Arşiv Mayıs 2020

2 ZENCİ.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

2 ZENCİ.

Patron o iki Nijeryalı’nın ağırlanması işini bana yüklediğinde, doğrusu biraz canım sıkılmıştı ilk başta. Çünkü normalde tatilim başlamak üzereydi ve karımla birlikte iki haftalık bir süreyi, kafamıza göre eğlenerek geçirmek için, Mikonos’da yer ayırtmıştım. Ama yapabileceğim bir şey yoktu. Çaresiz havaalanına gidip onları karşılayarak başladım işe…

Zencilerin yaşını tahmin etmek her zaman zordur. Bu sefer de öyle oldu benim için. Uçaktan inen iki kişi, bizim firmaya mal satacak olan Nijerya firmasının üst düzey yöneticileriydiler. Çok şık giyinmişlerdi. İkisinin de tenleri neredeyse siyahtı tabii. İkisinin de kıvır kıvır ve kısa kesilmiş saçları vardı. İkisinin de vücutları sırım gibiydi. Hatta boyları bile, neredeyse aynıydı. İkisi de, dev gibiydiler. Birinin adının Diop, öbürününkinin ise Geile olduğunu orada öğrendim.

Onları alıp, önceden yer ayırttığımız The Marmara Oteli’ne götürdüm. Akşam olmak üzereydi. Plana göre, otelin terasındaki restoranda, birlikte yemek yiyecektik o akşam. Ama aklım karımdaydı bu arada. Tatilin gecikmesi yüzünden zaten son derece bozuktu. Bu nedenle, o akşam onu da yemeğe getirmeyi kararlaştırmıştım. Yemekten sonra da, adamlardan kurtulup bir yerlere eğlenmeye gideriz diye düşünüyordum. Bir kaç saat sonra buluşmak üzere sözleşip arabaya atladım ve doğruca eve gittim.

Karım yatak odasında giyinmekle meşguldü içeri girdiğimde. Bara gidip, ona ve kendime birer viski hazırladım. Aynı anda da salona geldi karım. Onu gördüğüm anda, her zaman olduğu gibi sikim kalkmaya başladı yine. Başka türlü olmasına da imkân yoktu zaten.

Gümüş rengi parlak ve incecik kumaşı kaygan bir giysi geçirmişti sırtına. İncecik askılar tutuyordu giysiyi. Kolları, omuzları ve memelerinin üstüne kadar göğsü meydandaydı. İri birer portakal büyüklüğündeki memelerin tüm hatları belli oluyordu kumaşın altından. Meme uçlarını, ince kumaşı birer düğme gibi kabartmıştı.

Giysi, karnına ve kalçalarına sıkı sıkı yapışıyor, incecik belini ve sonra birden genişleyen kalçalarını, insanın gözüne sokuyordu sanki. Hafifçe bollaşan eteği dizlerinin biraz üstünde bitiyordu. O baş döndürücü güzellikteki çıplak bacakları, aklımı başımdan almıştı yine. Ayaklarındaki alabildiğine yüksek topuklu dekolte ayakkabıların bantları, giysisiyle aynı renkteydi. Onların ayağından çıkmasına engelleyen bir parmak kalınlığındaki bilek bağları yüzünden, bir kısrak gibi görünüyordu gözüme.

Yanıma gelip viski bardağını elimden aldı ve geri dönüp salonun ortasına yürüdü yine. Kalçalarının incecik kumaşın altında kımıl kımıl oynayarak çalkalanması, sikimin kazık gibi kesilmesine yetti de arttı bile. Külodu olmadığını biliyordum. Hiç bir zaman ne sütyen, ne de külot giymezdi zaten.

– “Biraz aşırı olmamış mı kıyafetin…” diye sordum ona.

– “Kusura bakma ama, senin misafirlerin yüzünden keyfimi daha fazla kaçırmak niyetinde değilim…”

Sesimi çıkarmadım. Haklıydı. Bir yıldır bu tatili bekliyordu o da. Şimdi gidemediğimiz için kızgındı ve tepkisini, böyle aksilik yaparak gösteriyordu işte.

Evden çıkıp arabaya bindik. Levent’ten Taksim’e gitmek yarım saatimizi aldı. Doğru terasa çıktık karımla. Telefon edip Nijeryalı misafirlerimizi de yukarı çağırdım. Beklemek için bara gidip, taburelere oturduk ve aperatif niyetine, birer viski söyledik kendimize.

Yaklaşık beş dakika sonra, birlikte geldiler Nijeryalı’lar. Onlara el salladığımı görünce de, doğruca bara yöneldiler. İkisinin de gözü, daha ilk andan itibaren karıma dikilmişti. Haklıydılar tabii. Yüksek bar taburesinin üstünde bacak bacak üstüne atıp otururken, eteği iyice sıyrılmıştı karımın.

Bembeyaz bacakları, tüm baştan çıkarıcılığıyla meydandaydılar. Onları tanıştırdım. Sonra da, birer viski söyledim zencilere de. Sohbete koyulduk.

Yaklaşık yarım saat sonra, karımın onlardan hoşlandığı yargısına varmaya başlamıştım. Nijeryalılar ise karımın içine düşmüşlerdi adeta. Oturduğumuz taburelerin önünde ayakta duruyorlardı ikisi de. Bu yüzden karımla ben de, yüzümüzü onlara doğru dönmüştük. Böylece karımın bacakları adamların gözüne girmiş oluyordu adeta.

İkisinin de gözlerinin, karımın üstünde dolaştığını, saçının telinden ayak parmaklarının ucuna kadar, vücudunun her yerinde gezindiğini görebiliyordum. Birden bu durumun bana müthiş bir heyecan vermekte olduğunu fark ederek şaşırdım. Öyle ya, normalde bundan rahatsız olmam gerekirdi.

Sonra bizim için hazırlanan masaya geçip yemek faslına başladık. En köşedeki masayı seçmiştim. Boğaz manzarasını engellememek için, cam tarafına iskemle konmamıştı. Dördümüz de, yarım daire biçimindeki büyük kanapede oturuyorduk. Bir uca Nijeryalı’lardan biri oturmuş, onun yanına karım geçmiş, sonra da öbür Nijeryalı oturmuştu. Ben de öbür uçtaydım.

Yemek süresince, yine büyük ilgi gösterdiler karıma zenciler. Onlar akla gelebilecek her konuda konuşuyor, karım ise genelde Nijerya, Afrika ve oradaki yaşamla ilgili şeyler soruyordu. Beni biraz devre dışı bırakmış gibiydiler ama aldırmıyordum. Onun yerine, içimdeki heyecanı kontrol etmeye çalışıyordum sürekli.

Nijeryalı’ların karıma bakışları ve davranışları, onların ne düşündükleri hakkında en ufak bir kuşkuya yer bırakmayacak kadar açıktı benim için. Acaba karım da farkında mıydı bunun? Kendini konuşmalara kaptırdığı ve mutlu olduğu açıkça belliydi.

Yemek bittiğinde, üç şişe şarap tüketmiştik. Yaşadıklarım, sikimin alabildiğine kalkmasına neden olmuştu ve buna hala şaşıyordum. Ama kalktığımızda her şeyin biteceğini düşünerek üzülmeye de başlamıştım. Sonra birden çözüm yolunu buluverdim ve hepsine birden, terasın öbür tarafındaki gece kulübüne geçmeyi önerdim. İlk kabul eden karım oldu. Zenciler de, ona katıldılar hemen. Hesabı ödeyip masadan kalktık ve gece kulübüne doğru yürümeye başladık.

Karım en önde yürüyordu ve onu arkadan seyretmek, benim için olduğu gibi, Nijeryalı’lar içinde de büyük bir zevk oluyordu tabii. Otururken hafifçe terlemiş olmalıydı ki, eteği şimdi kalçalarına yapışmış, hatta biraz aralarına girmişti. Kalçaları, attığı her adımda, müthiş bir baştan çıkarıcılıkla çalkalanmaktaydılar.

Birden, onun durumun farkında olduğunu ve hatta gayet bilinçli hareket ettiğini anladım. Bu da, heyecanımın bir anda ona katlanmasına neden oldu yalnızca. Sikim zonklamaya başlamıştı artık. Elimi pantolon cebime sokup, durumu gizlemeye çalıştım.

İçeri girdiğimizde boş masalar vardı ama, karım doğru bara yürüdü ve hepimiz onu izledik tabii. Sonra, yüksek bar taburelerinden birine çıkıp oturdu. Bacaklarını gözümüze sokmuştu yine. Viskilerimizi ısmarladım. Bu arada zencilerin kendi dillerinde konuşmaya başlamışlardı.

Ne söylediklerini elbette ki anlamıyordum ama, nedense karım hakkında konuştuklarından emindim. Arasına ondan yana bakışlar atmalarıydı beni böyle düşündüren. Durumu fırsat bilip, ben de karımla konuşmaya başladım.

– “İyi misin bebeğim..?”
– “Evet çok iyiyim… Çok eğleniyorum…”
– “İyi… Buna sevindim işte…”
– “Ya sen..?”
– “Ben de eğleniyorum… Daha doğrusu, eğlenmek değil tam da, değişik bir şey işte… Ama keyifli olduğunu itiraf etmem lazım…”

Bir an öyle gözgöze bakıştık karımla. Acaba ne anlatmak istediğimi anlamış mıydı? Ama Nijeryalı’lar daha fazla konuşmamıza izin vermediler. İlgileri yeniden karıma yönelmişti. Tıpkı yemekten önce olduğu gibi, ikimiz oturuyorduk, zenciler ise önümüzde ayakta duruyorlardı. Konuşurken, viskileri peş peşe yuvarlamayı da sürdürdük tabii.

Karımın sarhoş olmaya başladığını görebiliyordum. Fazla içki kaldırmazdı zaten. Ama beni bundan daha çok ilgilendiren, içkinin onun üstünde bir çeşit afrodizyak etkisini yaptığını bilmemdi. Şimdi de, çalan müziğin hızlı ritmine kendini kaptırmış, oturduğu taburenin üstünde sallanmaya başlamıştı.

Geile, fırsatı hemen değerlendirdi ve onu dansa davet etti. Hemen kabul etti karım. Zencinin önünde piste doğru yürürken, kalçaları daha çok çalkalanmaya başlamıştı sanki.

Sohbete, Diop’la devam ettim ben de. Ama göz ucuyla piste, daha doğrusu zenciyle dans etmekte olan karıma bakıyordum. Müzik hızlıydı. Karım güzel dans ederdi zaten. Geile ise, çok güzel dans ediyordu doğruyu söylemek gerekirse. Tüm zenciler gibi, vücudu, müzik ve ritimle yoğrulmuştu sanki. O böyle olunca, karım da iyice kaptırdı kendini tabii. Sonuçta ortaya, yalnız benim değil, hemen herkesin seyrettiği müthiş bir şov çıkıverdi.

Uzun uzun dans ettiler. Sonra tuvalete gitme ihtiyacını hissettim birden. Yerimden kalkıp dışarı çıktım. Geri dönmem, yaklaşık beş dakikalık bir zaman aldı. Tekrar içeri girdiğimde ilk dikkatimi çeken, müziğin yavaşlamış olması oldu. Piste baktığımda, karımla Geile’nin hala orada olduklarını gördüm.

Ama işler epey değişmişti şimdi. Nijeryalı iki koluyla karımın benine sarılıp onu iyice kendine çekmişti. Karım da, kendini onun kollarına tümüyle bırakmış görünüyordu. Tüm vücudu, zencinin dev gibi vücuduna yapışmıştı.

Bir anda kalktı sikim. Sonra bara göz attım. Diop da, oturduğu yerden onları seyrediyordu. Beni görmemişti. Bir adım geri atıp, onunla aramıza bir sütun soktum. Sonra tüm dikkatimi karımla Geile’ye verdim.

Tuvalete gitmek için salondan çıktığımda müthiş güzel dans ediyordular. Şimdi ise yaptıkları dans olmaktan çok uzaktı. Olup biteni tam anlamıyla kelimelere dökmek gerekirse, zencinin karımı ayakta siktiğini söyleyebilirdim yalnızca. Karımın bundan müthiş memnun olduğunu da görebiliyordum. Gözlerini kapamıştı. Başı, Geile’nin ancak boynunun hizasına geliyordu.

Orada öyle durup, iki parça boyu hafif hafif salınışlarını izledim. Sikim zonklamaya başlamıştı yine. Tanrım ne oluyordu bana böyle. Ayı gibi bir zenci, gözlerimin önünde karıma sarılmış, büyük bir olasılıkla iyice kalkmış sikini onun vücuduna yaslamış, ayakta sikiyordu gözlerimin önünde. Ve ben buna kızacak yerde tahrik oluyordum.

Sonra müzik yeniden hızlandı. O zaman ayrıldılar birbirlerinden. Bara doğru yürümeye başladıklarında, ben de yürüdüm. Yarı yolda karşılaştık. Geile’nin pantolonunun önündeki kabarıklık, gözden kaçacak gibi değildi. Tanrım, kocaman bir siki vardı herifin. Bu benim daha da çok heyecanlanmama neden oldu nedense.

Bir taraftan da karımın yanaklarının kızarmış olduğunu görebiliyordum. O da heyecanlanmıştı. Ama bu normaldi. Dakikalardır bu dev gibi zencinin kollarında erimiş, görünüşü bile müthiş o kocaman sikin vücuduna yaslandığını hissetmişti.

Birlikte bara döndüğümüzde, Diop hemen Geile’yle konuşmaya başladı yine. Karım da tekrar tırmandı yüksek bar taburesinin üstüne. Bunu yaparken, bacakları bir an için de olsa iyice aralandı ve gözlerim müthiş bir şeyi yakaladı. Bacaklarının iç tarafları ıslanmıştı. Bir zevk dalgasının karnımın içini sarmasına neden oldu bu durum. Tanrım, amının suları akmıştı bacaklarına.

Geile’nin Diop’a neler anlattığını bilmiyordum tabii. Ama bir şeyler anlattığı kesindi. Çünkü müzik yeniden yavaşa döndüğü anda, karımı dansa kaldırıverdi. Ne olacağını merak ediyordum ama, yanıt almak için fazla beklemem gerekmedi.

Daha ilk anda sarılıverdi Diop karıma. O da, hiç itiraz etmeden bıraktı kendini. Az önce, müthiş tahrik olarak seyrettiğim şeyler, bir kez daha tekrarlanmaya başladı.

Gece kulübünün kapanma saati gelene kadar kaldık orada. Tüm bu süre zarfında, tek bir yavaş müzik seansını bile oturarak geçirmedi karım. Ya Geile, ya da Diop onu piste sürüklediler her seferinde. Karımın defalarca ayakta sikildiğine tanık oldum o gece.

Üstelik her seferinde, bir öncekinden bir adım ileriye gidiyordu işler. Her seferinde biraz daha çok sikişe benziyordu yaptıkları. Sonlara doğru, Nijeryalı’ların elleri de devreye girmeye başladı. İri, kapkara eller, karımın vücudunda dolaşmaya başladı.

Heyecanım her seferinde biraz daha artıyor, karım her geri döndüğünde onun yanaklarının biraz daha kızarmış olduğunu görmek ise bu tırmanışın on kez daha hızlanmasına neden oluyordu. Ama sonunda gece kulübün kapandı ve çaresiz kalktık. Nijeryalı’lar, bizimle birlikte aşağı, lobiye kadar indiler. Ama orada vedalaştık ve karımla garaja inip arabaya bindik.
Eve kadar konuşmadık ikimiz de. Düşüncelere boğulmuştum. Karımın da öyle olduğundan kuşkum yoktu. Hiç beklenmedik bir biçimde ve zamanda, müthiş şeyler yaşamıştık ikimiz de. Şimdiye kadar hiç olmamış şeyler… Hatta olabileceğini aklımızın köşesine bile getirmediğimiz şeyler…
Şaşkındım doğrusu. Bütün bunlara kızmak yerine müthiş tahrik olmaktı beni şaşırtan. Karım da şaşkındı anladığım kadarıyla. Onun da, gece boyunca müthiş tahrik olduğu kesindi. Ve şimdi benimle baş başa kalınca, bu durumun şaşkınlığını yaşıyor olmalıydı.
İşin garibi, bunları düşünürken, sikimin biran için bile inmemiş olmasıydı. İnmek ne kelime, sanki giderek daha çok kalkıyordu. Eve ulaştığımızda, karım önde ben arkada, doğruca salona girdik. Karım barın önüne gitti. Arkadan ona sokulup sarıldım.
Kazık gibi kesilmiş sikimin kalçalarına dayandığını hissettiği anda döndü karım. Kolları boynuma dolandı ve bir anda, müthiş bir hırsla öpüşmeye başladık. Karnını sikimin üstüne bastırmış, kalçalarını hafif hafif oynatmaya koyulmuştu. Onu belinden tutup kaldırdım ve barın önündeki yüksek tabureye oturttum. Birbirimizin gözlerinin içine baktık.

– “Hoşuna gitti mi bu gece bebeğim…” diye sordum sonra da.
– “Ohhh evet sevgilim… Her şey çok güzeldi…”
– “Bence de öyle…”
Elimi karımın bacaklarının arasına soktum. Bu temas, onun dizlerini iyice aralamasına neden oldu. Eteği kalçalarına kadar sıyrılmıştı şimdi. Bacaklarının arası, sırıl sıklam ıslak ve yapış yapıştı. Oraları okşamaya başladım.
– “Hoşuna gittiğini görebiliyorum…” dedim.
– “Zenciler acayip, değil mi..?” diye ekledim
– “evet…”
– “Neredeyse sikeceklerdi seni bebeğim…”

Birden donup kaldı karım. Bu kadar açık konuşmayı beklemiyordu her halde. Elimi biraz daha yukarıya çıkardım bacaklarının arasında, Vücudu titredi.

– “Ohhh…” dedi sonra da.
– “Acayip şeyler yaptılar sana…”
– “Ohhh evet sevgilim… Evet… Neredeyse sikeceklerdi beni… İkisi de sikmek istiyordu beni…”
– “Çok tahik oldum biliyor musun..?”
– “Farkındayım sevgilim… farkındayım…”
– “Bana hiç aldırmadılar bile…”
– “sikmek istiyorlardı beni sevgilim… Sikleri kocamandı ikisinin de… Tanrım, ne kadar kocamandı hem de…”

Parmaklarım amına ulaştığında şaşırdım. Kelimenin tam anlamıyla vıcık vıcıktı. Orta parmağımı, alabildiğine açılmış dudakların arasından içine kaydırdım. Tüm vücudu, daha da şiddetle titredi karımın. Bir eliyle omuzumu, öbürüyle kolumu tuttu. Şimdi tepeden tırnağa sarsılıyordu.

Elimi çekip, biraz kendini toplamasına izin verdim onun. Bu arada titreyen parmaklarla pantolonumun önünü açıp sikimi çıkardım dışarı. Ateş gibi yanıyor, zonkluyordu sikim. Karımın gözleri bu durumu yakaladı sonra. Yavaşça aşağı kaydı tabureden. Elini uzatıp sikimi tuttu.

Parmakları sikimin çevresine dolanmıştı. Eli hareketlendi. Sonra yavaşça önünde diz çöktü. Şimdi dibinden tutmuştu sikimi. Dilini uzatıp zonklamakta olan başını yaladı. Elektrik çarpmış gibi oldum. Ağzı açıldı ve o güzelim dudakları dilinin yerini aldı. Tanrım, fırın gibiydi ağzının içi. Başını ileri bastırdı ve sikim neredeyse gırtlağına kadar girdi.

Artık kendimi tutamıyordum. Birden top gibi patladım. Tüm gece boyu taşaklarıma dolup onları şişiren döllerim, ağzının içine fışkırmaya başladı. Büyük bir hırsla emiyordu karım. O emdikçe de, ben daha çok fışkırtıyordum sanki. Zevkten gözlerim kararıyordu. Düşmemek için tabureye tutunmak zorunda kaldım.

İkimiz de kendimizi topladığımızda, yatak odasına gittik. Kısacık bir süre sonra, çırılçıplak, yatağın üstündeydik. Sikim yine kazık gibiydi. Daha yeni boşalmış olmam, hiç bir anlam taşımıyordu benim için.

Birbirimizi okşuyor, ulaşabildiğimiz her yeri öpüyorduk. İkimiz de doymamıştık. Doyacak gibi de görünmüyorduk.

– “Onların beni sikmek istemeleri çok mu hoşuna gitti..?” diye sordu birden karım.
– “Çok…” dedim, “Acayip tahrik oldum biliyor musun..?”
– “mmm anlat n’olur… Güzel mi görünüyordu..?”
– “Müthişti… Öyle ayakta sikiyorlardı seni… Ama sen de ayakta veriyordun…”
– “ evet sevgilim… Ayakta verdim onlara… İkisine de ayakta verdim…
– “Hoşuna gitti mi bebeğim..?”
– “Hemde nasıl sevgilim… ? O kocaman siklerini karnıma dayadıklarında öyle tahrik oldum ki, ”

Artık dayanamıyordum. Dizlerimin üstünde doğrulup karımın bacaklarının arasına girdim. Biran önce sikmek istiyordum onu. Onun da benden aşağı kalır bir yanı yoktu bu arada. Bacakları bir anda belime dolandılar. Topuklarıyla kalçalarıma bastırıp beni kendine çekti.
– “Sik beni…” diye inledi sonra da, “Sik beni sevgilim… ”

Bundan başka bir istediğim yoktu zaten. Sikimin başı amının dudaklarına değdiğinde, sanki ateşe değmiş gibi oldu. Tek bir hamlede, dibine kadar geçirdim.

Müthiş bir hırsla karşılık veriyordu karım. Kolları ve bacaklarıyla, sımsıkı sarılmıştı bana. Vücutlarımız yapışıktı. memeleri göğsümde ezilmişti. Ağızlarımız, birbirlerinden hiç ayrılmamak istiyormuş gibi kenetlenmişti. Kalçaları altımda, yukarı aşağı, sağa sola çalkalanıyor, amı sikimi sanki koparmak istermiş gibi sıkıyordu.

Çılgın gibi sikişiyorduk. Öylesine müthişti ki, fazla dayanamadım. Amının en dibine fışkırtmaya başladığımı hissetiğinde o da kendini tutamadı daha fazla. Birlikte bulutların üstüne uçup gittik. Gözlerim kararmıştı.

Tekrar kendime gelmeme, kasıklarımdan başlayıp vücuduma yayılan ateş neden oldu. Yatakta sırtüstü yatıyordum. Karım ise bacaklarımın arasında dizlerinin üstünde duruyordu. Sikim ağzındaydı. Gözleri kapalı, zevkle emiyordu sikimi.

Manzara o kadar tahrik ediciydi ki, karımın ağzının o inanılmaz sıcaklığıyla birleştiğinde, sikimin bir anda çatlayacak kadar kalkmasına neden oluverdi.

Karım, istediği sonucu elde etmenin mutluluğu yüzünden okunarak doğruldu sonra. Ağzının yerini şimdi eli almıştı. Gözgöze geldik tekrar. Yüzünde öyle bir ifade vardı ki, seyretmeye doyamıyordum. Sonra ata biner gibi üstüme çıktı.

– “Çok güzelsin bebeğim…” dedim ona.
– “Evet sevgilim… Hep o zenciler yüzünden…”
– “Ama sen de onları mahvettin bu arada bebeğim…”
– “Siklerini kaldırdım…. Ah sevgilim bir bilsen ne kadar büyüktü ikisinin de siki…”
– “Belli oluyordu bebeğim…”
– “Şimdi ne yapıyorlardır acaba..?”
– “Ben onların yerinde olsaydım, seni düşünüp otuzbir çekerdim…”
– “Ahhh böyle şeyler söyleme sevgilim… Fena oluyorum…”
– “Neden..? Hoşuna gitmiyor mu..? Düşünsene onların odalarında yatağa yatıp, o kocaman siklerini okşayarak otuzbir çektiklerini… Seni hayallerinde sikerek otuzbir çektiklerini düşün onların bebeğim…”

– “Ooouuuvvv…”

Kalçaları üstümde delicesine hareketler yapıyor, vücudu sarsılıyordu. Durulması uzun zaman aldı. Başı önüne düşmüştü. Onu yeniden ateşlemek için kalçalarımı yukarı kaldırıp bastırmam yetti yine de. Yeniden hareketlendi.

Şimdi bacaklarından güç alarak sikimin üstüne oturup kalkıyordu. Amı bir nehire dönmüştü sanki. Sonra birden doğruldu. Sikim çıktı amından. Elini getirip onu yeniden tuttu ve biraz geriye kaydırıp, götünün küçük deliğine dayadı. Tam gözlerimin içine bakarak, yavaş yavaş oturmaya başladı yine. Her yer am sularıyla o kadar kayganlaşmıştı ki, yağ gibi kayıyordu sikim götünün içine. Yüzü zevkle çarpılmış, dudakları aralanmıştı.

Onun, götünden sikilmeyi ne kadar çok sevdiğini bildiğim için, hiç şaşmıyordum buna. Ama bu gece, her zamankinden daha değişikti nedense. Her zamankinden fazla zevk alıyordu karım. Dibine kadar aldı sikimi içine. Sonra yine hareketlendi kaçları. Sikim götüne girip çıkıyordu artık.

– “O zenciler…” dedi sonra da, “O zenciler, acaba götümü de sikmek istemişler midir sence sevgilim…?”
– “Bilmem…”
– “Mutlaka istemişlerdir bence… ”

Şimdi hareketleri daha da hızlanmıştı. Hızla oturup kalkıyordu sikimin üstüne. Götü inanılmaz kasılmalarla açılıp kapanıyor. Sikilmeye hiç doymayacak gibiydi bu akşam. O iki Nijeryalı zenci, karımı bir sikiş makinesine çevirmiştiler. Ellerimi uzatıp, memelerini avuçlarıma aldım. Ne kadar zevk aldığı, yüzünden açıkça belli oluyordu.

