Arşiv Mart 2020

kaynım deli kemal….

kaynım deli kemal….
Merhaba hikaye sevenler. Yeni bir hikayemle daha sizlerleyim. Ben İbrahim. Hikayelerimde geçen
insanlar kesinlikle gerçektir. İsimlerinde bazıları belli olmasın diye değiştirdiğim isimlerdir.ama olaylar
tamamen benim hayal gücümdür. Çok hikaye yazmıyorsun diyen arkadaşlar var. Ama ben bir veya
birkaç kişiyi tanımadan yada etkilenmeden hikaye yazamıyorum. Şimdi mahellemizin delisi kemal ile
ilgili bir hikaye yazıcam. Bu deliden nerden etkilendin derseniz hikayemi okuyun. Ayrıca her türlü
sohbetinizi mesajlarınızı ve resimlerinizi bekliyorum. Bana ilham kaynağı olun.
isyerisahibi@gmail.com adresine atabilirsiniz.. iyi okumalar..

Merhaba. Adım zehra. 25 yaşında tokattan istanbula gelin gelmiş orta vasıflarda çok açık giyinmeyen
bir ev kadınıyım. Eşim mustafa eşimin ailesi ve kayınbiraderim kemal ile beraber yaşıyoruz. Evimiz
dubleks ve ben eşimle üst katta ayrı bir oturma odası banyosu ve ufak bir mutfağı olan yerde
kalıyoruz. Ama yeme içme hep beraberiz. Yaklaşık bir sene önce evlendim. Eşim mustafa 30 yaşında
bir fabrikada tekniker olarak çalışan orta gelirli çok da zeki ve yakışıklı olmayan biri. Aslında tencere
kapak gibiyiz. Eşimin kardeşi kemal ise %90 zeka özürlü halk arasında deli olan biridir. Kimseye zararı
olmaz. Sabah evden çıkar akşam yatsı namazından sonra eve girer yatar. Kayınvalidem ona tertemiz
bakıyor. Kemal ai beni çok sever ama hem düzgün konuşamadığı için hemde utandığı için çok
yüzüme bakmaz ama hep ana saygı da gösterirdi.
Bir gün kayınvalidem rahatsızlandı ve ameliyat olması gerekti. Bel fıtığı. Ankarada bir hastanede
kızları yani görümcem hemşireydi. Oraya çağırdı. Gel burda ameliyat ol hem ben başında olurum hem
burası daha tenha hastane hizmetimizde olur diye oraya gideceklerdi. Kayınvalidem kemaldan dolayı
hayır dese de benim ısrarlarımla oraya gitmeye ikna oldu. Gitmeden önce kemal abiyi bana emanet
etti. Üç ilacı vardı. Sakinleştirici uyutucu bir ilaç onu her gece vermem gerekiyormuş. Diğeri
vitaminleri. Bir de eekekliğii öldürmek için bir ilaç. Aman kızım bunu sakın unutma. Yoksa
durduramayız hayvanı dedi ve güldü. Eşim mustafa da gün aşırı yıkayacaktı. Hastaneden gelene kadar
o şekilde idare edecektik.
Gittikten sonra ben kemal abinin ilaçlarını düzenli olarak veriyordum. Ta ki o krem renk kapriyi
giyinceye kadar. Kemal abi o kapri eşofmanı giyip odasından çıkınca gözlerime inanamadım. Biraz dar
gelen kaprinin içinde bacağından aşağı doğru yatırdığı siki kedi yavrusu gibi yatıyordu. O hali bile
rahat 15 cm vardı ki eşimin bile kalkmış hali o kadar yoktu. Kayınvalidemin durduramayız o hayvanı
lafını neden kullandığını şimdi anlamıştım. Hani halk arasında deli yarağı derler ya.. işte öyle bir
yarraktı sarkan. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Elim ayağım titredi. Eşimle sıradan normal klasik
sikişmelerimiz vardı. Aç da değildim ama bu gördüğüm filmlerdekilerden bile büyüktü. Kafası bile
belli oluyordu. O gün akşam kocamla daha bir şiddetli seviştim. Azmıştım. Eşime kemal abisini
yıkması gerektiğini söyledim pek ilgilenmedi. Sabah kalktığımda eşim işe gitmişti. Aşağıya indiğimde
kemal abi uyanmıştı. Ama yaz günü yediği karpuzlardan dolayı altına yapmış ve kokuyordu. Artıkk onu
benim yıkamam gerekiyordu. Katın validem onu ebebeyn banyosunda tabürede oturtup yıkıyordu.
Bende aynısını yapmak istedim kemal utanarak ta olsa benimle geldi. Külotunu çıkarmadan oturdu.
Sanırım öyle yıkanıyordu. Ben de uzun eteğim ve badimle girdim banyoya. Hem kemal abiyle
konuşuyordum hemde yıkıyordum oda bana ne dediğini anlamadığım bazı şeyler söylüyordu.
Alt kısımlara gelince kemal abiyi ayağa kaldırdım. Islanan baxer altından siki daha net beelli oluyordu.
Kıllıydı biraz başı kocamandı. İki avcumu dolduracak kadar büyük taşakları vardı. Hadi kemal abi çıkar
şunu dedim. Kızım sen manyakmısın yaa ayıp ayıp tarzı bir şeyler söyledi ama aldırış etmeden

baxerını çıkardım. İnik hali bile süperdi. Her yerini yıkadım güzelce ama ben sırıl sıklam olmuştum.
Sabun sürerken okşasam da kalkmıyordu. Kemal abi evden çıktı ama ben çok azgındım. O gün akşama
kadar 3 defa mastürbasyon yaptım ve akşam da kocamın 13 cm lik orta çüküyle idare ettim. Ve o
zaman karar verdim artık ilaçlarını vermeyecektim.
Birkaç gün sonra kemal abi uyandığında ilaçların etkisi geçtiği için dimdik uyanmıştı. Saklamaya
çalışıyor ama olmyordu. Bu duruma oda anlam veremedi. Hadi kemal gel seni yıkayalım dedim. İtiraz
etmedi. Banyoya girdiğimde onun çırılçıplak soyunduğunu gördüm. Geçen seferden alışmıştı sanırım.
Ben yıkamaya başladım. Heyecanlıydım. Alt kısma gelince ayağa kalk dedim. Kalkıp önünü dönünce
gözlerime inanamadım. Devasa bir yarrak karşımda dimdik duruyordu. Çok fena azmış ona dokunmak
istiyordum. Sabunlarken elimi oraya götürdüm. Kafasına kadar bir karışımdan fazlaydı ve kocaman da
kafası vardı. Elime aldım parmaklarımı birleştiremiyordum. Okşamaya başladı. Napıyon lan sen dedi..
oyun kemal abi.. oyun oynuyorum.. ve ona 31 çektirmeye başladım. Kemal hiçbir şey demedi. Zevk
aldığı belliyli. Aletinde ki koca damarlar çıktı ve boşalmak üzereydi. Kıvranmaya başladı ve birkaç
gidip gelmeden sonra sarsılarak titreyerek ve garip seslerle boşaldı. Ama ne boşalma.. oluk oluk
sperm aktı banyoya. .. hemen duraldım kemal abiyi.. yatak odasına zor attım kendimi.. amım vıcık
vıcıktı.. hemen okşayarak orgazm oldum ama kesmedi.. kesmezdi de…
Ben ne yapsam diye düşünürken kemal abi geldi eve.. erkenciydi. Karşıma oturdu ve çapkın bakışlarla
bacaklarıma bakıyordu. Bende onun baktığını görünce biraz daha açtım. Oyun hadi oyun … oyun
oynayalım dedi… sabahki oyundan istiyordu çünkü siki dimdikti yine.. hadi oynayalım ama bak
kimseye söylemek yok dedim. Hadi çıkar pantolonunu dedim. O koltukta otururken yanına gittim ve
sikini elime aldım. Sıcak sert ve damarlıydı. Okşamaya başladım. Ama bu sabahki gibi olmayacaktı.
Daha yavaş okşadım. Kemal kendini geri yaslamış o anın tadını çıkarıyordu. Elimle onun sikini
okşarken diğer elimi eteğimin altından amıma götürdüm. Su içindeydi. Bir elimde amım diğer elimde
kemal abinin siki mastürbasyon yapıyordum. Kaç dakika okşadım bilmiyorum ama artık ikimizde
gelmek üzereydik. Kemal abi ilk gelen oldu. Öyle bir fışkırttı ki salonun ortasındaki sehpaya kadar
attırdı. Gözlerime inanamıyordum ve o ateşle bende boşaldım. O akşam da kocamla zevksiz bir
sevişme yaşadım ama ben deli kemali istiyordum
Birkaç gün sonra kemal yine erken geldi. Telefoumdan porno izliyordum. Bu ara sadece büyük
yaraklar aklımdaydı. Yanıma oturdu telefona baktı. Bak kemal abi.. kadın erkek oyun oynuyor dedim.
Ses vermedi dikkatlice telefondaki filme bakıyordu. Filmde halıda yatak adamın üstünde kadın
zıplıyordu. Tamam dedi. Ayağa kalktı ve soyundu. Bu hayvan zannettiğim kadar da deli değil di ?)
Halıya sırt üstü yattı. Siki tam sertleşmemişti. Elime aldım biraz okşadım ve ağzıma götürdüm.
Kasıkları hafif ter ve sidik kokuyordu. Bunun normalde tiksindirmesi gerekirken beni daha da azdırdı.
Yalamaya başladım başı ağzıma sığmadı resmen. Aman tanrım ben bunu nasıl alacaktım. Eteğimi
çıkarmadan külotumu çıkardım. Biraz daha tükrükledim ve amıma yerleş tirdim. Kafasını öne arkaya
hareket ettirdim. Delirmek üzereydim. Kemal bi ise gözleri kaymış bir şekilde beni izliyordu. Yengesini
sikceğini bilmiyordu belki de.. yavaştan üzerine oturmaya başladım. Nasl bir acı vardı anlatamam
gerdek gecesi bile bu kadar acımamıştı. Kafasını yavaşça içime aldığımda ilk orgazmımı yaşadım.
Gelen sıvılar içimde birikiyordu çünkü dışarı çıkacak hiçbir yer yoktu. İçimden çıkarınca amımdan
süzülen sıvılar kemalin sikine doğru aktı. İyice kayganlaşmıştı artık. Tekrar oturdum sonra santim
santim içime almaya başladım ama kökü bir türlü gelmiyor bitmiyordu yarrak. Son bir acı ve nefesle
kalan kısmı da içime alında içimin genişlediğini gerçekten kadın olduğumu hissettim. Ve üstünde

zıplamaya başladım. Kemalin gözleri kaymış inliyordu. Birkaç dakika git gelden sonra resmen
böğürerek hayvan gibi içime boşaldı. Ama ne boşalma.. külotumu amıma kapayarak banyoya gittim.
Onun dölleri ve benim sıvılarımı bacaklarımdan aka aka boşalttım. Ama erken olmuştu bu..
Akşam da bir orospu gibi kocamın altına yattım. Ama öğlen yediğim yaraktan sonra bu pipi gibi gelmiş
hiçbir şey anlamamıştım. Sabah kocam işe gidince kemal abiyi yanıma çağırdım. Kanepede domalmış
kadın onu siken bir adamın videosunu izlettim.adam önce amdan sonra da götten girdi. Oynayalım mı
dedim. Dünden hazırdı. Ayağa kalktı soyundu. Elime ağzıma alı bir güzel dikleştirdim. Altımdaki taytı
ve külotu çıkarıp kanepeye domaldım. Hayatımın hatasını yaptığımı biraz sonra anlayacaktım…
Hadi kemal abi.. o adam gibi dedim. Kemal abi bana yanaştı. Sikimi tutup amıma dayadım. Amım
zaten ıslak ve sıcaktı. Benim de yardımımla kemal abi benim içime girdi. Biraz da hızlı olunca bir çığlık
attım ve kemal yavaşşş… ciğerimi söktünnnnn dedim. Kemal beni belimden kavradı ayaktaydı ve
beni sikiyordu. Birkaç dakika sonra orgazm oldum ama kemal devem ediyordu. Hiç durmadan
yorulmadan. Belimi öyle bir kavramıştı ki sonradan morardığını görecektim ama o esnada zevkten hiç
hissetmiyordum. Kaç defa boşaldım saymadım. Sonra kemal abi durdu. Amımın suları bacaklarımdan
damla damla akmaya başladı. Bitti herhalde derken kemal sikini götüme dayadı. Kocamınkini bile zor
alan ben onu hayatta alamazdım. Yapma kemal abi.. yapma ordan olmaz dememe kalmadıki
yüklenmeye başladı. Altından kaçmaya çalıştım ama beni daha sıkı kavradı. Artık gerçekten canımın
yanmasını hissediyordum. Koca yarrağı göt dedliğimdeydi. Bir ayağını kanepe koyarak destek aldı
beni biraz daha sıkıştırdı ve olan gücüyle kökledi… bağırıyordum yapma kemal abiiii… yapma….ahhh
kemal ai hayır…. Yapma cı bana… kemal abiyle oynadığım oyunun cezasını çekiyorum. Bu hayvan
durmazdı. Kemalin kafası girince götüme gözlerimden yaşlar gelmeye başladı. Kafamda şu vardı. En
azından gerisi daha kolay.. ama arkamdaki deli kemal olunca öyle olmadı. Ayağından aldığı bir güçle
koca sikini götüme geçirdi. Ve gitgele başladı. Bağırsaklarım vakumlanıyordu resmen . tek hissettiğim
acıydı. Kemal abi ne kadar sikti bilmiyorum. İçime boşaldı ve yere yattı. Beni bırakınca belim boşluğa
düştü ve bende kanepeye yığıldım kaldım. Bacaklarımdan kan ve döl akıyordu. o akşamdan itibaren ilaçlara yeniden başladım.

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 25. Bölüm

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 25. Bölüm
Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 25. Bölüm! ( 30 Y., Konya / Türkiye)

Dilber erkenden gelmiş, çocuklar işyerini açmıştı. Bir sandalyede oturuyordu. Beni görünce ayağa kalktı; biraz işle, maaşıyla ilgili konuştuk. Çok para veremeyeceğimi söyledim, yine de kabul etti. Yemeklerimizi ya dışardan söylerdik, yada ekmek arası yapardık. Ama Dilber’in gelmesiyle artık öğlenleri ev yemeği yiyecektik. Arkada mutfak olarak kullandığımız küçük bir yer vardı, orayı gösterdim. Dilber, “İsterseniz önce temizlik yapayım?” dediğinde, “Nasıl isterseniz!” dedim. Kendisini diğer çalışanlara tanıttım, hepsi, “Abla hoş geldin, hayırlı olsun, sayende güzel yemekler yeriz artık!” deyip duruyordu.

Dilber, “Şey, ben üstümü değiştireceğim, ama nerde değiştireyim?” dediğinde, Özge, “Abla sen banyoya git, başka yer yok!” dedi. Ben yazıhaneme geçtim. MSN’i açtım, ama Refiye online görünmüyordu. Yarım saat kadar geçmişti ki, Dilber içerdeki temizliği bitirmiş, bana, “İsterseniz sizin odanızı da sileyim?” dedi. “Olur, ben dışarda beklerim!” dediğimde, “Gerek yok, siz çalışmaya devam edin, ben sizi rahatsız etmem!” dedi.

Uzun, bol bir etekle, önü düğmeli bir bluz giymişti. Düğmeleri neredeyse zor kapanmıştı. Başını da arkadan bağlamıştı. Eline bez, kova vs. şeyleri alıp temizliğe girişti. Dolabı, rafları silerken eteğinin altındaki koca götünün löpür löpür sallandığını görüyordum. Ben masamda telefonla konuşurken, Dilber tam önümde domalmış elindeki bezle sehpayı, çekmeceleri siliyordu. Götünün yarığı belli oluyordu, eteği baldırlarına kadar açılmış, altından beyaz bacakları görünüyordu. Büyük bir güçle siliyordu etrafı, götü sağa sola sallanıyordu. Masanın altında kalan sikim sertleşti bir anda. Ardından bana doğru döndü, masamı silmeye başladı. Üzerindeki bluzunun altından içine giydiği atleti ve sutyeni görünüyordu. Bunu kasten yaptığını düşünüyordum. Elim telefonda, gözlerim ise Dilber’deydi. Ben ayağa kalktım, Dilber masamın önünü ve koltuğu da güzelce sildi, yerlere paspas attı. Tüm bunları yaparken gözlerim sürekli ondaydı ve o da bunun farkındaydı. Bana yan yan baktığını seziyordum.

Öğlene güzel bir yemek yapmıştı, kendisi elinde tepsiyle odama getirdi. Bütün gün, çay kahve için odamın kapısını çalıp durdu, hizmet etti. Dilber’in çalışmaya başlaması Refiye’yi biraz olsun unutturdu bana. Akşam işyerini kapadıktan sonra Dilber’i evine yakın bir yerde indirip, Özge ile eve döndüm.

Gece karımla rutin hale gelen sikişimizi yaptık. Sikişten sonra karım, “Dilber abla nasıl, iyi çalışıyor mu?” diye sordu. “Evet, iyi bir kadın, güzel de yemek yapmıştı!” dedim. “Öyledir, kocası kıymetini bilemedi, kadına sen bakımsızsın, kendine bakmıyorsun deyip duruyormuş devamlı. En sonunda da bırakıp gitmiş!” dedi.

