyle, makyajla karşısına çıkmamış karısı. Kendime inanamıyordum. Neler konuşuyordum elin adamıyla ve üzerimde seksi bir elbiseyle, bacak bacak üstüne atmış, onun karşısında kocamın yanında… Adamın cinsel hayatından bahsediyorduk çok normalmiş gibi… Bir türlü bu düşünceleri kafamdan atamıyordum. Ne kadar rahat davranmaya çalışsam da ellerim ve sesim titriyordu. Sohbet ediyorduk. Ara sıra konuşacak bir şey kalmayınca Mustafa ya da eşim devreye giriyor konuşmaya devam ediyorduk. Zaman geçiyordu bir şekilde. Cinsel sohbetler de ediyorduk. Çay bitmişti. Kalktım, mutfağa gidip tekrar çay koydum. Yatak odasına girdim. Mavi askılı kısa eteğimi giydim. O kadar kısaydı ki her yerim görünüyordu. Mavi bir külodum vardı onu da giydim. İçeri girdim. “Oooo..” dediler ikisi de hayranlıkla… Ben utangaç bir şekilde, tekrar eşimin yanına oturdum. Mustafanın karşısına… Bacak bacak üstüne atmadım ama, zaten ne kadar uğraşsam da oturduğum yerde, külodumun görünmesine engel olamıyordum. Mustafa da farketmişti rahat edemediğimin sanırım, pek bana bakmamaya çalışıyordu. Sohbet ediyorduk artık daha çok konuşuyordum. Beni konuşturuyorlardı bilerek. Çay için mutfağa gittim. Eşim arkamdan gelmişti. Mutfakta sarıldı bana uzun uzun öptü dudaklarımı. “Hayatım, hala tedirginsin. Eğer ben istediğim için yapıyorsan söyleyelim adama gitsin” dedi. Hiç bir şey söylemedim. Eşim gitti Mustafanın yanına. Ben mutfakta sigara içiyordum. İkinci sigarayı yakmıştım. Mustafa geldi bu kez… Elim ayağım her yerim titriyordu. “Nasılsın Gül?” “Bak, eğer rahatsız hissediyorsan bana söylemen yeterli..” “Yok rahatsız olmadım aslında… Sadece, duruma alışamadım. Çok tuhaf hissediyorum. Fakat bir şekilde gitmeni asla istemiyorum dedim. Ama ne kadar çabalasam da eşimin yanında, açıkça bunu söylemek zor” dedim. “Seni anlıyorum” dedi. Ayaktaydık yaklaştı elimi tuttu. “Lütfen rahat ol sevgilim… Gitmemi istersen hemen giderim ama yalvarırım kalmama izin ver, inan pişman olmayacaksın” dedi. Öleceğim sandım. Cevap veremedim. Ellerimi bıraktı eşimin yanına gitti. Sevgilim demişti bana msn de telefonda yüzlerce kez demişti aslında ama çok hoşuma gitmişti bu sefer. Evet bir sevgilim vardı gerçekten bir sigara daha yaktım karar vermem gerekiyordu. Her şeyimle onu istiyordum ama bu noktadayken bile hala çok korkuyordum. Kararsız bir şekilde içeri gittim. Tüm seksiliğimle kocama ve sevgilime çay dolduruyordum. Kiloduma kadar görüyorlardı popomu farkındaydım. Umursamadım hiç. Çayları verdim. Oturduk bir demlik çay bitene kadar sohbet ettik daha rahat davranıyordum artık. Kendimi kaptırmıştım. Mustafa bana aşkım sevgilim diye hitap ediyordu. Ben de canım diyebiliyordum sadece. Çok tuhaf gelmiyordu artık. Çay yine bitmişti. Saat çok ilerlemişti. Tepsiyi götürdüm mutfağa eşim geldi arkamdan. “Eee?” dedi “Gül hanım, ne yapıyoruz? Saat gece yarısı” dedi. “Sen gerçekten istiyor musun?” “Şaka mı yapıyorsun hayatım? Bunu her şeyden çok istediğimi biliyorsun. Ama senin de istemen gerek. Mustafa iyi biri… İstemezsen gidecek. Ama buraya kadar geldi bu iş, lütfen yarıda kalmasın” Ne diyeceğimi şaşırmıştım. Çok istiyordum. Sarıldı kocam “Evet, Ne diyorsun? İstiyor musun?” dedi. “Evet” diyebildim. “Evet, istiyorum” Nasıl demiştim bilmiyordum ama sonunda evet diyebilmiştim. Yüzüne bakamıyordum kocamın. Halbuki her şeyi o ayarlamıştı. Beni bir şekilde buna hazırlayan kocamdı. Ama yine de çok tedirgin olmuştum. Eşim sarıldı “Gözlerime bak” dedi baktım “Seni çok seviyorum. İnan her şey çok güzel olacak” dedi. Cevap vermedim. Eşim gitti ben bulaşıkları yıkadım. Güzel bir parfüm süründüm. Salona giderken aynada kendime bakıp, çeki düzen verdim. Çok hoş görünüyordum gerçekten. Yanlarına gittim. İçerde sadece Mustafa vardı. Gözleri üzerimde dolaşıyordu. Eşim yoktu. “Mert nerde, banyoya mı gitti?” dedim. “Hayır” dedi. “Çıktı. Senin rahat edemeyeceğini, yalnız kalmamızın daha iyi olacağını düşündü çıktı. Ne zaman çağırırsak o zaman gelecek” “Deli misiniz siz?” dedim. Hemen kocamı aradım. Acele eve gelmesini istedim. Eşim iki dakika sonra evdeydi. Gerilmişti ikisi de. Ama ben rahattım. Koltuğa oturan kocamın yanına gittim, önünde durdum. “Ben sen olmadan yapamam aşkım.” dedim. Bacaklarımı iki yana açarak kocamın kucağına oturdum, sımsıkı sarıldım. Ateşli bir şekilde dudaklarına yumulup uzun uzun öpüştüm kocamla… Dakikalarca öpüştükten sonra kocamın kucağından kalktım, Mustafanın karşısında dikildim. Elinden tutup ayağa kaldırdım onu… Sarıldık birbirimize… Gözlerimi kapattım, heyecandan ölmek üzereydim. Ayak parmaklarımın üzerinde yükselerek heyecanla aralanan dudaklarımı ona uzattım, dudaklarımız birleşti. İnanılmaz bir şeydi. Mustafa’yla öpüşüyorduk. Hem öyle böyle değil… Koparırcasına emiyordum dudaklarını. Dudaklarımızı yiyorduk resmen. Ellerimi boynuna doladım sıkıca adamın. O da sarıldı belime sıkıca. Dillerimizi yalıyor dillerimizi emiyorduk. Elleri kalçama kaydı. Sert başlamıştık sert devam ediyorduk. Popomu okşuyordu uzun zamandır aradığı bir şeyi yeni bulmuş gibi davranıyordu Mustafa. Kendimi geri çektim. Gülümsedim gözlerine bakıp. Gözleri bir acayip bakıyordu. Azmıştı adam. Koltuğa oturttum onu. Geri döndüm kocamın kucağına oturdum. Taş gibi olmuştu sertliğini hissediyordum. Deli gibi öpüşüyorduk. Bir eli göğsümde bir eli popomdaydı. Dilini uzattı emdim emdim. O da benim dilimi emdi. Kalktım tekrar… Mustafa’yı gidip tekrar kaldırdım. Öpmeye başladı dudaklarımı. Acıtıyordu ısırıyordu arada. Durdum. “Biraz sakinleşelim” dedim soluk soluğa… Özür diledi. Üzerinde kazak vardı çıkardım. Atletini de çıkardım. Vücudu hoştu. Yavaşça dudaklarını öptüm uzun uzun. Dilini emdim. Yanaklarını boynunu emdim biraz. Omuzlarını emdim. Ellerim boş durmuyordu göbeğini karnını göğüslerini okşuyordum. Göğüslerini emiyordum. Çok zevk alıyordu. Hala ayaktaydık. Arkasını döndürdüm. Ensesini omuzlarını sırtını okşadım, yaladım. Kocam şaşkındı ama umurumda değildi. Hoşuma gidiyordu. Aslında seks yaparken sevilmeyi çok severim ben. Bunları kocama pek fazla yapmam. Ama çıldırtmak istiyordum ikisini de. Tekrar bana döndü Mustafa. Öpüştük biraz. Okşadık birbirimizi. Geceliğimi çıkarmak istedi. Bıraktırdım. Ben ayarlayacaktım. Pantolonunu çıkardım. Sadece dar bir boxer le kaldı karşımda. Aleti büyüktü biliyordum. Çok görmüştüm camda. Dokunmak istedim ama yapamadım bir an. Koltuğa oturttum onu. Eşimin yanına gittim. Eşimi de soydum, o da boxeriyle kalmıştı. Ama onun aletine dokundum. Okşadım biraz külodunun üzerinden. Okşarken de gözlerinin içine bakıyordum. Kocam gözlerini kaçırıyordu. Tedirgin oluyordu. Mustafa’yı kaldırdım, salonunun ortasında durdurdum. Eşime “Mert, gelsene” dedim. İkisi yan yana duruyorlardı şimdi, bana bakıyorlardı. Kocamın boxerini çıkardım. Onun sikini yalamaya başladım. Diğer elimle Mustafanın aletini okşuyordum boxerinin üzerinden. Gözlerimi diktim kocama. Kocamın yumurtalarını okşuyordum. O da saçlarımı okşuyor. Başımı bazen bastırıyordu. Mustafaya döndüm. Boxerini indirdim. Kocaman alet yay gibi gerilmiş. Kurtulunca çamaşırdan yerinden çıkmış gibi oldu. İki elimle okşadım, sevdim. Gözlerimi kapattım. Dudaklarımın arasında adamın yarağı vardı. Damarlarını hissediyordum. Bir elimle testislerini okşuyordum. Mustafa da inlemeye başlamıştı. Yarak ağzımda giderek daha da büyümüştü. Ve sertleşmişti iyice. Yavaş yavaş emiyordum. Alabildiğim kadar ağzıma sokuyor tekrar geri çekiliyor tekrar sokuyordum. Arada başını öpüyordum. Çok hoşuma gitmişti. Mustafa’yı bıraktım kocamınkini ağzıma aldım yalamaya başladım. Kocamınkini daha çok ağzıma alabiliyordum. Bir güzel yaladım onu da. Onları koltuğa oturttum. Karşılarında kıvırarak dans etmeye başladım müziksiz. Az sonra üzerimdeki geceliği çıkardım. Kalçalarımı kıvıra kıvıra külodumu da çıkardım. Ayaktaydım. Seksi hareketlerle orta parmağımı ağzıma götürdüm. Bir yarak yalar gibi parmağımı yalıyordum. Sonra iki elimle göğüslerimi okşadım. Arkamı dönüp eğildim. Kalçalarımı iki yana ayırıp deliklerimi gösterdim onlara. İkisinin de yarakları ellerindeydi. Yaptığım şeylere kocam çok şaşırıyor olmalıydı. Ben de kendime çok şaşırıyordum. İnanılmaz şeyler yapıyordum. Onlara dönüp yanlarına gittim. Ortalarına oturdum. Mustafa’nın dudaklarına yapıştım. Kocam bacaklarımı okşuyordu. Sonra kocama döndüm. Onu öpmeye başladım. Ardından ikisinin de aynı şeyleri yapmalarını söyledim. İnanılmaz bir şeydi bu. İkisi de aynı anda kulak memelerimi emiyorlardı. Birer elleriyle bacaklarımı okşuyorlardı. Başımı koltuğa yasladım iyice. Boynumu, omzumu emiyorlardı. Omuzlarımı öpüp yaladılar. İşte muhteşem anlardan birini yaşıyordum şimdi. Kocam sol göğsümü sevgilim de sağ göğsümü yalıyordu. Delirmeye başlamıştım. İkisinin de ellerini tuttum. Amıma değdirdim ellerini. İkisi de parmaklarını amıma soktular. Memelerimi yalıyorlardı ve birer parmakları da içimdeydi. Öyle bir zevk alıyordum ki anlatılmaz. Biraz daha devam ettiler buna… Sonra çekildim aralarından. Koltuğun üzerinde ayağa kalktım. Bir ayağımı dizimden kırarak koltuğun üst kısmına dizimi koydum. Öbür bacağımı da Mustafa’nın omzuna koydum. Başı bacaklarımın arasındaydı şimdi, tam amımın hizasında… Saçlarından tutup başını amıma dayadım. Kilitorisimi dillemeye başladı. Kocam da arkamda, kalçalarımı iki yana ayırıp dilini arka deliğime değdiriyordu. Dayanamıyordum. Çığlık çığlığa bir orgazm yaşıyordum. Hayvanlar gibi bağıra bağıra boşaldım. Mustafa’nın yüzü ıslanmıştı