Yine tutamadım kendimi. Götünün derinliklerinde fışkırmaya başladı. Aynı anda karım da boşalıyordu. Ama hareketleri durmamıştı. Hala sikimin üstüne oturup kalkıyor, sikimi bir en ucuna kadar içinden çıkarıyor, bir en dibine kadar kaybediyordu.

Sonra göğsüme yığıldı. Sikim hala götünün içindeydi. Öylece uyuyakaldık.

Acaba karımı o iki zenciyle buluşturmak için neler yapabilirdim diye düşündüm uykuya dalmadan önce…

Sabah gözlerimi açtığımda, hala uyuyordu karım. Onu uyandırmadan, sessizce kalktım yataktan. Duş yapıp giyindim ve yine sessizce çıktım evden. Son kez baktığımda, hala uyuyordu.

Gün işle dolu geçti. Ama zencileri otellerinden aldığım ilk andan itibaren, gece olanların dışında hiç bir şey kalmamıştı kafamda. Bereket ki, Nijeryalı’lar, neredeyse tüm gün boyunca patronla birlikteydiler. İş konuşacakları öğlen yemeğine de birlikte gitmişlerdi zaten. Akşam saatleri yaklaşırken, odamda yalnız başıma oturmuş, gece olanları düşünüyordum yine. Herşeyin özetini tek kelimeyle yapmak istediğimde, “müthiş” diyebiliyordum yalnızca. Aslında bir değil bir kaç müthiş birden vardı olayda. Karımın, tüm güzelliği ve çekiciliğiyle zencileri alabildiğine tahrik etmiş olması müthişti. Onların da karımı, gece kulübünün pistinde neredeyse sikmiş olmaları müthişti. Karımın bütün bu olanlardan inanılmaz biçimde tahrik olup, yorulmak bilmeyen bir sikiş makinesi haline dönüşmesi müthişti. Ama en müthiş olan benim duygularımdı. Olayın içindeki herkesten çok ben tahrik olmuştum. Nijernyalı’lar karımı sikebilmek için delirirlerken, ben onlardan da fazla delirmiştim neredeyse.

Sonra karımı alıp gitmiş ve iki Nijeryalı’yı, sikleri ellerinde, öylece bırakmıştım orada. İşin ilginci, şimdi bundan müthiş bir pişmanlık duymamdı. Eğer karımı gerçekten sikebilselerdi, daha da müthiş olacaktı her şey. Gözlerimi kapadığımda, onların simsiyah tenleriyle karımın beyazlığının neden olduğu kontrastı görebiliyordum neredeyse. Sikim yine kalkıp kazık gibi kesilmiş, neredeyse patlama noktasına gelmişti. Bir şeyler yapmak istiyordum. Zamanı geri getirmek, elbette ki mümkün değildi. Ama yeni bir şans yaratmak mümkündü elbette ki. Yalnız acele etmem gerekiyordu. Bir gün sonra gidiyordu zenciler.

Tam bunları düşünürken, sekreterim patronun telefonda olduğunu haber verdi. Yalnızca, Nijeryalı’larla bu akşam da ilgilenmem gerektiğini ve sabah da onları havaalanına götürmek zorunda olduğumu hatırlatmak için arıyordu. Telefonu kapattığım anda, kafamın içinde bir lamba yanıverdi birden. Yeni bir şans yaratmanın yolunu bulmuştum işte. Zencilere, karımı sikebilmeleri için, karıma, onlara verebilmesi için, bana da, bu işte nereye kadar gidebileceğimi ölçmek için bir şans yaratacaktım. Telefonu tekrar kaldırıp evi aradım.

– “Bebeğim…” dedim sonra da cevap veren karıma, “Divan’ı arayıp, dört kişilik yemek ısmarla eve… Geile ve Diop, bu akşam konuğumuz olacaklar…”

Birden bir sessizlik oldu telefonun öbür yanında. Karımın kafamdan geçenleri anladığına emin oldum bu nedenle. Ne söyleyeceğini bilemiyordu her halde.

– “Duyuyor musun bebeğim..?” diye üsteledim.
– “Duyuyorum da…”

– “Eeee…”

– “Emin misin..?”

– “Onları alıp eve yemeğe getireceğime eminim tabii… Buna çok sevineceklerine de eminim ayrıca…”

– “Ama…”

– “Ondan sonrasını bilmiyorum bebeğim…”

– “Peki…”

– “Tamam… Güzel bir şeyler seç olur mu..?”

– “Yemek için yani değil mi..?”

– “Yemek için de…”

Yine bir sessizlik oldu telefonun diğer ucunda. Ne söylemek istediğimi anlamaya çalıyor gibiydi sanki. Ona biraz yardımcı olmam gerekiyordu galiba.

– “Şimdi iyisi mi sen, bir kadeh bir şey içip biraz keyiflen önce…” dedim, “Böylece her şey daha iyi olur bana kalırsa… Hadi bebeğim…”

– “Peki…” dedi yine karım, ama telefonu kapatmadan da ekledi, “Eminsin değil mi..?”

– “Saat sekiz gibi görüşürüz…”

Telefonu kapadığımda, kalbim küt küt atıyordu. Şimdi önümde yaklaşık dört saatlik bir bekleme süresi vardı. Ama bu bana çok uzun görünüyordu nedense. Tanrım, nasıl vakit geçirecektim.

Saat yediye gelirken, Geile ve Diop’la birlikte ofisten çıktık. Onlara, akşam yemeğini evde yiyeceğimizi, arabada söyledim. Normalde, hiç bilmedikleri bir kente gelmiş iki insanın fazla hoşuna gitmemesi gereken bir durumdu bu. Ama önce yanımda oturan Diop’un gözlerinin parladığını farkettim, sonra da, dikiz aynasından Geile’nin ağzının kulaklarına vardığını. Herifler, karımla bir kez daha biraraya gelebileceklerini öğrenince, uçmuşlardı. Üstelik bu seferki buluşmanın kalabalık bir otelde değil, evimde gerçekleşecek olması da, onları memnun etmişti tabii. İşi saflığa vurup, hiç bir şey anlamamış gibi, arabayı kullanmayı sürdürdüm. Bir süre sonra, aralarında konuşmaya başladılar. Yine bir kelimesini bile anlamıyordum. Ama konunun karım olduğuna, adım gibi emindim nedense.

Önce otele gittik ve üstlerini değiştirdiler Nijeryalı’lar. Geri geldiklerinde, doğrusu şaşırdım biraz. İkisi de, memleketlerinde giyilen türden entariler giymişlerdi. Rengarenk, kumaşı incecik ve bol entariler. Tekrar arabaya binip eve yollandık. İki katlı villayı beğendiklerini söylediler. Aslında pek yeni değildi ama, böyle müstakil bir evde oturmak hoşuma gidiyordu. Arabayı garajın önüne çektim.

Karım kapıyı açtığında, küçük bir şok yaşadım. Ona telefonda “iyi bir şeyler seçmesini” söylerken, yemeğin yanısıra üstüne giyeceklerini ima etmiştim gerçi ama, bu kadarını da beklemiyordum doğrusu. Küçük beyaz benekleri olan incecik siyah krep jarseden yapılma bir giysi geçirmişti sırtına. Uzun bir atlet fanilasına benziyordu giysi. İçinde hiç bir şey olmadığını anlamamak için, eşek olmak lazımdı. Eteği, kalçalarını ancak örtüyor, bacaklarını olduğu gibi meydanda bırakıyordu. Ayakları da çıplaktı. Sikim bir anda kalktı yine.
Geile’yle Diop da tokat yemiş gibiydiler. Üçümüz birnden orada öylece durmuş, tam bir afet görünümündeki karımı seyrediyorduk yalnızca. İlk hareketlenen o oldu ve kenara çekilip bizi içeri davet etti. Sonra da önümüze düşüp, salona doğru yürüdü. Giysinin incecik kumaşı, o baştan çıkarıcı yusyuvarlak kalçalarının arasına girmişti. Onun kararını vermiş olduğunu anladım. Yarattığım bu şansı kullanmaya çalışacağı açıktı.
Hep birlikte bara gittik. Zenciler, barın önündeki koltuklara oturdular. karım da bar taburelerinden birine. Bense barın arkasına geçip, hepimize içki hazırlamaya koyuldum. Geile ile Diop, yine kendi dillerinde konuşmaya başlamışlardı.

– “Müthişsin…” dedim karıma.

– “İyi seçmişim değil mi..?”

– “Hem de nasıl… Herifler yemek yerine seni yemeği tercih edebilirler…”

– “Ben de yemek yerine başka şeyler yemeyi tercih edebilirim pekala…”

– “Öyle mi..? Ne mesela..?”

– “Sik sevgilim… Simsiyah, koskocaman zenci siki…”

– “Eğer böyle konuşursan…”

– “Ama ne yapabilirim ki..? İstiyorum işte…”

– “Duyduğuma göre, yemek üstüne daha iyi gidiyormuş o dediğin…”

– “Şaka yaptım zaten sevgilim… Önce yemek yiyeceğiz tabii… Ama sana son bir defa daha sormak istiyorum… Eminsin değil mi..?”

– “Neden soruyorsun bunu sürekli olarak bebeğim..? Emin olduğumu söyledim ya sana…”

– “Soruyorum… Çünkü şu anda bile öyle bir bakıyorlar ki bana, sanki her an sikebilirler beni… Çünkü sikecekler beni sevgilim… Çünkü onlara vereceğim… Çünkü kendimi onlara siktireceğim… Çünkü sen de seyredeceksin beni sikilirken… Çünkü kocaman, simsiyah zenci siklerini sokacaklar içime…”

– “Sus n’olur bebeğim… Gerçekten pantolon değiştirmek istemiyorum…”

Bereket ki, Diop o anda girdi devreye ve karıma birşeyler sordu İngilizce. Böylece ben de biraz rahatladım. . Barın arkasında kalmayı yeğledim. Pantolonumun önü böyle çadır gibi kabarmışken, dışarı çıkmak istemiyordum. Benim yerime, karım verdi adamların viskilerini. Bunu yapabilmek için tabureden inmiş, sonra da geri dönüp tekrar oturmuştu. Bütün bunlar olurken nasıl bir manzara sergilediğini, onlara neler gösterdiğini görememiştim doğal olarak. Ama Geile’nin de, Diop’un da yüzleri, karımın onları iyice çarpmış olduğunu belli ediyordu.
Viskiler bittikten sonra, hep birlikte bahçedeki masaya geçtik. Zenciler, kare masada karşılıklı oturdular. Bu durumda, karımla ben de karşılıklı oturacaktık. Onlara rakı içmeyi önerdim. Türkiye’ye gelip de, rakı içmeden geri dönmek olmazdı yani. Ama asıl niyetim başkaydı tabii. Kafalar ne kadar iyi olursa, işler o kadar kolaylaşır diye düşünüyordum.

İki saate yakın sürdü yemek. Karım arada bir kalkıp mutfağa, bir şeyler getirmeye gidiyordu. Her gidişinde arkadan, her geri dönüşünde de önden görüntüsü, zencilerin de, benim de aklımıza başımızdan alıyordu. Masaya oturduğunda da, üçümüzde gözlerimizi giysisinin incecik kumaşın altından tüm hatlarıyla belli olan memelerinden alamıyorduk bir türlü.
Rakıyı zencilere idareli veriyordum. Onların zilzurna sarhoş olmalarını istemiyordum ne de olsa. Yalnızca biraz kafayı bulmalarını sağlamaktı niyetim. Bense, onlara göstere göstere, bol bol içiyordum. Elbette ki, benim içkiye ne kadar dayanıklı olduğumu bilmiyorlardı. İlerleyen saatlerde onları karımla başbaşa bırakmak gerekirse, bunun için en iyi yolun sarhoş olup bayılmış numarası yapmak olacağını düşünmüştüm.

Karım tekrar mutfağa gidip tatlı ve kahve getirmişti bu arada. Tatlı servisini yaptı. Sonra fincanlarımıza kahve doldurdu. Tam gözlerimin içine bakıyordu. Sanki bir şeyler anlatmak istiyordu ve ben anlamıyordum.

– “Biliyor musun sevgilim…” dedi birden, yüzünde çok sıradan birşey söylediğini düşündürecek bir gülümsemeyle, “İkisi de, sana çaktırmadan bacaklarımı okşuyorlar şu anda… Biri bir bacağımı, öbürü de öbür bacağımı…”

Yine taş gibi kesildi sikim. Ağzım o kadar kurumuştu ki, bir şey söyleyemedim ona. Yalnızca başımı salladım aptal aptal. Kafamı, masadan kalkana kadar da toplayamadım.

Sonra yeniden salona, barın önüne döndük. Karım taburenin üstündeki yerini aldı hemen. Ben de, herkese birer bardak rakı daha dolurdum. Ama bu sefer barın arkasında kalmak istemiyordum. Oradan, karımın zencilere seyrettirdiklerini göremiyordum çünkü. Herkese içkisini verip zencilerin yanına, koltuklardan birine oturdum ben de.

Manzara müthişti. Bacak bacak üstüne atmıştı karım. Bir ayağının parmaklarını, taburenin ayak dayama demirine basmıştı. Öbür ayağı ise havadaydı. Bacakları, kalçalarına kadar meydandaydılar. Giysinin eteği iyice sıyrılmıştı oturduğunda. Yaklaşık iki metre ötemizde, inanılmaz bir baştan çıkarıcılıkla oturmuş konuşuyor, bir şeyler anlatıyordu sürekli. Çenemi tutup, seyretmeye başladım. Aradabir, çaktırmadan zencilere de bakıyordum tabii. İlk kez içtikleri rakı nedeniyle, ikisi de umursamaz bir havaya girmişlerdi şimdi. Beni neredeyse tümüyle devre dışı bırakmışlardı yine. Bir taraftan karımla konuşuyor, bir taraftan da, onu gözleriyle sikiyorlardı.

Karımın görüntüsü, gerçekten de tahrik edici idi. Çaktırmadan baktığımda, iki Nijeryalı’nın siklerinin de kalkmış olduğunu görebiliyordum. Giydikleri bol entariler nedeniyle pek o kadar göze batmıyordu bu ama, yine de belliydi. Benim durumum ise perişandı. Onların yarrakları, yalnızca karımı seyrederken kalkmıştı, benimki ise hem karımı, hem de onları seyretmekten.
Oturduğum yerden karıma bardağımla, bana bir rakı daha vermesini işaret ettim. Barın arkasına geçebilmek için tabureden öyle bir indi ki, soluk alamadım neredeyse. Eteğinin arkası, neredeyse beline kadar sıyıldı aşağı kayarken. Çıplak kaçı, olduğu gibi meydana çıktı, kısa bir an için de olsa. Sonra doldurduğu bardağı getirip bana verdi ve bize sırtını dönüp, kalçalarını çalkalayarak yeniden taburesine gitti. Şimdi babak bacak üstüne atmamış, iki ayağının parmak uçlarıyla, ayak dayşama yerine basmıştı. Dizleri birbirinden biraz aralık duruyordu. Nijeryalı’lar, şidi onun bacaklarının arasında eriyip gitmiştiler sanki.

– “Bacaklarını biraz daha aralarsan amın görünecek bebeğim…” dedim karıma, Türkçe konuşarak.
– “Biliyorum sevgilim…”

– “Ama benim yanımda sana bir şey yapabileceklerini sanmıyorum… Bir kadeh daha içip, sarhoş olmuş numarasıyla içeri gitmeyi planlıyorum… Tamam mı bebeğim..?”

– “Sen gider gitmez bunların beni sikeceğini biliyorsun değil mi sevgilim..?”

– “Hiç kuşkum yok…”

– “Seyredecek misin..?”

– “Seyredemezsem deliririm her halde…”

– “Kızmıyorsun bana değil mi..?”

– “Kızmak mı..? Neden..?”

– “Kendimi bu zencilere siktirmek istediğim için işte…”

– “Tabii ki kızmıyorum bebeğim… Seni çok seviyorum…”

– “Ben de seni sevgilim…”

Geile ile Diop da, bizim konuşmamızı fırsat bilmiş, yine kendi aralarında bir konuşmaşa dalmışlardı. Tüm dikkatlerinin yeniden karıma yönelmesi için, onun bardağına uzanmak bahanesiyle biraz kımıldanması ve böylece bacaklarının daha da aralaması, yetti de arttı bile. Gerçekten de amı görünüyordu şimdi. İkisi de, huzursuz huzursuz kımıldandılar oturdukları koltuklarda. Rakımı kafaya diktim ve boş bardağımı havaya kaldırarak, bir tane daha istedim karımdan.

Bu sefer yerinden kalkıp barın arkasına geçmedi. Taburenin üstünde sırtını bize döndü ve iki ayağıyla taburenin ayak dayama yerine basıp ayağa kalktı. Sonra da, bar tezgahının üstünden arkaya doğru eğildi bardaklarla rakı şişesine uzanabilmek için. Bir an için heyecandan öleceğimi sandım. Böyle eğildiğinde, eteği kalçalarının üstüne kadar sıyrılmıştı ve çıplak kıçı, olduğu gibi meydandaydı. Sonra tepeleme doldurduğu bardağı bana getirmek için indi tabureden. Muzip gözlerle bakıyordu gözlerimin içine.

– “Müthişsin…” dedim ona, “Bu son yaptığın gerçekten müthişti…”

Yalnızca gülümsedi bana. Yanaklarının kızarmıştı. Onun da gittikçe daha çok heyecanlandığını farkediyordum. Ama asıl heyecanlanan bendim tabii. Öyle ki, zencilere bakıp, nasıl tepki verdiklerini izlemeyi bile unutmuştum heyecandan. Ama, onların da beni tümüyle unuttukları açıktı. Diop’un entarisinin önünde, akıl almaz büyüklükte bir kabarıklık meydana gelmiş olduğunu görebiliyordum. Geile ise öne eğilip dirseklerini dizlerine dayamıştı. Bu tek nedeninin, kalkmış sikini gizlemek olduğuna emindim.

Karım taburesine dönmüştü bu arada. Yeniden bacak bacak üstüne atarak oturdu. Üçümüz birden, yine onu seyretmeye başladık. Salonun havası, binlerce voltluk bir elektrikle dolmuş gibiydi artık. Harekete geçmenin zamanı gelmişti galiba. Bardağımı zencilere doğru kaldırıp, yine kafaya diktim. Biraz hayretle seyrediyorlardı beni. Rakının gücünü hissetmişlerdi şimdiye kadar. İkisi de, tam istediğim gibi, hafifçe kafayı bulmuştular. Benim, onların üzerinde böylesine etki yapan bir içkiyi peşpeşe kafama dikmeme şaşmaları normaldi. Gözlerindeki ifadeden, ne zaman yığılıp kalacağımı merak ettiklerini anlayabiliyordum. Hatta bakışlarında, merakın da ötesinde bir şeyin varlığını farkediyordum. Bu da istekti. Bir an önce bayılıp, devreden çıkmamı istiyordu Nijeryalı’lar.

Onlara fazla eziyet etmezsem iyi olacaktı. Boş bardağı yanımdaki küçük sehpanın üzerine bıraktım ve ve koltukta geriye kaykıldım. Şu andan itibaren sarhoş rolündeydim artık. Bu arada karım da rahat durmuyordu. Biraz önce bana rakı doldurmak için yaptığı numarayı, bu sefer kendi bardağını doldurmak bahanesiyle yapıyordu yine. Çıplak kalçaları, yeniden gözümüzün önündeydiler. Tabure üstünde yüzünü tekrar bize döndüğünde ise, dizleri birbirinden alabildiğine aralıktı ve amının dudaklarının alabildiğine şişmiş ve açılmış olduğunu bile gördük.

Büyülü havayı ben bozdum. Önce koltuktan kalkmaya çalıştım, sonra da bunu becerememişim gibi, gerisin geriye oturdum. Zencilerin gözleri parlamıştı.

– “Bir sarhoş oldum galiba…” dedim, kelimeleri yaya yaya, “Kusura bakmazsanız, gidip biraz uzanmak istiyorum…”

Kusura bakmayacakları kesindi. Bu arada karım da kalkıp yanıma gelmişti. Kolumdan tutup kalkmama yardımcı oldu. Birlikte üst kata, yatak odasına doğru yürüdük. Ama sarhoşluğum, salondan çıkar çıkmaz bitti tabii. Yatak odasının kapısında durup, birbirimizin gözlerine baktık karımla. İçerden, zencilerin sesleri geliyordu. Elimi uzatıp, karımın eteğinin altına soktum ve amını avuçladım. Tanrım, ateş gibi yanıyordu. Vıcık vıcık sulanmıştı.

– “Çok istiyorsun değil mi bebeğim..?” dedim ona, “Çok istediğin belli oluyor…”

Parmaklarımın temasıyla, daha da sulanmıştı amı sanki. Kalçaları, elinde değilmişcesine, ileri geri oynuyordu.

– “Evet sevgilim…” dedi, “Evet çok istiyorum…”
– “O zaman hadi git içeri bebeğim… İçeri git ve o çok istediğin şeyi elde et…”

– “Beni sikecekler sevgilim…”

– “Biliyorum bebeğim… Seni sikecekler…”

– “Senin de seyretmeni istiyorum sevilim… Hiç bir ayrıntısını kaçırmadan, nasıl sikildiğimi seyret istiyorum… O iki ayı gibi zenci beni sikerken seyret istiyorum…”

– “Söyledim ya, kaçırmaya asla niyetim yok bebeğim…”
– “Tamam o zaman… Gidiyorum aşağıya…”

– “Güle güle bebeğim…”

– “Seni çok seviyorum…”

Sonra arkasını döndü ve merdivenlere yürüdü karım. Ayakkabılarımı çıkarıp, ben de arka merdivenden hızla indim aşağıya. Onları seyredebileceğim en iyi yerin mutfak olduğunu biliyordum. Kocaman bir servis penceresi vardı mutfağın ve tüm salonu görüyordu. O kadar acele etmiştim ki, karım salona gelemeden ben oraya ulaşmıştım bile. Sonra o da geldi. Zenciler hala koltuklarda oturuyorlardı. Onların önünden geçip, neredeyse tüm gece boyu üstüne oturup şov yaptığı tabureye gitti yine. Ve öyle bir oturdu ki, Diop’un ağzından inlemeyle karışık bir hırıltı çıkmasına neden oldu. Yine bir ayağının parmakları taburenin ayak dayama yerindeydi. Öbür ayağı ise aşağı sarkıyordu. Dizlerinin arasındaki açıklık, en az otuz santim kadar vardı. Böyle oturunca, eteği beline kadar sıyrılmıştı ve amı, en ince ayrıntısına kadar meydandaydı şimdi.

Acaba, iki Nijeryalı’dan hangisi sikecekti önce karımı. Büyük bir merakla bakliyordum. Sonra Diop’un yerinden kalktığını gördüm. Dev gibi vücuduyla ayakta duruyordu şimdi. Entarisinin önünde, büyük bir çadır oluşmuştu. Bir kaç adımda karıma ulaştı. Bir elini doğrudan, onun aralık bacaklarının arasına uzattı. Kapkara ve kocaman eli, karımın dizinin iç tarafını tuttu. İşte başlamıştı seyretmek için büyük istek duyduğum sikiş.

Zencinin elinin teması, karımın vücudunun sarsılmasına neden olmuştu. Ama asıl tepkisi dizlerini daha da aralamak, kendini Nijeryalı’nın önünde tümüyle açmak oldu. Gözgözeydiler Diop’la. Sonra zenci eğildi ve yüzünü karımınkine yaklaştırdı. İkisinin de ağızları açıldı. Öpüşmeye başladılar. Zencinin, eli hızla yukarı çıkıyordu. Karımın elektrik çarpmış gibi titremesinden, sonunda o kapkara uzun parmakların amına ulaştığını anladım.

Gördüklerim başımı döndürmüştü. Bir gece önceden beri içimde kabarmakta olan bir yasak istekti, karımın bu iki Nijeryalı zenci tarafından sikilmesi. İşte şimdi de gerçekleşmek üzereydi. Sikim, tüm yaşamım boyu setleşmediği kadar sertleşmiş, kelimenin tam anlamıyla kazık gibi olmuştu. Titreyen parmaklarımla pantolonumun önünü çözüp, sikimi dışarı çıkardım.

Bu arada Geile’yi unutmuş olduğumu, ancak onun da karımın yanına sokulduğunu gördüğümde farkettim. Onun da entarisinin önünde, akıl almaz büyüklükte bir kabarıklık oluşmuştu. Bir elini uzatıp karımın alabildiğine açık bacaklarının iç taraflarını okşamaya başladığını gördüğümde, birden gerçek kafama dank etti. Tanrım, benim sandığım gibi birer birer değil, ikisi birden sikeceklerdi karımı. O kadar çok heyecanlanmıştım ki,

Diop, arkadaşının geldiğini görünce, elini çekti karımın amından. Onun yerine, bir memesini avuçladı ve mıncıklamaya başladı. Geile de taburenin önünde eğildi ve elinin yerini, bir anda dudakları aldı. Simsiyah başı, karımın bembeyaz bacaklarının arasına girmiş, kasıklarına gömülmüştü. Gerçi göremiyordum ama, herifin kalın ve kara dudaklarının, karımın amının şişmiş ve açılmış dudaklarına yapıştığına emindim. İp kopmuştu artık. Bundan sonra olacakları kimse engelleyemezdi. Bulunduğum yerden ortaya çıkıp, onları vazgeçirmeye çalışsam bile, bunu başaramazdım. Doğruyu söylemek gerekirse, böyle bir niyetim de asla yoktu. Aksine, büyük bir heyecanla, olacakları bekliyordum.