Ertesi sabah Dilber dünkü gibi, “Odanızı sileyim mi?” dediğinde “Olur!” dedim. Bugün de dünkü kıyafetleri üzerindeydi. Yine götünü sallaya sallaya, önümde domalarak temizlik yapmaya başladı. O sırada MSN’de Refiye online göründü. Sürekli bana mesaj yazıyordu, ama ben odada Dilber olduğundan cevap yazamıyordum. Masamı silmesine izin vermedim, Dilber de, “Sonra gelirim!” dedi. O çıkınca Refiye ile yazışmaya başladım. Refiye’ye, “Hafta sonu geliyorum, müsaitsin değil mi?” dediğimde, “Evet, ama evime gelirken kimse görmesin seni, lütfen kimseye görünme!” diye yazdı. Ben de, “Merak etme, görünmem kimseye!” dedim. Başka bir şey yazmadan çıktı MSN’den.

Akşama doğru Dilber elinde bezle yine geldi, “Sabah masanızı silememiştim, isterseniz şimdi sileyim?” dediğinde, “Tamam!” dedim. Yanımda eğilmiş masamı silmeye başlamıştı. Eteğinin içine soktuğu bluzu biraz dışarı sarktığından, eğildikçe sırtı görünüyordu. Siyah tüylerle kaplı bel çukuru görünüyordu. O sırada bir numara yapıp elimdeki kalemi yere düşürdüm. Almak için eğildim, kalkarken elimi kalçalarına sürttüm biraz. Yumuşacık ve dolgun kalçalarını hissettim. Dilber ise bir şey olmamış gibi masamı silmeye devam ediyordu. Bluzunun altında koca memeleri sallanıyordu. Kendini bana sunduğuna kuşkum yoktu. Masamı silip çıktı.

Akşam yine Dilber’i evine yakın bir yerde indirdim. Özge ile eve döndük. Özge arabada yalnız kalınca, “Benimle ilgilenmiyorsun!” demeye başladı yine. “Annen için hassas zamanlar, bunu biliyorsun, biraz sabırlı olmalısın!” dedim. “Biliyorum, bize bir kardeş vermek istiyorsunuz. Onun için de annemi devamlı sikmen gerekiyor!” dedi. Daha sonra tek laf etmedi.

Ben erkenden yatmıştım. Karımın dürtmesiyle uyandım. Elinde bir tabak vardı, geçen Aysel’in evinde yediğim bulamaca benziyordu. Bana uzatıp, “Hadi aslanım, şundan ye biraz, bak sana gürbüz bir oğlan doğurucam! Hadi ye şundan bir iki lokma!” diyerek tabağı neredeyse ağzımın içine sokacaktı. “Bu ne? Nerden buldun bunu?” dediğimde, “Aysel hoca gönderdi bunu, kocana devamlı yedir diye tembihlemiş!” dedi. “Ona mı gittin?” dediğimde, “Yok, kızla gönderdi bugün, çocukların yanında söyleyemezdim ya bunu!” dedi. “Nedir bu?” diye sordum, aslında ne olduğunu biliyordum. Karım biraz kızardı, “Şeyy, ayıptır söylemesi, kuvvet macunuymuş bu!” dedi. Yemem için sürekli baskı yapıyordu.

Elindeki kaşıkla kendisi yedirdi bana. Çocuğunun ağzına mamasını zorla tıkıştıran bir anne gibiydi. Ben yerken, “Ohh yarasın aslanıma, hadi yiğidim az kaldı, şunu da ye, ohh belin kuvvetlensin, döllerin çoğalsın, ye aslanım, ye birtanem!” deyip duruyordu. Tabakta kalan artığını da parmağıyla sıyırdı, parmağını emdirdi. Üzerine de bir bardak ayran içirdi. Sonra, “Ben birazdan gelirim, kızların yanına bir gideyim.” dedi.

Ben tekrar yatağa uzandım. 5-10 dakikaya kalmadan büyük bir enerjiyle dolduğumu hissettim. Kalbim güm güm atıyordu. Az önce uyuklarken şimdi uyku yanımdan bile geçmiyordu. Birkaç dakika sonra salonun ışığı da söndü. Karımın ayak seslerini duyuyordum. Kapıyı yavaşça açıp içeri girdiğinde yataktan fırladım. Karım, “Ay, ne oldu, ne yapıyorsun?” dedi fısıltıyla. Bense, “Gece gece yedirdin bana macunu, yarağım tavan yaptı!” dedim. Onu kolundan tuttum ve başını karyolanın demirleri arasına sıkıştırdım.

Karım, “Ay, yapma, dur ben de yatağa gireyim, çok mu azdın?” deyip dururken, ben üzerimdeki külotumu çıkartmış, arkasında çırılçıplak duruyordum. Karım karyola demirlerinden sıkıca tutunmuştu. Artık ses etmiyor, fısıltıyla, “Hadi sik beni, sik aslanım, hadi yiğidim!” diyordu. Eteğini beline sıyırdım, altında pamuklu külotu vardı. Onu da bacaklarından sıyırıp çıkardım. Şimdi karşımda hafif kıllı amıyla duruyordu. Elimle amına atıp, şiddetle yoğurmaya başladım. Karım derin derin, “Iğmm, oğhh, ığhh!” demeye başlamış, götünü sağa sola oynatıyordu. Bacaklarını iki yana iyice açtı, ben de götünün yanaklarını tutup ayırdım. Amı içi boş bir çukur gibi açıldı, açılan çukura yarağımı tek hamlede soktum. Karım, “Iğhh, ığmm, ağhh!” derken, yarağımı hızlı hızlı sokup çıkartmaya başlamıştım bile.

Karımı şiddetle sikmeye başladım. Tüm vücudum, kaslarım enerjiyle dolmuştu. Bütün gücümle karımın amına yükleniyordum. Karım, “Ağhh, ağhh, ığhh, yavaş ol, ağhh, çocuklar uyanacak, ayy, uff!” deyip duruyordu. Ama çocuklar istedikleri kadar uyansın, umurumda değildi. Karım karyolanın demirlerinden sıkıca tutmuştu, karyola ileri geri sallanmaya başlamış, karımın omuzları kemik sesleri çıkararak karyolanın demirlerine vurup duruyordu. Karımın kalçalarındansa şiddetli ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri yükseliyor, odanın içinde adeta ses patlamaları yaratıyordu. Karım, “Iğhh, ağhh, yavaş, oğhh!” derken, kaslarımdaki tüm gücümle amına pompalıyordum.

Dakikalar geçmesine rağmen boşalmamıştım, karım aynı şekilde inlemeye devam ediyordu. Amından bir hamlede çıktım, başını tutup karyola demirleri arasından çıkardım. “Uğhh, omzum, kemiklerim!” diyordu. Sonra, “Boşaldın mı?” dedi. “Hayır, daha var!” dedim. Onu yatağa fırlattım, eteği kalçalarına kadar açıldı. Yatağa çıkıp bacaklarını havaya kaldırdım ve omzuma attım. Alttan amına girdim ve yine şiddetle pompalamaya başladım. Karım, “Iğhh, oğhh, ağhh!” diyerek kollarıyla yataktan destek alıyor, başını sağa sola oynatıyordu. Amının içi fırın gibiydi ve iyice kayganlaşmıştı, sanki amının içine yağ sürülmüş gibiydi. Yarağım amının içinde ileri geri piston gibi çalışıyordu. Onu belinden sıkıca tutmuştum, her bir yarak darbemle vücudu ileri doğru fırlıyor, ama onu kendime tekrar çekiyordum. Naylon çoraplı bacakları başımın iki yanında sallanıp duruyordu.

Gözlerimi kapadım ve bütün enerjimle sikmeye başladım. O anda Refiye’yi siktiğimi, altımda inlediğini, (Devam et, hadi aslanım, oğhh, sik beni!) dediğini hayal ettim. Ama bu hayalim fazla sürmedi, “Oğhh, ağhh!” sesleri eşliğinde sarsılarak patladım, döllerimi karımın amına boşalttım. Karım inliyor, ağlamaklı sesler çıkartıyordu. Amında bir süre daha gidip geldim. Amından çıkıp yatağa uzandım. Karım yanımda gözlerini tavana dikmiş halde, hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Göğsü bir inip bir çıkıyordu. Birbirimize sarıldık. Karım, “Macun işe yaradı, bundan sonra kendi ellerimle yedireceğim sana!” diyordu. Karım yataktan kalkıp üzerini çıkardı, onu soyundurmadan sikmiştim, geceliğini giyindi. Ben de külotumu giydim. İkimiz de tatlı bir uykuya daldık.

Sabaha karşıydı, ortalık yeni yeni aydınlanıyordu. Üst kattan sesler geliyordu. Gerdek gecemizin sabahındaki gibi, yine annemle babam sikişiyorlardı. Yatağın parke zemin üzerinde çıkardığı ‘Tak tuk!’ seslerini yatağımda kolayca duyabiliyordum. Sesler gittikçe çoğalmaya ve hızlanmaya başladı. Ardından yavaş yavaş azaldı, parke zemin üzerinde ayak seslerini duyuyordum şimdi. Karım başı kolumun üzerinde horul horul uyuyordu. Üst kattaki sikişme uykumu kaçırdı. Kolumu yavaşça çektim, uyuşan kolumu sallamaya başladım.

Yatak odasının kapısını kapatıp salona geçtim, banyonun ışığı yanıyordu. Kızlardan biri kalkmıştı. Odalarının kapısı aralıktı, içeri bakınca Özge’nin banyoda olduğunu anladım. Esra yatağında mışıl mışıl uyuyordu çünkü. Banyonun önüne geldiğimde içerden sifonun sesini duydum, o sırada kapı da açıldı. Özge beni karşısında görünce korktu, ama ses çıkartmadı. Üzerinde minik bir şortla ip askılı bluz vardı, memelerinin çatalı meydandaydı. Benim de üzerimde sadece külotum vardı ve Özge önümde sertleşmiş halde duran yarağıma bakıyordu. Özge’yi kolundan tutup banyoya soktum tekrar, kapıyı yavaşça kapadım. Işığı açmadığım için içerisi biraz karanlık kalmıştı. Üst katta annemle babamın yıkandıklarını anladım, su sesi ile konuşmalarını duyuyordum. Ama ne konuştuklarını anlayamıyordum.

Özge hiç sesini çıkartmıyordu. Onu lavabo dolabına domalttım, arkasına geçtim. Külotumu sıyırdım, sertleşen yarağımı sıvazlamaya başladım. Özge’nin minik şortu ile altındaki minik külotunu sıyırdım, göt yanaklarını yoğurmaya başladım. Dizlerimin üzerine çöktüm, elime bir miktar tuvalet kağıdı aldım. Amını, göt deliğinin ağzını iyice sildim. Dilimi göt deliğine değdirmeye başladığımda, Özge, “Uğhh, ımm!” demeye başlamıştı. Özge akıllı bir kızdı, sessiz olması gerektiğini biliyordu. Dilimi amında, götünde gezdiriyordum, am dudaklarını emiyor, amının içine sokuyordum. Amı sulanmaya başlamıştı. Başparmağımı götüne sokup çıkartmaya başlamamla beraber Özge bir elini saçlarıma attı. Fısıltıyla inlediğini duyuyordum.

Üst katımızdaki banyodan su sesi ile birlikte ‘Şlop, şlop, şlop!’ sesleri gelmeye başlamıştı. Babam annemi banyoda sikiyordu. Yukardaki sikişme beni iyice azdırdı. Doğruldum, Özge’nin göt yanaklarını iki yana iyice açtım. Yarağımı açılmış göt deliğine sokmaya uğraştım bir süre, ama nedendir bilmem bu kez olmuyordu. Elime bir miktar şampuan döktüm ve yarağıma sürdüm. O sırada yukardan annemin, “Ağhh, ağhh!” sesleri ile beraber, babamın, “Oğhh!” diye homurtu benzeri seslerini duyuyorduk. Şampuanlı yarağımı Özge’nin götüne elimle bastırmaya başladım bu kez. Özge götüne rahatça girmem için bacaklarını iki yana iyice açıp, belini de aşağı doğru eğdi. Karnı lavabonun üzerindeydi şimdi.

Yarağım içine kolayca girmişti şimdi. Yavaş yavaş bastırmaya başlamamla beraber Özge’den derin inlemeler, hırıltılar gelmeye başladı. Yukarda da şiddetli bir sikiş yaşanıyordu. Banyo havalandırmasından tüm sesleri duyabiliyorduk. Özge kenarda duran el havlusunu ağzına soktu ve var gücüyle ısırmaya başladı. Ben de kayganlaşan yarağımı götüne var gücümle sokuyordum bu arada. Yarağım taşaklarıma kadar götüne girip çıktıkça götü genişliyor, açılıyordu. Yarağımı götüne tamamen sokup çıkarıyordum.

Yukarda annemin, “Ağhh, bey, ağhh, ığhh, geliyorum, ığhh, bey!” lafları, babamın homurtulu sesleri çoğalmıştı. Annemin tiz sesleri geldi önce, babamdansa uzun uzun, “Oğhhh!” seslerini duyduk. İkisi de boşalmıştı. Bense devamlı Özge’nin götüne pompalıyordum. Özge ağzında havlu, boğuk sesler çıkartıyordu. Ama ikimiz de sessiz olmaya çalışıyorduk. Annemle babamın sikişmeleri, Özge’nin yarağımı sıkan götü beni bir süre sonra boşalttı. Götüne biraz daha girip çıktım. Döllerimi akıttım. Götünden tamamen çıktığımda Özge yavaşça doğruldu, “Ay, belim ağrıyor!” dedi sessizce. Ardından dizlerine sıyırdığım külotunu ve şortunu giyindi, birşey demeden çıktı. Ben de çişimi yaptım ve yatak odasına geçtim. Karım halen uyuyordu.

Bir saat kadar sonraydı herhalde, karımın dürtmesiyle uyandım. “Kalk hadi, kahvaltı hazır!” diyordu. Banyoya geçip duşun altına girdim. Az önce burada Özge’yi sikmiştim. Sıcak suyun altında kaldım bir süre. Mutfağa geçtiğimde Özge’yi neşeyle kahvaltısını yaparken buldum. Sabah sabah yediği yarak onu neşelendirmişti. Çıkarken, “Bu akşam işim var, geç gelirim ben!” dediğimde, karım, “Ne işin var?” diye çıkıştı. “İşle ilgili be kadın, başka ne işim olacak?” diye çıkıştım ben de. Bu sözüm üzerine dudaklarını büktü, ağlayacak gibi oldu. Yanağından öptüm, gönlünü almaya çalıştım biraz.

Özge’yle birlikte işe giderken, Özge, “Yengemle eniştem de banyoda sikişiyordu di mi?” diye sorunca ses etmedim. Birkaç saniye sonra Özge, “Sonuçta onlar da evli, çok normal tabii!” dedi, başka da birşey söylemedi.

Dilber yine aynı şekilde içerinin temizliğini bitirip, odamın temizliğine başlamıştı. Etrafın tozunu alırken götü şiddetle sallanıyordu. Bense masamda oturmuş onu izliyordum. Masamın üzerini silerken bluzunun üst düğmesinin açık olduğunu gördüm. Beyaz koynu ile birlikte içindeki atleti, atletin içindeki beyaz sutyeni, memelerinin üstü görünüyordu. Gözlerim sürekli oraya takılıyordu. Derken Dilber bunu fark etmiş olacak ki, bir şey demeden sırtını bana dönerek, açık kalan düğmesini ilikledi. Bana yüzünü döndüğünde, yüzünün kızardığını gördüm. Kısa süre sonra bir şey demeden çıktı.

O gün ay sonu yaklaştığından hesapları incelemek için mali müşavir arkadaşım gelecekti. Genelde akşamüzeri gelirdi. Dediğim gibi akşamüzeri arkadaşım geldi. Herkesi evine gönderdim, bizim işimiz birkaç saat sürerdi çünkü. Dilber’e de gitmesini söyledim, ama Dilber, “Ben kalayım, bir ihtiyacınız olur belki?” dedi. Ben de ısrarcı olmadım daha fazla.

Arkadaşımla çalışırken, Dilber bize ara ara, çay, kahve, atıştırmalık birşeyler getiriyordu. Arkadaşım saat 22:00’ye doğru çıktı. Ben de Dilber’le çıkacaktım, kendisine, “Siz hazırlanın, çıkalım!” dedim. Ben yazıhanemin kapısını kilitledim. Dilber banyoda üzerini değiştiriyor sanmıştım, arkadaki küçük mutfakta onu üzerinde sadece sutyen ve külotla görünce donakaldım. Elimde çantayla ona bakıyordum. Dilber beni görünce, “Ay Osman Bey!” diyerek elbiseleri ile üzerini örtmeye çalıştı. Bense hemen oradan uzaklaşıp dışarıya çıktım. Dilber’in gün yüzü görmemiş bembeyaz dolgun vücudu sikimi sertleştirmişti. Üzerinde pamuklu beyaz bir sutyenle külot vardı. Koca memeleri sutyenin içinde zor duruyordu, külotu da büyüktü. İri bir kadın olduğundan büyük beden giyiniyordu. Kocası onu bakımsız diye terk etmiş demişti karım, ama bana göre bakımsız bir kadın değildi.