sularımla. Dudaklarından öptüm. İkisini de ayağa kaldırdım. İkisine de 31 çektiriyordum bir kocamın gözlerine bir sevgilimin gözlerine bakıyordum. Onları da böyle boşaltacaktım önce. Önce kocam boşalmaya başladı. Ama ne boşalma… İlk defa bu kadar çok boşaldığını görüyordum. Onun şehvetli inlemeleri tahrik etmiş olacak ki, ardından Mustafa da boşaldı. Yüzüm gözüm göğüslerim ellerim her yerim spermlerle dolmuştu. Aslında esk**en bu bana çok sevimsiz gelirdi. Porno filmlerde izlerken bu görüntü beni rahatsız ederdi. Ama şimdi sınırlarım yoktu sanki. Banyoya gittik üçümüz birlikte… Önce beni yıkadılar ikisi de. Sonra ben onları sırayla yıkadım. Biraz üşümüştüm. Kurulandık ama giyinmedik. Salona çırılçıplak geçtik birer sigara yakıp verdim kendim de yaktım. Koltuğun bir ucunda sevgilim, bir ucunda kocam oturuyordu. Başımı kocamın bacaklarının üzerine koydum. Bacaklarım da Mustafa’nın üzerindeydi. Sigara içiyorduk. Arada kocamın dudaklarını öpüyordum. Eliyle göğüslerimi okşuyordu kocam… Mustafa da bacaklarımı, amımı okşuyordu. Üçümüzün yüzünde de tatlı bir gülümseme vardı. Kocam “Nasıl gidiyor karıcım, hoşuna gidiyor mu?” dedi. Dudaklarına vantuz gibi yapıştım. Çekilip “Belli olmuyor mu halimden aşkım?” dedim. Gülüşüyorduk. “Yatakta devam edelim mi, ne dersiniz?” dedim. İkisi de onaylayınca kalkıp el ele tutuşarak yatak odasına gittik. Yatağın ortasına uzandım iki erkeğim de yanlarıma uzandılar. Kocam dudaklarımı öpüyordu. Az sonra yine o muhteşem şeyi yaptılar. İkisi de göğüslerimi yalıyorlardı. “Hadi bu sefer daha sert olun…” dedim. İnanılmaz derecede zevkli bir şeydi. İki erkek iki yandan göğüslerimi çıldırmış gibi emiyorlar, dudaklarıyla uçlarını çekiştire çekiştire sündürüyorlardı. Bazen acıtıyorlardı ama ben umursamıyordum. Kocam aşağılara indi. Amımı yalıyordu. Bacaklarımı onun boynuna doladım. Mustafa memelerimi hoyratça okşuyor sırayla emiyordu. Az sonra biraz sakinleştiler. Hareketleri daha sakindi artık ikisinin de… Mustafayla öpüşüyorduk. Elleri boş durmuyor göğüslerimi sıkıştırmaya devam ediyordu. Kocam da amımı yalamaya devam ediyordu. Kocam kalktı. “Önce hangimiz senin tadına baksın istersin hayatım?” dedi. “Ben biraz daha sizin tadınıza baksam nasıl olur hayatım?” diyerek doğruldum, yatağın kenarına oturdum. Onlar da karşımda ayakta dikildiler. Kocamın yarağını yalamaya başladım. Bir elimle de Mustafa’nın yarağını okşuyordum. Kocamınkini iyice yaladıktan sonra dönüp Mustafa’nın o kocaman yarağını yalamaya başladım. Çok hoş bir aleti vardı. Kocamınkinden daha tatlıydı. Farklı değildir diyenler ağzının tadını bilmeyenler bence. Ben de o gece öğrendim. Her yarağın ayrı bir tadı var demek ki dedim kendi kendime ve bundan sonra her yarağın tadına bakmalıyım diye düşündüm. İkisi de taş gibi olmuşlardı. Yatağa yattım kocama “Aşkım, gel…” dedim. Artık çok rahattık içimizden geldiği gibi davranıyorduk. Kocam geldi. Bacaklarımı ayırdım beline doladım. Yarağını dayadı amıma, kolayca kaydırdı içime… Tek hamlede sonuna kadar içimdeydi. Çok ıslaktım. Amım onu yakıyordu. Gidip geliyordu kocam. Mustafa da biraz bizi izledikten sonra dayanamayıp yanımıza geldi. Biraz dudaklarımı emdi. Diz çöküp yarağını ağzıma verdi. Ben de iştahla yalıyordum onu. Ama çok büyüktü. Zorladığımda boğazıma değiyordu. Ama olsun, ona zevk vermek istiyordum. Mustafa’nın elleri boş durmuyor göğüslerimi de okşuyordu. Çok zevk alıyordum. Kocam hızlı hızlı sikiyordu beni. Mustafa “Hadi bir pozisyon deneyelim. Çok zevk alacaksın” dedi. Olur deyince kalktık, Mustafa kocamı yatırdı, beni de üzerine ters oturttu. Kocama arkamı dönerek sikinin üzerine oturdum. Mustafa’nın tarifiyle tabi. Kucağında zıplıyordum. Daha çok hissediyordum kocamı bu şekilde. Bunu yüzlerce kez yapmıştık zaten. İçimden güldüm Mustafa’ya. Mustafa da gelip dudaklarımdan öptü uzun uzun. “Az sonra yaşayacağın şey için bana teşekkür edeceksin” dedi. Önüme geçti. Beni durdurdu. Kocama “Hadi Mert, sen girip çık şimdi…” dedi. Ben sabit duruyordum. Kocam içimde gelip gidiyordu. Mustafanın ne yapmak istediğini eğildiğinde anladım. Diliyle kilitorisimi yalamaya başladı. Aman tanrım. Bu nasıl bir şeydi. Kendime hakim olamıyordum. Üst kattakilerin duymama ihtimali yoktu. Çığlık çığlığa kalmıştım. Kendimi bir türlü frenleyemiyor, kontrol edemiyordum. Bugüne kadar böylesi zevkli bir şey yaşamamıştım gerçekten. Çılgınlar gibi bir orgazm yaşadım. Sadece iki belki üç dakika sonra, içimde gidip gelen kocamın siki, klitorisimi yalayan Mustafa’nın dili, gecenin üçüncü orgazmını yaşatmaya başladı tekrar. Hiç bu kadar kısa sürmezdi iki orgazmımın arası. Bu çok zevkliydi. Kocam da dayanamadı, içimden çıktı, kalktım diz çöküp onu yaladım. Yine inanılmaz bir boşalma yaşıyordu kocam. Yine her yerim, ağzım gözüm, memelerim sperm olmuştu. Yorulmuştum. Ama Mustafayı da boşaltmalıydım. Banyoya gidip çarçabuk duş aldım. Kurulanıp geldim. Yatağın yanında duran koltukta oturuyordu Mustafa… Elinde taş gibi yarağını okşayarak bana bakıyordu beklentiyle… Dizlerimin üzerinde diz çöktüm önünde, olabildiği kadar, sınırlarına kadar sertleştirdim güzel aletini… Kocaman yarak ağzıma sığmıyor ben de zorluyordum. Kucağına çıktım ama bu sefer ters oturmadım. Dudaklarında dudaklarımı gezdirdim, dilimle yaladım etli dudaklarını… Biraz öpüştüm. Belime sarıldı. O da, ben de artık o yarağın içime girmesini istiyorduk. Biraz sürtündüm. Islanmıştım yine… Yarağını elimle düzelttim. “Sen dur sevgilim, ben oturayım” dedim. “Korktun mu?” dedi. “Evet, çok büyük…” dedim dudaklarımı ısırarak… Gülümsedi. “Merak etme, rahat alırsın, sen harika bir kadınsın” dedi. Azıcık oturdum. Durdum, nefes aldım. Başı içimdeydi. Biraz daha oturdum. “Offf…” diye inledim. Şimdi biraz acımıştı. Aslında ıslaktım. Ama yarağı çok büyüktü Mustafa’mın. Kalkıp inmeye başladım. Birazını alabiliyordum hala. Korkuyordum acıyacak diye… İstemdışı bir şey. Yoksa köküne kadar girmesini istiyordum. Şimdi azıcık daha fazla oturdum. Her seferinde artırıyordum. Acıyordu ama çok değil. Devam ettim. Sanırım Mustafa dayanamamıştı. Belimden sıkıca sarıldı. Gözlerime baktı. Anladım. “Tamam sevgilim” dedim. “Nasıl istersen öyle sik beni.” Birden oturttu beni hızlıca. Keskin bir çığlık attım. Hızlı hızlı girip çıkıyordu amıma. Fena sikiyordu beni. Çok zevk alıyordum. “Offf aslanım… Sik beni… Daha hızlı… Daha sert… Sik… Hadiii…” diye bağırıyordum. “Ohhh.. Yarrağın harika aşkım… Çok güzel yarrağın var bebeğim… Beni çok mutlu ediyorsun. Aşkım… Sevgilim… Kocacımm… Sik beni Mustafam…” Alttan deliler gibi vuruyordu. Bir makine gibi hızlı hızlı sikiyordu beni. Tekrar orgazm olmaya başladım. Ama ne orgazm, ne kasılma… Gecenin dördüncü orgazmıydı. Hiç bu kadar boşalmamıştım bir gecede. Böğürüyordum orgazmımı yaşarken. Mustafa “Ihhh… Boşalmak üzereyim aşkım, geliyorum” diye inledi. “Boşal sevgilim. İçime boşal aşkım… Merak etme korunuyorum” dedim. Offf… Spermleri oluk oluk akıyordu içime. Sıcaklığını yoğunluğunu hissedebiliyordum. Sarıldım boynuna öpücüklere boğdum. Dudaklarını yüzünü gözünü öpüyordum. Teşekkürler ettim. Kalktım bir bezle sildim amımı. Kocam karşı koltukta zevkten çıldırmış bir haldeydi. Gittim kocama sarıldım. Onu ne kadar çok sevdiğimi. Bunu bana yaşattığı için minnettar olduğumu söyledim. Sıkıca sarıldık birbirimize. Duşa girdik hep birlikte. Yine beni yıkadılar ardından sırayla, ben de onları yıkadım. İçeri girdiler. İkisinin de dudaklarından öptüm. Acıkmıştık. Saatler hızlıca akıvermişti. Çay koydum yine, kahvaltılık bir şeyler hazırladım. Mutfakta çırılçıplak oturup yedik. Sohbet ettik. Herkes memnundu. Üçümüz de çok neşeliydik ve mutluyduk. Karnımız doyup kendimize gelince, kendimizi tekrar yatağa yattık. Kocama arkamı döndüm. O da bana arkamdan sarıldı. Mustafa önümdeydi, yüz yüze bakıştık, uzun uzun öpüştük. Sabah olmak üzereydi. Uykuya daldık. Öğlene doğru ben uyandım. Gidip elimi yüzümü yıkadım. Yorgunluğum gitmişti. Tazelenmiş hissettim kendimi… Bir rahatlama vardı üstümde, çok hafiftim. Baktım, benimkiler uyuyorlar. Kalkıp öylece mutfağa gittim çay koydum. Geceden kalan kahvaltı bulaşıkları vardı. Onları yıkadım. Mükellef bir kahvaltı sofrası hazırladım mutfak masasına. Çayı demledim. Ekmek almak gerekiyordu. Kalktım üzerime bir elbise geçirdim. Fırına gittim. Fırındaki tezgahtar kız gülümseyerek, “Abla çok neşelisin bugün…” dedi. “Gülümsüyorsun, bi tatlılık var yüzünde…” “Ay ne bileyim her zamanki halim…” deyip çıktım dışarı. Mutluydum demek ki. Eve gittim üzerimdekileri çıkardım. Aynaya gittim baktım. Yüzüm ayrı bir güzeldi gerçekten. Güldüm kendi kendime. Bir parça margarini bir dilim ekmeğe sürdüm. Bir bardak da çay koydum kendime. Ekmeği yiyiverdim hemen bir sigara yaktım. Mutsuz değildim. Huzursuz değildim. Çok korkuyordum aslında pişman oluruz diye düşünüyordum ama değildim. Umarım kocam da değildir diye geçirdim aklımdan. Sigaram da çayım da bitmişti. Uyanalı bir saati geçmişti. Yatak odasına girdim. Güneş vuruyordu camdan. İçerisi sıcaktı. Perdeden dışarı baktım. Cumartesi sabahı kimsecikler görünmüyordu. Uyuyordu ikisi de. Seyrettim biraz onları. Mustafa eli yüzü güzel biriydi. Hoş bir adamdı. Vücudu da hoştu. Aynı yatakta yatıyorlar ya çok komik görünüyorlardı. Çırılçıplaktı ikisi de.aletleri de uyuyordu.. Kocamın yanına gittim dudaklarını öptüm uyanıverdi. Baktı şöyle bir uyku sersemi. Gülümsedi ben de ona gülümsedim. Tekrar öptüm. “Kahvaltı hazır canım…” dedim. Kalktı lavaboya