Karım, iki kolunu da Diop’un boynuna dolamış, kendini tümüyle bırakmıştı. Kelimenin gerçek anlamıyla sevişiyorlardı. Sonra Diop biraz doğruldu. Şimdi ağızları birbirinden kopmuştu. Ellerini uzatıp, karımın giysisinin askılarını düşürdü zenci. Bir süredir okşamakta olduğu o güzelim memeler, şimdi çıplak kalmıştı. Gözleri kapalı başını arkaya attı karım. Ağzından küçük bir inleme kaçırdı. Sonra o kapkara eller, birer pençe gibi kavradı memelerini. Birden bütün vücudunun sarsılmaya başladığını gördüm.

Geile doğruldu. Bulunduğum yerden onu yandan görüyordum. Üstündeki entarinin önü, akıl almaz bir biçimde çadırlaşmıştı. Sonra iki eliyle entarisinin eteklerini tuttu ve başından sıyırıp çıkardı. Tanrım, içine hiç bir şey giymemişti zenci. Ayaklarındaki sandaletler dışında, çırılçıplaktı şimdi. Tüm vücudu, sırım gibi adeleliydi. Teninin siyahlığı, ona daha da müthiş bir görüntü veriyordu sanki. Ama aslında, bunların hiç birinin önemi yoktu. Çünkü Nijeryalı’nın asıl göz alan, asıl şaşırtan özelliği, inanılmaz büyüklükteki yarrağı idi. En az yirmibeş santim uzunluğunda ve inanılmayacak kadar kalın bir şeydi bu. Sünnetliydi ve başı, kapkara bir mantar gibi kocamandı. Bir asi gibi baş kaldırmış, bir çelik yay gibi yukarı kıvrık duruyordu.

Manzarayı karım da görmüştü bu arada. Gözlerinin parladığını, yüzünde bir maske gibi duran sikilme isteğinin daha da arttığını farkediyordum. Acele hareketlerle tabureden indi ve Geile’nin önünde çömeldi. Sağ elini uzatıp o kapkara, koskocaman zenci yarrağını, dibinden tutmuştu. Sonra başı öne uzandı, ağzı açıldı ve dudakları, Nijeryalı’nın kapkara yarrağı o koskocaman başı üstüne kapandılar bir anda. Gözlerini kapayıp, ağzındaki yarrağıemmeye başladı karım.
Sikim öyle bir hale gelmişti ki, neredeyse pantolonumu yırtacaktı. Çaresiz fermuarımı indirip dışarı çıkardım. Ama elimi değmeye korkuyordum. Her an boşalabilirdim. Gözlerimi yeniden içeriye çevirdim.

Geile, iki eliyle karımı omuzlarından yakalamış, yarrağını ağzına sokup çıkarıyordu. Tanrım, ağzından sikiyordu karımı. Öylesine büyüktü ki siki, kalçaları her seferinde hırsla ileri gelmesine rağmen, yarısı bile girmiyordu karımın ağzına. Müthiş bir manzaraydı gözlerimin önündeki. Karımın beyazlığı ile Geile’nin siyahlığı arasındaki kontrast, inanılmaz derecede tahrik ediciydi. Ama bundan da tahrik edici olan, karımın yüzündeki ifadeyi seyretmekti. Onun kendinden geçmiş olduğunu görebiliyordum.

Sonra gözlerim, Diop’a takıldı. Bu arada o da entarisini çıkarmış ve tıpkı Geile gibi, ayaklarındaki sandaletler dışında çırıl çıplak kalmıştı. O da, arkadaşı gibi, kaslı ve kapkara bir vücuda sahipti. Onun da siki kocamandı. Hatta Geile’ninkinden bile daha kocaman. Gelip arkadaşının yanında durdu.
Karım gözlerini açtı o anda ve onu bekleyen ikinci yarrağıda gördü böylece. Gözlerinin bir kez daha parladığını farkettim. Elini uzatıp, Diop’un yarrağını tuttu sonra da. Parmakları, o akıl almaz büyüklükteki kapkara, kocaman sikin çevresine dolanmıştı. Başını Geile’nin sikinden uzaklaştırıp Diop’unkine yöneldi. Dudakları bu sefer, başka bir Nijeryalı yarrağının üstüne kapandılar.

Artık sırayla, değiştire değiştire emiyordu zenci siklerini. Kelimenin tam anlamıyla uçtuğunu görebiliyordum. Ben de ondan farklı bir durumda değildim bu arada. Karım, gözlerimin önünde, birbirinden büyük, kapkara yarrakları emiyordu ve bunu, inanılmaz derecede tahrik edici buluyordum. Tüm yaşamım boyunca tahrik olmadığım kadar tahrik olmuştum. Bir taraftan da, Nijeryalı’ların ne kadar dayanabileceklerini merak etmeye başlamıştım. İki günden beri tahrik ediyordu karım onları. Bu süre içinde yarraklarını durmadan kaldırmıştı. Eğer onlardan birinin yerinde ben olsaydım, şimdiye kadar çoktan boşalmış olurdum. Karımın ağzının ne kadar becerikli olduğunu çok iyi biliyordum.

Ama fazla beklememe gerek kalmadı. Birden Geile’nin homurdandığını duydum. Siki, neredeyse yarıya kadar karımın ağzındaydı. Sonra kalçaları titremeye başladı. Boşalıyordu. Döllerini, karımın ağzına fışkırtıyordu zenci. O koskocaman, kapkara sikinden fışkıran zenci spermlerionun ağzına dolduruyordu. Karımın vücudu da sarsılmaya başlamıştı. . Ama buna rağmen emmeyi bırakmıyordu. Yanakları içeri çökmüş, ağzındaki zenci sikini hırsla emiyor, içini boşaltıyordu.

Geri çekildiğinde, dudaklarının döllerle ıslanmış olduğunu farkederek, büsbütün heyecanlandım. Ama Diop, bu akıl almaz güzellikteki manzarayı fazla seyretmeme izin vermedi. Karımın boşalan ağzına, kendi sikini soktu bir anda. Kalçaları ileri geri hareketlendiler. Sikini, büyük bir hırsla o güzelim ağza sokup çıkarmaya başladı. Sonra tüm vücudunun kasıldığını gördüm. Şimdi de o boşalıyordu. Fışkırtıyordu spermlerini, karımın hırsla emen ağzına. Kendimi daha fazla tutamadım. Elimi değmeye kortuğum sikim, birden canlandı sanki. Boşalmaya başladım. Spermlerim, mutfağın duvarına çarpıyordu. Gözlerim karardı.

Tekrar içeri bakabildiğimde, daha da müthiş bir manzarayla karşılaştım. Karım, elleriyle dizlerinin üstünde duruyordu. Diop da, onun önünde diz çökmüş ve kocaman yarrağını tekrar ağzına sokmuştu. Geile ise karımın arkasına geçmişti. Kapkara elleriyle onun kalçalarını kavrayıp birbirinden ayırmış ve başını, o müthiş baştan çıkartıcı yuvarlakların arasına gömmüştü. Doğrusu, şu anda onun yerinde olmak isterdim. Ağzının altındaki hazinelerin ne kadar güzel, ne kadar çıldırtıcı olduğunu, benden iyi bilen kimse olamazdı bu dünyada. O, bir resim kadar güzel küçük amın dudakları şişip açılmış olmalıydı şimdi. Geile’nin dilinin oralarda dolaştığını düşünmek bile, çıldırtıcı bir düşünceydi. Burnu da, karımın kalçalarının arasındaydı zencinin. Orada da, başka bir güzellik yatıyordu. Pembe, küçük ve inanılmayacak kadar duyarlı göt deliği.

Nijeryalı’nın karımı yalarken çıkardığı şapırtımlı sesleri duyabiliyor ve bundan son derece tahrik oluyordum. Karım ise zevkten mahvolmuş gibiydi. Giysisi şimdi belinde toplanmış, adeta bir kuşağa dönüşmüştü. Vücudu kıvrılıp bükülüyor, beli aşağı çöküyor, kalçaları iyice yükseliyordu. Ağzında da Diop’un kocaman, kapkara yarrağı vardı. Seyretmekte olduğum şey, itiraf etmeliyim ki, beklediğimden de müthişti.

Sonra Geile’nin başını karımın kalçaları arasından çekip doğrulduğunu gördüm. Şimdi onun arkasında, dizlerinin üstünde duruyordu. Siki, ilk gördüğüm andaki büyüklük ve sertliğindeydi yine. İyice sokuldu karıma. Elini getirip sikini biraz aşağı eğdi ve önündeki muhteşem yuvarlakların arasına soktu. Karımın tüm vücudunun titrediğini gördüm. Nijeryalı’nın o kocaman sikinin başı, amının dudaklarına değmiş olmalıydı. Bütün gün aklımı kurcalayan, delicesine istediğim şey gerçekleşiyordu artık. Kocaman sikli bir zenci, karımı sikmek üzereydi.

Geile, simsiyah elleriyle karımı belinden tutmuştu şimdi. Sonra kalçaları hareketlendiler. Küçük küçük hareketlerle, sikini, önünde açılmış bekleyen o güzelim ama bastırıyordu. Yine alabildiğine tahrik olmuştum. Sikim zonkluyordu. Karımın amına girmeye çalışan bu kapkara zenci siki öylesine büyüktü ki, o küçük deliğe sığabileceğini sanmıyordum. Ama yanıldığım kesindi. Çünkü Geile’nin kalçalarının her ileri hareketinde, sikinin bir bölümün daha giriyordu karımın içine. Sonunda Nijeryalı’nın karnı, karımın kıçının o baştan çıkartıcı yuvarlaklarına değmeye başladı. Tanrım, hepsini sokmuşu zenci. O kapkara, koskocaman sikinin tamamını, karımın küçük amına geçirmişti.

Sonra sikmeye başladı.

Kapkara elleriyle karımın incecik belini kavramıştı Nijeryalı. Bir taraftan kalçalarını ileri geri hareket ettirerek sikini sokup çıkarıyor, öbür taraftan da, güçlü elleriyle onun tüm vücudunu ileri geri oynatarak, hareketlerinin boyunu büyütüyordu. Müthiş bir manzara vardı gözlerimin önünde. Karım dizleriyle ellerinin üstünde durmayı sürdürüyordu. Başını biraz kaldırmış, dudaklarını, Diop’un o akıl almaz büyüklükteki kapkara yarrağının üstüne kapamıştı. Bir taraftan zenci, kapkara sikini onun ağzına sokup çıkarırken, bir taraftan da Geile, her dibine kadar geçirişinde karımın tüm vücudunu ileri itiyor ve arkadaşının sikinin de karımın ağzına daha çok girmesine neden olarak, ortaya, seyrine doyum olmayacak bir gösteri çıkarıyordu.
İnanılmaz derecede tahrik olmuş, gözlerimi ayıramadan seyrediyordum olup bitenleri. Karım sikilmek istemişti. Ben de onun sikilmesini ve bunu seyretmeyi istemiştim. Ama galiba ikimiz de, bu kadarını beklememiştik. İki simsiyah, dev gibi zenci, aynı anda sikiyorlardı işte karımı. Biri amından, öbürü ağzından. Onu ortalarına almışlar, biri sikini amına, öbürü de ağzına sokup çıkarıyordu. Koskocaman, kapkara zenci sikleri, aynı anda hem amına, hem ağzına girip çıkıyordu. Seyretmeye doyamıyordum. Bir taraftan da, karımın ne kadar büyük bir zevk almakta olduğunu görerek, büsbütün tahrik oluyordum. Kelimenin tam anlamıyla uçmuştu karım. Dün akşamdan beri tahrik oluyordu ve sonunda istediğini elde etmişti. Sikiliyordu.

Tanrım, hem de ne biçim sikiliyordu.

İki koskocaman, kapkara zenci siki, karımın vücuduna piston gibi girip çıkıyordu. Nijeryalı’lar, onu ortalarına almışlar, iki tarafından sikiyorlardı. Birden fazla müthiş şey, aynı anda gerçekleşiyordu. Karımın vücudunun beyazlığı ile zencilerin tenlerinin simsiyah rengi öylesine tahrik edici bir kontrast yaratıyordu ki, tek başına bu bile müthişti. Heriflerin siklerinin boyutları da müthişti. Ama en müthişi, karımı kullanış biçimleriydi. Durumu tanımlayabilecek başka bir kelime bulamıyordum doğrusu. Karımı kullanıyordu Nijeryalı’lar.
Bir taraftan da gözlerimi karımın dalga dalga bükülüp kıvranan vücudundan alamıyordum. İnanılmaz oranda zevk aldığı açıktı. Eğer ağzı da sikle dolu olmasa, zevk çığlıkları atacağı kesindi. Gözleri açıktı gerçi ama, iyice kaymıştılar. Amına girip çıkmakta olan kara sikin onu uçurduğunu görebiliyordum.. Diop, kelimenin gerçek anlamıyla ağzından sikiyordu onu. Seyretmeye doyamıyordum. Sikim, tekrar çatlayacak hale gelmişti. Vücudunun sarsılmalarından, karımın boşaldığını anlayarak, daha da heyecanlandım. Sonra bir daha

Peşinden de bir daha.

Sonra Diop’un ağzından bir nara çıktığını duydum. Kıçının yanakları titriyordu. Tanrım, döllerini karımın ağzına fışkırtıyordu zenci. Spermlerini, ikinci kez kadınımın midesine akıtıyordu. Neredeyse aynı anda Geile’de homurdanmaya başladı. O da boşalıyordu. Zenci tohumları, karımın amının en dibinde fışkırıyordu. Dizlerim titremeye başlamıştı. Düşmemek için duvara tutundum. Gözlerim, karımın, iki zencinin arasında dalga dalga sarsılan vücudunun hareketlerine kilitlenmişti. boşalmıştım.

Kendimi alabildiğine yorgun hissediyordum. İçerdekilerin de, benden pek farkı yoktu galiba. Karım halının üstünde yatıyordu. Geile ve Diop da, yorgun yorgun oturuyorlardı. Sessizce yürüyüp, merdivenlerden tekrar üst kata çıktım. Yatak odasına gidip soyundum. Artık çırıl çıplaktım ve kendimi böyle daha rahat hissediyordum. Sikim, iki kez boşalmış olmama rağmen hala inmemişti. Tuvalete girip, biraz da zorlukla işedim. Sonra da yine sessizce aşağı mutfağa indim tekrar. Salona baktığım anda gözüme çarpan manzara, sikimi tekrar zonklamaya başlattı. Diop, karımı altına almış sikiyordu.

– “Ohhh sik beni…” diye inledi karım İngilizce, “Sik beni hadi… Ohhhh sik…”

Zenci, o akıl almaz güzellikteki bacaklarını kollarıyla destekleyip, göğsüne bastırmış, onu neredeyse ikiye katlamıştı. Kocaman, kapkara siki, karımın alabildiğine açılmış amına, bir piston gibi girip çıkıyordu. Müthiş bir manzaraydı yine. Kanımın tekrar tutuştuğunu hissediyordum. Diop’un vücudundaki tüm kaslar gerilmiş, şişmişti. Hırsla sikiyordu karımı. Sanki, iki geceden beri durmadan tahrik etmiş olduğu için cezalandırıyordu onu. Karımsa, kelimenin tam anlamıyla zevkten mestolmuş bir haldeydi. O koskocaman, kapkara zenci siki amına girip çıktıkça, tüm vücudunu dalga dalga kıvranıyordu.

Yine büyülenmiş gibi seyrediyordum. Geile de, onların biraz ötesinde yere oturmuş, tıpkı benim gibi seyrediyordu. Siki tekrar kalkmış, kocaman olmuştu. Sonra doğrulup dizlerinin üstünde yürüyerek, karımın başına doğru sokuldu ve sikini, onun zevkten çarpılmış yüzüne sürmeye başladı. Şimdi daha da müthiş bir manzara çıkmıştı ortaya. Karımın dilini uzatıp, biraz önce amına girip çıkan, tohumlarını rahminin ağzına boşaltan o kapkara zenci sikini yalamaya başladığını gördüm. Bu, Geile’nin heveslenmesine neden oldu yalnızca. Bir eliyle sikini tutup, kocaman bir mantara benzeyen başını, karımın dudaklarına sürmeye başladı bu sefer de.

İki Nijeryalı, tekrar karımın başına çökmüşlerdi işte. Biri onu inanılmaz bir hırsla sikiyor, diğeri de, sikini ağzına sokmaya çalışıyordu. Ama karım kendini, amına girip çıkmakta olan zenci sikinin verdiği zevke öylesine kaptırmıştı ki, ağzına girmeye çalışanla fazla ilgilenemiyordu. Elini uzatıp Geile’nin sikini tuttu ve sıvazlamaya başladı.

– “Sik beni…” diye inledi sonra da, “Ohhhh sik beni… Ohhhhh…”

Yine İngilizce konuşuyordu. Sonra birden tüm vücudunun kasıldığını gördüm. Yine boşalıyordu. Daha fazla tutamamıştı kendini. Geile de onun bu durumunu farketmişti tabii. Diop’a birşeyler söyleyip geri çekildi ve yine yere oturup seyretmeye başladı. Bir taraftan da, artık kazık gibi olmuş sikini sıvazlıyordu.

Her geçirişinde, sanki karımı yere çiviliyordu Diop. Hareketleri, daha da hızlanmıştı artık. Bu da, karımın peşpeşe boşalmasına neden oluyordu yalnızca. Vücudunun kasılmaları, artık hiç bitmiyordu. sanki ardarda boşalıyordu kadınım. Ağzından zevk çığlıkları kaçırmaya başlamıştı. Birden Diop’un narası karıştı onun çığlıklarına. Köküne kadar geçirmişti sikini karımın amına. Tohumlarını, kadınımın amının en dibine fışkırtıyordu Nijeryalı.

Bir süre öylece kaldılar. Sonra Diop yavaşça çıkardı sikini karımın amından. O kapkara, koskocaman zenci siki, şimdi üstüne bulaşan sıvılarla pırıl pırıl parlıyordu. Yere oturdu. Neredeyse aynı anda da, Geile’nin tekrar ayaklandığını gördüm. Karımın yanına sokulup, iri ve kapkara elleriyle onu kalçalarından tutup, yan çevirdi halının üstünde. Yorgun bir kediye benziyordu karım. Yalnızca mırıldandığını duydum. Geile, onun üstteki bacağını dizinden büküh, karnına bastırmıştı. Sonra parmaklarını önünde apaçık durmakta olan o güzelim ama götürüp oynumayu başladı. Vıcık vıcık olmalıydı kadınımın amı. İki Nijeryalı da döllerini fışkırtmışlardı içine. Geile’nin uzun orta parmağı, kayboldu. Sonra çıkarıp biraz geriye götürdü ve karımın götüyle oynamaya başladı. Tanrım, sikilme sırası, karımın küçük götüne gelmişti işte. Kocaman, kapkara bir zenci sikinin o küçücük deliğe gireceğini düşünmek bile, inanılmayacak kadar tahrik edici geliyordu bana.

Karım da, Geile’nin parmağının ilk temasıyla birlikte çıldıracak gibi olmuştu. Onun götünden sikilmeyi ne kadar sevdiğini, o küçük deliğinin ne kadar büyük bir zevk merkezi olduğunu, benim kadar iyi bilen kimse olamazdı bu dünyada. Üstelik, dün gece bana, “kendini götünden de siktirmek istediğini” açıkça belli etmişti.

Geile de durumu anlamıştı tabii. Sikini dibinden tutup karıma sokuldu. Tanrım, bu kadar büyük bir şey, nasıl girecekti o küçücük deliğe. Ama ne Geile’nin, ne de karımın buna aldırdığı bile yoktu. Nijeryalı, sikinin başını götüne dayadığında, karımın tüm vücudunu yeniden sarsılmaya başladı. Zenci daha sokmadan getiriyordu boşalıyor gibiydi.. Bundan daha açık bir davet olamazdı. Geile bastırmaya başladı. O koskocaman, kapkara Nijeryalı siki, yavaş yavaş giriyordu karımın götüne.

– “Iıımmmnnnhhh…” diye inledi kadınım, “Ohhhhhhhh…”

Tüm gücümü kullanarak, kendime hakim olmaya çalışıyordum. Karım, gözlerimin önünde götünden sikilirken, bu çok zordu ama, elimden geleni yapıyordum. Gözlerim, karımın götüne girmekte olan simsiyah sike kilitlenmişti sanki. Yarısından çoğunu sokmuştu zenci.

– “Ohhhh götüme sokuyor…” dedi birden karım,Kocaman sikini götüme sokuyor…

Bu sefer Türkçe konuşuyordu ve hitap ettiği bendim. Nijeryalılar, elbette ki onun söylediklerini anlamıyorlardı. Ama ben anlıyordum ve kadınımın ağzından çıkan her söz, sanki beynime işliyor, küçük patlamalara neden oluyordu. Bu arada Geile, yavaş yavaş pompalamaya, sikini karımın götüne sokup çıkarmaya başlamıştı bile. Her sokuşunda, o kocaman siki daha çok giriyordu. Sonunda, dibine kadar geçirdi.

Karımın vücudunu yine sarsılmaya başlamıştı. KıvranıyorduAma Geile buna aldırmıyordu bile. Sokup çıkarmayı, o güzelim götü sikmeyi sürdürüyordu. Bunu nasıl başardığına şaşırıyordum. Sikiyor, sikiyor, sikiyordu. Sonra halının üstüne yan yatıp, karımın arkasına geçti. Şimdi, adeta gaddarcasına sikiyordu. O koskocaman, kapkara sikinin, karımın götüne bir piston gibi girip çıktığını, tüm ayrıntılarıyla görebiliyordum. Müthiş tahrik edici bir manzaraydı bu. O küçücük göt deliği, içindeki zenci sikini sımsıkı sarmıştı. Kısa bir süre önce, iki zencinin de peşpeşe siktiği amı ise, susamış bir açılmıştı. her bir darbe ile içinden sızan döller, baş döndürücü bir manzara çıkarıyordu ortaya.

Diop’un siki de, yeniden kalkmıştı bu arada. Tıpkı benim gibi, o da gözlerini bu akıl almaz güzellikteki manzaraya dikmiş, hiç bir ayrıntıyı kaçırmadan seyrediyor ve bir taraftan da sikini sıvazlıyordu. Geile’nin hareketleri müthiş hızlanmıştı artık. Sikini karımın götüne sokuyor, çıkarıyor, sokuyordu.

Birden Diop’un ona, anlamadığım bir şeyler söylediğini duydum. Geile, karıma sımsıkı sarılıp, sırtüstü yuvarlandı. Şimdi onun üstündeydi karım. Bacakları, zencinin iki tarafındaydı. İki elini halıya dayamış ve vücudunun üst kısmını geriye vermişti. Manzara yine müthişti. O koskocaman, kapkara sik, dibine kadar girmişti götüne. Amı, daha da açılmıştı şimdi. Sonra Diop’un ayaklanıp, onlara sokulduğunu görerek iyice heyecanlandım. Karım, zevkten kısılmış gözlerle yaklaşan Nijeryalı’ya bakıyordu. O da, ben de, ne olacağını anlamıştık artık. Diop sikini, karımın amına sokacaktı. Öbür zencinin siki, dibine kadar götüne girmişken, o da amına sokacaktı. Tanrım, kulaklarım uğulduyordu. Heyecanımı tanımlayacak kelime bile bulamıyordum. Karımın, şimdiye kadar öyle bir şey yaşamadığını biliyordum. Ben de öyle.

Yapılabildiğini bildiğimiz, ama asla yaşamadığımız bir şeyi yaşamak üzereydik ikimiz de.
Diop dizlerinin üstünde iyice sokulmuştu şimdi karıma. Geile’nin bacakları, onunkilerin arasında kalmıştı. Artık karımın yüzünü göremiyordum. Zencinin simsiyah ve kaslı sırtı, görüşümü kapamıştı. Sonra iki eliyle karımın bacaklarını yakalayıp kaldırdı Diop. Kapkara sikinin, kadınımın vıcık vıcık amına değmeye başladığını gördüm. Tek bir hamlede, dibine kadar zoktu Nijeryalı. O kocaman sikini, köküne kadar geçirdi bir anda. Şimdi iki sik birden vardı karımın içinde. İki tane, koskocaman, kapkara zenci siki. Biri amında, öbürü götünde.

– “Ahhhhhh çok güzellll…” diye inlediğini duydum kadınımın, Müthiş bir zevk sevgilim… ”

Yine Türkçe konuşuyordu. Yine benim için çıkıyordu bu sözler ağzından. Kulaklarımdan başlayan bir ateş beynime yayılıyordu sanki. Ve bu ateş orada, gözlerimden gelen başka bir ateşle buluşup, dev bir orman yangınına dönüşüyordu. Manzara, tek kelimeyle müthişti. İki tane kocaman kapkara zenci, karımı aralarına sıkıştırmış sikiyorlardı. Biri amından, öbürü götünden. Koskocaman, kapkara zenci sikleri, amına ve götüne, birer piston gibi girip çıkıyordu.

Üçü de, uçup gitmiş gibiydiler. İnanılmaz bir tempo ve hırsla sikişiyorlardı halının üstünde. Karımın, kelimenin tam anlamıyla mahvolmuş, kendini inanılmaz bir zevkin pencesine kaptırmış olduğunu görebiliyordum. Ağızından küçük çığlıklar çıkıyordu. Vücudu dalga dalgaydı. Hayal bile etmediği bir biçimde sikiliyordu. İçine girip çıkmakta olan Nijeryalı sikleriyle, delirmişti sanki. Altındaki Geile’nin üstüne iyice uzanıp kendini bırakmış, bacaklarını havaya kaldırıp dizlerinden bükerek yukarıya çekmiş, amını Diop için olabildiğince açmıştı. Zenciler onu sikerken, siklerini amına ve götüne sokup çıkarırken, taşakları birbirine çarpıyordu. Her ikisi de homurdanıyordu.