Bir sigara yakmış, Dilber’i bekliyordum. Derken Dilber kapıda göründü. Yüzü kızarmıştı, bana bakmamaya çalışıyordu. Kapıyı kilitleyip kepengi çektim. Birlikte arabaya bindik. Dilber hiç sesini çıkartmıyordu. Ben, “Kusura bakmayın, sizi öyle gördüm. Ben herhalde banyoda giyiniyorsunuz zannettim!” dediğimde, Dilber, “Benim hatam. Kimse yok diye mutfakta giyineyim dedim…” dedi ürkekçe. Onu çıplak görmeme kızmadığını anladım. Evine yakın bir yerde indirdim Dilber’i. “İyi geceler!” diyerek arabadan indi.

Gece karımla altlı üstlü bir sikiş yaşadım yine. Ama bu sefer kuvvet macunu yememe gerek kalmamıştı. Karımı altıma alıp dakikalarca siktim. Bacaklarını belime sıkıca dolamış, kollarıyla sırtımı sarmıştı. Devamlı, “Oğhh, sik beni, oğhh!” deyip duruyordu. Amına sarsılarak boşaldığımda, bütün döllerimi akıttım.

Sabah işe gittiğimde telefonuma Refiye’den bir mesaj geldi. “Bu akşam beni işten alırmısın?” diye yazmıştı. “Olur!” diye yanıtladım. Dilber artık klasikleşen temizliğini yapmak için odama girdi yine. Üzerinde bu sefer aynı etekle beraber kısa kollu bir tişört vardı. Eğildiği zaman tişörtün yakasından sutyeni ve hatta göbeği görünüyordu. Bu kez içinde atlet yoktu. Götü sağa sola löpür löpür sallanıyordu, bunu kasten yaptığına emindim artık. Dilber kendisine baktığımı biliyor, ama ses etmiyordu.

Geçen günkü gibi numarayla kalemi yere düşürdüm. Dilber yanımda domalmış dolabı silerken, eğilip kalemi alma bahanesiyle kalçalarını avuçladım. Dilber birşey olmamış gibi çalışıyordu. Bana döndüğünde yanaklarının kızardığını gördüm. “Başka bir isteğiniz var mı Osman Bey?” dediğinde, “Yok sağ olun!” dedim. Başını önüne eğip dışarı çıktı. Biraz sonra elinde bir Türk kahvesiyle geldi. Kahveyi elinden alıp, “Çok teşekkür ederim, zahmet ettiniz!” dediğimde, “Ne zahmeti, siz isteyin yeter ki!” diyerek çıktı.

Öğle yemeğini yerken Semanur geldi. Annesini ziyarete gelmişti. Yemekten sonra elemanlar mal sevkiyatı için dışarı çıkmışlardı. İçerde dördümüz kalmıştık. Özge yanıma gelip, “Şeyy, ben erken çıkabilir miyim?” deyince, “Hayırdır?” dedim. “Semanur’la biraz gezmek istiyoruz…” dedi. “İşlerini ona göre ayarlayıp çık o zaman!” dediğimde çok sevindi. Semanur bu sırada odama gelip, “Osman abi sana çok teşekkür ederim, Ahmet’le barıştırdın beni, sağ ol!” dedi. “Önemli değil. Birdaha böyle yaramazlıklar yapmayın, yakında evleneceksiniz!” dedim. Semanur gülerek yanımdan ayrıldı.

Semanur’un üzerinde uzun ama dar bir etek vardı. Yürürken kalçaları ve götü iyice belli oluyordu. Onlar çıkınca ben Dilber’le tek kaldım. Elemanlar akşamüstü gibi dönecekleri için, daha yaklaşık 2 – 3 saat vardı. Ben odama girip çalışırken, Dilber de mutfağa geçmiş bulaşıkları yıkıyordu. Aklım dün akşamki görüntüde kalmıştı. Onu yarı çıplak görmüştüm ve bu görüntü aklımdan çıkmıyordu.

Sessizce mutfağa doğru yürüdüm. Dilber ayakta bulaşıkları yıkıyordu. Beni fark etmemişti, işine dalmış, sessizce kendi kendine şarkı mırıldanıyordu. İyice yaklaşınca beni fark etti, “Ay, Osman Bey, korkuttunuz beni!” dedi gülerek. “Öyle bir niyetim yoktu!” dedim. Ayakta durmuş ona bakıyordum. Uzun ve geniş eteğinin içinde götü belli oluyordu, kısa kollu tişörtü kollarını gösteriyordu. Kollarında alınmamış siyah tüyler vardı, neredeyse bir erkek kolu gibiydi sanki. Belki de kocası bakımsız derken bunu kastediyordu.

Dilber bulaşıkları bitirmişti. “İsterseniz bir kahve yapayım?” dediğinde, “Olur, ama kendine de yap!” dedim. Yanakları pembeleşti, kahve yapmaya başladı. Kahveler piştiğinde, “Odanıza getireyim!” dedi. O sırada ben dükkanın kapısını içerden kilitledim, odama geçtim. Az sonra Dilber elinde bir tepsi ile geldi. Birlikte kahvemizi içmeye başladık. Ben koltuğumda, o ise karşı ikili koltukta oturuyordu. Kahvemi bitirince, “Faldan anlar mısın?” diye sordum. “Ay, pek bilmiyorum, ama gene de bakayım!” dedi. Fincanı ters çevirdim, yerimden kalkıp yanındaki koltuğa oturdum. Dilber elinde kahve fincanı ile çekingen bir halde oturuyordu.

Kendi kahvesini bitirmişti, elinden alıp sehpanın üzerine koydum. Koltuğu ortalar şekilde oturmuştu, kalktım ve yavaşça yanına oturdum. Yana doğru kaydı, “Ay Osman Bey, ne yapıyorsunuz?” demeye başlamıştı. “Birşey yapmıyorum! Hem şu bey lafını da bırak, yalnız kaldığımız zaman bana sadece ismimle hitap et!” dedim ve yanağından öpmeye başladım. Tüylü yanaklarına öpücükler konduruyordum. Sol elim koltuğun arkasında kalmıştı, sağ elimi kalçasının üzerine koydum. Eteğinin üzerinden okşamaya başladım. Ses etmeden oturuyor, başı öne bakıyordu. Elimi eteğinin içine soktuğum zaman, bacaklarında ve kalçalarında alınmamış tüyler elime batıyordu. Dilber gerçekten de bakımsız çıkmıştı. Ama yine de dolgun kalçalarını avuçluyordum.

Bu arada boynunu, yanaklarını sürekli öpüyordum. Dilber, “Ay, yapmayın, çok günah, yapmayın!” deyip duruyordu. Onu dinleyecek halde değildim, üzerine çullandım. Dilber ikili koltukta sırt üstü uzanmıştı şimdi. Sol elim sırtında, sağ elim kalçalarında geziniyordu. Yüzünü, yanaklarını, boynunu emiyor, öpüyordum. Kendimi kaybetmiştim sanki. Dilber sadece, “Yapmayın, çok günah, lütfen!” diyor, ama başkaca birşey yapmıyordu. Sol elimi tişörtünün içinden soktum, çıplak vücuduna değen elim onu biraz irkiltti belli ki. Elimi sutyeninin içine soktuğum zaman, koca memelerini hissetmek yarağımı kazık gibi yapmaya yetmişti. Meme uçlarını avuçlayıp, sıkmaya, yoğurmaya başladım. Memeleri hamur gibiydi. Diğer elimse kalçalarında gezinmeye devam ediyordu. Derken külotunu tuttum ve aşağı sıyırmaya başladım. Dilber, “Lütfen Osman Bey, yapmayın, çok günah!” deyip duruyor, kollarıyla bana mukavemet gösteriyordu. O sırada, ‘Cartt!’ diye bir ses geldi. Sıyırmaya çalıştığım beyaz pamuklu külotu Dilber’in altında kalmıştı, ben de çıkartmak için zorlayınca kenarından yırtılmıştı.

Üzerinden doğruldum. Dilber ağlıyor gibiydi, üzerini toparlamaya çalışıyordu. Yüzü kızarmıştı, “Lütfen böyle yapmayın, çok günah. Böyle olmaz!” diyordu. “Peki nasıl olacak? Seninle olmak istiyorum!” dediğimde, “Aramızda nikah olmadan böyle bir şey olmaz! Beni nikahlaman gerek!” dedi. Başka bir şey demeden odadan çıktı. Yarağım pantolonun içinde kazık gibi olmuştu, önüm bir miktar ıslanmıştı. Üzerimi toparladım, kilitlediğim dükkanın kapısını açtım tekrar. Dilber’i kolayca sikebileceğimi sanırken, başımıza bir de nikah çıkmıştı. Yarım saat kadar sonra odama geldi fincanları almak için. Dilber’e, “Şimdi sana nikah mı kıymam gerek?” dediğimde, “Beni istiyorsan evet, o zaman kendimi sana veririm!” dedi.

Akşam arabada Dilber’e, “Biliyorsun ki ben evliyim, nasıl olacak bu nikah işi?” diye sorunca, “Karının bilmesine gerek yok zaten. Namusumu iki paralık edemem ben. Bana imam nikahı kıyarsan o zaman senin karın olurum. Gizli bir nikah yaparız olur biter!” dedi. Onu evinin yakınında indirdim. Aklım karışmıştı. Zaten bir karım vardı, şimdi bir de ikincisi olacaktı. Böyle saçmalık olmaz diyerek Refiye’yi almaya gittim.

İşyerinin önüne gelince Refiye’yi aradım. Refiye ise, “Ben henüz çıkamadım, içeri gelsene!” dedi. İşyerine gittiğimde Refiye dediği gibi halen çalışıyordu. Beraberinde sekreter kız da vardı. Kız mini bir etek giymiş, bana bakarak, sarı uzun ve dalgalı saçlarıyla oynuyordu. Önümdeki dergileri karıştırırken ben de ona bakıyordum ara ara. Refiye bu durumu fark etmişti ki, kendi kendine öksürmeye başladı ve kıza, “Bana bir su getirsene!” diyerek, adeta odadan kovdu. Kız kalkıp gidince, bana, “Neredeyse ağzına düşeceksin kızın!” dedi. “Ne oldu? Kıskandın mı?” dediğimde, “Ne kıskanması? Aman çok da umurumdaydı!” dedi. Belli ki kıskanmıştı.

Orada yarım saat kadar bekledim. Ardından Refiye ile çıktık. Refiye uzun siyah pileli bir etekle siyah bir tunik giymişti. Başını da beyaz bir türbanla arkadan bağlamıştı, yüksek topuklu beyaz ayakkabıları ile salına salına önümde gidiyordu arabaya doğru. Esen hafif rüzgarla birlikte eteğinin altındaki götü sağa sola sallanıyordu. Arabaya bindiğimizde ona, “Çocukların yarın kesin gidiyor mu?” diye sordum. “Sen git sekreterle ilgilen!” dedi. Kahkaha atmaya başladım. Refiye bir süre sonra, “Yarın gidiyorlar! Karına ne söyleyeceksin peki?” dediğinde, “Karımı sen merak etme, ben ayarlarım bir şeyler!” dedim.

Refiye, “Yalvarırım kimseye görünme, zile de basma, geldiğinde beni ara, ben kapıyı açarım!” dedi. “Korkmana gerek yok, merak etme! Hem o kadar korkuyorsan neden benimle birlikte olmak istiyorsun?” dedim. “Senden hoşlanıyorum, seni istiyorum! Kocamdan sonra hayatımdaki ilk erkek sen olacaksın, senden başkasıyla da olmaz!” dedi. Refiye’nin bu cevabı çok hoşuma gitmişti. Sağ elimi eteğinin üzerinden kalçasına attım. Elimi tuttu, elimi bacağının üzerinde gezdirmeye başladı kendisi.

Refiye çok arzulu, şehvetli bir kadındı. Onunla çok güzel bir sikiş yaşayacağıma emindim. Elim dolgun kalçasını hissettikçe yarağım sertleşiyordu. Onu şimdi Sedat’ın evine atmayı ve çatır çatır sikmeyi çok istiyordum. O sırada telefonum çaldı, karım arıyordu. Mecburen elimi Refiye’nin kalçasından çektim, telefonu açtım. Karım, “Nerde kaldın, gelmiyor musun?” dediğinde, “Siz yiyin, benim işim var!” diyerek kapadım telefonu. Refiye ile geçen akşam gittiğimiz alışveriş merkezine gittik. Ama bu kez arabada boşaltamadım onu, etrafta bir hayli hareket vardı. Koluma girdi tekrar, memeleri koluma değiyordu. Birlikte restoran katına çıktık, güzelce karnımızı doyurduk. Yemekten sonra kol kola dolaştık biraz. Bir iç çamaşırı mağazasının önünden geçerken, Refiye kulağıma eğilip, “Ben şuradan alışveriş yapacağım, sen biraz dolaş istersen!” dedi. Götünü sallaya sallaya mağazaya girdiğinde, ben de arkasından bakıyordum.

Tek başıma bir süre dolaştım. Derken telefonum çaldı, Refiye arıyordu, “Benim işim bitti, nerdesin?” dedi. “Bekle geliyorum!” dedim. İç çamaşırı mağazasının önünde elinde iki tane poşetle bekliyordu beni.

Birlikte arabaya giderken, “Neler aldın öyle?” diye sorunca, “Yarın akşam görürsün!” dedi kulağıma. Bu cevap yarağımı sertleştirdi yeniden. Otoparka indik, bu kez etraf sessizdi. Arabaya bindik, elimi hemen eteğinin içine soktum. Çorapsız, süt beyazı kalçalarını avuçladım. Refiye, “Iğh, ımm, biri görecek, ay, yapma!” deyip duruyor, ama aynı zamanda elimi sıkıca tutuyordu. Sağ elimi kasıklarına yaklaştırdım iyice, Refiye geçen akşamki gibi bacaklarını sıkmaya başladı. Elimi yine mengene gibi sıkıştırdı. Refiye kendini kasıyor, “Hığhh, hığhh!” diye hırıltılı boğuk sesler çıkartıyordu. Elim pürüzsüz kalçalarını hissettikçe yarağım tavan yapıyordu. Refiye’nin nefes alışları hızlandı, en sonunda, “Imm, uhh!” sesleri eşliğinde boşaldı. Bacaklarını serbest bıraktığında elimi çektim. Refiye’nin yüzü kıpkırmızı olmuş, dudaklarını emiyordu. Göğsü şiddetle bir inip bir kalkıyordu. Bana, “Beni azdırıyorsun!” diyebildi sadece. Arabayı çalıştırdım, otoparktan çıktık. Onu evine gelmeden indirdim. “Dediğim gibi, gelince beni ara, ben kapıyı açarım!” dedi. “Merak etme!” dedim sadece.

Eve gittiğimde karım bir karış suratla bana bakıyordu. “Nerde kaldın?” diye çıkıştı. “İşim vardı be kadın, ne oldu gene?” dedim. Bozulmuştu, cevap vermedi. Sonra, “Yemek ısıtayım mı?” diye sordu. “Ben yedim, ama meyve varsa getir!” dedim. Birlikte televizyonun karşısında meyve yerken, karım ara ara, “Çok yeme, mideni doldurma meyveyle, gece yatamazsın sonra!” deyip duruyordu.

Yatağa girip uyumaya çalışıyordum ki, karım gene elinde bir tabak kuvvet macunuyla çıkageldi. “Hadi aslanım, ye şunu, belin kuvvetlensin, hadi yiğidim!” demeye başladı gene. Eliyle yedirdi yine, kalanı da parmağıyla sıyırıp ağzıma tıkıştırdı. Boş tabakla gitti, 5-10 dakika sonra odaya geldi tekrar. Karşıma geçip soyundu. Onu çıplak görmek yarağımı sertleştirdi. Üzerimdeki battaniyeyi çekip yere attı. Ben de külotumu sıyırıp çıkardım. Karım üzerimde ters döndü, birbirimize 69 çekmeye başladık. Karım yarağımı müthiş bir iştahla yalıyordu.

Amı vıcık vıcık sulanmıştı daha şimdiden. Dilimi amının içine sokuyor, am dudaklarını vakum gibi içime çekiyordum. Başparmağımı terli göt deliğine soktum, ardından sokup çıkarmaya başladım. Yarağım patlayacak gibiydi. Karım yarağımı boğazına kadar sokup çıkartıyor, deli gibi somuruyordu. Karımın götüne bir iki şaplak attım. Mesajımı almıştı, yarağımı emmeyi bıraktı. Üzerimde doğruldu, yüzünü bana döndü. Dizlerinin üzerine çökerek yarağımı amına hizaladı. Derken yarağım yavaş yavaş amına girmişti. Karım üzerimde yaylanmaya, ileri geri hareket etmeye başladı. Gözlerini kapatmış, saçlarını sağa sola sallayarak, “Iğhh, ığhh, oğhh, aslanım, oğhh!” diyordu. Ellerini göğsüme koymuştu, kendini ileri geri oynattıkça yarağım amına taşaklarıma kadar girip çıkıyordu. Kontrol karımdaydı. Karım ilk evlendiğimizde sikiş konusunda bilgisiz, içine kapanıkken, şimdi tamamen kendisi her şeyi kontrol ediyordu.