gitti. Kapıdan tekrar baktı gülümsedi. Beni rahatlatlatmıştı bu. Her şey çok hassas en ufak şey bizi kırabilirdi. Sanırım kocam da bunun farkındaydı. Mustafa’nın yanına uzandım yüzü bana dönüktü. Bir elimle sarıldım. Dudaklarını öptüm. Tepkisizdi. Uykusu ağırdı demek ki. Alt dudağını araladım dilimle azıcık emdim uyandı. O da sarıldı bana. Uzun uzun öpüştük. Ona da, “Kahvaltı hazır sevgilim…” dedim. “Tamam aşkım” dedi. Elimi tuttu, avucumun içini öptü. Mutfağa gidip ekmekleri kızartmaya başladım. Kocam geldi. Duşunu almış, giyinmişti. İki erkek gülümseyerek günaydın dediler birbirlerine, kocam masaya otururken, Mustafa banyoya gitti bu kez… Kocam oturduğu yerden, “Çiçek gibisin bu sabah” dedi kocam sarıldı öptü. Teşekkür ettim. Kızaran ekmeklere margarin sürüyordum. Yumurtaları da soyarken Mustafa geldi. Hiçbir şeyi elletmedim erkeklerime, beni sikerek mutlu edenlerime hizmet ettim. Güzel bir kahvaltı yaptık, uzun sürdü. Sohbet ettik güzel güzel, neşeyle… Kimse çekingen değildi. Çok rahattık. Her şey çok iyi gidiyordu. Bulaşıkları yıkadım, onlar çaylarını içmeye devam ettiler. İşim bitince “Dışarı çıkalım, biraz gezelim olur mu?” dedim kocama ve sevgilime… Kocam olur tabi dedi. Mustafa da istiyordu. Üzerime en dar pantolonumu giydim. Siyah ve likralıydı. Aynadan baktığımda arkamdan külodumun izi belli oluyordu. Daracık bir de tişört giydim. Altımdaki sütyenin dantelleri bile belli oluyordu ondan da… Çıkıp arabaya bindik. Kocam, “Siz arkaya geçin, bugün şoförünüz ben olayım” dedi. Yeni bir Avm açılmıştı, oraya gittik. Gidene kadar yan yana, dip dibe oturduk Mustafa’mla, konuştuk, gülüştük, öpüştük, koklaştık. Kocam arada aynadan bize bakıyordu. O da mutluydu, biz de… Büyük bir yerdi. Epey dolaştık vitrinlere baktık. Bir ara Mustafa “Mert, bu kız fıstık gibi yapmış kendini, elimizden almasınlar sonra?” dedi. Kocam güldü. Ben de “Valla dikkat edin, sahip çıkın. Kaçırıverirler beni, kalırsınız ortada…” dedim. Gülüşüyor eğleniyorduk. Restoranda yemek yedik. Gülüşüyorduk. Çok hoştu her şey. Çenem düşmüştü sürekli konuşuyordum. Tatlılarımızı da yedik. Nargilecinin önünden geçiyorduk. İçeri girdik. Ağır bir nargile kokusu sarmış havası ağır bir yer. Tavanı alçak. İlk defa geliyorduk buraya. Her yer duman. Oda gibi ön yüzü açık üç yanı duvar gözler yapmışlar. En sondaki göz boştu. Oraya oturduk. Üç tane nargile getirdi garson. Kocam koridoru gören yere oturdu. Ben karşısına Mustafa çaprazımıza. Sohbet ediyor, çok güzel eğleniyorduk. Bir ara nargilenin ağızlığını iki elimle tutarak Mustafa’ya diktim gözlerimi ağızlığı yalıyordum. Mustafa dayanamadı, yanıma oturdu. Dudaklarıma yapıştı. Ortam çok rahattı. Gelen olsa kocam zaten görürdü. Biraz öpüştük bacaklarımı göğüslerimi de boş bırakmadı. Ben bir ara elimi Mustafa’nın aletine attım sertleşmişti. “Yalamak ister misin?” dedi. “Sorulur mu, tabi istiyorum” dedim. Fermuarını açıyordu ki “Dur delirdin mi? Yapma” diye atıldım. “Şaka yaptım Gül, merak etme” diyerek güldü. “Hadi bakalım, siz azdınız anlaşılan, kalkalım, evimize gidelim” dedi kocam. Arabaya bindik. Yine aynı şekilde, kocam önde, biz arkadaydık. Mutluluktan başım dönüyordu. Mustafa’nın kucağına yattım. Biraz okşamama kalmadan aleti taş gibi olmuştu hemen… Fermuarını açtım külodunu çekip, aleti elime aldım. Ağzımdaydı. Çok hoşuma gidiyordu. On dakika boyunca yavaş yavaş, sevgiyle okşadım, öptüm, emdim. Öyle dalmıştım ki, kocam, “Sokağa geldik çocuklar…” diyene kadar devam ettim işime… Kalktım toparlandık. Siteye girip arabayı park ettik. Hep birlikte eve girdik. Kapıyı kapatıp koridorda sarıldım Mustafa’ya. Salona geçtik. Ben çıktım, yatak odasında soyunup makyajımı tazeledim. Çırılçıplak vaziyette tekrar yanlarına geldim. “Daha soyunmamışsınız siz…” dedim. “Tembellik edecekseniz bileyim” Gülüştük. Onlar da soyundular. Sikleri kalkmıştı zaten… Mustafa’yla öpüşüyorduk ayakta. Kocam arkamdan sarıldı. Boynumu sırtımı öpüp okşuyordu. Mustafa göğüslerimi emerken kocam da arkamda diz çökmüş, kalçalarımı emiyordu. İnlemelerim artmıştı. Biraz böyle seviştik. Aralarında kalmış, her yanım okşanıyor, yalanıyordu iki erkek tarafından… Zevkten kendimden geçiyordum. Ardından erkeklerimin aletlerini yalamaya başladım. Biraz birini, biraz diğerini yalıyordum. Birini yalarken diğer elimle de ötekine 31 çekiyordum. Kocamı koltuğa oturttum. Domaldım önünde, kocamınkini yalıyordum. Mustafa arkama geçer beni siker diye düşünmüştüm ama o altıma yatıp amımı yalamaya başladı. Gayet güzel yalıyordu. Azmıştık iyice üçümüz de… Kocam geniş koltuğa uzandı, üzerine oturdum. Islanmıştım zaten iyice. Mustafa da ayakta ağzıma verdi. İkisini de mutlu ediyordum. Kocam belime sarıldı. Ben sabittim, kocam alttan hızlı hızlı girip çıkıyordu. Ben ritmi bozmadan Mustafa’yı yalamaya devam ettim. Kocam “Boşalıcam” dedi. Kalktım. Kocam da ayağa kalktı, sikini yalamaya başladım. Ellerimle ıslak sikini sıvazlıyordum. Kocam birden patlayıverdi. Mustafa’ya dönüp onunkini aldım ağzıma, oda hazırmış zaten… O da boşaldı üzerime… Banyoya gittik yıkandık. Çıplak vaziyette salona döndük. Birer sigara yaktık. Sigaramdan son bir nefes alıp kül tablasına bastırdım. Oturduğum tekli koltukta iyice yayıldım, ayaklarımı koltuğun iki yanına koyup ayırdım bacaklarımı. Mustafa yan koltuktaydı, hevesle gelip amımı yalamaya başladı. Parmağını da sokuyordu içime yalarken… Çok hoştu. Yalamayı kesti, doğrulup belime sarıldı, yarağını içime kaydırdı. İlk seferde yarısı içimdeydi. Ve dünkü gibi acımamıştı. Gidip gelmeye başladı. Tamamen içimdeydi. Ben de artık dayanamıyordum. O dizlerinin üstünde, içimde gidip gelirken ben klitorisimle oynuyordum. Bu pozisyonda Mustafa’yı daha çok hissediyordum içimde. Çok sürmedi orgazm oldum. Sarıldı iyice bırakmadı hızlı hızlı gidip geliyordu içimde. Rahatlamıştım. Sakinleştik. Kocam parlayan gözlerle bizi izleyip durmuştu tüm sevişmemiz boyunca, sikini okşuyordu bir yandan da… “Hadi yatağa gidelim…” dedim. Yatağa gittik. Yatağa yattı Mustafa. Hemen üzerine oturdum. Daha yangınım geçmemişti. Tekrar içimdeydi. Zıplamaya devam ettim. Kocam arkama geçti. Kalçalarımı ayırdı. Durup bekledim. Mustafa alttan yavaş yavaş girip çıkıyordu içime. Kocam arka deliğimi yalıyordu. Beni deli ediyorlardı yine. Mustafa da boş durmuyor göğüslerimi emiyordu. Kocam yarağını arka deliğime dayadı. En çok merak ettiğim şeyi yaşamak üzereydim. “Kreme gerek var mı bebeğim?” dedi. Arka deliğim açılıp kapanıyordu istekle, “Hayır, biraz ıslatman yeterli…” dedim. Tükürüğüyle ıslattı aletini… Yavaşça giriyordu. Mustafa hareketsizdi. Az sonra tamamen içimdeydi kocam. İkisi de hareketlendi. Sırayla sokuyorlardı. Çığlıklarıma hakim olamıyordum. Mustafa boynuma sarılmıştı. Kocam belimi iki eliyle tutuyordu. “Sikin beni… Oofff… Çok güzelmiş bu… Beni hep böyle sikin…” diye bağırıyordum. Onlar da çok zevk alıyorlardı. Sanırım bu kadar heyecanlanmam onları da heyecanlandırmıştı. Çığlık çığlığa bir orgazm yaşıyordum. Kasılmalarımı fark edince onlar da hızlandılar. Kesik kesik kasılıyordum. Mustafa da boşalıyordu. Bizim boşalmamız bitince kocamınki başladı. İkisi de deliklerime boşalmıştı. Ellerimle içimden süzülen dölleri tutmaya çalışarak kalktım, banyoya girdim. Temizlendim güzelce, tekrar yatak odasına geldim. Üçümüz yan yana uzanıp tekrar sigara yaktık. Kocama sarıldım öptüm dudaklarından. “Çok zevk aldın karıcım” dedi. “Evet aşkım. Öyle zevk aldım ki… İnanılmaz güzeldi” dedim minnetle… Hala çırılçıplaktık. Acıkmıştık. Kocam “Size tost yapayım mı çocuklar?” diye sordu. “İyi alıştın sen tost yapmaya…” dedim. Kahkahalarla güldük. Kocam tost yapmaya gitti. Ben Mustafa’nın yanına oturdum. Birer sigara yakmış, sohbet ediyorduk. Başımı göğsüne koydum. “Aşkım bizi üzecek, bu güzel ilişkiye zarar verecek bir şey yapmazsın değil mi?” dedim. “Deli misin? Merak etme size zarar verecek bir şey yapmam. Seni kaybetmek istemem ben asla… Beni tanıman lazımdı şimdiye kadar aşkım…” dedi. “Biliyorum sevgilim… Güveniyoruz sana, zaten güvenmesek iş buraya kadar gelmezdi. Öyle güzel ki her şey, bir terslik olacak diye nedensiz korkuyorum işte…” Sarıldık birbirimize, öpüştük. İltifatlar ediyordu. Yakışıklı bir adamdı. Cana yakın biriydi. Ve güzel sevişiyordu. Öpüştük okşadık birbirimizi kocam gelene kadar. Karnımızı doyurduk. Sevişme vakti gelmişti yine. Dura dinlene seviştik. Neler yaptık neler… Yatakta, banyoda, mutfakta, salonda… Bütün evin her yerinde beni aralarında tost yaptılar. Ayakta bile becerdiler aynı anda ikisi birden siktiler beni… İki yarak aynı anda deliklerime girip çıkıyordu. Aman tanrım bu zevklerin en güzeliydi. Yaşadığım en zevkli andı. Bir önümdekiyle öpüşüyordum, bir başımı çevirip arkamdan giren erkekle… “Harikasınız, İkiniz de harikasınız” diyordum. Artık deliklerim acımaya başlamıştı. Duşumuzu alıp çırılçıplak yatağa yattık. Çok huzurluydum. Uzun uzun erkeklerimi öptüm. Mustafayı da, kocamı da… Bu güzel geceler bir yıla yakındır sürüyor. Çok farklı şeyler yaşadık. Kocamsız Mustafa ile bir gece geçirdim bir keresinde… Bir keresinde hep birlikte iki günlük tatil yaptık. Abarttık, kalkıp Mustafa’nın evine gezmeye gittik, bir gün kaldık aile ziyareti gibi. Yani Mustafa’nın karısıyla da tanıştık. Hayat o kadar güzel ki… Beni seven, bana hayran iki erkeğin arasında… İki anlayışlı, sevecen erkeğin birden karısı olmak… Sevişmek onlarla… Doyamıyorum bir türlü…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Asian

Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım
Merhaba. Bundan iki sene önce bir Ticaret şirketinde Satış ve Pazarlama bölümünün müdürü oldum. Benim şirketteki görevim, diğer bölümlere göre en rahat olanıydı. Sadece şirketin yapacağı ticaretteki malları alıp, satıyordum. Şöyle zor bir tarafı vardı, şirketin kâr etmesi de, zarar etmesi de bana bağlıydı. O yüzden satılacak malları çok iyi seçmem gerekiyordu. Şirket büyüdükçe artık başka bölümlerden yardıma gelen elemanlar kendi bölümlerine gönderildi ve biz de bu işi bilen ve bu iş için okumuş kişileri almayı planladık.

Bu konu için patronum Gökhan bey beni odasına çağırdı ve “Engin, şirket senin sayende çok fazla ilerledi. Hem adımızı duyurduk hemde geçen yıl en yüksek gelir yapan şirketler arasına girdik. O yüzden artık senin bölümüne birilerini alacağım bu işi bilen. Bu alacağım kişilerle sen çalışacağın için, öncelikle girecekleri de sen belirleyeceksin ve belirlediğin kişileri sonra bir mülakata daha çağıracağız. Ben de görüştükten sonra olumlu karar verirsem işe alırız.” dedi. Ben de, “Tamam Gökhan bey!” diyerek odasından çıktım.