Üstelik bu sefer ikisi de uzun süre dayanacak gibi görünüyordu. Vücutlarının hareketlerinden, onların da müthiş bir zevk almakta olduklarını görebiliyordum. İki günden beri onları sürekli tahrik eden, durmadan siklerini kaldıran bu güzel ve baştan çıkarıcı kadını aralarına sıkıştırmış sikiyor ve bundan büyük bir zevk alıyorlardı.

Sikim sanki patlayacak gibi olmuştu. Bu gece başladığından beri, her an biraz daha tahrik olduğumu farkediyordum. İnanılmaz şeyler yaşıyordum ve bundan asla şikayetçi değildim. Karımın şikayetçi olmasının söz konusu bile olamayacağını ise açıkça görebiliyordum. Bu arada Nijeryalı’ların mutluluğu ise tartışılmazdı tabii. Karım onları iki gün boyunca alabildiğine tahrik etmişti ve şimdi ikisi birden sikiyorlardı onu.

Karım, her geçen an biraz daha uçuyordu almakta olduğu zevkten. Vücudu dalga dalgaydı. Biri amına, öbürü götüne girip çıkmakta olan kapkara kocaman zenci sikleriyle büyülenmiş gibiydi. Ağzından, kimi zaman çığlık, kimi zaman inleme biçiminde çıkan sesler bile. tek başına insanın aklını başından almaya yetecek kadar tahrik edici ve şehvet doluydu.

Boşalacağımı hissediyordum. Bütün gücümle kendimi tutmaya çalışıyor, onlarla birlikte getirebilmek için beklemeye çalışıyordum. Sanki bir rüya aleminde gibiydim.

Zenciler, sikiyor, sikiyor, sikiyorlardı. Zaman geçtikçe de, daha hırsla sokup çıkarmaya başlamışlardı karıma. Üstelik şimdi müthiş bir de uyum sağlamışlardı aralarında. Diop o kocaman sikini karımın amına dibine kadar sokarken, Geile, en ucuna kadar götünden çıkarıyor, sonra o geçirirken, Diop çıkarıyordu. .

İki Nijeryalı birden, aynı anda fışkırtmaya başladılar karımın içine. Ağızlarından, hayvansı homurdanmalar çıkıyordu. Diop’un kıçının kapkara yanakları açılıp kapanıyor titriyordu. İkisi de, o kapkara, kocaman siklerini olduğu gibi sokmuşlardı karıma. Biri götünün en dibine, öbürü rahminin ağzına tohumlarını fışkırtıyordu. Karım ise az önce bana söylediği gibi delirmişti adeta. İnanılmaz çığlıklar atıyor ve çırpınıyordu iki kapkara vücudun arasında. Kendimi bıraktım ben de. Spermlerim, kalın sütunlar halinde fışkırmaya başladı. Gözlerim kararıyordu.
Tekrar içeriyi seyredebilecek kadar kendimi topladığımda, karım da Nijeryalı’lar da halının üstünde yatıyorlardı. Galiba her şey bitmişti. Beklemeye başladım. Bir süre sonra karım ayaklandı ve doğruca bara gidip, herkese rakı doldurdu bir kez daha. Sonra gelip yine yere, iki zencinin arasına oturdu. Bardaklarını tokuşturup kafalarına diktiler. Karım bardağını yere koydu ve elini uzatıp Geile’nin sikini okşamaya başladı.

Yeni bir heyecan dalgası vücudumu sarmaya başlamıştı bile. Demek ki, bitmemişti daha. En azından karım bitmesini istemiyordu. İnce ve uzun, bembeyaz parmakları, Geile’nin kapkara sikinin çevresine dolanmış, yukarı aşağı oynuyordu. Böyle inik haliyle bile, muhteşemdi zencinin siki. Bir süre sonra da yavaş yavaş büyümeye başladı. Bu karımın ona daha fazla ilgi göstermesine neden oldu tabii. Nijeryalı’nın kasıklarına doğru eğildiğini gördüm. Ağzını açtı ve dudakları elinin yerini aldılar. Şimdi giderek büyümekte olan simsiyah zenci sikini, yumuşak hareketlerle ağzına sokup çıkarmaya başlamıştı.

Başının her aşağı yukarı hareketinde, ağzına girip çıkmakta olan o kapkara sikin biraz daha büyüdüğünü görebiliyordum. İlk başlarda, Nijeryalı’nın kasıklarına kadar inebiliyordu karımın dudakları. Ama şimdi buna yapamaz hale gelmişti. Yeniden kocaman olmuştu zencinin siki. Diop ise elinde rakı bardağıyla sırtını koltuklardarn birine yaslamış, olup biteni seyrediyordu. Onun siki de kalkıyordu tekrar. Şimdi iyice emin olmuştum. Bu iki dev zenci, karımı bir daha sikeceklerdi. Kalbim, tekrar boğazımda atmaya başlamıştı.

Bu arada karım, Geile’yi göğsünden itip, halıya sırtüstü yatırmıştı bile. Sonra ata biner gibi, üstüne çıktı onun. Bir elini bacaklarının arasından getirmiş ve zencinin o inanılmaz büyüklükteki sikini sımsıkı tutmuştu. Kalçalarını biraz indirip, sikin kocaman başını amının dudaklarına dayadı. Sonra da oturuverdi üstüne. İçim titreyerek, Nijeryalı’nın kapkara sikinin karımın amının derinliklerinde kayboluşunu seyrettim. Manzara müthişti.

Karım, başını arkaya atmış, tüm vücudu titreyerek oturuyordu, içindeki zenci sikinin üstünde. Sonra kalçaları yavaş yavaş hareketlendiler. Oturup kalkmaya başladı. Artık, Nijeryalı’nın o kapkara, koskocaman sikinin, amına girip çıktığını görebiliyordum. Bu o kadar tahrik ediciydi ki, kafayı yiyebilirdim o anda. Öte yandan karımın da tıpkı benim gibi kafayı yemek üzere olduğunu görebiliyordum. Müthiş zevk aldığı açıkça belliydi. Kalçalarının hareketleri giderek hızlanıyordu. Sonra ayaklarını yere basıp, ellerini Geile’nin göğsüne dayadı. Şimdi daha da hızla oturup kalkıyordu zencinin sikinin üstüne. O koskocaman sik, amından en ucuna kadar çıkıyor, sonra taşaklarına kadar giriyordu tekrar. Ama fazla sürdüremedi bunu. İnliyordu. Dizlerini yere dayayıp, göğsüne uzandı Nijeryalı’nın. Vücudu hala sarsılıyor, titriyordu. Sonra başını çevirip Diop’a baktı. Tabii ben de.

Öbür Nijeryalı’nın siki de, şimdi alabildiğine kalkmıştı. Bunu görmek beni heyecanlandırdı gerçi ama, asıl karım heyecanlanmıştı.

– “Gel…” dedi İngilizce, “Gel n’olur… Hadi gel sikini götüme sok… ”

Diop’un davetiyeye ihtiyacı yoktu tabii. Bir anda ayaklanıverdi. sonra da arkadan sokuldu karıma. Gözleri, önündeki bembeyaz, yusyuvarlak kalçalara kilitlenmişti sanki. Dizlerini büküp eğildi. Sikini dibinden tutup aşağı bastırmıştı. O inanılmaz büyüklükteki kapkara sikin başı götüne değdiğinde delirecek gibi oldu karım. Kalçaları havalandı. Şimdi Geile’nin sikini, en ucuna kadar çıkarmıştı amından. Tüm benliğiyle, götüne girecek ikinci yarrağı beklediğini anlayabiliyordum.

Fazla beklemesi gerekmedi. Diop bastırmaya başladı. Yarrak, hiç zorlanmadan, yağ gibi kayıyordu karımın küçük götüne. Taşaklarına kadar sokmadan da durmadı Nijeryalı. Bunu yaparken karımın kalçalarını aşağı bastırmış ve Geile’nin sikinin de, dibine kadar amına girmesine neden olmuştu.

Karım konuşamıyordu bile. Yalnızca inliyordu. Tüm vücudu sasılmaya başlamıştı yine. Aynı anda da, zenciler onu sikmeye başladılar. Biri alttan, biri üstten pompalıyordu yine. O koskocaman, kapkara zenci siklerinden biri amına, biri götüne girip çıkıyordu karımın. Seyrine doyum olmayacak bir manzaraydı bu. Kelimenin tam anlamıyla sikiliyordu karım.

Üçünün de hareketleri, giderek hızlanıyordu. Özellikle Diop, kedini iyice kaptırmıştı. Sikini karımın küçücük götüne öylesine büyük bir hırsla sokup çıkarıyordu ki, her geçirişinde hem onu, hem de en alttaki Geile’yi, yere yapıştırıyordu sanki. Ama Geile’de, hiç yılmadan aşağıdan bastırıyor ve o koskocaman sikini, karımın amına, akıl almaz bir hırsla sokup çıkarıyordu. Bunların doğal sonucu ise karımın, tıpkı söylediği gibi zevkten delirmesiydi. İki simsiyah, sırım gibi Nijeryalı’nın arasına sıkaşan belbeyaz ve başdöndürücü vücudunu, dalga dalga sarsılıyor, titriyor, çırpınıyordu.

Çığlık çığlığaydı.

Zenciler, inanılmayacak kadar uzun siktiler bu sefer karımı. Gerçi zaman kavramını yitirmiştim ama, en az yarım saat sürmüş olmalıydı bu müthiş sikiş. Üçü de ter içinde almışlardı. Nijeryalı’ların vücutları, pırıl pırıl parlıyordu. Karımın amından sürekli akan kaygan am suları da, alttaki Geile’nin taşaklarını sırıl sıklam ıslatmıştı. Siki girip çıkarken, şakırtılı sesler çıkarıyordu artık. Sanki her geçen an, biraz daha müthişleşiyordu her şey. İki kapkara zenci, kocaman sikleriyle, karımı sikiyor, sikiyor, sikiyorlardı.

Sonra, yine müthiş bir zamanlamayla, ikisi de boşalmya başladı. Koskocaman, kapkara bir zenci siki karımın amında, biri de küçücük götünde fışkırıyordu yine. Bu, karımın ağzından şimdiye kadarkilerin hepsinden daha yüksek bir çığlık çıkmasına neden oldu. Tüm vücudu önce kasıldı. Sonra da birden boşaldı. Njeryalı’ların arasında, bir torba gibi yığılıp kaldı. Ama onlar, bir süre daha siktiler karımı. O kocaman sikleri, içleri tümüyle boşalana kadar, karımın amıyla götüne girip çıkmayı sürdürdü. Sonunda, herkes hareketsiz kaldı.

Yaklaşık bir yarım saat boyunca, herkes hareketsiz kaldı. Ben de kımıldayamıyordum yerimden. Bir ara kolumdaki saate baktım. İkiyi geçiyordu. Nijeryalı’lar, sabah ülkelerine döneceklerdi. Bir süre sonra ikisi de ayaklandılar. Entarilerini giyip hazırlanmaları çok kısa sürdü. Sonra karım telefon edip, taksi çağırdı onlara.

– “Müthiş bir kadınsın…” dedi Geile, “Keşke yarın gitmiyor olsaydık… Henüz doyamadım sana…”

– “Ama önümüzdeki ay yine geleceğiz…” diye ekledi Diop, “Hem de bu defa üç kişi olacağız…”

Taksi gelmişti. Hep birlikte kapının önüne kadar gittiler. Orada, karımı aralarına sıkıştırıp uzun uzun öptüler ikisi de. Sonra da, çıkıp gittiler. Mutfaktan fırlayıp, bir anda karımın yanına gittim. Bir süre öyle karşılıklı durup, birbirimize baktık. Yüzünde müthiş yorgun ve müthiş tahrik edici bir ifade vardı.

– “Sevgilim…” dedi.

Sesimi çıkarmadan elinden tuttum ve salona, az önce iki dev zenci tarafından sikildiği yere götürdüm onu. Yüzyüze durduk. memelerinde, oynunda ve hatta yüzünde kurumuş döller vardı. Sikim yine patlama noktasına gelmişti onu seyrederken. Elimi uzatıp, yanağını okşadım.

– “Hoşuna gitti mi bebeğim..?” dedim.

– “Çok güzeldi… Çok hoşuma gitti… Ya sen..? Senin de hoşuna gitti mi, beni sikilirken seyretmek..?”

– “Çok…” dedim, “Hem de çok…”

– “İki yarrağı birden yemek, aynı anda hem amımdan, hem de götümden sikilmek çok müthişti sevgilim… Şimdiye kadar hiç bu kadar büyük zevk almamıştım… çok güzeldi…”

Elimi uzatıp bacaklarının arasına soktum. Kasıkları vıcık vıcık döl içindeydi. Götünün normalde küçücük olan deliği, açılıp genişlemişti. Elinden çekip yere oturdum. İki Nijeryalı’nın, biraz önce, zevkten inlete inlete, bağırta bağırta, zevk çığlıkları attırarak siktikleri yerde, şimdi de ben sikecektim karımı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sempatik Tavırlarla Eğlenceli Geceler Sizleri Bekler

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Gülmeyi seven ve günlük yaşantısında sıkıntılar yaşayarak strese giren arkadaşlar sizler için hazırladığımız internet sitemizde sizleri gerçekten mutlu edebilecek ve memnun edebilecek bayan arkadaşların olduğunu bilmenizi rica ederiz. Kaliteli profesyonel olarak sizlere eskort dünyasında hizmet verdiğimizi görebilecek olmanızdan dolayı daha özel anlara imza atabileceğinizi kendiniz bile anlamayacaksınız. Çünkü gerçek manada sizlere eşlik edebilecek bayanlar kendilerine güvenmekte ve kocaeli escort her daim bir birinden farklı ve ayrı sunumlar yaparak sizlerin gözlerinizi daha doğrusu dikkatlerinizi üzerinize çekmeye çalışmaktadır. Her daim tatlı ve farklı olmanın güzelliğini sizlerin emrinize amede olduklarında daha iyi sunmakta hatta göstermektedir. O nedenle sizler de farkı yaşamak için en eğlenceli bayanları tercih ederek hizmet alabileceksiniz. Her biri birbirinden güzel ve özel olmakla beraber daha etkili olmanın da faydasını görebileceksiniz. Sizlerin tatlı dilli bayanlara ulaşması için daha özel bir şeyler yaptıklarını da göreceksiniz. Profesyonel olarak etkilenebilecek durumlarda gerçek pozisyonları sizlerin gözleri önünde yapabileceklerini de göstermektedir. izmit escort bayan sitesi aracılığında daha özel görüntülere sahip olabilecek ve devamında ise isteklerinize göre planlar yapabileceğinizi de belirtmek isteriz.
Sitedeki bayanların her biri birbirinden güzel ve özel olduğu için kondom kullanma şartları olduğunu sizlere aktarmak isteriz. Ayrıca bazı bayanlar kendileri temiz ve titiz oldukları için sizlerin de aynı şekilde hizmet alabilmeniz için temiz olmanızı beklemektedir. Paskal bir şekilde karşılarına çıkarsanız sizleri geri çevirebilirler de yani o sebeple aklınızı başınıza alın ve sevgiliniz ile buluşuyor gibi hazırlanarak bayanlarla buluşarak cinsel isteklerinizi gidermeye başlayınız. Güzel ve özel kadınların escort kocaeli bir arada olduğu platform içerisinde bulunmak bir ayrıcalık ister ve devamında ise sekse dair güzel geceler yaşayabileceğinize de emin olarak keyifli anlara imza atabileceğinizi görebileceksiniz. Harika bayanların tadına doyamayacaksınız bile yani o sebeple daha rahat daha güzel daha da özverili bir şekilde seks yaparak mutlu olabileceğinize ikna olarak tercihlerinizi yapabileceksiniz. izmit escort bayan sitesi sayesinde isteklerinize karşılık alabilecek seks işçilerini değerlendirerek tercih edebileceksiniz bilginiz olsun.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

çok harikalardı

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

sevgili arkadaşlar gerçekten yaşanmış hikayemdir bu anlatacaklarımhemen başlıyım hikayeme ben konyanın bir ilçesindenim yaşadım ilişki afyonda oldu ben 38 yaş bir olgun samimi dürüst biriyim övünmek gibi diil tanıştım çiftler 28 yaş elif 30 yaş ercan ama okadar susamışlarki sex e doyurdum gerçekten benim gibi tecrübeli biri düşünün artık arabamla yola çıktım ercan adresi vermedi gelince telefonda tarif edicem dedi çok korkuyorlardı çünki ilkdi onlar için benimde 2 ci kez yaşıycam bir ilişkiydi dediği gibi telefonda tarif etti ben çok hazırlanmıştım elbisem tırşım güzelde bir parfüm ercan beni karşıladı evlerinin yakınında tanıştık eve vardımızda elifi sordum birazdan gelicek dedi bir sigara yaktık yanımda götürdüm viskiden bir duble koydum rahatlamam lazımdı nasıl birisi diye birazdan elif kapıdan salona girdi olamaz böle bişiy gerçek sölüyom okadar bebek ve masum dokundumda titredim sanki neyse sohbete başladık ne iş yaparsın falan dediler ticaretle uğraşıyorum dedim falan sohbet koyulaşıyordu neden böle bşiy istedin sen diye bir defa yşadım çok harikaydı escort bursa tekrar yaşamak istedim dedim ama yakın olsak daha iyi olurdu çünki ben kendime o kadar güveniyorum en ufak bir rahatsızlık yapmam sonuçta bir işim var neyse elif bize hizmet edrken eğildinde göğüsleri hafiften gözlerimin önüne geliyordu çok taze ve küçüktü ben içimden diyordum birazdan onlara dokunacam elliyecem yalıyacam çok şanslıyım diyordum neyse kış oldu için soba yakmaya gitti elif yatak odasına birazdan başlıyacaktık ama titriyordum neyse elif geldi salona buyrun dedi yatak odasına geçtik soyunmaya başladık üçümüzde ama kimse konuşmuyordu üçüçzde çırıl çıplak yatağa uzandık ama elif harikaydı ona dokunmaya başladım ellerimle okşamaya bacaklarından başladım göğüslerini okşadım ve dudaklarından başladım yalayarak aşağılara iniyordum ercanda ben ne yaparsam onu yapıyordu ve bacaklarını açtım başladım elifin amcını yalamaya okadar küçük amcığı varıki ercan bu ne çok küçük dedim ercan dediki ama o küçük amcığı birazdan göreceksin neler olacak dedi ama öle bir yalıyordumki ustaca elif bursa bayan escort titremeye başlamıştı bile yalayı erkeklerim hadi diye ve o küçük amcığa dil darbeleri vurmya başlamıştım ve elifin ağzına verdim yalamaya başladı çok harika diye ve bacaklarını açtım yerimi aldım kafasını dayadım benim yarağın amcık çok küçüktü hadi sok diye yalvarıyordu elif ve başladım sokmaya o küçük amcık yanıyordu yüklendikce elif inlemeye başladı ve sonunadek sokmuştum ama elif bağırmaya başladı çok harika ercan neden daha önce yapmadık böle bşiy diye ercanda dedi istedin olduysa özgürce sevişelim canım diye ercan seyrediyor ben gidip geliyordum ama elifin o titremeleri bitmiyor adeta haykırıyordu yüklen amıma diye yüklendikce bağırıyordu içine boşaıymı dedim boşal diye bir bağırdı sanki ben bulutlardaydım boşalmakla bitmiyordum sanki ama elifin amcığı döllerimle dolmuştu ve ercan başladı o döllü amcığı sikmeye oda boşaldı bir duş aldık ikinciye başladık elife sordum istedin bişiy varmı diye istedini yap dedi hafifden kulağına eğildim arkadan yaptınmı hiç diye tam sokmadık escort bayan acıdı dedi dur dedim bak öle sokucamki zevkten uçacaksın dedim istedini yap canım hadi dedi ercanın üzerine çıkardım amcına ellerimle yarağını soktum bende yerimi aldı o göt deliği neydi öle parmağım girmez sanki başladım yalamaya yaladıkça elif çıldırıyordu dilimle diliğin içine giriyordum ve yarağımı elifin göt deline dayadım kafasını hafif sokmaya çalıştım inanmıyacaksınız elif sok diye geriye ittirdi ve acıtmadığı belliydi çok yalamıştım başladım köklemeye ve sonuna kadar soktum başladık ercanla o alttan ben üstten öle bir yükleniyordukki elif elleriyle yatağı parçalıyordu sikin beni boşluk bırakmayın amıda götümde diye 15 dk falan birlikte siktik ama elif sanki uluyordu zevkten ve üçümüz birden deim tamam dediler öle bir boşaldıkki yatak odası bile şaşırmıştır böle bişiy varmı diye ama elif bitmişti öle bir mutluyduki sanki yeni doğdum ben diyordu ve sabaha karşı evi terk ettim ayda bir gidiyorum ama çok uzak bana konya ve ilçelerinde böle fantazi yaşamak isteyen çiftler varsa ekleyin samimi ve dürüstlük temizlik şart gerçekten ben güvenilir insan olsun benden sorun olmaz eklerseniz tanışırız inanılmaz gece için haydi ben ömer byy
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 353 515 737 08

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

23`lük yengem

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

başımdan geçen gerçek bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum evliyim eşimin 53 yaşında bir dayısı var eşinin yaşı 34 tür şu anda bende eşim gibi kendisine dayı eşinede yenge derim eşi 18 yaşındayken evlendi kasabadan kasabalı olduğu için fazla açık değildi hem bilgi hemde seks yönünden ben o gün bu gün yengemi sikmek için hep fırsat kolladım oda benden hoşlanıyordu durumları fazla iyi olmadığından onları yazın denize pikniye benimle giderlerdi 19 yaşında çok güzel bir kızı vardı gerçi kendisi anlatılmayacak kadar güzeldir yengem ondanda güzeldir ara sıra fırsat buldukça öpüşürüz ayak üstü sevişiriz en ilerisi bir gün evde yakaladım şortumun içinden sikimi eline verdim okşayarak orda hemen beni boşalttı boynunu öyle ıssırmışım boşalırken agustos ayında boğazlı kazak giymek zorunda kaldı bir hafta neyse bir gün denize gitmeye karar verdik hep beraber.denize gittik orada bir çadır tuttuk karatay escort iki odalı yerleştik ben akşam üzeri mangalı hazırladım onlar masayı hazırladı bu arada dayımla yavaş yavaş rakımızı içiyorduk tabiki ben o gece yengemi sikmeye karar vermiştim dayımın rakısını domuz sıkısı yapıyor ben içmiyor yere döküyordum bunu yyengem gördü bana bakarak güldü ve saat 11.30 da yatmmaya karar verdik dayım zaten yaşının verdiği ağırlıkla hemen uyudu sabaha kadar uyanmmazdı çadırın ottasında sadece perde vardı çadırı ikiye bölmüştü yengeme perdenin yanına yatmasını söyledim bende perdenin öbür tarafına yattım herkes yorgunluktan hemen uyumuştu hava sıcak olduğu için çadırın içinde herkes kilotla yatmıştı ben hemen perdenin altından elimi yengemin memelerine uzattım taş gibiydi dayım eritememiş daha memelerini yengemin elini tutarak sikimi eline verdim 19 santim meram escort çapı 7.5 santimdir koca oğlan dayımınki 13 santim ve incedir yengem sikime öyle sarıldıki kopacak diye kortum ben hemen yeni ağda yapılmış amına saldırdım onu öyle parmaklıyordum avcuma öyle bir boşaldıki inanamazsınız öyle hırıltılar çıkarıyorduki çadırdakiler uyanacak diye koırkuyodum arkasından bende boşaldım benim döllerimi alıp hepsini amına sürdü ve yuttu ben aradaki perdenin altını yırttım yan dönerek bana yaslandı sikimi okşayarak hemen kaldırdı bacaklarını hafifce kaldırarak içine yavaş yavaş aldı ama acıdan ve zevkten yastığın yüzünü yıttı inanırmısınız kısa sürede 23 yaşındaki yengemin kaç kere boşaldığını hatırlamıyorun yanlız bacaklarının arasındaki ıslaklıkla çamaşır yıkarsınız ben hala devam ediyordum onu bu akşam yarrağa doyurmaya karar vermiştim bende belli süre akhisar escort sonra içine öyle bir boşaldımki kendimde inanamadım zaten amı öylesine darki sikim içine girmekte zorlanıyordu sabah 5.30a kadar kaç kere sikiştiğimizi hatırlamıyorum en son posta arka kutudan yaptım ama inanırmısınız sadece bir saatten fazla götüne sokmak için uğraş verdim çünki ilk götünün kızlığını ben bozdum sabah dayım ve kızı eşim anlıyacak diye çok korktum yengem yürüyemiyordu götünün acısından bacaklarını açarak yürüyordu sonra telefonda 25 günde kendine geldiğini söyledi aradan 3.5 ay geçti yengem telefonda bana hamileyim dedi ne yapacağız dedi istersen doğurayım istersen aldıralım dedi bende aldırmaya karar verdik onu aldıracak paraları yoktu dayım kızmış niye korunmuyorsun diye yengemde …para isteyelim demiş dayım telefon açtı bende hemen dedim istersen ben doktora götürürüm dedim sevindi arabamla yengemi evden aldım yoldamüsait bir yerde iki kere daha siktim içine rahatça boşaldım doğru doktora gittik işi bitirip eve geldim dayım olaya çok sevinmiş telefon açıp teşekkür etti ben hala yengemi çok güzel sikiyorum o mutlu ben mutlu iyi günler.
Canli sikiş sohbeti yapmak için beni araya bilirsiniz. 00 353 515 737 08

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Götten verince dört köşe oldum

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Şimdiye kadar girdiğim tüm ilişkilerde önden girdim ve bir çokı kez ilişkiye girdim. Hiç arkadan vermemiştim ilk defa olcuaktı ve biraz korku vardı sonuçta hiç yapmamıştım . Ben sürekli vajinamdan seks yaptığım için ilk defa bu şekilde götümü siktirince canım çok yansa da harika zevk aldım. Diğer sex anılarımı buna yaptığınız yorumlara göre paylaşacağım. Çünkü ilk hikayemi yazacağım melikgazi escort için biraz çekiniyorum.
Öncelikle kanka dediğim kişiyle yaptığım bu seks anım harika. İlla sevgililer sevişecek diye bir kaide yok. Üniversite de kalacak yerim kalmadığında Ferit ile birlikte kalmaya başladım. Her şeyi ortak yaptık ve birlikte ödüyordu. talas escort Evin içinde sürekli vakit geçirdiğimiz için çok rahattım. Zaten eve bizden başkası girmiyordu. Öyle anlaşmıştık ve bir şey olacağı zaman önceden haber veriyoruz. Bir gün yatağımda yatarken Ferit yanıma geldi. Canı sıkıldığını söyledi. Uyuyamıyorum ne yapacağım dedi. görükle escort Bende ne bilim bende aynı der demez dudaklarıma yapıştı. Öpüşmeye başladık ve bir an kendimi geri çektim.
Ne yapıyoruz dedim ve olması gereken dedi. Tekrar yapıştı ve vajinamı okşayarak beni tahrik etti. Sonra hemen altımdakini çıkardı ve beni yatağın üzerinde domalttı. Ben vajinama girecek sanarken bir anda götümü zorlamaya başladı. Açılınca hemen girdi ve hızlıca sikmeye başladı. Ama böyle bir zevk görmemiştim. o kadar hoştuki doyamıyordum sabahlara kadar yapsa sıkılmazdım o derece yani bundan sonra girdiğim her ilişkide götten yapmalarını söylüyorum işlerine gelirse çünki karşılıkı zevk alınması gerekli bende böyle zevk alıyorum..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İçimdeki Cevher

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İçimdeki Cevher

Dedim ya porno merakım hiç olmadı. Eşimin bekarlıktan beri biriktirdiği çok zengin bir porno DVD arşivi var ama bir güne bir gün içlerinden birini açıp izlemek aklıma bile gelmez. Şahin izlemeyi seviyor. O izlerken ben de yanına oturur aletiyle oynarım. Bir zaman sonra dikkatimi çekti, filmlerin hepsi aynı tarzda. İki erkekle ya üç erkekle hatta 5-6 erkekle sevişen kadınlar. Hep aynı konu yani:)

Bir akşam gene Şahin viskisini içip porno izlerken ben de aletiyle oynuyordum. Dayanamadım sordum: “Hep aynı tür filmler. Aynı şeyleri izlemekten sıkılmıyor musun?” dedim. Bana donup: “hayır” dedi. “İşin aslı o filmdeki kadının sen olduğunu hayal ediyorum”

“Nasıl yani?” dedim. “Beni başka erkeklerle sevişirken izlemeyi mi hayal ediyorsun?”