Memeleri aşağı yukarı sallanıyordu. Onları avuçladım, yoğurmaya başladım. Karımın inlemeleri çoğaldı, nefes alışları hızlandı. Kısa süre sonunda boğuk sesler eşliğinde boşaldı. Bense henüz boşalmamıştım. Karım üzerimde yarı baygın yatarken göt yanaklarını avuçladım sıkıca. Alttan amına var gücümle pompalamaya başladım. Karım, “Ağhh, ağhh, oğhh!” demeye başlamıştı yeniden. Yarak darbeleri onu kendine getirmişti. Alttan amına pompaladıkça kasıklarım tombul göt yanaklarında şiddetli sesler çıkarmaya başlamıştı. Memeleri ağzımın kenarına geliyordu. Onları koparacak gibi dişlemeye, emmeye başladım. Yarak darbelerim karımı üzerimde hoplatıp duruyordu. Karım vahşi bir atın üzerindeymiş gibi sallanıyordu. Bir eliyle yataktan destek alırken, diğeriyle memelerini ağzıma emmem için sunuyordu adeta. Saçlarını savurup duruyordu. Vücudum sarsılmaya başladı, “Ağhh, oğhh!” sesleri eşliğinde deli gibi boşaldım.

Amından çıktığım zaman, karım üzerimden kayıp yanıma düştü. Baygın gibiydik ikimiz de. Dakikalar sonra kendimize geldiğimizde birbirimize sıkıca sarıldık. Karım, “Yiğidim, erkeğim benim, beni hep böyle sikmeni istiyorum!” dediğinde dudaklarına yumuldum. Kanatırcasına emdim, ısırdım. Dilimi ağzının içine soktuğumda, karım dilimi biberon gibi emiyordu. Bir süre sonunda karım, “Benim uykum geldi!” dedi, kalkıp geceliğini giyindi. Ben de külotumu giydim. Birbirimize sarılarak uyuduk. Aslında uykum yoktu, karımı yeniden sikmek istiyordum, ama ertesi gün Refiye’yi sikeceğim için gücümü çok harcamamam gerekiyordu…

Devam edecek

ALINTIDIR…

Bizimki grup isteyince zenci turist buldum

seks hayatımız iyiydi birbirimiz yolds.
com tatmin edebiliyorduk ama seks yapmadan önce filim izliyorduk zamanla bizimki uzun ve kalın yarak ve grup seks merakı sardı bende bu merakını gidermek için bende ona istermisin kalın yarak dedim evet dedi ben planı yaptım beraber gittik turist bulduk biri zenci diğeride orta yaşlarda biriydi aldık eve getirdik yemek felan yedik sonra başladık sevişmeye zencinin yarağı kalın ve uzun diğer adamınki de benimkinden büyüktü bizimkini doyurdular

F?k?t b?n? .
?öyl?y?miy?rdu.
Bir gün ??vişm?mizd? filml?rd?ki gibi iki kişi t?r?fınd?n ?ikilm?k i?t?rmi?in d?dim.
K?rım h?r n? k?d?r ?lm?z d???d? ??nr?d?n böyl? birini n??ıl bulu??z d?di.
B?nd? bursa escort k?ndi?in? dış?rıy? çıkm?yı t?klif ?ttim.
? g??? ???t ???y il?rl?mişti ?vimiz? dön?rk?n y?ld? iki turu?t biz? ?t?l ??rdul?r b?n ? ?nd? k?rım? dönü? işt? ?iki?il?rin d?dim.
Turu?tl?r? bizd? k?lm?yı t?klif ?ttim.
?nl?rd? k?bul ?din?? h?m?n ?v? gittik.
Turu?tl?rd?n biri b?y?z 50 y?şl?rınd? diğ?ri i?? z?n?i 25 y?şl?rınd? idi ?v? v?rdığımızd? b?r?b?r ?turu? t?l?vizy?n ??yr?tm?y? b?şl?dık.
K?rım y?t?k ?d??ın? g?çi? ç?k kı?? ?l?n g???liğini giymişti için? i?? iç ç?m?şırı giym?mişti.

Turu?tl?r d? ş?tl?rl? k?lmıştı ?d?d? ??h??t il?rl?rk?n k?rım d?v?mlı b???kl?rını ?çı? ?mını gö?t?riy?rdu escort bursa ?rtık mi??firl?rimiz d?y?nılm?z h?l? g?lmişl?rdi.
F?k?t k?rım ????r?t ?d?miy?rdu b?nd? k?ndi?in? ilk ön?? b?nim ?ikimi ?ğzın? ?lm??ını ?öyl?dim k?rım ş?rtumu indiri? 20 ?m lik ?ikimi ?ğzın? ?lm?y? b?şl?yın?? turu?tl?r gülm?y? b?şl?yı? ?ikl?rini ?ll?m?y? b?şl?dıl?r.
Mobil sex hikayeleri gibi ilk h?r?k?t? g?ç?n z?n?i ?ldu h?m?n k?rımın ?rk??ın? g?ç?r?k ?mını y?l?m?y? b?şl?dı.
?iğ?ri i?? ?turduğu y?rd? ?ikini ?kşuy?rdu y?şlı ?l?nın ?iki in?nılm?zdı ç?k k?lın v? 27 ?m v?rdı k?rım gözünü y?şlı ?d?md?n ?yır?mıy?du K?lkı? y?şlı ?d?mın y?nın? gitti v? ? büyük ?iki ?ğzın? ?ldı ?mm?y? b?şl?dı.
Bu bursa escort bayan ?r?d? z?n?i h?l? k?rımın ?mını y?lıy?rdu.
.

B?nd? k?rımın önün? g?ç?r?k ?ikimi ?ğzın? v?rdim f?k?t k?rım y?şlı ?d?mın ?ikini bır?kmıy?rdu bu ?r?d? z?n?i g?nç 25 ?m lik y y?r?ğını k?rımın ?mın? ??kmuştu k?rım z?vkt?n çıldır???k gibiydi z?n?i n?r?d?y?? k?rımın ?mını ??rç?l?y???ktı.

Bir ?ür? ??nr? z?n?i k?rımın ?ırtın? ??tl?dı Sır? y?şlı ?d?m? g?lmişti y?şlı ?d?m k?rımın ?rk??ın? g?çti v? k?rımın götünü z?rl?m?y? b?şl?mıştı k?rım y?lv?rıy?rdu ? büyük ?iki ?l?m?y???ğını ?öyl???d? ?d?m ı?r?rl? göt d?liğini z?rluy?rdu ?d?m y?v?ş y?v?ş göt d?liğini yırt?r???ın? ??km?yı b?ş?rdı k?rım ?rtık ?ğlıy?rdu ?d?m hızlı hızlı k?rımı gött?n ?ik?rk?n z?n?i ?l?n t?kr?r ?ikini k?ldırmıştı v? ?d? k?rım? ?mınd?n girm?y? ç?lışıy?du ?d? girm?yi b?ş?rın?? k?rım h?m götünd?n h?md? ?mınd?n ?ikiliy?rdu ?rtık d?h? f?zl? d?y?n?m?yı? b?ş?ldıl?r

Sinemada tanıştık eve çağırıp grup seks yaptık

Aramız açık olduğu için onu akşam yemeği yolds.
com ne götürdüm ama giderken içindeki külot giymemesini rica ettim yemekden sonra kaçamak yapalım dedim fantezi yapalım dedim kabul etti seks filmi oynatan sinemaya gittik orda peşimize adamlar takılsada biri hoşumuza gitti onu yanımıza aldık orda grup halinde seviştik ama finali yapamadık numarasını aldık adamın adam aklımda kaldı dedim eve çağıralım sonra eve davet ettik geldi beraber evde grup seks yaptık ben amdan sikerken o ağzına veriyordu

Kahvemizi icerken adamla lafa girdik,karim bacak bacak üstüne atti adamin karsisinda admin bakislari karimin bakislari muhabbet derken ücümüz bi kenara cekilmeye karar verdik.
Gizli bir kösede karimi oksamaya basladik,adam karimin beline elini atti ben önden karimi bursa escort öpüyor ve ellerini hareketlerini takip ediyordum derken adam arkadan sarildi karima,mükemmel bi duyguydu benim icin derken karimin bluzunun altina daldi adamin elleri ve gögüslerini oksamaya basladi,Ayni anda arkasinda sürtünüyordu,karimin etegini kaldirdim karimi adamin tas gibi olmus pantolonuna dayadim iniltiler koptu,karimin eli admin seyini oksamaya basladi derken aniden isiklar yandi gece 12 olmus sinema kapaniyor.
disariya ciktik zevkten deli gibiydim arabamizin yanina gittik öpüsmeye devam ettik karim bu defa adamla öpüsmeye basladi ben arkasina gectim,neyse karim gec oldu gidelim dedi ben deli oluyordum hadi canim arabanin arka koltugunda isimizi bitirelim dedimsede kandiramadim ama telefon bursa escort bayan numaralarimizi degistikve ordan ayrildik.
Eve gittigimizde sabaha kadar neler olabilirdi dedik ve is bitirdik.
aklimizdan cikmiyordu adam her gece onu düsünerek sikistik karim o adama nasil muamele yapardi gösterdi bana sonunda telefon etmeye ve bulusmaya karar verdik.
Ama bir kac sey kararlastirdik

Mesela her sey tamam öpüsmek ellesmek yalasmak ama sikis yok.
ikimizde kararimizi aldik sürtünmekte serbest ama sadece lastikle.
Adama telefon actik ve hemen damladi sinemanin önünde bulustuk.
ordan beraberce kahveye ve dansa gittik adam araba kullanirken karim yanina oturdu ben arkaya adam karimin bacaklarini oksarken seyrettim.
neyse ordan otele yatagin escort bursa yaninda ücümüz birbirimizi soyduk ayakta sevismeye basladik adam kafasini karimin bacak arasina soktu yalamaya basladi bende memelerini her yerini karim zevkten deli oluyordu, ama cok passivdi biraz rahat olsun diye ben dusa gideyim terlemisim dedim ve ayrildim

dusu actim ve araliktan seyretmeye basladim bu defa karim asagi indi adamin tas gibi olmus sikini saksofona basladi acayip bi duyguydu benim icin dusun altina girdim cabukca yikandim ve ciktim karim bu defa adamin yüzünde oturuyordu elimdeki prezervatifi adama uzattim karimada sürtünmesini söyledim adam sirt üstü yatarken karim adamin sikinin üzerinde ileri geri sürtünmeye basladi tas gibiydi siki her defasinda girdi girecekdeli oldum zevkten karimin götünü öpmeye oksamaya basladim yakindan seyrettim ellerim karimin kalcalarinda bir an kendimi kaybettim karimin kalcalarini tüm gücümle admin sikinin üstüne bastirdim,adamin siki karimin sulanmis amina köküne kadar girdi

Bakire

Bakire
ilk uzun ilişkimi 90’lı yılların başında yaşamıştım. ilk işe girdiğimde ofiste bela bir pazarlama müdürü vardı. adı sibeldi. ofiste kimse tarafından sevilmeyen, astığı astık kestiği kesitik ama bir okadarda paçozdu. aradan bir yıl geçti hiç erkek arkadaşı olmadığını gördük. biz alt kadro “acaba bakire mi değil mi” diye sormaya ve yorum yapmaya başladık. genel kanı bekaretini çoktan verdiği yolundaydı.

aşırı kar yağışının olduğu bir akşam evi benim yolumun üzerinde olduğu için ben bırakırım dedim, oda kabul etti. evine bir kaç saatte ulaştık bu arada kar daha da artmıştı. beni evine çağırdı ve bu satte devam etme bir kaç saat sonra devam edersin dedi.

yukarı çıktık bana bir içki koydu kendi de içeri gitti. on, onbeş dakika sonra üzerinde incecik bir gecelik kıvırtarak içeri girdi ve kucağıma oturuverdi. eh artık yapacak tek şey vardı, yumulmak.

o ufacik memelerini emmeye başladım hemen zevkle inleyerek kendini geriye doğru attı. onu öpüyor okşuyor ve memelerini emiyordum. biraz sonra karşımda çırılçıplaktı ve hemen bacaklarının arasına dilimi soktum. amini götünü yalamaya başladım. karı zevkten deliye dönmüş inliyordu. yavasca parmağımı amcigina sokmaya basladım ki hemen durdurdu beni ve “bakireyim” dedi ve “öyle kalmak istiyorum” diye de ilave etti.

ben hayal kırıklığına uğramıştım ama yalamaya devam ettim. bir yandan amını yalıyor ellerimle am dudaklarını ayırıyor ve bekaret zarına bakıyordum ve onu yırtmak icin can atıyordum. bu arada sikime doru bir hamle yaptı ve anında gırtlağa kadar ağzına aldı. dışarda sadece taşşaklar kalmıştı. zevkten kudurmuştum. saçlarından tuttum ve ağzını sikmeye başladım. biraz sonra kulaklarından tuttum ve öyle sikmeye başladım. karı zevkten inliyor ağzından akan köpükler salyalar dudakarından aşağı süzülüyordu. salyaları dudaklardan memelere akmaya başlamıştı ama azgın sibel amcığını avalıyor memelerini sıkıyordu.

yerden saçlarindan tutarak kaldırdım ve kucağıma yatırdım gotu elimin aldındaydı ve hemen tokatlamaya başladım. o beyaz götü bir anda kıpkırmızı olmuştu aynı zamanda klitorisini parmakliyor ona zevk ve aciyi ayını anda yaşatıyordum. işte o anda hadi götümü sik dedi. elimin altındaki götün yanaklarını ayırdım deliğinin tam üzerine okkalı bir tükürük yolladım ve parmaklarımla tükürüğü deliğe itmeye başladım.

hemen yere halının üstüne uzattım karıyı ve tokattan kızarmış göt yanaklarını ikiye ayırmasını söyledim. dediğimi hemen yaptı. iyice tükürüklenmiş deliğine sikimin başını dayadım ve ilk seferde hiç durmadan dibine kadar indim. acı ile haykırdı gözlerinden yaşlar gelmeye başladı bir yandan küfür ediyor mahvettin götümü” diye haykırıyor bir taraftandan kurtulmaya çalışıyordu. çok ses çıkartmasın diye yerdeki donunu alıp ağzına tıktım ve biraz sesi kesildi zaten bu arada sikim göte uyum sağlamış adeta götle bir hale gelmiş acı yerini zevke bırakmış sibel zevkle inlemeye başlamıştı. elimle klitorise baskı yapmayıda memelerini sıkmayı boynunu öpmeyi dudaklarına arkadan yumulmayı elbette unutmuyordum.

15 dakika sonra artık götü acımaya başlamış ve şikayetlerde başlamıştı. “çııııık”, “yeteeeer”, “offff” gibi sözcükler sıklaşmıştı. ilk postayı göte atmaya karar verdim ve içine bol miktarda döl bıraktım. içinden çıkarttığım yarrağmı elbette ağzına vermeyi de ihmal etmedim. bu ufak temizlikten sonra hemen ağzımı amına dayadım ve adeta içini dışarı çıkartmak istercesine emmeye başladım. bir yandan dilimi içinde dolaştırıyor bir yandan da emiyordum biraz sonra haykırışlarla ve titremelerle boşaldı.

ondan sonra çokta birşey konuşmadık ben duş aldı giyindim ve evden çıktım zaten oda gece kal falan demedi. ertesi gün işte sanki hiç birşey olmamış gibi davrandık. arada buluşuyor benzer şekillerde sikişiyor ve ertesi gün tek kelime bile etmiyorduk. ancak benim tüm derdim sibeli bozmak ve onu kızlıktan kadınlığa geçirmekti.

bu arada sibelden biraz bahsedeyim size kendisi uzun boylu, ince, mavi gözlü, kısa kahve rengi saçlı, son derece soğuk görünümlü bir kızdı ve o zaman sanıyorum 35 yaşında vardı. benden yaklaşık 10 yaş büyüktü anlayacağınız. son derece titiz biriydi evi adeta bir labaratuar gibi temiz kendi gibi soğuktu. bir kaç ay bu ilişki bu şekilde gitti bu arada sürekli toplantılarda beni bozuyor ukalalıklarına ukalalık katıyor ben dahil herkesin nefretinin artmasına neden oluyordu. ancak akşamlarıda o nezaman isterse gidip onu evinde halının üstünde sikiyordum. henüz odasına bile beni almamıştı. ama benimde sabrım taşmış ve ibre sona dayanmıştı. hemen planımı yapmaya başladım ve bunu bir yaz akşamı uygulamaya koydum.

uzun bir çalışma günün ardından bazı işleri bitirmek için gece ofiste kalmıştık ben gene sibeli evine bırakacaktım ama evi yerine hiç durmadan anadolu yakasına geçmek üzere köprü yoluna saptım. ne olduğunu şaşırdı ve nereye gittiğimizi sordu ama benden cevap alamadı. gece saat 2’de çamlıca tarafına arkadaşımın evinin önünde durduk. her taraf sessizdi arabadan kolundan tutup indirdim. hiç konuşmuyordum. hemen tek katlı bu baraka denilecek eve soktum ve yere fırlattım. korku ve iğrenme duyğusuyla etrafına baktı. gerçektende ev oldukça tozlu ve bakımsızdı. üzerindeki iş kıyafetlerini adeta yırtarak çıkarttım. şimdi karşımda çırılçıplak korku ile duruyordu. bir tokatla yatağa fırlattım. yüzü koyun pis yatağa düştü hemen arkasından götüne dilimi soktum anında kıvırmaya ve inlemeye başladı. amcığı sulanmaya başlamıştı ama ona yapacağım sürprizi bilmiyordu daha. arkadaşımdan ayarlamasını istediğim sunni yarağı yatağın altından aldım ve onu yavaşça götüne sokmaya başladım. önce ben giriyorum sandı sonra ben ağzına verince anladı durumu. büyük zevkle beni emmeye başladı taşşaklarıma dalmış zevle delirtiyordu beni.

sikim taş gibi olmuş biraz sonra yapacağı görev için tam kıvama gelmişti. sibeli hemen sırt üstü çevirdim ve artık kadın olmanın zamanı geldi dedim ve sikimin başını alıp amının bir cm içindeki kızlık zarının üstüne değdirdim. işte o anda gerçekten korktu benden. kendini beğenmiş bir şekilde “sikemezsin” demesiyle sikimin amının dibini bulması bir oldu diyebilirim. şaşkınlık, acı ve korkuyu bir arada yaşıyordu ve ben hiç durmadan pompalamaya sikimi sokmaya devam ediyordum. kızlığını pis bir yatakta bu şekilde vermenin şaşkınlığı yerini yepyeni bir zevke bırakmış götündeki sunni yarağın da desteği ile sibel kendinden geçmiş boynuma sarılmış zevk içinde bağırıyor ve öpüyordu.

bundan sonra sibel ile dört yıl süren seks üzerine kuruluda olsa eğlenceli bir beraberliğimiz oldu. duyduğuma göre şu anda aynı şirketin şöförü ile berabermiş.