Şirketin resmi sitesine, şirketimize Satış ve Pazarlama bölümüne personel alınacağı ve aranan kriterler ile ilgili güzel bir yazı yazdım. Ben kafamda zaten planımı yapmıştım, genç kişileri alarak, güçlü bir ekiple uzun süre çalışacaktım. Sekreter, başvuranları bana bağlıyor ve ben de onlara mülakat için gün veriyordum.

Mart ayının başlarındaydık, ilk iş görüşme günü gelmişti. Toplam 12 kişi gelecekti o gün iş başvurusuna. Odamın önündeki koltuklarda oturmuşlardı ve sırayla hepsini aldım içeriye. 12 kişi arasından Özgür ve Sinem adlı iki kişiyi gözüme kestirmiştim. Özgür bey 23 yaşındaydı, Üniversiteden geçen sene çok iyi bir derece ile mezun olmuştu ve ayrıca İngilizce ve Fransızca biliyordu. Bunun yanında da işimize yarayacak bilgisayar programlarını da profesyonel derecede iyi kullanıyordu.

Sinem hanım da 25 yaşındaydı, o da Özgür beyin mezun olduğu Üniversiteden sadece 3 sene önce mezun olmuştu. Sinem hanım da iyi bir dereceyle bitirmişti Üniversiteyi. Bizden önce 1 şirkette çalışmış, ama anlaşmazlıklardan dolayı ayrılmıştı. İngilizce, Fransızca ve Almanca biliyordu. O gün görüşme bitmişti, ama ben de bitmiştim. İşlerin en yoğun olduğu günler bile bu kadar yorulmuyordum.

Aradan 1 hafta geçtikten sonra Özgür bey ve Sinem hanımı arayarak ilk mülakattan başarıyla geçtiklerini söyledim ve bu hafta içinde şirkete gelerek patronumuz Gökhan beyle son mülakata gireceklerini söyledim. İkisi de tesadüftür ki, aynı gün sadece 1’er saat aralıklarla gelmişlerdi. İkisi de patronla yarım saatlik bir mülakata girmişlerdi. Ve şirketten ayrıldıklarında, “İkisi de çok iyi, alalım işe!” dedi Gökhan bey. Ben de haftasonu onları arayarak müjdeli haberi verdim.

İşe başladıktan sonra aramız çok iyi olmuştu ikisiylede. Müdür olduğum için onlara karşı sert davranmıyor, aksine arkadaşları gibi davranıyordum, zaten ikisiyle de aramda çok yaş farkı yoktu. Yalnız Sinem hanımda işe başladıktan sonra bir tuhaflık sezmiştim. Son günlerde bana çok ilgili davranıyor, sürekli küçük sebeplerden dolayı odama girip çıkıyordu. İlgiliydi benimle ve benim içinmidir bilmem ama, çok tahrik edici, açık kıyafetler giyiyordu. Üstelik 2 senelik evliydi, buna rağmen bu kadar açık giyinmesini anlayamamıştım. En son Üniversite yıllarında birkaç kaçamağım olduğundan, seksle son 2-3 yıldır aram yoktu. Sinem’i ben de kafaya koymuştum, mutlaka sikecektim artık.

Haziran ayına girmiştik, Çin’de bir şirket ile görüşüyorduk. Satacağımız maldan çok iyi bir para alacaktık, o yüzden adamların neredeyse bir dediğini iki etmiyorduk. Bizden alacakları mal ile ilgili geniş bir rapor istemişlerdi, hemde 1 hafta içerisinde. Bu raporu tek başıma hazırlamam zordu, Özgür bey de 1 haftalık izine ayrıldığından, Sinem hanımla beraber uğraşıyorduk, ama bitmeyecek gibiydi. Sinem’e, “Bugün işin yoksa 1 saat mesaiye kalalım, yoksa bitmeyecek bu rapor!” dediğimde, “Evet bitmeyecek gibi, tamam kalabilirim!” dedi ve telefonunu alıp kocasına haber verdi. Ben raporu o gün bitirmiştim, çok az ek bilgiler kalmıştı, ama yazdığım raporu ona göstermemiştim, o yüzden daha bitmesine çok var sanıyordu. Saat 17:30’da bizim mesaimiz bitmişti. Bölümün kapısını kapatıp kilitledim. Sinem bana sorgularca bakarken, “Rahatsız etmemeleri için!” dediğimde gülümsedi. İşe başladıktan sonra Sinem yine bana ilgili davranmaya başlamıştı. Yarım saat kadar sonra dolabı göstererek, “Sinem şu dolabın en alt rafından Satış Planlama dosyasını verir misin?” dedim.