Ve konu böylece açıldı. Konuşmaya başladık. Şaşırmadım desem yalan olur. Benim bildiğim erkekler karılarına yan bakanı bile kıskanırlar. Pek aklım yatmadı açıkçası. Acaba dedim kendi kendime canı başka kadınları çekiyor da bunun için bir yol mu açmaya çalışıyor. Çünkü swinger denilen olayı bilmiyor değilim. Hani şu evli çiftlerin buluşup eş değiştirdikleri olay.

Swinger mi olmamızı istiyorsun? diye sordum açık ve net bir şekilde. “Yoo, şart değil.” dedi. E peki öyleyse ne?

Uzun uzun bana benim başka erkeklerle sevişmemi ne kadar çok istediğini anlatmaya başladı. Sahin benim hayatımdaki ilk erkek. Dokunduğum ilk penis. Daha doğrusu tek penis. Hosuna giden bir erkek olursa sevişmeni isterim dedi. “Aşkım ben senden memnunum başka erkekler hiç ilgimi çekmiyor” dedim. Gerçekten de öyle. Laf olsun diye söylememiştim bunu. İçimde en ufak bir şey olsa, saklamaz söylerdim. Şahin de bilir bu huyumu.

Daha sonraki aylarda bu konuyu defalarca konuştuk. Şahin’i anlamaya çalışıyordum. Böyle bir şeyi gerçekten yapsam kıskanmaz mıydı? Şahsen ben kabul edemem yani. Şahin eve bir kadın atacak sevişecek filan… Mazallah saçını başını yolarım o kadının !

Bu konu giderek sevişmelerimizin fantezisi olmaya başladı. Şahin sevişirken benim başka bir erkekle olduğumu hayal ediyor bunu anlatarak sevişiyordu. Bir süre sonra fikre ben de alışmaya başladım. Etrafımdaki erkeklere o gözle bakmaya başladım ama hiç biri bana çekici gelmiyordu. Belki de sadece fantezi olarak kalmalı diyordum ama Şahin çok istiyordu. Her geçen gün daha fazla ister olmuştu. Cin bir kere şişeden çıkmıştı. Takıntı yapmıştı adeta. Elma şekeri isteyen çocuklar gibi olmuştu. Onu mutlu etmek istiyordum ve bu haline daha fazla dayanamayıp tamam peki yapalım ama nasıl dedim.

Nasıl sevinçten havalar uçtu görmeniz lazım. En sevdiği oyuncağa yakında kavuşacağını öğrenen bir çocuk gibi sevinçten yerinde duramaz oldu. Gözlerinin içi parlıyordu. Son zamanlarda Şahin’i hiç bu kadar heyecanlı görmemiştim.

Kim olabilir diye konuşmaya başladık. Etrafımızda tanıdık akla gelen kim varsa konuştuk ama benim hiç birine aklım yatmadı. Hadi diyelim yaptık sonra nasıl yüz yüze bakacağız diyordum. İçim rahat etmiyordu.Dedim ki çevremizden birisi olmasın bari

O zamanlar Yonja diye bir site vardı. Hala var mı bilmiyorum. Orada bir profil açtım. Mesajlar yağmaya başladı. İçlerinden bir kaç tanesini MSN’ye aldım konuşmak için. Akşamları MSN de konuşurken arada Şahin yanıma oturur “Var mı aklına yatan?” diye sorardı. İyice sabırsızlanmaya başlamıştı. İçlerinden en çok üniversiteli bir çocuğa kanım ısınmıştı. Temiz yüzlü bir çocuktu. Üç arkadaşıyla birlikte bir evde kalıyordu. Şahin’e onu gösterdim. “Tamam beğendiysen hadi çağır” dedi. İş ciddiye binince bir an tuaf hissettim kendimi. “Ya senin gözünün önünde bunu yapamam. Utanırım. Elim ayağıma dolaşır” dedim. “Peki o zaman” dedi “ben yokken yap”.

Üç öğrenci bir evde yaşıyorlar. Onun evine gitmek olmaz. En iyisi bize çağırmak dedim. Bunun üzerine bir kaç gün daha çocukla MSN de konuştum. Perşembe günleri öğleden sonra dersi yokmuş. Salı akşamı MSN de sohpet ediyorduk. Bir ara yanıma Şahin geldi. Ona konuşmalarımızı özetledim. “E davet et o zaman” dedi. Ben “edeyim mi hakkaten?” dedim. “Et işte bak perşembe günü dersi yokmuş” dedi. “Son kararın mı?” dedim. “Evet” deyince davet ettim. Bira kaç cümle daha yazışıp MSN yi kapattım. Yanımda oturan Şahin’in pantalonunun önündeki kabarıklığı avuçlayıp “ Heyecan yaptın galiba sen” diye güldüm. Beni de heyecan basmıştı aslında ama çaktırmamaya çalışıyordum.

Beni kucakladığı gibi yatağa götürdü. “Seni çok seviyorum, seni çok seviyorum” diye sayıklayarak kendini kaybetmiş bir şekilde oramı yalıyordu. “Doya doya yala aşkım. İki gün daha orası sadece senin. İki gün sonra oranın bir başka sahibi daha olacak” Offffff diyerek fışkırdı. Daha içime girmeden, bırak içime girmeyi daha elimi bile sürmemişken boşaldı. İlk defa böyle bir şey oluyordu. Normalde Şahin saatlerce boşalmaz. Bir kere bile erkek boşaldığı olmamıştır.

Yanıma uzandı. Biraz sakinleşmişti. Bir yandan beni yavaş yavaş okşuyor bir yandan da bana olan aşkını anlatan cümleler kuruyordu. Son zamanlarda onu hiç bu kadar romantik görmemiştim.

Ertesi gün işteyken telefonuma onlarca aşk mesajları attı. Akşam eve geldiğinde kucağında kocaman bir buket çiçek vardı. Ve cebinden bir mücevher kutusu çıkardı. Pırlanta bir gerdanlık.

Sürüklenerek yatağa gittik. Bütün gün özene bezene hazırladığım yemekler sofrada öylece kaldı. Bir yandan bacaklarımın arasını yalıyor bir yandan “Bu gece son kez bana ait olan bu hazinenin doya doya tadını çıkarmak istiyorum” diyordu.

Ertesi sabah onu işe uğurlarken kapıda beni uzun uzun öptü. Heyecandan içi içine sığmıyordu. Arabasına binerken pencereden el salladım. Sonra dönüp kahvaltı masasını topladım. Salonu toparladım. Yatak odasını toparladım. Nevresimleri değiştirdim. Sonra duşa girdim

Duştan çıktıktan sonra ne giysem diye dolabı açtığımda bir kaç saat sonra misafirimin geleceği gerçeği aklıma dank etmeye başladı. Ne giysem, ne giysem, ne giysem…. Bir türlü karar veremiyordum. Ufaktan bana heyecan basmaya başlamıştı. Yol yakınken vazgeçsem demeye başladım kendi kendime. Vakit ilerledikçe içimi bir vazgeçme duygusu kaplıyordu. Yapamayacağım demeye başladım. Gri kloş eteğimi ve beyaz bluzumu geçirdim üstüme.

Saat ikiye doğru kapı çaldı. Açtığımda karşımda karşımda dikiliyordu. Şaşkınlığı üzerimden atıp, hoş geldin, gel dedim. Tedirgin hareketlerle içeri adımını attı. Kapıyı kapadım ama öylece kapının girişinde dikiliyordu. Geçsene içeri dedim. Rahat ol, kimse yok. Salona geçtik. Kanepeye oturdu. Tedirgin gözlerle etrafı süzüyordu. Temiz yüzlü bir çocuktu. Babası doktor, annesi öğretmenmiş. İTÜ makina müh bölümünü kazanınca mecburen İstanbul’da üç arkadaşıyla ev tutmuşlar. Onun bu utangaç, çekingen halini görünce, benim tedirginliğim geçti. Üstüme bir rahatlık geldi. Sanki böyle bir şeyi defalarca yapmış gibi rahat davranmaya başladım. Dolaptan tekila şişesini çıkarıp margarita hazırladım. İçkilerimizi içerken sohbete başladık. O da rahatlamaya başlamıştı. Utangaç hali çok sevimliydi. İnsanın içini ısıtan bir gülümsemesi vardı. İkinci kadehler bittiğinde ortalığı bir sessizlik kapladı. Konuşacak şey bitmiş gibiydi. İkimiz de aynı şeyi düşünüyorduk ama ne o ne ben bir adım atacak cesareti gösteremiyorduk. Sessizliği bozmak için ayağa kalkıp elinden tuttum ve gel sana evi gezdireyim dedim. (Şimdi düşünüyorum da ne saçma bir şey demişim. Sanki bizim ev müze. Üç oda bir salon ev hepi topu) Kütüphane odasını, chat yaptığımız bilgisayarı, duvardaki resimlerimizi gösterdim. Yatak odasına gelince de burası da yatak odamız dedim. Ve tam o anda tüm cesaretimi toplayıp, çocuğun dudaklarına yapışıp öpmeye başladım. Ayakta uzun uzun öpüştük. Dudakları yumuşak ve güzeldi. Sadece öpüşüyorduk. Üzerimdeki bluzu çıkardım. İçime sütyen giymemiştim. Öpüşürken eteğimin fermuarını açtım. Etek ayaklarımın dibine düştü. Üzaerimde sadece kilodum kalmıştı. Öpüşmeye devam ediyorduk ama bana dokunamıyordu. Ben çıplak, o giyinik. Gömleğinin düğmelerini çözmeye başladım. “Hadi çıkar şunları” demek zorunda kaldım. Çekine çekine soyunmaya başladı. O soyunurken yatağa uzandım ve soyunmasını izlemeye başladım. Güzel bir vücudu vardı. Kilodu hariç her şeyini çıkardı. Yanıma uzandı. Tekrar öpüşmeye başladık. Elimi kilodundan içeri sokup sertleşmiş aletini kavradım. Şahinin penisinin dışında dokunduğum ilk penisdi. Kilodunu çıkarttırdım. Ben de kilodumu çıkardım. Penisi eşimin aletinin yarısı kadar filandı. ama güzel ve biçimliydi. Hafifçe okşadım. İpek gibi yumuşacık bir derisi vardı. İçimden geldi. Dudaklarımla başına küçük bir öpücük kondurdum. Sonra uzanıp bacaklarımı açıp girmesi için elimle tutup deliğin girişine yerleştirdim. İçime girerken sanki içimde bir şey yırtılıyormuş gibi bir şey hissettim. Bir acı değil ama sadece bir his. Anlatması zor. Daha sonraları bunu düşündüğümde bir kadının bir defa değil, defalarca bekaretini verebileceğini anladım.

Başımı kaldırmış bacak arama, içime girip çıkan penise bakıyordum. İlk defa oraya Şahin’in dışında başka bir erkeğin penisi giriyordu. Bunun gerçekten olduğuna inanmaya çalışıyordum. Bir süre sonra çocuk titreyerek boşaldı. Üzerime yığıldı. Boynundan öpüp başını okşadım. Nefesi düzelince yanıma uzandı.

Orgazm olmamıştım ama kendimi kötü hissetmiyordum. Olan biten her şey hoşuma gitmişti. Günlerce boşuna stres yapmışım.

Bir süre yatakta birbirimizi okşayarak sohbet ettik. Teni kadife gibiydi. Okşamak hoşuma gidiyordu. Bir kaç dakika sonra boynu bükük penisi hareketlenmeye başladı. “Eşimin eve gelme vakti yaklaştı” dedim. Başını salladı ve yataktan kalkıp giyindi. Ben de üzerime bir sabahlık geçirip salona geçtik. Kahve yaptım. İçtikten sonra gitti.

Çocuk gittikten 15-20 dakika sonra Şahin kapıdaydı. Beni sabahlıkla görünce gözleri parladı. “Oldu mu?” dedi. Utançtan kıp kırmızı oldum. Evet diyemedim. Başımı salladım. Elinden tutup yatak odasına götürdüm. Darmadağınık yatağa öyle dakikalarca baktı.Ben utancımdan yüzümu Şahin’in göğsüne kapadım. Sonra üzerimden sabahlığı atıp yatağa uzandım. İki elimle yüzümü kapatıp . “Hadi aşkım gel yanıma” dedim. Soyunup yanıma yatınca başımı gene kolunun altına kapadım. Beni öpüyor kokluyor “seni seviyorum, seni seviyorum” diyordu durmadan. Taş kesmiş kocaman aletini tutup “hadi becer beni aşkım” dedim. O kocaman aleti içime girerken bacaklarım titremeye başladı. Ve anında sarsıla sarsıla orgazm oldum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Resmen Yarak Hastası Oldum! (3)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Resmen Yarak Hastası Oldum! (3)
Hamit abiyle ilgili hayallerim suya düşmüştü. Beni basit bir orospu gibi görüyordu. Ya birilerine bundan bahsederse, adım çıkardı, kimsenin yüzüne bakamazdım. Ya sürekli ister ve beni zorlarsa, ona nasıl davranmam gerektiğini bilemiyordum. Ters davranırsam herkese anlatmakla tehdit edebilirdi, hatta belki de anlatmıştı bile. Ahh ahh, bir anlık mesele ne boyutlara gelmişti. İçimdeki sikilme isteği bana neler yaptırmıştı. Önceden de benzer duygular hissediyordum ama bastırıyordum, otobüste ulu orta sikilmem duvarımı yıkmıştı. Artık arzularıma engel olamıyordum. Düşünmek bana birşey kazandırmayacaktı, olayların akışına göre tavrımı belirleyecektim…

Sikişmemizi takip eden birkaç gün hiç karşılaşmadım Hamit abiyle. Bu durum beni biraz rahatlamıştı. Ama içimdeki sikilme isteği rahat bırakmıyordu beni. Yine de kararlıydım, Hamit abiye gitmeyecektim. Ne yapabilirim derken, otobüs aklıma geldi. Zaten her şey orda olmamış mıydı? Acaba yine o gençlere denk gelirmiyim düşüncesiyle, iş çıkışında biraz oyalandım ve aynı saatte, aynı durakta otobüsün gelmesini bekledim. Ve beklediğim otobüs geldi, sıkış tepiş otobüse bindim. Arka taraflara ilerlemek istiyorum, ama ne mümkün, adım atacak yer yok. Tutunacak yer aradım, ama düşmek istesen bile düşme şansın yok. Birkaç durak sonra biraz daha sürüklendik ve sıkıştık…

Bir müddet sonra arkamda bir kıpırdanma oldu. Biri arkamdan abanıyordu. Nasıl biri olduğunu merak ediyordum, ama arkamı dönersem ürker diye bakamıyordum. Ben kıpırdamadıkça sikinin kabarıklığını tam götüme hizalamaya çalıştı. Ben de kendimi geri doğru iterek ona yardımcı oldum. Burası otobüsün orta yeriydi, önceki gibi ileri gidebileceğimiz bir durum olmazdı, ama hiç yoktan iyi idi, en azından sürtünerek de olsa o heyecanı yaşayabilirdim…

Arkamdaki bana abandıkça, ben de ister istemez önümde koltukta oturan adamın koluna baskı yapmaya başlamıştım. Kasıklarım adamın dirseğine değiyordu. Arkamdaki sikini tam götüme hizalamış elbisemin üstünden git gel yaparak sanki beni sikiyordu. Amım iyice ıslanmıştı, kendimi olaya kaptırdım. Bu ritmik hareketlerimizden ve benim kıvranmalarımdan olacak önümdeki adam birşeyler fark etmişti. O da kolunu hareket ettirmeye ve dirseğiyle amıma baskı yapmaya başladı. Ohhh, arkalı önlü uyarılıyor, zevkten kuduruyordum. Sonunda dizlerim çözüldü ve titreyerek orgazm oldum…

Bu arada arkamdaki de iyice yapıştı götüme, sanırım o da boşalacaktı. Ve bir süre sonra götüme sürtünmeyi bıraktı, boşalmıştı galiba. Ama önümdeki adam amıma baskı yapmaya devam ediyor, dirseğiyle klitorisimin üzerinde belli belirsiz daireler çiziyordu. Biraz önce orgazm olduğum halde inanılmaz şekilde uyarılıyordum. Çok geçmeden tekrar orgazm oldum. Otobüs durakta durunca adam dirseğini çekti ve bana bakıp gülümsedi. Ben de adama minnet dolu gözlerle bakıp kapıya ilerledim ve kendimi dışarı attım. Bir an bekledim, peşimden inmişler mi diye, ama kimse yanaşmadı yanıma. Heyecandan ölebilirdim, durakta biraz oturup bacaklarıma derman gelmesini bekledim. Sonra eve doğru yola koyuldum…

Binaya vardığımda ortalıkta kimse görünmüyordu. Ama ben asansöre biner binmez Hamit abi içeri süzüldü ve en son katın düğmesine bastı. Ben de uzanıp kendi katıma basacaktım ki, elimden tuttuğu gibi belime sarıldı ve “Özledim seni Elif’im!” dedi. Normalde yüz vermeyecektim, öyle karar vermiştim, ama Elif’im demesi beni yumuşattı. Tekrar, “Çok özledim seni!” diyerek dudaklarıma yumuldu. Bir an kararsız kaldıktan sonra ben de karşılık vermeye başladım. Asansörde yaptığım fanteziler gerçek oluyordu, ıslanmıştım. Benim tava geldiğimi anlayınca bizim katın düğmesine bastı, eve gelip rahat rahat sikecekti beni…

Ben kapıyı açmaya çalışırken arkamdan yapıştı, sikini götüme bastırıyordu. Neyse ki kimse görmeden içeri girdik. Kapıyı kapatır kapatmaz tekrar dudaklarımız birleşti. Uzun bir süre kapının arkasında ayakta seviştik. Dudaklarımdan boynuma geçti. Kulak memelerimi emiyordu. Bir taraftan da eteğimi yukarı çekmiş altından külotumun içine ellerimi sokmuş vaziyette kalçalarımı yoğuruyordu. Ben birşey yapamıyordum, sadece boynuna sarılmıştım. Biraz geri ittim ve hızlıca gömleğinin önünü açtım, göğsünü okşayıp, öpmeye başladım. Yavaşça göğsünden aşağı indim ve önünde diz çöktüm. Bir çırpıda kemerini çözüp külodunu aşağı indirerek sikini serbest bıraktım. Ve başladım emmeye, ama ne emmek! Taşakları çeneme değecek kadar tamamını ağzıma alıyordum. O da sanki daha ileri sokabilecekmiş gibi başımı tutmuş kasıklarına bastırıyordu…

Nefessiz kalacak gibi oldukça geri çekiyorum kendimi. Biraz sonra bir ritim tutturduk ve ağzımda gidip gelmeye başladı. O ağzımı sikerken, ben de taşaklarını okşayarak onun zevkini arttırmaya çalışıyordum. “Vay orospu vay, sen bu işi iyi biliyon, bitirdin beni!” diyordu. Bana küfretmesi normalde değil ama seks esnasında acayip tahrik ediciydi. Birden başımı sıkıca bastırdı kasıklarına, geri çekemiyordum kendimi. O anda kasılarak boşalmaya başladı. Ağzımın içi döl dolmuştu, bir kısmını da yuttum. İlk defa döl yutuyordum, ama iğrenmedim. Rahatladıktan sonra ellerini gevşetti, ben de lavaboya gidip ağzımı güzelce yıkadım. Lavabodan çıktığımda Hamit abi salondaki kanepeye sere serpe oturmuştu.

Sikini tekrar uyandırıp kendimi siktirmeliydim. Karşısına geçip, striptiz yapar gibi yavaşça gömleğimin düğmelerini çözdüm, sutyenimi çıkarıp memelerimle oynamaya başladım. Bu arada memelerim de hatırı sayılır büyüklüktedir, 93 cm. İnternette görmüştüm, memelerimi ellerimle yandan birbirine sıkıştırıyor, sonra ağzıma götürerek uçlarını emiyordum. Hamit abinin siki yavaş yavaş hareketleniyordu. Sonra eteğime el attım, arkadan fermuarını açıp kalçalarımı kıvırmaya başladım, elimle biraz aşağı itince kendiliğinden aşağı düştü eteğim. Hamit abiye yanaştım ve önüne diz çöktüm. Sikini elimle biraz sıvazladıktan sonra memelerimin arasına aldım ve sürtmeye başladım. Siki iyice sertleşmişti…

Kendimi yukarı çekerek göğsünü öpmeye başladım, kalçamı da sikine hizalayıp sürtmeye başladım. O da hareketlendi ve kalçalarımı yoğurmaya başladı. Ve bir müddet sonra beni kaldırdı, külotumu çıkarıp beni domalttı. Arkama geçti, zaten sırılsıklam olmuş amıma bir çırpıda girdi. Ve başladı pompalamaya, ben de inlemeye tabii. Bir müddet sonra hızlandı ve zevke geldikçe de küfür ediyordu, “Amına koyacağım senin orospu!” diyordu ama zaten koyuyordu. “Seni yarrağa doyuracağım, tiryakisi olacaksın bu yarrağın, benim orospum olacaksın!” diyordu. Müthiş tahrik olmuştum, “Sik beni erkeğim, orospun yap beni, geçir amıma!” diye karşılık verip kendi elimle kalçama şaplak attım. İşareti alınca beni dövercesine kalçalarımı tokatlamaya başladı ki, “Yeter!” demek zorunda kaldım…

Dizleri üzerinde yoruldu sanırım, ayağa kaldırıp kanepenin yanından beni ayakta domaltıp ayakta sikmeye devam etti. Bir müddet sonra iyice hızlandı ve sikini amımdan çıkarıp beni kendine çevirdi. “Getir şu memelerini orospu!” deyip memelerimin üstüne boşalmaya başladı. O ikinciye boşalırken, ben zincirleme orgazmlar yaşamıştım. Hem otobüste iki kez orgazm olup boşalmış, hem de evde Hamit abiyle sikişmekten yorgun düşmüştüm. Kendimi kanepeye attım. O rehavetle gözlerim kapanmış, uyumuş kalmışım…

Yarım saat falan sonra uyandığımda Hamit abi yoktu, çoktan gitmişti. Banyoya girip küveti doldurdum ve kendimi sıcak suyun kollarına bıraktım. Yarın okula gitmeyip iş saatine kadar uyumaya karar verdim…

[Elif]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

PARIS’TE SEKS BASKADIR. BOLUM 4

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

PARIS’TE SEKS BASKADIR. BOLUM 4

KARIMIN ARKADASI VE KOCASININ KUZENI

Elif, o gece, butun ciplakligi ile bunlari Nihale’e anlatinca, Nihal’de kendi marifetlerini ortaya dokmus.