Azgın sevişen olgun kadın RESİMLİ

Azgın sevişen olgun kadın RESİMLİ
Merhabalar.. birgün sitede takılırken, bir erkek profili mesaj attı. bende erkek olduğumu, ilgilenmediğimi yazarak cevap verdim. Anlatacaklarını dinlememi istedi. bende kıramadım ve yazışmaya başladık. kendisinin 61 yaşında, eşinin ise 54 yaşında evli çift olduklarını, iktidar sorunu olduğunu, eşini mutlu etmek adına olgun bir beyle beraber olmasını istediğini anlattı. ve beraberken kendisinin orada olmak, seyretmek istediğini anlattı. böylelikle uzun süre yazıştık. kamerada sohbet, resimler falan derken tanışmak için sözleştik. bir cafede oturup birşeyler içecek tanışacaktık.
o gün geldi ve buluştuk. Adam oldukça kilolu, konuşkan ve kibardı.kadın ise adı Ebru, zayıf, kısa boylu ve yaşını gösteren biriydi. sadece kahvesini içip konuşmalarımızı dinliyordu. mevsim bahar olduğu için kadının üzerinde bir kaban, önü kapalı ve kot giymişti. ben pek hoşlanmamıştım. tanıştık biraz sohbet ettik, eşiyle konuşup bana mesaj atacağını söyledi ve ayrıldık. birkaç günlük sessizlikten sonra, kadının benden hoşlanmadığını zannettim. derken bir akşam adamdan msj geldi. eşinin benden çok hoşlandığını ve birlikte olmak istediğini söylüyordu. bende dürüst olmak gerekirse, eşinden elektrik alamadığımı söyledim. adamda bana, buna hemen karar vermememi, en azından bir kerede olsa, bir akşam kendi evlerinde misafir etmek istediğini, oysa eşinin görünenden daha seksi ve azgın olduğunu falan anlattı. eşininde bana yazacakları olduğunu ve klavyeyi ona bırakacağını söyledi. sonra kadınla yazışmaya başladık. kadın beni çok beğendiğini, sürekli porno seyredip mastürbasyon yaptığını ve porno filmlerdeki gibi seks yapmak istediğini söyledi ve beni ç.tesi akşamı için evine davet etti. Bende kabul ettim.

Cumartesi öğleye doğru kalktım ve bilgisayarı açıp onlara mesaj yazdım. fikirlerinin değişip değişmediğini öğrenmek istiyordum. ebru hanım dedim fakat yazan kocasıydı. Ebru’nun dışarıda olduğunu, kuaföre falan gidip birazda alış-veriş yapacağını söyledi. Akşam için eşininde kendisininde çok heyecanlı olduğunu ve bunu ilk defa yapacaklarını söyledi. sabırsızlıkla akşamı beklediklerini anlattı. Adresi yazdı ve akşam 9 gibi beni beklediklerini söyledi.
Saat giderek yaklaşıyordu. bende traş oldum hazırlandım ve yola çıktım. verdikleri adrese geldim. arabamı park edip binaya girdim ve asansöre bindim. dairenin kapısına gelip zili çaldım. kapıyı adam açtı ve beni içeriye buyur etti. salona geçtim. hemen ardından eşi başka bir odadan çıktı yanımıza geldi. tokalaştık merhabalaştık ve ben oturdum. Ebru ogün gördüğümden çok farklı göründü bana. kuaföre gitmiş, saçını yaptırmıştı. deri tayt, üzerinede bady giymişti. göğüslerinin çok küçük olduğu, dolgulu sütyen giydiği belli oluyordu. içecekleri hazırlamak üzere Ebru mutfağa gittiğinde adam bana rahat olmamı, kendisi yokmuş gibi davranmamı söyledi. bende çeketimi çıkarttım ve arkama yaslandım. ebru mutfakla salon arasında gidip gelirken sürekli beni süzüyordu. içkiler çerezler falan derken herşeyi hazırladı ve biraz müsade isteyerek başka odaya gitti. adamda eşiyle bir porno film seçtiklerini onu izlemek istediklerini söyleyerek dvd ye filmi koydu başladık seyretmeye. Az sonra ebru geldi, makyajını tazelemiş, parfümler sürmüştü.içkileri doldurdu. yanımdaki koltuğa oturdu. Adam porno filme adapte olmuş seyrediyor, ebruda sürekli beni süzüyor, arada bir eliyle deri taytının üzerinden vajinasını okşuyordu. kimse konuşmuyordu. bir yandan içkimi yudumluyor, bir yandan nasıl olacak nasıl başlayacak diye merak ediyordum doğrusu. Bu arada fark ettimki adam elini kaprisinin içinden sokmuş aletini okşuyordu. Film mature tarzıydı ve filmdeki kadın oral seks yapıyordu. benimde yarrağım sertleşmeye başlamıştı. hatta arada çaktırmadan elimle pantalonumun üzerinden düzeltiyordum. Ebru’da artık saklamadan eliyle amını okşamaya, dilini dudaklarında gezdirmeye başlamıştı. bazen göze geliyorduk. adam ise filmden gözlerini ayırmıyordu. benim içki kadehim bitince ebru kalktı ve içkimi doldurdu. sonrasında yanıma oturdu. elini bacaklarımda gezdiriyor, arada yarrağıma temas ediyordu. pantalonum iyice kabarmıştı. Ebru bir ara kulağıma fısıldayarak ” bakalım yarrağın resimlerinde gördüğüm gibi mi” dedi ve fermuarımı açıp okşamaya başladı. adamda oturduğu yerden kalkıp karşımızdaki koltuğa geçti ve bizi seyretmeye başladı. hem içkisini içiyor, arada filme bakıyor, bazende bizi seyrediyordu. Ebru bir elinde yarrağım diğer eliylede amını okşarken kacasına ” Aşkım, sana şimdi canlı porno seyrettiricem ” dedi. Dudaklarıma yapıştı resmen. ıslak dudakları çok hoştu ve sıcak. ben iyice heyecanlanmıştım. hem öpüşüyor hemde kemerimi çözmeye çalışıyordu. bende ayağa kalktım pantalonumu dizime kadar indirdim. taş gibi olmuş yarrağım artık Ebrunun önündeydi. eliyle okşamaya dillemeye başladı.
deleted artan tempoyla yarrağımı iştahla yalamaya, bazende gırtlağına kadar almaya, arada bir kasıklarımı yalamaya başladı. ateş gibi olmuş dudaklarıyla her hareketi beni azdırıyordu. bir eliylede amını okşuyordu. kocasıda kısılmış gözleriyle izliyor, mastürbasyon yapmaya çalışıyordu. Bu arada Ebru zevkten dört köşe olmuş vaziyette çılgın gibi yarrağımı yalamaya devam ediyordu.
deleted Bir ara kocası yanımıza geldi ve resimler çekmeye başladı. Ebrunun boynundan tutup ” al sana yarrak, seni azgın orospu ” dedi. Ebruda ” evet aşkım çok güzel yarrak ” ” nasılım aşkım porno oyuncusu gibi yalıyormuyum ” diyerek dahada azmış şekilde ıslak ve ateşli yalamaya başladı. kocası ” evet aşkım harika yalıyorsun” dedi. Ebru ” hiç böyle güzel yarrak yalamamıştım. amım vıcık vıcık oldu, yaladıkça amım yanıyor resmen ” dedi. ben ise zevkten dört köşe olmuştum. konuşmaları beni fena halde tahrik etmişti. bu arada kocası bana ”sende katıl bize. susma öyle. içinden nasıl geliyorsa rahat ol” dedi. bende” karını bu gece fena sikicem dostum.” dedim. ben konuşmalara katılınca ebru ” erkeğim yarrağını içimde istiyorum. amım yanıyor. hadi sik beni” diyerek adeta yalvarmaya başladı. omuzdan tutup ebruyu ayağa kaldırdım. taytını sıyırdım. küçük beyaz bir don giymişti. Amı sırılsıklam olmuştu. koltuğa doğru dizlerinin üzerinde domalttım. ilk önce yarrağımla amına masaj yaparak birden kökledim. Ahh diyerek ileri atılmaya çalıştı ama kalçalarından kavradığım için kaçamadı. inlemeye, hırıltılar çıkarmaya başladı. bende yavaş yavaş pompalamaya başladım.artan bir tempoyla pompalarken Ebruda kafasını sağa sola sallamaya, arada ufak bağırtılar çıkarıyordu. bir ara titreyen ses tonuyla ”bu nasıl yarrak erkeğim parçaladın içini” dedi. bende ”daha dur sen ne gördün ki… seni bayıltana kadar sikicem” dedim. kacasıda ”zevkini çıkart aşkım” dedi. bu arada ebru kurtuldu bende ve ileri doğru atılarak alev gibi yanan amını okşamaya başladı. bende önüne geçtim ve ıslanmış yarrağımı tekrar ağzına verdim.
deleted aynı iştahlı ve şehvetli yalamasına devam etti. ellerimle başından kavradım, resmen ağzından sikiyordum. hiç sesi çıkmıyordu. dudakları resmen alev gibi olmuştu. bende sırtına masaj yapıyor, amını okşuyor, bazende başından tutup gırtlağına kadar yarrağımı sokuyordum. nefessiz kalmıştı. yarrağı ağzından çıkarıp bana” otur şöyle, kucağına oturmak orgazm olmak istiyorum” dedi. bende oturdum. ebru karşıma geçip amını ve dudaklarını okşadıktan sonra kucağıma oturdu. kaygan olmuş amına kayarak girdim. başladı kucağımda zıplamaya. yarrağım resmen ateş gibi olmuştu. amı çok sıcaktı. o şekilde zıplayarak peşpeşe 3 defa haykırarak orgazm oldu. kocasıda bizi seyrederek kendinden geçmişti. ebru kucağımdan indi ve ”hadi sıra sende” dedi. aldı ağzına yalamaya beni boşaltmaya çalıştı. bir müddet sonra bende fışkırarak boşaldım ağzına. ağzı ve yüzü sperm oldu. boşalmış sperm kaplı yarrağımı yalamaya devam etti. kocası” nasıl dostum. Ebru iyi sikişiyor mu?” dedi. bende ” harika kadın. azgın ve sikişgen” dedim. sonra yığıldık koltuğa ve sigara içmeye başladık. ebru bana sarılmıştı ama hala titriyordu. sigaram bitince duşa gittim. salona döndüm, ebruda duşa gitti. kendime içki koyup oturdum. kocası ”dostum fena siktin karıyı.ebru bu gece senin” dedi. ben burada biteceğini zannediyordum. ” ne gibi” dedim. ”dur bir dakika” dedi ve filmi değiştirip anal seks videosu koydu. ”karımı götünden sikmeni istiyorum” dedi. ”ebru ister mi” diye sordum. ”istemesede sen sik” dedi. bir müddet sonra ebru duştan geldi. üzerinde sadece külot ve sütyenle. kendine içki koydu ve yanıma oturdu tekrar. filme gözü çarptı. ”Ayy zaten fena siktin beni, anal istemiyorsun değil mi” diye sordu. kocası hemen atıldı ”hep isterdin götünden sikilmeyi. porno seyrettiğinde hep merak ederdin. şimdi güzel bir yarrak bulmuşken yap aşkım” dedi. bende yarrağımı çıkarıp ebrunun ensesinden tutup ağzına verdim. bir elimlede göt deliğini parmaklamaya başladım. kocası ”işte böyle dostum. sert sik karımı” dedi. ebru bir süre yarrağımı yaladıktan sonra koltukta domalttım. ilk önce vıcık vıcık olmuş amına girip biraz pompaladıktan sonra göt deliğini zorlamaya başladım. ebru hayır lütfen dedikçe zorladım. kafası zar zor girdi ama ebruda titremeye kaçmaya çalıştı. ”hiç kaçma aşkım. götünden sikileceksin” dedi kocası. bende tekrar önüne gelip yarrağımı tekrar ağzına verdim. ”ıslak yala fahişe deliğine girmiyor” dedim. Ebru ”oh erkeğim” diyerek iştahla ıslak sakso yapmaya başladı. sonra tekrar arkasında yerimi aldım ve yavaş yavaş göt deliğine girdim. iki elimle kalçalarını kavramış, kaçmasına müsade etmiyordum. arada çıkarıp amına giriyor, sonra tekrar götünden sikmeye devam ediyordum. ebru kendinden geçmiş sadece inliyordu. bu şekilde hem amından hemde götünden siktikten sonra tam boşalırken içinden çıkıp ağzına verdim. göt deliğinin verdiği zevkle bende haykırarak boşaldım. tüm döllerimi yalayıp yuttu. kacasına dönüp ”teşekkür ederim aşkım. fena siktirdin beni. sanki halen içimde gidip geliyor” dedi. Bana dönüp ” sanada teşekkür ederim erkeğim” dedi. tüm gece farklı pozisyonlarda birkaç defa daha yaptık. sabah olduğunda vedalaşıp evden ayrıldım.

Abazan Liseliye Kıyak (Yedin’ci Bölüm)

Abazan Liseliye Kıyak (Yedin’ci Bölüm)
Gürkan ve ben Alman baba-oğulla

İKİNCİ BÖLÜM

Stefan’la ben,ağızlarımıza lezzetli yüklerini boşaltmış ve haşat olmuş, mayışmış oğlanlarımızın önünde ayağa kalkınca hala kazık gibi olan yaraklarımız müstehcen bir şekilde sallanıyordu. Canım oğlanım Gürkan, üzerinden çekingenliğini atmış olacak, hepimizi şaşırtarak Stefan’ın 18 santimlik kalın yarağına hücum etti ve ağzını iyice açarak koca alman yarağını yarısına kadar aldı. Ama sünnetsiz siklerle acemi olduğu için kafayı derisinden çıkarmadan sokmuştu yarağı. Yine de “Oh, Schön” diye inleyen Stefan’a bakıp ağzını dopdolu yapan yarağı emmeye başladı. Ben Gürkan’a yarağın kafasını ortaya çıkarmasını öğütledim ağzına sokmadan önce. Yavrum koca yarağı ağzından çıkarıp önce derinin sik başından sarkan ucunu diliyle oynar gibi yaladı, sonra hayranlıkla seyrederek deriyi yarağın üzerinde geri çekerek koca kafayı ortaya çıkardı. Hassas, sünnetsiz sikin çıplak başını dudaklarıyla emerek ağzına sokunca adam iyi bir inledi ve bana dönüp teşekkür eder gibi bir baktı.

Tam bu sırada Daniel aç bir adam gibi ham yaptı sikimi. Sarı, uzunca, ipek gibi saçlarını okşayarak, sikimin etrafında gerilmiş kiraz dudaklarını seyrederek, inleyerek verdim tatlı oğlanın ağzına. Azgın oğlan yarağımı deli gibi emmeye başladı. Birazdan muhteşem bir şey hissettim. Taşaklarım oğlanın çenesine yapışmış, sikimin başı küçük gırtlağından içeri girmiş ve burnundan hırsla soluyan oğlan gırtlak hareketleriyle yarağımın kafasına masaj yapıyordu. Babasının koca yarağına alışık olduğu için benim 15 santimlik sikim ona çocuk oyuncağı gibi gelmişti! Gürkan ise Stefan’ın koca Alman yarağında epey ilerlemiş, gepgeniş açılan ağzında gerilmiş dudakları arasından yarağın üçte ikisi içeri girmişti. Daniel beni hayal bile edemeyeceğim bir zevkle deli gibi gırtlağına sokup çıkarırken arada yarağımı ağzından çıkarıp kendi kendine arsız arsız birşeyler mırıldanıyor, sanırım “güzel yarak” gibi birşeyler söylüyor, bir süre sikin kafasını uzun, kırmızı diliyle çepeçevre yalıyor, öpüyor, sonra ham diye ses çıkararak yine gırtlağına kadar sokuyordu. Bir ara ağzından çıkarıp eliyle tuttuğu sikimin başını yalarken zevkten musluk gibi akan önsuyumu gören yaramaz Alman oğlan, yarağımın ucunu, çiş deliğimi dillemeye başlamış, suyu kaynağından alırken adeta sikimin içine dilinin ucunu sokmaya çalışıyordu. Bu işkenceye dayanamayıp ahh diye bağırınca da ağzında yarak kıkırdıyor ama yarağımın başını rahat bırakmıyor, dudaklarını tam sikimin ucuna dayayıp deliği emerek daha çok su çıkarmaya çalışıyordu. Bir ara içecek zevk suyu kalmayınca yarak kafamın hassas alt kısmına dadandı. Çiş deliğimin hemen altında, sik kafasının bittiği alt kısmını amansızca dillerken ben zevkten ağlar gibi olunca oğlan gülerek tüm ağzını başın altına yapıştırıyor ve hem emiyor, hem yalıyordu. Bu yaptığını Gürkan görse de sonra bana uygulasa diye düşündüğümü çok net hatırlıyorum. Ama Gürkan’ın ağzında başka bir lokma vardı o anda.