“Tabii ki!” diyerek dolabın kapısını açtı. Altında diz üstünde siyah dar bir etek, üstünde de eteğin içine sokulmuş dar bir yeşil gömlek vardı. Göğüsleri tamamen meydandaydı. Sinem çok güzel bir kızdı aslında, kocası çok şanslı adam diye düşünüyordum hep. Boyu 1.80’e yakın, yeşil gözleri, beyaz teni ve siyah saçlarıyla tam bir afetti. Vücudu da çok iyiydi. Kalçaları dolgundu ve kıyafetten kendini belli ediyordu. Göğüsleri de büyük ve dikti, giydiği kıyafetler de göğüslerini ön plana çıkartıyordu. Sinem domalarak dolabın içine bakmaya başladı, normalde en önde olmasına rağmen dosyayı arıyormuş gibi yapıyordu. Kısacık eteği domalınca iyice toplandı ve kalçalarının 2-3 cm altına kadar geldi.

Yerimden kalktım ve Sinem’in arkasından yaklaşıp yarrağımı kalçalarının arasına dayadım ve belinden tuttum. Birkaç saniye bekledikten sonra ayağa kalktı ve gülümseyerek yüzüme bakıp dudaklarını yavaşça yaklaştırdı. En sonunda dudaklarımız birbirine değdi ve öpüşmeye başladık. Yavaş yavaş öpüşüyorduk, zaten çok vaktimiz vardı. Öpüşürken elim de kalçasındaydı ve sıkmaya başlamıştım. Sinemle öpüşmelerimiz hızlanmaya başlamıştı. Ellerimi kalçalarından çektim ve üstündeki yeşil gömleğin düğmelerini yavaş yavaş açmaya başladım. En sonunda gömleğinin eteğin içinde kalan kısmını da çekip çıkarttım. Artık üzerinde sadece kırmızı südyeniyle kalmıştı.

Südyenini arkadan açtım ve bırakmamla beraber südyeni üzerinden kayarak yere düştü. Öpüşmeyi bıraktım ve göğüslerini izlemeye başladım. Büyük ve dik göğüsleri tam bana bakıyordu. Hemen birini ağzıma aldım ve emmeye başladım. Sinemi bu arada dolaba doğru dayamıştım. Sinem de hafiften inliyor ve bacaklarını okşuyordu. Diğer göğsüne de ben elimi attım ve yoğurmaya başladım. Göğüslerini uzunca süre emdikten sonra eteğini indirdim. Altında kırmızı dantelli bir külot vardı. Sanki sikileceğini biliyor gibiydi, amının üstünü de traş etmişti ve bir tane tüy yoktu. Yerde dizimin üstüne çöktüm ve sağ bacağını omzumun üstüne aldım. Amı iyice açılmıştı ve alttan emmeye başladım.

Sinemin amı iyice sulanmıştı, inlemeleri de artıyor, elleriyle göğüslerini sıkarak, gözleri kapalı bir şekilde hafif hafif inliyordu. Ben ise pantolonumun üzerinden yarrağımı okşamaya başladım bu arada. Amını yalamayı bıraktım ve ayağa kalkarak kravatımı boynumdan çözdüm ve ardından gömleğimi de hızlıca çıkarttım. Sinem de pantolonumu ve boxerımı indirdikten sonra yarrağımı çıkartıp direkt ağzına aldı. Yarrak görmemiş gibi yalıyordu. Sikim dakikalar içinde sırılsıklam olmuştu. İyice büyümeye başladı sikim ağzında, bu arada taşaklarımı okşuyordu ve iyice zevk almamı sağlıyordu. Sinem’in yarrağımı daha hızlı yalaması için saçlarından tutarak sikime bastırıyordum ve o da bu tempoya uyarak iyice hızlanıyordu.

25 yaşında evli bir kadındı, ama sanki bir orospu gibi profesyonelce sevişiyordu. Sinem’i tuttum ve kaldırdım, masama doğru domalttım. İkimiz de çırılçıplaktık, hemen sikimi eline aldım ve amının girişine getirdim. İçine girmeden önce, “Aylardır beni azdırıyorsun, şimdi sana hayatının sikişini yaşatacağım!” diyerek bir anda içine kökledim. Sinemden çıkan, “Ahhhhh!” sesi tüm odayı sallamıştı. Ben canının acımasına bakmıyor, sürekli köklüyordum. Amı ne çok dar, ne de sikilmeyecek kadar çok genişti, müthiş bir zevk alıyordum. Bu arada farkında olmadan kendimi iyice kasmaya başlamıştım, ne oluyordu vücuduma ben de anlamıyordum. Uzun süredir sevişmemenin sonucu olarak 10 dakika siktikten sonra boşalacağımı anladım ve içinden çıkarak kalçalarının üzerine boşaldım.

Sinem yavaş yavaş toparlandı ve odamdan çıktı. Bölümümüz büyük olduğu için lavabomuz da vardı bize ait. Oraya giderek kalçalarını temizledi ve dağınık saçını toparlayıp, makyajını yaptı ve yanıma geldi. Ona, “Birazdan yine başlarız, sana doymadım!” dedim. O da, “Başlayalım aşkım!” dedi, ama o arada telefonu çaldı. Çantasından telefonunu alıp baktığında, “Öff yaa, kocam arıyor!” dedi ve telefonu açtı. Bir süre kocasını dinledikten sonra, “Tamam aşkım, yok iş uzadı biraz da, 10 dakika içinde geliyorum. Öptüüüm!” dedi ve kapattı. Bana bakıp, “Üzgünüm hayatım, gitmeliyim! Ama söz, bir daha yine yapacağız, hem de daha uzun!” dedi ve hızlıca giyinip yanıma geldi, dudaklarımı öpüp şirketten ayrıldı. Ben de biraz dinlenip bir sigara içtikten sonra, etrafı toparladım ve şirketten ayrıldım.

Bu bir başlangıçtı sadece, hissediyordum ileride daha güzel günler yaşayacaktık…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Babamın Doktor Arkadaşı Ata Binmeyi Öğretecekti

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ass

Selam. Adım Sevdanur. sex hikaye sitesindeki sex hikayeleri her akşam okurum. Biraz kendimden bahsedeyim: 18 yaşındayım, 1,68 boyunda ve 48 kiloyum. Oldukça dik göğüslerim ve geriye çıkık kalçalarım var. Uzun düz saçlarımı omuzumdan göğüslerimin yanına atmayı seviyorum. Genelde dizüstü koyu renk elbise veya dar eşofman, badi giymeyi seviyorum. Erkeklerin beni o halde gördüklerinde ne kadar arzuladıklarını görmek hoşuma gidiyor. 16 yaşımda Lisede okurken, okul eteğim sürekli dizüstü ve dardı, kalçalarımı belli ederdi, gömleğim de daracıktı. Göğüs uçlarım belli olsun diye ince sütyen giyerdim. Okulda bana yiyecekmiş bakmaları çok hoşuma giderdi. Güzelliğimi annemden almışım, annemle beraberken bizi kardeş zannederler. Annem 41 yaşında ama çok güzel ve bakımlı bir kadın. Yolda yürürken annemle bana laf atmaları, “Of çıtırlara bak, ne sikilir bunlar!” demeleri doğal şeylerdi.

Tek çocuğum, annem babam doktordur. 16 yaşımdayken sexle aram mastürbasyondan ileri gitmemişti. 2 defa da sevgililerimle öpüşüp, elleşmekten başka deneyimim olmadı. Gerçekte çıplak hiç yarak görmemiştim, sadece akşamları annemler yattıktan sonra odamın kapısını kilitleyip, seks sitelerinden MSN’ime eklediğim büyük yaraklı erkeklerle Chat yaparken Webcamda görüyordum. Bunu her akşam yapıyordum, yatağıma oturup kulaklığımı takıyor, sadece göğüslerimi ve amımı okşayarak erkeklerin yaraklarını izliyordum. Onlar da mikrofonda beni nasıl sikeceklerini anlatıyorlar ve beraber boşalıyorduk. Bazılarının yarakları inanılmaz uzun ve kalındı, en çok onlarla Sanalseks yapmayı seviyordum.