Hakan’in kuzeni 18 yasindaki Metin, universiteye basladigindan beri, Hakan’in son model elektronik oyuncaklari ile oynamak ve beraber Home Theatreda en son macera filmlerini seyretmek icin hafta sonlarini Hakanlar’da gecirir olmus. Nihal, yasananlari Elif’e zevkle anlatmaya baslamis:

“(kikirdayarak) Metin’i gayet iyi taniyorsun, 18 yasinda olmasina ragmen, cok daha kucuk gosteriyor, sence de oyle di mi? Hem boyu oldukca kisa, hem de sakallari, biyiklari cok seyrek. Kavruk kalmis bu sarisin oglan. Ayni zamanda cok cekingen, ama terbiyeli, efendi ve kibar bir cocuk. Onceleri yuzume bakmaya bile cekinirdi. Bildigin gibi, Metin, bize genellikle hafta sonlari geliyordu. Hafta sonlari da benim dinlenme gunum oldugu icin, dogal olarak evde cok rahat dolasirim. Hakan’i heyecanlandirmak icin giydigim, fakat pek bir ise yaramayan seffaf geceliklerimle, Hakan’la Metin uyanmadan, sabahlari mutfakta kahvalti hazirlamaya baslardim. Boyle bir gun Metin mutfaga gelip, beni, altimda yalnizca kucucuk kulotum ve uzerimde seffaf geceligimle gordu. Yani anlayacagin butun mallar ortadaydi sekerim. Erkek olsam benim bile seyim kalkar yani. Bu bizim kibarcik hemen basini one egdi. Bende, onun 18 yasinda oldugunu bilmeme ragmen, yasini hic gostermedigi icin, daha bir cocukmus gibi dusunerek kendimi ortmeye hic zahmet etmedim.

Daha sonralari, ben mutfakta calisirken, arkamdan yaklasip, sanki kazayla olmus gibi, gecerken elini popoma surtturmeye falan basladi. Daha biyiklari bile yeni terlemis, sesi sanki yeni catallasmis gibi duran, ama tam erkek gibi dusunemedigim bu cocugun, erkeksi niyetleri olduguna hic ihtimal vermiyordum. Ilerleyen gunlerde, hafta arasi okuldan cikinca da gelmeye basladi. Bu gunler, her ne hikmetse benim muayenehaneye gitmeyip evde kalarak dinlendigim gunlere rastliyordu. Ben yine hic bir seye ihtimal vermedigim icin banyoya giriyor, banyodan cikinca uzerime sardigim havluyla evin icinde rahatca dolasiyor, Metin’in hic farkinda olmuyordum. Hatta giyinirken odanin kapisini bile kapatmiyordum. Birkac kez banyo sonrasi giyinirken gelip benle sohbet etmeye basladi. Dolabin kapisini siper ederek giyiniyordum, ama sonradan farkettim ki aynadan beni cirilciplakken izliyor ve pantolonun uzerinden çükünü ovusturuyordu. Bunu ilk defa farketince cok rahatsiz oldum, ama sonra dusununce hosuma gitti ve kendimi bir oyunun icinde buldum. Bu delikanli kocamin kuzeniydi, nasil olsa bana bir sey yapmayacakti diye dusundum. Herhalde daha yeni yeni cinselligi ogreniyordu. Ve ben de onu guzel goruntuler esliginde mutlu etmeyi cok kiskirtici bulmustum. Isten eve dondugumde, yine oda kapisi acik ustumu degistirirken, mutlaka geliyor, sohbet ediyor gibi yapip beni izliyordu. Bende onu hic bir zevkli goruntuden mahrum etmiyordum. Once bluzumu cikartiyor ve dantelli sutyenimle kaliyor, meme uclarimi rahatca gorebilmesi icin yakinindan geciyor, etegimin kopcalarini ona actiriyor, etegimi cikartip corabimla kaliyordum. Ayagimin birini yatagin uzerine koyup ince kulotlu corabimi cikartirken, Hakan gibi bu cocuk da cok heyecanlaniyor, heyecandan belli olduguna aldirmaksizin, pantolonunun cebine soktugu eliyle çükünü ovaliyordu. Daha sonra sutyenimi dolap kapagi arkasinda, onun aynadan bana bakislari arasinda cikartiyor ve uzerime mini bir ev elbisesi giyiyordum. Yemek hazirlarken yardim bahanesi ile yanima geliyor, daha once, utanarak eliyle yaptigi surtunme hareketlerini simdi butun bedenini surterek yapiyordu. Sonra bazen ayaklarimin usudugunu soyleyip, odama gidip bir jartiyersiz, dantelli corap alip, bu arada donumu amimin dudaklari arasina sikistiriyordum. Salonda koltuga oturup, onun gozleri onunde seksi hareketlerle, bacaklarimi yukariya dogru gerdirerek coraplari giyiyor bu arada acilan apus aramdan orami sergiliyordum. Metin bu kadar heyecena dayanamayip, kosar adim banyoya gidiyordu. Tabiki masturbasyon yapmaya. Bu durumlar cogu zaman, sevgili pisirik kocam maclara gittiginde oluyordu.

Bir hafta sonu banyoda jakuziyi doldurmus, sampanya ile keyif yaparken kapinin tiklatildigini duydum. Evde bir tek Metin vardi. “Ne oldu Metin” diye sorunca “Nihal abla kapici geldi bir sey sorabilirmiyim?” dedi. Bende her yanimi kaplayan kopukleri, ozellikle goguslerimin uzerinden temizleyip “gel Metin” dedim. Metin iceri girince tutulup kaldi. Ilk defa goguslerimi aynadaki yansimasindan degilde, oldugu gibi goruyordu. Yutkunup, “yoneticinin gecen ayin makbuzlarina ihtiyaci varmis” dedi. Ben de, apartman evrakinin nerede olduklarini anlatirken, kopukler acilinca, yeni agda yaptirdigim bacak aram oldugu gibi suyun altindan meydana cikti. Metinim hem beni dinlemeye calisiyor, hem de kilitlenmis olarak orama bakiyordu. Sonunda kapiciya makbuzlari verip, verdim demek icin bu sefer kapisini vurmadan banyoya girdi. Bana, “ben hic bu jakuzilere girmedim daha once” deyince, “peki al dusunu gel yanima” dedim. Cocukcagiz az daha dusup bayilacakti. Heyecanini caktirmadan, utanarak ve bana arkasi donuk bir cirpida soyundu ve dusunu aldi. Tuysuz oglan, onunu kapayarak gelip jakuziye girerken, tutunmak icin elini cekince kalkmis çükünü gordum. Fazla buyuk degildi. Zaten, malum, Metin’in boyu da kisaydi. Eh, bu boya bu alet diye dusundum. 18 yasindan sonra boyu ne kadar uzar ki çüküde irilessin diye dusundum. Amam canim neyse, bana ne bunlardan, dedim ve uzerinde fazla dusunmedim. Jakuziye giripte masaj dugmelerini acinca cok hosuna gitti. Kuvetin icinde karsilikli cirilciplak oturuyorduk. Eliyle suyun altindan, sanki yanlislikla olmus gibi bacaklarima dokunuyordu. Bende kendimi iyice yatar pozisyona getirince, bacaklarimi Metin’in vucudunun iki yanina dogru yerlestirdim. Metin’de biraz kaykilinca, birden amimin onunde Metin’in çükünü hissettim. Sanki jakuzinin basincindan oluyormus vucudumu gibi ileri geri hareket ettirmeye basladim. Ileri geri gidip geldikce amim, Metin’in kabarmis ve sertlesmis sikine bir deyip, bir ayriliyordu. Cocugun gozlerinin icine bakarak bunu yapmaya devam ettim. Garibim, yuzunde gulumsemekle, tahrik olmusluk arasinda bir ifade ile basini egmis jakuzinin icine bakiyordu. Cok zevk almaya baslamistim. Ictigim sampanyalarinda etkisiyle artik terbiye merbiye kalmamisti. Ileri geri gitmeyi birakmis, Metin’in sikini amimin agzina iyice yaslamis, asagi yukari surtturuyordum. Cocuk bir hamle yapsa, sikini amima sokmasi isten bile degildi. Birden Metin gerilip oylece kaldi. Zavalli cocuk iki surtmede bosalmisti. Bunun uzerine, Metin utanc icinde, “cok ozur dilerim Nihal abla, ben n’aptim. N’olur beni affet, bi daha olmayacak, Hakan abime soyleme” diye neredeyse aglamakli bir sekilde bir anda jakuziden cikip havlusunu alip gitti. Aslinda cocugun bir kabahati yoktu. Her ne kadar, beni ne kadar arzuladigi, her halinden belli olsada, onu jakuziye ben davet etmis ve bu kucuk seks oyununu ben baslatmistim. Bende cikip arkasindan gittim “tamam merak etme Hakan’a soylemicem” diye teskin ettim.

Bu olay uzerine Metin bize bir ay hic ugramadi. Hatta Hakan bile, ne oldu bu cocuga boyle, diye merak etti ve bir hafta sonu yine telefon edip cagirdi. Eve geldiginde bana karsi super mahcup, yuzume bakamiyor ve hatta benle konusamiyordu. Cuma aksami yine bir macera filmi seyrettiler. Hakan cumartesi gunu maca gitti. Bende banyo alip, odama gecip kurulandim. Metin ortalarda gozukmuyordu. Kendimi havluyla yataga birakip, biraz kestirmeye basladim. Birden bacaklarimin oksanmasini hissetmemle uyandim. Metin bacaklarimi oksuyor, orama dogru cikiyordu. Zaten uzerimdeki havlu acilmis, her yerim ortaya cikmisti. Metin “dayanamadim Nihal abla, sende istersen biraz seni oksayayim, soz, fazla ileri gitmeyecegim” deyince şok oldum. Ne diyecegimi bilemeden kendimi biraktim. Metin, ayaklarimi, bacaklarimi, baldirlarimin ic kisimlarini masaj yapar gibi oksayarak apus arama yaklasmisti. Dokunuslari, oksamalari cok hosuma gidiyordu, iyice tahrik olmustum. Orama yavas ve ozenli bir sekilde parmaklarini sokup cikartmaya basladi. Amim sirilsiklam oldu. Parmaklarini sokup cikartirken zevkten vucudum kivranmaya baslamisti. Aldigim zevkle beraber, Metin’le su anki durumumuzu dusununce ve Metin’in beni siktigini hayal edince orgazma ulastim. Evlendikten sonra ilk defa bir cinsel iliskiye girmeden orgazm oluyordum. Metin benim erotik kivranmalarima ve yaptigi ise dayanamadi ve verdigi sozu tutup daha da ileri gitmemek icin, yine kosar adimlarla banyoya gidip, kapiyi kapatmaya firsat bulamadan masturbasyon yaparak bosaldi. Bende arkasindan seyrettim.

Daha sonraki gunlerde, beni mutfakta sıkıştırıyor ve Hakan salonda televizyon seyrederken, goguslerimi aciyor ve iri memelerimi emiyordu. Bazen uclarini biraz sertce isiriyor, ben de ses cikartmamak icin kendimi tutuyordum. Opusmek icin parmaklarinin uzerine yukseliyor ve bende biraz asagi egiliyordum. Vantuz gibi dudaklarimi emiyor ve mosmor birakiyordu.

Bir gun aksam eve geldigimde odamda soyunurken, yine Metin’in beni seyrettigini fark ettim. Artik utanmadan disari cikardigi sikini, gozumun onunde sivazliyordu. Yatagin uzerine oturmus sutyenimi cikartirken, birden gelip beni omuzlarimdan sirtustu yataga itti. Uzerimde bir tek kulotlu corabim ve tanga kulotumla kalmistim. Ayak parmaklarimdan yalamaya basladi. Ince corabimin uzerinden kucuk parmaklarimi ve bas parmaklarimi tek tek emiyordu. O emdikce, hem zevkten, hem de gidiklanmaktan yatagin ustunde kivranmaya baslamistim. Sonra bacaklarimi yukari dogru kaldirarak, ayak tabanlarimi yaladi, topuklarimi hafif dokunuslarla isirdi. Gozlerimi kapatmis, goguslerimi avuclayarak, uclarini cimdikleyerek aldigim hazzi ve zevki cikartmaya calisiyordum. Bacaklarimi, dizlerimi ozenle ve uzun uzun yalayarak baldirlarima geldi. Baldirlarimin ic kisimlarina dokunulmasindan cok zevk aliyordum. O da, daha onceki sevismelerimizden bunu anlamis olacak ki, corabimin uzerinden yavas yavas oksayarak ve yalayarak beni cilgina cevirdi. Kisik kisik nefes aliyor ve belli belirsiz cigliklar atiyordum. Derken, corabimi cikartmak istedigini fark ettim. Bana “bu isi bana birak” der gibi bir isaret yapti. Yavasca belimin altindan kulodumla birlikte kulotlu corabimi siyirdi. Yine bacaklarimi oksayarak corabimi cikardi. Kendiside acelyele cirilciplak soyundu. Ciplak ayak parmaklarimi bir kez daha tek tek emdi ve tabanlarimi yaladi. Sonra yukarilara geldi ve amimi yalamaya basladi. Amimin dudaklarini diliyle yaliyor ve emiyordu. Amimin dudaklari gul gibi acilmis, iyice irelesmislerdi. Internetteki porno sitelerde Hakan’la seyrederken gordugumuz gibi, heriflerin karilara yaptigi sekilde, amimin dudaklarini agzina aliyor, emiyordu. Sonra dilini amimin icine daldirmaya basladi. Sanki sikiyordu. Dilini soka cikara beni orgazma ulastirdi. Deyim yerindeyse sarsilarak ve ciglik atarak orgazm oldum.

Beraber o kadar porno film izlememize ragmen, kocam hic bir zaman beni boyle sevmemis, yalamamis ve bu sekilde orgazma ulastirmamisti. Bu cocuk, birinde elleriyle, digerindeyse agzi ve diliyle, cinsel iliskiye girmeden beni muhtesem orgazmlara ulastirmisti. Siki kucuktu, evet, ama bu cocukla oynadigimiz erotik oyunun bagimlisi olmustum. Her tarafimi ona gosterdikten, sevdirdikten, oksattirdiktan sonra, onun masturbasyon yapmasi beni cok tahrik ediyordu. Hem su ana kadar bir birlesme yapmamistik ve kimse incinmemisti. Ama artik daha fazla dayanamiyordum, sikisme zamani gelmisti. Bu kisa boylu delikanlinin kucuk sikini icimde hissetmek istiyordum. Az once ben orgazm olmama ragmen, icimden “Metincim, bu sefer gidip masturbasyon yapma da, su isi artik tam yapalim” diye geciriyordum.

Benim orgazm oldugumu anlayinca, kisa bir sure icin geri cekildi. Yan yana cirilciplak yatiyorduk. Sonra, ben onu oksamaya baslayinca, geldi yine meme uclarimi isirdi, yaladi, emdi. Iri memelerimin her tarafini yaliyor, uclarina ayri bir ozen gosteriyordu. Sanki ac bebeklerin memeye saldirmasi gibi, zevk ve istahla bu isi yapiyor, beni cilgina ceviriyordu. Sonra, yuzume donup, yuzumun her bir kivrimini yumusacik opmeye basladi. Gozlerimi kapatmis, ani yasiyor, zevk aliyordum. Dudaklarimin kenarlarindan optukce icim giciklaniyordu. Agzimi araladim ve dudaklarima yapisip emmeye basladi. Dilimi onun agzinin icine soktum. Agzinin icinde sanki yaladi, yuttu. Agzimin kenarlari tukuruk olmustu. Onlari diliyle temizledi. Bu arada uzerime abanmis, sikini orama bastiriyordu. Muthis bir zevk dalgasina kapilmistim. Elimi asagiya goturup sikini oksamaya basladim. Yumusak oldugunu hissettim. “Bu neden boyle. Her zamanki gibi, sopa gibi sert degil” diyince, heyecanlandigini soyledi. Birden yatakta dizleri uzerinde dogrulup, sikini yuz hizama getirdi ve agzima yaklastirdi. Bende bu taze gibi duran ve henuz kucuk seyi tumuyle agzima alip emmeye basladim. Agzimin icinde istahla emiyordum. Yine sepsert olmustu. Agzimdan cikartip, damarlarini yalamaya basladim. Alta inip temiz tasaklarini agzima aliyor, emiyordum. Sonra biraz yukari cikip, sadece basini agzima aliyor ve dilimle etrafinda daireler cizerek, istahla, sanki somuruyordum. Metin kafasini arkaya atmis, hiriltiyla karisik bir ses cikartiyordu. Metin birden geri cekildi. “Eyvah” dedim, “yine yapamadan bosalacak”. Goguslerimin uzerine bosaldi. Fiskirtmasi sanki hortum gibiydi ve hic gormedigim kadar uzun surdu. Goguslerimin uzeri koyu ve beyaz siviyla doldu. Tabiki genc delikanlinin spermleri cok gucluydu ve beni becermesine izin versem hamile kalacagim kesindi. Yine beni beceremedigi icin, aglamakli suratla banyoya gitti.

Metin’e iki sey sordum. Birincisi, daha once kadinlarla cok yapip, yapmadigi idi. Kuzey komsumuzdan hanimlarla, para karsiligi bir kac deneyim disinda baska bir tecrubesi olmamis. Bu deneyimlerin cok yapay bir tat biraktigini ve kadinlarin da geldikleri ulke gibi soguk olduklarini soyledi. O zaman, kadinlarin bu kadar hoslanacaklari tarzda, yumusakca oksayarak kadinlari bastan cikarmayi ve en tahrik edici sekilde oral seks yapmayi nerede ogrendigini sordum. Cevabi basitti: Internetteki porno sitelerinden ogrenmis. Di mi ama?

Bu gecen hafta oldu. Metin hafta arasi gelmedi. Ama iste bu hafta sonu yine burada.”

Hem karim Elif hem de arkadasi Nihal karsi cinsi perperisan tahrik edip, her turlu edepsizligi yapip, sonrada, “simdi sikisirsek kocalarimiza ihanet etmis sayiliriz” diyerek, erkeklere “elimde kaldi yazik” sarkisini soyleten, cok seksi karilardi.

Elif’in Nihaller’de kaldigi o hafta sonu gecesi: Yarin.
(Pazar, P.tesi haric hergun)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Komşumuz Nurcan Abla!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Komşumuz Nurcan Abla!
İşten geldiğim bir gün ekmek almak için markete gidiyordum. Önümden bir kadın yürüyordu. Site yaşayanlarıyla fazla muhattap biri değilimdir. Kadının başı kapalı, altında dar bir kot vardı. Fakat kalçaları o kadar belli oluyordu ki, sikimin uzun zamandır ilk defa coştuğunu hissettim. Ne muazzam bir kalçaydı, dar kot ise baldırlarını zor zaptetmiş, bıngıl bıngıl titriyordu. Kadın sitenin bahçe kapısını açıp çıkacakken döndüğünde tanıdım. Sitedeki komşularımızdan Nurcan ablaydı bu. Kocası sümsüğün tekiydi. Kadını ne zaman görsem (Ah bir versen seni ne sikerdim be!) diye hayal edip, geceleri de 31 çektiğim bir yavruydu Nurcan abla!

Beni gördüğünde, “Merhaba Çağlar!” dedi. Ben de, “Merhaba!” dedim, kasıtlı olarak ‘Abla’ demedim, çünkü yürüyüşü beni acayip azdırmıştı, mümkün olsa hemen orda bir yerde yatırıp amını götünü sikmek istiyordum. Nurcan abla, “Annenler de tatile gitmiş, sen çalışmaya devam galiba?” dedi. Ben de, “Malesef… Ama böylesi daha iyi, evde yalnız olmak gibisi yok. Sadece bir kötü tarafı var, yemek derdi, yoksa ben hayatımdan memnunum!” dedim.

Nurcan abla hiç beklemediğim bir şekilde, “O zaman hiç kafana takma, akşam yemeğini ben getirecem!” dedi. “Yok zahmet etmeyin, ben derin dondurucudan birşeyler çıkarırım…” dedim. “Olmaz öyle şey! Yoksa annen ‘Bakmamışlar oğluma!’ der!” dedi ve sanki daha önceden o muazzam kalçalarına baktığımı anlamış gibi iki kat sallayarak önümden yoluna devam etti. O kadar güzel sallanıyordu ki kalçaları, izlerken bile insanı boşaltacak şekildeydi. Kalçalarının çok sıkı olduğu belliydi. O sümsük herifin bu kadını sikebilme ihtimalini düşünerek marketten ekmeğimi alıp eve girmiştim bile.

Nurcan ablanın yemek getirmesini bekleyecektim. Uzandım yatağa, açtım interneti ve Nurcan ablaya benzeyen hatunların sikişmelerini izledim bir süre. Ama akşam yemeği vakti geçtiği halde Nuracan abla gelmeyince, biraz da iş yorgunluğundan uyuya kalmışım. Kapının zil sesine uyandım. Üzerime hafif dar bir atlet giyip, şortla kapıyı açacaktım ki, sikimin kazık gibi olduğunu farkettim. Sikimin inmesi için biraz beklemeyi düşündüm, ama sonra (Belki yarağımın sertliğini farkeder ve bana kendisini siktirir!) düşüncesiyle ve umuduyla direkt kapıyı açtım.

Elinde tepsiyle karşımdaydı. Sitede arada bir selamlaştığım hatunu şimdi çok yakından görüyordum. Gözüme ilk çarpan dudaklarının kalınlığı ve göğüslerinin de ihtişamıydı. Bu kadın resmen sikilmek için doğmuştu. Kalçalarının büyüklüğü, göğüslerinin iriliği, dudaklarının kalınlığı… Mmhhh, hayal etmesi bile harikaydı. “Merhaba!” dedi. Ben de, “Merhaba!” dedim. “Kusura bakma, biz yemeği yedik, ama hemen getiremedim… Adnan abin’in kahvehaneye gitmesini bekledim…” dedi.

Aslında kocasından saklayacak bir durum yoktu. Gayet normal bir durumdu bu, komşusunun oğluna yemek götürecekti, kapının ağzından verip gidecekti, hepsi bu. Ama kocası gittikten sonra yemeği getirmesi, beni ‘Acaba?’ düşüncelerine saldı. Fakir umudu işte, içimden ‘Belki de?’ dedim. Biraz mahçup şekilde, “Soğuduysa önemli değil, ısıtırım, da fırını kullanmayı bilmiyorum…” dedim (Aslında fırını kullanmayı biliyordum!). “O zaman ben ısıtayım!” diyerek, tepsiyi bana uzattı ve içeriye girdi. Kapıyı kapattı. Arkasını bana dönüp, ayakkabılarını çıkarmaya başladı. Ayakkabılarını sanki onun harika kalçalarını görmemi istiyormuşçasına arkasını dönerek çıkarması beni iyice azdırmıştı. Kendi kendime, (Oğlum Çağlar, bu karıyı bugün siktin siktin, yoksa daha çoook böyle seks hikayeleri okuyarak yaşarsın!) dedim.

O önde, ben arkasında, içeri girdik. 10 adımlık yerde öyle bir sallıyordu ki kalçalarını, (Hadi be salak herif, ne duruyorsun, yumulsana bana!) der gibiydi. Üzerinde beyaz bir Body, altında o dar kotu ile fırına eğildiğinde kalbimin atışını dışardan farketmesi an meselesiydi. Gözlerim o muazzam götündeydi. Sanki bilerek fırını ayarlama işlemini uzun tutuyor, fırının bütün düğmeleriyle oynuyordu. Ama nasıl ve ne şekilde yaklaşacaktım ki? Aniden üzerine saldırmam herşeyi berbat edebilir, rezil rüsva olurdum. En iyisi, onu oturtup biraz muhabbet etmekti.

Fırının zamanlama işlemini ayarlayıp tepsiyi fırına koydu. “Tamamdır, yemek ısınınca fırın kendiliğinden kapanacak. Başka bir ihtiyacın var mı Çağlar, onuda yapıp gideyim!” dedi. İçimden (Seni sabaha kadar sikmeye ihtiyacım var!) demek geldi, ama tabii ki söyleyemezdim bu kadarını. “Teşekkür ederim, valla zahmet oldu… Sigara içiyorsanız bir sigara ikram edeyim, buyrun salona geçelim!” dedim. Ayıp olmasın diye hayır diyemeyeceğini tahmin ediyordum. Tahmin ettiğim gibi de oldu. “Peki, olur!” dedi ve önümden kıvırta kıvırta yürüyerek salona gitti. Koltuğa oturdu. Sigarayı uzattım, yaktım ve karşısına oturdum. Artık herşeyiyle karşımdaydı, göğüslerinin ihtişamı, gözlerindeki sanki (Seks için yaratıldım!) bakışı. Dar kottan taşan baldırları, bacak bacak üstüne atışı, (Sik lan artık beni, sümsük kocamın sikemediği amımı götümü sik!) der gibiydi. Muhabbeti nerden açayım derken o açtı:

“Ee nasıl gidiyor, aynı yerde mi çalışıyorsun?”

“Evet, aynı yerdeyim, memnunum yerimden.”

“Ee başka nasıl gidiyor?”

“Valla nasıl gitsin, akşamları arkadaşlarla kafa dağıtmaya gidiyorum, evlenene kadar böyle.”

“Yok mu evlenecek birileri bakalım?”

“Valla yok, hiç te umudum yok açıkçası! Nerdeee annemlerin zamanındaki, sizin zamanınızdaki kızlar!”

“Aramızda o kadar yoktur ya!” 🙂

“Valla ben de öyle düşünüyorum, en fazla 2-3 yaş!”

“Yok, o kadarda genç değilim!” 🙂

“35 üstü demeyin, inanmam!”

“35 yaşındayım!”

“Hmmm!” (Tam sikilecek yaştaydı aslında, işini bilen bir afet!)