Gürkan koca sünnetsiz yarağı ağzına sokabileceği kadar, gözleri sulanana kadar sokup çıkarıp dinleniyor, bir dahakinde biraz daha derine sokup rekor kırmaya çalışıyordu. Stefan’ın kalın, düzgün yarağının derisi kafasının altına takılmış, çıplak kalmış yarak kafası Gürkan’ın ağzına bol bol önsu akıtıyor olmalıydı. Çünkü Gürkan nefes alıp dinlenmek için yarağı ağzından çıkarınca sik başıyla dudakları arasında çektikçe saydam bir ip gibi uzayan bir önsu damlası, oğlanımın ağzıyla bu muhteşem yarak arasında bir köprü gibi sallanıyordu. İp gibi yarak suyunu gören Gürkan’ım diliyle herifin sik kafasını yalayıp tatlı sularını yemeye çalışıyordu. Bir yandan da adamın kocaman ve sarkık taşaklarını okşuyor, arada onları da emiyor yalıyordu. Herifin koca taşaklarının ikisi birden oğlana büyük geliyor, o da tek tek ağzına alıp emerken dilliyor, sonra kalınlığı yüzünün adeta yarısını kaplayan yarağın altını kökünden başlayarak başına kadar defalarca yalıyor, sonra sadece koca başı ağzına sokarak dilliyor ve vantuz gibi emiyordu. Sünnetsiz yarağın hassas başı böyle emilince adam Almanca söylenerek inliyor, Gürkan da tatlı Alman oğlan tarafından aynı şekilde deliye döndürülen abisinin intikamını almanın sevinciyle daha da bir şevkle yarak kafasını emiyordu. Yeterince işkence yaptığını hissedince tekrar rekor denemesine girişiyor ve ağzını dolduran yarağı alabildiği kadar içeri almaya çalışıyordu.

Biz iki adam, yaraklarımız iki dünya güzeli oğlanın iştahlı ve becerikli ağızlarında, bu muameleye fazla dayanamadık ve 1-2 dakika arayla sessiz koyda özgürce inleye inleye fışkırttık. Gürkan’ın ağzı adamın koca yarak başıyla çok dolu olduğu için döller ağzından dışarı taşmaya başladı. Stefan yarağı ağzından çıkarıp oğlanımın tüysüz yüzüne sürterek fışkırtmaya devam etti. Gürkan’ın yüzü, kapalı gözleri, kulakları, alnı dölle kaplandı. Benim daha mütevazi yarağımla son derece rahat olan azgın Daniel ise, son bir işkence yapmak ister gibi yarak başımı acımasızca emerken döllerimi çölde su bulan birisi gibi yutkuna yutkuna içti. Sikimi kökten başa emerek iyice temizleyip ağzından şlop diye bir sesle çıkardıktan sonra taşaklarımı, yarağımın altını deliler gibi yalayarak kaçma fırsatı bulabilmiş her damlayı emdi, yuttu. Sonunda bir de çok tatlı birşey içmiş gibi ağzını şapırdatarak “Ahhhhhh” dedi. Gülerek ve sevgiyle ağzına yapıştım, götünden tutup kucağıma aldım, bacaklarını belime sararak sarıldım ve muhteşem küçük, ipeksi götünü mıncıklayarak ağzının içini yedim. Döllerimin ve tatlı oğlan ağzının tatları birbirine karışmış nadide bir şurup gibiydi. Bu sırada Stefan Gürkan’ın yüzündeki dölleri hala kasılan sikinin başıyla yüzünün çeşitli yerlerinden oğlanın ağzına taşıyor, döle bulanan yarak kafasını ve etrafında biriken dölleri oğlanımın ağzına itiyor, susamış gibi emen yavrum döllerini yutarken adamın yarağına işkence yapıyordu. Stefan oğlanımın yüzünde kalan son döllerini de yalayarak Gürkan’ın ağzına yapıştı ve inleyerek onunla paylaştı.

Oğlanları kucağımıza alarak oturduk ve biraz daha öpüştük. Stefan’la ben birbirimizi oğlanların yarak yeme konusundaki becerileri için tebrik ederken onların güzel taşaklarını ve götlerini okşamaya devam ediyorduk. Bizim yaraklarımızı yerken ve bu son okşamalar nedeniyle azan oğlanların sikleri yine taş gibi olmuştu. Ama biz yetişkinlerin pili şimdilik bitmişti. Daniel kucağımdan kalkarak Gürkan’ın elinden tuttu ve karşıdaki mindere sırt üstü yatarak Gürkanın başını sikine doğru, sikini de ağzına doğru çekti. İki oğlan birazdan gürültülü bir şekilde birbirlerinin yaraklarını yiyor, bize ders verir gibi önümüzde gösteri yapıyorlardı. Gürkan üstte götünü indirip kaldırarak düzgün sikini alttaki tecrübeli Alman oğlanın gırtlağına sokup çıkarıyor, bir yandan da babasının koca yarağını az önce yiyerek pratik yaptığı için oğlunun güzel sikini rahatça dipliyordu. “Küçücük oğlanda hortum gibi yarak ya, nefis birşey” diye söylenip deli gibi emiyor, arada durup o nefis sikin derisini ileri geri yaparak bir saklanıp bir görünen başını seyrediyor, derinin içine dilini sokarak sikin başını yalıyor, derinin altındaki kaygan yumuşaklığa hayran oluyordu. Bir ara deriyi lastik gibi iyice çekip uzatarak etten yumuşak bir kayış gibi yapıp emdi, sonra bırakıp “Of keşke benim de böyle derim olsaydı” dedi. Birazdan tüysüz pembe taşaklarının ikisini birden ağzına emip yalarken sırt üstü yatan oğlanın bacaklarını iyice geriye doğru çekince bir an oğlanın benim de ölesiye hayran olduğum ipek gibi bir amcığa benzeyen tatlı beyaz deliğini gördü. Susamış bir mecnun gibi diliyle dalınca Alman oğlan ilk kez ciddileşti ve “uufffff” gibi bir ses çıkarttı. Babasıyla ben bir an bakıştık ve güldük. Gürkan diliyle tatlı oğlan amını iyice yaladı, emdi, sikti, gevşetti. Bu arada Daniel kız gibi sesiyle çığlıklar atıp Almanca söyleniyordu. Sonunda “Fick mich, Gürkan, fick mich” diye bağırdığında Almancam buna yettiği için, Stefan gülerek izlerken, ben oğlanıma “Sikmeni istiyor yavru, hadi yine iyisin, kalk da sik şu güzel götü” dedim gülerek.

Gürkan hemen doğrulup oğlana baktı, gözü dönmüş bir hayvan gibi oğlanın bacaklarını omzuna attı ve şehvetle bakan Daniel’in deneyimli güzel ve kendi salyasıyla sırılsıklam olmuş oğlan amcığına ustalıkla kaydı. “Ohhhh” diye inlerken yüzünde arsız bir gülümseme olan oğlanın dudaklarına yapışıp oğlanı sarsa sarsa sikmeye başladı. İki oğlandan çıkan sesler müthişti. Benim yarak yine nerdeyse tam kalkmış, Stefan’ın etli tombul yarağı ise taşaklarının üstünde sakince duruyordu; ama az önceki bitkin halinden daha şişkindi. Yarağına baktığımı görünce gülümseyerek ensemden tutup nazikçe o nefis organa doğru çekti. Beyaz tenli kumral oğlanımın sarı Alman çocuğu çatır çatır sikişini izlerken, derisi kafasını tamamen kaplayan yumuşak etli yarağı ağzıma attım. Ağzında emziğiyle rahatlayan bir çocuk gibi ağzımın içinde hissettim bu tombul yarağı. Stefan da elini benim artık tamamen kalkmış yarağıma atıp sıvazlarken oğlanları seyrediyor, İngilizce olarak, “Aferin Gürkan, sik oğlumu, sik onun tatlı götünü” diyordu. Güzel yarağı ağzımın içinde büyümeye ve ağzıma sığmayıp taşmaya başlamıştı. Çıkarıp bakınca Gürkan’ın hortum dediği deri ucundan kafasını ve çiş deliğini gördüm. Derisinin içine dilimi sokup o deliği yalamaya, derinin altından dilimi başın etrafında dolaştırmaya başladım. “Ohh, sehr schön” deyince herif ufak bir gurur duydum. Böyle bir yarak yerken kendimi oğlan gibi hissetmiştim.

Bu arada ikimiz de oğlanları seyretmeyi ihmal etmiyorduk. Bir ara Daniel Gürkan’ı itip plop diye bir sesle götünden çıkarttıktan sonra onu iterek sırtüstü yatırdı ve kolaylıkla sikine oturup zıplamaya, “Ja, das ist schön, fick mich” diye söylenirken yüzünde bir gülümsemeyle sarı kafasını geriye atmaya, iki yana sallamaya başladı. Gürkan alttan çatır çatır vurdukça oğlan zıplıyordu. Stefan’la ben iki oğlan sever olarak bu manzaraya daha fazla dayanamadık, ayağa kalktık. Alman adam benim oğlana dönüp kafasına oturur gibi yapıp gevşek, koca taşaklarını ağzına sallandırınca Gürkan hiçbir söze gerek olmadan çok sevdiği belli olan taşakları yine tek tek emmeye başladı. Bu arada adamın taş gibi olmuş koca yarağı Gürkan’ın yüzünde boylu boyunca duruyor, oğlanım taşakları yedikçe arada bir zıplıyor, şap diye hafif bir ses çıkararak oğlanımın alnına çarpıyordu. Bir ara Stefan yarağı tutup Gürkan’ın ağzına, çenesine, yanaklarına şap şap vurmaya başladı. Vurdukça yine bolca akmaya başlamış olan önsuları oğlanımın dudaklarına, yanaklarına bulaşıyor, sikinde zıplayan ipeksi oğlan götünün şehvetiyle kendinden geçmiş olan Gürkan’ım adamın yarağını ağzıyla yakalamaya çalışıyor, dudaklarına bulaşan zevk sularını diliyle yalayıp yutuyordu.

Oğlanımın sikinde zıplayan sarı Alman oğlanın tatlı koca siki de boşta kalmıştı. Eğilip onu iştahla ağzıma aldım. Oğlanın sesi daha kuvvetle çıkmaya başladı. Gürkan yüzündeki yarakla köşe kapmaca oynarken, alttan Daniel’in güzel beyaz götüne vurdukça, Alman çocuğun uzun siki ağzımı sikiyor, ben birşey yapmadan, sadece dudaklarımla emer, dilimle yalarken, Daniel’in siki ağzıma girip çıkıyordu. Bu şekilde sanki ağzımı Gürkan’ım sikiyor ama bunu başka bir oğlanın yarağını kullanarak yapıyordu. Ağzında, yüzünde bir Alman yarağı, sikinde ise aynı Alman’ın tatlı sarı oğlunun götü ile deliye dönen Gürkan İngilizce olarak akıtmak üzere olduğunu haber verdi. Stefan yarağının koca başını Gürkan’ın ağzına daldırırken, oğlu da İngilizce “Ben de geliyorum” diyerek Gürkan’ın sikinde daha şiddetle zıplamaya başladı. Gürkan ağzındaki koca yarağın üzerinden boğuk ama hayvani bir çığlık atarak Daniel’in götüne son kez vurdu ve köküne kadar sokarak kaldı. Zıplaması durunca ben tatlı sarışın oğlanın yarağını deli gibi emmeye devam ettim, ve birkaç saniye sonra kız gibi ince bir sesle bağıran oğlan ağzımı bal gibi tatlı bir sütle doldurdu. Onun siki ağzımda kasıldıkça götündeki yarağı sıvazlanan Gürkan da bağırıyordu. Yutmadan o güzel siki fışkırması durana kadar emdim. Nefes nefese olan Gürkan’a yönelince Stefan kazık gibi yarağını oğlanımın ağzından plop diye çıkardı, ağzına yapışıp Alman çocuğun tatlı götünü sikerek çıkarttığı bal sütünü Gürkan’la paylaştım. İkimiz de inleyerek oğlanın kaymağını birbirimizin ağzından yedik. Daniel Gürkan’ın yarağını hala götünden çıkarmamış, babasının boşta kalan yarağını öpüyor, çiş deliğinden akan ön suları emiyordu. Gürkan’ı bırakıp Daniel’e yöneldim. Tüysüz, ipeksi taşaklarının altından elimi sokup Gürkan’ın sikinin kökünü, oğlanın tatlı amına girdiği yerden tuttum, sonra da elimle göt arasını iyice kavrayıp oğlanı geri yatırarak Gürkan’ımın yarağını götünden çıkarttım, Daniel’i de sırt üstü yatırıp oğlanımın sütlerini dökmeden bacaklarını arkaya attım ve taze sikilmiş amcığı çiçek gibi ortaya çıkardım. Babasının seyrederken çıkardığı hayvani inleme sesleri arasında o güzel deliğe dalıp maden arar gibi oğlanımın sütlerini dilimle aramaya başladım. Zaten henüz kapanmamış güzel tüysüz büzük bana aradığım hazineyi kolayca verdi. Dilimle topladığım sütleri ağzımda biriktirdim, delikten akan bütün oğlan balını topladım. Başka kalmayınca, tatlı Alman’ın bacaklarını indirip ağzına yapıştım ve kendi götünden çıkmış oğlanımın sütünü onunla paylaştım. Gürkan’ın dölünün tadını ilk kez alıyordu.

İkinci bölümün Sonu. Devamı gelecek.

Yorumlarınızı, yapıcı eleştirilerinizi, varsa övgülerinizi ve her türlü iletişiminizi galactus72@gmail.com adresine beklerim.

Kocamla Sikiş Fantazilerimiz

Kocamla Sikiş Fantazilerimiz
Selam. Ben Hande, 24 yaşında, 1.77 boyunda, atletik vücutlu, evli ve çalışan bir kadınım. Etrafımca oldukça beğenilen biriyim. Dört yıl önce tanışıp evlendiğim kocam ile oldukça güzel ve mutlu bir yuvamız var. İlk evlendiğimiz dönemde seks hayatımız o kadar yoğundu ki, hergün en az 3-4 kez sikişir sonrada yorgunlukta uykuya dalardık. Seks fantazilerimiz uçuk kaçık olur, bazen de bu fantazileri gerçekleştirmeye çalışırdık. Hatta birgün arabada sikişirken bekçiye yakalandığımız bile oldu. İlk yılımız böylelikle geçti. Son zamanlarda ise kocam kendini işlerine vermiş, artık seks hayatımız git gide durmuştu. Her ikimiz de işlerin yoğunluğu ve yorgunluğundan artık haftada anca 1-2 kez sikişiyorduk. Benim azgınlık dönemlerimde ise vibratör veya kocam ile kendimi az da olsa tatmin edebiliyordum. Bir ara bende porno merakı başladı. Artık kendimi boşaltırken tutku haline gelen porno filmler bana dahada zevk veriyor, onların yaptığı sekse özeniyordum.