Okulumuz yaz tatiline girmiş ve ben evde yalnız kalıyordum. Okuldan arkadaşlarımın herbirisi değişik bir etkinliğe katılmak amacıyla kamp gibi biryerlere gitmişti. Ben birşey istemiyordum. Bir akşam babam At merakımdan dolayı, “Eğer istersen Ata binmeyi sana Hasan abin öğretsin.” dedi. Hasan abi babamın hastaneden doktor arkadaşıydı, ailecek gelir giderlerdi. 44 yaşındaydı, karısı Nilgün teyze ondan 5 yaş büyüktü ve Alman mürebbiyelere benzerdi. Bu arada Hasan abi her sabah spor yapan, atletik biridir. Beni de çok sever, her gördüğünde sarılır öper. İki gün sonra Hasan abilere gittik. Hasan abi de yıllık iznindeymiş ve beni ertesi gün çiftlik evine götürebileceğini, orda Atlarının olduğunu ve bana Ata binmeyi öğretebileceğini söyledi. Çok sevinmiştim.

Ertesi gün babamlar işe gidince Hasan abi Jeepi ile saat 10’da beni almaya geldi. Ben de üzerime dar düşük belli eşofman ve kolsuz dar badi giydim, saçlarımı bağlamadım ve çıktık. Çiftliğe geldiğimizde atların yanına gittik. 2 tane atı vardı. Biraz sevdim atlardan birisini. Hasan abi de ahırdan bir eyer getirdi, atın bir tanesine taktı ve atı dışarı çıkardı. Nasıl bineceğimi anlattı ve “Gel bin hadi, ben tutacağım!” dedi. Sol ayağımı ayaklığa (Üzengiye) koydum ve Hasan abi de popomdan tutup kaldırarak çıkmama yardım etti. Ama ne tutuş, resmen götümü avuçladı. Sonra da o atın yularından çekerek, o yürüyerek ben atın üstünde, yavaş yavaş bir tur dolaştık. Epey keyif almıştım, “Hasan abi yuları bana ver de hızlı süreyim nolur!” dedim. “Kızım düşersin, daha öğrenmedin, tek başına olmaz!” dedi. “Sen de bin ozaman, nolur biraz hızlı sürelim!” dedim. “Peki!” deyip arkama atladı…

Eyer dar olduğundan rahat edemiyorduk, beni belimden tutup kaldırdı, eyere kendisi oturdu, ben de onun bacakları ve kucağına oturdum. Biraz sonra atı koşturmaya başladı. Çok eğlenceliydi. Göbeğimden tutuyordu bir eliyle, bir eliyle de yuları. Birden altımda bir sertlik hissetmeye başladım. Götümün yanaklarına doğru bir sertlikti, Hasan abinin yarağı kalkmıştı. Rahat escort bayan edemedik, “Bir dakika…” deyip atı durdurdu. Beni belimden tutup kaldırdı, sanırım o arada sikini düzeltti. Tekrar oturduğumda amımın dudakları resmen yarağının üzerindeydi. Altımızda eşofmanlar olmasına rağmen, yarağının kalınlığını ve sıcaklığını hissedebiliyordum. “Şimdi rahatmısın?” dedi. “Evet, böyle rahat!” dedim. Bu ona iyice cesaret vermişti, elini göbeğime bastırıp arkamdan bana iyice yapıştı. Yarağı da resmen amıma yapışıktı ve nefesi ensemdeydi. İçim bir hoş olmuştu. Webcamda izlediğim yaraklar gibi kalın birşey olmalıydı. Ben de amımı yarağının üzerinde hafif ileri geri oynatmaya başlayınca, göbeğimi tuttuğu elini yukarı kaydırarak (güya bana çaktırmadan) hafiften göğüslerime dokunmaya ve belli belirisiz okşamaya başladı. Amım ıslanmaya, göğüs uçlarım dikleşmeye başlamıştı. Atı çiftlik evine doğru sürüp, “Biraz dinlenelim!” dedi…

Önce Hasan abi indi ve sonra beni tutup indirdi. Tanga külodumun amıma denk gelen kısmı ıslanmış, arkasındaki ipi de götümün arasına sıkışmıştı. Ben eve doğru yürüdüm, Hasan abi de atın yularını çite bağladı. Önüne baktığımda yarağı kazık gibi olmuş, çadır kurmuş, eşofmanı delecek gibiydi. İçeri girdik, dolaptan soğuk kola aldık içiyorduk. Halen ayaktaydık ve yarağı da halen kazık gibiydi. Önünü göstererek, “Hasan abi noldu sana böyle?” dedim. Hasan abi gülerek, “Töbe töbe, ne olduğunu bilmiyormuş gibi ne soruyorsun? Hınzır!” dedi. Ben işi saflığa vurdum ve, “Valla bilmiyorum, ciddi ne oldu?” dedim. “Ne olacak kızım, körpecik bir fıstığı kucağıma oturtursam böyle olur! Sen hiç Ereksiyon olmuş Penis görmedin mi?” dedi, güldü. Ben saflığa aynen devam, “Yooo görmedim, hem Ereksiyon nedir ki?” diye sordum. Hasan abi oynadığım saflık numarasını anlamış olmalı ki, “Yarrağın kalkmış hali! Bak aynen buna denir!” diyerek eşofmanını indirdi. Altında külodu yoktu…

“Yakından görmek istermisin?” dedi ve eşofmanını çıkardı yanıma geldi. İnanılmaz kalın birşeydi, kafası mantara benziyordu, gövdesi uzun ve kalındı, Webcamda gördüğüm büyük yaraklar gibi. “Dokunmak istermisin, korkma ısırmaz!” dedi gülerek. Ben şoktaydım ve amımın suları çoktan akmaya başlamıştı. Elimi tuttu ve yarağına götürdü. Yarağına dokunduğumda ateş gibi yanıyordu. Elimle gövdesini tuttuğumda parmaklarım birbirine değmeyecek kadar kalındı. Yarağını biraz okşadıktan sonra, “Hadi yala onu!” dedi ve yarağını ağzıma yaklaştırdı. Hep merak etmiştim, emmek zevklimidir diye. Dilimle kafasını yaladım, hafif bir sidik tadı vardı, ama sıcaklığı güzeldi. Kafasını ağzıma sokup emmemi istedi. Emiyordum ve tarifsiz güzeldi. Saçlarımdan tutup ağzıma gitgel yapmaya başladı. 5 dakika kadar yaladım. “Nasıl güzel mi tadı?” diye sordu. “Harika!” dedim. “Çok güzel yalıyorsun, bitirdin beni küçük Orospu!” dedi. Bana Orospu demesi beni dahada ateşlendirdi ve daha iştahlı emmeye başladım. “Ağzına boşalacam şimdi, hepsini yut, sakın ağzından çıkarma, tamam mı?” dedi, ben de kafa salladım…

Birden böğürmeye ve ağzıma sıcak sümüksü döllerini fışkırtmaya başladı. Kafamı öyle sıkı tutuyordu ki, ağzımda yarağının kafası olmasına rağmen dölle doldu ağzım. Kesik kesik fışkırıyordu. Bir yandan da, “Amına koduğumun Orospusu yut, sakın çıkarma Fahişe!” diyor, beni dahada ateşliyordu. Tadı iğrençti, ama ağzımla kocaman bir yarağı böğürterek boşaltmak çok hoşuma gitmişti. Hasan abinin boşalması bitti ve yarağını ağzımdan çıkardı, “Harikaydın aşkım, bebeğim!” dedi. “Sen de harikaydın, sikicim, erkeğim!” dedim. Yarağının ucundan bir iki damla daha döl geliyordu, onu da yaladım yuttum ve kanepeye bostancı escort oturduk. “Demek sikicim, erkeğim haa? Nerden öğrendin bunları Orospu?” dedi. Ben de her akşam Webcamda erkeklerle Sanalsex yaptığımı, onlar boşalırken bana söylediklerini, benim onlara söylediklerimi falan anlattım…

Hasan abinin yarağı hala inmemişti. Webcamdaki erkekler boşalınca yarakları hemen inerdi. “Neden halen inmedi bu?” dedim. “Senin gibi körpeye nasıl insin? Beni kudurtuyorsun, o daracık kıyafatlerinle hasta oluyorum sana! Annenle seni öyle arzuluyorum ki, gözlerimi alamıyorum bebeğim!” diyerek beni yavaşça soydu, çırıl çıplak kalmıştım. Üzerime uzandı, öpüşmeye başladık. Boynuma memelerime indi, onları ısırıyor, “Bunlara bitiyorum!” diyordu. Bir eliyle de amımı okşuyordu. Yalayarak göbeğime, derken amıma indi. Diliyle resmen beni kudurtuyordu. Amımın yalanmasının bu kadar güzel olduğunu bilseydim, ne yapar eder daha önce birilerine yalatırdım. Dayanamadım ve Hasan abinin ağzına boşaldım. Boşaldıgımı görünce daha hızlı yalamaya başladı…