“Sen de haklısın, evet, bu devirde kızlar çok bozuldu! Hem evlilik zor iş, bak ben evlendim de noldu? Öyle böyle maçı götürüyoruz!”

“Valla ben de bu dünyada adalet yok diyordum kendi kendime!”

“Neden?”

“Yanlış anlamayın lütfen, çok tatlı ve güzel bayansınız, eşiniz de eli yüzü düzgün biri, ama bence aranızda açık bir fark var!”

“Ay teşekkür ederim, ama Adnan duymasın bunu, valla kıyamet kopar, bilmiyor sana geldiğimi zaten, iyice huysuzlanır!”

“Valla huysuzlanacak birşey yok, görünen bu! Ben hep açık sözlü oldum hayatımda, eğer beni her yönden mutlu edebilecek birini bulursam o gün evleneceğim!”

“Ohooo, seni her şekilde mutlu edebilecek biri bu zamanda zor valla Çağlar!”

“Siz de mi bulamıyorsunuz aradığınız her şeyi eşinizde?”

(Bundan sonra ağzından çıkacak laflar artık işin rengini belli edecekti. Ya bu akşam bu yavru kocası eve gelene kadar altımda ciyak ciyak ciyaklayacaktı, ya da arkasını dönüp gidecekti!)

“Çoğu şeyin eksikliğini yaşıyorsun valla Çağlar. Yaş ilerledikçe bazı şeyler daha da zorlaşıyor. Her anlamda!”

“Valla sizin gibi biriyle evli olsam gece gündüz hiçbir eksiklik yaşatmazdım! Ama dedim ya, dünyada adalet yok!” 🙂

(Bu söz çok hoşuna gitmiş olacak ki, resmen gözlerinin içi güldü!)

“Annenler nezaman geliyor?”

“Haftaya!”

“Ohhh, ev boş, biraz dağıtırsın kafanı, iyi olur!”

“Neyle dağıtacağım, bütün kızlarla bağlantımı kopardım bu ara, ne yapacağım tek başıma evde?”

“Ee sen de başka birisini bul, yok mu aklında kimse?”

“Valla biri var, ama korkuyorum söylemekten. Bir de hoş olmayan bir durum var…”

“Neden ki?”

“Evli birisi… Ama çok tatlı, çok güzel, çok sexy, hiç eksik bırakılmayacak biri!”

“Evli olması biraz sıkıntıymış, ama o da istiyorsa arada bir kaçamak yapmak lazım yaa!”

(İçimden bu iş oldu dedim, şimdi ürkütmeden devam etmeliydim!)

“Ee söylesem mi ki, çok çekiniyorum? Ama aylardır hayalimde!”

“Valla yakın bir yerdeyse bence şansını dene, ne kaybedersin ki?” 🙂

“Yakın yakın! Şu an karşımda oturuyor!”

(Bana bakışı birden değişmişti, sanki ciddileşmişti!)

“Çağlar bu konuşmanın benim üzerimde döneceğini tahmin etmiştim, ama ne sen söyledin böyle birşeyi, ne ben duydum, tamam mı, lütfen!”

“Keşke söylemeseydim, şimdi daha da kötü olacağım, reddedilmek ve böyle bir şey yapmak utanç verici!”

“Keşke daha farklı pozisyonda olsaydık belki olabilirdi, ama evliyim!”

“Peki neden bu konuşmaları tamamlayana kadar bekledin? Bunları duymak hoşuna gitti ve belki de ‘Acaba?’ diye düşündün, şimdi neden ‘Hayır!’ diyorsun?”

“Çağlar aynı sitedeyiz ve evliyim, bir duyulursa ikimiz de yaşayamayız buralarda, yuvam yıkılır, rezil oluruz!”

“Ben seni sürekli rahatsız edecek, yada sen beni sürekli rahatsız edecek değilsin ya! Sadece birbirimizi arzu ettiğimizde mutlu olacağız hep! Aynı sitedeyiz tamam, ama illa evime gelmen, ya da benim senin evine gelmem gibi bir zorunluğumuz yok ki! Gelmem de, başka yerlerde buluşuruz! Lütfen, seni çok istiyorum! İnan tahmin ettiğin kötü şeyler başımıza gelmeyecek!”

(Yanına gidip elini tuttum. Ateş gibi yanıyordu avuç içleri!)

“Bilmiyorum Çağlar… Kötü, çok kötü bir şey yapıyoruz…” dediği anda parmaklarımı dudaklarına götürüp, “Sus, Allah aşkına sus ve senelerdir çektiğin eksikliği, senelerdir aradığın arzuyu birbirimizde bulmaya çalışalım!” diyerek yavaşça yaklaşıp dudaklarından öptüm. Soluk alışverisi hızlanmış, ancak beni terslememişti. Birden o da karşılık verdi ve deli gibi öpüşmeye başladık. Dudaklarıma o kadar ateşli ve o kadar azgınca yapışıyordu ki, adeta koparacaktı dudaklarımın etlerini. Dilimi içine çekiyor, dilini ağzımın içinde gezdiriyordu. Başındaki örtüyü çıkaracakken, “Dur o kalsın, seni böyle sevmek, böyle sikmek istiyorum!” dedim.

“Bana öyle şeyler yaşat ki Çağlar, bu yaptığıma pişman olmayayım!”

“Merak etme, o sümsük kocanın değerini bilmediği tüm hazinelerini en ince noktasına kadar seveceğim, öpeceğim, seni bugün çok mutlu edeceğim!”

“12’ye doğru Adnan kahvehaneden gelir, çok tadını çıkartamayacağız!”

(Saat 22:00’ye geliyordu.)

“Merak etme yavrum, sen yeter ki memnun kal, istediğin her an yanında biterim, seni ihya ederim. Bize şimdi 2 saat de yeter, daha sonra uzun uzun yaşarız tutkumuzu!”

Bodysini çıkardım. Bembeyaz bir cildi, bembeyaz bir südyenin içinde o orta büyüklükte harika göğüsler dimdik ve taptaze duruyorlardı.

“Kocan bunları hiç ellemiyor mu yavrum?”

“Gerizekalı am sikmekten başka birşey bilmez! Hadi sus artık, konuşma, uçur beni, madem o sümsüğü aldatıyorum, aldattığıma değsin, hayvanca doyur beni!”

Kadın artık azgınlıktan ve görmemişlikten kendini kaybetmişti. Hemen südyenini çıkarıp o muhteşem göğüsleri yalamaya, emmeye, diş atmaya ve sıkmaya başladım. Her işi aynı anda yapmaya çalışıyor, Nurcan’ı deli ediyordum. Dudaklarını ısırıyor, boynunu emiyordum. Sonra ayağa kaldırdım, arkasını döndürüp ilk defa 15 cm den az mesafedeki o muhteşem kot pantolununun içine hapsolmuş götü görüyorum. Az sonra o götü delercesine sikecektim, belki de sümsük kocası hiç götten sikmemişti bunu, ama ben ne yapıp ne edip sikecektim. Hatta amından önce götünden sikecektim.

Kotu üzerindeyken vücudunu biraz öne eğip doyasıya şaplak atmaya başladım. Hayvanca tokatlıyordum. Hafif inlemelerinin yanında ‘Şlakk şlakkk!’ diye çıkan tokat sesleriyle götünün yanakları bir sağa, bir sola gidiyordu. Ama o kadar sıkı bir götü var ki, hemen yerine geri geliyordu. Yavaşça kotunu arkadan çıkarmaya başladım. Yavaş yavaş içindeki siyah dantelli külodu görmeye başladığımda elim ayağım titremeye başladı. Kotu dizlerine kadar indirip, Nurcan’ı biraz daha öne eğip, külodu sıyırıp, kalçalarını iki yana ayırıp, o muhteşem iki deliğe tükürüğümü salıp yumuldum…

“Offf, Çağlarımmm, harikaaa, durmaaa, devam et aslanımmm, yakışıklım benimmm, offf, sok dilini içine, sok, durmaaa!” diyerek inliyor, zevkten kudurmaya başlıyordu. Amını yalamayı kısa kesip o muhteşem tertemiz göt deliğine dilimi bir sokup bir çıkartırken, Nurcan da zevkten kafamı bir bastırıp bir çekiyordu…

“Çağlar bu nasıl birşey, offf, senin altına yatmayacak kadının aklına sokayım ben. Offf, ne salakmışım ben, nerdeyse böyle birşeyi kaçıracaktım, offf, yala aslanım, yalaaa, offff, içine içine sok, durmaaa, kalsın dilin orda, götümün içinde kalsın, offf, kaşınıyorrr, çok hoşuma gidiyorrr, içim titriyor, ne olursun durmaaa!”

“Daha yeni başladık yavrum, seni öyle bir sikeceğim ki, artık o sümsük kocanın sikini bile almak istemeyeceksin içine, amın götün kaşınınca gelip altıma yatacaksın, o sümsük sikemedikçe benim altımda köpek olacaksın, amını götünü parçalayacağım, kapalı orosbum benim, türbanlı kahpemmm, sen ne azgınmışsın be, tüm tahminlerim doğruymuş, bu karı doymuyordur, bu sümsük bu yavruyu doyuramıyordur derdim hep, haksız değilmişim! Doğru söyle, benden başka biriyle aldattın mı o sümsük kocanı?”

“Beni memnun edersen anlatırım, hem süprizlerim bile olur!” 🙂

“Nasıl sürprizler?”

“Tek azgın, tek kocası doyuramayan bir ben mi varım sanıyorsun sen bu sitede?”

“Hemen şimdi ilk seni götünden sikmek istiyorum! Çekinerek isteyecektim, ama sen az orospu değilmişsin, bu muhteşem göt sikilmeden bu hale gelmez zaten! Ama önce sikimi yala bakayım!”

Heyecandan ölecektim. Ben hayatımda böyle yarak yalayan birini daha ne gördüm, ne duydum, ne hissettim. Ağzı resmen fırın, tükürükleri kaynar su gibiydi, sikimi içine çektikçe sanki sikimi kızgın ateşe atıyordum. İlkten alıştırdı sikimi ağzına, sonra gırtlağına doğru zorlamaya başladı. İşte o zaman bu sümsüğün anca amdan siktiğini, bu muameleyi ancak kimlerin altına yatınca öğrendiğini düşündüm. Kimbilir bu kaltak kimlerin altında inledi diye düşünürken, sikimin iyice kasılmaya başladığını hissettim. Ben bunları düşünürken Nurcan sikimi tüfek demiri gibi yapmış, taşşaklarıma inmişti. Topların birini bırakıp, birini alıyordu ağzına. Boşalacağımı hissediyordum.

“Boşalacam yavrum!”

“Ağzıma boşalmak istiyorsan boşalabilirsin!”

Sikimi ağzına sokup, elimle saçlarından tutup, git gel yapmaya başladım. Artık ipleri elime almıştım. Gırtlağına kadar sokuyor çıkartıyordum. Sikim tükürükten sırıksıklam olmuştu. Bazen Nurcan’ın ağzının kenarından tükürükler sızıyordu, eliyle silip devam ediyordu. Bu kadının içinden böyle bir orosbu, böyle bir iştah çıkacağını nasıl düşünebilirdim ki? Senede 9-10 defa karşılaştığım, dışardan hanım hanımcık gözüken bu kahpe, aslında tam bir seks makinasıymış…

Git-gelleri iyice arttırmıştım ve artık boşalacaktım. “Geliyorum orosbummm, hepsini yutacaksın ona göre!” dedim. Gözlerini ‘Tamam!’ anlamında yumup açtı ve deli gibi fışkırtmaya başladım o fırın gibi yanan ağzının içine. Her fışkırtışımda gözlerini yumuyor, sikimi daha da içeri almaya çalışıyordu. 7-8 saniye kadar sürdü boşalmam, sonra kendimi koltuğa attım. Terlemiştim. Nurcan ise ağzındaki döllerimi bana gösterip hepsini bir yudumda yuttu. Sonra ağzını açıp gösterdi, hepsini yuttuğunun kanıtı olarak.

“Sen nasıl bir kahpeymişsin, nasıl bir azgınmışsın, o sümsüğün beynini sikeyim ben, altında seks makinası var kıymet bilmiyor gavat oğlu gavat!”

“Bırak şimdi onu, hadi daha beni boşaltacaksın, madem götten sikeceksin, önce bu siki demir gibi yapmalıyım, içimi yara yara girsin!”

Bacak arama geçti ve inik sikimi dölüne bakmadan tekrar ağzına aldı. Deli gibi somuruyor, ojeli tırnaklarıyla göğüslerimle oynuyordu. Resmen pørnøcu kadınlardan ders almış gibiydi. Bu kadını kimler sikmişti de bunları öğrenmişti, ne zaman, nasıl öğrenmişti? Bunları ondan öğrenmem için onu deli gibi memnun etmeliydim.

Kısa sürede sikim eski halini alıp sertleşmişti. Şimdi ise o hayalini kurduğum eti sıkı sert götünü sikme zamanıydı.

“Yeter yavrum ikinciye boşaltacaksın beni, şimdi o muhteşem götünü sikme vakti, seni boşaltana kadar sikeceğim. Ne zamandır bu götün hayaliyle yanıyordum. Şimdiden söyleyim, sert olabilirim!”

“Senin canın sağolsun aslanım, dayanırım, yeterki beni doyur, yanıyorum cayır cayır!”

Elinden tutup kaldırdım. “Beni kendi yatağında sik!” deyince odama götürdüm. Yatağa yüzüstü yatırdım ve göbeğinin altına iki yastık koydum, şimdi götü tabak gibi karşımdaydı. 5-6 defa sertçe tokatladım götünün yanaklarını ve arasını açıp bir tükürük salladım. Yavaşça parmağımı soktum götünün deliğine ve bir kez daha anladım ki, bu kadın götünden de çatır çatır siktirmişti kendini.

“Ne kahpeymişsin be, demek götten de siktirdin başkalarına!”

“Ee, ne yapacaktım? Beni doyuran ödülünü alır aslanım, hadi geçir artık şu haşmetli yarağını götümün derinliklerine!”

“Merak etme, seni öyle bir sikecğim ki, yarım saat kendine gelemeyeceksin!”

Yavaşça sikimi deliğine bastırdım. Çokta fazla siktirmediği belliydi, ama çokta dar değildi deliği. Sikimin başı hafif içine girdi ve o muhteşem sıcaklığın ve darlığı hissettim ve hiç durmadan köküne kadar geçirdim, kalçaları dalgalandı ve sikim köküne kadar girdi.

“Offf, dur biraz, büyük geldi, iki dakika bekle sonra istediğin kadar sik!”

İki dakika içinde beklerken elim amcığındaydı, parmaklayıp, iyice amcığını sulandırdım. Ve sikimi hoyratça ileri geri yapmaya başladım artık. Ben geçirdikçe o muazzam kalça yanakları dalga dalga dalgalanıyor, o çıkan ‘Şak şak şak!’ sesi beni daha da tahrik ediyordu. Nurcan ise tırnaklarını çarşafa geçirmiş, “Offf, offf, çok güzel, çok güzel, durma, durma, geçirrrr aslanım, geçirrr!” diyerek aldığı zevkin tadını çıkartıyordu.

Abartısız 30 dakikaya yakın götünden çıkmadım. Ama artık deliği genişliyor gibi oldu. Nurcan ise altta artık zevkten dörtköşe olmuş, kendi kendine ahlayıp ohlayıp inliyordu. Birden ona söylemeden sikimi götünden çıkartıp amına geçirdim ve amını sikmeye başladım…

“Offf, bu ne? Ne zaman inecek bu yarrak, halen taş gibi, offf, offf, boşal artık canımm, içim eridi, bacaklarım tutuldu, akıt artık içime döllerini, hadi aslanım!”

“Lan kahpe korunuyor musun yoksa sen?”

“Herhalde korunuyorum yani, bir Adnan gavatı sikmiyor ya beni!”

“Lan kahpe, sana ilk ve son kez söylüyorum, benden başka kimseye siktirmeyceksin artık! Bir gavat kocan, bir ben, duydun mu beni?”

“Salak mıyım, artık yanıbaşımda duruyor böyle bir yarak, neden uzakta arayım? Söz lan, senden başka bu göte ama giren olmayacak! Bazen bizim boynuzlu girer amcığma başka yok!”

Amının sıcaklığı gitgide sikimi zorluyor, ama ben de boşalmamak için kendimi tutuyordum. Ama nafile, o sımsıkı götü yarım saate yakın sikmem ve ardından da fırın gibi amcığa girip sikmemin ardından kolay değildi. Boşalacaktım.

“Kahpe geliyorum! Amına mı, götüne mi, ağzına mı istersin?”

“İstediğin yere gel aslanımmm!”

Son birkaç hamle daha sertçe geçirdikten sonra sikimi amcığının köküne dayadım ve boşalmaya başladım. Ilık ılık akan döllerimin sikimin kenarından, Nurcan’ın amcığının kanarından dışarı süzüldüğünü hissediyordum. Boşalmam bitince yatağa attım kendimi. Nurcan ise kendinden geçmiş, nefes alışı yavaşlamış, öylece kalakalmıştı yatakta.

“Noldu yavrum, sümsük kocanın sikmesine benzemiyor değil mi?”

“Deli misin sen be, benzer mi hiç! Elim ayağım titredi, bağırmamak için dilimi ısırmaktan dilim şişti!”

“Eee, nasıldı, seni memnun edebildim mi sikişlerin sultanı?”

“İliğim kemiğim boşaldı aslanım, harikaydı, çok memnun kaldım!”

“O zaman anlat bakalım, bu zamana kadar kimlerin altına yattın? Bu sitede senin gibi azgın başka kimler var? Bana süprizin ne olacak?”

“Senin aklın orda kaldı dimi? Merak etme, bu siki içine almak isteyecek çok azgın karı bulurum sana!”

“Kim kız onlar?”

“Bu sitede benle beraber sikişen iki kişi daha var. Aslında gençlerin hepsi boklu da, ikisi benim gibi kendini tutamayanlar…”

Anlatmaya devam etti. O iki kişiyi öğrendiğimde şaşkınlığım bir kat daha arttı. Birisi karşı komşumuz, kocası hapiste olan, bütün iş yükü ev yükü üzerinde olan, 3 çocuk annesi Berrin abla. Abla dediğime bakmayın, aramızda yine Nurcan’ınki gibi yaş farkı var. Biz kadının durumuna üzülürken, o hiçbir şey yokmuş gibi çatır çatır sikişiyormuş. Bir diğeri ise başka bir komşumuz, kocasından ayrı, tek çocuklu, iş kadını biri. Dilek abla. O biraz daha yaşlı, ama iş kadını havası onu biraz daha çekici kılıyor. Nurcan anlattıkça ağzım açık kalıyordu. Beraber üçü grup bile yapmışlar. Dinledikçe sikim kazık gibi olmuş ve Nurcan da bunu farketmişti.

“Ne o aslanım, daha doymadın mı?”

“Ne doyması be kahpe, anlattıklarınla 5 posta daha sikişirim!”

“Sik aslanım, kıskanan mı var, hepsi senin artık!”

“Peki bana süprizin o iki yavru mu olacak?”

“Ohoo şimdiden pabucumu dama atarsan sikerim belanı! İlk önce beni doyuracaksın! Eğer beni ihmal edersen amına korum senin!”

“Merak etme yavrum sen ilk göz ağrımsın, 3 değil 33 tane orospu da getirsen ben yine senin o götü siktikçe zevk alacam, seni zevke getirecem, merak etme sen! Eee, nasıl yapacaksın bu işi?”

“Nasıl mı yapacağım? O orospularla ilk görüşmemizde ballandıra ballandıra anlatacağım beni nasıl siktiğini. İkisinin de ağzının suyu akacak, ki aslan gibi çocuksun, esmer, bıyıklı, kaslı, zıpkın gibi adamsın, o gece daha hayal ederek boşaltacaklar kendilerini!”

“Ulan ne karıymışsın be! Aklımı sikeyim, seni daha önce niye sikmeye çalışmamışım ki?”

“Ben böyle olacağını bilseydim, çoktan kuyruğu sallar altına yatardım aslanım! Olsun, geç oldu artık güç olmaz! Ama senin benim eve gelmen sıkıntı, görülme ihtimalimiz yüksek, ben sizinkiler yokken gelirim, ya da dışarı gideriz!”

“Aynen yavrum! Ya bize gelirsin, ya da dışarı gideriz!”

“Vakit geç oldu, ben kalkayım artık. Yarın kızları ararım, anlatırım sikişimizi, sulandırırım amcıklarını. Sonra 3’lü yaparız, 4’lü yaparız! İstersen, güvendiğin kişiler varsa, daha sonraları onları da alırız aramıza!”

(Saat 23:40 olmuştu!)

“Nereye kalkıyorsun, gavat kocanın eve gelmesine daha 20 dakika var! Sanki 10 km yol gideceksin AMK! Gideceğin yer şurası, o götü bir daha sikmeden bırakmam!”

“Gideyim ben canım yaa, gelir şimdi gavat!”

“Bir yalan uydurursun, çok mu zor ulan? AMK başka yarakları yerken yalan söylemiyorsun sanki ve alışık değilsin yalana!”

“Tamam tamam, dediğin olsun. Bizim gavatı kandırmak kolay, komşudayım derim!”

“Zaten komşudasın yavrum, yalan değil ki!” 🙂

“Haklısın!” 🙂

“Ne filim olurdu ama! Sümsük koca kahvede taş döşüyor, genç komşusu azgın karısının amına götüne döşüyor!” 🙂

“Hadi o zaman, başlayalım aslanım, temelli yorgun gitmeyim eve, bir soluk almalık zaman kalsın bana! Olur da şüphelenceği tutar salağın, güzelim hayatım mahvolmasın!”

Ayağa kalktı, önümde kıvırmaya, kalçalarını tokatlamaya başladı. Sonra bacak arama geçip sikimi ağzına aldı, emmeye başladı yine. Ben ise gözlerimi kapamış daha da yayılmıştım yatağın kenarında otururken. Bir ara götümün gıdıklandığını hissetdip gözümü açtım. Aına koduğumun karısı alta geçmiş götümü yalamaya çalışıyor!

“Napıyorsun AMK kahpesi, çıldırtacak mısın beni?” 🙂

“Daha dur aslanım bende ne numaralar var! Yavaş yavaş! Sen beni memnun ettin ya, gerisi bende, seninle öyle seksler yapacağız ki, bende bulduğunu kimsede bulamayacaksın, evlenip gitsen de, aha bu götle bu am kalacak aklında!” 🙂

Götümü yalamayı kesip, sikimi gırtlaklayıp yalamaya devam etti, deli gibi somuruyordu. Gözlerimi kısmış, onun bu azgın kahpe hallerini izliyordum. Gerçekten de dışardan normal, hanım hanımcık biri olarak gözüken kadın, iki saattir bir kerhane orosbusunu geçmiş, ruhu fahişeleşmiş, resmen içindeki orosbuluğu çıkarmıştı. Bunu ben yapmıştım ve iyi ki de yapmıştım, artık istediğim an onu çatır çatır sikecek, hertürlü fantaziyi uygulayacak, onun sayesinde başka amlar götler sikecektim, hem de kendi sitemde…

Sikimin kalktığını gören Nurcan, “Hadi aslanım yerleştir şu koca siki içime!” deyip domaldı önümde. Sikimi yavaş yavaş deliğe sürtüp geçirmemle kendini öne atması bir oldu. “Offf, nasıl giriyor içime, nasıl yakıyorrr, çok güzelll, çokkk, durmaaa, offf, keşke sabahlara kadar siksen beni aslanımmm!” dedi.

Ritmimi iyice hızlandırmış, yorgunluğum başlamıştı. İşimi hızlı hızlı sert sert yapıp, biran önce hem onu, hem kendimi boşaltmak olacaktı amacım. Deliler gibi köklüyordum, odada onun hafif çığlıkları ve ‘Şak şak şak!’ sesleri duyuluyordu. Arada bir var gücümle tokatlıyorum kalçalarını. Artık kendini sıkmayı bırakmış, o da inlemeye, açık açık bağırmaya başlamıştı. Artık ikimiz de ritmi bulmuş, delice hızlanmıştık, o kendisini kaybetmiş şekilde önümde domalık bir şekilde saçlarını bir o yana bir bu yana deliler gibi savuruyor, ben durmadan kalçalarını tokatlıyıp, sıkıyor, kızartıyordum…

O arada telefonunun sesini duydum, kesin gavat kocası arıyordu. Ama duymamış gibi yaparak köklemeye devam ettim. Nurcan duydu ve “Offf, Çağlarım, durrr, telefonum çalıyor, durrr, Allah aşkına durrr, kesildi soluğum, şu telefonu açayım, durr!” dedi. Ben ise 3-5 daha sertçe kökleyip bıraktım onu. Hemen gitti, telefonunu alıp geldi. Nefesini kontrol etti, nefes aldı, verdi. Tam açacaktı ki, gavat aramayı sonlandırdı. Nurcan, “AMK geri zekalısı, eve geldi herhalde, hemen döneyim şuna!” dedi ve aradı.

“Efendim canım? Nolsun canım, Berrin aradı, kahve içmeye çağırdı, onlardayım, kahvelerimiz bitmek üzere, gelirim 10-15 dakikaya!”

O anda piçliğim tuttu ve sikimi yavaşca götüne geçirip, bunu yan yatırdım. Sikim artık ulaşması gereken en uzak noktaya ulaşmıştı. Yüzüne baktım, yüz ifadesi ‘Yapma!’ der gibiydi. Sikimi içinde biraz hareket ettirdim. Dişlerini sıkıyor, dudaklarını ısırıyor, acı çekiyor, ama telefondaki gavat kocasına birşey belli etmiyordu.