Bir akşam yine porno filme dalmış, kocaman yaraklı iki adamın bir kadını sikmesi beni çıldırtmış, ben de vibratörümü amıma sokmuş git gel yapıyordum. Tam o esnada kocam evden içeri girdi. Ben istifimi hiç bozmadan vibratörümle oynamaya devam ettim. Kocam anlamsızca yüzüme baktı. Ne yapıyor dercesine, bir filme bir de bana bakıyordu. “Ne yapıyorsun canım?” dedi. Ben de, “Ne yaptığımı görmüyor musun? Bu kadın gibi sikilmek, iki erkek arasında tost olmak istiyorum!” diyerek kendimi kastım ve titreye titreye boşaldım. Kocam önce şaşkın şaşkın bana baktı, sonra şaşkınlığını üzerinden atıp soyundu, ben nefes nefese kalmışken, direk amcığımdan gelen suları yalamaya başladı. Beni yavaş yavaş kıvama getirdi, sonra usulca yarrağını amımdan içeri kaydırarak dudaklarıma yapıştı…

Ben yan gözle yine porno filme bakarken, kocam, “Tost olmak istiyorsun, öyle mi?” diye sordu. Ben de nasıl olsa seks anında söylediğim birşey düşüncesi ve azgınlık ile, “Evet!” dedim. Sonra kocam dahada hızlandı ve “Tekrarla!” diyerek bağırdı. Ben de, “İki kişi beni siksin istiyorum!” diyerek avazım çıktığı kadar bağırdım. Kocam bu durumda deliler gibi gidip geliyor, bir taraftan göğüslerimi yalamaya çalışıyor, diğer taraftan ellerini vucudumda dolandırıyordu. Bu halde iken ikimiz de aynı anda boşaldık. Kocam zor bela üzerimden yana sıyrılıp dinlenmeye çekildi. Ben de çok yorulmuştum. Eskisi gibi çok iyi sikmişti beni. Aradan bir saat geçmesine rağmen ikimizde birbirimizle hiç konuşmamıştık. Sonra bana doğru dönüp, sert memelerimi avuçlamaya başladı. Sonra beni öpmeye ve yavaşça vücuduma dokunmaya başladı. Ben de karşılığını vermeye başlamış, seksi seksi bakışlar, öpücükler kondurmaya başlamıştım…

“Demek iki kişi ha?” diye sordu. “Evet, iki kişi, evet, evet!” dedim. Ve seks esnasında sürekli tekrarladım bunu, “Artık önü alınmaz bir istek girdi içime canım, iki kişi istiyorum!” dedim. Kocam da bir ara kulağıma, “Hayatım istiyorsan ayarla, ben de seni sikilirken izlemek istiyorum!” deyince, ben yine kasılarak boşaldım. Boşalır boşalmaz da kocamı boşaltmak adına, “Beni kimin sikmesini istersin?” diye sorular sormaya başladım. Kocam da, “Kimi istiyorsun, sen söyle!” dedi. Kocama işyeri ile ilgili konuşurken Murat beyin yakışıklılığından bahsetmiştim, ve o anda aklıma ismi geldi, “Murat bey vardı ya, hani yakışıklı, o olur mu?” dedim. Kocam da “Tamam olur! Muratı bu yatağa getirip kendini siktireceğine, benim de sizi izleyeceğime söz ver!” dedi. Ben söz verdiğim an, kocam bağırarak boşaldı. Sonra ter kan içinde yanıma uzandı ve direkt, “Muratı ne zaman getireceksin?” diye sordu. “En kısa zamanda!” diyerek yüzüne baktım. Şaşkındım, acaba şaka mı, yada uçuk fantazi mi diye alamaya çalışıyordum. Kocam ise gayet ciddi bir şekilde, “Peki ya Murat işyerindeki arkadaşlarına anlatırsa?” diye sorular sormaya başlayınca, ciddiyetini anladım. İçimi heyecan kaplamıştı. Murat Bey ile karşılaştığımda sadece ‘Merhaba’ diyordum, başka da bir samimiyetim yoktu. Nasıl ayarlarım diye düşünmeye başlarken o yorgunlukla uyuyup kalmışım.

Aradan birkaç gün geçti. Artık Murat beyi görünce daha da bir samimiyet göstermeye çalışıyor ve gözlerimi önüne dikiyor, acaba siki büyük mü diye düşünüyordum. Bir gün kocam birkaç günlüğüne şehirdışına gitti. Ben de hergün Murat beye kendimi gösterip, selamlaşıp, samimi olmaya çalışıyordum. Kantinde öğlen yemeği yerken tesadüf aynı masaya oturduk. Ben de bunu fırsat bilip konuşmaya başladım, “Bilgisayar alacağım, siz anlar mısınız?” dedim. Bu arada bilgisayarın onun ilgi alanlarından biri olduğunu öğrenmiş, yavaş yavaş samimiyeti artırmıştım. Hatta akşam iş çıkışı nöbette olmadığını, beraber gidip bilgisayar bakabileceğimizi söylemişti. Ben de kabul ettim. Akşam iş çıkışında Murat bey yanıma geldi, beraber bir AVM’ye gidip bilgisayarlara baktık. Sonrasında bir çay içip ayrıldık.

Bir iki gün sonra Murat beye, “Bilgisayarı aldım!” dedim. Biraz konuştuk, bana Facebook adresini falan verdi, sonra ayrıldık. Akşam kocamı telefonla arayıp, “Murat beyi Facebookdan ekleyeyim mi?” diye sordum. Kocamın onayı ile ekledim. Tesadüf olacak ki, online olduğunu görüp, iletişime geçtim. Biraz havadan sudan muhabbetten sonra, sohbet koyulaşmış ve ben olayı dönderip evirip çevirip seks konusuna getirmiştim. Murat beye, “Tüm vücudum yanıyor, benim bir doktora ihtiyacım var! Doktorum olurmusun?” dedim. O da, “Olurum, hadi bana gel!” dedi. Ben de, “Kocam evde değil, sen gel, beni evimde tedavi et!” dedim. Adresimi aldı ve kısa zamanda eve geldi…

İçeri girer girmez etrafa bakınıp, “Kocan nerede?” diye sordu. “Kocam şehirdışında!” deyip, Murat beyin tedirginliğini rahatlattıktan sonra, “Beni yatağımda tedav et!” diyerek alıp yatakodasına götürdüm. Yatağa oturdu. Ben de yanına oturdum ve, “Tedaviye başla!” diyerek dudaklarına öpücük kondurdum. Murat bey bir anda ayağa kalkıp hızlı bir şekilde beni soydu. Sonra da kendisi soyundu ve beni öpmeye başladı. Yarrağı dimdik olmuştu. Kocamınkiyle aynı, belki az biraz daha büyüktü. Hemen yarağını ağzıma aldım. Biraz emip sömürdükten sonra yatağa yattım ve bacaklarımı ayırdım. Yarrağını amıma dayayıp tek hamlede kökledi ve sikmeye başladı. Zevkten dört köşe olmuştum. O gece sabaha kadar seviştik ve sikiştik, hiç uyumadık. Sabah erkenden işyerimize gittik. Artık her öğlen beraber oturuyor konuşuyorduk.

Birkaç gün sonra, akşam kocam eve geldi. Hemen kocamı soyundurdum ve öpüşmeye başladık. Sonra yatağa girip, sevişmeye devam ettik. Tam bana soktuğu an, kulağına, “Murat beye siktirdim kendimi! Hem de bu yatakta! Yarağı da seninkinden az daha büyük!” dedim. Kocam azgın bir boğaya döndü, siktikçe sikiyordu. “Nasıl başladınız? Neler yaptınız?” diye sorular sorarken, birden böğürerek boşaldı. Amımdan çıktıktan sonra, yanıma uzandı ve bir ara, “Sana inanmıyorum!” dedi. Ben hiç istifimi bozmadım, olanları tüm detayıyla anlattım. Ben anlatırken kocamın siki yeniden kalktı ve amıma geçirdi. Kocama Murat beyin beni sikerken iltifatlarından bahsederken elimi telefona attım ve kocam beni sikerken Murat beyi aradım. Sesini hoparlöre verip, “Beni özledin mi hayatım? Ben senin yarrağını feci özledim!” dedim. Murat bey de, “Davet etmeni bekliyorum, seni özleyip özlemediğimi o zaman göreceksin!” dedi. Ben de, “O zaman hemen gel, yatakta seni bekliyorum, amım vıcık vıcık!” dedim. Murat bey de, “Hemen geliyorum aşkım!” deyip kapadı.

Kocam kıpkırmızı olmuş, yarrağı amımın içinde bir anda sönmüş, şaşkınlıkla bana bakıyordu. Kocamı üstümden itekleyerek kaldırdım, “Artık yeter, sevgilim geliyor, biraz da onunla ilgileneceğim!” dedim ve kocama, yatak odasının karşısında bulunan banyoya geçip, beni sikişirken izlemek isteyip istemediğini sordum. Çok şaşkın bir halde idi. Anlamsızca bakıyordu. “Yada dışarı çık!” dedim. İlk önce itiraz edecek gibi oldu, ama hemen önüne eğilerek ağzımla yarrağını iyice büyüttüm. Sonra, “Hadi bakalım, gerisi sonra!” dedim. Şaşkınlığını üzerinden atmadan yatak odasının kapısını söktürdüm. Kocamı hemen banyoya sokup, kapıyı kapattım…

Murat bey de çok geçmeden gelmişti. İçeri davet ettim. Yatak odasına geçer geçmez, “Kapı nerede?” diye sordu. Ben de altının sürttüğünü, marangozların yarın getireceğini söyleyip geçiştirdim. Hemen soyundu bir taraftan iltifatlar ediyor, diğer taraftan beni öpüyor, elimi de yarrağına çekip okşamamı istiyordu. Tam o esnada yatak odasından dışarı baktım. Kocam banyo kapısını aralamış başını uzatmış bizi izliyordu. Murat bey kocamı görürse ne olur diye çok korktum. Ama bir taraftanda kocamın gözü önünde sikilecek olmam ayrı bir heyecen veriyordu. Murat bey tüm vucudumu dili ile yokladı. Ben inliyor, bir taraftan da kocama bakıyordum. Kocam yarrağını eline almış, canlı porno izliyor gibiydi. Murat bey kısa süre sonra yarrağını amıma sokacağı an, “Ohhhhh! Sok aşkım kocaman yarrağını!” diye bağırdım. Murat bey kudurmuş gibi sikiyor, beni havalara uçuruyordu. Kocamın bizi izlediğini bildiğim için dahada bir zevk ile kasıla kasıla boşaldım. Murat bey ise hiç dur durak bilmeden devam etti sikmeye, beni birkez daha orgazm ettikten sonra kendi de boşaldı. Nöbetten geldiğini ve yorgun olduğunu, gitmesi gerektiğini söyleyerek, dudaklarımı öperek giyindi.

Ben Murat beyi kapıya kadar uğurladıktan sonra, o gece sabaha kadar kocam ile seviştik ve sikiştik. Şimdi de fantazimiz, benim en kısa zamanda Murat beyi ikna edip, kocam ile beraber beni sikmesi

Bilmediğin yere karınla gitmeyeceksin….

Bilmediğin yere karınla gitmeyeceksin….
İranın ambargosu kalkınca ticaret olanakları açılmış ve bana da hiç istemememe karşın Tahran yolu görünmüştü. Gideceğimi duyunca eşim Sema resmen yapıştı “Lütfen sevgilim ben de geleyim oraları çok merak ediyorum, hem çarşafla gezmek ne kadar ilginç biliyor musun” gibilerden beynimi sikiyordu. “Geleceksen gel ama oralarda sana göre bir şey yok, ne içki var ne orospuluk peşinde koşabileceğin ortam var” dedim. Demez olaydım….

Sabhın köründe Tahran’a indiğimizde Sema çarşafına bürünmüş, gözlerine kalın sürmeler çekmiş ve yerel kadınlardan farksız bir hale gelmişti bile. Ayakkabılarının payetli olması hoş karşılanır mı acaba diye aklımdan geçerken gümrükten hızlıca geçmiş otele varmıştık bile. Asansör tanımadık kokular ve ter kokuyordu ama oda temizdi, sabah mabah dinlemeden “Hiç çarşaflı karı sikmedim gel bakalım buraya” diyerek Sema’yı kapı eşiğinde domaltıp sikecek kadar uyarmıştı gözündeki sürmeyle ayakkabılarından başka yerini göremiyor olmak. Eteğini kaldırdığımda dehşetle don giyemeiş olduğunu gördüm içine.. Şaşkınlığımı kahkahası izledi “Bilmiyordum sanki otele kadar ancak dayanacağını sapık herif” diyerek kıçını kıvırdı kasıklarımın önünde. Boşalmam tahminimden önce gerçekleşmiş ama onunda çığlığını da duymuştum boşalırken.

Biraz kestirme, kısa bir duş ve toplantıya doğru yola çıkarken sevgili karım uyuyordu.

Tahmin ettiğim gibi toplantı sonuç doğurmadı ve yarın buluşur hallederiz inşallahlarla ayrıldık. Otele getiren sürücü Azeri kökenliydi ve Türkçesi mükemmele yakındı herhalde Istanbulda filan okumuştu. “Akşam gezmeye gider miyiz beyefendi” sorusuna nereye gidilir ki diye yanıt verirken olacakları tahmin etmem olanaksızdı elbette.

Sonuçta Mesut beyin eşimle beni Tahran’ın ünlü bir kebepçısına götürmesinde anlaştık. Sema çarşaflandı arabaya atladık ama arkadan öne eğilip kulağıma “İçim yine boş biliyomusun” demesiyle aklım çıktı. Neden donsuz gezmeye bu kadar meraklıydı bu karı? Bu garip ülkede yapılacak şey miydi bu ve ne gereği vardı diye düşünürken uyarıldığımı farkına verdım ve inşallah tevkif olmadan döneriz memlekete dedim içimden. Kebabçı sıradan kebap lezzetsizdi, çıktık, otele dönecekken Sema “Mesut beyciğim ilginç bir şey yok mu bu şehirde” demez mi. Mesut tüm Azeriler gibi anasının gözü olayı anında çözdü sanıyorum o anı sonradan düşündüğümde, “Olmaz mı hanımefendi” dedi “Sadece malum, bizde alkol yasak ama başka şeyler var dilerseniz onlara bakalım nargile severseniz” “Yaşasın” diye el çırptı Sema acemi kız numarasını yaparak. Ben içimden başımıza gelecekler var dedim ama ne çare…

Nargileci şehrin biraz daha az ışıklı bir bölgesindeydi, Bahçesi yüksek duvarlarla çevrili bir bağ evi, Bizim doğudaki evlerden farkı yok, kapıyı açan adamın saygısına kadar herşey aynı. Sema önümde çarşafın içinde kırıtarak girdik içeri Mesut “Ben arabadayım beyefendi” dedi “Meraklanmayın çocuğa anlattım sizi ağırlayacaklar içeride”. Çocuk dediği kapıcı koca adamdı ve gözlerini karımın kırıtan götünden alamıyordu. Neyse kazasız belasız bahçeyi geçip eve girdik ama içerisi dumandan göz gözü görmeyecek durumda… Sözde çocuğa ne bu diye sorunca Türkçe nargile dedi, iyi dedik salona attık kendimizi. Duvar kenarındaki peykeler kilim kaplı, her birinin önünde küçük bir sehpa ve iki tane nargile var. Gelen garson mu diyeyim kahveci mi kimse işte hazırladı ve Acemce birşeyler dedi ama biz anlamayınca da uzun uzun Sema’ya bakıp gülümsedi, garipsemedim değil doğrusu bu kadar saygılı insanların arasından böyle yavşağının çıkmasını ama ses etmedim. İlk nefeste aldım kokusunu iyi kalite Afgan esrarının Sema’da bakıp “Oh yaa” dedi “Özlemişim”. “Burada kudurmaya kalkma sakın bak” dedim esrara verdiği tepkiyi bildiğimden. “Rezil oluruz, hem de suç” “Aman be” derken bacaklarını birbirine sürtmesinden başımıza gelecekleri tahmin etmeliydim ama benim de kafam iyi olamaya başlamıştı bile.

O herif ne ara geldi, ne ara bir şey lazım mı dedi, biz hayır derken ne ara bir dansöz çıkıp oynamaya başladı bilmiyorum ama dansözün tamamen kapalı bir kıyafette oynamasından daha garibi oyun bitince gelip aramıza oturuvermesi oldu. yüzündeki peçeyi açıp Acemce birşeyler derken sesinin erkek sesi olmasını esrara bağladım, bana arkasını dönüp Sema’yı yanağından öpmesini de kızkıza muhabbet diye algıladım ama karımın dansöz kıza yumulup dudaklarından öpmesi esrarlı kafama bile garip geldi. Karımın her türlü orospuluğunu bilirim ama biseksüel eğilimini görmedim şimdiye kadar ne iş yahu bu derken iki tane herif o tahta oymalı paravanlardan getirip önümüze koyunca dünyayla ilişkimiz kalmayıverdi sanki küçük bir odadaydık artık. Dansöz yüzünü bana döndüğünde hoş yüzlü bir delikanlıyla karşılaştım. “Merhaba” dedi ve uzanıp dudaklarımda kısaca öptü. Bu sırada eli Sema’nın kucağındaydı ve eşim bundan hiç gocunmuyordu. Delikanlı benim nargilemden derin bir nefes çektikten sonra Semaya uzattı ve onun da çekmesini sağladı, çarşafın altında karımın bacaklarını birbirine sürttüğünü görebiliyordum ama sanki taş olmuştum herşeyi görüyor duyuyor fakat bir eylem alamıyordum.Çarşafının etekleri sıvanmış yeni ağdalanmış amcığı tabak gibi ortaya çıkmış karım ise elinde marpuç esrar çekerken delikanlı memelerini emiyordu. Kıprıdamadan izlemeye devam ederken delikanlı dansöz kıyafetinin altındaki şalvarı sıyırmış taş gibi olmuş kocaman yarağını Semanın ağzına dayamıştı bile. Demin de söylediğim gibi karım esrar ve alkol etkisindeyken sadece seks düşünen bir varlığa dönüşüyor ve dönüşüm çoktan tamamlanmıştı. Dansçı delikanlının insanı korkutacak boyuttaki yarağını emerken eli amındaydı ve çoktan birinci orgazmını yaşamıştı. Ben taş olmuş izliyordum. Hayret, korku, heyecan, uyarılma…

Oğlan yarağını karımın ağzından çıkartıp amına dayadığında elim zorlukla pantolon düğmeme ulaşmıştı. Ben düğmeyi açıp sikimi çıkartana kadar Sema çatır çatır sikiliyor ve bağırması yüksek müzik nedeniyle duyulmuyordu. (Diye umuyordum). Hareketlerim tamamiyle ağırlaşmıştı ama algılamamda hiç bir eksilme yoktu. Adam dansöz ayağıyla aramıza girmiş çatır çatır karımı sikiyordu resmen ama sesim bile çıkmıyordu bırakın yerimden kalkmayı. Sema’nın sayabildiğim kadarıyla dördüncü orgazmından sonra herif karımın üstünden kalktı ve nargilenin marpucunu bana uzattı, çekiyorum ama duman gelmiyor diye ellerimi adamın kıçına dolayıp marpucu kendime doğru çektiğimde boğazıma dayanan şeyin nargile marpucu değil dansözün yarağı olduğunu anladığımda artık sik emmenin kötü bir şey olmadığını düşünmeye başlamıştım. Adam karımın amından çıkarttığı sikini ağzıma vermişti ve eliyle başıma bastırarak ağzımı sikiyordu. Boşaldığında hepsini yutmuştum ve hala hareket edemiyordum.