Sonra birden kanepeye uzandı, beni de yüzüm yarağına amım da ağzına gelecek şekilde üstüne yatırdı. Amımı hızla yalamaya başladı ve “Sen de benimki yala Orospu!” dedi. Ben de itaat ederek yarağını yalamaya başladım. Amım tuhaf olmuştu, üst üste boşalıyordum. Arada bir dilini göt deliğime değdiriyor, bu da müthiş zevk veriyordu. “Sevda bebeğim, seni sikmek istiyorum!” dedi. “Hasan abi bakireyim ben!” dedim. “Orospu ben sikmesem biri sikecek ya da tecavüz edecek, gel tadını çıkar, seni kadın yapayım!” dedi. Haklıydı. Yalamanın ve yalanmanın tadını almıştım, dayanamaz biri sikerdi, en azından zevk alarak kızlığımı veririm diye düşündüm. “Tamam, ama canım acırsa çıkaracaksın, söz mü?” dedim. “Acımaz hayatım, ilk girdiğinde biraz acıyacak, alışınca çok hoşuna gidecek!” dedi. Kalkıp çekmeceden Spreyle Bebeyağı getirdi. Yarağını kurulayıp önce Spreyi yarağına sıktı, sonra da Bebeyağını yarağına sürdü ve amıma döktü biraz da. Götümün altına iki tane yastık koydu, bacaklarımı omzuna, kollarına doğru açtı. Amım tabak gibi ortaya çıkmıştı…

Bebeyağından parlayan mantar gibi yarağının kafasını amıma sürtmeye basladı. Yarağının kafası yavaş yavaş am dudaklarıma değdikçe kasılıyordum. “Bebeğim, hazırmısın kadın olmaya?” dedi. “Evet!” diyebildim. Yarağının kafası amımı zorluyor fakat girmiyordu. Çıkarıp biraz daha Bebeyağı döktü, tekrar sokup biraz daha içime girdi. Yarağı santim santim giriyordu ve sanki bıçak yada jilet kesiyormuş gibi acıyordu. Dudaklarımı öpüyordu. “Bebeğim birazdan karım olacaksın!” dedi ve birden yüklendi. Çığlığı basmıştım, inanılmaz bir acı duydum, sanki bacak aramdaki kemiklerimden ses gelmişti, am duvarlarım çatlıyordu sanki. İçimde bir akıntı hissettim, kızlığımı bozmuştu galiba. Çığlığımı duyunca çıkardı hemen, yarağı yarısına kadar kan içindeydi. Amım zonkluyordu. Ağlıyordum acıdan. Beni kaldırıp banyoya götürdü, acıdan yürüyemiyordum. Amıma su tuttu, biraz rahatladım, kan durmuştu. Beni havluyla kuruladıktan sonra o da yarağını yıkadı…

Kanepeye geçip uzandık. Öpüşüyorduk, ama amım acıyordu. Hasan abinin yarağı hala dimdikti (kesin Viag.. hapı almış olmalıydı!). Tekrar göğüslerimi emmeye başladı. “Amım çok acıdı!” dedim. “Alışırsın!” diyerek, tekrar amıma ve yarağına Bebeyağı döktü ve yerini aldı. Yavaş yavaş içime giriyordu. Yine acıyordu ama deminki kadar değil. Git gel yaparak gittikçe içime daha çok giriyordu. Am duvarlarım yağın etkisiyle kayganlaşmıştı. Çok güzeldi. Taşaklarını amımın dudaklarında hissettim, en sonunda kocaman yarak artık tamamıyla içimdeydi. çekmeköy escort Bağırmam geçmiş, zevkten inliyordum artık. “Orospu çok dar amın var, beni kudurttun bugüne kadar!” demesi beni daha da ateşliyordu. 15 dakika kadar bacaklarım yana açık sikti. Ben kaç defa boşaldım sayamadım, ama Hasan abi halen boşalmamıstı…

Benden kollarımı boynuna dolamamı istedi, beni yarağı içimde ayağa kaldırdı. Ayaktaydık, yarağı içimde, belimden tutup zıplatmaya başladı. Ayakta sikilmek de hoşuma gitti, bu pozisyonda yarağı amımın girmediği yerlerine kadar giriyordu. 5 dakika sonra tekrar çığlık çığlığa orgazm olmuştum, “Yeter nolur bittim!” dedim. Beni yatağa bıraktı ve “Arkanı dön dizlerinin üstünde!” dedi. Arkadan amıma getirip tekrar soktu. Bu defa kalçalarıma tokat atıyor, alttan göğüslerimi sıkıyordu. Yarağı amıma hızlı hızlı girip çıkarken taşakları Şap Şap sesler çıkararak amıma çarpıyordu. Zevkten gözlerim kararıyordu artık. “Orospu, hoşuna gidiyor mu amına koymam?” diye sürekli küfrediyordu. Çok hoşuma gidiyordu. Bitmiştim…

“Bayılıyorum götüne!” diyerek göt deliğime Bebeyağı döktü, amımdan sikerken götüme parmağını sokuyordu, daha da zevk almaya başlamıştım. Götüme iki parmağını sokmaya başladığında ben yine boşaldım. Hasan abi üzerime eğilip ensemi öpüyor ısırıyordu. Kulağıma, “Bebeğim, seni bir de götünden sikeyim de tam Orospu ol! Benim çıtır Orospum ol!” dedi. Hayır desem de sikecekti, “Sik erkeğim, götümün de ilk sahibi ol!” dedim. Yarağını amımdan çıkardı, biraz Bebeyağı döktü, götümün deliğine de döktü, Bebeğim canın yanacak ama alışınca geçer, sıkma kendini! dedi ve yarağının kafasını göt deliğime dayadı. Yavaşça giriyordu götüme ama müthiş acıyordu, “Çok acıyor, çıkar nolur!” dedim, “Dur alışşsın!” diyerek biraz öylece bekledi. Sonra birden hızla yüklendi ve göbeğini kalçalarımda hissettim. Çığlığı basmıştım, nasıl acıyordu ama, gözümden yaşlar geliyordu. Aynı günde amımın da götümün de kızlığı bozulmuştu…

Boynumu ensemi öperek, “Tamam geçti canım, geçti bebeğim, kıpırdama alışsın!” dedi ve 5 dakika kadar götümün içinde öyle kaldı. Sonra yavaş yavaş gidip gelmeye başladı. Götüm ya alıştı, ya da uyuştu, acımıyordu. Hasan abi gittikçe hızlanmaya ve “Orospum benim! Amını götünü siktimiğin fahişesi!” demeye başladı. Götümü sikerken amımı da sürekli parmaklıyor, Klitorisimle oynuyordu. Bana Orospu, Fahişe demesi beni bitiriyor, amımdan sular, işiyormuşum gibi akıyordu. Götümü nekadar sikti hatırlamıyorum ama birden hızlanmaya başladı ve “Geliyorum Orospu, geliyorum Fahişem!” diye böğürerek, götüme sıcak sıcak boşalmaya başladı. Boşalması birkaç dakika boyunca sürdü. Yarağının götümün içinde kasılıp kasılıp, kesik kesik döllerini fışkırtmasını zerresine kadar hissedebiliyordum. Boşalması bitince yarağını götümden çıkarmadan üstüme yığıldı. Burnundan soluyordu. 4-5 dakika sonra yarağını çıkardığında götümden dölleri de dışarı akıyor ve amıma süzülüyordu. Parmağıyla götümden akan dölleri sıyırıp tekrar götümüm deliğine doldururken de, “Harikasın bebeğim!” diyerek sırtımı öpüyordu…

Biraz dinlenip kendimize geldikten sonra beraber duşa girdik. Bir sefer de duşta ağzımla boşalttım. Daha sonra yatağa geçip biraz uzandık, birbirimize sarılıp öpüştük, konuştuk. “Bugün beni daha Ata bindirmeyecekmisin?” diye sorduğumda, yarağını kökünden kavrayıp sallayarak, “Bindirecem bindirecem, ama benim Ata bindirecem!” dedi. O gün bir kez daha götümü sikti ve eve bıraktı.

Hasan abiyle artık her haftasonu Ata binmeye gidiyoruz. Yağmurlu günlerde sadece Hasan abinin Atına biniyorum. Geceleri de Webcamda sadece onun yarağını izleyip boşalıyorum. Bu arada Hasan abi haftaiçinde annemi de çiftlik evine götürmüş. Dediğine göre annemin bakire götünü de orada bozmuş. Bunu duyunca annem için çok sevindim. Bayılıyorum Hasan abiye, valla ağzının tadını biliyor bu adam!

Kalkmış yaraklarınızdan öpüyorum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

pendik escort adapazarı escort adapazarı escort sivas escort bayan adana escort bayan adıyaman escort bayan afyon escort bayan denizli escort bayan ankara escort bayan antalya escort bayan izmit escort bayan beylikdüzü escort bayan bodrum escort bayan istanbul rus escort porno izle sakarya escort bayan karasu travesti webmaster forum