“Offf, her yerim ağrıyor canım, çok yoruldum bugün, öldüm bittim, üzerimden tır geçmiş gibi resmen, Berrin de kahveye çağırınca hayır diyemedim. Cidden heryerim sızlıyor, ölü gibiyim, pertim çıktı!”

(Bana bakıp göz kırptı!)

Az orosbu değildi, her geçen dakika onun ne kadar aşağılık bir kahpe olduğuna şahit oluyordum. Bu nasıl bir orosbuluktu, filmlerde görüp heyecanlanırdık böyle şeylere, ama başıma gelebileceğine ihtimal vermek bile imkansızdı, şimdi ise altımdaki kancık sikim götünün derinliklerinde gidip gelirken telefonda kocasıyla konuşuyor, onu dalgaya alıyor, bir de bana bakıp göz kırpıyordu.

Ritmimi hafif hızlandırdığımda ağzını kapattı, halen telefonda kocası vardı. 5-6 giriş daha yaptım ve o nefesini ayarlayıp cevap verene kadar sikimi götünden çıkartıp yüzüne boşalmaya başladım. Nurcan şaşırmıştı, ama gülümsüyordu. Parmağıyla gözüne fışkıran döllerimi temizliyor, aynı zamanda kocasıyla konuşuyordu. En sonunda kapattı telefonu.

“Manyak mısın oğlum sen, napıyorsun, ya anlasaydı gavat?”

“Ne anlayacak amına koduğumun gavatı, dünyanın yarağını yemişsin anlamamış, benimle sikiştiğini nasıl anlayacak?”

“Haklısın, seni çok seviyor, hayatta beklemez senden böyle birşey!”

“Salak valla, salak bu gavat, beklemesin daha iyi, bir gün de sizin yatağınızda sikeceğim seni, hem amından hem götünden, o gavatın yattığı tarafa yatacam, sen de benimle yatıp uyuyacaksın! Amına koduğumun gavatı! Eee, yemeyenin malını yerler, hele ki böyle bir malı bırakırsan, salkımıyla yutarlar!”

“Hahahaha, laflara bak yaa! Helali hoş olsun mallarım sana aslanım! Hadi ben temizlenip kalkayım, soluklandım, biraz kendime geldim. Şimdi eve gider, öldüm yorgunluktan der, döner kıçımı yatarım, mis gibi uyku çekerim!”

Temizlenip geldi, üzerini giydi. Telefon numarasını verdi. Odamdan çıktık. Koridorda, dış kapıyı açmadan dudaklarımdan öpüp, “Merak etme bu daha birşey değil, daha başlamadık bile, benimle beraber çok şey yaşayacaksın!” dedi.

O anda aklıma geldi. “Yemeği fırında unuttuk!” deyince kahkahalara boğulduk. Nurcan bir kez daha dudaklarımı öperek, “Tepsiyi sonra alırım. En yakın zamanda benden haber bekle!” deyip gitti…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Türbanlı Annemle Seks Hikayemiz 7

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Türbanlı Annemle Seks Hikayemiz 7

Annem uzaktan da akraba olan Hatice ablalara güne gidecekti. Annemler ayda veya iki ayda bir tanıdık 4-5 bayan bir evde toplanıp kendilerince gün yaparlar. Böylece de dedikodu yaparak iyi kötü stres atarlar. Zaten toplanan kadınların hepsi de bir şekilde birbiri ile akraba. Bugün toplanacakları Hatice teyze 50 -55 yaşlarında dev gibi yapılı şişman bir kadın. Yani şöyle bir baktın mı heybetli bir kadın diyebilirim. Anneme “seni Hatice teyzelere bırakayım” dediğimde annem “oğlum gerek yok Emine teyzenle beni Hatice teyzenin oğlu alıp götürecek” dedi. “tamam o zaman, madem sizi getirip götürecek birileri var bende arkadaşlarıma takılırım Pazar Pazar iyi olur” dedim. Ben bunları söylerken annem odasına hazırlanmaya gitti. Nasılsa annem gidince evde canım sıkılır o gidince ben de evden çıkarım düşüncesiyle bende odama hazırlanmaya gittim.

Hazırlanıp çıktığımda annem daha hazırlığını bitirmemişti ben salonda otururken annem odasından çıkınca çok fena oldum. Annem pembe yavruağzı karışımı bir başörtüsü, beyaz bir bluz ve pembe çiçekli desene sahip pileli fırfırlı tiplerden bir etek giymiş, çorap olarak ta baklava desenli bir külotlu çorap vardı altında. Karşımda onu öyle görünce aslında çok azmıştım ama az sonra gidecek olmasından dolayı yapacak bir şeyde yoktu. “Ooooo anne ne hoş olmuşsun böyle” dedim “Hımmm hakketten yakışmış mı” “Sen ne diyorsun anne afet olmuşsun afet” dedim ayağa kalkarak ona doğru yürümeye başladım. “Sağolasın oğlum beğendiğine sevindim” “Beğenmez olurmuyum hatta şu an var ya delirecek gibiyim ama akşama saklıyorum iştahımı” “Hımmmm azgın seni” tam o sırada annemi belinden sarmıştım ve sikim önden amına baskı yapmaya başlamıştı. Dudaklarından öpmek istedim ama hafif makyaj yaptığı belliydi kıyamadım misafirliğe gidecekti bozulmasın istedim. Annemin gözlerinin içine bakıyordum öylece kalçalarını sıkıp “sakın birilerine pas verme böyle sikerler seni valla bak” dedim. “Hımmm demek öyle ha” “Evet ya” dedim gülerek, annem de “çok yakışıklı birisi olursa neden olmasın” “hımmm demek yakışıklı olursa siktirirsin öyle mi” “aman oğlum ne biçim konuşmaya başladık çekil şöyle bakayım Emine teyzeni arayayım bi” deyip benden kurtuldu ve çantasına doğru hamle yaptı. Cevap vermediğine göre annemin canı baya baya başka yarak çekiyordu. Aslında siktirse umrumda değil diyemem ama içimden de annemi birisi ile sikişirken izlemek geçiyordu hep. Annem telde Emine teyze ile konuşup tamam bende aşağı iniyorum falan gibisinden birşeyler söyledi ve telini kapattı. Çantasını topladı ve “ben çıkıyorum oğlum” “tamam anne bende çıkacağım arkadaşlarla takılacam bugün geç gelebilirim” dedim. “tamam o zaman öptüm seni” “bende öptüm anneciğim” derken annem kapıyı kapatmıştı. Camdan aşağıya baktığımda beyaz bir şahin vardı apartman önünde. Annem arka tarafta oturduğunu tahmin ettiğim emine teyze ile selamlaşırken öndeki oğlan (sanırım hatice teyzenin oğlu) anneme camdan yiyecek gibi bakıyordu annem onlara yaklaşırken. Annem ön kapıdan çocuğun yanına bindi ve araba uzaklaşıp gitti.

Bende evden çıkıp arkadaşlarla buluşmaya karar verdim. Çarşıya inip havadan sudan bir sürü muhabbet bulduk yine kendimize. Akşam oluncaya kadar gırgır şamata okeydir bataktır derken müsaade istedim ve eve doğru yola çıktım. Yolda da bir dönerciye uğrayıp döner ekmek yedim akşama evde yiyecek birşeyler olmaz diye. Zaten eve dönüşte bizim sokağın kahvesinin önünden geçerken babam hala resmi makam sandalyesinde kağıt oynarken görünce düşüncem de haklı olduğumu anladım. Adamın hayatı kahveydi yahu, evle damla bir yemekten yemeğe işi oluyordu. Hoş böyle olması da iyi olmuştu sonuçta bu sayede annemi rahat rahat sikebiliyordum.

Apartman önüne geldiğimde yine beyaz bir şahin apartman önünde parke dilmiş durumdaydı, sabah annemleri götüren arabaya benziyordu. Eve çıktığımda olabildiğim kadar sessiz şekilde kapıyı açtım. İçerden ahlı ohlu sesler geliyordu. Yoksa annem o çocukla mı sikişiyordu. Holden ilerleyip salona yöneldiğimde çocuk annemi kanepeye kapaklamış arkadan anneme döşüyordu. Vücut yapısına baktığımda zayıf tıknaz bir yapısı vardı çocuğun. Yaşı da tahminimce 22 – 23 ancadır. Annem çocuğun önünde eteğini beline kadar toplanmış vaziyette duruyordu ve çocuk arkasında yerini almış annemi belinden tutarak keyifle içine döşüyordu. Çocuk döşerken “nasıl seni kocan böyle sikebiliyor mu ha” “ımhh devam et sen devam et” “söyle kaltak hiç böyle genç yarağı yedin mi, kocan mı iyi sikiyor ben mi” “ohhh sen sikiyorsun sennnnn” “ahhh ulan orospu madem canın yarak istiyordu annemlerde de söylesen bir şekilde sikerdim ben seni, al amına koyduğumun kahpesi” diyerek annemle konuşa konuşa annemi sikmeye devam ediyordu. Bir süre sonra oğlan annemin arkasından çekilip annemin üzerine doğru döllerini fışkırttı. Sonra da kanapeye oturdu kaldı toplanmadan. Şöyle bir baktığımda çok uzun veya kalın bir siki de yoktu. annemde yan tarafından peçete alıp oğlana uzattı “attırdığın yerleri silde bende toplanayım” “tamam be” dedi oğlan sertçe. Aslında annemin sikilmesini izlemek ilginç gelmişti ama oğlanın hal ve hareketleri hiç hoşuma gitmemişti. “kaltak hem kendini siktiriyon hemde temizlettiriyon” dedi. Annem sanki utanmış gibi ses çıkarmıyordu ama çocuk hala söyleniyordu. Temizledikten sonra annemin kıçına sert bir şaplak koyup “ne götmüş be davul gibi amına koduğum şuna bak” dedi. Annem ayağa kalkıp kanepeye oturduğunda sessizdi hala. Oğlan hakaret ettikçe de annem ses çıkaramıyordu. Kadındı sonuçta ve kendini de siktirmişti ne diyebilirdi.

Az sonra oğlan yine annemin çıplak bacaklarına elini atıp okşamaya başladı ama annem engel olmak istedi kendini geri çekti. Ama oğlan yine harekete geçip daha sert hareketlerle anneme ilişmeye çalıştı, annem “dur artık eşim yada oğlum gelir” dedi, oğlan sallamaz bir tavırla anneme iyice yaklaşmış hatta onu kanepeye yatırıp üstüne çıkmıştı. Annem yalvarır bir şekilde “ne olur bırak bak gelirler şimdi kötü olur” “ne kötü olacak amına kodumun karısı, sus artık. Sus yoksa zorla sikerim seni” dedi çocuk. Ben sinirlenmiştim ama yine de harekete geçmedim. Kafamdan onları izlerken bir şeyler planlamaya çalışıyordum. O sıra da annemin yüzünü gördüğümde ağlamaklı bir hali vardı. Oğlan sertçe annemi altına çekip bacakları arasına girdi “ha şöyle orospu yola gel” dedi eline de sikini alıp annemin sanırım am dudakları arasında gezdiriyordu, annem “hadi artık adi herif işini bitir de git” dedi. “orospu senle bu sikişle işim bitecek mi sanıyorsun, amına koduğumun bundan sonra boş kaldığında sikecem seni” “sus artık sus adi herif” diyordu annem az da debelenme çabası vardı ama oğlan birkaç hamlede içine girip üzerine abandı. Annem ilk izlediğim sikişe göre zoraki olarak bu işi yapıyordu. Oğlan homurdana homurdana küfürler savuşturarak anneme git gel yapıyordu. Annem altta kendini öylece salmış görünüyordu. Bu işin zevkten çıktığı tecavüze dönüştüğü belliydi artık. Tam da tecavüz sayılmaz ama kadın artık olaydan zevk almıyor zorakiyetle olan bitene katlanıyordu. Tam planımı uygulama aşamasıydı. Geri geri kapıya gelip kapıyı sessizce açıp yeni giriyor gibi sesler çıkardım ve hızla salona daldım. Daha oğlan annemin üzerinden kalkamadan salona hiddetle girip oğlana şiddetli bir tokat attım. Donunu ancak toplamaya fırsatı olmuş ve pantolonunu giyememişti bile. Üzerine kapaklandığım gibi ard arda vurmaya başladım. Bir yandan da olmadık küfürler ediyordum. Annem o sıra odasına kaçtı. Ben fena halde hırpaladım oğlanı. “seni amına koyduğumun gavatı demek anneme göz koyarsın ha siktim seni şimdi. Gör bak ne olacak sana” dedim. “yalvarırım abi ne olur bırak gideyim ben ne olur” “ne olur ha ne olur diyo bak amına koyduğumun evladı. Anasını siktiğim az önce sen ne yapıyordun da şimdi kahvede masadan kalkar gibi izin istiyorsun puşt” “abi bak bildiğin gibi değil” “ne bildiğim gibi değil lan ne bildiğim gibi değil. Öldürecem seni amına koyduğumun çocuğu” “abi ne olur yapma bokunu yiyeyim ne olur” “sus siktiğimin puştu seni” çocuğu yerden aldığım gibi karga tulumba kanepeye fırlattım. Gırtlağına yapışıp “ulan son duanı et” dedim. Çocuk öylece yalvaran gözlerle bakıyordu. “amına koyduğumun çocuğu seni önce sikecem sonra lime lime doğrayacam lan” “abi ne olur bir şey yapma ne olur” “sus lan sus soyun şimdi” dedim çocuk korkuyla yarım yamalak pantolonunu çıkardı sonra da üzerindeki diğer şeyleri. Bir yandan da korkuyla bana bakıyordu. Arka cebimdeki bıçak çakı karışımı şeyi çıkarıp açtım ve gırtlağına yanaştırdım. “ulan seni parçalayıp sokak itlerine atacağım amına koyduğumun çocuğu” “abi ne olur abi” diyerek ağlamaya başladı. Çocuğa iyice yaklaşıp kanepeye doğru domalttım. Fermuarımı açıp sikimi dışarı çıkardım. Arkasın geçip tam göt deliğine sikimi hizaladım öyle cep telefonu ile birkaç poz aldım. Çocuk “abi ne olur yapma abi ne olur sikme beni ne olur” diye yalvarıyordu ağlayarak. “sus lan amına koyduğumun geri zekalısı” amacım elbette bu gerizekalıyı sikmek falan değildi. Amacım onu iyice korkutup annemi böyle zorla sikmesinin acısını onun annesinden çıkarmaktı. Baya bir yalvarttım ama pozisyon pozisyonda fotosunu çektim. Sonra da giyinmesini söyledim. “ulan amına koyduğumun çocuğu şimdi siktir git. Senden haber bekliyorum. Yarım saate annen buraya geldi geldi. Gelmezse bu fotoları evinizin duvarlarına yapıştırırım. Millet ne götveren olduğunu anlar” “abi bokunu yiyeyim ben nasıl yapayım onu” “onu bunu bilmem lan ya şimdi seni gebertirim, yada sen annemi siktin ben de anneni sikerim ödeşiriz” “abi ne olur yapamam ben onu” deyince bıçağı boynuna dayayıp salavat getir lan o zaman” dedim. “abi tamam abi tamam getirecem tamam” dedi. Pek inanmadım sözüne ama yine de planımın işlemesi için güvenmek zorundaydım. “ulan zaman tutuyorum annen bir saate buraya gelmezse bittin oğlum sen. Anladın mı bittin. Tüm mahallenize bu resimleri dağıtırım. Anladın mı beni. Sonra da mahalledeki herkes tek tek siker seni bu götveren diye” dedim. “abi ne olur tamam getirecem tamam” “hadi o zaman zaman başladı” der demez oğlan kaçarcasına giyinip çıktı evden. Camdan bakarken arabanın lastik seslerini duyabiliyordum.

Sonra annemin odasının kapısına geldim, kapıyı yokladım kilitliydi içeriden inilti sesleri geliyordu. Sanırım annem ağlıyordu. “anne açarmısın kapıyı” “oğlum ne olursun git rahat bırak beni” “anne lütfen hadi aç kapıyı” “oğlum lütfen allah rızası için git. Bakamam yüzüne” “yavv anne hadi ama aç kapıyı bak şimdi kıracam kapıyı hadi aççç” “oğlum ne olur daha sonra lütfen” dedi yine ağlamaklı bir sesle. Anladığım kadarıyla bu olay annemi çok üzmüştü. Sanırım o bu sikişten zevk alacağını düşünürken olay tecavüzvari bir hal alınca kadınlık ruhu incinmişti. “anne lütfen aç kapıyı konuşalım” bir süre sessizlik oldu açmayınca “anne bak babam falan gelir şimdi aç kapıyı da konuşalım böyle görmesin seni. Hadi ben ne olduğunu biliyorum. Ona ne diyeceksin” dedim ve az sonra kapı açıldı. Annem dışarı çıktığında gözleri acayip kızarmıştı. Ona belinden sarılıp salona götürdüm. Kanepeye oturttum yerde bir saat önceki sikişte yere çıkardığı külotlu çorabı vardı. Onu da yerden alıp önce odasına attım geldim. “hadi üzülme artık herşey geçti” dedim. Ses seda vermiyor iç çekiyordu sadece. “anne bak onun sana yaptıklarının hepsini gördüm. O gavat herif sana neler etti biliyorum. Ama bunun öcünü alacağım ondan. Ne olur ağlama artık” annem göğsüme başını koydu yine iç çekiyordu ama yavaş yavaş sakinleşmeye başladığını anlamıştım. Öncekine göre daha sakin bir ağlamaklı hal vardı. Sonra iç çeke çeke anlatmaya başladı. “hayatımda bir kere de başka bir erkekle birşeyler denemek istedim. Ama o adi çocuk resmen beni orospu yerine koydu. Çok zoruma gitti. Öyle hakaretler etti ki çok gücüme gitti oğlum” “annem biliyorum ben bir süre sizi izledim o şiddetin dozunu arttırınca dayanamadım bende daldım odaya” “oğlum ne diyeyim ondan kurtulduğuma mı sevineyim sonra oğlumun beni böyle bir durumda basmasına üzüleyim. Sen salona girince dünya başıma devrildi zannettim” “güzel annem olan oldu, hadi lütfen artık sakinleş. Bak babam falan gelirse ne diyeceksin” “oğlum nasıl sakinleşeyim. Peçete gibi kirletip hakaretler etti bana çocuk” “sen dur” dedim ve fotoğrafları gösterdim “ya hatice denen anasını buraya getirir yada bu resimleri mahallesine dağıtırım ben o gavatın” annem fotoğraflara baktı öylece ama iç çekmesi ve ağlaması da geçmişti. “gör bak ben o gavata da anasına da neler yapacam. Sana yaptıklarının öcünü almazmıyım ben o puşttan” annem boynuma sarıldı öylece. Uzun süre kıpırdamadı öylece sarıldı kaldı boynuma. “oğlummmmmm” dedi sadece. “annemm üzülme sen. Sana kimse kötülük yapamaz annemmmm” diyerek bende sarıldım.

Annem iyice sakinleştikten sonra kendi kendine anlatmaya başladı olayı “Haticelere gidene kadar oğlan siker gibi baktı her yanıma. Orda da arasıra görünüyor ama öyle bir bakıyordu ki bana yiyecekmiş gibiydi. Dönüşte bilinçli olarak emineyi bıraktı eve. Bizim eve geldiğimizde indim teşekkür ettim. Eve çıktığımda arkamda belirdi birden. Ben bir şey demeden içeri girdi. Sağıma soluma dokunmaya falan başladı. Aslında oğlanı bende beğendim ama az alttan alayım dedim. Sonunda baktım evde boş serbest bıraktım kendimi. Hem senle sikişirken de konuşuyorduk ya, canımda istemiyor değildi yabancı birisi ile sevişmeyi. Ama o ilk baştan beri devamlı küfür eziyet hakaret etti bana. Sonra da işte sen geldin. Sen salona girince öyle aniden neden bilmem dünyam başıma yıkıldı zannettim. Çok utandım sana öyle yakalandığım için. Çok utandım oğlum” “hadi anne topla kendini. Ben ilk eve geldiğimde kapı önünde arabayı görünce usulca eve girdim. İlk sizi gördüğümde ilk sikişteydiniz daha. Sana bir şeyler söylüyordu küfür felan da vardı ama sekste olur böyle şeyler annemde zevkini alsın diye ses etmedim. Ama o dozajı aşınca mecburen olayı bitirmek istedim. Sen zevk alsaydın o sikişten emin ol öyle uzaktan izlerdim. Kadınsın sen annem senin de birşeyler yaşamaya hakkın var. Ama bak gör neler yapacağım o gavata”.

Aslında ben çocuğun pek geleceğini zannetmiyordum ama yarım saat sonra kapı çaldı. Kapıda Hatice teyze ve oğlu vardı. Oğlan Hatice teyzeyi bırakıp koşar adımlarla kaçtı kapı önünden. Hatice öyle koca götünü sallaya sallaya salona geçti. Annemi öyle perişan görünce “hayırdır bizim kız bu ne hal” dedi. Annem ağlamaya başladı ve koşarak odasına gitti yine. Ne deseydi kadın oğlun bana saldırdı falan mı deseydi. Annem öyle gidince Hatice bana doğru baktı. “Ne oluyor yaaa. Birisi bana da anlatsın. Oğlan gelir seninle bir şey konuşacaklar der bırakıp kaçar. Annen ağlıyor. Ne oluyor burda” “Ne olacak senin oğlan anneme saldırmış. Tecavüz etmiş. Daha ne olsun amına koyayım” dedim. Hatice elini şaşırmış gibi ağzına götürdü ve gözlerini patlatarak bana bakıyordu. “ne amına koyayım ne bakıyorsun öyle. Bak şu oğlunun fotoğraflarına. Bunları sizin mahalleye asacam millet oğlunu götveren bilip sizin kapınıza dayanacak. O zaman ne yapacaksın. Elini böyle ağzına götürüp şaşırmış gibi bakabilecekmisin bakalım” “aman evladım dur ne diyorsun sen. Olmaz öyle şey” “lan ne olmazı… oğlun anamı zorla becerirken geldim anamı kurtardım ben o itten. Bunun hesabını sormayacakmıyım. Öylece yutacam mı ha söyle amına koyduğumun karısı. Ne olacak” diye bağırdım hiddetle. Sonra kadın korkulu gözlerle bakarken “nasıl o gavat annemi kirlettiyse sonucuna da katlanacak. Herkes mahallenizde onun ne mal olduğunu öğrenecek” kadın konuşmuyordu. Ellerini eteğinin önünde telaşlı bir halde birleştirmiş bana bakıyordu. “Oğlun seni neden buraya getirdi peki biliyomusun ha biliyomusun” “yok evladım bana sadece senle konuşacaklarmış seni çağırıyorlar dedi. Görmedin mi sonra da kapı önünde beklemeden gitti” “Yaaa söylemedi demi sana. Söyleyemez tabi. Ne oldu biliyomusun. Ya ananı getir siktir bana yada bu resimleri mahallenize dağıtırım dedim. O da seni getirmeye gitti. Yani seni bana siktirmeye bıraktı kaçtı anladın mııı” diye bağırdım. Kadın öylece bakakaldı. Söyleyecek sözü de yoktu. Öylece bakıyordu ama şaşkın olduğu her halinden belliydi. “Bak şimdi ya seni sikerim dişe diş der olayı kapatırım yada bu resimler sen mahalleye varmadan mahallede her yere asılır” dedim yine sinirli bir şekilde. Kadın “hayır olmaz öyle şey. Manyakça şeyler bunlar” dedi. “manyakça haaa manyakça. Amına koduğumun karısı oğlun anneme saldırmış sen manyaklıktan bahsediyosun. Kalk siktir git lan evden. Siktir git defol. Bak ben sizi nasıl rezil ediyorum mahallenizde. Amına koyduğumun sürtüğü o şerefsiz oğlun annemi kirletecek ve ben geyik olup kabullenecem öyle mi. Öyle zannet amını götünü siktiğimin karısı. Kalk defol evimden” diyerek kolundan tuttum ve kapıya doğru sürüklemeye başladım. Hatice karısı korkmuştu iyiden iyiye. Dış kapıyı açıp dışarı çıkardım onu. “hadi defol şimdi” diyerek kapıyı kapattım. Aslında çok güzel bir rest çekmiştim bu hareketle. Nasılsa mahalleye rezil olmayı kabullenmez diye düşündüm. Gittim salona ve camdan bakmaya başladım. Apartmandan çıkıp gidecek mi diye. Sanırım plan işe yaramamıştı. Hatice kapısı bahçe yolunda gözüktü. Apartmana doğru dönerken ben camdan çekildim. Sonra tekrar baktım Hatice biraz ileriye gitti ama sonra aniden geri döndü. Bizim apartmanın önüne geldiğinde ben yine camdan çekildim. İşte bu olay tamamdı. Kuş kafese girmişti. Artık o itin anneme öyle kötü davranmasının öcünü bu karıdan alacaktım.

Ve bir süre sonra kapı çaldı. Kapıyı açtığımda Hatice karşımda duruyordu. Bir şey demeden içeri geçti direk. Salonda kanepeye oturdu, telaşlı bir şekilde kesik kesik soluyordu, yüzünde yine endişeli bir ifade vardı. Sonra birden konuşmaya başladı “Tamam kabul ediyorum. Dediğin gibi olacak. Madem oğlum annene şey yaptı. Sende karşılığını alacaksın. Ama bu iş bir sefer olacak ve olay kapanacak” dedi. Ohhh işte istediğim olmuştu, herşey tam istediğim şekilde gerçekleşmişti. Hatice yola gelmişti artık. Haticeyi öyle sikecektim ki, ne bir seferi artık canı yarak çektiğinde koşa koşa bana gelecekti…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

porno izle sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan eryaman escort bayan ümraniye escort bayan webmaster forum