Kaç saat, ne kadar zaman geçtiyse ayılır gibi olduğumda dansöz kılığında yanımıza gelen üçüncü delikanlı odacıktan çıkıyordu ve Sema’nın sikilmedik yeri kalmadığı gibi ben de pantolonum çıkmış domalmış pozisyonda götümde bir sızıyla buldum kendimi. Zorlukla giyindim, karımın çarşafını üstüne uydurabildiğim kadar uydurdum, ayakta durmakta zorluk çeken eşimin koluna girip sendeleyerek arabaya giderken hizmetliler büyük bir saygıyla bizi yolcu ediyorlardı. Arabada Mesut bey bizi bekliyordu ve buyrun beyefendi diyerek kapıyı açtı. Hiçbir şey olamamış gibi otele gittik. Uyandığımda öğlen olmuş mesajlar birikmişti ve İran’a gelme nedenim olan işi kaçırmıştım ama Sema dönüp “Akşamki nargilede esrar mı vardı allaşkına?” dediğinde gülmekten ölecektim.

Ablamın Arkadaşına Otelde Verdim Ayarı!

Ablamın Arkadaşına Otelde Verdim Ayarı!
Merhaba, ben Kemal, Antalya’da oturuyorum ve bir otelde masör olarak çalışıyorum. Yaptığım işten dolayı kaslı bir yapım var ve 1.82 boyunda, yeşil gözlü biriyim. Birgün yine otelde çalışırken, benim gibi masör olan arkadaşım, beni Resepsiyonda iki güzel hatunun beklediğini söyledi. Ben yukarıya çıkınca gözlerime inanamadım, ablam ve arkadaşı İrem karşımda duruyordu. Benim çalıştığım otele tatile gelmişlerdi. Ben oteldeki arkadaşlarla çok iyi anlaştığımdan, ben gelmesem bile yerime idare edebilecek birini buluyorlardı, veya patrona çaktırmıyorlardı. Arkadaşlara durumu anlattım ve günde 2 saat falan çalışacak, biraz vaktimi ablamlarla geçirecektim…

Ablamlar yol yorgunu olduğu için odalarına çıkıp yatacaklarını, kalkınca beni arayacaklarını söylediler. Onları odalarına çıkarttıktan sonra aşağıya inip, biraz çalıştığım yere görüneyim dedim. 3-4 saat sonra ablam beni arayarak, “Ali biz kalktık, biraz dolaşacağız, gel gezdir bizi!” dedi. Ben de arkadaşlara haber vererek yukarıya çıktım. Kapıda ablamlarla karşılaştık. Ablam beyaz tenli, 25 yaşında, benim gibi yeşil gözlü, güzel bir bayandır. Yanlış anlaşılmasın, ablama karşı öyle sapıkça duygularım yok, burda asıl konu ablamın arkadaşı İrem. İrem küçüklüğümden beri hep benim ilgimi çekmiştir. 7 senedir ablamla arkadaş oldukları için çok sık görüşürdük. O da buğday tenli, siyah saçlı, harika kalçaları ve göğüsleri olan güzel bir bayandır. İkisi de mini etek ve elbiseler giyerek inmişlerdi aşağı…

Otelden dışarıya çıktık, biraz gezdik dolaştık, saat akşam 17 civarında bir yere oturup biralarımızı söyledik. Sohbetler devam ederken ablam, “Bize de bir ara masaj yaparsın, dimi Alicim?” diyerek takıldı. Ben de, “Tabi abla, ne zaman isterseniz!” dedim. Biralarımızı içtikten sonra, otelde yemek saati yaklaştığı için tekrar otele döndük. Ben patrona biraz daha gözükmek için masaj salonuna indim, ablamlar da yemeğe geçtiler. Akşam saat 21 gibi tekrar buluştuk ve bu sefer otelin barına gittik. İkiside dar ve mini elbiseler giymişlerdi. Onlar dans ediyor, ben de barmen arkadaşımın yanında muhabbet edip, içkimi içiyordum.

Arkadaşım bir ara, “Ablanın yanındaki hatun kim lan? Taş gibiymiş!” dedi. “He öyledir lan, adı İrem, ablamın arkadaşı, ben de çok beğeniyorum!” dedim. Arkadaşım da, “Sik abicim hatunu, hazır ortam müsait, mekan müsait, hemde deplasmana senin ayağına gelmiş, bundan iyi fırsat mı olur!” dedi. “Ablam olmasa yanaşırdım da, ablamın 7 senelik arkadaşı, nasıl yapacam lan o işi?” dedim. Biz öyle muhabbetler ederken İrem yanıma geldi ve beni elimden tutarak dansa kaldırdı. Tabii içkinin verdiği cesaret ve ortamın darlığıyla, biraz temas ediyorduk birbirimize. Ama sadece temasta kalıyordu iş. Gece saat 01’i gösterirken İrem iyice sarhoş olmuştu ve ablamla birlikte İrem’i odaya çıkarttık, yatağına yatırdık. Zaten elbisesi kısaydı, şimdi iyice toplanmıştı, bacaklarının tamamı küloduna kadar görünüyordu. Ablam da yattı ve o gece böyle bitti.

Diğer gün öğlen, saat 14 gibi pek masaja gelen olmadığı için, arkadaşlarla oturup sigara, bira falan içiyorduk ki, benim telefonum çaldı. İrem arıyordu, “Ali yukarıya gelebilirmisin?” dedi. Ben hemen izin isteyip yukarıya çıktığımda, İrem daha yeni banyodan çıkmıştı, saçlarının ıslaklığından belli oluyordu. “Alicim bu sabah ablanla yüzerken koluma birşeyler oldu, en ufak bir hareketimde ağrıyor, sen bilirsin neden ağrıdığını.” dedi. Ben de kolunu çıkık gibi şeyler varmı diye kontrol ettim, biraz anladığım için. Ama birşey yoktu, “Önemli birşey yok kolunda, sadece uzun süredir bu kadar hareket ettirmediysen kasılmış olabilir.” dedim. İrem de, “Yapma yaa! Ne yapacağız o zaman?” dedi. “İstersen masaj yapabilirim, biraz olsun yine ağrısını falan alır, kasların gevşer.” dedim. İrem de, “Tamam inelim o zaman masaj salonuna!” dedi. “Yok burada yaparım, hem daha rahat olur. Ben eşyalarımı alıp geliyorum!” dedim ve aşağıya inip malzemelerimi aldım geldim.

Masaja başlamadan önce İrem’le birer sigara yakıp biraz muhabbet ettik. İrem bana, “Nasıl yapacaksın masajı?” dedi. “Sen nasıl istersen öyle yaparım!” dedim. İrem de, “Normalde müşterilere nasıl yapıyorsunuz?” dedi. “Normalde senin gibi genç müşteriler hep çıplak yaptırıyor masajlarını, ama istersen sana kıyafetinin üstünden de yaparım.” dedim. O da, “Madem bir iş yapıyoruz, tam yapalım, sen beni hiç tanımıyormuşsun gibi, normal bir müşteriymişim gibi yap masajını, tamam mı?” dedi. İrem’in bilmediği birşey vardı, normalde bizim orada işlerin sonu çoğunlukla seksle bitiyordu. Ama İrem öyle şeylere yanaşmaz diye aklımdan geçirdim ve “Tamam olur, o zaman bu havluyu al, soyunduktan sonra yüz üstü yatıp kalçana ser.” dedim ve ben banyoya gidip beklemeye başladım. Birkaç dakika sonra, “Tamam Ali, gel!” dedi. Yatakta çırılçıplak, kalçasında sadece havlu serili halde, yüzüstü yatıyordu. Ben masaja başlamadan, “Şimdi masaj yapıyorum da, ablam gelirse ne olacak böyle? Ablama laf anlatmamız zor olur, bana kızar!” dedim. O da, “Yok, ablan otelde birkaç eski aile dostlarını bulmuş, sen de tanırsın onları, yemeğe davet etmişler, onların yanına gitti, akşamdan önce dönmez!” dedi. “Tamam ozaman!” deyip bütün malzemeleri hazırladım.

Önce İrem’in kolunu bir süre ovduktan sonra, elime yağlardan alarak sırtını yağlayıp masaj yapmaya başladım. Sırtına masaj yaparken o gevşiyor, arada sadece biraz inilti çıkartıyordu. Ben de bu arada çıkardığı ve sandalyenin üstüne koyduğu iççamaşırlarına bakıyordum ki, İrem, “Hep sırtıma mı yapacaksın? Rica etsem tüm vücuduma yapsan? Yol çok yordu gerçekten!” dedi. “Tamam, o zaman bacaklarına geçiyorum, olur mu?” dedim. Gülerek başını salladı. Bacaklarına yağı döktükten sonra yine masaj yapmaya başladım. O kadar güzel bacakları vardı ki inanamazsınız. Benim de bu arada sikim kalkmaya başladı, beyaz dar bir şortum vardı altımda. İrem bana bir şey söylemek için döndüğünde yarrağımın kalktığını görmüş olmalı ki, “Ne oldu? Senin ufaklık hareketlenmiş!” dedi. Utandım cevap veremedim. “Ali sana bir şey soracağım, ama doğru söyle, burada biz bizeyiz, hiç aşağıda müşterilere masaj yaptıktan sonra seks hizmeti sunuyormusunuz?” dedi. Ben utanarak, “Evet.” diyebildim. İrem gülerek, “Tahmin etmiştim! Peki buraya gelirken benim hakkımda düşündün mü öyle bir hizmet?” dedi. Utana sıkıla, “Evet.” diyebildim yine. O da kahkahayı patlattıktan sonra, “O zaman ben de o seks hizmetinden istiyorum!” dedi. Ben beynimden vurulmuşa döndüm, “Ne? Nasıl?” dedim. İrem de kalçasındaki havluyu atarak, “İşte böyle! Hadi göster bakalım marifetlerini!” dedi…

Bende artık ipler koptu. Hemen kalçalarına yağı döktüğüm gibi ovmaya başladım. Ama sert sert ovuyordum, arada poposuna tokatlar atıyordum. Ardından amına kadar inip, parmağımla amının dudaklarına ve klitorisine dokunuyordum. Bir süre oraya masaj yaptıktan sonra onu sırt üstü yatırıp, başının arkasına geçtim. Sikim onun başına değiyor, ben ise başının arkasından göğüslerine ve karnına uzanıp masaj yapıyordum. Birden elini sikime atarak dokunmaya ve oynamaya başladı. Ardından şortumu indirdi. İçimde boxer olmadığı için sikim bir anda fırladı. Sikim büyük olduğu için İrem bir anda irkilse de, hemen sonra eline alıp sikimi sıvazlamaya başladı. Ben ise uçuyordum resmen ve artık masajı bıraktım ve eğildim, öpüşmeye başladık…

Ben o aldığım zevke delice öpüyordum İrem’i. Dillerimiz sürekli birimizin ağzında birbiriyle buluşuyordu. 10 dakika kadar öpüştükten sonra İrem yatakta doğruldu, sikimi eline alıp sıvazladı ve önümde diz çökerek bir hamlede ağzına aldı sikimi. Hızlı hızlı yalıyordu, aynı anda sıvazlayıp, bir yandan da taşaklarımı avuçlayıp sıkıyordu. Ben heyecandan fazla dayanamayıp ağzına boşaldım. Hiç ters tepki vermeden döllerimin hepsini yuttu. Ardından yatağa yatırdım İrem’i ve göğüslerini ovmaya başladım. Tabii bu arada yine öpüşüyorduk. O ise elini taşaklarımda, sikimde gezdirip sıvazlıyordu. Dudaklarından göğüslerine inip, o koca göğüslerini öpmeye, yalamaya ve emmeye başladım. Uçları dikleşmişti. Sikim yine hareketlenmeye başladı ve sikimi göğüslerinin arasına koyup git gel yapmaya başladım. Göğüsleri yağlı olduğu için aralarında kayarken çok zevk veriyor ve bu da beni daha fazla azdırıyordu. Göğüslerini sikmeyi bırakınca biraz yukarı kaydım ve taşaklarımı bir süre yalattıktan sonra 69 olduk. O benim yarrağımı ve taşaklarımı yalıyor emiyor, ben de onun amını yalıyordum.

İrem amını ağzıma bastırarak ileri geri salınıyor ve kasılıp titreyerek Orgazm oluyordu. Ama ben yeni boşaldığım için daha gelmiyordum. 15 dakika kadar amını yaladıktan sonra İrem üstümden kalktı ve yatağa sırtüstü uzanıp, bacaklarını ayırdı, “Hadi, gir içime artık!” diye inledi. Amına bir tükürükle yarrağımı dayadım ve bir anda bastırıp kökledim. Amını çok siktirdiği belliydi, çünkü çok dar değildi ve çok büyük bir çığlık atmamıştı. Ben bundan da cesaret alarak artık sert sert sikiyordum İrem’in amını. Taşaklarım yağlı kalçalarına çarptıkça, Şak şak şak sesler çıkartıyordu. Bizim iniltilerimiz de o çıkan seslere karışıyordu. Ama hiç durmadan hızlı hızlı sikmeye devam ediyordum. 20 dakika kadar siktikten sonra amından çıkıp göğüslerine boşaldım.

Yatakta yan yana oturup birer sigara yaktık ve ben Mini-Bar’dan iki bira açıp yanına geldim. İremle biralarımızı içerken, İrem bana, “Teşekkür ederim canım, bu hizmeti en son bana eski sevgilim sunmuştu, ama seninki kadar güzel değildi!” dedi. Ben de ona teşekkür ederek, onun güzelliğinden falan bahsettim, iltifatlar ettim. Biralarımız bitince gelip benim kucağıma oturdu ve yüzü bana dönük bir şekilde öpüşmeye başladık tekrardan. Benim sikim hareketlenip tekrardan amına temas etmeye başlayınca, sikimi eline aldı ve bir süre sıvazladıktan sonra bacaklarını iki yanıma atarak, sikimi amına yerleştirdi ve üstüne oturup hoplamaya başladı. Sertçe hopluyor, inliyor, arada böğürerek resmen Orgazm oluyordu. Ben ise onun göğüslerini yoğururcasına sıkıyor, emiyordum…

Sonra yarrağımın üstünden kalktı ve yine ağzına alarak emmeye başladı. 5 dakika kadar emdikten sonra, “Arkadan da yapmak istermisin?” dedi. “Delimisin, tabii ki çok isterim!” dedim. İrem hınzırca gülümseyerek önümde domaldı. Ben onun göt deliğini yalarken bir yandan da yağları kalçalarına sürüyordum. Göt deliğine de biraz sürdükten sonra yarrağımı dayadım ve bir anda yine ittirerek götüne biraz girdim. Yarrağım kalın ve büyüktür, o yüzden alırken zorlanır diye düşünmüştüm, ama orospu galiba daha önce götten de çok siktirmişti ki, yağın yardımıyla da tamamını zorlanmadan aldı. Götüne sert sert git gel yapmaya başladım. Kasıklarım götüne çarptıkça götü dalgalanıyordu ve ben de bundan çok zevk alıyordum, arada kalçalarını tokatlıyordum. 15 dakika kadar götünü öyle siktikten sonra, ben götünden çıktım ve yatağa yatıp onu bana sırtı dönük üzerime alıp, yine götüne yerleştirdim. Sert sert hopluyordu. Çok geçmeden ben götünün içine boşaldım. Fakat hiç çıkarmadan götünü sikmeye devam edecektim…

Sikim götündeyken yanıma alıp yan yatırdım ve pompalamaya devam ettim. Bir süre de bu pozisyonda götünü siktikten sonra tekrar domalttım. Fakat bu sefer belini kırdım ve kalçaları iyice meydana çıkmıştı. 20 dakika kadarda öyle siktim götünü ve boşalacağım zaman çıkarıp, o harika kalçaların üstüne boşaldım. Sonra birlikte banyoya girdik. Duşumuzu aldıktan sonra, ben işime, o da uykusuna geri döndü.

adapazarı escort adapazarı escort adapazarı escort adapazarı escort adapazarı escort eryaman escort sakarya escort